Burdur'da Donmak Üzere Olan Yaralı Pelikanı Jandarma Kurtardı
BURDUR (AA) - Burdur'da donmak üzere olan yaralı pelikan, jandarma ekiplerince kurtarıldı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, devriye görevi sırasında, merkeze bağlı Hacılar köyü yakınındaki Karaçal Barajı mevkisinde bitkin ve sağ kanadı kırık pelikanı fark etti.Soğuk havadan etkilenen yaralı pelikana ilk müdahale, Jandarmanın Çevre Doğa ve Hayvanları Koruma Timi tarafından yapıldı.Koruma altına alınan pelikan, tedavisi için Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğüne teslim edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2021–2030 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi Ve Eylem Planı Programında Konuştu: (2)
ANKARA (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, trafik güvenliğine ilişkin, 'Yaya, motosikletli, bisikletli, engelli ve yaşlılar gibi kullanıcıların korunması, en çok kaza olan yerler olarak tarif ettiğimiz kaza kara noktalarının iyileştirilmesi öncelikli alanlarımız arasındadır.' dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen, 2021-2030 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile Trafik Medya Yüzlerinin Tanıtımı ve Trafik Medya Ödülleri Programı'nda konuştu.Geçen yıl yapılan Küresel Yol Güvenliği Bakanlar Konferansı'nda tüm taraf ülkelerden 2030 yılına kadar trafik kazalarındaki can kayıplarının bir kez daha yüzde 50 azaltılmasının istendiğini belirten Erdoğan, 2050 yılında da sıfır can kaybı hedefiyle yeni stratejiler oluşturulmasının talep edildiğini vurguladı.Bu doğrultuda bir yıl boyunca çalışıldığını ve bu amaca ulaşmak üzere 2021-2030 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi ile 2021-2023 Eylem Planı Belgesi'nin hazırlandığını anlatan Erdoğan, 'Biz hiçbir işi plan, proje safhasında bırakmıyor, somut adımlar için gereken takvimlendirmeyi hemen yapıyoruz.' diye konuştu. 'Sorumlu kurumların hangisi olduğu belirlendi'Bu stratejiyi oluştururken iki temel yaklaşım geliştirdiklerine işaret eden Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı: 'Birincisi 'Güvenli Sistem' yaklaşımıdır. Bu yaklaşımın temelinde 'insan hata yapar, yapacaktır, öyleyse insanın hata yapmasını engelleyen bir sistem kurulması gerekir' bu anlayış var. Bu da beraberinde güvenli yollar, güvenli hızlar, güvenli kullanıcılar oluşturma ihtiyacını getiriyor. İkinci yaklaşım 'Vizyon Sıfır' yaklaşımıdır, yani trafikteki can kayıpları, kazalar ve yaralanmalarda gerçek anlamda sıfırı hedefleyerek hem toplumu hem de ilgili kurumları buna odaklamak istiyoruz. Strateji belgesinin ilk aşamasını oluştururken 2021-2023 dönemi için 41 amaç, 104 hedef, 441 performans göstergesiyle bunların nasıl gerçekleştirileceği, sorumlu kurumların hangisi olduğu belirlendi.' 'Öncelikli alanlar' ve 'müdahale edilebilecek alanlar' olmak üzere iki ana bölümün oluşturulduğuna dikkati çeken Erdoğan, 'Aşırı hızla mücadele, teknik ifadesiyle 'incinebilir yol kullanıcıları' bu şekilde tarif edilen yaya, motosikletli, bisikletli, engelli ve yaşlılar gibi kullanıcıların korunması, en çok kaza olan yerler olarak tarif ettiğimiz kaza kara noktalarının iyileştirilmesi öncelikli alanlarımız arasındadır. Müdahale gerçekleştirilecek alanlar başlığının altında ise trafik güvenliği yönetimi, karayolu alt yapısı ve yol çevresi, araçlar, eğitim, denetim ve kaza sonrası müdahale olmak üzere 6 başlığımız bulunuyor.' dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu başlıkların altına inildiğinde daha somut alanlar ve eylemlerin tarif edildiğine işaret ederek 'Şüphesiz bu mesele toplumun tüm kesimlerinin elini taşın altına koyarak trafik güvenliğini asgari müşterek kabul ederek başarılı olabileceğimiz bir konudur.' diye konuştu. Bu amaçla gerçekleştirilen Trafik Yüzleri Projesi'ne katkı verenlere teşekkür eden Erdoğan, 2020 yılı Trafik Medya Ödülleri'ne layık görülen haber programlarının, dizilerin ve magazin programlarının yapımcı ve oyuncularını tebrik etti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Trafik kazalarında kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, tedavisi süren yaralılarımıza şifalar diliyorum. Başta trafik polislerimiz ve jandarmamız olmak üzere yaz, kış demeden özveriyle çalışan tüm kamu görevlilerine, gönüllülere yine şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Tüm vatandaşlarıma trafik kurallarına uyma çağrımı tekrarlayarak hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.' ifadelerini kullandı. NotlarKonuşmaların ardından farklı kategorilerde ödüllerin takdimi yapıldı. Buna göre, cep telefonu kullanımı konusunda plastik cerrah Prof. Dr. Ömer Özkan, yaya önceliği konusunda milli yüzücü Sümeyye Boyacı, trafikte risk konusunda milli basketbolcu Shane Larkin, kırmızı ışık konusunda milli cimnastikci İbrahim Çolak ve aşırı hız konusunda milli Voleybolcu Hande Baladin medya yüzü olarak sertifika aldı.Haber programları kategorisinde, TGRT Haber'deki 'Hayatın İçinden' programıyla Mehmet Aydın, TRT Haber'deki 'TRT Haber'de Dün Bugün' programıyla Selver Gözüaçık ve Ülke TV'deki 'Erken Gündem' programıyla Şahin Karakaya ödüle layık görüldü.TV Dizileri kategorisinde, STAR TV'deki 'Sefirin Kızı' dizisinden Hivda Zizan Alp, TRT-1'deki 'Şampiyon' dizisinden Tolgahan Sayışman ve ATV'deki 'Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz' dizisinden Ozan Akbaba ödül aldı.Magazin Programları kategorisinde, TV8'deki 'Gel Konuşalım' programından Cengiz Semercioğlu, Beyaz TV'deki 'Söylemezsem Olmaz' programıyla Bilal Özbilge ve Kanal D'deki 'Neler Oluyor Hayatta' programıyla Nur Tuğba Namlı ödüle layık görüldü.Törene TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Ankara Valisi Vasip Şahin de katıldı.(Bitti)
Kütahya'da Elektrik Akımına Kapılan Çocuk Hayatını Kaybetti
KÜTAHYA (AA) - Kütahya'nın Simav ilçesinde, elektrik akımına kapılan çocuk yaşamını yitirdi.Yeşildere köyünde evinde elektrikli oyuncağını çalıştırmak için ucu açık kabloyu elektrik prizine takan ortaokul birinci sınıf öğrencisi Sergen Akkuş (10) akıma kapıldı.Yakınları tarafından Doç. Dr. İsmail Karakuyu Simav Devlet Hastanesine kaldırılan çocuğun hayatını kaybettiği belirlendi.Çocuğun cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Bursa Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
Kütahya'da Elektrik Akımına Kapılan Çocuk Hayatını Kaybetti
KÜTAHYA (AA) - Kütahya'nın Simav ilçesinde, elektrik akımına kapılan çocuk yaşamını yitirdi.Yeşildere köyünde evinde elektrikli oyuncağını çalıştırmak için ucu açık kabloyu elektrik prizine takan ortaokul birinci sınıf öğrencisi Sergen Akkuş (10) akıma kapıldı.Yakınları tarafından Doç. Dr. İsmail Karakuyu Simav Devlet Hastanesine kaldırılan çocuğun hayatını kaybettiği belirlendi.Çocuğun cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Bursa Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
Gazeteci Ve Yazar Şadan Gökovalı, Muğla'da Son Yolculuğuna Uğurlandı
MUĞLA (AA) - İzmir'de rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden gazeteci ve yazar Prof. Dr. Şadan Gökovalı'nın cenazesi, Muğla'da toprağa verildi.Gökovalı için Menteşe ilçesinde bulunan Prof. Dr. Şadan Gökovalı Açık Hava Tiyatrosu’nda tören düzenlendi.Törene katılan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Gökovalı'nın vefatı nedeniyle büyük üzüntü yaşadığını söyledi.Gökovalı'nın sadece Muğla'ya değil, ülkeye hizmet eden 'koca bir çınar' olduğunu belirten Gürün, 'Şadan hocamız öyle bir çınar ki gölgesinde nice başarılı öğrenciler yetiştirdi. Anadolu kültürünü, antik kentleri en iyi anlatan hocamızdı. Gazeteci ve yazar kimliğiyle kentimize önemli değerler katan bir isimdi.' dedi.Kendisini yaşarken onurlandırmak için Muğla'da yapılan açık hava tiyatrosuna Şadan Gökovalı ismini verdiklerini anlatan Gürün, Gökova Mahallesi'nde de yazarın adını taşıyan ve eserlerinin yer aldığı kütüphaneyi vatandaşların hizmetine sunduklarını dile getirdi.Gökovalı'nın cenazesi, daha sonra Ula ilçesi Akyaka Mahallesi'nde Kovid-19 tedbirleri kapsamında düzenlenen cenaze töreninin ardından, İskele Mezarlığı'na defnedildi.Törene, yazarın ailesi ve arkadaşlarının yanı sıra AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan, CHP Muğla milletvekilleri Süleyman Girgin, Mürsel Alban ve Burak Erbay katıldı.Prof. Dr. Şadan Gökovalı'Halikarnas Balıkçısı' mahlaslı Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın manevi oğlu olan, şair, yazar, eğitimci, rehber gibi kimlikleri de bulunan Prof. Dr. Gökovalı, 1939'da Muğla'nın Gökova beldesinde doğdu.İzmir'de yayımlanan Ege Ekspres gazetesinde 1959'da başladığı profesyonel gazeteciliği, TRT'de yapımcı ve yönetici olarak sürdürdü. Daha sonra Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulunda öğreticiliğe başlayan Gökovalı, profesyonel ülkesel rehber oldu. 2002'de profesör olan Gökovalı, Ege Üniversitesinden sonra Yaşar Üniversitesinde de öğretim üyeliği yaptı.
Gazeteci Ve Yazar Şadan Gökovalı, Muğla'da Son Yolculuğuna Uğurlandı
MUĞLA (AA) - İzmir'de rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden gazeteci ve yazar Prof. Dr. Şadan Gökovalı'nın cenazesi, Muğla'da toprağa verildi.Gökovalı için Menteşe ilçesinde bulunan Prof. Dr. Şadan Gökovalı Açık Hava Tiyatrosu’nda tören düzenlendi.Törene katılan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Gökovalı'nın vefatı nedeniyle büyük üzüntü yaşadığını söyledi.Gökovalı'nın sadece Muğla'ya değil, ülkeye hizmet eden 'koca bir çınar' olduğunu belirten Gürün, 'Şadan hocamız öyle bir çınar ki gölgesinde nice başarılı öğrenciler yetiştirdi. Anadolu kültürünü, antik kentleri en iyi anlatan hocamızdı. Gazeteci ve yazar kimliğiyle kentimize önemli değerler katan bir isimdi.' dedi.Kendisini yaşarken onurlandırmak için Muğla'da yapılan açık hava tiyatrosuna Şadan Gökovalı ismini verdiklerini anlatan Gürün, Gökova Mahallesi'nde de yazarın adını taşıyan ve eserlerinin yer aldığı kütüphaneyi vatandaşların hizmetine sunduklarını dile getirdi.Gökovalı'nın cenazesi, daha sonra Ula ilçesi Akyaka Mahallesi'nde Kovid-19 tedbirleri kapsamında düzenlenen cenaze töreninin ardından, İskele Mezarlığı'na defnedildi.Törene, yazarın ailesi ve arkadaşlarının yanı sıra AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan, CHP Muğla milletvekilleri Süleyman Girgin, Mürsel Alban ve Burak Erbay katıldı.Prof. Dr. Şadan Gökovalı'Halikarnas Balıkçısı' mahlaslı Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın manevi oğlu olan, şair, yazar, eğitimci, rehber gibi kimlikleri de bulunan Prof. Dr. Gökovalı, 1939'da Muğla'nın Gökova beldesinde doğdu.İzmir'de yayımlanan Ege Ekspres gazetesinde 1959'da başladığı profesyonel gazeteciliği, TRT'de yapımcı ve yönetici olarak sürdürdü. Daha sonra Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulunda öğreticiliğe başlayan Gökovalı, profesyonel ülkesel rehber oldu. 2002'de profesör olan Gökovalı, Ege Üniversitesinden sonra Yaşar Üniversitesinde de öğretim üyeliği yaptı.
Reklam
İzmir'de Şiddetli Yağışın Yol Açtığı Zarar Büyüyor
İZMİR (AA) - İzmir'in Menderes ilçesinde sel sularına kapılan araçtaki bir kişinin cesedine ulaşıldı, kaybolan kayınpederine ulaşma çalışmaları sürüyor.Kentte, dün gece başlayan ve aralıklarla şiddetlenen sağanağın yol açtığı zarar büyüyor.Menderes'e gitmekte olan otomobil, Yeniköy Balaban Deresi yakınlarında sel sularına kapıldı. Araçtaki Kaan Soydan'ın cenazesi 2 kilometre aşağıda bulundu. Aynı araçtaki kayınpederi Hıdır Öztürk'ü (65) arama çalışmaları devam ediyor. Menderes ilçesine bağlı Yeniköy Akçaköy, Dereköy, Küner, Develi ve Altıntepe mahallerinde dere taşması sebebiyle bazı evler tahliye edildi.Sel suları toprağı sanayi sitesine sürüklediBalçova ilçesinde ise yağmur suları, yamaçtaki toprakları sanayi sitesine kadar sürükledi. Selin sürüklediği toprak, bir sitedeki iş yerlerine kadar ulaştı, yollar kapandı. Sitedeki bazı araçlar da çamura saplandı.Ayrıca kuvvetli yağış, Çetin Emeç Mahallesi Yahya Deresi'nde taşkına yol açtı. Balçova Belediyesi dere taşması ve dağdan gelen yağmur suları nedeniyle iki mahallede sorun yaşandığını, 50 civarında ev ve iş yeri ile 40 araçta hasar meydana geldiğini duyurdu.Deniz ve ulaşımdaki son durumDenize akan sel suları nedeniyle İzmir Körfezi'nin rengi kahverengi oldu.Körfezin iki yakasını bağlayan Altınyol'un Turan mevkisinde, Karşıyaka'dan Konak yönüne ulaşım, su baskını nedeniyle sağlanamıyor.İzmir-Çanakkale yolu üzerindeki Anadolu Caddesi'nin su basması nedeniyle ulaşıma kapanan kısımlarında, suyun çekilmesiyle trafik akışı yeniden başladı.Trafik akışının sağlanması için emniyet ve belediye ekipleri kentin çeşitli noktalarında önlemler aldı. Metrekareye 142 kilogram yağış düştüİzmir'de kent merkezine son 14 saatte metrekareye düşen yağış miktarı 142 kilograma ulaştı. Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğünün verilerine göre, son 14 saatte İzmir'in merkezinde metrekareye 142, Bayraklı'da 129, Balçova'da 109, Menderes'te 103, Bornova'da 87, Buca'da 81, Kemalpaşa'da 65 kilogram yağış düştü.İzmir'de kuvvetli yağışın yarın sabah saatlerine kadar etkili olacağı bilgisini veren meteoroloji yetkilileri, sel ve su baskınlarına karşı dikkatli ve tedbirli olunmasını istedi.
İzmir'de Şiddetli Yağışın Yol Açtığı Zarar Büyüyor
İZMİR (AA) - İzmir'in Menderes ilçesinde sel sularına kapılan araçtaki bir kişinin cesedine ulaşıldı, kaybolan kayınpederine ulaşma çalışmaları sürüyor.Kentte, dün gece başlayan ve aralıklarla şiddetlenen sağanağın yol açtığı zarar büyüyor.Menderes'e gitmekte olan otomobil, Yeniköy Balaban Deresi yakınlarında sel sularına kapıldı. Araçtaki Kaan Soydan'ın cenazesi 2 kilometre aşağıda bulundu. Aynı araçtaki kayınpederi Hıdır Öztürk'ü (65) arama çalışmaları devam ediyor. Menderes ilçesine bağlı Yeniköy Akçaköy, Dereköy, Küner, Develi ve Altıntepe mahallerinde dere taşması sebebiyle bazı evler tahliye edildi.Sel suları toprağı sanayi sitesine sürüklediBalçova ilçesinde ise yağmur suları, yamaçtaki toprakları sanayi sitesine kadar sürükledi. Selin sürüklediği toprak, bir sitedeki iş yerlerine kadar ulaştı, yollar kapandı. Sitedeki bazı araçlar da çamura saplandı.Ayrıca kuvvetli yağış, Çetin Emeç Mahallesi Yahya Deresi'nde taşkına yol açtı. Balçova Belediyesi dere taşması ve dağdan gelen yağmur suları nedeniyle iki mahallede sorun yaşandığını, 50 civarında ev ve iş yeri ile 40 araçta hasar meydana geldiğini duyurdu.Deniz ve ulaşımdaki son durumDenize akan sel suları nedeniyle İzmir Körfezi'nin rengi kahverengi oldu.Körfezin iki yakasını bağlayan Altınyol'un Turan mevkisinde, Karşıyaka'dan Konak yönüne ulaşım, su baskını nedeniyle sağlanamıyor.İzmir-Çanakkale yolu üzerindeki Anadolu Caddesi'nin su basması nedeniyle ulaşıma kapanan kısımlarında, suyun çekilmesiyle trafik akışı yeniden başladı.Trafik akışının sağlanması için emniyet ve belediye ekipleri kentin çeşitli noktalarında önlemler aldı. Metrekareye 142 kilogram yağış düştüİzmir'de kent merkezine son 14 saatte metrekareye düşen yağış miktarı 142 kilograma ulaştı. Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğünün verilerine göre, son 14 saatte İzmir'in merkezinde metrekareye 142, Bayraklı'da 129, Balçova'da 109, Menderes'te 103, Bornova'da 87, Buca'da 81, Kemalpaşa'da 65 kilogram yağış düştü.İzmir'de kuvvetli yağışın yarın sabah saatlerine kadar etkili olacağı bilgisini veren meteoroloji yetkilileri, sel ve su baskınlarına karşı dikkatli ve tedbirli olunmasını istedi.
Reklam
Eski Korgeneral İyidil Ve 2 Eski Generalin Yargılandığı Davada Karar Çıktı
ANKARA (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) Eğitim ve Doktrin Komutanlığı (EDOK) Muhabere ve Muharebe Eğitim Destek Komutanı olan eski korgeneral Metin İyidil, EDOK Kurmay Başkanı olan eski tümgeneral Hamza Koçyiğit ve EDOK Okullar Komutanı olan eski korgeneral Abdullah Barutcu'nun yargılandığı davada hüküm açıklandı.Yargıtayın bozma kararının ardından Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya sanık ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme Başkanı Hikmet Erdoğan, esasa ilişkin savunmaların tamamlandığını belirterek, sanıkların son sözlerini alacağını açıkladı.Ardından söz verilen sanık İyidil, 15 Temmuz akşamı yasa dışı faaliyette bulunmadığını, sabah saatlerine kadar devleti ve milleti için darbeye karşı mücadele verdiğini savundu.Bu durumun tanık ve sanık beyanlarına da yansıdığını belirten İyidil, şöyle devam etti:'O gece 65 tanık ve zırhlı aracın sokaklara çıkarılmasını, Isparta'daki Harbiyeliler ile Akıncı Üssü'ne götürülen genç teğmenlerin darbeye alet edilmesinin önüne geçtim. Canlı yayına bağlanarak Cumhurbaşkanımızın emrinde olduğumu açıkladım. Yüreği vatan sevgisiyle yoğrulan biri olarak komutanlık görevimi yerine getirdim. Suçsuzum beraatimi talep ediyorum.'Tutuklu sanık Koçyiğit de yargılama sonunda suçsuz olduğunun ortaya çıktığına inandığını dile getirerek beraatini istedi. Tutuksuz Barutcu ise FETÖ ve darbe girişimiyle ilgisinin olmadığını, olay gecesi dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı'nın yönlendirmesiyle durum muhakemesi yaptığını söyledi. Suç işlemediğini iddia eden Barutcu, beraatini talep etti. Beyanların ardından Mahkeme Başkanı Erdoğan hükmü açıkladı. Buna göre eski korgeneraller Metin İyidil ve Abdullah Barutcu ile eski tümgeneral Hamza Koçyiğit, 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım' suçundan 12 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırıldı.Hükümle birlikte tutuksuz yargılanan Barutcu'nun tutuklanması kararlaştırıldı. Davanın geçmişiAnkara Cumhuriyet Başsavcılığının dava açtığı 6 sanıktan İyidil ve Koçyiğit ile eski Harekat Eğitim ve Öğretim Daire Başkanı tuğgeneral Lütfi İhsan Yanıkoğlu, 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs'ten ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılmıştı.Sanıklardan Barutcu ile dönemin Muharebe Geliştirme Başkanı eski tuğgeneral Mehmet Topçu ve gözlem subayı Ersal Duman'ın ise beraatine hükmedilmişti.İstinafa başvurulmasının ardından Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, İyidil'in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını kaldırmış ve beraatine hükmetmişti. Daire, diğer sanıklara ilişkin hükümleri hukuka uygun bulmuştu.Bu kararın ardından tahliye edilen İyidil, itiraz üzerine tekrar tutuklanmıştı.Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesi ise Metin İyidil hakkındaki beraat kararını bozmuştu.Daire, istinaf mahkemesinin duruşma açmadan karar vermesini ve İyidil'in eylemlerine ilişkin eksik inceleme yapılmasını bozma gerekçesi yapmıştı.Kararda, İyidil'in eylemlerinin mevcut dosya durumuna göre, 'darbeye yardım' suçunu oluşturduğu ancak eksik incelemeler tamamlandıktan sonra 'asli fail' olup olmadığına karar verilmesi gerektiği belirtilmişti.Daire, ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılan Koçyiğit ile beraatine hükmedilen Barutcu hakkındaki kararları da bozarken, eski tuğgeneral Yanıkoğlu'na verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile Topçu ve Duman hakkındaki beraat kararlarını ise onamıştı.
Avcılar'daki Market Soygunu Güvenlik Kamerasına Yansıdı
İSTANBUL (AA) - Avcılar'da 4 şüphelinin camını kırarak girdikleri bir marketi soyması güvenlik kamerasınca görüntülendi.Tahtakale Mahallesi'ndeki bir marketin önüne arabayla gelen 4 kişi, marketin bekçisini darp ederek etkisiz hale getirdi. Daha sonra yangın tüpü ve tekmelerle marketin camını kırarak içeriye giren şüpheliler, marketten çaldıklarını araca yükleyerek olay yerinden uzaklaştı. Olay anı güvenlik kameralarınca görüntülendi. Görüntülerde, bekçinin darp edilmesi ve şüphelilerin marketin camını kırarak içeriye girmesi yer alıyor.4 şüpheliyi yakalamak için çalışma başlatıldı.
Reklam
Avcılar'daki Market Soygunu Güvenlik Kamerasına Yansıdı
İSTANBUL (AA) - Avcılar'da 4 şüphelinin camını kırarak girdikleri bir marketi soyması güvenlik kamerasınca görüntülendi.Tahtakale Mahallesi'ndeki bir marketin önüne arabayla gelen 4 kişi, marketin bekçisini darp ederek etkisiz hale getirdi. Daha sonra yangın tüpü ve tekmelerle marketin camını kırarak içeriye giren şüpheliler, marketten çaldıklarını araca yükleyerek olay yerinden uzaklaştı. Olay anı güvenlik kameralarınca görüntülendi. Görüntülerde, bekçinin darp edilmesi ve şüphelilerin marketin camını kırarak içeriye girmesi yer alıyor.4 şüpheliyi yakalamak için çalışma başlatıldı.
Odd Başkanı Bilaloğlu, Elektrik Motorlu Otomobillerdeki Ötv Artışını Değerlendirdi:
İSTANBUL (AA) - Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu, 'Elektrikli otomobillere uygulanan ÖTV oranlarındaki artışların çevreci otomobillerin ülkemizde yaygınlaşma hızına olumsuz etkisi olacağı görüşündeyiz. Bu durum, otomotiv ekosistemindeki paydaşları da olumsuz etkilemekle beraber Türkiye'ye yapılacak potansiyel yatırımları, istihdamı menfi yönde etkileyecektir.' ifadelerini kullandı.Bilaloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, elektrik motorlu binek otomobiller ve esas itibarıyla insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar için uygulanan ÖTV oranlarının artırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Otomotiv sektörünün dünyada çok önemli bir değişim ve dönüşümün içerisinden geçerken otomotiv teknolojilerinde de çok sayıda yenilikler olduğunu aktaran Bilaloğlu, dünyada gelişen çevreci teknolojilerin yaygınlaşmasını destekleyecek şekilde teşvikler ile sürdürülebilir programlar uygulandığını, bu kapsamda orta ve uzun vadeli planların açıklandığını anımsattı.Bu bakımdan da Türkiye otomotiv sektörüne uygulanan vergilendirme yapısının yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacının bir kere daha ortaya çıktığının görüldüğünü belirten Bilaloğlu, şunları kaydetti: 'Ülkemizde 2020 yılında 844 adet elektrikli otomobil satılmış olup elektrikli otomobillerin toplam otomobil iç pazarından aldığı pay ise yalnızca yüzde 0,1 oranındadır. Otomotiv endüstrisi, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin önemli sanayilerinden biridir ve sektörümüz, ülkemiz sanayinde de önemli bir rol almaktadır. Ayrıca, kendi markamız ile üreteceğimiz yerli otomobili de elektrikli olarak üretip dünya markası yaratmak hedefini açıklamıştır. Bu noktada elektrikli araç pazarının ülkemiz iç pazarında desteklenmesi, bu yeni segmentin gelişimi, hem tüketici alışkanlıklarının bunun etrafında oluşmasının teşvik edilmesi hem de otomotiv ekosisteminin şarj istasyonlarından başlayarak bu yönde gelişmesi açısından çok değerliydi. Dolayısıyla bu artışın yerli markastratejisi açısından da olumsuz sonuçlar doğuracağı düşünülmektedir.' 'Otomotiv Konseyi oluşturulması önerimizi yinelemek isteriz'Ali Bilaloğlu, daha önceki vergi artışlarında olduğu gibi, araç almaya karar vermiş ancak henüz ÖTV'sini ödememiş tüketicilerin mağdur olduğunun görüldüğünü aktararak, 'Sektörümüz derneklerinin ve ilgili kamu kurum kuruluşlarının temsilcilerinin de yer aldığı, devletin bu sektör özelinde kendine koyduğu hedefleri gerçekleştirmesine daha iyi odaklanabilmesi için çalışacak bir Otomotiv Konseyi oluşturulması önerimizi yinelemek isteriz.' ifadesini kullandı.Bilaloğlu, bugün itibarıyla yayımlanan ve yürürlüğe giren elektrikli otomobillere uygulanan ÖTV oranlarındaki artışların çevreci otomobillerin Türkiye'de yaygınlaşma hızına olumsuz etkisi olacağı görüşünde olduklarını, bu durumun, otomotiv ekosistemindeki paydaşları da olumsuz etkilemekle beraber Türkiye'ye yapılacak potansiyel yatırımları, istihdamı menfi yönde etkileyeceğini kaydetti. 'Sektörümüz, ülkemiz yararına üzerine düşeni yapmaya devam edecek'ODD Yönetim Kurulu Başkanı Bilaloğlu, son yıllarda yaratılan iç pazar, ana ve yan sanayinin başardığı üretim ve ihracatın, bunların da ötesinde tüm sektörün ana oyuncuları ve bağlı sektörleriyle oluşturduğu istihdamın Türkiye için çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: 'Otomotiv, peşinden birçok sektörü sürüklüyor olmasıyla da önemli bir konumda. Ülkemiz lokomotif sektörlerinin başında yer alan otomotivde iç pazarı yeniden 1 milyon seviyelerine taşıyacak politikaların geliştirilmesi, güven ortamı ve istikrarın sürdürülebilir kılınması ülkemiz ekonomisi bakımından da çok önemli. Otomotiv ekosisteminin korunarak geliştirilmesi, küresel otomotiv arenasında sektörümüzün rekabet gücünün devamlılığı ve desteklenmesi adına çok kıymetlidir. Otomotiv sektörü olarak temennimiz en kısa sürede yeniden 1 milyon adetlik pazar büyüklüğüne ulaşabilmek ve ülke ekonomisine olan katkımızı daha da artırabilmektir. Sektörümüz, içerisinden geçilen bu süreçte ülkemiz yararına üzerine düşeni yapmaya devam edecektir.'
Odd Başkanı Bilaloğlu, Elektrik Motorlu Otomobillerdeki Ötv Artışını Değerlendirdi:
İSTANBUL (AA) - Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu, 'Elektrikli otomobillere uygulanan ÖTV oranlarındaki artışların çevreci otomobillerin ülkemizde yaygınlaşma hızına olumsuz etkisi olacağı görüşündeyiz. Bu durum, otomotiv ekosistemindeki paydaşları da olumsuz etkilemekle beraber Türkiye'ye yapılacak potansiyel yatırımları, istihdamı menfi yönde etkileyecektir.' ifadelerini kullandı.Bilaloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, elektrik motorlu binek otomobiller ve esas itibarıyla insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar için uygulanan ÖTV oranlarının artırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Otomotiv sektörünün dünyada çok önemli bir değişim ve dönüşümün içerisinden geçerken otomotiv teknolojilerinde de çok sayıda yenilikler olduğunu aktaran Bilaloğlu, dünyada gelişen çevreci teknolojilerin yaygınlaşmasını destekleyecek şekilde teşvikler ile sürdürülebilir programlar uygulandığını, bu kapsamda orta ve uzun vadeli planların açıklandığını anımsattı.Bu bakımdan da Türkiye otomotiv sektörüne uygulanan vergilendirme yapısının yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacının bir kere daha ortaya çıktığının görüldüğünü belirten Bilaloğlu, şunları kaydetti: 'Ülkemizde 2020 yılında 844 adet elektrikli otomobil satılmış olup elektrikli otomobillerin toplam otomobil iç pazarından aldığı pay ise yalnızca yüzde 0,1 oranındadır. Otomotiv endüstrisi, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin önemli sanayilerinden biridir ve sektörümüz, ülkemiz sanayinde de önemli bir rol almaktadır. Ayrıca, kendi markamız ile üreteceğimiz yerli otomobili de elektrikli olarak üretip dünya markası yaratmak hedefini açıklamıştır. Bu noktada elektrikli araç pazarının ülkemiz iç pazarında desteklenmesi, bu yeni segmentin gelişimi, hem tüketici alışkanlıklarının bunun etrafında oluşmasının teşvik edilmesi hem de otomotiv ekosisteminin şarj istasyonlarından başlayarak bu yönde gelişmesi açısından çok değerliydi. Dolayısıyla bu artışın yerli markastratejisi açısından da olumsuz sonuçlar doğuracağı düşünülmektedir.' 'Otomotiv Konseyi oluşturulması önerimizi yinelemek isteriz'Ali Bilaloğlu, daha önceki vergi artışlarında olduğu gibi, araç almaya karar vermiş ancak henüz ÖTV'sini ödememiş tüketicilerin mağdur olduğunun görüldüğünü aktararak, 'Sektörümüz derneklerinin ve ilgili kamu kurum kuruluşlarının temsilcilerinin de yer aldığı, devletin bu sektör özelinde kendine koyduğu hedefleri gerçekleştirmesine daha iyi odaklanabilmesi için çalışacak bir Otomotiv Konseyi oluşturulması önerimizi yinelemek isteriz.' ifadesini kullandı.Bilaloğlu, bugün itibarıyla yayımlanan ve yürürlüğe giren elektrikli otomobillere uygulanan ÖTV oranlarındaki artışların çevreci otomobillerin Türkiye'de yaygınlaşma hızına olumsuz etkisi olacağı görüşünde olduklarını, bu durumun, otomotiv ekosistemindeki paydaşları da olumsuz etkilemekle beraber Türkiye'ye yapılacak potansiyel yatırımları, istihdamı menfi yönde etkileyeceğini kaydetti. 'Sektörümüz, ülkemiz yararına üzerine düşeni yapmaya devam edecek'ODD Yönetim Kurulu Başkanı Bilaloğlu, son yıllarda yaratılan iç pazar, ana ve yan sanayinin başardığı üretim ve ihracatın, bunların da ötesinde tüm sektörün ana oyuncuları ve bağlı sektörleriyle oluşturduğu istihdamın Türkiye için çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: 'Otomotiv, peşinden birçok sektörü sürüklüyor olmasıyla da önemli bir konumda. Ülkemiz lokomotif sektörlerinin başında yer alan otomotivde iç pazarı yeniden 1 milyon seviyelerine taşıyacak politikaların geliştirilmesi, güven ortamı ve istikrarın sürdürülebilir kılınması ülkemiz ekonomisi bakımından da çok önemli. Otomotiv ekosisteminin korunarak geliştirilmesi, küresel otomotiv arenasında sektörümüzün rekabet gücünün devamlılığı ve desteklenmesi adına çok kıymetlidir. Otomotiv sektörü olarak temennimiz en kısa sürede yeniden 1 milyon adetlik pazar büyüklüğüne ulaşabilmek ve ülke ekonomisine olan katkımızı daha da artırabilmektir. Sektörümüz, içerisinden geçilen bu süreçte ülkemiz yararına üzerine düşeni yapmaya devam edecektir.'
Reklam
Bae, Biden'ın Askıya Aldığı Askeri Anlaşmanın Onaylanacağından Ümitli
İSTANBUL (AA) - Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Washington Büyükelçisi Yusuf Uteybe, ABD Başkanı Joe Biden'in askıya aldığı 23 milyar dolarlık askeri anlaşmanın gerçekleşeceğine inandıklarını söyledi.Uteybe, Washington Enstitüsü tarafından çevrim içi düzenlenen forumda, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın son görev gününde ülkesiyle imzalanan ve Biden tarafından askıya alınan askeri anlaşmanın durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Biden tarafından gözden geçirilecek olan anlaşmanın uygulamaya konulacağından emin olduklarını belirten Uteybe, 'Biz her şeyi usulüne göre yaptık. (Anlaşma) Gözden geçirildikten sonra bunu fark edecekler ve süreç işleyecek.' ifadelerini kullandı. F-35 tipi savaş uçağı ve silahlı insansız hava aracının (SİHA) yer aldığı askeri anlaşma paketinin uygulama aşamasında olduğu gibi aynı zamanda gözden de geçirildiğini aktaran Uteybe, 'Anlaşmanın doğru bir yere ulaşacağından eminim.' dedi. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın, görevinin son günü 20 Ocak'ta, BAE'ye 50 F-35 tipi savaş uçağı, 18 SİHA ve çeşitli mühimmatın satışını öngören 23 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladığı belirtilmişti.ABD Başkanı Joe Biden ise söz konusu anlaşmayı gözden geçireceğini söylemişti. ABD Dışişleri Bakanlığından 27 Ocak'ta yapılan açıklamada, BAE'ye satış onayı verilen F-35 uçakları dahil eski yönetim tarafından başlatılan çok sayıda askeri satış işleminin askıya alındığı bildirilmişti.
Bae, Biden'ın Askıya Aldığı Askeri Anlaşmanın Onaylanacağından Ümitli
İSTANBUL (AA) - Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Washington Büyükelçisi Yusuf Uteybe, ABD Başkanı Joe Biden'in askıya aldığı 23 milyar dolarlık askeri anlaşmanın gerçekleşeceğine inandıklarını söyledi.Uteybe, Washington Enstitüsü tarafından çevrim içi düzenlenen forumda, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın son görev gününde ülkesiyle imzalanan ve Biden tarafından askıya alınan askeri anlaşmanın durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Biden tarafından gözden geçirilecek olan anlaşmanın uygulamaya konulacağından emin olduklarını belirten Uteybe, 'Biz her şeyi usulüne göre yaptık. (Anlaşma) Gözden geçirildikten sonra bunu fark edecekler ve süreç işleyecek.' ifadelerini kullandı. F-35 tipi savaş uçağı ve silahlı insansız hava aracının (SİHA) yer aldığı askeri anlaşma paketinin uygulama aşamasında olduğu gibi aynı zamanda gözden de geçirildiğini aktaran Uteybe, 'Anlaşmanın doğru bir yere ulaşacağından eminim.' dedi. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın, görevinin son günü 20 Ocak'ta, BAE'ye 50 F-35 tipi savaş uçağı, 18 SİHA ve çeşitli mühimmatın satışını öngören 23 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladığı belirtilmişti.ABD Başkanı Joe Biden ise söz konusu anlaşmayı gözden geçireceğini söylemişti. ABD Dışişleri Bakanlığından 27 Ocak'ta yapılan açıklamada, BAE'ye satış onayı verilen F-35 uçakları dahil eski yönetim tarafından başlatılan çok sayıda askeri satış işleminin askıya alındığı bildirilmişti.
Reklam
Bm Batı Asya Ekonomik Komisyonu: Lübnan Ekonomisi 2020'De Yüzde 20 Küçüldü
BEYRUT (AA) - Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA), Lübnan ekonomisinin 2020'de bir önceki yıla oranla yüzde 20 daraldığını bildirdi.Merkezi Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta bulunan ESCWA'nın yayımladığı raporda, Lübnan ekonomisinde 2019'dan beri görülen düşüşün, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) süreci ve Beyrut Limanı'nda 4 Ağustos 2020'de meydana gelen patlamanın ardından daha da etkili olduğu ifade edildi.Özel sektörde satışların 2020'de bir önceki yıla göre yüzde 45 düştüğüne işaret edilen raporda, ana sektörlerde istihdam edilen çalışanların yüzde 23'ünün geçen yıl işlerini kaybettiği aktarıldı.Lübnan'da özel sektörün canlılığını kaybetmesiyle ülke ekonomisinin geçen yıl 2019'a kıyasla yüzde 20 küçüldüğüne vurgu yapılan raporda, devletin vergi gelirlerinde de yaklaşık yüzde 17 kayıp yaşandığına işaret edildi.Kovid-19 aşısı dağıtımının zamanında yapılmaması ve gerekli siyasi, ekonomik reformların hayata geçirilmemesi halinde ekonomideki küçülmenin 2021'de artmasının beklendiği kaydedilen raporda, salgın sürecinde işlerini kaybeden küçük ve orta ölçekli kuruluşlarda çalışanların ülkenin en yoksul kesimini oluşturduğu ifade edildi.Ülkedeki ekonomik krizKamu borcunun 90 milyar doları aştığı Lübnan, 1975-1990 yıllarındaki iç savaştan bu yana en büyük ekonomik krizlerden birini yaşıyor.İşsizliğin yüzde 35'i, yoksulluğun yüzde 50'yi aştığı Lübnan, geçen yıl ağustosta Beyrut Limanı'nda meydana gelen büyük patlamayla ekonomik açıdan daha da zor duruma düştü.Siyasi güçler ve yöneticileri ülkedeki mevcut ekonomik krizin nedeni olarak gören halk, uzun yıllardır yönetimi paylaşan mezhepsel siyasi partilerin yer almadığı, teknokratlardan oluşan küçültülmüş bir hükümetin kurulmasını talep ediyor.Ülkede siyasi gruplar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle 10 Ağustos 2020'den bu yana yeni hükümet kurulamıyor.
Bm Batı Asya Ekonomik Komisyonu: Lübnan Ekonomisi 2020'De Yüzde 20 Küçüldü
BEYRUT (AA) - Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA), Lübnan ekonomisinin 2020'de bir önceki yıla oranla yüzde 20 daraldığını bildirdi.Merkezi Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta bulunan ESCWA'nın yayımladığı raporda, Lübnan ekonomisinde 2019'dan beri görülen düşüşün, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) süreci ve Beyrut Limanı'nda 4 Ağustos 2020'de meydana gelen patlamanın ardından daha da etkili olduğu ifade edildi.Özel sektörde satışların 2020'de bir önceki yıla göre yüzde 45 düştüğüne işaret edilen raporda, ana sektörlerde istihdam edilen çalışanların yüzde 23'ünün geçen yıl işlerini kaybettiği aktarıldı.Lübnan'da özel sektörün canlılığını kaybetmesiyle ülke ekonomisinin geçen yıl 2019'a kıyasla yüzde 20 küçüldüğüne vurgu yapılan raporda, devletin vergi gelirlerinde de yaklaşık yüzde 17 kayıp yaşandığına işaret edildi.Kovid-19 aşısı dağıtımının zamanında yapılmaması ve gerekli siyasi, ekonomik reformların hayata geçirilmemesi halinde ekonomideki küçülmenin 2021'de artmasının beklendiği kaydedilen raporda, salgın sürecinde işlerini kaybeden küçük ve orta ölçekli kuruluşlarda çalışanların ülkenin en yoksul kesimini oluşturduğu ifade edildi.Ülkedeki ekonomik krizKamu borcunun 90 milyar doları aştığı Lübnan, 1975-1990 yıllarındaki iç savaştan bu yana en büyük ekonomik krizlerden birini yaşıyor.İşsizliğin yüzde 35'i, yoksulluğun yüzde 50'yi aştığı Lübnan, geçen yıl ağustosta Beyrut Limanı'nda meydana gelen büyük patlamayla ekonomik açıdan daha da zor duruma düştü.Siyasi güçler ve yöneticileri ülkedeki mevcut ekonomik krizin nedeni olarak gören halk, uzun yıllardır yönetimi paylaşan mezhepsel siyasi partilerin yer almadığı, teknokratlardan oluşan küçültülmüş bir hükümetin kurulmasını talep ediyor.Ülkede siyasi gruplar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle 10 Ağustos 2020'den bu yana yeni hükümet kurulamıyor.
Yanında Çalışan Stajyer Avukata Cinsel Saldırıda Bulunduğu İddia Edilen Avukata Dava
İSTANBUL (AA) - Ataşehir'de kendisine ait hukuk bürosunda çalışan stajyer avukata cinsel saldırıda bulunduğu iddia edilen avukat hakkında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, müşteki A.S.T'nin, stajyer avukat olarak yanında çalıştığı sanık avukat S.K. tarafından odasına çağırılmak suretiyle cinsel saldırıda bulunulduğunu iddia etmesine üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.Stajyer avukat A.S.T'nin ifadesine yer verilen iddianamede, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 4. sınıf öğrencisi olduğunu, olay tarihinden bir hafta önce de sanık avukat S.K'ye ait olan hukuk bürosunda gönüllü olarak staja başladığını söylediği kaydedildi. Olay günü olan 23 Ekim 2020'de sanık avukat S.K'nın ofiste çalışmakta olan 2 stajyer avukatı adliyeye, sekreterini de para çekmesi için bankaya gönderdiğini belirten müşteki A.S.T'nin ifadesinde, ofiste sadece kendisi ile avukat S.K'nın kaldığını, kendisini odasına çağırarak bilgisayardaki işleri yapmasını söylediğini, ayakta dururken S.K'nın masasındaki bilgisayara eğilerek istediği işlemi yapmaya çalıştığı sırada S.K'nın cinsel saldırıda bulunduğunu iddia ederek şikayetçi olduğu kaydedildi.İddianamede, tanık olarak ifadesine yer verilen E.K. da aynı ofiste stajyer avukat olarak çalıştığını, müşteki A.S.T'nin yanlarında bir başka arkadaşları bulunduğu sırada avukat S.K'nın cinsel saldırısına maruz kaldığını anlattığını, bu sırada sekreter olarak görev yapan kişinin de avukat S.K'nın kendisini öpmeye çalıştığını söylediği yönünde beyanda bulunduğu belirtildi.Soruşturma kapsamında sanık avukat S.K'nın adresinde yapılan aramada, kamera kayıtlarının incelenmesinde olay gününe ait bir anlık kamera kaydının bulunduğu, sanık avukat S.K'ya bu durum sorulduğunda oturan kişinin kameracı olduğunu, meydana gelen olay neticesinde şikayetçi stajyer avukat tarafından kendisine iftira atılmasını engellemek amacıyla kayıtları kopyalamak istediğini, o amaçla kameracıyı çağırdığını ancak kameracının hard diskin bozuk olduğunu söylediğini öne sürdüğü anlatıldı. İddianamede, sanık S.K'nin ifadesinde ise, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, kendisine iftira atıldığını, yapılan soruşturmanın da izne tabi olduğunu söylediği bilgisi verildi.Müştekinin olaya ilişkin anlatımı ile tanıkların beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğu belirtilen iddianamede, sanık S.K'nın aleyhine olacak şekilde olay gününe ilişkin kamera görüntülerini içeren hard diskte değişim işlemleri yaptığı, suçtan kurtulmaya yönelik verdiği ifadelerine de itibar edilemeyeceği vurgulandı.Sanık avukat S.K'nın bu şekilde üzerine atılı 'basit cinsel saldırı' suçunu işlediği savunulan iddianamede, 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.Hazırlanan iddianame gönderildiği Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. Sanık avukat S.K'nın yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.
Reklam