28 Ocak Survivor'da Ödül Oyununu Kim Kazandı?
Survivor 28 Ocak Perşembe akşamı 15. bölümüyle ekranlara geldi. Dün akşamki bölümde takım kaptanları yapılan oylama ile Reşat ve Barış oldu. Ödül oyunu için kıyasıya mücadele veren Ünlüler ve Gönüllüler köfte, ekmek ve kola için yarıştılar. Peki 28 Ocak Survivor'ın ödül oyununu kazanan takım kim oldu? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Hdp Esenyurt İlçe Binasına Yönelik Operasyonda Yakalanan 2 Şüphelinin Gözaltı Süresi Uzatıldı
İSTANBUL (AA) - HDP Esenyurt ilçe binasına terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın afiş ve posterlerini asanların yakalanmasına yönelik operasyonun ardından 'terör örgütüne üye olmak' suçundan gözaltına alınan 2 şüpheli hakkında 2 gün ek gözaltı süresi alındı.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 26 Ocak'ta gerçekleştirilen operasyonda 'terör örgütüne üye olmak' suçundan gözaltına alınan HDP Esenyurt İlçe Başkanı Ercan S. ve Dilan K'nin, işlemlerinin ardından 31 Ocak'ta adliyeye sevk edileceği öğrenildi.OperasyonEsenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Esenyurt Belediyesi personelinin HDP ilçe binasında dezenfekte işlemi yaparken çekilen ve sosyal medyada paylaşılan fotoğraflarda, örgüt elebaşının afiş ve posterlerinin görülmesi üzerine çalışma başlatmış, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığından alınan arama kararı sonrası HDP ilçe binasına girmişti.Binada yapılan aramalar sonucunda, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın poster ve resimleri, üzerinde YPJ yazılı bez flama, 1000 afiş, örgüt propagandasının yapıldığı çeşitli dergiler ile çok sayıda kitap, 3 harddisk, 2 laptop, 2 DVD ve 2 video kaset bulunmuş, ayrıca 4 yıldır kaçak elektrik kullanıldığının belirlenmesi üzerine binanın elektriği kesilmişti.HDP Esenyurt İlçe Başkanı Ercan S. ve Dilan K, 'terör örgütü propagandası yapmak' suçundan emniyette ifade vermiş, şüpheliler ifadelerinin ardından savcılık talimatıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 'terör örgütü üyeliği' soruşturması kapsamında 2 şüpheli yeniden gözaltına alınmıştı.
Doğu Anadolu'daki 5 İlde 359 Köy Ve Mahalle Yolunda Ulaşım Sağlanamıyor
ERZURUM (AA) - Erzurum, Erzincan, Tunceli, Iğdır ve Ağrı'da kar ve tipi nedeniyle 359 köy ve mahalle yolunda ulaşım sağlanamıyor.Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki Erzurum'da etkisini sürdüren kar nedeniyle kırsaldaki 13 mahallenin yolu ulaşıma kapandı. Büyükşehir Belediyesinin karla mücadele ekipleri, kapalı yolların ulaşıma açılması için çalışmalarını sürdürüyor.ErzincanErzincan'da kent merkezi ve yüksek kesimlerinde etkili olan kar ve tipi nedeniyle il merkezine bağlı 5, ilçelerden Çayırlı'da 20, İliç'te 10, Kemah'ta 10, Kemaliye'de 20, Otlukbeli'de 7, Refahiye'de 25, Tercan'da 15, Üzümlü'de 8 köy yolu ulaşıma kapandı.İl Özel İdaresi ekiplerinin, köy yollarının ulaşıma açılması için 10 greyder, 8 kepçe, 4 bıçaklı kamyon desteğiyle 8 ekiple karla mücadele çalışmalarını sürdürdüğü bildirdi.TunceliTunceli'de gece saatlerinde etkili olan sağanak, sabah saatlerinde yerini kar yağışına bıraktı.Kar sebebiyle merkeze bağlı 10 köy ve ilçelerden Çemişgezek'te 4, Hozat'ta 18, Mazgirt'te 21, Nazımiye'de 21, Ovacık'ta 34, Pertek 'te 12, Pülümür'de ise 40 köy yolu ulaşıma kapandı.İl Özel İdaresi karla mücadele ekipleri, 54 iş makinesi ve 112 personel ile kapalı yolları açmak için çalışma başlattı.AğrıAğrı'da kar ve tipi dolayısıyla 45 köy yolunda ulaşım sağlanamıyor. Özel İdaresi ekipleri, köy yolların ulaşıma açılması için çalışma başlattı. IğdırIğdır'da yağışının ardından karla kaplanan 21 köy yolunda ulaşım gerçekleştirilemiyor.Kent merkezi ve Tuzluca ilçelerine bağlı söz konusu köylerin yollarının ulaşıma açılması için İl Özel İdaresi ekiplerince çalışma yürütülüyor.
İran Dışişleri Bakanı Zarif, Çavuşoğlu İle Ortak Basın Toplantısında Konuştu (1):
ANKARA/İSTANBUL (AA) - İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, İran ile Türkiye'nin Kafkasya'daki iş birliğinin bölge ülkelerinin çok yararına olacağını söyledi.Zarif, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Dolmabahçe Çalışma Ofisi'ndeki heyetler arası ve ikili görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Yakın zamanda İran, Türkiye ve Azerbaycan Dışişleri Bakanları toplantısını İran'da gerçekleştireceklerini belirten Zarif, 'İran'la Türkiye'nin Kafkasya konusundaki iş birlikleri kesinlikle bölge ülkelerinin çok yararına olacaktır.' dedi.Zarif, Türkiye, Azerbaycan ve Rusya Cumhurbaşkanlarının önerdiği platform ve iş birliği çerçevesinde 5 ülkeye ziyaret başlattığına işaret ederek, 'Bu ziyareti, Türkiye'deki dostlarımla istişarelerde bulunarak başlattım. Diğer ülkeleri ziyaret ettikten sonra bugün burada olduğum için çok mutluyum.' ifadesini kullandı. İran ve Türkiye'nin her zaman en zor koşullarda birbirleriyle ilişki halinde olduğunu ve bu ilişkileri sürdüreceğini vurgulayan Zarif, bugün Türkiye ile İran'ın Kafkasya'da da yeni özel iş birliği fırsatlarının bulunduğunun altını çizdi.Zarif, bugün Afganların talebi üzerine Afganistan, Türkiye ve İran üçlü toplantıları iş birliği üzerine de konuştuklarını aktararak, 'İran'la Türkiye arasındaki iş birliği alanları çok geniştir. İnşallah ABD'nin daha mantıklı tutumuyla bu ilişkileri daha da derinleştireceğiz.' değerlendirmesinde bulundu.(Sürecek)
Tbmm Başkanı Şentop, Misak-I Milli Anma Programı'nda Konuştu: (2)
İSTANBUL (AA) - TBMM Başkanı Mustafa Şentop, devlet olarak takip edilen siyasetin bazıları tarafından 'Yeni Osmanlıcılık' diye eleştirildiğini belirterek, 'Bazıları paranoyak bir şekilde bizi Osmanlı'yı kurmaya çalışmakla itham ediyorlar. Hayalci değiliz, hayal kurmuyoruz. Realpolitiğin farkındayız.' dedi.Şentop, TBMM'nin himayesinde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) iş birliğinde 'Bir Asrı Geçen Birikimle Misak-ı Milli'ye Yeniden Bakmak' temasıyla MSGSÜ Fındıklı Yerleşkesinde düzenlenen Misak-ı Milli Anma Programı'nda yaptığı konuşmada, 4 Eylül 1919'de toplanan Sivas Kongresi'nde alınan kararlarla Erzurum Kongresi kararlarının teyit edildiğini ifade etti.Meclis-i Mebusan toplantıya çağrılarak Milli Mücadele'nin milli irade ile koordineli olduğunun teyit edildiğini belirten Şentop, bu arada 'İstanbul Hükümeti harici baskı karşısında memleketimizin herhangi bir parçasını terk mecburiyetinde kalırsa, vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü temin edecek her türlü tedbir ve karar alınmıştır.' hükmünün de verilecek mücadele için her türlü hazırlığın yapıldığını gösterdiğini vurguladı.Meclis-i Mebusan'ın Misak-ı Milli'yi ilan etmesi için bir süre daha beklenmesi gerektiğine işaret eden Şentop, şöyle devam etti:'Paris Konferansı, Osmanlı Devleti'ni nasıl pay edecekleri hususunu Londra Konferansı'na bırakmıştı. İşte Meclis-i Mebusan da tam bu aşamada Misak-ı Milli'yi kabul etmişti. Böylelikle babalarının malını paylaşır gibi, bedelini kanımızla ödediğimiz vatanımızı paylaşmaya kalkanlara bizim sınırlarımız gösterildi. Esasında Misak-ı Milli, süreç üzerinde hızlandırıcı etki yaptı. İşgal altındaki bir ülkenin Meclisi tarafından alınan kararlar bir meydan okuma mahiyetindeydi. Misak-ı Milli'nin her maddesi aynı zamanda uluslararası işgal ve taksim planına bir cevap mahiyetindedir. Misak-ı Milli, milli hedeflerimizin manifestosudur. Hedefi, sınırları tarif edilen vatanımızda birliğimizi, bütünlüğümüzü temin edip, hür ve müstakil bir şekilde hayatımızı idame ettirmemizi sağlamaktır. Milletimize güven vermesinin yanında, muarızlarımıza da meydan okuyan bir bildiridir.''İkinci Dünya Savaşı Paris Konferansı'nın ölçüsüzlüğü sebebiyle ortaya çıktı'TBMM Başkanı Şentop, galip devletlerin 12 Şubat-11 Mart 1920'de Londra'da bir konferans düzenlediklerini ve İngiltere, Fransa ve İtalya başbakanlarının Anadolu'yu paylaşma konusunda uzlaştıklarını anlattı. Aynı süreçte Osmanlı Devleti üzerindeki askeri baskının artırılmasına karar verildiğine değinen Şentop, 16 Mart 1920'de İstanbul'daki fiili işgal resmileştirilerek devlet dairelerine el konulduğunu ifade etti. Meclis-i Mebusan'ın basıldığını, amacın Osmanlı Devleti'ni hazırlanan anlaşma şartlarını kabul etmeye zorlamak olduğunu vurgulayan Şentop, San Remo'da son şekli verilen anlaşma metninin 10 Ağustos 1920'de Sevr'de imzalandığını anlattı.Paris Konferansı'nın, adil bir barış konferansı olmadığının altını çizen Şentop, 'Devletlerin zorunlu olarak imzaladıkları anlaşmalar, sadece sorunların ertelenmesine yol açmıştı. Nitekim İkinci Dünya Savaşı da Paris Konferansı'nın ölçüsüzlüğü sebebiyle ortaya çıktı. Dünyanın bu haksız planla güya parsellendiği Paris, yaklaşık 20 yıl sonra vahşi bir ateş ve işgal içinde kaldı. Bugün de Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki sorunların altında Paris Konferansı ile oluşturulan paradigmanın izleri yatmaktadır.' dedi.Parlamento tarihine dair ilklerin hep Meclis-i Mebusan ile başladığını belirten Şentop, şöyle konuştu:'Türkiye Büyük Millet Meclisi de Meclis-i Mebusan'ın aslında bir devamıdır. Osmanlı Devleti, Türkiye Cumhuriyeti arasında nasıl bir alaka varsa, Meclis-i Mebusan ile Türkiye Büyük Millet Meclisi arasında da aynı alaka vardır. O sebeple 23 Nisan 1920 tarihini Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, yani parlamentomuzun kuruluş tarihi olarak değil, açılış tarihi olarak kutluyoruz. Çünkü Meclis-i Mebusan son oturumunu 18 Mart 1920 tarihinde yapmış ve 'tatil' kararı almıştı. Meclis-i Mebusan üyeleri daha sonra TBMM üyesi olarak görevlerine devam ettirmişlerdir. Meclis-i Mebusan'ın aldığı kararların en önemlisi işte bugün 101. yılını andığımız Misak-ı Milli'dir. Misak-ı Milli, milli iradenin kararıdır. Kararın en önemli boyutu Sivas Kongresi ile oluşturulan Heyet-i Temsiliye ile Meclis-i Mebusan arasında uyumlu bir ilişki olduğunu göstermesidir. Misak-ı Milli Kararları ile Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a ayak bastıktan sonra yürüttüğü çalışmaların onaylandığı ilan edilmiştir.''Koruyacağımız sınırlar, Misak-ı Milli ile çizilmiştir'Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan kararların, Misak-ı Milli ile teyit edildiğini belirten Şentop, 'Milli Mücadeleyi butlanla malul addetmek isteyen fitne odakları açığa düşürülmüştür. Meclis-i Mebusan tarafından kabul edilmesi sebebiyle demokratik bir belge olan Misak-ı Milli'nin bir diğer önemli yanı Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarını tayin etmiş olmasıdır. Koruyacağımız, hak iddia edeceğimiz sınırlar, Misak-ı Milli ile çizilmiştir.' dedi.Mustafa Kemal Atatürk başkanlığındaki TBMM Hükümeti'nin hedefine büyük ölçüde ulaştığının da altını çizen Şentop, 'Büyük yangından Anadolu'yu kurtarıp, milli egemenliğimizi, istiklalimizi ilan etmeyi başarmıştır.' ifadelerini kullandı.Misak-ı Milli'nin birinci maddesinde yer alan 'Sözü geçen mütarekenin belirlediği sınır içinde dince, ırkça birlik, birbirine karşı saygı ve fedakarlık duyguları ile dolu, gelenekleri ile toplumsal çevrelerine bütünüyle bağlı, Osmanlı-İslam çoğunluğunca oturulan bölgelerin tamamı gerçekten veya hükmen hiçbir sebeple ayrılamaz bir bütündür.' ifadelerini de aktaran Şentop, şöyle konuştu:'Emperyalist devletler tarafından 'böl ve yönet' taktiğiyle ve suni sınırlarla birbirlerinden koparılmış kardeş toplumlara bugün yaşatılanların bir daha yaşanmaması ve birliğimizin, dirliğimizin korunması için dikkate alınması gereken çok kıymetli ve bugüne de mesaj veren muhkem bir ifadedir. Bugün de milli egemenliğimizi korumak, milli varlığımızı devam ettirmek için mücadele ediyoruz. 101 yıl önce ilan edilen milli yeminin hedefine ve ruhuna bugün de aynı sadakatle bağlıyız. Bugün de 'Bizim olanı, bizden olanı, bizimle olanı' korumak, savunmak ve yaşatmakla mükellefiz. 101 yıl önce milli bekamıza yönelen tehditler, bugün de devam ediyor. Biz de maruz kaldığımız tehditleri artık sınırlarımızda karşılamıyoruz. Tehditleri sınırlarımızın ötesinde karşılayıp aziz milletimizi ve gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizi güvenli bir şekilde yaşatmaya çalışıyoruz. Misak-ı Milli sınırlarımız dahilinde olmasına rağmen Lozan Antlaşması ile sınırlarımız dışında kalmış bulunan başta Musul ve Kerkük olmak üzere Suriye'de bölgesel barışı ve Türkiye'nin toprak bütünlüğünü tehdit eden menfi gelişmeler, Türkiye'yi bu coğrafyada da askeri ve diplomatik açıdan aktif eylem içinde bulunmaya zorlamaktadır.''Osmanlı'yı seviyoruz ve gururla anıyoruz'Misak-ı Milli ile çizilen sınırların, mevcut etnik, dini, tarihi yapıya uygun sınırlar olduğunu ancak bu tam olarak gerçekleşmediği için bugün birtakım sorunların uluslararası barışı tehdit ettiğini kaydeden TBMM Başkanı Şentop, şunları söyledi:'Bugün ülkemizin içinde bulunduğu coğrafyada yaşanan sorunları, Misak-ı Milli temelinde yeniden ele almak, sorunların çözümünde Misak-ı Milli'de kabul edilen prensiplerden yola çıkmak, adil ve kalıcı barışa giden yolda oldukça yararlı olabilir kanaatindeyim. Devlet olarak takip ettiğimiz siyaseti bazıları 'Yeni Osmanlıcılık' diye eleştiriyor. Evet Osmanlı'yı seviyoruz ve gururla anıyoruz. Tarihte kurduğumuz en kudretli devletimiz. Merhum şairimiz Yahya Kemal'in ifadesiyle, 'Kökü mazide olan atiyiz.' Harabati değiliz. Şerefle anacağımız, anlatacağımız bir geçmişten geliyoruz. Ama bazıları paranoyak bir şekilde bizi Osmanlı'yı kurmaya çalışmakla itham ediyorlar. Hayalci değiliz, hayal kurmuyoruz. Realpolitiğin farkındayız. Ama Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını, meşru hukukunu korumakta ve savunmakta sonuna kadar kararlıyız. Bunun adına kim ne derse desin. Kuruluşunun 100'üncü yılını görkemli bir şekilde kutlamak için sabırsızlandığımız Türkiye Cumhuriyeti'ni dünyanın en güçlü, güvenli, huzurlu ve müreffeh devleti haline getirmek için çalışıyoruz, gayret ediyoruz. Tarihimizin şanlı dönemlerinden aldığımız ilham ile geleceğimizi inşa etmek için uğraşıyoruz. Ülkemizi ekonomik, sosyal, kültürel anlamda bir çekim merkezi haline getirmeye çalışıyoruz.''Milletvekilleri darbe girişiminde emanete sahip çıktı'TBMM Başkanı Şentop, Misak-ı Milli ile esasları ve çerçevesi belirlenen İstiklal Savaşı'nı kazanmanın gururunu yaşadıklarını dile getirdi. Geçen yıl Meclis'in kuruluşunun 100'üncü yılının idrak edildiğini ve çeşitli etkinliklerle kutlandığını hatırlatan Şentop, şöyle konuştu:'İnşallah 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyetimizin ilanının 100'üncü yılını da hep birlikte coşkuyla kutlayacağız. Bütün bu sürecin temelinde tarihi bir metin olarak Misak-ı Milli'nin bulunduğunu da bu vesileyle tekrar burada hep beraber hatırlatıyoruz. Misak-ı Milli'nin hazırlanmasına ve kabul edilmesine öncülük eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Misak-ı Milli kararlarını alan, akabinde bütün baskılara rağmen kararlarının arkasında duran milletvekillerini ve İstiklal harbimizin, Milli Mücadele'nin kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Gazi Meclisimizin milletvekillerinin 15 Temmuz 2016 yılındaki darbe girişiminde bombalar altında aynı ruh ve inançla milletten aldıkları emanete sahip çıktıklarını belirtmekten büyük gurur duyuyorum. Milletimizi farklı ve güçlü kılanın da bu inanç ve ruh olduğuna inanıyorum.'Anma programı sayesinde Misak-ı Milli kararlarının tekrar ve farklı yönleriyle ele alınarak milletin birlik ve dirliğine katkı sağlayacağını düşündüğünü dile getiren Şentop, katkı sunanlara teşekkür etti.(Bitti)
Reklam
Samsun'da Mübadiller Atalarını Denize Karanfil Bırakarak Andı
SAMSUN (AA) - Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi'nin ardından göç yolunda hayatını kaybeden mübadiller, Samsun'da Karadeniz'e atılan karanfillerle anıldı.Karadeniz Rumeli Dernekleri Federasyonunca mübadelenin 98'inci yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlik kapsamında mübadiller, Kurtuluş Yolu'nda Bandırma Vapuru'nu simgeleyen ve o dönem Tütün İskelesi olarak bilinen yere inşa edilen iskelede toplandı.Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, burada yaptığı konuşmada, mübadelenin 98'inci yılı anısı ve hatırası için toplandıklarını belirterek, 'Mübadil vatandaşlarımızın nüfus olarak Türkiye'de yoğun olduğu şehirlerden bir tanesiyiz. Onlar bizim zenginliğimiz, Samsunumuzun değerleri. Biliyorsunuz, mübadil kültürü 'evladı fatihan' diye ifade edilen bizim öz kültürümüzün temsilcileri. Bütün hayatlarında, aile hayatında, iş hayatında folkloruyla, sanatıyla, eğitime verdikleriyle önemiyle vatana, millete, bayrağa bağlılığıyla bilinen vatandaşlarımız. Türkiye'nin geleceğinde de sizler çok önemli yer alıyorsunuz. Türkiye'ye güç katıyorsunuz.' diye konuştu.Samsun Mübadele Derneği Başkanı Olcay Kınay Yanık ise her yıl olduğu gibi çok büyük bir coşkuyla, çok büyük kalabalıkla karanfil bırakmak istediklerini ancak koronavirüs sürecinden dolayı daha az kalabalıkla programı yaptıklarını söyledi.Mübadiller, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Karadeniz'e karanfil bıraktı.Program, 71 mübadil kuruluşu adına hazırlanan ortak bildirinin okunmasının ardından sona erdi.
Ata Mesleği Hayvancılığı 100 Yılda 4'Üncü Kuşakla Sürdürüyorlar
SİVAS (AA) - GÖKSEL CÜNEYT İĞDE - Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinde yaklaşık bir asır önce geçimlerini sağlamak için hayvancılığa başlayan Akkavak ailesi, 4 kuşaktır babadan oğula geçen ata mesleğini Sivas'ın Ulaş ilçesinde sürdürüyor.Tuncelili Akkavak ailesinin hayvancılık serüveni 1920'li yıllarda Çemişgezek'te dedeleri Bekir Akkavak ile başladı.İlçeye bağlı Sarıbalta köyünde ailesinin geçimi için uzun yıllar çetin doğa şartlarına rağmen besicilik yapan dede Akkavak vefat edince, bayrağı oğlu Yusuf Akkavak devraldı.Babasından öğrendiği hayvancılığı 1983 yılına kadar sürdüren Yusuf Akkavak'ın vefatının ardından da oğlu Niyazi Akkavak 10 yaşından itibaren ailenin diğer üyeleriyle birlikte sorumluluk alarak ata mesleğini 2005'e kadar aynı köyde devam ettirdi.Akkavak, bu tarihte eşi ve 3 çocuğunu da yanına alarak hayvancılık açısından daha elverişli gördüğü Sivas'ın Ulaş ilçesine göç etti.İlçe kırsalında 20 dönümlük arazide koyun çiftliği kuran Akkavak, ailenin bir asırdır hayvancılıkla geçen serüvenini 26 yaşındaki oğlu Burak ile severek sürdürüyor. Niyazi Akkavak, AA muhabirine, 100 yıllık ata mesleğini bu günlere kadar getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.Çemişgezek'ten 16 yıl önce daha geniş düzlük ve meralara sahip olduğu için Ulaş'a göç ettiklerini anlatan Akkavak, '1973 yılında Çemişgezek'in Sarıbalta köyünde doğdum. Bu bizim aile mesleği. 4 kuşaktır devam ediyor ve kendimizi bildik bileli bu işle uğraşıyoruz. 2005 yılında da Ulaş'a geldik ve tüm zorluklarına rağmen dedemizden kalan bu mirası severek devam ettiriyoruz. Şu anda ağıllarımızda 400 koyun var. Oğlumla birlikte çalışıyorum. Ben de tıpkı babamdan gördüğüm gibi bu işin inceliklerini ona öğretiyorum.' diye konuştu.'Kuzular doğunca kendi çocuklarımız olmuş gibi seviniyoruz'Ailede mesleğin en genç temsilcisi olan Burak Akkavak ise bir asırdır süre gelen mücadelede babasına yardımcı olduğu için gurur duyduğunu ifade etti.Akkavak, hayvancılığın çok zor bir meslek olduğunu ancak doğa ve hayvanlarla iç içe yaşamanın kendisine huzur verdiğini dile getirerek şunları kaydetti:'Dedemden gelen bu mesleği ben de babamdan öğrendim. Tabii bazı zorlukları var. Sivas'ta da kış şartları çetin geçiyor. Rüzgar ve kuru soğuk özellikle bizi çok zorluyor. Bazen hayvanların sulukları bile donuyor ama bu işi severek yapıyorum, güzel yanları da var. Mesela şu anda kuzulama mevsimine girdik. Kuzular doğunca kendi çocuklarımız olmuş gibi seviniyoruz ve tüm yorgunluğumuzu unutuyoruz. İlerde inşallah ben de kendi çocuklarıma bu işi öğreteceğim.' ifadelerini kullandı.Sabahın ilk ışıklarında yemlikleri hazırlayarak işe başladıklarını anlatan Akkavak, geç saatlere kadar özveriyle çalıştıklarını, hayvanlarla iç içe yaşadıkları için de onlarla aile gibi olduklarını vurguladı.Akkavak, damızlık hayvan satışından ziyade koyunlardan elde ettikleri süt ürünlerini pazarlayıp geçimlerini sağladıklarına dikkati çekerek, İstanbul, Ankara, Erzincan başta olmak üzere Türkiye'nin birçok şehrine peynir sattıklarını sözlerine ekledi.
Reklam
Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad İle Olan İkili İlişkilerini Korumak İstediğini Açıkladı
BANGUİ (AA) - Orta Afrika Cumhuriyeti (OAC) hükümeti, Çad ile olan ikili ilişkileri korumak istediğini duyurdu.OAC hükümet Sözcüsü Ange Maxime Kazagui, yaptığı yazılı açıklamada, sosyal medyada Çad ile OAC arasındaki ikili ve diplomatik ilişkileri bozmak amacıyla bazı iddialara yer verildiğini ancak buna müsaade etmeyeceklerini bildirdi.OAC'deki silahlı gruplar arasında Çadlı vatandaşların da yer aldığı iddialarına dayanarak bundan Çad hükümetinin sorumlu tutulamayacağını belirten Kazagui, OAC ile Çad arasındaki güvenlik, kardeşlik ve ortaklık alandaki ikili ilişkileri muhafaza etme konusunda kararlı olduklarını ifade etti.Sosyal medyada iki hafta önce, Çad'ın OAC'deki silahlı gruplara destek verdiği iddiaları ortaya atılmıştı.OAC'deki şiddet olayları OAC Anayasa Mahkemesinin, devrik lider Francois Bozize'nin cumhurbaşkanı seçimi için adaylık başvurusunu, 'insanlığa karşı suç ve soykırıma teşebbüs' ile 'Bozize'nin Birleşmiş Milletler'in (BM) yaptırım listesinde olması' nedeniyle kabul etmemesinin ardından 18 Aralık 2020'de hükümet ile silahlı gruplar arasında şiddetli çatışmalar başlamıştı.Hükümet ve BM, çatışmaların sorumlusu olarak gösterdiği Bozize’yi, 'darbe hazırlığı yapmakla' suçlamıştı.Yaklaşık yüzde 80'i silahlı gruplarca kontrol edilen ülkede, Değişim İçin Vatanseverler Koalisyonu (CPC) çatısı altında toplanan isyancı gruplar, başkent Bangui’yi ele geçirmek için aralık ayında harekat başlatmıştı.
Sakarya'da 15,5 Kilogram Uyuşturucuyla Yakalanan 2 Şüpheli Tutuklandı
SAKARYA (AA) - Sakarya'da 15 kilo 500 gram esrar ile 22 bin 414 uyuşturucu hapın ele geçirildiği operasyonda gözaltına alınan iki yabancı uyruklu şüpheli tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, doğu illerinden temin ettikleri uyuşturucuyu batı illerine götürmek isteyen kişilere yönelik çalışma yaptı.Ekipler, teknik ve fiziki takip sonucu yol kontrolünde şüpheli 2 aracı durdurdu.Yabancı uyruklu M.K. ve M.A'nın araçlarında yapılan aramada 15 kilo 500 gram esrar ile 22 bin 414 uyuşturucu hap ele geçirildi.Gözaltına alınan ve emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.
Amasya'da Afyon Sakızı Ve Uyuşturucu Bulunan Araçtaki 2 Kişi Gözaltına Alındı
AMASYA (AA) - Amasya'nın Merzifon ilçesinde bir araçta Afyon sakızı ve uyuşturucu ele geçirildi, 2 şüpheli gözaltına alındı.İlçe Emniyet Müdürlüğü Narkotik Grup Amirliği ekipleri, ilçede uyuşturucu ticareti yapan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı.Ekipler, Kümbethatun Mahallesi'nde şüphe üzerine durdurdukları araçta arama yaptı.82,94 gram uyuşturucu ve 2,26 gram Afyon sakızı ele geçirilen otomobildeki V.G. (39) ve E.H. (53) gözaltına alındı.
Reklam
Ağrı'da Kafa Travması Geçiren Çocuk 7 Saatte Hastaneye Ulaştırıldı
VAN (AA) - Ağrı'nın Diyadin ilçesine bağlı Dedebulak köyünde kafa travması geçiren 12 yaşındaki Muhammed Ay, Van Büyükşehir Belediyesi karla mücadele ekiplerinin 7 saat süren çalışması sonucu hastaneye ulaştırıldı. Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Fen İşleri Daire Başkanlığına bağlı karla mücadele ekipleri, komşu illerden gelen çağrıları da değerlendiriyor.Çaldıran ilçesine 9 kilometre mesafedeki, Ağrı'nın Diyadin ilçesine bağlı Dedebulak köyünde buzlu yolda düşerek kafa travması geçiren 12 yaşındaki Muhammet Ay'ın yakınları, sağlık ekiplerinden yardım talebinde bulundu.Çaldıran'a hasta getiren Ağrı İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı 112 ekipleri, çocuğu almak için köye hareket etti.Ambulansın yoğun kar nedeniyle ilerleyememesi üzerine Van Büyükşehir Belediyesi karla mücadele ekipleri bölgeye yönlendirildi.Ekipler, 7 saat süren zorlu çalışmanın ardından sağlık ekiplerinin köye ulaşmasını sağladı.İlk müdahalesi evinde yapılan Ay, ambulansla Çaldıran Devlet Hastanesine kaldırıldı.Sağlık durumu iyi olan Ay'ın yakınları, ekiplere teşekkür etti.
3 Barajda Doluluk Yüzde 50'nin Üzerine Çıktı... İşte İstanbul Baraj Doluluk Oranlarında Son Durum!
Geçtiğimiz haftalarda yağışların yetersiz kalmasıyla birlikte İstanbul barajları kuraklıkla karşı karşıya gelmişti. Baraj doluluk oranları geçtiğimiz günlerde başlayan kar yağışı ve yağmurla yükselmeye başladı.  İstanbullu'ların da yüzü gülmeye başladı. Bugün İSKİ'nin paylaştığı verilere göre İstanbul'da baraj doluluk oranları yüzde 38,29'a kadar yükseldi. İşte İstanbul barajlarında güncel doluluk oranları...
Reklam
Diyarbakır Anneleri Oturma Eylemini Kararlılıkla Sürdürüyor
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır annelerinin dağa kaçırılan çocukları için HDP İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbeti sürüyor.Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin, 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eylemi 515'inci gününde devam ediyor.Van'dan 5 yıl önce 15 yaşında dağa kaçırılan oğlu Baran için gelerek eylem yapan anne Solmaz Övünç, oğlunu HDP ve PKK'dan istediğini söyledi.Yaz, kış, çamur, salgın demeden eyleme devam ettiğini belirten Övünç, 'Kar da yağsa oğlumu almadan gitmeyeceğim. Oğlumu nasıl götürdülerse öyle de getirsinler. Kirli ellerini üzerimizden çeksinler. Ne istiyorlar garibanın çocuklarından? Oğlumu versinler.' dedi.Övünç, oğluna güvenlik güçlerine teslim olması çağrısında bulundu.Anne Cennet Kabaklı da oğlunun 6 yıl önce birliğine teslim olmak için giderken Tunceli-Pülümür kara yolunda PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını anlattı.'Oğlumun suçu neydi? Oğlumu terör örgütü PKK'dan istiyorum. Evladımı versinler. Evladımı alana kadar eylemime devam edeceğim.' diyen Kabaklı, evlatlarına kavuşmak istediklerini kaydetti.
Tekirdağ'da 5 Bin 350 Litre Kaçak Akaryakıt Ele Geçirildi, 10 Şüpheli Yakalandı
TEKİRDAĞ (AA) - Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde polis ekiplerince 5 bin 350 litre kaçak akaryakıt ele geçirildi.İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi Çorlu Grup Amirliği ekipleri, kaçakçılığın önlenmesi amacıyla belirlenen adrese operasyon düzenledi. Operasyonda motorlu düzenekler vasıtasıyla kamyon ve tırlar için kaçak akaryakıt satıldığı tespit edildi.Bölgedeki üç çekici ve bir kamyonda 5 bin 350 litre kaçak akaryakıt ele geçiren ekipler, 10 şüpheliyi gözaltına aldı.Zanlıların emniyetteki işlemleri sürüyor.
Reklam
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, İranlı Mevkidaşı Zarif'le Ortak Basın Toplantısında Konuştu: (1)
ANKARA/İSTANBUL (AA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 'Umarım Biden yönetimi (nükleer anlaşmaya) geri döner. Böylece kardeş İran'a yönelik ambargolar kalkmış olur.' dedi.Çavuşoğlu ve İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, İstanbul'daki Dolmabahçe Çalışma Ofisi'ndeki heyetler arası ve ikili görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. İkili ilişkileri enine boyuna ele aldıklarına dikkati çeken Çavuşoğlu, bu bağlamda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle gerçekleştirilemeyen toplantıların nasıl düzenlenebileceğini görüştüklerini söyledi.Çavuşoğlu, Türkiye'nin başından beri İran nükleer anlaşmasına destek verdiğini anımsatarak, anlaşma imzalanmadan önce de katkı sağlandığını belirtti. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın anlaşmadan çekildiğini hatırlatan Çavuşoğlu, 'Umarım Biden yönetimi (nükleer anlaşmaya) geri döner. Böylece kardeş İran'a yönelik ambargolar kalkmış olur.' ifadelerini kullandı. Çavuşoğlu, Türkiye'nin İran'a bu çerçevede her türlü desteği vermeye hazır olduğunun altını çizdi. Gine Körfezi'nde kaçırılan mürettebat üyeleriDışişleri Bakanı Çavuşoğlu, '(Gine Körfezi'nde Türk gemisinin kaçırılan mürettebat üyeleri) İyi olduklarını öğrendik. Yakında güzel haberleri vereceğiz.' diyerek, süreç hakkında daha fazla detaylı bilgi veremeyeceğini söyledi. Yeni ekibin dün bölgeye ulaştığını kaydeden Çavuşoğlu, gemideki 3 mürettebatın da bugün Türk Hava Yollarıyla (THY) Türkiye'ye dönecekleri bilgisini paylaştı. Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla kurumlar arasında bir çalışma grubu oluşturduğunu ve bölgeye gönderildiğini aktardı.(Sürecek)
Kartalkaya'da Pistten Çıkarak Kaybolan 5 Kişi Jak Timi Tarafından Kurtarıldı
BOLU (AA) - Kartalkaya Kayak Merkezi'nde snowboard yaparken pistten çıkarak kaybolan 5 kişi, Jandarma Arama Kurtarma (JAK) timi tarafından bulundu.İstanbul'dan tatil için kayak merkezine gelen ve snowboard yapan 5 kişi pistten çıkarak kayboldu.Kaybolan ziyaretçiler, cep telefonu ve çam ağaçlarında bulunan 'acil çağrı' butonlarına basarak jandarmadan yardım istedi. Bunun üzerine kayak merkezinde görev yapan JAK timi tarafından arama kurtarma çalışması başlatıldı.Acil çağrı butonunun olduğu Ramazanbeyderesi mevkisine giden ekipler, 5 kişiye ulaştı. Çay ikram edilen 5 kişi, daha sonra jandarmaya ait araçlarla kaldıkları otele bırakıldı.
Reklam