İspanya'da, 31 Yıl Önce El Salvador'daki Katliamdan Yargılanan Eski Albaya 133 Yıl Hapis
MADRİD (AA) - Orta Amerika ülkesi El Salvador'da, 31 yıl önce 5'i İspanyol Katolik rahip olmak üzere, 8 kişinin öldürüldüğü katliamın sorumlularından eski albay ve eski Kamu Güvenliği Bakan Yardımcısı Inocente Montano'ya İspanyol mahkemesince verilen 133 yıl 4 aylık hapis cezası, Yüksek Mahkeme tarafından onandı.San Salvador'daki Orta Amerika Üniversitesinde 16 Kasım 1989'daki katliamın sorumlularından olan ve uzun süren hukuki mücadelenin ardından 2017'de sığındığı ABD'den İspanya'ya getirilen Montano, burada 133 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.İspanya'da Ulusal Mahkemenin 5 ay önce verdiği kararı onayan Yüksek Mahkeme, cezaevinde bulunan ve sağlık problemleri olduğu söylenen 78 yaşındaki Montano'yu katliamda öldürülen 5 İspanyol vatandaşı nedeniyle yargılanmasının ardından cezalandırdı.Mahkeme, söz konusu katliamın El Salvador Silahlı Kuvveleri Üst Yönetimince tasarlandığını ve üniversiteye gönderilen askerlere talimatların verildiğini belirtti.Karara göre, 31 yıl önceki olayda 'devlet suçu işlendiği' ifade edilerek, katliamın kurbanlarının 'gerçek bir terör ve korku hikayesi yaşadıkları' kaydedildi.Yüksek Mahkeme, katliamla bağlantılı olarak İspanya'da yargılanan tek kişinin Montano olduğunu, buna rağmen cinayetlerin planlayıcıları arasında dönemin El Salvador Cumhurbaşkanı Alfredo Cristiani, eski bakanlar ve Silahlı Kuvvetler Yüksek Komutanlığı mensupları olduğunu ifade etti.El Salvador adaleti, Eski Cumhurbaşkanı Cristiani'nin İspanya'ya teslim edilmesi talebini reddetmişti.Mahkeme, Montano'nun, katliamda hayatını kaybeden diğer kişilerden El Salvadorlu rahip Joaquin Lopez, üniversitenin aşçısı Julia Elba ve kızı Celina Mariceth'in öldürülmesinden de sorumlu olduğunu ancak ABD'nin İspanya'ya teslim ederken sadece öldürülen İspanyol vatandaşları nedeniyle yargılanmasına izin vermesinden, diğer suçlarla ilgili hüküm verilmediğini belirtti.
Güncelleme - Eskişehir'de Silah Kaçakçılığı Operasyonunda 4 Tutuklama
ESKİŞEHİR (AA) - Eskişehir'de silah kaçakçılığı operasyonunda gözaltına alınan 6 zanlıdan 4'ü tutuklandı.Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kentte 'silah kaçakçılığı ve silah ticareti' yapan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı.Ekiplerce, kent merkezinde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 6 şüpheliden birinin motosikletli kurye görünümünde silah taşıdığı tespit edildi. Yeri belirlenen zanlı, polis ekiplerinden kaçmaya çalışınca kovalamaca yaşandı. Ekiplerin takibiyle yakalanan şüpheli, üzerinde taşıdığı 5 silahla yakalandı. Gözaltına alınan 6 kişinin ev ve iş yerlerinin yanı sıra araçlarında yapılan aramada, 10 tabanca, 110 tabanca fişeği, 1 kurusıkı tabanca, 2 av tüfeği ile 9 kartuş ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan H.N, F.P. U.T. ve A.P, tutuklandı, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Tsk'nın Libya Silahlı Kuvvetleri Personeline Yönelik Eğitimleri Devam Ediyor
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından Libya Silahlı Kuvvetleri personeline yönelik eğitimlerin devam ettiğini duyurdu.MSB'nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda Askeri Eğitim, İş Birliği ve Danışmanlık Anlaşması kapsamında Libya Silahlı Kuvvetlerine yönelik eğitimlerin sürdüğü kaydedildi.Bu kapsamda Libyalı askerlere 'oksijen kaynağı, sahil güvenlik uygulamalı gemi ve üs savunma eğitimleri' verildiği bildirilen paylaşımda, eğitimlere ilişkin fotoğraflar da yer aldı.
Bm: Afganistan'da Mahkumlar İşkence Ve Kötü Muamele Görüyor
KABİL (AA) - Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu (UNAMA), Afganistan hapishanelerindeki mahkumların işkence ve kötü muamele gördüğünü belirtti.UNAMA'dan yapılan yazılı açıklamada, Afganistan hapishanelerindeki mahkumların hukuki sorunlarının görmezden gelindiği bildirildi. Misyonun, Afgan hükümetinin kontrolündeki 63 hapishanede tutuklu bulunan mahkumlarla görüşerek bir rapor hazırladığı aktarılan açıklamada, 'Afganistan'da mahkumlara işkence ve kötü muamele yapılıyor.' ifadesi kullanıldı.İşkence ve kötü muamelenin, Afganistan yasaları ve uluslararası hukuka aykırı olduğu anımsatılarak hükümetin mahkumlara yönelik şiddetin azaltılması konusundaki çabalarına rağmen hapishanelerdeki işkencenin devam etmesinin endişe verici olduğu vurgulandı.Taliban'ın kontrol ettiği hapishanelerdeki duruma ilişkin bilgi bulunmadığı ifade edildi. İşkence iddialarının en yoğun bildirildiği vilayetin Kandahar olduğuna işaret edilerek işkence ve kötü muameleye son verilmesi gerektiğini kaydetti.
ABD'de Askeri Helikopter Eğitim Uçuşunda Düştü: 3 Ölü
BOISE (AA) - ABD’nin Idaho eyaletinde Ulusal Muhafız personelini taşıyan askeri helikopterin düşmesi sonucu 3 kişi hayatını kaybetti.Yetkililerce yapılan açıklamada, ABD’nin Idaho'nun Boise kentinde Lucky Peak Eyalet Parkı yakınlarında Idaho Ulusal Muhafızlarına ait 'UH-60 Black Hawk' tipi helikopterin düştüğü belirtildi.Açıklamada, yaşamını yitiren 3 askerin eğitim uçuşu yaptığı kaydedildi.Helikopterin saat 20.00 sıralarında düştüğü ancak kazanın enkazına ve hayatını kaybeden askerlere gece yarısı ulaşıldığı bilgisi paylaşıldı.Helikopterin düşme nedeninin ise henüz bilinmediği ve soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Katar Havayolları, Körfez Krizinin Sonlandırılmasıyla 1,2 Milyar Dolar Tasarruf Yaptı
İSTANBUL (AA) - Katar Havayollarının, Körfez krizinin sonlandırılmasıyla 1,2 milyar dolar tasarruf sağladığı açıklandı.Katar Havayolları Ceosu Ekber el-Bakir, Katar devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Körfez krizindeki uzlaşmayla birlikte uçuş maliyetlerinde 1,2 milyar dolar tasarruf edildiğini belirtti.Bakir, krizin çözülmesinden olumlu bir biçimde etkilendiklerini ve seferlerin daha kısa rotalar üzerinden yapıldığını ifade etti.Yeni kip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle 'büyük bir baskı' altında olduklarını ifade eden Bakir, 'havacılık sektörünün 2 veya 3 yıl içinde normale dönmesini beklediğini' kaydetti.Körfez'de 3,5 yıl sonra uzlaşmaSuudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır, 5 Haziran 2017'de 'terör gruplarını desteklediği' suçlamasıyla Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmiş ve bu ülkeye ekonomik ambargo uygulamaya başlamıştı.Katar, söz konusu ülkelerin tüm suçlamalarını reddederken bu durum Körfez bölgesinde krize yol açmıştı.Krizin sona erdirilmesi için yürütülen çabalar bu yılın başında sonuç vermişti.Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud da 5 Ocak'ta El-Ula kentinde düzenlenen 41. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Zirvesi'nde, Katar'a ambargo uygulayan ülkelerin Doha ile diplomatik ilişkilerini yeniden tesis ettiğini ve ambargonun kaldırıldığını açıklamıştı.
Reklam
Güncelleme - Kocaeli'de Fabrikada Çıkan Yangın Söndürülmeye Çalışılıyor
KOCAELİ (AA) - Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bir fabrikada çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale ediyor.Pelitli Mahallesi'nde bir geri dönüşüm fabrikasında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Çevredekilerin durumu bildirmesi üzerine olay yerine itfaiye, 112 Acil Servis ve polis ekipleri sevk edildi. Bölgeye gelen itfaiye ekipleri hemen müdahaleye başladı.Dumanı ilçenin birçok noktasından görülebilen yangın nedeniyle zaman zaman patlamalar yaşanıyor.Yangında yaralanan 2 çalışan ise sağlık ekiplerince yapılan müdahalenin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. İtfaiye ekipleri yangını kontrol altına alabilmek için çalışmasını sürdürüyor.
Hatay'da Kamyon İle Motosikletin Çarpıştığı Kazada 1 Kişi Öldü, 1 Kişi Yaralandı
HATAY ( AA ) - Hatay'ın Samandağ ilçesinde, kamyonla motosikletin çarpışması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.Atatürk Mahallesi Akdeniz Caddesi Favvar Köprüsü üzerinde F.A. yönetimindeki 31 SM 922 plakalı belediyeye ait kamyon ile S.A'nın kullandığı 31 U 7243 plakalı motosiklet çarpıştı. Kazada motosiklet sürücüsü S.A. yaralanırken arkasında bulunan Gamze Cemali (19) olay yerinde hayatını kaybetti.Kazayı duyan Cemali'nin yakınları olay yerinde sinir krizi geçirdi.Kamyon sürücüsü gözaltına alınırken yaralı motosiklet sürücüsü S.A, ambulansla Samandağ Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Reklam
Kahve Altı Sohbetleri'nde Mehmet Akif İnan Konuşuldu
İSTANBUL (AA) - Mavera Vakfı tarafından düzenlenen Kahve Altı Sohbetleri'nde 'Bir Yol Açıcı Olarak Akif İnan' başlıklı söyleşi gerçekleştirildi.Fatma Gülşen Koçak'ın moderatörlüğünü üstlendiği program, vakfın sosyal medya hesaplarından çevrim içi yayınlandı.Söyleşide konuşan Prof. Dr. Özlem Fedai, yazar ve şair Mehmet Akif İnan'ın sanat hayatından, beslendiği kaynaklardan ve fikri yapısından bahsetti.Fedai, İnan'ın Şanlıurfa'da doğduğunu belirterek, 'Herkesin bildiği bir gerçek var, 'Coğrafya kaderdir.' deriz. Özellikle sanatçılar konu olduğunda bu söz daha bir manalı olur. İnan, aslında bu anlamda çok şanslı bir şair. Hem halk kültürünün hem de divan şiiri kültürünün yüzyıllarca kol kola hüküm sürdüğü bir coğrafyada dünyaya gelmiş. Urfa'da aslında kökleri oldukça zengin bir ailenin mirasçısı. Maraşlı bir anne ve kökleri oldukça eskiye dayanan Mirza Ali aşiretinden Urfalı bir babanın evladı.' diye konuştu.İnan'ın şiir anlayışına değinen Fedai, şunları kaydetti:'Urfa öyle bir zengin coğrafya ki, sıradan halkın bile ezbere gazeller, kasideler okuduğu, bir yandan koşmaların, türkülerin dile getirildiği bir yer. İnan, farklı zaman dilimlerinde de olsa onlarla aynı havayı solumuş bir şair. Bu coğrafya içerisinde yetiştiğinden dolayı küçük yaşlardan itibaren bu mirası çok iyi değerlendirmiş. Onun şiirinin kodlarında bulduğumuz her unsur, hem halk şiirinden hem de divan şiirinden gelme. Aslında içine doğduğu ve yaşadığı coğrafya, onun hamurunu şekillendirdiği birer ürün olarak karşımıza çıkıyor.''Neyi kaybettiğimizi hatırlatmak istemiş Akif İnan'Özlem Fedai, Mehmet Akif İnan'ın inançlı ve kültürlü bir ailede yetiştiğinin altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu: 'İslami tefekkürle çok erken dönemde karşılaşmış hem muhit olarak hem de aile olarak. Aynı zamanda dedelerine baktığımızda da oldukça vatansever insanlar olduğunu görüyoruz. Onlar da birer dava adamı tıpkı İnan gibi. Milli Mücadele yıllarında tüm servetlerini milleti için harcamış her iki dedesi de. Öyle ki, babasının babası, Maraş'ta Fransızlar tarafından karargah olarak kullanılmasın diye eşyalarıyla birlikte evini ateşe vermiş. Böyle genetik kodlarla, böyle bir miras ve coğrafyada doğmuş bir şairin tabii ki Akif İnan gibi mücadeleci, değerlerine sahip çıkan, kültürüne sahip çıkan bir şair olarak yetişmesinden daha doğal şey olamaz diye düşünüyorum.'Akif İnan'ın yayınlanmış ilk eserinin adının 'Edebiyat ve Medeniyet Üzerine' olduğunu aktaran Prof. Dr. Özlem Fedai, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Akif İnan'la medeniyet zaten yan yana anılması gereken iki kavram. İlk eserine baktığımızda Akif İnan için medeniyet aslında şark medeniyetiyle garp medeniyetinin karşılaştırılması ve şark medeniyetinin o kadim kültürünün hatırlatılması anlamına geliyor. Yani Akif İnan, bütün sanat anlayışını, sanat veya fikir davasını, Tanzimat'tan beri süregelen medeniyet değiştirmelerimizin yarattığı kültürel hafıza kaybını hatırlatmak üzere şekillendirmiş. Kendi öz kimliğimizi hatırlatmak ve aslında İslam medeniyetinin yüzyıllar boyunca şekillendirdiği bütün değerleri hatırlatarak Müslümanlara bir özgüven aşılamak istemiş. Tanzimat'la birlikte Batı hayranlığı içerisinde bulunan aydınlara, Batı'nın akılla şekillenen medeniyeti karşısında Doğu'nun kalple şekillenen ve aklı kalple kontrol altına alabilecek o zengin büyük medeniyetine bakarak, neyi kaybettiğimizi hatırlatmak istemiş Akif İnan. Bu sebeple hiç aşağılık kompleksi duymamamız gerektiğini, şarkın kadim medeniyetine sıkı sıkıya sarılarak özümüze, köklerimize dönmemiz gerektiğini hatırlatmış.'Yaklaşık bir saat süren etkinlik, Mavera Vakfı'nın YouTube kanalında izlenebilir.
Yemen'in Güneyindeki Siyasi Yapılar, Bae Destekli Ggk'nın "İsrail'le Normalleşme" Niyetini Kınadı
ADEN (AA) - Yemen'in güneyindeki siyasi yapılar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli Güney Geçiş Konseyi (GGK) Başkanı Aydarus ez-Zubeydi'nin, 'güneyin ayrılması durumunda İsrail ile normalleşme niyeti olduğu' yönündeki açıklamasına tepki gösterdi.Zubeydi'nin İsrail ile normalleşmeyi öven açıklamasını, güneydeki siyasi yapılar, 'felaket' ve 'ihanet' olarak nitelendirdi.Güney Kuvvetleri Topluluğu Başkanı Abdulkerim es-Saadi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, GGK'nın, İsrail ile normalleşmeyi ima etmesini 'felaket' olarak nitelendirerek, bunun 'Yemen devriminin hedeflerine ulaşılmasının önünde yeni engeller oluşturduğunu' söyledi.GGK'yı 'normalleşme arayışından önce siyasi ve askeri kararlarının bölgesel sponsoruna (BAE'ye) tabi olmaktan kurtulmaya ve önceliklerini belirlemeye' çağıran Saadi, halkın karar vereceği veya reddedeceği İsrail'le normalleşme konusunu öne sürmeden önce Yemen'in güneyinde çatışan gruplar arasında bir normalleşme olması gerektiğini vurguladı.GGK'nın BAE ile ilişkisine tepkiGüney Hareketinin önde gelen yöneticilerinden Tuğgeneral Ali es-Sadi de GGK Başkanı Zubeydi'nin halkın adına konuşmasını kınayarak, GGK'nın BAE ile ilişkisini eleştirdi.Sadi, GGK'nın önce güney eyaletlerindeki halka normalleşme çağrısı yapması gerektiğini dile getirdi.'Filistin bizdendir, biz iki devletli çözüme inanıyoruz'Siyasi yazar Salah es-Sukladi ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Yemen'in yaşadığı bu sıkıntılı durumda İsrail ile normalleşme hakkında konuşmanın 'aşırı bencillik ve düpedüz ihanet' olduğunu ifade etti.Kurtuluş Cephesi Partisi Genel Sekreteri ve Güney Mutabakat Komitesi Başkanı Ali Al-Musabi de Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, güney davasının, Filistin davasının aleyhine başarılı olamayacağını kaydetti.Musabi, 'Filistin bizdendir. İşgal karşıtlığı, halkımızın kurtuluş devriminin ahlakının merkezinde yer almaktadır. Biz iki devletli çözüme, istikrar getirecek adil bir barışa inanıyoruz.' ifadelerine yer verdi.Yazar ve siyasi aktivist Fehmi es-Sakkaf ise, 'GGK, güney coğrafyasından bir şeye sahip olmasa da bölgeye hakim olmak ve kontrolü ele almak istiyor.' dedi.GGK'nın yönetici rolü oynamaya çalıştığını ancak sadece BAE'nin bölgedeki maşası olduğunu belirten Sakkaf, 'Onları önce genel olarak Yemen'le, özelde ise güney bölgesiyle normalleşmeye davet ediyorum.' ifadelerini kullandı.Ne olmuştu?BAE destekli GGK'nın Başkanı Zubeydi, dün, Russia el-Yevm televizyonuna yaptığı açıklamada, Yemen'in güneyinin bağımsız olması durumunda GGK'nın İsrail ile normalleşme niyetinde olduğunu söylemişti.Arap başkentlerinin Tel Aviv ile normalleşmesini 'bölgede barışı sağlamak için ideal bir çalışma' olarak nitelendiren Zubeydi, Aden'de İsrail için bir büyükelçilik açmaya hazır olduklarını ifade etmişti.Yemen'de 2017'de kurulan BAE destekli GGK, geçici başkent Aden dahil olmak üzere güneydeki hayati bölgeler ile stratejik öneme sahip Sokotra'yı kontrolü altında tutuyor.
"Gazetede Örgüt Propagandası" Davasının Sanıklarının Yeniden Yargılanmasına Başlandı
İSTANBUL (AA) - Kapatılan Özgür Gündem gazetesinin genel yayın yönetmenliğini üstlendikleri tarihteki yayınlarla terör örgütü PKK'nın propagandasını yaptıkları iddiasıyla yargılanan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur, yazar Ahmet Aziz Nesin ve gazeteci Erol Önderoğlu'nun, haklarında verilen beraat kararının istinaf mahkemesince bozulmasından sonra yeniden yargılanmalarına başlandı.İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya, tutuksuz sanıklar Şebnem Korur ve Erol Önderoğlu avukatlarıyla katıldı. Diğer sanık Ahmet Nesin'i avukatı temsil etti. İstinafın bozma ilamının okunduğu duruşmada savunması sorulan sanık Erol Önderoğlu, bozma ilamını kabul etmediğini ifade ederek, 'Mahkemenizce 17 Temmuz 2019'da verilen kararınızı önemsemiştik. İstinafın kararı bozmasının bu niyete aykırı olduğunu düşünüyorum. İlk defa istinaf mahkemesinin beraat kararını bu argümanla bozduğunu görmekteyiz. Hakkımda yeniden beraat kararı verilmesini talep ediyorum.' dedi. Sanık Şebnem Korur, davanın hukukun üstünlüğünü ortadan kaldıran davalardan biri haline geldiğini öne sürerek, 'İfade özgürlüğü hepimizin yurttaş sorumluluğudur. Ben de bu sorumluluğu yerine getirdim. Bu kararın zamanı şaşırtıcı değildir. Beraat kararından bir yıl sonra bozma ilamı verilmiştir. Söz konusu karar, Türk Tabipleri Merkez Konseyi Başkanlığı seçimlerine denk gelmiştir. Bu husus manidardır. Bozma ilamını kabul etmiyorum, beraat talep ediyorum.' diye konuştu. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, usul ve yasaya uygun bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin bozma ilamına uyulmasına hükmetti. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesindeki benzer mahiyetteki dosyayla bu mahkeme dosyasının aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle birleştirilmesi hususunun ilgili mahkemeye muvafakati için sorulmasını da kararlaştıran heyet, kapatılan Özgür Gündem gazetesinin eski sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kılızkaya'nın duruşmaya tanık olarak çağrılmasını hükme bağladı. Heyet duruşmayı mayıs ayına erteledi. Süreçİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu, Özgür Gündem gazetesinde 18 ve 30 Mayıs ile 7 Haziran 2016'da yer alan haberlerin içeriklerinde ''terör örgütü propagandası'' yapıldığı gerekçesiyle yürüttüğü soruşturma kapsamında hazırladığı iddianameleri İstanbul 13. ve İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemelerine göndermişti.Mahkemeler, gazetenin bir günlük genel yayın yönetmenliğini dayanışma amacıyla üstlenen Önderoğlu, Korur, Nesin ile sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya'nın, 'suç işlemeye alenen tahrik etmek, suç ve suçluyu övme, terör örgütü propagandası yapmak' suçlarından 2 yıldan 14 yıl altışar aya kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamelerin kabulüne karar vermişti.İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 30 Haziran 2016'da Önderoğlu ve Korur'un tahliyesine, Ahmet Aziz Nesin hakkında yargılama yapan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti ise 1 Temmuz'da Nesin'in tahliyesine hükmetmişti. Bu heyet ayrıca Nesin ile ilgili davanın da İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki dosyayla birleşmesini kararlaştırmıştı.Mahkemece 17 Temmuz 2019 tarihli duruşmada sanıklar hakkında, yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle beraat hükmü kurulmuştu. Bu hüküm, temyiz incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi (istinaf mahkemesi) tarafından eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozulmuştu.
Reklam
Mahir Ünal'dan "Demokratik Siyaset, Hiçbir Şiddeti, Silahı, Vandallığı Kabul Etmez" Açıklaması:
IĞDIR (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Boğaziçi Üniversitesi'ndeki olaylara ilişkin 'Persilvanya'dakinin yanında saf tutan FETÖ'cü tweet atıyor; 'kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet' diye. Bakıyorsun aynı tweeti CHP'nin milletvekili dağıtıyor, radikal bir solcu dağıtıyor. Siz hangi iradenin mensuplarısınız, hangi iradeyle hareket ediyorsunuz, referans olarak neyi alıyorsunuz? Referans olarak demokrasiyi aldığınızı varsaysak demokratik siyaset, hiçbir şiddeti, silahı, vandallığı kabul etmez.' dedi.Ünal, partisinin Kazım Karabekir Spor Salonu'nda düzenlenen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da telekonferansla katıldığı Iğdır 7. Olağan İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, siyasette verilen mücadelenin hangi gerekçeyle verildiğinin bilinmesi gerektiğini ve bunun çok önemli olduğunu belirtti.Siyasetin millet iradesini sandıktan alıp devlet iradesine yansıttığı ifade eden Ünal, şunları kaydetti:'Millet iradesi tek egemen iradedir. Biz bu siyaseti kendi irademize ve millet iradesine sahip çıkmak adına yapıyorsak o halde iradesine sahip çıkmayanlara, iradesi olmayanlara, kendi iradesiyle hareket etmeyenlere, millet iradesine saygı duymayanlara siyasetçi diyebilir miyiz? Bugün bizim karşımızda siyaset yaptığını söyleyenler öncelikle şunu bilmeliler; siyaset meşru bir zeminde yapılır. Yani siyaset yapan kişi devleti, devletin kurallarını, anayasayı, seçilmiş hükümeti meşru görmek durumundadır. Valiye, kaymakama militan diyen, hakime, savcıya satılmış diyen, gazeteciye yandaş diyen, sanatçıya hakaret eden, öğretmene, çiftçiye hakaret eden, anayasayı, Cumhurbaşkanını gayri meşru ilan eden bir anlayışın sahiplerine siyaset yapıyorlar, siyasetçi diyemeyiz.''Dicle'nin kuzularını kurt kapmasın diye siyaset yapıyoruz'Ünal, AK Parti'nin 81 ilde 83 milyon vatandaşı bir gördüğünü ve tamamına 'aziz milletimiz' dediğini dile getirerek, 'Biz bu mücadeleyi bu milletin huzurunu kaçırmak isteyenlere, bu milletin demokratik siyaset amacını, silahın, şiddetin, terörün gölgesinde kaybetmek isteyenlere karşı mücadele için yapıyoruz. Biz bu siyaseti belediyelerin iş makinesiyle yolları kazıp oralara el yapımı patlayıcılar yerleştiren, bu ülkenin şehirlerini adeta cehenneme dönüştüren ve bu ülkenin şehirlerinde özerklik ilan etmeye kalkışan, bu ülkenin birliğine ve bütünlüğüne saldıran ve derdi siyaset olmayan, kendi iradesi bulunmayan, dağdan talimat alanlara karşı bu mücadeleyi yapıyoruz. Biz Dicle'nin kuzularını kurt kapmasın diye siyaset yapıyoruz.' diye konuştu.Boğaziçi Üniversitesinde çıkan olaylara da değinen Ünal, şöyle devam etti:'İlgisi olmayan, dışarıdan gelenlerin öğrencilerimizi bahane ederek başlattıkları olaylar var. Cumhurbaşkanından valisine, sanatçısına kadar herkese hakaret eden ve herkesi gayri meşru ilan eden ve siyasetle işi olmayan bir partinin il başkanı oraya gidiyor, kendisinin DHKP-C sempatizanı olduğunu biliyoruz, bunları zannediyorlar ki biz unuttuk. Bu ülkenin savcısı şehit edildiğinde, Şehit Savcı Selim Kiraz için üzülmek yerine savcımızı şehit edenlere karşı nasıl sempati beslediklerini unutmadık. Gazetelerinde, televizyonlarında DHKP-C militanlarını nasıl meşrulaştırmaya çalıştıklarını unutmadık. İntihar bombacısı ve bir örgüt üyesi olan kişi için hangi övgüleri dizdiklerini ve hangi mağduriyetleri oluşturduklarını unutmadık. Hendek kazanların için arkadaşlarımız dediklerini, bu ülkenin huzuruna saldıranlar, bu ülkenin dirliğine, düzenine saldıranlar için arkadaşlarımız dediklerini de unutmadık.''Biz sizin Gezi'de ne yapmak istediğinizi biliyorduk'Ünal, Boğaziçi Üniversitesindeki eylemlere ilişkin gözaltına alınanlardan 79'unun bazı terör örgütlerine üye olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:'Dün akşam İçişleri Bakanımız açıkladı, gözaltına alınanlardan 79 tanesi DHKP-C ve TKP-ML üyesi. Şimdi nerede öğrenci? Hani öğrenci? Biz sizin ne yapmak istediğinizi biliyoruz, biz sizin Gezi'de ne yapmak istediğinizi biliyorduk. Dün akşam sosyal medyada bir sloganı dillendiriyorlar; 'kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet' biz bu sloganı da biliyoruz. Bu sloganı Abdülhamid Han'ı halletmek için harekete geçenlerin ve tahttan indirilirken kimlerle gittiklerine bir bakın, Emanuel Karasu kimdir bir bakın ve şimdi bakıyorum Persilvanya'dakinin yanında saf tutan FETÖ'cü tweet atıyor; 'kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet' diye. Bakıyorsun aynı tweeti CHP'nin milletvekili dağıtıyor, radikal bir solcu dağıtıyor. Siz hangi iradenin mensuplarısınız, hangi iradeyle hareket ediyorsunuz, referans olarak neyi alıyorsunuz? Referans olarak demokrasiyi aldığınızı varsaysak demokratik siyaset, hiçbir şiddeti, silahı, vandallığı kabul etmez.''Söz konusu Türkiye olunca demokrasi anlam mı değiştiriyor?'İsviçre'de protesto eylemlerinin terör eylemi sayılacağının, Danimarka'da başbakanın maketini yakan üç kişinin tutuklandığını hatırlatan Ünal, şöyle devam etti:'Biden kongre baskını gerçekleştirenleri terörist ilan etti. Twitter Trump şiddet çağrısı yaptı diye hesabını askıya aldı. Biden, Trump şiddet çağrısı yaptı diye Trump'ı terörizme destek olmakla suçladı. Baktığınız dünyadaki fotoğraf bu ama bu ülkede isyan çağrısı yapan, bu ülkede şiddet çağrısı yapan, 52 kişinin hayatını kaybetmesine sebebiyet veren, 'HDP bir Öcalan projesidir' diyen, 'PKK bir Öcalan projesidir' diyen, 'tabii ki PKK ile hareket ediyoruz' diyen bir eş başkan için bugün özgürlük çağrısı yapıyorlar. Sizin demokrasi dediğiniz ülkelerde durum buyken Türkiye'ye gelince şekil mi değiştiriyor, şiddet anlam mı değiştiriyor? Söz konusu Türkiye olunca demokrasi anlam mı değiştiriyor? Demokrasi halkın temsilcileri eliyle kendisini yönetmesidir.'Mahir Ünal, Türkiye'nin koronavirüs salgınını dünyada en iyi yöneten 5 ülkeden biri olduğuna vurgu yaparak, 'Sağlık altyapımızla, eğitim altyapımızla, her alanda yaptığımız hazırlıkla 18 yılda adeta bizi bu büyük salgına hazırlamış. Bardak yüzde 80-90 oranında bu 18 yılda dolduruldu, bunlar yüzde 10'luk boş kısmı konuşuyorlar. Sizin zamanınızda bırakın bardağın dolmasını ortada bardak yoktu.' dedi.Kongrede tek listeyle gidilen seçimde mevcut İl Başkanı Ali Kemal Ayaz yeniden il başkanı olarak seçildi.
Diyarbakır'ın 129 Bin Nüfuslu İlçesi Bismil'de Vaka Sayısı Sıfırlandı
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelede alınan sıkı önlemler ve vatandaşların tedbirlere uymasıyla vaka kalmadı. Tarımsal üretimde kentin önemli merkezlerinden olan Bismil'de salgına yönelik mücadelede sıkı tedbirler uygulanıyor. Kamu kurumlarına HES koduyla giriş yapılan ilçede, camilerden ve resmi araçlardan yapılan uyarı anonslarının yanı sıra vatandaşların da maske, sosyal mesafe ve hijyen kuralına uyması sonuç verdi. 198 mahalle ve köyün bulunduğu ilçede yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmede bulunan Kaymakam ve Belediye Başkan vekili Hamza Türkmen, şunları kaydetti: 'Artan denetimler, güvenlik güçlerimiz ve zabıtanın çalışmaları ile filyasyon ekiplerinin başarısıyla bu hafta içerisinde vaka sayısında sıfırı gördük. İnşallah bu rehavet oluşturmadan, çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu sıfır sayısında istikrar sağlayacağımızı düşünüyoruz. Şu anda Bismil Devlet Hastanesinde yatan bir pozitif hastamız var. Onun da tedavisini tamamlamasıyla İnşallah yeni vakalar görmeden bu pandemiyi atlatacağız. Salgın sürecindeki kısıtlamalara uyan Bismilli kardeşlerime de ayrıca teşekkür ediyorum.'
Ordu Merkezli 5 İldeki Operasyonda 1,7 Milyon Liralık Kaçak Telefon Ve Aksesuar Ele Geçirildi
ORDU (AA) - Ordu merkezli 5 ilde düzenlenen operasyonda, piyasa değeri 1,7 milyon lira olan kaçak telefon ile aksesuar ele geçirildi.Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince telefon kaçakçılığına yönelik Ordu merkezli, İstanbul, Gaziantep, Samsun ve Giresun illerinde 69 şüpheliye ait 79 iş yerinde arama yapıldı. 265 personelin görev aldığı operasyonda şüphelilere ait iş yerlerinde 156 kaçak akıllı telefon, 180 kaçak tuşlu telefon, 3 klonlama cihazı, 1242 telefon ekranı, 11 bin 492 kaçak telefon aksesuarı ve 391 kaçak elektronik eşya ele geçirildi. Ele geçirilen malzemelerin piyasa değerinin 1,7 milyon lira olduğu ve olaya ilişkin 69 şüpheli hakkında Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan işlem yapıldı.
Reklam
Yemen'deki Aden Havalimanı Saldırısını Araştıracak Olan Bm Heyeti Aden'e Ulaştı
ADEN (AA) - Yemen'de kurulan yeni hükümetin kabine üyelerinin 30 Aralık 2020'de Suudi Arabistan'dan ülkeye ulaştıkları sırada Aden Havalimanı'na düzenlenen saldırıyı araştıracak olan Birleşmiş Milletler (BM) heyeti Aden'e geldi.Aden Havalimanında ismini vermek istemeyen bir güvenlik yetkilisi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uluslararası uzmanlardan oluşan heyeti taşıyan BM uçağının havalimanına iniş yaptığını söyledi.Yetkili, BM heyetinin Aden'deki Maaşık Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na gitmeden önce havalimanında saldırının meydana geldiği yerde incelemelerde bulunduğunu belirtti.Güvenlik yetkilisi, konuyla ilgili ayrıntılı bilgi vermedi.Aden Havalimanı saldırısıAden Havalimanında, yeni kurulan hükümetin kabine üyelerinin 30 Aralık 2020'de Suudi Arabistan'dan ülkeye ulaştıkları sırada 3 patlama meydana gelmişti.Patlamalarda 28 kişinin yaşamını yitirdiği ve 100'den fazla kişinin yaralandığı duyurulmuştu. Yemen İçişleri Bakanlığı ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli GGK saldırıyla ilgili İran destekli Husileri suçlarken, Husilerin Siyasi Büro Üyesi Muhammed el-Buhayti ise iddiaları reddederek 'Saldırıyla hiçbir ilgilimiz yok.' ifadelerini kullanmıştı.
Boğaziçi Üniversitesindeki Eylemler Devam Ediyor
İSTANBUL (AA) - Boğaziçi Üniversitesinde Prof. Dr. Melih Bulu'nun rektör atanmasının ardından başlayan protestolar bugün de devam etti.Üniversite yerleşkesinde saat 12.00'de başlayan protestolarda bir grup akademisyen ve öğrenci, rektörlük binasına arkalarını döndü.Öğrenciler, gözaltına alınan arkadaşlarının isimlerini okudu, slogan atarak gözaltındakilerin serbest bırakılmasını istedi.Bazı fakültelerde öğrenci grupları, Prof. Dr. Melih Bulu'nun istifa etmesi, yeni rektörün seçimle belirlenmesi ve okul çevresindeki polis önlemlerinin kaldırılmasını istedikleri bildiri yayımladı.Öğrenciler, basın açıklaması yaptıktan sonra üniversiteden ayrıldı. Polisin üniversite çevresinde güvenlik önlemi sürüyor.Bu arada, bir grup, gözaltına alınan öğrencilerin sevk edildiği Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde toplandı. Çeşitli sloganlar atan ve dövizler taşıyan katılımcılar, gözaltındaki öğrencilerin serbest bırakılmasını talep etti.
Reklam
Muğla'da Yakalanmamak İçin Uyuşturucu Hap Yutan Kişi Tutuklandı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Marmaris ilçesinde gözaltına alınmasının ardından, çekilen tomografisinde midesinde uyuşturucu madde olduğu tespit edilen şüpheli tutuklandı. Marmaris Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Grup Amirliği ekipleri, uyuşturucu madde sattığı belirlenen Y.A'yı takibe aldı. Polislerin kendisini takip ettiğini anlayan şüpheli elindeki uyuşturucu hapları yuttu.Şüpheli, ekiplerce Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla gözaltına alındı.Marmaris Devlet Hastanesine götürülen şüphelinin tomografisinde midesinde yabancı maddeler olduğu tespit edildi.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Peşmerge'nin Kerkük'e İlerlemesine Türkmen Ve Arap Milletvekillerinden Tepki Geldi
KERKÜK (AA) - Irak'ta Kerkük'teki Türkmen ve Arap milletvekilleri tarafından yapılan ortak yazılı açıklamada, Peşmerge'nin Kerkük kentinin kuzeybatı bölgesine ilerlemesi kınandı.Yapılan yazılı açıklamada, Peşmerge'nin kentin kuzeybatısındaki Dibis ilçesine bağlı Sergaran nahiyesine doğru ilerlemesinin kabul edilemez olduğu belirtildi.İlerlenen bölgenin Irak Kuzey Petrol Şirketi'ne ait olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Peşmerge'nin Kerkük il sınırına geçerek kenti Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) topraklarına katmayı planladıkları aktarıldı.Peşmerge'nin tekrar Kerkük'e gelmesinin reddedildiği açıklamada, Irak hükümetinden kentin güvenliğinin Irak federal güçleri tarafından sağlanması istendi.Irak ordusu 1 Şubat'ta Peşmerge'nin Kerkük kentine ilerleyişini durdurmuştu. Kerkük Operasyonlar Komutanlığından yapılan yazılı açıklamada, Peşmerge'nin kente ilerlemesi üzerine Irak ordusundan takviye kuvvet talebinde bulunulduğu belirtilmişti.Peşmerge güçleri, 16 Haziran 2014'te Irak ordusunun terör örgütü DEAŞ'ın ortaya çıkmasından sonra Kerkük'te boşalttığı üslere konuşlanmaya başlamıştı. IKBY, Kerkük'ü fiili olarak 3 yıl boyunca denetimine almıştı.IKBY Başkanı Mesut Barzani'nin Haziran 2017'de gayrimeşru referanduma gideceklerini ve buna Kerkük'ün de dahil edildiğini duyurmasıyla gerginlik yaşanmıştı.Referandum sonrası Irak merkezi hükümetine bağlı ortak güçlerin 16 Ekim 2017'de düzenledikleri askeri operasyonla Kerkük tamamen Bağdat'ın kontrolüne geçmiş ve Peşmerge güçleri de çatışmadan IKBY'ye çekilmişti.
ABD Dışişleri Bakanı Blinken'dan Rusya İle "New Start" Anlaşmasının Uzatılması Değerlendirmesi:
WASHINGTON (AA) - ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Rusya ile Yeni Stratejik Silahları Azaltma Anlaşması'nın (New START) 5 yıl daha uzatılmasına ilişkin, 'ABD, New START anlaşmasını uzatarak 5 Şubat 2026'ya kadar Rusya'nın Kıtalararası Balistik Füze, Denizaltılardan Fırlatılan Balistik Füze ve ağır bombardıman uçaklarına doğrulanabilir kısıtlama getirmesini sağlayacak.' değerlendirmesinde bulundu.Dışişleri Bakanı Blinken yaptığı yazılı açıklamada, Başkan Joe Biden'ın seçim kampanyasında nükleer silah kontrolü konusunda verdiği sözü tutarak, ABD liderliğini yeniden tesis ettiğini belirtti. Blinken, 'ABD, New START anlaşmasını uzatarak 5 Şubat 2026'ya kadar Rusya'nın Kıtalararası Balistik Füze, Denizaltılardan Fırlatılan Balistik Füze ve ağır bombardıman uçaklarına doğrulanabilir kısıtlama getirmesini sağlayacak.' ifadesini kullandı. New START'ın uzatılmasının, ABD'ye, Rus nükleer faaliyetlerini daha yakından inceleme fırsatı vereceğini belirten Blinken, Moskova'nın anlaşmanın yürürlüğe girdiği 2011'den bu yana söz konusu kurallara uyduğuna dikkati çekti. Özellikle gerilimin yüksek olduğu zamanlarda, Rusya'nın uzun menzilli silahlarına doğrulanabilir kısıtlamalar getirmenin önemli olduğuna işaret eden Blinken açıklamasında, 'Aynı zamanda Çin'in modern ve büyüyen nükleer silah kapasitesinden kaynaklanan tehlikeleri azaltmak için de (Çin ile) nükleer silahları kontrol çalışmalarını başlatacağız.' ifadesine yer verdi. ABD'nin Sovyetler Birliği ile 1991'de, Rusya Federasyonu ile 1993'te imzaladığı Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşmaları'nın (START 1 ve START 2) devamı olan New START anlaşması, Washington ve Moskova arasında yürürlükteki son nükleer anlaşma olma özelliğini taşıyor. Anlaşma, uzun menzilli nükleer silah başlıklarına ve füzelere kısıtlama getiriyor. 5 Şubat 2011'de yürürlüğe giren 10 yıllık anlaşmanın süresi 5 Şubat 2021'de sona eriyordu.ABD'de başkanlığa Joe Biden'ın gelmesinden sonra yeni yönetim anlaşmayı 5 yıl uzatma teklifinde bulunmayı planladığını açıklamıştı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de uzatma kararını 29 Ocak'ta imzalamıştı.
İzmir'de Sağanaktan Zarar Gören Balaban Göleti'nde Su Tahliyesi Sürüyor
İZMİR (AA) - İzmir'in Menderes ilçesinde etkili olan şiddetli yağıştan zarar gören Balaban Göleti'nde başlatılan su tahliyesi devam ediyor.Sağanaktan dolayı bazı tarım arazilerinin sular altında kaldığı, derelerin taştığı ilçenin Yeniköy Mahallesi'ndeki göletin su seviyesi yüzde 100'ü geçip taşınca gövdede hasar oluştu.Gerekli tadilatın yapılması ve olası bir kazanın önüne geçmek için göletteki fazla su tahliye edilerek kontrollü bir şekilde Balaban Deresi'ne aktarılıyor.Çalışmanın, hesaplamalara göre gövdede zararın oluştuğu seviyeye kadar sürdürülmesi planlanıyor.Göletin fazla suyunu tahliye çalışması, AA ekibince drone ile havadan görüntülendi.Ayrıca, Balaban Deresi'nin sağ ve sol bandındaki 500 metrelik alanda ikamet edenlerin evlerinin güvenlik nedeniyle boşaltılması işleminde de sona gelindi.'İlk defa böyle bir şeye şahit oluyoruz'Mahalle sakinlerinden 63 yaşındaki Yusuf Yaldız, AA muhabirine, yaklaşık 15 yıldır bu bölgede oturduğunu söyledi. Yaldız, 'Bu göletin hiç taştığını görmedik. İlk defa böyle bir şeye şahit oluyoruz. Şu anda köyde bir tehlike yok. Suyu kontrollü olarak boşaltıyorlar.' dedi.
Reklam