Ukrayna Dışişleri Bakanı Kuleba, AB Yüksek Temsilcisi Borrell İle Telefonda Görüştü
KİEV (AA) - Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile telefonda görüştü.Ukrayna Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, taraflar Rusya'da düzenlenen protestolarda muhalif Aleksey Navalnıy'nın destekçilerine karşı şiddet uygulanmasını kınadı.Kırım'da Ukrayna vatandaşlarına uygulanan zulüm nedeniyle 'küresel insan hakları yaptırım rejimi'nin Rusya'ya karşı uygulanması gerektiğini savunan Kuleba, Borrell'e Donbas ve Kırım'daki son duruma ilişkin bilgi verdi.Borrell de Rusya'nın Minsk anlaşmasındaki yükümlülüklerini yerine getirmediği sürece AB'nin tutumunun değişmeyeceğini vurgulayarak yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını kısıtlamaları kalkar kalkmaz Ukrayna'yı ziyaret etmek istediğini kaydetti.Taraflar ağustosta Ukrayna'da yapılacak Kırım Platformu girişimini de ele aldı.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Kktc Cumhurbaşkanı Tatar İle Ortak Basın Toplantısında Konuştu: (2)
LEFKOŞA/ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs meselesinin çözümünde, Avrupa Birliği'nin (AB) 'iki devletli çözümün masada olmadığı' yönünde yaptığı açıklamalara ilişkin, 'AB, kimin adına buna bir karar veriyor? AB, bir kere müzakerelere biz izin verdiğimiz için gözlemci olarak katılıyor. İki toplum adına, hele hele KKTC adına AB'nin böyle bir karar verme yetkisi yok.' dedi. Bakan Çavuşoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile KKTC Cumhurbaşkanlığında ortak basın toplantısı düzenledi.KKTC ziyareti sürecinde çok verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini anlatan Çavuşoğlu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde gösterdikleri ev sahipliği için de Tatar'a teşekkür etti. Çavuşoğlu, salgının, tüm dünyayı etkilediğini belirterek 'Böyle bir dönemde gerek Türkiye gerekse KKTC olarak gereken tedbirleri aldık ve halklarımızın bu süreçte kendilerini güvende hissetmesi için her türlü adımı attık. Biz, Türkiye'de ne yaptıysak kardeş KKTC, yavru vatan KKTC'de de aynısını yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz.' dedi.Lefkoşa Acil Durum Hastanesi'nin de bu adımlardan biri olduğunu belirten Çavuşoğlu, Kovid-19'la mücadelede aşılama sürecine başlandığını anlattı. Çavuşoğlu, 'Türkiye'ye gelen aşının belli bir oranını KKTC'ye gönderiyoruz. Bugüne kadar 40 bin doz aşıyı yavru vatana ulaştırdık. Önümüzdeki süreçte, Sayın Cumhurbaşkanı'nın (Tatar) da söylediği gibi, Türkiye'ye aşı geldikçe KKTC'ye, Kıbrıs Türk halkına, kardeşlerimize aşıyı ulaştıracağız.' diye konuştu.'5+1 BM gayriresmi toplantısında müzakere için bir zemin var mı yok mu, göreceğiz'Çavuşoğlu, KKTC temaslarında Kıbrıs meselesinde atılabilecek adımları, Türk tarafının ilkesel tutumunu ele aldıklarını dile getirerek 'Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC arasında bu konuda ve her konuda olduğu gibi her konuda tam bir uyum var. Kıbrıs Türk halkı son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de yine iki devletli çözümü istediğini, verdiği oylarla da göstermiştir. Sayın Ersin Tatar'ı Kıbrıs Türk halkının ve KKTC'nin cumhurbaşkanı olarak seçmiştir ve bu konuda tam yetki vermiştir. Biz de önümüzdeki süreçte bu çerçevede müzakerelerimizi, toplantılarımızı sürdüreceğiz.' ifadelerini kullandı.'Bir müzakere zemini vardır' diye Crans Montana'ya gittiklerini ancak 11 gün süren görüşmelerden bir netice çıkmadığını anlatan Çavuşoğlu, '5+1 BM gayriresmi toplantısında müzakere için bir zemin var mı yok mu, göreceğiz.' dedi.Çavuşoğlu, Türkiye ve KKTC'nin her platformda düşüncelerini samimi ve açık bir şekilde söylediğini ve ilkesel tutum sergilediğini vurgulayarak 'Crans Montana'da olduğu gibi, BM toplantısında da yine 5+1'de aynı şeffaf, açık, dürüst ve ilkeli tutumumuzu sergileyeceğiz.' değerlendirmesinde bulundu.'Uluslararası toplum olmayacak bir şeyi dayatamaz, dayatmamalı'Kıbrıs meselenin çözümünde artık zaman kaybına tahammülleri olmadığının altını çizen Çavuşoğlu, 'Uluslararası toplum da olmayacak bir şeyi dayatamaz, dayatmamalı. Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin kararları, değişmeyecek şeyler değil. Yarın burada herhangi bir konuda müzakereye başlayacaksak, ona göre BM Güvenlik Konseyi de Genel Sekretere (Antonio Guterres) yetki verebilir ve kararını pekala değiştirebilir.' dedi.Çavuşoğlu, meselenin çözümüne ilişkin kimsenin KKTC'ye ve Türkiye'ye bir şey dayatamayacağını vurgulayarak, 'Hatta Rum kesimine de böyle bir dayatmanın olmaması gerekiyor.' diye konuştu.'Türkiye ve KKTC'nin haklarının yok sayıldığı hiçbir platform geçerli değildir'Bakan Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz Gaz Forumu'na ilişkin yaptığı değerlendirmede, 'Türkiye'nin olmadığı, Türkiye'nin ve KKTC'nin haklarının yok sayıldığı hiçbir forum, platform geçerli değildir.' ifadelerini kullandı.Türkiye'nin hakça paylaşım için herkesle masaya oturabileceğini daha önce de dile getirdiğini hatırlatan Çavuşoğlu, buna karşılık Türkiye'yi dışlayan ve yok sayan girişimlerin bir hükmünün olmadığının altını çizdi. 'İki toplum adına, hele hele KKTC adına AB'nin karar verme yetkisi yok'Çavuşoğlu, AB tarafından iki devletli çözümün masada olmadığı yönünde dün yapılan açıklamalara ilişkin ise şunları söyledi:'AB, kimin adına buna bir karar veriyor? AB, bir kere müzakerelere biz izin verdiğimiz için gözlemci olarak katılıyor. O yüzden, burada iki toplum adına, hele hele KKTC adına AB'nin böyle bir karar verme yetkisi yok. Aynı şekilde deniz yetki alanlarıyla ilgili de AB'nin bir karar verme yetkisi yok. Avrupa Adalet Divanı, AB'nin böyle bir yetkisinin olmadığına dair hüküm vermiştir, karar vermiştir. O yüzden, kişisel görüşünü söyleyebilir ama masada vardır, yoktur ona AB ve AB üyesi ülkeler ya da yetkilileri o konuda karar veremezler.'AB'nin Kıbrıs görüşmelerine gözlemci olmak da istediğini ancak bunun olabilmesi için adil ve tarafsız olması gerektiğine dikkati çeken Çavuşoğlu, AB'nin bugüne kadar sergilediği tutumla taraf tuttuğunun altını çizdi. Çavuşoğlu, 'Gözlemci olarak katılmak isteyen AB, daha baştan peşin hükümlü kararlar veremez. İnşallah bundan sonra daha temkinli, dikkatli açıklamalar yaparlar.' görüşünü aktardı.Türkiye'nin teklifi üzerine, BM tarafından martta düzenlenmesi öngörülen Kıbrıs konulu 5+1 formattaki gayriresmi toplantının nerede yapılacağı sorusunu yanıtlayan Bakan Çavuşoğlu, 'Daha henüz tarih ve yer konusunda görüş alışverişleri var. Kesin bir karar yok.' diye konuştu.(Bitti)
Kktc Cumhurbaşkanı Tatar, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu İle Ortak Basın Toplantısında Konuştu: (2)
LEFKOŞA (AA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 'Türkiye ile pozisyonumuz tam bir uyum içindedir. Egemen eşitliğe dayalı, Kıbrıs'taki iki devletin yan yana iş birliğini savunan bir pozisyon ile bu toplantıya (5+1 gayrıresmi Kıbrıs konferansı) gideceğiz.' dedi. Cumhurbaşkanı Tatar, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile KKTC Cumhurbaşkanlığında ortak basın toplantısı düzenledi.Çavuşoğlu ile öğle saatlerinde baş başa görüştüklerini ve sonrasında heyetler arası toplantının yapıldığının kaydeden Tatar, burada yapılan değerlendirmelerde Türkiye ile Kıbrıs konusu bağlamında tam bir uyum içinde çalışmaları sürdürdüklerinin altını çizdi. Tatar, hem Kıbrıs hem de bölgede barış, istikrar ve iş birliğinin sürdürülmesi için çalışmalar geliştirdiklerini ifade etti.Mart ayının ilk haftalarında Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde düzenlenecek, garantör ülkelerin de katılacağı Kıbrıs konulu 5+1 gayrıresmi konferans için çalışmalarını sürdürdüklerini vurgulayan Tatar, 'Önemli olan, Kıbrıs'ta son 50 yıldır yan yana yaşayan ve her iki halkın da kendi devleti çatısı altında yaptığı çalışmaların, siyasi kazanımların devam ettirilmesi noktasında bir anlayışın geliştirilmesidir. Önemli olan Kıbrıs'ta huzur ve istikrarın sürebilmesi için, bölgedeki hak ve çıkarların, bir anlaşma durumunda herkesin kazanabileceği gerçekliliğinin net bir şekilde sürdürülebilmesidir.' dedi.Tatar, Türkiye'nin hem ana vatan hem Kıbrıs'ın garantörü hem de Doğu Akdeniz'deki en uzun kıyı şeridine sahip olan ülke olduğunu ve Doğu Akdeniz'in en güçlü ülkesi olduğunu söyledi.Cumhurbaşkanı Tatar, 'Türkiye'yi, böylesine önemli bir toplantının arifesinde yanımızda hissetmek, Türkiye'nin bizimle yüzde 100 fikir birliği içinde olması bize güç katmaktadır.' dedi.Tatar, KKTC'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarda da son dönemde artışlar yaşandığını ve bu konunun da görüşmelerde gündeme geldiğini söyledi. Tatar, 'Şu ana kadar Türkiye'den KKTC'ye 40 bin doz aşı gelmiştir. Bakan Çavuşoğlu'nun verdiği bilgiye göre, Türkiye'ye 6,5 milyon aşı gelmiştir, belli bir süre sonra bu aşılardan KKTC'ye de bir pay aktarılacaktır.' dedi.Türkiye'nin her dönemde KKTC'nin yanında olduğunu vurgulayan Tatar, ana vatan Türkiye'nin Kıbrıs Türk halkının bu topraklardaki varlığını, güvenlik ve huzur içerisinde sürdürebilmesi için her türlüğü ağırlığı ortaya koyduğunu ve bunu sürdüreceğini ifade etti.'Türkiye ile pozisyonumuz tam bir uyum içindedir'Tatar, Rum kesimi ve Yunanistan'ın Kıbrıs meselesinin çözümü için federasyon modelinde ısrar etmesi halinde nasıl bir politika izleyecekleri yönündeki soruyu ise şöyle yanıtladı:'Türkiye ile pozisyonumuz tam bir uyum içindedir. Egemen eşitliğe dayalı, Kıbrıs'taki iki devletin yan yana iş birliğini savunan bir pozisyon ile bu toplantıya gideceğiz. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yaptığım görüşmede de ben bunu ifade etti. Ben bunu söyleye söyleye seçimi kazandım. Dünyanın da eğer demokrasiye saygıları varsa, bizim halkımız adına orada söyleyeceklerimizi mutlaka dikkate alacaktır. Sayın Guterres de bir bakıma 'bunu toplantıda söyleminiz için sizi davet ediyorum' dedi. Benim bir yetkim var, BM'nin yıllar öncesinde aldığı (federasyon çözüm modeli) bir karar var, bunun netice vermediğini Guterres'e ifade ettim. Crans Montana'yı da Annan Planı'nı da yaşadık.'Rum tarafının, ne yönetimi ne de zenginliği Kıbrıs Türk tarafıyla paylaşmak istediğinin altını çizen Tatar, egemenliği alma noktasında büyük sıkıntılar yaşadıklarını, yarım asırdır süren görülmelerde bütün fırsatların tükendiğini söyledi.Tatar, 'Gelinen aşamada 'Kıbrıs Cumhuriyeti'nin güya Ada'nın tek temsilcisi gibi tanınıyor olması hukuki temelden yoksundur. Rumların Annan Planı'na 'hayır' demelerine rağmen Avrupa Birliğine (AB) tek taraflı olarak, hukuktan yoksun bir şekilde alınmaları bizim mücadelemize güç katmıştır. Bütün bunlar bizim egemen eşitliğe dayalı iki devlet modelimizin altyapısını oluşturmaktadır. Başka alternatif de yok. Alternatif, eğer başaramazsak KKTC'nin güçlendirilmesidir. Bu anlamda da Türk hükümetine ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a çok teşekkür ediyorum.' dedi.Müzakereden kaçmayacaklarının altını çizen Tatar, söylediklerinin arkasında olduklarını ve federasyon modelini konuşmayacaklarını vurguladı.(Bitti)
Kovid-19'Un İngiltere Mutasyonu Aşılara Karşı Dirençli Hale Gelmiş Olabilir
LONDRA (AA) - Yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) ilk olarak İngiltere'de görülen daha hızlı yayılan ve daha öldürücü olan tipinin 'endişe verici' bir şekilde mutasyona uğradığı bildirildi.İngiltere Halk Sağlığı Kurumunun açıklamasında, İngiltere'de tespit edilen Kovid-19'un daha hızlı yayılan tipinin bağışıklık sistemini daha iyi aşabilen bir mutasyonunun tespit edildiği duyuruldu.'E484K' adlı mutasyon, dünyada endişeye yol açan Güney Afrika ve Brezilya mutasyonlarında görülen değişimin aynısını içeriyor.Dolaysıyla yüzde 70 daha hızlı yayılan ve 60 yaş üzeri kişilerde yüzde 30-40 daha öldürücü olan tipin, aşılara karşı daha dirençli hale geldiğinden endişe ediliyor. Leicester Üniversitesinden Dr. Julian Tang, BBC'ye yaptığı açıklamada, mutasyonu 'beklenmedik olmasa da endişe verici bir gelişme' olarak nitelendirdi.Virüsün daha fazla mutasyona uğramasını önlemek için halkın karantina kurallarına uymasının ve vakaları azaltmasının önemine dikkati çeken Tang, 'Aksi takdirde virüs, yayılmaya devam etmekle kalmaz aynı zamanda gelişebilir.' dedi. Bilim insanlarının E484K'yla ilgili araştırmaları, mutasyonun virüsün antikorlara karşı daha korunaklı hale gelmesine yardımcı olabileceğini gösteriyor. ABD merkezli ilaç üreticisi Moderna, geliştirdikleri Kovid-19 aşısının bu mutasyona karşı halen etkili olduğunu açıklasa da, vücudun bağışıklık tepkisinin o kadar güçlü veya uzun süreli olmayabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, en kötü senaryoda aşıların birkaç hafta veya aylar içinde mutasyona karşı çok daha etkili olabilecek şekilde yeniden tasarlanabileceğini belirtiyor.
Bm: 2018'De İnsan Ticareti Mağduru Her 10 Kişinin 7'Sini Kadın Ve Kızlar Oluşturdu
VİYANA (AA) - Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisinin (UNODC) Küresel İnsan Ticareti Raporu'na göre, insan ticaretinden en çok kadınlar etkilenirken, 2018'de tespit edilen her 10 mağdurun 5’ini yetişkin kadınlar, 2’sini kız çocukları oluşturuyor.Merkezi Avusturya'nın başkenti Viyana'da bulunan UNODC tarafından düzenlenen basın toplantısında '2020 Küresel İnsan Ticareti Raporu' kamuoyuyla paylaşıldı.İnsan ticaretine yol açan nedenler, kurbanların çalıştırıldıkları alanlar ve tacirlerin başvurduğu yöntemlere ışık tutan rapor, 2018 yılında 148 ülke ve çok sayıda paydaş kuruluştan edinilen veriler doğrultusunda hazırlandı.Raporda, 2018'de tespit edilen her 10 mağdurun 5’ini kadınların ve 2'sini kız çocuklarının oluşturduğuna dikkat çekildi. Genel olarak insan ticareti mağdurlarının yüzde 46’sını kadınların, yüzde 19'unu kız çocuklarının, yüzde 20'sini yetişkin erkeklerin ve yüzde 15'ini de erkek çocuklarının oluşturduğu belirtildi. Cinsel sömürü insan ticaretinde temel nedenRapora göre, insan ticaretinde 'cinsel sömürü', yüzde 50 ile ana neden olmayı sürdürüyor. 'Zorla çalıştırma' ise tüm vakaların yaklaşık yüzde 38'ini oluşturuyor. Mağdurların yüzde 12 ise farklı nedenlerle insan tacirlerinin ağına düşüyor.İnsan ticareti mağduru çocukların büyük çoğunluğunun cinsel sömürü amacıyla kullanıldığına işaret edilen raporda, kız çocuklarının yüzde 72'sinin cinsel sömürü, erkek çocuklarının yüzde 66'sının ise zorla çalıştırılmak amacıyla insan tacirlerinin eline düştüğü vurgulandı.Ekonomik sorunlar Raporda insan ticaretine yol açan nedenlere de değinilirken, yüzde 51 ile ekonomik sorunların en önemli belirleyici unsur olduğuna işaret edildi. Sorunlu ailelerde büyüyen ve ebeveyn korumasından mahrum çocukların yüzde 29 ile insan tacirlerinin hedefinde olduğu kaydedildi.Ticaret kuruluşu kisvesi altında insan ticaretiTacirlerin türleri ve kullandıkları yöntemlere odaklanılan raporda, en çok insan ticaretini, ticaret kuruluşu kisvesi altında faaliyet gösteren organize suç yapılarının yaptığı belirtildi.İnsan ticaretinin yanı sıra çok sayıda suça bulaşmış ve belirli bölgelerde kontrolü ele geçirmiş yasa dışı yapıların yüzde 18 ile ikinci sırada yer aldığı, yarı amatör tacirlerin ise yüzde 14 ile üçüncü sırada olduğu ifade edildi. İnsan ticareti mağduru erkeklerin çoğunlukla balıkçılık veya büyük şantiyelerde, kadın ve kızların ise daha ziyade evlerde hizmetçi olarak çalıştırıldığına değinilen raporda, özellikle kadınların evlerde zorla çalıştırılmalarının yanı sıra fiziki tacirlere de maruz kaldıklarına dikkat çekildi.Raporda, insan ticareti nedeniyle hüküm giyen suçluların üçte ikisini erkeklerin oluşturduğu, bu alanda kadınların oranının diğer suç kategorilerine kıyasla daha yüksek olduğu vurgulandı.'Savunmasız ve yoksulları hedef alan suç'UNODC Başkanı Ghada Fathi Waly, yaptığı açıklamada, 'Bu rapor, savunmasızları, yoksulları ve muhtaçları hedef alan, onları istismar eden, sömüren, aldatan ve sıklıkla fiziksel şiddete maruz bırakan bir suça ışık tutuyor.' dedi.Waly, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ve sonuçlarının çok daha fazla mağdura yol açacağını, bu nedenle raporda yer alan verilerin ülkelerin daha yerinde adımlar atmasına yardımcı olacağını dile getirdi.İnsan ticaretine zemin hazırlayan unsurların bertaraf edilmesi için küresel iş birliğinin önemine işaret eden Waly, 'Umarım bu yeni rapor, en çok istismara yol açan ve hala varlığını sürdüren bu iğrenç suça uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmek için bir araç görevi üstlenir.' görüşünü paylaştı.
Reklam
Seyir Halindeki Kamyonetin Açılan Kapısının Çarpması Sonucu Yaralandı
BURSA (AA) - Bursa'nın İnegöl ilçesinde yolun karşısına geçmek isterken seyir halindeki kamyonetin kapısı çarpan kişi yaralandı.Alınan bilgiye göre, Nuridoğrul Caddesi'nde karşıya geçmeye çalışan Cengiz Ö'ye, Deniz D. idaresindeki kamyonetin seyir halindeyken açılan kapısı çarptı.Yere düşerek yaralanan Cengiz Ö, 112 Acil Sağlık ekiplerince İnegöl Devlet Hastanesine kaldırıldı.Öte yandan kaza anı, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
ABD'de Kovid-19'Dan Ölenlerin Sayısı 454 Bini Aştı
NEW YORK (AA) - ABD'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı, son 24 saatte 1955 artarak 454 bin 246'ya yükseldi. Kovid-19 verilerinin derlendiği 'Worldometers' internet sitesine göre, ABD'de virüs tespit edilen kişi sayısı son 24 saatte 143 bin 934 artışla 26 milyon 912 bin 972'ye çıktı.Salgın nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 1955 artarak 454 bin 246'ya ulaştı.Bugüne kadar iyileşenlerin sayısı 16 milyon 632 bini ve Kovid-19 testi yaptıranların sayısı 314 milyon 197 bini geçti.En fazla vaka California'da, en çok ölüm New York'taVaka sayısı bakımından California 3 milyon 328 bini aşkın vakayla ülkede ilk sırada yer alırken, bu eyaleti 2 milyon 419 bini aşkın vakayla Texas ve 1 milyon 727 binden fazla vakayla Florida izliyor.Kovid-19'a bağlı can kayıplarında ise 43 bin 879 ölümle New York ilk sırada yer alıyor.Salgında vaka ve ölüm sayısında dünyada ilk sırada olan ABD'yi, 10 milyon 767 binden fazla vakayla Hindistan ve 9 milyon 230 bini aşkın vakayla Brezilya takip ediyor.
Reklam
Bosna Hersek'in Srebrenitsa Kentinde İptal Edilen Yerel Seçim 21 Şubat'ta Yapılacak
SARAYBOSNA (AA) - Bosna Hersek Merkez Seçim Komisyonu (CIK), Srebrenitsa'da 'usulsüzlük yapıldığı' gerekçesiyle iptal edilen yerel seçimin 21 Şubat 2021'de yapılacağını açıkladı.Müslüman Boşnaklara yönelik 1995 yılında soykırım yapılması sebebiyle ayrı bir öneme sahip Srebrenitsa'daki seçimin yeni tarihini açıklayan CIK, 15 Kasım 2020'de düzenlenen yerel seçimlerin iptal edildiği bir diğer kent olan Doboj'da seçimlerin Srebrenitsa ile aynı gün yapılacağını aktardı. Srebrenitsa ve Doboj'daki yerel seçimin 21 Şubat 2021'de yineleneceğine işaret edilen açıklamada, Travnik'te belediye başkanlığına seçilen adayın aynı gün yaşamını yitirmesi üzerine yenilenecek seçimin ise Nisan 2021'de yapılacağı belirtildi. Srebrenitsa'daki usulsüzlük süreciBosna Hersek Savcılığının talimatıyla Bosna Hersek Araştırma ve Koruma Ajansı (SIPA) bünyesindeki özel polis birlikleri, yerel seçimlerde usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle 1 Aralık 2020'de Srebrenitsa'da operasyon düzenlemiş ve çok sayıda kişiyi gözaltına almıştı.Seçim öncesi ve sonrası Srebrenitsa'daki ana gündem Sırpların usulsüzlük yaptığına dair iddialar olurken, seçim günü Sırbistan plakalı çok sayıda aracın Srebrenitsa'ya seçmen taşıdığı görülmüştü.Boşnakları tek çatı altında toplayan 'Benim Adresim: Srebrenitsa' isimli inisiyatif, seçim günü yaklaşık 200 kişinin sahte belgelerle oy kullandığını ve şehirdeki seçimin iptal edilmesi gerektiğini belirtmiş, iddialar üzerine CIK de soruşturma başlatmıştı.CIK, 21 Ocak 2021'de düzenlediği oturumda, Srebrenitsa'daki seçim merkezlerinin büyük çoğunluğunda çok sayıda seçmenin geçersiz belgelerle oy kullandığının kanıtladığına hükmetmiş, oy çokluğuyla seçimlerin iptaline karar verilmişti.
İstanbul'da Uyuşturucu Operasyonlarında 47 Kişi Yakalandı
İSTANBUL (AA) - İstanbul'da sokak satıcılarına yönelik uyuşturucu operasyonlarında 47 kişi gözaltına alındı.İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve ilçe emniyet müdürlükleri ekipleri, 1 Şubat'ta kentte 'torbacı' olarak tabir edilen uyuşturucu satıcılarına yönelik yürüttüğü çalışma kapsamında, belirlenen adreslere baskın düzenledi. Baskınlarda 47 şüpheli gözaltına aldı.Adreslerde yapılan aramalarda 1 kilo 618 gram esrar, 381 gram bonzai, 7 gram metamfetamin, 4 uyarıcı hap, tabanca, 3 cep telefonu ve uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 12 bin 590 lira ele geçirildi.Gözaltına alınanlar arasında, haklarında arama ve kesinleşmiş hapis cezası bulunan 7 şüphelinin de olduğu öğrenildi.Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.
İngiltere, Kovid-19'Un Güney Afrika'da Ortaya Çıkan Mutasyonunun Ülkedeki Yayılımını Araştırıyor
LONDRA (AA) - İngiltere'de sağlık çalışanları, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) Güney Afrika'da görülen türünün ülkede ne kadar yayıldığını tespit etmek için kapı kapı dolaşarak test yapmaya başladı. Ülkede, yurt dışına seyahat etmemiş 11 kişide virüsün Güney Afrika'da görülen mutasyonunun tespit edilmesi üzerine harekete geçildi. Aralarında başkent Londra'nın bazı bölgelerinin de olduğu 8 ayrı yerde halktan hareketlerini sınırlandırmaları istendi. Ayrıca en az 80 bin kişinin evlerinde test yapılmasına başlandı. 18 yaş üzeri kişilere yapılacak testlerin tamamlanmasının 4-5 günü bulması bekleniyor. Çalışmalarda mobil test üniteleri ve ev tipi test kitleri de kullanılacak. Üniversitelerden sorumlu Devlet Bakanı Michelle Donelan, BBC'ye yaptığı açıklamada, bu yerlerdeki kişilerin mümkünse evden çalışmalarını, evlerinin dışında geçirecekleri zamanı daha ​​da sınırlandırmalarını ve eylemleri hakkında 2 kez düşünmelerini istedi. Ülkede ilk olarak Londra yakınlarındaki Surrey'de tespit edilen Kovid-19'un Güney Afrika mutasyonunun ülke içinde yayıldığından korkuluyor. Virüsün Güney Afrika'ya seyahat etmeyen veya bu ülkeden geldiği bilinen biriyle yakın bir teması bulunmayan kişilerde görülmesi, bu yöndeki endişeleri artırıyor. İngiltere'de de virüsün yüzde 70 daha hızlı bulaşan ve 60 yaş üzeri kişilerde yüzde 30-40 daha öldürücü olan bir mutasyonu tespit edilmişti. Bu mutasyonun etkisiyle ülke içinde vakalar artarken can kaybı sayısı 106 bini geçmişti. İngiltere Sağlık Bakanı Matt Hancock, dün, Kovid-19'un Güney Afrika kaynaklı yeni türüne 105 kişide rastlandığını, bunlardan 11'inin seyahat geçmişlerinin bulunmadığını ve bu türün görüldüğü bölgelerde kapsamlı test uygulaması başlatacaklarını açıklamıştı.
Reklam
Ermeni Güçlerinin Döşediği Mayının Patlaması Sonucu Bir Azerbaycanlı Öldü
BAKÜ (AA) - Azerbaycan'ın işgalden kurtardığı Fuzuli ilinde, Ermenistan askerlerinin döşediği mayının patlaması sonucu bir Azerbaycanlı sivilin yaşamını yitirdiği bildirildi.Azerbaycan Başsavcılığından yapılan açıklamada, Fuzuli iline bağlı Yukarı Yağlıvent köyü arazisinde hareket eden ve içerisinde 3 sivilin bulunduğu bir otomobilin mayının üzerinden geçtiği belirtildi. Açıklamada, mayının patlaması sonucu araçtaki sivillerden birinin hayatını kaybettiği, ikisinin ise yaralandığı kaydedildi.Patlayan mayının, işgal döneminde Ermenistan askerlerince döşenen antitank mayını olduğu ifade edildi.Daha önce de Ermenistan güçlerinin döşediği mayınların patlaması sonucu Azerbaycanlı sivil ve askerler yaşamını yitirmişti.
Sivas'ta Kardan Kapanan 74 Köy Ve 39 Mezranın Yolu 3 Günde Açıldı
SİVAS (AA) - Sivas'ın Hafik ilçesinde yoğun kar yağışının ardından kapanan 74 köy ve 39 mezranın yolunda, karla mücadele ekiplerinin 3 günlük çalışmasıyla ulaşım sağlanmaya başladı.Hafik Kaymakamlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, 3 gün önce ilçede etkili olan kar yağışının ardından 74 köy ile 39 mezranın yolu ulaşıma kapandı.Bölgeye iş makineleriyle gelen özel idare ekipleri, 3 gün aralıksız süren çalışmada yolları ulaşıma açtı.Açıklamada, 'Hafik İlçe Özel İdare Müdürlüğü ekipleri olarak 2021 kış sezonunda karla mücadele çalışmalarına 7/24 esaslı devam ediyoruz. 74 köy ve 39 mezramızın yolunu 3 günde açtık ve an itibarıyla kapalı köy yolumuz kalmadı. Ekiplerimize, muhtarlarımıza ve anlayış gösteren halkımıza teşekkür ederiz.' ifadeleri kullanıldı.
İzmir Valisi Köşger, Sel Nedeniyle 1 Kişinin Öldüğü Menderes'te İncelemelerde Bulundu:
İZMİR (AA) - İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, sel ve su baskınlarının yaşandığı kentte yağışların yarın sabaha kadar ara ara devam edeceğini belirterek, vatandaşların tedbirli ve temkinli olması gerektiğini ifade etti. Köşger, bir aracın sel sularına kapılması nedeniyle bir kişinin öldüğü, bir kişinin de arama çalışmalarının sürdüğü Menderes ilçesi Yeniköy Mahallesi Balaban Deresi yakınlarında incelemelerde bulundu.İnceleme sonrası gazetecilere açıklama yapan Köşger, kayıp bir kişiye ulaşma çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Köşger ,İzmir'e dün geceden itibaren yoğun yağış düştüğünü belirterek, uzun yıllar şubat ayı ortalamasının neredeyse 1,5 katına yakın yağışın 10 saatte alındığını kaydetti.Konak'ta saat 02.00'den sonra metrekareye düşen yağış miktarının 142 kilogram olduğuna dikkati çeken Köşger, olayın felakete dönüştüğünü ifade etti. Köşger, ekiplerin felaketin etkilerini ortadan kaldırmak ve vatandaşların sıkıntılarını bertaraf etmek için sahada olduğunu dile getirerek, 'Vatandaşlarımızdan halen tedbirli ve temkinli olmalarının gerekliliğini ifade etmek istiyorum. Çünkü yarın sabaha kadar yağışlar ara ara devam edecek bu geceki şiddette olmasa da. Toprak ve arazi de doygunluğa ulaştı, o yüzden herhangi bir sıkıntıya vermemek için tedbirli olmakta fayda var. Biz devlet olarak gereken tedbirler ne ise onları almaya devam ediyoruz.' diye konuştu.Çevre illerden 10 vidanjörün İzmir'e sevk edildiğini, ayrıca özel sektörün elinde bulunan vidanjörleri de kiraladıklarını kaydeden Köşger, 'Vatandaşlarımızdan vidanjör ihtiyacı olanlar ilçe kaymakamlıklarına başvurabilirler. Diğer ihtiyaçlarıyla ilgili muhtarlara ve kaymakamlara ulaşabilirler. Seri şekilde vatandaşlarımızın taleplerini karşılamaya çalışıyoruz.' dedi.'Balaban Deresi'nde mahsur kaldık'Öte yandan Yeniköy Mahallesi'nde bulunan ve sel nedeniyle taşan Balaban Deresi üzerindeki köprüden sabah saatlerinde annesiyle ve ağabeyiyle geçtiklerini söyleyen Ali Alp, araçlarının suya girdiğini, araçtan kendi imkanlarıyla çıkmayı başardıklarını anlattı. Bindikleri aracın derede bir süre sürüklendiğini aktaran Alp, 'Kapı açılmadı su nedeniyle. Sağ kapıdan abim çıktı. Ben arkada oturuyordum. Arka kapıdan ben çıktım. Sonra annemi çıkardık. 2-3 dakika içerisinde araba aşağı kaymaya başladı. Biz çıktık, araba sürüklendi derenin içine. Hiçbir şey yapamadık. Arabayı çekici çıkardı, sanayiye götürdü.' diye konuştu. Konak'ta yaşayanlar yaşadıklarını anlattıÖte yandan Konak ilçesine bağlı Laleli Mahallesi'nde 2 çocuğuyla beraber yaşayan Özlem Uzunay (39) AA muhabirine, derenin taşması sonucu evlerini su bastığını söyledi.Suyu kendi imkanlarıyla tahliye ettiklerini, tüm eşyalarının zarar gördüğünü ifade eden Uzunay, daha önce de aynı sorunu yaşadıklarını, derenin ıslahı konusunda yetkililerin duyarlı olmasını beklediğini dile getirdi. Evlerini su basan ve arabası selde hasar gören işçi emeklisi Erdal Işık (55) ise zararının büyük olduğunu kaydederek yetkililerin çözüm bulması gerektiğini belirtti. Konak Belediyesine ait iş makineleri de mahallede temizlik yaptı.
Reklam
Kurtulmuş, Ak Parti Küçükçekmece 7. Olağan İlçe Kongresi'nde Konuştu:
İSTANBUL (AA) - AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, 'Bu milletin tamamına yakınının kutsalı olan Kabe'ye karşı yapılan hakaret sadece bu işten bir provokasyon çıkarmak çabasıdır. Maalesef bu işe katılan birkaç tane marjinal, sıra dışı insan asla ve asla bu ülkenin gençliğini temsil etmiyor. Boğaziçi Üniversitesinde pırıl pırıl gençler var.' dedi.Kurtulmuş, Halkalı Spor Salonu'nda gerçekleştirilen AK Parti Küçükçekmece 7. Olağan İlçe Kongresi'nde konuştu. Sahnede yer alan 'İnandığın yolda yürü' sözünün laf olsun diye konulmadığını dile getiren Kurtulmuş, 'Her şeyden önce gitmekte olduğumuz yolun ne olduğunu, hangi istikamette yürüdüğümüzü ve bu yürüyüşün ne anlama geldiğini bilmemiz gerekir.' ifadelerini kullandı. Numan Kurtulmuş, inandıkları yolun hizmet, 83 milyonun birlik, beraberlik ve kardeşliğini kurma yolu olduğunu vurguladı.Türkiye'de sanayinin gelişmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın her hafta bir açılışa uzaktan da olsa katıldığını, TÜRKSAT 5-A uydusunu uzaya gönderdiklerini, savunma sanayinde hayal edilemeyecek yerlere gelindiğini kaydeden Kurtulmuş, şöyle devam etti:'Türkiye Doğu Akdeniz'deki haklarını korumak için üstün bir gayretle adımlarını sağlamlaştırıyor. Karabağ'da zaferle birlikte kazanılan durumun birlikte kalıcı hale gelmesi için, Azerbaycanlı kardeşlerimizle gelecek kurmak için gayret sarf ediyor, mücadele ediyor. Türkiye kapalı Maraş'ın açılmasından sonra Kuzey Kıbrıs yönetiminin daha güçlü hale getirilmesi için hareket ediyor. Türkiye denizlerinde petrol ve doğal gaz aramalarını sürdürerek ekonomimizdeki cari açığı kaldırmak için mücadele ediyor. Biz her an Türkiye'yi daha ileri getirmek için mücadele ederken, Türkiye'nin sorunlarını çözmek için adım atarken, birileri de Türkiye'nin gündemini lüzumuz tartışmalarla zehirlemeye çalışıyor. Bunu da çok iyi bilmek zorundayız. İnandığımız yoldaki güçlü yolculuğa mani olmak isteyenlere asla prim vermeyeceğiz. Söylediklerine cevap vereceğiz. Biz vaktimizi söyledikleriyle zehirledikleri Türkiye gündemleriyle geçirmeyeceğiz. Suyu getirecek biz, testiyi kıracak olan onlardır.'Geçen hafta eski CHP'li bir bakanın 'Başörtülü hakimin bana hükmetmesini istemem.' dediğini hatırlatan Kurtulmuş, '90'lı yılların sonunda kalan bir tartışmayı Türkiye'nin gündemine getirdi. Çünkü onların zihni böyle çalışıyor. Menderes dönemine gitti. 'Menderes erken seçim kararı alsaydı 27 Mayıs olmazdı.' dedi. CHP zihniyeti hep geriye doğru çalışıyor.' diye konuştu.'Boğaziçi Üniversitesinde yeni bir denemeyi yapmaya çalışanlar olabilir'AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:'Sözde genel başkanları, ülkenin halk oyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanı'na 'Sözde Cumhurbaşkanı' dedi. Bir başkası hızını alamadı 'Bu Erdoğan'dan kurtulmak için fırtınalar, depremler lazım, seller lazım.' manasına gelen sözler söyledi. Bir başkası devletin kamu görevlilerine 'militan' benzetmesi yaptı. Birileri de yeniden 80 öncesindeki döneme nasıl Türkiye'yi götürebilirler onun hesabını yapıyor. Sokağı işaret edenler aslında bunun hayalini kuruyor. Bu alanlarda son derece uyanık olun. Bütün provokasyonlara karşı milletimizi uyanık tutacağız. Türkiye'nin 2013'ten bu yana yaşadıklarını gözden geçirirseniz, Gezi Parkı eylemlerinden 15 Temmuz'a kadar gelen süreçte Türkiye şeytanın bile aklına gelmeyecek hinliklerle, hilelerle karşı karşıya bırakıldı. Şimdi Boğaziçi Üniversitesinde yeni bir denemeyi yapmaya çalışanlar olabilir.''Boğaziçi Üniversitesinde pırıl pırıl gençler var'Türkiye'nin göz bebeği, en iyi üniversitelerinden biri olan Boğaziçi Üniversitesinin bilimle araştırmayla dünya çapında öğrencileriyle anılmak varken provokasyonlarla gündeme geldiğini ifade eden Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu: 'Bu milletin tamamına yakınının kutsalı olan Kabe'ye karşı yapılan hakaret sadece bu işten bir provokasyon çıkarmak çabasıdır. Maalesef bu işe katılan birkaç tane marjinal, sıra dışı insan asla ve asla bu ülkenin gençliğini temsil etmiyor. Boğaziçi Üniversitesinde pırıl pırıl gençler var. Büyük çoğunluğu bu ülkeye kendisini adamıştır. Büyük çoğunluğu annesinin, babasının hayallerini daha ileriye taşımak için gece gündüz gayret eden, pırıl pırıl gençlerden oluşan Boğaziçi Üniversitesinde birkaç tane marjinalin ortaya çıkması o üniversitenin de adını kirletmemeli.Görüşleri ne olursa olsun, hangi siyasi kanaatte olurlarsa olsunlar hepsinin ortak hedefi Türkiye'yi ileri taşımak olmalıdır. Onun için bu ve benzeri provokasyonlara karşı uyanık olmak, herkesin işini yapması, Boğaziçi Üniversitesinin bilimle araştırmayla ve güçlü bir eğitimle anılmasını sağlamak hepimizin ve özellikle Türkiye'yi yöneten hükümetimizin vazifesidir.''Yeni anayasa yapmanın vakti gelmiştir'Herkesin ihtiyaç duyduğu alanlarda reform çalışmalarını sürdürdüklerine dikkati çeken Kurtulmuş, 'Sayın Cumhurbaşkanımız ekonomik, hukuki reformları paylaşacaktır. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği artık Türkiye'de yeni, sivil, demokrat, kalıcı bir anayasa yapmanın da vakti gelmiştir.' diye konuştu. Bu kadar yıldır devam eden bu demokrasi mücadelesinde çok zorlu günleri geride bıraktıklarını anlatan Kurtulmuş, AK Parti'nin en önemli başarılarından birinin millet iradesini hakim kılabilmesi olduğunu dile getirdi. AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, sözlerini şöyle tamamladı: 'Geçmiş dönemlerde, 1960, 1981 Anayasa'sının vermiş olduğu antidemokratik yetkileri kullanan vesayet odaklarının Türkiye'yi nasıl dizayn ettiklerini hepimiz biliyoruz. Türkiye'nin bundan sonraki süreçte de daha ileri, daha demokratik ve daha sivil bir anayasaya ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Biz anayasanın milletin tamamını kapsayacak şekilde, kapsayıcı, yaşatıcı bir anayasa olması için on yıllardır fikrimizi söylüyoruz. Anayasa değişikliği derken birilerinin yaptığı gibi kıyıda köşede, kapalı kapılar ardında değil, açık bir şekilde, meşru siyaset zeminlerinde, milletin önünde bu anayasa tartışmasını yapar, Allah'ın izniyle Türkiye'de anayasal değişiklikler konusunda da milletin taleplerini gerçekleştiririz. Birileri olumsuz gündemle hakaretle dillerini üzücü bir şekilde kullanarak vakit kaybettirmek istiyor. Bizim ise yapacak işlerimiz var. İnandığımız yolda yürümeye devam ediyoruz. İnandığımız yolda canla başla gayretle çalışacağız.' 'Bu provokasyona gelmeyelim'AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak da AK Parti'nin davasının çalışmak olduğunu belirterek, idealleri ve hedeflerinin 2071'e kadar olduğunu söyledi.Genel siyasete bakıldığında AK Parti'nin neden bu ülkede devam etmesi gerektiğinin belli olduğunu ifade eden Şenocak, şunları aktardı: 'Boğaziçi Üniversitesi önünde yaşananlar ya da bir haftadır arka perdesine yazılan senaryoları çok yakından takip ediyoruz. Bizim kutsalımız olan Kabe'mizdir. Kabe-i Muazzama'nın resimlerini ayaklar altına alacak kadar alçaklaştılar. Bizim kutsalımızı ayaklar altına alacak basiretsiz insanlardan bahsediyorum.CHP'ye sesleniyoruz. Öyle sadece kenardan kınıyoruz ifadesini bu millet yemez. Oradaki tiyatronun ne olduğuna yakından bakıyoruz. Tiyatronun arkasındaki oyunculara, destekçilere, yandaşlarına... CHP İl Başkanı denilen militan bunların en büyük yardakçılığını yaptı. Hatırlıyorsunuz değil mi? CHP, sessiz kalarak bu işin dışında kalamazsınız. Oradaki öğrenci kardeşlerimiz, öğrenim üyesi hocalarımız bu provokasyona gelmeyelim.'
ABD'nin Oklahoma Eyaletindeki Silahlı Saldırıda 5'İ Çocuk 6 Kişi Hayatını Kaybetti
NEW YORK (AA) - ABD'nin Oklahoma eyaletine bağlı Muskogee kasabasında bir evde meydana gelen silahlı saldırıda 5’i çocuk 6 kişi hayatını kaybetti.Polisten yapılan açıklamaya göre, bir evden gelen silah seslerinden dolayı polis ekipleri olay yerine hareket etti. Evde silahlı bir kişi ile karşılaşan polis, kaçmak isteyen şüpheliyi gözaltına aldı.Evde 4'ü çocuk 5 kişinin ölü bulunduğu, bir çocuk ile kadının da yaralı olarak hastaneye kaldırıldığı belirtildi.Ancak çocuğun hastanede yaşamını yitirdiği, kadının ise hayati tehlikesinin devam ettiği bildirildi.Polis, yakalanan şüpheli hakkında detay paylaşmazken soruşturmanın sürdüğünü kaydetti.
Reklam
Kastamonu'da Beyinciğinden Portakal Büyüklüğünde Tümör Çıkarılan Hasta Sağlığına Kavuştu
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'da 61 yaşındaki Raşit Sezgin'in beyinciğinde bulunan portakal büyüklüğünde tümör, ameliyatla alındı.Geçirdiği rahatsızlığın ardından Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği ve Sinir Cerrahisine götürülen Sezgin'in çekilen MR'ında, beyincik bölgesinde portakal büyüklüğünde tümör bulunduğu belirlendi. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği ve Sinir Cerrahisi İdari ve Eğitim Sorumlusu Op. Dr. Eren Görkem Gün tarafından mikrocerrahi tekniğiyle yapılan ameliyatla tümör alındı. Gün, gazetecilere, bu ameliyatın hastanelerinde ilk kez gerçekleştirildiğini belirtti. Hastanın kendisi farkında olmasa da rahatsızlık nedeniyle bilinç durumunun etkilendiğini vurgulayan Gün, 'Hatta hastamıza ameliyat olması gerektiğini söylediğimizde bu duruma tepki veremeyecek kadar bilincinin bozulduğunu gördük. Tümörün büyüklüğü ve beyinciğin ödemli olması sonucunda beyin su yolları tıkanmış, beyin sapı da baskı altındaydı. Hastamızı hemen ameliyata aldık.' dedi.Anestezi ve Reanimasyon Kliniği İdari Sorumlusu Uzm. Dr. Ayşe Yılmaz'ın anestezi uygulamasının ardından ameliyata başladıklarını anlatan Gün, 'Hastamızın ense bölgesinden kafatası kemiği ve beyin zarları dikkatlice açılıp beyincik bölgesine ulaşıldı. Kanamaya meyilli damarlardan oluşan portakal büyüklüğündeki tümör Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ömer Gökay Argadal'ın yardımıyla beyincik dokusuna zarar vermeden başarıyla çıkarıldı.' ifadesini kullandı. Sezgin de ameliyat öncesi yürüyemez hale geldiğine işaret ederek şunları kaydetti:'Buraya gelemeden başka hastanelere gittim ama sağlığıma kavuşamadım. Evde düşüp yere yığılınca ailem beni ambulansla buraya getirdi. Allah razı olsun, doktorumuz beynimde tümör olduğunu söyledi. Ameliyatla tümörü beynimden almışlar. Ameliyatın ardından 3 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra yataklı servise aldılar. Artık yürümem düzeldi. Dengesizliğim, düşmelerim, yere yığılmalarım kalmadı. Yedi gün içinde sağlığıma kavuştum.'
Esvatini'de Hastaneler Ceset Torbası Bulmakta Zorlanıyor
İSTANBUL (AA) - Güney Afrika ülkelerinden Esvatini'de hastanelerin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarında görülen artış sonrası ceset torbası bulmakta zorlandığı bildirildi.Times of Swaziland gazetesinin haberine göre, Lubombo Hastanesi ve Good Shepherd Hizmet Hastanesi gibi sağlık kuruluşları son iki haftadır hayatını kaybedenlerin cesetlerini çarşaflara sarmak zorunda kalıyor. Gazeteye açıklama yapan hastane çalışanları, ceset torbası eksikliği nedeniyle hayatlarının tehlike altında olduğunu, koruyucu ekipman eksikliğinden şikayet eden bir meslektaşlarının Kovid-19'dan ötürü hayatını kaybettiğini söyledi. Sağlık Bakanı Lizzie Nkosi, yaşanan tedarik sorununa ilişkin bilgisi olmadığını açıkladı. Öte yandan, ülkeye Kovid-19'la mücadeleye destek için yurt dışından 28 sağlık uzmanının geldiği aktarıldı. Şimdiye kadar 15 bin 804 vakanın görüldüğü ülkede, ölenlerin sayısı 574'e çıktı.Esvatini Başbakanı Ambrose Dlamini, koronavirüs nedeniyle Aralık 2020'de hayatını kaybetmişti.
Libya Elektrik Şirketi, Türk Firmalarının, Ülkede Elektrik Üretimi İçin Anlaşma İmzalamaya Hazırlandığını Açıkladı
TRABLUS (AA) - MUHAMMED ERTİME - Libya Elektrik Şirketi Müdürü İbrahim el-Fellah, Türk firmalarının, Libya’da elektrik üretmek için anlaşma imzalamaya hazırlandığını belirtti.Fellah, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Libya'da halihazırda günlük üç saat süren elektrik kesintileri yaşandığını ve 1000 megavat elektrik açığı bulunduğunu belirtti.Şirketin mevcut durumda, 5 bin 500 megavat elektrik ürettiğini ve bunun da ihtiyacı karşılamak için yetersiz olduğunu ifade eden Fellah, 6 bin 500 megavat elektrik üretimine ihtiyaçları olduğunu dile getirdi.Fellah, 2020 yaz aylarında durumun çok daha kötü olduğunu, günlük elektrik kesintilerinin 20 saate ulaştığını hatırlattı. Elektrik krizini sona erdirmek için stratejik bir plan üzerinde çalışılıyorHizmet veren 10 elektrik santrali olduğunu ancak gerekli bakımlarının yapılamaması nedeniyle istenilen şekilde elektrik üretemediklerini aktaran Libyalı yetkili, Ekim 2020'den bu yana ülke genelinde sık sık yaşanan elektrik kesintilerinden kaynaklanan krizi sona erdirmek için stratejik bir plan uygulamaya çalıştıklarını kaydetti.Şirketin bu kapsamda, ülkenin çeşitli bölgelerine 2 bin 600 megavat elektrik götürebilmek için yabancı şirketlerle anlaşmalar yaptığını belirten Fellah, Türk firmalarının, Libya'da elektrik üretmek için anlaşmalar imzalamaya hazırlandığını söyledi.Fellah, Türkiye'den ENKA İnşaat ve Sanayi Şirketi'nin Alman Siemens şirketiyle iş birliği içinde iki büyük elektrik üretim ünitesi kurmak için çalıştığını, 640 megavat elektrik elde edecekleri bu projenin, 2022 yılı başında Misrata kentinde hizmet vermeye başlayacağını anlattı.Bu iki şirketin Trablus'un batısında başka bir proje için de çalışmalar yürüttüğünü aktaran Fellah, yine 2022 başında hizmet verecek ve 670 megavat üretim yapacak 4 elektrik üretim ünitesinin faaliyete geçmesi için çaba sarf ettiklerini söyledi.Trablus'un güneyinde 1300 megavat kapasiteli bir elektrik santrali kurmak için Alman şirketi Siemens'in iş birliğinde bir başka Türk şirketi Çalık ile sözleşme prosedürleri olduğunu ifade eden Fellah, anlaşmanın 500 milyon dolar değerinde olduğunu kaydetti.Libya'da uzun süredir devam eden siyasi krizle birlikte taraflar arasında yaşanan çatışmalar, ülkedeki elektrik üretimi alt yapısına zarar vermişti.
Vakıflar Genel Müdürü Ersoy, Restorasyon Çalışmalarını Kardeş Ülkelerde De Sürdürdüklerini Bildirdi
ANKARA (AA) - Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy, restorasyon çalışmalarını sadece Türkiye'yle sınırlı bırakmadıklarını, kardeş ülkelerde bulunan eserlerin korunması ve iyileştirilmesi için de sürdürdüklerini belirtti.Vakıflar Genel Müdürü Ersoy, yaptığı yazılı açıklamada 'İstanbul'un manevi ikliminde önemli yere sahip eserlerin restorasyon sürecinin kamuoyu tarafından merak ve heyecanla beklendiğini' belirtti. Ersoy, şunları kaydetti:'Genel Müdürlük olarak bizlerin ve ilgili tüm paydaşların titizlik ile yaklaştığı tüm eserlerimizde süreçlerimizi planlanan sürelerine ve aslına uygun olarak yaşatma gayreti içerisindeyiz. Köklü geçmişimizi güçlü geleceğe taşıma gayretimiz başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy ve tüm paydaşlarımızla devam ediyor. Öncelikle son bir yılda ülkemize kazandırdığımız değerlerden bahsetmek gerekirse 84 yıl sonra Fatih Sultan Mehmet Vakfının mülkiyetindeki ve tapusunda olan Ayasofya Kebir Camisi'ni hem inanç hem kültür turizmine kavuşturmanın gururunu yaşıyoruz.'Fatih Sultan Mehmet Han'ın mirası Galata Kulesi'nin restorasyonunu aslına yaraşır şekilde tamamlayarak hizmete açtıklarını belirten Ersoy, '2,5 asırdır merhamet, paylaşım ve yardımlaşmanın merkezlerinden biri olan Mihrişah Valide Sultan Eyüp İmareti Peygamberimiz Hazreti Muhammed'in mihmandarı, İstanbul'u fetheden ruh ve iradenin timsali olan Ebu Eyyüb El Ensari Hazretlerinin ismine yakışır bir yer olması konusunda gösterilen hassasiyete sadık kalınarak restore ettik ve aslına uygun olarak yardımlaşmanın adresi olmasına yönelik hizmet etmesini sağlıyoruz.' bilgisini verdi.Ersoy, Kasım 2020'de restorasyonu tamamlanan ve eşsiz çinileriyle bilinen Eminönü Rüstempaşa Camisi'nin 4 yıllık kapsamlı restorasyonunun ardından ibadete açıldığına işaret ederek şunları kaydetti:'Trabzon'da Ayasofya-i Sağir Camisi restorasyon çalışmalarının bitmesiyle ziyaret ve ibadete açıldı. Çalışmalarımızı sadece ülkemizle sınırlı bırakmadık. Kardeş ülkelerimizde bulunan eserlerimizin de koruması ve iyileştirmesinde çalışmalarımızı devam ettirdik. Son olarak Suriye'de 4 yıl önce terör örgütü DEAŞ'ın bombalı saldırılarında ağır hasar gören El Bab Ulu Camisi, Bosna-Hersek Saraybosna Başçarşı Camisi ve Travnik Alaca Camisi de yine Vakıflar Genel Müdürlüğümüzce orijinaline uygun ve özgün nitelikleri korunarak restore edildi.'
Reklam