Çanakkale'de Mülteci Faciası
Çanakkale'de kaçakları taşıyan tekne alabora oldu. İçinde yaklaşık 50 kişi bulunan tekneden 25 kişi kurtarıldı, 12 kişinin cesedine ulaşıldı.Ege Denizi'nde, yabancı uyrukluları taşıyan teknenin batması sonucu ilk belirlemelere göre, 12 kişi hayatını kaybetti, 25 kişi kurtarıldı. Çanakkale Valisi Hamza Erkal, Ayvacık ilçesi sahillerinden Yunanistan'ın Midilli Adası'na geçmeye çalışanları taşıyan teknenin batması sonucu ilk belirlemelere göre 12 kişinin yaşamını yitirdiğini, 25 kişinin de sahil güvenlik ekiplerince kurtarıldığını kaydetti. Erkal, hayatını kaybedenlerin henüz uyruklarının tespit edilemediğini ifade ederek, '12 kişinin cesedi, Ayvacık'taki Babakale Limanı'na getirildi' dedi. Bu arada, kurtarılarak sahil güvenlik gemisine alınan 25 kişinin ifadelerine başvurulduğu öğrenildi. İfadeler doğrultusunda teknede 48 ila 52 kişinin bulunduğu ve bölgedeki arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtildi.Bodrum'dan Yunanistan'a geçmeye çalışırken öldüler Bodrum'dan Yunanistan'ın İstanköy adasına geçmeye çalışan, içerisinde Pakistan uyruklu oldukları öğrenilen 15 mültecinin bulunduğu lastik bot battı. 14 kişi kurtarıldı, bir kişi hayatını kaybetti. Yunanistan açıklarında batan başka bir bottaysa 15 göçmenden üçü çocuk, dört kişi yaşamını yitirdi. 2015'te Avrupa'ya geçmeye çalışan 3 bin 117 göçmen Akdeniz ve Ege'de hayatını kaybetti.
Türksat 4B'den İlk Sinyal Alındı
Türkiye'nin 7. uydusu Türksat 4B, Kazakistan'daki Baykonur Uzay Üssü'nden uzaya başarıyla gönderildi. Türksat 4B uydusundan ilk sinyalin, Türkiye saatiyle 09.01’de İtalya'nın Fucino yer istasyonundan alındığı bildirildi.
Gül: 'Artık Ölülerimize Başsağlığı Dilememiz Bile Garipseniyor'
Dünya Ehl-i Beyt Vakfı'nın geleneksel Muharrem Ayı İftar Programı'nda konuşan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül; ölülerin olduğu bir ortamda birbirlerine başsağlığı dilediğinizde, 'Ya, ne oluyor?' diye sorular ortaya çıkarsa, o zaman sorunun ne kadar derin olduğunu bir kez daha kavramamız gerekiyor' dedi.'
'Ankara Katliamı' Şüphelisi ile Suruç Bombacısı 'El Kaide'den Alınıp Bırakılmış...
Ankara katliamının faillerinden biri olduğu öne sürülen Ömer Deniz Dündar ile Suruç katliamını gerçekleştiren Abdurrahman Alagöz’ün, El Kaide soruşturması kapsamında ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldığı ve haklarında takipsizlik kararı verildiği ortaya çıktı. Dün Meclis'te basın toplantısı düzenleyen CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, Ankara Katliamı şüphelisi Yunus Emre Alagöz’ün 2 yıldır tüm telefonlarının dinlendiğini söyledi...
Davutoğlu: 'IŞİD Temel Aktör'
Başbakan Davutoğlu, Ankara’da yüzden fazla kişinin öldüğü saldırı hakkında konuştu: 'Bu olayın içinde DAEŞ temel aktör olarak var. Piyonları kimin yönlendirdiğini araştırıyoruz.'Başbakan Ahmet Davutoğlu, TRT 1 , TRT Haber ve TRT Türk ortak yayınına katıldı. Ankara’daki saldırı hakkında şöyle konuştu:“Biz şu anda görünen piyonları önemli ölçüde tespit ettik. Piyonların arkasındaki kademeleri araştırıyoruz. Bazılarına ulaştık, başka bağlantılar için çaba sarf ediyoruz.Bugün bir gazetede bir hikâye anlatılıyor. Orada anlatılan her şey yanlıştır. Gelmişler, Ankara turu atmışlar, kafelerde kahvaltı etmişler. Böyle bir medya kültürü çağdaş demokrasilerde olmaz. Emniyet birimlerine güvensizlik telkin ederseniz yayıncılık değil, sorumsuzluk yapmış olursunuz. Ondan sonra ‘Yayın yasağı niye geldi?’ deniyor.Bu hikâye yalan olduğuna göre, o hikâyeyi fısıldayanlar teröristlerle işbirliği yapanlardır. Açıklasınlar fısıldayanların kim olduklarını, buz dağının altını birlikte görelim.Şu anda elimizde belli veriler var. Ve aynı gazetenin yaptığı yayın sebebiyle, orada yayınlanan bir isim sebebiyle, bütün bu bağlantıları sağlayan en önemli aktörlerden birisi vaktinden önce yapılan bir yayın sebebiyle kaçtı elimizden. Peşindeyiz hâlâ. Biraz önce içişleri bakanımızdan bilgi aldım. Belli halkaları bağlamaya çalışılıyor. Ve bu halkaların önemli isimlerinden birisi bu yine aynı gazetede yayınlanan bir haber sebebiyle emniyetin ulaşım şeyinin dışında, yani kaçtı. Nasıl bu kadar sorumsuzca davranılabilir?Sayın Kılıçdaroğlu’na da birileri bir şeyler fısıldıyor. Emniyeti biz engelliyormuşuz. Bir tek emniyet görevlisi ‘Elim tutuluyor’ derse, o çıksın söylesin. Emniyet içine sızmış bazı odaklardan bahsetmek gerekir. Güvenlik güçlerine gölge düşürüyorlar.Sayın Kılıçdaroğlu diyor ki, ‘IŞİD’in üstünü örtmeye çalışıyor.’ Bu olayda ‘PKK bağlantısı yok’ demek size mi kaldı? Buz dağının dibine kadar gideceğiz. Hiçbir mesele başıboş bırakılmadı. Bu meselede de failleri konusunda yüzde yüze yakın bilgimiz var.Teröristlerin Ankara’ya ne zaman, hangi araçlarla geldiğini, hangi şoförlerle neyi konuştuğunu biliyoruz. Ama ben bunları açıklamam. Bu olayın içinde DAEŞ [Irak Şam İslam Devleti-IŞİD] temel aktör olarak var. Piyonları kimin yönlendirdiğini araştırıyoruz.DEAŞ’ın içinde Suriye rejim unsurları var. PKK’nın ve PYD’nin içinde başka ülkeden istihbarat unsurları var.”Kılıçdaroğlu'na 'hodri meydan'Başbakan, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Ankara’daki saldırıdan sonra Başbakan Davutoğlu’yla yaptığı görüşme hakkında “Aramızda kalsın dediği hiçbir konuyu dışarıya taşımadım. İçeride konuşulanları dışarıda anlatsam, Davutoğlu çok zor durumda kalır” demesine yanıt verdi:“Ben hayatımda söylediğim hiçbir şeyden gocunmadım. Bir sırrın arkasına sığınmadım. Biz hiçbir şeyi milletimizden saklamayız. Bu siyasetin adı devlet siyaseti değil, şantaj siyasetidir. Sırf beni zora sokmak için bu lafları ediyorlarsa, hodri meydan!”Konya'daki milli maçtaki ıslıklamalarDavutoğlu, Konya'da oynanan milli maçta Ankara’da ölenler için yapılan saygı duruşundaki ıslıklamaları hatırlatan Kılıçdaroğlu’nun “Mevlana'nın makamının bulunduğu yer... O insana bile saygı duymuyorsanız ne diyeyim ben size” sözlerine de cevap verdi. “Küçük bir grup slogan atmaya kalkışınca, o sloganları bastırmaya çalışmak için yapılan bir şey. Bunu Konya taraftarları açıkladı. Kesinlikle o ıslıklama saygı duruşuyla ilgili değil” dedi.'İnsanlar katledilince nereye geleceklerdi?'Başbakan, Kılıçdaroğlu'nun Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in yaptıklarını örtmeye çalıştığını söyledi.'Hama'da, Humus'ta insanlar katledilince nereye geleceklerdi? Meksika'ya, Japonya'ya mı gideceklerdi? Tabii, buraya geleceklerdi. Türkiye, Suriye ile hiç ilgilenmemiş olsaydı sanki bize hiç bulaşmayacak mıydı?' diye konuştu.'Bu coğrafya içine kapananları tarihe kapatır'Davutoğlu, Türkiye'nin gücünü artırmasından rahatsız olan çevreler olduğunu söyledi: 'Birileri Türkiye'nin ne olmasını, ne de ölmesini istiyor. 'Gücümüzün üstünde davrandık' dememizi istiyorlar. 'Petrol her yere gider Türkiye'ye gelmez' dediler, anlaşmalarımızdan rahatsız oldular. Bizim bütün idealimiz bölgeyi birleştirmekti. Ortadoğu’da, Balkanlar’da, Kafkaslar’da… Birileri bunu fark ettiği için, engellemek için harekete geçti. Boşnakların Sırplarla bir araya gelebileceğini kim tahayyül edebilirdi? Türkiye hiçbir zaman içine kapanmayacak. Bu coğrafya içine kapananları tarihe kapatır.Mısır'da demokrasi yerleşseydi bugün Ortadoğu halkları DAEŞ terörüyle ya da Suriye rejiminin zulmüyle değil, demokrasiyle tanışmış olurdu.Son 5-6 yıl içinde sadece İsrail’in güvenliği için dizayn edilmeye çalışılan Ortadoğu coğrafyasına karşı bizim onurlu direnişimizi bulursunuz. Biz doğru bildiğimizi yaptığımız için bugün Filistin’de pek çok evde Filistin ve Türk bayrağı var. 7 Haziran'da seçim akşamı Filistin'den ya size bir şey olursa, bize ne olur diye ağlayan telefonlar geldi.'‘Silahların kaynağını kuruturuz’PYD’ye verilen silahların Türkiye’ye yönelmesine karşı çıktıklarını söyleyen Davutoğlu, “DEAŞ nasıl Arap olmakla ilgili değildir, PYD de Kürt olmakla ilgili değildir. Bizim meselemiz Kürtlerle alakalı değil, Türkiye’nin huzurunu bozmak isteyen gruplarla ilgili. Türkiye’de silahlar susmuş olsa, PYD’ye bakışımız farklı olurdu. PYD’nin elindeki silahlar PKK’ya gidiyorsa o gidiş koridorunu kapatırız. Türkiye’ye yönelecek her namluyu kırarız. O silahların kaynağını da kuruturuz. Aynı şekilde Nusra, DEAŞ’a karşı çarpışıyor. DEAŞ’a karşı saldırıyor diye Nusra’ya destek mi olacağız?” diye konuştu.“Suriye’nin toprak bütünlüğünün önemi kaldı mı?” sorusuna cevap veren Davutoğlu, “Türkiye olarak biz her zaman uluslararası hukuka riayet ederiz. Fiilen bakıldığında Suriye rejimi Suriye’nin yüzde 14’ünü kontrol ediyor. Eğer birileri Suriye’yi Doğu Akdeniz’deki üs mücadelelerine kurban edecekse, çok yazık olur” dedi.'Şubat'ta 10 bin öğretmen atayacağız'Ayrıca Davutoğlu, Şubat ayında 10 bin öğretmenin atanacağını açıkladı.Kaynak: Al Jazeera
5 Grafik ile Türkiye'nin Genç İşsizlik Sorunu
15-24 yaş arasını kapsayan genç nüfus arasındaki işsizlik Türkiye'de endişe verici boyutlara ulaşmış durumda.Özellikle genç nüfusun toplam nüfusa oranıyla, genç işsizlerin toplam işsizlere oranı kıyaslandığında göze çarpan büyük fark durumun vehametini ortaya koyuyor.İşte Türkiye'de genç işsizliğin vehametini ve diğer ülkelere göre kıyasla durumunu gösteren 5 grafik:
Homeland Dizisine Graffiti Sabotajı
Homeland dizisinin setine Arapça duvar yazıları yazmaları için görevlendirilen Berlinli sokak sanatçılarının yapımcılara yaptığı sürpriz dizinin yayınlanmasıyla ortaya çıktı.
Simón Prades'in Dünya Çapında Ses Getiren 10 Sürreal Editöryal İllüstrasyonu
1985 yılında Almanya'da doğan Simón Prades, dünyanın önde gelen yayın organları için editöryal illüstrasyonlar hazırlayan bir isim. Çizimleri genellikle; portreler, yaşam tarzı, sanat, sinema, sosyal sorunlar ve politik atmosfer gibi temaları içeriyor. Prades'in sürreal anlatım tarzıyla oluşturduğu illüstrasyonlarda kullandığı metaforlar, okuyucuya farklı pencereler açarak, içinden çıkılması güç kompozisyonları, oldukça anlaşılır bir hale getiriyor. New York Times, The New Yorker, The Guardian gibi medya devlerinde, illüstrasyonları sıklıkla görebileceğiniz Prades'in ses getiren çalışmalarından bazılarını sizler için derledik.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Alt alta topla çıkan sonucu devlet hanesine şöyle yaz: Destansı bir ihmaller silsilesi, destansı bir çöküş. Bugün bunu destekleyen başka bir bilgi daha...Ne Adalet Bakanı, ne İçişleri Bakanı istifa etmedi. Etmesin zaten, bu onların istifasıyla kapanacak bir yara değildir.Halihazırdaki hükümet, AKP hükümeti değilmiş. Değil zaten, bu son üç ayın hükümetinden öte başlayan bir karanlıktır.5 Haziran 2015 – Diyarbakır bombalı saldırısı – 5 can yitik22 Temmuz 2015 – Suruç bombalı saldırısı – 34 can yitik10 Ekim 2015 – Ankara bombalı saldırısı – 102 can yitikAlt alta topla çıkan sonucu devlet hanesine şöyle yaz: Destansı bir ihmaller silsilesi, destansı bir çöküş.Her geçen gün bunu doğrulayan başka bir bilgi daha elde ediyoruz.