onedio
Niğde'de Zincirleme Trafik Kazası: 1 Ölü, 7 Yaralı
NİĞDE (AA) - Niğde'de 4 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti, 7 kişi yaralandı.Alınan bilgiye göre, Yeşilgölcük beldesi Tırhan köy yolunda minibüs ve 3 otomobil zincirleme kaza yaptı.Vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda jandarma, sağlık ve AFAD ekibi sevk edildi.Kazada yaralanan araçlardaki Elif Asya (9), Emre (26), Meryem (46) ve Hilal Rüzgar (22) ile Ayşe (25) ve Kadir Evrensel (26), Mehmet Erdal (48), Halil Temelli (64) ambulanslarla Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.Yaralılardan Emre Rüzgar müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Kazakistan İle Rusya, Askeri İş Birliği Anlaşmasını Yeniledi
NUR SULTAN (AA) - Kazakistan ile Rusya arasındaki askeri iş birliği anlaşması barışı koruma, uluslararası örgütler kapsamında iş birliği ve bölgesel tehditlere karşı mücadele maddelerinin eklendiği yeni hali imzalandı.Kazakistan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Bakan Nurlan Yermekbayev'in resmi ziyaretle Kazakistan'ın başkenti Nur Sultan'a gelen Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile görüştüğü belirtildi.Açıklamada, görüşmede, bölgesel güvenliğin sağlanması, iki ülke arasında askeri ve teknik iş birliği konularının ele alındığı aktarıldı.Görüşmenin sonucu iki ülke savunma bakanlarının güncellenmiş askeri iş birliği anlaşmasını imzaladığı kaydedilen açıklamada, 'Bu anlaşma yürürlüğe girdikten sonra iki ülke arasında 28 Mart 1994'te imzalanan askeri iş birliği anlaşması geçersiz sayılacak.' ifadesine yer verildi.Açıklamada, Kazakistan ile Rusya'nın askeri alanda geniş iş birliği, askeri eğitim, kadro eğitimi, silah ve teknik temini, ortak ikili ve çok taraflı tatbikatlara, askerlerin savaş eğitimiyle ilgili etkinliklerine katılım maddeleri içeren askeri anlaşmanın yeni haline 'barışı koruma', 'uluslararası örgütler kapsamında iş birliği' ve 'bölgesel tehditlere karşı mücadele' konularının eklendiği bilgisi paylaşıldı.
Van'da 43 Yabancı Uyruklu Yakalandı
VAN (AA) - Van'ın Tuşba ilçesinde yurda yasa dışı yollardan giren 43 yabancı uyruklu yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerinin devriyesi sırasında H.Y. idaresindeki araçta arama gerçekleştirildi. Kontrollerde, 43 Afganistan uyruklunun yurda yasa dışı yollardan girdiği belirlendi.Ekipler, A.M. ile M.C'nin valizlerinde yaptığı aramada ise 11 kilo 601 gram afyon sakızı ele geçirdi.Sürücü H.Y. 'göçmen kaçakçılığı', A.M. ve M.C. de 'uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak ve uyuşturucu nakletmek' suçundan tutuklandı.Yabancı uyruklular, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.
Balkan Ülkelerinde Günlük Kovid-19 Vakalarındaki Hızlı Artış Sürüyor
SARAYBOSNA (AA) - Hırvatistan, Slovenya ve Bosna Hersek'te yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının başından beri en yüksek günlük vaka sayıları açıklandı.Hırvatistan'da son 24 saatte 1131 yeni vaka tespit edilirken toplam vaka sayısı 23 bin 665'e ulaştı. Hayatını kaybedenlerin sayısı ise 1 artarak 345 oldu. Ülkede bugüne kadar 19 bin 87 kişi ise iyileşti.Son 24 saatte 834 yeni vakanın kaydedildiği Slovenya'da ise toplam vaka sayısı 11 bin 517'ye çıktı. Can kaybının 4 artarak 180'e ulaştığı ülkede, gece yarısından itibaren ek tedbirler uygulanmaya başlandı. Sloven hükümeti tarafından açıklanan ek tedbirler kapsamında, Orta Slovenya, Gorenjska, Koroska, Zasavje, Posavje, Savinjska ve Güneydoğu Slovenya bölgelerinde istisnalar dışında seyahatlere sınırlandırma getirildi. Açık alanlarda da maske takma zorunluluğu kararı alınan Slovenya'da, 10'dan fazla insanın bir arada bulunması da yasaklandı.Bosna Hersek'te ise son 24 saatte 621 yeni vaka tespit edildi, 8 kişi hayatını kaybetti. Toplam vaka sayısının 32 bin 845'e yükseldiği ülkede Kovid-19 nedeniyle 980 kişi hayatını yaşamını yitirdi. Günlük vaka sayılarının son günlerde hızla artığı Sırbistan'da da ek tedbirler alındı. Açık alanda da maske takma zorunluluğu getirilen ülkede, yerel yönetimlere 30'dan fazla kişinin bir araya geleceği etkinlikleri yasaklama yetkisi verildi.
Niğde'de Irak Uyruklu Deaş Şüphelisi Adliyeye Sevk Edildi
NİĞDE (AA) - Niğde'de terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda gözaltına alınan Irak uyruklu şüpheli adliyeye sevk edildi.Terör örgütü DEAŞ'a üye olduğu iddiasıyla gözaltına alınan Irak uyruklu A.H.D.D'nin emniyetteki işlemleri tamamlandı.Zanlı sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.Irak uyruklu A.H.D.D, 14 Ekim'de Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şubesi ekiplerinin operasyonunda DEAŞ'a üye olduğu iddiasıyla kaldığı evde gözaltına alınmıştı.
Doğu Marmara Ve Batı Karadeniz'de Kovid-19 Tedbirleri Denetimi
SAKARYA (AA) - Sakarya, Kocaeli, Düzce, Zonguldak, Karabük ve Bartın'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine yönelik denetim gerçekleştirildi. Sakarya'da, İçişleri Bakanlığının genelgesi doğrultusunda il genelinde Kovid-19 denetimleri yapıldı.Polis, jandarma ve zabıta ekipleri, ilçelerde kaymakamlar öncülüğünde parklar, bahçeler ve iş yerlerini denetledi. Vatandaşlar, maske takmaları ve sosyal mesafe kuralına uymaları konusunda uyarıldı.Ekipler, yol kontrol noktalarında da toplu taşıma araçlarını durdurarak, hem denetim yaptı hem de yolculara Kovid-19 kurallarını hatırlattı. DüzceDüzce Valisi Cevdet Atay, İl Emniyet Müdürü Mehmet Ali Akkaplan, İl Jandarma Alay Komutanı Jandarma Albay Mustafa Çetinkaya, İl Sağlık Müdürü Yasin Yılmaz ile kent merkezindeki iş yerlerini denetleyerek kent sakinlerini sosyal mesafe kuralına uymaları konusunda uyardı. İstanbul Caddesi, Aydınpınar Caddesi ve Kızılay Meydanı'ndaki alışveriş merkezi, iş yerleri, taksi durakları, parklar ve kafeteryaları inceleyen Atay, maske, mesafe ve hijyen denetimi yaptı. Mekanlarda çalışanlar ve müşterilerle sohbet eden Atay, çocuklara da maske dağıttı.Koronavirüsle mücadelenin fedakarlık gerektirdiğini aktaran Atay, 'Pozitif vaka olan ve evlerinde kendi çocuklarına, eşine ve akrabasına bu hastalığı yayabileceğini düşünenler varsa bu vatandaşlarımız bize ulaşsınlar. Bizler onlara yurtlarımızda çok iyi bakarız.' dedi. Okulları sürekli ziyaret ettiğini ve buradaki tedbirleri incelediğini söyleyen Vali Atay, 'Çocuklarımız bu maskeyi takıyorlar. Çok bilinçliler. Çocuklarımızın bu bilincinin herkese örnek olması gerekiyor. Ben bilinçli çocuklarımızı görünce, yolda duyarsız şekilde dolaşan vatandaşların nasıl böyle davrandığını anlayamıyorum. Lütfen hiçbir şey bilmiyorsak çocuklarımıza bakalım. Öğrencilerimizin duyarlılığı bizi çok sevindiriyor.' şeklinde konuştu. Zonguldak Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz, Belediye Başkanı Ömer Selim Alan, İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı, İl Jandarma Alay Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Gönen Süslü ve İl Sağlık Müdürü Ertuğrul Güner, Şehirlerarası Otobüs Terminali'nde iş yerlerini denetleyerek halkı maske takmaları ve sosyal mesafe kuralına uymaları konusunda uyardı. Vali Tutulmaz, bir yolcu otobüsünü denetimi sırasında, ekip olarak otobüsleri denetlediklerini belirterek, 'Her hafta farklı bir bölgeyi denetliyoruz. Bugün otobüslerde sizleri hem uyarıyoruz hem de sizlere rehberlik yapıyoruz. Diyoruz ki, maskeyi kesin ihmal etmeyin. Sosyal mesafeye uyun ve hijyen kurallarına dikkat edin. Yapılan araştırmalarda maske yüzde 75 ile koruyor. Aşının koruma durumu da yüzde 60 gözüküyor. Onun için maske çok önemli. Maskeye muhakkak uyalım.' ifadelerini kullandı.İl Sağlık Müdürü Ertuğrul Güner de şu an için yurtlarda toplam 22 kişinin izolasyon amaçlı kaldığını belirterek, 'Bunların 7'si izolasyon kurallarına uymadığı için cezai işlem uygulandıktan sonra yurda alınan kişiler. Diğer 15 kişi de evlerinde izolasyon imkanı olmayan kişiler.' bilgisini verdi.Ereğli ilçesinde de Kovid-19 denetimleri kapsamında oyun oynanan ve alkol içildiği tespit edilen bir kıraathanenin ticari faaliyeti durduruldu.Kaymakam İsmail Çorumluoğlu, ilçe genelinde günlük vaka sayısının 30'a yükseldiğini ve Ereğli Devlet Hastanesi'nde 10'u yoğun bakımda olmak üzere 60 kişinin tedavilerinin devam ettiğini bildirdi.Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Armutçuk Müessesesi'nde çalışan madencilerde pozitif vaka sayısında artış yaşandığını ve bunun da kontrol altına alındığını belirten Çorumluoğlu, 'TTK nispeten kontrol altına alındı, şu anda sıkıntılı bir durum yok. İlçemize bağlı Süleymanbeyler ile Bakırlık köyünde 2 sokakta karantina uygulaması başlattık. Bu iki sokağa giriş ve çıkışlar tamamen kapatıldı. Gerekli tüm tedbirler alındı, ekiplerimiz kontrollerini sürdürüyor.' ifadelerini kullandı.Karabük Karabük'te kolluk kuvvetleri, sağlık, belediye ve diğer ilgili kurumlardan oluşan ekipler, esnafı ziyaret ederek, maske, mesafe ve hijyen konularında uyarıda bulundu. Ekipler, sorumluluk bölgelerindeki yol kontrol noktalarında belediye otobüsleri, yolcu minibüsleri, taksiler ve diğer araçları durdurarak kontrol etti. Yolcular maske, mesafe ve hijyen kurallarına uymaları konusunda uyarıldı. Denetimler sırasında Kovid-19 tedbirlerine uymayıp toplum sağlığını tehlikeye atan vatandaşlara ise idari para cezası uygulanıyor.BartınBartın'da, Vali Sinan Güner, okullarda denetim yaptı, sınıfların sosyal mesafeye göre ayarlanması, dezenfektan, maske tedariği, fiziki ve sosyal yeterlilikleri inceledi. Güner, okul idarecileri ve öğretmenlerle yaptığı konuşmada, çalışmaların titizlikle yapılması talimatını verdi.Yine kentte, kapalı pazar yerleri, iş yerleri, marketler, toplu taşıma araçları, alışveriş alanları, lokantalar, kafeteryalar ve taksilerde denetim gerçekleştirildi. KocaeliKocaeli'de Kovid-19 denetimleri, İl Emniyet Müdürü Veysal Tipioğlu'nun öncülüğünde yapıldı.Tipioğlu, polis ve zabıta ekipleriyle Yürüyüş Yolu ile Alemdar ve Fethiye caddelerinde yaptığı denetimler sırasında vatandaşlara maske ve sosyal mesafe konularında uyarılarda bulundu. Denetimlerin ardından Tipioğlu, gazetecilere açıklamasında, Kovid-19 konusunda emniyet teşkilatının üzerine düşen görevi hakkıyla yerine getirme gayreti içerisinde olduğunu kaydetti. Salgının yayılımının engellenmesi noktasında ciddi çaba gösterdiklerini vurgulayan Tipioğlu, 'Denetimler sırasında halkımızda maske takma duyarlılığı oluştuğunu gördük. İnşallah maskeye, mesafeye ve temizliğe dikkat ederek bu belanın da üstesinden geleceğiz.' dedi.
Reklam
Eşinin İnternetten Görüştüğünü Düşündüğü Kişiyi Katletti
Kahramanmaraş'ta hakkında uzaklaştırma kararı aldıran 20 yıllık eşi H.I.'nın internetten tanışıp görüştüğünü düşündüğü Ergin Gök'ü öldürüp cesedini ormanlık alandaki molozların altına saklayan Durdu Işık, Adana'da yakalandı. Cinayeti işlediğini itiraf eden Durdu Işık’ın, jandarmadaki sorgusu sürüyor.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Erzurum Şehir Hastanesi Çocuk Servisi'ni Ziyaret Etti
ERZURUM (AA) - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Erzurum Şehir Hastanesini ziyaret etti.Bakan Koca, Erzurum, Erzincan, Ağrı, Kars, Iğdır, Tunceli, Bingöl ve Ardahan il sağlık müdürleri, saha koordinatörleri ve hastane başhekimleriyle gerçekleştireceği koordinasyon toplantısı öncesinde Şehir Hastanesi Çocuk Servisi'ne geldi.Burada tedavi gören çocuklarla bir süre sohbet eden Koca, çocuklara 'geçmiş olsun' dileğinde bulundu.Erzurum Valisi Okay Memiş, İl Sağlık Müdürü Gürsel Bedir ve diğer yetkililerin de eşlik ettiği ziyarette Koca, doktorlardan çocukların sağlık durumları hakkında bilgi aldı.
Reklam
Samsun'dan Kırgızistan'a 180 Bin Maske Gönderildi
SAMSUN (AA) - Samsun Büyükşehir Belediyesi, Türk Kızılay aracılığıyla Kırgızistan'a 180 bin maske gönderdi.Büyükşehir Belediyesince hayırseverlerin desteğiyle alınan 180 bin maske, Belediye hizmet binası önünde düzenlenen uğurlama töreninin ardından Türk Kızılay araçlarıyla Samsun'un kardeş şehri Bişkek'e gönderildi.Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, buradaki törende yaptığı konuşmada, Kırgızistan'da yaşanan siyasi krizin arkasında FETÖ'nün parmağı olduğunu söyledi.Kırgızistan'ın hem siyasi kriz hem de salgın ile mücadele ettiğine dikkati çeken Demir, 'Bişkek bizim 10 yıldır kardeş şehrimiz. Bu zor dönemlerinde yanlarında olmayı amaçladık. Kırgızistan halkının yaşadığı siyasi krizden bir an önce çıkmasını ve salgın sürecini en iyi şekilde sürdürmesini temenni ediyoruz. Ülkemizin son 20 yıldır yakaladığı istikrarla nereden nereye geldiğini hepimiz gördük. Kırgızistan halkının birlik ve beraberlik içinde iyi insanlar tarafından yönetildiği bir ortama kavuşmasını istiyoruz.' ifadesini kullandı.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde Türkiye'nin dünyaya örnek olduğuna işaret eden Demir, tüm devlet kurumlarının koordinasyon içinde çalışarak başarı yakaladığını vurguladı.Demir maske, hijyen ve sosyal mesafe kurallarına riayet edilmesi uyarısında bulundu.
Analiz - Şi'nin "Çin Rüyası" Ve Küresel Etkileri
İSTANBUL (AA) -İSHAK TURAN-İki bin yılı aşkın kadim bir devlet geleneğine sahip olan Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC), Asya Pasifik’in en güçlü mali ve askeri gücüne sahip olduğu gibi dünyanın en kalabalık ülkesidir. Her ne kadar 1839’da Büyük Britanya’nın başlattığı Afyon Savaşı’nda mağlup olmasıyla yaklaşık 150 yıl süren işgaller ve istikrasız bir dönem geçirse de 1946-1949 yılları arasında süren iç savaş sonrasında yeni devleti kuran Mao Zedong liderliğinde göreceli de olsa bir istikrar kazanmıştır. 1978’de iktidara gelen Dıng Şiaoping, Mao dönemindeki kapalı devlet modelini kısa sürede iyi analiz ederek ülke ekonomisini dışa açmaya karar vermiştir. Yaklaşık iki asır önce limanlarını dış dünyaya açmamak için savaşı göze alan Çin’in Dıng döneminde ülke limanlarını gönüllü olarak açmak istemesi, değişen dünya düzeninin de aslında bir gereğiydi.Dıng’ın dışa açılım politikasını hızla benimseyen Çin, ucuz ve nitelikli işgücü sayesinde her yıl giderek daha fazla dış yatırım çekmeye başladı. Her ne kadar liberallerin, Çin’in Batı dünyasıyla karşılıklı bağımlılığını artırdıkça komünist yapıdan vazgeçerek daha demokratik bir yönetim şekline geçeceğine dair umutları olsa da özellikle 1989’daki Tiananmen Olayları ile Çin’in komünist yönetim şeklinden vazgeçmeye hiç de niyetli olmadığı açıkça anlaşılmıştır. Daha sonra ABD, Çin’in özellikle Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) üyeliği adaylığını yaklaşık 16 yıl bekleterek küresel sistemle daha uyumlu bir Çin yönetimi hayal etse de bunda da çok başarılı olamamıştır. ABD’nin uzun zamandır takip ettiği bu politika anlayışı, Çin’in kendi çıkarlarına zarar vermeden gelişmesi doğrultusundaydı. Çin’in barışçıl dış politika söylemi ve piyasa düzeni içinde hareket etmesi liberaller tarafından olumlu karşılansa da Kenneth Waltz, Robert Gilpin, Graham Allison ya da John Mearsheimer gibi neorealistler, bu politika anlayışını her zaman gizli bir tuzak kabul ettiler. Neorealistler, Çin’in elbet bir gün ABD’nin karşısına çıkarak hegemonya olmak isteyeceğini iddia etmişlerdir.Çin rüyası ve “Made in China 2025” vizyonuDiğer taraftan Dıng döneminden itibaren takip edilen düşük profilli dış politika anlayışının Şi Cinping yönetimiyle terk edildiği görülmektedir. 2013’te iktidara gelen Şi’nin kısa sürede aktif bir dış politika anlayışını uygulamaya koyması, Çin’e yönelik saklı şüphelerin de gün yüzüne çıkmasına neden oldu. Şi’nin Dıng ile başlayan iki dönemle sınırlanan devlet başkanlığı sistemini sona erdirerek devlet başkanlarının süresiz iktidarda kalabilmelerine imkân tanıyan yasayı çıkarması, 2013’te Kazakistan ve Endonezya’da hem karadan hem de denizden dünyayı iki koldan saran Kuşak ve Yol (KvY) İnisiyatifini açıklaması, Güney Çin Denizi üzerindeki tartışmalı adalar üzerinde giderek agresif davranması ve askeri amaçlı yapay adalar inşa ettirmesi, “bir ülke iki sistem” yönetim şekliyle yönetilen Hong Kong ile Tayvan üzerinde çok yönlü baskıları artırması, teknoloji alanında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olma hedefini içeren “Made in China 2025” vizyonu ve daha göreve geldiği ilk gün doğrudan “Çin Rüyası” hayalinin bir gün gerçekleşeceğini iddia etmesi Şi’yi seleflerinden farklı bir yerde konumlandırmıştır. Bazı uzmanlar, Şi’nin bu politika değişikliğinin, ABD Başkanı Barack Obama’nın 2011’de Avustralya Parlamentosunda ilan ettiği “pivot stratejisine” bir karşılık olarak geliştiğini iddia etseler de Şi’nin güçlenen ekonomik gücüne bağlı olarak daha bağımsız hareket ettiği de görülmekte.Çin rüyası, Şi’nin ÇHC’nin sistemde hak ettiği yeri alması ve tam bir saygınlık kazanması için askeri ve ekonomi alanlara ek olarak üstün teknoloji üretiminde de dünyada önde gelen gelişmiş ülkelerden birisi olması hedefine dayanmaktadır. 2012’deki Çin Komünist Partisi sekreterliğine terfi eden Şi Cinping, burada yaptığı konuşmada Çin hayaline atıfta bulunarak, “Tükenmeyen irademizle sürekli çaba göstermeliyiz, Çin’in karakteristik özellikleriyle sosyalizmi ileriye taşımaya devam edelim ve Çin ulusundaki büyük gençleşmenin Çin rüyasını gerçekleştirmesini başarmak için gayret etmeliyiz” [1] diyerek Çin rüyasını gerçekleştirmek için halkının desteğine ihtiyacı olduğunu ve bunu hep birlikte başaracaklarına olan inancını belirtmiştir. Çin rüyası, 2016’da iktidara gelen Trump’ın “Önce Amerika” ya da “Amerika’yı yeniden güçlü yapalım” söylemleriyle de kıyaslanabilir. Şi, Mao ve Dıng gibi karizmatik bir lider olarak anılmak istemektedir ve bunun için de Çin halkı için kayda değer bir başarı sağlamak zorundadır. Şi’nin bu rüyası, ülkenin 100. kuruluş yılı olan 2049’da ÇHC’yi dünyanın en gelişmiş sayılı ülkelerinden birisi yapmak üzerinedir. Bu bağlamda ABD strateji raporlarına da yansıdığı haliyle, Çin donanmasının modernize edilerek artık sadece bölgesinde değil okyanus ötesi operasyonlarda yer alabilecek bir savaşma kabiliyetine ulaşmaya yakın olduğu, küresel etkisini artırdığını ve Şi’nin “Çin Rüyası” hayalini giderek gerçekleştirmeye yakınlaştığı belirtilmektedir. [2]Şi'nin altı aşamalı stratejisiAyrıca Şi, Çin rüyası doğrultusunda ülkesinin güçlenmesinin ABD liderliğinde küresel bir blok hareketine dönmesinden büyük bir kaygı duyuyor ve bu bağlamda altı aşamalı bir yol izlemekte. Birinci olarak, özellikle 2008 krizi sonrasında büyük projeleri hayata geçirmede sıkıntı yaşayan ülkelere kredi desteğinde bulunmakta. Özellikle KvY İnisiyatifi Çin rüyasına giden en büyük adımdır. Bu çerçevede kendi mali fonlarını, kurumlarını ve bankalarını kuran Çin, ABD’nin küresel liberal düzeni şekillendiren Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi uluslararası kurumların rakipsiz olmadığını göstermekte. Diğer bir ifadeyle, bu gelişmeler, ABD’nin Soğuk Savaş sonrası kurmuş olduğu ekonomik düzenin ilk defa Çin’den gelen bir meydan okumayla karşılaşması demek.İkinci olarak Şi, yumuşak karnı olarak bilinen özerk bölgeler üzerinden iç işlerine müdahale edilmesini önlemek istemekte. Son yıllarda Tayvan’ın egemenliği sorunu ile Hong Kong’ta artan protestolar, Çin’in “bir ülke iki sistem” bağlamında kabul edilen bu özerk bölgelerin her anlamda kedisine tabi olmasını istemesinden kaynaklanmakta. Çin, Tayvan ile “1992 Konsensüsü” çerçevesinde hep bir barışçıl birleşmeden yana olduğunu belirtmesine rağmen Ortak Personel Dairesi Başkanı ve Merkezî Askeri Komisyon Üyesi Li Zuocheng’in, Tayvan’ın bağımsızlıkta ısrar etmesi durumunda Çin’in gerekirse Tayvan’ı işgal edebileceğini belirtmesi [3] ilk kez Şi döneminde açıkça dile getirildi. Üçüncü olarak Şi, Çin’in caydırıcı bir güç olduğunu gösterebilmek için askeri güç kapasitesi ile savaş kabiliyetini geliştirmekte. Çin’in ilk defa 2015’te Güney Çin Denizi üzerinde savaş gemilerinin demirleyebileceği ve savaş uçaklarının inebileceği yapay adalar inşa etmeye başlaması Çin’in yeni dış politika anlayışının da göstergelerinden. Çin’in bölge adaları üzerinde Filipinler ile dava konusu olan ve Uluslararası Adalet Divanı’na taşınan Scarborough takımadaları üzerinde kendi aleyhinde verilen kararı tanımamasıyla, bölgede uluslararası hukuk temelinde bir çözümün de olamayacağı görülmüştür. Dahası Çin’in yine ilk defa Şi döneminde uçak gemisi yapmaya başlaması ve gelişmiş füze rampalarıyla sınırlarını korumaya alması da çok önemli bir gelişme. Yine ilk defa Doğu Çin Denizi üzerinde Hava Savunma Tanımlama Sahası (ADIZ) ilan ederek agresif dış politika anlayışını tüm deniz sınırları boyunca devam ettirmektedir.Dördüncü olarak Şi, siyasi alanda uluslararası örgüt ve kurumlarda daha aktif bir rol izleyerek uluslararası sistemde çok sesliliği sağlamaya çalışmaktadır. Şi, çok kutuplu dünya düzenine geçilmesi için askeri ve ekonomik parametreler gibi uluslararası örgütlerin de önemli bir rolü olduğuna inanıyor. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını dolayısıyla Trump’ın Dünya Sağlık Örgütü’nü (DSÖ) Çin’in arka bahçesine dönüşmekle ve salgının gizlenmesi konusunda suç ortağı olmakla itham etmesi de Çin’in artan etkisinin bir yansımasıdır. Çin, artan ekonomik gücüne paralel olarak uluslararası örgütlere daha fazla mali destekte bulunuyor ve haliyle bu kurumlar üzerinde de giderek artan bir nüfuza sahip oluyor. Bununla da yetinmeyen Çin, özellikle ekonomi alanında kendi kurumlarını sistemde bir alternatif olarak sunmakta ve söz sahibi olamadığı uluslararası kurum ve örgütlerin küresel etkisini azaltma niyetinde.Beşinci olarak, milli teknoloji hamlesi ile sadece diğer gelişmiş ülkelerin patentli ürünlerini üretmek yerine yüzde 100 “made in China” ürünleri ile rekabetçi sistemde kendine yer edinmeye çalışan Çin, uzay teknolojisinden telekomünikasyona, otomotiv endüstrisinden yenilenebilir enerjiye kadar her sektörde dünyada öncü markalar oluşturmayı başarmıştır. Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sonuçlarında da görüldüğü üzere son yıllarda yetkin öğrenciler yetiştiren Çin, rekabetçi sistemde Çin patentli markalarıyla dünyada yeni bir çekim gücü olmayı başarmış ve bir zamanlar yaygın olan “uyduruk Çin malı” algısını kırmıştır. Bu da ABD’nin Çin’e yönelik ticaret savaşı başlatmasındaki en büyük nedenlerden biridir.Son olarak Şi, yükselişinin bir tehdit yerine “kazan-kazan” içinde değerlendirilmesi için yumuşak güç unsurlarını etkili şekilde kullanmaya çalışmaktadır. Bir taraftan medya unsurları ile kendi ideolojisini ve görüşlerini doğrudan diğer ülkelerin yerel dillerine çevirerek dünyanın en ücra köşelerine ulaşabilmekte, diğer taraftan da Konfüçyüs Enstitüleri ile hem dilini hem de kültürünü diğer ülke vatandaşlarına öğretmeyi amaçlamaktadır. Örneğin Türkiye’de Türkçe yayın yapan Xinhua Ajansı, CRI (China Radio International) Türk FM’e ek olarak dört farklı üniversitede de Konfüçyüs Enstitüleri mevcuttur. Böylece Çin, hem doğrudan iletişim kurma şansını yakalamakta hem de Çin’e yönelik önyargıları kırmayı amaçlamaktadır.ÇKP 18. Merkez Komitesi’nde konuşan Cinping, “Çin milletinin büyük yeniden kalkınışının gerçekleştirilmesi, yakınçağdan bu yana milletimizin en büyük rüyasıdır” diyerek, yeni dünya sahnesinde Çin’in hak ettiği yeri alacağını iddia etmiştir. [4] Şi Cinping’in gelecek vizyonu, Çin rüyasının bir süper güç olma hedefi taşıdığı ve bunun da dünyanın geri kalanı için pek de barışçıl olmayacağı yönündeki düşüncelerin giderek zemin kazanmasına neden olmaktadır. Özetle Çin rüyası, artık aşağılanan ya da içişlerine müdahale edilen bir Çin yerine sistemde saygın ve her alanda lider bir Çin haline gelme amacını ifade etmektedir. Her ne kadar Çin rüyasının gerçekleşmesi sistemdeki diğer ülkelerin neler yapabileceğiyle ilişkili olsa da Şi’in son yedi yıldır izlediği politika anlayışı, Çin rüyasının gerçekleşmesi konusunda kararlı olduğunu göstermektedir. [Dr. İshak TURAN, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Alanında Çin Dış Politikası, Enerji Güvenliği ve Tayvan üzerine çalışmalarını sürdürmektedir] [1] BBC. “What does Xi Jinping's China Dream mean?” https://www.bbc.com/news/world-asia-china-22726375[2] DOD (2016). “Military and Security Developments Involving the People’s Republic of China 2016”. Annual Report to Congress, Office of the Secretary of Defense.[3] Yew Lun Tian (2020). Attack on Taiwan an option to stop independence, top China general says. Reuters. https://www.reuters.com/article/us-china-taiwan-security-idUSKBN2350AD[4] Cinping, Şi. “China never seeks hegemony, expansion: Xi”. 2017d. http://www.xinhuanet.com/english/2017-10/18/c_136688622.htm
Reklam
Kocaeli'deki Sivil Toplum Kuruluşlarından Ermenistan'a Tepki
KOCAELİ (AA) - Kocaeli'de, 50 sivil toplum kuruluşunun temsilcilerinden oluşan Gönüllü Kültür Teşekkülleri (GKT) Platformu, Ermeni güçlerinin Azerbaycan'a yönelik saldırılarını ve işgalini protesto etti. Cuma namazı çıkışında Fevziye Camisi avlusunda toplanan grup üyeleri, Türkiye ve Azerbaycan bayrağı açtı. Burada grup adına basın açıklamasını okuyan GKT Platformu Dönem Başkanı ve TÜGVA İl Temsilcisi Muhammet Hanefi Akbulut, Azerbaycan'a yönelik haksız saldırıları nedeniyle Ermenistan yönetimini kınadı. Akbulut, dost ve kardeş ülke Azerbaycan'da, Ermenistan'ın Karabağ'ı işgalinden bu yana bölgede maruz kalınan soykırımlar, baskı ve zulümlerin uzun yıllardır süregelen bir insanlık dramına neden olduğunu belirtti. Ermeni güçlerinin kadın, yaşlı ve çocuk demeden sivillere saldırdığını anlatan Akbulut, şöyle konuştu:'Ermenistan ordusu, sivillerin yaşadığı birçok köy ve kenti bombalayarak adeta bir sivil katliamına imza atmaktadır. Kardeş ülke Azerbaycan ise aksine sivillerin yaşadığı köyleri ve kentleri bütün gücü ve imkanlarıyla korumaktadır. Bu durum, olayın herhangi bir sınır ihlali ve çatışması değil, doğrudan Azerbaycan'a yönelik bilinçli bir taarruz olduğunu göstermektedir. Hiç şüphesiz bu saldırı, Ermenistan'ın çapını aşan bir hadisedir. Amaç saldırgan ve zalimane bir yaklaşımla hem Yukarı Karabağ sorununun çözümüyle ilgili süreci tıkamak hem de bölgede yeni çatışma alanları ortaya çıkarmaktır.' Türkiye ve Azerbaycan'ın yıllardır süregelen kadim bir dostluk ve kardeşlik hukuku olduğunu ifade eden Akbulut, '30 yıldır hukuksuz bir şekilde Dağlık Karabağ'da işgalci durumunda olan Ermenistan'ın bu kanlı hukuksuzluğuna, uluslararası anlaşmaları hiçe sayan bu saldırganlığına başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası kuruluşlar gerekli tepkiyi vermesi gerekir.' dedi.Akbulut, Ermeni güçlerince şehit edilen asker ve sivillere de Allah'tan rahmet diledi.Daha sonra grup, Kur'an-ı Kerim tilaveti ve yapılan duanın ardından dağıldı.Açıklamada, siyasi partilerin il ve ilçe başkanları ile yöneticileri de hazır bulundu.
İstanbul'da Kovid-19 Tedbirleri Kapsamında İşletmelerde Denetim Yapıldı
İSTANBUL (AA) - İstanbul'da bazı ilçelerdeki kafeterya, dükkan, mağaza, market ve fırın gibi işletmelerde Kovid-19 tedbirleri denetlendi. İçişleri Bakanlığının genelgesi doğrultusunda, kentte ilçe kaymakamlıklarının koordinesinde emniyet, zabıta ve ilgili görevlilerinin katılımıyla Kovid-19 tedbirlerine uyulup uyulmadığına bakıldı.Beykoz Yalıköy Mahallesi'ndeki denetimde, Beykoz Kaymakamı Esengül Korkmaz Çiçekli ve beraberindeki emniyet görevlileri, kafeterya ve diğer işletmelerde Kovid-19 tedbirlerine yönelik inceleme yaptı.Vatandaşları da tedbirlerde ısrarcı olmaları konusunda uyaran Çiçekli, 'Vatandaşların çoğu kurallara uyuyor. Uymayanları da biz uyarıyoruz. Restoranları, kafeteryaları, işletmeleri ve vatandaşları yeni normale adapte olmaya çağırıyoruz. Bölgemizde tespitlerimize göre genel manada ilçe sakinlerimiz kurallara uyuyor.' dedi. Denetimlerde, kafeteryalarda dezenfektanları da kontrol eden ekipler, işletme sahiplerini maskesiz müşteri kabul etmemeleri konusunda uyardı.Eyüpsultan'da da, koronavirüs salgınıyla mücadelenin etkin olarak sürdürülebilmesi için kaymakamlığın koordinesinde Eyüpsultan Meydanı'nda geniş kapsamlı denetim gerçekleştirildi. Denetime Eyüpsultan Kaymakamı İhsan Kara, emniyet görevlileri, zabıta ekipleri ve ilgili kuruluşlar katıldı. Fırından şarküteriye, giyim mağazalarından marketlere kadar tek tek gezilerek Kovid-19 tedbirlerine uyulup uyulmadığına bakıldı.
Vali Yerlikaya'dan "Güvenli Turizm Sertifikasyonu" Alan İşletmelere Tebrik
İSTANBUL (AA) - İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul'da gerekli kriterleri sağlayarak 'Güvenli Turizm Sertifikasyonu' alan işletmeleri tebrik etti. Vali Yerlikaya, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul'un 'Güvenli Turizm Sertifikasyonu'nda Türkiye lideri olduğunu belirterek, şu ifadelere yer verdi:'Kültür ve Turizm Bakanlığı işletme belgeli ve belediye belgeli İstanbul'da 794 işletme, gerekli kriterleri sağlayarak 'Güvenli Turizm Sertifikasyonu'nu aldı. Tebrikler.'
Reklam
Fetö'nün İş Dünyası Yapılanması Davasında Zenginer Kardeşler Hakkında Karar
İSTANBUL (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) iş dünyası yapılanmasına yönelik TUSKON davasından dosyaları ayrılan tutuksuz sanıklar Mustafa ve Salih Zenginer kardeşler ile kuzenleri Mehmet Zenginer'in yargılandığı dava karara bağlandı.İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz 3 sanık ile avukatları katıldı. Müşteki Cumhurbaşkanlığını temsilen avukat Mehmet Alagöz de duruşmada hazır bulundu.Duruşmada, önceki celsede açıklanan mütalaaya karşı sanıkların savunmaları alındı.Sanıklardan Mustafa Zenginer, iddianamenin ardından hiç savunma yapmamışlar gibi aynı iddiaların mütalaada yer aldığını söyleyerek, 'Hakkımda, olmayan şeyler varmış gibi gösterilmiş, niyet okuma yapılmıştır. Hiçbir zaman bir terör örgütü üyesi olmadım, bu kasıtla herhangi bir davranışta bulunmadım. Bu haksızlığa son verileceğini düşünüyor, beraatimi istiyorum.' dedi.Sanık Salih Zenginer de 3 yıldır yargılamanın sürdüğünü ve hakkında işadamı derneğine üye olmak, derneğin genel kurul toplantısına dair 74. sırada adının bulunması ve Bank Asya kredi kartı sahibi olmak şeklinde 3 iddiananın bulunduğu belirtti. Söz konusu dernekten KHK ile kapatılmadan önce noter aracılığıyla istifa ettiğini kaydeden Salih Zenginer, 'Adımın geçtiği genel kurula katılmadım. Bank Asya kredi kartını ise, banka TMSF’ye devredildikten sonra almışım. Dava dosyasınızda benimle ilgili hiçbir FETÖ özelliği bulunmamaktadır. Yasaya aykırı hiçbir işlem yapmadım. Vatanını, milletini seven bir insanım. 19 yıldır AK Parti üyesiyim, FETÖ iltisaklı herkes partiden atıldı, ben atılmadım. Sağlık durumumdan dolayı tahliye edildim, ameliyat oldum. Kızım bu süreçten etkilenip kanser oldu. Vereceğiniz en ufak ceza üzerime yapışacaktır. Benim gibi bir insan ceza alacaksa, ülkenin yarısına ceza verilmesi gerekir. Geçmiş tarihli hatta darbe girişiminden önce bu yapıyı yeren onlarca tweetim vardır. Beraatimi istiyorum.' diye konuştu.Sanık Mehmet Zenginer de, suçsuz olduğunu, bunu gerek savunmaları gerekse dosyaya sunduğu belgelerle ispat ettiğini düşündüğünü, 17-25 Aralık akabinde FETÖ'ye karşı olan duruşunun delillerle açık olduğunu ifade ederek beraatini istedi.Müşteki cumhurbaşkanlığı avukatı Alagöz ise sanıkların üzerlerine atılı suçlardan cezalandırılmalarını talep etti.Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanıklar Mehmet Zenginer ve Mustafa Zenginer'i 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan önce 9 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Sanıkların duruşmalardaki davranışı, sabıkasız kişilik özellikleri ve cezanın gelecekleri üzerindeki etkilerini dikkate alan heyet, her iki sanığın da hapis cezasını 8 yıl 1 ay 15'er güne düşürdü.Sanıklardan Salih Zenginer'e ise 'silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme' suçundan 4 yıl 6 ay ceza verilmesini kararlaştıran heyet, sanığın duruşmalardaki davranışı, sabıkasız kişilik özellikleri ve cezanın geleceği üzerindeki etkilerini indirim nedeni sayarak sanığın cezasını 3 yıl 9 aya indirdi. MütalaadanDavanın 30 Haziran tarihli duruşmasında açıklanan mütalaada sanık Mustafa Zenginer'den elde edilen harddiskte FETÖ elebaşının, Zaman TV üzerinden BBC'ye verdiği röportaj kaydı videosu ile silinmiş klasörlerde FETÖ'ye ait başkaca sohbet video ve görüntü kalıntıları, FETÖ iltisaklı sitelere ilişkin log kaydı ve kırıntılara rastlandığı ifade edilmişti.TUSKON'da asıl üye olan ve denetim kurulunda yer alan Mustafa Zenginer'in, FETÖ ile irtibatı ve iltisakı sebebiyle KHK kapsamında kapanan kuruluşlar ve derneklerde üst düzey pozisyonlarda çalıştığı, kullandığı cep telefonunda ByLock tespit edildiği belirtilen mütalaada, sanığın 2012 yılında konut kredisi için Bank Asya hesabı açtığı ve 2014 yılında bankanın 'batıyor' denilmesi üzerine kredisini kapatıp Halkbank'ta yeni kredi açtığı anlatılmıştı. Bu eylemin, FETÖ bünyesinde talimatla yapıldığı değerlendirilen mütalaada, sanığın, Bank Asya'nın dağıttığı mevcut krediyi vadesinden önce kapatarak bankaya nakit geri dönüşümü hızlandırma kapsamında hareket ettiğine vurgu yapılmıştı.Mütalaada sanığın, TUSKON 5. Olağan Genel Kuruluna katıldığı ve savunmasında örgütsel konuşma akabinde alkışlama hususunu hatırlamadığını iddia ettiği belirtilerek, şunlar kaydedilmişti:'Sanığın TUSKON yedek denetim kuruluna üye olarak yazıldığı, akabinde her ne kadar sanık sözlü olarak TUSKON'dan ayrıldığını iddia etmişse de sanığın İŞHAD'da dernek başkanlığı da yaptığı dikkate alındığında sözlü olarak dernekten ayrılmanın olamayacağı, sanığın 2014-2016'da aktif üyeliğinin devam ettiği, zira dava dosyasındaki başkaca delillerle de sanığın örgüt üyeliği ve suç işleme kastının TUSKON üyeliği gibi devam ettiğinin, bu doğrultuda sanığın adının 6. Olağan Genel kurul için 114. sırada delege listesine yazıldığı anlaşılmıştır.'Sanığın, Bank Asya'nın ayağa kaldırılması adı altında verilen talimat dönemlerinde ayrı ayrı hesap işlemleri ile örgütsel eylemde bulunduğunun anlaşıldığı bilgisine yer verilen mütalaada, sanığın TUSKON toplantısı sonrası TUSKON'dan ayrıldığı şeklindeki beyanının çelişkili ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu aktarılmıştı. Mütalaada, sanıklardan Salih Zenginer'den elde edilen dijital verilerde de diğer sanık Mustafa Zenginer'e hitaben yazılmış 29 Haziran 2016 tarihli 1 milyon 462 bin lira tutarında bir çek fotoğrafı ile yine Mustafa Zenginer'e hitaben yazılmış 604 bin 500 lira tutarında başka çekin daha bulunduğu belirtilmişti. Söz konusu parasal işlemlerin darbe teşebbüsünden çok kısa süre önce olduğuna işaret edilen mütalaada, 'Sanıklar arası para transferinin çek üzerinden değil de basit eft-havale işlemi ile de gerçekleşebileceği, işlemin çek ile olmasının, tarihi ve paranın büyüklüğü ile sanıklar arasında olması ve çekin fotoğrafının çekilmesinin şüphe arz ettiği' ifade edilmişti.15 yıla kadar hapis cezası istendiMütalaada, tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde Mustafa, Mehmet ve Salih Zenginer'in 'FETÖ silahlı terör örgütü üyesi olmak' suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.
Darbe Sanığı Eski Albay Avıalan, Rahatsızlanması Sonucu Kaldırıldığı Hastanede Hayatını Kaybetti
ANKARA (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanlığındaki eylemlere ilişkin davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan ve Sincan Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan eski kurmay albay Mustafa Barış Avıalan, rahatsızlanması sonucu kaldırıldığı hastanede öldü.Alınan bilgiye göre Avıalan, 14 Ekim'de rahatsızlanarak Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi.Avıalan, dün hastanenin yoğun bakım ünitesinde hayatını kaybetti.Daha önce de rahatsızlanan Avıalan'a sevk edildiği hastanelerde kalp yetmezliği teşhisi konduğu ve bu yönde tedaviye başlandığı belirtildi. Avıalan, 15 Temmuz darbe girişiminden önce Genelkurmay Personel Plan ve Yönetim Daire Başkanlığında şube müdürü olarak görev yapıyordu. Mustafa Barış Avıalan'ın darbe girişiminden önce Ankara Konutkent'teki villada, Adil Öksüz başkanlığında yapılan toplantılara katıldığı, 15 Temmuz gecesi Akıncı Üssü'nde olduğu belirlenmişti. Sözde 'Yurtta Sulh Konseyi' üyesi Mustafa Barış Avıalan, Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince 20 Haziran 2019'da karara bağlanan Genelkurmay Çatı davasında, 'anayasayı ihlal' ve 'Cumhurbaşkanına suikast' suçlarından birer, 'kasten öldürme' suçundan da 139 kez olmak üzere 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.
Reklam
Kırıkkale Ve Niğde'de Kovid-19 Tedbirleri Denetlendi
KIRIKKALE (AA) - Kırıkkale ve Niğde'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine yönelik denetim yapıldı.Kırıkkale Valisi Yunus Sezer, Belediye Başkanı Mehmet Saygılı, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Süleyman Köstekli ve denetim ekipleri, Hürriyet Caddesi'nde iş yerlerinde ve alışveriş merkezinde alınan tedbirleri denetledi. Sezer ve beraberindekiler, denetim sırasında bir kafenin de açılışını yaptı.Sezer, gazetecilere, Kırıkkale'de İl Pandemi ve İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu kararları doğrultusunda denetimlerin devam ettiğini söyledi. Denetimlerde 450 personelin görev aldığını aktaran Sezer, şöyle konuştu:'Hem maske hem mesafe hem de hijyen konusunda vatandaşlarımızda büyük bir algının oluşması bizleri mutlu ediyor. Az da olsa salgında kontrol sağlamış durumdayız. Ancak bu bizim için asla yeterli değildir. Aynı zamanda eksik gördüğümüz noktalarda da İl Pandemi Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda ilave tedbirler alıyoruz.'NiğdeNiğde’de Vali Yılmaz Şimşek‘in katıldığı denetimlerde, esnaf ve maske takmayan vatandaşlar uyarıldı.Şimşek, gazetecilere, denetimlerin, hastalığa çare bulunana kadar devam edeceğini söyledi.Salgından korunmanın tek çaresinin maske, mesafe ve hijyen kurallarına uymak olduğunu hatırlatan Şimşek, 'Bu hastalık en çok yaşlıları ve kronik rahatsızlığı olanları etkiliyor. Dolayısıyla hem kendi sağlığımız hem de sevdiklerimizin sağlığı için kurallara mutlaka uymamız gerekiyor.' dedi. Belediye Başkanı Emrah Özdemir de 'Kurallara uymak vaka sayılarına da yansıyor. Azalma eğilimine geçiyor. Ama en ufak bir gevşemede artışa geçiyor. Dikkat etmek gerekiyor. Her şey şu an iyi gidiyor.' ifadelerini kullandı.
Tekirdağ'da Polise Tekme Ve Yumrukla Saldıran Şüpheli Gözaltına Alındı
TEKİRDAĞ (AA) - Tekirdağ'ın Marmaraereğlisi ilçesinde kavgayı ayıran polis memurlarına tekme ve yumrukla saldıran şüpheli gözaltına alındı.İlçe Emniyet Müdürlüğü Bulvar Polis Merkezi Amirliği ekipleri, ilçeye bağlı Cedit Ali Paşa Mahallesi'nde bir iş yerinin önünde meydana gelen trafik kazasına müdahale etmek için olay yerine gitti.Ekipler, işlemlerin devam ettiği esnada çevrede bulunan kişilerin kavga etmesi üzerine müdahalede bulundu.İfadesi için polis merkezine götürülmek istenen T.L, ekip aracına bindirileceği sırada polise tekme ve yumruklarla saldırdı.Polislerce durdurulan şüpheli gözaltına alındı.
Sakarya Ticaret Borsası Başkan Yardımcısının Öldürülmesine İlişkin Dava
SAKARYA (AA) - Sakarya Ticaret Borsası (STB) Başkan Yardımcısı Ahmet Erkan'ın silahla öldürülmesi ve bir kişinin yaralanmasına ilişkin tutuklu sanığın yargılanmasına devam edildi.6. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, sanık E.Ş. tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS aracılığıyla bağlanırken taraf avukatları salonda hazır bulundu.Celse arasında gelen belgelerin zapta geçirilmesinin ardından, cumhuriyet savcısı mahkemeye gönderdiği sanık hakkında 'kasten öldürme' suçundan müebbet, müşteki E.A'ya yönelik 'kasten yaralama' suçundan 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar ve 'Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve tutukluluk halinin devamı şeklindeki mütalaayı tekrar ettiğini belirtti.Söz alan müşteki ve sanık avukatları, esasa ilişkin savunmalarını yapmak için süre talebinde bulundu.Söz verilen sanık E.Ş. de ilk ifadesinin savunması olduğunu belirterek, 'Adam öldürmek için olay yerine gitmedim. Vereceğiniz cezayı başımın üstüne koyuyorum. Tahliyemi talep ediyorum.' dedi. Taraf avukatlarına esasa ilişkin savunmalarını hazırlamaları ve beyanda bulunmaları için süre verilmesine, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme heyeti, duruşmayı 8 Ocak'a erteledi. İddianamedenİddianamede, STB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Erkan'ın geçen yıl silahla öldürülmesi ve bir kişinin yaralanmasına ilişkin sanık E.Ş. hakkında, Ahmet Erkan'a yönelik 'kasten öldürme' suçundan müebbet, müşteki E.A'ya yönelik 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan 9 yıldan 15 yıla kadar ve 'Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna muhalefet' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Dsö, "Çalışanlarının Kongolu Kadınlara Cinsel İstismarda Bulunduğu" İddialarını Soruşturmak İçin Komisyon Kurdu
ANKARA (AA) - Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 'çalışanlarının, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde (KDC) kadınlara cinsel sömürü ve istismara karıştığına ilişkin' iddialar üzerine Soruşturma Komisyonu kurdu.DSÖ’den yapılan yazılı açıklamada, Ebola salgınıyla mücadele kapsamında, 'KDC’de görev yapan çalışanlarının cinsel istismar olaylarına karıştığı' iddiaları üzerine Soruşturma Komisyonu kurulduğu duyuruldu.Komisyona eski Nijer Dışişleri Bakanı Aichatou Mindaoudou ve Kongolu aktivist Julienne Lusenge’nin başkanlık edeceği belirtildi.The New Humanitarian ve Thomson Reuters Vakfının yaptığı araştırmada, ülkede 50'den fazla kadının DSÖ başta olmak üzere çok sayıda önde gelen yardım kuruluşunun çalışanlarınca cinsel istismara uğradığı ileri sürülmüştü. DSÖ Afrika Direktörü Dr. Matshidiso Moeti, Ebola virüsüyle mücadele kapsamında bu ülkede çalışan ve kendilerini DSÖ çalışanı olarak tanıtan kişilerin, cinsel sömürü ve istimara karıştığına ilişkin iddiaların korkutucu ve acı verici olduğunu belirtmişti.
Reklam