onedio
Kırşehir'de 21 Yıl Önceki Pompacı Cinayeti Siyah Otomobil Ayrıntısıyla Çözüldü
KIRŞEHİR (AA) - Kırşehir'de 21 yıl önce akaryakıt istasyonunda çalışan pompacının öldürülmesine ilişkin bir şüpheli tutuklandı.Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, kent merkezinde 2000 yılında meydana gelen faili meçhul cinayetle ilgili çalışma başlattı.Cinayet günü siyah bir otomobilin gece yarısı akaryakıt istasyonuna geldiğini belirleyen ekipler, o dönem kentteki aynı renk ve marka araçları araştırdı.Siyah otomobille ilgili 2 zanlının ifadesine başvuran ekipler, şüphelilerden birinin çelişkili ifadeleri üzerine çalışmayı derinleştirdi.Ekipler, zanlının o gece alkollü olduğunu, kendisine ait siyah otomobille gittiği akaryakıt istasyonunda benzin alıp parasını vermek istemediğini ve tartıştığını tespit etti.Otomobilde bulunan ruhsatsız silahla pompacıyı öldürdüğü ve olay yerinden kaçtığı ileri sürülen şüpheli D.A, ifade işlemlerinin ardından çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.
Kocaeli'de Firari Hükümlü 17 Kişi Yakalandı
KOCAELİ (AA) - Kocaeli'de çeşitli suçlardan haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlülere yönelik operasyonda 17 kişi gözaltına alındı.İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, hırsızlık, yaralama, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, dolandırıcılık, tehdit ve görevi kötüye kullanma suçlarından aranan ve haklarında 1 ila 15 yıl hapis cezası bulunan hükümlüleri yakalamak için çalışma başlattı.Belirlenen adreslere operasyon düzenleyen ekipler, 17 kişiyi gözaltına aldı.Hükümlülerin, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.
Sodimer Başkanı Eraslan'dan "Sanal Kumar" Uyarısı
EDİRNE (AA) - Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Derneği (SODİMER) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, yasa dışı sanal kumar sitelerindeki tehlikelere karşı kullanıcıları ve aileleri uyardı.Prof. Dr. Eraslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yasa dışı bahis sitelerinin çeşitli ödeme yöntemleri kullanarak üye olan kullanıcılarına her türlü bahis, kumar ve benzerlerini oynatıp bundan kar ettiğini söyledi.Bu sitelerin kullanıcı çekmek adına pek çok yolu denediğini belirten Eraslan, 'Diğer sitelere reklam verme, oyuncularla ya da futbolcularla anlaşma, kullanıcı veri tabanına sahip diğer sitelerden kullanıcıların verilerini satın alarak onlara kendi sitelerinin reklamını içeren mesajlar atma ve bonus teklifleriyle arama gibi yöntemler uygulamaktadırlar.' dedi.Yasa dışı bahis sitelerinin, üyeleri sitelerde tutmak için birbirinden farklı bahis seçenekleri sunduğunu aktaran Eraslan, bu yöntemin çevrim içi kumarhanelerin en yaygın taktiği olduğunu vurguladı.Prof. Dr. Eraslan, yasa dışı bahis sitelerine çocukların da yöneldiğini, bu durumda ailelere önemli görevler düştüğünü ifade etti.Ailelerin çocuklarının dijital izlerini takip etmesi ve bu tarz sitelere girdiklerinde Siber Suçlarla Mücadele Başkanlığının adresine illegal siteyle ilgili bilgi verilmesi gerektiğini dile getiren Eraslan, şu tavsiyelerde bulundu:'Yasa dışı bahis siteleri büyük miktarlarda paraları çekmeye izin vermeyecektir ve yasa dışı bir durumun içinde olduğunuzdan dolayı onları dava etme gibi bir şansınız da yoktur. Dolayısıyla herhangi bir kumar, bahis ve benzeri sitelerin hepsinden uzak durulmalıdır. Ayrıca bu sitelerdeki reklam panellerinin çoğu zararlı yazılım içermektedir, bu da demektir ki virüs yazılımı güncel tutulmalıdır.'Eraslan, yasa dışı bahis sitelerinin kullanıcıların hesabından para çekerken paravan işletmelerin ismini kullandığını vurgulayarak '2 Faktörlü Doğrulama ve 3D Secure sistemleri ile banka hesabınızı bağladığınızda sizden habersiz hiçbir şekilde hesabınızdan para çıkışı olmaz. Bu önlemler uygulanmalı ve alışveriş yapılmayan herhangi bir yerden telefona bildirim geldiğinde hemen kontrol edilmeli, alışverişi yapan siz değilseniz işlem iptal edilmelidir. Özellikle çocuklar yayın izleyecekler ise onaylanmış ve yasadışı bahis karşıtı kuralları olan yayın platformlarını kullanmaları sağlanmalıdır.'
Valilikten, Boğaziçi Üniversitesi Önünde Kabe Fotoğrafının Yere Serilmesi Olayına İlişkin Açıklama:
İSTANBUL (AA) - İstanbul Valiliği, Boğaziçi Üniversitesi önünde Kabe fotoğrafının yere serilmesine ilişkin soruşturmada gözaltına alınan 4 şüphelinin işlemlerinin devam ettiğini, 2 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Valilikten yapılan açıklamada, Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüste dün Rektörlük binası karşısına 'Kabe üzerine şahmeran temalı figür ve LGBT-İ bayrak teması' içeren resim asıldığının tespit edildiği anımsatıldı. Açıklamada, 'İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerimizce 'Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılamak' fiilini işleyen şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalarda; D.D, S.N.B, H.K, R.Ö ve S.C.U isimli şüpheliler gözaltına alınmış, diğer (2) şüphelinin yakalanması çalışmaları devam etmektedir.' denildi. Cumhuriyet Başsavcılığı kararıyla Boğaziçi Üniversitesi Güzel Sanatlar Kulübünde yapılan aramada, söz konusu resmin asıldığı taşınabilir sunta pano ve çeşitli eylemlerde kullanılan afiş ve pankartlar bulunduğu kaydedilen açıklamada, 'Bununla beraber Boğaziçi Üniversitesi LGBTi+ Kulübünde yapılan aramada; PKK terör örgütü amblemli ve propaganda içerikli yasaklanmış bir kitap, LGBTİ bayrakları ile eylemlerde kullanılan çeşitli afiş ve pankartlar ele geçirilmiştir. Savcılık talimatıyla (R.Ö) adlı şahıs serbest bırakılmış, diğer şüphelilerle ilgili işlemler devam etmektedir.' bilgisi verildi. Açıklamada, 'İslam Dininin mukaddes mekanı ve Müslümanların kıblesi Kabe-i Muazzamaya yönelik bu çirkin saldırıyı esefle kınıyoruz.' ifadesi kullanıldı.
Konya Ve Çevre İllerde Sokağa Çıkma Kısıtlaması Sonrası Sessizlik Hakim Oldu
KONYA (AA) - Türkiye genelinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle, Konya, Karaman, Aksaray ve Afyonkarahisar'da cadde ve meydanlar boş kaldı.Konya'da kısıtlamayla, normal zamanlarda vatandaşların yoğunluk oluşturduğu Mevlana ve Zafer meydanları, Alaaddin Bulvarı ve Kule civarında sakinlik devam ediyor. Vatandaşların sadece market ihtiyaçlarını gidermek için dışarı çıktığı kentte, polis ekipleri belli noktalarda denetim gerçekleştiriyor. KaramanKaraman'da kısıtlamanın başlamasıyla cadde ve sokaklarda sessizlik sürüyor.Aktekke Kent Meydanı, Atatürk Bulvarı, İsmet Paşa ve İstasyon caddeleri boş kaldı.Polis ekipleri belli noktalarda uygulama yaparken, vatandaşların yürüme mesafesindeki bakkal ve marketlere gitmelerine izin veriliyor.AksarayAksaray'da ise sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle cadde, sokak ve meydanlarda sessizlik hakim.Kentin en işlek adreslerinden 15 Temmuz Milli İrade Meydanı başta olmak üzere Ankara ve Kafeler Caddesi boş kaldı.Polis, zabıta ekipleri ve mahalle bekçileri, kent genelinde denetimlerini sürdürüyor.AfyonkarahisarAfyonkarahisar'da da Kent Meydanı, Yeşilyol, Ambaryolu ve Ordu Bulvarı başta olmak üzere kentin işlek yerlerinde sessizlik hakim oldu.Cadde ve sokaklarda sadece kısıtlama dışındaki çalışanların bulunduğu kentte, polis ve jandarma ekipleri de sorumluluk alanlarında uygulama ve izin belgesi denetimi yaptı.
Manisa'da Spil Dağı'ndaki Yaban Hayvanlarına Yem Bırakıldı
MANİSA (AA) - Manisa'nın yüksek kesimlerinde etkili olan kar yağışı sonrası beyaza bürünen Spil Dağı Milli Parkı'nda yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanlarına yem bırakıldı. Doğa Koruma ve Milli Parklar 4. Bölge Müdürlüğü ekipleri, yiyecek kaynakları sınırlanan hayvanlar için parkın çeşitli noktalarına yaklaşık 300 kilogram yonca, 100 kilogram kuş yemi ve 400 ekmek bıraktı.Yemlemenin ardından, çok sayıda yılkı atının yonca balyalarının bırakıldığı noktalarda toplandığı görüldü. Spil Dağı Milli Parkı Müdürü Halil Ernalçacı, gazetecilere yaptığı açıklamada, geçmişte kar yağışı sonrası yem bulmakta zorluk çeken yaban hayvanlarının şehre inmek zorunda kaldığını, bunun da riskli olduğunu ifade etti.Kentin giderek büyümesiyle yaban hayvanları için yaşam alanının Milli Park sınırları içinde kaldığına işaret eden Ernalçacı, şu bilgileri verdi:'Manisa ve İzmir arasında kalan Spil Dağı Milli Parkı'nda 400-500 civarındaki yılkı atı, çetin kış şartlarında gıdaya ihtiyaç duyuyor. Bizler de ocak ve şubat aylarında düzenli yemleme yapıyoruz. Amacımız, yaban hayatını bizden sonraki nesillere bol çeşit ve sağlıkla ulaştırmak.​​​​​​​ Hava şartları böyle devam ettiği sürece yemlemelerimiz devam edecek.'
Reklam
Giresun Merkezli 3 İlde Tefecilik Operasyonu
GİRESUN (AA) - Giresun merkezli Ankara ve İstanbul'da düzenlenen tefecilik operasyonunda gözaltına alınan 5 kişiden biri tutuklandı. Giresun Jandarma Komutanlığı ekiplerince Bulancak ilçesinde A.K, Ö.K.T, K.B, A.K.B. ve H.İ.T. tarafından örgütlü tefecilik suçu işlendiği belirlendi.Ekipler, soruşturma kapsamında şüphelilerin yakalanması için Giresun merkez, Bulancak ve Espiye ilçeleri ile Ankara ve İstanbul'da operasyon düzenledi.Eş zamanlı 5 adrese düzenlenen operasyonda, A.K, Ö.K.T, K.B, A.K.B. ve H.İ.T. gözaltına alındı. Aramalar sırasında 12 dekont, 31 ödeme alma talimatı, 32 satış sözleşmesi, vekaletname, tapu, çek defteri, 5 cep telefonu ve ruhsatsız av tüfeği ele geçirildi.Jandarmadaki işlemlerin ardından Bulancak Adliyesine sevk edilen şüphelilerden A.K. tutuklandı. Ö.K.T, K.B, A.K.B. ve H.İ.T. adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
En İçten ve Özel Günaydın Mesajları! Arkadaşa ve Sevgiliye Atabileceğiniz En Farklı Günaydın Mesajları...
Güne uyanmak hayata uyanmak da değil midir aslında? Hayata her uyandığımızda duyduğumuz o ilk cümleler peki... Düşünün ki uyandınız ve evde hiç ses yok, ailenizden gelen o günaydınlar yok. Sonra telefona yöneldiniz mesajda yok, ne bir sevgili atmış günaydın mesajı ne bir arkadaş. Çok yalnız ve hüzünlü değil mi? İşte böyle durumlar yaşanmasın, kimse yalnız hissetmesin, herkes sabaha sevgiyle ve mutlu başlasın diye en güzel ve en farklı günaydın mesajlarını biz sizin için özenle seçtik. İşte en özel sevgi dolu günaydın mesajları...
Reklam
Eşinin Kaynar Suyla Haşladığı Kadın: 'Kızım Beni Hatırlamıyor, 'Abla' Diyor'
Konya'da, sabah kahvaltı için uyandırdığı eşi Ali Ay'ın, 1,5 yaşındaki kızı Eylül ile birlikte üzerlerine sıcak su dökerek haşladığı Rukiye Ay, ''Kızım yaşadığı travma ve benim bir süre hastanede kalmam nedeniyle beni unutmuş. Bana 'abla' diyor. Yanık nedeniyle vücudumdaki acımın yanında kızımın beni hatırlamaması daha çok acı' dedi.
Doğu Karadeniz'de 3 İlde Kar Etkisini Sürdürüyor
RİZE (AA) - Rize, Gümüşhane ve Bayburt'ta kar yağışı devam ediyor.Rize'de yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı nedeniyle ulaşımda aksamalar yaşanıyor.Kentte aralıklarla devam eden yağış nedeniyle İkizdere'de 20, Çamlıhemşin'de 7, Çayeli'de 3, Ardeşen ve Hemşin'de ise 1'er olmak üzere 32 köye ulaşım sağlanamıyor.İl Özel İdare ekipleri, 27 iş makinesi yardımıyla köy yollarının ulaşıma açılması için 32 personelle çalışmalarını sürdürüyor.GümüşhaneGümüşhane'de dün etkili olan kar yağışı sonrası 154 köye ulaşım sağlanamıyor.Kentte özellikle kar kalınlığının 30 santimetreyi aştığı yüksek kesimlerde yağış yaşamı olumsuz etkiliyor. Kar nedeniyle merkez ilçede 50, Kelkit'te 40, Şiran'da 40, Torul'da 18 ve Köse'de 6 köy yolu ulaşıma kapandı.İl Özel İdaresi ekipleri kapalı köy yollarının ulaşıma açılması için çalışmalarına devam ediyor.BayburtBayburt'ta belediye ve karayolları ekipleri, ulaşımda aksama yaşanmaması için iş makineleriyle kar küreme ve tuzlama çalışması yaptı.Bayburt-Erzurum arasındaki Kop Dağı ve Bayburt-Gümüşhane arasındaki Vauk Dağı geçitlerinde de buzlanma meydana geldi. Yetkililer, bu yolları kullanacak sürücülere dikkatli olmaları ve zincirsiz yola çıkmamaları uyarısında bulundu.İl Özel İdare ekipleri ise köy yollarında kar temizleme çalışması gerçekleştiriyor.
Siirt'te Ekipler, Kar Kalınlığının 2 Metreyi Bulduğu Bölgelerde Yolları Açık Tutmaya Çalışıyor
SİİRT (AA) - Siirt İl Özel İdaresi ekipleri, Pervari ve Şirvan ilçelerinde, karla mücadele çalışmalarını sürdürerek vatandaşların mağdur olmaması için yolları açık tutmaya çalışıyor. Şirvan'da 11, Pervari'de 9 personelden oluşan ekip, kalınlığı, kırsalda 1, Pervari Geçittepe bölgesinde 1,5, tipinin olduğu yerlerde ise 2 metreyi bulan karla mücadele çalışmalarını gece gündüz sürdürüyor.Vatandaşların mağdur olmaması ve hastaların zamanında hastanelere yetiştirilmesi için günlerce şantiyede kalarak hizmet veren ekipler, kar esareti yaşayan vatandaşlara yardımcı oluyor. 'Ailemizden uzakta, 45 gündür karla mücadele çalışması yapıyoruz'Pervari şantiye şefi ve kepçe operatörü Celal Gider, AA muhabirine yaptığı açıklamada, günde bazen 18 saate kadar çalıştıklarını söyledi.İlçede 9 iş makinesiyle karla mücadele çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Gider, 'Şu an Doğanköy yolundayız. Doğanköy'ün içinde 1,5 metre, kırsal ve yüksek kesimde daha fazla kar var.' dedi.Açtıkları yolların gün içinde yeniden kapandığını, bu nedenle mücadeleyi aralıksız sürdürdüklerini dile getiren Gider, tipi nedeniyle Geçittepe'de sürekli araç bulundurmak zorunda kaldıklarını belirtti.Gider, 'Önlem almazsak hastalar yolda kalıyor. Bu hafta 3 günde 6 hasta kurtardık. Havalar güneşli olduğu halde yollarımız tipiden kapanıyor. Diğer ekip arkadaşlarımla ailemizden uzakta, 45 gündür Pervari bölgesinde karla mücadele çalışması yapıyoruz. Diğer ekip arkadaşlarımızdan kimisi 1 ay, kimisi 20 gündür ailelerinden uzakta karla mücadele çalışmaları yürütüyor.' diye konuştu. 'Bazı yolları günde iki kez açmak zorunda kalıyoruz'Kepçe operatörü Şükrü Dayanan da görevli oldukları Şirvan'da 10 iş makinesiyle kardan kapanan yolları açtıklarını söyledi.Tipiyle de mücadele etmek zorunda kaldıklarını, yaptıkları işin zorluğuna rağmen vatandaşlara yardım etmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Dayanan, şunları kaydetti:'Maden ve Otluk köyleri ile Benekli mezrasında kar ve tipiden kapanan yolları açıyoruz. Açığımız yollar gün içinde kapanıyor. Bazı yolları günde iki kez açmak zorunda kalıyoruz. Yüksek rakımlı bölgede durum daha da zorlaşıyor. Benekli mezrası yolunu 2 defa açmamıza rağmen tipiden yine kapanıyor. Köylerde hasta olduğu için kapanan yolu tekrar açmaya çalıştık.'
Reklam
Afganistan'da Patlamada 3 Sivil Öldü
KABİL (AA) - Afganistan'ın güneyindeki Kandahar vilayetinde meydana gelen patlamada 3 sivil hayatını kaybetti.Kandahar Emniyet Müdürlüğü sözcüsü Cemal Nasır Barikzey, basına yaptığı açıklamada, Kandahar'ın Pancvai ilçesinin Salihan köyünde yol kenarına yerleştirilen bombanın patladığını söyledi.Barikzey, patlamada 3 sivilin yaşamını yitirdiğini belirtti.Bombanın, bölgeye Taliban militanları tarafından yerleştirildiği iddia edildi.Diğer yandan Afganistan hükümeti, geçtiğimiz günlerde Taliban ile Afganlar arası müzakerelerin başlamasıyla şiddet olaylarının arttığını açıklamıştı.
Uludağ'da Geç Açılan Kış Sezonunda Yarıyıl Tatili Yoğunluğu Yaşanıyor
BURSA (AA) - MUSTAFA YILMAZ - Kış turizminin önemli merkezlerinden Uludağ, bu yıl geç açılan sezonda yarıyıl tatiliyle hareketlenmeye başladı.Kış turizmi denilince ilk akla gelen yerlerden Marmara Bölgesi'nin en yüksek noktası Uludağ, Bursa ve İstanbul gibi yakın şehirlerin yanı sıra ülkenin dört bir yanından ve yurt dışından her yıl binlerce ziyaretçi ağırlıyor.Bünyesinde 17 otel bulunduran ve 300 metre ila bin 980 metre uzunluklarında 20 kayak pistinin yer aldığı Uludağ'da, geç gelse de yoğun yağan kar, işletmecileri bir nebze de olsa sevindirdi.Kar kalınlığının 80 santimetreye ulaştığı Uludağ, yarıyıl tatilinin de gelmesiyle ziyaretçi yoğunluğu yaşamaya başladı.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında denetimlerin sıkılaştırıldığı Uludağ, daha çok ziyaretçi almayı bekliyor.'Yarıyıl tatiliyle yoğunluk artmaya başladı'Kayak merkezi işletmecisi Mustafa Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, otel ve işletmelerde doluluğun yüzde 60-70'leri aştığını, sezonun iyi tamamlanacağını umduklarını söyledi.Sezonun geç açıldığını anımsatan Özdemir, 'Sezon ocak ortalarında ancak açıldı. Bir de salgın olunca işletmeciler olarak beklediğimiz ziyaretçi sayısına ulaşamadık. Yarıyıl tatiliyle birlikte yoğunluk artmaya başladı.' diye konuştu.Sıkıntılı geçen günleri aşmaya başladıklarını aktaran Özdemir, şunları söyledi:'Pandemiye yönelik tedbirlere ve kurallara tam uyuyoruz. Maskesiz müşteri alınmıyor, sosyal mesafe kuralarına göre, kafe ve sosyal ortamlarda oturmak yasak. Mart girdiği zaman kayakçı kendisini yaza ayarlıyor. Bu sene için sıkıntılı geçen süreç daha iyi olacak inşallah, buna da şükür. Kuralları eksiksiz uyguluyoruz, tedbirlere uymayan müşterileri bazen kabul etmiyoruz. Önemli olan buraya gelen misafirlerimizin sağlığı, tedbirlere onlar da dikkat ediyor biz de dikkat ediyoruz.'Oteller bölgesinde ilgili kurumlar tarafından denetimlerin yoğun şekilde yapıldığına dikkati çeken Özdemir, kurallara uymayan işletmelere ise cezai işlem uygulandığını sözlerine ekledi.
"Karatepe Kilimleri" Coğrafi İşaret Alma Yolunda
OSMANİYE (AA) - Osmaniye'nin Kadirli ilçesine bağlı Karatepe köyünde, kadınların geleneksel yöntemlerle dokuduğu kilimlerin coğrafi işaretle tescillenmesi için başvuru yapıldı.Karatepe Kilimleri Kooperatifi Başkanı Yüksel Cafri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kilimlerin coğrafi işaret belgeli olarak tescillenmesi amacıyla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Kadirli Ticaret Borsası ile Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) başvurduklarını söyledi.Koyun yününden elde edilen ve kök boyayla renklendirilen ipliklerle dokunan Karatepe kiliminin, coğrafi işaret belgesi almasıyla değerinin daha da artacağını ifade eden Cafri, şöyle devam etti:'Osmaniye, Kadirli ve çevre köylerde kilim dokuyarak yüzlerce insan ekmek parası kazanıyor. Tescil belgesi, Karatepe kilimlerinin marka değerini ortaya çıkaracak. Burası cazibe merkezi haline gelecek. Turistler daha fazla ilgi gösterecek. Kök boya, yün ve kilim dokumada kaliteyi biraz daha arttıracağız. Bu şekilde ülke ve bölge ekonomisine daha fazla katkı sunacağız.'
Reklam
İçişleri Bakanlığınca "Hibrit Tehdit Hibrit Terörizm-PKK, Deaş, Fetö" Raporu Hazırlandı
ANKARA (AA) - ORHAN ONUR GEMİCİ - İçişleri Bakanlığınca hazırlanan 'Hibrit Tehdit Hibrit Terörizm-PKK, DEAŞ, FETÖ' raporunda, hibrit terör stratejisini benimseyen terör örgütleri PKK, DEAŞ ve FETÖ'ye karşı mücadelede klasik taktiklerin yeterli olmayacağı belirtilerek, bunlarla mücadelenin 3 ayaklı bir stratejiye dayanmasının önemi vurgulandı.İç Güvenlik Stratejileri Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda hazırlanan raporda, terör örgütleri PKK, DEAŞ ve FETÖ'nün kısa tarihçeleri, amaç ve hedefleri, ideolojileri ile silahlı ve silahlı olmayan kapasiteleri anlatıldı.Hibrit tehdit kavramının, stratejik hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla birden fazla yöntemi eş güdümlü kullanan aktörleri tarif etmek için kullanıldığı belirtilen raporda, konvansiyonel silah ve taktikler, gayri nizami harp teknikleri, terörizm, organize suç faaliyetleri, bilgi savaşı ve propaganda, ekonomik savaş yöntemleri, siber saldırı ve sabotajların hibrit çatışma stratejisinin en önemli bileşenleri olduğu sıralandı.Raporda, Türkiye'nin son yıllarda hibrit terör modelini uygulayan PKK, DEAŞ ve FETÖ ile eş zamanlı mücadele ettiği, bu örgütlerin, terörist faaliyetlerinin yanı sıra farklı yöntemleri kullanarak devlet otoritesini sarsmayı ve yıkıcı bir etki meydana getirmeyi amaçladıkları kaydedildi.Teröristlerin tarih boyunca ana stratejileri olan terörizmi, farklı araçlarla destekleme yoluna gittiğine işaret edilen raporda, başarısız devletlerin sayısının artmasına paralel olarak teröristlerin kabiliyetlerinin gelişmesi, bilgi ve iletişim teknolojilerindeki devrimler ve kitlelerin desteğinin çatışmalardaki belirleyiciliğinin artmasının, hibrit terör modelinin yarattığı tehlikeyi artırdığı vurgulandı.3 ayaklı strateji vurgusuRaporda, şu ifadelere yer verildi:'Hibrit terör örgütleriyle yapılan mücadelede klasik terörizmle mücadele taktiklerinin yeterli gelmeyeceği açıktır. Hibrit terör örgütlerine karşı yürütülen mücadelenin de hibrit bir karaktere sahip olması gerekmektedir. Hibrit terör örgütlerinin yapısı incelendiğinde onlara karşı verilen mücadelenin 3 ayaklı bir stratejiye dayanması gerektiği gözlenmiştir. Birincisi, tehdit biçimlerini konvansiyonel, gayri nizami ya da terörist diye birbirinden kesin bir şekilde ayıran bürokratik kurumlarda hibrit tehdit modeline dair bir farkındalık meydana getirmektir. İkincisi, hibrit tehditlerin faaliyet alanlarının tespit edilmesi ve bu alanda karşılaşılması muhtemel tehditler karşısında devletin mevcut kapasitesinin güçlendirilmesi gerekmektedir. Üçüncüsü ise ulusal sınırları aşan bir tehdit biçimi olan hibrit tehditler karşısında uluslararası iş birliği tesis etmektir.'Güvenlik bürokrasisinin konuya ilişkin farkındalığını güçlendirmek amacıyla ilgili kurumların personeline eğitimler vermesinin önemine değinilen raporda, terörle mücadele eden kurumlar arasında güçlü ve etkin bir koordinasyonun da gerekliliğine dikkati çekildi.Hibrit teröre karşı devlet kapasitesi nasıl güçlendirilmeli?Raporda, devlet kapasitesinin güçlendirilmesine ilişkin atılması gereken adımlardan bazıları ise şöyle sıralandı:'Hibrit terör örgütlerinin ortaya çıkmasına ve güçlenmesine zemin hazırlayan en önemli aktörün, otorite boşluğu olduğunun bilinciyle kamu düzeni ve güvenliğine yönelik etkin ve sahada var olan bir güvenlik politikası yürütmek. Hibrit terör örgütlerini ve onları destekleyen devletleri caydırma gücüne sahip konvansiyonel bir orduya sahip olmak. Hibrit teröristlerin gayrı nizami harp tekniklerine başvurma ihtimalini dikkate alarak paramiliter gruplara karşı mücadele etme vasfına sahip güvenlik birimlerine sahip olmak. Teröristlerin algı yönetimi, psikolojik savaş, kara propaganda ve dezenformasyon girişimlerine anında gerçeklerle yanıt vermek. Kritik alt yapıların fiziksel ve siber tehditlerden korunmasına ilişkin strateji yürütmek.'PKKRaporda, Türkiye'nin uzun yıllardır mücadele ettiği bölücü terör örgütü PKK'nın, bir yandan terör eylemlerini sürdürürken diğer yandan da PYD aracılığıyla aldığı uluslararası destek sayesinde tanksavar füzesi, roketatar ve gece görüş sistemleri gibi ağır silah ve mühimmatlar temin ederek konvansiyonel kapasitesini güçlendirdiğine dikkati çekildi.PKK'nın az sayıda örgüt mensubundan oluşan küçük birliklerle gayrı nizami harp taktiklerine başvurduğu, yurt içi ve dışında askeri noktaları hedef aldığı belirtilen raporda, örgütün uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere çok sayıda yasa dışı ticari faaliyet yürüttüğü de kaydedildi.Terör örgütünün askeri olmayan yöntemlerden siber saldırıları da yoğun şekilde kullandığı bildirilen raporda, kara propaganda faaliyetlerinin de örgütün başvurduğu taktikler arasında yer aldığı bildirildi.Türkiye'nin düzenlediği harekatlarla, PKK'nın Suriye'nin kuzeyinde terör koridoru oluşturmasına izin vermediğine ve örgütün hibrit terör kapasitesinin zayıflatıldığına işaret edilen raporda, 'Hibrit bir strateji uygulayan PKK'nın, klasik bir terör örgütü olarak nitelendirilmesinin eksik bir değerlendirme olacağı ve Türkiye'nin PKK terörüyle mücadele kapasitesini azaltacağı değerlendirilmektedir.' ifadesi yer aldı.DEAŞTerör örgütü DEAŞ'ın, bir yandan konvansiyonel kapasitesini güçlendirerek düzenli bir ordu gibi hareket etmeye başladığı diğer yandan ise düzensiz savaş taktiklerini kullandığı belirtilen raporda, örgütün petrol kaçakçılığı gibi organize suç faaliyetlerinde bulunduğu, eleman temini ve kitleleri etkilemek için propaganda yaptığı ve siber saldırılar gerçekleştirdiği anlatıldı.Raporda, Suriye ve Irak'ta önemli kazanımlar elde eden DEAŞ'ın, Türkiye, ABD ve Rusya gibi devletlerin sahada aktif askeri varlık göstermeleriyle hibrit terör stratejisini uygulama yeteneğini büyük ölçüde kaybettiği ve kuruluşunda benimsediği terörist taktiklere geri dönmek zorunda kaldığı kaydedildi.DEAŞ'ın kendisine karşı en fazla mücadele gösteren Türkiye'yi defalarca hedef aldığı anımsatılan raporda, Türkiye'nin yakın gelecekte bu örgüt tarafından yeniden hedef alınabileceği, bu bakımdan örgütün hibrit terör stratejisine yönelik tedbirlerin alınmasının elzem olduğu uyarısında bulunuldu.FETÖRaporda, FETÖ'nün de hibrit terör stratejisi benimsediğine işaret edilerek, örgütün kamu kurumlarına sızma, casusluk, sahip olduğu medya organları aracılığıyla dezenformasyon yapma, siber saldırı ve organize suç eylemlerinden finansman elde etme gibi faaliyetlerde bulunduğu belirtildi.Türkiye'de 17-25 Aralık 2013 itibarıyla FETÖ'ye karşı topyekun bir mücadele başlatıldığı hatırlatılan raporda, özellikle 15 Temmuz darbe girişiminin ardından elemanlarının kamu kurumlarından temizlenmeye başlamasıyla örgütün eylem kabiliyetinin zayıflatıldığı ifade edildi.Raporda, 'Her şeye rağmen Türkiye aleyhtarı faaliyetleri sürdürmeye devam eden FETÖ'nün, hibrit terör stratejisinin kavranması ve örgütün gelecekte izlemesi muhtemel hibrit stratejilere ilişkin şimdiden tedbir alınmasının faydalı olacağı değerlendirilmektedir.' görüşüne yer verildi.
Gaziantep'te Otomobilden Hırsızlık İddiasıyla Yakalanan 2 Zanlıdan 1'İ Tutuklandı
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'in Nizip ilçesinde otomobilden hırsızlık yaptığı iddiasıyla gözaltına alınan 2 şüpheliden 1'i tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Eyüp Sultan Mahallesi'nde otomobil içerisinden hırsızlık yapılmasıyla ilgili çalışma başlattı.Bu kapsamda çok sayıdaki güvenlik kamerası kaydını inceleyen ekipler, birçok suç kaydı bulunan A.K. ile C.O'yu yakaladı.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen A.K. tutuklandı, C.O. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Öte yandan, hırsızlık anı güvenlik kameralarınca kaydedildi. Görüntülerde, şüphelilerin bir otomobile girip, araçtan çaldıkları hoparlörle koşarak kaçmaları yer alıyor.
Reklam
Son 10 Yılda Afetlerin Yüzde 83'Ü Hava Ve İklim Bağlantılı Şiddetli Olaylardan Kaynaklandı
ANKARA (AA) - YILDIZ NEVİN GÜNDOĞMUŞ - Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, son 10 yılda doğal tehlikelerin tetiklediği tüm afetlerin yüzde 83'ünün sel, fırtına ve sıcak hava dalgaları gibi hava ve iklim bağlantılı olaylardan kaynaklandığını bildirdi.Özmen, AA muhabirine yaptığı açıklamada afetlerin, 'toplumun tamamı veya belli kesimleri için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal hayatı ve insan faaliyetlerini durduran veya kesintiye uğratan, etkilenen toplumun baş etme kapasitesinin yeterli olmadığı doğa, teknoloji ve insan kaynaklı olay' şeklinde tanımlandığını belirtti.Afetin bir olayın kendisi değil, doğurduğu sonuç olduğuna dikkati çeken Özmen, 'Bu tanıma göre biyolojik, jeolojik, hidrolojik, meteorolojik ve iklimsel karakterli ve hasara neden olan ve insan faaliyetlerini durduran veya kesintiye uğratan olaylar birer doğa kaynaklı afettir. İklim değişikliği etkisiyle sel, kütle hareketleri (kaya düşmesi, heyelan-toprak kayması, çığ), fırtına, aşırı sıcak ve aşırı soğuk havalar, dolu, kuraklık-çölleşme ve orman yangını gibi afetler meydana gelebiliyor.' diye konuştu.'Son 10 yılda 2 bin 355 iklim kaynaklı aşırı hava felaketi yaşandı'Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu tarafından yayımlanan Dünya Afet Raporu'ndaki dünya genelinde meydana gelen son 20 yıllık afet verilerini değerlendiren Özmen, şöyle devam etti:'2000-2010 ve 2010-2020 yılları arasında meydana gelen afetlere göre, iklim değişikliğinin bir sonucu olarak hidro meteorolojik ve klimatolojik doğa kaynaklı afetlerin sayısında ve şiddetinde önemli artışlar olduğunu görülüyor. Son 10 yılda, doğal tehlikelerin tetiklediği tüm afetlerin yüzde 83'ünün sel, fırtına ve sıcak hava dalgaları gibi hava ve iklim bağlantılı şiddetli olaylardan kaynaklandığı tespit edildi. Son 10 yılda 2 bin 355 iklim kaynaklı aşırı hava felaketi yaşandı. Hava ve iklim bağlantılı afetlerden de 410 binden fazla insan hayatını kaybetti.'2000-2010 ve 2010-2020 yılında meydana gelen afetleri kıyaslayınca sel nedeniyle meydana gelen afetlerin sayısında yüzde 44, fırtına nedeniyle meydana gelen afetlerin sayısında yüzde 28 artış olduğu bilgisini veren Özmen, aşırı sıcaklık nedeniyle meydana gelen afetlerin sayısında ise yüzde 6, kuraklık nedeniyle meydana gelen afetlerin sayısında yüzde 5 ve orman yangınları nedeniyle meydana gelen afetlerin sayısında yüzde 3 artış olduğunun görüldüğünü kaydetti.'Ortak bir eylem gerçekleştirilemezse bizi gezegenimizde zor yıllar bekleyecek'Özmen, Dünya Afet Raporunda iklim ve hava bağlantılı afetlerin sayısının ve tüm afetler içindeki oranının zaman içinde nasıl arttığının somut verilerle ortaya konulduğuna dikkati çekerek, 'Eğer gerekli önlemler alınmazsa iklim değişikliği nedeniyle afet sayısı ve afetten etkilenecek insan sayısı önümüzdeki yıllarda da artacaktır. İklim değişikliğine uyum ve risk azaltma konularına odaklanmadığımız sürece de maalesef katlanarak artmaya devam edecektir.' dedi. Salgından, depremden daha büyük etkisi olma olasılığı taşıyan küresel ısınma ve iklim değişikliği krizinin her geçen gün büyüdüğünü dile getiren Özmen, '2020 yılında birçok afet meydana geldi ve bunun çok büyük bir bölümü, iklim değişikliği kaynaklı. Bütün çalışmalar iklim değişikliği kaynaklı afetlerin tüm afetlere olan oranın her geçen yıl daha da artacağını gösteriyor. Küresel olarak buna karşı ortak bir eylem gerçekleştirilemezse bizi gezegenimizde çok zor yıllar bekleyecek.' diye konuştu.'Hepimiz üzerimize düşenleri yapmalıyız'İklim değişikliği ve küresel ısınmanın Türkiye'de de her geçen yıl etkisini daha fazla hissettirdiğine işaret eden Özmen, şunları kaydetti:'Özellikle artan kuraklık, sel, aşırı sıcaklar, dolu, hortum, orman yangını, çığ gibi afetler hem kentlerimizdeki yaşamın hem tarımsal üretimin hem alt yapı sistemlerinin hem de üretim zincirlerinin aksamına neden olarak milyarlarca dolarlık hasarlara neden oluyor. Bu artışlardan en az şekilde etkilenmek için iklim değişikliğine uyum sağlanmalıdır. Yani iklim değişikliğinin zararlı etkilerinin önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması ve bu konuda ülkemizdeki mevcut durumun ortaya konulması, gözden geçirilmesi suretiyle uygun politikaların geliştirilmesi ve uygulanması gerekir. İklim değişikliğini tersine çevirmek, iklim kaynaklı afetlerin sayılarını, artırdığı can kayıplarını ve hasarları azaltmak için var gücümüzle çalışmalı ve hepimiz üzerimize düşenleri yapmalıyız.'
Ak Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş'tan Boğaziçi Üniversitesi Önünde Kabe Fotoğrafının Yere Serilmesine Tepki:
ANKARA (AA) - AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Boğaziçi Üniversitesinde Kabe'ye karşı yapılan ahlaksızlığın sorumlularının hukuken hesap vereceklerini belirtti. Kurtulmuş, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, 'Boğaziçi Üniversitesi içerisinde Müslümanlara karşı nefret suçu işleyen sapkın provokatörleri şiddetle lanetliyorum. İslam düşmanlarına milletimiz asla fırsat vermeyecektir. Müslümanların kıblesi Kabe'mize karşı yapılan bu ahlaksızlığın sorumluları hukuken hesap vereceklerdir.' ifadelerine yer verdi.
Pakistan'ın Kültür Başkenti: Lahor
LAHOR (AA) - MUHAMMET NAZIM TAŞCI - Pakistan’ın Pencap eyaletinin en büyük şehri Lahor, yönetim merkezi olmasının yanı sıra görkemli tarihi eserleri, baharatlı sokak yemekleri ve ünlü bahçeleriyle de ülkenin kültür başkenti olarak nitelendiriliyor. Pakistan'ın doğusunda Hindistan sınırında yer alan şehrin renkli kültürü, yerli ve yabancı turistlerin kente adeta akın etmesine yol açıyor. Şehrin modern yerleşim bölgelerinin dışında yer alan ve 'eski Lahor' olarak adlandırılan bölge, yoğun trafiği, üç tekerlekli taksi 'rikşa'ların korna sesleri ve yollarda gezen çeşitli çiftlik hayvanlarıyla farklı bir hareketliliğe sahip. Bununla birlikte şehrin tarihi dokusunu yansıtan eski Lahor, merkezinde bulunan Badşahi Camisi ve çevresindeki yapılar ile kente gelen ziyaretçiler için açık hava müzesini andırıyor.Baharatlı Pakistan yemekleriBadşahi Camisi’nin hemen yanında bulunan sokak yemekleriyle ünlü yeme içme caddesi, turistlerin en fazla uğradığı noktalarından biri.Renkli binaların önünde sıra sıra dizilen satıcılar, Lahor’un kendine has baharatlı yemeklerini turistlerin beğenisine sunuyor.Tavuk şiş 'tikka' başta olmak üzere tavuktan yapılan 'karahi', tavuk tava, keçi veya dana ayağından​​​​​​​ yapılan 'paya', nohuttan yapılan 'çannah' ve 'golgappa', betel ağacı yaprağının içerisine seylan kaşusu, hurma ve çeşitli soslar katılarak hazırlanan 'pan' gibi çeşit çeşit yemek ve atıştırmalıkları burada bulmak mümkün.Etli yiyeceklerin çoğu, 'roti', 'paratha' ve 'nan' gibi tandırda ya da sacda yapılan ekmeklerle tüketiliyor.Öte yandan, sütlü çay 'dut patti” ve içerisinde çeşitli kuruyemişlerin bulunduğu 'Keşmir çayı' da yine ziyaretçilerin beğenerek tükettiği sıcak içecekler arasında bulunuyor.100 bin kişilik Badşahi CamisiYeme içme sokağının hemen yanında yer alan Badşahi (Padişah) Camisi ise gerek şehrin gerekse ülkenin en önemli simgeleri arasında yer alıyor.1671’de Babür Devleti’nin sultanı Evrengzib döneminde inşasına başlanan cami, 1673’te tamamlandı.Sultan Evrengzib’in babası Şah Cihan tarafından yaptırılan ve bugün Hindistan sınırları içerisinde yer alan başkent Yeni Delhi’deki Cuma Camisi’nin mimarisine oldukça benzer bir yapıda olan Badşahi Camisi'nin 100 bin kişilik kapasitesi bulunuyor.Yeni Delhi’deki Cuma Camisi’nden kapasite ve kapladığı alan bakımıyla büyük olan Badşahi Camisi, Pakistan’ın başkenti İslamabad’daki 300 bin kişilik Faysal Camisi’nin ardından ülkenin en büyük 2’nci camisi unvanına sahip.Cami, 1993’te UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ne alındı.Lahor Kalesi ve ülkenin bağımsızlığını simgeleyen Pakistan Minaresi de yine caminin yakınında bulunuyor. Muhammed İkbal'in kabri caminin yanındaTarihi boyunca önemli ilim ve fikir insanlarına ev sahipliği yapan Lahor’da bu kişilere ait kabirler de bulunuyor.Gerek yazdığı eserlerle gerekse ülkenin bağımsızlık mücadelesindeki önemli rolüyle Pakistan’ın milli şairi unvanını alan Muhammed İkbal’in kabri, Badşahi Camisi’nin ana kapısının girişinde sol tarafta yer alıyor.Ziyaretçilerin sıklıkla uğradığı kabirde ise askerlerin nöbet tutması göze çarpıyor.Öte yandan, Hakikat Bilgisi (Keşfü’l Mahcub) isimli eseriyle tanınan sufi Hücviri, Delhi Sultanlığı'nın kurucusu Kutbuddin Aybek ve Babür Sultanı Cihangir Şah’ın kabirleri de yine Lahor’da bulunuyor. 16 hektarlık bahçeHint alt kıtasının çeşitli bölgelerinde aralarında Tac Mahal, Cuma Camisi ve Kızıl Kale'nin de bulunduğu önemli eserler bırakan Babür Sultanı Şah Cihan'ın Lahor'da 1641-1642 yılları arasında inşa ettirdiği Şalimar Bahçeleri de şehrin göze çarpan cazibe merkezlerinden biri.16 hektarlık alana yayılan bahçe 400'ün üzerinde çeşme, çeşit çeşit ağaç ve çiçekle bezenmiş durumda.Söz konusu eser 1981'de UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne dahil edildi.
Ysk, 17 Partinin Seçimlere Girme Yeterliliğine Sahip Olduğunu Belirledi
ANKARA (AA) - Yüksek Seçim Kurulu (YSK), seçimlere girme yeterliliğine sahip olan siyasi partileri belirledi.YSK'nın Resmi Gazete'de yayımlanan kararında, 298 sayılı 'Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun' ile 2820 sayılı 'Siyasi Partiler Kanunu'nun ilgili maddelerine göre, 1 Ocak'tan en az 6 ay öncesi itibarıyla illerin en az yarısında teşkilat kurdukları ve büyük kongrelerini yaptıkları saptanan 17 siyasi partinin seçimlere katılma yeterliliği bulunduğu ifade edildi.Kararda bu partilerin Adalet ve Kalkınma Partisi, Anavatan Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Büyük Birlik Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, Demokratik Sol Parti, Genç Parti, Halkların Demokratik Partisi, Hür Dava Partisi, İYİ Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, Muhafazakar Yükseliş Partisi, Saadet Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Vatan Partisi ve Yeniden Refah Partisi olduğu belirtildi.Kararda diğer partilerin ise genel kongre veya teşkilatlanma koşulunu taşımamaları nedeniyle 298 sayılı kanunun 14. maddesinin 11. bendi ile 2820 sayılı kanunun 36. maddesinde öngörülen nitelikleri kazanmadıklarının belirlendiği kaydedildi.
Reklam