Tbmm'nin Himayesinde Misak-I Milli Anma Programı Düzenlendi
İSTANBUL (AA) - TBMM'nin himayesinde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) iş birliğinde 'Bir Asrı Geçen Birikimle Misak-ı Milli'ye Yeniden Bakmak' temasıyla Misak-ı Milli Anma Programı düzenlendi. Program, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un da katılımıyla MSGSÜ Fındıklı Yerleşkesinde yapıldı.MSGSÜ Rektörü Prof. Dr. Handan İnci Elçi, programın açılışında yaptığı konuşmada, üniversitenin Misak-ı Milli kararları açısından tarihi öneminden gurur duyduklarını ifade etti. 'Türkiye'nin milletiyle coğrafi sınırlarıyla bölünmez bir bütün olduğu' anlamına gelen Misak-ı Milli kararının, Meclisi Mebusan tarafından bugün programın yapıldığı salonda alındığını kaydeden Elçi, 'Sultan Abdülmecid'in kızları için 1850'nin sonunda inşa ettirdiği çifte saraylardan oluşan üniversitemizin Fındıklı Kampüsünün Cemile Sultan Sarayı'nı oluşturan bölümündeki bu salon, uzun süre Osmanlı Parlamentosu olarak kullanılmasının yanı sıra Milli Mücadele'nin resmi ağızdan ilk kez dillendirildiği mekan olması bakımından da yakın dönem Türkiye tarihinde çok önemli bir yere sahiptir. 1908'de 2. Meşrutiyetin ilanıyla açılan Osmanlı Meclisi Mebusan da 1913'tan 1920'de kapatılıncaya kadar burada toplanmış ve Ahd-ı Milli olarak da anılan Misak-ı Milli Beyannamesi 28 Ocak 1920'de burada Meclisi Mebusan'da kabul edilmiştir.' diye konuştu.Prof. Dr. Elçi, milli mücadelenin temel dayanağı olan beyannamenin kabulünden sonra İstanbul'un itilaf devletleri tarafından işgal edildiğini, Meclisi Mebusan'ın basıldığını, bazı mebusların toplandığını ve Meclisin feshedildiğini anlattı. Cumhuriyetin temelini atmak üzere 23 Nisan 1920'de meclisin Ankara'da yeniden açıldığını belirten Elçi, 'O günden bugüne sıkı sıkıya sahip çıktığımız özgür ve bağımsız Türkiye düşüncesini, şimdilerde daha gür bir ses ve inançla dillendiriyor, bağımsız ve güçlü bir Türkiye için Misak-ı Milli'nin önemini de her zamankinden daha fazla idrak ediyoruz.' dedi. Elçi, milli mücadelenin ateşleyici gücü Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere özgürce yaşanabilecek bir ülke bırakmak için mücadele eden silah arkadaşlarını, Misak-ı Milli'yi canıyla kanıyla çizmiş şehit ve gazileri minnet, şükran ve rahmetle andığını söyledi.'Misak-ı Milli, uluslararası zeminde tam bağımsızlık hedefini açıkça ilan etmiştir'İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak da Osmanlı Mebusan Meclisi'nde 28 Ocak 1920'de son şekli verilen ve 17 Şubat 1920'de dünya kamuoyuna ilan edilen Misak-ı Milli'nin, eşsiz mücadelenin dönüm noktasını oluşturduğunu belirtti. Ak, 1919 yılının son çeyreğinde gerçekleştirilen Osmanlı Mebusan Meclisi seçimlerinin, itilaf devletlerinin işgalcilerle daha olumlu bir siyasal platform kurulacağı beklentilerinin aksine, milli mücadeleyi savunan bir meclis birleşimi ortaya çıkardığını kaydeden Ak, şöyle devam etti:'Meclis, işgalcilerin istedikleri düzenlemeleri yapmadığı gibi onların baskı ve zulümlerinin protesto edildiği, dünya kamuoyuna duyurulduğu bir meşru zemin hüviyeti kazanmıştır. Bu tarihi arka planda ilan edilen Misak-ı Milli Beyannamesi, parçalanmak istenen vatan topraklarında Türk milletinin hangi şartlarda barış içinde yaşayabileceğini, içeride Hakimiyet-i Milliye, uluslararası zeminde ise tam bağımsızlık hedefini açık bir şekilde ilan etmiştir. Misak-ı Milli Beyannamesi, milli mücadelenin milli ve milletlerarası alanda nihai hedeflerini ortaya koyan önemli bir siyasi tarih belgesidir. Erzurum ve Sivas kongreleriyle olgunlaştırılan bir sürecin siyasi anlamda nihai metni, aynı zamanda İstiklal Harbi'nin bir anlamda başlangıcını oluşturmuştur. Misak-ı Milli'nin vücut bulmasında hiç şüphesiz Anadolu'da temelleri atılan milli mücadele sürecinin büyük katkısı bulunmaktadır.'Prof. Dr. Ak, Misak-ı Milli ile vatanın sınırlarının çizildiğini, milli mücadelenin iç ve dış politikasının deklare edildiğini, Türk milletinin varlığının olmazsa olmaz şartlarının ortaya konduğunu söyledi. Açılışın ardından MSGSÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Okutmanlığı Koordinatörü Prof. Dr. İsmail Türkoğlu'nun moderatörlüğünde düzenlenen panelde, 'Mondros Mütakeresi'nden Misak-ı Milli'nin İlan Sürecine' başlığıyla İÜ Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cezmi Eraslan, 'Devrin Uluslararası Gelişmeleri Işığında Misak-ı Milli'nin İlanı' başlığıyla İÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Budak, 'Milli Mücadelenin Siyasal Programını Belirleyen Bir Özgürlük Bildirgesi: Misak-ı Milli' başlığıyla da İÜ Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Namık Sinan Turan konuşma yaptı. AK Parti Grup Başkanvekili ve Tokat Milletvekili Özlem Zengin ile İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve bazı akademisyenlerin katıldığı program, TBMM web ve YouTube sayfaları ile İÜ ve MSGSÜ YouTube hesaplarından canlı yayınlandı.
Osmaniye'de Gösteri Yürüyüşü Ve Açık Hava Toplantılarına Geçici Yasak Getirildi
OSMANİYE (AA) - Osmaniye Valiliği, gösteri yürüyüşü ve açık hava toplantıları gibi etkinliklerin 15 gün yasaklandığını duyurdu.Valilikten yapılan açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye'de yayılımını durdurmak adına tedbirlerin sürdürüldüğü belirtildi.Virüsün halk sağlığı açısından riskini yönetebilmek ve sosyal izolasyonu sağlayarak etkisini en aza indirmek için toplanan İl Hıfzıssıhha Kurulunca bazı kararlar alındığı bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:'İlimizde milli güvenliğin sağlanması, kamu düzeni ve güvenliğinin korunması, virüsün toplum geneline yayılmasının, olası yağma ve infial yaratabilecek olayların önüne geçilebilmesi, temel hak ve özgürlükler ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin ve genel asayişin korunması amacıyla mülki amirliklerin uygun göreceği sosyal mesafe kuralına uyularak yapılacak etkinlikler hariç olmak üzere miting, kapalı ve açık yer toplantıları ile gösteri yürüyüşleri, açık alanda toplanma, basın açıklaması, çadır kurma, stant açma, oturma eylemi, imza kampanyası, anma töreni gibi türdeki eylem ve etkinlikler kent genelinde bugünden itibaren 15 gün yasaklanmıştır.'
Agorafobiyi Bağcılar Belediyesi Kadın Ve Aile Eğitim Merkezi'nin Desteğiyle Yendi
İSTANBUL (AA) - Yalnız dışarı çıkamayan ve hayatının büyük bir kısmını evinde geçiren Filiz Akar, agorafobiyi Bağcılar Belediyesi Kadın ve Aile Eğitim Merkezi'nin desteğiyle yenmeyi başardı. Belediyeden yapılan açıklamaya göre, agorafobi rahatsızlığı, kişilerde tek başına dışarı çıkamama, kalabalık caddelerden geçememe, kapalı ortamlardan kaçınma, kendini evde daha güvende hissetme durumlarına neden oluyor. Şu anda 44 yaşındaki Filiz Akar da bu rahatsızlıkla 14 yaşında geçirdiği travmanın ardından tanıştı. Hayatının büyük bir kısmını evde, dört duvar arasında geçiren, yıllarca yanında kimse olmadan dışarıya adım atamayan Akar, korkusunu kursiyer olarak 2 yıl önce eğitim görmeye başladığı Bağcılar Belediyesi Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi'nde yenebildi. Akar, bunun yanında kadınlara tavsiyelerde bulunduğu 'Kadın İsterse' isimli kişisel gelişim kitabını da kaleme aldı. 'Artık bütün dünyam evim olmuştu'Açıklamada görüşlerine yer verilen Akar, babasının sürekli annesine şiddet uyguladığını, çocuk olmasına rağmen bir erkeğin kadına uygulayabileceği bütün şiddete şahit olduğunu belirtti.Akar, sevdiği bir kişinin başka bir sevdiğine şiddet uyguladığını görmenin şiddete uğramaktan daha kötü olduğunu kaydederek, 'Bu durum bende büyük bir travma oluşturdu, 14 yaşında, babam bir cinayete kurban gitti. O günden sonra dışarıya karşı güvensizliğim oluştu. Yalnız dışarıya çıkamamaya başladım. 18 yaşında evlendim, 2 çocuğum oldu. Artık bütün dünyam evim olmuştu. Zorunlu olmadıkça dışarı çıkmıyordum. Çıkmak için de yanımda mutlaka birinin olması gerekiyordu. 26 yılım böyle geçti.' ifadelerini kullandı.Bir süre tedavi gördüğünü aktaran Akar, sevdiği bir arkadaşının vasıtasıyla Bağcılar Belediyesi Kadın ve Aile Eğitim Merkezi'ne gelmeye başladığını kaydetti.Merkezde 'aile' gibi samimi bir ortam olduğuna değinen Akar, 'Burası bana çok güven verdi. Kısa sürede arkadaşlara alıştım. Yıllardır üzerimdeki korkuyu da yavaş yavaş yendim. Artık eskisi kadar ilaç kullanmıyorum. Buraya gelip gitmek bana terapi gibi geliyor. Dışarıya karşı korkularım azaldı. Ayrıca kendi ürettiğim el emeği göz nuru ürünleri satarak para kazanıyorum. İnsanların yaptıklarımı beğenmesi beni motive ediyor.' ifadesini kullandı.
Hindistan'da Muhalefet Partileri Parlamento'daki Bütçe Görüşmelerinin Açılışını Boykot Etti
ANKARA (AA) - Hindistan'ın önde gelen muhalefet partileri, hükümetin yürürlükten kaldırmayı reddettiği yeni tarım yasalarını protesto eden çiftçilerle dayanışma içinde olduklarını göstermek için Parlamento'daki bütçe görüşmelerinin açılış konuşmasını boykot ettiklerini duyurdu.Hindistan’ın ana muhalefetteki Ulusal Kongre Partisi’nden yapılan açıklamada, '16 muhalefet partisi olarak, Cumhurbaşkanı Ram Nath Kovind’in Parlamento’da bütçe görüşmelerinin açılış konuşmasını, Başbakan Narendra Modi hükümetinin karalamaya çalıştığı çiftçilerle tam bir dayanışma içinde boykot ediyoruz.' ifadeleri kullanıldı.Ulusal Kongre Partisi Lideri Rahul Gandhi de Twitter'da yaptığı bir paylaşımda, 'Başbakan Narendra Modi'nin çiftçilere ve işçilere saldırarak Hindistan’ı zayıflattığını' savundu.Çiftçi sendikası liderlerinden Naresh Tikait de Twitter hesabından, 'Çiftçiler, Modi hükümeti yeni tarım yasalarını yürürlükten kaldırıncaya kadar evlerine dönmeyeceklerini söylüyorlar.' ifadelerine yer verdi.Cumhurbaşkanı Kovind ise Parlamento'daki bütçe oturumu açılış konuşmasında hükümetin önceliklerini sıralayarak yaşanan şiddet olaylarını 'talihsiz' diye nitelendirdi ve demokrasilerde hukukun üstünlüğüne saygı gösterilmesinin beklendiğini vurguladı. Bütçenin pazartesi sunulması bekleniyor.Öte yandan, başkent Yeni Delhi’de çiftçilerin kamp alanlarına yakın yerlerde yaşayan halk, gösterilerin artık ekonomiyi ve yaşamlarını etkilediğinden şikayet ederek çiftçilerin bölgeyi terk etmelerini istedi.Bharatiya Kisan Çiftçi Birliği de gelecekteki eylem planına karar vermek için bugün büyük bir toplantı düzenleneceğini duyurdu.Yeni Delhi'de 1 çiftçi ölmüştü26 Ocak Hindistan Cumhuriyet Bayramı'nda ülke genelinde protesto düzenleyen göstericiler, başkent Yeni Delhi sınırında polis barikatlarını aşarak şehre ilerlemiş, 'Kızıl Kale' adı verilen 17. yüzyıldan kalan tarihi kaleyi işgal etmişti.Olaylarda 1 çiftçi hayatını kaybederken yaklaşık 400 polis memuru yaralanmıştı.Öte yandan, bazı protestocuların Kızıl Kale'de asılı Hindistan bayraklarını indirerek 'Halistan hareketini' temsil eden Sih ayrılıkçıların sözde bayraklarını göndere çekmesi tepkilere yol açmıştı.Olaylardan sonra 40’tan fazla olan çiftçi birlikleri arasından 3 küçük grup protestolardan çekildiklerini açıklamıştı. Polis, 19 protestocunun tutuklandığını, aralarında çiftçi sendikası liderlerinin de bulunduğu 50 kişinin de halkı kışkırtma, kin ve düşmanlığa tahrik suçlamalarıyla sorgulanmak üzere arandığını duyurmuştu.11 tur müzakere sonuçsuz kaldıHükümet ile çiftçiler arasındaki taleplerin uzlaştırılması için yapılan 11 tur müzakere sonuçsuz kalmıştı. Hükümetin kanunları 18 aylığına askıya alma teklifi de çiftçiler tarafından reddedilmişti.Sonuçsuz kalan müzakerelerin ardından çiftçiler, protestoların devam edeceğini duyurmuştu.Ülkede, çiftçilerin yarısından fazlasının borç içinde olduğu, 2018 ve 2019'da 20 bin 638 çiftçinin canına kıydığı ifade ediliyor.Yeni tarım yasaları ve çiftçi protestolarıHindistan'da Eylül 2020'de kabul edilen ve tarım sektörüne serbestleşme getiren 2 yasa, taban fiyatı ve destekleme alımı politikalarını sona erdireceği, aracı şirketlerin fiyatları düşürerek sonunda kendilerini topraksız bırakacağı gerekçesiyle çiftçiler tarafından protesto ediliyor.Başbakan Narendra Modi hükümeti ise yeni yasaların, çiftçilere ürünlerini pazarlama özgürlüğü tanıyarak özel yatırımla tarımsal büyümeyi teşvik edeceğini savunuyor.
Adana'da Belediye Otobüsü Ptt Binasına Çarptı: 2 Yaralı
ADANA (AA) - Adana'da belediye otobüsünün PTT şubesinin bulunduğu binaya çarpması sonucu 2 kişi yaralandı.Tolga Coşkun yönetimindeki 01 DYM 49 plakalı Büyükşehir Belediyesine ait otobüs, merkez Seyhan ilçesi Yeşiloba Mahallesi'nde PTT şubesinin olduğu binaya çarptı.Kazada yaralanan sürücü ile şubede görevli Cansel Tapdıkbayram, çevredeki hastanelerde tedavi altına alındı.Kaza sırasında yolcu bulunmadığı öğrenilen otobüs vinç yardımıyla kaldırıldı, hasar oluşan binada çalışma başlatıldı.
Reklam
Hatay'da Marketten Hırsızlık İddiasına 3 Tutuklama
HATAY (AA) - Hatay'ın Samandağ ilçesinde marketten hırsızlık yaptığı iddia edilen 3 zanlı tutuklandı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Tomruksuyu Mahallesi'ndeki bir marketten içki ve sigara çalındığı ihbarı üzerine çalışma başlattı.Bölgedeki güvenlik kamerası ve Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarından şüpheli aracı tespit eden ekipler, tanınmamak için eldiven, kar maskesi ve şemsiye kullanan 3 kişinin O.F, H.H.E. ve İ.D. olduğunu belirledi.Operasyonla gözaltına alınan zanlılar, çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.Şüphelilerin ikametinde ele geçirilen ve marketten çalındığı belirlenen 133 şişe içki ile 2 bin 489 paket sigara market sahibine teslim edildi.
İyi Partili Özlale'den "Enflasyonla Mücadele" Açıklaması:
ANKARA (AA) - İYİ Parti Kalkınma Politikaları Başkanı Ümit Özlale, 'Enflasyonla mücadelede sadece TCMB'nin izleyeceği para politikasına bel bağlanmamalıdır. Tarım politikalarının bir an önce değiştirilmesi, beklentilerin doğru yönetilmesi ve maliye politikasının destekleyici olması gerekir.' dedi.Özlale, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, dünyada enflasyonu düşürmek isteyip de düşüremeyen tek bir ülke olmadığını ancak enflasyonu düşürmenin bir istihdam ve üretim maliyeti bulunduğunu söyledi. Ümit Özlale, bu maliyeti düşürmek için toplumsal mutabakat ve beklentilerin yönetilmesi gerektiğini ifade etti.Parti olarak iş örgütlerinin ortak bir metinle açıkladığı fiyat istikrarı vurgusu ile enflasyon raporu toplantısında Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal'ın siyasi bir çerçevede hareket etmeyen ciddi tutumunu desteklediklerini vurgulayan Özlale, iktidara yakın gazetelerin haksız eleştirilerine aldırmamasını da takdirle karşıladıklarını söyledi.Enflasyonun başta dar gelirli vatandaşlar olmak üzere ülkenin tüm fertlerini fakirleştirdiğini belirten Özlale, 'Bu yüzden de İYİ Parti olarak enflasyonla mücadelenin bir öncelik olması gerektiğini düşünüyoruz.' diye konuştu. Bu noktada üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını dile getiren Özlale, ​​​​​​​'Enflasyonla mücadelede sadece TCMB'nin izleyeceği para politikasına bel bağlanmamalıdır. Enflasyonun yüksek olmasının temel nedenlerinden biri olan tarım politikalarının bir an önce değiştirilmesi, beklentilerin doğru yönetilmesi ve maliye politikasının destekleyici olması gerekir.' değerlendirmesinde bulundu.Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin gıda fiyatlarının arttığı bu günlerde suskunluğunu anlayamadıklarını dile getiren Özlale, 'Beklentimiz Sayın Cumhurbaşkanı'nın Tarım ve Orman Bakanı'nı görevinden affetmesidir.' ifadelerini kullandı.Çiftçinin artan üretim maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu kaydeden Özlale, kısa dönemde çiftçinin kullandığı mazottaki verginin yarıya düşürülmesinin çiftçiye nefes aldıracağını söyledi.Salgın dolayısıyla toplu tüketim merkezlerinin zayıflayıp gıda toptancılarının iyice zor durumda kaldığı bu dönemde inisiyatifin tamamen zincir marketlerde kalmasının da sakıncalı olduğuna işaret eden Özlale, bu marketlerin mutlaka denetlenmesi gerektiğini belirtti.
Reklam
Türk Futbolunun Efsane Kalecisi Varol Ürkmez Hayatını Kaybetti! Varol Ürkmez Kimdir?
Bir süredir kanser tedavisi gören Türk futbolunun değerli ismi Varol Ürkmez geçirdiği kalp krizi ile hayatını kaybetti. 1937 doğumlu olan efsane kaleci Ürkmez fenalaşarak hastaneye kaldırılması üzerine yapılan tüm müdahalelere rağmen hayata döndürülemedi. Peki Varol Ürkmez kimdir? Sağlık durumu nasıldı? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Galatasaray Mostafa Mohamed Transferini Duyurdu! Mostafa Mohamed Kimdir, Kaç Gol Atmıştır?
Galatasaray, Mısır Milli Takımı’nda da oynayan genç golcü Mohamed Mustafa’yı kiralık olarak transfer etti. Sarı kırmızılı takım Mostafa Mohamed için 2 milyon Dolar kiralama bedeli ödeyecek. Kulüp ayrıca, genç forvet  Mohamed'in transferiyle ilgili KAP'a açıklama yaptı. KAP’a yapılan açıklama sonrası transfer sosyal medyanın gündemine girdi. Peki, Mohamed Mostafa kimdir? İşte 23 yaşındaki golcü Mohamed Mostafa’nın hayatı ve kariyeri...
Sayıştay'dan İBB'ye Burs ve Halk Süt Sorgusu: 'Kamu Zarara Uğratılmış'
Sayıştay, İBB'ye halk süt ve öğrencilere burs için yaptığı harcamalardan dolayı 'kamuyu zarar uğratma' suçlamasının yer aldığı bir rapor hazırladı. Müfettişler, burslar için 'Belediye tarafından doğrudan yapılabileceğine dair bir yasal düzenleme bulunmadığından burs ödemeleri kamu zararına neden olunmuştur” ifadelerini kullanırken, halk süt içinse doğrudan satın alımı işaret ederek “alımı ihale ile yapılması” gerektiğini öne sürdü.
Reklam
Rusya'da 8 Şubat'ta Üniversitelerde Yüz Yüze Eğitime Başlanacak
MOSKOVA (AA) - Rusya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle uzaktan eğitim uygulamasını sürdüren yüksek öğretim kurumları, 8 Şubat'ta yüz yüze eğitime başlayacak.Rusya Bilim ve Yüksek Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, bakanlığa bağlı yüksek öğretim kurumları, ülkenin bölgedeki epidemiyolojik duruma göre 8 Şubat'ta yüz yüze eğitime dönecek.Okullardaki eğitim sürecinin Kovid-19'a karşı belirlenen kurallar doğrultusunda sürdürülmesi gerektiği belirtildi.Rusya'nın başkenti Moskova ve St. Petersburg kentindeki yüksek öğretim kurumları, 13 Kasım 2020'de uzaktan eğitim uygulamasına geçmişti.Ülkenin diğer bölgelerindeki okullarla ilgili karar ise salgın durumuna göre alınmıştı. Son 24 saatte 19 bin 238 Kovid-19 vakası tespit edildiRusya Koronavirüs Enfeksiyonu Kontrol ve Önleme Merkezinden yapılan açıklamaya göre, ülkede son 24 saatte vaka sayısı 19 bin 238 artarak 3 milyon 813 bin 48'e, virüs kaynaklı hayatını kaybedenlerin sayısı ise 534 artışla 72 bin 185'e çıktı.Son 24 saatte 26 bin 204 kişinin sağlığına kavuşmasıyla da iyileşen sayısı 3 milyon 255 bin 462'ye ulaştı.Rusya'da Kovid-19 süreciRusya'da ilk Kovid-19 vakası 31 Ocak 2020'de tespit edilmiş, virüs nedeniyle ilk ölüm 19 Mart 2020'de kaydedilmişti.Ülkede, 24 Aralık 2020'de 29 bin 935 kişide virüsün tespit edilmesiyle 'en yüksek' günlük vaka sayısı, 635 kişinin hayatını kaybetmesiyle 'en yüksek günlük can kaybı sayısı' kayıtlara geçmişti.Rusya'da, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in talimatıyla 18 Ocak'ta kitlesel aşılama süreci başlamıştı. Aşılama, Gamaleya Ulusal Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Enstitüsünün geliştirdiği 'Sputnik V' (GamKovidVak) aşısıyla yapılıyor.
Bae'nin Şarika Emiri'nin Eşi, Eğitim Alanında İsrail'le Normalleşmeyi Eleştirdi:
ABU DABİ (AA) - Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Şarika Emiri Sultan bin Muhammed el-Kasımi'nin eşi Cevahir binti Muhammed el-Kasımi, ülkesinin eğitim alanında İsrail'le normalleşerek iş birliği yapmasına tepki gösterdi.Cevahir Kasımi, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, İsrail ve BAE Eğitim Bakanları arasında iş birliği, öğrenci değişimi ve ortak akademik çalışmalar gibi konuları görüşmek için düzenlenen sanal toplantıyı değerlendirdi.İsrail'e işaret ederek, 'Metodolojileri, Arapları öldürmek ve topraklarını gasbetmek.' ifadesini kullanan Kasımi, ayrıca, 'Allah nefislerinize karşı size yardım etsin.' paylaşımında bulundu.Cevahir Kasımi, daha sonra da sayfasında, Endülüs tarihi tur rehberi olan 'Ahmed' isimli bir Twitter kullanıcısının paylaşımına yer verdi.Paylaşımında İsrail Eğitim Bakanı Yoav Gallant'ın geçmişiyle ilgili bilgi veren Ahmed, 'Gallant'ın İsrail tarihindeki en kanlı generallerden biri olduğunu' belirtti.Ahmed, 'İsrailli Bakan'ın, 1979'da Beyrut'ta Hassan Salame'nin öldürülmesiyle sonuçlanan operasyona katıldığını, onlarca savunmasız Filistinlinin öldüğü Cenin kampına düzenlenen saldırının komutanı olduğunu ve İsrail'in Birleşmiş Milletler Lübnan Barış Gücü'ne (UNIFIL) sığınan sivilleri bombaladığı Kana katliamına katıldığını' aktardı. Cevahir Kasımi'nin paylaşımları, sosyal medyada büyük etkileşim aldı. Çoğunluk, ulusal duruşu ve görüşünü ifade etmedeki cesareti nedeniyle Kasımi'yi tebrik ederken, bir grup da BAE'nin ülkenin menfaati için çalıştığını savunarak Kasımi'yi eleştirdi. ABD’nin girişimleri sonucu 2020’nin sonlarına doğru sırayla BAE, Bahreyn, Sudan ve Fas, İsrail ile ilişkileri normalleştirme anlaşması imzalamıştı.
Erzincan'da Jandarmanın Durdurduğu Hafif Ticari Araçta 66 Şişe Sahte İçki Ele Geçirildi
ERZİNCAN (AA) - Erzincan'da jandarma ekiplerince durdurulan hafif ticari araçta bir kişi, 66 şişe sahte içkiyle yakalandı.İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, şüpheli E.D'nin piyasaya sahte içki süreceği bilgisini aldı.Bunun üzerine harekete geçen ekipler, şüphelinin kullandığı hafif ticari aracı takibe alarak Altınbaşak beldesinde durdurdu. Araçtaki aramada, sahte bandrollü 66 şişeye doldurularak ambalajlanmış içki ile 10 sahte bandrol ele geçirildi.Gözaltına alınan E.D, jandarmadaki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.
Reklam
Türkiye 2020'De Yaklaşık 16 Milyon Ziyaretçiyi Ağırladı
ANKARA (AA) - Dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında güvenli turizm uygulamasını başlatan Türkiye, geçen yıl yaklaşık 16 milyon ziyaretçiyi ağırladı.Kültür ve Turizm Bakanlığınca açıklanan verilere göre, Türkiye'ye 2020'de gelen yurt dışı ziyaretçi sayısı 2019'a göre yüzde 69 düşüşle 15 milyon 963 bin 997 oldu.Türkiye'nin 2020'de elde ettiği turizm geliri bir önceki yıla göre yüzde 65 azaldı ve 12 milyar 59 milyon 320 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Kişi başı ortalama harcamanın yüzde 14,4 artışla 762 dolar olduğu belirlendi. En çok ziyaretçi gönderen ülke 2 milyon 128 bin 758 kişi ile Rusya oldu. Rusya'yı 1 milyon 242 bin 961 kişi ile Bulgaristan, 1 milyon 118 bin 932 kişi ile Almanya takip etti. Almanya'yı sırasıyla Ukrayna, İngiltere, Gürcistan, Irak, İran, Fransa ve Hollanda izledi.Türkiye'ye gelen ziyaretçilerin ülkeye giriş yaptıkları iller sıralamasında ise İstanbul ilk sırada yer aldı. İstanbul'u sırasıyla Antalya, Edirne, Muğla ve Artvin takip etti.Türkiye'ye 2016-2020 arasındaki gelen ziyaretçi sayısı ile elde edilen turizm geliri ise şöyle:YıllarZiyaretçi SayısıTurizm Geliri2016 30 milyon 906 bin 68022 milyar 107 milyon 440 bin dolar201737 milyon 969 bin 82426 milyar 283 milyon 656 bin dolar201846 milyon 112 bin 59229 milyar 512 milyon 926 bin dolar201951 milyon 747 bin 19934 milyar 520 milyon 332 bin dolar202015 milyon 963 bin 99712 milyar 59 milyon 320 bin dolar
Berkin Elvan'ın Ölümüne İlişkin Davada Mütalaa Açıklandı
İSTANBUL (AA) - Berkin Elvan'ın, Gezi Parkı odaklı olaylar sırasında yaralanması ve bir süre sonra tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmesine ilişkin davada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcılık, tutuksuz sanık polis memuru F.D'nin 'bilinçli taksirle ölüme neden olmak' suçundan 2 yıl 8 aydan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuksuz sanık F.D, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile katıldı.Müdahiller anne Gülsüm Elvan, baba Sami Elvan ve çok sayıda taraf avukatı duruşmada hazır bulundu. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da duruşmayı izledi.Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, olay tarihinde Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde polis memuru olan sanığın, olay yeri Okmeydanı Petek Market önünde grup gazcı personeli olarak görev yaptığı belirtildi.İddianamede, 16 Haziran 2013'te saat 08.30'da Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, maktul Berkin Elvan'ın başına gaz fişeği gelmesi sonucu ameliyata alındığı anlatılarak, Elvan'ın üzerinden çıkan ve üstünde 'feza torpil' yazılı 11 torpilin hastane yetkililerinden teslim alındığının aktarıldığı ifade edilen mütalaada, Ulusal Kriminal raporuna göre hasta eşyaları ve ilaçları teslim formunda torpilin 7 rakamında değişiklik yapıldığı ve Berkin Elvan'ın üzerinden çakmak veya kibrit çıkmadığının belirtildiği vurgulandı.Berkin Elvan’ın 11 Mart 2014'te tedavi gördüğü hastanede vefat ettiği, Adli Tıp Kurumu raporuna göre ölümün, 'künt kafa travmasına bağlı gelişen beyin kanaması ve komplikasyonlar sonucu meydana geldiği, künt kafa travmasının gaz tüfeği kapsülü ve plastik mermi veya benzer özellikte başka bir ürünün doğrudan kafaya isabet etmesi ile meydana gelmiş olabileceğinin' tespit edildiğine yer verildi.İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün 24 Mart 2014 tarihli açıklamasına da yer verilen mütalaada, sanığın soruşturma ve yargılama aşamasındaki ifadelerine değinildi.Mütalaada, Ulusal Kriminal raporuna göre olayda kullanılan Zet tüfeği gaz fişeğinin yaklaşık 150 gram ağırlığında olduğu, gaz fişeğinin 40-50 metre mesafeden insan kafatasını göçertmeye yeterli olduğuna vurgu yapılarak, bu nedenle insana nişan alınarak atılamayacağına ifade edildi.Mütalaada, Foça Jandarma Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, sanığın 'asli kusurlu', maktulün ise 'tali kusurlu' olduğunun tespit edildiği belirtilerek, söz konusu raporda, meydana gelen olayın istem dışı ve anlık olarak gerçekleştiğinin kuvvete muhtemel olduğu yönünde görüş bildirildiği ifade edildi.Bilinçli taksirin, kişinin öngördüğü neticeyi istememesine rağmen neticenin meydana gelmesi hali olduğuna işaret edilen mütalaada, şunlar kaydedildi:'Taksirde fail, öngörülebilir nitelikteki neticeyi öngörmemekte, bilinçli taksirde ise öngörmektedir. Gerçekleşmesi muhakkak görünen neticenin failce bilinmesi ve istenmesi halinde doğrudan kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği durumda bilinçli taksir, öngörülebilir neticenin özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmiş olması nedeniyle öngörülmediği hallerde ise basit taksir hali mevcuttur. ‘Öyle veya böyle fail her halde hareketi gerçekleştirirdi’ denildiğinde bilinçli taksirden söz edilmesi gerekir.”Mütalaada, olay tarihi ve yerinde Gaziler Sokağı istikametine doğru yapılan gaz tüfeği atışı neticesinde maktulün yaralandığı ve akabinde tedavi gördüğü hastanede vefat ettiği hatırlatılarak, maktulün ölümüne sebep olan atışın 2. Zet Polisi olan sanık tarafından yapıldığı ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu belirtildi.Sanığın eyleminin 'bilinçli taksir' kapsamında kaldığı belirtilen mütalaada, bu nedenle tutuksuz sanık polis memuru F. D'nin “bilinçli taksirle ölüme neden olmak” suçundan 2 yıl 8 aydan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.Mahkeme heyeti, mütalaaya karşı savunma hazırlama ve beyanda bulunması için taraflara süre vererek duruşmayı 18 Haziran'a erteledi.Öte yandan, duruşma sonrası mütalaaya tepki gösteren Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan'ı CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu teselli etti.
Reklam
Hindistan, Çin Sınırına Daha Fazla Asker Konuşlandırdı
ANKARA (AA) – Hindistan Cumhurbaşkanı Ram Nath Kovind, Hindistan-Çin sınırına daha fazla asker gönderdiğini açıkladı.South China Morning Post’un haberine göre, Hindistan Cumhurbaşkanı Kovind, ülkenin egemenliğini korumak amacıyla 'Fiili Kontrol Hattı' sınır bölgesine daha fazla asker konuşlandırıldığını bildirdi.Parlamentoda konuşan Kovind, Hindistan’ın Fiili Kontrol hattı üzerindeki egemenliğini korumak için ek askeri güç gönderildiğini belirterek, 'Hükümetim, tamamen milletin çıkarlarını korumaya bağlı ve ihtiyatlı.' ifadelerini kullandı. Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, 28 Ocak’ta yaptığı konuşmada, sınırda asker yığmak ve altyapı inşa etmekle suçladığı Çin'le ilişkilerini geçen yıl ölümcül bir çatışmanın 'derinden bozduğunu' açıklamıştı.Çin-Hindistan sınır anlaşmazlığıİki ülke arasındaki Himalaya Dağları'nın çevrelediği belirsiz sınır hattı Çin ile Hindistan arasında egemenlik tartışmalarına neden oluyor. Akarsuların, göllerin, buzulların ve karlı zirvelerin bulunduğu 3 bin 500 kilometrelik sınır, tarafları sık sık karşı karşıya getiriyor.Pekin yönetimi, 'Güney Tibet' olarak adlandırdığı Hindistan'ın Arunaçal Pradeş eyaletindeki 90 bin kilometrekarelik toprakta hak iddia ederken, Yeni Delhi ise Aksay Çin platolarını kapsayan 38 bin kilometrekarelik alanın Çin tarafından işgal edildiğini savunuyor.Taraflar, uzun yıllardır süregelen görüşmelere rağmen egemenlik ihtilaflarını çözemezken, iki ülke arasındaki gerilim, 2017'de Çin'in bölgedeki sınır yolunu tartışmalı bir platoya uzatmaya çalışması üzerine artmıştı.
Grafikli - "Türk Düşünce Tarihinin Önemli İsimlerinden: İsmail Fenni Ertuğrul"
İSTANBUL (AA) - AİŞE HÜMEYRA BULOVALI - Türk mutasavvıf, mütefekkir, felsefeci, yazar, çevirmen, musikişinas ve bestekar İsmail Fenni Ertuğrul'un vefatının üzerinden 75 yıl geçti.Ertuğrul, Tırnova mahalli idare meclisi azası Mahmud Bey'in oğlu olarak, Bulgaristan Tırnova'da 1855'de dünyaya geldi.İlk öğrenimine Hacı Ahmet Amiş Efendi'nin nezaretindeki sübyan mektebinde başlayan Ertuğrul, medrese eğitiminin yanı sıra tahsiline Tırnova Rüşdiyesi'nde devam etti. Sanatçı, rüşdiyeden mezun olduktan sonra da Arapça, Farsça ve İslami ilim dersleri almayı sürdürdü.Ertuğrul, henüz 15 yaşındayken yazısı güzel olması dolayısıyla Tırnova sancağı muhasebe kalemine memur oldu. Görevi sırasında muhasebeyi öğrenen Ertuğrul, Dede Efendi'nin talebelerinden Meytabzade'nin öğrencisi olan Cudi Efendi'den de musiki dersleri aldı.Arapça, Farsça, Fransızca ve İngilizce dillerini öğrendiOsmanlı-Rus savaşı sebebiyle, Balkanlardaki istilalardan dolayı 20 yaşında İstanbul'a giden İsmail Fenni Ertuğrul, burada birçok memuriyet görevinde bulundu. Daha sonra Ertuğrul, Fransızca resmi yazışmaları yürütecek memurları yetiştirmek üzere devlet tarafından kurulan 'Dil Mektebi'nden 1886'da mezun oldu.Ertuğrul, Dil Mektebi sonrası 4 yıl da İngilizce dersleri alarak, 1899'da Divan-ı Muhasebat üyesi oldu. Ardından da Mabeyn-i Hümayun bütçesini hazırlayan komisyona alındı.Devlet hizmetinde titiz, dürüst ve çalışkan biri olarak tanınan Ertuğrul, başarılı çalışmalarından dolayı korgenerale mukabil sivil rütbe payesi, dördüncü dereceden mecidi ve üçüncü dereceden Osmanlı nişanı gibi ödüllere değer görüldü.Sanatçı, başarılarının yanı sıra memuriyet hayatı sırasında birçok terfiye de layık gösterilmekle birlikte, kendi ifadesiyle 'arzukeş olduğum mütaalaya vakit bulmak ve yazmaya başladığım bazı eserleri ikmale muvaffak olmak için tekaüdümü istida ettim.' diyerek, ilmi çalışmalara vakit ayırmak arzusundan dolayı 1909'da görevinden istifa etti.Dönemin düşünce akımlarını ve eleştirilerini İslam düşüncesi ile kıyas ettiEmeklilik hayatını 38 sene sürdüren İsmail Fenni Ertuğrul, ilmi gayesini hatıratında, 'Ben acizane 90 senelik ömrümü, ilme ve güzel sanatlara verdim. Doğu ve Batı düşünce alemini, bunların birleştikleri, ayrıldıkları ve birbirlerini şiddetle reddeder göründükleri noktaları inceledim. Eserlerimle, vardığım hakikatleri, bugünün ve yarının nesillerine anlatmaya çalıştım.' şeklinde beyan etmişti.Son dönem bir Osmanlı mütefekkiri olarak gösterilen İsmail Fenni, kaleme aldığı eserlerinde yaşadığı dönemin ilmi gelişmelerini de yakından takip etti ve elde ettiği yeni bilgilerle, fikirlerinin değişmesinde veya gelişmesinde bir mahsur görmeyerek, dönemin düşünce akımlarını ve eleştirilerini İslam düşüncesi ile kıyas etti.İsmail Fenni Ertuğrul, tasavvufa olan merakıyla da, tasavvuf düşüncesinin önemini anlatmak ve vahdet-i vücud (sufi metafiziği) görüşünün inceliklerini açıklamak üzere 'üstadım' diye bahsettiği İbn Arabi'yi savunan bir eser yazdı.''Vahdet-i Vücud' isimli kitabının ruhunu kendisine yaşama düsturu yaptı'Prof. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, bir yazısında Ertuğrul'un Türk düşünce tarihine bıraktığı izlerden şöyle bahsetmişti:'Onun felsefe faaliyeti çok erken başlar. Tabiat ile teması daima muhafaza eden bir hayat sistemine sahipti. 96 yaşında ölümü, bu yaşta bile daima yaratmak peşinde koşuşu ve 'Büyük Filozoflar' adını taşıyan bir külliyat hazırlaması, vasati ömür yaşı pek aşağı olan memleketimizde, bilhassa bir entelektüel bahis mevzu olunca çok dikkate değer. Yazdığı eserlerden biri olan 'Vahdet-i Vücud' isimli kitabının ruhunu kendisine yaşama düsturu yaptı. Türk felsefecileri arasında onu pek az kimse tanırdı. Bizde bir mütefekkirin tanınması, fikirler politikayı karıştırmasına bağlı değil midir ? İsmail Fenni ise bu zümreden değildi. Yaşayışı nasıl sessiz ise ölümü de sedasız geçti. 'Tercüman-ı Hakikat' gazetesinde yazdığı makalelerle, Türk basınında emeği geçen en eski yazarlardan biri olarak da tanınan Ertuğrul'un eserlerinin bir kısmı kendisi vefat ettikten sonra yayınlanmakla birlikte, bir kısmı ise halen basılmamıştır.200 civarında beste, saz semaisi ve peşreve imza attıMusikiye de özel bir ilgi duyan ve bu alanda zengin bilgi birikime sahip olan Ertuğrul, 200 civarında beste, saz semaisi ve peşreve imza attı. Birçok şiir ve gazel de kaleme aldı.Ertuğrul, henüz Tırnova'dayken keman ve kanun dersleri de aldı. Sanatçı, İstanbul'a geldikten sonra da tanburi Ali Efendi, kemani Aleksan Ağa, Hacı Faik Bey ve bestekar Şevki Bey gibi musiki üstatlarının öğrencisi oldu.2. Abdülhamit dönemi Yıldız Sarayı arşivinde ve Cumhuriyet döneminde arşiv tasnif vazifelerini icra eden Mahmut Kemal İnal, sanatçı hakkında 'Fenni Bey, halk ile karışmaktan beyhude laflarla vakit kaybından çekinen, daima ilim ile meşgul, tevazu ile meluf, müstakim, halim, selim, nazik, edepli, bir ehli kemaldir.' ifadelerini kullanmıştı.Münzevi, gösterişsiz bir hayat sürdüren ve hiç evlenmeyen Ertuğrul, 29 Ocak 1946'da 96 yaşındayken İstanbul'da hayatını kaybetti. Usta mütefekkir, vefatından önce Cağaloğlu ve Büyükada'daki evleriyle, basılmamış eserlerini ve bütün kitaplarının basım hakkını Darüşşafaka'ya bağışladı.Ertuğrul, basılı eserlerinin nüshalarını müftülüklere dağıtılmak üzere Diyanet İşleri Başkanlığına bıraktı. 9 bin 50 kitaplık kütüphanesini ise Beyazıt Devlet Kütüphanesi'ne verdi.İsmail Fenni Ertuğrul'un yayınlanmış eserleri şöyle:'Lügatçe-i Felsefe' (Felsefe Terimleri Sözlüğü), 'Maddiyyun Mezhebinin İzmihlali' (Materyalizmin İflası ve İslam), 'Kitabı-ı İzale-i Şükuk' (Şüpheleri Giderme Kitabı), 'Vahdet-i Vücud ve Muhiddin-i Arabi', 'Küçük Kitapta Büyük Mevzular' (İman Suallere Cevaplar), 'Enver-i Hakikat' (Hakikat Nurları)'
Sodimer Başkanı Prof. Dr. Eraslan'dan "Yerli Anlık Mesajlaşma Uygulamalarına İlgi Arttı" Tespiti:
EDİRNE (AA) - Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Derneği (SODİMER) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, WhatsApp'ın yeni gizlilik ilkeleri sonrası yerli anlık mesajlaşma uygulamalarına olan ilginin 3'te 1 oranında arttığını belirtti.Prof. Dr. Eraslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yurt dışı kaynaklı anlık mesajlaşma uygulamalarındaki gizlilik ihlallerinin yerli yazılımlara geçmek için bir fırsat olduğunu söyledi.Başta BİP olmak üzere yerli uygulamalara ilginin arttığını ifade eden Eraslan, 'BİP uygulaması ile HAVELSAN ve NETAŞ'ın yaptığı uygulamalar var. Bunların tamamı ilgi çekmeye başladı. Daha önce yapmadıkları kadar reklamı yapılmaya başlandı ve kullanıcı edindiler. Yerli markalara olan ilginin 3'te 1 oranında arttığını biliyoruz. Yerli markalar görünürlüklerini artırmalı ve kendi özelliklerini tanıtmalı ki küresel devlerle mücadele edebilsinler.' diye konuştu.BİP'in Azerbaycan'da yoğun şekilde kullanıldığını aktaran Eraslan, 'Türkiye'de de son haftalarda çok yoğun bir skor elde ettiğini görüyoruz. Ancak kendilerini çok iyi tanıtmaları lazım.' dedi.Eraslan, Türk yazılımcıları taleplere uygun uygulamalar geliştirerek yerli kullanımı artırmaları gerektiğini söyledi. SODİMER Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, şöyle devam etti:'Bizim 25 bin kişi üzerinde yaptığımız 'WhatsApp Sapiens' araştırmamız oldu. Türkiye'deki tekil anlamda en büyük araştırmayla 'WhatsApp İnsanı'nı araştırdık. İnsanlara niye WhatsApp'ı kullandıklarını sorduk. İlk cevap 'ücretsiz olduğu için' oldu. Demek ki anlık mesajlaşma araçları ilk olarak ücretsiz olacak. İkincisi kullanımı basit olduğu ve süreç içerisinde bilgi, belge ve dokümantasyon iletmede kolaylık sağladığı için tercih ediliyor. En önemlisi de yaygın olduğu için.Yerli araçların tamamı bu 4 skala üzerinden yürümeli ve buna göre hareket etmeli. Aksi takdirde bu refleks azaldığı zaman yine tekrar eski tersine göç mümkün olabilir. Büyük bir fırsat yakaladılar, çok ciddi reklamlarla elde edemeyecekleri kadar kullanıcı aldılar. Onları orada korumak için de söylediğim 4 öğenin çok net olarak işletilmesi gerekmektedir.'
Dogecoin Ne Kadar Oldu? Dogecoin Yükselecek Mi, Düşecek Mi?
Kripto para birimlerinden biri olan Dogecoin, sadece bir günde yüzde 812 değer kazandı. Yani dün 100 liralık Dogecoin’i olan biri yükseliş sonrası parasını 812 liraya çıkardı. Peki, Dogecoin neden bu kadar yükseldi? Yükselişi devam edecek mi? İşte tüm detaylar…
Reklam