Afganistan'da Son Bir Hafta İçerisinde 51 Sivil Öldürüldü
KABİL (AA) - Afganistan'da son bir hafta içerisinde Taliban militanlarınca düzenlenen saldırılarda 51 sivil hayatını kaybetti.İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tarık Aryen, yaptığı açıklamada, militanların, son bir hafta içerisinde ülke genelinde 356 saldırı gerçekleştirdiğini söyledi.Saldırılarda 51 sivilin yaşamını yitirdiğini ifade eden Aryen, 137 sivilin de yaralandığını belirtti.Aryen, militanların bu süre içerisinde iki intihar ve 52 de bombalı saldırı düzenlediğini kaydetti.Ayrıca Taliban'ın saldırılarına karşılık olarak son bir haftada 403 militanın öldürüldüğünü dile getiren Aryen, 137 militanın da yaralandığını vurguladı.Taliban'dan henüz konuyla ilgili bir açıklama yapılmadı.
Samsun'da Gönüllü Gençler "Köy" Okulunu Boyadı
SAMSUN (AA) - Samsun Gençlik ve Spor Müdürlüğüne bağlı Alaçam Gençlik Merkezinde gönüllü gençler yakın zamana kadar 'köy' statüsünde olan kırsal mahalledeki okulu boyadı.Gençler, 'Merkezim Her Yerde Projesi' kapsamında Gümüşova İlkokulunu boyamak için gönüllü oldu.Gönüllü gençler, ilkokul öğrencileriyle birlikte okulun hem sınıflarını hem de dışını boyadı. Gençler, daha sonra ilkokul öğrencilerine spor malzemeleri, boyama ve hikaye kitabı ile maske dağıttı.Gençlik ve Spor İl Müdürü İsmail Hakkı Kasapoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gençlerin gönüllü olmaları ve okulu boyamalarının çok anlamlı olduğunu söyledi.Maske, sosyal mesafe ve hijyen kuralları çerçevesinde gönüllülerin ilkokul öğrencileriyle çeşitli etkinlikler de yaptığını anlatan Kasapoğlu, 'Genç Dönüşüm Projesi kapsamında ülke genelinde yapılan sınavlardan toplanan kalem setleri ile not defteri, boyama kitabı, maske ile spor malzemeleri çocuklarımıza dağıtıldı. Ayrıca Gençlik Merkezinde ürettikleri kitap ayraçlarını ve bileklikleri de hediye ederek çocukları mutlu ettiler.' dedi.Kasapoğlu gençlerin okul bahçesinde öğrencilerle unutulmaya yüz tutmuş çocuk oyunları da oynadıklarını sözlerine ekledi.
Gaziantep'te 95 Litre Kaçak Alkol Ele Geçirildi
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'te bir depoya düzenlenen operasyonda 95 litre kaçak alkol bulundu.İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Şahinbey İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin sahte ve kaçak alkol satışına yönelik çalışmaları sürüyor.Bu kapsamda, Esentepe Mahallesi'nde bir depoya düzenlenen operasyonda 95 litre kaçak alkol ele geçirildi.Bir şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı.
Slovenya Dışişleri Bakanı Logar'ın Kovid-19 Testi Pozitif Çıktı
LJUBLJANA (AA) - Slovenya Dışişleri Bakanı Anze Logar'ın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testinin pozitif çıktığı açıklandı.Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Logar'ın cuma günü yaptırdığı rutin Kovid-19 testinin sonucunun pozitif çıktığı bildirildi.Logar'ın herhangi bir semptom göstermediği kaydedilen açıklamada, Logar ile yakın çalışma arkadaşlarının kendilerini 10 gün boyunca karantinaya alacakları aktarıldı.Vaka sayılarındaki artış nedeniyle 'salgın durumu' ilan edilen Slovenya'da, son 24 saatte 1963 kişiye Kovid-19 tanısı konuldu.Ülkedeki toplam vaka sayısı 21 bin 276'ya çıkarken, can kaybı da 19 artarak 233 oldu.
Türkiye'den Pakistan'a İhraç Edilen Üçüncü Milgem Korveti Yarın Karaçi'de Düzenlenecek Törenle Kızağa Konulacak
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın yarın Karaçi'de katılacağı törenle Türkiye'den Pakistan'a ihraç edilen MİLGEM Korvetlerinin üçüncüsü kızağa konulacak.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, ana yükleniciliğini Milli Savunma Bakanlığına bağlı ASFAT'ın yaptığı 4 adet MİLGEM Korvet gemisinin Pakistan'a ihracı planlandığı şekilde devam ediyor. Yerli savunma sanayisinin gerçekleştirdiği en büyük ihracat atılımı olan proje kapsamında 4 MİLGEM korvetinden ikisi İstanbul Tersanesi Komutanlığında diğer ikisinin de Karaçi Tersanesi'nde inşasına devam ediliyor.Bu kapsamda projenin üçüncü gemisi yarın Pakistan'da yapılması planlanan törenle kızağa konulacak. Karaçi'deki törene Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Pakistan Savunma Üretim Bakanı Zubaida Jalal Khan ile çok sayıda davetlinin katılması bekleniyor.İlk geminin yeni tip koronavirüse (Kovid-19) rağmen takvimine uygun olarak 2023'te Pakistan donanmasına teslim edilmesi hedefleniyor.
Ak Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, Canlı Yayında Soruları Yanıtladı: (1)
İSTANBUL (AA) - AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, ABD Büyükelçiliğinin güvenlik uyarısı yayımlamasına ilişkin, 'Böyle bir tehdit algısı ve bizim tarafımızda olmayan bir bilgi varsa bunu paylaşmaları gerekir. Dostluk bunu gerektirir. Bunun Türkiye'ye karşı bir takım manipülatif adımların hızlandırılmasıyla ilgili bir karar olduğunu düşünüyorum.' dedi. Kurtulmuş, CNN Türk'te Hafta Sonu programında gazeteci Hakan Çelik'in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu. ABD seçimlerinin yaklaştığı hatırlatılan Kurtulmuş, Türkiye olarak başka bir ülkedeki seçimin nasıl seyredeceği, kimin kazanacağı ya da seçimde kazanan taraflardan birisiyle ilgili taraf tutmak gibi bir pozisyon içerisinde asla olmayacaklarını ancak seçimleri çok yakından takip ettiklerini ifade etti. Türkiye'nin büyük ve bağımsız bir devlet olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, 'A planımız da B planımız da hazırdır. Sanki Türkiye'nin bundan sonra uluslararası alanda atacağı adımlar Amerikan seçimlerinin seyrine göre değişecekmiş gibi yorumlar oluyor. Bunlar doğru değildir. Biz bu anlamda seçimleri takip eder. Sonrasındaki senaryoların nasıl gelişeceğine dair de bütün hazırlıklarımızı yapmış bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Türkiye'ye, Amerika'dan kampanya sırasında çok yoğun ve haddi aşan eleştiriler geldi. Onlara da gerekli cevapları verdik. Türkiye'nin bir şekilde Amerikan seçim kampanyasının malzemesi yapılmasına müsaade etmedik.' diye konuştu. S400 meselesiKurtulmuş, 'ABD'nin S400 tepkileri devam eder ve yaptırım kararı alınırsa Türkiye buna nasıl bir yanıt verir?' sorusu üzerine, S400 meselesinin bir zorunluluk olarak bu noktaya geldiğini, bu işin bu noktaya gelmesindeki temel nedenin de ABD'deki politika yapıcılarının tutumları olduğunu söyledi. Türkiye'nin hava savunma sistemine ihtiyacı olduğunu belirten Kurtulmuş, şöyle devam etti:'Bu ihtiyacı ya NATO çerçevesinde müttefikimiz olan ABD'den ya da diğerlerinden bir şekilde temin edeceğiz. Yıllardır kapısında bekliyorsunuz 'Hayır, ben size vermem.' 'Niye vermezsin?' 'Bir takım politik ve Türkiye karşıtı mülahazalarla vermem. Senatodan, komisyondan geçmez.' gibi mazeretlerle. Sen vermezsen bunu biz temin etmek zorundayız. Hava savunma ihtiyacımızın gerekli bir şartı olarak Türkiye S400'lere yöneldi. Dolayısıyla işi bu noktaya getiren ABD'nin Türkiye'ye karşı hava savunma sistemleri konusundaki katı ve tutucu tavrıdır. Bunun arkasında belki şundan da endişe ediyor olabilir birileri. Türkiye Allah'ın izniyle milli savunma sanayiindeki bu çıkışı, istikrarı ve bağımsızlık konusundaki kararlılığını sürdürdükçe hava savunma sistemleri içerisinde belki de orta vadede kendi savunma sistemlerini, nasıl atak helikopterlerini, tanklarını, SİHA'larını, İHA'larını yapabilir noktaya geldiyse diğer alanlarda da Türkiye hava savunma sistemimizi kurabilecek bir noktaya gelecek. Bunu da görüyorlar. Bunun vermiş olduğu bir telaş da olabilir.'AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, Türkiye'nin önceden bir şekilde hizaya getirilmek istenen bir ülke olabildiğini ama artık yeni Türkiye'de böyle bir şeyin söz konusu olmadığını dile getirerek, 'Türkiye kendi kararlarını veriyor. Türkiye için Amerika ve Avrupa'yla ilişkiler neyse Rusya, Çin' ve diğer ülkelerle de ilişkiler aynıdır. Türkiye bunları eşit önemde görüyor ve kendi egemen çıkarları neyi gerektiriyorsa ona göre hareket ediyor. Bunu yaparken de bütün ittifaklarımıza bağlılığımız konusunda en ufak bir tereddüdü ortaya koymuyoruz. Eğer birileri illa bir eksen meselesi üzerinden konuşuyorlarsa bizim hep söylediğimiz şey şudur. Türkiye'nin bir tane ekseni vardır, o da kendi eksenidir. Türkiye kendi gücü, geleceği, milletinin refahı ve bu bölgedeki yeni oluşacak dünya denklemleri içerisinde çok güçlü bir şekilde yer alma kararlılığını sürdürecektir.' şeklinde konuştu. 'Bizim tarafımızdan bilinen bir güvenlik endişesi yoktur'ABD'nin güvenlik gerekçesiyle Türkiye'deki diplomatik konsolosluk faaliyetlerini durdurma kararı aldığının hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, 'Böyle bir tehdit algısı ve bizim tarafımızda olmayan bir bilgi varsa bunu paylaşmaları gerekir. Dostluk bunu gerektirir. Bunun Türkiye'ye karşı belki bir takım manipülatif adımların hızlandırılmasıyla ilgili bir karar olduğunu düşünüyorum.' değerlendirmesini yaptı. Numan Kurtulmuş, 'S400'le alakalı ya da son dönemdeki gelişmelerle ilgili olabilir mi?' sorusuna, 'Olabilir. Türkiye'yi belli konularda köşeye sıkıştırmak için atılmış bir adım olabilir. Bir karşılığı yok. Bundan çok kısa bir süre içerisinde vazgeçeceklerini tahmin ediyoruz. Bizim tarafımızdan bilinen bir güvenlik endişesi yoktur.' yanıtını verdi. Doğu Akdeniz meselesiTürkiye'nin etrafında çok derin meselelerin olduğunu belirten Kurtulmuş, Suriye'deki iş savaş ve terör, Doğu Akdeniz meselesi, Libya'yla ilişkiler ve Azerbaycan-Ermenistan çatışmasını hatırlatarak, 'Bütün bunların hepsinde Türkiye'nin şöyle bir avantajı var. Biz pozisyonumuzu dosta düşman ilan ediyoruz. Bu ilan ettiğimiz pozisyon bakımından da konunun muhatabı olan Amerikalılarla da Ruslarla da Avrupa Birliği'ndeki (AB) ülkeler ya da AB'nin kurumsal kimliğiyle de aynı şeyleri konuşuyoruz.' ifadelerini kullandı. AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, Türkiye'nin Doğu Akdeniz meselesindeki tavrının sorulması üzerine ise şunları söyledi:'Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin tavrı, tarzı çok açıktır. Türkiye, Doğu Akdeniz'in bir çatışma, gerilim ve savaş bölgesi olmasını asla istemiyor. Türkiye Doğu Akdeniz'in bir barış ve esenlik denizi olmasından yana. Türkiye bunu yaparken de Doğu Akdeniz'de hiçkimsenin hakkına, hukukuna tecavüz etmeyeceği gibi hiçbir ülkenin de kendi hakkına, hukukuna tecavüz etmesine müsaade etmeyeceğini ilan ediyor. Yani ne bizim bir ülkenin bir karış toprağında gözümüz var ne de bir damla petrolünde ya da bir gram doğal gazında gözümüz var. Hiç kimsenin ne Türkiye'nin ne de Kuzey Kıbrıslı soydaşlarımızın haklarını gaspetmesine ya da bu hakları bizim kullanmamız için hareket etmemize mani olmasına müsaade etmeyiz.'Kurtulmuş, 'Doğu Akdeniz'de çatışma riskini yükselten bir ortam var mı?' sorusunu, 'Hiç şüphesiz bir gerilim var ama bunun bir çatışmaya dönmeyeceğini düşünüyorum. Kaldı ki Doğu Akdeniz içinde saydığımız diğer bölgelerle ilgili gelişmelerde de gerilimin tarafı Türkiye değildir. Doğu Akdeniz'deki gerilimi artıran biz değiliz. Aynı şekilde Suriye'de meselenin sebebi Türkiye değildir. Oraya PKK'yı, PYD'yi, DEAŞ'ı yerleştiren, onlarla ilişkiler içerisinde olan da Türkiye değildir. Bu gerilimlerin hiçbirisinin sebebi Türkiye değildir. Türkiye bu gerilimlerin hepsiyle baş edebilecek güce, kuvvete, kudrete ve kararlılığa sahiptir.' diye yanıtladı. 'Karabağ meselesinin de çözülmesini isteselerdi bir günde çözerlerdi'ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun Azerbaycan-Ermenistan çatışmasına yönelik değerlendirmelerinin hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, şunları kaydetti:'Keşke Amerikan Dışişleri Bakanı, 33 yıldır devam eden Ermenistan'ın Karabağ işgaliyle ilgili de tarafsız bir şey söylemiş olsaydı. Bazı ülkeler o kadar çok bu konuda taraf oluyorlar ki taraf olanların nasıl tarafsızlık rolü oynamaları mümkün. Minsk üçlüsü niye bu kadar senedir orada Karabağ'ın işgaliyle ilgili en ufak bir pozisyon almamış, adım atmamıştır. Emperyalistlerin şöyle bir tavrı vardır. Çekildikleri bütün bölgelerden Birinci Dünya Savaşı sonrasında imparatorluklar yıkıldıktan sonra çekilirken aynı taktiği İngilizler de Fransızlar da güttü. Neoemperyal dönemde de aynı taktikleri sürdürüyorlar. Çatışma ve gerilim alanlarını bırakıyorlar ki o bölgelere bir daha ellerini uzatabilsinler. Keşmir meselesi geleneksel bir meseledir. Kıbrıs aynı şekilde. Karabağ meselesinin de çözülmesini isteselerdi bir günde çözerlerdi. Maalesef burada bir çözümsüzlüğün ortaya çıkması, gerilimin olması emperyalist ülkelerin o bölgede Güney Kafkaslar ve Kafkasların genelinde yeri geldiğinde söz söyleyebilecekleri ve oraya doğru müdahale edebilecekleri bir imkanı sunduğunu düşünüyorlar. Bu geleneksel bir emperyalist tavırdır.'AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Karabağ meselesinde herkesi tarafsız ve vicdan sahibi olmaya davet ederek, 'Bir an için rolleri tersine çevirelim. Azerbaycan, Ermeni topraklarını 33 yıldır işgal etmiş olsa ve son dönemde de temmuz ayında başlayan o saldırılarda da durduk yerde Azerbaycan, Ermenistan'a saldırmış olsa ve bu saldırılar sırasında da kundaktaki bebekleri, yaşlı insanları öldürmüş olsa inanın bütün dünya Azerbaycan'ın başına yıkılırdı. Şimdi siz bu kadar açık tarafgir bir tutum içerisinde olacaksınız, ondan sonra Azerbaycan kendi göbeğini kesmeye kalktığında bir takım homurdanmalar ortaya çıktı.' ifadelerini kullandı. ABD'de Ermenistan'dan çok daha güçlü bir Ermeni lobisi olduğunu söyleyen Kurtulmuş, 'Ermeni lobisi her zaman hele hele böyle seçim zamanlarında ya da Amerika'daki politikacılar zor duruma düştüklerinde sarıldıkları can simitlerinden birisidir. Maalesef Ermeni lobisi ve Ermesi diasporası da Ermenistan, Azerbaycan arasındaki Karabağ'dan kaynaklanan bu sorunun çözülmemesi için o ülkelerdeki siyaseti zehirliyorlar. Bunun özel bir alanı olduğunu görmemiz lazım. Yabancı güçler bu bölgeye müdahale etmeyi bıraksınlar. Ermeni lobileri üzerinden bir takım Azerbaycan aleyhine olan siyasetlerini bıraksınlar. Azerbaycan ile Ermenistan'ın kendi aralarındaki meseleyi çok kısa bir sürede çözebileceği kanaatindeyim.' diye konuştu. (Sürecek)
Reklam
Msb'den Faaliyetlere İlişkin Bilgilendirme Yapıldı:
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanlığı, geçtiğimiz bir ay içerisinde icra edilen operasyonlarda yurt içinde 53, yurt dışında 66 olmak üzere toplam 119 PKK/KCK'lı teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği Analiz ve Değerlendirme Subayı Binbaşı Pınar Kara tarafından bilgilendirme toplantısı yapıldı. Kara, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, ülkenin ve milletin güvenliğini sağlamak amacıyla yurt içi ve yurt dışında PKK/KCK/PYD-YPG başta olmak üzere DEAŞ dahil terör örgütlerine karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü hatırlattı.Binbaşı Kara, 'Geçtiğimiz bir ay içerisinde PKK/KCK terör örgütü mensuplarının yurt içine geçişini kısıtlamak, yurt içinde/dışında barınmasını engellemek ve eylem kabiliyetini yok etmek maksadıyla icra edilen operasyonlar neticesinde yurt içinde 53, yurt dışında 66 olmak üzere toplam 119 terörist etkisiz hale getirilmiştir.' ifadesini kullandı.Teröristler tarafından kullanılan 165 silah mevzi, sığınak, barınak, mağara ve depo bulunarak kullanılamaz hale getirildiğini, ayrıca 87 EYP'nin imha edildiğini belirten Kara, hudut güvenliğinin, alınan tedbirler artırılarak hudut birlikleri tarafından 7 gün 24 saat esasına göre sağlandığını kaydetti.Kara, hudut birliklerine yönelik her türlü taciz ve saldırılara meşru müdafaa çerçevesinde tereddütsüz karşılık verildiğini söyledi.PKK/PYD-YPG terör örgütünün finans kaynaklarından kaçakçılık ve uyuşturucuyla mücadeleye yönelik hudut hattında alınan tedbirler ve icra edilen operasyonlar sonucunda çok sayıda silah, mühimmat ve yasa dışı malzemenin ele geçirildiğini belirten Kara, sınırlarda teknolojik vasıtalarla desteklenmiş fiziki güvenlik sistemlerinin tesis edildiğini, ayrıca hudut birliklerinin imkan ve kabiliyetlerinin sürekli geliştirilerek sınır güvenliğinde etkin tedbirlerin alındığını kaydetti.Kara, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, hudut güvenliğinin sağlaması, terör örgütü tarafından Suriye'nin kuzeyinde bir terör koridoru oluşturulmasının engellenmesi, DEAŞ ve PKK/YPG başta olmak üzere milli güvenliği tehdit eden teröristlerin etkisiz hale getirilmesi, güvenli bölgeyi tesis ederek bölgedeki istikrarın sağlanması amacıyla icra edilen Fırat Kalkanı/Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatlarıyla terörden temizlenen alanlarda huzur ve istikrarın devamının sağlanması için mayın/EYP temizliği ile hayatın normale döndürülmesine yönelik altyapı ve günlük hayatı destekleme çalışmalarına diğer kamu kurum ve kuruluşlar ile koordineli olarak devam edildiğini söyledi. '400 binden fazla Suriyeli evlerine döndü' İdlib'de 5 Mart Mutabakatı ile sağlanan ateşkes sonrası bölgede emniyetinin alındığını ve yaşanan insanlık dramına son verildiğini dile getiren Kara, bugüne kadar 400 binden fazla Suriyelinin evlerine-yurtlarına gönüllü, güvenli ve saygın bir şekilde geri döndüğünü belirtti.Bugüne kadar ateşkesin muhafazası, akan kanın durması, istikrarın sağlanması yönünde elde edilen kazanımların korunması, yerinden edilen Suriyelilerin evlerine geri dönüşü ve yeni bir insanlık dramının yaşanmaması için gereken gayretin gösterilmeye devam edildiğini aktaran Kara, 'Bu kapsamdaki gelişmeler Rusya Federasyonu ile koordinasyon içerisinde yakından takip edilmekte ayrıca birliklerimizin güvenliği için her türlü tedbir alınmaktadır.' dedi.Azerbaycan'a destekKara, Ermenistan'ın, Azerbaycan'a 27 Eylül 2020'de başlattığı insanlık dışı saldırılarına, 10 Ekim ve 18 Ekim'deki ilan edilen ateşkeslere rağmen doğrudan sivilleri ve yerleşim yerlerini uluslararası hukuka aykırı olarak hedef almak suretiyle devam ettiğini hatırlattı.Bu saldırılarda bugüne kadar Azerbaycan vatandaşlarından 85'inin hayatını kaybettiğini, 385'inin yaralandığını anımsatan Kara, şöyle devam etti:'Bölgede barış ve istikrarın tesisi için, Ermenistan bu terörist ve paralı askerleri geri göndermeli, saldırılarına ve Azerbaycan topraklarındaki haksız işgaline son vermelidir. Azerbaycan Türkü kardeşlerimizin haklı davasında bundan önce olduğu gibi bundan sonra da yanlarında olmaya ve destek vermeye devam edeceğiz. Öz topraklarını Ermenistan işgalinden kurtarırken şehit düşen kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.' LibyaLibya hükümeti ile imzalanan ikili anlaşmalar ve uluslararası hukuka uygun olarak ve Milli Mutabakat Hükümetinin daveti üzerine Libya'ya verilen askeri eğitim, yardım ve danışmanlık desteğine devam edildiğini vurgulayan Kara, bugüne kadar İstanbul, Moskova ve Cenevre'deki görüşmelerde olduğu gibi Birleşmiş Milletler öncülüğünde Cenevre'de 19 Ekim'de başlayan görüşmeleri desteklediklerini kaydetti.Söz konusu görüşmeler ile siyasi çözüm için oluşturulan zeminin, Türkiye’nin bugüne kadar Libya’ya verdiği destek sayesinde mümkün olduğuna işaret eden Kara, Libya'da toprak bütünlüğü, sürdürülebilir ateşkes, kalıcı barış ve istikrarın sağlanması için Libya'nın yanında olmaya devam edileceğini vurguladı.Doğu AkdenizOruç Reis sismik araştırma gemisinin Türkiye'nin kıta sahanlığı içerisinde daha önceden belirlenen program dahilinde 12 Ekim'de başladığı faaliyetlerine 27 Ekim tarihine kadar devam edeceğini aktaran Kara, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, Oruç Reis araştırma gemisine refakat ve koruma görevi icra edildiğini söyledi.Kara, 'Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Doğu Akdeniz'den adeta dışlanarak bölgedeki doğal kaynakların paylaşılmasına yönelik girişimler kesinlikle kabul edilmeyecektir. Türkiye, Doğu Akdeniz’deki en uzun kıyı şeridine sahip ülke olarak, kaynakların adil paylaşımının tüm kıyıdaş devletlerin mutabakatıyla belirlenmesi gerektiğini savunmaktadır. Bölgedeki hidrokarbon arama faaliyetleri, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru haklarımıza dayanmaktadır.' şeklinde konuştu.TatbikatlarTürk Silahlı Kuvvetlerinin harekat, tatbikat, eğitim ve personel temini ile tüm diğer faaliyetlerin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine sıkı bir şekilde uyarak sürdürüldüğünü hatırlatan Kara, bu kapsamda 30 Ekim-6 Kasım tarihlerinde NATO üyesi ülkeler ile mayın harbi konusunda karşılıklı çalışabilirliği artırmak ve Mayın Karşı Tedbirleri konusundaki NATO usullerini denemek maksadıyla İspanya, Romanya, Fransa, İtalya, Yunanistan ve ev sahibi Bulgaristan ile Burgaz/Bulgaristan yaklaşma sularında Poseidon-2020 Davet Tatbikatı'nın icra edileceğini bildirdi. 30 Ekim-10 Kasım'da İspanya, Romanya, Bulgaristan, Pakistan, İtalya ve Amerika Birleşik Devletlerinin katılımıyla denizaltılara karşı hava/su üstü ve denizaltı iş birliği ve ileri seviyede koordineli Denizaltı Savunma Harbi eğitimi sağlamak ve ilgili NATO usullerini denemek maksadıyla Mavi Balina-2020 Tatbikatı'nın icra edileceği bilgisini veren Kara, Silahlı Kuvvetlerinin harbe hazırlık durumunu en üst seviyede idame etmek, her yönüyle etkinliğini, caydırıcılığını ve saygınlığını sergilemek maksadıyla milli ve çok uluslu tatbikatların icrasına devam edileceğini belirtti.Personel temin faaliyetleriKara, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Milli Savunma Üniversitesinde, Harp Okullarına 1401, Astsubay Meslek Yüksek Okullarına 2 bin 175 ve MSB adına eğitim görmek üzere Sağlık Bilimleri Üniversitesi Fakülte ve Yüksek Okullarına 238 öğrenci temininin yapıldığını, hali hazırda 12 bin 511 öğrencinin eğitim öğretim gördüğünü ifade etti.Son 1 ayda dış kaynaktan 215 subay, 611 sözleşmeli er olmak üzere toplamda 826 personel temin edilerek Türk Silahlı Kuvvetleri saflarına katıldığını dile getiren Kara, 'Böylelikle, 15 Temmuz 2016'dan sonra muvazzaf subay, astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş/er olmak üzere yaklaşık 103 bin personel temin edilmiştir.' dedi.SevkEkim, kasım, aralık 2020 celp ve sevk dönemlerinde silah altına alınacak yedek subay, yedek astsubay ve erbaş/erlerin celp ve sevk dönemleri ile temel eğitim yapacakları eğitim birliklerinin, e-Devlet ve askerlik şubelerinden 23 Ekim'de duyuruya açıldığını hatırlatan Kara, 30 Ekim 2020'de sevke tabi vatandaşların 26 Ekim'den itibaren PCR testi sonrasında e-Devlet veya askerlik şubelerinden sevk evraklarını alabileceklerini belirtti.Binbaşı Kara, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gelecek dönemde de dosta güven, düşmana korku veren yüksek eğitim seviyesini idame etmek ve geliştirmek, sahip olduğu imkan kabiliyetleri ve ateş gücünü caydırıcı bir biçimde ortaya koymak, dost ve müttefik ülkelerle askeri iş birliğini ve birlikte harekat icra edebilirliğini güçlendirerek geliştirmek amaçlarıyla yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetlerini sürdüreceğini, bölge ve dünya barışına katkılar sunmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
Kore Savaşı'nda Şehit Ve Gazi Olan Türk Askerler Anısına Hatay'a Fidan Gönderildi
HATAY (AA) - Güney Kore menşeli bir tekstil firmasınca, Hatay'daki orman yangınında zarar gören alanların ağaçlandırılmasına destek olmak amacıyla Kore Savaşı'nda şehit ve gazi olan Türk askerleri anısına 3 bin 43 zeytin fidanı gönderildi.Belen Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, kentte 9 Ekim'de başlayan ve 10 Ekim'de kontrol altına alınan yangının ardından, Güney Kore menşeli bir tekstil firması Hatay'a zeytin fidanı ulaştırdı.Firmanın Kore Savaşı'nda şehit ve gazi olan Türk askerleri anısına gönderdiği 3 bin 43 zeytin fidanı, Belediye Başkan Vekili Şit Mülayim, Başkan Yardımcısı Abdullah Önder ve Park Bahçe Amiri Kemal Aydın tarafından teslim alındı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Mülayim, ilçede yangının yaralarını sarmaya çalıştıklarını belirtti.Güney Koreli firma yetkililerine teşekkür eden Mülayim, 'Kardeş devletimiz Güney Kore'nin yaptığı zeytin fidanı bağışını gönülden kutluyorum. İnşallah bu fidanları yanan alanlarımıza ekerek dostluğumuzu bir kez daha pekiştireceğiz.' ifadesini kullandı.Tekstil firmasının Genel Müdürü Cheon Gyu Lee de kentte meydana gelen orman yangınından dolayı büyük üzüntü duyduğunu dile getirerek şunları kaydetti:'Desteği, Kore Savaşı'nda şehit ve gazi olan Türk askerleri anısına yaptık. Kore'yi savunan o günkü askerleriniz, Hatay'da yeşerecek ve filizlenecek. Ülkelerimizin bağlılığını ortaya koymak ve karınca misali tarafımızı net şekilde ortaya koymak istediğimiz bu proje, umarım Türk ve Kore halkı kardeşliği adına güzel bir eylem olur.'
Reklam
Kovid-19 Testi Pozitif Çıkan Ekrem İmamoğlu'ndan Açıklama:
İSTANBUL (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testi pozitif çıkan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından sağlık durumuna ilişkin bilgi verdi.İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Twitter'da yaptığı videolu paylaşımda, sıklıkla test yaptıran biri olduğunu, en son çarşamba günü yaptırdığı testin de negatif çıktığını belirtti.Dün akşam saat 21.00 sıralarında ateşinin yükselmesi sonucu hastaneye gittiğini anlatan İmamoğlu, '38 derece ateşle hastaneye girince dün akşamı hastanede geçirdim ve test oldum. Bugün itibarıyla pozitif olduğu konusunda bir rapor oluştu. Şu an aslında iyiyim. Ateşim fena değil, süreç devam ediyor. Tıbbi anlamda da negatif diye yorumlayacağımız bir şey gözükmüyor. İnşallah hayırlısıyla sağlığımıza kavuşacağız. Elbette bütün vatandaşlarımızın mutlaka dikkat etmesini istiyorum. Bu süreçte duyurularımızı hep yapıyoruz. Teması mümkün olduğu kadar azaltalım. Herkesin bu anlamda duyarlılık göstermesi şarttır. En büyük dileğim bu. Hepinizi çok seviyorum.' ifadesini kullandı.İmamoğlu, bu süreçte herkesin görevinin başında olduğunu aktarırken, 'Sizleri çok seviyorum, kendinize dikkat edin.' mesajını verdi.Amerikan Hastanesinden yapılan yazılı açıklamada ise İmamoğlu'nun dün saat saat 22.00'de üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileri ile hastaneye başvurduğu belirtilerek, 'Yapılan incelemede Kovid-19 testi pozitif bulunmuştur. Kendisinin sağlık durumu iyi olup, hastanemizde tedavi edilmektedir.' ifadeleri kullanıldı.
Gaziantep'te Kovid-19 Tedbirlerine Uymayan 848 Kişiye Ceza
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'te yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında sosyal mesafe ve maske kuralını ihlal eden 848 kişiye cezai işlem yapıldı.İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, kent genelinde Kovid-19 tedbirlerine yönelik denetimler devam ediyor.Ekiplerin dünkü denetimlerinde 848 kişi hakkında sosyal mesafe ve maske takma kurallarını ihlal etmeleri nedeniyle cezai işlem uygulandı.Karantina hükümlerine aykırı davranan 7 kişi hakkında ise idari işlem yapıldı.Denetlenen 175 iş yerinde ise bir olumsuzluğa rastlanmadı.Vali Gül'den uyarıÖte yandan, Gaziantep Valisi Davut Gül, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, aşının bulunması ve tüm dünyada yaygınlaşmasının 1,5-2 yıl sürebileceğini belirterek, 'Elimizde aşıdan daha etkili iki tedbir var, maske ve mesafe. Zorunlu olmadıkça lütfen evinizden çıkmayın, kalabalık ortamlara girmeyin. Zorunlu durumlarda maskeni tak, mesafeni koru.' ifadelerini kullandı.
Reklam
Bursa'nın Ticaretteki Yeni Hedefi Hindistan Pazarı
BURSA (AA) - Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı İbrahim Burkay, Hindistan'da Bursalı iş adamları için fırsatlar olduğunu belirterek, 'Avrupa Birliği pazarındaki gücümüzü Hindistan gibi büyük coğrafyalara da taşımamız gerekiyor' dedi.BTSO'dan yapılan açıklamaya göre, Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) iş birliğinde 'Hindistan Pazarı ve Ticaret Fırsatları' webinarı gerçekleştirildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener’in moderatörlüğünde düzenlenen programa BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye’nin Yeni Delhi Büyükelçisi Şakir Özkan Torunlar, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Hindistan İş Konseyi Başkanı Tevfik Dönmez, Yeni Delhi Ticaret Müşaviri Aysun Timur, Mumbai Ticaret Ataşesi Hüseyin Aydın katıldı.Webinardaki konuşmasına yer verilen Burkay, Bursa'nın 26 milyar dolarlık dış ticaret hacmine sahip olduğunu belirtti.Bursa’nın dış ticaret hacmi ile Birleşmiş Milletler’e üye 130’dan fazla ülkenin önünde yer aldığına değinen Burkay, şunları kaydetti:'Bursa ayrıca 6 milyar dolarlık dış ticaret fazlası ile ülkemizde cari açığın panzehiri konumunda. Bu yüzden mottomuz 'Bursa büyürse Türkiye büyür' Türkiye’de Bursa gibi 10 tane daha şehir olması durumunda kronikleşen dış ticaret açığı sorunumuz ortadan kalkacaktır. Üyelerimizin 20 binden fazlası sanayi sicil belgesine sahip üretici firmalar. Türkiye’de bu üye profiline sahip başka bir kurum yok. Oda olarak ihracatı çok önemsiyor, global piyasaları yakından takip ediyoruz. Çok farklı ülkelerde, coğrafyalarda pazarlama faaliyetleri yürütüyoruz. Webinar programlarıyla da hedef ülkelerde pandemi sonrası durumu analiz etmeyi amaçlıyoruz. Hindistan çok önemli bir pazar. Dünyanın 5. büyük ekonomisi. Ancak Hindistan ile ticarette Çin'le benzer şekilde ihracat-ithalat dengesizliği söz konusu. Bunu değiştirmek istiyoruz. Ülkede fırsatlar var. Avrupa Birliği pazarındaki gücümüzü Hindistan gibi büyük coğrafyalara da taşımamız gerekiyor.'Türkiye’nin Yeni Delhi Büyükelçisi Şakir Özkan Torunlar ise Bursa'nın Hindistan'a yönelik Türk ihracatının yüzde 10'unu gerçekleştirdiğini ifade ederek, son yıllarda Türkiye ve Hindistan arasındaki ticari ilişkilerin ivme kazandığını belirtti.Torunlar, 2016 yılında Hindistan’a ihracatın 652 milyon dolar olduğuna işaret ederek, 'Bugün pandemiye rağmen 9 aylık dönemde 2016 yılındaki toplam ihracatımızı yakalamış durumdayız. İki ülke ticaretinde 2017 yılında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 400 kişilik bir heyetle Hindistan’ı ziyaret etmesi önemli bir dönüm noktası oldu. Küresel ticaretteki daralma ve korumacılık tedbirlerinin arttığı bir süreçte iki ülke 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi doğrultusunda kararlı bir şekilde çalışmaya devam ediyor.' değerlendirmesinde bulundu.
Trakya Üniversitesinde Cumhuriyetin 97. Yılına Özel Sergi Düzenlenecek
EDİRNE (AA) - Trakya Üniversitesi (TÜ) Güzel Sanatlar Fakültesince dijital ortamda 'Cumhuriyetin 97 Yılı, 97 Eser / 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Uluslararası Sanal Karma Sergisi' açılacak.Serginin küratörü TÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Melihat Tüzün yaptığı yazılı açıklamada serginin 29 Ekim'de sosyal medya hesapları üzerinden açılacağını bildirdi.Tüzün, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının Türk milletine armağan ettiği en önemli bayramlardan olduğunu belirtti.Kutlamalar kapsamında uluslararası bir sergi düzenlemeye karar verdiklerini aktaran Tüzün, şunları kaydetti:'Bu sergiyi gelenekselleştirmeyi planlıyoruz. Sergimizin uluslararası bir etkinlik olarak planlanmış olmasının başlıca amaçlarından biri, başta Balkanlar olmak üzere tüm ülkelerle sanatsal ve kültürel iş birliğine katkıda bulunmaktır. Bir diğer neden ise Ulu Önderimizin 'Yurtta sulh, cihanda sulh' sözünün toplumların her konuda yaptıkları barışçıl iş birlikleri ve birbirilerine karşı olan saygıları sayesinde gerçekleşebileceği gerçeğidir.'Serginin üniversitenin sosyal medya hesaplarından izlenime sunulacağı belirtildi.
Gaziantep'te "Yetim Gülerse Dünya Güler" Projesi Çocukları Sevindiriyor
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'in Araban ilçesinde yürütülen,'Yetim Gülerse Dünya Güler' projesi kapsamında 9 yetim ve öksüz çocuğa çocuk odası takımı ve bilgisayar hediye edildi.Araban Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürlüğünün yürüttüğü ve Nisan 2020'de başlatılan projeyle ilçe merkezi ve kırsal mahallelerde ikamet eden 9 yetim ve öksüz çocuğa çocuk odası takımı kuruldu, bilgisayar hediye edildi.Böylelikle proje kapsamında1 44 yetim, öksüz ve ihtiyaç sahibi çocuğun hayalleri gerçekleştirildi.Araban Kaymakamı Abdulhamit Mutlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, bugüne kadar 50 çocuğa yaptırdıkları her odada parke döşeme, boya ve tadilat çalışmalarını tamamlandıklarını belirterek, 'Tam takım çocuk odası takımı ve bilgisayar ile birlikte ortalama 12 bin lira maliyeti olan çocuk odalarına yaklaşık 600 bin lira harcadığımız projemiz ile yetim ve öksüz çocuklarımızın yüzünü güldürmeyi başardık. İlçemizdeki tüm yetim ve öksüz çocuklarımızın hayallerini gerçekleştirene kadar projemizi devam ettireceğiz. Yetim ve öksüzlerimiz bizim en hassas yanımız. Araban Kaymakamlığı olarak onların her isteklerinde yanlarında olmaya devam edeceğiz.' diye konuştu.Proje kapsamında çocuk odası ve bilgisayar hediye edilen çocuklar, Kaymakam Mutlu'ya teşekkür etti.
Reklam
Bakan Soylu, Tamp Çalışma Grupları Değerlendirme Toplantısı'nda Konuştu:
İSTANBUL (AA) - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 3 Kasım Salı günü, İstanbul Kağıthane'de toplanma alanlarına ilişkin tahliye planı tatbikatının ilk adımının gerçekleştirileceğini söyledi.Soylu, Türkiye Afetlere Müdahale Planı (TAMP) Çalışma Grupları Değerlendirme Toplantısı'ndaki konuşmasında, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Afet ve Acil Durum Danışma Kurulu feshedilerek yerine, bakan yardımcılarının daha aktif bir şekilde görev almasıyla yaptırım gücü daha da arttırılan 'Afet ve Acil Durum Kurulu' oluşturulduğunu hatırlattı.Afet yönetimiyle ilgili çalışmaları, aralarındaki süreleri uzatmadan ve birbirlerini tamamlayacak şekilde sürdürmeye gayret ettiklerini, çok sayıda istişare toplantısı gerçekleştirdikilerini belirten Soylu, hem toplumun, bireylerin hem de kurumların afet reflekslerini oluşturmaya ve hızlandırmaya çalıştıklarını vurguladı.Bakan Soylu, afetlere müdahale birimlerinin, koordinasyonları, teknik kapasite, gözlem ağları, gün geçtikçe büyüyen gönüllü kadrosu ve sürekli güncellenen planlarla daha etkin ve özgüveni daha yüksek bir afet yönetim kapasitesine kavuştuğunu dile getirerek, şöyle devam etti:'17 Ağustos Marmara depreminde 66 bin 441 konut ve 10 bin 901 iş yeri ağır hasar almakla birlikte, 30 binden fazla işletme de zarar görmüştür. Ekonomik maliyetin 15 ila 19 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor. Gayrisafi yurt içi hasıla açısından bakıldığında ise bu zarar yüzde 6,6'lık bir orana tekabül ediyor. Bu depremden, dev sanayi kuruluşlarımız etkilendi. Türkiye'nin en büyük petrol rafinerisi Tüpraş'ta çıkan yangının, günlerce sürdüğüne hepimiz şahit olduk. Yol, baraj, köprü, içme suyu, kanalizasyon, doğal gaz ve iletişim şebekeleri gibi altyapı unsurları da büyük zarar gördü. Eğer bizim elimizde depremi 5 dakika önceden haber veren bir teknoloji olsa, depremden önce herkesi binalardan dışarı çıkarabilecek bir teknolojimiz olsa, biz yine de bu toplantıları yapmak, bu tedbirleri almak, binalarımızı güçlendirmek zorundayız. Çünkü depremin veya bir diğer afetin vereceği maddi zararları görmezden gelemeyiz. Yıkılmayan, zarar görmeyen şehirler, altyapılar, fabrikalar, binalar inşa etmek zorundayız.''Terör örgütü sadece akıllarını karıştırmamış, vicdanlarını da söküp almış'Soylu, sadece 2011 Van depremi sonrasında yapılan harcamanın büyüklüğü düşünüldüğünde, bugün bu toplantıların öneminin daha iyi anlaşılacağını vurgulayarak, şöyle devam etti:'Dün van depreminin yıl dönümüydü, birileri eski alışkanlıklarıyla yapılanları yine görmezden gelmeye ve göstermemeye çalıştı ama sonuçta inşa edilen konutlar, binalar yerli yerinde durmaktadır. 7,1'lik van depremi sonrasında toplam 25 bin 742 kalıcı konut tamamlanıp sahiplerine teslim edildi, getirilen kaynak suyu ile 2060 yılına kadar Van şehrinin su ihtiyacı karşılandı. Yeni baştan bir şehir inşa edildi. Travmalar yeni bir inşa ile ortadan kaldırılmaya çalışıldı. Devlet gecenin bir yarısında milletin imdadına koştu. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan orada vatandaşımızın, depremzedelerin yaralarını sarmak için devletimizin bütün kurumlarıyla, tüm sivil toplum örgütleriyle ve altını çizerek söylüyorum, milletimizin bütünüyle beraber Van'da oldu. Ve depremin hemen ardından bölgeye toplam 76 bin 802 çadır, 336 bin battaniye, 3 bin 812 soba, 732 iş makinesi sevk edildi, toplam 8 bin 243 görevli, kurtarma ve rehabilitasyon çalışmalarında görev aldı. Van depreminin yaralarını sarmak için, yıkılan binaların yerine yeni ve modern yaşam alanları inşa etmek için, bahsettiğim tüm bu çalışmaları gerçekleştirmek için bugünkü güncel fiyatlarla toplam 11 milyar 127 milyon 855 bin Türk lirası harcandı. İş yerleri, okullar, camiler, konutlar, yollar her şey Van'da yerinden imar ve inşa edildi.'Bakan Soylu, 'Dün Van depremi münasebetiyle maalesef Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizi istismar etmeye çalışan malum siyasi partinin yöneticileri Van depreminde devletin orayı sahipsiz bıraktığını ifade ediyorlar. Terör örgütü sadece akıllarını karıştırmamış, vicdanlarını da söküp almış. Ve şunu herkes bilmelidir, biz vatandaşımızı hiçbir meselede, hiçbir koşulda yalnız bırakmayız. Evet, bu rehabilitasyonu gerçekleştirdik, yaraları hızlı şekilde sardık ancak bu yıkımı her sefer yaşayamayız. Bundan beş kat büyük bütçelere sahip olsak da bunu kabullenmek akıl işi değildir. Her zaman söylüyoruz, önceden yaptığımız 1 liralık yatırım deprem sonrası yapılacak 7 liralık yatırımın karşılığıdır, hem giden canlar itibarıyla hem de ülkemizin gelişmesine verdiği zarar itibarıyla.' diye konuştu.Meksika'nın afet konusunda dönüşümle ilgili bir başarı hikayesi ortaya koyduğuna işaret eden Soylu, '1985 yılında Mexico City'de gerçekleşen 8,1 büyüklüğündeki depremde 30 binden fazla konut birimi tamamen yıkılıyor, 68 binin üzerinde bina hasar görüyor ve 10 binden fazla insan hayatını kaybediyor. Bu hadise bir milat kabul ediliyor, kentsel dönüşüm konusunda çok önemli kararlar alınıyor ve ciddi adımlar atılıyor. Sadece depremden etkilenen alanı değil, bütün kent merkezinin kentsel dönüşüm kapsamına alıyorlar ve bunu da büyük oranda gerçekleştiriyorlar. Bu dönüşümün tamamlanmasından çok kısa bir süre sonra, 2012'de 7,4 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşiyor. O depremde herhangi bir can kaybı yaşanmıyor ve sadece birkaç kişi yaralanıyor. Bu dönüşümü elbette ki akşamdan sabaha gerçekleştiremeyiz. Elbette ki kolay bir şey değil, bunun maddi boyutu var, mülkiyet haklarıyla ilgili meseleleri var. Tabii şunu da ifade etmem gerekir ki bugüne kadar bu alanda gerçekten çok büyük adımlar atıldı, özellikle İstanbul'da.' değerlendirmesini yaptı. '3 Kasım'da Kağıthane'de toplanma alanlarına ilişkin bir tahliye plan tatbikatımız olacak'Soylu, afet konusunda ciddi projelerin tamamlandığını, azımsanmayacak sayıda bina dönüşümünün gerçekleştiğini, özellikle kamu binaları, okullar ve hastaneler noktasında gereken tedbirlerin alındığını, ancak bu konuda işin henüz bitmediğini ve daha yapacak çok iş olduğunu dile getirdi.Her iş yerinin, her fabrikanın ya da üretim tesisinin de kendi deprem yönetim sistemini oluşturması gerektiğine dikkati çeken Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Öyle ki bina yıkılmasa bile, içerideki makine ve ekipmanın zarar görmeyeceği, üretim ve tedarik zincirinin aksamayacağı bir hali mutlaka tesis etmemiz lazım. Afet konusunda zamanın aleyhimize işlediği çok net bir şekilde ortadadır. Az önce verdiğim Meksika örneğinde olduğu kadar şanslı olmayabiliriz. Orada dönüşümü tamamladılar ve peşinden deprem oldu. Böyle bir fırsatımız olmayabilir. Dolayısıyla her ne yapacaksak hep birlikte çabuk yapmalıyız. Dönüşümü de hazırlığı da kendimizi eğitmeyi de çabuk yapmalıyız. Bakın 2021 yılını 'afet eğitim yılı' ilan ettik, bütün hazırlıklarımızı yapıyoruz. 1 Ocak'tan itibaren bütün gücümüzle Türkiye'nin her noktasına sivil toplum kuruluşlarından ilkokullara kadar, sosyal medya mecrasından televizyonlara kadar, muhtarlarımızdan kaymakamlarımıza, kamu birimlerimize kadar her noktayı deprem konusunda tekrar eğitimi gözden geçireceğiz. Büyük bir eğitim seferberliği, bunu sağlayacağız. Tüm vatandaşlarımızın deprem bilincini, farkındalığını ve reflekslerini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Keza tatbikatlarımız devam ediyor. Dün de ifade ettim, ülke genelinde 18 bin 642 adet acil durum toplanma alanımız mevcut ve inşallah önümüzdeki salı günü İstanbul Kağıthane'de toplanma alanlarına ilişkin bir tahliye plan tatbikatımız olacak. 3 Kasım'da bir tahliye plan tatbikatımız olacak. Tahliye plan tatbikatımız şu; Allah korusun deprem oldu, ne yapacağız?' İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, depremde ilk 6 saatin önemli olduğuna vurgu yaparak, 'İlk 6 saatte attığımız her doğru adım depremin oluşturduğu zararı azaltmaya yönelik adımlardır. Can kaybı, yaralanmalardan oluşacak durumlar, travmalar, bütün bunları azaltabilecek. Onun için bunu tekrar ifade ediyorum; bir, ambulansları ve sağlıkçıları enkaz alanına yetiştirmemiz lazım. İki, arama kurtarmacıları, üç, itfaiyeyi yetiştirmemiz lazım, çünkü gözden kaçmasın deprem yangınları kaçınılmazdır. Bizim böyle bir depremde yangın senaryomuzda var. Ve aynı zamanda iletişimin sağlanması... 3 Kasım Salı günü Kağıthane'de ilk tahliye plan tatbikatının ilk adımını gerçekleştiriyoruz. Tahliye plan grubumuzun başında İstanbul Jandarma Komutanlığımız var. Ve uzun bir çalışma yaptılar. Şu anda İstanbul'daki tüm toplanma merkezlerini tek tek gittiler tespit ettiler, tekrar teyit ettiler ve güncellediler. İki, aynı zamanda kişi başına standartlarımızda ne kadar metrekare düştüğünü tekrar kayıt altına aldılar. Ve kişi başına düşen metrekare alanını yükseltmek için gerekli çalışmaları ortaya koydular.' şeklinde konuştu.Vatandaşın depremde yapacağı ilk işin toplanma alanlarına gitmek olduğunun altını çizen Soylu, bunun zihinlerde bir kelepçe gibi yer alması gerektiğini söyledi. Soylu, vatandaşların yakın zamanda binalarına en yakın üç toplanma merkezini mahallelerine asılan levhalarla görebileceğine, sistemde kayıtlı cep telefonu bulunan kişilere de toplanma alanlarının mesaj yoluyla aktarılacağına değindi.Soylu, konuya ilişkin 26 ana çalışma grubunun bulunduğunu, şu ana kadar Türkiye acil müdahale planı doğrultusunda 485 çalışma grubu toplantısı gerçekleştirildiğini sözlerine ekledi.Bakan Soylu'nun konuşmasının ardından basına kapalı gerçekleşen toplantıda, Teknik Destek ve İkmal Çalışma Grubu, Ayni Bağış ve Depo Yönetimi Çalışma Grubu, KBRN Çalışma Grubu ve İletişim Çalışma Grubu temsilcileri sunum yaptı.İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu'nun da katıldığı toplantıda, AFAD İstanbul İl Müdürü Gökhan Yılmaz da sunum eşliğinde bir konuşma yaptı.
Adıyaman'da 110 Ev Kovid-19 Tedbirleri Kapsamında Karantinaya Alındı
ADIYAMAN (AA) - Adıyaman'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında 110 evde karantina uygulanmaya başlandı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, kent merkezinde bazı kişilerin Kovid-19 test sonuçlarının pozitif çıkması üzerine İl Hıfzıssıhha Kurulu yeni kararlar aldı.Karar doğrultusunda farklı mahallelerdeki 110 ev karantinaya alındı.
Reklam
Ağrı Emniyetinden Türk Kızılaya Kan Bağışı Desteği
AĞRI (AA) - Ağrı Emniyet Müdürlüğü personeli, 'Canımızla, Kanımızla Kızılayın Yanındayız' sloganıyla Türk Kızılaya kan bağışında bulundu. Türk Kızılay Şubesince Emniyet Müdürlüğü bahçesinde gerçekleştirilen programda, polis memurları, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine dikkat ederek kan verdi. İl Emniyet Müdürü Nihat Özen, gazetecilere yaptığı açıklamada, Kovid-19 döneminde kan stoklarında azalma olan Kızılaya kan bağışı desteği vermek istediklerini söyledi.Kovid-19 salgını döneminde kan bağışında bulunmanın önemli olduğunu dile getiren Özen, şunları kaydetti:'İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Ağrı Emniyet Müdürlüğü olarak Kızılayın her zaman yanındayız. Elimizden geldiği kadar kan bağışında bulunarak bu toplumsal göreve katkı sağlamak istiyoruz. Kan verirken yanımızda olan Kızılay yetkililerine de teşekkür ediyoruz. Sağlık koşulları elverişli olan arkadaşlarımız mutlaka kan versin. 200'ün üzerinde personelimiz kan bağışında bulundu. Elimizden geldiği kadar sağlığı el veren her bir arkadaşımızın kan vermesini sağlayacağız. Türk Kızılay Şube Başkanı Orhan Tatlı da yoğun katılım dolayısıyla Özen'e teşekkür etti.
Balık Tezgahlarında Müşteriler Renkli Işıkla Aldatılıyor
Mersin'de, Doç. Dr. Deniz Ayas, bazı balık tezgahlarında renkli ışık kullanılarak hile yapıldığını belirterek, vatandaşları uyardı. Mersin Balıkçılar Derneği Başkan Yardımcısı Adnan Polat ise vatandaşların balıkları daha rahat görüp seçebilmesi için tezgahlarında gün ışığı lambası kullandıklarını kaydetti.
Bursa'daki Uyuşturucu Operasyonunda Yakalanan 5 Kişi Tutuklandı
BURSA (AA) - Bursa'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 5 zanlı tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince dün düzenlenen operasyonda uyuşturucu ticareti yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan E.Ş, A.Y, İ.B, R.E. ve H.Ö'nün emniyetteki işlemleri tamamlandı.Zanlılar, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.Operasyonda, 70 yaşındaki E.Ş'ye ait evde 420 gram esrar, diğer şüphelilerin adres ve araçlarında ise 1 kilo 100 gram metamfetamin, 30 gram sentetik uyuşturucu, 4 hassas terazi ve 3 ruhsatsız tabanca ele geçirilmişti.
Reklam