Düzce Valiliğinde Güvenlik Noktasındaki Biber Gazı Patladı
DÜZCE (AA) - Düzce Valiliğinde güvenlik noktasında patlayan biber gazından etkilenen bazı idari personel, itfaiye ekiplerince tahliye ediliyor. Valilik protokol girişindeki güvenlik noktasında, bir polis memurunun biber gazı, henüz belirlenemeyen nedenle patladı. Biber gazının makam katındaki odalara yayılmasıyla bazı idari personel gazdan etkilendi. Olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.Düzce Belediyesine bağlı itfaiye ekipleri, merdivenli araç yardımıyla, gazdan etkilenen idari personeli camdan tahliye etti.Sağlık ekiplerince gazdan etkilenenlere ambulansta müdahale ediliyor. Öte yandan, Vali Cevdet Atay'ın makamında olmadığı, vali yardımcılarının ise kendi imkanlarıyla binadan çıktığı öğrenildi.
Nato, Türkiye İle Yunanistan Arasındaki Mekanizmayı Güçlendirmek İstiyor
BRÜKSEL (AA) - NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye ile Yunanistan arasında kurulan ayrıştırma usulleriyle Doğu Akdeniz'de tehlikeli durumları önlemeyi amaçladıklarını belirterek 'NATO'da oluşturduğumuz mekanizmayı nasıl güçlendirebiliriz, bunun için çalışıyoruz.' dedi.NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, 22-23 Ekim'de düzenlenecek NATO Savunma Bakanları Toplantısı ile ilgili basına bilgi verdi ve soruları yanıtladı.Türkiye ile Yunanistan'ın değerli NATO müttefikleri olduğunu belirten Stoltenberg, Doğu Akdeniz'deki gerginlik konusunda endişeli olduğunu, NATO için gerginliğin azalmasının ve müttefikler arasında istenmeyen olayları ya da kazaları önlemenin önemli olduğunu vurguladı. Stoltenberg, bu nedenle denizde ve havada tarafların nasıl davranacağını belirlemek için ayrıştırma usulleri mekanizması kurulduğunu, aynı zamanda 7 gün 24 saat kurulacak iletişim için bir acil durum hattı oluşturulduğunu hatırlattı.Stoltenberg, bütün bunlarla tehlikeli durumların önlenmesinin amaçlandığını vurgulayarak şunları dile getirdi:'Bu tür çabalarımıza devam edeceğiz. NATO karargahındaki askeri teknik çalışmalar olan bu ayrıştırma usulleri, aynı zamanda Doğu Akdeniz'deki anlaşmazlığın altında yatan esas sorunların görüşüleceği istikşafi görüşmelerin sağlanmasını amaçlayan Almanya öncülüğündeki çabaları desteklemektedir. Bu iki yönlü çaba birlikte devam ediyor.' 'NATO ve AB gerginliğin düşmesini istiyor'Stoltenberg, Yunanistan'ın NATO'daki çatışmayı önleme mekanizması yerine Avrupa Birliği'nden (AB) yardım istemeyi tercih ettiğine, bunun NATO ile AB arasında görüşülüp görüşülmediğine yönelik bir soru üzerine, önemli olanın gerginliği düşürmek olduğunu, NATO'nun da buna odaklandığını, AB'nin de bu isteği paylaştığını aktardı.'Bu yüzden NATO'da oluşturduğumuz mekanizmayı nasıl güçlendirebiliriz, bunun için çalışıyoruz.' diyen Stoltenberg, AB yönetimiyle ve AB ülkelerinin liderleriyle temas halinde olduğunu söyledi.Stoltenberg, 'Birlikte gerginliğin azaltılması için çalışıyoruz.' diye konuştu. S-400 savunma sistemleriStoltenberg, Türkiye'nin satın aldığı S-400 hava savunma sistemleriyle ilgili bir soru üzerine, Türkiye'nin bu sistemleri satın almasından endişe duyduğunu, bunu daha önce de ifade ettiğini belirtti. S-400'lerin NATO sistemlerine entegre olamayacağını kaydeden Stoltenberg, şunları aktardı:'Ben alternatifler bulmaya yönelik çabaları destekledim. Türkiye ile ABD arasında Patriot bataryaları konusunda temaslar olduğunu biliyorum. Türkiye ile Avrupalı NATO müttefikleri arasında da Fransız-İtalyan hava savunma sistemi SAMP-T için temaslar oldu. Bu zor bir konu. Farklı müttefiklerin nasıl savunma sistemlerine sahip olacakları ulusal bir karar. Ama NATO için önemli olan bunların birlikte çalışabilirlikleri ve hava ve füze sistemlerinin entegre edilebilmesi. Rus S-400 sistemi için bu mümkün değil.' NATO gündemiNATO Savunma Bakanları Toplantısı hakkında bilgi veren Stoltenberg, iki gün boyunca ele alınacak önemli konular arasında caydırıcılık ve savunmanın güçlendirilmesi, toplumların direncinin kuvvetlendirilmesi, adil yük paylaşımı ve Afganistan ile Irak'taki NATO misyonlarının bulunduğunu söyledi.Savunma harcamalarına değinen Sloltenberg, Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın harcamalarının 6 yıldır arttığını, artışın yüzde 4,3'e ulaştığını, bu trendin devamını beklediklerini belirtti. Stoltenberg, Rusya'nın büyüyen füze programına karşı siyasi ve askeri tedbirler alındığını hatırlatarak NATO'nun hava ve füze savunmasını geliştirmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.NATO'nun nükleer caydırıcılığının güvenli kalması ve etkinliğini vurgulayan Stoltenberg, silahsızlanmaya yönelik taahhütlerin sürdüğünü, Avrupa'daki nükleer silahların son 30 yılda yüzde 90 azaltıldığını kaydetti.Stoltenberg, silahların azaltılmasını öngören ve gelecek yılın başında süresi dolacak yeni START anlaşmasının geleceğinin önemine vurgu yaptı ve bunun ABD ve Rusya tarafından uzatılmasını desteklediklerini bildirdi.NATO'nun uzay çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Stoltenberg, 'Rusya ve Çin gibi bazı ülkeler uyduları kör edecek, etkisiz hale getirecek veya düşürecek sistemler geliştiriyor. Uzay, bizim için füzelerin seyri, iletişimi ve tespiti konusunda esas önemi teşkil ediyor. Hızlı, etkili ve güvenli uydu iletişimi askerlerimiz için hayati önemde. Yarın savunma bakanlarının Almanya'nın Rammstein kentinde NATO Uzay Merkezi kurulmasına yönelik mutabakata varmalarını bekliyorum.' dedi.Stoltenberg, bu merkezin NATO misyonlarının iletişimini desteklemek için odak noktalardan biri olacağını söyledi.NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, Afganistan ile Taliban arasındaki barış görüşmelerini ve Irak'ın uluslararası terörle mücadelesini desteklediklerini dile getirdi.
İzmir'de Bin 980 Litre Sahte İçki Ele Geçirildi
İZMİR (AA) - İzmir'in Torbalı ilçesinde düzenlenen operasyonda bin 980 litre sahte içki ele geçirildi, bir kişi gözaltına alındı.İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, sahte içki üretimi ve tüketiminden kaynaklanan ölümlerin önlenmesi, halk sağlığının korunması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında Karakızlar Mahallesi'nde sahte içki üretilerek satışa çıkarılacağı bilgisine ulaştı.Belirlenen adrese düzenlenen operasyonda, bin 980 litre sahte içki ele geçirildi.Olayla ilgili A.K. gözaltına alındı.
Oppo'nun Sponsor Olduğu 212 Photography Istanbul Sona Erdi
İSTANBUL (AA) - Fotoğraf sanatının gücü ile farklı bir diyalog ortamı yaratan ve Oppo'nun sponsorluğunda gerçekleşen 212 Photography Istanbul, yoğun bir katılımın ardından sona erdi. Oppo'dan yapılan açıklamaya göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın katkılarıyla gerçekleşen, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür AŞ'nin yanı sıra Oppo'nun altın sponsor olduğu 212 Photography Istanbul, yoğun bir katılım ile gerçekleştirildi. Bu sene kapsamlı programıyla uluslararası düzeyde gerçekleşen ve Türkiye'den de pek çok önemli isme yer veren organizasyonun altın sponsoru Oppo, ziyaretçileri düzenlediği söyleşilerle bilgilendirirken, akıllı telefonlardaki fotoğraf kalitesini de ziyaretçilere deneyimletme fırsatı elde etti. 212 Photography Istanbul'da Coşkun Aral, Sefa Yamak ve Umut Eker, ziyaretçiler ile düzenlenen atölyelerde bir araya geldi.Dünya üzerinde ayak basmadık toprak bırakmayan Coşkun Aral, 'Bir Deneyim Koleksiyoncusunun Hikayesi' başlıklı söyleşisinde, geçmiş dönemde belgelemenin önemine değindi. “Bizden sonraki kuşaklara belge bırakmalıyız” diyerek geçmişte çizerek tarihi anlatan insanların günümüzde fotoğraflayarak sonraki kuşaklara aktardıklarından bahsetti.'Dijital Koleksiyonculuk' adlı bir söyleşi gerçekleştiren Sefa Yamak, koleksiyonlarını oluştururken insanların kalbine dokunan anları yakalamanın önemini anlattı.'Hayat Eşittir An' mottosuyla hareket ettiğinin önemle altını çizen Yamak, koleksiyonunu yaptığı anları yakalarken, gözlemlemenin önemine değindi. Bir sonraki hareketi, bir sonraki duruşu, bir sonraki bakışı gözlemleyen Yamak, bir sonraki hamlede nelerin olacağını tahmin ederek fotoğraf çektiğini katılımcılara aktardı. 'Mobil Fotoğrafçılık' atölyesi ile katılımcıların karşısına çıkan Umut Eker ise hayatlara 20 yıl önce giren cep telefonlarının kameralarının geçen zaman içerisinde teknolojik açıdan nasıl geliştiğine dikkati çekerek bugün geldiği noktaya değindi. Fotoğrafın ışığın resme dönme hali olduğunu aktaran Eker, ışığın açısını doğru seçmenin bir fotoğrafın karşı tarafta yaratacağı algıyı oldukça değiştirebileceğine değindi. Oppo Mobil Fotoğrafçılık SergisiOppo Mobil Fotoğrafçılık Sergisi, tanınmış isimlerin Oppo telefonlarıyla yakaladığı anları #HayatımBenimKoleksiyonum sloganıyla bir araya getirdi. Sergide, Didem Soydan, Kerimcan Akduman, Koray Özpalamutçu, Murat Dağaslan, Sefa Yamak ve Umut Eker'in çekmiş olduğu fotoğraflar yer aldı.Oppo Mobil Fotoğraf YarışmasıFestival kapsamında 20'den fazla ülkeden profesyonel ve amatör fotoğrafçının katıldığı 'Uluslararası 212 Fotoğraf Yarışması'nda bu sene ilk defa mobil cihazlarla çekilen fotoğraflar için bir kategori yer aldı. Oppo Mobil Fotoğrafçılık Ödülü kapsamında, Ceren Balmumcu çektiği fotoğrafla ödülün sahibi oldu.Organizasyon boyunca sergi alanında kurulan Oppo standında katılımcılar, kısa bir süre önce tanıtılan Reno4 Serisi, Oppo Watch ve Find X2 modellerini deneyimledi. Mobil fotoğrafçılık denildiğinde akla ilk gelen marka olan Oppo, globalde olduğu gibi Türkiye'de de sanatı, özellikle fotoğrafçılığı destekliyor. 212 Photography Istanbul'a Türkiye'de bu alandaki tek organizasyon olması nedeniyle sponsor olan marka, gelecek dönemlerde de sanatın ve fotoğrafçılığın ön planda olduğu organizasyonlarda yer almaya devam edecek.
Kılıçdaroğlu, Ölümünün 21. Yılında Ahmet Taner Kışlalı'yı Andı:
ANKARA (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gazeteci-yazar Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı'yı suikast sonucu ölümünün 21. yılında andı. Kılıçdaroğlu, Twitter'daki paylaşımında, şunları kaydetti:'Atatürk devrimleri ve Cumhuriyet değerleri doğrultusunda mücadele eden ve bu uğurda haince katledilen değerli bilim insanı ve Cumhuriyet aydını Ahmet Taner Kışlalı'yı aramızdan ayrılışının yıl dönümünde saygı, rahmet ve özlemle anıyorum.'
Reklam
1903 Karakartallar Derneği'nden Azerbaycan'a Destek
İSTANBUL (AA) - 1903 Karakartallar Derneğince, Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesindeki çatışmalardan etkilenenler için hazırlanan yardım kolileri, bölgeye ulaştırılması için Türk Kızılaya teslim edildi.1903 Karakartallar Derneği Başkanı Cengiz Sarıkaya ve bazı dernek üyeleri, ihtiyaç malzemelerinin yer aldığı yardım kolilerini Tuzla'daki Türk Kızılayı İstanbul Anadolu Bölge Lojistik Merkezine getirdi.Kızılay yetkileri de şartnameye uygun olarak hazırlanan yardım kolilerini en kısa sürede bölgeye ulaştıracaklarını belirterek teslim aldı.Dernek Başkanı Sarıkaya, yaptığı açıklamada, Azerbaycan'a yardım ulaştırmaya devam edeceklerini belirterek, 'Bizim derneğimiz, camiamız adına insani yardım faaliyetlerini yürütüyor. Daha önce Kerkük, Erbil, KKTC ve Azerbaycan'da benzer faaliyetlerimiz oldu. Bu yolladıklarımız ilk partiydi. İkinci bir parti daha yollayacağız. Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanlarında olduğumuzu hissetmelerini istiyoruz.' ifadelerini kullandı.
Hizb-İ İslami Partisi Lideri Gülbeddin Hikmetyar, Taliban'la Farklı Bir Müzakere Başlatacaklarını Duyurdu
İSLAMABAD (AA) - Hizb-i İslami Partisi lideri ve eski Afganistan Başbakanı Gülbeddin Hikmetyar, ülkede barışın hakim kılınması ve güçlü bir hükümet kurulması için Taliban'la farklı bir müzakereye başlayacaklarını duyurdu.Resmi temaslarda bulunmak üzere 19 Ekim'de Pakistan'a gelen Hikmetyar, İslamabad’da düşünce kuruluşu Politika Çalışmaları Enstitüsünde (IPS) yaptığı konuşmada, devam eden Afganistan barış sürecini ele aldı. Hikmetyar, 'Taliban ile çok yakında kendi müzakerelerimizi başlatmaya karar verdik. Bu, ilk olarak Taliban ile Hizb-i İslami Partisi arasında olacak. Daha sonra tüm siyasi partiler bize katılacak.' dedi. Gülbeddin Hikmetyar, müzakerelerin ne zaman başlayacağına dair bir zaman aralığı vermedi.Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani'yi barış sürecini ertelemekle suçlayan Hikmetyar, bir ay geçmesine rağmen Afgan hükümeti heyetinin Taliban ile görüşmelere başlamadığını vurguladı.Hikmetyar, Afganistan’daki siyasi partilerin çoğunluğunun, Eşref Gani’nin iktidarda olmasını kabul etmeye hazır olmadıkları gerekçesiyle Kabil hükümetinin barış sürecindeki duruşunu desteklemediklerini kaydetti.'ABD, Afganistan'da yenildi'ABD'nin Afganistan'da yenildiğini ve buradan ayrılmaktan başka bir seçeneği bulunmadığını dile getiren Hikmetyar, Washington yönetiminin Afganistan’daki işgalinden bu yana en az 1 milyon Afgan'ın öldürüldüğünü, dünya genelinde 6 milyon Afgan'ın mülteci olduğunu ve ülke içinde 3 milyon kişinin yerinden edildiğini söyledi.Hikmetyar, ABD ve Taliban arasındaki barış anlaşmasını ve Katar’ın başkenti Doha’da devam eden müzakereleri 'çekincelere' rağmen desteklediklerinin altını çizdi.Afganistan’da barışın, tüm tarafların bir araya gelmeden mümkün olamayacağını vurgulayan Hikmetyar, ABD’nin Afganistan’da barışçıl bir uzlaşıdan yana göründüğünü söyledi.Hikmetyar, rakip ülkelerin kendi çekişmelerini Afganistan topraklarına taşımamaları gerektiğini belirterek, savaşın yakında biteceğini ve barışın yeniden tesis edileceğini umduklarını ifade etti. ABD'nin mevcut Afgan hükümetinden 'bıkkın' olduğunu ve onlardan kurtulmak istediğini ileri süren Hikmetyar, Washington yönetimini 'Afganların kendi seçtikleri hükümeti kurmasına müsaade etmesi' konusunda uyardı.Hikmetyar, önlerinde iki alternatif bulunduğunu aktararak, bunlardan birisinin savaşa devam etme, diğerinin ise yönetimin barışçıl şekilde Gani'den bir başkasına devredilmesi olduğunu söyledi.'Hindistan ve İran'a tepki'Hikmetyar, İran'ın ABD, Hindistan'ın ise Pakistan ile olan problemleri nedeniyle Gani hükümetini desteklediğini hatırlatarak, Tahran ve Yeni Delhi yönetimlerine tepki gösterdi.Cammu Keşmir meselesine de değinen Hikmetyar, Hindistan’ın 'gücün ve barbarlığın' herhangi bir sorunu çözmediğini kanıtlayan Sovyetler Birliği’nin ve NATO’nun Afganistan’daki yenilgisinden ders çıkarması gerektiğini vurguladı.Hikmetyar, Keşmir ve dünyanın diğer bölgelerindeki masum insanlara karşı zulüm ve barbarlıkları kınadığını dile getirerek, Keşmir meselesinin güç ile çözülemeyeceğini ve Hindistan’ın Keşmir halkının isteği gereğince bu meseleyi çözmesi gerektiğini ifade etti.Hikmetyar, Hindistan'a 'Keşmir savaşını Afganistan’a taşımama' konusunda uyarıda bulundu.Pakistan'a teşekkürHikmetyar, İslamabad yönetiminin barış sürecindeki rolüne övgüde bulunarak, Pakistan’ın desteği olmadan mevcut barış sürecinin gerçekleşmeyeceğini söyledi. Çok önemli bir zamanda Pakistan’ı ziyaret ettiğini vurgulayan Hikmetyar, iyi hatıralar ve güzel duygularla geri döneceğini kaydetti.Hikmetyar ve beraberindeki heyet, devam eden Afganistan barış görüşmelerini ele almak için 3 günlük resmi ziyaret kapsamında 19 Ekim'de Pakistan’a gelmişti.Ziyareti kapsamında Hikmetyar, Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi, Cumhurbaşkanı Arif Alvi, Başbakan İmran Han, Ulusal Meclis Başkanı Esad Kayser ve Pakistan Senatosu Başkanı Sadık Sanjrani ile görüşmüştü.Ziyaretini tamamlayan Hikmetyar, bugün ülkeden ayrıldı.Afganistan'da yıllardır süren savaşı sonlandırmak amacıyla Taliban ile Afganistan heyeti arasında 12 Eylül'de Katar'ın başkenti Doha'da başlayan barış görüşmeleri, görüş ayrılıkları nedeniyle askıya alınmıştı.Barış görüşmelerinin seyriABD, ilk kez Eski Başkan Barack Obama yönetiminde Afganistan'da barışın tesisi amacıyla Taliban ve Afgan hükümetleri arasında görüşmeler yürütülmesi için girişimlerde bulundu. 2011, 2012 ve 2013'teki girişimler ise sonuçsuz kaldı. Donald Trump'ın, 2017'de ABD Başkanı seçilmesinin ardından müzakereler yeniden gündeme geldi. ABD ile Taliban temsilcileri, 25 Şubat 2019'da barış görüşmeleri için Katar'ın başkenti Doha'da ilk kez bir araya geldi. Trump'ın Afganistan Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad, Eylül 2019'da taraflar arasında anlaşmaya varıldığını, anlaşmanın Başkan Trump'ın onayını beklediğini açıkladı. Ancak aynı günlerde, Kabil'de yaşanan terör saldırısında bir ABD askerinin ölmesi üzerine Trump anlaşmayı erteledi. ABD ile Taliban arasında Aralık 2019'da yeniden başlayan görüşmeler, 'şiddetin azaltılması' adı verilen fiili ateşkes kararıyla sonuçlandı. 22 Şubat 2020'de başlayan 7 günlük sürenin sonunda 29 Şubat'ta barış anlaşması imzalandı.
Reklam
Kendilerini "Hakim Ve Savcı" Olarak Tanıtıp Dolandırıcılık Yapan Zanlılar Yakalandı
ANKARA (AA) - Ankara'da kendilerini 'hakim ve savcı' olarak tanıtan 3 zanlıdan ikisi tutuklandı. İl Emniyet Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, kendilerini 'hakim ve savcı' olarak tanıtıp, 'FETÖ soruşturmalarında hesaplarınız kullanılacak' bahanesiyle 4 kişiyi dolandıran zanlıların yakalanması için çalışma başlattı. Yaklaşık bir ay süren teknik-fiziki takibin ardından İsmail D, Haydar Ü. ile Abdullah C'nin, mağdurların yaklaşık 800 bin lirasını dolandırdıkları belirlendi.Zanlıların saklandıkları oteli belirleyen polis ekipleri, operasyon düzenledi. Kaçma hazırlığında olan zanlılar gözaltına alındı. Otel odasında yapılan aramada, mağdurlara ait 300 bin lira bulundu ve sahiplerine teslim edildi. Adliyeye sevk edilen İsmail D. ve Abdullah C. çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı, Haydar Ü. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Kovid-19 Süreci "Pandemi Anıları" Projesi İle Gelecek Nesiller İçin Arşivlenecek
İSTANBUL (AA) - Türk Dahili ve Cerrahi Bilimler Yoğun Bakım Derneği tarafından yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisi sürecinde yaşanılanların analiz edilebilmesi ve gelecek nesillerin bugünün şartlarını değerlendirebilmesi amacıyla 'Pandemi Anıları' projesi hayata geçirildi. Derneğin, Nobel İlaç iş birliğiyle gerçekleştirdiği projenin tanıtım toplantısı Radyo Programcısı Nihat Sırdar'ın moderatörlüğünde, Türk Dahili ve Cerrahi Bilimler Yoğun Bakım Derneği Başkanı Doç. Dr. Melda Türkoğlu ile Nobel İlaç Genel Müdürü Hakan Şahin'in katılımıyla çevrim içi ortamda düzenlendi. Doç. Dr. Türkoğlu, toplantıdaki konuşmasında, Aralık 2019'da Çin'in Vuhan kentinde başlayan ve daha sonra Avrupa'ya, Mart 2020'de de Türkiye'ye yayılan pandeminin herkesin hayatını derinden etkilediğini dile getirdi. Pandemi nedeniyle evlere kapanıldığını, gençlerin bilgisayarda ders yapmayı, çocukların da maske takarak oyun oynamayı öğrendiklerini anlatan Türkoğlu, sağlık çalışanlarının ise çalkantılı dönemlerden geçtiklerini çünkü herkesin güven duyduğu, ayakta kalması gereken taraf olduklarını ifade etti. Sağlık çalışanlarının bu süreçte yaşadıkları duygulara da değinen Türkoğlu, şöyle konuştu:'Öncelikle çok korktuk ama virüse yakalanmaktan değil, yetememekten, yetişememekten korktuk. Pek çok sağlık çalışanımız ailesiyle kalıyor. Çocuğuna, eşine, annesine, babasına bu hastalığı bulaştırmaktan korktu. Çok yakın arkadaşlarımızın hasta olduğunu, çok ağır durumlarda yoğun bakımlarda yattığını veya onları kaybettiğimizi gördükçe kendimizden de korkmaya başladık. İkincisi özlem duyduk. Pek çok arkadaşımız evlerinden ayrıldı. Günlerce ailemizi görmediğimiz zamanlar oldu. Hala birçok sağlık çalışanı ailesinden ve çocuklarından uzakta faaliyetlerine devam ediyor. Bir diğer yaşadığımız şey panikti. İnanılmaz bir literatür içerisinde boğulduk çünkü yeni bir virüstü. Yayılımı, alınması gereken önlemler, tanısı, tedavisi her şeyi yeniydi. Sunulan bilgiler çok fazla uygulanmamış, sonuçları görülmemiş şeylerdi. Doğruyu bulup ayırt etmek çok önemliydi çünkü karşımızda çok ağır ve farklı bir grup ile çok sayıda hasta vardı.'Türkoğlu, bir diğer hissettikleri duygunun ise üzüntü olduğunu çünkü salgın nedeniyle çok farklı hikayelere, değişik ölümlere tanıklık ettiklerini aktararak, Kovid-19 hastalarının yaşadıklarına ilişkin unutamadığı bazı anılarından bahsetti. 'Tıp alanında büyük ilerlemelere yol açabilecek bir proje'Tıp dünyasında yüz yılda bir görülebilecek bu salgına kendilerinin şahit olduğuna dikkati çeken Türkoğlu, bu süreçte edindikleri tecrübeleri sonraki nesillere aktarmak isterken, 'Pandemi Anıları' projesi ile tanıştıklarını dile getirdi. Doç. Dr. Melda Türkoğlu, 'Bu proje yaşadığımız tecrübelerin ileriki kuşaklara iletilmesini sağlayarak, tıp alanında büyük ilerlemelere yol açabilecek bir proje. Bunu çok önemsiyoruz. O yüzden tüm sağlık camiamızı görsel, işitsel, metinsel hikayelerini paylaşmaya davet ediyoruz. 1 yıl boyunca açık kalacak bu site. Kendimiz de aktif olarak bu projenin duyurulması için uğraşacağız. Bu kitap bizler tarafından oluşturulacak ve ileri nesillere büyük bir eser olarak kalacak.' diye konuştu. 'Umarım, proje bittiğinde insanların faydalanacakları bir kitapçığı da hayata geçireceğiz'Nobel İlaç Genel Müdürü Hakan Şahin ise projeyi, Kovid-19 salgını dönemine şahitlik yapmak, başta sağlık çalışanları olmak üzere tüm halkın yaşadıklarını derlemek, ileride bunlardan ders çıkarılması için gelecek nesillere bir hikaye bırakmak isteğiyle hayata geçirdiklerini anlattı. Şahin, 'Çok değer verdiğimiz doktorlarımızla beraber, onların hikayelerini anıya dökerek biraz daha uzun vadede diğer tıp camiasındaki arkadaşların da faydalanabileceği bir enstrümana çevirmek istedik. Umarım, proje bittiğinde insanların faydalanacakları bir kitapçığı da hayata geçirmiş oluruz.' şeklinde konuştu. Proje kapsamında pandemi sürecine dair anıların toplanacağı 'www.pandemianilari.org.' portalına tüm ziyaretçiler fotoğraf, video ve yazı yükleyebilecek.
İran'dan Geniş Çaplı Hava Savunma Tatbikatı
ANKARA (AA) - İran Ordusu, ülkenin yarısından fazlasını kapsayan geniş çaplı hava savunma tatbikatı başlattığını duyurdu. İran devlet televizyonunun haberine göre, 'Velayet Seması Savunucuları 99' adı verilen tatbikat, Ordu ve Devrim Muhafızları Ordusu'ndan hava savunma birimlerinin katılımıyla Tahran'ın 220 kilometre doğusunda yer alan Simnan eyaletinde başladı.Tatbikata ilişkin bilgi veren Tuğgeneral Abbas Ferecpur, tatbikatta alçak, orta ve yüksek irtifalarda hava tehditlerine karşı çeşitli tiplerde yerli füze sistemleri, bombardıman uçakları, insansız hava araçları, radarlar, elektronik savaş ekipmanları ve iletişim sistemlerinin kullanılacağını belirtti. Ferecpur, hava savunma birlikleri arasında koordinasyonun güçlendirilmesi ve havadan gelen her türlü tehdide karşı etkili savunma yapılmasının tatbikatın hedeflerinden olduğunu ifade etti. Uluslararası silah ambargosunun kaldırılmasının ardından ilk askeri tatbikatİran her yıl aynı bölgede hava savunma tatbikatları düzenliyor ancak bu, Birleşmiş Milletlerin (BM) 2007'den beri İran'a uyguladığı silah ambargosunun kaldırılmasından sonraki ilk askeri tatbikat oldu.İran ile BM Güvenlik Konseyi üyeleri ve Almanya arasında 2015'te imzalanan nükleer anlaşmada belirtildiği üzere Tahran'a yönelik 13 yıldır uygulanan uluslararası silah ambargosunun süresi 18 Ekim'de sona ermişti.Tahran yönetimi, 18 Ekim itibarıyla her türlü konvansiyonel silahı yasal kısıtlama olmaksızın alıp satabileceğini açıklarken, Washington, İran'a yönelik tek taraflı uyguladığı silah ambargosunu delen ülkelere ve kişilere yaptırım uygulayacağını duyurmuştu.
Reklam
Bursa'da Ölümlü Kaza Sanığının Cezası Üçüncü Yargılamada 12 Yıla Düşürüldü
BURSA (AA) - Bursa'nın Orhangazi ilçesinde, alkol aldıktan sonra kullandığı otomobille 2 kişinin ölümüne, 2 kişinin yaralanmasına neden olduğu gerekçesiyle 44 yıl hapse mahkum edilen sanığın cezası, hükmün ikinci kez Yargıtay tarafından bozulmasının ardından 12 yıla indirildi.Yargıtay 1. Ceza Dairesince, 'olası kasıtla öldürmek' suçunun bulunmadığı, sanığın eyleminin 'bilinçli taksirle ölüme neden olma' kapsamına girdiği için kararın bozulmasının ardından dava, Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinde ikinci kez yeniden görüldü.Tutuklu yargılanan Serhat K'nin ifadesi, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla alındı. Kazada hayatını kaybeden Volkan Hasanusta ve Aykut Tekin'in (20) yakınları ile tarafların avukatları ise salonda hazır bulundu.Aykut Tekin'in babası İlyas Tekin, duruşma salonundaki ekranda sanığı görünce fenalaştı. Sanığa hakaret ve tehditte bulunan baba, uyarılara rağmen sakinleşmeyince polis eşliğinde salondan çıkarıldı.Ölenlerin diğer yakınları, Yargıtayın bozma ilamını kabul etmediklerini, kazada olası kasıt olduğunu düşündüklerini dile getirdi.Son savunmasını yapan sanık Serhat K. ise tahliyesini istedi.Mütalaasını veren savcı, sanığın 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.Mahkeme heyeti, sanığı 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 12 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırarak, infaz yasasındaki düzenleme kapsamında tahliyesine karar verdi.OlayOrhangazi ilçesinde Kasım 2015'te Serhat K. idaresindeki otomobil, aynı yönde seyreden Volkan Hasanusta'nın (33) kullandığı araca çarpmıştı. Sürücü Serhat K'nin yanındaki arkadaşı Aykut Tekin (20) olay yerinde hayatını kaybetmiş, Meryem Kanber ve Nazlı Can Doğan yaralanmış, diğer aracın sürücüsü Hasanusta ise hastanede yaşamını yitirmişti. 0,53 promil alkollü olduğu tespit edilen Serhat K. tutuklanmıştı.Sanık hakkında açılan davada yerel mahkemece verilen 44 yıl hapis cezası kararı, Yargıtay tarafından bozulmuştu. Yeniden yargılamada ise Serhat K. 18 yıl hapse mahkum edilmişti.
İdlib'e Hava Saldırısında 5 Yaralı
İDLİB (AA) - Suriye'nin İdlib ilinde Rus savaş uçaklarının sivil yerleşimlere düzenlediği hava saldırısında 5 sivil yaralandı. İdlib Sivil Savunma görevlilerinden (Beyaz Baretliler) Hasan el-Ahmet, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Rus savaş uçaklarının düzenlediği hava saldırısında el-Rami köyünde 2'si çocuk 5 sivilin yaralandığını bildirdi.El-Ahmet sivil savunma ekiplerinin enkaz çalışmalarının devam ettiğini belirtti.Muhaliflere ait uçak gözlemevi de sosyal medya üzerinden saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada, Hımeymim askeri üssünden kalkan Rus savaş uçaklarının İdlib’in güneyinde yer alan el-Rami köyüne hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.İdlib'deki durumTürkiye, Rusya ve İran arasında 4-5 Mayıs 2017'de gerçekleşen Astana toplantısında, İdlib ve komşu illerin (Lazkiye, Hama ve Halep vilayetleri) bazı bölgeleri, Humus ilinin kuzeyi, başkent Şam'daki Doğu Guta ile ülkenin güney bölgeleri (Dera ve Kuneytra vilayetleri) olmak üzere 4 'gerginliği azaltma bölgesi' oluşturuldu.Ancak rejim ve İran destekli teröristler, Rusya'nın hava desteğiyle 4 bölgeden 3'ünü ele geçirip İdlib'e yöneldi. Türkiye, Eylül 2018'de Rusya ile ateşkesi güçlendirmek için Soçi'de ek mutabakata vardı.Rusya ve rejim güçleri, Mayıs 2019'da tüm bölgeyi ele geçirmek için operasyonlara başladı ve İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi içinde çok sayıda büyük yerleşimi ele geçirdi.Son olarak Türkiye ve Rusya arasında 5 Mart'ta Moskova'da yeni bir mutabakat sağlandı.Rejim güçlerinin zaman zaman ihlal ettiği ateşkes büyük ölçüde korunuyor. 2017-2020 döneminde yaklaşık 2 milyon sivil, Rusya ve rejim güçlerinin saldırılarında Türkiye sınırına yakın bölgelere göç etmek zorunda kaldı.
Nijerya'da Protestoculara Karşı Düzenlenen Silahlı Saldırıda 30 Kişi Yaralandı
ABUJA (AA) - Nijerya'da polis bünyesinde oluşturulan Özel Hırsızlıkla Mücadele Ekibine (SARS) karşı devam eden protesto gösterileri sırasında protestoculara karşı düzenlenen silahlı saldırıda 30 kişi yaralandı.Lagos Valisi Babajide Sanwo-Olu, yaptığı açıklamada, eyaletin Lekki bölgesinde dün gece protesto eylemleri sırasında düzenlenen silahlı saldırıda 30 kişinin yaralandığını belirtti.Sanwo-Olu, yaralıların hastaneye kaldırıldığını ve bazılarının durumunun ağır olduğunu kaydetti.Protestoya katılan Glory Ufuoma, AA muhabirine yaptığı açıklamada, protesto eylemeleri sırasında sokak ışıklarının kapatıldığını ve ardından kimliği bilinmeyen silahlı kişilerin protestoculara ateş açtığını söyledi.Ufuoma, saldırıda 7 kişinin hayatını kaybettiğini ileri sürdü.Öte yandan, ulusal basında çıkan haberlerde, saldırının polis ve asker tarafından gerçekleştirildiği öne sürüldü.Haberlerde, dün gece yaşanan olayların ardından sabah erken saatlerde bir grup, Vali Sanwo-Olu'nun Omididun bölgesindeki evini ve birkaç kamu binasını kundakladı.Gösteriler, ülke geneline yayıldıNijerya'nın Delta eyaletinde iki hafta önce, bir gencin SARS tarafından öldürülmesi ile sosyal medyada ünlüler ve aktivistlerin çağrısıyla Lagos ve başkent Abuja'da başlatılan gösteriler, ülke geneline yayıldı.Ülkede devam eden protesto eylemlerinde, pazartesi günü erken saatlerde farklı bölgelerde askerler konuşlandırılırken Lagos, Edo ve Plateau gibi 8 eyalette sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti.Uluslararası Af Örgütüne göre, geçen haftadan bu yana ülkenin farklı eyaletlerinde devam eden protestolarda en az 15 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı.
Reklam
Hak-İş "İstihdam Teşvikine İlişkin Kanun Teklifi"Ne Yönelik Önerilerini Açıkladı
ANKARA (AA) - Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, çalışma hayatıyla ilgili düzenlemeye ilişkin, 'Esnek çalışma modellerinin sosyal güvence boyutunun hukuki altyapısı zayıftır.' ifadesini kullandı.Arslan, konfederasyonun, yarın Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan Bütçe Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak 'İstihdam teşvikine ilişkin kanun teklifi' ile ilgili görüşlerinin yer aldığı mektubu, Komisyon Başkanı Lütfi Elvan'a sundu.Arslan, mektupta, kısmi zamanlı çalışmanın teşvik edilmesi ve yeni istihdam artışı sağlanması amacıyla getirilecek düzenlemenin amacına uygun olmadığını düşündüklerini ifade ederek 'Çünkü esnek çalışma modellerinin sosyal güvence boyutunun hukuki altyapısı zayıftır.' değerlendirmesini yaptı.Düzenlemeyle 'Belirli Süreli İş Sözleşmesi'nin kapsamının genişletilmek istendiğini savunan Arslan, bu sözleşmenin işçilerin menfaatini yok etmek için kullanılmaması gerektiğinin altını çizdi. Arslan, belirli süreli sözleşmeyle çalışan işçilerin, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadıkları gibi iş güvencesi (işe iade davası) hükümlerinden de yararlanamadıklarını kaydetti.Arslan, teklifte, 25 yaş altında olup 10 günden az çalışma günü olan çalışanlara yönelik getirilmek istenen düzenlemenin çalışanların işsizlik, malullük, yaşlılık, ölüm, iş kazası, meslek hastalığı ve analık gibi hayati öneme sahip haklardan yararlanamaması durumunu ortaya çıkaracağının altını çizdi.Arslan ayrıca, konfederasyon olarak, vergi sisteminin bir bütün olarak ele alınıp aile yükümlülüklerinin dikkate alındığı, vergi adaleti ve eşitliğini hedefleyen, adil gelir dağılımını sağlamaya yönelik, kayıt dışı ekonominin önlenmesi amacıyla vergi oranlarında indirime gitmeyi savunan vergi politikalarının geliştirilmesi gerektiğini düşündüklerini vurguladı.Konfederasyonun görüşleriYeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde işten çıkarmaların yasaklanmasının, isabetli ve yararlı bir sosyal politika olarak değerlendirildiği belirtilen mektupta, konfederasyonun kanun teklifine ilişkin şu görüşleri yer aldı:'Teklifte kısmi çalışmanın yaygınlaştırması amaçlanmıştır. Halihazırda ülkemizdeki esnek çalışma modellerinin güvence boyutu bulunmamakla birlikte sosyal güvenlik bağlantısı tam olarak kurulmamıştır. Mevcut sistemdeki yaşlılık aylığı, malullük aylığı, işsizlik ödeneğine hak kazanması gibi durumların esnek çalışma modeliyle uyumlu olmadığı ve esnek çalışma modellerinin sosyal güvence boyutunun hukuki alt yapısının zayıf olduğundan bu düzenlemeyi sakıncalı buluyoruz.Belirli Süreli İş Sözleşmesi'nin kapsamının genişletilmesi söz konusudur. Bu şekilde çalışan işçiler, kıdem ve ihbar tazminatı ve iş güvencesi (işe iade davası) hükümlerinden yararlanmadığından bu düzenlemeyi sakıncalı buluyoruz.25 yaş altında olup 10 günden az çalışma günü olan çalışanlara yönelik bir düzenleme yer almaktadır. İşveren üzerindeki prim yükü masrafını azaltmak isterken işçilerin uzun vadeli sigorta kollarına ve kısa vadeli sigorta kollarına ve işsizlik sigortasına ilişkin yükümlülüklerin sağlanmaması çalışanların işsizlik, malullük, yaşlılık, ölüm, iş kazası, meslek hastalığı ve analık gibi hayati öneme sahip haklardan yararlanamamasına neden olacaktır. Bu yönüyle bu düzenlemeyi de sakıncalı buluyoruz.'Mektupta, çalışanları ve ülkeyi ilgilendiren temel meselelerde bir araya gelen işçi ve işveren kuruluşları olarak, salgın sürecinde alınması gereken tedbirlerle ilgili yapılan ortak açıklamaya da değinildi.Kısa çalışma ödeneği uygulamasına bazı sektörlerde mağduriyetin olmaması amacıyla 2020 yıl sonuna kadar devam edilmesine, kanunda yer alan sigortalılık ve prim ödeme şartı aranmaksızın sadece çalışma olgusunun esas alındığı bir uygulama yapılarak tüm çalışanların kısa çalışma ödeneğinden faydalanmasının sağlanması gerektiğine işaret edildi.Mektupta ayrıca çalışma barışı ve sosyal adaletin korunması amacıyla kısa çalışma ödeneği ile çalışanın ücreti arasındaki farkı ödemeyi üstlenen işverenler için getirilecek teşvik mekanizması ile uygulamanın özendirilmesine, işveren tarafından kısa çalışma ödeneği kapsamındaki çalışana yapılan ücret farkı ödemelerine gelir vergisi muafiyeti sağlanmasına değinildi.Böyle zor bir dönemde istihdamını azaltmayıp koruyan ve toplu iş sözleşmesinin olduğu işletmelerin normalleşme sürecinde ilave teşviklerle desteklenmesine de vurgu yapıldı.Ücretsiz izin uygulamasıMektupta, ücretsiz izin uygulamasında karşılaşılan konular da şu şekilde sıralandı:'Kısa çalışma ödeneği ve daha hafif tedbirlere başvurma imkanı varken işçilerin doğrudan ücretsiz izne çıkartılması çalışanların daha fazla mağdur olmasına neden olacaktır. Bu durumda krizin bütün olumsuz sonuçları işçilere yüklenilmiş olacaktır. Daha hafif tedbirlere başvurulmadan işçilerin doğrudan ücretsiz izne çıkarılması, kanundan beklenen amacı sağlamayacaktır.Çalışanların iş akitlerinin feshedilmemesi yasağına katılmakla birlikte fesih yasağının sonuçlarının ıslah edilmiş kısa çalışma ödeneği kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.Fesih yasağı süresince ödenmesi öngörülen nakdi destek miktarı yetersizdir. Hak-İş olarak, işçilere nakdi destek sağlanmasını olumlu buluyoruz. Ancak, kısa çalışma ödeneğine hak kazanamadığı için ücretsiz izne çıkarılacak işçilere yapılacak ödeme miktarını, işçilerin ve ailelerinin temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak buluyoruz.Ücretsiz izin ve kısa çalışma ödeneği rakamlarının denkleştirilmesini, ücretsiz izne ayrılan işçiler için kısa çalışma ödeneğindeki gibi prime esas kazançlarının yüzde 60'ından az olmamak üzere bir ödeme yapılması gerektiğini düşünüyoruz.Kısa çalışma ödeneği başvuru kriterlerinden olan asgari sigortalılık ve prim şartının kaldırılmasını talep ediyoruz.Kısa çalışma ödeneğinden işçinin faydalanabilmesi için Covid-19 etkisiyle yapılan kısa çalışma başvurularında, işçinin son 60 gün hizmet akdine tabi olmak kaydıyla son 3 yıl içinde 450 gün prim ödemiş olması gerekmektedir. Kanunda aranan sigortalılık ve prim ödeme şartı aranmaksızın tüm çalışanların kısa çalışma ödeneğinden faydalanması sağlanmalıdır.İnsana yakışır iş perspektifiyle düzenlenmiş, sosyal güvenlik bağlantısı kurulmuş güvenceli esnek çalışma modelleri, işgücü piyasasına girişte zorluklarla karşılaşan kadınlar ve gençlerin, doğum nedeniyle işgücü piyasasından uzun süre uzak kalan kadınların dezavantajını gidermek amacıyla tam zamanlı istihdama zorunlu bir alternatif olarak değil zorunlu bir tercih olarak ve geçici bir araç olarak değerlendirilmelidir.'Mektupta, ücretli çalışanların eline geçen net ücretin yıl ortasında vergi dilimlerinin değiştirilmesi nedeniyle yılın ilk aylarına oranla önemli oranda azaldığına da işaret edildi. Ücretli çalışanların bir yandan enflasyon nedeniyle satın alma gücü gerilerken öte yandan artan vergi oranı nedeniyle net ücretin önemli oranda azaldığı vurgulanan mektupta, vergilendirmede aile yükümlülüklerinin etkin bir şekilde dikkate alınması, ilk vergi dilimi üst sınırının Türkiye'deki ortalama işçi ücretinin bir yıllık toplamına endekslenmesi gerektiğine işaret edildi.Mektupta ayrıca Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki görüşmelerde konfederasyonun görüşlerinin göz önünde bulundurulması talebi de yer aldı.
Afganistan'da Taliban İle Çatışmada 25 Güvenlik Görevlisi Öldü
KABİL (AA) - Afganistan'ın kuzeydoğusundaki Tahar vilayetinin Hoca-i Gar ve Baharak ilçelerinde, Taliban militanlarıyla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada 25 güvenlik görevlisi hayatını kaybetti.Tahar Valiliği Sözcüsü Cevad Hicri, basına yaptığı açıklamada, Hoca-i Gar ve Baharak ilçelerinde eş zamanlı olarak militanlarla güvenlik güçleri arasında çatışma yaşandığını söyledi.Çatışmalarda, 25 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiğini ifade eden Hicri, 16 militanın da öldürüldüğünü belirtti.Tahar Hastanesi Başhekimi Kayyum Hayret, çatışmada 34 güvenlik görevlisinin öldüğünü öne sürdü.Öte yandan Baharak'taki çatışmada, Tahar Emniyet Amiri Raz Muhammed Durandiş'in öldüğü açıklanmıştı.Taliban'dan henüz konuyla ilgili açıklama yapılmadı.
Reklam
Amerikan Giyim Şirketi Gap, Avrupa'daki Mağazalarını Kapatıyor
PARİS (AA) - Amerikan tekstil markası GAP'in, Avrupa'daki mağazalarını kapatacağı bildirildi.Le Monde'un haberine göre, Temmuz 2021 itibarıyla geçerli olacak plana göre şirket, Avrupa'da bulunan yaklaşık 120 mağazasını kapatarak kıtadan ayrılacak.Geçen yıl karşılaştığı finansal zorlukların üstesinden gelmek ve markayı yeniden canlandırmak amacıyla kıtadaki 230 satış noktasını kapatan şirket, yıllık 90 milyon dolar tasarruf etmeyi planladığını duyurmuştu.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının getirdiği kısıtlamalarla satış rakamları düşen şirket, bu yılın 2. çeyreğinde 62 milyon avro zarar ettiğini açıklamıştı.
Unuttuğu Cüzdanını Parkta Bıraktığı Çöpleri Temizledikten Sonra Alabildi
BOLU (AA) - Bolu'da bir kişi parkta unuttuğu cüzdanını, masada bıraktığı çöpleri temizledikten sonra teslim aldı.Alınan bilgiye göre, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Rasim Özdemir, Alpağut Mahallesi'nde sabah sporu yaparken bir parktaki masada bırakılan çöpleri gördü.Çöpleri toplamak isteyen Özdemir, masanın üzerinde Fatih A'ya ait cüzdanı buldu. Özdemir, cüzdanı zabıta ekiplerine teslim ederken, çektiği videoyu sosyal medya hesabından paylaşarak cüzdan sahibine çağrıda bulundu. Videoda, Fatih A'nın bıraktığı çöpleri toplaması halinde cüzdanını zabıtadan alabileceğini belirten Özdemir, şunları ifade etti:'Her sabah spor yapıyorum. Spor yaptığımda parklarımızda karşılaştığımız manzara ne yazık ki bu şekilde. Görüntüden anladığım kadarıyla keyifli, sohbetli bir akşam geçiren arkadaşlar, ne yazık ki masayı bu şekilde bırakıp terk ediyorlar. Ancak bugün farklı bir şeyle karşılaştım. Buraları temizlemek istediğim zaman baktım ki arkadaşlardan biri cüzdanını unutmuş. İçi boş bir şekilde. Sadece bir kimlik var. Cüzdanı zabıta arkadaşlara teslim ediyorum. Cüzdanın sahibi Fatih A'ya sesleniyorum; biz bu masayı bugün temizlemeyeceğiz, sen temizleyeceksin. Fotoğrafını çekip zabıta arkadaşlara getireceksin ve cüzdanını teslim alacaksın.'Fatih A'nın, bu çağrı üzerine masadaki çöpleri topladıktan sonra cüzdanını zabıtadan aldığı öğrenildi.
Karabük'te Bir Mahalle Ve Bir Apartman Karantinaya Alındı
KARABÜK (AA) - Karabük'ün Eflani ilçesinde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında bir mahalle ve bir apartmanda karantina uygulaması başlatıldı. Kaymakamlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Başiğdir köyü Yukarı Mahallesi ile Merkez Candaroğulları Mahallesi'ndeki bir apartmanda bazı kişilerin Kovid-19 testi pozitif çıktı. İlçe Umumi Hıfzıssıhha Meclis Kurulu, Yukarı Mahalle okul mevkisi ile Merkez Candaroğulları Mahallesi'ndeki apartmanın 3 Kasım'a kadar karantinaya alınmasına karar verdi.Söz konusu mahalle ve apartmana giriş ve çıkışların kapatılması, tüm güvenlik ve sağlık tedbirlerinin azami derecede alınması kararlaştırıldı.
Reklam