onedio
Kovid-19 Süreci "Pandemi Anıları" Projesi İle Gelecek Nesiller İçin Arşivlenecek
İSTANBUL (AA) - Türk Dahili ve Cerrahi Bilimler Yoğun Bakım Derneği tarafından yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisi sürecinde yaşanılanların analiz edilebilmesi ve gelecek nesillerin bugünün şartlarını değerlendirebilmesi amacıyla 'Pandemi Anıları' projesi hayata geçirildi. Derneğin, Nobel İlaç iş birliğiyle gerçekleştirdiği projenin tanıtım toplantısı Radyo Programcısı Nihat Sırdar'ın moderatörlüğünde, Türk Dahili ve Cerrahi Bilimler Yoğun Bakım Derneği Başkanı Doç. Dr. Melda Türkoğlu ile Nobel İlaç Genel Müdürü Hakan Şahin'in katılımıyla çevrim içi ortamda düzenlendi. Doç. Dr. Türkoğlu, toplantıdaki konuşmasında, Aralık 2019'da Çin'in Vuhan kentinde başlayan ve daha sonra Avrupa'ya, Mart 2020'de de Türkiye'ye yayılan pandeminin herkesin hayatını derinden etkilediğini dile getirdi. Pandemi nedeniyle evlere kapanıldığını, gençlerin bilgisayarda ders yapmayı, çocukların da maske takarak oyun oynamayı öğrendiklerini anlatan Türkoğlu, sağlık çalışanlarının ise çalkantılı dönemlerden geçtiklerini çünkü herkesin güven duyduğu, ayakta kalması gereken taraf olduklarını ifade etti. Sağlık çalışanlarının bu süreçte yaşadıkları duygulara da değinen Türkoğlu, şöyle konuştu:'Öncelikle çok korktuk ama virüse yakalanmaktan değil, yetememekten, yetişememekten korktuk. Pek çok sağlık çalışanımız ailesiyle kalıyor. Çocuğuna, eşine, annesine, babasına bu hastalığı bulaştırmaktan korktu. Çok yakın arkadaşlarımızın hasta olduğunu, çok ağır durumlarda yoğun bakımlarda yattığını veya onları kaybettiğimizi gördükçe kendimizden de korkmaya başladık. İkincisi özlem duyduk. Pek çok arkadaşımız evlerinden ayrıldı. Günlerce ailemizi görmediğimiz zamanlar oldu. Hala birçok sağlık çalışanı ailesinden ve çocuklarından uzakta faaliyetlerine devam ediyor. Bir diğer yaşadığımız şey panikti. İnanılmaz bir literatür içerisinde boğulduk çünkü yeni bir virüstü. Yayılımı, alınması gereken önlemler, tanısı, tedavisi her şeyi yeniydi. Sunulan bilgiler çok fazla uygulanmamış, sonuçları görülmemiş şeylerdi. Doğruyu bulup ayırt etmek çok önemliydi çünkü karşımızda çok ağır ve farklı bir grup ile çok sayıda hasta vardı.'Türkoğlu, bir diğer hissettikleri duygunun ise üzüntü olduğunu çünkü salgın nedeniyle çok farklı hikayelere, değişik ölümlere tanıklık ettiklerini aktararak, Kovid-19 hastalarının yaşadıklarına ilişkin unutamadığı bazı anılarından bahsetti. 'Tıp alanında büyük ilerlemelere yol açabilecek bir proje'Tıp dünyasında yüz yılda bir görülebilecek bu salgına kendilerinin şahit olduğuna dikkati çeken Türkoğlu, bu süreçte edindikleri tecrübeleri sonraki nesillere aktarmak isterken, 'Pandemi Anıları' projesi ile tanıştıklarını dile getirdi. Doç. Dr. Melda Türkoğlu, 'Bu proje yaşadığımız tecrübelerin ileriki kuşaklara iletilmesini sağlayarak, tıp alanında büyük ilerlemelere yol açabilecek bir proje. Bunu çok önemsiyoruz. O yüzden tüm sağlık camiamızı görsel, işitsel, metinsel hikayelerini paylaşmaya davet ediyoruz. 1 yıl boyunca açık kalacak bu site. Kendimiz de aktif olarak bu projenin duyurulması için uğraşacağız. Bu kitap bizler tarafından oluşturulacak ve ileri nesillere büyük bir eser olarak kalacak.' diye konuştu. 'Umarım, proje bittiğinde insanların faydalanacakları bir kitapçığı da hayata geçireceğiz'Nobel İlaç Genel Müdürü Hakan Şahin ise projeyi, Kovid-19 salgını dönemine şahitlik yapmak, başta sağlık çalışanları olmak üzere tüm halkın yaşadıklarını derlemek, ileride bunlardan ders çıkarılması için gelecek nesillere bir hikaye bırakmak isteğiyle hayata geçirdiklerini anlattı. Şahin, 'Çok değer verdiğimiz doktorlarımızla beraber, onların hikayelerini anıya dökerek biraz daha uzun vadede diğer tıp camiasındaki arkadaşların da faydalanabileceği bir enstrümana çevirmek istedik. Umarım, proje bittiğinde insanların faydalanacakları bir kitapçığı da hayata geçirmiş oluruz.' şeklinde konuştu. Proje kapsamında pandemi sürecine dair anıların toplanacağı 'www.pandemianilari.org.' portalına tüm ziyaretçiler fotoğraf, video ve yazı yükleyebilecek.
İran'dan Geniş Çaplı Hava Savunma Tatbikatı
ANKARA (AA) - İran Ordusu, ülkenin yarısından fazlasını kapsayan geniş çaplı hava savunma tatbikatı başlattığını duyurdu. İran devlet televizyonunun haberine göre, 'Velayet Seması Savunucuları 99' adı verilen tatbikat, Ordu ve Devrim Muhafızları Ordusu'ndan hava savunma birimlerinin katılımıyla Tahran'ın 220 kilometre doğusunda yer alan Simnan eyaletinde başladı.Tatbikata ilişkin bilgi veren Tuğgeneral Abbas Ferecpur, tatbikatta alçak, orta ve yüksek irtifalarda hava tehditlerine karşı çeşitli tiplerde yerli füze sistemleri, bombardıman uçakları, insansız hava araçları, radarlar, elektronik savaş ekipmanları ve iletişim sistemlerinin kullanılacağını belirtti. Ferecpur, hava savunma birlikleri arasında koordinasyonun güçlendirilmesi ve havadan gelen her türlü tehdide karşı etkili savunma yapılmasının tatbikatın hedeflerinden olduğunu ifade etti. Uluslararası silah ambargosunun kaldırılmasının ardından ilk askeri tatbikatİran her yıl aynı bölgede hava savunma tatbikatları düzenliyor ancak bu, Birleşmiş Milletlerin (BM) 2007'den beri İran'a uyguladığı silah ambargosunun kaldırılmasından sonraki ilk askeri tatbikat oldu.İran ile BM Güvenlik Konseyi üyeleri ve Almanya arasında 2015'te imzalanan nükleer anlaşmada belirtildiği üzere Tahran'a yönelik 13 yıldır uygulanan uluslararası silah ambargosunun süresi 18 Ekim'de sona ermişti.Tahran yönetimi, 18 Ekim itibarıyla her türlü konvansiyonel silahı yasal kısıtlama olmaksızın alıp satabileceğini açıklarken, Washington, İran'a yönelik tek taraflı uyguladığı silah ambargosunu delen ülkelere ve kişilere yaptırım uygulayacağını duyurmuştu.
Bursa'da Ölümlü Kaza Sanığının Cezası Üçüncü Yargılamada 12 Yıla Düşürüldü
BURSA (AA) - Bursa'nın Orhangazi ilçesinde, alkol aldıktan sonra kullandığı otomobille 2 kişinin ölümüne, 2 kişinin yaralanmasına neden olduğu gerekçesiyle 44 yıl hapse mahkum edilen sanığın cezası, hükmün ikinci kez Yargıtay tarafından bozulmasının ardından 12 yıla indirildi.Yargıtay 1. Ceza Dairesince, 'olası kasıtla öldürmek' suçunun bulunmadığı, sanığın eyleminin 'bilinçli taksirle ölüme neden olma' kapsamına girdiği için kararın bozulmasının ardından dava, Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinde ikinci kez yeniden görüldü.Tutuklu yargılanan Serhat K'nin ifadesi, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla alındı. Kazada hayatını kaybeden Volkan Hasanusta ve Aykut Tekin'in (20) yakınları ile tarafların avukatları ise salonda hazır bulundu.Aykut Tekin'in babası İlyas Tekin, duruşma salonundaki ekranda sanığı görünce fenalaştı. Sanığa hakaret ve tehditte bulunan baba, uyarılara rağmen sakinleşmeyince polis eşliğinde salondan çıkarıldı.Ölenlerin diğer yakınları, Yargıtayın bozma ilamını kabul etmediklerini, kazada olası kasıt olduğunu düşündüklerini dile getirdi.Son savunmasını yapan sanık Serhat K. ise tahliyesini istedi.Mütalaasını veren savcı, sanığın 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.Mahkeme heyeti, sanığı 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 12 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırarak, infaz yasasındaki düzenleme kapsamında tahliyesine karar verdi.OlayOrhangazi ilçesinde Kasım 2015'te Serhat K. idaresindeki otomobil, aynı yönde seyreden Volkan Hasanusta'nın (33) kullandığı araca çarpmıştı. Sürücü Serhat K'nin yanındaki arkadaşı Aykut Tekin (20) olay yerinde hayatını kaybetmiş, Meryem Kanber ve Nazlı Can Doğan yaralanmış, diğer aracın sürücüsü Hasanusta ise hastanede yaşamını yitirmişti. 0,53 promil alkollü olduğu tespit edilen Serhat K. tutuklanmıştı.Sanık hakkında açılan davada yerel mahkemece verilen 44 yıl hapis cezası kararı, Yargıtay tarafından bozulmuştu. Yeniden yargılamada ise Serhat K. 18 yıl hapse mahkum edilmişti.
İdlib'e Hava Saldırısında 5 Yaralı
İDLİB (AA) - Suriye'nin İdlib ilinde Rus savaş uçaklarının sivil yerleşimlere düzenlediği hava saldırısında 5 sivil yaralandı. İdlib Sivil Savunma görevlilerinden (Beyaz Baretliler) Hasan el-Ahmet, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Rus savaş uçaklarının düzenlediği hava saldırısında el-Rami köyünde 2'si çocuk 5 sivilin yaralandığını bildirdi.El-Ahmet sivil savunma ekiplerinin enkaz çalışmalarının devam ettiğini belirtti.Muhaliflere ait uçak gözlemevi de sosyal medya üzerinden saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada, Hımeymim askeri üssünden kalkan Rus savaş uçaklarının İdlib’in güneyinde yer alan el-Rami köyüne hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.İdlib'deki durumTürkiye, Rusya ve İran arasında 4-5 Mayıs 2017'de gerçekleşen Astana toplantısında, İdlib ve komşu illerin (Lazkiye, Hama ve Halep vilayetleri) bazı bölgeleri, Humus ilinin kuzeyi, başkent Şam'daki Doğu Guta ile ülkenin güney bölgeleri (Dera ve Kuneytra vilayetleri) olmak üzere 4 'gerginliği azaltma bölgesi' oluşturuldu.Ancak rejim ve İran destekli teröristler, Rusya'nın hava desteğiyle 4 bölgeden 3'ünü ele geçirip İdlib'e yöneldi. Türkiye, Eylül 2018'de Rusya ile ateşkesi güçlendirmek için Soçi'de ek mutabakata vardı.Rusya ve rejim güçleri, Mayıs 2019'da tüm bölgeyi ele geçirmek için operasyonlara başladı ve İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi içinde çok sayıda büyük yerleşimi ele geçirdi.Son olarak Türkiye ve Rusya arasında 5 Mart'ta Moskova'da yeni bir mutabakat sağlandı.Rejim güçlerinin zaman zaman ihlal ettiği ateşkes büyük ölçüde korunuyor. 2017-2020 döneminde yaklaşık 2 milyon sivil, Rusya ve rejim güçlerinin saldırılarında Türkiye sınırına yakın bölgelere göç etmek zorunda kaldı.
Nijerya'da Protestoculara Karşı Düzenlenen Silahlı Saldırıda 30 Kişi Yaralandı
ABUJA (AA) - Nijerya'da polis bünyesinde oluşturulan Özel Hırsızlıkla Mücadele Ekibine (SARS) karşı devam eden protesto gösterileri sırasında protestoculara karşı düzenlenen silahlı saldırıda 30 kişi yaralandı.Lagos Valisi Babajide Sanwo-Olu, yaptığı açıklamada, eyaletin Lekki bölgesinde dün gece protesto eylemleri sırasında düzenlenen silahlı saldırıda 30 kişinin yaralandığını belirtti.Sanwo-Olu, yaralıların hastaneye kaldırıldığını ve bazılarının durumunun ağır olduğunu kaydetti.Protestoya katılan Glory Ufuoma, AA muhabirine yaptığı açıklamada, protesto eylemeleri sırasında sokak ışıklarının kapatıldığını ve ardından kimliği bilinmeyen silahlı kişilerin protestoculara ateş açtığını söyledi.Ufuoma, saldırıda 7 kişinin hayatını kaybettiğini ileri sürdü.Öte yandan, ulusal basında çıkan haberlerde, saldırının polis ve asker tarafından gerçekleştirildiği öne sürüldü.Haberlerde, dün gece yaşanan olayların ardından sabah erken saatlerde bir grup, Vali Sanwo-Olu'nun Omididun bölgesindeki evini ve birkaç kamu binasını kundakladı.Gösteriler, ülke geneline yayıldıNijerya'nın Delta eyaletinde iki hafta önce, bir gencin SARS tarafından öldürülmesi ile sosyal medyada ünlüler ve aktivistlerin çağrısıyla Lagos ve başkent Abuja'da başlatılan gösteriler, ülke geneline yayıldı.Ülkede devam eden protesto eylemlerinde, pazartesi günü erken saatlerde farklı bölgelerde askerler konuşlandırılırken Lagos, Edo ve Plateau gibi 8 eyalette sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti.Uluslararası Af Örgütüne göre, geçen haftadan bu yana ülkenin farklı eyaletlerinde devam eden protestolarda en az 15 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı.
Hak-İş "İstihdam Teşvikine İlişkin Kanun Teklifi"Ne Yönelik Önerilerini Açıkladı
ANKARA (AA) - Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, çalışma hayatıyla ilgili düzenlemeye ilişkin, 'Esnek çalışma modellerinin sosyal güvence boyutunun hukuki altyapısı zayıftır.' ifadesini kullandı.Arslan, konfederasyonun, yarın Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan Bütçe Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak 'İstihdam teşvikine ilişkin kanun teklifi' ile ilgili görüşlerinin yer aldığı mektubu, Komisyon Başkanı Lütfi Elvan'a sundu.Arslan, mektupta, kısmi zamanlı çalışmanın teşvik edilmesi ve yeni istihdam artışı sağlanması amacıyla getirilecek düzenlemenin amacına uygun olmadığını düşündüklerini ifade ederek 'Çünkü esnek çalışma modellerinin sosyal güvence boyutunun hukuki altyapısı zayıftır.' değerlendirmesini yaptı.Düzenlemeyle 'Belirli Süreli İş Sözleşmesi'nin kapsamının genişletilmek istendiğini savunan Arslan, bu sözleşmenin işçilerin menfaatini yok etmek için kullanılmaması gerektiğinin altını çizdi. Arslan, belirli süreli sözleşmeyle çalışan işçilerin, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadıkları gibi iş güvencesi (işe iade davası) hükümlerinden de yararlanamadıklarını kaydetti.Arslan, teklifte, 25 yaş altında olup 10 günden az çalışma günü olan çalışanlara yönelik getirilmek istenen düzenlemenin çalışanların işsizlik, malullük, yaşlılık, ölüm, iş kazası, meslek hastalığı ve analık gibi hayati öneme sahip haklardan yararlanamaması durumunu ortaya çıkaracağının altını çizdi.Arslan ayrıca, konfederasyon olarak, vergi sisteminin bir bütün olarak ele alınıp aile yükümlülüklerinin dikkate alındığı, vergi adaleti ve eşitliğini hedefleyen, adil gelir dağılımını sağlamaya yönelik, kayıt dışı ekonominin önlenmesi amacıyla vergi oranlarında indirime gitmeyi savunan vergi politikalarının geliştirilmesi gerektiğini düşündüklerini vurguladı.Konfederasyonun görüşleriYeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde işten çıkarmaların yasaklanmasının, isabetli ve yararlı bir sosyal politika olarak değerlendirildiği belirtilen mektupta, konfederasyonun kanun teklifine ilişkin şu görüşleri yer aldı:'Teklifte kısmi çalışmanın yaygınlaştırması amaçlanmıştır. Halihazırda ülkemizdeki esnek çalışma modellerinin güvence boyutu bulunmamakla birlikte sosyal güvenlik bağlantısı tam olarak kurulmamıştır. Mevcut sistemdeki yaşlılık aylığı, malullük aylığı, işsizlik ödeneğine hak kazanması gibi durumların esnek çalışma modeliyle uyumlu olmadığı ve esnek çalışma modellerinin sosyal güvence boyutunun hukuki alt yapısının zayıf olduğundan bu düzenlemeyi sakıncalı buluyoruz.Belirli Süreli İş Sözleşmesi'nin kapsamının genişletilmesi söz konusudur. Bu şekilde çalışan işçiler, kıdem ve ihbar tazminatı ve iş güvencesi (işe iade davası) hükümlerinden yararlanmadığından bu düzenlemeyi sakıncalı buluyoruz.25 yaş altında olup 10 günden az çalışma günü olan çalışanlara yönelik bir düzenleme yer almaktadır. İşveren üzerindeki prim yükü masrafını azaltmak isterken işçilerin uzun vadeli sigorta kollarına ve kısa vadeli sigorta kollarına ve işsizlik sigortasına ilişkin yükümlülüklerin sağlanmaması çalışanların işsizlik, malullük, yaşlılık, ölüm, iş kazası, meslek hastalığı ve analık gibi hayati öneme sahip haklardan yararlanamamasına neden olacaktır. Bu yönüyle bu düzenlemeyi de sakıncalı buluyoruz.'Mektupta, çalışanları ve ülkeyi ilgilendiren temel meselelerde bir araya gelen işçi ve işveren kuruluşları olarak, salgın sürecinde alınması gereken tedbirlerle ilgili yapılan ortak açıklamaya da değinildi.Kısa çalışma ödeneği uygulamasına bazı sektörlerde mağduriyetin olmaması amacıyla 2020 yıl sonuna kadar devam edilmesine, kanunda yer alan sigortalılık ve prim ödeme şartı aranmaksızın sadece çalışma olgusunun esas alındığı bir uygulama yapılarak tüm çalışanların kısa çalışma ödeneğinden faydalanmasının sağlanması gerektiğine işaret edildi.Mektupta ayrıca çalışma barışı ve sosyal adaletin korunması amacıyla kısa çalışma ödeneği ile çalışanın ücreti arasındaki farkı ödemeyi üstlenen işverenler için getirilecek teşvik mekanizması ile uygulamanın özendirilmesine, işveren tarafından kısa çalışma ödeneği kapsamındaki çalışana yapılan ücret farkı ödemelerine gelir vergisi muafiyeti sağlanmasına değinildi.Böyle zor bir dönemde istihdamını azaltmayıp koruyan ve toplu iş sözleşmesinin olduğu işletmelerin normalleşme sürecinde ilave teşviklerle desteklenmesine de vurgu yapıldı.Ücretsiz izin uygulamasıMektupta, ücretsiz izin uygulamasında karşılaşılan konular da şu şekilde sıralandı:'Kısa çalışma ödeneği ve daha hafif tedbirlere başvurma imkanı varken işçilerin doğrudan ücretsiz izne çıkartılması çalışanların daha fazla mağdur olmasına neden olacaktır. Bu durumda krizin bütün olumsuz sonuçları işçilere yüklenilmiş olacaktır. Daha hafif tedbirlere başvurulmadan işçilerin doğrudan ücretsiz izne çıkarılması, kanundan beklenen amacı sağlamayacaktır.Çalışanların iş akitlerinin feshedilmemesi yasağına katılmakla birlikte fesih yasağının sonuçlarının ıslah edilmiş kısa çalışma ödeneği kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.Fesih yasağı süresince ödenmesi öngörülen nakdi destek miktarı yetersizdir. Hak-İş olarak, işçilere nakdi destek sağlanmasını olumlu buluyoruz. Ancak, kısa çalışma ödeneğine hak kazanamadığı için ücretsiz izne çıkarılacak işçilere yapılacak ödeme miktarını, işçilerin ve ailelerinin temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak buluyoruz.Ücretsiz izin ve kısa çalışma ödeneği rakamlarının denkleştirilmesini, ücretsiz izne ayrılan işçiler için kısa çalışma ödeneğindeki gibi prime esas kazançlarının yüzde 60'ından az olmamak üzere bir ödeme yapılması gerektiğini düşünüyoruz.Kısa çalışma ödeneği başvuru kriterlerinden olan asgari sigortalılık ve prim şartının kaldırılmasını talep ediyoruz.Kısa çalışma ödeneğinden işçinin faydalanabilmesi için Covid-19 etkisiyle yapılan kısa çalışma başvurularında, işçinin son 60 gün hizmet akdine tabi olmak kaydıyla son 3 yıl içinde 450 gün prim ödemiş olması gerekmektedir. Kanunda aranan sigortalılık ve prim ödeme şartı aranmaksızın tüm çalışanların kısa çalışma ödeneğinden faydalanması sağlanmalıdır.İnsana yakışır iş perspektifiyle düzenlenmiş, sosyal güvenlik bağlantısı kurulmuş güvenceli esnek çalışma modelleri, işgücü piyasasına girişte zorluklarla karşılaşan kadınlar ve gençlerin, doğum nedeniyle işgücü piyasasından uzun süre uzak kalan kadınların dezavantajını gidermek amacıyla tam zamanlı istihdama zorunlu bir alternatif olarak değil zorunlu bir tercih olarak ve geçici bir araç olarak değerlendirilmelidir.'Mektupta, ücretli çalışanların eline geçen net ücretin yıl ortasında vergi dilimlerinin değiştirilmesi nedeniyle yılın ilk aylarına oranla önemli oranda azaldığına da işaret edildi. Ücretli çalışanların bir yandan enflasyon nedeniyle satın alma gücü gerilerken öte yandan artan vergi oranı nedeniyle net ücretin önemli oranda azaldığı vurgulanan mektupta, vergilendirmede aile yükümlülüklerinin etkin bir şekilde dikkate alınması, ilk vergi dilimi üst sınırının Türkiye'deki ortalama işçi ücretinin bir yıllık toplamına endekslenmesi gerektiğine işaret edildi.Mektupta ayrıca Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki görüşmelerde konfederasyonun görüşlerinin göz önünde bulundurulması talebi de yer aldı.
Reklam
Afganistan'da Taliban İle Çatışmada 25 Güvenlik Görevlisi Öldü
KABİL (AA) - Afganistan'ın kuzeydoğusundaki Tahar vilayetinin Hoca-i Gar ve Baharak ilçelerinde, Taliban militanlarıyla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada 25 güvenlik görevlisi hayatını kaybetti.Tahar Valiliği Sözcüsü Cevad Hicri, basına yaptığı açıklamada, Hoca-i Gar ve Baharak ilçelerinde eş zamanlı olarak militanlarla güvenlik güçleri arasında çatışma yaşandığını söyledi.Çatışmalarda, 25 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiğini ifade eden Hicri, 16 militanın da öldürüldüğünü belirtti.Tahar Hastanesi Başhekimi Kayyum Hayret, çatışmada 34 güvenlik görevlisinin öldüğünü öne sürdü.Öte yandan Baharak'taki çatışmada, Tahar Emniyet Amiri Raz Muhammed Durandiş'in öldüğü açıklanmıştı.Taliban'dan henüz konuyla ilgili açıklama yapılmadı.
Amerikan Giyim Şirketi Gap, Avrupa'daki Mağazalarını Kapatıyor
PARİS (AA) - Amerikan tekstil markası GAP'in, Avrupa'daki mağazalarını kapatacağı bildirildi.Le Monde'un haberine göre, Temmuz 2021 itibarıyla geçerli olacak plana göre şirket, Avrupa'da bulunan yaklaşık 120 mağazasını kapatarak kıtadan ayrılacak.Geçen yıl karşılaştığı finansal zorlukların üstesinden gelmek ve markayı yeniden canlandırmak amacıyla kıtadaki 230 satış noktasını kapatan şirket, yıllık 90 milyon dolar tasarruf etmeyi planladığını duyurmuştu.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının getirdiği kısıtlamalarla satış rakamları düşen şirket, bu yılın 2. çeyreğinde 62 milyon avro zarar ettiğini açıklamıştı.
Reklam
Unuttuğu Cüzdanını Parkta Bıraktığı Çöpleri Temizledikten Sonra Alabildi
BOLU (AA) - Bolu'da bir kişi parkta unuttuğu cüzdanını, masada bıraktığı çöpleri temizledikten sonra teslim aldı.Alınan bilgiye göre, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Rasim Özdemir, Alpağut Mahallesi'nde sabah sporu yaparken bir parktaki masada bırakılan çöpleri gördü.Çöpleri toplamak isteyen Özdemir, masanın üzerinde Fatih A'ya ait cüzdanı buldu. Özdemir, cüzdanı zabıta ekiplerine teslim ederken, çektiği videoyu sosyal medya hesabından paylaşarak cüzdan sahibine çağrıda bulundu. Videoda, Fatih A'nın bıraktığı çöpleri toplaması halinde cüzdanını zabıtadan alabileceğini belirten Özdemir, şunları ifade etti:'Her sabah spor yapıyorum. Spor yaptığımda parklarımızda karşılaştığımız manzara ne yazık ki bu şekilde. Görüntüden anladığım kadarıyla keyifli, sohbetli bir akşam geçiren arkadaşlar, ne yazık ki masayı bu şekilde bırakıp terk ediyorlar. Ancak bugün farklı bir şeyle karşılaştım. Buraları temizlemek istediğim zaman baktım ki arkadaşlardan biri cüzdanını unutmuş. İçi boş bir şekilde. Sadece bir kimlik var. Cüzdanı zabıta arkadaşlara teslim ediyorum. Cüzdanın sahibi Fatih A'ya sesleniyorum; biz bu masayı bugün temizlemeyeceğiz, sen temizleyeceksin. Fotoğrafını çekip zabıta arkadaşlara getireceksin ve cüzdanını teslim alacaksın.'Fatih A'nın, bu çağrı üzerine masadaki çöpleri topladıktan sonra cüzdanını zabıtadan aldığı öğrenildi.
Karabük'te Bir Mahalle Ve Bir Apartman Karantinaya Alındı
KARABÜK (AA) - Karabük'ün Eflani ilçesinde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında bir mahalle ve bir apartmanda karantina uygulaması başlatıldı. Kaymakamlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Başiğdir köyü Yukarı Mahallesi ile Merkez Candaroğulları Mahallesi'ndeki bir apartmanda bazı kişilerin Kovid-19 testi pozitif çıktı. İlçe Umumi Hıfzıssıhha Meclis Kurulu, Yukarı Mahalle okul mevkisi ile Merkez Candaroğulları Mahallesi'ndeki apartmanın 3 Kasım'a kadar karantinaya alınmasına karar verdi.Söz konusu mahalle ve apartmana giriş ve çıkışların kapatılması, tüm güvenlik ve sağlık tedbirlerinin azami derecede alınması kararlaştırıldı.
Reklam
"Bankadan Arıyorum" Diyerek Kendisini Dolandırmaya Çalışan Şüpheliyi Yakalattı
YOZGAT (AA) - Yozgat'ta bir kişi, kendisini 'Bankadan arıyorum' diyerek dolandırmaya çalışan şüphelinin yakalanmasını sağladı.Kentte yaşayan 55 yaşındaki emekli Mustafa Kayıp'ı telefonla arayan kişi, kendisini banka müşteri temsilcisi olarak tanıttı. Pandemi nedeniyle müşterileri telefonla aradıklarını, bütün işlemleri telefon üzerinden yaptıklarını anlatan şüpheli, Kayıp'tan telefona bir program indirmesini istedi. Telefona programı indiren Kayıp, bankadan gelen mesajla hesabındaki 28 bin 200 liranın çekildiğini görünce dolandırıldığını anlayarak durumu bankaya ve polise bildirdi. Polis yaptığı araştırmalar sonucunda zanlının N.Ç. (30) olduğunu belirledi.Yozgat ile İstanbul Emniyet Müdürlüklerinin koordineli çalışma sonucunda, bir bankanın İstanbul Ümraniye şubesinden parayı çekmeye çalışan N.Ç. suçüstü yakalandı. Mustafa Kayıp, gazetecilere, karşıdaki kişinin güzel konuşmasına inandığını anlatarak, 'Söylediklerini yaptım, telefona program indirdim. O sırada bankadan mesaj gelince dolandırıldığımı anladım. Durumu bankaya ve emniyete bildirdim ve şüpheli suçüstü yakalandı. Kimse telefonla arayan kişilerin tatlı diline inanmasın.' dedi. Öte yandan son bir haftada Yozgat'ta meydana gelen üç dolandırıcılık olayında kendilerini banka görevlisi olarak tanıtan şüphelilerin, vatandaşların hesabından 228 bin lira çektikleri belirtildi.
Türk-İş Genel Başkanı Atalay'dan Torba Yasa Eleştirisi:
ANKARA (AA) - Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, TBMM'ye sunulan torba yasa teklifine dair, 'Pakette 25 yaş altına esnek çalışma var. Bu, kıdem tazminatı hakkının tırpanlanması demek. Bunun dışında ne var? Emeklilik hakkının sınırlandırılması var, kayıt dışı istihdama göz yumulması var.' dedi.Atalay, Yol-İş Sendikasının Türk-İş Genel Merkezi'nde yapılan Başkanlar Kurulu Toplantısı'nın açılışında, Türkiye'de 17 milyon çalışandan sadece 2 milyonunun sendikal örgütlülüğünün olduğunu belirterek, salgın sürecinde en büyük bedeli, işsizlerin ve örgütsüz çalışanların ödediğini söyledi.İşçi, memur ve emeklilerin, toplumun yüzde 70'ini oluşturduğunu ama bu kesimlerin Meclis'te aynı oranda temsilcisinin bulunmadığını dile getiren Atalay, şöyle konuştu:'Meclis'te yoksan, orada senin derdini anlatacak kişi de yok. Orası işveren ve sermaye ağırlıklı bir Meclis. Tulum giymiş adam orada olmazsa, bizim derdimizi, sıkıntımızı başkaları bizim gibi anlatamaz. Bu bir eksiklik. Bu eksikliği Türk-İş olarak dar gelirli, emekçiler başta olmak üzere tüm kesimlere ulaşarak gidermeye çalışıyoruz. Birkaç ay önce kıdem tazminatıyla ilgili düzenleme gündeme geldiğinde de mücadele yürüttük. O süreçte hem mücadele hem müzakere yürüttük. Her ortamda bu konuyu gündeme getirdik. Tehlike geçti mi, hayır. Rafa kaldırdılar. Bir daha gündeme getirirlerse mücadeleye kaldığımız yerden devam ederiz. Kıdem tazminatı yoksa sendikacılık yapmanın da anlamı yok.' 'Üç kişiden biri sigortasız ve güvencesiz çalıştırılıyor'Atalay, TBMM'ye sunulan torba yasa teklifine de değinerek, 'Baktığımız zaman pakette 25 yaş altına esnek çalışma var. Bu, kıdem tazminatı hakkının tırpanlanması demek. Bunun dışında ne var, emeklilik hakkının sınırlandırılması var. Başka ne var, kayıt dışı istihdama göz yumulması var. Ülkemizde kayıt dışı istihdam oranı yüzde 34 düzeyinde. Yani her üç kişiden biri sigortasız ve güvencesiz çalıştırılıyor. Paketle kayıt dışı işçi çalıştıran işverene adeta af var.' değerlendirmesinde bulundu.Taşeron işçilerin kadroya alınması için ilk mücadeleyi Yol-İş Sendikasının başlattığına dikkati çeken Atalay, yüz binlerce taşeron işçisinin kadroya alınmasının, bu mücadelenin ürünü olduğunu belirtti.O süreçte KİT'lerde çalışan 80 bine yakın işçinin kadroya alınmadığına işaret eden Atalay, hükümet yetkililerin daha sonra verdiği sözlere rağmen aradan geçen sürede bu işçilerin bir türlü kadroya alınmadığını vurguladı.'Taşeronların kadroya geçirilmesinin mimarı Yol-İş'tir'Türk-İş Genel Mali Sekreteri ve Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar da taşeron işçilerin kamuda kadroya alınması sürecini, Karayollarındaki taşeron işçilerin kadroya alınmasını sağlayarak kendilerinin başlattığını anımsatarak, taşeron düzenlemesinin mimarının Yol-İş Sendikası ve Türk-İş olduğunu kaydetti.Bugün bazı sendika ve konfederasyonların, taşeron işçilerin kadroya alınması başarısını sahiplenmeye çalıştığını ifade eden Ağar, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Karayollarında 10 bin taşeron işçisinin kadroya alınması için başlattığımız hukuk mücadelesi olmasaydı, bugün yüz binlerce taşeron işçi hala kadro bekliyordu. Bugün taşeron işçiler kamuda sürekli işçi kadrolarına kavuşmuşsa bu, sendikamızın uzun yıllar yürüttüğü hukuk mücadelesinin sonucudur. Bu işin mimarı tartışmasız Yol-İş Sendikasıdır. Tabii daha sonraki süreçte diğer sendikaların da önemli mücadeleleri oldu. Emeği ve katkısı olan herkesten Allah razı olsun.'
Aksaray'da Bir Kişi Boşanma Aşamasındaki Eşini Silahla Ağır Yaraladı
AKSARAY (AA) - Aksaray'da bir kişi, boşanma aşamasındaki eşini tabancayla ağır yaraladı.Boşanma aşamasındaki Ramazan A. ile eşi Firdevs A, gittikleri Aksaray İcra Müdürlüğünde, 3 çocuklarının velayetini alma konusunda tartışmaya başladı.İcra Müdürlüğünden ayrılan çift, sokakta da tartışmaya devam etti. Ramazan A, yanındaki tabancayla eşi Firdevs A'ya ateş ederek, olay yerinden kaçtı.Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Firdevs A'nın durumunun ağır olduğu öğrenildi.Polis, kaçan Ramazan A'yı yakalamak için çalışma başlattı.
Reklam
Ahmet Taner Kışlalı Kabri Başında Anıldı
ANKARA (AA) - Evinin önünde park halindeki arabasına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 21 Ekim 1999'da yaşamını yitiren gazeteci-yazar Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, ailesi ve sevenleri tarafından anıldı.Kışlalı'nın Karşıyaka Mezarlığı'ndaki kabri başında, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) tarafından düzenlenen anma programına, eşi Nilüfer Kışlalı, kızı Nilhan Nur Kışlalı, CHP Kadın Kolları Başkanı Aylin Nazlıaka, eski CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, ADD Genel Başkanı Hüseyin Emre Altınışık, gazeteciler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.Nilüfer Kışlalı, törende yaptığı konuşmada katılımcılara teşekkür ederek, '21 Ekim, 21 yıl... Yine böyle bir sabah kaybettik Ahmet Taner Kışlalı'yı. 21 yıl boyunca bizi hiç yalnız bırakmadınız. Hep acımızı paylaştınız, yanımızda oldunuz. Bugün de buradasınız. Gösterdiğiniz vefadan dolayı çok teşekkür ediyorum hepinize.' dedi.Ahmet Taner Kışlalı'nın Cumhuriyet gazetesinden mesai arkadaşı Balbay da Kışlalı'nın Türkiye Cumhuriyeti'nin eseri bir aydın olduğunu belirterek, 'Bizlere ölmez kitaplar, ölmez düşünceler bırakmıştır. Anısı önünde saygı ile eğiliyorum.' diye konuştu.Konuşmaların ardından, törene katılanlar Kışlalı'nın kabrine karanfil bıraktı.
Antalya'da Havadan Yapılan Denetimlerde 227 Sürücüye Ceza Uygulandı
ANTALYA (AA) - Antalya'da havadan yapılan trafik denetimlerinde kurallara uymadıkları tespit edilen 227 sürücüye para cezası verildi.İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, kent trafiği 13-19 Ekim'de helikopter ve drone aracılığıyla denetlendi.Trafik düzeni ve güvenliğinin sağlanması, denetim faaliyetlerinin etkin gerçekleştirilmesi ve sürücülerdeki yakalanma riski duygusunun sürekli üst düzeyde tutulması amacıyla gerçekleştirilen kontrollerde, 'sağ şeritte veya bankette uygunsuz durumda bekleme, ağır taşıtların uygunsuz şerit kullanımı, tehlikeli şerit değiştirme-makas atma, hatalı sollama, yakın takip, kara yolunda zorunlu haller dışında duraklamak, park etmek' gibi ihlaller tespit edildi.Denetimlerde kurallara uymadığı belirlenen 227 sürücüye para cezası uygulandı.
Reklam
Gazeteci Yazar Bekir Coşkun Memleketi Şanlıurfa'da Son Yolculuğuna Uğurlandı
ŞANLIURFA (AA) - Tedavi gördüğü hastanede 75 yaşında hayatını kaybeden gazeteci yazar Bekir Coşkun'un cenazesi, memleketi Şanlıurfa'da toprağa verildi. Coşkun'un cenazesi, Ankara'da dün düzenlenen törenin ardından Şanlıurfa'ya getirildi.Merkez Karaköprü ilçesi Tülmen Mahallesi'ndeki meydanda Coşkun için cenaze namazı kılındı.Cenaze namazında Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, CHP İl Başkanı Hayrettin Cidir ile Bekir Coşkun'un mesai arkadaşları ve meslektaşları saf tuttu.Namazın ardından Coşkun'un cenazesi, mahalle mezarlığında toprağa verildi.Bekir Coşkun'un eşi Andree, çocukları Tolga ve Ebru ile kardeşi Haluk Coşkun da taziyeleri kabul etti.Uzun süredir kanser tedavisi gören 75 yaşındaki Bekir Coşkun, 18 Ekim'de akşam saatlerinde solunum durması nedeniyle getirildiği Ankara Şehir Hastanesinde yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamamıştı.
Kadınlarda Kovid-19'Un Etkileri Daha Uzun Sürebilir
ANKARA (AA) - Yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalanan kadınlarda semptomların daha uzun sürebileceği bildirildi. İngiltere'de King's College London, 4,3 milyondan fazla İngiliz'in kullandığı 'Kovid Semptom Çalışması' uygulamasından faydalanarak bir çalışma yürüttü. Bulgular, kadınların virüsün etkilerini erkeklerden daha uzun süre hissettiğini ortaya koydu. 50 yaşın üzerinde olmanın, aşırı kilo ve astımın da Kovid-19 semptomlarını daha uzun süre hissetme riskini artıran faktörler arasında yer aldığı görüldü. Uygulama verisi, her 10 kişiden birinin 1 ay sonra, her 50 kişiden birinin de 3 ay sonra Kovid-19'un etkilerinden muzdarip olduğunu ortaya koydu.Çalışma ekibinden Dr Claire Steves, 'İlk verilerden, erkeklerin çok daha ağır hasta ve ne yazık ki Kovid-19'dan ölme riskinin çok daha fazla olduğunu gördük. Kadınlar da uzayan Kovid riski altında görünüyor.' diye konuştu. Steves, Kovid-19'un ilk haftasında 5 semptomdan fazlasının görülmesinin, hastalığın uzamasında kilit risk faktörlerinden biri olduğunu kaydetti.
Reklam