Gaziantep'te Tırların Çarpışması Nedeniyle Otoyol Ulaşıma Kapandı
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde, 2 tırın çarpışması sonucu 2 kişi yaralandı.Hasan G'nin kullandığı 27 AFA 001 plakalı tır, Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu'nun Nurdağı ilçesi 13'ncü kilometresinde, Mehmet Tevfik T. idaresindeki 31 AAD 91 plakalı tırla çarpıştı.Yaralanan sürücüler, Nurdağı Devlet Hastanesine kaldırıldı.Kaza nedeniyle yaklaşık 2 saat ulaşıma kapanan yol, araçların bölgeden kaldırılması ve Nurdağı Belediyesi temizlik ekiplerinin çalışması sonrası yeniden trafiğe açıldı.
Konya'da Öldürülen Şeyma Öğretmen Ve Kardeşinin Yakınlarının Avukatı Atalay Mahkemenin Kararını Değerlendirdi:
KONYA (AA) - Konya'da Şeyma öğretmen ve kardeşi Tuğba Sarı'yı silahla öldüren, anneleri Hacer Sarı'yı ağır yaralayan sanığın 2 kez müebbet ve 18 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin Sarı ailesinin avukatı Ferit Atalay, 'Dilerim bu davada verilen cezanın ağırlığı bir emsal olur.' dedi.Avukat Atalay, duruşma sonrası Konya Adalet Sarayı önünde, öldürülen kız kardeşlerin yakınları, Kafkas Dernekleri Federasyonu temsilcileri, CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener ile yaptığı açıklamada, yaklaşık bir yıl önce başlayan dava sürecinin sona ermesinden memnuniyet duyduklarını söyledi.Türkiye'nin yakından takip ettiği bir süreç yaşandığına dikkati çeken Atalay, 'Yargılama süresinin biraz uzamasının hepimizin sabrını taşırdığından eminim ancak Türkiye'deki pandemi süreci ve sanığın akli melekelerinin yerinde olup olmadığının araştırılmasının yasal bir zaruret olması nedeniyle yargılama bugüne kadar sarktı. Bugün talep ettiğimize çok yakın bir karar verildi.' ifadelerini kullandı. Sanık Muzaffer Canpolat'a 2 kez müebbet ve 18 yıl 6 ay hapis cezası verildiğini hatırlatan Atalay, sözlerini şöyle tamamladı: 'Sanığa verilen ceza nazara alındığında, sanığın makul ömrünü cezaevinde tamamlayacağını sanıyorum. Umarım Türkiye'de her 10 yılda çıkan kronik aflardan biri çıkmazsa sanık, ömrünü cezaevinde tamamlayacak gibi görünüyor. Bizim talebimiz sanığa 'tasarlayarak öldürme' suçundan ceza verilmesiydi. Bu talebimize yönelik istinafa gideceğiz. Bunun dışında aşağı yukarı talebimize yakın bir ceza verildi. Türkiye'de kadına karşı işlenen cinayetlerin kadına şiddetin bir parçası olan bu dava, gönüllerimizde, akıllarımızda hiçbir zaman unutulmayacak. Dilerim bu dava herkese örnek olur. Dilerim bu davada verilen cezanın ağırlığı bir emsal olur.' Atalay'a açıklamasında kadın dernekleri temsilcileri ve CHP Konya İl Teşkilatı da eşlik etti.Selçuklu ilçesi Binkonutlar Mahallesi Revan Caddesi'ndeki evinde yalnız yaşayan Muzaffer Canpolat, 27 Haziran 2019'da komşuları Hacer (51) ile kızları Şeyma ve Tuğba Sarı'yı evlerinde tabancayla vurmuştu. Öğretmen olduğu öğrenilen Şeyma Sarı olay yerinde hayatını kaybetmiş, hastaneye kaldırılan yaralılardan Tuğba Sarı da kurtarılamamıştı. Polise teslim olan Canpolat, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesince yargılanan sanık Canpolat, 'kasten öldürme' suçundan 2 kez müebbet, 'kasten öldürmeye teşebbüs'ten 15 yıl, 'konut dokunulmazlığını ihlal'den 2 yıl 6 ay, '6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet'ten bir yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Sanığın gelecekte tekrar suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluşmadığından cezasında indirim uygulanmamıştı.
Gaziantep'te Ele Geçirilen Tarihi Eserler Müzeye Teslim Edildi
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'te ele geçirilen 5 tarihi eser Müze Müdürlüğüne teslim edildi.İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Güvenevler Mahallesi'nde bir eve operasyon düzenledi.Yapılan aramada, Osmanlı dönemine ait mühürlü kama, mühürlü süngü kılıfı, taş oyma gümüş eritme kabı gibi 5 tarihi eser ele geçirildi.Gözaltına alınan bir şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı.Ele geçirilen eserler ise Gaziantep Müze Müdürlüğüne teslim edildi.
Ak Yatırım'ın İşlem Platformu Tradeall'a İki Ödül
İSTANBUL (AA) - Ak Yatırım’ın dijital işlem platformu TradeAll, Global Banking & Finance Awards 2020’de “Avrupa’nın En İyi Mobil İşlem Platformu” ve “Türkiye’nin Çoklu Ürün Grubunda İşlem Yapılan En İyi Platformu” ödüllerini aldı.Ak Yatırım'dan yapılan açıklamaya göre, Ak Yatırım’ın 2019 yılında yenilediği ve geliştirmelerine devam ettiği TradeAll işlem platformu, müşterilerin ulusal ve uluslararası forex piyasalarına tek platformdan erişimini ve ayrışan özellikleriyle de yatırımlarına yön vermelerini sağlıyor.TradeAll, Global Banking & Finance Awards 2020’de yenilikçi, başarılı, stratejik ve ilham verici kriterleri kapsamında değerlendirilerek “Avrupa’nın En İyi Mobil İşlem Platformu” ve “Türkiye’nin Çoklu Ürün Grubunda İşlem Yapılan En İyi Platformu” ödüllerine layık görüldü.Açıklamada görüşlerine yer verilen Ak Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Alphan Akiz, TradeAll ile ulusal ve uluslararası alanda elde ettikleri başarıdan dolayı gurur duyduklarını belirterek, şunları kaydetti:“Dijital vizyonumuzla yenilediğimiz TradeAll işlem platformumuz aracılığıyla yatırımcılara sunduğumuz kullanım kolaylığı, fonksiyonel özellikler ve tüm piyasalara tek platformdan ulaşma imkanıyla dijital kanallarda büyümemizi sürdürüyoruz. TradeAll ile tüm piyasaları müşterilerimizle tek bir uygulamada buluştururken, aynı zamanda sürekli bilgilendirme hizmetleri ile müşterilerimizin piyasa ve ürün bilgilerine kesintisiz olarak ulaşmalarını ve birçok fonksiyonel özellikle yatırımlarına yön vermelerini sağlıyoruz. TradeAll’un ülke sınırlarını aşarak 'Avrupa’nın En İyi Mobil İşlem Platformu' seçilmesi başarımızın en güzel tescilidir. 'Türkiye’nin Çoklu Ürün Grubunda İşlem Yapılan En İyi Platformu' ödülünü almamız TradeAll’un içeriğini oluştururken dijital dünyada doğru bir vizyonla ilerlediğimizin de bir göstergesidir. Ak Yatırım olarak kısa sürede piyasada öne çıkan uygulamamız ile başarılarımızı dünyaya taşıdığımız için çok mutluyuz.”
Moğolistan Başbakanı, Kovid-19 Tedbirleri Nedeniyle Hükümet Karşıtı Protestoların Ardından İstifa Etti
ULAN BATUR (AA) - Moğolistan Başbakanı Ukhnaagiin Khurelsukh, hükümetinin yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yönelik aldığı önlemlere karşı düzenlenen protesto gösterilerinin ardından istifa etti. Başbakan Khurelsukh, yüzlerce kişinin parlamento binasının önünde toplanarak hükümet politikalarına karşı protesto düzenlemelerinden bir gün sonra istifa dilekçesi ve hükümet değişikliği teklifini parlamentoya sundu.Khurelsukh, yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Khaltmaa Battulga'nın gösterileri organize ettiğini iddia etti.Görev süresi bu yıl içerisinde sona erecek Cumhurbaşkanı Battulga ise yaptığı açıklamada, Moğolistan Başbakanı'nın halkın güvenini sarsacak böyle bir açıklamada bulunmasını anlamakta zorluk çektiğini belirterek, Khurelsukh'un ulusal birliğe zarar verdiğini ve Moğolistan Cumhurbaşkanı'na iftira attığını söyledi.Protestolar, yeni anne olmuş üzerinde sabahlığı olan bir kadının, koronavirüs testi pozitif çıktığı için hastaneden aceleyle taburcu edildiğini gösteren bir videonun internette yayılmasının ardından düzenlendi.Anneye yapılan muameleyi protesto etmek için parlamentoya akın eden göstericilerden bazılarının bornoz ve terlik giydiği görüldü.
Özbekistan, 2020’De 1,9 Milyar Dolarlık Tekstil Ürünü İhraç Etti
TAŞKENT (AA) - Özbekistan, geçen sene 1 milyar 922,2 milyon dolarlık tekstil ürünü ihraç etti.Özbekistan Devlet İstatistik Komitesi verilerine göre, 2020’de ülkenin tekstil ürünü ihracatı yüzde 18,1 artarak 1 milyar 922,2 milyon dolar oldu.Geçen sene dünyanın 70 ülkesine 498 çeşit tekstil ürünü ihraç eden Özbekistan, yurt dışına en fazla pamuk ipliği, hazır triko, konfeksiyon, kumaş ve ipek ürünü sattı.Özbekistan'ın en fazla tekstil ürünü ihraç ettiği ülkelerin başında 655,5 milyon dolarla Rusya yer aldı. Bu ülkeyi 438,2 milyon dolarla Çin, 283,9 milyon dolarla Kırgızistan, 206,1 milyon dolarla Türkiye, 43,4 milyon dolarla Polonya ve 42,3 milyon dolarla Kazakistan takip etti.Geçen sene tekstil ürünü ihracatı, ülkenin toplam ihracatının yüzde 12,7'sini oluşturdu.Dünyanın önde gelen pamuk üreticilerinden olan Özbekistan, 2020'den itibaren pamuk lifi ihracatını tamamen durdururken, ürettiği pamuğun tamamını ülkedeki fabrikalarda işlemeyi ve tekstil ürünü ihracatını 2025'te 8 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor.
Reklam
Grafikli - Kovid-19 Aşılarına Eşitsiz Erişim, Dünyanın Yoksul Güneyini Risk Altında Bırakıyor
ANKARA (AA) - EMRE AYTEKİN - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından çıkış umudu olan aşılar az sayıda ülkede uygulanmaya başlanırken, dünyanın en yoksul ülkelerinde insanlar hastalık riski altında aşılara erişmeyi bekliyor.Kovid-19 aşı uygulamalarıyla ilgili verilerin derlendiği 'Ourworldindata' internet sitesine göre, aşılar toplam 4 milyar 450 milyon nüfusun yaşadığı 52 ülkede uygulanırken, 3 milyar 390 milyon nüfusun yaşadığı 142 ülkede henüz yaygın aşılama başlamadı. Çoğu Güney Yarım Küre'de yer alan dünyanın yoksul ülkelerinde yaşayan milyonlarca kişinin henüz aşılanmaya başlanamaması, küresel boyuttaki salgının tamamen kontrol altına alınmasını önleyeceği gibi, ekonomik eşitsizliğe bağlı 'bağışıklık uçurumu' yaratma tehlikesi taşıyor.Dünya genelinde şimdiye kadar 52 ülkede, 54 milyon 343 bin 675 doz aşı uygulandı.Aşıların 22 milyon 560 bini Asya kıtasında, 17 milyon 750 bini Kuzey Amerika'da, 13 milyon 690 bini Avrupa kıtasında, 330 bin 512'si Orta ve Güney Amerika ülkelerinde, 13 bini 163 ise Afrika'da yapıldı.Afrika'da 53, Asya-Pasifik bölgesinde 47, Orta ve Güney Amerika'da 28, Avrupa'da 14 ülkede klinik denemeler haricinde henüz hiç kimse aşılanamadı.Bu durum, Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya ve Güney Kore gibi bazı gelişmiş ülkelerde aşıların onayına ilişkin prosedürlerin sonuçlanmamasından kaynaklanırken, ülkelerin çoğu aşılara erişemediği için bağışıklık korumasından yoksun kalıyor.'Dünya feci bir ahlaki başarısızlığın eşiğinde'Kovid-19'a karşı etkinliği klinik denemelerde ispatlanan, yaygın veya acil kullanım onayı alan aşıların, yüksek ve orta gelirli ülkeler tarafından ikili anlaşmalarla rezerve edilmesi, aşılara erişimdeki adaletsizliğin en önemli sebebi olarak öne çıkıyor.Üreticiler, ellerindeki stokların ve kısa-orta vadede üretmeyi planladıkları aşıların büyük bölümünü, ön satın anlaşmalarındaki taahhütte bulunduğu ülkelere ayırmış durumda. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) öncülük ettiği, ihtiyaç sahibi ülkelerin aşılara eşit erişimini hedefleyen Kovid-19 Aşıları Küresel Erişim Programına (COVAX) aşı tedarik edilemiyor. COVAX kapsamında öncelikli olarak aşı verilmesi orta ve dar gelirli 92 ülkeye henüz tek doz dahi aşı gönderilemedi.DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, 18 Ocak'ta yaptığı açıklamada, dünyada aşılara erişimdeki eşitsizliğe dikkati çekerek 'Açık konuşmam gerekiyor, dünya feci bir ahlaki başarısızlığın eşiğinde. Bu başarısızlığın bedeli de dünyanın en yoksul ülkelerinde insan hayatı ve geçim kaynaklarıyla ödenecek.' ifadesini kullanmıştı.Bağımsız Salgın Hazırlık ve Müdahale Paneli, aynı gün yayımladığı raporda, dünya genelinde artan Kovid-19 vakaları karşısında aşılara eşitsiz erişimin yaratabileceği sakıncalara dikkat çekmişti. Panelin eş başkanı, eski Liberya Devlet Başkanı Ellen Johnson Sirleaf, 'Aşı dağıtımında zengin ülkelere öncelik verilmesi üzüntü verici. Yüksek gelirli ülkelerin nüfuslarına topyekun bağışıklık güvencesi sağlanırken düşük gelirli ülkelerin nüfuslarının öngörülebilir bir gelecekte ancak yüzde 20'sinin aşılanabileceğinin umulması, yanlış yolda olduğumuzu gösteriyor. Bu yanlıştan derhal dönülmeli.' değerlendirmesinde bulunmuştu.Afrika'da acil aşı ihtiyacıAfrika, aşı dağıtımındaki eşitsizliğin en çarpıcı şekilde ortaya çıktığı kıta konumunda bulunuyor. 1 milyar 350 milyon nüfusa ev sahipliği yapan kıtada şimdiye dek yalnızca 98 bin nüfuslu ada ülkesi Seyşeller'de Kovid-19 aşıları yapılmaya başlandı.Bugüne dek 3 milyon 380 bin 887 vakanın görüldüğü, virüs nedeniyle 82 bin 886 kişinin kaybettiği kıtada yalnızca 13 bin 163 aşı yapılabildi.Bağışıklık uçurumuKovid-19 aşılarına erişimde adaletsizlik, çoğu Güney Yarım Küre'de yer alan dünyanın en yoksul ülkelerinde, risk altındaki nüfus grupların hızlı şekilde aşılanmasını olanaksız hale getiriyor. Bu durum, salgının tüm dünyada zirve yaptığı bir dönemde söz konusu ülkelerde vaka ve ölüm sayılarının yükselmesine yol açabilir. Yoksul ülkelerin aşıların sağladığı bağışıklıktan yoksun kalması, salgının küresel olarak kontrol altına alınmasını zorlaştırmanın yanı sıra aşı uygulayamayan ülkelerin coğrafi olarak tecrit edilmesi sonucunu doğurabilir.Bağışıklıktaki adaletsizlik, ülkeler arasında mevcut ekonomik eşitsizlikleri ve insani gelişmişlik farklarını derinleştirme tehlikesi taşıyor.
Erzurum'un Simgelerinden Kayakla Atlama Kuleleri Yaz Kış Sporculara Ev Sahipliği Yapıyor
ERZURUM (AA) - İLHAMİ ERKILIÇ - Erzurum'un Palandöken ilçesinde 2011 Dünya Üniversiteler Kış Oyunları için inşa edildikten sonra uluslararası bazı organizasyonlara ev sahipliği yapan Kiremitlik Tepe'deki kayakla atlama kulelerinin yer aldığı tesis, dünyanın dört bir yanından sporculara yaz kış kamp ve eğitim imkanı sunuyor.Türkiye'de tek kayakla atlama kulesi olma özelliği taşıyan ve devlet desteğiyle yaklaşık 100 milyon lira harcanarak yaptırılan Kiremitlik Tepe'deki kuleler, açılışından bu yana çok sayıda yerli ve yabancı sporcuyu ağırladı.125 metrelik uzunluğu ve hilal şeklindeki görüntüsüyle dikkati çeken atlama kulelerinde, 3'ü antrenman, 2'si de profesyonel sporcular için 5 ana rampa bulunuyor.100 kişilik oteli bulunan tesiste, sporculara yaz kış demeden eğitim ve kamp imkanı sunuluyor.Tesisteki pistlerde eğitim alan 6 ila 12 yaşlarındaki yüzlerce çocuk, geleceğin sporcusu olma hedefiyle yetiştiriliyor.Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Fuat Taşkesenligil, AA muhabirine yaptığı açıklamada dünyanın en prestijli tesisleri arasında yer alan atlama kulelerinde bugüne kadar çok sayıda uluslararası organizasyon gerçekleştirildiği söyledi.Atlama kulelerinde alp disipliniyle kayağa başlayan sporcuların da yetiştirildiğini belirten Taşkesenligil, 'Türkiye'nin şehirle bütünleşmiş ilk 'acemi kayak pisti'nde, altyapıdan yüzlerce, binlerce sporcu yetiştirip Türk sporuna kazandırmak ve olimpiyat ile dünya şampiyonları çıkarmayı hedefliyoruz.' dedi. Devletin Erzurum'da kış sporlarına önemli yatırımlar yaptığına dikkati çeken Taşkesenligil, bunların meyvesini görmeye başladıklarını dile getirdi. 'Atlama kuleleri dünyanın ilgisini çekiyor'Taşkesenligil, 'Birçok ülkede önceki yıllarda tahtalardan atlama kulesi yapılmış ve bu atlama kuleleri bizim atlama kuleleri kadar ciddi yatırım görmemiş. Devletimizin burada ciddi yatırım yapması ve atlama kulesinin şehrin merkezinde olması dünyanın ilgisi ve dikkatini çekiyor.' diye konuştu.Tesise farklı ülkelerden uzun süreli kamp için sporcuların geldiğini belirten Taşkesenligil, bu faaliyetlere salgın ve ekonomik nedenlerle bir süre ara verildiğini anlattı.Kamp ve uluslararası yarışlar için girişimler sürüyorKayak Federasyonunun yarışlar için girişimlerde bulunduğunu aktaran Taşkesenligil, 'Önümüzdeki sezonlarda uluslararası düzeyde kamplar ve uluslararası yarışların verilmesi adına girişimler devam ediyor. Devletimizin bu yatırımı, dünyanın dikkatini çekti. Artık burası dünyada bilinen ve takdir edilen bir atlama kulesi.' ifadelerini kullandı.Altyapıdaki çocuklar için kayak pistini genişlettiklerini belirten Taşkesenligil, piste yetişen sporcuların bir sezonda müsabakalara girecek duruma geleceğini sözlerine ekledi.
Reklam
Almanya'da Ekonomik Toparlanma İvme Kaybetmeye Devam Etti
BERLİN (AA) - Almanya'da, ocak ayında Kovid-19 salgınının yayılmasını önlemek için uygulanan tedbirlerin sıkılaştırılması hizmet sektörüne yönelik olumsuz etkiler dolayısıyla bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 1,2 puan düşerek 50,8 puana geriledi.IHS Markit, ocak ayına ilişkin öncü PMI verilerini açıkladı. Buna göre, Almanya’da Aralık 2020’de 52 olan bileşik PMI, ocakta 50,8 puan olarak tespit edildi. Söz konusu veri, son 7 ayın en düşük rakamı olarak kayıtlara geçti. Beklenti endeksin 50,3 puana gerilemesi yönündeydi.Hizmet sektörü PMI verisi aralıkta 47 seviyesinden ocakta 46,8’e inerken, ülkede imalat sektörü PMI ise aralıktaki 58,3 seviyesinden ocakta 57’ye geriledi. İmalat sektöründeki PMI verisi son 4 ayın en düşük rakamı olarak kayıtlara geçti.İmalat ve hizmet sektörleri, Alman ekonomisinin 3'te 2'sinden fazlasını oluşturuyor.PMI verisinde 50 puan yukarısı büyümeyi işaret ederken, 50 puan altı daralmayı gösteriyor.Alman ekonomisi yeni yıla yavaş bir başlangıç ​​yaptıIHS Markit ekonomisti Phil Smith, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Ocak PMI verilerinde imalat sektörü verilerinin hafif bir ivme kaybı yaşanmasına rağmen güçlü kaldığını, fakat hizmet sektörü verisinin daha da bozulduğunu belirtti.Smith, 'Sonuç olarak, Alman ekonomisi yeni yıla yavaş bir başlangıç ​​yaptı. Mevcut Kovid-19 kısıtlamaların en azından şubat ortasına kadar uzatılması önümüzdeki birkaç hafta için ekonomik faaliyetlerde bir şeyin değişmeyeceğini gösteriyor.” ifadesini kullandı. 19 Ocak’ta Almanya’da Kovid-19 salgınına karşı mücadelede 5 Ocak'ta alınan ve 31 Ocak’a kadar geçerli olan tedbirlerin süresi 14 Şubat’a kadar uzatıldı.Ekonomistler, sıkılaştırılan tedbirler imalat ve inşaat sektörünü doğrudan etkilemese de ülkede ekonomik faaliyetlerin yılın ilk çeyreğinde durgunlaşmasını bekliyor.
Hatay'da İş Yerinde Kumar Oynayan 16 Kişiye 50 Bin 400 Lira Ceza
HATAY (AA) - Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kurallarını ihlal ederek kumar oynayan 16 kişiye 50 bin 400 lira ceza uygulandı. İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Barbaros Mahallesi Nergiz Sokak'taki bir iş yerinde kumar oynandığı ihbarı üzerine adrese baskın düzenledi.Ruhsatı ve vergi levhası olmadığı belirlenen iş yerinde yakalanan 16 kişiye, Kovid-19 tedbirlerini ihlal ederek kumar oynadıkları gerekçesiyle 50 bin 400 lira ceza verildi.Öte yandan, polis kamerasına yansıyan görüntüde, iş yerinin kapısını bir süre açmayan şüphelilerin bazılarının saklandıkları masanın altında yakalanması yer alıyor.
ABD'de Dondurucunun Fişi Yanlışlıkla Çekilince 1900 Doz Moderna Aşısı Kullanılamaz Hale Geldi
ANKARA (AA) - ABD'de bir temizlik çalışanı yanlışlıkla dondurucunun fişini çekince Moderna'nın 1900 doz Kovid-19 aşısı kullanılamaz hale geldi.AbcNews'in haberine göre, olay, 19 Ocak'ta Massachusetts eyaletinin Boston kentinde şehrin en büyük sağlık merkezinin Jamaika Plain isimli kampüsünde meydana geldi.Boston Halk Sağlığı Sistemi Uzmanı Kyle Toto, yaptığı açıklamada, dondurucunun güvenli bir yerde olduğunu ve üzerinde de alarm sistemi bulunduğunu, temizlik sırasında fişinin yanlışlıkla prizden çıkarıldığını ancak sonrasında alarmın neden çalışmadığını araştırdıklarını söyledi.Toto, fişinin çekilmesi üzerine dondurucudaki 1900 doz Moderna aşısının kullanılamaz hale geldiğini ifade etti. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezine göre, Moderna aşıları sıfırın altında 20 derecede donmuş vaziyette tesislere ulaştırılıyor, 30 güne kadar sıfırın altında 40 derecede dondurularak saklanabiliyor.
Reklam
Keçiören Belediyesi Huzurevi'nde İlk Doz Aşılar Yapıldı
ANKARA (AA) - Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, 'Keçiören Belediyesi Huzurevi'nde çalışan personel ve burada kalan yaşlılar Kovid-19 aşılama çalışmasının birinci aşamasının ikinci adımı kapsamında ilk doz aşılarını oldular.' bilgisini paylaştı.Keçiören Belediyesi'nden yapılan açıklamaya göre, Kovid-19 ile mücadele kapsamında belediyenin huzurevindeki yaşlıların ve huzurevi personelinin ilk doz aşıları yapıldı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, Kovid-19 salgını başlar başlamaz huzurevinde sosyal izolasyon tedbirlerini ivedilikle aldıklarını ve 14 günlük sabit vardiya sistemine geçtiklerini aktardı.Aynı zamanda toplu olarak yemek yeme sistemine son vererek yemekleri odalara servis etme uygulamasını hayata geçirdiklerini belirten Altınok, şunları kaydetti:'Keçiören Belediyesi huzurevinde çalışan personel ve burada kalan yaşlılar Kovid-19 aşılama çalışmasının birinci aşamasının ikinci adımı kapsamında ilk doz aşılarını oldular. Aldığımız sıkı önlemler sayesinde şimdiye kadar huzurevinden kaynaklı herhangi bir Kovid-19 vakası yaşanmadı. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılacak olan normalleşme açıklamasına kadar sosyal izolasyon uygulamasına devam edeceğiz. Aşılama ile birlikte Yüce Rabbimizin bizlere emaneti olan yaşlılarımızın pandemiyi sağlıklı bir şekilde atlatmalarını sağlayacağız. Aşılama çalışması koronavirüsle mücadelede en önemli silah.' Altınok, salgın tedbirlerinin uygulanmasına devam edilmesi konusunda da uyarılarda bulundu.Aşılama çalışmaları başlamış olsa da normal yaşama dönüşün hızlanması için maske, mesafe ve temizlik kurallarına uymaya devam edilmesi gerektiğinin altını çizen Altınok, 'İlk etapta risk grubunda olan yaşlılarımızın aşılanmaya başlamış olması bizleri ziyadesiyle mutlu etti. Aşı tedarikinde ve yerli aşı üretim çalışmalarında önemli yol kat eden Sağlık Bakanlığımıza ve bakanımız Fahrettin Koca'ya şükranlarımızı sunuyoruz.' ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Nato Genel Sekreteri Stoltenberg İle Görüştü
BRÜKSEL (AA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile bir araya geldi.Görüşme, Brüksel'deki NATO karargahında yapıldı.Çavuşoğlu, görüşmeden sonra sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, İttifak içinde birlik ve dayanışmanın daha da güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.Bakan Çavuşoğlu, 'Ülkemiz İttifakın caydırıcılık ve savunmasında kritik ve öncü roller üstleniyor. Afganistan’da ve Irak’ta NATO misyonlarını desteklemeye devam edeceğiz.' ifadesini kullandı.Çavuşoğlu'nun Brüksel'deki temasları kapsamında gün içinde Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel ile de görüşmesi bekleniyor.
Konya'da İki Kişinin Öldürüldüğü Saldırıya İlişkin Kapı Komşuları Yaşadıklarını Anlattı
KONYA (AA) - Konya'da dün silahla vurularak öldürülen Gonca Pekşen ve Abdullah Koçak'ın kapı komşusu Muammer Duymaz, olaya ilişkin yaşadıklarını anlattı. Boşandıktan sonra birlikte yaşamaya devam ettikleri öğrenilen Pekşen ve Koçak'ın 20 yıllık kapı komşusu Duymaz (71), AA muhabirine, komşularının akşam saatlerinde marketten dönerken karşı apartmanda oturan Ö.C'nin silahlı saldırısına uğradığını söyledi.İki tarafı da tanıdığını belirten Duymaz, 'Aralarında yıllardır süren bir husumet vardı. Taraflar mahkemelik de olmuş. Olay anında silah seslerini duyduktan sonra koşarak aşağıya indik. İki tarafa da yazık oldu. Çok üzgünüm.' dedi.Öte yandan saldırının ardından kaçan ve polis ekiplerince İstanbul Caddesi'ndeki uygulama noktasında gözaltına alınan zanlının bugün adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. Olay Merkez Selçuklu ilçesi Malazgirt Mahallesi Mehtap Caddesi'nde Ö.C, aralarında husumet bulunduğu öğrenilen komşuları Gonca Pekşen ve Abdulkadir Koçak'ı tabancayla öldürmüştü.Otomobille olay yerinden kaçan cinayet zanlısı Ö.C, İstanbul Caddesi'ndeki polis uygulama noktasında gözaltına alınmıştı.
Reklam
Karabük'te Kaçak Avcılık Yapan 4 Kişiye 11 Bin 191 Lira Ceza Uygulandı
KARABÜK (AA) - Karabük'ün Yenice ve Eskipazar ilçelerinde kaçak avcılık yapan 4 kişiye 11 bin 191 lira idari para cezası verildi.Karabük Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ile jandarma ekiplerince av koruma ve kontrol çalışması gerçekleştirildi.Ekipler, kaçak avcılık yaptığı tespit edilen 4 kişiye 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'na muhalefet etmekten toplam 11 bin 191 lira idari para cezası uyguladı.Kaçak avcılara yönelik il genelinde koruma ve kontrol çalışmalarının devam ettiği bildirildi.
Koklear İmplant Çözümleriyle "İşitme Engellilik" Sorun Olmaktan Çıkıyor
İSTANBUL (AA) - İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Eyüp Kara, koklear implantların, diğer çözümlere göre net bir duyma ve 8 kat daha güçlü algılama sağladığını belirterek, 'Doğru zamanda yapılan koklear implant uygulamaları ve uygulama sonrası rehabilitasyon programları sayesinde işitme engellilik bir sorun olmaktan çıktı.' değerlendirmesinde bulundu.ABD’de yapılan çalışmada, dünyanın önemli akademisyenleri, sivil toplum kuruluşları ve implant üreticileri bir araya gelerek, total işitme kayıplı hastalarda tam duyma sağlayabilen koklear implantların daha yaygın kullanımı konusunda atılması gereken önemli adımları ortaya koydu. Çalışma sonrası paylaşılan verilere göre, koklear implanttan fayda görebilecek her 20 yetişkinden sadece 1'inde koklear implant bulunduğu belirtildi.Dr. Eyüp Kara, Konsensüs Çalışması'na ilişkin yaptığı değerlendirmede, işitme kaybı yaşayan yetişkinlerde tedavi süreci konusunda bilgi eksikliğinin pek çok hastanın bu imkandan yararlanmasını önlediğini belirterek, 'Doğumsal olan veya sonradan ortaya çıkan işitme kayıplarında koklear implant ürünlerinin kullanımının yaygınlaşmasıyla daha çok hastanın sağlıklı duyması mümkünken, farkındalığın düşük olması bu olanaktan daha az insanın yararlanmasına neden oluyor.' ifadelerini kullandı.'Yeni teknolojik çözümler konusunda farkındalığın sağlanması için pek çok adım atıldı'İşitme sağlığı alanında yeni teknolojik çözümler konusunda farkındalığın sağlanması için pek çok adım atıldığını belirten Kara, şunları kaydetti:'Dünya çapında daha çok insanın koklear implant teknolojisinden yararlanmasını sağlamak ve farkındalığı yükseltmek hedefiyle ABD'de bir araya gelen bilim adamları, sivil toplum kuruluşları ve implant teknolojisi üreticilerinin tarafsız ve objektif bir Uluslararası Konsensüs Belgesi yayınlayarak tüm dünyada daha çok işitme kayıplı bireyin implant teknolojilerinden yararlanması yönünde atılacak adımlar konusunda ortak bir yol haritasına imza attı. Uluslararası Delphi Konsensüs Belgesi, sağlık hizmeti alanında yedi kategoriyi kapsıyor. Farkındalık düzeyi, tedavinin uygulanması süreçleri, cerrahi teknikler, klinik etkinlik, uygulama sonrası sonuçlar, işitme kaybı ile depresyon, demans, bilişsellik ilişkisi ve maliyet etkililik.Delphi Konsensüs Belgesi, JAMA Otolarengoloji-Baş ve Boyun Cerrahisi Dergisi'nde de yayınlandı. Bugün koklear implanttan fayda görebilecek her 20 kişiden sadece 1'inin kullanıcı olması hastalar açısından büyük bir kayıp. Delphi Konsensüs Belgesi orta ila ileri veya çok ileri durumda sensorinöral işitme kaybı olan hastaların değerlendirilmesi ve yönetimi için net kılavuz ilkeler ile en iyi uygulamaların belirlenmesine yönelik adımların oluşturulmasını sağladı. Söz konusu adımlar, hastaların optimum işitme sonucuna erişebilmesi ve en iyi hayat kalitesine sahip olması için koklear implantlara ilişkin olarak teşhis, tedavi ve hastalık sonrası bakım açısından uluslararası ve güncel bir rehber oluşmasını sağladı.''Devlet geri ödemesi ile hastaların ameliyat ve rehabilitasyon giderleri karşılanıyor'Kara, doğuştan gelen veya çocuklukta ve yetişkinlikte gelişen kayıplarda yenilikçi teknolojiler kullanılarak üretilen koklear implantların, diğer çözümlere göre net bir duyma ve 8 kat daha güçlü algılama sağladığını belirtti.Uygun hastalarda, doğru zamanda yapılan koklear implant uygulamaları ve uygulama sonrası rehabilitasyon programları sayesinde işitme engelliğin bir sorun olmaktan çıktığını aktaran Kara, devlet geri ödemesi ile hastaların ameliyat ve rehabilitasyon giderlerinin karşılandığını aktardı.Kara, koklear implant çözümü için işitme kaybının oluşmasından hemen sonra hekime başvurulması gerektiğini, böylelikle tedavi başarısının arttığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:'Uygun hastalarda, doğru zamanda yapılan koklear implant uygulamaları ve uygulama sonrası doğru şekilde takip edilen bir rehabilitasyon programı bireye sağlıklı bir yaşam sunuyor. Örneğin; doğuştan çok ileri/total işitme kayıplarında, bir yaşına kadar yapılan uygulamalarda, konuşma, bilişsel yetenekler, akademik başarı ve sosyal adaptasyon açısından sorunsuz bir yaşam vaat edebiliyoruz. Yetişkinlerde de işitme kaybı ortaya çıktıktan sonra, geç kalınmaz ve beyindeki işitme merkezinin yetkinliği kaybedilmeden uygulama yapılırsa son derece başarılı/yüz güldürücü sonuçlar alıyoruz.Dünyada bugün 53 milyon işitme engelli hasta bulunuyor. Bu hastalar arasında tedaviden yararlanabilecek durumda olanların, yeni teknolojilerle desteklenen bu tedavi şekline erişmesini sağlamak, milyonlarca bireyin sağlıklı bireyler olarak hayata katılmalarına ve üretkenliklerine destek olacaktır. Hem sosyal hem de akademik olarak başarı sağlayabilen bireylerin mutlu ve sağlıklı yaşaması mümkündür. Bu konuda küresel farkındalığın artırılması ile daha çok birey çözümlerden haberdar olacak. Bu özelliğiyle Uluslararası Konsensüs Çalışması işitme engelliliğin çözümünde yeni bir çağ başlatabilecek önemli bir proje olmuştur.'
Reklam
İstanbul'da Metrobüslerde Kod Yerine Son İstasyonun Adı Yazılacak
İSTANBUL (AA) - İstanbul'da, yeni planlamayla sefer sayıları arttırılan metrobüs hattında, hat numaralarından kaynaklı karışıklığı önlemek için otobüslerin tabelasında yer alan kodlar yerine, gidilecek son istasyonun isminin yazılması uygulamasına 26 Ocak'ta başlanacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesinden (İBB) yapılan açıklamaya göre, kentte ulaşımın ana aksı haline gelen 44 istasyonlu metrobüs hattının seferlerinde ve otobüslerin tabelalarında güncelleme yapıldı.İETT Genel Müdürlüğü, hattaki aktarmaları azaltmaya yönelik bir çalışma da yürüttü. Yapılan yeni sefer planlamasıyla günlük katedilen mesafe 18 bin kilometre artırıldı.Aktarma noktalarında hat numaralarından kaynaklı karışıklığı önlemek ve işleyişi hızlandırmak için tabelalarda da güncelleme yapılması kararı alındı.Metrobüs hattını kullanan yolcuların en çok tercih ettiği 34AS ve 34BZ kodları artık kullanılmayacak. Tabelalarda 34AS, 34G, 34Z, 34BZ gibi kodlar yerine metrobüs aracının gideceği son istasyonun adı yazılacak. 26 Ocak'ta başlayacak uygulamayla metrobüslerin tabelalarında Beylikdüzü, Avcılar, Cevizlibağ, Bayrampaşa, Zincirlikuyu ve Söğütlüçeşme yazıları yerini alacak.
Antalya'da Otomobil Traktöre Çarptı: 2 Ölü
ANTALYA (AA) - Antalya'nın Döşemealtı ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 2 kişi yaşamını yitirdi.Düzlerçamı Mahallesi Termossos Caddesi'nde seyreden Mehmet Öztürk (60) idaresindeki 07 ACT 12 plakalı otomobil, aynı yönde giden Halil İbrahim Aydın'ın (54) kullandığı 07 KY 355 plakalı traktöre arkadan çarptı.İhbar üzerine kaza yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Devrilen traktörün sürücüsünün kaza yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.Direksiyonda sıkışan otomobil sürücüsü Mehmet Öztürk ise itfaiye ekiplerince çıkarıldı.Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılan Öztürk, buradaki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Cenazeler, Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Otopsinin ardından cenazeler, yakınlarına teslim edildi.Aynı cenaze aracına alınarak Uncalıdaki Mezarlıklar Müdürlüğüne götürülen Aydın'ın cenazesinin Döşemealtı ilçesinde, Öztürk'ün cenazesinin ise Trabzon'da defnedileceği öğrenildi.Halil İbrahim Aydın'ın ilçede çiftçilik yaptığı, Mehmet Öztürk'ün ise emekli öğretmen olduğu, bir süre önce taşındığı Burdur'dan sıklıkla Antalya'ya gelip gittiği öğrenildi.
Van'da 21 Kilogram Eroin Ele Geçirildi
VAN (AA) - Van'da bir evde 21 kilo 20 gram eroin bulundu.İl Emniyet Müdürlüğünün açıklamasına göre, uyuşturucu ticareti, nakli veya depolanmasının önlenmesine yönelik çalışmalar devam ediyor.Bu kapsamda, Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, tespit ettikleri bir evde arama yaptı.Aramada, 41 paket halinde 21 kilo 20 gram eroin ele geçirildi.Ele geçirilen uyuşturucuyla ilgili şüpheli Ş.T.'nin yakalanma çalışmaları sürüyor.
Gençlere Tarihi Sevdiren Adam: Yavuz Bahadıroğlu
İSTANBUL (AA) - AHMET ESAD ŞANİ - Yavuz Bahadıroğlu mahlasıyla bilinen ve dün vefat eden tarihçi yazar Niyazi Birinci, gençler için yazdığı tarihi romanlar, konferanslar, radyo ve televizyon programıyla akıllarda kaldı.Gençlere tarihi sevdirmeye çalıştığı kitaplarında Yavuz Bahadıroğlu ismini kullanan Birinci, gemi kaptanı bir babanın oğlu olarak 1945'te Rize'nin Pazar Hisarlı köyünde dünyaya geldi.Ortaokul ikinci sınıfa Mehmet Akif Ersoy'un el yazısı tıpkıbasımını okumak için 15 günde Osmanlıca okumayı öğrendi. Babasının getirdiği kitaplarla tarihi okumalarına başlayan Birinci, yazmaya ortaokulda okul müdürünün emriyle çıkarmaya başladığı duvar gazetesiyle başladı.Birinci, verdiği bir röportajda bu ilk deneyimini, 'Gazeteciliğe ortaokul sıralarında, okul müdürünün emriyle çıkarmaya başladığım duvar gazetesiyle başladım. İlk köşe yazımı da o gazete için yazdım. Ne yazık ki, ilk yazımı yazdığım ilk gazetemin ömrü yalnızca on beş dakika kadar oldu. Yazdığım ilk köşe yazısında, içindeki çelişkiler sebebiyle tarih kitabını eleştirmem okul müdürünün hoşuna gitmemiş, bu yüzden gazete duvardan indirilmişti. Bu yüzden ceza almadım, ama sıkı bir tembihten geçirildim. Müdür Bey'e göre, önce okullarım bitmeli, büyümeliydim. Ancak bir yerlere geldikten sonra böyle eleştiriler yapabilirdim.Okullar arka arkaya bitti. Büyüdüm, gazetecilikten emekli oldum. Yüz civarında da kitap yazdım. Ama hala bildiklerimi, düşündüklerimi söylemeye bırakmıyorlar, 'Başın derde girer' diyorlar.' ifadeleriyle anlattı.Ortaokulu bitirdiği 1960'tan sonra gemicilik, balıkçılık ve çay eksperliği gibi işler yapan Birinci, gazeteciliğe 1971'de İstanbul'da muhabirlikle başladı.Çeşitli gazete, dergi ve şirketlerde yönetici olarak çalışan Birinci, Yeni Asya ve Yeni Nesil gazetelerinde röportaj, fıkra, araştırma ve inceleme yazıları yazdı.'Yazdıklarımı tarihi roman değil, tarihin romanını yazıyorum'Tarihi romanlar kaleme almaya başlayan usta yazarın ilk olarak 1972'de 'Sunguroğlu' romanı gazetede tefrika edildi. İlgi gören bu eserin ardından 'Buhara Yanıyor' ve 'Elveda Buhara' romanlarını gençlerin beğenisine sundu.Birinci, Yavuz Bahadıroğlu ismiyle yazdığı bu dönemi şöyle anlattı:'İlk kitabım “Sunguroğlu'nu 1972 yılında yazdım. Sunguroğlu, henüz gazetede yayınlanma aşamasında iken büyük bir ilgi gördü. Ardından Buhara Yanıyor ve Elveda Buhara isimli kitaplarım yayınlandı. Bu ikisi gerçekten kırılması zor satış rekorları kırdı. Bir yandan da Niyazi Birinci imzasıyla çocuklara yönelik eserler üretiyor ve bir günlük gazetede Şeref Baysal ve Veysel Akpınar imzalarıyla iki köşe yazısı birden yazıyordum. Romanlarıma 'tarihi roman' dediler, ama ben onları hiçbir zaman öyle görmedim. Bence yazdıklarım tarihi roman değil, bendeniz tarihin romanını yazıyorum. Yani tarihi olguyu romanlaştırıyorum.' Tarihi romanlara ilgisi yirmili yaşlarda başlayan Birinci, bu yöndeki çalışmalara ağırlık vermesini şu ifadelerle dile getirdi:'Müthiş bir tarihin içinden geldiğimiz halde kudretli romanlarımızın olmayışı beni tedirgin etmeye başladı. 'Tarihi roman' adına yazılanlar tarihi arka plan olarak kullanıyor, hatta tahrif ediyorlardı. Dahası, 'insan'sız romanlardı. Silik bir sürü kukla, yatak odaları arasında mekik dokuyordu. Osmanlı ceddimin yaşam biçimine girdikçe, onları kadını, erkeği, çocuğu ve en önemlisi devlet yapısıyla tanıdıkça fark ettim ki yazılanlar gerçek dışı, iftira. Önce üzülüp hüzünlendiğimi, ardından kızıp köpürdüğümü, en sonunda bağırıp çağırdığımı, nihayet durulup bir karar verdiğimi hatırlıyorum: 'Tarihi romanlaştıracağım!' Romanın etkisini biliyordum. Tarih bilincinin ancak hikayeleştirilmiş tarihle sağlanacağına inanıyordum. Onu yapmaya çalıştım. Ceddim beni peşine takıp götürdü, anlayacağınız. Bazen rüyalarıma girip beni yönettiler. Bazen çalışma odamda doluşup daha hızlı yazmaya teşvik ettiler beni. Hayat boyu acele edişimin sebebi hem bu, hem de yazmak istediklerimi yazamadan göçme telaşıdır. Yine yazamadıklarım yazdıklarımdan daima fazla olacaktır. Bunu biliyorum. Bu yüzden hala acele ediyorum.'Köprübaşı adlı eseriyle 1979'da Türkiye Milli Kültür Vakfı'ndan Roman Teşvik Ödülü, 1982'de ise Türkiye Yazarlar Birliği'nden çocuk edebiyatı dalında Yılın Yazarı Ödülünü aldı.Birinci, Can Kardeş dergisi genel yayın yönetmeni olduğu 1989'dan itibaren çocuklarla sıkı bir bağ kurdu, hikayelerini de Niyazi Birinci ismiyle yazdı.Çocuklara ve gençlere yönelik eserler yazan usta yazar, Veysel Akpınar, Şeref Baysal, Bahadır Alp ve Nurcan Sevinç gibi farklı mahlaslar kullandı.Roman, çocuk kitabı, hikaye, araştırma, oyun, senaryo ve çok sayıda fikri eserin arasında bulunduğu yüzlerce çalışmaya imza atan tecrübeli yazar, ayrıca yurt içinde ve yurt dışında binlerce konferans verdi.Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan 2 kitabı yayınlanan, çeşitli kurum ve kuruluşlardan ödüller alan Birinci, vefatına kadar Moral FM ve TVNET'te program yapmaya ve Derin Tarih dergisi ile Yeni Akit gazetesinde köşe yazıları kaleme almaya devam etti.Birinci, 21 Ocak'ta tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Osmanlı İmparatorluğu'nun çeşitli dönemlerini ele alan 30'u aşkın romanı bulunan Birinci, evli ve üç çocuk babasıydı.Vefatının ardından edebiyat, kültür-sanat ve siyaset camiasından çok sayıda isim Birinci'nin vefatından dolayı üzüntü duyduklarını dile getirerek taziye mesajı yayınladı.Tarihi romanları çok sayıda baskı yapan ve özellikle gençler tarafından ilgiyle okunan usta yazarın eserlerinden bazıları şöyle:Roman: 'Buhara Yanıyor', 'Elveda Buhara', 'Kırım Kan Ağlıyor', 'Şehzade Selim', 'Şirpençe', 'Mısır'a Doğru', 'Yolbaşı', 'Sel', 'Boşlukta Yürümek', 'Köprübaşı', 'Keşmekeş', 'Dördüncü Murad', 'Merhaba Söğüt', 'Cem Sultan', 'Sahipsiz Saltanat', 'Birinci Murad', 'Yıldırım Beyazıt', 'Yolbaşı', 'Osman Gazi', 'Çelebi Mehmet', 'Orhan Gazi', 'Fatih', 'Kanuni Sultan Süleyman', 'Sunguroğlu', 'Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı', 'Yavuz Sultan Selim', 'Selahaddin Eyyubi', 'Turgut Alp', 'Çakabey', 'Endülüs'e Elveda', 'Sen Beni Sev', 'Geceyarısı Mektupları', 'Kelepçe', 'Gülü Arayan Adam'Hikaye: 'Üçüncü Basamak', 'Ustura Zoruna', 'Zirvedeki Ses'Deneme ve Araştırma: 'Batı ve Biz', 'Osmanlı Padişahları Ansiklopedisi', 'Dünyamızda Neler Oluyor', 'Canım Peygamberim', 'Yürek Seferi', 'Hayata Dilekçe'Oyun: 'Piyesler'Çocuk Kitabı: 'Çocuk Masalları', 'Canavar Robot', 'Dev Hayvanlar', 'Karıncalar Savaşı', 'Çocuğun Ramazanı', 'Baskın', 'Kaybolan Elçiler', 'Ucuz Hikayeler', 'Varvara', 'Bizim Can'
Reklam