Aydın'da Sahte İçki Ürettiği Öne Sürülen 2 Kişi Gözaltına Alındı
AYDIN (AA) - Aydın'ın Çine ilçesinde sahte içki üretimi yaptığı iddia edilen 2 şüpheli gözaltına alındı. İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Çine İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Cumhuriyet ve Hamitabat mahallelerindeki 2 eve operasyon düzenledi. Operasyonda, A.Ç. (41) ile M.K. (61) gözaltına alındı. Evlerdeki aramada, sahte 560 litre şarap, 100 litre rakı ve 20 litre votka, 8 litre etil alkol, 1 termometre, 1 hassas terazi ve 10 kilogram anason tohumuyla 2 ruhsatsız av tüfeği ele geçirildi. İlçe Jandarma Komutanlığına götürülen şüphelilerin işlemleri sürüyor.
AB'den İngiltere'ye: " 'Hem Karnım Doysun Hem Pastam Dursun' Olmaz"
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, İngiltere ile Brexit sonrası bir ticaret anlaşması istediklerini ancak İngiltere'nin taleplerinden geri adım atması gerektiğini söyledi.Michel, Avrupa Parlamentosunun Genel Kuruluna katılarak AB-İngiltere ilişkileri ve Brexit sonrası yapılması istenen anlaşmayla ilgili bilgi verdi.'Bir anlaşma istiyoruz ama bu 'ne pahasına olursa olsun' anlamına gelmiyor.' diyen Michel, şu ifadeleri kullandı:'İngiliz dostlarımız yakın bir ilişki istediklerini söylüyor. Biz de bunu istiyoruz. Ancak İngiltere, AB tek pazarına girmek istiyor ama aynı zamanda bizim düzenlemelerimiz ve standartlarımızdan ayrı tutulmak istiyor. 'Hem karnım doysun hem pastam dursun' olmaz. İngiltere kendi geleceğiyle, kendi ekonomik modelinin geleceğiyle ilgili seçim yapmak zorunda.'Müzakerelerde sorunlu konularAB ile İngiltere arasındaki müzakerelerde sorunlu başlıklar, adil rekabetin sağlanması, ticari anlaşmazlıkların nasıl çözüleceği ve balıkçılık konuları oluşturuyor. AB, İngiltere'nin Avrupa pazarında bulunmak istemesi gerekçesiyle İngiltere'nin sularını balıkçılık için kullanmak istiyor.AB, müzakereler sonucunda bir anlaşma olmasa da İngiltere'nin Brexit Ayrılık Anlaşmasını uygulamasını istiyor. İngiltere ise AB'nin pozisyonunu değiştirmediği sürece ticaret anlaşması müzakerelerine devam edilemeyeceğini belirtiyor. AB'nin İngiltere ile müzakerelerini yürüten Michel Barnier ise bir anlaşma için çalışmayı sürdürmek istediklerini belirterek 'ne olursa olsun bir anlaşma olsun' yaklaşımında olmadıklarını ancak son ana kadar kapıları açık tutmaya devam edeceklerini söyledi. Barnier, 'Her iki taraf da yapıcı şekilde çalışmak, uzlaşmaya varmak ve yasal metinler üzerinde ilerleme sağlamak istiyorsa bir anlaşmaya erişilebilir.' dedi.
CHP'de, Sahte İçkiye Bağlı Ölümlerin Araştırılması İçin Heyet Kuruldu
ANKARA (AA) - CHP'de, sahte içkiye bağlı ölümleri ve sahte içkinin boyutlarını araştırmak üzere kurulan heyet, Kırıkkale ve İzmir'de incelemelerde bulundu. CHP Basın Biriminden yapılan açıklamaya göre, İstanbul, İzmir, Mersin, Aydın, Muğla, Kırıkkale, Trabzon, Tekirdağ, Zonguldak ve Kırklareli'nden gelen sahte içki zehirlenmesi şüphesiyle ölüm haberlerinin ardından Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun talimatıyla konuyu araştırmak üzere heyet kuruldu. Heyette, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, İzmir Milletvekilleri Sevda Erdan Kılıç ve Mahir Polat, Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel, İstanbul Milletvekili Ali Şeker, Kırıkkale Milletvekili Ahmet Önal, Kırşehir Milletvekili Metin İlhan, Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül ve Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer yer aldı.Sahte içkiye bağlı ölümleri ve sahte içkinin boyutlarını araştıran heyet, Türkiye'de ölümlerin yaşandığı şehirlerde incelemelerde bulunacak. Görüşmelere Kırıkkale ve İzmir'den başlayan heyet, sahte içki nedeniyle hayatını kaybedenlerin ailelerini ve kalıcı sağlık sorunu yaşayan kişileri ziyaret etti. Heyetin incelemelerini tamamlamasının ardından konuya ilişkin rapor hazırlanacak.
Tunceli'de Teröristlerce Kullanılan İki Sığınak İmha Edildi
TUNCELİ (AA) - Tunceli'nin Mazgirt ilçesi kırsalında düzenlenen operasyonda, teröristlerce kullanılan iki sığınak bulunarak imha edildi.Valilikten yapılan açıklamaya göre, terör örgütüne yönelik çalışmalar yürüten İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, kentin Mazgirt ilçesi kırsalında yürütülen operasyonda, teröristlerce kullanılan iki sığınak tespit edildi.Ekiplerce imha edilen sığınaklardaki aramalarda, patlayıcı yapımında kullanılan 75 kilogram amonyum nitrat, bir adet el yapımı patlayıcı devre kartı, 5 el yapımı patlayıcı anahtar sistemi, bir el yapımı patlayıcı basma düzeneği, bir el telsizi, 3 adet 6'lı pil bloğu, bir büyük tüp, 120 metre kablo, 50 metre branda, 10 litre benzin, 20 örgütsel kitap, 4 şemsiye, 8 çift ayakkabı, 7 terörist kıyafeti, 3 yağmurluk, 7 sırt çantası, 10'ar kilogram peynir, çay, zeytin, 30 kilogram pirinç, 4 testere ve çok miktarda yaşam malzemesi ele geçirildi.Kentte, terörist unsurların bulunmasına ve etkisiz hale getirilmesine yönelik çalışmaların azim ve kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulandı.
Polonezköy Cam Sanat Merkezi, Turistlerden Büyük İlgi Görüyor
İSTANBUL (AA) - MEHMET AVŞAR - Polonezköy'de 2013'te Beykoz Kaymakamlığı tarafından kurulan Polonezköy Cam Sanat Merkezi ve Cam Atölyesi yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor.3. Selim zamanında camla tanışan Beykoz'da ilk cam atölyesi Paşabahçe semtinde kuruldu. Paşabahçe Şişecam Fabrikasının kapanmasının ardından Beykoz Kaymakamlığınca, bu tarihi kültürün devam edebilmesi için 2013'te açılan Polonezköy Cam Sanat Merkezi ve Cam Atölyesi'nde cam sektöründe kullanılan başlıca ürünler ve aksesuarları üretiliyor.Merkezin sorumlusu ve cam boncuk eğitimleri veren Sertaç Bayraktar, AA Muhabirine yaptığı açıklamada, her ne kadar Paşabahçe'deki Şişecam Fabrikası kapansa da halen Türkiye'deki camın yüzde yetmişinin bu bölgede üretildiğini söyledi.Atölyeyi her gün yüzlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiğini belirten Bayraktar, şöyle devam etti:'Atölyemizde 800 yüz çeşit küçük süs eşyası, boncuklar üretiliyor. İlgi çok yoğun özelikle cumartesi ve pazar günleri çok kalabalık oluyor. İmalatın yanı sıra fabrika satış mağazası olarak da değerlendirildiği için insanlar hediyelik ihtiyaçlarını uygun fiyatlardan bulabiliyor. Müşterilerimizin çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. En fazla Arap turist geliyor, onlar daha çok nazar boncuklarına ilgi gösteriyor. Avrupalı turistler ise sanatsal değeri olan ürünlerimize ilgi gösteriyor. Yani biz Doğu-Batı sentezi gibiyiz, müşterilerimizin taleplerine göre hareket etiğimizde ise tezgahımız renkli ve çok çeşitli oluyor. Yurt dışına göre fiyatlarımız çok uygun olduğu için yabancı turistler bizi tercih ediyor.'Kursu bitirenlere icazet sertifikası veriliyorBayraktar, atölyede gönüllü olarak işi öğrenmek isteyen kursiyerler ve öğrencilere eğitim verildiğini, kursu başarıyla bitirenlerin de sertifika aldığını söyledi.Bayraktar, pandemiden dolayı marttan beri kurs verilmediğini dile getirdi.Atölyede, Beykoz Kız Teknik ve Meslek Lisesi Seramik ve Cam Bölümünden mezun olan öğrencilerin staj gördüklerini ifade eden Bayraktar, geri dönüşüm atölyesinde de anaokulu ve ilkokul çağındaki çocukların bilinçlendirilmesi için eğitimler verildiğini anlattı.Bayraktar, tüketimin katlanarak artmasının geri dönüşümün önemini ortaya koyduğunu belirterek, 'Yeryüzü kaynaklarının uzun yılarca dayanabilmesi için geri dönüşüm yoluyla maddeleri tekrar kullanılır hale getirmemiz lazım gelecek kuşaklara da bunun eğitimini vermeye çalışıyoruz.' dedi.Kaymakam Çiçekli: 'Aynı zamanda sosyal sorumluluk projesidir'Beykoz Kaymakamı Esengül Korkmaz Çiçekli, cam ve sanat merkezinin sadece ticari amacıyla hizmet vermediğini belirterek, eğitim alan öğrencilerin ve engeli vatandaşların rehabilite edildiğini söyledi.Camın merkezi olarak görülen Beykoz'da daha önceki kaymakamların birçok proje gerçekleştirdiğini ifade eden Çiçekli, şöyle konuştu:'Polonezköy'deki cam sanat merkezi de bu projelerden biri. Kaymakamlığımızla eşgüdümlü hizmet vermeye devam ediyor. Burada camın işleyişinin yanı sıra sosyal çalışmalar da oluyor. Burası aynı zamanda bir engeliler rehabilitasyon merkezi işlevini de görüyor. Dolayısıyla buradaki merkezimiz sadece ticari faaliyet için kullanılmıyor, aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında hizmet veriyor.'
Reklam
Elazığ'da Asayiş Uygulamalarında 66 Kişi Yakalandı
ELAZIĞ (AA) - Elazığ'da polisin düzenlediği asayiş uygulamalarında gözaltına alınan 66 kişiden 17'si tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri kentte önleyici tedbirler dahilinde suç işlenmesinin önlenmesi, suça konu unsurların tespiti ve yakalanması amacıyla genel asayiş uygulaması yaptı.Bir haftada yapılan uygulamalarda 34'ü aranan 32'si ise meydana gelen olayların şüphelisi olmak üzere 66 kişi gözaltına alındı.Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen 21 zanlı çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Kayıp olarak aranan 7 kişi bulunarak ailelerine teslim edildi.Uygulamada 3 ruhsatsız tabanca ile kurusıkı tabanca ve 25 gram metamfetamin de ele geçirildi.
Çorum'da 8 Bin 840 Litre Sahte İçki Ele Geçirildi
ÇORUM (AA) - Çorum'da jandarma ekiplerince 8 bin 840 litre sahte içki ele geçirildi.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı, halk sağlığını olumsuz yönde etkileyen ve ölümlere neden olan sahte içkiyle mücadeleye yönelik operasyon başlattı. Operasyon kapsamında, Laçin ilçesine bağlı Gökgözler köyünde sahte içki ürettikleri belirlenen 2 şüphelinin evleri ve eklentilerinde yapılan aramada, 8 bin 820 litre şarap, 20 litre rakı ve 2 kilogram 800 gram anason ele geçirildi. Ayrıca sahte içki yapımında kullanılan damıtma sistemi ve ruhsatsız av tüfeğine el konuldu.
Reklam
Webrazzi Summit Başladı
İSTANBUL (AA) - Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, “Pandemi öncesi ve pandemi sonrası tanımı çok yerinde. Çünkü o kadar keskin kırılma ki. Benim en net öngörüm dijitalleşmenin bundan sonra asla hız kesmeyeceğidir.” dedi. Bali, internet girişimciliği, yeni teknolojiler ve dijital dönüşüm gibi konuların ele alındığı Webrazzi Summit’in açılışında yaptığı konuşmada, pandeminin hiç kimsenin test etmediği yaşamadığı bir iş olduğunu, dolaylı ve doğrudan, ekonomiye, sağlığa, insan psikolojisine, yaşama biçimlerine etkisinin olduğunu belirtti. Pandeminin özellikle iş modelleri, kurum kültürleri ve çalışma biçimleri üzerinde etkiler yaptığını ifade eden Bali, bu tür hadiselerin kısa sürede gelip geçtiğinde çok kalıcı etkiler yapmayabileceğini, ancak pandeminin kısa süreliğine olmadığını, kalıcı etkiler yapacak kadar durduğunu dile getirdi.“Ülkeler sağlık riskleriyle ekonomik sosyal riskler arasındaki çelişkiyi yönetmeye çalışıyor”Bali, aşı, tedavi konusunda değişik mecralardan umut verici gelişmelerin geldiğini aktararak, şunları kaydetti:“Bunun tatbikatı biraz zaman alacak. Zaman aldıkça hayatı devam ettirme gayreti ile bir arada düşünüldüğünde bunun mutlaka kalıcı etkileri olacaktır. Teknoloji ve geleceğe, inovasyona, eğitime yönelik kaynak ayırma düzeyinin ülkelerin gelecekteki konumlarını belirlemede en önemli unsur olarak ifade ediyorduk. Ama bunu yapmamız gereken işler gibi söylüyorduk. Pandemi bunları özel teşhisler olmaktan çıkardı, gözümüze soktu. Hadisenin böyle olduğunu artık anlamayan kimse yok. Bana göre vizyon farkları çok daraldı, sıfırlandı. Bunu önce görenler ile görmeyenler arasında bir fark yok artık. Öngörmeyenler de görüyor şu an. Bu kötü de bir şey değil.”Kısa sürede aşı ve tedaviye ilişkin çok olumlu sonuçlar çıksa dahi bunun uygulamasına dair süreler ve zamanlar nedeniyle kalıcı etkiler yapacağını anlatan Bali, ülkelerin şu anda sağlık riskleriyle ekonomik sosyal riskler arasındaki çelişkiyi yönetmeye çalıştığını, burada çok zor bir dilemmanın var olduğunu söyledi. “Birkaç yıllık değişim, birkaç aya sığdı”Bali, bütün ülkelerin sağlık tesislerinin kapasitelerinin yettiği yere kadarki vakaya katlanmak suretiyle hayatı normalleştirmeye çalıştığına işaret ederek, “Bu, ölen ölür kalan sağlar bizimdir anlamıyor gelmiyor. Tarihe bakıldığında hiçbir salgın daima kalıcı olmamış. Aşı tedavi süreci veya alınan tedbirlerle bir noktaya geleceğiz diye düşünüyorum.” dedi. Pandemi nedeniyle birkaç yıllık değişimin birkaç aya sığdığını vurgulayan Bali, “Pandemi öncesi ve pandemi sonrası tanımı çok yerinde. Çünkü o kadar keskin kırılma ki. Benim en net öngörüm dijitalleşmenin bundan sonra asla hız kesmeyeceğidir. Dijitalleşme konusunun mevcut hızını artırdığı fazıyla devam edeceği ve bütün dokunduğu yerde yarattığı alışkanlıklarla yaygınlaşacağı anlamındadır. Buna bağlı olarak şirketlerin daha hızlı ve çevik hale geleceğidir. Çünkü şirketler faaliyetlerini kesintiye uğratmamak ve değişen koşullara adapte olmak gibi iki önemli unsuru öğrendi.” diye konuştu. Bali, olumsuz etkilenen sektörlerde hızlı konsolidasyonların olabileceğini vurgulayarak, olumlu etkilenenlerdeki dominant oyuncuların geriden gelenlerle olan farkı büyük ölçüde açıp, koparttığını, ayrı bir lig oluştuğunu anlattı. Az sayıda oyuncunun bütün sistemi teknolojik imkanlarla yönetebildiği süreçlerin gelebileceğini aktaran Bali, “Bunlar ilerde ülkeler, stratejiler, düzenlemeler açısından da tartışılacak konular arasında olacaktır.” dedi. “Bir yerde sorun varsa orada inovasyon imkanı var”Adnan Bali, bir fikri ilk çıktığı andan doğrudan nihai kullanıcıya sunulabilir oluncaya kadarki süreyi kim ne kadar kısaltıyorsa o firmanın çevik olduğunu ve bu şartlar içerisinde kendisine yer bulacağını, ne kadar yapamıyorsa yeni dünyanın onun için cezalandırıcı olabileceğini söyledi. Bütün kartların yeniden karıldığı bir ortamda banka olarak bu dönemi fırsat gibi de görmeye çalıştıklarını ifade eden Bali, “Bu hafta yeni teknoloji iştirakimiz Softtech Ventures’ın ilk yönetim kurulu toplantısını yaptık. Yönetim Kurulu Başkanı olarak bizzat orada görev yapıyorum. Banka içinde grup şirketleri dahil olmak üzere veya kurum dışından çıkan bütün fikir ve projeler elenip, seçilmiş olanları buraya devrolacak. Buradan da hem girişim sermayesi Maxis’in finansal desteğinin yanı sıra know-how desteğiyle önemli girişimler, önemli değerlendirmelere konu olacak.” diye konuştu. Bali, İş Bankası olarak pandemi sürecini farklı bir felsefe ile yönettiklerini belirterek, “Bu süreç içerisinde 4 bin civarında uzaktan çalışacak arkadaşlarımıza bilgisayarlarını temin ettik. 15 bin kullanıcıya kadar fiilen çalışılabilir bir düzen yarattık. Evinden çalışanlara veya iş yerinde bulunmayanlara ücret kesintisi yapmak yerine iş yerinde fiziken bulunanlara ilave iş riski üstlendikleri düşüncesiyle ek ödenek tesis ettik. Değer ve itibar yaratma süresi kısalmaz. İş Bankası’nın kurum kültürü içerisinde bu dönemin önemli izler bırakacağına inanıyoruz.” şeklinde konuştu. Teknolojiyi insanın yerine değil, insanın yanına konumlandırdıklarını vurgulayan Bali, kurum kültürü açısından bu dönemin ders verici niteliğinde olduğunu söyledi. Bali, İş Bankası’nda 9 milyon aktif dijital müşteri olduğunu, dijital kanallar vasıtasıyla 65 yaş üstü yeni müşteri tabanının da eklendiğini ifade ederek, yeni eklenen kitle için basit, yalın işler üretmeye çalıştıklarını söyledi. Bir yerde sorun varsa orada inovasyon imkanı olduğuna inandığını vurgulayan Bali, “Sizi sıkan, yoran, problem yaratan bir şey varsa orada mutlaka inovasyon imkanı vardır. Yarattığınız, yaygınlaştırdığınız ölçüde iş potansiyeli vardır. Dolayısıyla bankacılık çok farklı bir yere doğru gidiyor.” dedi. Webrazzi Kurucusu Arda Kutsal ise 2 gün boyunca sürecek etkinlikte teknoloji sektörünün en önemli isimlerinin bilgilerini paylaştığı sunumlar, gündemdeki konuların ele alındığı paneller ve iş hayatına yön verecek workshopların gerçekleştirileceğini söyledi.
"Gençlik Aşısı" Adı Altında Cildine İşlem Yapılan Genç Kadından Suç Duyurusu
İZMİR (AA) - EFSUN ERBALABAN YILMAZ - İzmir'de yaşayan 24 yaşındaki kadın, 'gençlik aşısı' adı altındaki işlem sonrası yüzünde ve boynunda yüzlerce nodül oluşunca uygulamayı yapan güzellik merkezinin sahibi hakkında suç duyurusunda bulundu. Hollandalı anne ve Türk babanın kızı Seline Ferah Çalışkan, avukatı aracılığıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçede, daha önce de gittiği Konak ilçesindeki güzellik merkezinde, 'cildinin nemlendirilmesi için' önerilen gençlik aşısı uygulamasını yaptırdığını belirtti. Bunun için 5 bin lira ödediğini kaydeden genç kadın, uygulama sonrasında yüzünde ve boynunda şişlikler oluştuğunu, kaşıntı ve ağrı nedeniyle o geceyi hastanede geçirdiğini bildirdi. Doktorların, yüzünde ve boynunda çok sayıda 'subkutan nodül' oluştuğunu ve 'şişliklerin kalıcı olabileceğini' söylediğini anlatan Çalışkan, 'adli olgu bildirimi' için gittiği Çiğli Bölge Eğitim Hastanesince verilen raporu da dilekçesine ekledi. 'Öz güvenim kalmadı'Seline Ferah Çalışkan, AA muhabirine, uygulamanın hiçbir yan etkisinin olmadığının kendisine söylendiğini aktararak, 'Yüzüme ve boynuma yaklaşık 200 iğne vurdular. İşlemin yapıldığı gün fenalaştım, aynı gece hastaneye kaldırıldım. Yüzüm, gözüm şişti. Alerjim ve astımım olduğunu bildiği halde bana bu işlemi uyguladı.' dedi. Çalışkan, rahatsızlandıktan sonra Ş.Ç. ile telefonla görüştüğünü, kliniğe gittiğini ancak bir sonuç alamadığını ifade ederek, 'Kullanılan ilaç yanlış ya da bayat da olabilir. Bu nedenle geçici ya da kalıcı olup olmadığını da söyleyemiyorlar. Biyopsi sonucu ortaya çıkacak.' diye konuştu.Sivilce izi bile bulunmayan cildinin şimdi yüzlerce yara ve nodülle dolduğunu, sürekli kaşındığını ve yandığını dile getiren Çalışkan, 'Bir işim var, çalışıyorum ama artık hiç öz güvenim yok. Ailem de çok üzülüyor. Şikayetçiyim ve çok öfkeliyim. Ağlamamak için kendimi zor tutuyorum.' ifadelerini kullandı. 'Maddi manevi tazminat davası açmayı düşünüyoruz' Seline Ferah Çalışkan'ın avukatı Bahar Yıldırım Karaçam, güzellik merkezindeki işlemin astımı da tetiklediğine inandıklarını, bu nedenle genç kızın ciddi tehlike atlattığını söyledi. Çalışkan'ın psikolojik açıdan da zarara uğradığını kaydeden Karaçam, 'Doktor olmadığını bildiğimiz bir kişi tarafından işlem uygulanmıştır. Detayları belirleyeceğiz. Maddi ve manevi tazminat davası açmayı düşünüyoruz. Müvekkilim çok genç ve güzel bir kadındır. Bu işlemin yarattığı sonuç ise yıkıcıdır.' şeklinde konuştu. Avukat Karaçam, Cumhuriyet Başsavcılığına verdikleri dilekçede, klinikte kullanılan ilaçların ve uygulamanın yasal düzenlemelere aykırı olup olmadığının belirlenmesini istediklerini de sözlerine ekledi.
Bm: Libyalı Taraflar Kara Ve Hava Güzergahlarının Açılması Konusunda Anlaştı
CENEVRE (AA) - Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Libya Özel Temsilci Vekili Stephanie Williams, Libya'da kalıcı ateşkes sağlamayı amaçlayan Cenevre'deki 5+5 Ortak Askeri Komite toplantılarının dördüncü turunda, tarafların Libya'da tüm bölgeleri birbirine bağlayan kara ve hava güzergahlarının açılması konusunda anlaşmaya vardığını duyurdu.Williams, BM Cenevre Ofisi'nde pazartesi başlayan Komite toplantılarına ilişkin basın toplantısı düzenledi.Toplantıların ilk iki gününde, tarafların 'vatanseverlik, profesyonellik ve Libya'nın birliğini koruma ve ülkenin egemenliğini savunma ısrarı' konusunda bağlılığını dile getirdiğini aktaran Williams, 'Her iki tarafın tarafın, Libya halkının yaşamını ve refahını doğrudan etkileyen birkaç önemli konuda anlaşmaya vardığını bildirmekten memnuniyet duyuyorum.' dedi.Libya hükümeti ve ülkenin doğusundaki gayrimeşru güçlerin lideri darbeci Halife Hafter heyetlerine (LNA) övgüde bulunan Williams, tarafların vardığı anlaşmalara ilişkin şunları kaydetti: '5+5, Libya'nın tüm bölgelerini ve şehirlerini birbirine bağlayan kara yollarının açılması konusunda anlaştı. 5+5, bölgenin idari başkenti Sebha başta olmak üzere Libya genelinde hava yollarının açılması konusunda anlaştı. 5+5, nefret söylemi kullanımını durdurmak için kışkırtıcı ve tırmanan medya retoriğine son verilmesi gerektiği konusunda anlaştı. İki taraf, cephe hattındaki mevcut sükuneti desteklemek ve sürdürmek ve herhangi bir askeri tırmanıştan kaçınma konusunda anlaştı.'Williams, tarafların kalıcı bir ateşkes üzerinde anlaşması hususunda da 'oldukça iyimser' olduğunu kaydetti.Libya'da ateşkes sağlamayı amaçlayan ve 5+5 formatında düzenlenen ortak askeri komite toplantılarının üçüncü turu haziranda video konferans yöntemiyle gerçekleştirilmişti.Dördüncü tur görüşmeleri 24 Ekim Cumartesi'ne kadar devam edecek.
Reklam
Doğa Sporcuları Şehit Arif Demirel'in Anısına Yürüdü
KASTAMONU (AA) - Kastamonu Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (KADASK) üyeleri, Afrin'de şehit düşen Jandarma Uzman Çavuş Arif Demirel'in anısına doğa yürüyüşü gerçekleştirdi.Hava Radar Kıta Komutanlığı mevkisinden 12 sporcu ile etkinliğe başlayan ekip, çoğunluğu patikadan olmak üzere yaklaşık 15 kilometrelik yürüyüşün ardından şehidin İnebolu ilçesine bağlı Dibek köyündeki baba ocağına ulaştı. Burada, anne Serpil Demirel'e taziyelerini ileten sporcular, daha sonra şehidin kabri başında Kur'an-ı Kerim okuyarak dua etti.KADASK Başkanı Dr. Alp Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kulüp olarak anlamlı bir organizasyona imza atmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.Sağanağın altında yaklaşık 5 saat süren yürüyüşün sonunda şehidin köyüne ulaştıklarını anlatan Arslan, 'Şehidimizi anmak, ailesini ziyaret etmek amacıyla bu organizasyonu gerçekleştirdik. Köye vardığımızda da ailesinden şehidin annesi Serpil Hanım'la görüşme fırsatımız oldu. Kendisiyle sohbet edip bir isteklerinin olup olmadığını sorduk. Evladı için taziyelerimizi iletip şehidimizin kabri başında duamızı yaptıktan sonra faaliyetimizi sonlandırdık.' diye konuştu.Uzman Çavuş Arif Demirel, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Suriye'nin Afrin bölgesinde yürüttüğü Zeytin Dalı Harekatı'nda 1 Mart 2018'de şehit düşmüştü.
Adana'da Fetö'nün "Mahrem İmamları" İle Haberleşen Sanığa 6 Yıl 3 Ay Hapis Cezası
ADANA (AA) - Adana'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) 'mahrem imamları' ile ankesörlü ve büfe telefonlarından periyodik ve ardışık arama yöntemiyle haberleştiği iddiasıyla yargılanan eski askeri okul öğrencisi sanığa 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanık H.K. ve avukatı katıldı.Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın kentteki sabit-ankesörlü telefon hattından ardışık nitelikte 25 kez arandığını ve FETÖ'nün askeri okul 'mahrem imamı' Hasan kod adlı O.G. ile irtibatının tespit edildiğini belirterek, H.K'nin 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan cezalandırılmasını istedi.Sanık H.K. savunmasında, mütalaayı kabul etmediğini ve FETÖ/PDY'nin 'mahrem imamları' ile ankesörlü ve büfe telefonlarından periyodik ve ardışık arama yöntemiyle haberleşmediğini ileri sürdü.Örgütün mahrem yapılanmasıyla bir bağlantısının olmadığını savunan H.K, 'Örgütsel bir konumum bulunmamaktadır. Telefonuma ByLock yüklemedim ve kullanmadım. Beraatime karar verilmesini talep ederim.' ifadelerini kullandı.Mahkeme heyeti, 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdığı sanığın mevcut halinin devamına karar verdi.
Reklam
Kırıkkale'de Bıçaklı Kavga: 1 Ölü, 1 Yaralı
KIRIKKALE (AA) - Kırıkkale'de iki grup arasında çıkan bıçaklı kavgada bir kişi öldü, bir kişi yaralandı.Sanayi Mahallesi Zübeyde Hanım İlkokulu önünde Metehan Ç. (28) ile Yunus Emre Pamuk (26) arasından henüz belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın ardından olay yerinden ayrılan Pamuk, daha sonra arkadaşları Emre A. (26) ve Cahit A. (22) ile aynı yere gelerek Metehan Ç. ile kavga etti.Çıkan kavgada, Pamuk ve Emre A. bıçakla yaralandı.Yüksek İhtisas Hastanesine kaldırılan Pamuk, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Polis, kolundan hafif yaralanan ve tedavisi tamamlanan Emre A. ile Metehan Ç. ve Cahit A'yı gözaltına aldı.
Hatay'da Serada Hint Keneviri Yetiştiren Şüpheli Gözaltına Alındı
HATAY (AA) - Hatay'ın Samandağ ilçesinde, evinin bahçesindeki serada Hint keneviri yetiştirdiği belirlenen zanlı gözaltına alındı.Samandağ İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu bulundurulduğunu belirlediği Meydan Mahallesi'ndeki bir eve operasyon düzenledi.Ekipler, evin bahçesindeki serada 13 kök Hint keneviri ele geçirildi. Evde de 2 kilo 850 gram kubar esrar, 15 gram Hint keneviri tohumu ve elektronik terazi bulundu.Ev sahibi Y.K. gözaltına alındı.
Reklam
Iğdır'daki Su Maymunlarının Yaşamı TRT'de Belgesel Oluyor
IĞDIR (AA) - HÜSEYİN YILDIZ - Ağrı Dağı Milli Parkında yaşayan ve 'esrarengiz fareler' olarak bilinen su maymunlarının yaşamı belgesel oluyor. Sahip olduğu 5 bin 137 metre yüksekliğiyle 'Türkiye'nin çatısı' olarak nitelendirilen Ağrı Dağı'nın da içinde bulunduğu Ağrı Dağı Milli Parkı'nın Iğdır kesiminde hayatını sürdüren su maymunlarının yaşamı, TRT Belgesel tarafından izleyiciyle buluşturulacak.Kuzeydoğa Derneğinin de desteğiyle çekimlerine başlanan, halk arasında 'esrarengiz fareler' olarak adlandırılan su maymunları, yöreye gelen turistlerin de ilgisini çekiyor.Su maymunlarının hayatını belgesel yapmak için milli parka gelen TRT ve Kuzeydoğa ekibi, parkta yaşayan su maymunlarının, beslenmesinden günlük yaşantısına kadar birçok davranışını görüntülüyor. Kuzeydoğa Derneği Başkanı, Koç ve ABD Utah üniversiteleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağan Şekercioğlu'nun sunumuyla gerçekleştirilen çekimlerde, su maymunlarının bölgedeki tarihinden yaşam tarzlarına kadar birçok konu ele alınıyor. Prof. Dr. Çağan Şekercioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, TRT Belgesel çekim ekibi ile Iğdır'a geldiklerini ve su maymunları ile ilgili belgesel çektiklerini söyledi. Latincesi myocastor coypus olan, 'koypu' olarak da bilinen su maymunlarının aslında istilacı bir tür olduğunu belirten Şekercioğlu, 'Bu coğrafyaya, bu ekosisteme ait olmayan bir tür. Komşu ülkelerdeki kürk çiftliklerinde yetiştirilen bu tür, bu çiftliklerden kaçmaları ve doğaya bırakılmalarından dolayı üreyerek yayıldı ve ülkemize de böyle girdiğini düşünüyoruz.' dedi. Su maymunlarının sadece eski Sovyetler Birliğine komşu olan illerde görüldüğünü vurgulayan Şekercioğlu, 'Su maymunları, Türkiye'de Edirne ile birkaç Trakya ilimizde ve Ermenistan sınırındaki Iğdır'da görülüyor. Bizim tahminimiz buradaki su maymunlarının Ermenistan'daki kürk çiftliklerinden kaçarak Aras Nehri Havzası'na yayılarak Iğdır iline girdikleri yönünde.' diye konuştu. 'ABD ve Avrupa'da birçok ülkeye yayıldı' 'Esrarengiz farelerin' ilginç olmasının yanı sıra kontrol edilmediği sürece zarar verebileceğini de ifade eden Şekercioğlu, şunları kaydetti:'Su maymunları her ne kadar ilginç bir tür olsa da dünyanın birçok ülkesinde sulak alanlara zarar veren bir tür, doğal ortamı Güney Amerika. Tropik ve yarı tropik bir tür olan su maymunu, ABD ve Avrupa'da birçok ülkeye yayıldı. Sulak alanların bitkilerini, sazlarını yiyen bir tür. Bitkiyle kaplı sulak alanların bitkilerini yok ederek o alanların açık suya dönüşmesine yol açıyor. Iğdır ilinde de yavaş yavaş sayıları artıyor, yayılıyor ve eskisine göre çok daha kolay gözlemlenebiliyor.'
Kadıköy'deki Cinayetin Zanlısı Kick Boksçuya Müebbet Hapis Cezası Verildi
İSTANBUL (AA) - Kadıköy'de tartıştıkları bir kişiyi bıçaklayarak öldürdükleri gerekçesiyle tutuklu yargılanan sanıklar kick boksçu Berke Şahin ile Tevfik Karakaya'ya, 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası verildi.Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasına, tutuklu sanıklar Berke Şahin ve Tevfik Karakaya SEGBİS sistemi ile bağlandı.Tutuksuz sanık Okan Canyurt ise duruşmaya katılmadı. Duruşmada, olayda yaşamını yitiren Ömer Özdemir'in babası ile taraf avukatları da hazır bulundu.Duruşmada söz alan baba Hüseyin Özdemir, yaşanan olaydan ötürü yüreğinin halen yandığını ifade ederek, 'Orada benim evladım değil sizin evladınız da olabilirdi. Sanıkların en ağır cezayı almalarını istiyorum.' şeklinde konuştu.Ömer Özdemir'in ailesinin avukatları ise her sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını isteyerek, haklarında herhangi bir yasal takdiri indirim uygulanmamasını talep etti.Son sözü sorulan sanık Berke Şahin, çok pişman olduğunu ve psikolojisinin bozulduğunu söyledi.Diğer tutuklu sanık Tevfik Karakaya ise evinin önünde gelişen ve istemeden karıştığı olaydan ötürü üzgün olduğunu, yaşanan olaya engel olmak istediğini, hayatı boyunca insanlara yardım ettiğini savundu.Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Berke Şahin ve Tevfik Karakaya'nın 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırarak, tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.Ayrıca, tutuklu sanıkların olay sonrası kaçması ve davranışları göz önünde bulundurarak verilen cezada herhangi bir indirim uygulanmamasına hükmedildi.Heyet, tutuksuz sanık Okan Canyurt'un ise 'kasten öldürmeye yardım' suçundan 9 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılmasını kararlaştırdı.İddianamedenAnadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 8 Eylül'de sanık Berke Şahin'in, kız arkadaşıyla Kadıköy'de araçlarını park ettikleri yere yürüdükleri sırada maktul Ömer Özdemir ve Enes Erkan'ın sözlü tacizine uğradıkları ifade edilmişti.İddianamede, bunun üzerine sanık Berke Şahin'in kız arkadaşını aynı sokak üzerinde bulunan bir kafedeki arkadaşlarının yanına bıraktıktan sonra geri döndüğü, Özdemir ve Erkan'ı darbetmeye başladığı anlatılmıştı.Berke Şahin'in arkadaşı olan Tevfik Karakaya'nın ve dosyaları tefrik edilen diğer iki şüphelinin de olaya müdahil olduğu, bu esnada diğer şüphelilerin geldiğini gören maktulun olay yerinden kaçtığı aktarılan iddianamede, Şahin ve arkadaşlarının Enes Erkan'ı darbetmeyi sürdürdüğü belirtilmişti.İddianamede, Şahin'in daha sonra arkadaşları olan Tevfik Karakaya, Okan Canyurt ve kimliği tespit edilemeyen bir kişiyle maktul Özdemir'i motosikletle aramaya başladıkları aktarılmıştı.Şahin'in ağaçlık alanda saklandığını fark ettiği Özdemir'i kovalamaya başladığı ve bir güvenlik kulübesine sığınmaya çalıştığı esnada arkadan yetişerek bıçakladığı aktarılan iddianamede, 10 saniyelik bir zaman dilimi içerisinde Tevfik Karakaya'nın da maktulun yanına gelerek Berke Şahin'in olayına müdahil olduğu kaydedilmişti.İddianamede, olay yerine gelen sağlık ekiplerince Özdemir'in hastaneye kaldırıldığı ancak yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadığı anlatılmıştı.Sanık Berke Şahin ve Tevfik Karakaya hakkında 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası istenen iddianamede, tutuksuz sanık Okan Canyurt hakkında da 'kasten öldürmeye yardım etme' suçundan 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.
"Vısa Ve Tobb Harcamalar Araştırması" Kovid-19 Döneminin Profilini Çıkardı
ANKARA (AA) - Visa ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye'de yapılan kartlı harcamalarda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) etkisini inceleyen bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırmada, Türkiye'nin bu süreci Avrupa'ya kıyasla daha az hasarla geçirdiği ve sektörlerin daha hızlı toparlandığı belirlendi.TOBB'dan yapılan açıklamaya göre, 'VISA ve TOBB Harcamalar Araştırması' ile salgının arttığı mart-mayıs aylarında daralan Türkiye'deki kartlı harcamaların, normalleşmeyle birlikte hızlı bir toparlanma sürecine girdiği tespit edildi.Mart-Ağustos 2020 dönemine odaklanan araştırmada, kartlı harcamalarda farklı sektörler için Kovid-19 sürecine bağlı olarak gerçekleşen değişimler, temassız işlemler ve e-ticaret işlemlerinin değişimi analiz edildi. Salgın nedeniyle Türkiye'de sokağa çıkma kısıtlamalarının uygulandığı 12 haftalık dönemde (mart-mayıs) toplam kartlı harcamalar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 daraldı. Haziranda ise normalleşmenin başlamasıyla harcamalar hızlı bir toparlanma sürecine girdi ve ağustosun son haftasında 2019 seviyesinin yüzde 18 üzerine çıktı. Araştırmada, Türkiye verileri, salgın döneminde farklı yaklaşım izleyen iki ülkeyle kıyaslandı. Avrupa'da sokağa çıkma kısıtlamalarını ilk hayata geçiren İtalya ve kısıtlama uygulamayan İsveç'teki harcamalar ile Türkiye'deki veriler karşılaştırıldı. Mart-mayıs döneminde kartlı harcamalar bakımından İtalya en keskin düşüşleri yaşarken, Türkiye ve İsveç birbirine paralel ve yakın dalgalanmalarla karşı karşıya kaldı. 6 ana harcama sektörünün bir sene öncesiyle kıyaslandığı tablolar karşılaştırıldığında, İsveç ve İtalya'nın haziranda yüzde 13 küçülmeye devam ederken, Türkiye'nin aynı ayda normalleşmeyle birlikte yüzde 10 büyüyerek, hızlı biçimde toparlandığı görüldü. Temassız işlem büyümesinde Türkiye Avrupa'da ilk sıradaTürkiye, salgın sürecinde Avrupa'da temassız harcama limitini yükselten ilk ülke oldu. Tüketiciler de sağlık önceliği nedeniyle temassız ödemelere artan bir talep gösterdi.Bankalararası Kart Merkezi rakamlarına göre, yalnızca martta 2,5 milyon kart ilk defa temassız ödeme yapmak için kullanıldı. Böylelikle Türkiye'de, yılın ilk 6 ayında gerçekleşen temassız işlem sayıları, geçen yılın aynı dönemine kıyasla 3 kat arttı. Temassız ödemelerdeki büyüme oranıyla Türkiye, Avrupa'da en yüksek artışı gösteren ülke olarak öne çıktı. Bununla birlikte, yüz yüze ödemelerin yüzde 75'inin temassız olarak gerçekleştiği Avrupa ortalamasına kıyasla Türkiye'de temassız işlem oranı daha düşük kalırken, temassız ödeme kabulünü daha da yaygınlaştırmak üzere, salgın döneminde de çalışmalarını sürdüren Visa, perakende markalarıyla gerçekleştirdiği iş birliğiyle 7 bine yakın temassız ödeme noktasını hayata geçirdi.e-Ticaret rekor seviyelere ulaştıAraştırmanın kapsadığı dönemde, tüketici alışkanlıklarının değişmesiyle Türkiye'de e-ticaret işlem adetleri, sadece Nisan 2020'de yüzde 30 arttı. 14 Avrupa ülkesinde bu rakam yüzde 25'in üzerinde artış gösterdi. Türkiye'de mart-mayıs döneminde 7 milyon kart ilk defa e-ticaret alışverişi için kullanıldı. Bunun sonucunda, Türkiye'de e-ticaret, mayıs sonu itibarıyla kartlı harcamaların yüzde 33'üne ulaşarak rekor seviyelere yükseldi.Giyim, seyahat, elektrik-elektronik gibi 'isteğe bağlı tüketim' harcamaları, salgın öncesinde market ve gıda gibi 'temel ihtiyaç' harcamalarının üzerinde seyrederken, Türkiye'deki ilk Kovid-19 vakasının görüldüğü martta bu sektörlerdeki harcamalar yüzde 58 düşüş gösterdi. Normalleşmeyle toparlanmaya başlayan 'isteğe bağlı tüketim' harcamaları, özellikle elektrik-elektronik ve yapı-dekorasyon harcamalarındaki artış ve diğer sektörlerde yaşanan iyileşmeyle 'temel ihtiyaç' harcamaları seviyesine yeniden yaklaştı. Evden çalışma ve uzaktan eğitim elektrik-elektroniğe talebi artırdıSokağa çıkma kısıtlamalarının olduğu dönemde (mart-mayıs), geçen yıla kıyasla talep artışı yaşayan sektörler elektrik-elektronik eşya-bilgisayar, market ve gıda oldu. Bu dönemde seyahat, yemek, giyim ve akaryakıt kategorilerinde ise düşüşler yaşandı.Mart ayında evden çalışma ve uzaktan eğitimin başlamasıyla birlikte elektrik-elektronik ve yapı-dekorasyon harcamalarındaki kayda değer artış dikkati çekti. Özellikle elektrik-elektronik harcamalarının haziran-ağustos aylarında da artmaya devam ederek, 2019'un yüzde 95 üzerinde gerçekleşmesi bu talebin kalıcılığına işaret etti.'Türkiye'nin proaktif yaklaşımı pandeminin etkilerini sınırlandırdı'Açıklamada görüşlerine yer verilen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 'İçinden geçtiğimiz pandemi sürecinde tüm dünya hiç alışık olmadığı bir ortamla karşı karşıya kaldı. Bu yeni ortama uyum sağlamak üzere hazırlıklı olan ve proaktif davranan ülkeler, diğer ülkelerden pozitif olarak ayrıştı. Türkiye, pandemi sürecinde hızlı kararlar alarak ve özellikle sağlık alanında gerçekleştirmiş olduğu atılımlarla bu yeni ortama uyum sağlama konusunda dünyada öne çıkan ülkelerden biri oldu. Bunun yansımasını da hem e-ticaretin bu süreçte öne çıkmasıyla hem de temassız ödemelerdeki artışla somut olarak görmüş olduk.' ifadelerini kullandı. Salgın sürecinde odalar-borsalar, sektör meclisleri, kadın ve genç girişimler, organize sanayi bölgeleri (OSB) ile sürekli iletişim halinde olduklarını belirten Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:'Pandemi sürecinde kurduğumuz istişare mekanizmalarıyla sahadan anlık bilgileri aldık ve üyelerimizin sorunlarını yakından takip ettik. Sorunlara çözüm önerileri geliştirip, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına ileterek bunların çözümünün takipçisi olduk. Bu dönemde bu yöntemle üyelerimizden gelen pek çok sıkıntının çözüldüğünü söyleyebilirim. Yine bu dönemde atılan proaktif adımların normalleşme sürecini hızlandırdığına şahit olduk. Pandemi süreci bize e-ticaretin önemini ve geleceğini bir kez daha gösterdi. Bu dönemde kredi kartı harcamalarının 3'te 1'inin e-ticaret üzerinden yapıldığını gördük. Biz de üyelerimizi e-ticarete hazırlamak için birçok online bilgilendirme toplantısı düzenledik. Bunun yanında sertifikalı e-ticaret ve e-ihracat eğitim programları yaptık. Üyelerimizin e-ticarette yer alması için birçok şirketle e-ticarete özel kampanyalar hazırlayarak, üyelerimizin kullanımına sunduk.''Temassız kart kullanımı ilk 6 ayda 3 kat büyüdü'Visa Türkiye Genel Müdürü Merve Tezel de 'VISA ve TOBB Harcamalar Araştırması'nın, Türkiye adına olumlu bir tablo ortaya koyduğunu vurguladı. 'Türkiye'de normalleşme sürecinin başlamasıyla bütün sektörlerde Avrupa'ya kıyasla daha hızlı bir toparlanma olduğunu gördüklerine' işaret eden Tezel, ülkede ödeme sistemlerinin yaygınlığı, tüketicilerin kart kullanım alışkanlıkları ve e-ticaret altyapılarının güçlü olmasının yaşanan iyileşmede önemli rol oynadığına dikkati çekti.Tezel, salgın sürecinin hem tüketici davranışlarında hem işletmelerin yapılanmasında önemli değişikliklere yol açtığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:'Tüketiciler bu dönemde sanal ortamlarda online ödemelere, fiziksel dünyada ise temassız ödemelere yöneldi. Ülkemizde temassız kart kullanımı normalde her yıl ortalama 2 kat büyürken, bu senenin sadece ilk 6 ayında 3 kat büyüdü. Temassız ödeme kabulünün bazı iş yerlerinde ciro artışlarıyla sonuçlanabildiğini de gözlemledik. Türkiye'de temassız kart kullanım oranlarının Avrupa düzeyine ulaşmasını bekliyoruz. Nakitten kartlı ödemeye gerçekleşen dönüşüm kayıtlı ekonomiye de katkıda bulundu. İşletmeler tarafında ise pandemi döneminde elektronik ödeme yöntemlerini kabul eden, işini dijital ortama taşımış küçük ve orta ölçekli şirketler için bu sürecin daha kolay geçtiğini gördük. Bu dönemde Visa olarak, ekonominin bel kemiğini oluşturan KOBİ'lere desteğimizi 'İşimi Yönetebiliyorum' projemiz kapsamında, gerek sunduğumuz sanal eğitimler gerekse verdiğimiz dijitalleşme ve dijital pazarlama desteğiyle sürdürüyoruz.'
Cinsel İstismara Uğrayan 15 Yaşındaki Genç Kız 'Evden Çıkamıyorum' Dedi ve Ekledi: 'O, Benim Geleceğimi Mahvetti'
etiket
Adana’da 1,5 yıl önce kız çocuğu E.K.'ye (15) cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan M.B. (19), son duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Kararın ardından yaşamını korkarak devam ettirdiğini belirten E.K., 'O, benim geleceğimi mahvetti ve şu an normal hayatını sürdürüyor. Korkuyorum' diyerek tepki gösterdi.
Reklam