İstanbul Filyasyon Çalışmaları Takip Kurulu Toplandı
İSTANBUL (AA) - Filyasyon Çalışmaları Takip Kurulu Toplantısı, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya koordinasyonunda gerçekleştirildi.Vali Yerlikaya başkanlığında Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) Hasdal Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen toplantıya, Vali Yardımcıları Abdurrahman İnan ve Niyazi Erten, 39 ilçe kaymakamı, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Nuh Köroğlu, İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Albay Tayfun Paşaoğlu, İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Halk Sağlığı Başkanı Dr. Abdullah Emre Güner, ilçe sağlık müdürleri, İstanbul Muhtarlar Federasyonu Başkanı Kadir Delibalta ve Tüm İstanbul Muhtar Dernekleri Federasyon Genel Başkanı Selami Aykut katıldı.Toplantıda konuşan Yerlikaya, Türkiye'de ilk vakanın tespit edildiği 11 Mart 2020'den bu yana geçen sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, '8 aydan beri şehrimiz, ülkemiz, tüm insanlık, tüm devletler, tüm milletler bu salgınla karşı karşıya. Sabırla, sebatla mücadeleye devam ediyoruz. Aydınlığa çıkacağımız günlerin yakın olmasını temenni ediyoruz.' şeklinde konuştu.Muhtarlara teşekkürMuhtarların salgınla mücadelenin ilk gününden itibaren yanlarında olduğunu belirten İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, çalışmalara katılan tüm muhtarlara teşekkür etti.Salgınla ilgili kaydedilen verilerin takibi ve değerlendirmesi açısından Filyasyon Takip Kurulu Toplantılarının önemini vurgulayan Yerlikaya, istişare ve denetimlerle iyi bir noktaya gelindiğini vurguladı.Gayretli çalışmaların sürdürülmesi gerektiğinin altını çizen Vali Yerlikaya, çalışmaların sıkı biçimde takip edildiğini kaydetti.Vali Yerlikaya'nın konuşmasının ardından Vali Yardımcısı Niyazi Erten ile Halk Sağlığı Başkanı Dr. Abdullah Emre Güner, ilçelerde yürütülen çalışmalar hakkında sunum gerçekleştirdi. İstanbul'daki filyasyon ve izolasyon takip verilerinin de ele alındığı toplantıda Vali Yerlikaya, ilçe kaymakamları ve ilçe sağlık müdürlerinden salgın çalışmalarına dair bilgi aldı.
Sofrana Sahip Çık Kampanyası'na Destek Verenler Adına Fidan Dikilecek
ANKARA (AA) - Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, tanıtımını yaptığı Sofrana Sahip Çık Kampanyası'nı sosyal medya üzerinden seferberliğe dönüştürdü. Kampanyanın internet sitesine girerek söz verip, Bakan Pakdemirli'nin Twitter hesabından '#SofranaSahipÇık' etiketiyle paylaştığı mesajın altına da etiketle birlikte ismini yazanlar için 100 fidan dikilecek. Pakdemirli, bugün 'Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık' projesi kapsamında 'Söz Veriyorum' kampanyasının tanıtımını yaptı. Bu kampanyayla, gıdada yaşanan israfa dur demek amacıyla tıpkı Geleceğe Nefes kampanyasında olduğu gibi bir rekor denemesi yapılacak. Bakan Pakdemirli'nin yaptığı tanıtımda 'sofranasahipcik.com' web sitesine girilerek, gıdanın korunması ve sofraya sahip çıkılması için vatandaşlardan söz vermesi istendi.Bakan Pakdemirli, sosyal medya hesaplarından da 'sofranasahipcik.com' sitesi üzerinden kampanyaya katıldığına ilişkin bir video yayımladı. Pakdemirli, videoda şu değerlendirmede bulundu:'Huzurlarınızda ilk sözü vermek ve yeni bir dünya rekoruna giden yolda kampanyamızı başlatmak istiyorum. Her lokmanın ve her yudumun kıymetini bileceğime, gıda kaybı ve israfını ve olumsuz çevresel etkilerini önlemek için kendi adıma var gücümle sorumluluk alacağıma, yiyecek ve içecekleri ihtiyacım kadar alıp, bilinçli tüketip, israf etmeyeceğime söz veriyorum.' Kampanyaya katılım butonuna basan Pakdemirli, 'Ben sözümü verdim, şimdi sıra sizde. Sizler de telefonunuzdan, tabletinizden, bilgisayarınızdan 'sofranasahipcik.com'a girip dünya rekorumuzun bir parçası olabilirsiniz.' ifadelerini kullandı.Pakdemirli, sosyal medya paylaşımında, 'Sofranasahipcik.com adresine girip söz ver. Bu paylaşımın altına #SofranaSahipÇık etiketiyle birlikte adını yaz. Senin adına 100 fidan dikelim.' bilgisine de yer verdi.
Niğde'de 14 Bin Litre Kaçak Akaryakıt Ele Geçirildi
NİĞDE (AA) - Niğde'de 14 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi, 2 şüpheli gözaltına alındı.İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, topladıkları atık yağları kimyasal maddelerle karıştırarak akaryakıt olarak satan kişilere yönelik çalışma başlattı.Ekipler, çalışmalar kapsamında Niğde-Adana Otoyolu Eminlik gişelerinde durdurdukları bir kamyonda, 14 tank içinde 14 bin litre karışımlı akaryakıt ele geçirdi. Araçtaki şüpheliler F.A. ve A.A. gözaltına alındı.
Bolu'da Yeni Doğan Bebeğini Çöpe Atan Anne Yakalandı
BOLU (AA) - Anadolu Otoyolu'nun Bolu Dağı kesimindeki dinlenme tesisinde, yeni doğan bebeğini çöpe atarak ölümüne neden olduğu iddia edilen kadın İstanbul'da gözaltına alındı. Alınan bilgiye göre, dinlenme tesisinde temizlik görevlisi olarak çalışan bir kişi, çöpte bebek olduğunu fark ederek durumu tesis yönetimine bildirdi. Tesis yönetiminin haber vermesi üzerine olay yerine gelen İl Jandarma Komutanlığı ekipleri ile sağlık personeli, yeni doğduğu belirlenen bebeğin öldüğünü tespit etti. Bebeğin cesedi, olay yerine gelen cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına gönderildi. Olayla ilgili çalışma başlatan Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri, dinlenme tesisi ile bölgedeki diğer kamera kayıtlarını incelemeye aldı. Ekipler, Erzurum'dan İstanbul'a giden otobüste yolculuk yapan bir kadının, tesisin tuvaletinde doğum yaptığını ve bebeğini çöpe attığını belirledi. Kimliği tespit edilen S.E. (39) JASAT ekipleri ile polisin ortak çalışması sonucu, İstanbul Esenler'deki 15 Temmuz Demokrasi Otogarı'na gelen otobüste yakalandı. Kadının, Bolu'ya getirileceği öğrenildi.
Antalya'da Sahte Plaka Operasyonunda İki Şüpheli Yakalandı
ANTALYA (AA) - Antalya'da sahte araç plakası ürettikleri öne sürülen iki şüpheli, gözaltına alındı. İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kentteki iki adreste farklı karakter ve şekillerle yazılarak basılan plakalara sahte mühür vurulduğunu belirledi.Harekete geçen ekiplerin, belirlenen adreslere düzenlediği operasyonda, mühür baskı, plaka pres, plaka boya ve keski makinesi, farklı ebatlarda döküm kalıbı, 28 dekoratif plaka sacı, üzerinde sahte mühür bulunan 15 basılı plaka ele geçirildi.Suçtan elde edildiği değerlendirilen 5 bin 900 liraya da el konuldu.Operasyonda şüpheliler Ö.Ö. ve İ.P. gözaltına alındı. Söz konusu adreslerde yapılan arama, plaka üretiminde kullanılan makine ve malzeme polis kameralarınca kaydedildi.
Reklam
Ürdün'de Yeni Hükümetin Halkın Güvenini Geri Kazanma Sınavı
AMMAN (AA) - LEYS EL-CUNEYDİ - Ürdün'de Başbakan Bişr el-Hasavne liderliğindeki yeni hükümet, ülkede yeni tip koronavirüs (Kovid-19) başta olmak üzere zor şartlar altında, kabinede eski bakanların yer alması dolayısıyla hayal kırıklığına uğrayan halkın güvenini yeniden tesis etme sınavı veriyor. Ürdünlü uzmanlar ve siyasiler yeni hükümetin beklentileri karşılayıp karşılayamayacağına ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu. Uzmanların çoğu çözüm bekleyen dosyaların fazlalığı nedeniyle hükümetin çok büyük bir sorumluluk altına girdiğini belirtti. Ürdün Alman Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü'nde Prof. Dr. Bedr el-Madi, 'Ürdün'de yeni hükümet uluslararası, bölgesel ve ulusal anlamda ekonomi, sağlık ve siyasi açıdan zor şartlar altında göreve başladı.' dedi.Kabinede toplumun saygı ve takdirini kazanmış, özel veya kamu sektöründe tecrübe sahibi kişilere yer verildiğini aktaran Madi, 'Hükümetin görevi kolay değil, bunun başında da Ürdün halkıyla karşılıklı güvene dayalı bir ilişki tesis etmek için temelleri sağlam bir şekilde yeniden yapılandırması geliyor.' ifadelerini kullandı. Koronavirüs salgınının Ürdün hükümetinin aldığı kararlarda bir baskı oluşturucağına işaret eden Madi, hükümetin, halkın sağlığını koruma konusundaki zorunluluk ile ithalat, ihracat, turizm, yatırım gibi ekonomik konular arasındaki dengeyi koruması gerektiğini belirtti. Hükümet akademisyenlerden destek almalı Eski Yermük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Ahmed el-Acluni sorunlara uygun çözüm önerileri bulmak ve bilimsel tecrübelerden yararlanmak için hükümet ile akademisyenler arasında etkili bir iş birliği anlayışının önemli olduğuna vurgu yaptı. Birçok akademisyenin çeşitli ülkelerde bilimsel tecrübeler yaşadığını, hükümetin planlarını en iyi şekilde gerçekleştirmek için akademisyenlerin görüşlerinden ve yol gösterme çabalarından istifade etmesi gerektiğini kaydeden Acluni, bunun ulusal kalkınma sağlamada başarılı sonuçlara ulaşma şansını artıracağını söyledi. Parlamentoda başarıParlamento ile ilgili işleri takip eden Rased Merkezi Müdürü Amir beni Amir ise gelecek parlamento seçimlerindeki başarı ve şeffaflık noktasındaki başarısının, Hasavne hükümeti için ayırt edici bir özellik olacağını ifade etti. Beni Amir, 'Daha önceki seçimlerin birçoğu şüpheliydi. Dolayısıyla hükümetten bu konudaki problemleri gidermesi, eşitlik, adalet ve şeffaflığı sağlamadaki ciddiyetini sokağa kanıtlaması bekleniyor.' diye konuştu. Beni Amir, seçim hazırlıkları sırasında ve seçim gününde vatandaşların sağlığını korumak için gerekli tüm önlemlerin de alınması gerektiğine dikkati çekti. Yöntem değişikliğiHükümet politikalarına muhalefetiyle tanınan eski milletvekili Sadah el-Habaşine, yeni hükümetin daha öncekinin izlediği vergi sistemini değiştirmesi gerektiğini söyledi.Habaşine, 'Ben başbakanın şahsiyeti ve kim olduğuyla ilgilenmiyorum. Bizi ilgilendiren, izlediği yol ve vatandaşa dönecek olan yararın boyutudur.' dedi.Basın çalışanı Husam Garayine ise 'Ne bu hükümet ne de bu şekilde oluşturulmuş herhangi bir hükümet, partiler, sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarıyla daha fazla mesai yapmadan ve gerçek bir ortaklık sağlamadan sokağın güvenini tam olarak geri kazanamaz.' diye konuştu.Garayine ayrıca 'Ürdün toplumunda hükümetlere karşı güven eksikliğinin, halkın siyasi veya ekonomik karar alma süreçlerine ortak edilmediği hissettiği, çeyrek yüzyıldan daha uzun süredir devam eden uygulamaların bir sonucu olduğunu düşünüyorum.' ifadelerini kullandı. Ürdün Kralı 2. Abdullah, 3 Eylül'de istifa eden Başbakan Ömer er-Rezzaz'ın yerine siyasi danışmanı Beşir Hani el-Hasavne'ye 7 Eylül'de yeni hükümeti kurma görevini vermişti. Hasavne'nin de aralarında bulunduğu 32 bakandan oluşan yeni kabine 12 Ekim'de Kral 2. Abdullah önünde yemin ederek, görevlerine başlamıştı Kral Abdullah, 27 Eylül'de yayımladığı kararnamelerle Temsilciler Meclisi ve Senatoyu feshetmişti.Ürdün Anayasası'nın 74. maddesinin ikinci fıkrasına göre, Kral'ın yayımladığı bu kararnamenin akabinde hükümetin bir hafta içinde görevi bırakması gerekiyordu. Başbakan Rezzaz da buna uyarak 3 Ekim'de hükümetin istifasını sunmuştu.Ülkede 10 Kasım'da milletvekili genel seçimlerinin yapılması planlanıyor.
Azerbaycan Ve Ermenistan Dışişleri Bakanları, Moskova'da
MOSKOVA (AA) - Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ve Ermenistan Dışişleri Bakanı Zohrab Mnatsakanyan ile 'Dağlık Karabağ' konusunda ayrı ayrı görüştü. Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile son günlerdeki telefon görüşmelerine binaen 20 ve 21 Ekim’de Lavrov’un, Mnatsakanyan ve Bayramov ile Moskova’da ayrı ayrı görüşmeler yaptığı belirtildi. Açıklamada, 'Görüşmelerde, Dağlık Karabağ’da daha önce varılan ateşkes anlaşmalarının uygulanması ve sürdürülebilir çözüm için koşulların oluşturulmasıyla ilgili acil konular müzakere edildi.' ifadelerine yer verildi.Ermenistan, ateşkes kararlarını bozduErmenistan ve Azerbaycan, Moskova’da yapılan görüşmelerde, 10 Ekim saat 12.00'den itibaren geçerli olmak üzere, Dağlık Karabağ'daki cenazelerin ve esirlerin değişimini öngören insani amaçlı 'ateşkes' kararı almıştı.Ermenistan ordusunun, ateşkesin üzerinden 24 saat geçmeden Azerbaycan'ın Gence kentine füzelerle saldırması sonucu 10 kişi ölmüş, 35 kişi yaralanmıştı.15 Ekim'de de Terter kentinde defin töreni için mezarlığa giden sivillere yönelik düzenlenen saldırıda, 4 kişi hayatını kaybetmiş, 4 kişi yaralı kurtulmuştu.Ermenistan, Gence'ye de füzelerle bir saldırı daha düzenlemiş, 13 sivil yaşamını yitirmiş, 50'nin üzerinde sivil yaralı olarak enkaz altından çıkartılmıştı.Azerbaycan ve Ermenistan, 18 Ekim'de yerel saatle 00.00'dan itibaren insani amaçlı geçici ateşkeste anlaşmıştı.Anlaşmanın yürürlüğe girdiği günün sabahı Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Ermenistan güçlerinin, Cebrail kentinin çevresindeki bölgelere ve Araz Nehri boyunca kurtarılmış köylere top ve havanlarla ateş açtığı belirtilerek, Ermenistan ordusunun insani amaçlı geçici ateşkese uymadığı kaydedilmişti.
Reklam
Osman Kavala, 18 Aralık'ta Hakim Karşısına Çıkacak
İSTANBUL (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ), 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan Osman Kavala ve yakalama kararı bulunan eski CIA danışmanı Henri Barkey hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 20'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın ilk duruşma tarihi belli oldu.İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi, Osman Kavala ve Henri Barkey hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan iddianame üzerindeki incelemesini tamamladı.Mahkeme heyeti, davanın ilk duruşmasının 18 Aralık'ta Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde görülmesini kararlaştırdı. İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan ve İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, tutuklu sanık Osman Kavala ve hakkında yakalama kararı bulunan firari eski CIA danışmanı Henri Barkey'in FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde oluşturduğu yapılanma ile gerçekleştirme teşebbüsünde bulunduğu darbe girişimi sürecinde de rol aldıkları belirtiliyor.Sanıkların, devletin güvenliği veya iç dış siyasal yararlar bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin ettiklerine dair bulgulara erişildiği ifade edilen iddianamede, tutuklu sanık Osman Kavala ve Henri Barkey'in, 'Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin etmek' suçundan 20'şer yıla kadar, 'Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek' suçundan da ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları isteniyor.Sanıkların, darbe girişimini FETÖ/PDY adına sevk ve idare eden mahrem sorumlularıyla paralel bir kısım irtibatlarda bulunarak darbe girişimine hazırlık hareketlerinde bulundukları anlatılan iddianamede, sanıkların darbe girişiminin başarılı olması akabinde oluşturulacak yeni yönetim içerisinde legal veya illegal bir kısım görevler alması muhtemel olan kişi ve gruplarla bu yönde koordinasyon maksadıyla girişimde oldukları aktarılıyor. Bu kapsamda şüphelilerin yoğun olarak yurt içi ve yurt dışı seyahatlerine çıktıkları belirtilen iddianamede, sanıkların olağan dışı yoğunlukta gerçekleşen irtibatlarının darbe girişiminin hazırlığı kapsamında değerlendirildiği kaydediliyor.'Cumhurbaşkanının seyahat bilgilerini paylaşmıştı'İddianamede, Henri Jak Barkey'in darbe girişiminin gerçekleştirilmeye teşebbüs edildiği gün Türkiye'ye geldiği, bu kapsamda da faaliyetini gizlemek maksadıyla bir oturum tertip ettiği belirtilerek, 'Dosya kapsamında tanık sıfatıyla beyanı alınanların ifadelerinde de belirtildiği üzere, Henri Jak Barkey'in kendisiyle birlikte kalan oturum katılımcısı diğer şahıslardan farklı biçimde gece boyunca darbe girişimine dair gelişmeleri yakından takip ederek gergin bir karakter yapısı ile sürece dair yönlendirme olarak kabul edilebilecek irtibatlarda bulunduğu, kendisiyle irtibatlı olan yabancı kişi ve kurumların Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın seyahat bilgilerini sosyal medya üzerinden paylaşmasının da bu kapsamda olduğu tespit edilmiştir.' deniliyor. Şüphelilerin, darbe girişiminin yabancı devletler lehine koordinasyon ve sürdürülmesinde aktif görevlerde bulundukları, eylemlerin takibini yerinde gerçekleştirdikleri, kurmuş oldukları koordinasyon ve temaslarla sürece müdahalede bulundukları vurgulanan iddianamede, şu değerlendirmeler yer alıyor: 'Şüpheli Henri Jak Barkey'in tanık beyanlarına yansıdığı üzere ülkemize ziyaretleri esnasında ülkemiz açısından kritik süreçlerin yaşanmasının bir tesadüfle açıklanamayacak olması ve Barkey'in süreci koordine ve takip ettiği otelden ayrılırken darbe girişiminin faillerinin imzası sayılabilecek bir nesneyi buraya bırakmasından da şüpheli Barkey'in vuku bulan darbe girişiminde rolü olduğunu ortaya koymaktadır.Şüpheli Henri Jak Barkey'in casusluk eylemleri kapsamında yerel işbirlikçisi ve ülkemizdeki faaliyetlerinde iştirak halinde birlikte hareket ettiği şüpheli Mehmet Osman Kavala'nın da darbe girişimi öncesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü adına darbe girişimini sevk ve idare eden örgütün mahrem sorumluları ile birbirine paralel bir kısım irtibatlarda bulunarak darbe girişimine hazırlık hareketlerinde bulunduğu, bu kapsamdaki eylemlere katıldığı tespit edilmiştir.'
Güncelleme - Düzce Valiliğinde Güvenlik Noktasındaki Biber Gazı Patladı
DÜZCE (AA) - Düzce Valiliğinde güvenlik noktasında patlayan biber gazından etkilenen bazı idari personel, itfaiye ekiplerince tahliye edildi.Valilik protokol girişindeki güvenlik noktasında, bir polis memurunun biber gazı henüz belirlenemeyen nedenle patladı.Biber gazının makam katındaki odalara yayılmasıyla bazı idari personel gazdan etkilendi. Olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.Düzce Belediyesi itfaiye ekipleri gazdan etkilenen idari personeli merdivenli araç yardımıyla camdan tahliye etti.Gazdan etkilenenlere sağlık ekiplerince ambulansta müdahale edildi. İtfaiye ekiplerince binada havalandırma çalışması yapıldı. Binaya tedbir amaçlı bir müddet giriş yapılamayacağı öğrenildi. Öte yandan, Vali Cevdet Atay'ın makamında olmadığı, vali yardımcılarının ise kendi imkanlarıyla binadan çıktığı öğrenildi.'Soruşturma başlatıldı'Vali Cevdet Atay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'Polis noktasındaki memurun dikkatsizliği sonucu böyle bir olay meydana geldi. Konu hakkında gerekli inceleme yapılacaktır.' dedi.Valilikten yapılan açıklamada ise saat 13.00 sıralarında Valilik binası girişindeki Polis Koruma Noktası'nda görevli polisin üzerinde bulunan biber gazının personelin dikkatsizliğinden açığa çıkması sonucu binayı yoğun bir duman kapladığı belirtildi.'Binada can güvenliği açısından, görevli tüm personelin tahliyesi anında sağlanmış olup personel (polis memuru) hakkında soruşturma başlatılmıştır.' ifadesi kullanılan açıklamada, bina içerisinde ve çevresinde bulunan hiçbir vatandaşta ciddi bir sağlık sorunu olmadığı kaydedildi.
İngiltere Yemen'deki Husilerden İnsani Yardım Girişine İzin Vermelerini İstedi
İSTANBUL (AA) - İngiltere, Yemen'deki Husilere, kontrol altında tuttukları bölgelere insani yardım malzemeleri ve ekiplerinin girişine müsaade etmeleri çağrısında bulundu.İngiltere Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, İngiltere'nin Orta Doğu'dan Sorumlu Devlet Bakanı James Cleverly ve Husilerin Sözcüsü Muhammed Abdusselam, Umman'ın başkenti Muskat'ta bir araya geldi.Görüşmede, İngiliz Bakan Cleverly, Husilere, Birleşmiş Milletlerin (BM) Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths'le yapıcı bir şekilde çalışma ve ihtiyaç sahiplerinin sıkıntılarının hafifletilmesi için barış tekliflerini kabul etmeleri davetinde bulundu.Cleverly, Husilerin kontrolündeki kuzey bölgelerine insani yardımların girişinin kısıtlanmasından duyduğu endişeyi de dile getirdi.Husilere, kontrol altında tutukları bölgelere insani yardım malzemeleri ve çalışanlarının girişine izin vermeleri çağrısında bulunan Cleverly, özellikle ülkede kıtlık tehlikesinin baş gösterdiği bu yıl, yardım malzemeleri ve insani yardım ekiplerinin söz konusu bölgelere hızlı ve engelsiz bir şekilde girmeleri gerektiğini dile getirdi.Yemen'deki İran destekli Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin denetimini elinde bulunduruyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten beri Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.BM'ye göre, dünyanın en büyük insani krizlerinden birinin yaşandığı Yemen'de nüfusun yüzde 80'i insani yardım ve korumaya ihtiyaç duyuyor.
Reklam
Aksaray Merkezli 9 İlde Fetö'nün "Emniyet Mahrem Yapılanmasına" Operasyon
AKSARAY (AA) - Aksaray merkezli 9 ilde, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 'emniyet mahrem yapılanması'na yönelik operasyonda 17 zanlı gözaltına alındı.Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, FETÖ'nün emniyet mahrem yapılanması içinde faaliyet gösterdiği belirlenen, aralarında eski emniyet müdürlerinin de bulunduğu 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince şüphelilerin yakalanması için Aksaray merkezli Konya, Niğde, Mersin, Adana, Ankara, Kayseri, İzmir ve Çanakkale'de operasyon düzenlendi.Farklı adreslere düzenlenen eş zamanlı operasyonda, 17 zanlı yakalandı.
Kayıp Üniversite Öğrencisi Gülistan Doku'yu Arama Çalışmaları Devam Ediyor
TUNCELİ (AA) - Tunceli'de, 5 Ocak'ta kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun bulunması için Uzun Çayır Baraj Gölü'nde başlatılan arama çalışmaları bugün de sürdürüldü.Tunceli Valiliği koordinasyonunda Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığınca sürdürülen arama çalışmalarına, dalgıçlar, Emniyet Genel Müdürlüğü su altı arama kurtarma birimi ekipleri ile Jandarma Özel Asayiş Komutanlığından (JÖAK) ekipler katılıyor. Başka illerden gelen teknik ekipler ile Sualtı Arama Kurtarma (SAK) timlerinin de katıldığı çalışmalara, Tunceli'deki AFAD, emniyet ve jandarma personeli destek veriyor. Özellikle Uzunçayır Baraj Gölü ve baraj kapaklarının bulunduğu alanda yoğunlaştırılan çalışmalarda, 8 bot, 3 su altı arama robotu ve bir taramalı sonar cihazı kullanılıyor. Baraj gölü yakınındaki Sarı Saltuk Viyadüğü'nde sürdürülen çalışmalar kapsamında ekipler, botlarla baraj gölünde, kıyılarında ve baraja su sağlayan dere yataklarında su altı arama robotuyla arama gerçekleştirdi.Kayıp Gülistan Doku'nun ağabeyi Osman Doku da bugün ekiplerce sürdürülen arama çalışmalarını takip etti.Osman Doku, gazetecilere, 291 gündür kız kardeşinin kayıp olduğunu belirterek, 'Uzun Çayır Baraj Gölü'nde üçüncü kez arama çalışması oluyor. Şu ana kadar herhangi bir ipucu yok. Baraj gölünde dört dörtlük çalışma yapılıyor ama bir iz yok.' dedi.Arama çalışmalarından şu ana kadar henüz sonuç alınamadı.Olay Tunceli'de üniversitede okuyan kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak'ta haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan gelerek 6 Ocak'ta emniyete kayıp başvurusunda bulunmuştu. Genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve cep telefonu sinyallerini izleyen ekipler çalışma başlatmıştı. Baraj gölünde arama yapan ekiplerce 187 gün su altı ve üstünde sürdürülen çalışmalardan sonuç alınamamıştı.Ailenin, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüşmesinin ardından Uzunçayır Baraj Gölü'nün kısmen boşaltılması kararı verilerek, su altı arama çalışmalarına 6 Ağustos'ta 17 ekiple yeniden başlanmış ve 13 gün süren yoğun çalışmalardan sonuç alınamaması üzerine aramalara 18 Ağustos'ta son verilmişti.Gülistan Doku'yu arama çalışmaları, yeniden başlatıldığı 15 Ekim'den bu yana sürdürülüyor.
Gaziantep'te Kendilerine Ait Olmayan Küçükbaş Hayvanları Satmaya Çalışan 2 Kişi Tutuklandı
GAZİANTEP (AA) - Adana’nın Ceyhan ilçesinden koyun satın almak üzere Gaziantep'in Nurdağı ilçesine gelen bir kişiye kendilerine ait olmayan sürüden alacağı koyunlar için 45 bin lira kapora alıp kaçan 2 kişi mahkemece tutuklandı.Alınan bilgiye göre, Ceyhan ilçesinde oturan A.A, O.A aracılığıyla tanıştığı İ.A'dan koyun satın almak amacıyla Nurdağı ilçesine, buradan da birlikte koyunlara bakmak üzere İslahiye ilçesine gitti.Rastgele bir sürünün gösterildiğini fark etmeyen A.A, alacağı 100 koyun karşılığı peşinat olarak İ.A'a 45 bin lira kapora verdikten sonra koyunların küpe numaralarını kaydettirmek için Nurdağı Tarım Ve Orman Müdürlüğüne gitti. Döndüğünde İ.A'yı bulamayan ve dolandırıldığını anlayan A.A, polise başvurarak şikayetçi oldu.Nurdağı İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışma sonucunda İslahiye'de olduğu öğrenilen İ.A, kaporadan kaldığı tespit edilen 30 bin lirayla yakalandı.Gözaltına alınan İ.A. ile bağlantılı olduğu belirlenen O.A. da yakalandı.Zanlılar 'dolandırıcılık' suçundan sevk edildikleri hakimlikçe tutuklandı.
Reklam
THY Kasım Ayı Uçuş Planını Açıkladı
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle 11 Haziran itibariyle yurt dışı uçuşlarına kademeli olarak başlayan Türk Hava Yollarının (THY) kasım ayı uçuş planı belli oldu. Bu kapsamda THY, kasım ayında Hindistan, Arjantin, Kolombiya ve Suudi Arabistan’a tarifeli seferler başlatmayı planlıyor.
Reklam
AB, Kovid-19 Aşısı İçin Yeni Sözleşme İmzaladı
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB), ilaç üreticisi Johnson and Johnson şirketiyle aşı satın alma sözleşmesi imzaladı.AB Komisyonundan yapılan açıklamaya göre, Komisyon, sözleşmeyle AB ülkeleri adına 400 milyon doza kadar aşı satın alabilecek. Johnson and Johnson şirketinin aşı çalışmalarında Faz-3 aşamasında olduğu belirtildi.AB, daha önce ilaç firmaları AstraZeneca ve Sanofi-GSK ile aşı satın almak üzere sözleşme imzalamış, bunların dışında CureVac, BioNTech-Pfizer ve Moderna firmalarıyla yapılan aşı satın alma görüşmelerinin başarılı şekilde sonuçlandığını açıklamıştı.
Vücut Ağrısı Yaşayan Çocuklar Atla Fizyoterapi Sayesinde İyileşiyor
SAKARYA (AA) - Pandemi sürecinde hareketsiz kalan ve bedensel ağrılar yaşayan çocuklar, şikayetlerinden kurtulmak için Sakarya'da fizyoterapist ve çocuk gelişim uzmanları gözetiminde atla terapi seanslarına katılıyor.Serdivan ilçesindeki atlı spor kulübüne gelen çocuklar, burada uzmanlar gözetiminde ata binerek hem eğleniyor hem de ağrılarından kurtulmak için tedavi oluyor.Çocuk fizyoterapisti Fırat Aldemir, gazetecilere yaptığı açıklamada, salgın sürecinde, çocukların eğitim dönemini bilgisayar ve televizyon başında geçirdiğini söyledi.Bu sürecin çocukları fiziksel anlamda etkilediğine işaret eden Aldemir, 'Çocuklar dışarıya çıkmaya başladığında duruş bozukluklarında ciddi bir artış oldu. Bu süreçte çözüm olarak bulduğumuz en uygun şeylerden biri atlı terapi oldu. Atlı terapinin vücuda sağladığı üç önemli fayda var; koordinasyon, denge sağlamak ve kas güçsüzlüklerini azaltmakla ilgili çocuklar üzerinde ciddi etkileri var. Çift taraflı bir vücut egzersizi olduğu için özellikle omurga eğriliğinde ciddi tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır.' diye konuştu.'Canlılarla temas eden çocuklarda güven duygusu gelişiyor'Çocuk gelişim uzmanı Duygu Uyar da salgın sürecinde doğaya ve hayvanlara olan ihtiyacı bir kez daha fark ettiklerini belirtti.Çocukların duygusal, fiziksel ve ruhsal gelişimlerinin atlı terapiyle daha iyi gelişim gösterdiğini, danışanlarından gözlemlediğini anlatan Uyar, 'Çocuklar burada olabildiğince canlılarla temas halinde. Canlılarla temas ettiklerinde kendilerine güveniyorlar, uyum sağlıyorlar ve empati geliştiriyorlar. Her geldiklerinde yeni şeyler öğrenip başarı duygusu, öz güvenleri gelişiyor. Sevinç, mutluluk ve korku gibi bir çok duyguyu yaşayıp bu duygularını düzenleyebilmeyi öğreniyorlar. Burada öğrendiklerini sosyal hayata da aktarabiliyorlar. Akademik başarıları gelişiyor, kendilerini ifade edebiliyorlar ve akran ilişkilerinde gelişmeler kaydediyorlar.' ifadelerini kullandı.Sakarya Atlı Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Önsoy ise misafirlerinin, kulüplerini doğayla iç içe, sosyal mesafenin korunabildiği bir spor alanı gördüklerini, bunun sonucunda yoğun ilgi gösterdiklerini söyledi.Ailelerin ve çocukların burada doğal ortamda gününü geçirdiği için mutlu olduğunu belirten Önsoy, 'Pandemi dönemde çocuklar evde kaldı. Tabletlerle bilgisayarlarla doğal ortamın dışında bir ortama hapsoldular. Pandemi sonrası buraya gelen çocuklarımızda dikkatlerinin artığı, duruş bozukluklarının giderildiği, psikolojilerinin daha iyi olduğunu biz de aileleri de fark etti. Gelen çocuklarımız çok mutlu ve tekrar gelmek istiyorlar.' dedi.'Burası bana kendimi özgür hissettiriyor'Ata binen Ece Naz Çoklar, salgın süresince online eğitim aldığını, bilgisayarın karşısında hareketsiz kaldıkları için sırt ve bel ağrılarının başladığını dile getirerek, 'Burası bana kendimi özgür hissettiriyor. Ata binmeye başladım, kendimi daha zinde ve güçlü hissediyorum. Bedensel ağrılarım azaldı ve hayvanlarla daha iç içe olmaya başladım.' ifadelerini kullandı.Ayse Nur Karaca da bu dönemde hareketsiz kaldıklarını ve sosyal hayattan uzaklaştıklarını aktararak, 'Spor yapmak için açık havaya çıkıyoruz. Birkaç kez ata binmek bile vücudumuzu çok fazla geliştiriyor, dik durmamızı sağlıyor. At üzerinde dik duruyoruz ve duruşumuza çok dikkat etmemizi gerektiriyor, sırt ağrılarıma faydası oldu.' şeklinde konuştu.
Lübnan Cumhurnaşkanı: "Yolsuzluğun, Yönetimimizde Kök Saldığı Bir Aşamaya Geldik"
BEYRUT (AA) - Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, ülkesinde yolsuzluğun artık yönetimde kurumsallaşarak kök saldığını söyledi.Avn, Beyrut Limanı'ndaki patlamanın ardından halktan gelen tepkiler üzerine istifa eden hükümetin yerine yenisini kurma görevini vereceği yarınki istişare görüşmelerinden önce halka hitaben bir televizyon konuşması yaptı.Reformları engellemeye çalışanlara karşı hükümeti kurma görevini verme ve sonrasında da kabineyi oluşturma sorumluluğunu anayasanın kendisine verdiği yetkiler doğrultusunda yerine getireceğini dile getiren Avn, 'Yolsuzluğun, iktidar ve yönetimimizde kurumsallaşarak kök saldığı bir aşamaya geldik. Reform ise tamamen aksini yapan yetkililer ile siyasilerin dillerinde tekrarlanan bir slogana dönüştü.' dedi.Cumhurbaşkanı Avn, ülkede kötüleşen ekonomik durumu daha fazla vatandaşın sırtına yükleme lüksüne sahip olmadıklarının altını çizerek, 'Kapsamlı sosyal koruma sisteminin yokluğunda halkımızın sosyal durumunu sormak istiyorum. Ekonomik, sosyal ve mali olarak yaşadıklarımızdan bizi kurtaracak girişime yaklaşımımız nedir?' diye konuştu.Bakanlar Kurulunun temmuz ayında Merkez Bankası hesaplarının özel denetim şirketlerince incelenmesine verdiği onayı da hatırlatan Avn, sözlerini şöyle sürdürdü:'Merkez Bankası hesaplarına mali denetim, mevcut çöküntünün sebeplerini öğrenmek amacıyla hükümetin aldığı bir karar olmasına rağmen ne oldu? Dolayısıyla bugün benim, önce hükümeti kurma görevi için ismi belirleme ve sonrasında da kabineyi oluşturmada yer almam gerek. Hükümeti kuracak kişi, yolsuzluk bataklığını kurutma ve reformları hayata geçirecek sorumluluğun altından kalacak mı? Ey parlamenterler, bu sizin sorumluluğunuzdur. Lübnanlıları temsilen sizler, denetleme ve sorgulamaktan sorumlusunuz.'Teknokratlar hükümeti girişimi sonuç vermemiştiLübnan'da Hizbullah ve siyasi müttefiklerinin destekleriyle 21 Ocak'ta kurulan Hassan Diyab hükümeti, Beyrut Limanı'nda 2 bin 750 ton amonyum nitrat maddesinin infilak etmesinin ardından halktan gelen tepkiler üzerine 10 Ağustos'ta istifa etmek zorunda kalmıştı.Söz konusu patlamanın ardından Lübnan'daki mevcut durumdan istifade etmek isteyen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkedeki krize karşı reformları hayata geçirecek bir hükümetin kurulması ve sonrasında Paris'te Lübnan'a destek için uluslararası konferans düzenlenmesi girişimini başlatmıştı.Macron'un söz konusu girişimi, ABD yaptırımlarının hedefindeki Hizbullah ve siyasi müttefiklerinin Maliye Bakanlığı başta olmak üzere kendi paylarına düşen bakanlıklara getirilecekler konusunda, 31 Ağustos'ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Mustafa Edib'in taleplerini reddetmesiyle başarısızlığa uğramıştı.Edib, 26 Eylül'de Baabda Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na gerçekleştirdiği ziyaretin ardından, 'Hükümeti kurma görevini aldığım sıradaki mutabakat artık yok.' diyerek görevi iade ettiğini duyurmuştu.Kamu borcunun 90 milyar doları aştığı Lübnan, 1975-1990 yıllarındaki iç savaştan bu yana en büyük ekonomik krizlerden birini yaşıyor.Siyasi güçler ile yöneticileri ülkedeki mevcut ekonomik krizin nedeni olarak gören halk, uzun yıllardır yönetimi paylaşan mezhepsel siyasi partilerin yer almadığı, teknokratlardan oluşan küçültülmüş bir hükümetin kurulmasını talep ediyor.Kulislerde, Cumhurbaşkanı Avn'ın yarın yapacağı istişare görüşmelerinden sonra Sünni Müstakbel Hareketi lideri eski Başbakan Saad el-Hariri'yi hükümeti kurmakla görevlendirebileceği konuşuluyor.
Bosphorus Film Lab Bu Yıl Sinema Sektörünün Güncel Sorunlarını Masaya Yatıracak
İSTANBUL (AA) - '8. Boğaziçi Film Festivali' kapsamında gerçekleştirilecek Bosphorus Film Lab etkinlikleri, endüstrinin güncel ve dikkate değer konularını profesyoneller eşliğinde meraklılarıyla buluşturacak.Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün katkıları, Global İletişim Ortağı Anadolu Ajansının destekleriyle bu yıl 23-30 Ekim'de düzenlenecek festivalin endüstri bölümü 'Bosphorus Film Lab', 24-29 Ekim arasında sinema sektörünün buluşma noktası olacak.Yeni tip koronavirüs tedbirleri kapsamında yerli ve yabancı konukların dijital platformlar üzerinden katılımcılarla buluşacağı programda, film gösterimlerinin yanı sıra paneller, sunumlar, söyleşiler ve Instagram canlı yayın sohbetleri, festival katılımcılarının ilgisine sunulacak.Endüstriye ait güncel konullar panellerde ele alınacak Bosphorus Film Lab bünyesinde 24 Ekim'de yapımcı Müge Özen'in moderatörlüğünü üstlendiği, Bir Film ve Başka Sinema Genel Müdürü Ersan Çongar, TRT Ortak ve Dış Yapımlar Müdürü Faruk Güven ve TME Film Finans ve Dağıtım Direktörü Orhan Taşdemir'in konuk olacağı 'Yapımdan Dağıtıma Film' paneli gerçekleştirilecek. Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Arzu Öztürkmen'in yönetimini üstleneceği, 25 Ekim'de gerçekleştirilecek panelde de yapımcı Yamaç Okur, BluTV Dramalar Müdürü Sarp Kalfaoğlu, OGM Üst Yöneticisi (CEO) ve yapımcı Onur Güvenatam ile TRT 1 Kanal Koordinatörü Cemil Yavuz'un katılımıyla 'TV ve Dijitalde İçeriğin Döngüsü' ele alınacak.Değişen izleme alışkanlıkları ve yeni mecraların yaratılan içerikler ve yaratıcılar üzerindeki etkisinin konuşulacağı panelde, TV ve dijital dizi içeriklerinin yapımındaki farklılıklar, bu farklılıkların yaratıcılar üzerindeki etkileri, mecraların proje ararken dikkat ettikleri ve hedefleri konuşulacak.Bosphorus Film Lab kapsamındaki Instagram canlı yayın sohbetlerinde ise 24 Ekim'de oyuncu Metin Akdülger, 25 Ekim'de yapımcı Zeynep Atakan, 26 Ekim'de kurgucu Ayris Alptekin ve 27 Ekim'de senarist ve yönetmen Gizem Kızıl, Bosphorus Film Lab Direktörü İpek Tugay'ın sorularını yanıtlayacak.Bosphorus Film Lab festival söyleşileri ile etkileşimi artırmayı hedefliyorBosphorus Film Lab ayrıca bağımsız sinemada izleyici kitlesi oluşturma ve üretim sürecinde yeni perspektiflerin keşfi açısından ele alınacak iki panele de ev sahipliği yapacak.Bu paneller bünyesinde 26 Ekim'de film pazarlama stratejisti Joanna Solecka'nın 'Filmler İçin İzleyici Kitlesi Yaratmak: Dijital Ortama Geçiş' başlıklı sunumu ile 27 Ekim'de Less Is More Platformunun yönetici ortak ve artistik direktörü Antoine Le Boss, bağımsız film projeleri için yazı aşamasındaki kısıtlamaları itici güç olarak kullanmayı öğretmeyi hedef alan 'Film Projeleri İçin Yeni Bir Perspektif' başlıklı bir sunum gerçekleştirilecek.Bosphorus Film Lab bünyesinde aynı zamanda 26 Ekim'de gerçekleştirilecek 'Jürileri Tanıyalım' etkinliğinde hem yabancı pitching jürisi hem de work in progress jürisi dinleyiciyle buluşacak. Pitching jürisinde olan Sorfond Proje Yöneticisi Per Eirik Gilsvik ile Tribeca Film Festivali ve Les Arcs Film Festivali Artistik Direktörü Frederic Boyer'in ardından Work in Progress'in yabancı jüri üyeleri olan Cottbus Film Festivali Program Direktörü ve Berlinale Forum Danışmanı Bernd Buder ile Cannes Film Festivali Director's Fortnight ve Locarno Film Festivali Seçici Komite Üyesi Anne Delseth'in yer aldığı 'Work in Progress' jürisi kendilerini tanıtma ve dinleyicilerin sorularını yanıtlama fırsatı bulacak.Söyleşilerin bir diğeri ise 27 Ekim'de Berlinale Talents iş birliği ile gerçekleştirilecek. Berlinale Talents Program Direktörü Florian Weghorn, daha önce Berlinale Talents programına seçilen ve projesini sunma fırsatı elde eden yapımcı Sinem Altındağ ile Türkiye'deki yeteneklerden ve lokal yeteneklerin evrensel sinema ağında yer edinirken geçtikleri süreçlerden bahsedecekler.
Reklam