onedio
Üniversitelilerin "1,5 Adana Roket Takımı" 6 Kilometre Menzilli Roket Geliştirdi
ADANA (AA) - OZAN EFEOĞLU - Çukurova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencilerinin yaklaşık 3 sene önce kurduğu '1,5 Adana Roket Takımı' üyeleri, geliştirip deneme fırlatmasında başarılı sonuç aldıkları 6 kilometre menzilli roketle TEKNOFEST'e katılıp birincilik elde etmek istiyor.Elektrik-Elektronik ile Makine Mühendisliği bölümleri öğrencileri, uzaya roket gönderme hayallerini gerçekleştirebilmek adına 2018 yılında '1,5 Adana Roket Takımı'nı kurdu.Zamanla çalışmalarını derinleştiren ve Milli Teknoloji Hamlesinden esinlenen öğrenciler, üniversitedeki atölyelerinde 6 kilometre menzile ulaşan roket geliştirdi.Gençler, geliştirdikleri roketi gerekli izinleri aldıktan sonra Tuz Gölü'nde denedi ve başarılı sonuçlara ulaştı. Roketle, TEKNOFEST'e katılıp şampiyon olmayı hedefleyen genç mühendis adayları, çalışmalarını üniversite bünyesindeki atölyelerinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri çerçevesinde sürdürüyor.'Yüksek irtifa roketi yaptık'Makine Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi ve takım kaptanı Ali Kaya, AA muhabirine, Tuz Gölü'nde yapılan roket atışlarında başarılı sonuçlar aldıklarını söyledi.Takım ruhuyla çalışarak daha fazla başarı elde etmek istediklerini belirten Kaya, 'Bu roketlerin öncelikle tasarımını yaptık ve analizlere başladık, doğru sonuçlara ulaştıktan sonra üretimini tamamladık.' dedi.Kaya, ilk roket atışını 2019'da gerçekleştirdiklerini ifade ederek, '6 kilometre menzile ulaşabilen 3 metre boyunda yüksek irtifa roketi yaptık. Biz üretmeyi seven ve Milli Teknoloji Hamlesine destek veren gençleriz. Büyüklerimizden bize destek olmalarını istiyoruz.' diye konuştu.Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencisi ve takım üyesi Hüseyin Karaduman da roketlerinin, atmosfer araştırmalarına ve uydu çalışmalarına katkı sağlayabileceğini anlattı.Çalışmalarını daha da geliştirmeyi hedeflediklerini aktaran Karaduman, 'Ülkemizde uzay çalışmalarının hız kazanmasıyla birlikte genç Türk mühendislerin bu alanlara yönlenmesi ve Türk uzay araştırma sanayisinin geliştirilmesi için çalışıyoruz.' şeklinde konuştu.Karaduman, küçük yaşlardan itibaren roketlere ilgi duyduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:'Uydularımızı atmosfere gönderirken roketleri kullanıyoruz ve bizim yaptığımız model roketçilik bunun ilk aşaması oluyor. Model roketçilikte bu işin teknik detaylarını tam olarak öğrenip ileride süper güç roketlerine geçmek istiyoruz. İleride biz de kendi uydumuzu uzaya gönderecek roketler üretebiliriz, asıl amacımız bunu başarmaktır.'
Başkentte Terör Örgütü Deaş'a Yönelik Soruşturmada Gözaltına Alınan 10 Kişi Tutuklandı
ANKARA (AA) - Ankara merkezli 3 ilde, terör örgütü DEAŞ'a yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan yabancı uyruklu 10 şüpheli tutuklandı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının terör örgütü DEAŞ'a yönelik soruşturmasında gözaltına alınan yabancı uyruklu 10 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Adliyesi'ne getirildi.Soruşturmayı yürüten savcıya ifade verdikten sonra hakimliğe sevk edilen şüpheliler tutuklandı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Altındağ ilçesinde cesedi bulunan yabancı uyruklu bir kişinin ölümüyle ilgili başlattığı soruşturmada, olayın örgüt içi infaz olduğunu tespit etmesi üzerine terör örgütü DEAŞ mensubu 10 kişi hakkında 22 Ocak'ta gözaltı kararı çıkarmıştı.Tamamı gözaltına alınan şüphelilerin Altındağ'da bir evde öldürdükleri R.A.M'nin cesedini dikkati çekmemek için tekerlekli sandalyeyle evden çıkardıkları güvenlik kameralarına yansımıştı. Şüphelilerin ayrıca, Suriye ve Irak'taki çatışmalarda ölen DEAŞ'lıların yakınlarına 'kefele' adı altında para dağıttıkları belirlenmişti.
Galaxy Tab S7 Ve Galaxy Tab S7+ Tabletler İçin Yeni Güncelleme Yayınlandı
İSTANBUL (AA) - Samsung'un en son sürüm 'One UI 3' yazılım güncellemesiyle birlikte, Galaxy Tab S7 ve Galaxy Tab S7+ kullanıcıları tabletleriyle artık daha fazlasını yapabiliyor. Samsung açıklamasına göre, Galaxy Unpacked 2021 etkinliğinde duyurusunu yapılan güncellemeyle, söz konusu tabletlerin kullanıcıları yeni çıkan Galaxy S21 Serisi ve Galaxy Buds Pro ile bağlantılı deneyimlerinin kapsamını da genişletebiliyor.Artık Galaxy Tab S7 veya Galaxy Tab S7+ ile Galaxy S2 Serisi cihazlar arasında her zamankinden daha iyi bir biçimde geçiş yapmak mümkün oluyor. Örneğin, akıllı telefonda kopyalanan metin veya görseller, doğrudan Galaxy Tab S7 veya Galaxy Tab S7+ cihazlara veya tabletten kopyalayarak telefona yapıştırılabiliyor.Ayrıca cihazlar arasında Samsung İnternet 13.0 tarayıcısıyla kesintisiz bir gezinti deneyimi sağlanıyor ve Samsung Notlar ile daha hızlı otomatik senkronizasyon deneyimleniyor. Galaxy S21 cihazınızda gezinti yapmaya başladıktan sonra daha büyük bir ekrana geçmek istenildiğinde bu özellikten faydalanabiliyor. Galaxy S21 Serisi cihazında bir web sayfasını görüntüledikten sonra Galaxy Tab S7 veya Galaxy Tab S7+ cihazında 'Son Kullanılanlar' butonuna basmak yeterli oluyor. Menünün sağ alt köşesinde yer alan 'Samsung Internet' ikonuna basıldığında ise en son erişim sağlanan sayfa yükleniyor.İkinci ekranla daha fazlası yapılıyorAçıklamaya göre, uzaktan çalışıldığında veya kreatif bir işle uğraşıldığında bazen iki ekranı aynı anda kullanmak tek bir ekrandan daha iyi sonuçlar veriyor. Ekran alanını genişletmek için 'İkinci Ekran' özelliğini kullanarak, dizüstü bilgisayardan farklı modlarla Galaxy Tab S7 veya Galaxy Tab S7+ cihazınıza bağlanmak mümkün oluyor. Masaüstünü Genişletme modu, Windows bilgisayara bağlanmaya ve ekranların her birinde iki ayrı uygulama çalıştırmaya olanak sağlıyor. Çoğaltma modu ise tablette açık olan uygulama veya belgeleri, doğrudan dizüstü bilgisayarın ekranında paylaşmayı ve yapılan herhangi bir değişikliği doğrudan ve hemen dizüstü bilgisayara kaydetmeyi mümkün hale getiriyor. Galaxy ekosisteminde sorunsuz bağlantıAçıklamada aktarılanlar göre, cihazlar arasında daha rahat bir klavye deneyimi için artık 'Kablosuz Klavye Paylaşımı' özelliğini kullanarak Samsung Book Cover klavye, akıllı telefona bağlamak da mümkün hale getirildi. Bu klavyeyi tablete de bağlayarak iki cihaz arasında geçiş yapılabiliyor.Buna ek olarak Samsung Book Cover klavyenin dokunmatik yüzeyini kullanarak, tablette yapılan gibi akıllı telefonu klavyenin imleciyle denetleyip yönetebilme imkanı bulunuyor.Samsung ayrıca 'Otomatik Geçiş' özelliğiyle kablosuz kulaklık bağlantısını otomatik olarak cihazdan cihaza geçirerek, Galaxy Buds Pro’da dinlenen her şeyi tüm Galaxy cihazlarına aktarıyor. Galaxy Tab S7 veya Galaxy Tab S7+ cihazlarında youtube izlerken bir çağrı alındığında Galaxy Buds Pro kulaklıklar, otomatik olarak telefona geçiş yapıyor. Çağrı, kulaklıkların üzerine bir kez dokunarak ya da akıllı telefonun ekranındaki 'Çağrı' butonuna basarak yanıtlanabiliyor.
İran'da Sünni Beluçlara Yönelik İdamlarda Artış Gözlendiği İddia Ediliyor
İSTANBUL - (AA) - MUSTAFA MELİH AHISHALI - İran'da son dönemde, ülkenin güneydoğusunda yaşayan Sünni Beluçlara yönelik baskıların arttığı ve Beluç mahkumların adil bir yargılama olmaksızın idam edildiği öne sürülüyor.Bölgedeki insan hakları ihlallerini takip eden Beluç Aktivistleri Örgütü, son aylardaki idamların daha önce de birçok kez gerçekleştiği gibi hukuksuz olduğunu savunuyor.Merkezi İngiltere'de bulunan Beluç Aktivistleri Örgütü Başkanı Abdullah Arif, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede İran'daki Sünni Beluçlara yönelik idamların, ülkenin iç ve dış siyasetindeki gelişmelere göre şekillendiğini söyledi.Arif, 'İran'da Beluçlara uygulanan baskı ve idamlar ülkenin iç, bölge ve uluslararası siyasetine göre şekilleniyor. Biz, zaman zaman Tahran yönetiminin, 'intikam idamları' olarak adlandırılan uygulamasına şahit oluyoruz. Rejim muhalifi bir örgüt, silahlı bir eylem düzenlese, rejim bunun acısını hapishanede tutuklu onlarca suçsuz mahkumu idam ederek alabiliyor.' dedi. Tahran yönetimi ne zaman, Batılı ülkelerle siyasi ilişkilerini geliştirse, uluslararası anlaşmalar imzalayıp iyi ilişkiler kursa, yine Beluçistan bölgesinde idam ve baskıların arttığını savunan Arif, şöyle devam etti:'Böyle dönemlerde İran, ne kadar insan haklarını ihlal etse de Batılı ülkeler, kendi çıkarları için Tahran yönetiminin hukuksuz uygulamalarını görmezden geliyor. Her ne kadar Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kurumlar, zaman zaman İran’ın baskıcı uygulamalarını rapor etse de uluslararası bir siyasi irade, bu raporun arkasında kararlılıkla durmadığı için hiçbir yaptırım söz konusu olmuyor ve Tahran yönetimi de 'hukuk dışı' uygulamalarına son vermiyor.''Kurbanların aileleri seslerini çıkaramıyor'İran rejiminin Beluçlara yönelik son aylardaki baskılarına değinen Arif, '2019'da 11, 2020'de 16 Beluç idam edildi. Son aylarda bu rakam artış gösterdi. Son iki ayda (2020 Aralık ve 2021 Ocak ayları) 16 Beluç idam edildi. Haksız uygulanan idamlar karşısında kurbanların aileleri, maddi yetersizlik veya istihbarat birimlerinin baskıları nedeniyle seslerini çıkaramıyorlar.' değerlendirmesinde bulundu.Arif, 19 Aralık 2020 ile 28 Ocak 2021 tarihleri arasında idamı gerçekleştirilenleri ise şöyle sıraladı:'Behnam Rigi, Şuayb Rigi, Abdulbasıt Hışt, Hamid Mir Beluçzehi, Mehreban Berahuyi, Hudadad Nuhtani, İlyas Kalenderzehi, Hasan Dehvari, Ümid Mahmudzehi, Mecid Rigi, Cuma Zaruzehi, Hafız Abdulsettar Anşini, Abdurrauf Kebedani, Yunus Cemşidzehi, Şemseddin Bacizehi ve Cavid Dehkan Huld, rejim karşıtı silahlı örgüte üye olmak, emniyet güçlerine silahlı saldırı düzenlemek, uyuşturucu bulundurmak ve cinayet gibi çeşitli gerekçelerle idam edildi.''İdamlar kanuna uygun gerçekleştirilmedi' iddiasıSöz konusu idamlarla ilgili adli süreci eleştiren Arif, 'Daha önce defalarca olduğu gibi bu sefer de hukuk ayaklar altına alındı. İdamlar kanuna uygun gerçekleştirilmedi. İdam kararını mahkumlar, temyize götürmelerine rağmen temyiz mahkemesinin kararı beklenmeden idamlar yapıldı.' diye konuştu. İdam edilenlerin sorgu ve mahkeme süreçleri hakkında bilgi veren Arif, 'Bu kişilerden hiçbiri adil bir mahkemede şeffaf bir şekilde yargılanmadı. İfadeleri işkence altında alındı. Hasan Dehvari ve Cavid Dehkan Huld gibi bazıları, haklarında çıkarılan idam kararını temyiz mahkemesine taşımışlardı. Fakat temyiz mahkemesinin kararı beklenmeden idam edildiler.' dedi.'Yakının gelmezse seni idam ederiz' Hiçbir suçu olmayan bazı insanların, gözaltına alındıktan sonra idam edilmekten kurtulamadıklarını dile getiren Arif, şöyle devam etti:'Rejim muhalifi veya silahlı örgütle irtibatı olmayan insanlar, sırf akrabalarından biri yurt dışında silahlı örgüt üyesi diye idamla karşı karşıya kalabiliyor. Gözaltına alınan masum insanlar 'Yakının gelmezse seni idam ederiz' diye baskı altına alınıyor. İlyas Kalenderzehi ve Hasan Dehvari bu şekilde baskı altına alındı ve yakınlarının gelmemesi nedeniyle idam edildi. Geçtiğimiz günlerde, Emanullah Beluçi ve Abdurrahim Kuhi de aynı gerekçeyle tehdit edildiler.''Beluçlara adı konulmamış bir kanun uygulanıyor' İran yönetiminin Beluçlara yönelik hukuk dışı uygulamalarının temelinde 'mezhep ve ırk ayrımcılığı'nın yattığını öne süren Arif, 'Beluçlar en sert cezalara çarptırılıyor. Uyuşturucuyla ilgili idamların azaltılması için yeni kanun maddeleri yürürlüğe girdi. Buna göre, idam sayılarının azaltılması öngörüldü. Mehreban Berahuyi ve Hudadad Nuhtani yeni düzenlemeye göre hapis cezası almaları gerekirken idam edildiler. Beluçlara adı konulmamış ülke kanunlarından farklı bir kanun uygulanıyor.' görüşünü dile getirdi.Arif, İran İstatistik Kurumunun verilerine göre, Beluçistan bölgesinin ülkenin yoksulluk, ekonomi ve okuma yazma oranı yönünden en geri kalmış bölgesi olduğunu bu durumun da idam edilenlerin yakınlarının insan hakları örgütlerine ulaşamamasında etken rol oynadığını belirterek, 'Halk, hukuki ve vatandaşlık haklarını savunmakta rejim karşısında aciz kalıyor.' ifadesini kullandı. Son dönemlerde Sünni Beluçlara yönelik idamların artmasının arkasındaki nedenlerden birinin, ülkedeki ekonomik kriz nedeniyle olası sokak protestolarının önüne geçmek olduğuna işaret eden Arif sözlerini şöyle tamamladı:'Önümüzdeki günlerde halkın, ekonomik sebeplerle gösteri düzenlemesi kuvvetle muhtemel. Rejim bu tür hukuksuz idamlarla halka, bir ayaklanma halinde acımasızca davranacağı mesajını veriyor.'İran'ın Pakistan ve Afganistan sınırında yer alan Sistan-Beluçistan eyaletinde çoğunluğunu Sünnilerin oluşturduğu yaklaşık 3 milyon kişi yaşıyor.
Fransa'da Yönetim, Müslümanlara Ait İş Yerlerini Kapatabilmek İçin Denetçilerden "Hukuki Gerekçe" Bulmalarını İstedi
PARİS (AA) - Fransa hükümetinin, Müslüman toplumu hedef alan 'ayrılıkçılıkla mücadele' politikaları kapsamında, Müslümanlara ait iş yerlerini kapatmak için denetçilere 'bir gerekçe bulun' talimatı verdiği ortaya çıktı.Paris yönetiminin önce 'İslamcı ayrılıkçılıkla mücadele' olarak adlandırdığı, gelen tepkiler üzerine ismini 'Cumhuriyet değerlerine saygıyı güçlendiren prensipler' olarak değiştirdiği yasa tasarısı Meclis'te görüşülürken, hükümetin ayrılıkçılıkla mücadele adı altında Müslüman topluma yönelik “ayrımcı” tutumu sürüyor.Müslümanlara ait 400’den fazla iş yeri kapatıldıMediapart internet sitesinin haberine göre, İçişleri Bakanlığı bünyesinde şehirlerde Ocak 2020'de kurulan 'İslamcılık' ve Cemiyetçi Ayrılıkçılıkla Mücadele (CLIR) birimleri, şu ana kadar iş yerlerine yönelik 18 bin denetim gerçekleştirdi. Bu operasyonlarda Müslümanlara ait 400’den fazla kuruluş ve iş yeri kapatıldı.Bakanlık, CLIR birimlerine bağlı denetçilerden, Müslümanlara ait iş yerlerini 'çok sıkı bir şekilde' denetlemelerini istedi.Valiliklerin iç yazışmalarına dayandırılan habere göre CLIR birimleri, bölge valiliklerinin düzenledikleri iş yeri denetimlerine katılmayı talep etti.Çalışma Bakanlığı da 'dini radikalizm' ile mücadele eden CLIR personeliyle iş birliği yapılması yönünde karar aldı.'Kapatmak için ‘hukuki gerekçe’ bulun'Bakanlıklar, denetmenlerden, Müslümanlara ait iş yerlerinde iş kanunun sağlık ve hijyen standartlarıyla ilgili maddelerinin ihlal edildiğine veya “ayrılıkçı' şüphelerin kanıtlandığına ilişkin herhangi bir 'yasal gerekçe' bulmalarını talep etti.'Yasal gerekçe bulun' talimatı, Melun bölgesinde bir restorana düzenlenen operasyona ilişkin elektronik postaya yansıdı.Postada, restoranın kapatılması için denetçilerden 'mutlaka bir gerekçe bulmaları' isteniyor.Müfettişler İş Denetimi Sözleşmesi'ni ihlal ettiMüslümanların iş yerlerinin kapatılması için gerekçe ve neden bulunması talimatı, ulusal yasaları ihlal ediyor. Hukukçulara göre talimat ve talimatı uygulayanlar, 'bağımsız ve tarafsız' olunmasını öngören 1947 tarihli İş Denetimi Sözleşmesi'ne aykırı.Genel İş Konfederasyonundan (CGT) 18 Ocak’ta yayımlanan açıklamada, CLIR tarafından belirtilen amacın iş denetmenlerinin görev tanımı içerisinde yer almadığı kaydedildi.Açıklamada, Müslümanlara ait iş yerlerinin teftiş edilmesinin, 'işçilerin korunmasıyla ilgisinin olmadığı', 'Müslümanları hedef aldığı' ve bunun 'yasa dışı' olduğu vurgulandı.CGT Ulusal Sekreteri Valerie Labatut, CLIR’nin taleplerinin iş denetmenlerinin bağımsızlığını ihlal ettiğini vurgulayarak, 'Bu iş denetimi yetkisinin yanlış kullanılmasıdır.' ifadesini kullandı.Denetçiden ayrımcılık itirafıMediapart’a konuşan bir denetçi, radikalizmle ilgili bağlantısı olmayan iş yerlerinin 'ne pahasına olursa olsun kapatılmasının' kendilerinden istendiğini söyledi.Denetçi, istenenlerin endişe verici olduğunu vurguladı.Yasalara göre valilik emirlerine uymak zorunluluğu olmasa da denetçilerin üstlerinin verdiği görevleri yerine getirmesi gerekiyor.
Reklam
Zeynep Halvaşi, İş Sanat İzleyicisiyle Buluşacak
İSTANBUL (AA) - İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Zeynep Halvaşi, iki ayrı tarzda konserle İş Sanat'ta sanatseverlerle buluşacak.İş Kuleleri Salonu'nda seyircisiz çekilen, düzenlemeleri besteci ve orkestra şefi Oğuzhan Balcı'ya ait olan konserler çevrim içi olarak yayınlanacak.Türk sanat müziği eserlerinin yer aldığı bir repertuvarın seslendirildiği, 'Kalbe Dolan Şarkılar' 5 Şubat'ta izleyiciyle buluşacak.Bağlama ustası Cengiz Özkan ile türkülerin söylendiği 'Bulut Bulut Üstüne' başlıklı konser ise 6 Şubat'ta yayında olacak.Geleneksel müziğin güçlü enstrümanlarının da dahil olduğu orkestranın eşliğinde gerçekleşen konserler, İş Sanat'ın sosyal medya hesaplarından ve internet sitesinden izlenebilecek.İlk gösterimleri yayınlandıkları tarihte 20.30'dan itibaren paylaşılacak kayıtlar, sezon boyunca erişime açık olacak.
İstanbul'da Düzenlenen Operasyonda 9 Ton Sahte İçki Ele Geçirildi
İSTANBUL (AA) - Büyükçekmece ile Beylikdüzü'ndeki depolara düzenlenen operasyonda yaklaşık 9 ton sahte içki ele geçirildi.Alınan bilgiye göre, İstanbul Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sahte içki üretimiyle ilgili iki ilçede belirledikleri 4 depoya eş zamanlı operasyon düzenledi.Operasyonda, şişelere doldurulmuş vaziyette, satışa hazır yaklaşık 9 ton sahte içki ele geçirildi. Daha önce de benzer suçlardan sabıkası bulunduğu tespit edilen biri yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.
Reklam
Erzincan'da Kar Ve Tipi Nedeniyle 20 Köy Yolunda Ulaşım Sağlanamıyor
ERZİNCAN (AA) - Erzincan'da olumsuz hava koşulları nedeniyle 20 köy yolu ulaşıma kapandı.Kent merkezi ve yüksek kesimlerde etkili olan kar ve tipi ulaşımda aksamalara yol açıyor.İl Özel İdaresi ekipleri, kardan kapanan ilçelerden Kemah'ta 2, Kemaliye'de 5, Refahiye'de 8 ve Tercan'da 5 köy yolunu ulaşıma açmak için çalışma başlattı.Karla mücadele çalışmaları, 10 ekip eşliğinde 8 greyder, 2 dozer, 4 kepçe ve 4 bıçaklı kamyon desteğiyle yürütülüyor.
Gençlere Doğru Rol Model Örneği Olarak "Mehmet Akif Ersoy" Anlatılıyor
SAMSUN (AA) - FATİH MEHMET KÜRKÇÜ - Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Bayram, 'Mehmet Akif Ersoy'un en önemli özelliği, bize ve gençlerimize çok iyi bir model olmasıdır. 21. yüzyılda en çok ihtiyacımız olan doğru rol modellerdir. Gençlerimiz doğru rol modellerle karşılaşmadıklarında yalancı kahramanlarla, sahte modellerle karşılaşıyorlar.' dedi.Bayram, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisince 2021 yılının 'İstiklal Marşı Yılı' olarak kabul edildiğini anımsattı.Atakum İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce hazırlanan, OMÜ ile Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde yürütülen 'Mehmet Akif Okulu Asım'ın Nesli Projesi' kapsamında öğrencilere Mehmet Akif Ersoy'u yakından tanıma fırsatı verildiğini aktaran Bayram, bu kapsamda Ersoy'un eserlerinin de tanıtıldığını söyledi.Bayram, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle derslerin uzaktan eğitim modeliyle yapıldığına işaret ederek, 'Her bir hocamız, Mehmet Akif Ersoy'un gerek makalelerinde gerekse 'Safahat' eserinde verdiği mesajları gençlerimizle buluşturma gayretinde olduk. Akif'in hayatı hakkında hikaye anlatarak değil de bize eserlerinde ne mesaj veriyor, o mesajları doğru biçimde tespit edip öğrencilerimize aktarmak istiyoruz.' diye konuştu.Bu buluşmaların öğrencilerin hayatlarındaki rol model arayışı açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Bayram, 'Mehmet Akif Ersoy'un en önemli özelliği, bize ve gençlerimize çok iyi bir model olmasıdır. 21. yüzyılda en çok ihtiyacımız olan doğru rol modellerdir. Gençlerimiz doğru rol modellerle karşılaşmadıklarında yalancı kahramanlarla, sahte modellerle karşılaşıyor. Bu da boşluğa düşmelerine sebep oluyor.' ifadesini kullandı.Bayram, Mehmet Akif Ersoy'un Batı'dan hangi değerlerin alınması gerektiğini iyi bilen birisi olduğuna dikkati çekerek, 'Mesela Batı'nın ilmini sonuna kadar almamız taraftarı. 'İlmini, sanayisini sonunu kadar alalım ama bizim değerlerimizle örtüşmeyen milli manevi değerler noktasında kendi değerlerimizi koruyalım.' diyen, bunu eserlerinde sentezleyerek ortaya koyan bir şair, mütefekkir.' diye konuştu.Atakum İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet İrfan Yetik de 18 Ocak'ta başlayan Mehmet Akif Okulu Asım'ın Nesli Projesi'nin 21 Nisan'a kadar devam edeceğini söyledi.Üniversitedeki akademisyenler ile öğrencileri buluşturmayı amaçladıklarını belirten Yetik, projeden 300 lise öğrencisinin yararlandığını dile getirdi. Yetik, şunları kaydetti:'Eğitimlerimiz haftada iki akşam çevrim içi olarak yapılıyor. Aynı zamanda sosyal medya kanallarımızda katılamayan öğrencilerimize, velilerimize ve öğretmenlerimize de sunuluyor. Proje sonunda öğrencilerimize Safahat kitabı hediye ediyoruz. Derslerimize katılım sağlayan öğrencilerimize yönelik Ankara'daki Tacettin Dergahı ile Mehmet Akif Ersoy Evi Müzesi'ne günübirlik gezi düzenleyeceğiz.' Projeye katılan Samsun Garip Zeycan Yıldırım Fen Lisesi 10. sınıf öğrencisi Dila Avcı ise birçok kişi için Mehmet Akif Ersoy denildiği zaman akla gelen tek şeyin 'İstiklal Marşı şairi' olduğunu, ancak Akif hakkında detaylı bir şey bilmediklerini söyledi. Avcı, 'Mehmet Akif Ersoy, bir İstiklal Marşı şairinden çok daha fazlası. Proje sayesinde hem sosyalleşiyoruz hem de Mehmet Akif Ersoy hakkında çok daha fazla şey öğreniyoruz. Benim en net öğrendiğim şey, Mehmet Akif Ersoy'un hepimiz için samimiyet timsali olduğudur.' diye konuştu.
Grafikli - Bizimkiler'in "Halil"İ: Oktay Sözbir
İSTANBUL (AA) - AHMET ESAD ŞANİ - Oyuncu Oktay Sözbir, vefatının 15 yılında anılıyor.İstanbul'da 15 Aralık 1942'de dünyaya gelen, doğum tarihi çeşitli kaynaklarda 20 Şubat 1943 olarak da yer alan Sözbir, 1962'de İstanbul Şehir Tiyatroları'nda mesleğe adım attı.Sözbir, 1964'te Ankara Sanat Tiyatrosu, 1968'de Halk Oyuncuları ile çalıştıktan sonra Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu, Şan Tiyatrosu ve Dormen Tiyatrosu'nda oyunculuk yaptı.Sinema hayatına 1975'te 'Bir Gün Mutlaka' adlı filmle başlayan oyuncu, 1990'da İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında görev aldı.'Bizimkiler' adlı televizyon dizisindeki 'Yandan Çarklı Halil' tiplemesiyle hafızalarda yer bulan sanatçı, Şehir Tiyatrolarındaki 'Ferhad ile Şirin' oyununun prova çalışmaları esnasında rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı.Eşi Angela Sözbir'den Defne ve Can isminde çocukları bulunan oyuncu, uzun süre kanser tedavisi gördükten sonra 4 Şubat 2006'da hayatını kaybetti.Sözbir'in cenazesi Kadıköy Haldun Taner Sahnesinde düzenlenen törenin ve Karacaahmet Camii'nde kılınan namazın ardından Ümraniye Kocatepe Mezarlığı'nda toprağa verildi.Oynadığı tiyatro oyunlarından bazıları:'Aşk Delisi' 2004'Macbeth' 2003'Memleketimden İnsan Manzaraları' 2001'Oidipus' 1990'Keloğlan' 1965'Arturo-Ui'nin Önlenebilir Tırmanışı' 1965'Saf Adam ve Kundakçılar' 1965'Bozuk Düzen' 1965'Ayak Bacak Fabrikası' 1964Rol aldığı dizi ve filmler:'Eylül Fırtınası' 1999'Duruşma' 1999'Komşu Komşu' 1997''Oğlum Adam Olacak' 1995'Yazlıkçılar' 1994'Tatlı Betüş' 1993'Yazlıkçılar' 1993'Düş Gezginleri' 1992'Çiçekler Açmak İster' 1990'Başka Olur Ağaların Düğünü' 1990'Bizimkiler' 1989'Doktorlar' 1989'İsa, Musa, Meryem' 1989'Çark' 1987'On Kadın' 1987'Değirmen' 1986'Asiye Nasıl Kurtulur' 1986'Bir Gün Mutlaka' 1975
Reklam
Bağdat İle Erbil Arasındaki Bütçe Anlaşmazlığı Süleymaniye'yi Ikby'den "Kopmaya" Sevk Ediyor
BAĞDAT (AA) - HAYDAR KARAALP - Irak merkezi yönetimi ile Erbil arasında 2021 bütçesinde yaşanan anlaşmazlık bütçenin Mecliste onaylanmasını geciktirirken, Süleymaniye'nin ise bu durum karşısında petrol ve mali sorunlarını çözmek için Erbil’den bağımsız doğrudan Bağdat ile görüşmek istediği ifade ediliyor.Irak hükümeti, 2021 yılı bütçe tasarısını Bakanlar Kurulunda onayladıktan sonra Meclise gönderdi. Meclis de bütçeyi, Maliye Komisyonunun incelemesine sundu. Ancak, bütçe bir aydan uzun süredir Meclis koridorlarında görüşülüyor.Bütçenin Meclis oylamasına sunulmasının önündeki engellerden biri Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) ayrılan yüzde 12,67'lik pay bir diğeri de petrol gelirleri konusu. Erbil yönetimi bu oranı az bulurken, artırılması için Bağdat’taki Şii ve Sünni grupları ikna turlarında da sonuç alamadı. Bağdat ayrıca, Erbil’in ihraç ettiği petrolden günlük 250 bin varilin gelirini de teslim etmesini istiyor. Şii siyasi partiler de hükümete baskı yaparak, IKBY’nin sadece günlük 250 bin varil petrolü değil ihraç ettiği tüm petrol gelirlerini merkeze teslim etmesini istiyor ve bu gruplar, IKBY ile yapılan müzakerelere rağmen geri adım atmıyor. Şii gruplar, IKBY’nin petrol dışındaki alanlarda da elde ettiği tüm gelirleri Bağdat’a teslim etmesinden yana.Irak Meclisi Maliye Komisyonu, IKBY’nin geçmiş yıllarda petrol ihracatından elde ettiği gelirleri de Bağdat’a ödemesini talep ediyor ve bunların Kürt yönetimine borç olarak yazıldığını ifade ediyor.Bağdat ayrıca IKBY’nin petrolü Irak Petrol Pazarlama Şirketinin (SOMO) belirlediği fiyat üzerinden satmasını isterken, IKBY ise petrolün varilini 10 ile 11 dolara satıyor. Kürt yetkililer söz konusu petrol miktarının (günlük 250 bin varil) teslim edilmesinde sıkıntı görmediklerini belirtiyor ancak gelirlerin tamamını teslim etmek istemiyor. Irak hükümeti geçen yıl nisan ayında IKBY günlük 250 bin varil petrol gelirini Bağdat’a teslim etmediği için memur maaşlarını ödemeyeceğini açıklamıştı. Merkezi yönetim daha önce IKBY’ye her ay 453 milyar dinar (yaklaşık 299 milyon dolar) ödeme yapıyordu. Talabani ve heyeti yeniden Bağdat’ta IKBY Başbakan Yardımcısı Kubat Talabani liderliğindeki heyet iki gün önce Bağdat’a giderek, bütçe görüşmelerine yeniden başladı. Heyetin ilk durağının, eski Başbakan Nuri el-Maliki olması dikkati çekti. Meclisteki Şii siyasi gruplar IKBY bütçesinin artırılmaması ve oradaki petrol ve sınır kapısıyla gümrük gelirlerinin Bağdat’a teslim edilmesini istiyor. Şiilerin bu isteği Meclise gönderilen bütçe tasarısının 11’inci maddesinin 2’nci fıkrasında da yer alıyor. Şii gruplar, IKBY’nin petrol üretimi ve ihracatıyla orada çalışan petrol şirketlerine ödediği giderlerden de merkezi yönetimin muaf tutulması yönünde baskı yapıyor. Talabani ve heyetinin İran’a yakın Maliki ile görüşmesinin, Maliki aracılığıyla Şii grupların tutumunda değişiklik amaçladığı şeklinde yorumlanıyor. Görüşme sonrası IKBY hükümeti tarafından yapılan yazılı açıklamada, Maliki’nin 2021 bütçesi konusunda Bağdat ve Erbil’in anlaşma sağlaması için desteğini belirttiği ifade edildi.Süleymaniye’den 'tek başına federal yapı' sesleri yükseliyorSüleymaniye’den ise bütçe ve petrol konusunda anlaşmaya varılamaması halinde IKBY’den bağımsız şekilde mali konuları direkt Bağdat ile görüşme sesleri yükseliyor. Kentteki memur maaşlarının ödenememesi ve diğer mali krizler bölgedeki bazı çevreleri doğrudan Bağdat ile görüşme seçeneğine sevk etti. Irak’ın resmi gazetesi Sabah da 1 Şubat tarihli sayısında 'Süleymaniye, mali sorunun çözümü için Erbil’den bağımsız olarak direkt Bağdat ile görüşecek' manşetine yer verdi.Gazeteye konuşan Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Süleymaniye Vilayet Meclisi Üyesi Rikavt Zeki, şunları aktardı:'Bağdat ve IKBY arasında petrol konusunda anlaşma sağlanamazsa, Süleymaniye’deki yerel yönetim yasal olarak direkt merkezi yönetim ile görüşebilir. Böylece Süleymaniye petrol gelirlerini Bağdat’a teslim edecek orası da vilayetteki memur maaşlarını ödeyecek. Duhok ve Erbil de bu yola başvurabilir.'IKBY’deki memurlar geçen yıl maaşlarının bir kısmını gecikmeli ve kesintili olarak alsa da ekim, kasım ve aralık ayı maaşlarını alamadılar. Ocak ayı maaşları ise memurlara düzenli olarak verildi.Süleymaniye’nin Erbil’den bağımsız olarak doğrudan Bağdat ile görüşme ve federal yapı fikrinin savunucularından Piyar Ömer Abdullah da gazeteye yaptığı açıklamada, bunun örneğinin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), ABD, Almanya ve Avusturalya gibi ülkelerde bulunduğunu aktardı. Bağdat ile bütçe ve petrol sorunlarının çözümü halinde bile Süleymaniye’nin tek başına federal yapıya dönüşmesi fikrini savunmaya devam edeceklerini dile getiren Abdullah, 'Süleymaniye, kalkınma ve gelişme noktasında Erbil, maaş kesintisiyle de Bağdat tarafından cezalandırıldı.' ifadelerini kullandı.
Yemen'deki Husilerin Liderlerinden Abdulhalık El-Husi, ABD'nin Ve Koalisyon Güçlerinin Hedefinde
ADEN (AA) - MUHAMMED ES-SAMİ - Yemen'de meşru yönetimle savaşan İran destekli Husilerin önde gelen isimlerinden Abdulhalık el-Husi, ABD ve koalisyon güçlerinin hedefinde bulunuyor.ABD'de Donald Trump yönetimi Husileri 11 Ocak'ta 'terör örgütü' ilan etme kararı alırken, örgütün ileri gelenlerinden Abdulmelik el-Husi, Abdulhalık Bedreddin el-Husi ve Abdullah Yahya Hakim'in terörist ilan edildiği açıklanmıştı.ABD'de 20 Ocak'ta göreve gelen Joe Biden yönetimi ise 19 Ocak'ta yürürlüğe giren yaptırımlardan bir kısmını 26 Şubat'a kadar askıya aldı.Husilerin ileri gelen isimleriyle ilgili Biden yönetimi 22 Ocak'ta Husilerin 'terör örgütü' olarak sınıflandırılması kararının gözden geçirileceğini duyurdu, ancak henüz net bir açıklama yapılmadı.ABD'nin yanı sıra Suudi Arabistan'ın öncülüğündeki koalisyon güçlerinin de hedefinde olan Abdulhalık el-Husi, Husi milislerinin en önemli komutanlarından biri konumunda.Abdulhalık el-Husi kimdir?Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi'nin kardeşi olan Abdulhalık Bedreddin el-Husi, 1980'lerin ortalarında ülkenin kuzeyindeki Sada ilinde doğdu.Ebu Yunus lakabıyla da tanınan Abdulhalık, medyada çok görünmüyor. Kardeşinin siyasi liderlik ettiği Husilerin milis gücü içinde kritik bir görev üstleniyor. Yerel medya kaynakları, Abdulhalık'ın İran'da askeri eğitim aldığını ifade ediyor.Başkent Sana'yı 2014'te ele geçiren Husiler, 2018'de Abdulhalık'ı Sana ve doğusundaki bölgeyi içeren 'askeri merkez bölgesi' komutanı olarak görevlendirerek sözde tümgeneral rütbesine yükseltti.Husi milislerinin Sana'nın doğusundaki Nihm ilçesinde hükümet güçlerine karşı yürüttüğü çatışmalara komutanlık eden Abdulhalık, 2020 başlarında stratejik öneme sahip bölgede kontrolü sağlamayı başardı.Abdulhalık, zaferin ardından Husilerin El-Mesire kanalına çıkarak askeri üniformasıyla göründü.Çatışmalarda binlerce kişinin hayatını kaybettiğini belirten Abdulhalık, 1800 kilometrekarelik bir alanda kontrol sağlandığını açıkladı.Yemen'de altı yıldır devam eden iç savaş süresince Abdulhalık'ın öldüğüne ilişkin iddialar Yemen ve Suudi Arabistan medyasında birkaç defa yer almıştı.Koalisyon güçlerinin kara listesindeBirleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 2015'te Abdulhalık dahil birçok Husi hakkında 'Yemen'in barış, güvenlik ve istikrarına zarar vermek' suçlamasıyla uluslararası yaptırım öngören 2216 sayılı kararı kabul etti.Abdulhalık el-Husi, Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap koalisyonunun 'kara listeye' aldığı Husilerin 40 önemli ismi arasında da 6. sırada bulunuyor. Koalisyon güçleri 2017'de terör suçlaması yönelttiği Husilerin önde gelen bu isimlerinin yakalanmasını sağlayacak bilgiye karşılık 20 milyon dolar verileceğini duyurmuştu.
Doğu Anadolu'da Dondurucu Soğuklar İle Doğal Güzellikler Bir Arada Yaşanıyor
ERZURUM (AA) - Doğu Anadolu'da etkili olan soğuk hava yöre sakinlerinin yaşamını zorlaştırırken doğal güzellikleri de beraberinde getirdi.Bir süre önce kar yağışıyla beyaza bürünen Erzurum'da soğuk hava nedeniyle bazı bina çatılarında buz sarkıtları oluştu, cami önlerindeki şadırvanlar buz tuttu.Araç camlarının buzla kaplandığı kentte, kırağı tutan ağaçlarda güzel manzaralar oluştu.AğrıAğrı'da ise soğuk hava ve sis etkili oluyor.Kentte kırağı tutan ağaçların sisle bütünleşmesi seyrine doyumsuz güzellikler oluşturdu.Bölgedeki kış manzaraları drone ile görüntülendi.ArdahanArdahan'da da dondurucu soğuklar yaşamı zorlaştırıyor.Ağaç ve yaprakların kırağı tuttu kentte, yol ve kaldırımlarda buzlanmalar oluştu.Kura Nehri bölgesinin kırağı tutması, doğal güzellikleri de beraberinde getirdi.
Reklam
Çin'de Çocuklara Yönelik "Daha Erkeksi Eğitim Uygulamaları" Tepkiyle Karşılandı
ANKARA (AA) - Çin'de erkek çocuklarını daha erkeksi hale getirmek için okullarda daha fazla fiziksel aktiviteye dayalı dersler verilmesi talimatı tepkilere yol açtı.South China Morning Post'un haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığı, 28 Ocak'ta, ülke çapındaki yerel yönetimler ve okullarda beden eğitimi dersleri gibi 'erkekliği geliştiren' öğretim yöntemlerinin artırılması talimatı verdi. Bakanlığın çocukları 'daha erkeksi hale getirilmesi' amacıyla gönderdiği talimat, aile içi şiddet ve toplumsal sorunlara yol açabileceği gerekçesiyle tartışma konusu oldu.Çin'deki toplumsal cinsiyet ve cinsellik uzmanları, erkek çocuklarının 'daha erkeksi olmasını' talep etmenin cinsiyet ayrımcılığı olduğu ve gençlerin gelişimi üzerinde zararlı etki yaratacağı uyarısında bulundu.Daha fazla fiziksel aktiviteye dayalı, 'daha erkeksi eğitim uygulamaları', toplum üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip olabileceği yönünde yorumlanırken, konu Çinli sosyal medya platformu Weibo’da da gündem oldu.Weibo’da bakanlığın uygulamasına tepki gösteren bir kullanıcı, 'Erkekleri daha erkeksi yapmanın bir yolu var, babaların çocuklarını büyütmelerini sağlamak, onları evde tam gün çalıştırmalarını sağlamak.' ifadelerini kullandı.Başka bir kullanıcı ise söz konusu girişime 'Bu saf bir hastalık. Kadınsı kötü bir kelime mi?' eleştirisini yöneltti.2018'de, Hangzhou'nun doğusundaki bir ortaokulda, okul müdürü, 'Oğlanlar çok zayıf, erkeksi bir spora ihtiyaçları var' diyerek kaya tırmanışı kursları başlatmıştı.Hangzhou Maratonu'nun reklam yüzü olan Çinli müzik grubu S.K.Y'nin afişleri de, geçen yıl, etkinliği temsil edecek kadar 'erkeksi' olmadıkları gerekçesiyle toplatılmıştı.Bakanlık, planın amacının okul çocuklarının zihinsel ve fiziksel sağlığının iyileştirilmesi olduğunu açıkladı.Söz konusu adım, 13. Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı (ÇHSDK) Ulusal Komite Başkanı Zı Fu'nun ülkenin 'narin, korkak ve kadınsı' olarak tanımladığı genç erkeklerin artan 'kadınlaşması' ile mücadele edilmesi gerektiği yönündeki önerisinin ardından atıldı.Zı, ülkedeki 'genç erkeklerin kadınlaşmasını engellemesi' gerektiği çağrısı yaparken, ailelerindeki kadınları ve kadın öğretmenlerini onları şımartmakla suçlamıştı.'Çin'in gelişmesine ve hayatta kalmasına yönelik tehditler' konusundaki endişelerini dile getiren Zı, 'bu konudaki mücadelede' daha fazla erkek öğretmeni göreve davet etmişti.
Hrant Dink Cinayetine İlişkin 76 Sanığın Yargılanmasına Devam Ediliyor
İSTANBUL (AA) - Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu, 13'ü firari 76 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, hakkında ev hapsi kararı bulunan tutuksuz sanık eski Trabzon İl Jandarma Alay Komutanı Ali Öz katıldı.Tutuklu olarak yargılanan eski İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer ve başka suçlardan tutuklu bir kısım sanığın da Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılımı sağlanan duruşmada, müdahil Dink ailesini ise avukatları temsil etti. Duruşmada, bir önceki celse mütalaaya karşı savunmaları alınan tutuklu sanık eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'in avukatı savunma yapıyor.Daha sonra tutuklu sanık Ali Fuat Yılmazer'in mütalaaya karşı savunmasının alınması bekleniyor. Esas hakkındaki mütalaadanSavcılığın mahkemeye sunduğu esas hakkındaki mütalaada, cinayet döneminde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Ali Poyraz hakkında, 'FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından 8 yıldan 16 yıla kadar hapis cezası isteniyor.Mütalaada, yine cinayet döneminde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü Terör Olayları Kısım Amiri (Yüzbaşı) olarak görev yapan Ali Barış Sevindik'in, 'Anayasayı ihlal' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'kasten öldürme' suçundan müebbet, 'FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmaktan' 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Sanıklar, dönemin İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişleri Mehmet Ali Özkılıç ve Şükrü Yıldız'ın, Trabzon Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığında görevli sanıkları korudukları, FETÖ'nün amaçları doğrultusunda hareket ettikleri belirtilen mütalaada, Mehmet Ali Özkılıç'ın 'FETÖ'ye üye olmak' ve 'görevi kötüye kullanmak' suçlarından 8 yıldan 16 yıla, sanık Şükrü Yıldız'ın 'yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs', 'FETÖ üyeliği' ve 'görevi kötüye kullanmak' suçlarından 10 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.Sanık polis memuru Muhittin Zenit'in faillerle irtibatlı olarak Dink'in öldürülmesine yardım ettiği belirtilen mütalaada, bu kişinin 'tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etmek', 'FETÖ'ye üye olmak', 'resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından 25 yıl 9 aydan 43 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.Mütalaada, cinayet döneminde Trabzon Emniyet Müdürü olan sanık Reşat Altay'ın 'kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi', 'resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından toplam 23 yıl 3 aydan 33 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması istenirken, cinayetten önce Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı olarak görev yapan sanık Sabri Uzun, eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü tutuksuz sanık Ahmet İlhan Güler, cinayetten önce dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç ve dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah hakkında 'görevi kötüye kullanma' suçundan 3 aydan birer yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.Dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz'ün,'Anayasayı ihlal' suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve 'kasten öldürme' suçundan müebbet, diğer suçlardan 10 yıldan 24 yıla kadar hapsi talep edilen mütalaada, diğer sanıkların da benzer suçlardan 15 yıl ila müebbet hapis cezaları arasında değişen oranlarda mahkumiyetlerine karar verilmesi isteniyor.Mütalaada, 11 sanık hakkında ise tüm suçlardan beraat kararı verilmesi talep ediliyor.Firari sanıklar FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, Adem Yavuz Arslan, Ekrem Dumanlı, Coşgun Çakar, Halil İbrahim Koca, Mehmet Akif Yılmaz, Mehmet Faruk Mercan, Metin Canbay, Ömer Faruk Kartın, Serkan Şahan, Yılmaz Angın, Yunus Yazar ve Zekeriya Öz'ün dosyalarının ayrılması talep edilen mütalaada, sanık Şeref Ateş hakkında ise yargılama devam ettiği sırada vefat ettiği için dava dosyasının düşürülmesi isteniyor.Mütalaanın ardından ara celselerde mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklar Veysal Şahin, Volkan Şahin ve Okan Şimşek hakkında yakalama kararı çıkardı. Yakalama kararları doğrultusunda 3 sanık da tutuklandı. Sanık Volkan Şahin delil durumunun lehine değişmesi sonucu daha sonra tahliye edildi. Böylece dosyada tutuklu sayısı 6'ya yükseldi.
Reklam
Thy'den Suudi Arabistan'a Gitmek İsteyen Yolcularına Uyarı:
İSTANBUL (AA) - Türk Hava Yolları (THY), Suudi Arabistan'ın, bazı ülkelerde son 14 gün içerisinde bulunan yolcuların bugün saat 21.00'den itibaren Suudi Arabistan'a girişlerini askıya aldığını duyurdu.THY’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri nedeniyle Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı'nın yeni karar aldığı belirtildi.Açıklamada, Türkiye, Arjantin, Endonezya, BAE, Almanya, ABD, İrlanda, İtalya, Pakistan, Brezilya, Portekiz, Birleşik Krallık, Güney Afrika Cumhuriyeti, İsveç, İsviçre, Fransa, Lübnan, Mısır, Hindistan ve Japonya'da son 14 gün içerisinde bulunmuş ve ilgili ülkelerden uçuş yapan yolcuların, bugün saat 21.00 itibarıyla Suudi Arabistan'a girişlerinin askıya alındığı kaydedildi.Açıklamada, 'Son 14 gün içerisinde bu ülkelerden birinde bulunan Suudi Arabistan vatandaşları, diplomatlar, sağlık çalışanları ve aile üyeleri söz konusu uygulamadan muaf olup Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı'nın belirleyeceği kurallar çerçevesinde ülkeye kabul edilecektir.' denildi.
Adana'da Silahlı Kavgada Aynı Aileden 5 Kişi Yaralandı
ADANA (AA) - Adana'da 2 aile arasında çıkan silahlı kavgada, aynı aileden 3'ü kadın 5 kişi yaralandı.Merkez Yüreğir ilçesi Yunus Emre Mahallesi'nde aynı sokakta yaşayan 2 aile arasında henüz belirlenemeyen nedenle kavga çıktı. Pompalı tüfeklerin de kullanıldığı kavgada, Ali, Müjde, Emine ve Hüsniye Yalyanç ile Hasan Ali Kıran yaralandı.İhbar üzerine olay yerine sevk edilen çok sayıda polis ile özel harekat ve terör ekibi sokakta güvenlik önlemi aldı.Yaralılar, 112 Acil Servis ekiplerince Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, kavgada silah kullandıkları iddia edilen 3 şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı.
Antalya'da Kendisini Darbeden Eşini Öldüren Kadın Hakkında İddianame Hazırlandı
ANTALYA (AA) - Antalya'da kendisini darbeden kocasını öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan kadın hakkında iddianame hazırlandı.Döşemealtı ilçesi Ilıca Mahallesi'nde eşi Servis şoförü Ramazan İ'yi (32) av tüfeğiyle öldürdüğü iddiasıyla tutuklu bulunan M.İ, için hazırlanan iddianame, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine sunuldu.M.İ'nin avukatlarından Ahmet Onaran, AA muhabirine, hazırlanan iddianamenin henüz mahkeme tarafından kabul edilmediğini söyledi.İddianameye teknik olarak 'kasten öldürmeden ömür boyu hapis cezasıyla yargılanma' ve 'ağır tahrik' maddelerinin eklendiğini vurgulayan Onaran, şunları kaydetti:'Mahkemeler, savcının iddianamesini geri gönderme hakları ve yetkileri var, inceliyorlar. Savcılık bu şekilde süreci değerlendirmiş, adı üstünde iddia edilen bir iddianame. Olayın meşru müdafaa ve en kötü ihtimalle meşru müdafaanın sınırları aşılmış olsa dahi bu aşılmanın da mazur görülebilecek ilgili yasa kapsamında, 'korku ve heyecanla yapılmış' olmasından dolayı cezasızlık olduğunu mahkemede savunacağız. İnşallah bu şekilde bir karar alacağız.'Servis şoförü Ramazan İ'nin (32), Döşemealtı ilçesi Ilıca Mahallesi'nde, ellerine kelepçe taktığı eşi M.İ'yi 7 Ocak'ta darbettiği, ertesi gün M.İ'nin sabah saatlerinde işe gidip gelen Ramazan İ'yi av tüfeğiyle öldürdüğü ileri sürülmüştü. M.İ, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.
Çekya'da Kovid-19 Vaka Sayısı 1 Milyonu Geçti
PRAG (AA) - Çekya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında toplam vaka sayısı 1 milyonu aştı.Sağlık Bakanlığının verilerine göre, 10,7 milyon nüfuslu ülkede son 24 saatte 9 bin 57 vaka görülürken toplam vaka sayısı 1 milyon 3 bin 657'ye ulaştı.Son dönemde vaka sayılarının tekrar yükselişe geçtiği ülkede, virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 76 artarak 16 bin 683'e yükseldi.Çekya'da 2 Şubat itibarıyla Kovid-19 aşısı uygulanan kişi sayısı 280 bin 66 oldu.
Reklam