onedio
Adıyaman'da 19 Ev Kovid-19 Tedbirleri Kapsamında Karantinaya Alındı
ADIYAMAN (AA) - Adıyaman'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında 19 evde karantina uygulaması başlatıldı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, kent merkezinde bazı kişilerin Kovid-19 test sonuçlarının pozitif çıkması üzerine İl Hıfzıssıhha Kurulu yeni karar aldı.Bu kapsamda farklı mahallelerdeki 19 evde karantina uygulaması başlatıldı.
Samsun Ve Çevre İllerde Sokağa Çıkma Kısıtlamasına Uyuluyor
SAMSUN (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele kapsamında uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle Samsun, Çorum, Tokat, Sinop, Amasya ve Kastamonu'da sessizlik hakim oldu. Samsun'da kentin en işlek noktalarından İstiklal, Gazi, Saathane ve Mecidiye caddeleri, Tarihi Taşhan etrafı ile Cumhuriyet Meydanı sokağa çıkma kısıtlamasının ardından sessizliğe büründü.İnsanların yoğun ilgi gösterdiği Atakum sahili, güzel havaya rağmen boş kaldı.ÇorumÇorum’da da kısıtlama dolayısıyla sessizlik hakim oldu. Hafta içi vatandaşların yoğunluk oluşturduğu Gazi, İnönü ve Bahabey caddeleri ile Kadeş ve Hürriyet meydanları kısıtlamayla ıssızlaştı. Vatandaşların kısıtlamaya büyük ölçüde uyduğunun gözlendiği kentte polis ekipleri denetim yapıyor. TokatTokat'ta, meydan ve caddeler sessizliğe büründü. Kentin işlek noktalarından Gaziosmanpaşa Bulvarı ve Cumhuriyet Meydanı, kısıtlama dolayısıyla sessizleşti.Polis ekipleri kentin değişik yerlerinde uygulama yaptı.SinopSinop'ta da kısıtlama nedeniyle kentin işlek cadde ve meydanları boş kaldı. Kent merkezinde Sakarya Caddesi ile Uğur Mumcu Meydanı'nda sakinlik hakim oldu. Emniyet ekipleri farklı noktalarda uygulama yaptı. Sinop Belediyesi ekipleri ile Hayvan Besleme Grubu üyeleri ise hayvanlar için cadde ve sokaklara mama bıraktı. Amasya ve Kastamonu'da da sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle cadde ve sokaklarda sessizlik hakim oldu.
Uzmanından, "Özel Gereksinimli Çocuklara Ve Ailelerine Hassas Yaklaşın" Uyarısı
ANTALYA (AA) - GÜLSEM ADAM - Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhat Nasıroğlu, özel gereksinimli çocuklara ve ailelerine hassas yaklaşılması gerektiğini belirterek, 'Yanlış ifadeler ve yaklaşımlar özel gereksinimli çocuklar ve ailelerini sosyal, eğitim ve sağlık hayatında ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakıyor.'dedi.Nasıroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir çocuğun özel gereksinimli olarak dünya gelmesinde büyük oranda genetik faktörlerin etkisi bulunduğunu söyledi. Buna rağmen toplumun yanlış yaklaşımı nedeniyle bu çocuklar ve ailelerinde kaygı düzeyinin artabildiğini aktaran Nasıroğlu, bu ailelere yönelik 'Çocuğuna nasıl sahip çıkamıyorsun, nasıl bir annesin' gibi sözlerin yanlış olduğunu dile getirdi.Anne ve babaların kendisini suçlu hissedebildiğini, bu durumun da doğrudan çocuğa yansıtıldığını anlatan Nasıroğlu, 'Özel gereksiminli çocuklar kendilerine yönelik olumsuz bakış açılarını hissedebiliyor. Yanlış yaklaşım çocuklarda ruhsal sorunlara yol açıyor. 'Bunlar anlamıyor zaten' gibi bir düşünceye girdiğimiz zaman çocuk gerçekten ötekileştirmiş oluyor. Bu çocuklara hassas yaklaşılmalı.' ifadelerini kullandı.'Engelli ve özürlü ifadelerinin çok kullanılmasını istemiyoruz'Nasıroğlu, özel gereksinimli çocuk ve ailelerinin suçluluk duygusuna itilmesinin doğru bir yaklaşım olmadığını belirterek, şöyle konuştu:'Bir çocuk farklı şekilde doğduğunda biz buna 'özel gereksinimli çocuk' ifadesini kullanıyoruz. Olumsuzluklar nedeniyle çocuk, okul ortamından uzaklaşmak isteyebiliyor. Yanlış ifadeler ve yaklaşımlar özel gereksinimli çocuklar ve ailelerini sosyal, eğitim ve sağlık hayatında ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakıyor. Çocuklar ve aileleri ciddi bir ötekileştirme ve damgalanmayla karşı karşıya kalabiliyor. Artık engelli ve özürlü ifadelerinin çok kullanılmasını istemiyoruz. Örneğin görmeyle ilgili sorunu varsa görme gereksinimli çocuk, işitmeyle ilgiliyse işitme gereksinimli denilebilir. Aileler ve çocuklar gerektiğinde uzmanlardan destek almalıdır.'
Elazığ Ve Şırnak'ta Kar Ve Tipi Nedeniyle 224 Yerleşim Yerine Ulaşım Sağlanamıyor
ELAZIĞ/ŞIRNAK (AA) - Elazığ ve Şırnak'ta kar ve tipi nedeniyle 224 köy ve mezranın yolu ulaşıma kapandı. Elazığ İl Özel İdaresi Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, merkez ve ilçelerde gece saatlerinden itibaren etkisini artıran kar ve tipi, yaşamı ve ulaşımı olumsuz etkiledi.Kar nedeniyle merkeze bağlı 20, ilçelerden Baskil'de 25, Ağın'da 5, Alacakaya'da 4, Arıcak'ta 3, Maden'de 16, Karakoçan'da 30, Keban'da 15, Kovancılar'da 15, Palu'da 20, Sivrice ilçesinde 45 köye ulaşım sağlanamıyor.Köy yollarının ulaşıma açılması için İl Özel İdaresi ekiplerinin çalışmaları devam ediyor.Şırnak Şırnak'ta da kar yağışı sonucu merkez ile Uludere ve Beytüşşebap ilçesinde 21 köy ve 5 mezra yolu ulaşıma kapandı.İl Özel İdare ve Karayolları kapalı köy yollarını açmak için çalışmalarını sürdürüyor.Kent merkezinde de dünden itibaren etkili olan kar yağışı nedeniyle belediye ekipleri iş makineleri ile ana arterleri kardan temizleyip kar küreme ve tuzlama çalışmaları yapıyor.Zincir takmayan araçlar yolda mahsur kaldı. Kar yağışı sonucu yolda kayan 1 minibüs, 2 ticari araç ve 4 otomobil refüjlere çarptı. İki sürücü hafif yaralandı, araçlarda hasar meydana geldi.
Ordu'da İtfaiye Eri, Mahsur Kaldığı Yerden Kurtarılan Buzağıyı Sırtında Taşıdı
ORDU (AA) - Ordu'nun Fatsa ilçesinde itfaiye eri, saplandığı balçıktan kurtarılan buzağıyı bir süre sırtında taşıdı.İlçede Bolaman Irmağı çevresinde otlayan buzağı, balçığa saplanarak mahsur kaldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına bağlı ekipler, buzağıyı bulunduğu yerden çıkardı.İtfaiye erlerinden biri de buzağıyı araca kadar sırtında taşıdı. Buzağı daha sonra sahibine teslim edildi.
Gine Körfezi'nde Kargo Gemisine Korsan Saldırı
İSTANBUL (AA) - Batı Afrika'nın Gine Körfezi açıklarında bir kargo gemisine korsan saldırı gerçekleştirildiği bildirildi.Denizcilik suçlarının haberleştirildiği 'Maritime Bulletin' adlı internet sitesinde yer alan habere göre, Gine Körfezi'nde bir kargo gemisine korsan saldırı düzenlendiği belirtildi.Togo açıklarında sabah saatlerinde saldırıya uğrayan geminin, ABD bayraklı olduğu açıklandı.Geminin Kanarya Adaları'ndan Nijerya'nın güneyindeki Lagos eyaletine hareket ettiği sırada saldırıya uğradığı ve rotasından çıktığı kaydedildi. Mürettebatın sağlık durumuyla ilgili henüz bilgi alınamadığı aktarıldı.Gine Körfezi, en çok mürettebatın kaçırıldığı bölgeGine Körfezi 2020'de korsanlar tarafından 'en çok gemi mürettebatının kaçırıldığı bölge' oldu.Geçen yıl korsanlar tarafından gerçekleştirilen 135 gemi personeli kaçırma olayının yüzde 95'i Gine Körfezi'nde yaşandı.Saldırıların dünya ekonomisine 818 milyon dolar zararı oldu.
Reklam
Ordu Valisi Sonel Traktör Kullanıp Kuzinede Ekmek Pişirdi
ORDU (AA) - Ordu Valisi Tuncay Sonel, Çaybaşı ilçesinde traktör sürdü, kuzinede ekmek pişirdi.Vali Sonel, Çaybaşı ilçesi ziyareti kapsamında Kaymakam Furkan Çakır'ı, Belediye Başkanı Hüseyin Semiz'i ve bazı kurumları ziyaret etti.İlçe merkezinde yapımı bitme aşamasına gelen ve bölgenin büyük camilerinden biri olan Merkez Yeni Camisi'nde incelemelerde bulunan Sonel, caminin mimari ve işlemeleriyle güzel bir görünümü olduğunu belirterek caminin yapımında emeği geçenlere teşekkür etti.Adanalı Vali Sonel'in bir esnafın traktörünü kullanması, güzel anların yaşanmasına neden oldu.Sonel, yetim ve öksüz çocuklara yazdığı mektuplara ilçeden cevap gönderen Yıldıran ve Sert ailelerinin çocuklarına evlerinde ziyaret gerçekleştirdi.Çocukların isteklerini yerine getiren Sonel, 'Yetim ve öksüz çocuklarımızın, engeli olan yavrularımızın, gençlerimizin yüzlerini güldürmek, onları sevindirmek, yaptığımız hizmetlerin en kıymetlisi, en anlamlısıdır. Bugün de Çaybaşı ilçemizde 4 yavrumuzun yüzündeki tebessümün sebebi olduk. Bizim için bundan büyük mutluluk yok. Onların yüreğine dokunmak bizim için her şeyden önemli.' dedi.Sonel, ziyaretleri sırasında bir evde kuzine sobasına konulan ekmeği pişirdi, ardından aile ve protokol üyelerine ikram etti.Şehit Jandarma Uzman Çavuş Çetin Ak'ın ailesini de ziyaret gerçekleştiren Sonel, esnaf ve ilçe sakinleriyle de sohbet etti.Vali Sonel, İkizce ilçesinde ise Kaymakam Mustafa Berat Kasımoğlu ile bir araya geldi. Hazırladıkları fındık filizinden örme sepet ve hediyelik eşya yapımı projesi hakkında bilgi veren Kasımoğlu, projenin hayata geçirilmesi için gerekli olan mali kaynak konusunda Sonel'den destek istedi.Sonel, yörenin kültürünü yaşatacak projeye gerekli desteği vereceklerini dile getirdi.İlçede bazı kurum ve kuruluşlara da ziyaretlerde bulunan Sonel, esnafa da bol ve bereketli kazanç dileklerini iletti. Sonel, seyyar satıcının tüm simitlerini de satın alarak ilçe sakinlerine ikram etti.Sonel, Özel Çağlayan Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde eğitim gören özel çocuklarla bir araya gelip onların isteklerini yerine getirdi.Vali Sonel'in Şehit Jandarma Komando Er Hüseyin Akar'ın evini ve kabrini ziyareti sırasında ise Kur'an-ı Kerim okundu, dua edildi.
Turizm Sektörü Temsilcileri "Aşı Pasaportu" Önerisini Değerlendirdi
ANTALYA (AA) - MUSTAFA KURT/HATİCE ÖZDEMİR TOSUN - Antalya turizminin önemli aktörleri, Avrupa Birliği'nin (AB) bazı ülkeleri tarafından gündeme getirilen 'aşı pasaportu' uygulamasına mesafeli yaklaşıyor.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı yapılan aşı ve önlemlerle bu yılı daha iyi geçirmeyi hedefleyen turizm sektörü, Avrupa'da bazı ülkelerin liderleri tarafından dillendirilmeye başlanan 'seyahat eden kişiler için aşı olduğunu kanıtlayan belge bulundurma şartını' tartışıyor.Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in, 'sınır ötesi seyahatlerde aşı pasaportunun zorunlu hale getirilmesi' önerisiyle gündeme getirilen konu, AB Komisyonunda da tartışmaya açıldı.Ancak Almanya'nın başını çektiği bazı ülkeler, Kovid-19 aşısı olmak istemeyen ya da henüz aşıya ulaşamamış kişilerin haklarının kısıtlanacağı gerekçesiyle, 'aşı pasaportuna' sıcak bakmadı.Dünya Sağlık Örgütü'nden yapılan açıklamada ise uluslararası seyahatlerde 'aşı pasaportu şartı' getirilmesinin tavsiye edilmediği bildirildi.Bu konuda ortak yaklaşım benimsemek için görüşmeler sürerken AB üyesi olmasa da Schengen Bölgesi'nin bir parçası olan İzlanda'da, uluslararası seyahatlerin kolaylaştırılmasını öngören aşı sertifikası verilmeye başlandı. 'AB ülkeleri ile kısıtlanmamalı'Aşı olanlara seyahat özgürlüğü tanınmasını içeren 'aşı pasaportu' konusu, Türkiye'de de turizmciler tarafından yakından takip ediliyor.Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İspanya, Yunanistan, Malta ve Portekiz'in aşı pasaportuna sıcak baktığını ancak başta Almanya olmak üzere bazı ülkelerin ise buna temkinli yaklaştığını söyledi. AB'den gelecek hafta içinde net bir açıklama beklendiğini aktaran Yavuz, aşı pasaportunun iyi ve kötü yanlarının bulunduğuna işaret etti. Aşı olmayanların seyahat özgürlüğünün kısıtlanabileceğine değinen Yavuz, altyapının çok iyi hazırlanması gerektiğini bildirdi. Avrupa ülkelerinde aşılama çalışmalarının daha birkaç hafta önce başladığını ve yaz sezonuna kadar da tamamlanmasının beklenmediğini belirten Yavuz, 'Yaz dönemine kadar milyonlarca insanın aşılanması mümkün olmaz.' dedi.Bu nedenle seyahat kısıtlaması getirmenin 'aşı olmayanı cezalandırmak' anlamına geleceğine dikkati çeken Yavuz, 'Uygulamanın bu şartlarda hayata geçirilmesi ülkelerle vatandaşlarını karşı karşıya getirir. Bu yeni bir gerginlik yaratabilir. Herkesin aşıya ulaşabilmesinin sağlandığı ve seyahat edilecek ülke kısıtlamasının olmadığı durumda aşı pasaportuna sıcak bakılabilir. Bu şartlar sağlanırsa aşı pasaportu, dünyanın en değerli pasaportu olabilecektir. Sadece belirli bir aşı firması ve AB içerisinde dolaşıma izin verilen bir şart koşulursa bu Türkiye'nin aleyhine olur.' ifadelerini kullandı.Yavuz, tartışmaların aşılama çalışmalarının önemini ortaya koyduğunu dile getirdi. Aşı çalışmalarının turizm açısından önemine işaret eden Yavuz, 'Ülkemizde de sağlık çalışanlarından başlanmak üzere hızlı bir süreç başladı. Temennimiz sezona kadar sürecin daha hızlı şekilde sürmesi. Çünkü Türkiye'deki gelişmeler de dünyada çapında yakından takip ediliyor.' değerlendirmesi yaptı. 'Gelişmeleri yakından takip ediyoruz'Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkanı Burhan Sili de 'aşı pasaportu' ile sorunsuz seyahatin önünü açma fikrinin daha detaylı düşünülmesi gerektiğini söyledi.Aşılamanın daha yeni başladığını, milyonlarca insanın aynı anda aşılanmasının mümkün olamayacağını vurgulayan Sili, 'Seyahat özgürlüğü, insan hakları açısından önemli bir konu. Aşı pasaportu için altyapının çok yönlü irdelenmesi gerekir. Öneri ve görüşmeler henüz çok taze. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz.' diye konuştu.Kovid-19 aşısının Türkiye'de ve birçok ülkede yapılmaya başlamasıyla sektördeki belirsizliğin umuda dönüştüğünü anlatan Sili, turizmde olumlu sinyaller almaya başladıklarını kaydetti. Hayatın normale dönmesi için aşılamanın tamamlanması gerektiğini belirten Sili, şöyle konuştu: 'Türkiye'de aşılanma çalışmasının başlaması, sürecin hızla ilerlemesi sevindirici. Kaynak pazarlarda da bunun tamamlanması gerektiğinin farkındayız. Bu yıl, 2019 gibi olmayacak ama 2020'den daha iyi olacak. Beklentimiz bu yönde. Geçen yılın çok üzerinde rakamlar yapabileceğimizi görüyoruz. Elbette bu aşılanma süreci ve vaka sayısı azalma süreci gerçekleşirse bu olacaktır.' Alanya Kleopatra Otelciler Derneği Başkanı Servet Şakiroğlu ise aşının hem Türkiye'de uygulanması hem de turistlerin aşı olup gelmesinin turizmi olumlu yönde etkileyeceğini kaydetti.Aşıyı umut ışığı olarak gören Şakiroğlu, 'Aşılama ve Güvenli Turizm Sertifikası programı sayesinde yüzde 60 doluluk oranını yakalarız diye düşünüyoruz.' dedi.
Reklam
Doğu Marmara Ve Batı Karadeniz'de Sokağa Çıkma Kısıtlaması Sonrasında Sessizlik Hakim
SAKARYA (AA) - Doğu Marmara ve Batı Karadeniz'deki 7 ilde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında ülke genelinde hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle cadde ve meydanlar sessizliğe büründü.Sakarya'da kentin normal zamanda en işlek adreslerinden Çark Caddesi, Tarihi Uzun Çarşı, Demokrasi ve Gar meydanlarında sakinlik hakim.İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kent genelinde denetimlerini sürdürüyor.KocaeliKocaeli'de kısıtlamadan muaf işletmeler mesailerine devam etti. Kent sakinlerinin ise kısıtlamaya uyduğu gözlendi. Polis ekipleri, belirli noktalarda denetim gerçekleştirirken, durdurulan araçlarda bulunanların izin belgeleri kontrol ediliyor.KarabükKarabük'te cadde ve sokaklarda kısıtlama nedeniyle az sayıda kişinin olduğu görüldü. Kentin işlek caddeleri ile Safranbolu'nun Arnavut kaldırımlı sokakları sessizliğe büründü.Ekipler, kent giriş ve çıkışları ile kavşaklarda oluşturdukları noktalarda kontrollerini sürdürüyor.Zonguldak, Bolu, Düzce ve Bartın'da da işlek cadde ve sokaklar boş kaldı. Kolluk kuvvetleri, maske, mesafe ve hijyen kontrolü yaparken, kurallara uymayanlara idari para cezası uyguluyor.
2021 Yılı Resmi Tatil Günleri Neler?
Türkiye’de yıl içerisinden dini ve milli bayramlarda tatiller uygulanıyor. Vatandaşlar, 2021 yılında hangi günlerde resmi tatil olacağını merak ediyor. İşte resmi tatil günleri…
Ebu Seyyaf'tan Bazı Militanların Bangsamoro'daki Silahsızlandırmaya Katılmak İstediği Açıklandı
KUALA LUMPUR (AA) - Filipinler'deki Müslüman Mindanao'da Bangsamoro Özerk Bölgesi (BARMM) yönetimi, ülkede faaliyet gösteren terör örgütü Ebu Seyyaf'tan bazı üyelerin, Bangsamoro'daki silahsızlanma sürecine dahil olmak istediğini açıkladı.Filipinler'deki Yabancı Gazeteciler Birliğinin çevrim içi düzenlediği toplantıya katılan BARMM Geçiş Hükümeti Başkanı Hacı Murat İbrahim, Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MİKC) üyelerinin silah bırakma sürecini değerlendirdi.Sürecin sorunsuz ilerlediğini vurgulayan İbrahim, 'Bazı Ebu Seyyaf üyeleri, parlamentoya katılma ve silahsızlanma sürecine katılma isteklerini ortaya koydu.' dedi.İbrahim, Ebu Seyyaf'tan kaç üyenin silah bırakmak istediğine dair detaylar vermedi.Yıl başından bu yana MİKC üyelerinin yüzde 30'luk kısmını oluşturan 13 bin 500 kişinin silah bıraktığını hatırlatan İbrahim, silah bırakanlara vadedilen 1 milyon Filipin Pesosu (152 TL) para yardımının henüz yüzde 10'luk bir kısmının ödenebildiğini kaydetti.İbrahim, 'BARMM yönetimi, silah bırakanlara geri kalan 900 bin pesonun ödenmesi için eski MİKC üyeleriyle görüşmeleri sürdürüyor.' açıklamasında bulundu.Geçiş hükümetinin süresinin uzatılması talebiYeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının MİKC'nin geri kalan üyelerinin silahsızlandırılması ve barış sürecinin uygulanmasını geciktirdiğini belirten İbrahim, geçiş hükümetinin 2022'de dolacak süresinin uzatılmasının önemine dikkati çekti.İbrahim, 'Uzatma çağrısı siyasi değildir. Sadece varılan anlaşmanın uygulanma sürecini tamamlamak için zamana ihtiyacımız var.' değerlendirmesinde bulundu.BARMM Geçiş Hükümeti'nin süresinin 2024'e kadar uzatılması için bu ay içinde Filipinler Meclisinde 5, Senato'da 2 önerge sunulmuştu.'Kovid-19 aşısına dair görüşmeler başlamadı'BARMM bölgesinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısının uygulanma sürecine dair soruları cevaplayan Hacı Murat İbrahim, 'Aşılara dair görüşmeler ve müzakereler henüz başlamadı. Bu konuda ulusal hükümetin tavsiyelerine göre hareket edeceğiz.' ifadelerini kullandı.İbrahim, bu konuda bir karara varmaları halinde Kovid-19 aşılarının tedarik sürecine başlayacaklarını belirtti.Müslüman Mindanao'da Bangsamoro Özerk BölgesiÜlkenin güneyindeki Müslüman Mindanao bölgesinde 21 Ocak ve 6 Şubat 2019'da yapılan referandumlarda, halk, bölgeye kapsamlı özerklik getiren Bangsamoro Organik Yasası'nı kabul etmişti.Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte tarafından Bangsamoro Geçiş Otoritesi'nin başına getirilen Hacı Murat İbrahim, 26 Şubat'ta yönetimi federal hükümetin bölge valisinden devralmıştı. İbrahim'in geçiş sürecinin tamamlanacağı Haziran 2022'ye kadar bölgeyi yönetmesi kararlaştırılmıştı.
Reklam
Marmara Denizi'nde 9 Şilep Ve Tanker Lodos Nedeniyle Tekirdağ Sahiline Demirledi
TEKİRDAĞ (AA) - Marmara Denizi'nde yerli ve yabancı bandıralı 9 şilep ve tanker, şiddetli lodos nedeniyle Tekirdağ sahilinde bekliyor.Sabah saatlerinden bu yana etkisini gösteren ve hızı zaman zaman 50 kilometreye ulaşan lodos deniz ulaşımında aksamalara neden oldu, şilep ve tankerler sahile demirledi.Lodos, balıkçıları da olumsuz etkiledi. Rüzgar nedeniyle balıkçılar bugün denize açılamadı.Süleymanpaşa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı İbrahim Pehlivanoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tayfaların limanda ağları onardıklarını; balıkçıların, hava normale dönene kadar denize açılmayacaklarını ifade etti.
Vergi Yapılandırma Başvuru Son Gün Ne Zaman? Vergi Borcu Yapılandırma Başvurusu Nereden ve Nasıl Yapılır?
KYK, SGK, MTV, trafik para cezası ve daha birçok borç için yapılandırma süresinin bitmesine az bir süre kaldı.  Vergi borcu olanlar için 18 taksite varan fırsatlarda ödeme şansını yakalayan vatandaşların ilgisi de yoğun şekilde devam ediyor. Milyonlarca vatandaş vergi borcu yapılandımada son günü merak ediyor. Peki, vergi borcu yapılandırması son gün ne zaman? Vergi borcu yapılandırma başvurusu nereden ve nasıl yapılır? İşte merak edilen tüm detaylarla ilgili haberimiz...
Türkiye Mezunu Afganistan Milletvekili Yoldaş, Ülkesinde Kaosun Sebebi Olarak ABD'yi Gördüklerini Belirtti:
ANKARA (AA) - MEHMET ÖZTÜRK/SORVAR ALAM- Türkiye mezunu, Afganistan'ın Tahar Vilayeti Milletvekili Hamiduddin Yoldaş, Afgan halkının ülkedeki kaosun sürdürülmesinin sebebi olarak ABD'yi sorumlu tuttuğunu belirterek, 'Eğer Afgan hükümetine ve Taliban'a özgür irade verilirse uzlaşma mümkün. Kendi iradeleriyle hareket ettiklerinde ya da her ikisinin üzerindeki güç isterse bu mümkün.' dedi.Yoldaş, Afgan hükümeti ve Taliban arasında yürütülen barış görüşmelerinin geleceği, ülkesi ve Türkiye arasındaki ilişkiler ile ABD'nin Afganistan siyasetindeki rolüne ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (YTB) sağladığı Türkiye bursları ile Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olan Yoldaş, buradaki eğitimini tamamladıktan sonra Afganistan'a döndüğünü ve bir süre Adalet Bakanlığındaki görevinin ardından 2018'e kadar Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) sağlık ve altyapı çalışmalarında görev aldığını belirtti. Yoldaş, öğretim hayatı ve sonrasında çeşitli sosyal yardım faaliyetlerinde yer aldığını dile getirerek, İHH İnsani Yardım Vakfı gibi Türkiye'deki birtakım yardım kuruluşlarıyla yetimlerle ilgili çalışmalar başlattıklarını söyledi. Yoldaş, 'Şu anda Afganistan'da 3 bine yakın yetimin eğitimini sürdürebilmesi için sponsorluk ediyoruz ve bu sayı gün geçtikçe artmakta.' diye konuştu. Afganistan'ın başkenti Kabil'de bir yetimhane yaptırdıklarını ve İHH ile bu yetimhanenin işletme faaliyetlerini sürdürdüklerini kaydeden Yoldaş, bu yetimhaneden mezun olan yaklaşık 20 öğrencinin Türkiye'de eğitim gördüğünü aktardı. Bu kapsamda, meslek edindirme ve sağlık alanındaki çalışmalara da devam ettiklerini söyleyen Yoldaş, ülkesinde uzun yıllar süren savaş nedeniyle birçok kişinin yaşadığı psikolojik sorunlar ile altyapı ve eğitim alanlarındaki yetersizliğin, Afganistan'ın halihazırda karşı karşıya kaldığı en büyük sorunlar olduğu değerlendirmesinde bulundu. 'Dışarıdan bürokrat ithal ederek ülke yönetemezsiniz'Yoldaş, Rusya'nın 1979'da Afganistan'ı işgalinden bu yana, ülkede süregelen savaş ve çatışmaların etnik yapılar üzerinden sürdürülmesinin Afgan halkı arasındaki birlik ve beraberliğe zarar verdiğini söyledi. Taliban döneminin ise Afganistan için 'kara kutu' dönemi olarak niteleyen Yoldaş, Taliban'ın o dönemki uygulamalarına karşı da eleştirilerde bulundu. Yoldaş, 'Siz (Taliban) bir ülkeyi ele geçiyorsunuz, eğitimi durduruyorsunuz. Kadın haklarını tamamen hiçe sayarak, kadınları evlere kapatıyorsunuz. Televizyonları, her yeri, her şeyi kapatıyorsunuz. Akşam yapılan bir idamın görüntülerini 1 saat içinde tüm dünyaya yayıyorsunuz. Burada bir çelişki var.' ifadelerine yer verdi. Taliban rejiminin 2002'de devrilmesinin ardından, Afganistan'da 18 yıl süren demokrasi dönemine geçildiğini anımsatan Yoldaş, uygun zemin hazırlanmadan dış kaynaklı getirilen demokrasinin, gelenek, görenek ve dinine bağlı Afgan halkı için erken olduğu değerlendirmesinde bulundu. Yoldaş, 'Dışarıdan bürokrat ithal ederek ülke yönetemezsiniz. Bu durum hala devam ediyor. 2001'den 2021'e kadar yapılan çalışmalar ve projeler eğer doğru düzgün uygulanmış olsaydı, bugün Afganistan'ı çok farklı bir yere taşırdı. Bugün bizim halkımız bu kadar yoksulluk ve savaşla mücadele etmek ve bunları çekmek zorunda kalmayacaktı.' diye konuştu. Afganistan'a gelen yardımların tamamının gereksiz yere harcandığı değerlendirmesinde bulunan Yoldaş, 'Şu anki hükümeti bu duruma sokan, çökme noktasına getiren yolsuzluk. Bu yolsuzluk, dış yardımlardan tutun ihalelere, gümrüklere kadar hatta birçok atama bile yolsuzlukla yapılıyor.' ifadesini kullandı.'Afganistan meclisindeki sandalye dağılımında etnik aidiyet ağır basıyor'Yoldaş, ülkesinde partili seçim sisteminin bulunmadığını, adayların seçimlere bağımsız girdiğini ve seçilen milletvekillerinin daha sonra mecliste kendi aralarında gruplar oluşturduğunu anlattı.Bu grupların çalışmalarına da kendi aralarında devam ettiğini belirten Yoldaş, 'Şunu söylemek istiyorum: Afganistan'da etnik çatışmalar bitmeden veya uzlaşıya varılmadan daha çok sıkıntı yaşayacağız.' dedi. Yoldaş, meclisteki sandalye dağılımında etnik aidiyetin, siyasi güçten daha fazla ağır bastığına işaret ederek, '(Meclis'te) Hangi etnik grubun sayısı fazlaysa, onların dediği oluyor ya da o yönde görüşler yoğunlaşıyor.' şeklinde konuştu. Afganistan'ın geleceğinin şekillenmesinde meclisin oynayacağı etkin role ilişkin yaptığı değerlendirmede Yoldaş, 'Afganistan'ın en seçkin kişileri, 250 kişi bu çatı altında toplandı. Bunların hepsi millet tarafından seçilerek meclise gönderildi. Milletin şu anda güvendiği tek kurum, güvenebileceği tek müessese meclistir. İnsanların buradan bir beklentisi var.' ifadelerini kullandı. 'Afgan halkı, ülkedeki kaosun sürdürülmesinin sebebi olarak Amerika'yı görüyor'Yoldaş, Afgan halkının siyasete güven duyup duymadığı sorusuna ilişkin de şunları söyledi:'18 yıllık dönem ve şu anki hükümeti göz önünde bulundurarak sorunuza cevap verecek olursam, şunu zaten herkes biliyor: Hükümet Amerikalıların kurduğu ve desteklediği bir hükümet. Afgan halkı bunu biliyor ve biz şunu biliyoruz: Afganistan'da Amerikalılar kaybetti. Afgan halkının istediğini ve kendi istediklerini hiçbir şekilde elde edemediler. Bunu kabul etmek lazım. Diğer taraftan, insanlar Afganistan'da etnik yapı üzerinden siyaset yapmayı bırakmalı. Bu olmazsa olmaz. Etnik yapı üzerinden siyaset yapmamalılar ama kesinlikle etnik yapıyı da göz önünde bulundurmaları gerekiyor. Tek başına Peştunlar da Tacikler de Türkler de hükümet edemez. Tek başına ülkeyi yönetmeye kalkacağız derlerse 40 yıldan bu yana akan kan durmaz.' Yoldaş, Afgan halkının içinde bulunduğu durumdan kurtulabilmesi için bir millet ve ümmet olması gerektiğinin altını çizerek, kabilecilik mantığıyla bir yere varılamayacağını kaydetti. Milletvekili Yoldaş, 'Şu anda Afganlar bu sistemi getiren ve oturtan Amerika'ya öncelikle güvenmiyor. Bugünkü kaosun sürdürülmesinin, güvenliğin gelmemesinin sebebi olarak Amerika'yı görüyorlar. Afganistan'da kaosun sürmesi birilerinin işine geliyor ve bir şekilde bunun sürmesini istiyorlar. Kaosun devamı, şu anda kaostan kim yararlanıyorsa onların işine geliyor.' dedi. 'Afganistan'da en fazla yardım kuruluşu bulunduran ülke Türkiye'Afganistan Meclisi ile TBMM arasındaki ilişkilerin hangi düzeyde olduğu ve Türkiye'nin tecrübesinden yararlanılıp yararlanılmadığı sorusu üzerine Yoldaş, 'Maalesef geçtiğimiz 1,5 yıllık sürede herhangi bir faaliyet gözlemlemedim. Belki de iki tarafın biraz eksikliği ve işi çok fazla üstlenmediğindendir.' ifadelerini kullandı.'Türkiye-Afganistan arasındaki ilişkiler çok eskiye dayanıyor. Türkiye daima Afganistan'ın yanındaydı. Afganistan'da en fazla yardım kuruluşu bulunduran ülke Türkiye.' diyen Yoldaş, Türkiye'nin yaptığı yardımlarla Afgan halkının yaralarını sarmaya çalıştığını dile getirdi. Yoldaş, 'Türkiye'nin Afganistan'da daha aktif olmasını ve söz hakkı olmasını, olaylarla daha yakından ilgilenmesi hatta yön vermesi gerektiğini düşünüyoruz.' diye konuştu. Ülkesi ve Türkiye arasında siyasi, ticari ve kültürel konular başta olmak üzere birçok alanda iş birliği olduğunu dile getiren Yoldaş, Türkiye'nin, Afganistan'ın siyasetine de dahil olarak katkıda bulunabileceğini söyledi. Yoldaş, şöyle devam etti:'Bir sürü ülke Afganistan'da kendi menfaatleri ve çıkarları üzerine politika yapıyor. Herhangi bir sinsi planı olmadan Afganların yanında olan bir tek Türkiye var. Türkiye'nin Afganistan siyasetini pozitif yönde yönlendirmek için daha fazla aktif olması gerektiğini düşünüyorum.' 'Taliban barış görüşmelerini daha da zora sokuyor' Milletvekili Yoldaş, Taliban ve Afgan hükümeti arasındaki barış görüşmelerinin çok değerli ve önemli bir adım olduğu değerlendirmesinde bulunarak, birbiriyle savaşan iki grubun bir masa etrafında oturmasının çok kıymetli bir gelişme olduğunu kaydetti. Taliban'ın görüşmelerdeki tutumuna ilişkin ise Yoldaş, şu ifadeleri kullandı:'Taliban bu görüşmeleri daha da zora sokuyor. Olmayacak şartlar öne sürüyor. Mesela rejim ve anayasa değişikliği, insan hakları, düşünce özgürlüğü ve kadın hakları gibi konularda çok katı şartlar koyuyorlar. Daha önce 'Afganistan'da yabancı bir asker bile olursa biz silahı bırakmayız' diyorlardı ama gittiler Amerikalılarla anlaşma yaptılar. 1 yıldan beri Amerikalılarla bir alıp veremedikleri yok ama yine kendi kardeşlerini katletmeye devam ediyorlar. Bu çok üzücü ve acı. Bunların (Taliban'ın) bugün dediği yarın dediğini tutmuyor. Bir tutarsızlık var. Kim bunları yönlendiriyorsa ona göre hareket ediyorlar, özgür iradeleri yok. Kendi özgür iradeleri için, bu halk için savaşmıyorlar. Vicdanı olan insan o durumdaki insanlara biraz acır. Bunlar çok acımasız olmuş.' Öte yandan, Afganistan hükümetinin barış görüşmelerinin daha etkin ve kapsamlı olması için tüm kesimleri kapsayacak bir milli konsey oluşturması ve yol haritasını birlikte çizmeleri gerektiğini belirten Yoldaş, uzlaşmanın sağlanması için birlikteliğin olması gerektiğini kaydetti.Yoldaş, Afganistan'da uzlaşının sağlanıp sağlanamayacağı sorusu üzerine, 'Eğer Afgan hükümetine ve Taliban'a özgür irade verilirse uzlaşma mümkün. Kendi iradeleriyle hareket ettiklerinde mümkün ya da her ikisinin üzerindeki güç isterse mümkün.' yanıtını verdi. Uzlaşmanın sağlanabilmesi için tam anlamıyla bir ateşkesin muhakkak olması gerektiğini vurgulayan Yoldaş, bölgesel güçlerin de göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkati çekti. 'Türkiye, Afgan gençleri için eğitim açısından çok değerli bir kapı'Türkiye Burslarıyla Konya'da tıp eğitimi alan Yoldaş, 'Türkiye, Afgan gençleri için eğitim açısından çok değerli bir kapı.' değerlendirmesinde bulundu. Yoldaş, Afgan gençlerin eğitim için en fazla tercih ettiği ülkenin Türkiye olduğuna dikkati çekerek, bu öğrencilere verilen destek için Türk halkına teşekkür etti.
Reklam
Antalyalı Avukat Koleksiyonunu Yapmak İstediği Tespihin Ustası Oldu
ANTALYA (AA) - Antalyalı avukat İbrahim Alkan, üniversite yıllarında koleksiyonunu yapmaya çalıştığı tespihin ustası oldu.Serik ilçesinde oturan 25 yaşındaki Alkan, İstanbul'da üniversitede eğitim gördüğü yıllarda tespih koleksiyonu yapmaya karar verdi. Bu sırada ustası Feti Bulut ile tanışan Alkan, tespih yapımına merak sardı.Tespih yapımını öğrenen Alkan, üniversite yıllarında harçlığını da bu işten çıkardı. Üniversiteden mezun olduktan sonra memleketine dönerek mesleğini yapan Alkan, kurduğu atölyede akşamları kehribar, kuka, boynuz, fildişi ve ağaçlardan tespih üretiyor.Alkan, AA muhabirine, tespih yapmanın kendisini mutlu ettiğini söyledi.Atölyesinde günün stresini attığını anlatan Alkan, uğraşının, hobiden ziyade vazgeçilmezleri arasında olduğunu dile getirdi.Ticari bir amaç gütmediğini belirten Alkan, 'Yaptığım tespihlerden koleksiyonumu oluşturuyorum. Tespih yapımında doğal malzemeler kullanmaya dikkat ediyorum. Bazen yaptıklarımı görünce içimi huzur kaplıyor.' dedi.Alkan, insanların günün stresinden çeşitli etkinliklerle uzaklaşabileceğini kaydetti.
Gençlik Ve Spor Bakanı Kasapoğlu, Van'da Birlik Ve Beraberlik Vurgusu Yaptı:
VAN (AA) - Gençlik ve Spor Bakanı Kasapoğlu, birilerinin algı operasyonlarına, hilelerine, tuzaklarına rağmen güçlü bir şekilde yürümeye devam edeceklerini belirterek 'Yeter ki beraberliğimizden, kardeşliğimizden, birliğimizden taviz vermeyelim.' dedi. Çeşitli programlara katılmak ve incelemelerde bulunmak üzere dün Van'a gelen Bakan Kasapoğlu ve eşi Betül Kasapoğlu, Tuşba Gençlik Merkezinde gençlerle bir ara geldi. Müzik atölyesinde gençlerle şarkı söyleyen, sporcularla voleybol maçı yapan Kasapoğlu, sabah Valiliği ziyaret etti. Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez, vali yardımcıları ve kurum amirleri tarafından karşılanan Kasapoğlu, Valilik Şeref Defterini imzaladı. Bilmez ile görüşen Kasapoğlu, kentte yapılan yatırımlar ve hizmetler hakkında ilgili bilgi aldı.'Van'da bir gençlik hareketi başlatacağız'Daha sonra AK Parti İl Başkanlığına geçen Kasapoğlu, burada yaptığı konuşmada, güneşin ve tarihin kenti Van'a gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.Van'da bir gençlik hareketi başlatacaklarını ifade eden Kasapoğlu, 'Van'ın değerli gençleri, sizler bu hareketin öncüsü olacaksınız. Gençlik merkezleri ve tesislerimizle inşa ve ihya sürecimizle inşallah çok önemli bir aşamayı hep birlikte yukarılara taşıyacağız. Hayırlı uğurlu olsun. Bir, beraber ve kardeş olduğumuz müddetçe önümüzde hiçbir engel olamayacak. Buna inanıyorum.' diye konuştu. Kente önemli yatırımlar yaptıklarını, birçok projeyi hayata geçirdiklerini belirten Kasapoğlu, bugüne kadar Van'da gençlik ve spor adına ne isteniyorsa yaptıklarını, bundan sora da yapmaya devam edeceklerini vurguladı. 'Çalınmadık kapı, girilmedik ev bırakmayacağız'Van'da bundan sonra gençlik merkezi ve spor salonu bulunmayan ilçenin kalmayacağını aktaran Kasapoğlu, şöyle devam etti:'Vanlılardan, gençlerimizden ve özellikle kadınlardan isteğim, buraları gece gündüz kullanmaları. Bu tesisler sizlerle güzel, sizlerle değerli. Birilerinin algı operasyonlarına, hilelerine, tuzaklarına rağmen bizim yürüyüşümüz ilelebet güçlü bir şekilde devam edecek. Yeter ki beraberliğimizden, kardeşliğimizden, birliğimizden taviz vermeyelim. Biz bir inşa ve ihya hareketeyiz. Gönüller, yapacağız, çalınmadık kapı, girilmedik ev bırakmayacağız. İnşallah Van, 2023'te de, 2024'te de öncü şehir olarak gençleriyle, kadınlarıyla o güçlü sedasını tüm dünyaya haykıracak. Bu milletin iyi niyetini, temiz oylarını istismar edenlere haykıracak. Kanla, gözyaşıyla, yakarak, yıkarak bu milletin emeğini, alın terini, hakkını çalanlara karşı haykıracak.'Bakan Kasapoğlu, AK Parti Van Milletvekilleri Osman Nuri Gülaçar, Abdulahat Arvas, İrfan Kartal ve AK Parti İl Başkanı Kayhan Türkmenoğlu'nun selamlama konuşmalarının ardından Tuşba Belediyesine geçti.
Reklam
"Judocu Anneler"İn Yöresel Ürünlerine Salgın Sürecinde İlgi Arttı
DÜZCE (AA) - ÖMER ÜRER - Düzce'de çocuklarını judo antrenmanına götürürken kadın antrenörün tavsiyesiyle spora başlayan kadınların kurdukları kooperatifte ürettikleri yöresel ürünler, salgın sürecinde büyük ilgi gördü.Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Judo Antrenörü Nermin Alayıldız, küçük öğrencileri antrenmana getiren, yaşları 32 ila 49 arasında değişen 52 anneyi spor yapmaya davet etti.Alayıldız, spora başlamalarına vesile olduğu kadınların önce form tutmalarını sağladı, daha sonra judo öğreterek 'Judocu Anneler' grubunu kurdu.Çocuklarıyla antrenmanlara başlayan anneler, düzenlenen 'Olimpik Anneler Turnuvası'nda dereceler elde etti.Kadınlar arasında oluşan birlikteliğin pekiştirilebileceğini düşünen Alayıldız, kadınlara mantı, erişte, kuskus, tarhana, acıka, salça ve reçel gibi yöresel ürünleri kooperatif çatısı altında üretebilecekleri fikrini verdi. Düzce Ticaret Odası Kadın Girişimciler Kurulu, Düzce Valiliği, Düzce Gençlik Spor İl Müdürlüğünden destek alan Alayıldız ve sporcu kadınlar, AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir'in Gençlik ve Spor Bakanlığı ile görüşmesi sonucu yaklaşık 10 ay önce SS Düzce Olimpik Anneler Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifini kurdu.İl Özel İdaresinin tahsis ettiği yerde çalışmalarını yürüten kadınlar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde insanların doğal ürünlere yönelmesiyle mantı, erişte, kuskus, tarhana, acıka, salça ve reçel gibi ürünlere gelen talepleri karşılamaya çalışıyor.Ev hanımlığı, işletmecilik, annelik ve sporcu kimliklerinin gereklerini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışan kadınlar, çevrelerinden takdir topluyor.'Anneler örnek olmak ve çocuklarına başarıyı aşılamak zorunda'Nermin Alayıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, annelerin örnek olmak ve çocuklarına başarıyı aşılamak zorunda olduğunu söyledi.Olimpiyatlara gidecek bir sporcunun en büyük destekçisinin annesi olduğuna işaret eden Alayıldız, 'Buradaki tüm kadınlar hem sporcu annesi hem de olimpik sporcu. İlk etapta amaç; çocuklarının yaptığı sporu anlayabilmeleri için mindere çıkmalarıydı. Pandemi nedeniyle antrenmanlar biraz seyrek gidiyorlar ama hafta bir gün minderdeler. Anne; çocuğuna sadece olimpiyata giderken moral vermemeli, her şekilde onun arkasında olmalı. Biz de olimpiyatlara gidecek çocuklara anne eli değsin istedik. Bu şekilde onlara, aynı sporu yaparak destek olacağız.' diye konuştu.Alayıldız, Türk kadının azimli ve yetenekli olduğuna işaret ederek sporun yanında üretimde de yer almak istediklerini kaydetti.Kurdukları kooperatifle kısa sürede geniş kitlelere ulaştıklarını aktaran Alayıldız, 'Şu anda 52 sporcu annesiyle burada üretim yapıyoruz. Bu kadınlar kendi damak tatları ve yörelerine uygun ürünler yapıp çalışmalarını sürdürüyor. Lütfen her kadın çocuğu için, onların geleceği için bir şeyler üretsin. Sürekli üretimin içinde olalım. Kentten ve diğer illerden arayıp 'Nasıl başardınız?' diye soruyorlar. Dilimiz döndüğünce anlatıyoruz. Bize ulaşmak isteyen herkese kapımız açık. Kadın her şekilde üretimin içerisinde olmalı.' ifadelerini kullandı.'Çıktığımız bu yolda koşarak devam edeceğiz'Kooperatif üyesi Figen Aydoğdu, çocuklarını antrenmana götürürken Nermin Alayıldız'ın önerisiyle judoya başladığını söyledi.Daha sonra Alayıldız'ın yönlendirmesiyle kooperatif kurduklarını anlatan Aydoğdu, 'Çıktığımız bu yolda koşarak devam edeceğiz.' dedi.Aydoğdu, her işe kadın elinin değmesi gerektiğini belirterek 'Burada kuskus, reçel, erişte, mantı gibi ürünler yapıyoruz. Ürün yelpazemizi genişletiyoruz, siparişleri karşılamaya çalışıyoruz. Ev hanımı diye bir meslek yok. Yeri geliyor çocuklarımızın doktoru oluyoruz, yeri geliyor öğretmeni oluyoruz. Onlar için çabalıyoruz, sporumuzu da yapıyoruz.' diye konuştu.Üretim yapmak için kurslara katıldıklarını ve belgelerini aldıklarını anlatan Aydoğdu, üretimde bulunarak gelir elde etmekten büyük mutluluk duyduklarını sözlerine ekledi.
Tekirdağ'da Koruma Altına Alınan Mağaralar Turizme Kazandırılacak
TEKİRDAĞ (AA) - Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Tekirdağ'ın Saray ilçesindeki 'Ceneviz 1', 'Ceneviz 2', 'Ceneviz 3' ve 'Saklısu' mağaralarını 'tabiat varlığı' olarak tescillemesinin, bölge turizmine katkı sağlaması bekleniyor.Bahçeköy Mahallesi'nde bulunan mağaralar, çevresinde düzenleme yapılarak turizme kazandırılacak.Tekirdağ Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu, AA muhabirine, Tekirdağ'ın önemli bir turizm kenti olduğunu söyledi.Türkiye'nin her yerinden insanların dört mevsim kenti ziyaret ettiğini anlatan Hacıoğlu, 'Özellikle salgın döneminde de ilimiz doğayla iç içe zaman geçirmek isteyenlerin tercihi oldu. Saray ilçesi doğal güzellikleri ve İstanbul'a yakınlığıyla gözde ilçelerimizden biri. Buradaki mağaralar tabiat varlığı olarak tescillendi. Mağaralar, yapılacak gerekli düzenlemelerin ardından daha güvenli şekilde gezilebilecek.' dedi. Hacıoğlu, kente ilginin her geçen gün arttığına işaret ederek, 'Tekirdağ, deniz turizminin yanı sıra doğa, ekstrem ve spor turizminde de adından söz ettiriyor. Buraya gelenler kamp ve yürüyüş yapma, yöresel ürünlere kolay ulaşma şansı buluyor. Tabiat varlığı olan mağaralarıyla da doğa tutkunlarının tercihleri arasında yer alacaktır.' diye konuştu.
Erzurum, Erzincan İle Ağrı'da 685 Köy Yolu Ulaşıma Kapandı
ERZURUM (AA) - Erzurum, Erzincan ile Ağrı'da kar ve tipi nedeniyle 685 köy yolunda ulaşım sağlanamıyor.Erzurum'da dün başlayan ve gün boyu aralıklarla etkisini sürdüren kar nedeniyle 277 köy yolu ulaşıma kapandı.Büyükşehir Belediyesi karla mücadele ekipleri, kapalı yolların ulaşıma açılması için çalışmalarını sürdürüyor.Olumsuz hava koşulları nedeniyle Erzincan'da 363, Ağrı'da ise 45 köy yolu ulaşıma kapalı bulunuyor.İl Özel İdaresi ekipleri, köy yollarında yoğun karla mücadele çalışması yürütüyor.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sertoğullarından, Şubat'ta Kovid-19 Vakalarında Artış Yaşanabileceği Uyarısı:
İZMİR (AA) - TEZCAN EKİZLER - İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bünyamin Sertoğullarından, artan aile ziyaretleri ve konaklamalı tatil nedeniyle Kovid-19 vakalarında şubat ortalarından itibaren yeniden 'pik' yaşanabileceğini belirtti.Sertoğullarından, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kovid-19 vaka sayılarında alınan tedbirlerle önemli düşüş ivmesi yakalanmasına rağmen son günlerde yeniden bir hareketlilik görüldüğüne dikkati çekti.Geçen hafta başlayan yarıyıl tatilinin rakamları doğrudan etkilediğini belirten Sertoğullarından, 'Özellikle son 4 gündür 5 bin seviyelerinde olan vaka sayısı 7 binlere ulaştı. Bu durum insanların yarıyıl tatilinde tedbirlere uymayarak sokağa çıktığı, akraba ziyaretleri yaptığının göstergesi. Bu korktuğumuz bir tablo. Virüs son günlerde yine aramızda dolaşmaya ve yayılmaya başladı.' dedi.Sertoğullarından, hasta sayısı ve yoğun bakım doluluk oranlarındaki azalmanın kimseyi aldatmaması gerektiğini, bu rakamların tedbirlere uyulmaması durumunda hızla yeniden yükselebileceğini söyledi.Bu süreçte özellikle gençlere çok büyük görevler düştüğünü ifade eden Sertoğullarından, şunları kaydetti:'Yarıyıl tatili nedeniyle hareketliliğin olduğu kesim daha çok genç nesil. Hastalık riskleri daha az, çoğu bu hastalığı semptom yaşamadan geçiriyor. Bu grubun hastalığı, kronik rahatsızlığı olanlara ve yaşlı aile fertlerine bulaştırma riski oldukça yüksek. Bu da düşen ağır hasta sayımızın yeniden yükselmesine neden olur.Artan aile ziyaretleri ve konaklamalı tatil nedeniyle vaka sayısında artış var. Virüsün yayılımının birkaç hafta sonra belirgin olacağını düşünecek olursak şubat ayının ortalarından itibaren yeni bir pik yaşanabilir. Özellikle alışveriş ve kayak merkezlerindeki yoğun insan hareketliliği bizi endişelendiriyor.'Tedbirlere uymadan seyahat edenlerin tatil dönüşü kendilerini gönüllü karantinaya almasının önemli olduğunu belirten Sertoğullarından, herkesin Kovid-19 ile yaşamayı öğrenmesi ve aşılama olsa bile bir süre daha maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti.Aşıyla ilgili yanlış düşüncelerSağlık Bakanlığı tarafından yürütülen aşı çalışmalarının hızlı şekilde devam ettiğini de dile getiren Sertoğullarından, sözlerini şöyle sürdürdü:'Sağlık çalışanları başta olmak üzere belli bir yaş üzerindeki vatandaşlara aşı yapılınca koruma sağlanmış gibi toplumda yanlış bir düşünce var. Aşının etkisinin görülmesi için 2. dozunun uygulandıktan sonra 3 hafta geçmesi lazım. Türkiye'de 1,5 milyondan fazla aşı yapıldı. Toplumun aşıyla korunması için yüzde 60'ının aşılanması lazım.'
Reklam