Gaziantep'te Toplantı Ve Etkinlikler 15 Gün Yasaklandı
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep Valiliği, toplantı, gösteri yürüyüşü ve basın açıklaması gibi etkinliklerin 15 gün yasaklandığını bildirdi.Valilikten yapılan açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında il genelinde bazı tedbirler alındığı belirtildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi:'İl genelinde gerçekleştirilebilecek, siyasi parti, sendika ve sivil toplum kuruluşlarının kendi binalarında, kendi personel ve üyelerine yönelik yapacağı genel kurul ve toplantılar ile devlet kurum ve kuruluşlarının program ve etkinlikleri, resmi bayram, resmi anma günleri, resmi tören ve kutlamalar ile gelenek ve göreneklere göre yapılacak programlar, spor faaliyetleri ile bilimsel, ticari ekonomik amaçlarla yapılan programlar kapsamındaki etkinlikler ve Valiliğimizce izin verilenler hariç tüm toplantı ve gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, açık yer toplantısı ile protesto eylemi, miting, çadır kurma, oturma eylemi, stant açma, açlık grevi, anma töreni, afiş, pankart ve poster asma, el ilanı ve bildiri dağıtma, imza masası açma, meşale yakma ve taşıma, konferans, panel, seminer, kermes, yardım toplama faaliyetleri ve benzeri her türlü eylem ve etkinlik, 1-15 Şubat'ta genel asayiş ve kamu düzenin korunması için Valilik makamının oluruyla yasaklanmıştır.'
Muğla'da Eşini Öldüren Sanığa Uygulanan Tahrik İndirimine İtiraz Edildi
MUĞLA (AA) - Muğla'da, 2013'te ayrı yaşadığı eşini pompalı tüfekle öldürmekten ağırlaştırılmış müebbet, aynı araçtaki genci öldürmekten müebbet ve bir kişiyi öldürmeye teşebbüsten 14 yıl hapse çarptırılan, Yargıtay'ın bozma kararının ardından tahrik indirimi uygulanan sanık Lütfü Sefa Berberoğlu hakkındaki karara itiraz edildi.Öldürülen Sedef Berberoğlu'nun aile avukatı Kemal Ertuğrul, AA muhabirine, Yargıtay 1. Ceza Dairesi Başkanlığı'na itiraz dilekçesi verdiklerini, haklarını sonuna kadar savunacaklarını söyledi.Sanığın daha önce defalarca müvekkilini yaraladığını, bulunduğu konuta saldırdığını, kayınvalidesini ve orada bulunan diğer kişileri darbedip, hakkında defalarca uzaklaştırma kararları alındığını aktaran Ertuğrul, 'Biz kararın yeniden değerlendirilerek, sanığa yeniden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini bekliyoruz.' dedi.Öldürülen Sedef Berberoğlu'nun annesi Gülender Kan ise kızının acısını hala ilk günkü gibi yaşadığını bildirdi.Verilen karardan dönülmesini istediklerini anlatan Kan, '8 yıldır ciğerim yanıyor. Bu sürede kızımın acısını biraz olsun torunumla hafifletmeye çalışıyorum. Daha önce verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının uygulanmasını istiyorum. Kızım ve öldürülen tüm kadınlar için adalet istiyorum.' diye konuştu.OlayMuğla'da 13 Eylül 2013'te Lütfü Sefa Berberoğlu, başkasına ait otomobilde gördüğü ve ayrı yaşadığı 26 yaşındaki eşi Sedef Berberoğlu ile araçta bulunan 18 yaşındaki Abdullah Tekin'i pompalı tüfekle öldürmüş, 31 yaşındaki Okan Duran ise kaçarak kurtulmuştu.Olayın ardından teslim olan zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.Mahkeme, sanığı, eşi Sedef Berberoğlu'nu öldürmekten ağırlaştırılmış müebbet, Abdullah Tekin'i öldürmekten müebbet ve bir kişiyi öldürmeye teşebbüsten 14 yıl hapis cezasına çarptırmıştı. İtiraz üzerine kararı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanık hakkındaki yerel mahkeme kararını bozmuştu.Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülen duruşmada, sanığa, Sedef Berberoğlu'nu öldürme suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının tahrik indirimi uygulanıp 24 yıla, Okan Duran'ı öldürmeye teşebbüs suçundan verilen 14 yıl hapis cezasının ise yine tahrik indirimiyle 7 yıla düşürülmesine hükmedilmişti.
Kovid-19'Dan Hayatını Kaybeden Yayladağı Belediye Başkanı Sayın'ın Cenazesi Toprağa Verildi
HATAY (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Hatay'ın Yayladağı ilçesi Belediye Başkanı Mustafa Sayın'ın cenazesi Antakya ilçesinde defnedildi.Kovid-19 testinin pozitif çıkmasının ardından 30 Aralık'ta Hatay Devlet Hastanesine kaldırılan ve 6 Ocak'ta sevk edildiği Ankara Şehir Hastanesinde yoğun bakımda tedavi görürken dün hayatını kaybeden Sayın'ın cenazesi Hatay'a getirildi.Sayın'ın cenazesi, Antakya Mezarlık Kompleksi Camisi'nde kılınan namazın ardından Antakya Asri Mezarlığı'nda toprağa verildi.Cenaze törenine, Hatay Valisi Rahmi Doğan, AK Parti Hatay milletvekilleri Hüseyin Yayman, Abdulkadir Özel, Hacı Bayram Türkoğlu, Hüseyin Şanverdi, Sabahat Özgürsoy Çelik, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda partili ile vatandaşlar katıldı. 2019 Mahalli İdareler Seçimi'ne AK Parti'den girerek Yayladağı Belediye Başkanı olan Sayın, evli ve 3 çocuk babasıydı.
Körfez Uzmanı El-Havas Takıyye, Kik Üyesi Ülkelere "Asean" Önerisinde Bulundu:
DOHA (AA) - SERDAR BİTMEZ - Al Jazeera Araştırma Merkezi Körfez Araştırmaları Bölümü Direktörü El-Havvas Takıyye, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi 6 ülkenin Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ülkelerinin tecrübesine benzer şekilde ilişkiler inşa ederek uzlaşıyı fırsata çevirebileceği değerlendirmesinde bulundu.Katar'ın başkenti Doha merkezli Al Jazeera Araştırma Merkezinde yönetici olan Takıyye, 5 Ocak'ta 41. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Zirvesi'nde varılan uzlaşıyı, sonrasındaki olası süreci, Körfez ülkelerinin önceliklerini ve hala askıda bekleyen sorunlarını AA muhabirine değerlendirdi.Takıyye, 'Körfez ülkeleri ortak eylem geliştirerek, birbirinin egemenliğine saygı duyarak, farklılıklara rağmen bağlarını güçlendirerek yeni temeller üzerine ilişkiler inşa edebilir ve uzlaşıyı fırsata çevirebilir. KİK üyesi ülkeler de ASEAN ülkeleri gibi ilişkiler geliştirebilir.' dedi. 'ABD politikalarındaki olası değişiklikler körfez krizini yenileyebilir'Körfez uzlaşısının yeni ABD Başkanı Joe Biden idaresiyle ilişkili olduğunu ifade eden Takıyye, söz konusu uzlaşının sağlam temeller üzerine tesis edilmediğini, Biden'in başkanlık süresinin 4 yılla sınırlı olduğunu hatırlattı.Körfez ülkelerinin süregelen anlaşmazlık dosyaları ve ABD politikalarındaki olası değişikliklerin bölge ülkelerine yansımaları konusunda endişesini dile getiren Takıyye,'ABD politikalarındaki muhtemel değişiklikler körfez ülkelerini yeniden anlaşmazlıklara odaklanmaya itebilir ve kriz yenilenebilir.' uyarısında bulundu.Takıyye, yaptığı analizin doğruluğuna ilişkin ise, Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman'ın Arap dünyasındaki çeşitli siyasi gruplara Katar tarafından saygı duyulduğunu ifade ettiği ve Mısır'ın yasakladığı, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) de bölge güvenliği ve istikrarı için tehdit gördüğü Müslüman Kardeşler Teşkilatı'na zımnen işaret edildiği açıklamayı delil olarak gösterdi.Körfez ülkelerinde İran'la ilişkiler konusunda karşıtlıklar bulunduğunu belirten Takıyye, 'Doha anlaşmazlıkların giderilmesi için diyalog ilkesine dayanmak gerektiğinin zorunlu olduğu çağrısını defalarca yaparken, Riyad, Tahran'ın izole edilmesi ve sıkıştırılması yönünde çalışarak zıt tavır takınıyor.' dedi. Takıyye, Körfez'deki benzeri tezat bakış açılarına ilişkin bir başka örneği ise Türkiye üzerinden verdi. Katar'ın Türkiye'yi güvenilir, etkin ve stratejik bir ortak olarak kabul ederken, BAE, Bahreyn ve Mısır'ın ise Afrika Boynuzu, Libya, Doğu Akdeniz'deki gelişmelerde Türkiye karşısında bölgesel rakip olarak yer aldıklarını vurguladı. Türkiye ile Suudi Arabistan'ın yakınlaşma çabası içinde olduğunu, BAE'nin de iyi ilişkiler kurmayı arzuladığını kaydeden Takiyye, bunlara rağmen başta Müslüman Kardeşler konusu olmak üzere birçok dosyanın hala sonuçlanmayı beklediğini hatırlattı. 'Uzlaşı konusunda Katar ve Suud istekli'Körfez uzlaşısının hala 'eksik bir uzlaşı' ve krizin taraflarının farklı öncelikleri olduğuna işaret eden Takıyye, uzlaşı konusunda Katar ve Suudi Arabistan'ın istekli olduğunu ancak BAE, Bahreyn ve Mısır'ın tutumunun net olmadığı görüşünü paylaştı.Takıyye, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın Ula Zirvesi için ülkesine gelen Katar emirine sıcak bir karşılama yaparken, BAE Veliaht prensi, Bahreyn kralı ve Mısır Cumhurbaşkanının zirveye katılmadığına dikkat çekti.Körfez ülkelerinin farklı önceliklere sahip olduğunu söyleyen Takıyye, 'BAE ve Bahreyn Katar'la hala askıda olan sorunların olduğunu belirtirken, Suudi Arabistan Körfez krizinin tamamen sona erdiğini düşünüyor. Bu da Körfez ülkelerinin kendi aralarında farklı öncelikleri olduğunu gösteriyor.' ifadelerini kullandı.Takıyye, Suudi Arabistan'ın Katar'la uzlaşmacı bir tutum sergilemesini ise şu şekilde açıkladı: 'Riyad, Biden yönetimiyle ilişkilerini iyileştirmek istiyor. Biden daha önce gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinden Suudi Arabistan'ı sorumlu tutacağını ve Yemen'deki savaşta ülkesinin Suudi Arabistan'a verdiği desteği keseceğini açıklamıştı.'ABD ile ittifakın Suudi Arabistan'nın güvenliği için en önemli dayanaklardan biri olduğunun bilindiğini belirten Takıyye, Beyaz Saray ve ABD Kongresinin Riyad karşıtı bir tavır takınmasının ardından iki ülke ilişkilerinde gerginliğin söz konusu olabileceği değerlendirmesinde bulundu.Takıyye, sözlerini şöyle tamamladı: 'Bu nedenle Suudi Arabistan ABD ile ilişkilerini iyileştirmek için önceliklerini Katar ile uzlaşmaya kaydırarak Körfez bölgesini istikrara doğru götürdüğü imajını vermeye çalışıyor.' 41. KİK Zirvesi'nde varılan uzlaşmaSuudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır, 5 Haziran 2017'de 'terör gruplarını desteklediği' suçlamasıyla Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmiş ve bu ülkeye ekonomik ambargo uygulamaya başlamıştı.Katar, söz konusu ülkelerin tüm suçlamalarını reddederken bu durum Körfez bölgesinde krize yol açmıştı.Krizin sona erdirilmesi için yürütülen çabalar bu yılın başında sonuç vermişti.Kuveyt Dışişleri Bakanı Ahmed Nasır Muhammed es-Sabah, 4 Ocak'ta, Suudi Arabistan ile Katar arasındaki kara, deniz ve hava sınırlarının açılması için anlaşmaya varıldığını duyurmuştu.Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud da 5 Ocak'ta El-Ula kentinde düzenlenen 41. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Zirvesi'nde, Katar'a ambargo uygulayan ülkelerin Doha ile diplomatik ilişkilerini yeniden tesis ettiğini ve ambargonun kaldırıldığını açıklamıştı.
Kovid-19'Dan Korunmak İçin "Kapalı Ortam" Uyarısı
İSTANBUL (AA) - Türk Toraks Derneği (TTD) Çevre Sorunları ve Akciğer Sağlığı Çalışma Grubu Yürütme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Haluk Çalışır, yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) korunmada özellikle kapalı mekanlarda maskeli olunsa da belirli sürelerin üzerinde bulunmaktan kaçınma ve az sayıda insan bulunmasına özen göstermenin önemli olduğunu bildirdi.Dernekten yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Çalışır, dünya ile Türkiye'yi de etkisine alan Kovid-19 salgınında bireysel korumada şimdiye kadar maske, mesafe ve el yıkamanın yoğun olarak önerildiğini belirtti.Doç. Dr. Çalışır, araştırmaların hastalığın en yoğun şekilde iç ortamlarda yayıldığını gösterdiğini, virüs içeren solunum yolları sekresyonlarından kaynaklanan çok daha küçük damlacıklar vasıtasıyla da havada uzun süre kalabildiğini belirterek, 'Bu nedenle hastalıktan korunmak için, fiziksel mesafeyi korumak, sık el yıkamak ve usulüne uygun şekilde maske takmak yeterli olmamaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti'nde yapılan bir araştırmada, 7 bin 324, Kovid-19 vakasının incelenmesinde, sadece bir hastaya dış ortamda bulaş olduğu, geri kalanların tümünde hastalığın iç ortamlarda bulaştığı gösterilmiştir. Özellikle kapalı mekanlarda maskeli dahi olsa belirli sürelerin üzerinde bulunmaktan kaçınmak, az sayıda insan bulunmasına özen göstermek oldukça önemlidir.' ifadelerini kullandı. Restoranlar ve benzeri ortamlarındaki bulaşmaya dikkati çeken Çalışır, şöyle devam etti:'Bulaşma yolu konusunda özellikle 239 bilim insanın ortak bir deklarasyon ile yaptıkları açıklama sonrasında, bilinenin aksine 1,5-2 metre mesafe bırakmanın bulaşmayı yeterince önlemediği, havada uzun süre kalma özelliğine sahip çok daha küçük parçacıkların kapalı alanlarda uzun sürebilecek bulaşmadan sorumlu olduğu görüşü ağırlık kazanmaktadır. Gerek Diamond Princess Gemisi'ndeki hastalığın yayılma dinamiklerinden öğrendiklerimiz, gerekse medyada yaygın olarak haberleştirilen restoranlarda bulaşma olaylarının ve benzer kapalı ortam salgınlarının analizleri de bu görüşleri desteklemektedir.''Kapalı ortamlarda bulunan insan sayısı kısıtlanmalı'Türk Toraks Derneği 2. Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bahriye Oya İtil de hastalar ve hasta olmayanların ağız ile burunlarını kapatacak şekilde uygun materyalden yapılmış maske takması gerektiğini belirtti.Özellikle yüzeylere temaslardan sonra ellerin temizliğine dikkat edilmesi gerektiğini kaydeden İtil, fiziksel mesafenin korunması gerektiğini kaydetti.Prof. Dr. İtil, kapalı alanlarda önlemlere rağmen bulaşma söz konusu olduğundan pencerenin hava koşullarına göre açık tutulması ya da sık sık açılarak ortamın havalandırılması gerektiğini vurgulayarak, 'Merkezi havalandırması olan binaların havalandırma sistemlerinin taze hava ile uygun çevrim sayısıyla sürekli çalıştırılmalı. Kapalı ortamlarda bulunan insan sayısı kısıtlanmalı. Kapalı ortamlarda yemek sırasında maskelerin çıkarılması risk yaratacağından toplu yemek yemekten kaçınılmalı. Sağlık Bakanlığının 1 Ekim 2020'de yayınladığı Kovid-19 Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde belirtildiği gibi kent içi ulaşım araçlarında bulaşıcı damlacık oluşturabileceği için konuşulmamalı ve bağırılmamalıdır.' değerlendirmesini yaptı.Prof. Dr. İtil, bağışıklamanın toplumda bulaşmayı önleyecek düzeye ulaşmasının daha uzun zaman alacağını kaydederek, kapalı alanlarda ortam havasının temiz olmasına yönelik havalandırma, uygun filtrasyon ve oda üstü ultraviyole C ile desteklenen yöntemlerin kullanılması gerektiğini bildirdi.
Samsun'da Yakınlarını Askeri Birliğe Teslim Eden Aile Kaza Geçirdi: 3 Yaralı
SAMSUN (AA) - Samsun'da sulama kanalına devrilen hafif ticari araçta bulunan aynı aileden 3 kişi ağır yaralandı.Mustafa Çelik'in (47) kullandığı 59 SG 301 plakalı hafif ticari araç, Samsun-Ankara kara yolu 34. kilometrede sulama kanalına düştü.Yaklaşık 50 metre sürüklenen araç, istinat duvarına çarptıktan sonra devrildi. Sürücü ile eşi Gülbahar (41) ve oğlu Gürsel Çelik (22) ağır yaralandı.Sağlık ekiplerince Kavak Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan Gülbahar Çelik, buradaki müdahalenin ardından Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.Çelik ailesinin Samsun'da bir yakınlarını birliğine teslim ettikten sonra memleketleri Tokat'a dönmek için yola çıktıkları öğrenildi.
Bodrum'da Kuyuya Düşen Yaban Domuzu Kurtarıldı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Bodrum ilçesinde kuyuya düşen yaban domuzu kurtarıldı. İslamhaneleri mevkisinde bir yaban domuzunun yaklaşık 10 metrelik kuyuya düştüğü ihbarını alan Bodrum Belediyesi Sokak Hayvanları Geçici Bakım Merkezi yetkilileri, çalışma başlattı.Ekipler, içinde bir miktar su bulunan kuyudaki domuzu kurtarmak için AKUT Bodrum gönüllülerinden destek istedi.Domuz, barınak görevlileri ve AKUT'un kuyuda yaptığı çalışmayla kurtarılarak doğal ortamına bırakıldı.
Meb'in İlk Açık Erişimli Atölyesi Ankara'da Kuruldu
ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) ilk açık erişimli atölyesi Keçiören Kanuni Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde kuruldu.Bakanlığın internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer'in katılımıyla MEB'in ilk açık erişimli atölyesi, Ankara Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen proje kapsamında Keçiören Kanuni Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde hizmete açıldı.Açılışta okul yöneticilerinden bilgi alan Bakan Yardımcısı Özer'e, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Kemal Varın Numanoğlu, Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar, Müdür Yardımcısı Bedri Ekşi ile okul yöneticileri ve öğretmenler eşlik etti.Hizmete giren atölyedeki makine ve ekipmanlar, öğrencilerin yanı sıra vatandaşların kullanımına açık olacak.Atölyede, Arduino temelli programlama ile Python programlama, 3D yazıcı ile tasarım, metin tabanlı robotik kodlama, temel seviye STEM, Autodesk Fusion 360 ve temel elektronik gibi eğitimler verilecek.Açık erişimli atölye olarak tasarlanan 'Fab-Lablar' tüm dünyada yaygınlaşırken Türkiye'de bu atölyelerden 11 tane bulunuyor.
Bitlis'te Koltukları Sökülmüş Minibüste 52 Düzensiz Göçmen Yakalandı
BİTLİS (AA) - Bitlis'te bir minibüste yurda yasa dışı yollarla girdiği belirlenen 52 düzensiz göçmen yakalandı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığına bağlı Tanrıyar Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri, devriye görevi sırasında, kontrol noktasına girmemek için yapımı devam eden Bitlis-Diyarbakır kara yolunda ilerleyen minibüsü durdurdu.Koltukları sökülen minibüste yurda yasa dışı yollarla girdiği tespit edilen 45 Afganistan, 6 Pakistan ve 1 Bangladeş uyruklu göçmen ile onların yasa dışı geçişini organize ettiği belirlenen Ö.K. yakalandı.Düzensiz göçmenlere, 'Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununa Muhalefet' suçundan 246 bin 792 lira idari para cezası uygulandı, organizatör Ö.K. ise tutuklandı.Düzensiz göçmenler, işlemlerin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edilecek.
Tekirdağ'da Yaban Hayvanları İçin Doğaya 4,5 Ton Yem Bırakıldı
TEKİRDAĞ (AA) - Tekirdağ'da olumsuz hava koşulları nedeniyle doğada beslenmekte güçlük çeken yaban hayvanları için belirlenen bölgelere 4,5 ton yem bırakıldı. Tekirdağ Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekipleri, kış nedeniyle doğada açlık tehlikesi yaşayan yaban hayvanları için yemleme çalışması başlattı.Ekipler, Saray, Şarköy ve Malkara ilçelerinin yüksek kesimlerine hayvanlar için 4,5 ton yem bıraktı. Yaban hayvanlarının yaşam alanlarına kış boyunca yem bırakılacağı bildirildi.
Bursa'da Sahte İçki Zehirlenmesi Şüphesiyle Hastaneye Kaldırılan Kişi Öldü
BURSA (AA) - Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde sahte içkiden zehirlendiği şüphesiyle hastaneye kaldırılan kişi hayatını kaybetti.Durumtay Mahallesi'ndeki evinde alkol aldıktan sonra rahatsızlanan İ.H.S (51), 112 Acil Servis ambulansıyla Mustafakemalpaşa Devlet Hastanesine kaldırıldı.İlk müdahalenin ardından Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilen İ.H.S. kurtarılamadı.İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, yürüttükleri çalışmalar doğrultusunda İ.H.S'nin sahte içkiyi Balıkesir'in Susurluk ilçesinde ikamet eden M.S'den (61) aldığını belirledi.M.S'nin evine operasyon düzenleyen ekipler, yaptıkları aramada, 55 litre sahte içki ele geçirdi.Gözaltına alınan M.S, sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı.
Jandarmadan Erciyes Kayak Merkezi Yolunda Kovid-19 Tedbirleri Denetimi
KAYSERİ (AA) - Kayseri İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında Erciyes Kayak Merkezi yolunda denetim yaptı. Jandarma ve polis ekipleri, sokağa çıkma kısıtlaması kapsamında kentin farklı bölgelerindeki kara yolu uygulama noktalarında denetimlerini sürdürüyor.Uygulamalarda sürücü ve araçlardaki yolcuların Kovid-19 tedbirlerine uyup uymadığı denetlendi.Ekipler bu kapsamda, ülkenin önemli kış turizm merkezlerden Erciyes Kayak Merkezi'nde de denetimde bulundu. Uygulama noktasında araçları durduran jandarma, vatandaşların izin belgelerini kontrol etti.Ekipler, kurallara uymayanlar hakkında tutanak tuttu.
Yök'ten Boğaziçi Üniversitesinin Önünde Kabe Fotoğrafının Yere Serilmesine İlişkin Açıklama:
ANKARA (AA) - Yükseköğretim Kurulundan, Boğaziçi Üniversitesi önünde Kabe fotoğrafının yere serilmesine ilişkin, 'Bu necip milletin kendisini diğer milletlerden ayırt eden hususiyetlerden birisi olan 'edep ve hürmet' konusundaki azami titizliğini hayasızca ihlal eden bu eylemin, pervasızlığın ve saygısızlığın sahipleri için ömür boyu bir utanç vesilesi olacağı açıktır.' açıklaması yapıldı. YÖK'ten yapılan yazılı açıklamada, Boğaziçi Üniversitesinde dün Kabe-i Muazzama'nın hak ettiği saygı ve tazime ters düşen provokatif bir eylem gerçekleştiği belirtildi.Türk milletinin müşterek hassasiyetlerinden birinin de dini şiarlara ve sembollere hürmet göstermek olduğu aktarılan açıklamada, 'Bu necip milletin kendisini diğer milletlerden ayırt eden hususiyetlerden birisi olan 'edep ve hürmet' konusundaki azami titizliğini hayasızca ihlal eden bu eylemin, pervasızlığın ve saygısızlığın sahipleri için ömür boyu bir utanç vesilesi olacağı açıktır.' ifadelerine yer verildi.Açıklamada, üniversitelerin sadece bilimsel faaliyetlerin yapıldığı yerler olmayıp kendi milletinin kültür ve değerlerine sahip çıkacak nesillerin, ahlaklı ve dürüst vatandaşların yetiştirildiği kurumlar da olduğu vurgulanarak şunlar kaydedildi:'Bu gibi çirkin davranışların ne bu davranışı gösterenlerin ne de mensubu oldukları üniversitenin saygınlığını artırmayacağı, savundukları fikirlere fayda getirmeyeceği ortadadır. Dolayısıyla öğrencileri de dahil tüm akademi camiasının, toplumun müşterek hassasiyet noktaları, değerleri ve kutsallarına karşı her zaman dikkatli, nezaketli ve saygılı bir üslubu benimsemesinin kendisini ayakta tutan bu topluma karşı bir vazifesi olduğunu ve bu eylemi gerçekleştirenlerin üniversite gençliğini temsil etmediğini hatırlatmak isteriz.'
Suriyeli Muhaliflerden Rusya'ya "Siyasi Çözüm İçin Rejime Baskı" Yapın Çağrısı
CENEVRE (AA) - BAYRAM ALTUĞ - İsviçre'deki Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nde dün sona eren Suriye Anayasa Komitesi 5'inci tur toplantılarında muhaliflerin eş başkanlığını yürüten Hadi el Bahra, Suriye krizine siyasi bir çözüm bulunabilmesi için Rusya başta olmak üzere uluslararası toplumun Beşşar Esed rejimine baskı yapmasının şart olduğunu belirtti.Mart 2011'de barışçıl halk gösterileriyle başlayan ve Esed rejiminin müdahalesiyle kan gölüne dönen ülkedeki iç savaşta neredeyse 10 yıl geride kaldı.BM'nin, kimyasal silah kullanma, halkı açlığa sürükleme, tehcir, ablukaya alma, keyfi tutuklama ve işkence gibi savaş suçlarının işlendiğine dikkati çektiği iç savaşta, yüz binlerce sivil hayatını kaybetti.Esed rejimi, sivil toplum kuruluşları ve Suriye muhalefeti temsilcilerinin her birinden 15'er kişiden oluşan anayasanın yazımından sorumlu 'küçük grup' üyelerinin, 25-29 Ocak 2021'de Cenevre'de 5'inci tur toplantıları için bir araya geldi.Suriye Anayasa Komitesi'nin 5'inci turu da yine rejimi temsil eden heyetin uzlaşmaz tavrı nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandı.Rejimin uzlaşmaz tavrı anayasa sürecini tehlikeye attıBM Suriye Özel Temsilcisi Geir O. Pedersen, dün düzenlediği basın toplantısında, ülkedeki krizi sona erdirmeye yönelik siyasi çözüm arayışlarının en önemli halkasını oluşturan Suriye Anayasa Komitesi görüşmelerinin geleceğinin tehlikeye girdiğini belirterek, '45 kişilik yazım ekibine artık bu şeklide devam edemeyeceğimizi söyledim. Benim için bir hayal kırıklığı oldu.' ifadesini kullandı.Komite'nin 5'inci turunu AA muhabirine değerlendiren muhaliflerin eş başkanı Bahra, 'Pedersen'in değerlendirmeleri doğru. Biz de aynen onun gibi düşünüyoruz.' dedi.Bahra, muhalefet heyetinin görüşmelerde olumlu tavır sergileyerek sonuç odaklı hareket ettiğini belirterek, 'Maalesef diğer tarafın (rejimin) temsilcileri anayasanın yazımı için hazır değillerdi. Komite'nin kuruluş amacına katkıda bulunmak yerine zaman harcadılar.' diye konuştu.Bir sonraki turun düzenlenmesi, müzakere ve gündem için bir metodoloji belirlenmesi gerektiğini belirten Bahra, Komite'nin toplandığı aylarda 1 hafta yerine en az 3 hafta anayasa çalışmalarını yürütmesi gerektiğini kaydetti.Bahra, 6'ncı turun gerçekleşmesi için Pedersen'in her iki eş başkanla görüşmeler yapacağını aktardı. Pedersen'in Şam'a gideceğini ve Komite toplantılarının geleceğine ilişkin görüşeceğini belirten Bahra, ayrıca Özel Temsilci'nin burada BM Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararının tam olarak uygulanması için nabız yoklayacağını kaydetti.'İradeleri varsa ciddi adım atsınlar'Bahra, rejimin tavrı yüzünden görüşmelerde ilerleme sağlanamadığına dikkati çekerek, 'Şimdi tüm süreç yoğun bakımda. Top artık BM Güvenlik Konseyi (BMGK) ve uluslararası toplumda. Gerçekten 2254 sayılı kararın başarıya ulaşması için bir iradeleri varsa artık ciddi bir adım atmalarının zamanı geldi.' ifadesini kullandı.Komite toplantılarının 5. turunda, anayasanın ilk faslındaki 10 temel ilkenin yazımını tamamlayıp sunduklarının ve yapıcı bir yaklaşım sergilediklerinin altını çizen Bahra, 'Ama diğer taraf (rejim), bu sürecin ilerlemesi önünde engel çıkartan taraf oldu.' dedi.Bahra, Suriye'deki krizin sona erdirilmesi için BM'nin 2254 sayılı kararının uygulanmasının şart olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: 'Ama karşı tarafta bunu uygulayacak bir ortağımızın olmadığını biliyoruz. Rus tarafının ve uluslararası toplumun, (rejime) baskısı olmadan bunu başarmamız mümkün olmayacak. Biz hazırız ve buradayız. Ama siyasi bir çözüm gerekli irade ve niyet bu rejimde yok.' Komite toplantılarına Esed rejiminin uzlaşmaz tavrı damga vurduSuriye Anayasa Komitesi toplantılarının ilk turu, iki kademeli düzenlenmişti.150 üyenin katılımıyla 30 Ekim 2019'da başlayan ve 1 Kasım 2019'da sona eren açılış toplantılarının ardından 45 kişilik yazım kurulu, 3-8 Kasım 2019'da BM Cenevre Ofisi'nde yoğun müzakereler gerçekleştirmişti.Rejim heyeti bu turdan itibaren görüşmelerde terörle mücadele gibi gündem dışı konuları masaya getirerek, Komitenin esas toplanma amacını gerçekleştirmesine müsaade etmemişti. Cenevre'ye gelmelerine rağmen masaya oturmadılarKomitenin, Cenevre kentinde 25-29 Kasım 2019'da gerçekleşen 2'nci tur görüşmeleri, rejimi temsil eden heyetin uzlaşmaz tavrı nedeniyle 45 kişilik yazım kurulu bir araya gelemeden sona ermişti. Cenevre'ye gelmesine rağmen masaya dahi oturmadan Şam'a dönen rejim heyetine muhalifler tepki göstermişti.Esed rejiminin temsilcilerinin bu uzlaşmaz tavrı 'sahada zaman kazanmaya yönelik hamle' olarak nitelendirilmişti.24-29 Ağustos 2020'de yapılan 3'üncü tur görüşmelerinde ise BM Özel Temsilcisi Pedersen'in baskılarıyla rejim heyeti bir önceki turun aksine ilk kez masaya oturmuştu.Bu turda, taraflar arasında 'güçlü' görüş ayrılıkları devam etmesine rağmen ilk kez bazı ortak noktaların olduğu belirtilmişti.30 Kasım-4 Aralık 2020'deki 4'üncü tur görüşmelerinde ise gerek Pedersen gerekse muhalifler ilk kez anayasanın yazım aşamasına geçilmesi hususunda görüş bildirmişti.29 Ocak'ta sona eren 5'inci turda da Esed rejimini temsil eden heyetin sürekli uzlaşmaz tavır sergilemesi nedeniyle bir sonuç alınamadı.Suriye Anayasa Komitesinin yapısıSuriye Anayasa Komitesi, büyük ve küçük olmak üzere iki yapıdan oluşuyor.Büyük yapı, komite üyelerinin tümünü kapsıyor ve rejim, muhalefet heyeti, sivil toplum temsilcileri olmak üzere 3 gruptan oluşuyor.Küçük yapı ise 3 listeden seçilen 15'er kişiden meydana geliyor ve anayasanın yazımından sorumlu bulunuyor.45 kişilik yazım kurulunun hazırladığı taslakları, 150 kişilik büyük yapının onaylaması, karar alınması için ise üyelerin en az yüzde 75'inin 'evet' oyu vermesi gerekiyor.Komitenin iki eş başkana sahip olması dikkati çekiyor.Muhaliflerin eş başkanlığını eski Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Hadi el Bahra, rejimin eş başkanlığını ise önceki anayasayı hazırlayan komitede de yer alan hukukçu Ahmed Kuzbari yürütüyor.