Mesleki Eğitim Kurslarından Yararlananların Sayısı 28 Bini Geçti
ANKARA (AA) - Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, 1 Haziran itibarıyla başlayan normalleşme döneminden eylül ayı sonuna kadar 28 bini aşkın kişinin mesleki eğitim kurslarından yararlandırıldığını bildirdi.Selçuk, yazılı açıklamasında, İŞKUR tarafından düzenlenen mesleki eğitim kursları ile mesleği olmayan vatandaşlara meslek öğretmeye, mesleği olan vatandaşların ise mesleki niteliklerini geliştirmeye devam ettiklerini belirtti.Mesleki eğitim kurslarına katılanların yüzde 57'sinin kadın olduğunu vurgulayan Selçuk, '2002'den 2020'nin Eylül ayına kadar toplam 1,7 milyonu aşkın kişiyi meslek sahibi yaptık. Normalleşme döneminin başlangıcı olarak kabul ettiğimiz 1 Haziran'dan eylül ayı sonuna kadar ise 28 bini aşkın vatandaşımızı mesleki eğitim kurslarından yararlandırdık.' ifadesini kullandı.Selçuk, mesleki eğitim kurslarına katılan kursiyerlere yapılan maddi desteklere ilişkin şunları kaydetti:'Her bir kursiyerimize, eğitime katıldığı gün kadar ödeme yapıyoruz. Bu doğrultuda istihdam garantili kurslarda 40 lira, geleneksel mesleklerde düzenlenen kurslarda 40 lira, sanayi sektöründeki mesleklerde düzenlenen istihdam garantili kurslarda 60 lira, MEGİP kapsamındaki kurslarda ise kişilere 89,40 lira katkıda bulunuyoruz. Ayrıca mesleki eğitim kurslarımıza katılan vatandaşlarımızın eğitim süresince genel sağlık sigortası ile iş kazası ve meslek hastalığı primlerini de karşılıyoruz.'
Gıda Kahramanları İlham Veren Hikayelerini Paylaştı
ANKARA (AA) - Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Birleşmiş Milletler Gönüllüleri (UNV) Dünya Gıda Günü kapsamında 'Gıda Kahramanları: İçimizdeki Gönüllüler' etkinliği düzenledi. FAO'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, online gerçekleştirilen etkinliğin moderatörlüğünü Uzman Diyetisyen ve FAO Sıfır Atık Sıfır Açlık Destekçisi Dilara Koçak yaptı. Etkinlikte, gıda ve tarım sektöründe başarılı çalışmalara imza atan sekiz gıda kahramanı, ilham veren hikayelerini paylaştı. FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık ve UNV Ülke Koordinatörü Nil Memişoğlu, etkinlik nedeniyle verdikleri ortak mesajda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle gıdanın ve gıda güvenliğinin öneminin daha çok anlaşıldığını bildirdi.Anadolu Meraları Eş Kurucusu Durukan Dudu, tarımın iklim krizine cevap verebileceği düşüncesinin kendisine ilham verdiğini belirterek, tüketicilerin gıda ve tarım sisteminin içinde aktif rol oynayabileceklerini vurguladı. Gıda Kurtarma Derneği Kurucusu Olcay Silahlı, sürdürülebilirlik ve teknoloji kullanımı arasındaki ilişkiye dikkati çekti. Kadın Çiftçiler Ekolojik Eğitim ve Üretim Merkezi (KAÇEM) Başkanı Fatma Andaç, Tarım ve Orman Bakanlığının organik tarım üzerine düzenlediği bir eğitime katılmasıyla hayatının değiştiğini ve bugün onlarca organik ürün yetiştirdiğini aktardı.Çorbada Tuzun Olsun Derneği (ÇOTUN) Başkanı Ahmet Türker ise evsizlere gıda dağıttığını, gıdanın bir iletişim aracı olduğunu fark etmesinin kendisine ilham veren unsurlardan olduğunu kaydetti.
Adana'da Trafik Kazalarını Azaltmak Amacıyla Traktör Sürücülerine Reflektör Dağıtıldı
ADANA (AA) - Adana'nın Yüreğir ilçesinde, traktör, römork ve tarım aletlerinin trafikteki görünürlüğünü artırmak ve muhtemel kazaları önlemek amacıyla sürücülere reflektör dağıtıldı.İl Jandarma Komutanlığı ve Yüreğir Ziraat Odası iş birliğinde, tarımsal alanları barındıran Yakapınar Mahallesi'nde traktör sürücüleri için bilgilendirme çalışması yapıldı.Sürücülere, karanlık havada görünürlüğün önemi anlatıldıktan sonra yaklaşık 100 araca üçgen reflektör monte edildi.Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada traktör, römork ve tarım araçlarının arkasına reflektör takarak trafik kazalarının en aza indirilmesini hedeflediklerini belirterek, 'Genelde tüm traktörlerin römork arkasında bu reflektörlerin zaten olması gerekiyor. Kara yollarında traktör ve tarım makineleri ekipmanlarından dolayı meydana gelebilecek kazaları önlemek için burada reflektör takarak farkındalık oluşturmaya çalıştık.' diye konuştu.Traktör sürücüsü çiftçiler de ekiplere teşekkür etti.
Tahir Elçi'nin Öldürülmesi Ve İki Polisin Şehit Edilmesine İlişkin Dava
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 5 yıl önce 2 polisin şehit olduğu terör saldırısı sonucu eski Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin öldürülmesine ilişkin, 3'ü polis memuru 4 şüphelinin yargılanmasına başlandı.Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuksuz yargılanan polis memurları S.T, F.T. ve M.S. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı, Elçi'nin eşi Türkan Elçi ve avukatlar salonda hazır bulundu.Duruşma devam ediyor. İstenilen cezaİddianamede yakalama kararı bulunan terörist Uğur Yakışır hakkında 'devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak', 2 polis memurunu 'kasten öldürmek' suçlarından 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet ile Elçi'yi 'olası kastla öldürmek' suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar, polis memuru S.T'yi 'öldürmeye teşebbüs' suçundan 20 yıla kadar, 'mala zarar vermek' ve 'ruhsatsız silah bulundurma, taşıma veya satın alma' suçundan da 1 yıl 4 aydan 5 yıla kadar hapis, polis memurları M.S, F.T. ve S.T. hakkında da 'bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme' suçundan her biri hakkında 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası isteniyor.Sur ilçesinde 28 Kasım 2015'te Diyarbakır Barosunca, terör saldırılarında zarar gören tarihi Dört Ayaklı Minare'ye dikkati çekmek amacıyla basın açıklaması yapılmış, açıklamanın ardından teröristlerin saldırısı sonucu polis memurları Ahmet Çiftaslan ve Cengiz Erdur şehit olmuş, çıkan olaylarda Tahir Elçi, hayatını kaybetmişti.
Hindistan, Sınırda Kaybolan Çin Askerini Teslim Etti
ANKARA (AA) - Çin-Hindistan sınırında kaybolduğu açıklanan Çin askerinin, Hint yetkililer tarafından Çin makamlarına teslim edildiği bildirildi. BBC'nin haberine göre, Hindistan ordusu, Çin Halk Kurtuluş Ordusu askerinin, Ladakh'ın Demchok bölgesinde yolunu kaybetmiş halde bulunduğunu, kendisine tıbbi yardım ve oksijen desteği sağlandığını açıkladı. Çin askerinin, 'mevcut protokoller' uyarınca Çinli yetkililere teslim edildiği belirtildi. Çin Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, pazar günü Çin-Hindistan sınırındaki dağlık Ladakh bölgesinde yolunu kaybeden, ardından Hint ordusu tarafından bulunan askerin teslim edilmesi istenmişti. Hindistan'ın kuzeydoğusundaki Ladakh bölgesinde, 15 Haziran'da 20 Hint askerinin ölümüyle sonuçlanan çatışmaya neden olan ve bölgede tansiyonu yükselten süreç, Çin askerlerinin mayıs başında üç noktadan Ladakh bölgesine girip burada çadır ve askeri karakollar kurmasıyla başlamıştı.Çin ve Hindistan, eylül ayında sınır bölgesine daha fazla asker konuşlandırmama konusunda uzlaşmıştı.
Sosyal Paylaşım Sitesinin Güvenlik Açığını Bulan Genç 10 Bin Dolar Ödül Kazandı
SAKARYA (AA) - UĞUR SUBAŞI - Sakarya'da yaşayan Türkmenistanlı Almaz Seidov, sosyal paylaşım platformu Instagram'ın güvenlik açığını bulunca, durumu bildirdiği firma tarafından 10 bin dolar ödüle layık görüldü.Üniversite öğrencisi Seidov, Instagram'da hesabını kurtarabilmek için başka bir kullanıcı adını deneyerek giriş yapmaya çalıştı. Başka bir kullanıcı adı girerek şifre yenile bölümünden hesaba giriş yapabilen Seidov, paylaşım sitesinin güvenlik açığı olduğunu fark edince bu konuda araştırma yapmaya başladı.Seidov, araştırmaları sonucunda bu güvenlik açığının bir an önce kapatılması gerektiğini düşünerek, istediği hesaba giriş yapabildiğini ilgili paylaşım sitesine bildirdi.Soysal paylaşım sitesinin, güvenlik açığını kabul etmesi üzerine Almaz Seidov, firma tarafından teşekkür mailinin yanı sıra 10 bin dolarla ödüllendirildi.'İnsanların sosyal medya hesaplarını güvenli kullanmaları için çalışmalar yapıyorum'Almaz Seidov, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 4 ay yaptığı çalışmalar neticesinde Instagram'daki güvenlik açığını bulduğunu söyledi.İnsanların hesaplarının zarar görmemesi için durumu ilgili firmaya bildirdiğini ifade eden Seidov, 'Instagram mobil uygulamasında 'şifremi unuttum' butonundan başka birinin kullanıcı hesabını girerek istediğim hesaba girebildiğimi fark ettim. Bu durumu kanıtlayabilmek için zarar vermeden bazı ünlülerin, futbolcuların hesaplarına giriş yaptım fakat bunu hesaplara zarar vermeden yaptım, sadece durumu kanıtlamak adına.' diye konuştu.Keşfettiği güvenlik açığını Instagram'a bildirdiğini kaydeden Almaz Seidov, 'Durumun kabul edilmesiyle bana teşekkür maili ve 10 bin dolar ödül verildi. Sosyal medya kullanıcılarının zarar görmemesi adına sosyal platformlarda bu açıkları bulup kapattırmaya çalışıyorum. İnsanlar hesaplarını daha güvenli bir şekilde kullansınlar diye.' ifadelerini kullandı.
Reklam
Hacı Bektaş Veli'nin En Eski Tablosunu Almanya'daki Müzayededen Satın Aldı
İSTANBUL (AA) - KÜBRA KARA - Hollanda'daki Türk ve Arap Dünyası Araştırma Merkezi Başkanı Dr. Mehmet Tütüncü, Almanya'da katıldığı bir müzayededen satın aldığı Hacı Bektaş Veli'nin tasvir edildiği tablonun, Hacı Bektaş Veli'ye ait en eski resim olabileceğini söyledi.Hollanda'da yaşayan Tütüncü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iş için gittiği Almanya'da katıldığı bir müzayedede, Hacı Bektaş Veli'yi tasvir eden bir esere rastladığını söyledi.Müzayededeki eserleri incelerken bir eserde Hacı Bektaş Veli tasvirini gördüğünü ve eseri hemen almaya karar verdiğini anlatan Tütüncü, 22x17 santimetre boyutlarındaki tabloda bir post üstünde iki kişinin oturduğunu, resmin sağ üst köşesinde Osmanlıca, 'Sarı Saltuk Baba', sol tarafından ise 'Hünkar Hacı Bektaş Veli' yazılarının bulunduğunu kaydetti. Eseri fark ettiğinde çok heyecanlandığını dile getiren Tütüncü, sözlerini şöyle sürdürdü:'Çok heyecanlandım çünkü resmin altındaki Osmanlıca yazıyı okuyunca Hacı Bektaş'ın en eski resmi olduğunu anladım. Bu resmi bana göre önemli kılan bir diğer unsur da Sarı Saltuk'un bulunması. Orada sadece Hacı Bektaş ve Sarı Saltuk'un resmi yok, aynı zamanda bir hikaye de anlatılıyor. Resmi yapan da muhtemelen bir hat sanatçısı olan Üsküdarlı Ahmed. Tabii tek başına bir resim değildir bu, muhtemelen büyük bir kitap içerisinden gelmiş olabilir.'Resmin sağ ve sol üst ile alt kısmında Osmanlıca yazıların bulunduğunu aktaran Tütüncü, eserin kim tarafından ne zaman yapıldığı, resimde kimlerin yer aldığı bilgisinin bu yazılarla anlatıldığını söyledi.Eserin üzerinde Osmanlıca 'Hacı Bektaşi Veli hirbâ postunda otururken Mar-ı mezbûr gâib olan evladlarını evladlarını iddiâ eylediği teveccüd mahzenül-esrârda beyanıdır. Elfakir el hakir Ahmed el Üsküdari sene 1061.' yazdığını belirten Tütüncü, metnin Türkçeye 'Hacı Bektaş Veli hırba postunda otururken, daha önce anılan yılanın evlatlarını kaybedip, onları Hacı Bektaş Veli'den istemesi hakkındadır. (Bu resmi) yapan Üsküdarlı Ahmed, sene 1061 (Miladi 1651 yılı)' şeklinde çevrilebileceğini söyledi.'Resim miladi 1651 yılında yapılmış'Resmin detaylarını anlatan Tütüncü, şu bilgileri paylaştı:'Resim miladi 1651 yılında yapılmış. Sarı zemin üzerinde ve kahverengi lekeler bulunan bir aslan postunun üzerinde Hacı Bektaş Veli ile Sarı Saltuk oturur vaziyette görünüyor. Resimde, Hacı Bektaş Veli, yeşil destarlı haliyle sağ eliyle sakalını tutmakta. Elbise olarak yeşil bir aba giymiş. Başında ise yine yeşil destarı ve kahverengi bir başlık takmıştır. Koynunda ise teslim taşı bulunmaktadır. Yılanın şikayetini dinlerken şaşırmış bir haldedir. Sarı Saltuk ise, Hacı Bektaş Veli'nin arkasında oturuyor. Kahverengi bir aba giymiş, başında sarı keçeden yapılmış on iki terkli Hüseyni taç vardır. Sarı keçe onun sarı ismine bir göndermedir. Gür ve siyah sakalı vardır. İşaret parmağı ile susmayı ifade eden bir işaret yapmaktadır.'Yılan veya ejderha olarak tasvir edilen hayvanın ise postun altın sivri kulaklı, iri gözlü, çatal dili bulunduğunu, ejderha hikayesinin daha çok Sarı Saltuk'la ilgili bilinen bir konu olduğunu kaydeden Tütüncü, bu figürün Evliya Çelebi ve Hacı Bektaş Veli tarafından eserlerinde defalarca kullanıldığını anımsattı.Tütüncü, 2021 yılının UNESCO tarafından Hacı Bektaş Veli Yılı olarak ilan edilmesinin çok önemli olduğunu söyledi.Hacı Bektaş'ın Türk kültüründe çok değerli olduğunu vurgulayan Tütüncü, 'Hacı Bektaş Veli tarihi bakımdan çok önemli bir isimdir. Osmanlı ordusunun en önemli teşkilatı olan Yeniçerilerin de yol göstericisidir. Bizim Alevilik ve Bektaşilik kültürümüzün önemli ögesidir.' dedi.Tütüncü, aldığı resmin önemli bir eser olduğunu kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı:'Hacı Bektaş Veli Müzesi'nde orijinal resimlerin hepsi 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarıdır. Bu kadar eski bir resmin bulunması ve gerçekçi bir sahne ile resmedilmesi şüphesiz büyük öneme haizdir. Burada 17. yüzyıl ortalarında Hacı Bektaş Veli'ye ait bir resim şüphesiz bir geleneği yansıtmaktadır.'
Mahalle İmamı Camiyi Namaz Vakitleri Dışında Sınıfa Dönüştürüyor
MUŞ (AA) - YAHYA SEZGİN - Muş'un Varto ilçesinde, evlerinden Eğitim Bilişim Ağı'na (EBA TV) bağlanma imkanı olmayan öğrenciler için camiye internet bağlatan imam Ertuğrul Kertil, namaz vakitleri dışında camiyi sınıfa dönüştürerek çocukların eğitimlerine katkı sağlıyor.Amasya'dan 10 yıl önce Varto ilçesine bağlı Hürriyet Mahallesi'ndeki Hz. Ömer Camisi'ne atanan Kertil, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında eğitimlerini evden sürdürmek zorunda kalan öğrencilere yardımcı olmak için çaba gösteriyor. Salgın sürecinde başlatılan uzaktan eğitim döneminde, evlerinden EBA TV'ye bağlanma imkanı olmayan ilk ve ortaokul öğrencileri için camiye internet bağlatan Kertil, görevli olduğu camiyi namaz vakitlerinin dışında öğrencilerin hizmetine sunuyor. Yüz yüze eğitime başlayamayan sınıflar ile haftanın belirli günlerinde EBA TV'den eğitim alan öğrenciler için camiyi sınıfa dönüştüren Kertil, çocukları salgından korumak için Kovid-19 tedbirlerini titizlikle uyguluyor.Cami girişinde ateşlerini ölçüp maskelerini kontrol ettiği, ellerini dezenfekte ettirdiği öğrencileri içeri alan Kertil, çocukların sosyal mesafe kurallarına uygun yerleştirilen rahlelerin üzerinden tablet ve telefonlarıyla derslerini takip etmelerine imkan tanıyor. 'Anlamadıkları konularda yardımcı oluyorum'Kertil, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mahallede genellikle maddi durumu iyi olmayan ailelerin oturduğunu, bu nedenle her öğrencinin internete ulaşma imkanının bulunmadığını söyledi. Çocukların derslerinden geri kalmasına gönlünün razı olmadığını anlatan Kertil, 'Uzaktan eğitim sürecinde çocukların büyük bölümünün internet imkanının bulunmadığını gördük. Onlara yardımcı olmak için camiye internet bağlattık. EBA TV'ye bağlanmaya gelen öğrencilerimizin ateşlerini ölçüp, ellerini dezenfekte ederek içeri alıyorum. Sosyal mesafe kurallarına göre camiye yerleştirdiğimiz öğrencilerimiz tabletlerden veya telefonlarından EBA TV'ye bağlanarak derslerini dinliyorlar. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunuyum. Sayısal ve sözel derslerim iyi olduğu için öğrencilere anlamadıkları konularda yardımcı oluyorum. Konuları daha iyi anlamalarını sağlamaya çalışıyorum. Ders sonunda camimizde bulunan bilgisayar ve yazıcıdan ödevlerinin çıktılarını alıyorum. Bu sayede çocuklar kırtasiyeye gitmek zorunda kalmıyor.' diye konuştu.'Üniversiteye hazırlanan öğrencilere ders veriyordu'Öğrencilerden Kübra Nazlı Aydın ise evinde internet olmadığı için EBA TV'ye bağlanamadığını, her gün kardeşiyle camiye gelerek derslere katıldığını belirtti. Kertil'in kendileriyle yakından ilgilendiğini, anlamadıkları konularda yardımcı olduğunu aktaran Aydın, 'Ertuğrul Hoca'mız camiye internet bağlatarak mahalledeki bütün öğrencileri çağırdığında çok mutlu olduk. Camiye gelip EBA TV'ye bağlanıyoruz. Her konuda bize yardımcı oluyor.' dedi. Mahalle sakinlerinden Barış Çiçek de 'Ertuğrul Hoca'mızdan Allah razı olsun. Cemaat olarak ondan çok memnunuz. Hem mahallemizin çocuklarına rol model oluyor hem de eğitimlerine katkı sunuyor. Hocamız daha önce üniversiteye hazırlanan öğrencilere camide ders veriyordu şimdi ise EBA'ya bağlanamayan öğrenciler için camiye internet bağlatıp derslerinde yardımcı oluyor.' diye konuştu.
Reklam
Mezopotamya'nın Turistik Zenginlikleri Rusya Pazarında Tanıtılıyor
GAZİANTEP (AA) - KEMAL KARAGÖZ - İpekyolu, Dicle ve Karacadağ Kalkınma ajansları ile GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı iş birliğinde Güneydoğu Anadolu'yu 'Mezopotamya' markasıyla tanıtmak amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, Rusya pazarına yönelik adımlar atılmaya başlandı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin bilinilirliğinin artırılması amacıyla başlatılan Mezopotamya Tanıtım Programı kapsamında Rus turizm acentası sahipleri bölgede ağırlanıyor.Gaziantep'te temaslarda bulunan acenta sahipleri, Şanlıurfa'da da UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan ve 'tarihin sıfır noktası' olarak nitelendirilen Göbeklitepe'de yeni faaliyete geçen sıcak hava balonuyla uçuş gerçekleştirdi. İpekyolu Kalkınma Ajansı (İKA) Genel Sekreteri Burhan Akyılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'Mezopotamya' markası altında farklı turizm pazarlarına yönelik çalışmalar yaptıklarını söyledi.Bu kapsamda Rusya'dan çok sayıda gazeteci, seyahat yazarı ve birçok ulusal televizyon kanalı temsilcilerini ağırladıklarını anlatan Akyılmaz, 'Onlara bölgemizi gezdirdik, otellerimizi gösterdik. Çok memnun kaldılar, beğendiler. Daha sonra ülkelerine gittiklerinde bölgemiz ile ilgili gazete ve dergilerinde çok önemli yayınlar yaptılar. Acente sahiplerine çok iyi çağrıda bulundular.' dedi.Akyılmaz, bu kişilerin etkisiyle Rusya'daki seyahat acentelerini bölgelerinde ağırlamaya başladıklarını belirterek 'Sırasıyla Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa ve Mardin gibi illerimizi ziyaret edecekler. Buradaki ören yerleri, yollar, oteller, tesisler gibi turizmin tüm aşamalarında yer alan sektör temsilcileriyle onları buluşturacağız.' diye konuştu. Gaziantep'te faaliyet gösteren seyahat acenteleri ile Rus seyahat acentelerini bir araya getirdiklerini belirten Akyılmaz, 'İkili görüşmeler yaptırıyoruz. Burada amacımız Rus ve Türk seyahat acentelerinin birbirlerini tanımaları, iş birliği yapmaları ve ortak seyahat organizasyonları düzenlemeleri. Şu anda acentelerimiz görüşüyor. İnşallah bu görüşmelerin sonucunda çok önemli seyahat organizasyonları yapılacak. Bu da bölgenin turizm gelirlerini artıracak. Bölgesel kalkınmamıza ciddi katkı sağlayacak.' ifadelerini kullandı.'Çingene Kızı'nı Mona Lisa gibi tanıtmak lazım' Acente sahiplerinden Pisare Va Iuliia, Rusya'nın farklı kentlerinden geldiklerini belirterek Rus turistlerin Mezopotamya'ya gelmesini sağlamaya çalışacaklarını söyledi.Gaziantep'in adını 'gastronomi kenti' olarak duyduklarını dile getiren Pisare Va Iuliia, şöyle devam etti:'Genellikle Antalya, İzmir gibi tatil yöresi olan kentler tanınıyor. En çok Antalya'ya geliyorlar. Son zamanlarda Kapadokya iyi bir pazar oldu. Kapadokya'ya alternatif olacak yerleri göstermek, yeni destinasyon yerleri açmak istiyoruz. Gaziantep'teki acente sahipleriyle bir araya geldik. Onların da fikirlerini öğrenip bir yol haritası belirlemek istiyoruz.'Her kentin bir markası ve yüzü olduğuna dikkati çeken Pisare Va Iuliia, 'Gaziantep'in diğer yüzü Çingene Kızı'dır. Biz turistlerin kıyaslama yapmalarını istiyoruz. Mesela Çingene Kızı'nı Fransa'daki Louvre Müzesi’nin en ünlü parçası Mona Lisa ile kıyaslıyoruz. Gaziantep'teki Çingene Kızı'nı Mona Lisa gibi tanıtmak lazım.' değerlendirmesinde bulundu.
Sakarya'da Bariyerlere Çarpan Tırın Sürücüsü Yaralandı
SAKARYA (AA) - Sakarya'nın Geyve ilçesinde, tırın bariyerlere çarpması sonucu yaralanan sürücü hastaneye kaldırıldı. D-650 kara yolunda Sakarya istikametine giden Özkan K'nin kullandığı 26 E 9140 plakalı tır, Alifuatpaşa Mahallesi yakınlarında bariyerlere çarptı.İhbar üzerine olay yerine sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.Araç içerisinde sıkışan sürücü, Sakarya Büyükşehir Belediyesi Geyve İtfaiye Grup Amirliği kaza kırım ve 112 Acil Servis ekiplerince kurtarıldı. Yaralı sürücü, ambulansla Geyve İlçe Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Olası Bir Hastalık Belirtisi Olan Çocuğun Okula Gönderilmemesi Uyarısı
İSTANBUL (AA) - Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) Çocuk Göğüs Hastalıkları Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Ayşe Tana Aslan, ateş, öksürük, burun akıntısı gibi bulguları bulunan, olası ya da kesinleşmiş Kovid-19 hastası ile teması olan çocukların okula gönderilmemesi gerektiğini bildirdi. Prof. Dr. Aslan, yaptığı yazılı açıklamada, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) tüm dünya genelinde ve Türkiye'de toplum sağlığı açısından ciddi bir risk oluşturmaya devam ettiğini belirtti. Bu süreçte açılan okulların da ebeveynler, öğretmenler ve okul yönetimi açısından ekstra önlemler almayı gerektirdiğini vurgulayan Aslan, bu dönemde çocukların sağlığına her zamankinden daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini aktardı. Aslan, etkin bir tedavi yöntemi ya da aşı geliştirilinceye kadar uyulması gereken kuralları hatırlatarak, pandemi konusunda çocukları bilgilendirmenin önemli olduğunu, olası bir hastalık belirtisi görüldüğünde de okula gönderilmemeleri gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Ayşe Tana Aslan, velilerin evlerinde çocuklarına maske, mesafe ve hijyenle ilgili eğitim vermeleri gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: 'Anne-babalara en az öğretmenler kadar çok iş düşüyor. Pandeminin başlangıcından bu yana evlerinde aynı zamanda öğretmen gibi destek veren anne-babalar, çocuklarının Kovid-19'dan korunma eğitmeni gibi de görev yapacaklar. Çocukların ellerini en az 20 saniye sabunla yıkamaları ve el dezenfektanı kullanımı bilgisini vermiş olmalılar. Ellerini yüz, göz, kulak ve çenelerine dokundurmamaları konusunda bilgilendirilmeliler. Okul eşyaları, bardak, su şişesi gibi özel eşyalarını başkaları ile paylaşmamaları öğretilmeli. Yine çocukların ders sırasında olduğu gibi ders aralarında da mesafe kuralına dikkat etmeleri yönünde uyarıda bulunulmalı. Ateş, öksürük, burun akıntısı gibi bulguları bulunan, olası ya da kesinleşmiş Kovid-19 hastası ile teması olan çocuklarını okula göndermemeleri gerekir. Çocukların öksürme, hapşırma sırasında mendil kullanmaları ya da dirsek iç yüzüne hapşırmaları öğretilmeli. Hijyenin okul dönüşünde de ayrı bir önemi var. Okuldan dönen çocuklar, eve gelince ellerini yıkamalı ve hemen kıyafetlerini değiştirmeli. Kıyafetlerin güzelce yıkanması gerekiyor. Ev içinde de hijyen koşullarına önem verilmeli, tuvalet ve klozetlerin dezenfeksiyonuna özen gösterilmeli.''Okul yönetimine ve öğretmenlere büyük işler düşüyor'Çocukların, evde ve okulda verilen maske, mesafe ve hijyen eğitimine rağmen bunları unutabileceklerini aktaran Aslan, 'Okul yönetimine, öğretmenlere de çok büyük işler düşüyor. Yıllarca eğitim idealiyle görev yaptılar, şimdi de pandemiden dolayı hijyen konularında da rehberlik etmeleri gerekiyor. Biliniyor ki Kovid-19 bulaşını önlemek için okul çocuklarının maske kullanması gerekiyor. Çocukların uygun dille uyarılmaları, eksik maske ve dezenfektanı olan öğrenciler için bunların temin edilmesi önemli. Maskelerin ara ara değiştirilmesi, yere düşen ya da kirli maskelerin değiştirilmesi için öğrenciler yönlendirilmeli.' ifadelerini kullandı. Sınıfta maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyulması, eşya ve yiyecek alışverişi yapılmaması, sınıfların sık sık havalandırılması ve öğrencilerin en az bir metre mesafe olacak şekilde sınıfta yerleştirilmesinin önemi vurgulayan Aslan, sosyal mesafe, öğrenci ve çalışanların maske kullanımları ve bunlara uyum konusunda ayrıntılı bilgilendirme ve tekrarlayan eğitimler yapılması gerektiğini aktardı. Aslan, hastalık bulgusu olan çocukların hızlıca değerlendirilip, revir ya da sağlık kuruluşuna yönlendirilmesi gerektiğini de ifade etti.Kovid-19'a karşı güçlü bağışıklık Çocuklarda Kovid-19 sıklığının erişkinlerden daha az olduğunu ve daha hafif seyrettiğinin bildirildiğini aktaran Aslan, 'Bununla birlikte çocuklar birbirinden enfekte olarak başta okul çalışanları olmak üzere evdeki anne, baba ve diğer aile büyükleri için ciddi bir enfeksiyon kaynağı olma potansiyeline sahip. İleri yaş öğretmenler ve okul çalışanları ile altta yatan hastalığı olanlar Kovid-19 açısından daha fazla risk altında.' değerlendirmesini yaptı. Aslan, Kovid-19'a kalkan görevi yapabilmesi için güçlü bir bağışıklığın ilk şartlardan biri olduğuna işaret ederek, şu bilgileri verdi:'Çocukların sağlıklı beslenme için uygun oranda protein, karbonhidrat, yağ ve vitamin içeren uygun beslenme sağlanmalıdır. Ek bir takviyeye ihtiyaç yoktur. Pandemi öncesi dönemde olduğu gibi bu dönemde de vitamin ve mineral eksiklikleri saptanır ise onlara yönelik destek verilebilir.'
Reklam
Rusya'da Son 24 Saatte 15 Bin 700 Yeni Kovid-19 Vakası Görüldü
MOSKOVA (AA) - Rusya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakası sayısı 1 milyon 447 bin 335'e, ölenlerin sayısı 24 bin 952'ye çıktı.Rusya Koronavirüs Enfeksiyonu Kontrol ve Önleme Merkezinden yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte 15 bin 700 kişide virüsün görülmesiyle Kovid-19 vakası sayısı 1 milyon 447 bin 335'e yükseldi.Ülkede son 24 saatte virüsten ölenlerin sayısı 317 artarak 24 bin 952'ye, iyileşenlerin sayısı da 10 bin 952 artışla 1 milyon 96 bin 560'a ulaştı.Rusya genelinde yeni vakaların yüzde 25,9'unda hastalık belirtileri görünmezken, vaka sayısındaki günlük artış oranı yüzde 1,2’den yüzde 1,1’e indi. Toplam test sayısı 55 milyonu aştıBaşkent Moskova’da son 24 saatte Kovid-19 vakası sayısı 4 bin 389 artarak 377 bin 17'ye, hayatını kaybedenlerin sayısı da 63 artışla 6 bin 121'e çıktı.Rusya İnsan Sağlığı ve Tüketici Haklarını Koruma Servisi, son 24 saatte 496 bin Kovid-19 testinin yapıldığını ve şimdiye kadarki test sayısının 55 milyon 100 binden fazla olduğunu bildirdi.Rusya'da ilk Kovid-19 vakaları 31 Ocak'ta tespit edilmiş, ilk virüs kaynaklı ölüm ise 19 Mart'ta kaydedilmişti.Ülkede, dün 16 bin 319 kişide virüsün tespit edilmesiyle en yüksek günlük vaka sayısı görülmüştü.Rusya'da 1 Eylül'de yeni eğitim öğretim yılı başlamış, okullarda maske ve sosyal mesafe zorunluluğu getirilmemişti.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Devlet Büyüklerinin Mezar Taşlarını Yeniliyor
ANKARA (AA) - Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), eski başbakan ve bakanların da aralarında bulunduğu devlet büyüklerinin mezar taşlarını yeniliyor.Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, ABB Mezarlıklar Daire Başkanlığı, Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş'ın talimatı üzerine, Cebeci Asri Mezarlığı'nda bulunan devlet büyüklerinin mezar taşlarını yenilemek için çalışma başlattı. Ekipler, ilk etapta eski başbakanlardan Refik Saydam, eski Milli Eğitim Bakanlarından Reşit Galip ve Mustafa Necati Ural'ın da aralarında bulunduğu 12 devlet büyüğünün mezar taşlarını ve çevresini yaklaşık 20 günde yenileyecek.Açıklamada görüşlerine yer verilen ABB Mezarlıklar Daire Başkanı Köksal Bozan, 'Eski başbakanlarımızdan Refik Saydam'ın mezarından başlayarak çalışmalarımızı hızlandırdık. Büyükşehir Belediyesi olarak burada yatan devlet büyüklerimizin, bu memlekete hizmet etmiş devlet adamlarımızın mezarlarının bakım ve onarımını yapacağız.' ifadesini kullandı.
Şanlıurfa'da Tedavisi Tamamlanan Sakarmeke Kuşu Doğaya Bırakıldı
ŞANLIURFA (AA) - Şanlıurfa'da yaralı ve bitkin halde bulunan sakarmeke kuşu, tedavisinin ardından doğal yaşam alanına bırakıldı.Fırat Nehri yakınlarında yaralı ve bitkin haldeki sakarmeke kuşunu fark eden vatandaşlar, durumu, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğüne bildirdi.Ekiplerce koruma altına alınan kuş, tedavisi için Gölpınar Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezine gönderildi.Merkezde, yaklaşık bir aylık tedavi ve rehabilitasyon süreci tamamlanan sakarmeke kuşu, doğal yaşam alanına bırakıldı.
Reklam
Doğu Anadolu Gözlemevi Uzaydan Gelecek Işık İçin Gün Sayıyor
ERZURUM (AA) - FAHRETTİN GÖK - Erzurum'da, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Atatürk Üniversitesinin desteğiyle yapımına devam edilen, alt yapısının yüzde 95’i, bina ve kubbelerin de yüzde 90'lık bölümü tamamlanan Doğu Anadolu Gözlemevi (DAG) uzayı gözlemlemek için adeta gün sayıyor.Atatürk Üniversitesi Astrofizik Araştırma ve Uygulama Merkezi (ATASAM) bünyesinde, bilim dünyası açısından son derece önemli bir teknoloji yatırımı olarak değerlendirilerek Erzurum'daki 3 bin 170 rakımlı Konaklı Karakaya Tepeleri'nde 2012 yılında yapımına başlanan DAG'ın tamamlanmasına yönelik çalışmalarda sona gelindi.Uzay bilimlerine çok şey katacağını değerlendirilen ve yol dışındaki alt yapısının yüzde 95’i, binada ve kubbelerin inşasının ise yüzde 90'lık bölümü tamamlanan gözlemevinin, küçük çaplı rötuşlar ile bazı teknik eksiklikleri dışında büyük bölümü tamamlandı. Türkiye'nin 2023 vizyon projeleri arasında bulunan ancak iklim koşulları ile pandemi dolayısıyla küçük çaplı aksaklıklara rağmen çalışmaların büyük hızla sürdürüldüğü gözlemevinde ilk ışığın 2021 yılı sonunda alınması hedefleniyor. Teleskobun testleri tamamlandıATASAM Müdürü ve DAG Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Cahit Yeşilyaprak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gözlemevinde kullanılacak teleskobun İtalya'daki testlerini tamamladıklarını belirtti. Pandemi dolayısıyla bu yılki çalışmalara geç başladıklarını aktaran Yeşilyaprak, 'Teleskobun ülkeye girişinde özel izin için uğraşıyoruz, onları da gerçekleştirir gerçekleştirmez, parça parça ülkeye getireceğiz. Zaten binanın her tarafını ve kubbeyi kapattık. İçeride çalışacak ortamı yarattığımız andan itibaren teleskobun kurulumuna başlayacağız. Beklentimiz de 2021’in sonuna ilk ışığı alabilmek, ufak bir gecikme olursa da yapacak bir şey yok, pandemi hepimizi etkiledi.' dedi.'Doğaya zarar vermeyecek şekilde dizayn yapıldı'Gözlemevi binasının iki aşamadan oluştuğunu, ilkinin teleskopla alakalı kısım, diğerinin de personel alanlarıyla ilgili olduğu dile getiren Yeşilyaprak sözlerini şöyle sürdürdü:'Bunların hemen hemen tamamı bitti. İçeride rötuşlar, ince işler ile uğraşılıyor. İki bina arasında da hem titreşim hem de ısı geçişi açısından yalıtım sağlandı. İnfrared teknolojiye sahip teleskop kızıl ötesinde gözlem yapacağı için bu gerekiyordu. Bina, aynamızı hiç dışarı çıkarmadan, dış ortama temas etmeyecek özel bir şafttan indirip tünel gibi oradan bina içerisine ileride kuracağımız kaplama ünitesine alabileceğimiz bir yapıya da sahip. Aktif ve pasif güneş enerjisi olarak dizayn edildi, bu durum binanın ön tarafından görülebilir. Bunun için de proje sunuldu, kabul edilirse eğer aktif güneş enerjisini de ekleyeceğiz. DAG binası akıllı, çevreci bir bina, su arıtma sistemleri var, doğaya zarar vermeyecek şekilde dizayn yapıldı ve şu anda dizaynı ile de ender gözlem evlerinden bir tanesi.''DAG dünyanın dört gezle beklediği bir teleskop'Çok sayıda toplantı ve fuarlarda sunumu gerçekleştirilen ve uzay bilimlerine büyük katkı vermesi beklenen gözlemevinin dünyadaki sayılı teleskoplar arasında yer alacağını vurgulayan Yeşilyaprak, şu ifadeleri kullandı:'DAG kendi çapında, bu çaptaki teleskoplar içinde dünyadaki en gelişmiş ve en yüksek teknolojiye sahip. O yüzden bu teleskop ile sönüklük anlamında gözlemlenmeyecek gök cismi yok denecek kadar az. Buna biraz da ekipman konusunda destek olunması gerekiyor. Bu konuda da dünyadaki en iyi kameralardan birini aldık, üretiliyor. Şu anda popüler bilimde de yıldızların etrafındaki gezegenleri de ayrıştırabilecek, gözlemleyebilecek koronograf isimli bir alet de söz konusu. Onunda ihalesi yeni bitti. Adapte optik sistemimiz var, atmosferik türbülansı minimum düzeye indiren, gözlem kalitesini de olabildiğince artıran teknolojiyle sahip. O yüzden dünyadaki sayılı teleskoplardan biri olacak. Coğrafik ve stratejik olarak da bulunduğu enlem ve boylamda başka da bu çapta teleskop olmadığı ve büyük bir gözlemsel boşluğu da doldurduğu için dünyanın dört gezle beklediği bir teleskop aslında.'Yeşilyaprak, teleskobun kurulmasında Erzurum'un atmosferik yapısının çok önemli olduğunu, olabildiğince açık gece ve kuru bir havaya ihtiyaç duyulduğunu aktardı. Yeşilyaprak infrared teleskobun kurulması için nemin düşük olmasının da önem arz ettiğini belirtti.'Temel bilimlerde Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımlarından biri'Erzurum'a kuş uçuşu 15 kilometre mesafede bir dağın zirvesinde, 3 bin 170 metrede gözlemevinin kurulmasının bu coğrafyanın atmosferik yapısı ve astronomi için büyük bir potansiyel anlamı taşıdığını belirten Yeşilyaprak, 'Bu gözlemevi, temel bilimlerde Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımlarından biri. O anlamda değerli bir AR-GE altyapısı olacak. Barındırdığı teknolojiler açısından evet ama çap açısından daha büyük teleskoplar var. Bu Türkiye'deki en büyük teleskop. Avrupa kıtasına da konuşlanmış en büyük teleskop diye düşünebilirsiniz. Daha büyük çaplı teleskoplar dünyada var, Havai'de, Şili ve diğer gözlemevlerinde. Barındırdığı optik teknolojiler ve atmosfer kalitesinden dolayı ilk ışığını almasını dünyada herkesin dört gözle beklediği teleskop. DAG olarak yabancıların hepsinin hafızalarında yer etmiş durumdayız.' diye konuştu.Yeşilyaprak, Türkiye'de tasarımı yapılan teleskobun parçalarının bir kısmının Belçika'da, bir kısmı İtalya'da gerçekleştirildiğini, teleskobun ana kütlesinin de İtalya'da tamamlandığını bildirerek o nedenle dünyada birkaç ülkenin içinde olduğu büyük bir projenin faaliyete geçirileceğini sözlerine ekledi.
Reklam
Reklam