Yıllık Bazda Artış Yüzde 11.89 Oldu: Ekim Ayı Enflasyon Yüzde 2.13
Ekim ayı enflasyon rakamları açıklandı. TÜFE aylık yüzde 2.13, yıllık ise 11.89 arttı. Ekim 2020'de, endekste kapsanan 418 maddeden, 324 maddenin ortalama fiyatında artış gerçekleşti. Fiyatı en çok artan ürün yüzde 38.58 ile erkek kazağı olurken, en çok ucuzlayan ürün yüzde 30.94 ile limon oldu.
Prof. Dr. Bekler: 'Marmara Depremi, İstanbul Nüfusunun Yüzde 20’sini Etkileyecek'
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, Türkiye’nin her 10 yılda bir 6 ve üzeri büyüklükte depremle karşı karşıya kaldığına dikkat çekerek, Marmara Denizi’nde beklenen depremin İstanbul nüfusunun yüzde 20’sini olumsuz yönde etkileyeceğini söyledi.
İzmir Depreminin 4. Günü: Can Kaybı 95'e Yükseldi, 5 Binada Çalışmalar Devam Ediyor
İzmir'de Cuma günü meydana gelen depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 95'e yükseldi. Yaralanan 994 kişiden 847’unun taburcu edildiği, 147 kişinin tedavisinin ise sürdüğü bildirildi. Dün geceki kurtarma çalışmalarından sevindirici haberler de geldi. Depremden 58 saat sonra Emrah Apartmanı enkazından 14 yaşındaki İdil Şirin yaralı çıkarıldı. 65'inci saatte ise 3 yaşındaki Elif Perinçek Doğanlar Apartmanı'ndan, Ares isimli bir köpek de Rıza Bey Apartmanı'ndan yaralı olarak kurtarıldı.AFAD ise 17 binada yürütülen arama kurtarma çalışmalarında, 12 binada çalışmaların tamamlandığını 5 binada ise çalışmaların devam ettiğini açıkladı. Gelişmeleri canlı olarak aktarmayı sürdürüyoruz...
Serda Kranda Yazio: Biz ki Zamanı Tırnak İçine Alıp Yaşadık*
İzmir depremiyle bir kere daha anladık ki bir yanımızın dökecek yaprağı bile yok, bir yanımız bahar bahçe. Ama biz ümitvar kimseler olarak yine de o baharlı bahçeli tarafa bakıyoruz. İyi de yapıyoruz. Ölenleri, kalanları, bekleyenleri, enkazdan çıkarılanları izledik. Tartışılıyor, böyle anlarda insanların en çaresiz an mahremiyetini gözetmeden yayınlar yapmak doğru mu diye… Güzel bir tartışma ama işte ne bileyim, bir yandan da insana insan olduğunu hatırlatıyor. Mesela Elâzığ depreminde çöken bir binadan çıkarılacak Hatun Teyze “baş örtüm yok” demişti de ona başını örtmeye hırka gibi bir şey vermişlerdi. Bu söz bin kitabın, beş yüz bin yasanın, milyonlarca ağzın attığı sloganın yapamadığını yapan bir söz değil mi? Ya da Soma faciasında kurtarılan bir maden işçisinin ambulansta “Çizmelerimi çıkarayım mı sedye kirlenmesin?” demesi. Bizim ülke dediğimiz yer tek tek insanlardan oluşur ve her bir tek, büyük ve derin ve benzersiz bir şeyin, bir hale bürünüp tezahür etmesidir. Evet mahremiyet elbette tartışılabilir ancak kimi zaman bir enkazı andıran memleketimizde onca hengamenin içinde kimlerin filiz filiz yaşadığını görmek de işte o baharlı bahçeye olan inancımızı da perçinliyor sanki.