onedio
Lava Lambasının İçine Erimiş Alüminyum Dökülürse
Fişe takıldığında ışığı yanan ve ışığın ısısı ile içindeki lava hareketleri ile muazzam gözüken bir lamba türü olan Lava Lambalarının içine erimiş alüminyum dökülürse ne olacağını izleyeceğiz. Muhtemelen siz de daha önce biz gibi böyle bir olaya tanıklık etmemişsinizdir. Eğer etmediyseniz ortaya nasıl bir sonuç çıkacağını hep birlikte izleyelim.
Erdoğan: 'Sizi Bu Faşist Kürtlerin Elinden Kurtaracağız'
Mersin'de düzenlediği mitingde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HDP'ye yönelik suçlamarda bulundu. Kürt seçmenden destek isteyen Erdoğan, 'Ben Kürt kardeşlerime sesleniyorum sizi bu faşist Kürtlerin elinden diğer Kürtleri kurtarmaya geliyoruz.' dedi.HDP'nin Kürtlere zulmettiğini savunan Erdoğan, HDP'nin 'Diyaneti kaldırmak isteyen, Kuran kurslarına karşı ve bütün bunların yanında her türlü sapkınlığın yanında duran bir Kürt'ü 'makbul Kürt' olarak gördüğünü söyleydi. Erdoğan 'bu zihniyet, sadece 1946 değil aynı zamanda 1990'ların zihniyetidir... Biz buna izin vermeyeceğiz' dedi.Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları: 'Sizi bu faşist Kürtlerin elinden kurtarmaya geliyoruz''Ben Kürt kardeşlerime sesleniyorum sizi bu faşist Kürtlerin elinden diğer Kürtleri kurtarmaya geliyoruz. Onlara hizmeti veren biziz. Şimdi de çıkmışlar, evleri işaretliyorlar. Biz, bu işaretleme işini tarihten hatırlıyoruz. Söze gelince mağdur insanların haklarını savunduklarını söyleyenler ellerine güç geçince kendilerinden başka hiç kimseye hayat hakkı tanımayacaklarını gösteriyorlar. Ey benim Kürt kardeşlerim, buradan açıkça söylüyorum, eğer bu seçimde bölücü örgüte ve onun güdümündeki partiye karşı güçlü bir duruş ortaya koymazsanız, inanın bana bunlar size hayatı zindan ederler çünkü bu zihniyet, sadece 1946 değil aynı zamanda 1990'ların zihniyetidir.''Bölücü örgütün uzantılarına karşı mücadele veriyoruz''Dün köy yakan, yargısız infazda bulunan zihniyetle yaptığımız mücadeleyi, bugün bölücü örgütün uzantılarına karşı veriyoruz. Çünkü bugün, bölgedeki insana aynı zulmü bunlar yapıyor. Dün devlet adına bölge insanına zulüm yapılıyordu, bugün örgüt adına, onun güdümündeki parti adına zulüm yapılıyor. Biz zulmün baskının kan dökenlerin yanında değil hep milletimizin yanında yer aldık. Milletimizin yanında yer almaya devam edeceğiz. Devlet zulmünden kurtardığımız kardeşlerimizi örgüt zulmüne teslim etmeyeceğiz. Bu örgütün misyonu Kürt kardeşlerime hizmet etmek değil tam tersine yeni bir vesayetin karanlığına sürüklemektir.''Şimdi de 'makbul Kürt' üretmeye çalışıyorlar'Türkiye'de bir dönem tek parti eliyle 'Makbul Türk' üretilmeye kalkıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Makbul Türk' neydi biliyor musunuz? Tüm değerlerinden kopartılmış, tarihine, kültürüne yabancılaştırılmış, kendi milletine küçümseyerek bakan bir dünya yurttaşı modeliydi. Milletimiz, rahmetli Menderes'e, rahmetli Özal'a, son olarak da bize verdiği destekle bu oyunu bozdu' ifadelerini kullandı.Erdoğan, şöyle devam etti:'Şimdi de bölücü örgüt ve güdümündeki parti eliyle 'makbul Kürt' üretmeye çalışıyorlar. Peki, 'makbul Kürt' nedir? 'Kabe olarak Taksim'i bilen, Diyaneti kaldırmak isteyen, imam hatiplere karşı, Kur'an kurslarına karşı, elimde gösterdiğim Kürtçe mealli Kur'an'a karşı. Ve bütün bunların karşısında her türlü sapkınlığın yanında duran bir Kürt'tür.' Biz buna da izin vermeyeceğiz.''Her yerin gazete olsa, her yerinden kin kussan avucunu yalarsın''New York Times diye bir gazete var, bu kimin nerede olduğunun göstermesi bakımından çok önemli. Şimdi gözü bize dikmişler, ya her yerin gazete olsa, her yerinden kin kussan avucunu yalarsın. 2011'de CHP'ye destek veren The Economist, bu dergi de bu defa bölücü örgütün güdümündeki partiye oy verme çağrısı yapıyor. Aynı şekilde The Guardian Gazetesi de 'Türkiye'de Anayasa değişsin ama bunu Erdoğan yapmasın' diyor. Yani Türkiye'de Anayasa'yı milletin değil bugüne kadar olduğu gibi yine vesayetin yapmasını istiyor'Erdoğan'dan CHP liderine: Çarkçı Kemal'Tuttular cumhurbaşkanlığı külliyesindeki klozetle uğraşmaya başladılar. Bunlarda seviye kalite yok. TRT'deki canlı yayında hodri meydan dedim. Eğer dürüstsen gel gezdirelim dedik. Gelemedi. Ben dedi orayı kast etmedim. Ya dürüst ol be. O zaman nereyi kast ettin onu anlat.Zaten bu kasetle gelmiş bir genel başkan değil mi? Ne dedi Sayın Baykal'ın yanından ayrılırken aday olmayacağım. Sonra aday oldu. O yüzden millet Çarkçı Kemal diyor. Bizim 40 yıl siyasi hayatımızda böyle bir şey yok.'AA
Barbara Herhalde, Barbara, Emojili Olan
Süpermodel Barbara Palvin hepimizin mesaj çekerken kullandığı emojileri taklit ediyor. Güzel kızlar ne salaklık yaparsa yapsın yinede güzel. 😁😁
Eski İstihbaratçı Akyürek'e Bir Tutuklama Daha
Eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek hakkında, Ankara merkezli 'usulsüz dinleme' soruşturması kapsamında da tutuklama kararı verildi. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Alpaslan Karabay, Hrant Dink cinayeti soruşturmasından tutuklu bulunan Akyürek'in 'suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek' ve 'kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik' suçlamasıyla tutuklama istemiyle mahkemeye sevk etmişti.Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği, görüntülü sistem üzerinden sorgulanan Akyürek'in tutuklanması talebinin reddetmişti.Cumhuriyet Savcı Karabay, Akyürek'in tutuklama koşullarını taşıdığını savunarak karara itiraz etmişti. İtirazı değerlendiren Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği, Akyürek'in tutuklanmasına karar verdi.Akyürek, Hrant Dink cinayeti soruşturması kapsamından Silivri Cezaevinde tutuklu bulunuyor.Komiser yardımcısı da tutuklandıAyrıca soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan Komiser Yardımcısı Ahmet Şentürk de tutuklandı.Ankara adliyesine gelen Şentürk, soruşturmayı yürüten savcıya ifade verdi. Şentürk, sevk edildiği Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı. Şentürk'ün, Türkiye'nin Los Angeles konsolosluğunda koruma memuru olduğu öğrenildi.Soruşturma kapsamında 16 ilde düzenlenen operasyonda, 34 kişi hakkında yakalama kararı çıkartılmış, 25 kişi ise gözaltına alınmıştı.Ankara merkezli 'usulsüz dinleme' soruşturmasında emniyet görevlisi şüphelilerin, başta siyasiler olmak üzere, Cumhurbaşkanlığı danışmanları, gazeteciler, hakimler ve iş adamlarının da arasında olduğu 48 kişiyi, dosyalara farklı isimlerle dahil ederek dinledikleri öne sürülüyor.AA
Reklam
Odin: Dünyanın İlk Lazer Projeksiyon Faresi
Trackped (dokunmatik fare) kullanmaya alışamadıysanız ya da kullanmak istemiyorsanız, avuç içi boyutundaki veya daha büyük boyuttaki fareleri sürüklemekten yorulduysanız dünyanın ilk lazer projeksiyonlu faresi Odin, size yardımcı olabilir.Lazer projeksiyon arayüzü kullanan klavyelere yabancı değiliz fakat Odin, dünyanın ilk lazer projeksiyon faresi arayüzüne sahip olma özelliğini elinde bulunduruyor. Ofisteki masanızda etrafa saçılmış kağıtların arasında fare yerine Transformer görünümlü bu küçük cihazın yer alması gerçekten çok güzel bir görüntü ortaya çıkarıyor.Fiziksel geri bildirim konusunda ve imleçle yapılan web tarayıcısı işlemlerinde fare ve trackped’lerin biraz gerisinde kalsa da Odin’de kullanılan teknolojinin geliştirileceğini biliyoruz.
Goudelock, Türkiye'yi Reddetti
Fenerbahçe Ülker'in ABD'li oyun kurucusu Andrew Goudelock, Türkiye A Milli Basketbol Takımı'nda oynama önerisini, evlenecek olması nedeniyle geri çevirdiğini duyurdu.Twitter'daki hesabından konuyla ilgili açıklama yapan Goudelock, Türkiye adına oynama önerisine para isteğiyle karşılık verdiği şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, 'Yazın evleneceğim ve bu nedenle Türk Milli Takımı'ndan gelen teklifi geri çevirdim' ifadesini kullandı.https://twitter.com/0goudelock/status/606129136747343872https://twitter.com/0goudelock/status/606129347095891968https://twitter.com/0goudelock/status/606129447914340352
Reklam
'İmam Nikahı Kararı Kuma Anlayışını Yüceltiyor'
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da, imam nikahının hukuktaki yeri ile ilgili son gelişmelerden umutsuz.Bir duruşmaya katılmak üzere Eskişehir’e gelen Metin Feyzioğlu, Adalet Sarayı önünde gazetecilerin yönelttiği soruları yanıtladı. Feyzioğlu, bir gazetecinin Anayasa Mahkemesi’nin Türk Ceza Kanunu’nun 230′uncu maddesinde evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yaptırma ve yapma suçlarını düzenleyen fıkraları ile ilgili verdiği kararı nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine mevzuatta imam nikahı ve dini nikah diye bir hükmün olmadığını söyledi. Feyzioğlu şöyle devam etti:
Reklam
Polis Tarafından Kolu Kırılan Avukata 'Direnme ve Mala Zarar' Davası Açıldı
Ankara'da Gezi Parkı eyleminin birinci yıldönümünde Ethem Sarısülük'ün vurulduğu yerde anma etkinliği düzenleyen gruba yönelik müdahaleye karşı çıktığı için polislerce kolu kırılan Avukat Engin Gökoğlu, polislere dava açılmasını beklerken sanık durumuna düştü. Gökoğlu ile kolu kırılan meslektaşlarını kurtarmak isteyen üç avukata 'polise direnme, mala zarar ve kamu malına zarar vermek'ten dava açıldı. İddianamede, 'Şüphelilerin direnme ve karşı koyması gibi durumlar değerlendirildiğinde bazı şüphelilerde meydana gelen ufak sıyrıkların kabul edilebilir nitelikte olduğu' savunuldu.Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre; Ethem Sarısülük'ün vurulduğu yerde anma etkinliği düzenleyen gruba yönelik müdahaleye karşı çıktığı için polislerce kolu kırılan Avukat Engin Gökoğlu, polislere dava açılmasını beklerken sanık durumuna düştü. Gezi Parkı eyleminin birinci yıldönümü olan 31 Mayıs 2014’te Ankara ’da Ethem Sarısülük adlı eylemcinin polis kurşunuyla yaşamını yitirdiği Güven Park’ta anma ve eylem çağrısı yapılmıştı. Çağdaş Hukukuçlar Derneği’nden Avukat Engin Gökoğlu, Barkın Timtik, Anıl Arman Akkuş ve İlyas Danyeli ise olası ‘insan hakkı ihlalleri’ne karşı eylem alanında görev başındaydı. Bir grup yurttaş, Sarısülük’ün vurulduğu noktada mum yakarak anma etkinliği yaparken, polis eylemin parktaki havuz başında yapılmasını, aksi takdirde müdahale edeceklerini anons etti. Aynı anda anma noktasına yürüyen Ziya Gökalp Caddesi, Atatürk Bulvarı ve Kızılay’daki yüzlerce göstericiye müdahale edildi. Ardından mum yakan küçük grubun etrafı sarıldı.KOLU TERS ÇEVRİLEREK KIRILDI, ARAÇTA GAZ SIKILDIGökoğlu, polis grubunun amirine, “Buradaki kişilerin yasadışı fiili yok. Trafiği kapatmıyor, kamu düzenini bozmuyorlar. Müdahaleniz hukuka aykırı” diye itiraz etti. Amirin “Bunları da alın” talimatı üzerine polisler, Gökoğlu’nu döverek gözaltına alındı. Avukat olduğunu belirterek itiraz eden Gökoğlu’nu yere düşüren polisler, avukatın kolunu ters çevirerek kırdı. Bu muameleye itiraz eden Timtik, Akkuş ve Danyeli de sürüklenerek ve tartaklanarak polis aracına konuldu. Araçta avukatlara biber gazı sıkıldı. Bunun üzerine Gökoğlu ve Timtik polisler hakkında suç duyurusunda bulundu.Polisler hakkında dava açılması beklenirken; Ankara’daki eylemlerde gözaltına alınan 87 kişi hakkında iddianame düzenlendi. Bu kişiler arasında dört avukat da yer aldı. Dört avukatın içinde olduğu grubun ”polise sert cisimlerle saldırırken yakalandıkları” ileri sürüldü.Haklarında, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 265. maddesi gereğince ‘görevi yaptırmamak için direnme’ suçundan üç aydan bir yıla, TCK’nın 151. maddesi gereğince ‘mala zarar verme’ suçundan dört aydan üç yıla, TCK’nın 152. maddesi gereğince de ‘kamu malına zarar’ suçundan bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası istendi.Gökoğlu’nun kolunun kırılması konusuna doğrudan değinilmezken; iddianamede; “Şüphelilerin direnme ve karşı koyması gibi durumlar birlikte değerlendirildiğinde bazı şüphelilerde meydana gelen ufak sıyrıkların kabul edilebilir nitelikte olduğu, suç işlemeye devam eden ve kesintisiz takiple yakalanan şüphelilere karşı zor kullanmada sınırın aşılmadığı, şikayet konusu suçların polis tarafından işlendiğine dair makul şüphe bulunmadığı” savunuldu.
Reklam
Reklam
Demirtaş: 'Sandık Güvenliğini Sağlarsak Baraj Sorunumuz Olmayacak'
Mardin'de konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 'Güç zehirlenmesi yaşayanlara haddini bildirmek zorundayız' diyerek, sandık güvenliği için seferberlik çağrısında bulundu. Demirtaş, 'Hırsızlara karşı irade olacak sizsiniz. Aman sandıkları boş bırakmayın. Sandık güvenliğini sağlarsak baraj sorunumuz olmayacak. Orada size güveniyoruz' dedi. 'Bu Maho Ağa nehir getirecekmiş' diyen Demirtaş, AKP'nin yalan vaatlerle oy toplamaya çalıştığına dikkat çekti.'Bu meydanı dolduran onbinlere selam olsun' diyerek konuşmasına başlayan Demirtaş, 'Dün Batman bugün Mardin bir kez daha tarihe not düşmenin onuruyla meydanları doldurdu. 7 Haziran seçimlerine her zamankinden daha heyecanlı hazırlanıyoruz. Bu seçim partiler arası bir seçim değil. Özgürlük ve kölelik arasında bıçak sırtı bir yarış ve seçim gerçekleşecek. Sadece Türkiye için değil bütün Ortadoğu'da domino etkisi yaratacak bir seçim yaşanacak. Mardin'deki kardeşlerim de bunun tarihi bir fırsat olduğunun farkında. Bu kritik dönemde partimizin oynayacağı rolün farkında olduğu için meydanlar doluyor. Bizler 'Büyük İnsanlık' şiarıyla yola çıkmış. Bizler büyük insanlığı yeniden ayağa kaldıracağımız için elbette ki heyecanlı olacağız' dedi.İşte Demirtaş'ın konuşmasının satır başları:Zalimin karşısında gözümüzü kırpmadan bu noktaya geldik'Bu tarihi dönemde bize düşen sorumluluğu ve görevi layıkıyla yerine getirebilmemiz için büyük bir disiplinle nasıl çalıştıysak seçim akşamı resmi sonuçlar elimizde oluncaya kadar da aynı tempoda çalışmalıyız. Ağır bedeller ödedik ama zalimin karşısında gözümüzü bile kırpmadık. Çok şükür bugünlere geldik ve bütün Ortadoğu'nun umudu haline geldik. Bunlar kolay olmadı. Sizler benden daha iyi biliyorsunuz. Fakat geldiğimiz nokta tam olarak başarı zafer noktası değil. Bu dakikadan sonra aynı disiplinle çalışmaya devam etmezsek. Net olmayan durum bizi başarısızlığa da sürükleyebilir. Başardık bu iş bitti dememek lazım. Resmi sonuçlar elimizde oluncaya kadar disiplinimizden taviz vermememiz gerekir. Siz çalıştınız başardınız. Mardin bu görkemi ve coşkulu duruşuyla ben hazırım diyorsa. Bizde büyük insanlığa evet demeye hazırız.'HDP sadece klasik bir koltuk yarışı için yollarda değil'HDP sadece klasik bir koltuk yarışı için yollarda değil. Mardin halkı da Urfa, Antep, Hatay halkı gibi Suriye'deki savaşı yakından izliyor. Yakından bu savaşın ne anlama geldiğini yüreğinde hissediyor. Her gün yaşıyor bunu. Rojava dışında neredeyse artık inançlar ve mezhepler bir arada yaşayamıyor. Hiçbir yerde artık Türkmen, Kürt, Arap bir arada yaşayamıyor. Düşman haline getirildiler. Giderek artık aynı ülkede yaşayamaz hale geldiler. İnsanlar anadillerinden, kimliklerinden dolayı birbirine düşman haline getirildiler. Suriye toprakları harabeye dönüştürüldü. Bir yandan barbar tecavüz ordusu DAİŞ, El Nusra'nın saldırıları içinden çıkılmaz hale getirdi. 'DAİŞ'i besleyen AKP zihniyeti oldu'Bizler bu kadar halkı eşit görerek bir araya getirmeyi başarmış bir parti olarak sadece seçim yarışı yürütmüyoruz. Tıp ki Mardin'de olduğu gibi farklılıklar bir arada kardeşçe yaşamaya söz vermiş halklar Mardin'e yakışan HDP'dir. Mardin HDP'ye, HDP Mardin'e çok yakışıyor. Bu vahşet ortamında herkesin birbirini katletmeye çalıştığı bir dönemde bakın biz kimlik ayrımı yapmaksızın bir araya geldik. Türkiye'nin dört bir yanında aynı duygularla bir araya geldik ve HDP'yi Türkiye'nin aydınlık yarınlarının teminatı haline getirdik. AKP'nin tekçi politikaları bu ülkeye zarar veriyor. DAİŞ'i besleyen AKP zihniyeti oldu. Suriye'deki iç savaşı büyüten AKP'nin bug yanlış politikaları oldu. O nedenle sizler HDP'yi çok daha iyi anlayabilirsiniz. Çünkü Mardin'in her sokağı başka bir renktir. Çiçek bahçesidir. İşte HDP'de çiçek bahçesidir. 'Maho ağa Mardin'e nehir getirecekmiş'Tekçiliğe ve ırkçılığa son demek için HDP deme zamanıdır. Ampulü kapatın güneş bize yeter. 7 Haziran akşamı bütün Türkiye'yi tasarruf etmeye davet ediyorum. Hep birlikte HDP'nin güneşi bizi aydınlatır, ısıtır. Bununla birlikte bütün kimliklere özgürlük Türkiye'de yepyeni bir gelecek ve yeni bir yaşam inşası demektir. Bizler sadece bu sorunları yaşamıyoruz. Aynı zamanda açız, işsiziz ve yoksuluz. Bunu da yeni bir yaşamı inşa etme sözünü kalpten verirsek bu topraklara barışı ve huzuru getirmek boynumuzun borcudur. Burada Mardin bir adım ötede peygamberler şehri Urfa, Van Adıyaman birer tarih ve kültür merkezidir. Bunlar açlık ve yoksulluktan kırılmış hale gelmiş. GAP'ı yapıyoruz dediler. 40 yıldır gelen her hükümet yalan üstüne yalanla sizlerden oyları topladılar Ankara'ya gidince verdikleri sözleri unuttular. Şimdi başka bir yalana sarıldılar, Mardin'e nehir getireceğiz dediler. Rahmetli Hasan Değer vardı, Diyarbakırlılar tanır. Diyarbakır'da miting alanında 'Size deniz getireceğim' diye oy topladı. Şimdi Maho Ağa Mardin'e nehir getirecekmiş. Sizden özel ricam 7 Haziran'da bunlara öyle bir ders verin ki siz aramızdan çekilin biz halkımız ve partimizle sorunlarımızı çözeriz deyin. 'Mardinli iş ve ekmek için göç etmek zorunda kaldı'Bizim arkadaşlarımız bu topraklar hırsızlık yapmazlar ama yetkimiz yok bütçemiz yok. Anayasa'dan başlayarak bu düzeni değiştirmek gerekir. UNESCO Mardin'i özel statü ile kapsama alanına aldı. Turizm yatırımı için milyonlar gönderildi. Ama bunlar ne yaptı. Belediyeye gelen paraları kendi aralarında peşkeş çektiler. Mardin'in bir caddesi vardı dört yıl boyunca bir asfalt yapamadılar. Oysa BM'den gelen paralar doğru harcansaydı bu sorunlar yaşanmazdı. Bu bölgede turizmin gelişmesi için iki şeye ihtiyaç vardır. Birincisi barış ve huzur. Bizler burada Gabar ve Cudi'de silah sesleri değil kuş sesleri duyacağız. Bunu da HDP ile birlikte sizlerle biz başaracağız. Turizm için ikincisi yatırımdır. Özel ve kamu desteğiyle Mardin'i bütün bölgeyi bir turizm merkezi haline getireceğiz. İzmir'de 135 bin Mardinli yaşıyor. Mardinli iş ve ekmek için artık memleketini terk etmek zorunda kalmayacak.'Tatil yapamayacağınız otelin inşaatında çalışmak zorunda kaldınız'Tarımda sulama konusunda atılmayan adımları, yarım kalan bütün projelerini biz tamamlayacağız. Elektrik üretecek barajların yüzde 80'inin yaptılar ama size yarayacak olan sulama kanallarının yüzde 20'sini yapabildiler. Onlar kendilerini düşündüler. Elektriği buradan alıp batıya aktardılar sorunu çözdük dediler. Ama siz aç kaldınız. Batıya giderek iş aradınız. Antalya'da tatil yapamayacağınız beş yıldızlı otellerin inşaatlarında çalışmak zorunda kaldınız. O otellerin mutfaklarında bulaşık yıkamak zorunda kaldınız. Bunlar kader değil. Bunları değiştirmek bizim elimizde. 'Güç zehirlenmesi yaşayanlara haddini bildireceğiz'İşte HDP Trakya'da Karadeniz de uzattığımız kardeşlik elini tutuluyor. O yüzden bu ülkede heyecan yaratacak parti kalmadı. Bu yüzden büyük sloganımızla 'Biz'ler Meclis'e' gitmek zorundayız. Güç zehirlenmesi yaşayanlara haddini bildirmek zorundayız. Bu kendini sarayda padişah sanana haddini bildirme 7 Haziran'da küçük mühürle verilecek. Onu doğru yere bastığınız zamana ülkenin kaderi değişecek. Önümüzde 3 gün var. Bunu çok iyi değerlendirelim. İknada zorlandığımız kim varsa gidip ikna edeceğiz. Hepsi kardeşimizdir diyeceğiz. Büyük insanlık mesajını hissetmeyecek hiç kimse yoktur. 3 gün boyunca boş durmak yok. Seferberlik ruhuyla bütün Türkiye'ye güven veren bu çalışmayı büyütmek gerek. 'Sandık güvenliği çağrısı'Hırsızlara karşı irade olacak sizsiniz. Aman sandıkları boş bırakmayın. Sandık güvenliğini sağlarsak baraj sorunumuz olmayacak. Orada size güveniyoruz. Mardin'in gençlerine güveniyoruz. Sizler isterseniz olur, sizler evet derseniz başarırız. Sizler evlatlarınıza sahip çıkacaksınız. Bütün Türkiye sahip çıkıyor sizler bu kurtlar sofrasında evlatlarına sonuna kadar sahip çıkmaya hazır mı? Şimdiden yolumuz açık olsun.' DİHA
Gitar Çalan Lego Robot
Bugüne kadar Legoyla yapılan o kadar şeye tanık olduk fakat gitar çalabilen Lego en ilginçleri arasına girebilir.
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gazeteci Can Dündar ve Cumhuriyet gazetesi hakkında bireysel suç duyurusunda bulundu. Can Dündar'a suçlamalara ilişkin olarak bir kez ağırlaştırılmış müebbet, bir müebbet ve 42 yıl hapis cezası istenildiği öğrenildi.
Reklam