onedio
İhh'dan Karadağ'daki Huzurevine İnsani Yardım
PLJEVLJA (AA) - İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, Karadağ’ın kuzeybatısında bulunan Pljevlja şehrindeki huzurevine insani yardımda bulundu.İHH'dan yapılan açıklamada, battaniye ve nevresim gibi çeşitli yardımlardan, huzurevinde kalan Boşnak, Sırp, Karadağlı ve Arnavutlardan oluşan 50 ihtiyaç sahibinin istifade ettiği aktarıldı.Merkeze ayrıca yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını tedbirleri kapsamında tıbbi malzeme yardımının da yapıldığı aktarılan açıklamada, huzurevinin 5 aylık maske, eldiven, cerrahi önlük, ateş ölçer, nabız ölçer ve maske ihtiyaçlarının da karşılandığı belirtildi.İHH İnsani Yardım Vakfı'nın dünyanın neresinde olursa olsun mazlum ve muhtaçlara hayırseverlerin yardımlarını ulaştırmaya devam ettiği kaydedilen açıklamada, bölgede ihtiyaç sahibi 250 aileye gıda ve hijyen paketi dağıtımının da gerçekleştirildiği kaydedildi.
Kızını Öldüren Babaya Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis
ANKARA (AA) - Ankara'nın Çubuk ilçesinde, 18 yaşındaki kızı Şeyma Yıldız'ı, internetten izlediği müstehcen videodaki kadına benzeterek öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Harun Yıldız, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasına sanık Yıldız, bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Taraf avukatları ve sanık yakınları da mahkeme salonunda hazır bulundu. Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapması için söz verilen baba Harun Yıldız, önceki savunmalarını tekrarladığını belirterek, 'Daha önce mahkemeden görüntülerin incelenmesini talep etmiştim ancak bu kabul görmedi. Kızım, o görüntülerde baygın olarak görülüyordu, birileri kızıma bu kötülüğü yaptı. Onların bulunup cezalandırılmasını istiyorum.' dedi.Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Hasan Şatır da 'Görüntülerin gerçek olduğunu, çocuğun iradesi dışında görüntülerinin paylaşıldığını farz edelim. Bu durumda ne değişecek, bundan yola çıkarak ölen çocuğu kusurlu mu kabul edelim?' ifadelerini kullandı. Son sözü sorulan sanık Yıldız, kızının görüntülerini paylaşanların bulunması talebini yineledi.Duruşmaya verilen aranın ardından Mahkeme Başkanı Şatır, heyetin kararını açıkladı.Buna göre sanık Harun Yıldız, 'üstsoy veya altsoydan birini öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Hakkında takdir indirimi yapılmayan Yıldız'ın tutukluluk halinin devamı kararlaştırıldı.Olayın geçmişi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Aile İçi Şiddet Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianameye göre, Harun Yıldız 6 Şubat 2020'de kızı Şeyma Yıldız'ı, Çubuk'un Kargın bölgesinde tabancayla öldürdü.İnternetten müstehcen videolar izlediğini, bu sırada kızı Şeyma'ya ait olduğunu düşündüğü uygunsuz görüntülere denk geldiğini iddia eden Yıldız, olay günü alkol aldıktan sonra kızını dershaneden alarak Kargın mevkisine gittiğini belirtti.Görüntüleri sorduğu kızının durumu kabul etmediğini anlatan Yıldız, 'Kızıma ısrarla bunu kendisine kimin yaptığını sordum. Bana 'Ben böyle bir şey yapmadım.' dedi. Ancak kafasını önüne eğerek ağlamaya başladı ve 'Baba sus, baba sus.' diyerek karşılık verdi.' ifadelerini kullandı.Kızının söylediklerine ikna olmadığını savunan baba Yıldız, tabancayla defalarca ateş ederek kızını öldürdüğünü kabul etti. Dijital veri inceleme raporuna göre, baba ve kızına ait telefonlarda, Şeyma Yıldız'a ait uygunsuz içerikte video bulunmadı. Şeyma Yıldız'a ait telefonda yapılan ayrıntılı incelemede ise hiçbir şekilde başkasından gelen ya da başkasına gönderilen uygunsuz video ve fotoğraf tespit edilmedi. Yine sanığın ifadesinde, 'kuzenine veya arkadaşına yardımcı olan Şeyma' ifadeleriyle arama yaptığı esnada kızına ait olduğunu iddia ettiği görüntülerin çıktığı iddiası üzerine, söz konusu kelimelerle yapılan aramada ulaşılan görüntülerdeki kişinin Şeyma olmadığı ve 'hiçbir şekilde ona benzemediği' belirlendi.
Gaziantep'te Ele Geçirilen İncil'in Tarihi Eser Niteliğinde Olmadığı Belirlendi
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'te, Suriye'nin Halep kentindeki yağmalanan müzeden çalındığı, ceylan derisinin üzerine İbranice yazılı olduğu öne sürülen İncil'in tarihi eser niteliği taşımadığı belirlendi. Şehitkamil İlçe Emniyet Müdürlüğü ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince belirlenen adrese düzenlenen operasyonda ele geçirilen İncil, incelenmek üzere Gaziantep Müze Müdürlüğüne teslim edildi.Müze Müdürlüğü görevlilerince yapılan incelemede İncil'e tarihi eser görünümü kazandırılmaya çalışıldığı, tarihi eser niteliğinde olmadığı belirlendi.Görevlilerce hazırlanan rapor, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İl Emniyet Müdürlüğüne gönderildi.OlayGaziantep'te, Suriye'nin Halep kentindeki yağmalanan müzeden çalındığı, ceylan derisinin üzerine İbranice yazıldığı ve çok eski tarihli olduğu iddia edilen İncil ele geçirilmişti.İncil'in 1 milyon dolar değerinde olduğu öne sürülmüştü.
Konya'da Filyasyon Ekibine Saldıran Kişi Gözaltına Alındı
KONYA (AA) - Konya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) denetimine giden filyasyon ekibine saldıran kişi gözaltına alındı.Konya Valiliğinin Twitter hesabından yapılan açıklamada, dün akşam saatlerinde merkez Meram ilçesinde filyasyon ekibindeki sağlık görevlilerinin şiddet ve hakarete uğradığı bildirildi.Saldırının failinin, polis ekiplerince gözaltına alındığı belirtilen açıklamada, 'Koronavirüs salgınının bertaraf edilmesi için canla başla mücadele eden fedakar sağlık çalışanlarımıza yönelik bu saldırıyı şiddetle kınadığımızı ve olayın hassasiyetle takipçisi olacağımız hususu kamuoyuna duyurulur.' ifadesi kullanıldı.
Reklam
Ruhani, Kovid-19'Un Kriz Seviyesine Ulaştığı 43 Şehirde Sıkı Kısıtlamalar Getirilmesi Talimatı Verdi
ANKARA (AA) - İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının kriz seviyesine çıktığı 43 şehirde sıkı kısıtlamalara gidilmesi ve ülke genelinde yaygın testler yapılması talimatını verdi. İran Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Ruhani, başkent Tahran'da Koronayla Ulusal Mücadele Kurulunun komite başkanlarıyla bir araya geldi. Toplantıda konuşan Ruhani, Tedavi Komitesine sekiz aylık salgınla mücadele sürecinde elde edilen bulgulardan faydalanarak, vaka sayıları ve ölüm oranlarını azaltmak için özel önlemler geliştirme talimatı verdi. Virüsün yayılma zincirinin kırılmasına öncelik verilmesi gerektiğini vurgulayan Ruhani, 'Bu nedenle, özellikle risk altındaki gruplar için ülke genelinde kapsamlı, hedefli ve akıllı testlere öncelik verilmelidir.' dedi. Koronavirüs teşhisi konulduktan sonra kendilerini izole etmesi gereken hastaların da takibinin sıkı şekilde yapılması gerektiğini vurgulayan Ruhani, ayakta tedavi sürecinin güçlendirilmesi, hastaların takip edilmesi ve tespit edilmesiyle hastanelerde yatarak tedavi oranlarının en aza indirilmesini istedi. Ruhani'nin komite başkanlarına salgının kriz seviyesine çıktığı 43 şehirde sıkı kısıtlamalara gidilmesi talimatı verdiği ve kısıtlamaların 26 Ekim Pazartesi gününden itibaren bir hafta süreyle uygulanacağı belirtildi. Kısıtlamaların gerekli görülmesi halinde uzatılacağı kaydedildi. Sağlık Bakanı Nemeki'nin eleştirilerine yanıt Kovid-19'a karşı alınan tedbirlerin uygulanmadığını ve salgınla mücadelede yeterli destek görmediğini ifade ederek, yetkilileri eleştiren Sağlık Bakanı Said Nemeki'nin açıklamalarına da değinen Ruhani, şöyle konuştu:'Bu yorulmak bilmez mücadele sürecinde hiçbir kurum ve kişinin vazifesini ihmal etmediğini ya da aksatmadığını kesin bir değerlendirmeyle söyleyebiliriz. Hepimiz, bu mücadele süresince uyumsuzluk olmaması ve topluma doğru olmayan mesajlar vermemek için çaba göstermeliyiz.' Nemeki, 20 Ekim'de yaptığı bir konuşmada, 'Koronavirüsle Ulusal Mücadele Kurulu'nda maske takmayan kişiler için para cezası önerisinde bulunduk ancak gidin bakın kaç kişiye ceza uygulanmış. Yolları kapatın dedik kaç tanesini kapatmışlar.' ifadelerini kullanmıştı. Bakanın açıklamalarına yanıt veren Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Mahmud Vaizi, 'Bu şartlarda Sağlık Bakanı ve çalışma arkadaşlarının tepkilerini siyasi tepkiler olarak görmemeliyiz. Ben, tüm kurumlara Sağlık Bakanlığı ile iş birliğini sürdürmelerini ve Sağlık Bakanı'na da daha fazla sakinlik ve kendi görüşlerini haftalık düzenlenen toplantılarda gündeme getirmesini tavsiye ediyorum.' demişti.
Avusturya'da Ermeni Teröristlerce Şehit Edilen Büyükelçi Daniş Tunalıgil Anıldı
VİYANA (AA) - Türkiye’nin Viyana Büyükelçiliğinde düzenlenen törende, Ermeni terör örgütleri tarafından 1975’de Avusturya'nın başkenti Viyana'da şehit edilen Büyükelçi Daniş Tunalıgil anıldı.Ermeni teröristler tarafından Viyana’da şehit edilen 3 Türk diplomatın anısına düzenlenen anma programında, elçilik önünde yapılan plakete çelenk konuldu. Burada bir konuşma yapan Türkiye’nin Viyana Büyükelçisi Ozan Ceyhun, Ermenistan'ın Kurtuluşu için Ermeni Gizli Ordusu (ASALA) ve Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları (JCAG) gibi Ermeni terör örgütleri tarafından düzenlenen menfur saldırılar neticesinde dünya genelinde 31 diplomat ve aile mensubunun hayatını kaybettiğini söyledi.Ceyhun, merhum Büyükelçi Tunalıgil’e düzenlenen terör saldırısının detaylarına değinerek, 45 yıl önce şehit edilen Tunalıgil’in büyükelçi seviyesinde hayatını kaybeden ilk diplomat olduğunun altını çizdi.'Alçak teröristleri her gün nefretle anıyoruz'Teröristlerin görevi başında başarılı bir büyükelçiyi şehit ettiklerini hatırlatan Ceyhun, şunları söyledi: 'Ermeni teröristlerin gerçekleştirmiş olduğu bu menfur saldırı her ne kadar 45 yıl önce gerçekleşmiş olsa da Türkiye’nin Viyana Büyükelçiliği mensupları olarak çalışmakta olduğumuz ofislerde, koridorlarda, merdivenlerde bu olayın anısını her gün yaşadığımızı, bu kapsamda eli kanlı alçak teröristleri her gün nefretle andığımızı, lanetlediğimizi özellikle belirtmek isterim.'Ceyhun, bu olay sonrasında da teröristlerin Viyana’da Türk diplomatlara yönelik saldırılarının sürdüğünü, 1984’de çalışma müşaviri muavini olarak görev yapan Erdoğan Özen ve aynı yıl Birleşmiş Milletler (BM) Viyana Ofisi’nde görevli Enver Ergun’un terör saldırıları sonucunda hayatlarını kaybettiğini anlattı.'Teröristler hak ettikleri cezaya çarptırılmadı'Hain saldırılarda bulunan teröristlerin yakalanamadığına dikkati çeken Ceyhun, 'Bize üzüntü veren başka bir durum ise bu saldırıları gerçekleştiren alçakların, teröristlerin diğer birçok yerde oluğu gibi hiçbir zaman yakalanamamış ve adalet önüne çıkartılarak hak ettikleri cezaları almamış olmalarıdır. Bu yaranın hala kanadığını bize ve şehitlerimizin ailelerine olayların kendisi kadar acı vermekte olduğunu üzülerek dile getirmek isterim.' şeklinde konuştu.Ceyhun, görevlerini yapmanın dışında başka suçları olmayan masum insanlara yönelik terör saldırıları ya da Karabağ’da olduğu gibi başkalarına ait toprakların gasp edilmesi veya Hocalı’daki gibi katliamlar yapılarak bir yere ulaşılamayacağını vurguladı.Türkiye'nin BM Viyana Ofisi Nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Muhtar Gün ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Rauf Engin Soysal'ında katıldığı anma töreni, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve şehitlerin ruhlarına okunan dualarla son buldu.
Reklam
Hatay'da Sağlık Çalışanı Asansörü 5 Saniyede Dezenfekte Eden Sistem Geliştirdi
HATAY (AA) -Hatay'da görev yapan erkek hemşire, asansör kabinlerini yeni tip koronavirüs (Kovid-19) dahil tüm virüs ve bakterilere karşı kısa sürede dezenfekte edebilen sistem geliştirdi. Asansör kapısının açılmasıyla birlikte sistem otomatik olarak devreye girerek asansör kabinin içine farklı noktalardan dezenfektan püskürtüyor ve kapalı ortamdaki virüsün veya bakterilerin bertaraf edilmesini sağlıyor. Sistemi geliştiren Hatay Devlet Hastanesi hemşiresi Metin Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çin'de başlayan ve tüm dünyayı sararak, adeta korkulu rüya hale gelen Kovid-19 salgıyla beraber, gerekli tedbirlerin alınması hususunda dünya devletlerinin birbirleriyle savaşır hale geldiğini söyledi.'Salgın sürecinde bir sağlık çalışanı olarak insanların sağlığını nasıl daha fazla koruyabilirim?' düşüncesi içine girdiğini anlatan Yılmaz, bu anlamda virüsün daha fazla yayılabildiği kapalı ortamların sterilizasyon edilmesi üzerine çalışmalar yapmaya başladığını kaydetti.Yılmaz, binalarda insanların ortak kullanım alanlarından olan ve virüsün daha rahat yayılabileceği asansörlerin dezenfekte edilmesi gerektiği düşüncesinden yola çıkarak çalışma yürüttüğünü belirtti.Geliştirdiği sistemle asansörlerin otomatik olarak dezenfekte edilebilmesini mümkün kıldığını ifade eden Yılmaz, şöyle devam etti:'Asansör kabinin üzerinde dezenfeksiyon deposu ve cihazımız bulunuyor. Cihazı asansörün sistemine entegre ediyoruz. Böylece asansör kapısı açılınca sistem otomatik olarak kabin içindeki fıskiyelerden 5 saniye boyunca dezenfeksiyon solüsyonu püskürtüyor. Bu şekilde asansör steril hale geliyor. Sistem, önleyici hizmet olması hasebiyle hastalığa yakalanmanın önüne geçmede bir numaralı adım olmuş oldu. Bu sistem hastanelerde, işletmelerde, apartmanlardaki asansörlerde kullanılabilir. Sistemi yapmanın mutluluğunu yaşıyorum.' Patent başvurusu yaptıYılmaz, sistem sayesinde asansörlerin daha güvenli hale geleceğini ve virüsün bulaş riskini en aza indireceğini kaydetti.Sistemin patentini almak için Türk Patent ve Marka Kurumuna başvurduğunu belirten Yılmaz, 'Müracaatım kabul edildi. Bu benim için ayrı bir mutluluk.' dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, "4. Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi"Ne Video Mesaj Gönderdi:
ANKARA (AA) - Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, 'İslam'ın 'yaratılış' fikrine karşı alternatif bir varoluş modeli iddiasıyla ortaya çıkan, bilimsel bir realite gibi kabul edilip sıkça gündeme getirilen her türlü düşünce ve ideoloji tepkiseldir, rasyonel açıdan da problemlidir.' ifadelerini kullandı.Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Erbaş, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi tarafından Güzel Sanatlar Fakültesi Ahmet Yakupoğlu Amfisi'nde düzenlenen '4. Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi'ne video mesaj gönderdi.Hazreti Muhammed'e indirilen ilk ayette Allah'ın, kendisini 'Halik' sıfatıyla tanıttığını belirten Erbaş, İslam düşüncesine göre kainattaki her şeyin tek ve üstün kudret sahibi bir yaratıcı tarafından vücuda getirildiğini kaydetti.Erbaş, bunun da sınırsız ilmi ve iradesiyle evreni ve içindekileri bir ölçü ve düzen içerisinde kolaylıkla var edip her an bir yaratma halinde olan, kendisinden başka hiçbir yaratıcı olmadığını çeşitli misal ve delillerle beyan eden Allah olduğunu vurgulayarak, 'Buna göre insanı ve kainatı yaratan yüce Allah, bütün sebeplerin üstünde bulunan yegane müsebbiptir. Hal böyleyken İslam'ın 'yaratılış' fikrine karşı alternatif bir varoluş modeli iddiasıyla ortaya çıkan, bilimsel bir realite gibi kabul edilip sıkça gündeme getirilen her türlü düşünce ve ideoloji tepkiseldir, rasyonel açıdan da problemlidir.' değerlendirmesini yaptı.'Dine ve hakikate savaş açan yaklaşımlarla doğru şekilde mücadele edilmeli'Son asırlarda ideolojilerin şekillendirdiği modern paradigmaların, varoluş, gaye ve değerler alanında insanın zihin dünyasını alt üst edip büyük bir kafa karışıklığına sebep olduğunun altını çizen Erbaş, günümüzde dünyanın akademik merkezlerinin de varoluş bağlamında epistemolojik krizlerini aşamadığını ifade etti.Erbaş, teknolojinin hayatı kuşattığı ve bilgiye ulaşmanın iyice kolaylaştığı bu çağda, söz konusu krizler ve çelişkilerin özellikle gençlerin akıl ve gönül dünyasını tahrip ettiğine dikkati çekerek, dini ve hakikati inkar edip ona savaş açan yaklaşımlarla doğru ve güçlü bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğine vurgu yaptı.'Din ile bilim arasında bir ayrışma söz konusu değildir'Batı merkezli bilginin bugün insanı ve hayatı dizayn ettiğini söyleyen Erbaş, bu anlayışın 'İnsan-Evren-Allah' tasavvurunda var olan ciddi kriz ve paradoksların, bütün insanlığı derin bir çıkmaza doğru sürüklediğini herkesin gördüğünü anlattı.Erbaş, buna karşılık İslam dünyasının da son asırlarda yaşanan gelişmeleri ve olayları gereği gibi analize ve eleştiriye tabi tutamadığını ifade ederek, şunları kaydetti:'İlmin tüm yönlerini teşvik eden İslam'ın, bu olguları birbirine muarız kabul etmesi düşünülemez. Aynı şekilde din ile bilim arasında bir ayrışma da söz konusu değildir. Bu meyanda İslam tarihinin hiçbir döneminde bilginin bugünkü manada 'İslami olanı/olmayanı' şeklindeki bir tasnife tabi tutulmadığının da altını çizmek istiyorum.'
Reklam
Niğde'de Otomobil Lastiği Takılan Bisiklet İlgi Görüyor
NİĞDE (AA) - Niğde'de lise öğrencisinin otomobil lastiği taktığı bisikleti, görenlerin ilgisini çekiyor.Niğde Şehit Fazıl Doğruöz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 10'uncu sınıf öğrencisi Onur Demir, AA muhabirine, sosyal medyada farklı fikirler görünce bisikletine araba lastiği takma düşüncesinin ortaya çıktığını söyledi.Ağabeyiyle çalışmalara başladığını belirten Demir, 'Bisikletime 4 dişli bir otomobil lastiği taktım. Lastik janta uymadığı için spiralle biraz kestik. Bisikletin şasesini biraz genişlettik. Bisiklet ustasına zincir, pedal ve aktarıcı taktırdım. Bisikletin iki arka jantını ek yaparak birleştirdik, lastiği de ortalarına koyarak sıktık.' dedi.Demir, bisikletle gezdiğinde ilginç tepkiler aldığını dile getirerek, 'Bazıları beni durdurup 'Fotoğraf çekinelim, çok güzel olmuş' dedi. Çarşıya her çıkmamda birçok insan fotoğraf çektirmek için beni durduruyor. Bazıları sürmek istiyor.' diye konuştu.Bisikleti sürmenin biraz zor ama eğlenceli olduğunu anlatan Demir, aracına motor takmayı düşündüğünü de ifade etti.Bisikleti süren ve fotoğraf çektiren Eyyüp Polat ise keyifli anlar yaşadığını aktardı.
Markar Esayan, Toprağa Verildi
İSTANBUL (AA) - Tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Esayan, toprağa verildi. Kumkapı Meryem Ana Patriklik Kilisesi'nde düzenlenen dini törenin ardından Esayan'ın cenazesi Şişli Ermeni Mezarlığı'na getirildi. Esayan, burada toprağa verildi. Mezarlıktaki törene, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye Ermenileri 85. Patriği Sahak Maşalyan ve Esayan'ın ablaları Nergis Erdik, Arşaluys Agopyan, Nadya Esayan, Hilda Hamamcıyan ile kardeşi Sima Esayan katıldı.
Azerbaycan'ın Gence Kentini Ziyaret Eden Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç:
GENCE (AA) - Türkiye'nin Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Azerbaycan temasları kapsamında Ermenistan'ın balistik füze ile vurduğu Azerbaycan'ın ikinci büyük kenti Gence'deki enkaz bölgesinde incelemelerde bulundu. Azerbaycan'ın Kamu Başdenetçisi Sabina Aliyeva, Gence Valisi Niyazi Bayramov ve Türkiye'nin Gence Başkonsolosu Zeki Öztürk'ten enkaza ilişkin bilgi alan Malkoç, daha sonra gazetecilere açıklama yaptı. Tarih boyunca savaşların var olduğunu ancak savaşın yerinin savaş alanı olduğunu belirten Malkoç, 'Masumların üzerine bomba atmak ve onları gece öldürmek cinayettir, vahşettir ve tarihin hiçbir döneminde bu affedilmemiştir. Bu yanlışlıkları yapanlar, masum insanları öldürüp üzerlerine bomba yağdıranlar mutlaka tespit edilecek ve hukukun önünde hesap verecektir. Bugün olmazsa yarın verecek. Tarih bunun açık şahididir.' ifadelerini kullandı. Azerbaycan Başdenetçisi Aliyeva'nın İslam Ülkeleri Obudsmanı Yönetim Kurulu Toplantısında yaptığı davet üzerine buraya geldiklerini hatırlatan Malkoç, 'Biz Türkiye ombudsmanı olarak İslam Ülkeleri Ombudsmanı Teşkilatı'nın başkanlığını yürütmekteyiz. Azerbaycan ombudsmanı ile dayanışma halindeyiz.' dedi. Buradaki çalışmalardan sonra hazırlayacakları raporun önce Türkiye'de insan hakları kuruluşlarına, ardından İslam ülkeleri ve dünyadaki tüm insan hakları kuruluşlarına ve bütün ombudsmanlara göndereceklerini aktaran Malkoç, şunları kaydetti: '(Raporu) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Birleşmiş Milletler'e göndereceğiz. Çünkü haksızlıklar anlatılmayınca yalan söyleyenler, yanlış propaganda yapanlar maalesef doğruları bastırıyor. Bu anlamda Azerbaycan Devleti'nin Cumhurbaşkanı ve yetkililerin dertlerini anlatması tüm dünyada çok etkili olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Türkiye'nin de bu mağdur ve mazlum insanlara destek vermesi, Ermeniler ve onların arkasındaki yaptığı propagandayı önemli ölçüde etkisiz hale getirmiştir.' 30 yıldır işgal altında olan Dağlık Karabağ'ın durumunun 30 yıl daha böyle devam etmesinin mümkün olmadığının altını çizen Malkoç, 'Azerbaycan'ın meşru müdafaasını, uluslararası hukuka uygun olarak kendi topraklarını savunmasını biz insan hakları kurumu ve ombudsman olarak yürekten destekliyoruz. Çünkü bu bir meşru müdafaadır. Uluslararası yasalara göre dışarıdan gelen saldırılar işgaldir ve terörist saldırılardır. Bunu hep söyleyeceğiz ve raporumuzda da bundan bahsedeceğiz.' diye konuştu. Malkoç, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasındaki dostluk ve dayanışmanın Kafkasya'ya barış ve huzuru getireceğini söyledi. Şeref Malkoç, Azerbaycan'ın vermiş olduğu haklı mücadele, hukuka uygun meşru mücadele hedefine ulaşması, işgalin sona ermesi, ölümlerin bitmesi, yerinden olanların evlerin dönmesi temennisinde bulundu. Malkoç ve beraberindeki heyet, Azerbaycan temasları kapsamında önce başkent Bakü'ye gelerek Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından kabul edilmişti.
Reklam
Gürültü Uyarısı Yapan Komşuya Saldıranlara 18 Yıla Kadar Hapis İstemi
İSTANBUL (AA) - Bakırköy'de gürültü yaptıkları için kendilerini mesajla uyaran üst kattaki komşularının evine zorla girerek, müştekinin eşine de saldırıp, darp, tehdit ve hakaret ettikleri iddia edilen aynı aileden 3 kişinin yargılandığı davada savcılık, sanıkların 5 yıl dörder aydan onsekizer yıla kadar hapis cezasına çarptırılmalarını istedi.Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar Ali, Okan ve Gökhan Şenyüzlü ile müştekiler İskender Karaduman, Nükte Arpacı ile tarafların avukatları katıldı.Duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık Ali Şenyüzlü, 'Kendisini aradım ve ‘doğum günü yapıyoruz, neden rahatsız ediyorsun?’ dedim. Kendisi bana 'dangalak' deyince sinirlendim.' iddiasında bulundu.Konuşmak için yukarı çıktığını iddia eden Şenyüzlü, arkasından çocuklarının da geldiğini, müştekinin kapıyı sopa ile açtığını ve kendini korumak zorunda kaldığını öne sürdü.Sanıklardan Gökhan Şenyüzlü ve Okan Şenyüzlü de üst kata çıkma nedenlerinin kavga etmek olmadığını iddia etti.''Çocuklarımız var, yapmayın''Şikayetçi Nükte Arpacı da sanıklardan şikayetçi olduğunu, olay günü kapılarının tekmelendiğini, dışarıdan küfür içeren sözler duyduğunu ve kendisinin 'Çocuklarımız var, yapmayın' dediğini anlattı.Kapıyı eşinin açtığını, kapı açılınca sanıkların eşine saldırdığını, sanıklar hole girince eşinin kendisini savunmak için sopa ile vurduğunu ifade eden Arpacı, sanıkların eşine saldırdığını ve evlerinde hasara yol açtığını anlattı.Arpacı, 'Bu olay yüzünden psikolojik tedavi gördüm. Eşimden sırf bu olay sonrası boşandık. Tüm düzenimiz bozuldu. Sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum.' dedi.Duruşmada tanık olarak dinlenilen İbrahim Şevki Çeviköz de sanıkların karşı komşusu olan İskender Karaduman’ın kapısını tekmeleyerek, küfürler ve hakaretler ettiklerini, sanıklardan Gökhan Şenyüzlü'nün de kendisine dönerek 'gir lan içeri, seni öldürürüm' dediğini söyledi.MütalaaDuruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanıklar Ali, Gökhan ve Okan Şenyüzlü’nün müştekiler İskender Karaduman ve Nükte Arpacı'ya karşı 'silahla yaralama', 'yaralama', 'gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal etme' ve 'mala zarar verme' suçlarından 5 yıl dörder aydan onsekizer yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını istedi.Mütalaada, haklarında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması istenen sanıkların 'tehdit' suçundan ise suçun yasal unsurları oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi talep edildi.Sanıkların avukatı, mütalaaya karşı beyanda bulunmak için süre istedi.Mahkeme, sanıkların avukatına mütalaaya karşı beyanda bulunmak için süre vererek, duruşmayı erteledi. İddianamedenBakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, müştekiler İskender Karaduman ile Nükte Arpacı ile sanıklar Ali, Gökhan ve Okan Şenyüzlü’nün komşu oldukları, 12 Aralık 2019’da Karaduman’ın gürültü nedeniyle sanıklardan Ali Şenyüzlü’ye sessiz olmaları konusunda iki defa mesaj attığı belirtiliyor.Mesajdan sonra sanık Şenyüzlü’nün, Karaduman’ı arayarak, tehdit ve hakarette bulunduğu ve tartıştıkları anlatılan iddianamede, zanlıların uyarı yapan komşularının kapısını tekmeleyip yumrukladıkları, müştekilerin bir süre kapıyı açmadığı, sonrasında ise Karaduman’ın elinde sopayla kapıyı açmak zorunda kaldığı, bu sırada saldırganların eve zorla girdiği kaydediliyor.İddianamede sanıkların, müştekinin elinde bulunan sopayı alarak müşteki İskender Karaduman’ı yerde sürükleyerek salona götürdüğü, sanıkların müştekiyi tekme, tokat ve sopa ile darbettikleri, sanıkların bu fiilleri gerçekleştirdikleri sırada müştekiye tehdit ve hakaret içerikli sözler söyledikleri, ayrıca sanıkların kavgayı ayırmaya çalışan diğer müşteki Nükte Arpacı'yı da darbettikleri ifade ediliyor.
İspanyol Meclisi, Hükümeti Düşürme Önergesini Reddetti
MADRİD (AA) - İspanya'da ocak ayından bu yana iktidarda olan azınlık sol koalisyon hükümetini düşürmek için aşırı sağ görüşlü Vox partisi tarafından verilen önerge mecliste reddedildi.Mecliste iki gün süren oturumun ardından yapılan oylamada, önergeye sadece, 52 sandalyesi bulunan Vox partisinin milletvekilleri 'evet' oyu verirken diğer siyasi partilere mensup 298 milletvekili 'hayır' oyu kullandı.Göçmen ve İslam karşıtı popülist bir politika izleyen Vox partisi, sunduğu önergede hükümeti, 'Kovid-19 salgınında yetersiz önlemler alarak ülkeyi sefalete sürüklemek verileri gizlemek ve daha fazla ölüme neden olmakla, Katalonya'da ve Bask'ta ayrılıkçı siyasi partilerle iş birliği yaparak İspanya'nın ulusal birliğini tehdit etmekle' suçladı.Bu arada Avrupa'da Kovid-19 salgınının en yoğun görüldüğü ülkelerden biri olan İspanya'da sağlık ve ekonomi olan ülke gündemi, verilen önergeyle iki günlüğüne de olsa iç siyasete çevrildi.Vox partisini, 'nefret politikası yürütmek, demokrasi ve insan haklarına karşı olmakla' suçlayan sol koalisyon hükümetinin, reddedilen önergeden güçlenerek çıktığı yorumları yapılıyor.İspanya demokrasi tarihinde hükümeti düşürme önergesi 5. kez meclise getirilirken, yasalar gereği şubat ayına kadar bu tip yeni bir önerge sunulma olasılığı bulunmuyor.
Reklam
Şehit, Harp Ve Vazife Malullerinin Çocukları İçin Eğitim Öğretim Yardımı Ödemeleri Başladı
ANKARA (AA) - Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, şehit çocukları, harp ve vazife malulleri ile çocukları için toplam 63 milyon lira eğitim ve öğretim yardımı yapılacağını bildirdi. Bakan Selçuk, yaptığı yazılı açıklamada, şehit, harp ve vazife malulleri ve çocuklarına bu yılki eğitim ve öğretim yardımı ödemelerinin bugün başladığını bildirdi.'Şehitlerimizin çocuklarına, harp ve vazife malullerimiz ile çocuklarına toplamda 63 milyon lira eğitim ve öğretim yardımı yapacağız.' bilgisini paylaşan Selçuk, bu kapsamda Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yaklaşık 20 bin öğrenciye eğitim ve öğretim yardımında bulunulacağını kaydetti. Selçuk, 2020-2021 eğitim öğretim dönemine ait yıllık yardım miktarlarına ilişkin, 'Yıllık olarak ilköğretimde öğrenim gören öğrencilerimiz için 2 bin 317 lira, ortaöğretimde öğrenim görenlere 3 bin 475 lira ve yükseköğretimde öğrenim görenler için de 4 bin 634 lira ödeme gerçekleştireceğiz.' bilgisini verdi.Bakan Selçuk, eğitim ve öğretim yardımı ödemelerinin hayırlı olması temennisinde bulundu.Eğitim öğretim yardımı ödemeleri kapsamında, SGK tarafından öğrencilik durumları Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kayıtlarından tespit edilenlere müracaata gerek kalmaksızın ödeme yapılacak.
Adıyaman'da Uyuşturucu Operasyonu: 15 Gözaltı
ADIYAMAN (AA) - Adıyaman'ın Besni ilçesinde uyuşturucu operasyonunda 15 şüpheli gözaltına alındı.Alınan bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, uyuşturucuyla mücadele kapsamında çalışma başlattı. Çalışma kapsamında belirlenen adreslere, jandarma ve polis ekipleri operasyon düzenledi. Farklı adreslerde yapılan aramalarda, 78,06 gram sentetik uyuşturucu, 36 kök Hint keneviri ve 31,44 gram esrar ile 1 ruhsatsız av tüfeği ele geçirildi.Gözaltına alınan 15 şüpheli, sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.
Almanya'dan Getirilen Kovid-19 Aşısı Sakarya Ve Kocaeli'de Gönüllülere Uygulanmaya Başlandı
SAKARYA/KOCAELİ (AA) - Almanya'dan getirilen yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısı, Kocaeli ve Sakarya'da sağlık çalışanı gönüllülere uygulanmaya başlandı.Dünyada 44 bin kişi üzerinde denenmesi planlanan aşının, Türkiye'de 9 merkezde 70'er kişiye uygulanması ön görülüyor. Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü, gazetecilere, aşı çalışmalarının sürdüğünü söyledi.Daha önceki aşının Çin'den geldiğini ve sağlık çalışanları üzerinde test edildiğini hatırlatan Hülagü, uygulamasına bugün başlanan aşının ise Almanya'dan getirildiğini aktardı.Hülagü, yerli aşı çalışmalarında da sona yaklaşıldığını belirterek, şöyle devam etti:'Ülkemizdeki aşı çalışmalarının da 2 hafta içinde yürürlüğe gireceğini biliyoruz. Tabii bu çalışmaların faz dönemleri var, 1, 2, 3, 4 diye. Şu an faz 3 çalışması. Bu çalışmaların sonucunda, önümüzü biraz daha göreceğiz. Aşıya karşı vücuttaki antikorların ne düzeyde oluştuğu, ne kadar süre koruyucu olacağı gibi... Bu süreç toplumsal bağışıklık açısından da önemli. Kendi aşımızın da inşallah 2 hafta sonra insan çalışmaları başlıyor. Önceki Çin aşısında bir yan etki görülmedi, bunda da göreceğimizi sanmıyorum.'Uygun aşının bulunması halinde temini ve uygulamasında herhangi bir sıkıntı olacağını düşünmediğini ifade eden Hülagü, öncelikle sağlık çalışanları ve yüksek risk altındakilerden başlamak üzere toplumda aşı çalışmalarının sürdürüleceğini kaydetti.Hülagü, aşının yanında ilaç çalışmalarının da devam ettiğini vurguladı. KOÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk de 'Aşı yapılıyor diye koruyuculuğu ilanihaye devam edecek anlamına gelmiyor. Bu koruyuculuğun belli bir süresi olacaktır. Onun için genel kural olarak temizlik, maske ve mesafe kuralına özen gösterilmesinin altını özellikle çizmek istiyorum.' diye konuştu.Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sıla Akhan ise Almanya'dan gelen aşının faz 3 çalışmasının yapıldığına işaret ederek, şu bilgileri verdi:'Ülkemizde 9 merkezde aynı anda başlıyor. Her merkez 70 kadar sağlıklı gönüllü alacak. 89 yaşa kadar üst sınır var. 18'den 89 yaş arası... Herhangi bir kronik rahatsızlık olması da önemli değil, yapılabiliyor. Aşıların ikinci dozu 21. günde yapılacak. Sürekli tarayacağız ve kontrollü bir şekilde gidecek, yan etki ve enfektiviteyi göreceğiz.' Gönüllülerden Hakan Kutlu, hiçbir endişe duymadığını dile getirerek, 'Gönüllü olarak bu işe katkı sağlamak istedim. Umarım güzel sonuçlanır. Çalışmanın Türkiye'de yapıldığını duyar duymaz 'Ben bunun içinde olmalıyım, tarihi ana en önde tanıklık etmeliyim.' dedim.' ifadelerini kullandı.'Risk grubunun aşılanması büyük önem arz ediyor'Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SAÜEAH) Başhekimi Doç. Dr. Fikret Halis de Kovid-19 ile mücadelede ilk gönüllülerin hastanelerinden çıkmasının kendilerini mutlu ettiğini anlattı. Böyle bir çalışmaya katkı sağlamanın önemine işaret eden Halis, 'Birçok basamağı olan çok merkezli bir aşı. Gerek yurt içinden gerek yurt dışından birçok merkezin dahil olduğu çalışma. Hastanemizde 32 kişilik gönüllü grubumuza aşıyı uygulayacağız.' şeklinde konuştu.Halis, aşı yapılan gönüllülerin belli bir dönem takibinin yapılacağını aktararak, 'Herhangi bir sağlık sorunu ortaya çıktığında erken müdahale açısından sürekli gözetim altında olacaklar. Özellikle risk grubundaki hastaların aşılanmasını önemsiyoruz.' açıklamasında bulundu.Gönüllü aşı yaptıran Tıp Fakültesi Kardiyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Kılıç da aşıya güvendiğini ve önemini vurgulamak için gönüllü olduğunu dile getirerek, 'Bu çalışmaların inşallah herkese, bilime ve insanlığa faydası olur.' dedi.
Düzce Valisi Atay'dan Pazar Yerinde Kovid-19 Tedbirleri Denetimi
DÜZCE (AA) – Düzce Valisi Cevdet Atay, '7 Gün 7 Konu 7 Denetim' sloganıyla ülke genelinde gerçekleştirilen yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine yönelik denetimlere katıldı. Atay, Aziziye Mahallesi'ndeki semt pazarında esnafı denetleyerek sosyal mesafe kuralına uyulmasını istedi.Pazarcı esnafı ve vatandaşları dinleyen Atay, çocuklara maske dağıttı. Vali Atay, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, pazar yerinde esnafın maske kuralına özen gösterdiğini gözlemlediğini söyledi. Orta yaş grubuna maske, mesafe ve temizlik kurallarına biraz daha dikkat etmeleri yönünde çağrıda bulunan Atay, şöyle konuştu:'Genelde vatandaşlarımız kurallara uyma gayreti içinde. Bazı uymayan vatandaşlarımıza rastlıyoruz. Tabii gereken yaptırımlar uygulanıyor. Vatandaşlarımızın bazıları da maske takmayanlar konusunda şikayetçi. İnsanlar sadece kendi sağlığını değil, karşıdakinin kendisine vereceği zararı düşünerek gayet de haklı olarak bazen sitem ediyorlar. Bu konuda lütfen tüm vatandaşlarımız, diğer vatandaşlarımızın hakkı için onların sağlığı için, onlara zarar vermeme adına lütfen herkes bu kurallara uysun. Herhangi bir cezai yaptırımla da karşı karşıya kalmasınlar. Bu bizim borcumuz. Başka bir izahatı yok.' Karantina sürecini KYK yurtlarında geçirme talebinde bulunanların olduğunu söyleyen Atay, 'Düşünün ki hasta, başkasına zarar vermemek adına 'Bana bir yer bulun.' diyor. Bu talep doğrultusunda yurtlara yerleştirdiğimiz insanlar da var. Tek başına kaçak hastalar adına değil de diğer türlü de yerleşenler var.' ifadesini kullandı. Denetimde, Belediye Başkan Yardımcısı Cengiz Tuncer, İl Emniyet Müdürü Mehmet Ali Akkaplan, Düzce Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Mustafa Kayıkçı, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Tuncay Şahin, İl Genel Meclisi Başkanı Çiğdem Günal da yer aldı.
Reklam