Adana'da Kocasını Öldürdüğü İddiasıyla Tutuklanan Kadının Yargılanmasına Devam Edildi
ADANA (AA) - Adana'da, kendisine şiddet uyguladığını öne sürdüğü kocasını pompalı tüfekle öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan kadının yargılanmasına devam edildi.Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, hakkında ağırlaştırılmış müebbet talebiyle dava açılan sanık Fikriye Ö, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada Fikriye Ö'nün ailesi ve tarafların avukatları ile Adana Kadın Platformu üyesi avukatlar da hazır bulundu.Fikriye Ö, savunmasında, eşini bilerek ve isteyerek öldürmediğini, maktulün kendisine 'Seni vurup sakat bırakacağım.' dediğini ileri sürdü.'Daha sonra tüfeği bana verdi ve kafasına dayadı. Bana 'vur' dedi.' diyen Fikriye Ö, 'Ben daha sonra geri çekildim. Beni köşeye sıkıştırıp kendi tüfeği göğsüne doğru dayadı. Tüfeğin ucuna doğru birkaç defa vurdu. En son tüfek patladı ve kendisi yere düştü. Her şey bir anda gerçekleşti. Olayın asıl mağduru benim.' ifadelerini kullandı.Mahkeme heyeti, Fikriye Ö'nün tutukluluk halinin devamına karar verip duruşmayı eksikliklerin giderilmesi için erteledi.Merkez Seyhan ilçesi Gökçeler Mahallesi'nde 3 Eylül 2020'de kocası Hakan Ö'yü pompalı tüfekle öldürdüğü iddiasıyla Fikriye Ö. tutuklanmış, zanlı hakkında 'eşini kasten öldürmek' suçundan dava açılmıştı.
Pegasus Genel Müdürü Mehmet Nane, Iata Denetim Komitesi Başkanı Seçildi
İSTANBUL (AA) - Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü Mehmet T. Nane, Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliğinin (IATA) yönetim kurulu üyelerinin oylarıyla Denetim Komitesi Başkanı seçildi.Pegasus Hava Yolları'ndan yapılan açıklamaya göre Mehmet T. Nane, 19 Ocak 2021 tarihinden itibaren 3 yıllık dönem boyunca Denetim Komitesi Başkanı olarak görev yapacak. 1945 yılında kurulan IATA, bugün 120 ülkeden 290 üye hava yolu şirketi ile toplam hava trafiğinin yüzde 82'sini temsil ediyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü Mehmet Nane, global havacılık sektörünün tarihte eşi görülmemiş zorlu bir dönem geçirdiğine dikkati çekerek böyle bir dönemde Denetim Komitesi Başkanlığına seçilmekten gurur duyduğunu dile getirdi. Mehmet Nane, 'Koşullar ne kadar zorlu olursa olsun; IATA olarak havayolu taşımacılığının en yüksek hızda, emniyette, güvenlikte, uygunlukta ve verimlilikte gerçekleşmesi hedefiyle var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Global havacılık sektörü olarak, kıymetli paydaşlarımızla birlikte gösterdiğimiz üstün gayret ve çalışmalara devam ederek, bu zorlu günleri hep birlikte aşacağız.' ifadelerini kullandı. Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü Mehmet T. Nane, 2019 yılında Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliğinin yönetim kuruluna seçilmişti.
AB Konseyi Başkanı Michel, Rusya Devlet Başkanı Putin İle Navalnıy'ı Görüştü
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşerek gözaltına alınan Rus muhalif Aleksey Navalnıy'ın serbest bırakılması çağrısında bulundu.AB Konseyinden görüşmeye ilişkin yapılan açıklamaya göre, Michel, Navalnıy'ın gözaltına alınması hakkında AB'nin endişe duyduğunu Putin'e iletti.Navalnıy'ın haklarına saygı gösterilmesini talep eden Michel, Rus muhalifin acilen serbest bırakılması ve kendisine yönelik suikast girişimiyle ilgili şeffaf soruşturma başlatılması gerektiğine yönelik AB üyelerinin çağrıda bulunduğunu vurguladı.Michel ayrıca AB liderlerinin mart ayındaki zirve toplantısında AB-Rusya ilişkileri hakkında stratejik bir oturum düzenleme niyeti bulunduğunu aktardı. Michel ve Putin'in Navalnıy meselesinin yanı sıra Kovid-19 salgınıyla mücadelede küresel dayanışmanın önemine değindiği bildirildi.Kremlin muhalifi Aleksey Navalnıy, 20 Ağustos 2020'de Rusya'nın Tomsk şehrinden Moskova'ya giderken uçuş esnasında fenalaşmış, uçak Omsk şehrine inmişti. Omsk'taki hastaneye kaldırılan Navalnıy'ın çayına karıştırılan bir maddeyle zehirlendiği öne sürülmüştü. Navalnıy, 22 Ağustos 2020'de Omsk'tan özel bir uçakla Berlin'deki Charite Hastanesi'ne nakledilmişti. 44 yaşındaki Navalnıy, tedavi gördüğü Almanya'dan döner dönmez Moskova'daki havaalanında 17 Ocak'ta gözaltına alınmıştı.Mahkeme, Navalnıy'ın '29 Aralık 2020'den beri denetimli serbestlik süresini defalarca ihlal ettiği' gerekçesiyle 15 Şubat'a kadar tutuklu kalmasına karar vermişti.
Avusturya'da Yaşayan Gurbetçilerden Tokat'taki Çocuklara Giyecek Yardımı
TOKAT (AA) - Avusturya'da yaşayan gurbetçiler, kurdukları 'Avusturya Gönüllüleri Platformu' üzerinden Tokat'taki ihtiyaç sahibi çocuklara bot ve mont yardımında bulundu.Platform tarafından Tokat'ın Niksar ilçesindeki kırsal kesimde yaşayan ihtiyaç sahibi çocuklara 35 çift ayakkabı ile mont gönderildi. Avusturya Gönüllüleri Platformu Başkanı Sevim Sevinç, Türkiye'nin her noktasındaki ihtiyaç sahibi çocukları sevindirmeyi amaçladıklarını belirterek, 'Doğu ve Güneydoğu'nun yanı sıra Tokat, Samsun, Van, Giresun ve Sinop'ta çocuklara yardım yaptık. Bu kış günlerinde hem çocuklarımızı hem de onların mutluluğuyla içimizi ısıtalım istedik. Bu çalışmada bize destek veren hayırseverlerimize teşekkürlerimizi sunarız.' ifadelerini kullandı.
Çankırı'da "112 Acil Çağrı Merkezi" Hizmete Girdi
ÇANKIRI (AA) - Çankırı'da acil çağrıların tek merkezden yönetileceği '112 Acil Çağrı Merkezi' hizmete açıldı.İçişleri Bakanlığınca tüm acil çağrıların tek numara ve merkezden karşılanarak sevk ve koordine edilmesi kapsamında 81 ilde '112 Acil Çağrı Merkezi' adı altında hayata geçirilen çalışmalardan biri olan Çankırı'daki '112 Acil Çağrı Merkezi', Abdülhalikrenda Mahallesi'ndeki yeni binasında hizmete girdi.Vali Abdullah Ayaz, merkezin açılışı dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada, ülke genelinde gerçekleşen dönüşümün ve devrimin açılışına şahitlik ettiklerini söyledi.Acil durum, doğal afet gibi hadiselerin hayatın bir gerçeği olduğuna işaret eden Ayaz, 'Bunlara hazırlıklı olmamız en büyük amacımız. Bakanlığımız ve Bakanımızın da büyük önem verdiği, son yıllarda 112 Acil Çağrı Merkezlerini dönüşüm projesini başlatmış olduk. İnşallah 55'inci il olarak 112 Acil Çağrı Merkezimizi devreye almış oluyoruz. Önümüzdeki süreçlerde acil durumlara müdahale edecek birimlerimizin daha iyi koordine olmasını, hizmetin daha iyi sunulmasını, hem arkadaşlarımızın hem de vatandaşlarımızın daha rahat şekilde acil durumlarda merkezimize ulaşmasını ve koordine olmasını sağlamış olacak.' ifadesini kullandı.AK Parti Çankırı Milletvekili Salim Çivitcioğlu da açılan tesisle artık vatandaşların aklında tek bir numara olacağını dile getirerek, 'Koordinasyon çok iyi şekilde sağlanacak. Herhangi bir trafik kazasında 112’yi aradığında orada sağlık ekibinin olması gerekiyorsa arkadaşlar gerekli çalışmalarını yapacaklardır.' dedi.Acil Çağrı Hizmetleri Daire Başkanı Tarik Bahadır da 112 Acil Çağrı Merkezi arandığı anda arayan kişinin konumunu 8 metre sapmayla alabildiklerini vurgulayarak şunları kaydetti:'Vatandaş bulunduğu yeri tarif edemese bile acil çağrı hizmetini, konumu sayesinde kurumlarımız vermiş olacak. Yazılımları devam ediyor. Telefon altyapısı üzerinden ulaşma imkanı olmadığında data hatları üzerinden erişim sağlayan bir sistem üzerinde çalışılıyor. İlerleyen zamanlarda Çankırı'mızda da istendiğinde vatandaşlarımız indireceği bir uygulama üzerinden acil çağrılarını merkezimize iletebilecekler. Nasip olursa şubat ayı sonuna kadar 70 ilimizde acil çağrı merkezleri hizmet vermeye devam edecek. Bakanımızın talimatı doğrultusunda haziran ayının sonuna kadar 81 ilimizde acil çağrı merkezlerimiz hizmet vermeye başlayacak. İnşallah Cumhurbaşkanımızın katılımıyla 81 ilimizde merkezlerimizin açılışı yapılacak.'Konuşmaların ardından hizmet binasının açılışı gerçekleştirildi.
Gaziantep'te Hırsızlık Yaptıkları İddiasıyla 8 Şüpheli Tutuklandı
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'in Nizip ilçesinde hırsızlık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 8 zanlı tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Nizip İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, farklı zamanlardaki 4 hırsızlık olayının zanlılarını yakalamak için çalışma başlattı.Bölgedeki güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen ekipler, şüphelilerin 8 kişi olduğunu tespit etti.Gözaltına alınan 8 zanlının ikametlerinde, çalıntı olduğu belirlenen 2 motosiklet, 1 cep telefonu ve çeşitli eşyalar ele geçirildi.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 8 şüpheli tutuklandı.
Reklam
İçişleri Bakanı Soylu, Polis Arama Kurtarma Tanıtım Programı'nda Konuştu: (2)
ANKARA (AA) - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 'Karşı karşıya kaldığımız hiçbir afette, 'nerede kaldı bu devlet?' sözüne düçar olmadık, 'nerede kaldı bu devlet' diye herhangi bir haykırışın muhatabı olmadık.' dedi.Emniyet Genel Müdürlüğü Gölbaşı Yerleşkesi'nde düzenlenen Polis Arama Kurtarma (PAK) Tanıtım Programı'nda konuşan Soylu, afet anı müdahale kapasitesine bugün çok büyük kurumsal tecrübe ve güç kattıklarını belirterek, PAK'ın afet yönetimi stratejisinin bilinçli bir parçası olduğunu söyledi.Soylu, geçen yıl Özel Harekat Başkanlığı bünyesinde 8 il emniyet müdürlüğünde, Güvenlik Daire Başkanlığına bağlı Ankara ve İstanbul Takviye Hazır Kuvvet müdürlükleri ile 7 il emniyet müdürlüğünün çevik kuvvet şube müdürlüğünde PAK birlik amirlikleri ve şube müdürlükleri kurduklarını bildirdi.PAK birimlerinde görevlendirilmek üzere 2 bin 240 personele eğitim verilmesinin planladığını aktaran Soylu, bugüne kadar 1011 personelin eğitimlerinin tamamlandığını, diğer personelin eğitimlerinin gelecek günlerde tamamlanacağını kaydetti.Soylu, PAK personelinin 8 hafta eğitim aldığını ve eğitimlerin süreceğini belirtti.'PAK, afetlere müdahalede gücümüze güç katacak'PAK'ın arama kurtarma çalışmalarında kullanması için tam teçhizatlı orta tonajlı 3 arama kurtarma aracını da envantere kattıklarını anlatan Soylu, 'İnanıyorum ki Polis Arama Kurtarma ekibimiz, afetlere müdahale konusunda gücümüze güç katacaktır.' dedi. Bakan Soylu, afetler konusunda yaklaşan tehlikeye işaret ederek, güvenlik tehditlerine karşı güçlü bir strateji ve kabiliyete sahip olduklarını ancak afet tehlikelerine karşı vatandaşın teyakkuzuna da ihtiyaç bulunduğunu belirtti. 'Söz üretmiyoruz, iş üretiyoruz'Vatandaşlardan afet eğitimlerine 'kulak kabartmasını' isteyen Bakan Soylu, şöyle devam etti:'Biz devlet olarak üzerimize düşen vazifeyi yapıyoruz. İl afet risk azaltma planlarımız, eğitimlerimiz, cihazlarımız, kapasitelerimiz ve bütün halimizle milletimizin emrine amadeyiz. Tüm arkadaşlarımız, afetlerde hiçbir riskten çekinmeden ve fedakarlıklarla enkaz altındaki çalışmalarıyla, sivil toplum kuruluşlarımız da vatandaşımızın günlük ihtiyacını karşılamasıyla bir anlayışı ortaya koymaya çalışıyoruz. Ama vatandaşlarımızdan da afet anı, öncesi ve sonrasında beklentilerimiz var. 2021 yılını 'Afet Eğitim Yılı' ilan ettik. Geçen yıl 'Afetlere Hazırlık Yılı' idi. İşin ucunu bırakmıyoruz. Biz söz üretmiyoruz, iş üretiyoruz. İş üretmeye de devam edeceğiz.Dikkat edin, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde karşı karşıya kaldığımız hiçbir afette, 'nerede kaldı bu devlet?' sözüne düçar olmadık, 'nerede kaldı bu devlet' diye herhangi bir haykırışın muhatabı olmadık. İnşallah, Allah böyle bir haykırışın muhatabı olmayı da nasip etmez. Onun için hazırlıklı olmalıyız.'Türkiye'nin afet bölgesi olduğunun unutulmaması gerektiğini vurgulayan Soylu, bunu, herkesin baş ucu cümlesi yapması tavsiyesinde bulundu.Vatandaşlardan binalarının deprem dayanaklılığını test ettirmelerini isteyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, deprem anında yapılması gerekenlerin de tatbik edilmesi uyarısını yaptı. Konuşmasının ardından Soylu, arama kurtarma çalışmalarında kullanılacak araçların anahtarlarını PAK personeline takdim etti.Süleyman Soylu, program sonrası basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularına, 'Arkadaşlar, ne programındayız şu anda? Türkiye, afet bölgesidir ve her birimizin afetlere karşı hazırlıklı olması önemlidir.' yanıtını verdi.'Vatandaşın yardımına koşmak en asli görevimiz'Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş da törende yaptığı konuşmada, Emniyet Teşkilatının, 'Önceliğimiz insan' diyerek her durum ve şart altında vatandaşların yardımına koşmayı en asli görev kabul ettiğini söyledi.İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun talimatıyla Türk Polis Teşkilatı bünyesinde doğal afetlere müdahale edebilecek bir yapıyı kurarak çok önemli bir adım attıklarını ifade eden Aktaş, 'Enkazdan son vatandaşımız çıkarılana kadar hepimiz enkaz altındayız. Tüm yüzler gülene kadar her birimiz görevimizin başındayız.' anlayışıyla afetlerde de vatandaşın yanında olmaya devam edeceklerini kaydetti.İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, arama kurtarma çalışmalarında kullanılacak araç ve malzemelerin bulunduğu sergiyi gezdi, yetkililerden bilgi aldı.(Bitti)
Antalya'da Yaşlı Kadının Darbedilerek Öldürülmesiyle İlgili Aranan İkinci Şüpheli De Yakalandı
ANTALYA (AA) - Antalya'nın Kepez ilçesinde 85 yaşındaki kadını evinde darbederek öldürdükleri iddiasıyla aranan şüphelilerden ikincisi de yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Emek Mahallesi'ndeki evinde ölü bulunan Şadiye Öztürk'ün katil zanlısının yakalanmasının ardından eşkali belirlenen diğer şüpheli S.D'nin de yakalanması için çalışmalarını derinleştirdi.Kepez ilçesinde düzenlenen operasyonla gözaltına alınan zanlı, sağlık kontrolünün ardından Asayiş Şube Müdürlüğüne götürüldü. OlayEmek Mahallesi'nde apartmanın giriş katındaki dairede yalnız yaşayan Şadiye Öztürk, komşuları tarafından 19 Ocak'ta evinde ölü bulunmuş, başında kan olan yaşlı kadının evindeki eşyanın dağınık olduğu görülmüştü.Adli Tıp Kurumunca yapılan ilk incelemede yaşlı kadının başına aldığı darbe sonucu öldüğü saptanmış, güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen polis ekipleri iki şüphelinin eşkalini belirlemişti. Zanlılardan H.K. dün Alanyalı Camisi'nin tuvaletinde Yunus timlerince yakalanmıştı.
Reklam
Analiz - ABD'nin Yeni Başkanı Biden'ı Trump Sonrası Dönemde Zorlu Bir 4 Yıl Bekliyor
NEW YORK (AA) - İSLAM DOĞRU - ABD'de 6 Ocak 2020'de yaşanan tarihi Kongre baskını sonrası iki haftalık gergin bekleyişin ardından yeni Başkan Joe Biden'ın çarşamba günkü yemin töreni olaysız atlatıldı.Sembolik bir törenden ziyade ülkede güvenlik önlemlerinin test edildiği bir programa dönüşen yemin töreninin ardından Biden, Beyaz Saray'daki başkanlık koltuğuna oturdu ve ilk icraatı, eski Başkan Donald Trump'ın 4 yıllık iktidarı boyunca yürürlüğe soktuğu tartışmalı uygulamaları iptal eden 17 ayrı başkanlık kararnamesini imzalamak oldu.Şu an ülkede Biden'ın başkanlığına ümitle bakılan genel bir hava hakim. Ana akım medya ve iş dünyası Biden'a en üst seviyeden kredi açmış görünüyor, öte yandan yeni başkanın önünde Trump sonrası aşılması gereken uzun ve engebeli bir süreç bulunuyor.Biden'ın, sıra dışı, öngörülemez biçimde, devlet teamüllerinin dışında başkanlık yapan Trump'tan geriye kalan iç ve dış politikadaki sorunlarla boğuşması ve ülkeyi Trump öncesi rotaya sokması bekleniyor.İç politikada Kovid-19 salgını liste başındaBiden'ın iç politikada en öncelik verdiği konuların başında, ülkeyi alt üst eden yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınını kontrol altına alma hedefi geliyor. Kovid-19 verilerinin derlendiği 'Worldometers' internet sitesine göre, vaka sayısı 25 milyonu geçen ülkede can kaybı da 420 bini aşmış durumda.Kovid-19 salgınının, başkanlık yarışında kendisine Beyaz Saray'ın yolunu açtığının bilincinde olan Biden, salgını bir an önce kontrol altına alamaz ise seçim kampanyası sırasında bu konuda becerisizlikle suçladığı selefi Trump'ın durumuna düşeceğinin farkında.Biden nitekim göreve geldiği ilk gün Beyaz Saray'da imzaladığı ilk kararnameyle federal kurumlarda ve devlet dairelerinde maske takmayı zorunlu hale getirdi.Joe Biden'ın önündeki bir diğer önemli mesele de salgından darbe yiyen ABD ekonomisi. Çalışma Bakanlığının Aralık 2020 istatistiklerine göre, ülkede işsizlik yüzde 6,7 civarında. Mart-Nisan 2020'deki ilk dalgada işsizlik oranlarına kıyasla göstergeler çok iyi durumda olsa da Kovid-19'dan önce bu oranın 3,5 civarında olduğu biliniyor.Biden siyasi kutuplaşmayla da mücadele etmek zorundaYeni başkanı bekleyen en zorlu sorunlardan biri de ABD'de son 4 yılda zirveye çıkan siyasi kutuplaşma. Siyasi kutuplaşmaya, ırkçılık, göçmen karşıtlığı, adaletsizlik gibi toplumsal sorunlar eşlik ediyor. Biden, yemin töreni konuşmasında 'birlik' mesajını üstüne basarak verse de Trump'ın ardında bıraktığı siyasi ve toplumsal miras, yeni başkanın uzun süre peşini bırakmayacak gibi görünüyor.Trump'ın, tarihte Cumhuriyetçi Parti içinde en fazla oyu almasına rağmen seçimi kaybedip Beyaz Saray'a veda etmesi ve 75 milyon Trump seçmeninin neredeyse yüzde 70'inin hala başkanlık seçimine 'hile' karıştırıldığı iddiasına inanmasının, toplumda Biden yönetimine güven sorunu yaratması bekleniyor. Bu sorun, Biden döneminde muhtemelen kapanmayan toplumsal yara olarak yeni başkanın başını ağrıtmaya devam edebilir.Bu bağlamda şuna da vurgu yapmak gerekiyor; ABD'de başkanlar görevleri sona erdikten sonra genelde siyaset sahnesinden çekilip anılarını yazarken, Trump, başkanlığında olduğu gibi başkanlık sonrası dönemde de bu geleneğe uymayacak gibi duruyor.Andrews Hava Üssü'nden Florida'daki malikanesi Mar-a Lago'ya uçmadan önce başkan olarak yaptığı son konuşmada Trump'ın, 'Başka bir formda, bir şekilde görüşeceğiz' şeklindeki ifadesi bunun işaretçisi olarak görülüyor. Bu söylem, Trump'ın Cumhuriyetçi Partide geleneksel akıma karşı kendi partisini kurabileceği şeklinde de değerlendiriliyor.Donald Trump, yeni bir parti kurarsa sistemde Beyaz Saray'a muhalefet eden tek yapı konumundaki Kongre dışında bir ilke imza atarak Demokrat yönetime muhalefet eden bir hareket olarak siyasetteki varlığını sürdürebilir.Öte yandan, Biden iktidarı sırasında Trump için yargılama süreci de ihtimal dahilinde. New York Başsavcılığı, daha başkanlığı döneminde Trump hakkında vergi kaçırma nedeniyle soruşturma başlatmıştı. Artık başkanlık dokunulmazlığı kalmayan Trump'a veya ailesine yönelik benzeri soruşturmalar, eski başkanı ülke gündeminin ilk sırasına yerleştirebilir. Bu durumun Trump ile destekçileri arasındaki bağı eski başkanı kahramanlaştırarak diri tutabileceği de öngörülüyor.Biden'ın dış politika çizgisi Obama döneminin devamı olabilirBiden'ın dış politikada, kabinesine seçtiği isimlere bakarak Obama döneminden çok farklı bir yol izlemeyeceği söylenebilir. Joe Biden, küresel masaya tekrar oturmak istediğini ve ABD'nin Trump öncesi yürüttüğü klasik dış politikaya dönmeyi hedeflediğini açıklarken, yeni dönemde ülkelerle ilişkilerde tekrar devletlerin kurumsal yapılarının öne çıkması, kapalı kapılar ardında diplomasiye dönülmesi bekleniyor.Bu anlamda uluslararası siyasetin, beklentilerin ve tepkilerin daha tahmin edilebilir hale geleceği bir zemine kayması ihtimali güçleniyor. Biden döneminde Türkiye ile ilişkilerABD-Türkiye ilişkilerinin Biden döneminde nasıl bir seyir izleyeceği de merak edilen konuların başında geliyor.Biden'ın dış politika ekibinden üç isim, Dışişleri Bakanı adayı Anthony Blinken, Savunma Bakanı adayı Lyod Austin ile ulusal güvenlik ekibinde Orta Doğu ve Kuzey Afrika Koordinatörlüğüne getirileceği açıklanan Brett McGurk, Türkiye'yi yakından ilgilendiren isimler olacak.Bu isimlerin Obama döneminde Suriye'de DEAŞ'a karşı mücadele adı altında, YPG/PKK terör unsurlarıyla yakın iş birliği politikası izlemesi, Suriye artık Obama dönemindeki Suriye olmasa da bölgede Türkiye ile ABD arasında aynı sorunların yeniden yaşanması ihtimalini taşıyor.Biden döneminde Türkiye ile çözüm bekleyen diğer en önemli husus, Rusya'dan alınan S-400 hava savunma sistemleri. Trump, S-400 konusunda yeri geldiğinde Türkiye'nin haklılığını dillendirmekten çekinmezken, Biden'ın bu konuda Kongrenin, Pentagon'un ve Türkiye karşıtı lobilerin daha fazla etkisinde kalabileceği düşünülüyor.Ancak Biden yönetiminin gerek Suriye gerek S-400 konusunda Türkiye'yi Rusya'nın çekim alanına iten tutumlardan vazgeçerek daha yapıcı ve makul politikalar izlemesi de beklentiler arasında. Trump'ın aksine NATO'yu önemseyen Biden'ın, yarım asırdan fazladır NATO'da en önemli müttefiklerinden biri olan Türkiye'den, en azından jeopolitik ve bölgesel güç konumu nedeniyle kolay vazgeçebileceğine ihtimal verilmiyor.Bunun dışında, Doğru Akdeniz, Libya, Ege, Kafkaslar gibi daha birçok konu, iki ülke arasında masaya yatırılması muhtemel başlıklar olarak bekliyor.Biden yönetiminin, kurumsal yapıların dışında Washington'da dış politikayı etkileyen Ermeni, Rum ve İsrail lobilerinin etkisine açık olduğu dikkate alındığında, Türkiye, gelecek 4 yıl boyunca masada ne kadar haklı bir pozisyonda olduğundan ziyade haklılığını, kamu diplomasisiyle ne kadar anlatabileceğiyle sınanacak gibi görünüyor.Özetle Biden yönetiminin, Türkiye ile ilişkilerde iniş çıkışlı tümseklere ve keskin virajlara rağmen, uzun vadede her iki ülkenin çıkarına bir iş birliği için çözümler üretmeye açık olacağı en azından ümit ediliyor.
İran'da Son 24 Saatte Kovid-19'Dan 75 Kişi Hayatını Kaybetti
TAHRAN (AA) - İran'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 75 artarak 57 bin 225'e yükseldi.Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Sima Sadat Lari, yaptığı açıklamada, Kovid-19 salgınında son 24 saatte 75 kişinin hayatını kaybettiğini, 6 bin 305 yeni vaka tespit edildiğini ve bunlardan 589'unun hastanelere yatırıldığını belirtti.Lari, böylece virüs kaynaklı toplam can kaybının 57 bin 225'e, vaka sayısının da 1 milyon 360 bin 825'e çıktığını aktardı.Kovid-19'a yakalanan hastalardan 4 bin 134'ünün yoğun bakım ünitelerinde tedavi gördüğünü söyleyen Lari, salgının başlangıcından bu yana iyileşenlerin sayısının ise 1 milyon 151 bin 676'ya ulaştığını ifade etti.Lari ayrıca, ülkede yapılan toplam test sayısının bugün itibarıyla 8 milyon 796 bin 864 olduğunu kaydetti.
Irak Başbakanı Kazımi, Bağdat'taki Saldırıda Güvenlik Zafiyeti Olduğunu Yineledi:
BAĞDAT (AA) - Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi, başkent Bağdat'taki saldırıda güvenlik zafiyeti bulunduğunu tekrarlayarak bir daha bunun yaşanmasına izin vermeyeceklerini söyledi.Başbakan Kazımi, dün başkentte 32 kişinin ölümüne, 110 kişinin yaralanmasına yol açan saldırının ardından Ulusal Güvenlik Konseyini olağanüstü topladı. Toplantıdaki konuşmasında terör örgütü DEAŞ'ın Bağdat'ta saldırılar düzenlemek için her gün çaba içinde olduğuna dikkati çeken Kazımi, dünkü intihar saldırısıyla ilgili yine güvenlik açığından söz etti.Kazımi, 'Güvenlik sadece basında konuşulacak bir kelimeden ibaret değil, sorumluluktur. İnsanlarımızın ve çocuklarımızın hayatı ucuz değil. Vatandaşların güvenliğini koruma sorumluluğunu üstlenmeyenler görevlerini bıraksınlar. Dün yaşananlar güvenlik zafiyeti ve açığıydı. Bunun tekrarlanmasına izin vermeyiz.' ifadelerini kullandı.Irak Başbakanı, istihbarat birimlerinde bazı zorlukların bulunduğunu ve bunların giderilmesini bizzat kendisinin takip edeceğini dile getirdi. Kazımi, sözlerini şöyle sürdürdü:'Irak, tek bir devlettir ve tüm güvenlik ve askeri birimleri tek ruhla çalışmalıdır. İstihbarat birimlerinin tek çatı altına toplanmasını sağlayacağız. Güvenlik makamı sorumluluktur. Bir güvenlik açığı yaşandığında da sorumluluğu güvenlik liderleri üstlenir. Irak'ın bu tarihi döneminde güvenlik, siyasi ve ekonomik alanda liyakatli liderler yetiştirme görevimiz bulunuyor.'Bağdat'ta dün bir pazar yerinde çifte intihar saldırısı sonucu 32 kişi hayatını kaybetmiş, 110 kişi yaralanmıştı. Saldırıyı terör örgütü DEAŞ üstlenmişti.Irak Başbakanı Kazımi, dünkü açıklamasında da olayda güvenlik açığı bulunduğuna işaret etmiş, akşam saatlerinde askeri ve güvenlik bürokrasisinde üst düzey isimleri görevden almıştı.
Reklam
Tarihçi Ve Yazar Yavuz Bahadıroğlu'nun Vefatı
İSTANBUL (AA) - Yavuz Bahadıroğlu mahlasıyla bilinen tarihçi ve yazar Niyazi Birinci'nin vefatının ardından basın ve edebiyat dünyasından birçok isim üzüntüsünü dile getirdi.Tarihçi yazar Mustafa Armağan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:'Cesaret bir tarihçide aranacak vasıflardan sayılmaz ama bu ülkede tarihçi cesur olmazsa söyleyecekleri boğazında düğümlenip kalır. Aynı şekilde güzel yazmak da tarihçiliğin olmazsa olmazlarından değildir ama müzmin okuma tembelliğimiz göz önünde bulundurulduğunda kalemin pırıltısı cezbeder okuru. Keza tarihi tatlı bir üslupla anlatmak da bir yazarın niteliklerinden değildir ama okumaktan çok dinlemeye meyyal bir toplumda güzel konuşmanın kalp ve zihinleri açtığına şahit oluruz.İşte merhum Yavuz ağabey bu üç vasfı kendisinde birleştirebildiği, bir de bunlara yüreğini, samimiyetini, tarihin içinden geliyormuşçasına kükreyen sesini katmayı bildiği için cesaretiyle, kalemiyle, kelamıyla, en önemlisi, kurucu başkanlığına aday olduğu 'Yürek Devleti'yle yüzbinlerin, hatta milyonların kalbinde taht kurmayı başarmıştı.Gerçi bunu başarmak hiç kolay olmadı. Toprak çoraktı, besleyecek gübre lazımdı, bulup üzerine yaydı. Çapalanması gerekiyordu, elleriyle çapaladı. Fidanlar lazımdı, buldu, ekti, yüreğinden estirdiği güzellik rüzgarıyla ve o rüzgarın getirdiği gümrah bulutlardan akan bereketli yağmurlarla suladı. Adım adım dolaştı Anadolu'yu, yetmedi Avrupa'daki vatandaşlarımıza uzattı elini, dilini, kalbini. Böylece neredeyse bir ömür boyu bu topraklarda kimliği ve şahsiyeti olan bir orman yetişmesi için emek verdi.Topraklarımıza içinden yağmur sağdığı bulutlar tarih diyarından sökün ediyordu. Yaşanmış tarih yaşanması gerekenleri öğretiyordu gençliğe. 'Buhara Yanıyor'da içimize çöreklenen sancı Sunguroğlu'nun bükülmez şecaatiyle dengeleniyor, Osman Gazi'nin alplerinden Yavuz Sultan Selim'in Hilafet sancağına, Sultan IV. Murad'dan son kitabı Şeyh Şamil'e uzanan baş döndürücü bir tarih galerisi uzanıyordu önümüzde. Altı ayrı mahlasla yazdığını söyleyip kendisini küçümsemeye kalkanlara 'Ortada yazar mı vardı ki! Eli kalem tutan birini buldu mu millet her şeyi yazmamızı istiyordu. Ben de beşe, altıya bölünerek bu eksiği kapamaya adadım kendimi' demişti.Velhasıl yazı dünyamız hala Ahmed Midhat Efendi'lere muhtaç. Yavuz Bahadıroğlu'nun tarih üzerinden bir milleti diriltme gayreti milyonların yüreğine dokunabildiği için hepimize örnek olmalı. Unutmayalım ki kalp sarayı dünyadaki saraylardan daha uzun ömürlü. O güzel yüreğin atışlarının içimizde, hafızamızda, konuşmalarımızda devam edeceği muhakkak.Yunus Emre öyle dememiş miydi, 'Ölür ise ten ölür / Canlar ölesi değil'. Bize daima ölmeyenlerin hikayelerini anlatan Yavuz ağabeyin ölmesi mümkün mü? Ne demişti Mevlana, 'Gül bahçesine giren gül olur, gül olamazsa da gül kokar'. Rabbim cümlemize onunki gibi gül kokan ölümler nasip etsin.''Allah onu yazsın diye yaratmış'Gazeteci Ahmet Tezcan, Niyazi Birinci'nin tarihi romanlarıyla okurlara tarih bilinci aşıladığına dikkati çekerek, 'Yavuz Bahadıroğlu tarihi romanlarıyla tanınan biriydi. Sürekli yazardı. Benim bildiğim kendi Niyazi Birinci adı ve Yavuz Bahadıroğlu dışında 3 müstear isimle tarihi romanlar, çocuk hikayeleri, şiirler, makaleler, hikayeler yazardı. Allah onu yazsın diye yaratmış.' dedi.Birinci'nin davudi sesiyle sohbetine doyum olmadığını anlatan Tezcan, 'Çok hoş bir insandı, çok hoş gülerdi. O kadar güzel sesi vardı ki, şiir gibi onu dinlerdiniz. Ayrıca çok da mücadeleci bir adamdı. İnandığı meseleleri sonuna kadar savunur ve onları hayatında yaşamaya çalışırdı. Biz onu öyle tanıdık. Allah gani gani rahmet eylesin.' diye konuştu.'Ahmet Mithat Efendi'den sonra en çok yazan kişiydi'Yazar Mehmet Paksu da Birinci'yle 40 yıl birlikte çalıştıklarını dile getirerek, 'Birçok konuda yazdı. Çocuk kitapları, romanlar, tarihi kitaplar, aileyle ilgili kitaplar, Yeni Nesil gazetesinde 4-5 imza ile yazardı. Romanlarını yazma anlarına şahidim. Sabah namazına kadar yazar, sonra 2 saat uyur, sonra gelir gazetede kendi odasında çalışmaya devam ederdi. Yani günlük 1-2 saatlik uykuyla hayatı geçti.' ifadelerini kullandı.Birinci'nin birçok insanın elinden tutarak yardım ettiğini ve yazar olmasına vesile olduğunu hatırlatan Paksu, 'Arkadaş, dost canlısı, bizim için bir abiydi. Türkiye'de Avrupa'da binlerce konferans verdi. Çok iyi bir hatipti. Saatlerce dinleyicileri tutardı, iyi bir radyo programcısıydı. Kimsenin önünde eğilmedi. Biz beraber 1981'de Can Kardeş çocuk dergisini çıkarmıştık. Derginin 3'te 2'sini kendisi yazardı. Ahmet Mithat Efendi'den sonra tanıdığım en çok yazan kişiydi Yavuz Bahadıroğlu. Mithat Efendi de her konuda yazan biriydi. Ailesine çok düşkün, çocuklarına çok düşkün biriydi. İyi bir aile babasıydı.' değerlendirmesinde bulundu. Yazar Vehbi Vakkasoğlu ise Yavuz Bahadıroğlu'nun yazıya aşık bir yapısı olduğuna değinerek, 'Yıllarca komşuluk yaptık. Sabaha kadar daktilosunun sesi bitmezdi. Yani yazmak onda bir sevda halindeydi. Daha doğrusu 1970'li yılların ortasından itibaren örnek aldığımız biriydi. Yorulmak bilmezdi. Bir hizmet aşkıyla, bu milletin evlatlarına irfan kültüründen bir nebze güzellik sunabilmek için gecesine gündüzüne katan bir insandı.' dedi.Birkaç kuşağın Bahadıroğlu'yla okumayı, ecdadını ve tarihi sevdiğini aktaran Vakkasoğlu, şöyle devam etti:'Tarihi romanları çok önemli bir boşluğu doldurdu. Reklamsız, tanıtımsız Anadolu insanının köklerine dönme heyecanı içinde yayıldı gitti kitapları. İşini bir sevda haline getirmiş olan Yavuz Bahadıroğlu tarihin ibretli, ders ve heyecan yanlarını bir avuç adam içinde en fazla aşk ve şevkle gündeme getiren kişi oldu. Bu hizmeti unutulur değil. Gerçekten azimli ve kararlı bir insandı. Hiçbir zorluk onun önünü kesmedi. Pandemiden önce yaşlılığına rağmen bütün fuarlara, davetlere, konferanslara giderdi. Özellikle işin içinde gençler varsa yorulmadan hepsine katılmıştır.' 'Milletin ruh kökünü, dününü, yarınına bağlayan muhteşem bir kalemdi'Bir dönem Moral FM Genel Müdürlüğü yapan Haluk İmamoğlu, Birinci'yle yaklaşık yarım asırlık beraberliği olduğunu ifade ederek, 'Rize'den İstanbul'a geldiğinde gazeteciliğe başladı. O zamanlar ilk yazdıklarını bana gösterirdi. Gerçekten yazma kabiliyeti vardı. 10 yıl Moral FM'de haftanın olaylarını yorumladık beraber. Milletin ruh kökünü, dününü, yarınına bağlayan muhteşem bir kalemdi.' dedi.
İstanbul Kadılığı Dairesi Müftülük Tarafından Yeniden İhya Edildi
İSTANBUL (AA) - Fatih'in Süleymaniye Mahallesi'nde müftülük bahçesinde bulunan ve çıkan yangınlarla yıkılan İstanbul Kadılığı Dairesi aslına uygun olarak ihya edildi.İstanbul Müftülüğü'nde düzenlenen açılış törenine, İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Ali Özyiğit, Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, Vakıflar 1. Bölge Müdürü Hayrullah Çelebi, eski İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz ve davetliler katıldı.Törende konuşan İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı, yeniden yapılan binanın 1826’da Sultan 2. Mahmud'un emri ile Yeniçerilerin merkezi iken Bab-ı Meşihat'e yani Şeyhülislamlık makamına dönüştüğünü bildirdi.Binanın 1926'da geçirdiği yangın sonrası kullanılamaz duruma geldiğini ifade eden Maşalı, Diyanet İşleri Başkanlığının kurulmasıyla binanın İstanbul Müftülüğüne devredildiğini aktardı.Binanın Kadı Konağı olarak hizmet verdiğini, müftülük tarafından kullanılan binanın ise Fetva Makamı olduğunu anlatan Maşalı, '2018'de Hasan Kamil Yılmaz hocamızın müftülüğü döneminde tarihi binanın yeniden ihyası için çalışmalar başlatıldı. Hocamın başlattığı bu hizmeti tamamlamak bir talebesi olarak bana nasip oldu. Müftülük binası olarak kullandığımız Fetvahane binası da 1982'de bir yangın geçirdi ve yeniden inşa edildi. Ancak bina aslına uygun inşa edilmemiş. Biz bu binayı da aslına uygun şekilde ihya etmeyi amaçlıyoruz.' şeklinde konuştu.İstanbul Vali Yardımcısı Özyiğit de yaptığı konuşmada kadılık müessesesinin Osmanlı Devleti'nde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.Osmanlı'nın üç kıtada hüküm sürmesinde sistemi ayakta tutanın kadılar olduğunu dile getiren Özyiğit, 'Kadılar özel olarak yetiştiriliyor ve mutlaka merkezden atanıyor. Yerel kadılık yok. Kadılar Müslüman ama tamamına yakını Türk soylu. Diğer idari birimlerde devşirme kullanılsa da kadılıkta pek kullanılmamış. Bugünkü kaymakamlarımızın, belediye başkanlarımızın önemli görevlerini kadılık yürütüyor. Bunu yanı sıra dini görevleri de var.' ifadelerini kullandı.Eski İstanbul Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz'ın yaptırdığı duanın ardından kurdele kesilerek bina hizmete açıldı.
Ösym, Yerleştirme İstatistiklerinin Yer Aldığı Tus Değerlendirme Raporu'nu Yayımladı
ANKARA (AA) - Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nin (ÖSYM) 2020-Tıpta Uzmanlık Eğitim Giriş Sınavı (TUS) 1 ve 2. dönem değerlendirme raporu yayımlandı. ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan raporda, adayların yerleştirme istatistikleri ile TUS testlerinin kapsamları yer aldı.TUS'un, Temel Tıp Bilimleri Testi (TTBT) ve Klinik Tıp Bilimleri Testi (KTBT) olmak üzere iki oturumda yapıldığı hatırlatılan rapora göre, TUS 1. dönem TTBT doğru cevap sayısı ortalaması 57,33 ve KTBT doğru cevap sayısı ortalaması 60,45, TTBT'nin ortalama güçlük düzeyi 0,48, KTBT'nin ortalama güçlük düzeyi 0,50, TTBT ve KTBT'nin ortalama soru ayırt edicilik değerleri de 0,35 ve 0,29 olarak hesaplandı. Yine bu dönem güvenirlik analizinde TTBT'ye ait puanlardan elde edilen iç tutarlılık katsayısının 0,94, KTBT'ye ait puanlardan elde edilen iç tutarlılık katsayısının ise 0,91 olduğu görüldü.TUS 2. dönem TTBT doğru cevap sayısı ortalaması 52,93 ve KTBT doğru cevap sayısı ortalaması 65,77, TTBT'nin ortalama güçlük düzeyi 0,44, KTBT'nin ortalama güçlük düzeyi 0,55, TTBT ve KTBT ortalama soru ayırt edicilik değerleri 0,34 ve 0,30 olarak hesaplandı. Bu dönemin güvenirlik analizinde ise TTBT'ye ait puanlardan elde edilen iç tutarlılık katsayısı 0,94, KTBT'ye ait puanlardan elde edilen iç tutarlılık katsayısı ise 0,92 oldu.Raporda yer verilen 2020-TUS 1. dönem sonuçlarına göre açılan 6 bin 155 uzmanlık kontenjanına 2 bin 665'i kadın, 2 bin 210'u erkek olmak üzere 4 bin 875 aday yerleştirildi, bin 280 kontenjan boş kaldı. 2. dönem sonuçlarına göre ise açılan 6 bin 24 kontenjana 2 bin 457'si kadın, 2 bin 470'i erkek olmak üzere 4 bin 927 aday yerleştirildi, bin 97 kontenjan dolmadı.ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, uygulanan sınavların analiz ve değerlendirme raporlarını yayımlamaya devam ettiklerini belirtti.
Reklam
Konya'da 2 Kişiyi Tabancayla Öldüren Şüpheli Adliyeye Sevk Edildi
KONYA (AA) - Konya'da komşuların kavgasında, boşandıktan sonra birlikte yaşamaya devam eden çiftin tabancayla öldürülmesine ilişkin gözaltına alınan zanlı adliyeye sevk edildi. Selçuklu ilçesi Malazgirt Mahallesi Mehtap Caddesi'nde, aralarında husumet olduğu öğrenilen Gonca Pekşen (39) ile Abdullah Koçak'ı (40) silahla öldüren karşı komşuları Özkan C'nin emniyetteki işlemleri tamamlandı.Zanlının eşiyle Abdullah Koçak arasında gönül ilişkisi olduğunu öğrendikten sonra karısı N.T'yi boşadığı, bunu öğrenen Koçak'ın eşi Gonca Pekşen'in de Koçak'tan ayrıldığı, bu sebeple aralarında husumet oluştuğu öğrenildi.Öldürülen çiftin daha sonra birlikte yaşamaya devam ettiği, dün de market dönüşü Pekşen'in, Özkan C'ye sözlü sataşmada bulunması üzerine, Özkan C'nin ruhsatlı tabancasıyla Pekşen ve Koçak'ı vurduğu bilgisine ulaşıldı.Zanlı Özkan C, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.OlayMerkez Selçuklu ilçesinde Malazgirt Mahallesi Mehtap Caddesi'nde dün Özkan C. aralarında husumet bulunduğu öğrenilen komşuları Gonca Pekşen (39) ve Abdullah Koçak (40) ile tartışmış, olayın kavgaya dönüşmesi üzerine Özkan C. çifte tabancayla ateş açmıştı.Zanlı, olaydan kısa bir süre sonra polis ekiplerince gözaltına alınmıştı.
Başkentte Hastanenin Çamaşırhanesinde Çıkan Yangın Söndürüldü
ANKARA (AA) - Ankara'da Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin çamaşırhanesinde çıkan yangın, itfaiye ekiplerince kısa sürede söndürüldü.Alınan bilgiye göre, Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin çamaşırhanesinin bulunduğu blokta yangın çıktı.Yangını fark eden hastane personelinin durumu bildirmesi üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi ve polis sevk edildi.Çamaşır makinesinin elektrik aksamındaki arızadan çıktığı belirtilen yangın nedeniyle çamaşırhanenin bulunduğu binadaki hastalar diğer bloklara nakledildi. Yangından bazı hastane çalışanları da etkilendi. Dumandan etkilenen bir güvenlik görevlisine ambulansta oksijen verildi.İtfaiye ekiplerince kısa sürede söndürülen yangınla ilgili inceleme sürüyor.
Reklam
Bakan Pakdemirli, Diyarbakır'ın "Çılgın Projesi" Olarak Anılan Silvan Projesi Alanında İncelemelerde Bulundu:
DİYARBAKIR (AA) - Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Silvan Projesi'nin 18 milyar liralık devasa bir proje olduğunu belirterek, 'Bu devasa projeyi inşallah 2023 yılına varmadan tam anlamıyla bitirme ve bölgeyi tam anlamda sulamaya kavuşturma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.' dedi. Bakan Pakdemirli, Diyarbakır'ın 'çılgın projesi' olarak anılan Silvan Projesi kapsamında inşa edilen ve gövde dolgusu tamamlanan Silvan Barajı alanında incelemelerde bulundu.Yetkililerden bilgi alan Pakdemirli, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Silvan Projesi'nin Atatürk Barajı'ndan sonra ülkenin en büyük sulama projesi olduğunu söyledi. Projeyle, toplamda neredeyse 250 bin hektara varan bir sulamanın söz konusu olduğuna işaret eden Pakdemirli, buranın ekonomiye yıllık 2 milyar liralık katkı ve 305 bin kişiye iş imkanı sunacağını bildirdi.Bu projenin Diyarbakır'ın çehresini tamamen değiştirecek bir proje olduğunu vurgulayan Pakdemirli, proje kapsamındaki barajın yarın gövde dolgusunun bitmesi dolayısıyla tören düzenleneceğini dile getirdi.Barajın yaklaşık yüzde 75 seviyelerine geldiğini ifade eden Pakdemirli, gelecek ağustos ayında barajda su tutmaya başlayacaklarını söyledi.'Diyarbakır'a tersine bir göç yaşanacak'Bakan Pakdemirli, 'Yarın Sayın Cumhurbaşkanımız ile yapacağımız programda sadece bu barajla ilgili merasim değil Başlar ve Ergani Barajları ile Ergani İçme Suyu Arıtma Tesisi'nin açılışını yapacağız. Silvan Projesi'nin toplamına baktığımız zaman 8 barajı, sulama tesisleri ve kanalları oluşturan 18 milyarlık mega, devasa bir proje. Bu devasa projeyi de inşallah 2023 yılına varmadan da tam anlamıyla bitirme ve bölgeyi de tam anlamda sulamaya kavuşturma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.' diye konuştu.Her sulamaya açtıkları dekarda yaklaşık bin liradan fazla gelir olduğunu belirten Pakdemirli, şunları kaydetti:'Bunun anlamı, kuru tarımdan sulu tarıma geçtiğiniz zaman neresinden baksanız bir hektarda 10 bin lira daha fazla çiftçinin, üreticinin geliri demektir. Özellikle sulamaya açılan ve açılmayan alanlarla ilgili göç oranlarına baktığınız zaman burada kesinlikle şunu söyleyebiliriz, Diyarbakır'a tersine bir göç yaşanacak, insanlar topraklarına tekrar geriye doğru koşacak. İnşallah bu ovada, bölgede tarımsal üretim ve hasıla çok fazla olacak, artacak.''Meteorolojik kuraklık tarımsal kuraklığa dönmedi'Bakan Pakdemirli, gazetecilerin kuraklığa ilişkin sorularını şöyle yanıtladı:'18 yılda DSİ'nin yaptığı yatırımlarla bugün aslında kuraklığı hissetmiyoruz. Geçen yıl da bir kuraklık vardı ama Cumhuriyet tarihinin en önemli bitkisel üretimini gerçekleştirdik ve geçen yıl bitkisel üretimimiz bir yıl öncesine göre yüzde 6 arttı. Yani meteorolojik kuraklık tarımsal kuraklığa dönmedi, bunun sebebi depolama kapasitemiz sayesinde. İşte bu ve bunun gibi projelerin devamıyla inşallah ilerleyen yıllarda yağış rejimi azalsa dahi inşallah ülkemizde üretim devam edecek.' Pakdemirli'ye incelemelerinde, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Oya Eronat, Mehdi Eker ve Ebubekir Bal ile DSİ Genel Müdür Vekili Kaya Yıldız eşlik etti. Bakan Pakdemirli, helikopterle de alanı gezdi.
Kırklareli'nde Et Entegre Tesisindeki Hijyen Kurallarının İhmaline Yönelik 3 Kişi Belirlendi
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy, Pınarhisar ilçesindeki et entegre tesisinde çekilen görüntülere ilişkin, tesiste hijyen kurallarını hiçe sayan 3 kişiyi belirlediklerini söyledi. Aksoy, makamında düzenlediği basın toplantısında, dün maskelerini çenelerine indirmiş vaziyette hijyen kurallarını hiçe sayarak çalışan iki kişinin, müzik eşliğinde çektikleri görüntülerle ilgili inceleme başlatıldığını anımsattı. Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasından sonra harekete geçerek işletmede denetim yapıldığını anlatan Aksoy, konuyla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını ifade etti. İşletmeye yönelik tüm denetimlerin gerçekleştirildiğini vurgulayan Aksoy, 'Görüntüler sosyal medyaya düştüğünden itibaren Cumhurbaşkanlığı Basın Danışmanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı Basın Danışmanlığı beni bilgilendirdi. Adresi gönderdi, kişileri tespit etmişlerdi.' dedi. Aksoy, ekiplerle hızlı bir şekilde polis eşliğinde, kameralar nezaretinde işletmeyi denetlemeye gittiklerini anlatarak, şöyle devam etti:'5996 sayılı Yasa'ya göre Valimizin de talimatıyla çok güzel bir denetim yaptık. İşletmeye yazılan cezaların da kalemleri belirli. Savcılığa da suç duyurusunda bulunduk. İşçilerle de ilgili gerekli işlemler yapılacak. Hijyen kurallarını hiçe sayan 3 kişiyi belirledik. Dosyalarıyla beraber hepsini savcılığa ileteceğiz. O partide üretilen dönerlerin hepsini yediemin olarak aldık mühürledik. Analiz sonucuna göre onları imha edeceğiz.' Aksoy, işletmedeki tüm ürünlerden numunelerin alınarak gerekli laboratuvarlara gönderildiğini ifade etti.'100 kilogram et imha edilecek'Görüntülerin çekildiği saatlerde paketlenen etlere el konulduğunu, 100 kilogram etin imha edileceğini vurgulayan Aksoy, şunları kaydetti:'Etteki yağ oranından mikroplara, mikrobiyolojik olarak virüs durumuna göre bütün numuneler alındı. İstanbul'daki laboratuvar ile de görüştük. İnşallah onunla da ilgili sonuçlar geldiğinde basınla paylaşacağız. Sosyal medyada görüntüler hiç hoş olmuyor. Gıda güvenliği çok önemli. Tarladan sofraya eğer bu gıda güvenliğini bozarsak insan sağlığını hiçe saymış oluruz. Bunlar doğru davranışlar değil. Malum koronavirüs süreci var. Biz eldiven ve maskeye çok dikkat eden bir kurumuz. Zaten görevimiz de bu. Elimizden geleni yapıyoruz. Ama böyle arada kendini bilmeyen insanlar da çıkıyor. Bunlara devletimiz gerekli cezayı verecektir.'
Dolar Ne Kadar Oldu? İşte 22 Ocak Dolar ve Euro Fiyatları...
Haftanın son işlem gününde dolar fiyatları merak ediliyor. Döviz kurlarında dün yaşanan sakinlik bugün de devam ediyor. Güne hafif bir yükselişle başlayan dolar 16.00 itibariyle 7,41 seviyelerinden işlem görüyor. İşte 22 Ocak 2021 dolar ve euro fiyatları...
Reklam