HDP’nin İmralı heyeti, çözüm sürecinin devamı için hükümete adım atma çağrısı yaptı. Açıklamada, Öcalan’ın eşit ve özgür müzakere koşullarında çalışmalarını yürütmesi ve maruz kaldığı belirtilen tecritin de kaldırılması istendi.HDP'nin İmralı heyeti yazılı bir açıklamayla hükümetten çözüm sürecini devam ettirmesini ve PKK lideri Abdullah Öcalan ile İmralı'da görüşmelerin sürmesini istedi. Al Jazeera'nin aktardığı açıklamada, 'Öcalan’ın ağırlaştırılmış tecrit altında tutulan durumunu ve heyetimizin kendisi ile görüşmek üzere yaptığı sözlü ve yazılı resmi başvuruları da heyetimize yönelik bir itibarsızlaştırma kampanyası üzerinden kamuoyunun gözünden kaçırmak istemektedirler' denildi. Diğer satır başları şöyle:'İmralı Heyeti olarak dışarıda bu topyekûn savaş konseptinin devrede olduğu, Sayın Öcalan üzerinde ağırlaştırılmış hukuk dışı, insanlık dışı tecrit konseptinin yürütüldüğü, AKP’nin savaş naralarının bütün toplumda büyük bir gerilim ve korku yarattığı bir dönemde, devreye konan bu itibarsızlaştırma ve beklenti yaratma politikalarının amaçlarına karşı tüm kamuoyunu ve halkımızı duyarlılığa davet ediyoruz. Bu savaş konseptinin devreden çıkması için askeri ve siyasi operasyonların durması, tarafların çatışmasızlık konumuna dönmeleri, ağırlaştırılmış tecritin kaldırılması, müzakere mekanizmalarının yeniden kurulması gerekliliğini tüm duyarlılığımızla tarihi bir sorumluluk olarak bir kez daha yineliyoruz. Türkiye ve Ortadoğu halklarının demokratik geleceğini doğrudan etkileyecek olan çözüm sürecinin gerekliliklerini bir an önce yerine getirmesi hususunda AKP hükümetini uyarıyoruz. İmralı heyeti olarak Sayın Öcalan ile görüşme isteğimizin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği tüm kamuoyunun bilgisi dâhilindedir.''Öcalan her kesimden heyetlerle görüşebilmeli''Bu kapsamda çözüm sürecinde güvenilirliğini büyük ölçüde yitirmiş AKP hükümetinin Sayın Öcalan ile görüşme trafiğimizi belirleyen konumunun kalmadığını ifade etmek istiyoruz. Süreç devam edecekse Sayın Öcalan’ın müzakere çalışmalarını kendi insiyatifiyle, kendi belirleyeceği zaman diliminde, kendisinin önereceği her kesimden heyetlerle yürütebileceği koşulların sağlanması gerektiği kanaatindeyiz. Sayın Öcalan için temin edilecek bu müzakere konumu, müzakerelere farklı toplumsal kesimlerin katılımını sağlayarak, sürecin şeffaflaşması ve barışın toplumsallaşması potansiyelini açığa çıkaracaktır. Dünya müzakere örneklerinde de sayısız örneğin görüleceği bu koşulların sağlanması, bu uygulamaların Sayın Öcalan’ın müzakere statüsünü de belirleyecek şekilde bir yasal düzenleme ile güvence altına alınması barış açısından tarihi bir zorunluluk olarak önümüzde durmaktadır.''Sorun Ada'ya gidip gitmemek değil''Dışarıdaki tüm olumsuz gelişmeleri ve her gün can kayıpları ile sonuçlanan çatışmalı süreci hemen hayata geçebilecek ve çözüm sürecini hızla kalıcı barışa götürebilecek böylesi bir düzenleme üzerinden sağlayabileceğimizi ifade etmek isteriz. Kalıcı barış açısından atılabilecek bu basit ancak tarihi adımlar somutlaşmadan, çözüm süreci ile ilgili AKP hükümetinin samimi bir yüzleşmeye gittiğini gösteren hiçbir gelişme yaşanmadan heyetimizin İmralı işkence sistemi ve Ağırlaştırılmış Tecrit Konsepti devredeyken yapacağı ziyaretin tarihsel bir gelişmenin önünü açmaktan uzak olarak gördüğümüzü kamuoyuna ifade etmek isteriz. Sorun heyetimizin Ada’ya gidip gitmemesi değil, sürecin yürütücüsü olan Sayın Öcalan’ın eşit ve özgür müzakere koşullarında çalışmalarını yürütüp yürütmeyeceğidir. Bu anlamda, heyetimiz üzerinden yaratılmak istenen tüm yapay gündemlerin meselenin çözümünü gözden ırak tutma amaçlı olduğunu belirtir, tüm kamuoyunu ve halkımızı kalıcı barış yollarını, tarihi bir sorumluluk olarak, inşaya bir kez daha davet ederiz.'
Cumartesi sabahı Oslo’dan, Girit adasına gidecek olan Air Baltic Havayollarına ait bir uçakta pilot ve mürettebatın aşırı alkollü olması nedeniyle uçuş iptal edildi.
Galatasaray'ın bonservis bedelsiz serbest bırakmaya yanaşmaması sebebiyle Inter, Brezilyalı oyuncunun transferinden vazgeçti.Galatasaray 'da Süper Kupa maçı kadrosuna alınmayan ve geleceği konusunda belirsizlik süren Felipe Melo ortada kaldı.Inter , uzun süredir peşinden koştuğu Brezilyalı yıldız için bonservis ödemeye yanaşmıyor. Melo'nun da takımdan ayrılmak isteğini sarı kırmızılı ekibe bildirdiği biliniyor.Ancak Maraton 'un haberine göre Inter, bu transferden vazgeçeti. Roberto Mancini yönetimindeki Milano ekibinin, Brezilyalı futbolcuyu ancak bonservis bedeli olmadan kadrosuna katmayı düşündüğü ancak bu isteğinin karşılık bulmadığına dikkat çekildi.Inter'in oyuncunun bedelsiz bırakılması isteğine sarı-kırmızılıların olumsuz yanıt verdikleri ve bu yüzden İtalyan ekibinin transferden vazgeçtiği öğrenildi. Bu sezon Kondogbia başta olmak üzere birçok oyuncuyu bünyesine katarak transferde servet harcayan mavi-siyahlıların, Melo'yu sadece bonservissiz almaya karar verdikleri, ancak isteklerinin karşılık bulmaması nedeniyle geri adım attıkları ifade edildi.Felipe Melo ile aynı mevkide oynayan Gary Medel, Fredy Guarin ve Kondogbia gibi isimleri kadrosunda bulunduran Inter'in bu transfer için ekstra harcama yapmayı kesinlikle düşünmediği öğrenildi.Goal
Türkiye Kamu-Sen'in yaptığı 'Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması'nda, çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 2 bin 112,84 lira, 4 kişilik ailenin asgari geçim haddi ise 4 bin 284,66 lira olarak belirlendi.
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in katledilmesiyle ilgili mahkemenin cinayetin işlendiği sırada sanık Ogün Samast’ın arkasından geldiği iddia edilen kişinin sanıklardan Osman Hayal olup olmadığını tespiti için olay yerine ait kamera görüntüleriyle ilgili rapor istediği TÜBİTAK’tan yaklaşık 1 yıldır ses yok.
Böbrek yetmezliği nedeniyle bir süredir tedavi gören ressam, gazeteci-yazar Fikret Otyam, Antalya'da yaşamını yitirdi.Fikret Otyam, son olarak 26 Ocak 2015'te Antalya'daki özel bir sağlık merkezinde girdiği diyaliz sırasında rahatsızlanmış, mide kanaması geçirdiği anlaşılınca Atatürk Devlet Hastanesine kaldırılmıştı.Otyam, böbrek yetmezliği nedeniyle bir süredir Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi görüyordu.Yarın toprağa verilecekEvinde taziyeleri kabul eden Fikret Otyam'ın eşi Filiz Otyam, gazetecilere yaptığı açıklamada, eşinin önceki gece hastalandığını, terlediğini ve tansiyonunun düştüğünü ifade ederek, sabahleyin ambülansla Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdüğünü söyledi.Servise geçeceklerini düşünürken 'durumu ağır' denildiğini belirten Otyam, 'Acilde solunum makinesine bağladılar. Yoğun bakımına geçtik. Solunum makinesine bağlanınca, sistemin rahat çalışması için uyutuyorlar. Ondan sonra bizim için iyi olmadı. Yapacağı resimleri, yazacağı kitapları ve yazacağı haftalık yazılarını düşünerek gitti' diye konuştu.Otyam, eşinin cenazesinin, yarın daha önce temelini attığı Hacı Bektaş Veli Cemevi'nden kaldırılacağını belirterek, 'Bana vasiyetiydi. 'Oradan kalmak istiyorum' dedi. Hatta oraya hediye ettiği büyük bir resmi vardı. 'Onun önünden beni kaldırın' demişti' diye konuştu.Fikret Otyam kimdir?19 Aralık 1926 yılında Aksaray'da doğmuştur. Ünlü besteci ve orkestra şefi olan ağabeyi Nedim Vasıf Otyam ve diğer ağabeyleri gibi altı yaşından itibaren babasının eczanesinde çalışmaya başlamıştır. Eczaneye gelen köylülerden dinlediği hikayeleri defterine günübirlik not etmiş, sonra bunlar 1945-1946 yıllarında İstanbul'da Gece Postası gazetesinde yayınlanmıştır.Aksaray'daki eczanelerini boyamaya gelen bir tabelacıda ilk kez samur fırça ve tüp boyaları görmüş, ve tabelacının verdiği boyalarla yaptığı ilk sergisini aylar sonra Aksaray Halk evinde açmıştır. Fotoğrafı Nedim ağabeyinden öğrenmiş, Aksaray'da arkadaşı ve resim öğretmeni ile birlikte 'Foto Üç Yıldız' adlı bir fotoğrafçı dükkanı açmıştır. İkinci Dünya savaşı yıllarına rastlayan lise eğitimi Ankara ve Kayseri'deki liselerde kesintilere uğrayarak geçmiştir.İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ni bitirdikten sonra, Dünya Gazetesi Yazı İşleri Müdür Yardımcısı olmuş, ayrıcaünlülerin kitap kapaklarını ve iç resimlerini de çizmeye başlamıştır. Daha sonra 1956'dan itibaren Ankara'da Ulus gazetesinde, 1962'den itibaren de Cumhuriyet gazetesinde sanat ve siyaset yazarlığı yapmıştır.
2004 yılında ABC kanalında gösterime giren Lost, şüphesiz ki hayatımızda büyük bir yer kapladı. Jeneriğiyle, oyuncularıyla, muhteşem bölümleriyle bir döneme damgasını vuran dizi, 2010 yılında son bulmuştu. İşte dizinin bitiminden itibaren gittikçe artan Lost hasretinizi giderecek 20 madde.Not: Spoiler içerir
Nagazaki'ye atom bombası atılmasının 70. yıldönümünde kurbanlar düzenlenen törenlerle anıldı.On bin kişi Nagazaki'daki Barış Parkı'nda kurbanlar anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Burada bir konuşma yapan Nagazaki Belediye Başkanı Tomihisa Taue, Japonya'nın 'savaşa tövbe, barışı sürdürme' prensibinden vazgeçmemesi gerektiğini söyledi. Taue'nin bu açıklamayla, Şinso Abe Başbakanlığı'ndaki Japon hükümetinin, kısa bir süre önce hayata geçirdiği askeri reforma atıfta bulunduğu belirtiliyor. Bu 'güvenlik reformu' Japonya'ya ilk kez yurtdışındaki askeri operasyonlarda ABD'nin tarafından yer alma izni veriyor. Ayrıca: 9 Madde ile 70. Yıldönümünde Hiroşima ve Nagazaki SaldırılarıBaşbakan Şinso Abe üç gün önce Hiroşima'ya atom bombası atılmasının yıldönümü için düzenlenen törenlerde yaptığı açıklamada, Japonya'nın bugüne dek önemli saydığı, nükleer silah üretmeme, bulundurmama ve kendi topraklarında buna izin vermeme yönündeki üç prensibi telaffuz etmediği için eleştirilmişti.
Suriyeli milli futbolcular, Suriye milli takımı olarak ülkelerini temsil etmek için FIFA'ya başvurdu.Suriye'deki iç savaştan kaçarak Mersin'e sığınan Suriyeli milli futbolcular, Suriye milli takımı olarak ülkelerini temsil etmek için FIFA'ya başvurdu.Merkez Toroslar İlçesi'nde Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın kendilerine tahsis ettiği sahada antrenman yapan futbolcular iç savaş nedeniyle ligin iptal edildiği, sahaların bombalandığı Suriye'de futbol oynamanın imkansız hale geldiğini söyledi. Suriyeli milli futbolculardan oluşan yeni takımın Teknik Direktörü Marwan Mona, Suriye A milli takımı olarak kabul edilmeleri için TFF ve FIFA'ya başvuru yaptıklarını bildirdi. Marwan Mona, şöyle dedi:'Savaş nedeniyle Suriye'yi terk ettik. Sezon bitti, ligi iptal ettiler, futbolu yasakladılar. Her yere bomba atıyorlar. Türkiye bize kapı açınca da takımla birlikte geldik. Türkiye bizim için çok iyi ve bu sene için Suriye'ye dönmeyi düşünmüyoruz. Burada saha hazır, otel var, hazırlık maçı yapabiliyoruz. Ama Suriye'ye dönsek bir şey yok, sahalara bomba attılar, sporcuları öldürdüler. Takımımızda 5 kişi A milli takımı oyuncusu, Genç milli takımı oyuncusu var.'
Seyit Cem Ünsal, 17 yıl önce idmanlarda giydiği İspanyol ekibinin formasını evinin baş köşesinde saklıyor.İspanya’nın Barcelona takımı ile antrenmanlara çıkan ilk Türk futbolcu Seyit Cem Ünsal, o dönem idmanlarda giydiği İspanyol ekibinin formasını evinin baş köşesinde saklıyor. Ünsal, “O günlerden antrenmanlarda giydiğim 14 numaralı forma kaldı. Benim için büyük hatırası var. Bu formayla goller attım. Sonuçta formayı terlettim, Barcelona’da top oynadım” dedi.İspanya 1. Futbol Ligi (La Liga) ekiplerinden Barcelona ile antrenmanlara çıkan ilk Türk futbolcu Seyit Cem Ünsal, 17 yıl önce idmanlarda giydiği İspanyol ekibinin formasını evinin baş köşesinde saklıyor.Futbola Kayserispor altyapısında başlayan ve 17 yaşında A takıma yükselmeyi başaran Ünsal, daha sonra Gençlerbirliği ve ardından Güney Kore ekibi FC Seoul’e transfer oldu. Performansıyla Barcelonalı yetkililerin dikkati çeken Ünsal, İspanyol ekibinin hazırlık kampına davet edildi.Yüksek bonservis bedeli nedeniyle Barcelona’ya transferi gerçekleşmeyen 39 yaşındaki eski futbolcu Ünsal, anılarını anlattı.1998 yılında teknik direktörlüğünü Hollandalı Louis van Gaal’in yaptığı Barcelona’nın hazırlık kampında yer aldığını belirten Ünsal, “O günler benim için çok heyecanlı geçti. Çünkü dünyanın en büyük takımlarından biriydi. O takımda kaliteli futbolcularla top oynamak zevkti. Bir şanssızlık oldu, kulübüm bonservisime 7 milyon dolar isteyince Barcelona’ya transferim gerçekleşmedi. Demek nasip değilmiş. Sonra Trabzonspor’a döndüm” diye konuştu.Barcelona günlerinden sakladığı bir forması olduğunu dile getiren Ünsal, “O günlerden antrenmanlarda giydiğim 14 numaralı forma kaldı. Benim için büyük hatırası var. Bu formayla goller attım. Sonuçta formayı terlettim, Barcelona’da top oynadım. Bu formayı saklıyorum. 12 yaşında Seyit Cem adında yeğenim var, ona yıllar sonra hediye etmeyi düşünüyorum. İnşallah gelecekte o başarılı olur ve Barcelona’ya gider” şeklinde konuştu.Adı Barcelona müzesinde yazıyorİsminin Barcelona’da oynamış futbolcuların isminin yazılı olduğu Barcelona Camp Nou Müzesi’nde yer aldığını aktaran Ünsal, “Barcelona Camp Nou Müzesi’nde Türkiye’den hangi futbolcuların Barcelona’da oynadığı butonuna bastığınızda benim ve Rüştü Reçber’in adı yazıyor. Bundan sonra da Arda Turan’ın adı yazacak” ifadelerini kullandı.Seyit Cem Ünsal, milli futbolcu Arda Turan’ın Atletico Madrid’den Barcelona’ya transfer olmasıyla büyük mutluluk yaşadığını söyledi. Arda’nın kendini ispatlamış çok kaliteli ve karakterli bir oyuncu olduğunu vurgulayan Ünsal, “Orada oynayacağına kesinlikle inanıyorum. Arda’nın Barcelona’ya transferinden büyük gurur duyduk. Arda’nın transferine çok sevindik, gururlandık. Arda’nın potansiyeli var. Barcelona’da başarıyla oynayacağını düşünüyorum. O takımın içinde zorlanmayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.Güney Kore’de oynayan ilk Türk futbolcuGüney Kore’de oynayan ilk Türk futbolcunun da kendisi olduğunu anlatan Ünsal, Gençlerbirliği’nden Güney Kore’nin bugünkü adıyla FC Seoul takımına transfer olduğunu kaydederek, burada 1 yıl futbol oynadığı ifade etti. Ünsal, Barcelona’ya transferi gerçekleşmeyince Güney Kore’ye dönmeyerek, Trabzonspor ile anlaştığını belirtti.Gençlerbirliği’nde forma giyerken kulüp başkanı İlhan Cavcav ile aralarının iyi olduğunu anlatan Ünsal, “babacan biri” diye tabir ettiği Cavcav’a dair şu anılarını anlattı: “İlhan Cavcav’ı çok severim, çünkü verdiği sözü tutan biri. Anlaşmanızı eksiksiz yerine getirir. Gençlerbirliği’ndeyken takımdan birkaç futbolcuyla saçları kazıttık. Sonra benim saçımın kesildiğini gören Başkan Cavcav, ‘oğlum sen saçını niye kestin, seni satacaktık’ diye takıldı.”Kayseri’de Türkiye Futbol Federasyonu Bölge Antrenörü olarak görev yaptığını dile getiren Ünsal, milli takıma genç, yetenekli futbolcuları araştırdıklarını kaydetti.Açık Mert Korkusuz
Yeni Şafak'ın ilahiyatçı yazarı Faruk Beşer, 'Avret yerleri görünen giysilerle oynanan oyunlar haramdır, 'ata sporu' dense de güreşin meşruiyeti tartışmalıdır' diye yazdı.Yeni Şafak gazetesinin ilahiyatçı yazarı Faruk Beşer, “Oyunun bilgi ile kültürle ve zamanla alakası vardır. Oyun bir bakıma hayatın taklidi olduğu için kültürden kültüre değişir. Bu sebeple sayısız oyun türlerinin tek tek fıkhî hükmünü vermek imkânsızdır. Ama bazı genel kurallardan söz edilebilir” dedi. Faruk Beşer, yazısında “Dar, ya da avret bölgeleri örtmeyen elbiselerle oynanan oyunlar. Bu açıdan, 'Ata Sporu' dense de yağlı güreşlerin meşruiyeti tartışılabilir” görüşünü dile getirdi.'Ata sporu' dense de...Faruk Beşer’in Yeni Şafak gazetesinde bugün yayınlanan 'Haram olan ve haram olmayan oyunlar” başlıklı yazısında şu görüşlere yer verildi: 'Bu kuralı açarsak diyebiliriz ki, helal yani mubah olan oyunların sınırı yoktur, sayıya gelmezler. Haramlar ise azdır. O halde haram olanlar, temel özellikleriyle de olsa sayılabilir. Mesela şu oyunlar haramdır: Dar, ya da avret bölgeleri örtmeyen elbiselerle oynanan oyunlar. Bu açıdan, 'Ata Sporu' dense de yağlı güreşlerin meşruiyeti tartışılabilir. Küfrü ve küffarı sevdiren ve reklam anlamı içeren, başka inançların sembollerini taşıyan oyunlar. Hayvanlara eziyet anlamı taşıyan, horoz dövüştürme, köpek dalaştırma, boğa güreştirme, mandalara kazık söktürme gibi oyunlar. At yarışlarının çoğu bunun dışındadır. Cirit oyunu tam da Sünnete uygun bir oyundur.'Yeni Şafak
Amerika Birleşik Devletleri'nin Teksas eyaletinde siyahilere yönelik polis şiddeti vakalarına bir yenisi daha eklendi. 19 yaşındaki siyahi genç Christian Taylor, polis memuru Brad Miller tarafından vurularak öldürüldü.
Megakent İstanbul’da hava sıcaklarıyla birlikte günlük su tüketiminin artması, barajlardaki doluluk oranını yüzde 75’e düşürdü.İSKİ’den alınan bilgiye göre bugün itibariyle barajların doluluk oranı yüzde 75.32. 15 gün önce ise bu rakam yüzde 80 civarında idi. Doluluk oranının düşmesinde; günlük su tüketimi miktarının 3 milyon metreküpe yaklaşması gösterildi. Barajlarda ise en yüksek doluluk oranı yüzde 80.92 ile Elmalı ve Pabuçdere olurken, en düşük seviye yüzde 41.07 ile Istrancalar’da ölçüldü.CHA
Kickstarter sitesini hepimiz biliyoruzdur. Seyahat Ceketi Projesi için 25 gün de tam 4 milyon dolar toplamayı başardılar.Buradan detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.Peki ceketin ne gibi özellikleri var?Seyahat Boyun Yastığı, İçecek Saklama Kutusu, Kulaklık Cebi, Eldiven, Uyku Göz Maskesi ve daha 15 farklı özellik...
Sen ne hakla kızımı iftirana alet edersin?SEÇİM öncesi Şems Ethem'in gazetelerinde herkesin kanını donduran bir haber çıkmıştı.Bu habere göre...CHP'li Umut Oran ile 'Paralelci' Emre Uslu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kızını öldürmeyi planlıyorlardı.'Sümeyye'nin icabına bakın', 'Sümeyye'ye suikast' başlıkları, Şems Ethem'in gazetelerinin birinci sayfalarını boydan boya kaplıyordu.Ve dün...Savcılık karar verdi.Savcılığın verdiği karara göre 'Haberlerde acemice hazırlanmış bir delil üretme çabasının olduğu' saptandı.Haberi yapan gazetelere iftira davası açıldı.Şimdi ailesiyle ilgili haklı hassasiyetini bildiğimiz Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'dan, Şems Ethem'e şöyle bir sesleniş bekliyoruz:Ey Ethem!Sen hangi hakla benim kızımı, iftira ve yalan haberlerinin başkahramanı haline getirirsin.Buna ne hakkın var?Bir baba olarak bana bunu nasıl yaşatırsın?Olmayan bir suikast iftirasıyla beni ve ailemi nasıl tedirgin edersin?Sen kimsin? Kimsin ya?
Küçük kız çıktığı yetenek yarışmasında hayvanları hipnotize edebilme yeteneği ile herkesi kendisine hayran bıraktı. Adeta konuştuğu hayvanlardan uyumalarını istedi. Yetenek gibi yetenek!
Çatalhöyük kazı başkanı Ian Hodder Avrupa kültürünün temellerini Çatalhöyük'ün oluşturduğunu, hatta Alman gen yapısında Orta Anadolu gen yapısının özelliklerinin görüldüğünü söyledi.2012 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne giren Çatalhöyük kazıları 22. yılını tamamladı. Sonuçları ve buluntularıyla Anadolu Neolitik tarihine büyük katkılar sağlayan kazıları yürüten Prof. Ian Hodder, önümüzdeki yıl arkeolojik kazıları sonlandıracağını ve 2 yıl da araştırma yürütüp Çatalhöyük kazı başkanlığı görevini bırakacağını söyledi.Ömer Erbil'in Radikal'de yayınlanan haberine göre Hodder Çatalhöyük’te yaşayan toplumla ilgili önemli sonuçlar elde ettiklerini, barış ve eşit şartlarda yaşayan halkların savaş ve kavga etmeksizin yaşadıklarını mezarlardan çıkan buluntularda görmenin mümkün olduğunu belirtti.
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler... Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!