UEFA Avrupa Ligi'nde Lokomotiv Moskova deplasmanında aldığı 1-1'lik skorla son 16 turuna kalan Fenerbahçe'nin rakibi İsviçre'nin Nyon kentindeki kura çekimiyle belli oldu.
Olağanüstü FIFA Kongresi'nde başkanlık süresinin 3 dönem dörder yılla sınırlandırılması gibi yönetimsel değişiklikleri içeren reform paketi oy birliğiyle kabul edildi.
-Bir ay boyunca rolüme hazırlandım,-Rolüm için altı ay boyunca akıl hastanesinde gözlem yaptım.-Rolünün etkisinde kalan oyuncu intihar etti...Bu ve benzeri söylemleri sinema dünyasında sıkça duyarız. Peki ama tüm oyuncular nereden öğreniyor bu sözleri. Aslında hepsi bir Rus sayesinde kuruyor bu sözleri.O Rus öyle önemli bir Rus ki dağıtıyor Oscar heykelciklerini.
G kuvveti nedir? Gravity kelimesinin baş harfi olarak kullanılan ve özellikle jet uçakları için terimleşmiş bir kavramdır. Yerçekimine karşı yapılan bir iştir. G kuvveti, tamamen merkezkaç kuvvetinin sonucudur.
Bundan üç ay kadar önce haber yazdıkları için casusluk, terör örgütü üyeliği gibi ağır suçlamalarla içeri alındığında 'Başları dik çıkacaklar'demiştik, bundan emindik.İki meslektaşımız gerçekten başları dik çıktılar Silivri Cezaevi'nden.Peki onlara binbir suçlamayla, daha düne kadar olmadık iftira atanlar ne yapacak?Tıpkı bir süre önce başka davalarda bu iftiraları atanların şimdi yargılanmaları, kaçacak delik aramaları gibi, yarın da bu davaları siyasi intikam aracı olarak görenler kaçacak delik arayacak mı?Daha dün Anayasa Mahkemesi kararı çıktıktan sonra AK Parti sözcüleri arasında 'Bizim ne ilgimiz var?' diye soranlar çıkmaya başladı.Peki, kimdi meydanlarda, televizyon ekranlarında, manşetlerde; Can Dündar'ın ve Erdem Gül'ün; Cemaat'in uzantısı olduğundan tutun, askeri casusluğa, oradan, 'Suriye'deki Türkmenlerin uğradığı saldırıdan sorumlu olduklarına' dair iddiaları ileri sürenler?Kimdi 'Böyle gazetecilik olmaz' diye ahkam kesenler?
Attila İlhan'ın dizeleriyle, 'Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı / Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı / Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı / Gittiler akşam olmadan ortalık karardı' Yeşilçam'ın siyah beyazlı yıllarının hoyrat gülüşlü adamlarına 10 sahneyle bir merhaba.
'Aman insanlarla aramda problem çıkmasın... İnsanlar beni daha çok sevsin... Şimdi büyütmenin ne gereği var?' cümlelerini kullanırken kendimize ve etrafımıza iyilik yaptığımızı düşünüyoruz fakat yeri geldiğinde pençeleri göstermek aslında her şeyi daha bir istediğimiz kıvama kavuşturabilir dostlar...
Adrenaline Addiction ekibi yarı donmuş bir nehirde snowboard yapıyor. İzlemesi ne kadar zevkli olsa da denemek cesaret ister, hele ki o buz gibi suda...
Yıl, 1887… Gazetecinin biri, Victor Hugo’ya soruyor: “Eserleriniz ve siz bugüne dek çok olumlu eleştiriler aldınız, çok övüldünüz. Bunlar arasında sizi en çok hangisi hoşnut etti?” Hugo anlatıyor: “Karlı bir kış gecesiydi. Eş dostla yiyip içmiştik. Mesafe kısa diye, evime yaya olarak dönüyordum. Fena halde sıkışmıştım. Hızlı adımlarla, malikanemin bahçe kapısına vardım. Kapı kilitliydi. Var gücümle uşağıma seslendim: ‘İgooooooor!’ Defalarca haykırmama karşın İgor’un beni duyduğu yoktu. Sidik torbam Atlas okyanusu büyüklüğüne ulaşmıştı. Altıma kaçırmak üzereydim. Yaşlılık işte. Çaresiz, bahçe duvarına yanaştım, etrafa bakındım, görünürde kimse yoktu, fermuarımı indirdim ve su dökmeye başladım. Tam o sırada arkamda bir at arabası durdu. Hiç kıpırdamadan, sessizce işiyordum. Arabacı nefret dolu bir sesle ‘seni haddini bilmez, buruşuk o… çocuğu! O işediğin, Sefiller’in yazarı Victor Hugo’nun duvarıdır!’ dedi. İşte, hayatımda duyduğum en iltifat dolu söz buydu.”26 Şubat 1802 de onun doğum günü idi.Söylemleriyle yolumuzu aydınlatmak için en güzel bir gün...
MİT TIR’ları haberleri nedeniyle casuslukla suçlanıp 92 gün cezaevinde yatan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara temsilcisi Erdem Gül, tahliyelerinin ilk gününde gazete binası önünde açıklama yaptı. Dündar, 'Sayın Cumhurbaşkanı'na teşekkür etmek istiyorum, bizi birbirimize yakınlaştırdı. Gizlemeye çalıştıkları sırrı bütün dünyanın bilmesini sağladı. Gerçekten biz istesek bu kadarını yapamazdık' dedi. Erdem Gül ise, 'Aslında muhalif gazetecilik diye bir şey olmaması lazım, gazetecilik zaten bir denetleme faaliyetidir. İktidarı denetler. İktidar varken, güçlüler varkem herhalde daha zayıfları denetlemeyecektir. Denetleyen bir faaliyet olduğu için muhalif gazeteci, iktidarın gazetecisi diye bir ayrım olmaması gerekir' ifadelerini kullandı.
Azerbaycan’ın Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında 24 yıl önce, 26 Şubat’ta bir katliam yaşandı. Aralarında yaşlı insanlar, kadınlar ve çocukların da olduğu 613 Azeri Ermeniler tarafından katledildi. Esir düşenler, hâlâ kayıp olan Azeriler var. Al Jazeera belgeseli ‘Hocalı-Kaybolan Saadet’, katliamdan kurtulan ancak pek çok yakınını kaybeden Azerilerin yaşadıklarını, hâlâ içlerinde taşıdıkları acıyı ve bugünkü sürgün hayatlarını anlatıyor.Aljazeera
Avrupa Birliği yetkilileri, Türkiye'nin 7 Mart itibariyle Yunanistan'ı geçerek kuzeye hareket eden mülteci sayısını azaltmak üzere harekete geçmemesi durumunda Avrupa'nın çok değer verdiği serbest seyahat hakkının askıya alınabileceğini belirtiliyor.
Minik minik, tatlış çocuklar her yıl Oscar adayı filmlerin bir sahnesini kendi meşreplerince canlandırmaya çalışıyor. Bu eğlenceli çalışmayı bu yılki Oscar adayı filmler için de yapmışlar. İşte o çocuk sevimliliğindeki filmler ve sahneler. Ben hepsini göreceğim diyenler buraya bakabilir.
İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü emekli öğretim üyesi Prof.Dr. Bedia Akarsu 25 Şubat Perşembe günü 95 yaşında, 2008 yılından beri yaşadığı Darüşşafaka Rezidans’a bağlı hastanede hayata veda etti. Akarsu’nun cenazesi 27 Şubat Cumartesi günü öğle vakti Teşvikiye Camisi'nden uğurlanarak Merkezefendi Mezarlığı'ndaki aile kabristanında toprağa verilecek.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara temsilcisi Erdem Gül'ün tahliye kararına ilişkin Assange ve Snowden örneklerini verdi ve 'Bu karar bir tahliye kararı ve dava devam ediyor. Dünyanın başka ülkelerinde bu tür casusluk davaları yapılıyor. Hukuka uygun şekilde devam etmesi esastır, biz de bunu yanından takip edeceğiz' dedi.
İstanbul Boğaziçi Üniversitesi kampüsünde dün şüpheli araç paniği yaşandı. Olaya ilişkin çelişkili ifadeler kafa karışıklığı yarattı. Bazı kaynaklar, yapılan ihbar üzerine olay yerine gelerek inceleme yapan Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin, 'bomba düzenekli şüpheli aracı bulduğunu' aktarırken, Anadolu Ajansı konuyla ilgili haberinde 'şüpheli bir araçta bomba düzeneği yapımında kullanılan malzeme ele geçirildi' dedi. Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü ise, yaptığı açıklamada 'emniyet yetkililerinin incelemeler sonucunda bomba ihbarının asılsız olduğunu, araçta bomba düzeneği vb. tehlike arzeden bir durumun olmadığını ifade ettiğini' söyledi.
Geçtiğimiz günlerde kırılan kafesine verdiği tepki ile tanıdığımız küfürbaz kakadu yeni videosunda keyfi yerinde gözüküyor. Derin bir sohbet içerisinde olan sevimli hayvanın o anlarını izliyoruz...