PKK'lı Teröristlerle İş Birliği Yapan Şüpheli "İlginç" Bahanelere Sığınmaya Çalıştı
ADIYAMAN (AA) - ORHAN PEHLÜL - Adıyaman'da PKK/KCK mensuplarına yaşam malzemesi sağladığı iddiasıyla tutuklanan ve hakkında 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan sanığın ilginç savunma bahaneleri dikkati çekti. Yakalanan bir teröristin verdiği ifadeler sonucu terör örgütü PKK/KCK mensuplarına 2018 ve 2019'de kış üslenmesi için yaşam malzemesi temin ettiği belirlenen 'Renas' kod adlı M.D. yaklaşık 1,5 ay önce yakalanıp tutuklandı.M.D. hakkında 'Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Kanunu'na muhalefet' suçundan yürütülen soruşturma tamamlanarak, iddianame hazırlandı.Şüpheli için 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep edilen iddianame 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.İddianamede, sanığın, terör örgütü PKK/KCK mensupları ile nasıl iletişime geçtiği ve hangi yollarla yaşam malzemesi götürdüğüne ilişkin detaylı bilgilere yer verildi. Yakalanan teröristin ifadesinin de aktarıldığı iddianamede, sanığın örgüt mensuplarını yakalanmamaları için nelere dikkat etmeleri konusunda uyardığı belirtildi.İddianamede ayrıca, sanığın, terör örgütü PKK/KCK mensuplarına yaşam malzemesi temin ettiği gerekçesiyle 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan HDP'li Kömür Belediye Başkanı'nın kardeşi Zeynal Karakaş'la birlikte hareket ettiğinin değerlendirildiği kaydedildi. İlginç ifadelerle suçunu inkar etti Sanık M.D. ise iddianamede yer alan ifadesinde, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.Yapılan tespitlere karşın ilginç bahanelerle inkar yöntemini seçtiği dikkati çeken M.D, teröristlerle bir göl kenarında buluşup yaşam malzemelerini verdiği şeklinde hakkında ifadeler olduğunun hatırlatılması üzerine, 'Varis rahatsızlığı nedeniyle şifa olacağı düşüncesiyle göle ayağımı soktum. 2-3 defa yalnız olarak gittim. Bu gidişlerimde hiçbir zaman geceye kalmadım.' dedi. Bölgeye giderken fazla sayıda ekmek aldığı hatırlatılan sanık M.D, 'Göl kenarında içine bir şeyler koyup yemek için ekmek alıyordum. Ekmeği fazla alma sebebim ise göl çevresindeki vatandaşlara ikram içindir.' diye konuştu.Telefonundan örgüt elebaşının ve bazı teröristlerin fotoğrafları çıkan sanık, bununla ilgili soruyu da 'Ben hayatım boyunca meraklı olan, araştırmayı seven bir kişiyim. Araştırırken fotoğrafları indirmiş olabilirim.' şeklinde yanıtladı.Sanığın yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.
Mübadele Anıları 98 Yıldır Tazeliğini Koruyor
İZMİR (AA) - HALİL ŞAHİN - Türkiye ve Yunanistan arasında, 30 Ocak 1923'te imzalanan sözleşme uyarınca gerçekleştirilen nüfus mübadelesinin anıları, 98. yılında tazeliğini koruyor. Yaklaşık bir asır önce yaşanan göçle ana vatana dönen mübadillerin pek çoğu bugün hayatta olmasa da geride bıraktıkları anılar ve fotoğraflar çocuklara, torunlara aktarılıyor.Yunanistan'da güvenle yaşama imkanı kalmayınca mübadele kapsamında Türkiye'ye dönen yüz binlerce kişi Adana, Balıkesir, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Edirne, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Kocaeli, Manisa, Mersin, Samsun ve Tekirdağ'a yerleştirildi. Gemilerle günler süren zorlu yolculuklar yapan mübadiller, yüzyıllarca yaşadıkları topraklardan yanlarına sadece taşıyabilecekleri kadar eşya alarak ayrıldı. Mübadiller, ana vatanda yeni bir hayata başlarken yaşadıklarını da hafızalarında sakladı.'Türkleri Balkanlar'da ve adalarda istemiyorlardı'Ailesinin bir bölümü mübadele sözleşmesi kapsamında Girit'ten İzmir'e gelen Uluslararası Giritliler ve Mübadiller Federasyonu Genel Başkanı Zafer Yusuf Güzelkasap, AA muhabirine, mübadele yıllarında yaşananları anlattı. Kurtuluş Savaşı'nın zaferle sonuçlanmasının ardından Yunanistan'daki Türklerin huzur ve güven içinde yaşamlarını sürdürme şanslarının kalmadığını dile getiren Güzelkasap, o dönemde soydaşlara baskının arttığını, çok sayıda Türk'ün öldürüldüğünü, bu nedenle göçmek zorunda kalındığını ifade etti.Güzelkasap, 'Evladıfatihan' ve 'akıncı torunu' dediği mübadillerin birçoğunun bugün yaşamadığını ancak onların anlattıklarının nesilden nesle aktarıldığını belirterek 'Türkleri Balkanlar'da ve adalarda istemiyorlardı. Bunun için ellerinden geleni, en şiddetli şekilde yaptılar. Balkan Harbi'yle beraber orada sorunlar başlamıştı ama önce mücadele edildi. Saldırıları püskürttüler ama sonunda çok artınca dönmek zorunda kaldılar. Benim ailemin de bir tarafı 1900'lülerin başında göçmen olarak gelmiştir, kendi rızasıyla kaçmak zorunda kalmıştır. Kaçamayanlar, imkanları olmayanlar mübadelede devlet tarafından getirilmiştir.' diye konuştu.Selanik ve Girit'ten kalkan gemilerin 6-10 gün süren yolculuklar sonrasında İzmir'e ulaştığını aktaran Güzelkasap, şöyle devam etti:'Mübadele sürecinde 3 binden fazla kişi öldü. Gemilerde insanların gözünün yaşına bakılmadı, hasta da olsa 'sonra gitsin' ya da 'kalsın' denmemiştir ya da hamileye 'beklesin' denmemiştir, zorla bindirilmişlerdi. Zaten binmeseler daha büyük tehlikeli vardı. Yollarda vefat edenler oldu. Güzel olaylar da oldu gemide. Gemiye binen bir hamile mübadil, doğumu vapurda yaptı. Kemal Kurul adındaki kişi vapurda dünya geldiği için hüviyetinin doğum yeri kısmında 'Vapurda' yazardı. Bir süre önce vefat etti. Aramızda sembol olmuştur.'Zafer Yusuf Güzelkasap, mübadelede Batı Trakya'nın muaf tutulduğunu, onun dışındaki bölgelerden yaklaşık 500 bin Türk'ün göç ettiğini belirterek mübadillerin dinlerinden ve milliyetlerinde vazgeçmemek için 400 yıl yaşadıkları toprakları terk ettiğini söyledi.Mübadillerin tüm varlıklarını geride bırakmaları ve büyük bir savaştan yeni çıkmış bir ülkeye gelmeleri nedeniyle burada da ekonomik sıkıntılarla mücadele ettiklerini vurgulayan Güzelkasap, 'Bu, çok büyük bir fedakarlık, özveridir. Her şeyinizi orada bırakıp buraya geliyorsunuz, burada sıfırdan başlıyorsunuz ama dönüp de arkanıza bakmıyorsunuz. Çünkü bizim insanımız milletine ve dinine bağlıdır. En büyük hemşehrimiz olan Ata'mıza da minnettardır, çünkü onun sayesinde oradan kurtulduğunu bilir.' ifadelerini kullandı. İzmir'e mübadele anıtı talebiGüzelkasap, İzmir'de çok sayıda mübadil ailenin bulunduğunu belirterek 'Mübadeleye dikkati çekmek, onu gelecek kuşaklara aktarmak, tekrar yaşanmaması adına hafızalarda tutmak önemli, İzmir'de mübadelenin unutulmaması için daha fazla önemli işlerin yapılması lazım. Bu manada bir projemiz var üzerinde çalıştığımız. Bu insanlar gemilerle gelmiştir, dolayısıyla denizin kıyısında, kentin tanınan meydanı Atatürk Meydanı'nda bir mübadele anıtı yapılmasını istiyoruz.' dedi.
Bursa Ve Çevresinde Sokağa Çıkma Kısıtlamasına Uyuluyor
BURSA (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını tedbirleri kapsamında ülke genelinde uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının başlamasıyla Bursa, Eskişehir, Çanakkale, Kütahya ve Balıkesir'de sessizlik hakim oldu.Bursa'da vatandaşların yoğun bulunduğu meydan, cadde ve yollar, kısıtlama dolayısıyla boş kaldı. Polis ekipleri birçok noktada uygulama yaptı. Kısıtlamaya kent genelinde büyük ölçüde uyulduğu görüldü.EskişehirEskişehir'de kısıtlama günleri dışında yaya ve araç trafiğinin yoğun olduğu caddeler ve sokaklar ile Porsuk Bulvarı kısıtlamayla sessizliğe büründü. Cadde ve sokaklarda sadece kısıtlama kapsamı dışındaki çalışanlar bulunuyor. Uygulama noktalarında ise polis ekipleri kontroller gerçekleştirdi.BalıkesirBalıkesir'de de başta Cumhuriyet Meydanı, Milli Kuvvetler, Anafartalar, Edremit ve Vasıf Çınar caddeleri sakin bir gün geçiriyor. Polis ekipleri de kentin bazı noktalarında uygulama yaptı.ÇanakkaleKordon Boyu ve İskele Meydanı gibi yoğun bölgelerde sessizlik yaşanırken polis ekipleri belirlenen noktalarda denetimlerini sürdürdü. Kentin daha önce kalabalık olan cadde ve sokakları sessizliğe büründü. Sokaklarda bazı vatandaşların evcil hayvanlarını gezdirdiği gözlendi.KütahyaKütahya'da kentin en yoğun bölgelerinden Zafer Meydanı, Cumhuriyet, Asım Gündüz ve Adnan Menderes caddeleri ile Atatürk Bulvarı'nda sessizlik hakim. Polis ekipleri önemli kavşaklarda denetimlerini sürdürüyor.YalovaYalova'da kısıtlama ile birlikte vatandaşların kalabalık olarak bulunduğu sahil bölümleri, parklar, meydan, cadde ve yollarda sessizlik hakim oldu. Polis ekipleri birçok noktada uygulama yaparken, kısıtlamaya uymayanlara da cezai işlem uygulandı.15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı, Araştırma Kavşağında oluşturulan noktalarda ise araçlar üzerinde inceleme yapan ekipler, kısıtlamaya uymayanlara yönelik işlem başlattı.
Endonezya'da Yanardağ Eteğinde Kalan Halk Zorlu Yaşam Sürüyor
YOGYAKARTA (AA) - MAHMUT ATANUR - Endonezya'nın Cava Adası'ndaki Yogyakarta kentinde yer alan Merapi Yanardağı eteklerinde yaşayan halk zorlu yaşam mücadelesi sürüyor.Yanardağ etrafındaki verimli topraklara yerleşen bölge halkı, 16. yüzyıldan bu yana aktif olarak patlamaların yaşandığı yanardağda özellikle son yıllarda artan volkanik hareketlilikle zor günler geçiriyor.Yanardağa 5 kilometre uzaklıkta Sleman bölgesine bağlı Kali Tengah Lor köyünde yaşayanlar, AA muhabirine son günlerde yaşanan patlamalara ilişkin açıklamalarda bulundu.Hafta başında patlamalar yoğunlaştığında köydeki birçok kişinin geçici barınaklara gittiğini belirten 43 yaşındaki Ngatinu, 'Püsküren kül ve dumandan bizim köy çok fazla etkilenmedi ama bazı aileler birkaç günlüğüne geçici barınaklarda kaldı. Daha sonra volkanik hareketliliğin azalmasıyla evlerine geri döndüler.' dedi.Ngatinu, küllerden az etkilendiklerini vurgulayarak, 'Yanardağa 5 kilometre uzaklıkta yaşıyoruz. Yanardağdaki durumun tehlikeli olması durumunda yerleşim alanlarımızı terk ederek aşağı bölgeye kaçıyoruz.' ifadelerini kullandı.-'2010’daki patlamada komşumu kaybettim'Yanardağdaki patlamalar nedeniyle geçici süre barınakta kaldığını aktaran Sukir Gunarto ise 'Kendimizi emniyette hissetmediğimiz zaman geçici barınaklara geçiyoruz. Yaşadığımız bu durum son yıllarda sıklaştı.' diye konuştu.Gunarto, 2010’daki patlamanın büyük olduğunu ve lavların köylerine kadar ulaştığını belirterek, '2010’daki yanardağ patlamasında komşumu kaybettim. Köyü terk etmek istemeyenler canından oldu. Patlama sonrası geçici barınaklarda kaldık.' dedi.50 yaşındaki Margo Wiyono da geçen yılki patlamalarda 3 aydan fazla geçici barınaklarda kaldığını ancak sabahları tarım ve hayvancılık gibi yapılması gereken işleri yaptıktan sonra tedbir amaçlı barınağa geri döndüğünü söyledi.Hafta başındaki yoğun püskürmenin ardından şu an için yanardağdaki volkanik hareketliliğin azalmasıyla evlerinde durduklarını ifade eden Wiyono, patlamalar artarsa tekrar barınaklara geri gideceklerini kaydetti.Geçen yıldan bu yana süre gelen patlamalarla birlikte yaklaşık 3 aydan fazla kampta kaldığını belirten 60 yaşındaki Hadi Wiyono ise 'Barınakta hiçbir iş yapamamaktan çok sıkıldım. Evimde kendimi rahat hissediyorum ve yapacak işlerim var. Büyük patlama olursa tekrar barınağa geçerim.' şeklinde konuştu.230 kez lav püskürmesi gözlemlendiÖte yandan Jeolojik Afet Teknoloji ve Araştırma Merkezinden (BPPTKG) yapılan açıklamada, 22-28 Ocak'ta yanardağdan 230 kez lav püskürmesi kaydedildiği ifade edildi.5 Kasım 2020’den bu yana 'turuncu' alarm seviyesinde, yanardağın çevresinde 5 kilometreye kadar faaliyette bulunulmaması uyarısı yapılıyor.Cava Adası'nda bulunan 2 bin 968 metre yüksekliğe sahip Merapi Yanardağı'nın 2010'da lav püskürtmesi sonucu 347 kişi hayatını kaybetmişti.Endonezya'da yanardağ alarm sistemi, 'yeşil', 'sarı', 'turuncu' ve en üst seviyede 'kırmızı' olmak üzere 4 aşamadan oluşuyor.
Afyonkarahisar'daki "Damlalı Boğazı"Nda Kar Güzelliği
AFYONKARAHİSAR (AA) - Afyonkarahisar'ın Sinanpaşa ilçesindeki Damlalı Boğazı'nda, kar yağışı sonrası güzel manzaralar oluştu.Sincanlı Ovasının ortasındaki 1400 rakıma sahip Damlalı Boğazı, Afyonkarahisar-Antalya kara yolunu birbirine bağlayan güzergahta yer alıyor.Çiğiltepe Yaylası ile Akpınar Yaylasını ikiye bölen Damlalı, kış aylarında kar yağışı sonrası sürücülere zor anlar yaşatmasıyla da dikkati çekiyor.Dik rampaların yanı sıra keskin virajlar da bulunan D-650 kara yolundaki boğazı kaplayan beyaz örtü, havadan görüntülendi.Her gün yüzlerce aracın geçtiği Damlalı Boğazı, etrafındaki çam ağaçları ve görsel manzarasıyla da doğaseverlere ve fotoğraf tutkunlarına kartpostallık güzellikler sunuyor.
Kırklareli'nde Polisten Kaçarken Çatıda Yakalanan Hırsızlık Zanlısı Tutuklandı
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nde, hırsızlık için girdiği evden polis gelince çatıya kaçan zanlı yakalandı. Alınan bilgiye göre, Demirtaş Mahallesi'nde bir eve hırsızlık için girildiğini fark eden vatandaşlar durumu polise bildirdi.Polis ekiplerinin eve geldiğini fark eden zanlı, saklanmak amacıyla evin çatısına çıktı.Ekipler, zanlı A.G'yi çatıda gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Afganistan Halkı, Kovid-19 Aşısının Adaletsiz Dağıtımından Şikayetçi
KABİL (AA) - SAYED KHODABERDİ SADAT - Dünyada birçok ülkede yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında aşılama devam ederken, Afganistan halkı ise hala aşının ülkeye gelmemesinden ve adaletsiz dağıtımından şikayet ediyor.Ülkede, Kovid-19 nedeniyle ölümler devam ederken, virüsle mücadele konusunda ciddi bir önlem bulunmuyor.Salgının yeni başladığı günlerde ciddi önlemler uygulanırken, ülkede şu an maske takmak bile zorunlu değil.Kabil'de özel bir üniversitede öğrenim gören Ataullah Beşerdost, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Afganistan'a Kovid-19 aşısının gelip gelmemesinin yabancı ülkelerin umurunda bile olmadığını söyledi.En büyük virüsün adaletsizlik olduğunu vurgulayan Beşerdost, 'Kovid-19 aşısını üreten ülkeler veya Birleşmiş Milletler (BM), eşit mesafede Afganistan gibi fakir ülkelere aşıyı dağıtmamakla adaletsizlik yapıyor.' dedi.'Afganistan, gelişmiş ülkeler tarafından unutuldu'Kabil sakinlerinden Hadi İsmaili de aşının dağıtımı konusunda adaletsizlik yapıldığına işaret etti.Aşı konusunda Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Afganistan'ı yalnız bıraktığını belirten İsmaili, kız kardeşinin Kovid-19'dan hayatını kaybettiğini anlatarak, aşının en yakın zamanda ülkeye getirip tüm vatandaşlara yapılması gerektiğinin altını çizdi.Kabil'in bir diğer sakini Muhammed Hüsnül Maab Edebyar da Afganistan'ın fakir bir ülke olması nedeniyle Kovid-19 aşısının dağıtımında gelişmiş ülkeler tarafından unutulduğunu savundu.DSÖ'nün Afganistan'ı böyle zamanlarda yalnız bıraktığını dile getiren Edebyar, 'DSÖ, eğer aşıyı Afganistan'a da gönderseydi, bugün kötü bir duruma düşmezdik, ayrımcılık yapılmadan tüm ülkelere eşit şekilde aşı dağıtımı yapılması gerekirdi.' ifadesini kullandı.'Aşılamada gecikmenin akıbeti kötü olacak'Başkent Kabil'deki bir özel hastanede çalışan doktor Muhammed Asıf Barikzey, Kovid-19 bulaşıcı olduğu için aşılamada gecikmenin akıbetinin kötü olacağını söyledi.Başka ülkelerde aşılamaya başlandığını anlatan Barikzey, Kovid-19 aşısının Afganistan'a da en kısa zamanda gelmesini umduklarını belirtti.Barikzey, Afganistan hükümetinin Kovid-19'la mücadele konusunda başarısız olduğunu, artık DSÖ'nün bu konuya el atması gerektiğini kaydetti.Taliban kontrolündeki bölgelerde vaka sayıları bilinmiyorAfganistan'da Kovid-19 vakası sayısı 54 bin 750'ye, ölü sayısı 2 bin 389'a, iyileşenlerin sayısı 47 bin 459'a yükseldi.Sağlık Bakanlığının rapor alamadığı, Taliban kontrolündeki bölgelerde ise vaka sayıları henüz bilinmiyor.
İstanbul'dan Çaldıkları Otomobille Kırklareli'nde Saklanırken Yakalanan 3 Zanlı Tutuklandı
KIRKLARELİ (AA) - İstanbul'dan çaldıkları otomobille Kırklareli'ne geldikten sonra saklandıkları evde yakalanan 4 kişiden 3'ü tutuklandı. İstanbul'un Esenyurt ilçesinde A.G'ye ait park halindeki otomobilin çalındığı ihbarı üzerine harekete geçen polis ekipleri çalışma başlattı.Kırklareli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri de fiziki takip sonucu şüphelilerin Kırklareli'nde olduğunu belirledi.Ekipler, S.O'nun, C.A. ve M.B. ile bir süre önce cezaevinde tanıştığı Ş.T'nin evinde saklandığını tespit etti. Düzenlenen operasyonda 4 şüpheli gözaltına alındı.Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden C.A, M.B. ve S.O. çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Diğer şüpheli Ş.T. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.Zanlılardan S.O'nun başka bir hırsızlık suçundan da arandığı öğrenildi.Ele geçirilen otomobil sahibine teslim edildi.
Güncelleme - Adana'da Firari Hükümlülere Yönelik Şafak Operasyonunda 47 Kişi Yakalandı
ADANA (AA) - Adana'da farklı suçlardan haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 90 firari hükümlüye yönelik şafak vakti düzenlenen operasyonda 47 kişi yakalandı. Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, kasten öldürme, yaralama, hırsızlık, gasp, dolandırıcılık ve cinsel saldırı gibi suçlardan aranan 90 hükümlüyü yakalamak için çalışma başlattı.Yaklaşık 500 polisin katıldığı ve yunus ekiplerinin de destek verdiği operasyonda, 47 hükümlü yakalandı. Hükümlüler, emniyetteki işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi.Polisin, 43 firari hükümlünün yakalanması için çalışmaları sürüyor.
Kapadokya, Yarıyıl Tatilinde Çocuklu Ailelerin Tercihi Oluyor
NEVŞEHİR (AA) - BEHÇET ALKAN - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında eğitim öğretime çevrim içi devam eden öğretmen, öğrenci ve aileleri, yarıyıl tatilinde Kapadokya'nın masalsı manzarasında dinlenip, çeşitli tur etkinliklerine katılıyor.Eğitim öğretime verilen üç haftalık arayı fırsat bilen yerli turistler, sürecin doğurduğu yorgunluk ve stresten arınmaya çalışıyor.Yarıyıl tatilinde tercih ettikleri Kapadokya'da, peribacaları ve doğal kaya oluşumlarıyla kaplı vadilerde düzenlenen etkinliklere katılan konuklar, salgın kuralları çerçevesinde maske, mesafe ve hijyen koşullarına uygun gerçekleştirilen turlarda keyifli vakit geçiriyor.Tarihi, kültürel ve doğal güzellikleriyle konuklarına farklı manzara sunan Kapadokya'da aileler, sıcak hava balonları, arazi araçları, ATV motor ve atlarla düzenlenen etkinliklerle bölgeyi keşfediyor. Antalya'dan çocukları ve eşiyle geldiği bölgede ATV motorla gezinti yapan öğretmen Erdal Coşkun, AA muhabirine, Kapadokya'nın mistik ve sakin atmosferinde dinlenebilmek için yarıyıl tatilinde bölgeyi tercih ettiklerini belirtti.Kovid-19 sürecinde en rahat tatil imkanı bulunabilecek yerlerden birinin de Kapadokya olduğunu ifade eden Coşkun, 'Tatil fırsatını değerlendirip buraya geldik. Çeşitli gezilerden sonra çocuğumla safari tura çıktık. İnşallah bu salgın sürecini atlatıp maskelerden de kurtulursak çok daha iyi olacak. Fırsatı olan herkesin Kapadokya'ya gelmesini tavsiye ediyorum. Buradaki çağlar öncesine ait yapıları gönül rahatlığıyla gezebilirler.' dedi.Mersin'den ailesi ile bölgeye gelen 4'üncü sınıf öğrencisi Çınar Çopur da Kapadokya'nın tarihi, kültürel ve doğal dokusuna hayranlık duyduğunu, mutlu bir tatil geçirdiğini kaydederek, 'Babamların bana Kapadokya sözü vardı. Çok heyecanlı ve mutluyum. Sürekli evde olmaktan dolayı çok sıkılmıştım, tatil çok iyi geldi.' diye konuştu.Adana'dan gelip eşi ve iki çocuğu ile peribacaları arasında gezinti yapan ilkokul öğretmeni Zeynep Kaya ise yürüyüşe çıkarak temiz hava almanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.Eski günlere dönülmesini özlemle beklediklerini dile getiren Kaya, 'Bu süreçte derslere evden girdik ve çok yorulduk. Bizimle birlikte öğrenciler ve çocuklarımız da yoruldu. Tatili değerlendirip Kapadokya'ya geldik. Bu süreçte ruh sağlığımızı da korumaya gayret ediyoruz. Biraz sonra da ATV motorlarla tura katılacağız, çocuklarla birlikte heyecanlıyız.' ifadelerini kullandı.Bölgeyi ziyaret edenlere konaklama ve tur hizmeti sunan Yaşar Can Demirezen, kış mevsimi dolayıyla sakinlik yaşanan sektörde, yarıyıl tatili sayesinde kısmi de olsa hareketlilik başladığını belirtti.Kapadokya'nın zenginliğinin turistik merkezlerle kısıtlı olmadığını aynı zamanda alternatif aktivitelerin de konukların hoşuna gittiğini anlatan Demirezen, şöyle konuştu:'Yarıyıl tatilinde Kapadokya'yı tercih eden aileleri ağırlıyoruz. Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Kapadokya'da çeşitli turlar aileleri ve çocukları mutlu ediyor. Vadilerdeki etkinlikler zaten sosyal mesafeye uygun olarak yapılabiliyor. Otellerimizde de hijyenik bir ortamda konaklama imkanı var. Otele genel konuklarımıza, Kültür ve Turizm Bakanlığının tavsiye ettiği önlemler kapsamında hizmet veriliyor. HES koduyla tesislere giren vatandaşlarımızın sağlıklı bir tatil yapabilmeleri için çaba harcıyoruz. Misafirler, sıcak hava balonuyla bir saat boyunca uçup gün doğumunu gökyüzünde izleyebiliyor. Bölgedeki tarihi yapıları, kale, şapelleri gezebiliyorlar. Peribacaları arasında yürüyüş turlarının yası sıra arazi araçlarıyla gezme imkanı elde edebiliyorlar.'
Koronavirüsün Neden Olduğu Ses Kısıklığı "Müzikli Terapi" İle Tedavi Edilebiliyor
İSTANBUL (AA) - LALE BİLDİRİCİ BÜYÜKKARAKAYA - Koronavirüs salgınında bir çeşit 'ses depresyonu' yaşayan hastalar, özel bir klinikte uzman doktor ve opera sanatçısı tarafından 'şarkılı terapi' ile tedavi ediliyor.Koronavirüs salgını, hayatın her alanında etkisini göstermeyi sürdürüyor. Hastalığı atlatan kişilerde, devam eden süreçte çeşitli şikayetler görülebiliyor. Bunlardan biri de hastalığın ardından yaşanan ses kısıklığı. Koronavirüs tedavisinden sonra sesiyle ilgili sorun yaşayan hastalar, çeşitli tedavi yöntemlerine başvuruyor. Şişli'de bulunan bir klinik de özellikle ses kısıklığı yaşayan hastaları, uzman doktor ve bir opera sanatçısının desteğiyle tedavi etmeye çalışıyor. Klinikte görev yapan opera sanatçısı Günay Acar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ses hastalıkları olan kişilere cerrahi operasyonların ardından seslerini doğru kullanmaya yönelik şan dersleri verdiğini söyledi.Ses hastalıklarının koronavirüs salgınında gündeme geldiğini belirten Acar, 'Klinikte verdiğim şan dersleri ile hastalara seslerini nasıl kullanmaları gerektiğini öğretiyorum. Ses tekniğinin yanı sıra nefes tekniklerini de öğreterek, hastalara eğitim veriyoruz. Hocamız Prof. Dr. İsmail Koçak, ses hastalıklarıyla ilgili cerrahi tedavileriyle ilgileniyor. Ben de klinikte ses ve şan hocası olarak bulunuyorum.' diye konuştu. Sesi sağlıklı olsa bile kendisini ifade edemeyen hastaların bulunduğunu anlatan Acar, pandemi döneminde şan eğitimlerinde yüzde 60 artış olduğunu bildirdi.Acar, hastaların tedavi sürecinde seslerini doğru kullanabilmeleri için şan dersleri verdiğini, şarkı yoluyla kendilerini ifade etmelerinin insanları mutlu ettiğini söyledi.Bu uygulamaya 'müzik terapi' de denebileceğini ifade eden opera sanatçısı Acar, şöyle devam etti:'Kovid-19 hastalığı akciğerlerle bağlantılı olduğu için seste sıkıntı meydana gelebiliyor. Sesi kullanmak için en temel şey, akciğerlerin sağlıklı olmasıdır. Hastaların akciğeri hasara uğradığı için, tedavi ile eş değer şekilde, ses eğitimi ve nefes çalışmalarıyla ses kendine gelmiş oluyor. Şan eğitiminde de öncelikle tedavi sonrası hastalara nefes tekniğini öğretiyorum. Nefes teknikleri sesi kullanmada en önemli faktördür. Bunun üzerine diyafram çalışmaları oluyor. Göğüs nefesini kullanmıyoruz.' 'İnsanlar bir çeşit ses depresyonuna girdi'Kulak Burun Boğaz ve Ses Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İsmail Koçak ise pandemi sürecinin birçok kişiyi evine kapattığını anımsattı.Koçak, dijital ortamda konuşma sağlansa da insanların kendilerini ifade etmekte güçlük çektiği için çok fazla ses kısıklığı yaşandığını, buna bağlı psikolojik problemlerin oluşmaya başladığını anlattı.İnsanların bir çeşit ses depresyonuna girdiğini ifade eden Koçak, şunları kaydetti:'İnsan konuşamadığı ve kendini ifade edemediği zaman dokular bunu algılıyor. Kişiler bundan dolayı mutsuz oluyor. Son aylarda özellikle kişilerin seslerine yönelik teknik çalışmalar, kendilerini ifade etmelerini sağlayacak şarkı bazlı çalışmalara ağırlık vermeye başladık. Kişiler buraya geliyorlar ve kendilerini ifade edebilecek notalar ve tonlar üzerinde çalışıyorlar. Böylece şarkılarla ve sesleriyle kendilerini ifade ediyorlar. Bir şekilde tedavi oluyorlar. Biz buna 'singing terapi' ya da şarkı tedavisi diyoruz. 'Singing terapi' sesle ilgili merkezlerde yapılan bir tedavi. Burada kişinin gırtlağının hareketleri, ses telinin titreşimleri, olabilecek en geniş aralıkta ve esneklikte kullanması sağlanıyor. Bu sayede kişi kendi bedensel tonlarını algılayıp bedeninin bununla ilgili şifalanmasını da sağlıyor.' 'Kovid hastalarında en etkili tedavilerden biri şarkı söylemek'Prof. Dr. Koçak, kişinin akciğerleri güçlüyse seslerinin de iyi olduğunu, güçsüzse sesin de o kadar zayıfladığını ifade etti.Kovid-19 hastalığını ağır geçirenlerde nefes darlığı ile beraber sıkışmış ses bulgularının var olduğuna değinen Koçak, 'Kovid-19 hastalarının hepsinin akciğer rehabilitasyonu yapmaları gerekiyor. Akciğeri geliştirici birçok egzersiz tekniği var ve onları almaları lazım. Şarkı söylemek diyaframı sürekli hareketli tuttuğu için akciğerin genişlemesini ve kapasitesini artırıyor. O yüzden de Kovid hastalarında gerçekten en etkili tedavilerden biri 'şarkı söylemek' diyebilirim.' değerlendirmesini yaptı.
Masumlar Apartmanı 20. Bölüm Fragmanı Yayınlandı! İnci Yeni Evine Alışmaya Çalışıyor...
Masumlar Apartmanı yeni bölüm fragmanı yayınlandı. Yeni fragmanda; İnci artık Han ve ailesi ile birlikte yaşamaktadır. Evde Safiye'den temizlik üzerine eğitim alan İnci durumdan keyif almaya bakar ve alışmaya çalışır. Naci'nin yaptığı sürprizin ardından Safiye dışarı çıkmaya hazırdır. Peki Masumlar Apartmanı son bölümde neler yaşandı? Safiye sonunda dışarı çıkabilecek mi? Yeni bölümde başka ne gibi sürprizler olacak? İşte Masumlar Apartmanı 20. bölüm fragmanı...
Seni Çok Bekledim 2. Bölüm Fragmanı
Seni Çok Bekledim yeni bölüm fragmanı yayınlandı. Yayınlanan fragmanda; Dedesinin odasındaki kamera görüntülerine bakmak için geldiğini söyleyen Kadir'e babası Cemal ' Deden sen gelmeden önce gayet iyiydi. ' diyerek çıkışır. Kadir ile karşılıklı sohbet eden Ayliz ' Peki ben ne olacağım ' diye sorarken Kadir ise Ayliz'e kendinden emin bir şekilde ' Galiba sen de aşık olacaksın' diye cevap verir. Ardından Ayliz Şebnem'e gözleri yaşlı bir şekilde aşık olmak istemediğini söyler. Sonunda Kadir Ayliz'e 'sana çölde üç dilek hakkın var demiştim' derken Ayliz Kadir'in dudaklarına kavuşur ve 'üç' der. İşte Seni Çok Bekledim 2. bölüm fragmanı...
Kayak Merkezlerinde Son Durum
KASTAMONU (AA) - Kayak merkezlerinde yapılan ölçümlere göre, en fazla kar kalınlığı 144 santimetreyle Hakkari Kayak Merkezi'nde kaydedildi. AA muhabirinin, Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgilere göre; kar kalınlığı Hakkari'de 144, Kartalkaya'da 129, Palandöken'de 110, Yedi Kuyular'da 99, Uludağ'da 90, Haserek'te 80, Ovacık'ta 75, Davraz'da 72, Murat Dağı'nda 66, Ilgaz, Nemrut ve Sarıkamış'ta 56, Ergan ve Hazarbaba'da 50, Erciyes'te 45, Kartepe'de 36, Denizli'de 34, Elmadağ ve Çambaşı'nda 22, Yalnızçam ve Zigana'da 20, Mersivan'da 17, Yıldıztepe'de 16, Ladik'te 14 ve Keltepe'de 5 santimetre ölçüldü.Bazı kayak merkezlerinde en düşük ve en yüksek hava sıcaklık tahminleri ise şöyle:Merkez 30.01.2021 En düşükEn yüksekErciyesKY-14-3IlgazKY-11-3Kartalkaya KY-10-3KartepeKY-2 2Nemrut Dağı KY-6-5PalandökenKY-6-4SarıkamışÇB-8-1UludağKY-9-3YıldıztepeKY-8 0(KY: Kar yağışlı, ÇB: Çok bulutlu )