İşin özü o ki HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın hayatı doğrudan tehdit edildi. HDP’nin Adana ve Mersin teşkilatlarında eş zamanlı olarak infilak eden bombalar tam da Mersin mitingi arefesinde basbayağı Demirtaş’ı öldürebilirdi. Buna karşılık iktidardaki AKP Türkiye’nin en çok satan gazetesi Hürriyet’in bir başlığını düpedüz çarpıtarak hayatı tehlikede olanın aslında Erdoğan olduğuna inandırmaya çalışıyor insanları.Adana ve Mersin’deki bombalar HDP bürolarına, üyelerine, seçim standlarına ve kampanya otobüslerine yönelik saldırılar zincirinin son halkasıydı. Belirtmek gerekir ki bunların hiçbiri cezalandırılmadı.Peki nedir bu saldırıların arkasındaki nedenler? Önemli ama dile getirilmeyen biri şu: ayrılıkçılık
İSPARK Genel Müdürü Mehmet Çevik otoparklarla ilgili olarak önlisans (meslek yüksek okulu) programları oluşturulacağını söyledi. Çevik, 'Otopark Uygulamaları ve İşletmeciliği Bölümü'nün oluşturulması ve ilk etapta önlisans olarak eğitim faaliyetlerine başlaması adına üniversitelerle görüşmeler başlatılmıştır' diye konuştu.İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen, Amsterdam RAI ve UBM NTSR tarafından organize edilen ve 3 gün sürecek olan 'Uluslararası Intertraffic İstanbul Fuarı'nın açılışı, Karayolları Genel Müdürü Mehmet Cahit Turhan, İstanbul Otopark İşletmeleri (İSPARK) Genel Müdürü ve Otopark İşletmecileri Derneği Başkanı Mehmet Çevik, Amsterdam RAI Uluslararası Fuarlar Direktörü Theo Lingmont ve UBM İstanbul Türkiye Operasyonlarından Sorumlu Başkanı Haluk Balcı'nın katılımıyla gerçekleştirildi. İSPARK Genel Müdürü Mehmet Çevik ise araç park etme sorununu çözmeye yönelik strateji ve proje geliştirmeyi ve otopark alanlarında sürdürülebilir ve somut adımlar atılmasını amaçladıklarını belirterek, şunları söyledi:
Yapılan araştırmalarda otomobil kullanırken akıllı saat ile ilgilenmenin çok tehlikeli olduğu ortaya çıkmış ve bu da “otomobil kullanılırken akıllı saat ile uğraşmak yasaklanacak mı?” sorularını akıllara getirmişti. Kanada’nın en büyük eyaleti olan Quebec ‘te yaşanan olay, akıllı saat kullanımının cezalandırıldığını gösterdi.
Bir köyde 8 yaşından itibaren 7 yıl boyunca tecavüze uğrayan, ailesi başta olmak üzere kimsenin sahip çıkmadığı ve duyup da sustuğu tecavüz olayında haklarında dava açılan 19 sanığın tutuksuz yargılandığı ortaya çıktı...Olayı anlattığı ağabeyinin de tecavüzüne uğrayan annesi tarafından suçlanıp dayak yiyen S.A ile görüştüklerini anlatan avukat Hülya Işık Yıldırım, çocuğun yaşadığı ağır travmanın sonucunu şu sözlerle anlatıyor; “Kız çocuğu ile konuştuk. Olayı tek tek anlatıyor. Ama ne yazık ki çocuklukta o kadar çok cinsel istismar yaşamış ki artık bunun normal bir şey olduğunu sanıyor.” Elazığ’ın Karakoçan İlçesi’ne bağlı bir köyde yaşayan S.A.’nın 8 yaşından itibaren 7 yıl boyunca cinsel istismara uğramasıyla ilgili açılan davada sanıkların yargılanmasına başlandı. Hakim karşısına çıkan 19 sanık tutuksuz. Avukatların tutuklanmaları yönündeki talepleri ise mevcut delil durumu nedeniyle reddedildi. Bir ağızdan “iftira ediyor” diyen 19 sanık suçlamaları kabul etmedi. Duruşma eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.Sanıklar tutuksuz. Savunmaları: 'İftira'Son dönemde yargının özellikle çocukların cinsel istismar olayında “rıza” gösterdiği şeklindeki kararları yargılanan sanıklara da yol gösterir nitelikte. Taraf'tan Bahar Kılıçgedik'in haberine göre; 8 yaşından itibaren 7 yıl boyunca yüzlerce kez cinsel istismara uğrayan S.A’nın davası önceki gün Elazığ 1. Ağır Ceza’da görülmeye başlandı. S.A ve gizli tanıkların ifadeleri doğrultusunda aralarında 70 yaşındaki G.E.’nin de bulunduğu 19 kişi hakim karşına çıktı. 19 sanığın tutuksuz olarak yargılanması dikkat çekti. Sanıklar ifadelerinde ağız birliği yaparcasına mağdure S.A’nın kendilerine iftira attığını iddia etti.
Hindistan'ın birçok bölgesini etkileyen ve 50 dereceyi aşan sıcaklardan dolayı hayatını kaybedenlerin sayısı 1400'ü aştı.Ölümlerin çoğu ise güneydeki Telangana ve Andra Pradeş eyaletlerinde meydana geldi. Yetkililer, iki eyalette aşırı sıcağın neden olduğu rahatsızlıklar nedeniyle bin 412 kişinin öldüğünü bildirdi. Ölenlerin büyük kısmını inşaat işçileri, yaşlılar ve evsizlerin oluşturduğu belirtildi. Batı Bengal ve Orissa'da da 24 kişinin öldüğü kaydedildi.
Teali-i Nisvan Cemiyeti, nam-ı diğer 'Kadınların Durumunu Yükseltme Derneği', Türkiye’nin kayda geçen ilk feminist topluluğu olarak, literatürde yer alan bilgilere göre 28 Mayıs 1913 kuruluşuyla bugün 102. yaşına basıyor.
Galatasaray'ın cumartesi Rize dönüşü yapması planlanan şampiyonluk kutlamaları pazar gününe ertelendi.Galatasaray.org'dan yapılan açıklamada şöyle denildi:Değerli taraftarlarımız;Türk Telekom Arena'da gerçekleştirilecek 4 Yıldızlı Şampiyonluk Gecesi, takımımızın İstanbul'a ulaşımı ve teknik nedenlerden dolayı 31 Mayıs Pazar gününe alınmıştır. Etkinliğin başlangıç saati ayrıca duyurulacaktır.Taraftarlarımızın bilgisine sunulur.Galatasaray Spor Kulübü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, HDP'nin Eskişehir'den aday gösterdiği eşcinsel aday Barış Sulu ve yine HDP'den aday olan eski Diyarbakır müftüsü Nimetullah Erdoğmuş'a gönderme yaparak, 'Diyarbakır'da sözde bir müftü, Eskişehir'de eşcinsel aday biz göstermiyoruz. Böyle bir derdimiz de yok.' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da Türkiye Otobüsçüler Federasyonu Genel Kurulu'na katıldı.'Karşınızda sadece bir Cumhurbaşkanı olarak değil, aynı zamanda gençliğinde 7 yıl boyunca İETT'de çalışmış, otobüsçü kardeşlerimle iç içe bulunmuş biri olarak bulunuyorum' diyen Erdoğan, siyasi hayatının önemli bölümünü il il, ilçe ilçe dolaşarak geçirdiğini, her fırsatta şoförlerle olmaya çalıştığını belirtti.Erdoğan, Türkiye'nin 2002'de 6 bin 100 kilometre bölünmüş yolu olduğunu, 12 senede ise bunun üzerine 17 bin 600 kilometre bölünmüş yol ilave ettiklerini aktardı.
Eski milli futbolcu ve teknik direktör Oğuz Çetin, Türk futbolunda güncel başarılar peşinde koşmak yerine uzun süreli, doğru projelerin ortaya çıkması gerektiğini söyledi.Çetin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk futbolunun sorunlarının bilinen gerçekler olduğunu, bu yönde doğru adımlar atılması gerektiğini ifade ederek, 'Yapılanma her şeyin başında geliyor ama en yukarıdan başlamak lazım. Yoksa bugün içinde bulunduğumuz durum tamamen popülist, güne yönelik bir kültür. Dolayısıyla bunları değiştirmek gerekiyor' dedi.Günlük kararlarla durumun kurtarılmaya çalışıldığını belirten Çetin, şöyle devam etti:'Daha uzun süreli, doğru projelerin ortaya çıkması gerekiyor. Türk futbolunun yapılanması, sadece oyuncu bazında değil, öncelikle yönetimsel bazda değişmeli. Belki kulüplerle ilgili kanunun, kulüplerin yapısının değişmesi gerekiyor. Dolayısıyla profesyonellerin kulüpte yer alması, özellikle futboldan gelen, futbolu bilen insanların daha aktif göreve getirilmesi, o yönde bu insanlara yatırım yapılması gerekiyor' diye konuştu.Çetin, kendilerinin de sorunun merkezinde bulunduklarını, yıllar yılı bunları yaşadıklarını dile getirdi. Türk futbolunda daha kapsamlı yapılanmaya ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Çetin, 'Bugün en son kim yetişti? Bakıyoruz, Ozan Tufan var ortada. Çok yetenekli, önü açık, Türk futboluna uzun yıllar hizmet edecek bir sporcu, futbolcu ama bir tane ya da iki tane sayıyoruz. Dolayısıyla yapılanma her şeyin başında geliyor. Bugün içinde bulunduğumuz durum tamamen popülist, güne yönelik bir kültür. Bu sene yarışılıyorsa, bu seneye yönelik güncel başarılar peşinde koşan bir Türk futbolu var. Dolayısıyla bunları değiştirmek gerekiyor' ifadelerini kullandı.Oğuz Çetin, Spor Toto Süper Lig'de 2014-2015 sezonuna ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Bu sezonla ilgili ciddi konuşulacak şeyler olduğunu anlatan Çetin, 'Üstteki rekabet aslında iyiydi ancak ilgi ve futbol kalitesi bakımından çok yükseklere gelemedik. Dolayısıyla taraftar desteğini de göremedik' diyerek sözlerini tamamladı.AA
Versay Anlaşması, 1. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Almanya'yı askeri açıdan zor bir duruma sokmuştu. Avrupa gün be gün ısınmaya başlarken, 1939 yılında Almanlar Kriegsmarine olarak da bilinen, Alman Donanması'nda çok güçlü bir savaş gemisi kazandırmaya karar verirler.Versay'la birlikte Almanya'nın 35 bin tondan daha büyük savaş gemisine sahip olması yasaklanmıştı. Bu özel savaş gemisi, Bismarck 45 bin tondu. Kurallar ihlal edilmeye çoktan başlanmıştı.
Türkiye Basketbol Ligi'nde Spor Toto play-off yarı final heyecanı başlıyor.Yarı finalin ilk maçı Anadolu Efes ile Trabzonspor Medical Park arasında yarın İstanbul'da oynanacak. Abdi İpekçi Spor Salonu'ndaki müsabaka saat 20.00'de başlayacak.Play-off yarı final serisindeki diğer eşleşmede Fenerbahçe Ülker ile Pınar Karşıyaka karşılaşacak. İki takım arasındaki ilk maç 30 Mayıs Cumartesi günü saat 16.00'da İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu'nda oynanacak.Yarı final serisinde 3 galibiyete ulaşacak takımlar, finalde mücadele etme hakkı kazanacak.TBL Spor Toto play-off yarı final maç programı şöyle:İlk maçlarYarın:20.00 Anadolu Efes-Trabzonspor Medical Park (Abdi İpekçi)30 Mayıs Cumartesi:16.00 Fenerbahçe Ülker-Pınar Karşıyaka (Abdi İpekçi)İkinci maçlar31 Mayıs Pazar:18.00 Anadolu Efes-Trabzonspor Medical Park (Abdi İpekçi)1 Haziran Pazartesi:20.00 Fenerbahçe Ülker-Pınar Karşıyaka (Ülker Sports Arena)Üçüncü maçlar3 Haziran Çarşamba:19.30 Trabzonspor Medical Park-Anadolu Efes (Hayri Gür)4 Haziran Perşembe:19.30 Pınar Karşıyaka-Fenerbahçe Ülker (Karşıyaka)Dördüncü maçlar: (Gerekirse)5 Haziran Cuma:19.30 Trabzonspor Medical Park-Anadolu Efes (Hayri Gür)6 Haziran Cumartesi:18.00 Pınar Karşıyaka-Fenerbahçe Ülker (Karşıyaka)Beşinci maçlar: (Gerekirse)8 Haziran Pazartesi:20.00 Anadolu Efes-Trabzonspor Medical Park (Abdi İpekçi)9 Haziran Salı:20.00 Fenerbahçe Ülker-Pınar Karşıyaka (Ülker Sports Arena)LİG TV
Bir adres tarifi veya parasını düşüren birini uyarmak neden bu kadar gurur verir?İşte, hepimizin yaptığımız zaman gereksiz yere gurur duyduğumuz 8 iyilik!Kanala abone olmayı unutmayın; http://goo.gl/GqbPm6Sosyal Medya Hesaplarımız:https://www.facebook.com/enesvetolgahttps://www.twitter.com/enesvetolga
Tuvalet kağıdını önden sarkıtan mı arkadan sarkıtan mısın? Yoksa dondurmayı yalayarak mı yersin yoksa kaşıkla mı? Seneler içerisinde bunlar gibi bir çok farklı tutum karakterimize kazınmıştır. Peki sen hangisisin?
Yandex.Çeviri servisinin mobil sürümünü ya da iOS platfromunda Yandex.Çeviri uygulamasını kullananlar, bundan böyle fotoğraf ve görsellerin üzerindeki yazıların çevirisini de gerçekleştirebiliyor. Windows ve Mac üzerinden olduğu gibi, iOS, Android ve Windows Phone’a özel uygulamalarıyla da kolayca çeviri yapmaya imkan sağlayan Yandex.Çeviri servisi, artık Yandex’in geliştirdiği Optik Simge Tanıma Teknolojisi’ne sahip. Bu teknoloji sayesinde fotoğraf ya da görsel üzerinde çeviri yapmak mümkün hale geliyor.
MHP'li Seher Kayıhan, Uşak'ta açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konvoyu geçerken bozkurt işareti yapınca gözaltına alındı.Milliyetçi Hareket Partisi Uşak Yönetim Kurulu Üyesi Seher Kayıhan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konvoyunun geçtiği sırada bozkurt işareti yaptığı gerekçesiyle Cumhurbaşkanlığı koruma polisleri tarafından gözaltına alındı. İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şubesi'ne götürülen Kayıhan, ifadesinin ardından sabah Cumhuriyet Savcılığı'na mevcutlu çıkarılmak üzere serbest bırakıldı.Uşak Belediyesi'ni ziyaret ettikten sonra Uşak Bir Eylül Stadyumu'na Cumhurbaşkanlığı otobüsü ile eşi Emine Erdoğan'la birlikte halkı selamlayarak hareket eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurtuluş Mahallesi Cimcim Caddesi üzerindeki MHP Uşak İl Başkanlığı önünden geçtiği sırada, parti binasının camına çıkarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bozkurt işareti yapan MHP Uşak Merkez İlçe Yönetim Kurulu üyesi Seher Kayıhan, apar topar parti binasına giren Cumhurbaşkanlığı koruma polislerini karşısında görünce şaşkına döndü.
Dnipro Teknik Direktörü Myron Markevych, Matheus'un durumunda endişe yaratacak bir problem olmadığını açıklayarak futbolseverleri rahatlattı.Avrupa Ligi Finali'nin ikinci yarısında gerçekleşen bir pozisyonda rakip Sevilla oyuncusuyla kafa kafaya çarpışan Matheus, bir süre oyuna devam ettikten sonra aniden kendini yere bırakmıştı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'AK Parti ile koalisyon yapar mısınız' sorusunun sorulması üzerine koalisyon fikrine sıcak bakmadığını belirtti ve 'yolsuzluğu kendisine şiar eden partiyle nasıl koalisyon yapacaksınız?' dedi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV canlı yayınında Ahmed Arpat'ın sorularını yanıtladı.'Öğrenci ve memurlar zorla mitinge götürülüyor, gelmeyenler fişleniyor'AK Parti mitinglerini eleştiren CHP lideri, öğrenci ve memurların zorla mitinge götürüldüğünü söyleyerek, 'Gelmeyenleri fişliyorlar. Bu benim gördüğüm en büyük ahlaksızlıktır. Devlet ayrı hükümet ayrıdır. Hükümetler devlet olmak için değil, devleti yönetmek için gelir. AKP artık devlet oldu' diye konuştu.'Abdullah Gül nasıl yaptıysa senin de öyle yapman gerekirdi'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı 'tarafsız' olmadığı gerekçesiyle eleştiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: 'Sağ duyusu olan herkes sayın cumhurbaşkanına dönüp şunu söylemesi lazım; seni bu süreç içerisinde 3 kez başbakan yaptık. Sonra cumhurbaşkanı yaptık. Sayın Abdullah Gül nasıl yaptıysa senin de öyle yapman gerekirdi. Sen bir siyasi partiyi destekliyorsan namusun ve şerefin üzerine yemin etmemen gerekirdi.'AK Parti ile koalisyon olur mu?Kılıçdaroğlu, 'AK Parti ile koalisyon yapar mısınız?' sorusuna da yanıt verdi. 'Yolsuzluğu kendisine şiar eden partiyle nasıl koalisyon yapacaksınız' diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:'Sen bunlarla nasıl bir araya geldin diyenlere ne söyleyeceğim? Yolsuzluk diz boyu. Biz hayatımız boyunca yolsuzlukla mücadele ettik, yolsuzluk yapanlarla nasıl bir araya geleceğiz?'Sürekli meydanlardasınız, meydanlar ne söylüyor bu kez size?Halk ciddi sorunlarla boğuşuyor ama biz seçim bildirgemizle vatandaşın içinde bulunduğu durumu çok iyi saptadığımıza inanıyoruz ve onların yaşadığı sorunları da çözeceğimize inanıyoruz. Bunlara ilişkin vaatlerimiz var. Bu vaatleri halka anlatıyoruz meydanlarda. Bir de gittiğimiz yerde bölgenin sorunları varsa o sorunlara yönelik düşüncelerimizi de ifade ediyoruz. Mesela dün Lüleburgaz'daydım ve Trakya'nın en büyük sorunlardan birisi Ergene nehrinin kirliliğidir. Eğer bir iktidar 13 yılda bir nehri kirlilikten kurtaramıyorsa ne yapacak bu iktidar. Kirlilik o boyutlardaki Marmara'yı da kirletiyor. Bu konuda bizim milletvekillerimiz defalarca araştırma önergesi verdiler. Siyasi iktidar 3 dönem ardı ardına Ergene Nehri'ni kirlilikten kurtaracağım vaadinde bulundu ama diğerleri gibi bunu da yapmadı.2010 yılında genel başkan seçildiniz, öncesinde İstanbul belediye başkanı adayıydınız. Daha önceki seçimlerle kıyasladığınızda meydanın sesini nasıl duyuyorsunuz?Daha iyi. Bir de sadece Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy veren seçmen kitlesi meydana gelmiyor, sorunları aşmak isteyen bir kitlede meydana geliyor. Acaba Cumhuriyet Halk Partisi'nin düşünceleri nedir nasıl yapacaklar bunu görmek için geliyorlar. Farklı partilerden gelenler oluyor. Konuşmaya başlamadan önce miting alanında küçük bir anket çalışması yapılıyor. Partililer parti dışından gelenlerin oransal büyüklükleri ölçülüyor.Hangi partinin seçmeni daha fazla size ilgi gösteriyor bu anketlere göre?Bölgeye göre değişiyor.Bu kez farklı dediniz o fark sizi tek başınıza iktidara taşır mı?Bütün amacımız o. Çok samimi olarak söylüyorum, 27 buçuk yılını bu devletin büyümesi, kalkınması için, harcamaların sağlıklı yapılması için harcayan bir kişi olarak söylüyorum devletin çivisi çıktı. Hukuk yok, anayasa yok, ekonomi benim deyimimle değil sayın cumhurbaşkanının deyimiyle 3 yıldır patinaj yapıyor. Etrafımız kan gölü, dışarıdan istenmeyen bir ülke görünümündeyiz. Bunları aşmanın yolu Cumhuriyet Halk Partisi'nin tek başına iktidar olması. Ben 13 yıl filanda istemiyorum bu ülkenin hukuk içinde, adalet içinde, siyasetinde hesap verdiği bir çerçevede yönetilmesini istiyorum. Biz bunu yapmazsak yazık günah olacak ülkemize. Benim kişisel heveslerim yok. Bu ülkede 17 milyon yoksul varsa geriye dönüp 13 yılı sorgulayacağız. Aylığı 1000 liranın altında olan 8 milyon emekli varsa bu ülkeyi yöneten 13 yıllık iktidarı sorgulayacağız. 6 milyon 250 bin işsizimiz var. Genç nüfusumuz var, taşı sıksa suyunu çıkaracak gençlerimizin hepsi kahve köşelerindeler. Bugün yeni rakamlar çıktı ortaya genç işsizlikte Avrupa birincisiyiz. Krizde olan Yunanistan'ı geçtik.İktidarı hedefliyorsunuz ve alabildiğiniz en yüksek oyu almak istiyorsunuz. HDP'nin baraja meydan okuması Cumhuriyet Halk Partisi'nin oylarına nasıl yansıdı? Çevremdeki Cumhuriyet Halk Partili seçmende gördüğüm yaklaşım Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir iki oy fazla alması bir şey etkilemeyecek ama HDP'nin barajı aşması çok şey demek. Bu barajla imtihan Cumhuriyet Halk Partisi'ne nasıl yansıyor?HDP barajı aşsa da aşmasa da birilerinin başkanlık hevesi asla gerçekleşmeyecek. Biz demokratik sürecimizi getirip bir dikta rejimine teslim edemeyiz. Bir kişinin arzusu ve istemi üzerine rejim değişmez. Hem milli irade diyeceksiniz hem tek konuşan ve tek seçici ben olacağım diyeceksiniz. Ben ve benim partim yüzde 10 seçim barajının kaldırılmasını savunan bir partidir. Bir açık ve net söylüyorum darbelere karşıyız. Bunun içindir ki parlamentoda defalarca darbe hukuku değişmeden ülkede sağlıklı demokrasi olmaz dedik. Ama darbeye karşıymış gibi görünüp darbe hukukunun arkasına saklanan, tahkim eden bir yönetim var. Yüzde 10 seçim barajının arkasına saklanıyor. Hangi demokraside yüzde 10 seçim barajı var. 12 Eylül darbecileri getirdi bunu ama bugünkü iktidar da bunu savunuyor. Onun içinde bu iktidarın samimiyetinden tüm yurttaşlarımın sorgulama yapmasını isterim. Bunlar kendine özgü bir demokrasi anlayışı yaratmak istiyorlar. Açık ve net söylüyorum demokrasi konusunda halkı kandırıyorlar. Yüzde 10 seçim barajını bırakın yüzde 1 oy alan partinin bile en azından genel başkanının parlamentoya gelmesini isterim. Milli irade budur. Bütün Cumhuriyet Halk Partililere net şekilde ifade etmek isterim ve tüm yurttaşlarıma da ifade etmek isterim Cumhuriyet Halk Partisi bir yardım kuruluşu değil. Bizim projelerimize inanıyorsanız Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönetim yolunu açmak zorundasınız. Türkiye'yi içinde yaşadığı krizden ekonomik, sosyal ve uluslar arası krizden biz çıkarırız. Biz bütün dünyaya güven veriyoruz.Merkez Türkiye projesiBaşbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın 'Seçim otobüsünün arka odasında hazırlanmış' sözleriyle eleştirdiği Merkez Türkiye Projesi'ne de değinen CHP lideri, şunları kaydetti:'Biz seçimi iki ana eksen üzerine oturttuk. Kısa vadeli çözümler, çiftçiye mazotun 1.5 lira olması, emekliye iki maaş ikramiye gibi. Bir de uzun vadeli düşünmemiz lazım. Türkiye'yi dünyanın sayılı bir ülkesi yapma idealimiz var. Türkiye'nin 3 alanda üstünlüğü var. Tarım, coğrafi konum ve genç nüfus. Bunları bir araya getirip Merkez Türkiye Projesi'ni oluşturduk.'Böyle bir geçiş görüyor musunuz siz Cumhuriyet Halk Partisi seçmeninden hadi bu seferlik barajı geçirelim diye emanet oy HDP’ye giden var mı?Değişik kurumların yaptırdığı ve bize gelen araştırmalardan ağırlıklı olarak HDP’nin AKP tabanından oy alacağını gösteriyor.Cumhuriyet Halk Partisi olarak seçimlerden sonra bir tablo çıkar ve kıyıların partisi olarak görünür Cumhuriyet Halk Partisi. Bu seçimde o fotoğraf değişir mi?Bizde aslında her yerden oy alıyoruz ama milletvekili çıkarmak için aldığınız oyların yüksek olması lazım. Bu seçimlerde bu tablo değişecek hem de çok değişecek Güneydoğu Anadolu’da dahil buna.Sayın Cumhurbaşkanının katıldığı programlarda altını çizdiği kendi tabanında bir rehavetten bir sürpriz olabilir diyor. Ne dersiniz?Seçmende bir rehavet yok aslında bir kaygı var, gelecek endişesi var. Sadece kendisi için değil ülkesi içinde bu endişeyi taşıyor. Bir kişinin meydanlara çıkıp açıkça anayasayı ihlal etmesi, tarafsızlık ilkesini görmezlikten gelmesi, namus ve şeref kavramlarını ayaklar altına alması bu ülkenin milletinin değerlerine saygısızlıktır. Emin olun şu anda millet ne oluyor bu ülkede diye kendisine soruyor. Miting meydanlarına öğrencileri götürüyorlar zorla, memurları zorla götürüyorlar. Gelmeyen memurları fişliyorlar. Devlet ayrı hükümet ayrıdır. Hükümetler devleti yönetmek üzere gelirler devlet olmak için değil. AKP 13 yılda devlet oldu. Vali benim valimdir diyor devletin valisi değil, öğretmen benim öğretmenimdir diyor. Vali genelge yayınlıyor gideceksiniz diyor. Şu arabalara sivil plaka takacaksınız başbakanı karşılayacaksınız diyor. Çocuk doğduğu andan itibaren vergi öder ve siz tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyorsunuz. Meydanlarda rehavet değil endişe var.Sayın Cumhurbaşkanının meydanlara çıkması AK Parti tabanında olumsuz mu yargılandı?Sağduyusu olan herkesin sayın cumhurbaşkanına seni 3 kez başbakan yaptık sonra cumhurbaşkanı yaptık. Sayın Abdullah Gül nasıl yaptıysa seninde öyle yapman lazım. Sen bir siyasi partiyi destekliyorsun namusun ve şerefin üzerine yemin etmeyecektin demesi lazım. Bir cumhurbaşkanının namus ve şeref kavramlarını ayaklar altına aldığında seçmenin sorması gereken; “sayın cumhurbaşkanı sizin için namus ve şeref kavramı nedir bunu anlatın öğrenelim” demesi lazım. Seçim meydanlarına çıkıyor ben tarafsızım diyor. Tarafsızsa neden muhalefet partilerine çatıyor iktidar partisine neden iki çift laf söylemiyor. Açıkça halka yalan söylüyor. Biz seçilmesine karşı çıktık ama parlamentoya geldiğinde cumhurbaşkanlığı makamına göstermemiz gereken saygısı gösterdik. Ama aynı saygıyı onun bütün yurttaşlara göstermesi lazım.Köşe yazılarında AK Parti seçmenine uyarılar içerikli yazılarda bir koalisyondan, eğer kararsız seçmen sandığa gitmezse 8 Haziran sabahına koalisyonla uyanabiliriz deniyor. Siz koalisyon fikrine nasıl bakıyorsunuz?Kemal Kılıçdaroğlu: Koalisyon fikrine sıcak bakmıyorum. İçinde bulunduğumuz şartlar Cumhuriyet Halk Partisi iktidarını zorunlu kılıyor.Şartlar oluşursa koalisyonda yokum mu demek istiyorsunuz?Koalisyonlar Türkiye'nin sorununu çözmez. Türkiye'nin sorununu çözecek olan siyasal iktidarın ufku olması lazım. Tek başına iktidar olanlar ceplerini değil vatandaşın cebini düşünmesi lazım. İsraf konusunda kendisine haklılık kazanmak için diyaneti kullanıyorlar. Diyanet işleri başkanıyla Papa’yı kıyasladılar. Eğer israf nedir örnek vereceksen sevgili peygamberimizi örnek vermen lazım.Olursa bir koalisyon ortamı oluşursa oluşacak koalisyon 4 yıl götürmeli midir yoksa erken seçim söz konusu olur mu?Sağlıklı demokrasilerde koalisyonlarda olabilir. Ama bugün Türkiye'nin yaşadığı ciddi bir sorun var hem içerde hem dışarıda. Türkiye'nin yeniden rehabilite edilmesi lazım. Ufku geniş olan, hem bugünü hem geleceği sağlıklı olan bir yönetime ihtiyacı var. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarına ihtiyacı var bu ülkenin. Bizim dışımızda hiçbir siyasal parti bizim gösterdiğimiz net tutarlılığı göstermiş değil. Bizim ortaya koyduğumuz projelerin hiç birisine iktidar dahil hiçbir parti yanlıştır demiyor. Sadece nasıl yapacaksınız diyorlar. Nasıl yapacağımızı biz çok iyi biliyoruz.Şartlar bir şekilde bir koalisyonu gerekli kılarsa Cumhuriyet Halk Partisi kiminle yan yana gelir kiminle gelmez kırmızı çizgileri nedir?Biz bütün siyasi partilerle eşit mesafedeyiz hepsine saygı duyarız.AK Parti ile bir koalisyon yapar mısınız?İsrafı ve yolsuzluğu kendisine şiar edinmiş bir parti ile nasıl koalisyon yapacaksınız? Birisi yarın bana dönüp sen seçim meydanlarına kul hakkı yiyene karşıyız diyordun sen nasıl oldu bunlarla bir araya geldin dediklerinde ne diyeceğim? Yolsuzluk diz boyu, yolsuzlukları önlemek yerine dosyaları kapattılar. Yolsuzluk yapanlarla nasıl bir araya geleceğiz. Vatandaşıma açık ve net çağrıda bulunuyorum ben, bu ülkede yoksulluğun, yolsuzluğun bitmesini istiyor musun? Siyasi iktidar diğer partilere hesap versin istiyor musun? Herkesin karnının doyduğu bir düzeni istiyor musun? O zaman 4 yıl yetki ver nasıl yönetilir hem sen gör hem bütün dünya görsün. Ben halktan birisiyim. Aristokrat bir aileden gelmedim ben. 7 çocuklu bir aileden geliyorum. Rahmetli annem okuma yazma bilmezdi. 7 kardeşten üniversiteye giden sadece bendim. Devletin sınavlarına girdim en zor sınavları başardım, önemli mevkilerde görev yaptım. Ama hiçbir zaman asla kim kalkıp Kemal Kılıçdaroğlu yolsuzluk yaptı diyemedi. Devleti aynı anlayışla yönetmek istiyoruz.Sondakika.com ve NTV