UEFA, Fenerbahçe Teknik Direktörü Pereira'ya 2 Maç Ceza Verdi
UEFA, Shakhtar Donetsk maçında tribüne gönderilen Fenerbahçe Teknik Direktörü Vitor Pereira'ya 2 maç ceza verdi.Portekizli teknik adam, UEFA Avrupa Ligi'nde Atromitos'la yapılacak 2 maçta da takımının başında sahaya çıkamayacak.Pereira Shakhtar maçında tribüne yollanmıştıFenerbahçe ile Shakhtar Donetsk arasında oynanan mücadelenin 60. dakikasında ciddi bir gerginlik yaşanmış ve sonunda Vitor Pereira tribüne yollanmıştı.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Mesela... Savaşta olduğumuz IŞİD, savaşta olduğumuz PKK ile işbirliği içinde olduğumuzu düşünerek bize karşı yeni bir cephe daha açıyor.Fonda çöl.Ön planda silahları omuzlarında, sakalları bellerinde üç adam.Ortadaki adam, konuştukça kamera -sağa pan, sola pan, yukarı tilt, aşağı tilt- ustaca dolanıyor.Ellerin, yüzün ve silahın detaylarını biz fani izleyicilerin dikkatine sunmak görevi.Konuşan kişi IŞİD’in bir emiriymiş! İslam Devleti Emiri!Biz Türkiye halkının hiç bir kelimeyi, hiç bir vurguyu, hiç bir imayı kaçırmaması için Türkçe konuşuyor.Evet, yıllarımızı verdik ve sonunda başardık, Suriye’den başlayan pisliğin orta yerine yerleşmeyi : IŞİD ilk Türkçe tehdit video mesajını yayınladı.“Ey Türkiye halkı” diyor ‘emir’, “Gece gündüz haçlılara teslim edilmek için mücadele edilen İstanbul'u fethedelim. Ey Allah'ı inkâr edip tağuta iman edenler! Hatta kibirlenerek, hainlik yaparak, Atanız Atatürk'ün yolunda gidip Allah'ın şeriatinin dışında kanunlar çıkararak, haçlıları, mürtedleri ve ateistleri dost edinerek bizatihi tağut olanlar. Allah'a tevbe edin, onun şeraitiyle hükmedin ve İbrahim'in milletinden olduğunuzu ilan edin.”
'Beştepe'nin Adresini Bilmeyenlerle Geçirecek Zamanımız Yok'
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hükümet kurma görevini Kılıçdaroğlu’na verip vermeyeceği tartışılırken, Beştepe Saray’ını boykot eden CHP’ye yönelik, “Beştepe’nin adresini bilmeyenlerle vakit geçirecek zamanımız yok” dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar:'Bugünkü toplantıyla ilgili olarak bile ben birçok muhtarımızın tehdit edildiğini biliyorum. Tehdit edildiğinden dolayı buraya gelemediğini de biliyorum.Şimdi silahı doğrultanlar aynı şeyi söylemiyor mu? Yat yat, kalk kalk… Mantık bu. Onlarda hiçbir bu noktada böyle bir değerlendirme yok, onların itikadi bir derdi de yok. Ret, inkar ve asimilasyon politikalarının tüm ağırlığıyla milletimizin üstüne çöktüğü o kara günleri zihnimizde canlı tutmalıyız.Biz göreve gelirken, OHAL var mıydı? Vardı. Bir ay içerisinde kaldırmadık mı? O zaman güneydoğuyu, doğuyu dolaşırken vatandaşlarım bize şunu söylüyordu. OHAL’i kaldırın yeter… E kaldırdık. Peki yetti mi kardeşlerim? Ondan sonra neleri konuştuk. Televizyon dediler, 24 saat yayın, başlattık. Kendi dilimizde propaganda, başlattık. Üniversitelerde enstitüler kuruldu. Bütün bunların yanında Bu ülkede Türk Kürt Laz Çerkez vesaire bu ayrımlar ortadan kaldırıldı mı? Kaldırıldı. Alt yapı üst yapı yatırımları yapılıyor. Bütün bu ayrımlar kalkmasına rağmen, hala bu ülkede, bu fidanlarımızın öldürülmesinin şehit edilmesinin sebebi nedir?'Muhtar kendi mahallesinde, köyünde hangi evde kim oturuyor, bunu bilemeyecek mi?'Malum bir gazete, ismini de rahatlıkla veriyorum Cumhuriyet Gazetesi, halkı şikayet etti diyor. Söylüyorum, muhtar kendi mahallesinde, köyünde hangi evde kim oturuyor? Bunu bilmeyecek mi? Bilmez mi? Bilecek. Bu terörist midir, değil midir? Bunu bilmez mi? Bilir. Ha bunu oradaki en yakın güvenlik gücüne, karakoluna her yerine bildirecek. Çünkü muhtarın bu noktada atacağı adım devleti güçlü kılacaktır. Devletin güçlü olması oradaki halkımızın huzuru için refahı için mutlaktır. Buna mecburuz. Aksi takdirde terör şehir merkezinde, can alıyor. Buna fırsat veremeyiz.Devlet ve hükümet sonuna kadar tercihini bilesiniz ki kardeşlikten ve huzurdan yana kullanmıştır. Yeniden çatışmaları başlatan bölücü örgüt olmuştur. Bu süreçte siyasetin diliyle hareket etmesi gerekenler ise, örgütün şiddetten ve kandan yana olan tavrına teslim olmuşlardır. Aksini iddia eden yalan söylemektedir.Bölücü örgütün bombayla, silahla, maskeyle baskıyla gerçekleştirdiği eylemler, tevil yoluna gidenlerin yolu, başını kuma gömen deve kuşu gibidir.Son seçimde her ne kadar üzerinde ciddi şaibeler olsa, aldıkları oyları teröre alan açmak için kullananlar, bunun hesabını millete de adalete de vereceklerdir. Gelinen noktada örgüte değil devlete silah susturma çağrısı yapanlar da apaçık bir gaflet ve hıyanet içindedir. Devletin güvenlik gücü silah bırakır mı ya? Onun o enstrümanıdır. Halkının güvenliği huzuru için. 'Hazmedemiyorlar'Her şey yapıldığı halde bunlar ne istiyor? Söyleyeyim. Bunlar ülkemizi bölmenin gayreti içindeler.Ekonomik yıkımların ardı ardına geldiği güven ve istikrar ortamının yerle yeksan olduğu Türkiye günleri bugün yok. Ama bunu hazmedemiyorlar. Biz işte böyle bir dönemin ardından, ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendik. Kolları sıvadık. Çok köklü reform politikalarını hayata geçirmeye başladık.'Biz emri dağdan almadık, biz emri Hak'tan ve halktan aldık'13 yıl önce söylense, yok canım üniversite buraya nereden gelecek… E geldi. Şimdi en ücra köşedeki benim Kürt kardeşim, evladını oradaki üniversiteye gönderebiliyor. Bunları o üniversiteleri bile yakmanın yıkmanın gayreti içindeler. Okulları yakanlar, hastanelerimizi yakanlar bunlar, camilerimizi yakanlar yıkanlar bunlar.Bir taraftan ekonomiyi düzlüğe çıkartma çabası içinde olduk, diğer yandan da demokrasinin alanını genişletme mücadelesi verdik. Ama biz emri dağdan almadık, biz emri Hak'tan ve halktan aldık. Farkımız buydu. Bu badirelerin tamamını da milletimizin desteğiyle aştık. Bugün önümüzdeki duran meselelerin çözüm adresi de yine milletimizdir, milletimizin iradesidir.Geçtiğimiz 12 yıllık dönemde birliğimizi beraberliğimizi güçlendirmek için çok samimi gayret sarf ettik. Çok ciddi riskler aldık. Bölgenin kalkınması gelişmesi için çok ciddi yatırımları hayata geçirdik. Sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yapılan yatırımların tutarı 260 milyar. Yani eski rakamla 260 katrilyon yatırım yaptık. Ben laf değil icraatı söylüyorum, yaptıklarımızı söylüyorum.Sadece şu Van’da, 17 katrilyon yatırım yaptık. Yeniden Van'ı inşa ettik. Sadece deprem olayında, 1,5 yılda 2 yılda Van’ı yeniden inşa ettik. Depremle ilgili yaptığımız yatırım 5 katrilyon.''Öleceksek bir kere ölelim ama adam gibi ölelim'Ha kadir kıymet bilen var, bilmeyen var. Herhalde onlar da sonunda anlarlar.Türk'tür Kürt'tür Roman'dır diye bakmadık buna. Onun için de ret inkar ve asimilasyon politikalarını ortadan kaldırmaya yönelik adımlar attık. Açık söylüyorum bu süreçte devlet de hükümet de üzerine düşenleri ziyadesiyle yerine getirmiştir. Milletimizde sabırla ve umutla bu sürece gerekli desteği vermiştir. Ancak örgüt ve onun güdümündeki parti, ortaya çıkan bu güzel iklimi, yalanla şımarıklıkla zehirlemiş, tercihini şiddetten baskıdan yana kullanmıştır.Dün devletin baskısından şikayet edenler, bugün demokrasi ortamını istismar ederek aynı yöntemleri tevessül ediyorlar. Bugün bölgede örgütün zulmü var. 6-8 ekim olaylarını hatırlayın. Ölen de öldüren de Kürtlerdi. Bugün yaşanan hadiselerde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımız hep bölgenin kendi insanları değil mi?Teröristler hasta taşıyan ambulansa saldırır, mağdur olan bölge insanı. Yahu yakıyor ambulansı. Malzeme taşıyan kamyonları yakar, mağdur olan yine bölge insanı. O kamyon o TIR yahu bunlar benim değil, bölge insanının. Teröristler yola mayın döşer, ulaşımı engeller. Mağdur olan yine bölge insanı, orada yaşayanlar. Okul yakılır, hastane taşlanır, kan toplama aracı tahrip edilir, baraj inşaası engellenir, bütün doğalgaz hatları patlatılır. Zarar gören hep bölge insanı.Bir tercih var, ben devletimin yanındayım veya terör örgütünün yanındayım. Öleceksek bir kere ölelim ama adam gibi ölelim.Ne demek silahlar sussun?Son seçimde her ne kadar üzerinde ciddi şaibeler olsa, aldıkları oyları teröre alan açmak için kullananlar, bunun hesabını millete de adalete de vereceklerdir. Gelinen noktada örgüte değil devlete silah susturma çağrısı yapanlar da apaçık bir gaflet ve hıyanet içindedir. Devletin güvenlik gücü silah bırakır mı ya? Onun o enstrümanıdır. Halkının güvenliği huzuru için.Terörist silahı bırakacak. Sadece bırakmayacak, betona gömecek ve bu da tespit edilecek.Şimdi çıkmış ne diyor? Silahlar sussun. Ne demek silahlar sussun? Sakın ha bu oyuna gelmeyin. Silahı bırakıp, betonla gömeceksin. Bak dünyada bu terör örgütlerine böyle yaptırıldı. Silah gömüldü, betonlandı ve bu da tespit edildi. Silahlar ya teslim edilecek, ya betona gömülecek ya da bu ülkeyi terk edecekler.Bu yönde ifadeler kullananların asıl niyetleri başkadır. Örgütlere sırtlarını dayadıklarını söyleyenler, bu duruşlarıyla ekmeğini yedikleri bu vatanın sırtına hançer saplama içindeler. Bu ihanete destek olan sözde aydın güruhu, köşe yazarları, yaşanan her ölümün dökülen her gözyaşının sorumluluğuna ortaktır. Bunlar ihanet içindedir. Ekmeğinin peşinde veya görevinin başında olan insanları, hunharca öldüren teröristlere tek çift söz söylemeyip, güvenlik güçlerine saldıranların yeri alçaklık çukurunun en dibidir.Şahsımı tartışıyorlar...Türkiye'nin önünde hükümet kurma ve terör sorunu var. sınırımızda çok ciddi hadiseler var... Ama bunları bırakıp şahsımı tartışıyorlar. Şahsımla ilgili çocukça söyledikleri var. Ya sizin bu ülkede dikili ağacınız var mı? Hangi eseriniz var bu ülkede? 3,5 yıl hükümet ortağı oldunuz, hiç bir şey yapamadan gittiniz.Evladı olmayanların yapması...Kalkıp benim evladıma ismiyle 'Bilal'i ver iktidarı al'... Bu ne çirkin yaklaşımdır ya sen ne biçim siyasetçisin? Benim oğlumun yaptığı bir şey varsa bunu soracak olan yargıdır. Sen kimlsin? Sen benim evladımla ilgili nasıl böyle bir bağlantı kurarsın? Ama evladı olmayanların yapması... Bunlar aile nedir bilmez, bunlar evlat nedir bilmez hak hakikat bilmez sadece kuru sıkı hakaretlerle bir yere vardırmak isterler. Nedir o Mussolini, Hitler, aynaya bak ya biz ilhamımızı ne Mussolini'den he Hitler'den aldık haktan ve halktan aldık.Halkımın kabullenmekte zorlanacağı bir yola gidiyorsa Türkiye'de hükümet kurma çalışmaları, bunun vebalini inanıyorum ödetecektir halkım..Beştepe'nin adresini bilmeyenlerle bizim vakit geçirecek zamanımız yok. Esasen bunların derdinin şahsım değil, kendilerini itibar etmeyen millet olduğunu da biliyorum.CNN Türk
Lice'den 4. Şehit Haberi Geldi...
Dün Diyarbakır'ın Lice İlçesi'nin kırsal kesiminde PKK'lılar ile güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada yaralanan 4 askerden durumu ağır olan bir uzman çavuş şehit oldu. Bu sabah, çıkan çatışmada yaralanan 2 askerin daha şehit olduğu, yaralı 3 askerin ise Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavilerinin devam ettiği açıklandı. Genelkurmay'ın saat 12:00 itibari ile yapmış olduğu son açıklamada 'Operasyonda yaralanan ve hastanede tedavileri devan eden üç kahraman personelimizden Jandarma Teğmen, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur' denildi. Bu açıklama ile birlikte dünden bu yana Diyarbakır'dan 4. şehit haberi gelmiş oldu... 
Apple Karışık Kaset Uygulaması İçin Patent Başvurusu Yaptı
Kişisel elektronik konusunda dünyanın en önemli markalarından birisi olan Apple, “Karışık kaset” nostaljisini geri getirmeye hazırlanıyor.Business Insider‘ın haberine göre 6 Ağustos’ta ABD Patent ve Tescil Ofisi’ne başvurusunu yapan Apple‘ın yeni projesi hayata geçerse isteyen herkes istediği kişiye, kendi oluşturduğu karışık bir albümü hediye edebilecek.Özellikle 70’li ve 80’li yıllarda insanların kendi beğenilerine ve ruh hallerine göre hazırladıkları, ya da birlikte yaşadıkları özel anların izlerini taşıyan parçaları bir araya getirerek oluşturdukları karışık kaset kültürünü yeniden hayata getirecek olan uygulamada, albümü hediye olarak alan kişinin istediği şarkıyı değil, normal kasetlerde olduğu gibi gönderenin hazırladığı sırayla dinlemesi bile düşünülmüş.
Maradona, 'Tanrı'nın Eli'nin Hakemiyle Buluştu
1986 Dünya Kupası çeyrek finalinde İngiltere'ye elle gol atan Diego Armando Maradona ve gol kararını veren hakem Ali Bennaceur Tunus'ta buluştu.Futbol literatürüne 'Tanrı'nın eli' olarak geçen o gol hâlâ unutulmuş değil. O golün iki kahramanı Tunus'ta biraraya geldi. Futbol efsanesi Maradona buluşmada hakeme sarıldı.Arjantinli Maradona, 71 yaşındaki hakem Bennaceur'a 'Ebedi dostum Ali'ye' yazan imzalı bir Arjantin forması hediye etti.
Reklam
Pistler Dopingin Gölgesinden Kurtulamıyor
Türk atletizmine, son 8 yılda Süreyya Ayhan'dan Aslı Çakır Alptekin'e kadar bir çok önemli atlet, doping cezası alarak ara vermek ya da veda etmek zorunda kaldı.Türk atletizmi, son 8 yılda Süreyya Ayhan Kop'tan Aslı Çakır Alptekin'e kadar birçok önemli atletini dopingilletine kaptırdı.Kadınlar 1500 metrede dünya ikincisi ve Avrupa şampiyonu Süreyya Ayhan, 2007 yılında pistlerden ömür boyu men edilirken, Uluslararası Atletizm Federasyonu (IAAF), 2008 yılında uygulamaya koyduğu biyolojik pasaport ile dopingin tespitinde önemli yol katetti. Uzun mesafede Süreyya Ayhan, Alemitu Bekele, orta mesafede Aslı Çakır Alptekin ve Binnaz Uslu, çekiçte Eşref Apak, kısa mesafede Nevin Yanıt gibi önemli atletler, doping kurallarını ihlal ettikleri için farklı bedeller ödedi. Uzun atlamada 2009 dünya üçüncüsü olan devşirme atlet Karin Melis Mey, 2012 Londra Olimpiyatları sırasında, dopingli olduğu tebliğ edilince, yarışlardan çekilmek zorunda kaldı. Milli atlet, ilk ihlalden 2 yıl ceza aldı.    Bekele'den 'sıtma' savunması  Kadınlar 1500 ve 5 bin metrede Türkiye'ye Avrupa şampiyonlukları yaşatan  Etiyopya asıllı milli atletAlemitu Bekele, biyolojik pasaportunda sapmalar olduğu gerekçesiyle 2013'te 4 yıl cezaaldı. Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi'ne (CAS) giden ve kanındaki anormal değerlerin sıtma hastalığı nedeniyle oluştuğunu savunan Bekele'nin, cezası 1 yıl 3 ay indirildi.2004 Atina Olimpiyatları'nın çekiçte gümüş madalyalı ismi Eşref Apak, yasaklı madde kullanımından 2 yıl müsabakalardan men edildi.  100 metre engellide Avrupa şampiyonu olan, 2012 Londra Olimpiyatları'nın final koşarak Türk atletizm tarihinde kısa mesafede finale çıkan ilk sporcu unvanını alan Nevin, 2013'ün ağustos ayında, yasaklı madde kullandığı gerekçesiyle 2 yıl yarışmalardan men edildi. Nevin'in doping çilesi bununla da bitmedi. Milli atletin cezası, ilk olarak Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'nin (TMOK) başvurusuyla 2 yıl 6 aya, ardından da IAAF'ın başvurusuyla 3 yıla çıkarıldı.Doping, geçen yıl da durmadıTürk atletizmi, 2014 yılında da, peş peşe gelen doping haberleriyle sarsıldı. Kadınlar 1500 metrede Balkan şampiyonluğu bulunan ve gelecek vadeden atletler arasında gösterilen Binnaz, pistlerden ömür boyu men edildi.   Türkiye, en büyük şoku, tarihinin ilk ve tek olimpiyat şampiyonu atleti Aslı Çakır Alptekin'de yaşadı. Yasaklı madde kullanımı nedeniyle savunması istenen Aslı, IAAF ve CAS arasında gidip gelen uzunca bir süreç sonunda, müsabakalardan 8 yıl men cezası aldı.     Elvan savunma verecek Türkiye'nin, uzun mesafede yetiştirdiği en önemli atletlerin başında gelen Etiyopya asıllı olimpiyat ve dünya ikincisi, Avrupa şampiyonu Elvan Abeylegesse, örneklerinde geriye dönük yapılan inceleme sonucunda stanozolol maddesine rastlandığı için savunma verecek.      AA
Durum Bildiğiniz Gibi Değil: Barış İçin Gelen Uzaylılar Üçüncü Dünya Savaşı'nı Engellemiş
Tarihin her evresinde bir komplo teorisi ortaya atıldı ve çoğu zaman bu teorilerle dalgamızı geçtik, inanmadık. Çoğunda haklıydık da. Çünkü elindeki kanıtlara rağmen yanılma payı olduğunu kabul eden bir bilim adamının aksine bu tür teorileri ortaya atanlar, genelde ellerinde hiç kanıt olmamasına rağmen haklı olduklarını savunurlar.Ancak NASA'nın Apollo 14 astronotu Edgar Mitchell'ın durumunda olay komik olmaktan çok, trajik ve üzücü.
Reklam
Doğru Yapılmazsa Yarar Sağlamaktan Çok Zararı Dokunan 'Fitness' İle İlgili 11 Gerçek
İster zayıflamak, ister incelmek ya da ruh halinizi ve günlük modunuzu desteklemek olsun. Fitness rutininize bir darbe atmaya mutlaka yatkınsınız. Ne yazık ki hedefinize ulaşmanıza katkı sağlamayan, faydadan çok zarar getiren pek çok kulaktan dolma tavsiye mevcut. Örneğin; kilo vermek için egzersiz mi diyet mi daha önemli? Koşu yapmak fit olmanın en iyi yolu mu? Bu soruların cevapları sizi oldukça şaşırtacak türden.
90'ların En İyi 50 NBA Hareketi
Günümüz NBA ile karşılaştırıldığında kalite olarak çok çok yukarıda olan ve hemen hemen her takımın yıldız oyuncuları olan bir zaman dilimidir 90'lar basketbolu.
Reklam
Reklam
İngiltere'de Araçlar Seyir Halindeyken Şarj Olabilecek
İngiltere’de uygulaması sene sonu başlatılacak elektrikli arabalar için şarj yolları, elektrikli arabaların yaygınlığını arttırarak fosil yakıtlı araçları tarihin tozlu sayfalarında bırakmayı planlıyor.İngiltere Karayolları tarafından geçen hafta yapılan açıklamaya göre, elektrikli araçlar için şarj şeritleri, 18 aylık çalışmanın ardından ilk fizibilite çalışması ile deneme aşamasına geçecek.Kablosuz bağlantı teknolojisi ile donatılacak araçların denemeler sırasında yolun altına döşenecek özel ekipmanlar ile bağlantı kurarak plana uygun hareket etmesi bekleniyor. Yolun altına döşenecek elektrik kabloları elektromanyetik bir alan üretecek ve bobinler tarafından toplanacak bu enerji elektriğe dönüştürülecek.
Reklam
Esenler'de Öldürülen 16 Yaşındaki Gencin Babası: 'Oğlum Terörist Değil'
İstanbul, Esenler'de bir grubun, devriye gezen motorize polis ekibine ateş açmasının ardından çıkan çatışmada ölen Fırat Elma'nın babası konuştu. Oğlunun 16 yaşında olduğunu söyleyen İkram Elma,' Benim oğlum terörist değil, bir vatandaş. Vatandaş olarak öldürmüşler, terörist damgası vuruyorlar' dedi.
Reklam