Yanında Çalışan Stajyer Avukata Cinsel Saldırıda Bulunduğu İddia Edilen Avukata Dava
İSTANBUL (AA) - Ataşehir'de kendisine ait hukuk bürosunda çalışan stajyer avukata cinsel saldırıda bulunduğu iddia edilen avukat hakkında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, müşteki A.S.T'nin, stajyer avukat olarak yanında çalıştığı sanık avukat S.K. tarafından odasına çağırılmak suretiyle cinsel saldırıda bulunulduğunu iddia etmesine üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.Stajyer avukat A.S.T'nin ifadesine yer verilen iddianamede, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 4. sınıf öğrencisi olduğunu, olay tarihinden bir hafta önce de sanık avukat S.K'ye ait olan hukuk bürosunda gönüllü olarak staja başladığını söylediği kaydedildi. Olay günü olan 23 Ekim 2020'de sanık avukat S.K'nın ofiste çalışmakta olan 2 stajyer avukatı adliyeye, sekreterini de para çekmesi için bankaya gönderdiğini belirten müşteki A.S.T'nin ifadesinde, ofiste sadece kendisi ile avukat S.K'nın kaldığını, kendisini odasına çağırarak bilgisayardaki işleri yapmasını söylediğini, ayakta dururken S.K'nın masasındaki bilgisayara eğilerek istediği işlemi yapmaya çalıştığı sırada S.K'nın cinsel saldırıda bulunduğunu iddia ederek şikayetçi olduğu kaydedildi.İddianamede, tanık olarak ifadesine yer verilen E.K. da aynı ofiste stajyer avukat olarak çalıştığını, müşteki A.S.T'nin yanlarında bir başka arkadaşları bulunduğu sırada avukat S.K'nın cinsel saldırısına maruz kaldığını anlattığını, bu sırada sekreter olarak görev yapan kişinin de avukat S.K'nın kendisini öpmeye çalıştığını söylediği yönünde beyanda bulunduğu belirtildi.Soruşturma kapsamında sanık avukat S.K'nın adresinde yapılan aramada, kamera kayıtlarının incelenmesinde olay gününe ait bir anlık kamera kaydının bulunduğu, sanık avukat S.K'ya bu durum sorulduğunda oturan kişinin kameracı olduğunu, meydana gelen olay neticesinde şikayetçi stajyer avukat tarafından kendisine iftira atılmasını engellemek amacıyla kayıtları kopyalamak istediğini, o amaçla kameracıyı çağırdığını ancak kameracının hard diskin bozuk olduğunu söylediğini öne sürdüğü anlatıldı. İddianamede, sanık S.K'nin ifadesinde ise, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, kendisine iftira atıldığını, yapılan soruşturmanın da izne tabi olduğunu söylediği bilgisi verildi.Müştekinin olaya ilişkin anlatımı ile tanıkların beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğu belirtilen iddianamede, sanık S.K'nın aleyhine olacak şekilde olay gününe ilişkin kamera görüntülerini içeren hard diskte değişim işlemleri yaptığı, suçtan kurtulmaya yönelik verdiği ifadelerine de itibar edilemeyeceği vurgulandı.Sanık avukat S.K'nın bu şekilde üzerine atılı 'basit cinsel saldırı' suçunu işlediği savunulan iddianamede, 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.Hazırlanan iddianame gönderildiği Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. Sanık avukat S.K'nın yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.
Milli Savunma Bakanlığı, Barış Pınarı Bölgesindeki Köylere Erzak Yardımı Yaptı
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanlığı, Barış Pınarı Harekatı'nın düzenlendiği bölgedeki köylerde AFAD koordinatörlüğünde erzak yardımı yapıldığını bildirdi.Bakanlığın Twitter adresinden yapılan açıklamada, 'Ülkemizin yardım eli Suriyeli kardeşlerimizle birlikte. 12'nci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı tarafından, Barış Pınarı bölgesindeki köylerde AFAD koordinatörlüğünde erzak dağıtımı yapıldı.' ifadeleri kullanıldı.
Milli Savunma Bakanlığı, Barış Pınarı Bölgesindeki Köylere Erzak Yardımı Yaptı
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanlığı, Barış Pınarı Harekatı'nın düzenlendiği bölgedeki köylerde AFAD koordinatörlüğünde erzak yardımı yapıldığını bildirdi.Bakanlığın Twitter adresinden yapılan açıklamada, 'Ülkemizin yardım eli Suriyeli kardeşlerimizle birlikte. 12'nci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı tarafından, Barış Pınarı bölgesindeki köylerde AFAD koordinatörlüğünde erzak dağıtımı yapıldı.' ifadeleri kullanıldı.
Ordu'da 70 Yaşındaki Kimsesiz Vatandaş, Harabe Evden Alınıp Huzurevine Yerleştirildi
ORDU (AA) - Ordu'da, harabe bir evde yaşayan 70 yaşındaki vatandaş, Büyükşehir Belediyesince huzurevine yerleştirildi.Alınan bilgiye göre, Perşembe ilçesinin Efirli Mahallesi'nde, H.S'nin harabe durumdaki bir evde yalnız yaşadığını öğrenen Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler ve Muhtarlık Dairesi Başkanlığı harekete geçti. Eve giden ekipler, ilk olarak sağlık kontrolünden geçirilen H.S'yi Ordu Ahmet Cemal Mağden Huzurevine yerleştirdi. Sosyal Hizmetler ve Muhtarlık Dairesi Başkanı Seyfettin Bilkay, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler'in talimatı doğrultusunda evi olmayan kimsesiz vatandaşları tespit etmeye başladıklarını belirtti.Yapılan incelemeler sonrası Perşembe ilçesi Efirli Mahallesi'nde, 70 yaşındaki kimsesiz vatandaşın zor şartlarda harabe bir evde yaşamını sürdürdüğünü gördüklerini aktaran Bilkay, 'Kayıtsız kalmayarak daha iyi imkanlarda yaşamını sürdürmesi için onu huzurevine yerleştirdik. Vatandaşımız artık yaşamını daha iyi bir ortamda sürdürecek.' ifadesini kullandı.
Ordu'da 70 Yaşındaki Kimsesiz Vatandaş, Harabe Evden Alınıp Huzurevine Yerleştirildi
ORDU (AA) - Ordu'da, harabe bir evde yaşayan 70 yaşındaki vatandaş, Büyükşehir Belediyesince huzurevine yerleştirildi.Alınan bilgiye göre, Perşembe ilçesinin Efirli Mahallesi'nde, H.S'nin harabe durumdaki bir evde yalnız yaşadığını öğrenen Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler ve Muhtarlık Dairesi Başkanlığı harekete geçti. Eve giden ekipler, ilk olarak sağlık kontrolünden geçirilen H.S'yi Ordu Ahmet Cemal Mağden Huzurevine yerleştirdi. Sosyal Hizmetler ve Muhtarlık Dairesi Başkanı Seyfettin Bilkay, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler'in talimatı doğrultusunda evi olmayan kimsesiz vatandaşları tespit etmeye başladıklarını belirtti.Yapılan incelemeler sonrası Perşembe ilçesi Efirli Mahallesi'nde, 70 yaşındaki kimsesiz vatandaşın zor şartlarda harabe bir evde yaşamını sürdürdüğünü gördüklerini aktaran Bilkay, 'Kayıtsız kalmayarak daha iyi imkanlarda yaşamını sürdürmesi için onu huzurevine yerleştirdik. Vatandaşımız artık yaşamını daha iyi bir ortamda sürdürecek.' ifadesini kullandı.
Reklam
Mardin'de Tilkilere Kuduza Karşı Aşılı Yem Verilecek
MARDİN (AA) - Mardin İl Tarım ve Orman Müdürü Menduh Dinler, tilkilerde görülen kuduzla mücadele kapsamında 20 bin aşılı yemin doğaya bırakılacağını bildirdi.Dinler, yaptığı yazılı açıklamada, son yıllarda gerçekleştirilen aşılamalarla kuduza karşı büyük ilerleme kaydedildiğini belirtti.Toplum sağlığı, gıda güvenliği ve hayvancılık ekonomisi konularında çok ciddi riskler oluşturduğundan bu hastalığı çok hassas biçimde ele aldıklarına işaret eden Dinler, hastalıkla mücadele kapsamında İl Müdürlüğünce her yıl kedi ve köpekler için ücretsiz aşılama yapıldığını kaydetti. Aşılamaların, kuduz vakalarını çok ciddi şekilde gerilettiğini vurgulayan Dinler, şöyle devam etti:'Kırsal ve ormanlık alanlarda yaşayan tilkiler arasında bir kuduz salgını mevcut. Bu durumu çok büyük bir problem olarak görüyorduk. Çünkü bu hayvanlar insan denetiminin dışında ve bunları tek tek aşılamamız mümkün değildi. Tilkiler, meralardaki büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar ile kırsal alanlarda bulunan başıboş köpeklere hastalığı bulaştırıyordu. İnşallah yaptığımız çalışmayla tilkilerdeki bu hastalık bitecek ve kuduz tehdit olmaktan çıkacak.'Vatandaşların, tilkileri kendine çeken yemle kaplı kapsül şeklindeki aşıya dokunmamasının, kendi sağlıklarının yanı sıra aşılamanın başarılı olabilmesi açısından önem taşıdığını belirten Dinler, şu ifadeleri kullandı:'Bu aşılara insan tarafından dokunulduğu takdirde, insan kokusu aşıya siniyor, böylelikle aşı tilkiler için daha az cazip hale geliyor. Daha önce bu hususlarda bilgilendirmeyi muhtarlıklar ve müftülükler yoluyla gerçekleştirdik. Çalışmada görevli personelimiz de aşının bırakıldığı alanlara yakın yerleşim yerlerine gidip vatandaşlarımızı bu konuda bilgilendiriyor. Vatandaşlarımızın bu konuya hassasiyet göstermelerini rica ediyorum.'
Mardin'de Tilkilere Kuduza Karşı Aşılı Yem Verilecek
MARDİN (AA) - Mardin İl Tarım ve Orman Müdürü Menduh Dinler, tilkilerde görülen kuduzla mücadele kapsamında 20 bin aşılı yemin doğaya bırakılacağını bildirdi.Dinler, yaptığı yazılı açıklamada, son yıllarda gerçekleştirilen aşılamalarla kuduza karşı büyük ilerleme kaydedildiğini belirtti.Toplum sağlığı, gıda güvenliği ve hayvancılık ekonomisi konularında çok ciddi riskler oluşturduğundan bu hastalığı çok hassas biçimde ele aldıklarına işaret eden Dinler, hastalıkla mücadele kapsamında İl Müdürlüğünce her yıl kedi ve köpekler için ücretsiz aşılama yapıldığını kaydetti. Aşılamaların, kuduz vakalarını çok ciddi şekilde gerilettiğini vurgulayan Dinler, şöyle devam etti:'Kırsal ve ormanlık alanlarda yaşayan tilkiler arasında bir kuduz salgını mevcut. Bu durumu çok büyük bir problem olarak görüyorduk. Çünkü bu hayvanlar insan denetiminin dışında ve bunları tek tek aşılamamız mümkün değildi. Tilkiler, meralardaki büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar ile kırsal alanlarda bulunan başıboş köpeklere hastalığı bulaştırıyordu. İnşallah yaptığımız çalışmayla tilkilerdeki bu hastalık bitecek ve kuduz tehdit olmaktan çıkacak.'Vatandaşların, tilkileri kendine çeken yemle kaplı kapsül şeklindeki aşıya dokunmamasının, kendi sağlıklarının yanı sıra aşılamanın başarılı olabilmesi açısından önem taşıdığını belirten Dinler, şu ifadeleri kullandı:'Bu aşılara insan tarafından dokunulduğu takdirde, insan kokusu aşıya siniyor, böylelikle aşı tilkiler için daha az cazip hale geliyor. Daha önce bu hususlarda bilgilendirmeyi muhtarlıklar ve müftülükler yoluyla gerçekleştirdik. Çalışmada görevli personelimiz de aşının bırakıldığı alanlara yakın yerleşim yerlerine gidip vatandaşlarımızı bu konuda bilgilendiriyor. Vatandaşlarımızın bu konuya hassasiyet göstermelerini rica ediyorum.'
Reklam
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Dağ'dan "Yeni Anayasa" Açıklaması:
ANKARA (AA) - MUHAMMED TORUNTAY - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, 'Bütün siyasi partilerle açık ve şeffaf bir şekilde yeni anayasa süreci ortaya konulacak.' dedi.Dağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün Kabine Toplantısı sonrası 'Türkiye'nin tekrar yeni bir anayasayı tartışmasının vakti gelmiştir.' dediğini anımsattı.Mevcut anayasaya 1960 darbesinin ruhunun verildiğini, 80 darbecilerinin de bunun üzerine bir anayasa inşa ettiğini aktaran Dağ, o günden bugüne anayasanın 19 kez değişikliğe uğradığına değindi.Bu anayasayla bir şekilde ülkede yönetimi devam ettirdiklerini anlatan Dağ, 'Ama daha müreffeh, daha özgürlükçü, daha sivil ve daha demokratik ülke açısından tabii ki sivil iradenin siyaseti bilen, halkın içerisinden olan kişilerin ortaya koyacağı çerçeve bir anayasanın, bugünkü yöneticilere faydası olduğu gibi yarınlarda bu ülkeyi yöneteceklere de çokça faydası olur.' diye konuştu.Dağ, yeni anayasanın parlamento tarafından yapılması durumunda bu gururun ve şerefin şu anki Meclise ziyadesiyle yeteceğini vurgulayarak, 'Onun için biz burada bir irade ortaya koyuyoruz. Zaten anayasayla ilgili iradeyi sadece bugün ortaya koymuş değiliz. 18 yıllık iktidarımız döneminde yaklaşık 20 yıllık partileşme sürecimizde hep yeni anayasanın gerekli olduğunu, yapılmasını gerektiğini ifade ettik.' değerlendirmesinde bulundu.Türkiye'nin zaman zaman birtakım sıkıntılı süreçlerden geçtiğini aktaran Dağ, şunları kaydetti:'Özellikle 2013'ten bu yana hem Gezi olayları hem 17-25 Aralık, çukur hadiseleri, Suriye'de yaşanan hususlar ve 15 Temmuz gibi hususlar bizi bir mecburiyet olarak bazı olağanüstü dönemlerden geçmek zarureti ortaya koydu. Bu bir tercih değildi bir mecburiyetti. Dolayısıyla bu mecburiyetleri artık geride bıraktık, bizim bundan sonra hem hukukta hem ekonomide reform bunu ayrı bir çerçeveye koymak lazım, bir yandan da anayasa... Yani anayasa tabii ki milletvekillerinin kahir ekseriyetinin oy vermesi gereken, anayasaya göre mecburiyet olan bir husus. Bir tarafta da hukuk ve ekonomide reform boyutu var onun için bu tarzdaki bir kahir ekseriyet oranlarına gerek yok.' 'Açık ve şeffaf bir şekilde'Hamza Dağ, bir yandan hukuk ve ekonomideki reform sürecinin devam edeceğine, diğer taraftan da muhalefet partileriyle anayasa çalışmalarının işleyeceğine işaret ederek, şunları söyledi:'Bütün siyasi partilerle açık ve şeffaf bir şekilde yeni anayasa süreci ortaya konulacak. Nasıl bir metin, nasıl bir durum ortaya konulur burada bugüne kadar hem siyasi partilerin hem kamu kurum niteliğinde meslek kuruluşlarının hem STK'lerin ve öğretim üyelerinin çalıştığı birçok çalışma var. Bizim de yapmış olduğumuz çalışmalar var, diğer siyasi partilerin de mutlaka yapmış olduğu çalışmalar var. Bu çalışmalar üzerinden yeni bir anayasayı, bu kadar geniş hükümleri olan değil daha çerçeve bir anayasayı ortaya koymak hepimizin en önemli vazifelerinden biridir.''Daha demokratik'Yapılması planlanan anayasa çalışmalarının kendilerine heyecan verdiğini belirten Dağ, şöyle devam etti:'Böyle bir gündemi yaşıyor olmak, böyle bir gündemi ülkemizde tekrar ortaya koymak ve bu reform sürecini, bu yenilenme sürecini daha özgürlükçü, daha müreffeh bir ülke hayalini, daha demokratik bir ülke hayalini ortaya koymak Cumhurbaşkanımız tarafından bunun liderliğinin yapılıyor olması bize fazlasıyla heyecan veriyor, 83 milyon için heyecan veriyor, 83 milyonun temsilcileri olarak heyecan veriyor. İnşallah muhalefet partileri de bu atılan adıma, bu olumlu adıma hak ettiği şekilde karşılık verir. Burada yine topu taca atalım düsturuyla, bir şekilde zamanı geçirelim mantığıyla hareket etmeden bu noktada olumlu bir çerçeveye işi dönüştürürler ki bizde bu sayede ülkemize belki de tarihin en önemli hizmetini hep birlikte kazandırmış oluruz.''Bir yol haritası ortaya koyacağız'Hamza Dağ, çalışmaların önümüzdeki günlerde netleşeceğini, daha önceden de bu tarz çalışmaların yapıldığını hatırlatarak, 'Mecliste her partinin milletvekili sayısının farklı olmasına rağmen, ki biz o zaman da birinci partiyiz bu zaman da birinci partiyiz. Her siyasi partiden eşit sayıda milletvekilini bu komisyonlarda değerlendirdik ve komisyonlar bu şekilde çalışsın dedik ama ne yazık ki ana muhalefet partisi burada özellikle bu süreci sabote edecek birçok şey koydu. Yine benzer tarzda bir uygulama söz konusu olabilir ama bunun netleşmesi önümüzdeki günlerde neticelenir. Şu anda kamuoyu bunu bir tartışacak, siyasi partiler bunu bir tartışacak onların ortaya koyacağı tabloya göre bizde bir yol haritası ortaya koyacağız.' şeklinde konuştu.
Fenerbahçe Galatasaray Maçı Hangi Gün? Fenerbahçe Galatasaray Derbisi Saat Kaçta?
Süper Lig'de hafta sonu Fenerbahçe Galatasaray derbi heyecanı yaşanacak. İki takım da ikinci yarı öncesi kadrosunu birbirinden önemli oyuncular güçlendirirken, Kadıköy'de oynanacak dev derbi şampiyonluk yolunda büyük öneme sahip olacak. Peki, Fenerbahçe Galatasaray maçı ne zaman? Fenerbahçe Galatasaray maçı saat kaçta, hangi kanalda olacak? İşte Fenerbahçe Galatasaray maçı öncesi tüm güncel bilgiler...
Reklam
Adana'da Fetö Sanığı Eski Binbaşıya 7 Yıl 6 Ay Hapis Cezası
ADANA (AA) - Adana'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetlerindeki (TSK) yapılanmasına yönelik davada, örgüt üyesi olmayan askeri okul öğrencilerini ordu bünyesinden uzaklaştırmaya çalıştığı gerekçesiyle yargılanan eski binbaşıya 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi.Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan hakkında 15 yıla kadar hapis cezası istenen tutuksuz eski binbaşı Adnan H. ve avukatı katıldı.Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında, sanığın örgüt içerisinde bulunmayan askeri okul öğrencilerini TSK bünyesinden uzaklaştırmaya ve onların okulda başarılı olmalarını engellenmeye yönelik faaliyette bulunduğunu, ayrıca FETÖ'nün 'mahrem imamları' tarafından ankesörlü hatlar ve büfe telefonlarından periyodik ve ardışık sistemle arandığının tespit edildiğini belirterek, Adnan H'nin cezalandırılmasını istedi.Adnan H. savunmasında, FETÖ'nün 'mahrem imamları' ile ankesörlü ve büfe telefonlarından periyodik ve ardışık arama yöntemiyle haberleşmediğini ve örgüt üyesi olmadığını öne sürdü.FETÖ'nün mahrem yapılanmasıyla bir bağlantısının bulunmadığını savunan Adnan H, 'Mütalaayı kabul etmiyorum. FETÖ/PDY üyesi değilim. ByLock yüklemedim ve kullanmadım. Beraatimi talep ederim.' ifadelerini kullandı.Mahkeme heyeti, 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdığı sanığın mevcut halinin devamına karar verdi.
Reklam
AB Myanmar'da Darbe Yapan Orduyu Uyardı: Demokrasi İçin "Eldeki Tüm Seçenekler" Değerlendirilecek
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Myanmar'da demokrasinin hakim olması için 'ellerindeki tüm seçenekleri' değerlendireceklerini bildirdi.Borrell, AB Konseyi adına yaptığı açıklamada, AB'nin Myanmar'daki askeri darbeyi şiddetle kınadığını hatırlatarak, 8 Kasım 2020'deki genel seçimin ülkenin demokrasiye geçişinde önemli bir dönüm noktası teşkil ettiğini ve seçim sonucunun yok sayılmasının kabul edilemeyeceğini vurguladı.Seçimdeki hile iddialarının yasal ve idari kanallarla çözülmesi gerektiğini ifade eden Borrell, AB'nin Myanmar halkının sivil ve demokratik geçiş sürecinde yanında olduğunu belirtti.Borrell, gözaltına alınan yöneticilerin ve siyasetçilerin derhal serbest bırakılması, telekomünikasyonun yeniden işler hale getirilmesi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne saygı gösterilmesi, olağanüstü halin kaldırılması, meclisin açılması için Myanmar ordusuna çağrıda bulundu.Borrell, 'AB, üye ülkeler ile Myanmar vatandaşlarının güvenliğinin sağlanmasını beklemektedir ve demokrasinin hakim kılınmasının sağlanması amacıyla elindeki tüm seçenekleri değerlendirecektir.' ifadesini kullandı.Myanmar'da askeri darbeMyanmar'da 8 Kasım 2020'deki seçimlerin oy sayımında hile yapıldığı iddialarının son haftalarda yeniden gündeme gelmesi üzerine ülkede gerilim tırmanmıştı. Ordu yanlısı gösterilerin düzenlenmesinin ardından Genelkurmay Başkanlığı, 28 Ocak'ta hükümete seçimlerde hile iddialarına açıklık getirme çağrısında bulunmuştu.Myanmar ordusu, 1 Şubat'ta yönetime el koymuş, olağanüstü hal ilan edilmiş, Devlet Başkanı Win Myint, Dışişleri Bakanı ve ülkenin fiili lideri Aung San Suu Çii ile iktidar partisi Ulusal Demokrasi Birliğinin (NLD) önde gelen isimleri gözaltına alınmıştı.
İsrail Polisiyle Silahlı Grup Arasındaki Çatışmada İsrail Vatandaşı Filistinli Hemşirelik Öğrencisi Öldü
KUDÜS (AA) - İsrail'in kuzeyindeki Tamra kentinde polis ile bir eve ateş açan silahlı grup arasında çıkan çatışmada, sesler üzerine sokağa çıkan İsrail vatandaşı Filistinli hemşirelik öğrencisi Ahmed Hicazi (22) hayatını kaybetti. Yerel basında yer alan haberlere göre, dün gece Tamra'da bir eve ateş açtıkları belirtilen 3 kişi, olay yerine gelen polisle çatıştı. Çatışmada söz konusu kişilerden biri ölü, diğer yaralı olarak ele geçirilirken, üçüncü kişi ise olay yerinden kaçtı. Dışardan gelen sesler üzerine sokağa çıkan hemşirelik öğrencisi İsrail vatandaşı Filistinli Hicazi vurularak yaşamını yitirirken, ona yardım etmeye çalışan bir doktor da yaralandı. İsrail'in Kanal 12 televizyonuna konuşan Cabir Hicazi, kardeşinin polis tarafından mı yoksa şüpheliler tarafından mı öldürüldüğünü bilmediğini söyledi.Polisler ifadeye çağrıldı Öte yandan Adalet Bakanlığı Polis İç Soruşturma Dairesinden yapılan yazılı açıklamada, dün geceki olayın araştırıldığı ve çatışmada yer alan polislerin ifadeye çağırıldığı belirtildi.Hicazi'nin ölümü nedeniyle Tamra'da bir günlük grev ve 3 günlük yas ilan edildi. Geçen yıl şiddet ve organize suç kaynaklı saldırılarda 96 İsrail vatandaşı hayatını kaybetmişti.
Reklam
Eskişehir Merkezli 4 İlde Fetö Operasyonunda 15 Şüpheli Gözaltına Alındı
ESKİŞEHİR (AA) - Eskişehir merkezli 4 ilde Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik soruşturma kapsamında 15 zanlı yakalandı.Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca örgütün 'mahrem yapılanması' ile ilgili yürütülen soruşturmada 19 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Bunun üzerine İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince Eskişehir, Manisa, Kocaeli ve Ankara'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi.Operasyonda zanlılardan 15'ini gözaltına alan ekipler, diğerlerini yakalamak için çalışmalarını sürdürüyor.
ÖSYM TUS Başvuru Kılavuzunu Yayınladı! TUS Başvuru Tarihleri Neler?
ÖSYM, TUS başvuruları hakkında açıklamada bulundu. Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2021-TUS 1. Dönem) ve 2021-Tıp Doktorluğu Alanında Yurtdışı Yükseköğretim Diploma Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı (2021-STS Tıp Doktorluğu 1. Dönem) başvuru kılavuzu bugün itibariyle yayınlandı. 21 Mart tarihinde yapılacak TUS sınavı öncesi başvurular 2-10 Şubat 2021 tarihleri arasında yapılacak. Peki, TUS başvurusu nasıl yapılır? İşte TUS başvuru kılavuzu…
Reklam