İçişleri Bakanı Soylu, Düzce'deki Polis Çiftin Nikahına Görüntülü Bağlandı
DÜZCE (AA) - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Düzce'de evlenen polis çiftin nikahına telefonla görüntülü bağlanarak sürpriz gerçekleştirdi.İl Emniyet Müdürlüğünde görevli komiser yardımcıları Veysel Çağlayan ile Zeliha Tunç, Düzce Belediyesi nikah salonundaki törenle dünyaevine girdi.Resmi üniformalarıyla törene katılan genç çiftin nikah şahitliğini, Düzce Valisi Cevdet Atay ile İl Emniyet Müdürü Mehmet Ali Akkaplan yaptı.Vali Atay, nikahın kıyılmasının ardından aile cüzdanını geline takdim ederek, mutluluklar diledi.Bakan Soylu da nikah merasimine cep telefonuyla görüntülü bağlanarak çifte sürpriz yaptı.Nikahın hayırlı olmasını dileyen Soylu, çifte ömür boyu mutluluklar diledi.Sürpriz karşısında mutlu olan polis çift, Bakan Soylu'ya teşekkür etti.
Avcılar'da Silah Sesleri Gelen Depoda İki Kişi Ölü Bulundu
İSTANBUL (AA) - Avcılar'daki kumaş deposunda iki kişi ölü bulundu.Alınan bilgiye göre, Tahtakale Mahallesi Temel Sokak'taki bir depodan öğlen saatlerinde silah sesi geldiğini duyan vatandaşlar, durumu polis ve sağlık görevlilerine bildirdi.Sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede, depoda bulunan Canan A. ile Kenan E'nin hayatını kaybettiği belirlendi.Kenan E'ye ait deponun önüne gelen ve yakınları olduğu öğrenilen bazı kişiler sinir krizi geçirdi. Kaçan zanlıyı yakalama çalışmaları devam ediyor.
Lapseki'de Yıldırım İsabet Eden Evde Yangın Çıktı
ÇANAKKALE (AA) - Çanakkale'nin Lapseki ilçesinde bir eve isabet eden yıldırım yangına neden oldu.Alınan bilgiye göre, Kocabaşlar köyünde Süleyman Can'a ait eve yıldırım isabet etti.Büyük bir patlamaya neden olan olay sonrası evde yangın çıktı. Lapseki Belediyesine ait itfaiye ekiplerinin müdahale ettiği yangında, ev kullanılamaz hale geldi.Lapseki Kaymakamı Fatih Çelikkaya, bölgeye giderek yetkililerden bilgi aldı, Can ailesine geçmiş olsun dileğinde bulundu.İlçe merkezinde de yoğun yağış meydana geldiğini belirten Çelikkaya, 'Evlerine yıldırım isabet eden vatandaşımız ile görüştük en yakın bir zamanda yeni bir ev planlıyoruz. Binanın bakım onarımı maalesef mümkün gözükmüyor. Devlet olarak ilk başta evi yanan vatandaşımıza gerekli yardımda bulunacağız. Kendisi nasıl bir ev istiyor hep birlikte yapacağız.' dedi.Ev sahibi Süleyman Can da yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.Büyük bir patlama meydana geldiğini kaydeden Can, 'Evde eşim Ümmühan Can ile birlikte yaşıyorum. Bahçede ağılın olduğu yerde mutfak var, mutfağa girdiğim sırada top patlar gibi bir patlama oldu. Dışarıya çıktığımda evin çatısında üç, dört metre yüksekliğinde alev gördüm. Ardından ikinci bir patlama oldu ve evin bütün camları patladı. Sonra yangın çıktı. 3 itfaiye aracının yardımıyla yangın söndürüldü. Yıldırım düşmeden kısa süre önce eşimle evde televizyon izliyorduk, kapattık. Ağıla gidecektim. Eşimle yan taraftaki mutfağa geçtiğimiz sırada yıldırım düştü. Mutfağa gitmiş olmasaydık biz evdeyken yıldırım düşecekti. Allah bizi korudu.' diye konuştu.
YKS Başvuruları Ne Zaman Başlayacak, Kaç Gün Sürecek?
İyi bir üniversitede okuma hayali kuran milyonlarca öğrenci son hızla YKS sınavına hazırlanıyor. Yükseköğretim Kurumu Sınavı (YKS) 26-27 Haziran 2021 tarihlerinden yapılacak. ÖSYM, YKS için önemli tarihleri de açıkladı. Milyonlarca adayın ter dökeceği YKS sınavına başvurular ne zaman başlayacak? YKS başvuru tarihlerleri neler? YKS başvuru kılavuzu yayınlandı mı? İşte 2021 YKS ile ilgili tüm bilgiler…
Fetö'den Gözaltına Alınan 2 General Adli Kontrolle Salıverildi, Mahrem İmam Olduğu Öne Sürülen Zanlı Tutuklandı
ANKARA (AA) - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında gözaltına alınan emekli tuğgeneraller Serdar Atasoy ve Celalettin Çoban adli kontrolle serbest bırakıldı, mahrem imam olduğu ileri sürülen Yaşar Özdemir tutuklandı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 27 Ocak'ta gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Adliyesine getirildi.Burada soruşturmayı yürüten savcıya ifade verdikten sonra mahkemeye sevk edilen şüphelilerden Atasoy ve Çoban adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Mahrem imam olduğu ileri sürülen Özdemir 'silahlı terör örgütü kurma veya yönetme' suçundan tutuklandı.Yurt dışına çıkışı yasaklanan Celalettin Çoban hakkında, elektronik kelepçe takılarak 'konutu terk etmeme' adli kontrol hükmünün uygulandığı öğrenildi.Eski Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanı olan ve örgütün 4 farklı mahrem imamıyla ankesörlü telefon üzerinden irtibat sağladığı tespit edilen Serdar Atasoy'un, etkin pişmanlıktan yararlandığı ve örgüte dair bildiklerini soruşturmayı yürüten savcıya anlattığı belirtildi.Emekli Tuğgeneral Serdar Atasoy'un da haftada 2 gün ikametgahına en yakın güvenlik birimine imza verme şartıyla salıverildiği kaydedildi.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı FETÖ'nün mahrem hizmetler yapılanmasına yönelik soruşturması kapsamında 1'i mahrem imam 3'ü emekli tuğgeneral 4 kişi hakkında gözaltı kararı vermiş, şüphelilerden 3'ü 27 Ocak'ta yakalanmıştı.
Osd Başkanı Yenigün, Elektrik Motorlu Otomobillerdeki Ötv Artışını Değerlendirdi:
İSTANBUL (AA) - Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Yenigün, 'Sektörümüz için vergi sadece araç satışına yönelik değil, bütünsel bir bakış açısıyla ele alınarak pazar potansiyelini ortaya çıkaracak bir yapıda kurgulanmalıdır. Dolayısıyla son olarak küresel eğilimlerin tersine elektrikli araçlarda aniden uygulanan vergi artışının ülkemiz otomotiv ekosistemine olumsuz etkisi olur.' ifadelerini kullandı.Yenigün, elektrikli araçlara gelen ÖTV artışına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, otomotivin, yapısı gereği uzun vadeli planlama ve stratejik bir bakış açısıyla yönetilmesi gereken bir sanayi kolu olduğunu, her bir uygulamada otomotivin uzun vadeli geleceğini ve gelişimini olumluya götürmek üzere plan yapılması ve uygulanması gerektiğini belirtti. Vergi sisteminin de bu noktada oldukça derin ve önemli bir konu olduğunu vurgulayan Yenigün, 'Daha önce de çok kez belirttiğimiz üzere, vergilendirmede yapılan tekil uygulamalar sisteme fayda sağlamıyor. Bu noktada, sektörümüz için vergi sadece araç satışına yönelik değil, bütünsel bir bakış açısıyla ele alınarak pazar potansiyelini ortaya çıkaracak bir yapıda kurgulanmalıdır. Dolayısıyla son olarak küresel eğilimlerin tersine elektrikli araçlarda aniden uygulanan vergi artışının ülkemiz otomotiv ekosistemine olumsuz etkisi olur.' ifadelerini kullandı.'Vergi sisteminin sadece satış üzerinden değil, bütünsel olarak ele alınması gerekiyor'Haydar Yenigün, devamla şu değerlendirmelerde bulundu: 'Stratejik bakış açısı ile uzun vadeli planlama, yatırım çekiciliğinin artırılması ve mevcut yatırımların korunması için büyüyen ve öngörülebilir iç pazar, yeni ihraç pazarlarının geliştirilmesi, değişen otomotiv ekosisteminde rekabetçiliğimizin korunması konularını otomotiv sanayinin gündemindeki en önemli konular olarak görüyoruz. Bu kapsamda, bugünden yarına verilen dönemsel teşvikler ve aniden alınan ÖTV kararları planlarımızı olumsuz anlamda etkileyebiliyor. Türkiye'de şu anda otomotiv alanında sektörün gelişimi üzerine kurgulanmış, rekabetçi bir vergi sistemi maalesef yok. Vergi sisteminin sadece satış üzerinden değil, bütünsel olarak ele alınması gerekiyor. Böylece kuvvetli ve öngörülebilir bir iç pazarla yeni yatırımları çekmemiz ve ihracatımızı artırmamız mümkün.''Vergi artışının aksine iç pazarda elektrikli ve hibrit araçları teşvik etmeliyiz'OSD Yönetim Kurulu Başkanı Yenigün, Türkiye'nin, elektrikli ve hibrit araç yatırımlarını her geçen gün artırdığını belirterek, 'Yatırım çekiciliği ve mevcut yatırımların korunması için büyüyen iç pazar dediğimizde elektrikli ve hibrit araçların gelişimine dikkati çekmemiz gerekiyor.' ifadesini kullandı. Türkiye olarak ihracatı büyük oranda Avrupa'ya gerçekleştirdiklerini aktaran Yenigün, şunları kaydetti: 'Ülkemizde her geçen gün hibrit ve elektrikli araçlara yönelik yeni yatırımlar yapılıyor. Avrupa'ya ihraç ettiğimiz bu araçlar oldukça değerli ve yüksek girdi getiren araçlar olarak dikkatleri çekiyor. Önümüzdeki dönemde AB'nin 'Green Deal', yani 'Yeşil Mutabakatı' destekleyecek şekilde daha çok elektrikli araç talebi olacak. Bu talebi karşılamaya aday, önde gelen ülkelerden birisi olarak, vergi artışının aksine iç pazarda elektrikli ve hibrit araçları teşvik etmeliyiz.'
Reklam
Çevre Ve Şehircilik Bakanı Kurum, İzmir'de Sel Sularının Tahliyesinin Ardından Hasar Tespit Çalışmalarına Başlanacağını Bildirdi
ANKARA (AA) - Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, İzmir'de şiddetli yağış nedeniyle meydana gelen sel felaketinin ardından ekiplerin sahada çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, sularının tahliyesinin ardından hasar tespit çalışmaları gerçekleştireceklerini bildirdi. Kurum, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, İzmir'de aşırı yağış sonucu meydana gelen sel nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşa Allah'tan rahmet, selden etkilenenlere 'geçmiş olsun' dileklerini iletti. Son yıllarda iklim değişikliğinin etkilerinin daha çok hissedildiğine dikkati çeken Kurum, şunları kaydetti:'Bursa, Düzce, Rize, Artvin ve Giresun'dan sonra şimdi de İzmir'de karşılaştığımız sel, bize iklim değişikliğiyle mücadelenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Bakanlık ekiplerimiz sahada çalışmalarını sürdürmektedir. Sel sularının tahliyesinin ardından hasar tespit çalışmalarımızı gerçekleştireceğiz. Vatandaşlarımızın her zaman yanındayız. İzmir'de hayatı normale döndürecek adımları süratle atacak, kardeşlerimizin yaralarını saracağız.'
Reklam
İzmir'de 2 Otomobilin Çarpışması Sonucu 1'İ Bebek 5 Kişi Yaralandı
İZMİR (AA) - İzmir'in Tire ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 1'i bebek 5 kişi yaralandı.Alınan bilgiye göre, Tire'den İzmir yönüne ilerleyen Ş.D. idaresindeki 35 ANJ 963 plakalı otomobil, Mahmutlar Mahallesi yakınlarında karşı yönden gelen A.T.O'nun kullandığı 35 AY 2973 plakalı otomobille çarpıştı.Kazada, sürücüler ile Ş.D'nin kullandığı araçtaki M.D, Y.D. ve 2 aylık bebek B.D. yaralandı.Yaralılar, ambulanslarla Tire Devlet Hastanesine kaldırıldı.
İran El Koyduğu Güney Kore Petrol Tankerini Serbest Bıraktı
TAHRAN (AA) - İran yönetimi, 4 Ocak'ta çevre kirliliği oluşturduğu gerekçesiyle el koyduğu Güney Kore bandıralı petrol tankerinin serbest bırakıldığını açıkladı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade, konuya ilişkin açıklamasında geminin serbest bırakılması yönünde Seul yönetiminden talep geldiğini söyledi. Yargı Erkinin de desteğiyle Güney Kore bandıralı petrol tankerinin serbest kalmasına karar verildiğini belirten Hatibzade, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçi'nin konuyla ilgili Güney Koreli mevkidaşı Çe Cong-Kong ile telefon görüşmesi yaptığını aktardı.Sözcü Hatibzade, görüşmede Arakçi'nin İran'ın Güney Kore'de bloke edilen mali varlığının en kısa sürede serbest bırakılmasına vurgu yaptığını dile getirdi.Hatibzade, tarafların İran'ın Güney Kore'deki mali varlığını kullanabilmesi için etkili çözüm mekanizmaları üzerinde fikir alışverişinde bulunduğunu ve Seul yönetiminin paranın en kısa sürede serbest bırakılması için 'azami çaba' sarf edeceği yönünde açıklamada bulunduğunu kaydetti. İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, 4 Ocak'ta Basra Körfezi'nde Güney Kore bandıralı petrol tankeri MT Hankuk Chemi'yi alıkoyduğunu açıklamıştı. Güney Kore Dışişleri Bakan Yardımcısı Çe Cong-Kong başkanlığındaki heyet, konuyu görüşmek üzere 11 Ocak'ta Tahran'a gelmişti.İran, Güney Kore ve çeşitli ülkelerde bulunan mali varlığını ABD yaptırımları nedeniyle bloke edilmesinden dolayı kullanamıyor.
İkna Çalışmaları Sonucu 2 Terörist Daha Teslim Oldu
ANKARA (AA) - İçişleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ikna çalışmaları sonucu, bölücü terör örgütü PKK/KCK'dan kaçan 2 terörist daha güvenlik güçlerine teslim oldu.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, teslim olan örgüt mensuplarının, 2010 ve 2014 yıllarında terör örgütüne katıldıkları ve Irak'ta faaliyet yürüttükleri tespit edildi.İkna çalışmaları sonucu 2021'de teslim olan örgüt mensubu sayısı 16'ya ulaştı.
Reklam
Türk Kızılay, Somali'de Her Gün 3 Bin Kişiye Yemek Dağıtıyor
ANKARA (AA) - Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, Somali'deki aşevinde Türk hayırseverlerin destekleriyle her gün 3 bin kişilik yemek hazırlandığını bildirdi.Türk Kızılaydan yapılan açıklamaya göre, Kızılay mazlum coğrafyalardaki çocukların eşit koşullara sahip olabilmeleri için çeşitli projeler yürütüyor.Kınık, bu çalışmalar kapsamında Somali'yi ziyaret etti ve çalışmaları yerinde inceledi.Kızılay tarafından desteklenen El-Beşir Körler ve Sağırlar Okulu'nu ziyaret eden ve 16 yaşındaki görme engelli Muhammed Nur Ali'nin okuduğu Kuran-i Kerim'i dinleyen Kınık, okulun tüm eğitim ihtiyaçlarının Kızılay tarafından karşılanacağını ifade etti.Okuldaki görme ve işitme engelli öğrencilerin ihtiyaçlarını ve sıkıntılarını dinleyen Kınık, 'El Beşir'in ismi sadece Türkiye'de değil, Türkiye dışında da çok biliniyor artık. Türkiye'deki destekçilerimiz, size destek veren bağış yapan bağışçılarımız size çok selam söylediler.' ifadelerini kullandı.'Hayırseverlerimizin desteğiyle yemekleri çıkartıyoruz'Genel Başkan Kınık, Somali'nin başkenti Mogadişu'da Kızılay'ın açtığı aşevini de ziyaret etti.Somali'deki aşevinde Türk hayırseverlerin destekleriyle her gün 3 bin kişilik yemek hazırlandığını belirten Kınık, 'Bunlar ağırlıklı olarak yetimhanelere, hastanelere, okullara ve buradaki iç göçmen kamplarına gönderiliyor. Hayırseverlerimizin desteğiyle bu yemeklerimizi çıkartıyoruz. Somali'de gerçekten açlık, kıtlık, yoksulluk devam ediyor. Buranın devlet düzeni tekrar normale dönünceye kadar, insanlar onurlu bir şekilde hayatlarını kazanıp idame ettirebilecekleri döneme kadar destek olmak durumundayız.' değerlendirmesini yaptı.'Kardeşin kardeşe yaptığı iyiliğin teşekkürü olmaz'Somali ziyaretinde Mogadişu Recep Tayyip Erdoğan Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde düzenlenen '2011 Doğu Afrika Krizi ve Yardımların Somali Cephesi' konulu konferansta konuşma yapan Kınık, 'Bizim bilinen ilişki tarihimiz 600 yılı aşkın. Bu topraklarda özgür yaşanılması için elimizden gelen ne varsa yapmaya gayret ediyoruz. Kardeşin kardeşe yaptığı iyiliğin teşekkürü olmaz. Somali de bunlardan bir tanesi. Somali'ye sadece 2011 yılında Türkiye'den 200 milyon dolar değerinde yardım geldi. O günden beri 2-3 milyar doları aşan yardımlar bu topraklara ulaştı. Bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.' ifadelerini kullandı.Türk Kızılay ile Somali Adalet Bakanlığı arasında Mogadişu Merkez Cezaevi'nde tutuklu bulunan kadınlara yönelik dikiş atölyelerinin devamı için iş birliği protokolü de imzalandı.Protokolle, cezaevindeki mahkumların sosyal hayata katılımların arttırmasının hedeflendiği belirtildi.
Cezayir'de İslami Eğilimli Partiden Fas'a Eleştiri: Batı Sahra, Pazarlık Konusu Edilemez
CEZAYİR (AA) - Cezayir'deki en büyük İslami eğitimli parti olan Toplumsal Barış Hareketi, Fas'ı Batı Sahra'daki hakimiyetinin tanınması karşılığında İsrail ile ilişkilerini normalleştirmekle eleştirdi.Toplumsal Barış Hareketi Partisinden yapılan yazılı açıklamada, 'Bazı Arap ve Mağrip ülkelerinin, kalkınma, güvenlik ve istikrarlarını gerekçe göstererek gaspçı Siyonist oluşumla aceleyle normalleşmeye gitmelerinin' reddedildiği vurgulandı. Açıklamada, 'Batı Sahra meselesi sömürgeden kurtulma davasıdır, pazarlık konusu edilemez.' ifadeleri kullanıldı.Birleşmiş Milletlerin (BM) 'kendi kaderini tayin etme' kararının bölge için en gerçekçi çözüm olacağı kaydedilen açıklamada, Cezayir halkı ve resmi makamlarının İsrail ile normalleşmeye karşı duruşu övüldü. Cezayir yönetiminin Batı Sahra konusundaki resmi tutumunun parti tarafından da desteklendiği kaydedilen açıklamada hükümete 'ülkenin güney, doğu ve batı sınırlarını korumaya yönelik gerekli siyasi, diplomatik ve ekonomik ittifakları geliştirmesi' çağrısı yapıldı. Ne olmuştu?Fas Kralı 6. Muhammed 10 Aralık 2020'de İsrail ile ilişkilerin 'en yakın zamanda' kurulacağını açıklamış, aynı gün dönemin ABD Başkanı Donald Trump da Fas ve İsrail'in tam diplomatik ilişki kurulmasına yönelik anlaşmaya vardığını ve Batı Sahra'da Fas'ın hakimiyetini tanıdıklarına dair bir bildirge imzaladığını duyurmuştu.Fas'ın 1975'te eski İspanyol sömürgesi Batı Sahra'yı topraklarına katmasının ardından Cezayir'in tanıdığı bağımsızlık yanlısı Polisario Cephesi ile Fas yönetimi arasındaki gerginliğin devam ettiği biliniyor.Fas, bölgenin kendi egemenliğinde kalması gerektiğini savunurken Polisario Cephesi, Batı Sahra'nın bağımsız devlet olduğunu ileri sürüyor. Cezayir'in de Batı Sahra'nın egemenliğini tanıyan sınır komşusu bir ülke olması nedeniyle Fas yönetimiyle ilişkileri gergin seyrediyor.
Türkiye Ulusal Alerji Ve İmmünoloji Derneği, Alerjisi Olanlara Hastanede Aşı Yaptırmaları Uyarısında Bulundu
ANKARA (AA) - Türkiye Ulusal Alerji ve İmmünoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Şekerel, herhangi bir maddeye ya da besine alerjisi olanların Kovid-19 aşılarını, aile sağlığı merkezleri yerine mutlaka hastanelerde olması gerektiğini bildirdi.Prof. Dr. Şekerel, yazılı açıklamasında, aşılara karşı gelişen şiddetli alerjik reaksiyonların son derece nadir olduğunu ve anafilaksinin yaklaşık 1 milyon doz aşı uygulamasının 1,3'ünde meydana geldiğini belirtti.Pfizer/BioNTech ve Moderna'nın mRNA aşılarında bu riskin milyonda 11 olduğuna dikkati çeken Şekerel, şunları kaydetti:'Diğer bir ifadeyle rutinde kullanılan aşılardan on kat daha yüksek bir risk var. Ancak bu farklılık aşının yapıldığı etken yani koronovirüs ile ilişkili değil. Aşının üretimindeki yeni teknikten ileri geliyor. mRNA aşılarında RNA'nın yıkımını engellemek için etrafına sarılan lipid yapıdaki kılıfta bulunan 'PEG' isimli bir maddeden ileri geliyor. Ülkemizde kullanılan CoronaVac aşısı eski teknik ile üretiliyor ve teorik olarak mRNA aşılarındaki gibi yüksek bir risk beklenmiyor. Ülkemizde CoronaVac aşı uygulanmasının başlaması ile bazı meslektaşlarımızdan kimi alerjik reaksiyonların olduğu duyumları aldık.''Riskin yüksek olduğuna dair bir bildirim yok'Aşıya bağlı istenmeyen reaksiyonların Sağlık Bakanlığınca izlendiğini vurgulayan Şekerel, şu bilgileri verdi:'Bugüne değin ülkemizde uygulanan aşıya bağlı ne ölüm ne de riskin yüksek olduğuna dair bir bildirim geldi. Bu konuda açıklama yapabilecek bir diğer kurum aşı üreticisi olan Sinovac firması veya bu aşının yapılmaya başlandığı diğer ülkelerin sağlık otoriteleri olabilir. Ama hiçbirinden bu şekilde bir risk açıklaması gelmedi. Başka bir ifade ile CoronaVac aşısı ile alerjik reaksiyon yaşaması beklenen bir grup tanımlanmadı. Şu anda ülkemizde aşı yapılmadan önce, özellikle aşıya veya içerdiği bileşenlere karşı bilinen herhangi bir alerjisi olup olmadığı soruluyor. Bugüne kadar herhangi bir maddeye ya da besine alerjisi bulunanların mutlaka aile sağlığı merkezleri yerine hastanelerde aşı olmalarını öneriyoruz.'Türkiye'de vatandaşların üçte birinde alerjik nezle, astım, deri ve besin alerjileri gibi rahatsızlıkların olduğunun bilindiğini aktaran Şekerel, 'Bu kişilerin Kovid-19 aşıları için risk altında olduklarına yönelik bir kanıt yok. O yüzden aşılarını gönül rahatlığı ile randevu aldıkları aile sağlığı merkezlerinde yaptırabilir.' ifadelerini kullandı.'Aşının olumsuz etkisi olursa ikinci dozu verilemeyebilir'Şekerel, tüm şiddetli alerjik reaksiyonların aşı uygulamasından sonraki 30 dakika içinde yaşanacağını, bu nedenle tüm dünyada aşılama sonrası her kişinin en az 30 dakika süreyle izlenmesinin yaygın bir uygulama olduğunu bildirdi.Bu nedenle aşılama yapılan tüm sağlık tesislerinin hem alerjik reaksiyonları tanıyacak eğitimli personel hem de uygun tedavi ekipmanı ile donanmış olduğunu aktaran Şekerel, şunları kaydetti:'Bu durum, Kovid-19 aşıları dahil olmak üzere tüm aşılar için geçerli. Ülkemizde aşılamanın yaygın yapıldığı aile sağlığı merkezlerinin bu donanıma sahip olduğunu biliyoruz. Mevcut veriler kullanmakta olduğumuz aşının güvenli olduğunu ve ciddi güvenlik endişeleri olmadan iyi tolere edilebileceğini düşündürmektedir. İnsanların, besinler ve ilaçlar da başta olmak üzere çok çeşitli maddelere alerjisi olabilir. Bir kişinin aşı maddesine karşı bilinen bir alerjisi varsa, o kişiye o aşıyı yaptırmaması tavsiye edilir. Ama aşının mutlaka yapılması gerekiyorsa kademeli dozlama denilen farklı bir yaklaşım ile aşı uygulanması düşünülebilir. Aşının gerçekten anafilaksiye neden olduğu ispatlanırsa bu kişilere aşının ikinci dozu verilemeyebilir. Bununla birlikte, hekim tercihi ile kademeli dozlama gibi özel yaklaşımlar kullanılarak aynı aşının sonraki dozu uygulanabiliyor.'
Reklam
Ankara'da Boğaziçi Üniversitesindeki Olaylara Destek İçin Düzenlenen İzinsiz Gösteride 69 Kişi Gözaltına Alındı
ANKARA (AA) - Ankara'da Boğaziçi Üniversitesindeki olaylara destek için izinsiz gösteri yapan gruba müdahale eden güvenlik güçleri, 69 kişiyi gözaltına aldı.Alınan bilgiye göre, Kızılay Meydanı'nda bir araya gelen ve yürüyüş yapmak isteyen gruptakilere polis ekipleri, dağılmaları uyarısında bulundu.Bu sırada güvenlik güçleri ile göstericiler arasında arbede çıktı. Kovalamaca sırasında eylemcilerin bir kısmı TKP Genel Merkezi'ne girdi.Arbede sırasında gözaltına alınan 69 kişi, polis merkezine götürüldü. Hafif yaralanan 3 polis memuru ise olay yerinde 112 Acil Servis ekiplerince tedavi edildi.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Çiftçi Buluşması Programının Açılışında Konuştu: (2)
ANKARA (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, arpadan mercimeğe kadar tarımın dışarıya bağımlı hale getirildiğini belirterek, 'Kendi çiftçisine değil, yabancı çiftçiye destek veren bir iktidara gayri milli derim. Kimse kusura bakmasın.' ifadelerini kullandı.Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde düzenlenen Çiftçi Buluşması programının açılışında yaptığı konuşmada, tarımın bütün ülkeler için stratejik bir sektör olduğunu, bunun için anayasada da özel maddelerin bulunduğunu söyledi.Anayasa'nın 45. maddesinde yer alan 'Devlet, bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.' ifadesine atıfta bulunan Kılıçdaroğlu, devletin maliyeti düşürmek ve bütün önlemleri almak zorunda olduğunu vurguladı.Kılıçdaroğlu, yine aynı maddede yer alan 'Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.' ifadelerini anımsatarak, çiftçinin eline ürünün gerçek değerinin geçmesi ve devletin maliyeti düşürmesi, ürünü satın alması ya da satılmasına imkan sağlaması gerektiğini kaydetti. 'İktidar sahipleri bu anayasayı bilmiyorlar mı? Bu anayasadan haberleri yok mu?' diye soran Kılıçdaroğlu, 'Çiftçi için anayasal güvence var. Siz, anayasanın kurallarını uygulamıyorsunuz, çiftçiyi batıyorsunuz. Hakkınız, hukukunuz teslim edilmiş ama adalet yok, gereği yapılmıyor. Bunun gereğinin yapılması lazım.' dedi. Hala teşviklerin ödenmediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:''Para yok diyorlar, güzel ama köprüden geçerken Hazine garanti vermiş, ister yoldan geç, ister geçme, ister köprüden geç ister geçme, ister havaalanına git ister gitme, dolar bazında, dakikasında ödüyor mu? Ödüyor. Onlara para var. Üstelik dolarla ödüyor, dolar bazında ödüyor. Bize gelince para yok. Niye size gelince para yok? Beşli çeteye var da size niye yok? 1 milyar 900 milyon dolar, 6 milyon dolar para ödenecek 2020-2021'de para ödenecek. Saati gelince tak paralarını ödüyorlar. Size gelince kanun var, ödemiyorlar. Niçin? Çiftçiyi kendi arka bahçeleri olarak görüyorlar. 'Biz parayı ödemesek de bunlar gelir, bize oy verirler.' diyorlar. Asıl sorunumuz bu. Bu siyasi tercihten hükümeti vazgeçirmenin yolu, siyaseten 'Paramı zamanında ödedin ödedin, ödemediysen kusura bakma oy moy yok sana.' diyeceksiniz. O zaman göreceksiniz, hükümet kulağını çevirecek, sizi dinleyecektir. ''Mazot desteği için 2021 bütçesine 177 milyon lira daha az para konuldu'Tarım Kanunu'nun 21. maddesini hatırlatan Kılıçdaroğlu, 2006'dan bu yana burada belirtildiği gibi çiftçiye milli gelirin yüzde 1'i oranında destek verilmediğini anlatarak, Türkiye İstatistik Kurumu verileriyle hesaplandığında Türk çiftçisinin 210 milyar lira alacağı olduğunu öne sürdü. Çiftçiye verilen destek ödemesinin vergiye tabi tutulduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, mazot desteğinin geçen yıldan 177 milyon lira, gübre desteğinin 52 milyon lira, hayvancılık desteğinin da 558 milyon lira daha az belirlendiğini söyledi.Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: 'Teşvikten vergi alınır mı? Ama sadece çiftçiden alıyorlar. Onu da söyleyeyim. Diğerlerine milyarlarca lira teşvik veriyorlar, 5 kuruş bile kesilmiyor ama çiftçi olunca 'Vur ensesine ağzından al lokmayı.', nasıl olsa sesi çıkmaz. Sizin buna isyan etmeniz lazım, 'Bu yanlıştır.' demeniz lazım, 'Bizi batırana oy vermeyeceğiz.' demeniz lazım.' Ben sizin hakkınızı sonuna kadar savunurum. Sizin hakkınızı bana oy verin diye değil, adalet için savunuyorum. Adalet olması lazım. Size verilmiyor, kime veriliyor? Tefecilere veriliyor. Bakın dünyada en yüksek faizle borçlanan ülke Türkiye. Ya dolar gelecek yüksek faiz, borç para istiyorsun, yüksek faiz. Bir anlamda Türkiye, ekonomide bağımsızlığını büyük ölçüde kaybetmiştir. Tefecilere ödenen faiz sadece 2020'de 134 milyar lira. Eski parayla 134 katrilyon lira faiz ödendi bir avuç tefeciye. Size ne verildi? Hakkınız olan bile zamanında verilmedi.''Dışarıya bağımlı hale getirdiler bizim tarımımızı'Dışarıda daha ucuz olduğu gerekçesiyle ithalat yapıldığını belirten Kılıçdaroğlu, 'Daha ucuz değil, daha pahalı. Dışarıya bağımlı hale getirdiler bizim tarımımızı. Sadece böyle değil ithalat. Arpadan tutun, mercimeğe kadar... Bizim Yozgat'ın kokulu mercimeği bir dünya markası. Onu bile yok ettiler. Dışardan mercimek, canlı hayvan, et getiriyorlar. Neden? Sizinle rekabet etmek için.' ifadelerini kullandı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, faizin düşürülmesi gerektiğini belirtti. Türkiye'nin tarım ilacını ve gübresini üretmesi gerektiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, 'Bir zam yağmuru var. Önümüzdeki sene ne olacak? 2021'de ne olacak? Bu çok önemli. Gayri milli bir siyasi anlayışla karşı karşıyayız. Kendi çiftçisine değil, yabancı çiftçiye destek veren bir iktidara gayri milli derim arkadaşlar. Kimse kusura bakmasın.' ifadelerini kulladı.Kılıçdaroğlu, hükümetin, çiftçiyi yanında görmek istiyorsa faizleri silmesi ve hacizleri durdurması gerektiğini sözlerine ekledi.(Bitti)
Reklam
MHP Genel Başkan Yardımcısı Karakaya, Ülkü Ocaklarının Şuşa'da Okul Yaptıracak Olmasını Değerlendirdi:
BAKÜ (AA) - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin Şuşa'da okul yaptırma kararındaki temel amaç ve hedefinin örnek olmak olduğunu belirterek '(Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham) Aliyev de bunu ifade etti. İlk kez böyle bir teklif geldiğini ve bundan da çok memnun olduğunu ifade etti.' dedi.Karakaya, eski Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın ve Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ile Bakü'de düzenlediği basın toplantısında, Azerbaycan'daki temaslarına ve Ülkü Ocaklarının Şuşa'da yaptıracağı okula ilişkin açıklamalarda bulundu.Karakaya, Azerbaycan'ın Karabağ zaferinin 2020'ye damga vurduğunu, milli gönülleri sevince boğduğunu söyledi.Bu zaferin Türk milletinin son yıllarda elde ettiği en görkemli ve en destansı başarılardan biri olduğunu vurgulayan Karakaya, 'Azerbaycan yurdu olan Karabağ tüm dünyanın gözü önünde ebedi yurt olarak tescil edilmiştir.' diye konuştu.Karakaya, Türk kültür ve tarihinin simgesi, Azerbaycan sanat ve düşünce tarihinin kaynağı Şuşa'nın kurtarılmasının, Karabağ zaferini taçlandırdığını vurgulayarak MHP Lideri Bahçeli'nin bu vesile ile Şuşa'da okul yaptırmaya karar verdiğini hatırlattı.Bahçeli'nin, eski Isparta Belediye Başkanı Günaydın ve Ülkü Ocakları Genel Başkanı Yıldırım ile kendisini ön görüşmeleri yapmak ve gerekli temaslarda bulunmak için görevlendirdiğini bildiren Karakaya, '30 Ocak'ta Cumhurbaşkanlığı yetkilileri ve Eğitim Bakanı Emin Emrullayev ile konuya ilişkin görüşmelerimizi yaptık. Görüşmelerin 30 Ocak'ta olmasının tarih açısından da bir manası vardı. Bu tarihin planlayanı Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli oldu. Bu tarih, Azerbaycan milli marşının kabul tarihi. Bu tarih, bu bakımdan da anlamlı oldu.' değerlendirmesinde bulundu. Karakaya, bugün de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildiklerini belirterek Aliyev'in, Ülkü Ocakları tarafından inşa edilecek okul binası için uygun bir yer seçilmesi için ilgililere gerekli talimatları verdiğini aktardı.Projenin bir an önce hayata geçirilmesini arzu ettiklerini dile getiren Karakaya, 'Özgün bir Türk mimarisi ile inşa edilecek okul binasını eksiksiz bir şekilde tamamlayıp Azerbaycan Eğitim Bakanlığına teslim edeceğiz. Burada Genel Başkan'ımızın temel amacı ve hedefi örnek olmaktı. Bugün Aliyev de bunu ifade etti. İlk kez böyle bir teklif geldiğini ve bundan da çok memnun olduğunu ifade etti. Bu, bir örnek olacaktır. Türk dünyası büyük. İnşallah bu örnek arkasından oralarda bu tür projelerin gelmesini sağlayacaktır.' ifadelerini kullandı.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Karakaya, Ülkü Ocaklarının Şuşa'da Okul Yaptıracak Olmasını Değerlendirdi:
BAKÜ (AA) - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin Şuşa'da okul yaptırma kararındaki temel amaç ve hedefinin örnek olmak olduğunu belirterek '(Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham) Aliyev de bunu ifade etti. İlk kez böyle bir teklif geldiğini ve bundan da çok memnun olduğunu ifade etti.' dedi.Karakaya, eski Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın ve Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ile Bakü'de düzenlediği basın toplantısında, Azerbaycan'daki temaslarına ve Ülkü Ocaklarının Şuşa'da yaptıracağı okula ilişkin açıklamalarda bulundu.Karakaya, Azerbaycan'ın Karabağ zaferinin 2020'ye damga vurduğunu, milli gönülleri sevince boğduğunu söyledi.Bu zaferin Türk milletinin son yıllarda elde ettiği en görkemli ve en destansı başarılardan biri olduğunu vurgulayan Karakaya, 'Azerbaycan yurdu olan Karabağ tüm dünyanın gözü önünde ebedi yurt olarak tescil edilmiştir.' diye konuştu.Karakaya, Türk kültür ve tarihinin simgesi, Azerbaycan sanat ve düşünce tarihinin kaynağı Şuşa'nın kurtarılmasının, Karabağ zaferini taçlandırdığını vurgulayarak MHP Lideri Bahçeli'nin bu vesile ile Şuşa'da okul yaptırmaya karar verdiğini hatırlattı.Bahçeli'nin, eski Isparta Belediye Başkanı Günaydın ve Ülkü Ocakları Genel Başkanı Yıldırım ile kendisini ön görüşmeleri yapmak ve gerekli temaslarda bulunmak için görevlendirdiğini bildiren Karakaya, '30 Ocak'ta Cumhurbaşkanlığı yetkilileri ve Eğitim Bakanı Emin Emrullayev ile konuya ilişkin görüşmelerimizi yaptık. Görüşmelerin 30 Ocak'ta olmasının tarih açısından da bir manası vardı. Bu tarihin planlayanı Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli oldu. Bu tarih, Azerbaycan milli marşının kabul tarihi. Bu tarih, bu bakımdan da anlamlı oldu.' değerlendirmesinde bulundu. Karakaya, bugün de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildiklerini belirterek Aliyev'in, Ülkü Ocakları tarafından inşa edilecek okul binası için uygun bir yer seçilmesi için ilgililere gerekli talimatları verdiğini aktardı.Projenin bir an önce hayata geçirilmesini arzu ettiklerini dile getiren Karakaya, 'Özgün bir Türk mimarisi ile inşa edilecek okul binasını eksiksiz bir şekilde tamamlayıp Azerbaycan Eğitim Bakanlığına teslim edeceğiz. Burada Genel Başkan'ımızın temel amacı ve hedefi örnek olmaktı. Bugün Aliyev de bunu ifade etti. İlk kez böyle bir teklif geldiğini ve bundan da çok memnun olduğunu ifade etti. Bu, bir örnek olacaktır. Türk dünyası büyük. İnşallah bu örnek arkasından oralarda bu tür projelerin gelmesini sağlayacaktır.' ifadelerini kullandı.
Hırsızlık Zanlıları Tahliye Edildikten 2 Gün Sonra Aynı Suçtan Tutuklandı
KAYSERİ (AA) - Aksaray'da 2 kişi hırsızlık suçundan tahliye edildikten 2 gün sonra, aynı suçtan Kayseri'de tutuklandı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, merkez Kocasinan ilçesi Gömeç Mahallesi'nde bağ evlerinden ve villalardan hırsızlık yapıldığı ihbarı üzerine çalışma başlattı.Kimlikleri tespit edilen şüpheliler T.T. ve K.A, ikametlerinde yakalandı.Kayseri Devlet Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilip adliyeye sevk edilen zanlılar, nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.Zanlıların başka hırsızlık suçundan Aksaray'da tutuklandığı, tahliye edildikten 2 gün sonra Kayseri'de yakalandığı, aynı suçtan 13 kaydının bulunduğu öğrenildi.
Reklam