Moskova'da Kovid-19 Tedbirleri Gevşetildi
MOSKOVA (AA) - Rusya'nın başkenti Moskova'da yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı alınan bazı tedbirler kaldırıldı.Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, şehirdeki Kovid-19 salgını durumuna dair açıklamalarda bulundu.Kentte Kovid-19 vakalarının düştüğünü belirten Sobyanin, 'Şehirde salgın durumu yavaş yavaş iyileşiyor ancak virüsle mücadele eden merkezlerin çalışmaya devam etmesi gerekiyor.' ifadelerini kullandı.Moskova'daki hastanelerde Kovid-19 hastaları için ayrılan yatakların yüzde 50'sinin boş olduğu bilgisini paylaşan Sobyanin, kentte salgına karşı alınan bazı önlemlerin kaldırıldığını duyurdu.Buna göre, 23.00-06.00 saatlerinde faaliyetleri yasaklanan eğlence mekanları, restoran, bar ve kafeler artık çalışabilecek.Ayrıca şehirdeki firmaların personelinin yüzde 30'unu uzaktan çalıştırma zorunluluğu kaldırıldı.Moskova'daki üniversite ve yüksekokullarda devam eden uzaktan eğitim uygulaması dahil geriye kalan önlemlerin kaldırılıp kaldırılmamasıyla ilgili karar en kısa zamanda alınacak.Halka açık alanlar, toplu taşıma araçları, taksi, araç park yerleri ve asansörlerde maske kullanılması zorunluluğunun devam ettiği kentte, 65 yaş üstü ve kronik hastalıkları olan vatandaşlar evde kalmaya devam edecek.Moskova'da, 22 Ocak'ta tiyatro, sinema, konser salonlarının yanı sıra müze, kütüphane, tiyatro ve kültür merkezlerinin faaliyetlerine doluluk oranının yüzde 50'yi geçmemesi şartıyla izin verilmişti.Son 24 saatte 17 bin 741 Kovid-19 vakası tespit edildiRusya'da son 24 saatte 17 bin 741 Kovid-19 vakasının tespit edilmesiyle 29 Ekim 2020'den bu yana 'en düşük' günlük vaka sayısı kayıtlara geçti.Rusya Koronavirüs Enfeksiyonu Kontrol ve Önleme Merkezinden yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte vaka sayısı 17 bin 741 artarak 3 milyon 774 bin 672'ya, ölenlerin sayısı ise 594 artışla 71 bin 76'ya yükseldi.Son 24 saatte 27 bin 922 kişinin sağlığına kavuşmasıyla iyileşen sayısı 3 milyon 202 bin 483'e ulaştı.Rusya'da ilk Kovid-19 vakası 31 Ocak 2020'de tespit edilmiş, virüs nedeniyle ilk ölüm 19 Mart 2020'de kaydedilmişti.Ülkede, 24 Aralık 2020'de 29 bin 935 kişide virüsün tespit edilmesiyle 'en yüksek' günlük vaka sayısı, 635 kişinin hayatını kaybetmesiyle 'en yüksek günlük can kaybı sayısı' kayıtlara geçmişti.Rusya'da, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in talimatıyla 18 Ocak'ta kitlesel aşılama süreci başlamıştı. Aşılama, Gamaleya Ulusal Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Enstitüsünün geliştirdiği 'Sputnik V' (GamKovidVak) aşısıyla yapılıyor.
Muş Ve İstanbul'da Tefecilik Operasyonunda 7 Şüpheli Hakkında Adli İşlem Yapıldı
MUŞ (AA) - Muş ve İstanbul'da tefecilik yaparak haksız kazanç elde ettikleri iddiasıyla yakalanan 7 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Muş merkez, Sungu beldesi ile Hasköy ilçesinde vatandaşlara faizle borç para verip senet imzalattırdıkları, daha sonra bu senetleri icraya verip maaşlarına ve emekli ikramiyelerine el koydurarak haksız kazanç elde ettikleri tespit edilen şüphelilere yönelik operasyon düzenledi. 26 Ocak'ta Muş ve İstanbul'da belirlenen 6 adrese eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, 7 şüpheliyi gözaltına aldı. Evlerde yapılan aramada, 150 bin lira değerinde dolu senet, 260 boş senet, 8 alacak verecek defteri, kurusıkı tabanca, kurusıkı tabanca şarjörü, 14 kurusıkı tabanca fişeği ve 6 cep telefonu ele geçirildi.Soruşturma kapsamında 42 mağdurun ifadesi alındı, 7 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.
ABD, Muhtemel İran Saldırısına Karşı Suudi Arabistan'da Yeni Askeri Üs Arayışında
ANKARA (AA) - İran'ın muhtemel bir saldırısına karşı ABD'nin Suudi Arabistan'ın batısındaki çölde birden fazla liman ve hava üssünü kullandığı bununla birlikte yeni üsler için de yer arayışında olduğu belirtildi. Wall Street Journal (WSJ) gazetesine konuşan ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Kenneth McKenzie, İran'ın balistik füze saldırıları olasılığına karşı ABD ordusunun son dönemde Suudi Arabistan'da alternatif üsleri kullandığını söyledi.Personelin ve ağır askeri ekipmanın aktarılabileceği yeni üsler için yer baktıklarını kaydeden McKenzie, bu üslerin İran'ın olası bir saldırısı sonrasında Katar ve Kuveyt'teki üslere alternatif olabileceğini belirtti.Üs arayışının askeri bir yığınak niteliği taşımadığını ancak İran'ın saldırı ihtimaline karşı personelin, uçakların ve her türlü askeri ekipmanın taşınması için seçenek olarak yapıldığını savunan McKenzie, Suud içinde başka üsse nakliye tatbikatları gerçekleştirdikleri bilgisini paylaştı. Suudi Arabistan'da başkent Riyad yakınındaki Prens Sultan Üssü'nde halihazırda binlerce ABD askerinin bulunduğuna işaret edilen haberde, gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'daki suikastının ardından Donald Trump yönetiminin Riyad ile geliştirdiği yakın ilişkiler sayesinde Suud'daki Amerikan askeri varlığının 2019'dan itibaren arttığına dikkat çekildi.Yanbu kıyısındaki ticari ve endüstriyel limanların geliştirilmesi, Tebuk ve Taif'te iki hava üssünün ABD ordusunun kullanımına uygun hale getirilmesi için ABD'nin Suudi Arabistan ile müzakerelerinin devam ettiği haberde yer aldı.Haberde ayrıca, Suudi Arabistan'ın hem askeri hem diğer amaçlar için kullanılabilecek üslerin altyapı inşasının maliyetini üstleneceği belirtildi.Biden döneminde İran yine gündemdeJoe Biden yönetimi, Suudi Arabistan'a özellikle insan hakları başlığında daha sert bir tutum takınacağını söylemesine rağmen gazetede açıklamalarına yer verilen ABD yetkililerine göre İran tehdidi, iki ülke arasındaki kilit faktör olmayı sürdürecek.ABD ve İran arasındaki tansiyon geçen hafta başkanlığı son bulan Donald Trump döneminde çok yüksek seyretti. Biden'ın yemin töreni öncesinde İran'ın Irak veya bölgedeki diğer noktalardaki Amerikan askeri varlıklarına ve çıkarlarına ABD askeri yetkililerinin endişelerinin aksine bir saldırı düzenlemediği için Washington cephesinde bir rahatlama sağladığı haberde aktarıldı. Ancak ABD'li askeri yetkililer, Suudi Arabistan, diğer Amerikan müttefikleri ya da bölgedeki ABD güçlerine yönelik olası İran saldırısı halinde bu ülkeyle çatışmaya hazırlanmak için ABD'nin sert önlemler almaya hazırlanacağını savundu.Yetkililer, olası bir tehdidin Biden yönetiminin bölgeye ilişkin yeni siyasetinde belirli olabileceği ve 'Orta Doğu'da askeri ve diplomatik yeni bir sayfa' arzusuna ket vurabileceği değerlendirmesinde bulundu.Buna karşın, İran'ın BM Daimi Temsilciliği Sözcüsü Ali Rıza Mir Yusufi, ülkesinin bir saldırı düzenleyebileceği iddialarını reddederek, 'Orta Doğu'da ABD ve diğer yabancı güçlerin varlığının bölgedeki kaos ve güvensizliğin asıl sebebi' olduğu yönündeki sözlerine haberde yer verildi.
Van'da Gerçekleştirilen "Şok Uygulama"Da 8 Şüpheli Yakalandı
VAN (AA) - Van’da polis ekiplerince gerçekleştirilen 'şok uygulama'da 8 şüpheli gözaltına alındı. İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, kentte aranan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.Bu kapsamda İpekyolu İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliği ekiplerince, ilçenin birçok noktasında 'şok uygulama' gerçekleştirildi. Uygulama sırasında üst araması yapılan M.D, H.A, S.Ş, C.B, H.B, D.A, M.A. ve M.A. isimli şüphelilerin üzerinde 4 ruhsatsız tabanca, 29 fişek, bir miktar uyuşturucu bulundu. Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Meb, 500 Engelli Öğretmen Atayacak
ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 2018-2020 yıllarındaki Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı'na (EKPSS) katılan adaylar arasından 500 engelli öğretmen atayacak.Bakanlığın internet sitesindeki duyuruya göre, 2018-2020 yıllarındaki EKPSS'ye katılanlar arasından atama yapılmak üzere 1-5 Şubat'ta ön başvurular alınacak.Atama yapılacak alan ve kontenjan sayıları, tercih başvurularının ilk günü olan 11 Şubat'ta 'personel.meb.gov.tr' adresinde yayımlanacak.Adaylar, ön başvuruda bulundukları alanda kontenjan verilmesi halinde tercih başvurularını 'personel.meb.gov.tr' adresinde yer alan Elektronik Tercih Başvuru Formunu doldurmak suretiyle 15 Şubat'a kadar yapabilecek.Atamalar, 16 Şubat'ta yapılacak.
Reklam
Tüm Gözler 22.30'da Açıklanacak Faiz Kararında
Küresel piyasalar dün karışık bir seyir izlemesinin ardından bugün ABD Merkez Bankası'nın (Fed) kararları ve sonrasında Fed Başkanı Jerome Powell'ın açıklamalarına odaklandı. TSİ ile 22.30'da açıklanacak faiz kararında enflasyon ve istihdam vurgusu bekleniyor.
Türkiye'nin En İyi Modeli Seçilen Tuğçe Güder'in Acıklı Hikayesi! Tuğçe Güder Kimdir?
2005 Yılında Türkiye'nin en iyi mankeni seçilen Tuğçe Güder gerçek ailesini arıyor. Modellik kariyerinin yanında oyunculukta yapan Güder, 1984 yılında yeni doğmuş bir bebekken Samatya'da Kadem-i Şerif Tekkesi'nin mezarlığına bırakılmış. Acıklı bir hayat hikayesi olan Tuğçe Güder şuan onu bırakan ailesini arıyor. Peki Tuğçe Güder kimdir? Hayat hikayesi nasıl? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Reklam
Yozgat Valisi Polat, Aydınlatma Direğine Dolanan Türk Bayrağını Düzeltmek İçin Uğraşan Yaşlı Vatandaşa Bayrak Hediye Etti
YOZGAT (AA) - Yozgat Valisi Ziya Polat ve Belediye Başkanı Celal Köse, aydınlatma direğine dolanan Türk bayrağını şemsiyesiyle düzeltmeye çalışan 75 yaşındaki Şeref Altın'ı evinde ziyaret etti.Ziyarette, Altın ile sohbet eden Vali Polat, 'Sizin gibi vatana, bayrağa sevdalı büyüklerimizi Allah başımızdan eksik etmesin. Sizin yetiştirdiğiniz nesiller de böyledir inşallah. Bu davranışınız bizi mutlu etti.' dedi. Vali Polat ve Belediye Başkanı Celal Köse, Altın'a Türk bayrağı ve çeşitli hediyeler takdim etti. Polat, ayrıca Altın'ı valiliğe kahve içmeye davet etti. 'Yıllarca vatan ve bayrak hasreti çektim'Altın da 33 yıl Almanya'da yaşadığını emekli olduktan sonra vatan ve bayrak hasretiyle memleketine döndüğünü söyledi. O gün doktora gitmek için evden çıktığını anlatan Altın, 'Yolda giderken aydınlatma direğine dolanmış bayrak dikkatimi çekti. Elimdeki şemsiye ile açmak için uzun süre uğraştım, boyum yetişmediği için açamadım, doktora da gecikmemek için yoluma devam ettim.' dedi.Altın, doktordan dönüşte bayrağı açmak için tekrar çabaladığını belirterek, 'Şemsiye ile bayrağı açmak için uğraştım ama açamadım. Yanımdan geçen daha uzun boylu vatandaş, 'Amca, yardım edeyim mi?' dedi. Şemsiyeyi ona verdim, bayrak açıldıktan sonra evime gittim. Yurt dışında yıllarca vatan ve bayrak hasreti çektim. Bu nedenle bayrağın orada katlı kalmasından rahatsız oldum.' ifadelerini kullandı.Bayrağı düzeltme çabasının polis tarafından kaydedildiğinden ve sosyal medyada yayınlandığından haberinin olmadığını dile getiren Altın, vali ve belediye başkanının ziyareti dolayısıyla mutluluk duyduğunu anlattı.Altın'ın, Karatepe Mahallesi Fuar Caddesi'nde kaldırımda yürüdüğü sırada aydınlatma direğine dolandığını fark ettiği bayrağı düzeltme mücadelesi güvenlik kameralarına yansımıştı.
Malatya'da Peynir Bidonlarına Gizlenmiş 15 Kilo 650 Gram Esrar Ele Geçirildi
MALATYA (AA) - Malatya'da bir yolcu otobüsünde peynir bidonlarına gizlenmiş 15 kilo 650 gram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yaptıkları çalışmalar sonucu uygulama noktasında bir yolcu otobüsünü durdurdu.Yolculardan birinin eşyalarında ve üzerinde yapılan aramada, peynir bidonlarına gizlenmiş 15 kilo 650 gram esrar ele geçirildi.Gözaltına alınan İ.Ö, 'uyuşturucu madde imal ve ticareti' suçlamasıyla adliyeye sevk edildi.
Reklam
Bartın'da Şiddetli Rüzgar Okulun Çatısını Uçurdu, Ağaçları Devirdi
BARTIN (AA) - Bartın'da şiddetli rüzgar nedeniyle bir okulun çatısı uçtu.Arıt köyünde saatteki hızı 40 kilometreyi bulan şiddetli rüzgar, hayatı olumsuz etkiledi.Şehit Necdet Orhan Yatılı Bölge Ortaokulu'nun çatısı uçarken, okul bahçesindeki bazı ağaçlar devrildi.Ekiplerin, bölgedeki çalışmaları devam ediyor. Belediye hoparlöründen bölgede fırtına beklendiği anonsu yapılırken, vatandaşların soba zehirlenmeleri, çatı uçması ve ağaç devrilmesine karşı dikkatli olması uyarısında bulunuldu.
"Bella'nın Öyküsü"Nün Galası, 31 Ocak'ta 500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi'nde Yapılacak
İSTANBUL (AA) - 500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi, 98. yaşını kutladığı hafta, Bella Eskenazi'nin yaşam öyküsünü işleyen 'Bella'nın Öyküsü' belgeselinin galasına ev sahipliği yapacak.Müzeden yapılan açıklamaya göre, 31 Ocak saat 18.00'de Zoom üzerinden gerçekleştirilecek etkinlik öncesinde Bella Eskenazi ile yönetmen Banu Yalkut Breddermann kısa bir söyleşide bir araya gelecek.Orhan Veli'nin ilham kaynağı, Sabahattin Ali'nin yakın arkadaşı, Aşık Veysel'in aile dostu, Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nün öğretmeni, 1923 İstanbul doğumlu Bella Eskenazi’nin yaşam öyküsünü konu alan belgesel, Türkiye'nin siyasi ve kültürel değişim sürecine de ışık tutmak amacını taşıyor. Yönetmenliğini ve prodüktörlüğünü Banu Yalkut Breddermann'nın yaptığı belgeselin kurgusu Thomas Balkenhol'a, müzik prodüktörlüğü Renan Koen'e, tanıtım filmi Eytan İpeker'e ait. Zoom üzerinden ücretsiz katılım sağlanabilecek etkinlik için info@muze500.com adresinden rezervasyon yapılabiliyor.
Reklam
Tokat'ta Kaçak Kazı Yapan 3 Şüpheli Suçüstü Yakalandı
TOKAT (AA) - Tokat'ın Turhal ilçesinde kaçak kazı yapan 3 şüpheli gözaltına alındı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, ilçeye bağlı Kuşoturağı köyünde kaçak kazı yapıldığı bilgisi üzerine çalışma başlattı. Ekipler, düzenledikleri operasyonda 3 şüpheliyi suçüstü yakaladı.Şüphelilerin kazıda kullandıkları malzemelere de el konuldu.
Reklam
Van'da Terör Örgütüne Ait Silah Ve Mühimmat Ele Geçirildi
VAN (AA) - Van'ın Başkale ilçesinde terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonda silah ve mühimmat ele geçirildi.Valilikten yapılan açıklamaya göre, terör örgütü PKK/KCK'nın faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor.Bu kapsamda, ilçe kırsalında terör örgütünün kullandığı sığınak, barınak ve depoların tespit edilmesi maksadıyla operasyon düzenlendi.Operasyonda, 2 AK-47 kalaşnikof piyade tüfeği, el yapımı patlayıcıyla tuzaklanmış 2 tüp, 3 AK-47 kalaşnikof piyade tüfeği şarjörü ve bir miktar mermi ele geçirildi.
Erdoğan, Ak Parti Tbmm Grup Toplantısı'nda Konuştu: (2)
TBMM (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Yakında hazırlıklarını tamamlamak üzere olduğumuz yeni reform paketlerini Meclisimizin takdirine sunmaya başlayacağız. Milletimizle paylaştığımızda bu reform tekliflerinin ülkemizi 2023'e ve daha sonrasına taşıyacak çok köklü ve önemli düzenlemeler içerdiği görülecektir.' dedi. Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada tüm günleri Türkiye için dolu dolu geçirdiklerini ifade ederek, 'Ülkesine ve milletine karşı sorumluluk hisseden herkesten tek beklentimiz kendi üzerine düşen görevleri hakkıyla ifa etmesidir.' ifadelerini kullandı.Genel merkezden il teşkilatlarına, milletvekillerinden belediye başkanlarına kadar partide görev üstlenenlerden de aynı hassasiyeti beklediklerini belirten Erdoğan, 'Bu şekilde görevlerimizi hakkıyla yerine getirdiğimizde ne ülkemizin önünde ne Cumhur İttifakı'nın önünde ne AK Parti'nin önünde durabilecek bir güç tanımıyorum. Unutmayınız milletimiz her birimizi teker teker takip ediyor ve karnemizi dolduruyor. Seçim günü bu karne önümüze oy oranı olarak konacaktır. Birikimimizi ve gayretimizi bugünden seferber edersek karne günü gelip çattığında sandık başından başımız dik, alnımız açık şekilde ayrılabiliriz.' diye konuştu. 'Türkiye'nin önünde hepimiz için yapılacak çok iş var'Bunun için hep birlikte çok çalışmaları gerektiğine işaret eden Erdoğan, 'AK Parti Grubu, Cumhur İttifakı'ndaki ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte Meclisin lokomotifidir, dinamosudur. Biz çok çalışırsak Meclis de çok üretir, biz işleri rölantiye alırsak Meclis çok daha az verimle faaliyet yürütür. Türkiye'nin önünde hepimiz için yapılacak çok iş var. Yürütmede bizim yapmamız gerekenler var, yasamada sizlerin yapması gerekenler var, yargının üzerine düşen görevler var. Bütün bunların toplamı sayesinde ülkemizi güven ve istikrar ikliminde hedeflerine doğru ilerletebiliriz.' dedi.Meclis gündeminde önceden kalan yasama çalışmaları bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, 'Yakında hazırlıklarını tamamlamak üzere olduğumuz yeni reform paketlerini Meclisimizin takdirine sunmaya başlayacağız. Milletimizle paylaştığımızda bu reform tekliflerinin ülkemizi 2023'e ve daha sonrasına taşıyacak çok köklü ve önemli düzenlemeler içerdiği görülecektir. Türkiye'yi, temel hak ve özgürlüklerden ekonomide güven ikliminin güçlendirilmesine kadar geniş bir alanda geleceğe hazırlayacak bu reform sürecine hep birlikte sahip çıkacağız.' bilgisini paylaştı. 'Sizlerden şimdiden sıkı bir çalışma dönemine hazır olmanızı istiyorum.' diyen Erdoğan, 'Milletimize AK Parti'nin, Türkiye'nin sadece son 18 yılının değil 2053 vizyonumuza uzanan orta vadeli geleceğinin de mimarı olduğunu göstermeliyiz. Dikkat ederseniz bizden başka hizmet müktesebatı ortaya koyabilen de gelecek vizyonu tasarlayan da yok. Tek vaatleri Tayyip Erdoğan'ı indirmek olan bir muhalefete bu millet iktidarı vermez. Küresel siyasi ve ekonomik değişim sürecinde Türkiye'yi nereye getireceğini söyleyemeyen, istikameti belirsiz, programı baştan savma, projesi olmayan, kadroları kifayetsiz, yoldaşları şaibeli hiçbir yapı milletimizden iktidar vizesi alamaz.' değerlendirmesinde bulundu. Tüm şeffaflıklarıyla milletin huzurunda olduklarını dile getiren Erdoğan, 'İnşallah 2023 bir kez daha sandıktan zaferle çıkarak büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa sürecinde yeni bir safhaya geçeceğiz.' dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:'Son grup toplantımızda CHP'nin yalanları, iftiraları ve millete yönelik hakaretlerini anlatırken Mevlana Hazretlerinin 'testinin içinde ne varsa dışına da o sızar' sözüne atıfta bulunmuştum. Gerçekten de aradan geçen bir aylık sürede yaşanan her gelişme CHP testisinin içindeki cürufun ne derece berbat olduğunu tekrar tekrar bizlere ve tüm ülkemize göstermiştir. CHP yöneticileri, kendi içlerinde yaşanan taciz, tecavüz, hırsızlık, arsızlık skandallarının üzerini örtmek için hem bize hem milletimize olan hakaretlerinin dozunu sürekli arttırmaya başladı. Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış misali milletimizin önüne çıkıp özeleştiri yapacak, özür dileyecek, içlerindeki tecavüzcülerden, tacizcilerden, hırsızlardan hesap soracak yerde işi pişkinliğe vuruyorlar. Yalan olduğu defalarca ortaya konmuş, mahkemelerde tescil edilmiş konuları utanmadan, arlanmadan tekrarlayanlara 'pişkin' denmez de ne denir? Cumhuriyetin ilk partisini bölücü örgütün maşalığını üstlenen yapının payandalığına düşürenlerin kendilerince oynadıkları yüksek siyaset oyunlarını millet günü geldiğinde başlarına geçirecektir. Önlerine geleni tek adamlıkla suçlayanların kendi partilerinde oynadıkları tek adamcağız rolünü tebessümle seyrediyoruz. Bir de 'halkçılık' diyerek kendilerini halkın içinde bizi de güya saraylarda sefa süren olarak göstermeye çalışmıyorlar mı işte orası artık sözün bittiği yere dönüşüyor. Bu zatları şimdiye kadar milletimizin içinde pek görmedik.'Hayatlarının her döneminde olduğu gibi bugün de milletle birlikte olduklarını söyleyen Erdoğan, önceki gün Elazığ'da salgın tedbirlerine riayet ederek milletle bir araya geldiklerini ifade etti. Orada milletin gözündeki sevgiyi, dilindeki duayı ve kalbindeki muhabbeti bizzat müşahede ettiklerini anlatan Erdoğan, şunları söyledi: 'Salgın tedbirlerinin yol açtığı sıkıntıları azaltmak için tüm imkanları seferber ederek doğrudan ve dolaylı yöntemlerle yüz milyarlarca lirayı milletimizin emrine sunduk. Bu kaynağı milletimize her kesime yönelik hibe yardımlarıyla sunduk, istihdam destekleriyle sunduk, kredi imkanlarıyla sunduk, vergi ertelemeleriyle sunduk, kira yardımlarıyla sunduk. Hepsinden önemlisi sağlığını korumak için hastanesinden ilacına, aşısına kadar tüm imkanları, ekonomik olarak bizden ileri ülkelerden bile önce milletimizin hizmetine sunduk. Bir yanda bu gerçekler var diğer yanda ise ömründe devletle ilişkisi bir dönem devlet memurluğu yapmaktan ibaret olan bir zatın eline tutuşturulan kağıtlardaki yalan yanlış bilgilerle sergilediği hezeyanlar var. SSK'nin başında bu adam bulunmadı mı? Bulundu. SSK'nin başında bulunduğu zaman hastanelerde hastalarımızın ne hale düştüğünü tabii şimdi Z kuşağı bilmiyor. Düşünebiliyor musunuz, hastanelerde rehin alınan ölülerimiz vardı. Kimin dönemi? Bay Kemal'in dönemi. Bunları yaşadık mı biz? Bu ülkede yaşadık. Ama Z kuşağı bunları bilmiyor. Arkadaşlar bunları hatırlatmamız lazım. Ekranları başında bizi izleyen milletime özellikle sesleniyorum; bunları gençlerimize hatırlatmamız gerekiyor. Bu Bay Kemal işte SSK gibi önemli bir kurumun başında bulunduğu o dönemlerde maalesef ölülerimiz bile rehin alınıyordu.''Bunlarda ders alacak kabiliyet yok'Okmeydanı Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesinin daha önce Okmeydanı SSK Hastanesi olarak hizmet verdiğini ve kendisinin o dönemdeki evinin de hastaneye yakın olduğunu dile getiren Erdoğan, bu hastanede yakınlarının ciddi maceralarının bulunduğunu ve ölülerini alamadıklarını anlattı. Erdoğan, 'Bay Kemal o zaman işte o SSK'nin başındaydı ama şimdi bizler işte bir Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Hastanesi ile aslında bunlara ders veriyoruz ama bunlarda ders alacak kabiliyet yok. Karşımızdaki bu zat sanayiyi bilmez, teknolojiyi bilmez, tarımı bilmez, ticareti bilmez, ihracatı bilmez, finansı bilmez, devletin kurumlarının nasıl işlediğini bilmez, özel sektörün nasıl işlediğini bilmez. Çünkü bunların işi bilgiyle değil sadece ellerine tutuşturulan kağıtlar ve kulaklarına üflenen suflelerdedir. Bunlar yatırımı, büyümeyi, istihdamı, uluslararası krizleri yönetmeyi, makroekonomik dengeleri kurmayı kendi partilerindeki al takke ver külah ilişkileri gibi sanıyorlar galiba. Ama bu işler öyle değil.' diye konuştu. 'Bir 'militan' lafıdır tutturdular, sermaye bu.' ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bunlara göre cumhurbaşkanı militan, bakanlar militan, Cumhur İttifakı ve AK Parti tepeden tırnağa militan, hakimler savcılar militan, valiler kaymakamlar militan, generalinden uzman çavuşuna kadar tüm askerler militan, diplomatlar militan, polisler ve öğretmenler başta olmak üzere memurların hepsi, işçiler, esnaf, iş adamları zaten bir militanın önde gideni. Aslında bunlara göre milletin kendilerine oy vermeyen yüzde 75'inin tamamı militan. Bu hastalıklı zihniyete göre CHP'ye oy vermeyen hiç kimse onur, şeref, namus sahibi olma hakkına da sahip değildir. Nitekim militan dedikleri kesimlere ağızlarını köpürt köpürte bu ithamları yöneltmekte tereddüt etmiyorlar.' değerlendirmesinde bulundu. 'Peki kendileri ne?' diye soran Erdoğan, şunları kaydetti:'Terör örgütü mensuplarına 'arkadaşlar' demek bunların meşrebinde militanlık değil, kibarlık. Terör örgütünün güdümündeki partiyi belediyelerine ortak etmek bunların meşrebinde militanlık değil, iş birliği. Dışarıda ülkemize düşmanlık eden herkesin değirmenine su taşımak bunların meşrebinde militanlık değil, nezaket. Kendi partilerindeki her türlü ahlaksızlığın üzerini örtmek bunların meşrebinde militanlık değil, haysiyet gösterisi. Kendilerinden olmayan herkese iftira atmak bunların meşrebinde militanlık değil, şeref emaresi. Eğer bu iş kürsüleri laf ebeliği ve hakaret yarışı yerine çevirmekle olsaydı Türkiye'de bunu çok daha iyi yapan nice aktörler gelip geçti, onlardan geriye bir iz kalırdı. Ama bugün geriye dönüp baktığımızda sadece Cumhuriyetimizin kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal'i hatırlıyoruz. Çok partili siyasi hayata geçişle birlikte milletimizi özgürlükle ve kalkınmayla tanıştıran Menderes'i hatırlıyoruz. Türkiye'yi yeni bir lige çıkartan Özal'ı hatırlıyoruz. Bunlara bir de ülkelerine, milletlerine ve davalarına sadakatleriyle, sınırlı imkanlarla da olsa hayata geçirmeye çalıştıkları vizyonlarıyla milletimizin gönlünde yer alan merhum Erbakan Hoca'mız ve rahmetli Türkeş gibi birkaç ismi daha ekleyebiliriz. Gerisi nerede? Gerisi tarihin tozlu raflarında. Şu anda neredeyse her gün kameraların karşısına geçip bize ve milletimize ağızlarına geleni söyleyerek edepsizlik edenlerin gidecekleri yer de orasıdır. Bizim üzüntümüz milletimizin sürekli bu hezeyanlara maruz kalıyor olmasıdır. Bu zihniyeti ve sergilediği pespayeliği Türkiye'nin son dönemdeki imtihanı olarak görüyoruz. Nice imtihanları başarıyla atlatan, nice engelleri ezip geçen, nice mücadelelerden alnının akıyla çıkan milletimiz elbette ilk seçimde bunlara da bir güzellik yapacaktır.'(Sürecek)
Tokat'ta Uyuşturucu Operasyonunda 3 Kişi Yakalandı
TOKAT (AA) - Tokat'ta uyuşturucu operasyonunda 3 kişi gözaltına alındı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, merkeze bağlı Madas köyünde 3 kişinin uyuşturucu ve uyarıcı madde sattıkları bilgisini edindi.Ekipler, şüphelilerin adreslerinde yaptıkları aramada 3 gram uyuşturucu madde ile 3 serum seti, 8 düzenekte kullanılan balon, bir çift sahte araç plakası, tarihi nitelikli obje, tarihi nitelikli kılıç, iki av tüfeği, kurusıkıdan dönüştürülen tabanca ele geçirdi.Jandarma ekipleri 3 zanlıyı gözaltına aldı.
Tüsiad'ın Dijital Türkiye Konferansı
İSTANBUL (AA) - Logo Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Tekbulut, Türk yazılım sektörünün ürün ve platform oluşturmaya ağırlık vererek rakiplerinin önüne geçebileceğini belirterek, 'Türkiye, döngüyü hızlandırmak zorunda. Ürün üretecek bir yönteme doğru geçmemiz lazım. Ürünleri üretirken de yazılım sektörünün eski modellerine değil, bugünkü modellerine bakarak, yani bulut tabanlı ve hizmet odaklı modellerle iş yapmak gerekiyor. Bulutta çalışıyorsanız zaten bir anda küresel bir firma olabiliyorsunuz.' dedi.Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) tarafından düzenlenen TÜSİAD Dijital Türkiye Konferansı kapsamında 'Türkiye'de Yazılım Sektörü' paneli gerçekleştirildi. Panelde konuşan Logo Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Tekbulut, Türkiye'de yazılım sektörünün 1980'lerde başladığını ifade ederek, PC'nin çıkması ve bilişimin demokratikleşmesi sonucu yazılımın bir ürün haline geldiğini söyledi.Yazılımın, geçen 40 yılda ekonominin dönüşmesine yön veren sektör olduğunu belirten Tekbulut, dünyanın en zengin kişileri listesinde genellikle yazılım şirketi sahibi iş insanlarının bulunduğunu anlattı.Tekbulut, Türkiye'de yazılım sektörünün durumunun hala iyi olmadığını belirterek, 'Çevremizdeki bütün ülkeler, bizden sonra başlayan bütün ülkeler bile bizi geçti.' dedi.Türkiye'deki 800 milyon dolarlık yazılım sektörü ihracatını küçümsememek gerektiğini aktaran Tekbulut, 'Üretilen katma değer, aslında tekstilde üretilenin 10 katıdır. Yani 8 milyar dolarlık bir tekstil ihracatıyla karşılaştırmak gerekir. Çünkü katma değeri çok yüksektir.' ifadelerini kullandı.'Logo Yazılım'ın hisselerinin büyük çoğunluğunu yabancılar alıyor'Tuğrul Tekbulut, Türkiye'de dolar kurunun artması nedeniyle yazılımcılara rakip ülkelerde olduğu gibi yüksek maaşlar verilemediğini belirterek, şunları kaydetti: 'Türk yazılım firmalarının ürünleşmekten başka çaresi yok. Ürünleşmek lazım ki kar marjınızı kontrol edebilesiniz. Logo'nun başarısındaki en önemli şeylerden bir tanesi, ürünleşmeyi çok erken zamanlarda fark etmesi oldu. Peki ürünleşmek herkesin harcı mıydı? Çok zordu. Niye Logo ürünleşebildi de diğerleri ürünleşemedi? Ben sadece sabır ve inat diye düşünüyorum.Türkiye'de sermaye azlığı nedeniyle yazılım firmaları ürünleşmeyi başaramadı. Bugün Logo Yazılım halka açık ve halka açık hisselerinin büyük bir çoğunluğunu yabancılar alıyor. Yabancılar aldığı için de değerleniyor. Çünkü Türkiye'de borsa analistlerinin bile yeni baktığını görüyoruz. Yani yazılımı değerlendiremiyorlar bile... Bu şirkete bir çimento şirketi gibi 'niye temettü dağıtmıyor' diye bakıyorlar.''İnsan kaynağımız yetenekli'Logo Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Tekbulut, yazılım sektörü oyuncularının sermaye yokluğu nedeniyle proje yaparak geçinmeye çalıştığını, yabancılara terzi usulü, parça başına iş yapıldığını söyledi.Sürdürülebilir gelişim için sektörün; telif hakları koruması ve doğru kamu destekleriyle güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Tekbulut, Türk yazılım sektörünün ürün ve platform oluşturmaya ağırlık vererek rakiplerinin önüne geçebileceğini söyledi. Tekbulut, 'Türkiye, döngüyü hızlandırmak zorunda. Bunun için de bence insan kaynağımız var. İnsan kaynağımız yetenekli. Ölçekleyebilme sorunumuz var. Bu konuda az adam yetiştiriyoruz. Bunlarla birlikte ürün üretecek bir yönteme doğru geçmemiz lazım. Ürünleri üretirken de yazılım sektörünün eski modellerine değil, bugünkü modellerine bakarak, yani bulut tabanlı ve hizmet odaklı modellerle iş yapmak gerekiyor. Bulutta çalışıyorsanız zaten bir anda küresel bir firma olabiliyorsunuz.' diye konuştu. 'Yazılım sektöründe 800 milyon dolar seviyesinde bir ihracatımız var'TÜSİAD Yazılım Çalışma Grubu Başkanı ve Arçelik Genel Müdür Yardımcısı Utku Barış Pazar da Polonya'da 380 bin, Türkiye'de ise 120-150 bin arasında yazılımcı bulunduğunu bildirdi. Pazar, 'Polonya'nın yazılım sektöründe ulaştığı ihracat rakamı 15 milyar dolar seviyesine gelmiş durumda. Türkiye için bu rakama baktığımızda en son verilere göre, yazılım sektöründe 800 milyon dolar seviyesinde bir ihracatımız var. O yüzden de Türkiye'nin yazılımcı ekosistemi haline gelmesi, çok uluslu şirketlerin Türkiye'de istihdam yapması ve ekosistemin her alanda gelişmesi çok kritik konular olarak öne çıkıyor.' şeklinde konuştu.'Sektör, ürünleşme konusunda küresel rakiplerinin 20 yıl gerisinde kaldı'Telenity Üst Yöneticisi (CEO) İlhan Bağören ise Türkiye'de yazılım sektörünün uluslararası yetkinliğe ulaştığını ancak sektörün sahip olduğu teknolojiyi ticarileştirme konusunda yeterli başarıyı yakalayamadığını söyledi.Sektörün ürünleşme konusunda küresel rakiplerinin 20 yıl gerisinde kaldığını savunan Bağören, 'Firmalarımızda çalışan başına gelirimiz senelik 20-25 bin dolarda kalmış durumda. Uluslararası rakipler 150 bin dolarlar seviyesinde giderken...' ifadelerini kullandı.Ürün yönetimi konusunda gelişmiş yazılım ekosistemlerinde 7 yazılım mühendisine bir ürün yöneticisi düştüğünü aktaran Bağören, şöyle devam etti: 'Türkiye'de 120-140 bin arası yazılımcı, bilişimci olduğunu düşünürseniz 20 bin ürün yöneticisine ihtiyacımız var. Halbuki bizde 20'den fazlaysa şaşırırım. Firma olarak ürün yöneticilerimizi hep yurt dışından ithal ettik. Amerika'da ürün yönetimi ve ürün yöneticiliği, yazılım şirketlerinin en doğal parçası. Yani bir basketbol takımında oyun kurucu gibi... Mahalle basketbolu oynuyoruz aslında. Daha organize olmamız lazım.' Devletin yazılım sektörüne destek konusuna geç eğildiğini ifade eden Bağören, yazılımın, son 3-4 yılda destek almaya başladığını söyledi. Bağören, 'Yazılım aslında bambaşka bir dünya... O nedenle desteklerin de ona göre kurgulanması lazım.' dedi. 500 İstanbul Yönetici Ortağı Rina Onur Şirinoğlu, Türkiye'de yazılım mühendisi artışının yüzde 16 ile Avrupa'daki en yüksek oranlardan biri olduğunu söyledi.Şirinoğlu, Türk yazılım mühendislerinin ve sektörün ürünleşme ve platformlaşmaya odaklanması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Reklam