onedio
G-7 Ülkeleri Ve AB, Myanmar'daki Askeri Darbeyi Kınadı
BERLİN (AA) - G-7 ülkelerinin Dışişleri Bakanları ve Avrupa Birliği (AB), ortak açıklama ile Myanmar'daki askeri darbeyi kınayarak, Kasım 2020'de yapılan seçim sonuçlarına saygı duyulması ve bir an önce parlamentonun toplanması çağrısı yaptı.Ortak açıklamada, Myanmar Devlet Başkanı Win Myint, Devlet Konseyi Başkanı ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii ile sivil toplum örgütü temsilcilerinin tutuklanmasından ve medyadaki haberlerden derin endişe duyulduğu vurgulandı.'Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri'nin G7 Dışişleri Bakanları ve AB Yüksek Temsilcisi olarak Myanmar'daki darbeyi kınıyoruz.' ifadeleri kullanılan açıklamada, orduya olağanüstü hali derhal sona erdirmesi, demokratik olarak seçilmiş hükümetin görevine dönmesi, haksız yere tutuklananların serbest bırakılması ve insan hakları ve hukukun üstünlüğüne saygı göstermesi çağrısında bulunuldu.Myanmar'da Kasım 2020'de yapılan seçim sonuçlarına saygı duyulması ve bir an önce parlamentonun toplanması gerektiğine işaret edilen açıklamada, ihtiyaç sahiplerine insani yardımların yapılması için ülkeye giriş izni verilmesi de istendi.Açıklamada, G7 ülkelerinin Myanmar'da demokratik bir gelecek görmek isteyenlerin yanında olduğu vurgulanarak, 'G7 Dışişleri Bakanları olarak 2019 yılında yaptığımız, Myanmar'daki demokratik değişime, barışa desteğimizi vurguladığımız insan hakları ihlalleri ve suistimallerinin cezalandırılmasını istediğimiz açıklamaya bağlılığımızı teyit ettiğimizi hatırlatırız.' ifadeleri kullanıldı.Myanmar'da askeri darbeSeçimlerde oy sayımında hile yapıldığı iddialarının son haftalarda yeniden gündeme gelmesi üzerine ülkede gerilim tırmanmıştı.1 Şubat'ta Devlet Başkanı Win Myint, Dışişleri Bakanı ve ülkenin fiili lideri Aung San Suu Çii ile iktidar partisi Ulusal Demokrasi Birliğinin (NLD) önde gelen isimleri gözaltına alınmıştı.İktidar mensuplarının gözaltına alınmasından birkaç saat sonra orduya ait Myawaddy televizyonunda yapılan duyuruda, ordunun yönetime el koyduğu ve ülkede bir yıllığına olağanüstü hal (OHAL) ilan edildiği açıklanmıştı.Ülke idaresini devralan Genelkurmay Başkanı Min Aung Hlaing, OHAL'in bitmesinin ardından demokratik seçimlere geri dönüleceği sözünü vermiş, NLD lideri Suu Çii ise halka darbeye karşı protesto çağrısında bulunmuştu.
Çanakkale'de İnternetten Konteyner Ev Almak İsteyen Mobilyacı 12 Bin Lira Dolandırıldı
ÇANAKKALE (AA) - Çanakkale'nin Biga ilçesinde bir mobilya üreticisi, internetten konteyner ev almak isterken çalıntı sosyal medya hesabını kullanan şüpheli tarafından 12 bin lira dolandırıldığı iddiasıyla şikayetçi oldu.İnternette ilanını gördüğü konteyner evi beğenen mobilyacı Anıl Akkurt, kendisini ilçede bir okulun müdür yardımcısı olarak tanıtan satıcının sosyal medya hesabına mesaj yazdı.Akkurt, ilan sahibi kadınla 12 bin 500 liralık konteyner için yaptığı pazarlık sonucu 12 bin lira ödemeyi kabul etti.Kendisine gönderilen hesap numarasına belirtilen parayı yatıran Akkurt, mesajlarına cevap gelmeyince dolandırıldığını anladı.Avukatını arayan Akkurt, Biga Cumhuriyet Başsavcılığına giderek bu kişi hakkında suç duyurusunda bulundu.'Numaramı da engellemişler'Anıl Akkurt, AA muhabirine, Biga'da mobilya üretimi yaptıkları yer için böyle bir konteynere ihtiyaçları bulunduğunu, ilanda yakın bir bölgede bulunduğu belirtildiği için satıcıyla irtibata geçtiğini söyledi.Pazarlığın ardından parayı hesaba yatırıp dekontu bu kişiye gönderdiğini belirten Akkurt, 'Benden konteyneri gönderecekleri adresi istediler. Buraya kadar hiçbir sıkıntı yoktu. Konteynerin nakliyesine geldiğimizde ise bize hiçbir malzeme ulaşmadı. Telefonla aradığımızda kendileri bize cevap vermedi. Numaramı da engellemişler.' dedi.Akkurt, ilan sahibinin daha sonra kendisine dolandırıcı olmadığını ve istiyorsa parasını iade edeceği, savcılığa ya da polise şikayette bulunmaması yönünde mesaj yazdığını aktardı.Bunu kabul etmesine rağmen parasının iade edilmediğini dile getiren Akkurt, sosyal medya hesabının asıl sahibinin, hesabının çalınmasıyla ilgili şikayette bulunduğunu öğrendiklerini ifade etti.Akkurt, aynı ilan sayesinde çok sayıda kişinin dolandırılmış olabileceğini sözlerine ekledi.
Çin Devlet Medyası, Alibaba'nın Kurucusu Jack Ma'yı "Lider Girişimciler" Arasında Saymadı
ANKARA (AA) - Çinli internet şirketi Alibaba'nın kurucusu, iş adamı Jack Ma'nın ülkesindeki piyasa düzenleyici kurumları ve kamu bankalarını eleştirmesinin ardından siyasi iktidar ile arasının bozulduğu iddiasını destekleyen yeni işaretler ortaya çıktı.Bloomberg'te yer alan habere göre, Çin resmi haber ajansı Xinhua'nın çıkardığı borsa gazetesi 'Shangai Security News'te yer alan 'Çinli Lider Girişimciler' başlıklı yazıda Jack Ma'nın adının anılmaması, ülkenin en zenginlerinden olan iş adamının gözden düştüğü şeklinde yorumlandı.Gazetenin baş sayfasında yayımlanan yazıda, teknoloji şirketleri Huawei'nin kurucusu Rın Cıngfey, Xiaomi'nin kurucusu Ley Cun ve otomobil üreticisi BYD'nin patronu Vang Çuanfu, teknoloji ve girişimcilik alanındaki katkılarından ötürü övülürken, ülkenin en büyük internet şirketlerinden Alibaba'nın kurucusu Jack Ma'ya yer verilmedi.Çin'in en zengin insanlarından ve önde gelen girişimcilerinden biri olan iş adamı, 24 Ekim'de yaptığı konuşmada, Çin'deki piyasa düzenleyici kurumları ve kamu bankalarını 'zamanın gerisinde kalmakla' eleştirmesinin ardından 3 ay ortadan kaybolmuştu.Söz konusu eleştirilerin ardından Pekin yönetimi, Ma'nın kurucusu olduğu Ant Grubu şirketinin Hong Kong ve Şanghay borsalarındaki eş zamanlı halka arzını durdurmuş, ayrıca iş adamının kurucusu ve eski Üst Yöneticisi olduğu Alibaba Grubu hakkında antitröst soruşturması başlatılmıştı.İnsan Hakları İzleme Örgütü Direktörü Kenneth Roth, Twitter'da konuyla ilgili paylaştığı mesajda, 'Alibaba'nın kurucusu Jack Ma'nın Çin'in finansal sistemini eleştiren bir konuşma yapmasının ardından şüpheli şekilde kaybolması, her ne güvence verilirse verilsin Çin teknoloji şirketlerinin nihayetinde Çin Komünist Partisinin kontrolünde olduğunu gösteriyor.' ifadelerini kullanmıştı.
Keçiören Belediyesi'nden Tepebaşı Ağız Ve Diş Sağlığı Hastanesi'ne Isıtıcılı Bekleme Çadırı
İSTANBUL (AA) - Keçiören Belediyesi, Tepebaşı Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sosyal mesafe kurallarının ihlal edilmemesi ve yoğunluk oluşmaması için bina dışına ısıtıcılı bekleme çadırı kurdu.Belediyeden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, salgın sürecinde ilçede bulunan sağlık kuruluşlarına ihtiyaç duyulan birçok alanda hizmet sunduklarını bildirdi.Vatandaşlara daha sağlıklı, temiz, huzurlu ve güzel bir yaşam sunmak için maske, kolonya ve dezenfektan üretip dağıttıklarını aktaran Altınok, kamu kurum ve kuruluşlarına temizlik ve dezenfeksiyon ihtiyaçları noktasında desteklerini aralıksız sürdürdüklerini kaydetti.Özellikle hastanelere temizlik hizmeti konusunda sınırsız destek verdiklerini belirten Altınok, cami, eczane, sağlık kuruluşları ve sosyal donatı alanlarını temizlemeye ve sağlıklı hale getirmeye devam ettiklerini bildirdi.Altınok, 'Temizlik personelimizle tüm hastane ve sağlık birimlerimizi hem yıkıyor hem de dezenfekte ediyoruz. Aynı zamanda hasta yakınlarımızın hastane içerisinde yoğunluk oluşturmadan sağlıklı bir ortamda beklemeleri için de hastane kampüslerimize ısıtıcılı bekleme çadırları kuruyoruz.' ifadelerini kullandı.
Antalya'da Sokakta Bulunan Güvercinlere Polis Sahip Çıktı
ANTALYA (AA) - Antalya'da polis ekipleri, sokakta buldukları 4 güvercini hayvanat bahçesine teslim etti.İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, sokakta uçamayan güvercinler olduğu bilgisi üzerine bölgeye gitti.Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Şubesi ekiplerince boş arazide 4 güvercin bulundu.Polis, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğü ekipleri ile güvercinleri Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesine teslim etti.
Reklam
Kırklareli'nde Adacıkta Mahsur Kalan Köpek Yavrularını Afad Ekipleri Kurtardı
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinde sağanak nedeniyle taşan Ergene Nehri'ndeki adacıkta mahsur kalan 2 köpek yavrusu, AFAD ekiplerince kurtarıldı.Düğüncübaşı köyü mevkisine Ergene'nin kıyısındaki sokak hayvanlarını beslemek için giden Kübra Serin, nehrin ortasındaki adacıkta mahsur kalan köpekleri fark etti.Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye giden AFAD ekipleri, botla adacığa ulaşarak 2 köpek yavrusunu aldı. Bu çalışmalar sırasında anne köpeğin nehir kenarında beklemesi dikkati çekti.Serin, uzun süredir adacıkta mahsur olan köpeklerin kurtarılmasından mutluluk duyduğunu ve ekiplere teşekkür ettiğini söyledi.Kübra Serin, daha sonra yavruları bakım ve tedavileri için veterinere götürdü.
Doğanın Kalbi Kızılırmak Deltası'nda Atıyor
SAMSUN (AA) - UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan, 359 kuş türünün yanı sıra develer, yılkı atları ve manda varlığı ile öne çıkan, endemik bitki türlerine sahip Kızılırmak Deltası, doğal yaşam zenginliği ile öne çıkıyor. Samsun'un 19 Mayıs, Bafra ve Alaçam ilçeleri sınırlarında bulunan, Kızılırmak'ın denize döküldüğü bölgeyi de içine alan, 56 bin hektar alana sahip Kızılırmak Deltası, biyolojik zenginliğiyle hem Türkiye hem de dünya doğal yaşam hayatı için dikkatleri üzerine topluyor. 19 Mayıs Belediye Başkanı Osman Topaloğlu, AA muhabirine, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Kızılırmak Deltası'nın dünyadaki önemli sulak alanların başında geldiğini vurguladı.'Samsun'da 359 kuş türünün yanı sıra develer, yılkı atları, balık ve manda varlığı ile öne çıkan, endemik bitki türlerine sahip Kızılırmak Deltası, kendi alanında dünyanın korunabilmiş en güzel yerlerinden bir tanesi.' diyen Topaloğlu, 'İlçe olarak, Kızılırmak Deltası'nın güzelliklerinin farkındayız ve doğal yapıyı korumak için sahip çıkıyoruz. Böylesine güzel bir yer olan Kızılırmak Deltası'nı korumak en büyük görev ve sorumluluğumuzdur.' ifadesinde bulundu.Topaloğlu, Kızılırmak Deltası'nın 21 bin 700 hektarlık alanının sulak alan olduğunu ve RAMSAR sözleşmesi ile korunma altına alındığını aktardı.Deltanın dört mevsim ayrı bir güzellik sunduğuna işaret eden Topaloğlu, şunları kaydetti:'Türkiye'nin Karadeniz kıyılarında doğal özelliklerini kısmen koruyabilmiş en büyük sulak alanlarından olan Kızılırmak Deltası'nın güzelliklerinin farkındayız. Kızılırmak Deltası, dört mevsim ayrı güzelliğe sahip bir yer. Deltadaki yılkı atları, son dönemlerde fotoğraf tutkunlarının gözdesi haline geldi. Doğada özgürce dolaşan yılkı atları, develer, kuşlar, mandalar, endemik bitki türleri ve doğal alanlar ilgi görüyor. Alan doğaseverler ve fotoğraf tutkunlarına eşsiz güzellikte görüntüler sergiliyor. Özellikle dünya genelinde yaşanan salgından dolayı uygulanan kısıtlamalar insanları biraz zora soktu. Kısıtlamanın kaldırılmasının ardından bölgeye çok daha fazla ziyaretçi gelecek. Evlerinde bunalan insanların doğal ortamda gezip dinlenebileceği ve doğal güzellikleri görebileceği bir alan burası. Bu nedenle de bu güzellikleri herkesin görmeni istiyoruz.'
Reklam
Meb Lise Öğrencilerine Yönelik 15 Bin Soruluk "Mobil Soru Bankası" Uygulaması Hazırladı
ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), lise öğrencilerine yönelik 15 bin sorudan oluşan Mobil Soru Bankası uygulamasının erişime açıldığını duyurdu.Bakanlıktan yapılan açıklamada, MEB'in yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde tüm kademelerdeki öğrencilere kaynak desteği sunmaya devam ettiği belirtildi.Bu kapsamda Mobil Soru Bankası'nın 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencileri için hazırlandığı ifade edilen açıklamada, uygulamada Türk dili ve edebiyatı, tarih, coğrafya, felsefe grubu, matematik, fizik, kimya, biyoloji ve İngilizce derslerinin 200 üniteden oluşan tüm müfredatı kapsayan 15 bin soru bulunduğu bildirildi.Uygulamadaki soruların, alan öğretmenleri tarafından, derslerin öğretim programları, üniteleri, konuları ve kazanımları dikkate alınarak hazırlandığı aktarılan açıklamada, 'Soru bankasına ayrıca Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanmış 'Kazanım Kavrama Testleri' de ünite, konu ve kazanımlara göre sınıflandırılarak eklendi. Ücretsiz sunulan Mobil Soru Bankasına Android ve IOS işletim sistemli cihazların Google Play Store ve App Store uygulamalarından erişilebiliyor.' bilgisi paylaşıldı.'Bu mobil uygulama, OECD tarafından da örnek bir uygulama olarak gösterildi'Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Bakanlığın tüm birimlerinin Kovid-19 salgını sürecinde öğrencilere destek olmak üzere sürekli yeni kaynaklar oluşturduğuna işaret ederek, bu kapsamda daha önce pek çok destek paketi paylaşıldığını anımsattı.Daha önce özel eğitim öğrencilerini desteklemeye yönelik 'Özelim Eğitimdeyim' mobil uygulamasını geliştirip öğrencilerin kullanımına sunduklarını belirten Selçuk, şunları kaydetti: 'Bu mobil uygulama OECD tarafından da örnek bir uygulama olarak gösterildi. Bu kez lise öğrencilerimizin öğrenme süreçlerini ve deneyimlerini geliştirmek için bir 'Mobil Soru Bankası' uygulaması geliştirdik. Türk dili ve edebiyatı, tarih, coğrafya, felsefe grubu, matematik, fizik, kimya, biyoloji ve İngilizce derslerinin tüm ünitelerini kapsayan sorulardan oluşan mobil uygulama, lise öğrencilerimizin kullanımına sunuldu. Mobil uygulamadaki soru bankası sürekli güncellenecek.'Uygulamanın gençlere faydalı olmasını dileyen Bakan Selçuk, süreci koordine eden Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, Ortaöğretim Genel Müdürü Cengiz Mete ve çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.
Aktif Bank'tan Cibuti Ziyareti
İSTANBUL (AA) - Afrika kıtasına yönelik ihracat odaklı faaliyetleri ile bölgede dış ticaretin öncüsü olan Aktif Bank'ın Uluslararası Bankacılık Grubu Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Suat Utku, Cibuti Doğal Kaynaklardan Sorumlu Enerji Bakanı Yonis El Guedi’yi ziyaret etti.Aktif Bank açıklamasına göre, dış ticarette ihracatçılara bankacılık faaliyetlerinde destek olan Aktif Bank, Afrika’daki çalışmalarına devam ediyor.Aktif Bank Uluslararası Bankacılık Grubu Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Suat Utku, bölgeye yaptığı seyahatte Cibuti Doğal Kaynaklardan Sorumlu Enerji Bakanı Yonis El Guedi’yi ziyaret etti.Buluşmada Cibuti ile Türkiye ilişkilerinin yanı sıra, bankacılık alanındaki iş birlikleri ve ülkenin enerji alanındaki çalışmaları konuşuldu.Aktif Bank Uluslararası Bankacılık Grubu Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Suat Utku, Aktif Bank’ın Afrika kıtasında 275’ten fazla banka ile iş birliği yaptığını belirterek, 'İhracatçılarımıza Afrika kıtasında sunduğumuz imkanları, yaptığımız bu çalışmalar ile genişletmeyi hedefliyoruz. Ayrıca önümüzdeki günlerde, üzerinde çalıştığımız Afrika’ya yönelik dış ticaret platformunu kamuoyunun hizmetine sunmaya hazırlanıyoruz.' ifadelerini kullandı.
Eski Unıfıl Sözcüsü Timur Göksel Kovid-19 Nedeniyle Vefat Etti
BEYRUT (AA) - Lübnan'ın güneyindeki Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü'nün (UNIFIL) eski Sözcüsü Timur Göksel, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybetti.Beyrut'taki diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre, Lübnan'a 1979 yılında UNIFIL'in ilk sözcüsü olarak gelen ve 23 yıl boyunca bu görevi başarıyla sürdürdükten sonra başkent Beyrut'a yerleşen Göksel, Kovid-19 ve diğer bazı rahatsızlıklarından dolayı Beyrut Amerikan Üniversitesi Hastanesi'nde bir süredir tedavi görüyordu.Evli ve 2 çocuk babası 79 yaşındaki Göksel, dün gece Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. UNIFIL'deki görevinden emekli olduktan sonra Beyrut Amerikan Üniversitesi'nde yıllarca eğitim veren Göksel, Lübnan ve bölgenin hem siyasi hem askeri stratejisti olarak biliniyordu.Cenaze işlemlerini yakından takip eden Türkiye'nin Beyrut Büyükelçiliği, naaşın toprağa verileceği yere ilişkin Göksel ailesinin kararını bekliyor.UNIFIL'in kuruluşuLübnan'da iç savaşın başlamasının ardından İsrail, 1978'de Lübnan topraklarına girdi ve Güney Lübnan'ı işgal etti. Aynı yıl Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), İsrail'e kuvvetlerini Lübnan'dan çekmesi için çağrı yaptı.BMGK, Lübnan'ın isteği üzerine İsrail kuvvetlerinin çekilmesini doğrulamak, barışı ve güvenliği yeniden sağlamak ve Lübnan hükümetinin ülkenin güneyi üzerindeki otoritesini yeniden tesis etmesine destek amacıyla 19 Mart 1978'de UNIFIL'i kurdu.
Reklam
Kastamonu'nun Hedefi Gastronomi Alanında Unesco Yaratıcı Şehirler Ağı'nda Yer Almak
KASTAMONU (AA) - Kastamonu, gastronomi alanında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'nda yer almak için 2023'te başvuruda bulunacak.Kastamonu'nun gastronomi alanında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na dahil olması için düzenlenen 'UNESCO Masası' Koordinasyon Toplantısı, Vali Avni Çakır başkanlığında Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı'nda (KUZKA) gerçekleştirildi.Vali Çakır, burada yaptığı konuşmada, Kastamonu'nun gastronomi şehri olmasının bu alanda sahip olduğu değerlerin korunması, gelecek nesillere aktarılması ve turizme sağlayacağı katkı bakımından önemli olduğunu söyledi.Başvuru dosyasının 2023 yılında UNESCO'ya sunulacağını belirten Vali Çakır, şunları kaydetti:'Başvuru, Kastamonu Belediyemiz tarafından yapılacaktır. UNESCO tarafından ciddi ve kapsamlı bir başvuru dosyası beklendiğinden bu toplantıda, neler istendiği anlatılacak ve istenen hususların hangi kurumlar tarafından yerine getirileceğini kararlaştıracağız. Kastamonu'nun gastronomi şehri olması, değerlerinin korunması ve turizme sağlayacağı katkı bakımından çok önemlidir. Şehrimizin gastronomi alanında kültürel değerleri ve ekonomik olarak da yeterli potansiyeli vardır. Ancak başvuru dosyası uzun soluklu ve disiplinli çalışmayı gerektirmektedir.'Çakır'ın konuşmasının ardından UNESCO çalışmaları ve başvuru dosyasında yer alan taleplere ilişkin bilgilendirme yapıldı.'UNESCO Masası' üyeleri toplantının ardından KUZKA hizmet binasında oluşturulan çalışma ofisinde incelemelerde bulundu.Toplantıya, Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ve bazı kurum temsilcileri katıldı.
Okey Masasında Yakalanınca Pencereden Atladı
İstanbul Esenyurt'ta pandemi döneminde 5 kez basılarak mühürlenen kıraathanede vatandaşlar yine okey masasında yakalandı. Kumar oynayanlardan biri, polisi karşısında görünce pencereden atlayarak kaçtı.
Ataşehir'de İnşaat İşçileri Arasında Meydan Kavgası
İstanbul Ataşehir İstanbul Finans Merkezi şantiyesinde çalışan işçiler arasında anlaşmazlıktan dolayı çıkan kavgada, yumruklar konuştu. Kavgada 5 inşaat işçisi yaralandı. İnşaatta çalışan çok sayıda kişinin işine son verilirken, polis olayla ilgili soruşturma başlattı.
Reklam
Türkiye Isı Pompasında Bölgesel Üs Olmaya Aday
İSTANBUL (AA) - Baymak Üst Yöneticisi (CEO) Ender Çolak, geleceğin teknolojisi olarak gösterilen ısı pompasında geçen yıl Türkiye'de yüzde 87 büyüyerek sektörün ana markası olduklarını belirterek, 'Sektörümüzde yüksek enerji verimliliği sayesinde tasarruflu ve çevreye duyarlı ürünlerin başında ısı pompası geliyor. Uzun vadede yüksek tasarruf vadeden bu ürüne teşvik sağlandığı takdirde yatırımlar hızlanabilir ve Türkiye ısı pompasında bölgesel bir üs olabilir.' dedi.Baymak'tan yapılan yazılı açıklamada Çolak, şirket ve 2021 planlarına ilişkin bilgiler verdi.Geçen yıl Kovid-19 salgınının olumsuz etkilerine rağmen yüzde 30 büyüyen ve 1 milyar TL’lik ciro hedefini aşan bir marka olduklarını belirten Çolak, geleceğin teknolojisi olarak görülen ısı pompasında geçen yıl yüzde 87 büyüyerek, sektörün ana markası olduklarını kaydetti. Dijitalleşmenin hız kazanması ile birlikte enerjiden tasarruf sağlayan çözümlerin öne çıktığını, özellikle de çevre dostu ürünlere ilginin giderek arttığını ifade eden Çolak, salgın senesi olarak dünya ekonomilerinde tarihsel daralmalara sebep olan 2020 yılında çevre, sürdürülebilirlik ve iklim krizi konularının ise neredeyse ilk kez bu kadar dünya gündemine oturduğunu belirtti.Çolak şunları kaydetti:'Pandemi, doğanın hepimize şiddetli bir acil eylem çağrısında bulunduğunu bir kez daha bizlere gösterdi. Sahip olduğumuz kaynaklar da yaşam da sonsuz değil. Hepsini akıllı yöntemlerle kullanmak, radikal bir değişim sürecine girmek zorundayız. 2021 yılında tüm dünyada çok radikal bir dönüşüm yaşanacağını artık hepimiz öngörüyoruz. Bir taraftan dijitalleşme, robotik süreçler ve yapay zeka, diğer taraftan iklim değişikliği ile mücadele. Tüm bu değişiklikleri anlayabilmek ve bu dönüşüme hazırlanabilmek için toplumun tüm kesimlerine çok daha fazla iş düşüyor. İşte 2021 yılında dünyadaki bu büyük değişimin temelinde insanı, insani değerleri ve çevreyi esas almasını öngörüyorum.''Tüm paydaşlarımızı yeşil dönüşümde birlik olmaya çağıracağız'Çolak, Avrupa Birliği’nin (AB) 2050 yılında yüzde 0 emisyon hedefiyle yola çıktığı Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın değişim sürecinin en önemli kitlesel hareketlerinden biri olacağını belirterek, bu hedef çerçevesinde AB içinde enerji verimliliği düşük yapı stokunun yenileneceğini kaydetti.220 milyon eski yapının enerji verimliliği kriterlerine uygun olarak yenileneceği çok büyük kapsamlı bir dönüşümden söz edildiğini aktaran Çolak, 'Verimli olmayan eski yapıların dönüşümü ısınma giderlerini ve enerji sarfiyatını büyük oranda engellerken, çevre üzerinde yarattığımız baskıyı da minimize edecek. Türkiye’de de bu kapsamda önümüzde önemli fırsatlar ve atılacak adımlar var. Pandeminin hemen başında yayınladığımız 'Doğaya Söz Veriyoruz' filmimizde Baymak olarak biz bu değişimin taşıyıcısı olacağımızın mesajını vermiştik. 2021 yılında sürdürülebilirlik alanında yaptığımız yatırımlara ağırlık vererek, tüm paydaşlarımıza 'işimiz sizi ve doğayı anlamak' diyerek seslenecek ve yeşil dönüşümde birlik olmaya çağıracağız.' ifadelerini kullandı.'Büyüme grafiğimizi aralıksız devam ettirdik ve geleneği bozmadık'Çolak, 2020 yılına üretimden Ar-Ge’ye, sürdürülebilirlikten ihracata, müşteri deneyiminden dijital projelere kadar pek çok alanda çalışmaları en üst noktaya taşıyarak yatırımlarını artıracakları ve başarıları perçinleyecekleri bir yıl olacağı öngörüsüyle başladıklarını kaydetti. 'Zorlu pandemi sürecine rağmen önümüzdeki tüm engelleri aşarak, öngörülerimizin hepsini gerçekleştirdik ve hedeflerimize ulaşmayı başardık. 2020 yılında da sürdürülebilir büyüme grafiğimizi aralıksız devam ettirdik ve geleneği bozmadık. 2020 yılında olağanüstü koşullarda olmamıza rağmen yüzde 30 büyüyerek Türkiye ekonomisine, sektöre ve tüm paydaşlarımıza katkıda bulunmayı sürdürdüğümüz için gururluyum.' bilgilerini veren Çolak, Baymak’ın sürdürülebilir büyümesini, dünyadaki gelişmeleri çok yakından takip ederek değişen iklimlendirme ihtiyaçlarına yönelik, yüksek verimli ve çevre dostu ürünlerle en hızlı şekilde cevap verebilme başarısına bağladığını aktardı.Çolak, '2020 yılında yüzde 100 müşteri memnuniyeti ilkemiz, yaygın satış sonrası hizmet ağımız, online teknik destek hizmetimizle karantina koşullarında da her zaman erişilebilir olarak sektörde lovemark (aşk markası) haline geldik.' ifadelerini kullandı.'İklimlendirme sektöründe örnek bir rol üstleniyoruz'Çolak, iklimlendirme sektörünün sürdürülebilirlik kavramıyla etkileşimi yüksek bir sektör olduğunu belirterek, Avrupa’da doğalgazdan elektriğe hızlı bir geçiş yaşanırken, konutlarda da hem ısıtma hem de soğutma ihtiyacının günümüzde ısı pompası gibi elektrikli ürünlerle sağlanmaya başladığını kaydetti.Isı pompasının düşük elektrik tüketimiyle yüksek enerji üretimi sağladığını belirten Çolak, 'Son yıllarda Türkiye’de de bu ürüne talep artıyor. Geçen yıl lokomotif ürünlerimizde adetsel bazda; kombide yüzde 8, klimada yüzde 6, panel radyatörde yüzde 10, termosifon ve termoboylerde yüzde 34, duvar tipi yoğuşmalı kazanda yüzde 4 büyüdük. Yüksek enerji verimliliği sayesinde geleceğin teknolojisi olarak görülen ısı pompasında ise yüzde 87 büyüme kaydettik ve sektörün ana markası olduk. Baymak olarak sürdürülebilirlik konusunda takındığımız kararlı ve sorumlu tutumla bir yandan farklı ürün gruplarında pazar payımızı artırırken, diğer yandan da iklimlendirme sektöründe örnek bir rol üstleniyoruz.' bilgilerini verdi.2020 yılında 149 yeni bayilikÇolak, Baymak olarak Türkiye’nin her noktasına yayılmış geniş bayi ve servis ağıyla müşterilerinin beklentileri için yerinde çözümler üretmeye, her noktada online ve offline kanallar aracılığıyla ulaşılabilir olmaya devam ettiklerini belirterek, '2020 yılında 149 yeni bayilik yapılanmamızı tamamladık. Marmara Bölgesi’nde 32, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 31, İç Anadolu’da 47, Karadeniz Bölgesi’nde 22 ve Ege Bölgesi’nde 17 yeni bayimiz tüketicilerimize Baymak kalitesini ulaştırmaya başladı. 2021 yılında da tüm bayilerimiz aracılığıyla her noktada aynı hizmet kalitesini tüketicilerimize ulaştırmaya devam edeceğiz.' ifadelerini kullandı.2021'de hedef yüzde 30 büyümeEnder Çolak, 2021 yılında yatırımlarına hız kesmeden devam edeceklerini belirterek, '2021 yılında kendimize yine büyük hedefler koyduk. Yatırımlarımıza devam ederek, bu dönemde kombi, klima, ısı pompası ve diğer ürünlerimizdeki istikrarlı büyümemizi sürdüreceğiz. Boyler ve termosifon hattımızı yenileme çalışmalarımız sürecek. Yine bu dönemde kombi hattımızdaki dijital dönüşümü de tamamlamayı hedefliyoruz. 2021 yılında kombi ve ısı pompası ürün gamımızı da genişleteceğiz. Bağlı olduğumuz BDR Thermea Group’un da kombi üretiminin daha büyük bir kısmını Türkiye’de gerçekleştirmeye başlayacağız. Tüm bu gelişmeler neticesinde 2021 yılında da yüzde 30 büyümeyi hedefliyoruz.' yorumunu yaptı.
Türkiye Isı Pompasında Bölgesel Üs Olmaya Aday
İSTANBUL (AA) - Baymak Üst Yöneticisi (CEO) Ender Çolak, geleceğin teknolojisi olarak gösterilen ısı pompasında geçen yıl Türkiye'de yüzde 87 büyüyerek sektörün ana markası olduklarını belirterek, 'Sektörümüzde yüksek enerji verimliliği sayesinde tasarruflu ve çevreye duyarlı ürünlerin başında ısı pompası geliyor. Uzun vadede yüksek tasarruf vadeden bu ürüne teşvik sağlandığı takdirde yatırımlar hızlanabilir ve Türkiye ısı pompasında bölgesel bir üs olabilir.' dedi.Baymak'tan yapılan yazılı açıklamada Çolak, şirket ve 2021 planlarına ilişkin bilgiler verdi.Geçen yıl Kovid-19 salgınının olumsuz etkilerine rağmen yüzde 30 büyüyen ve 1 milyar TL’lik ciro hedefini aşan bir marka olduklarını belirten Çolak, geleceğin teknolojisi olarak görülen ısı pompasında geçen yıl yüzde 87 büyüyerek, sektörün ana markası olduklarını kaydetti. Dijitalleşmenin hız kazanması ile birlikte enerjiden tasarruf sağlayan çözümlerin öne çıktığını, özellikle de çevre dostu ürünlere ilginin giderek arttığını ifade eden Çolak, salgın senesi olarak dünya ekonomilerinde tarihsel daralmalara sebep olan 2020 yılında çevre, sürdürülebilirlik ve iklim krizi konularının ise neredeyse ilk kez bu kadar dünya gündemine oturduğunu belirtti.Çolak şunları kaydetti:'Pandemi, doğanın hepimize şiddetli bir acil eylem çağrısında bulunduğunu bir kez daha bizlere gösterdi. Sahip olduğumuz kaynaklar da yaşam da sonsuz değil. Hepsini akıllı yöntemlerle kullanmak, radikal bir değişim sürecine girmek zorundayız. 2021 yılında tüm dünyada çok radikal bir dönüşüm yaşanacağını artık hepimiz öngörüyoruz. Bir taraftan dijitalleşme, robotik süreçler ve yapay zeka, diğer taraftan iklim değişikliği ile mücadele. Tüm bu değişiklikleri anlayabilmek ve bu dönüşüme hazırlanabilmek için toplumun tüm kesimlerine çok daha fazla iş düşüyor. İşte 2021 yılında dünyadaki bu büyük değişimin temelinde insanı, insani değerleri ve çevreyi esas almasını öngörüyorum.''Tüm paydaşlarımızı yeşil dönüşümde birlik olmaya çağıracağız'Çolak, Avrupa Birliği’nin (AB) 2050 yılında yüzde 0 emisyon hedefiyle yola çıktığı Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın değişim sürecinin en önemli kitlesel hareketlerinden biri olacağını belirterek, bu hedef çerçevesinde AB içinde enerji verimliliği düşük yapı stokunun yenileneceğini kaydetti.220 milyon eski yapının enerji verimliliği kriterlerine uygun olarak yenileneceği çok büyük kapsamlı bir dönüşümden söz edildiğini aktaran Çolak, 'Verimli olmayan eski yapıların dönüşümü ısınma giderlerini ve enerji sarfiyatını büyük oranda engellerken, çevre üzerinde yarattığımız baskıyı da minimize edecek. Türkiye’de de bu kapsamda önümüzde önemli fırsatlar ve atılacak adımlar var. Pandeminin hemen başında yayınladığımız 'Doğaya Söz Veriyoruz' filmimizde Baymak olarak biz bu değişimin taşıyıcısı olacağımızın mesajını vermiştik. 2021 yılında sürdürülebilirlik alanında yaptığımız yatırımlara ağırlık vererek, tüm paydaşlarımıza 'işimiz sizi ve doğayı anlamak' diyerek seslenecek ve yeşil dönüşümde birlik olmaya çağıracağız.' ifadelerini kullandı.'Büyüme grafiğimizi aralıksız devam ettirdik ve geleneği bozmadık'Çolak, 2020 yılına üretimden Ar-Ge’ye, sürdürülebilirlikten ihracata, müşteri deneyiminden dijital projelere kadar pek çok alanda çalışmaları en üst noktaya taşıyarak yatırımlarını artıracakları ve başarıları perçinleyecekleri bir yıl olacağı öngörüsüyle başladıklarını kaydetti. 'Zorlu pandemi sürecine rağmen önümüzdeki tüm engelleri aşarak, öngörülerimizin hepsini gerçekleştirdik ve hedeflerimize ulaşmayı başardık. 2020 yılında da sürdürülebilir büyüme grafiğimizi aralıksız devam ettirdik ve geleneği bozmadık. 2020 yılında olağanüstü koşullarda olmamıza rağmen yüzde 30 büyüyerek Türkiye ekonomisine, sektöre ve tüm paydaşlarımıza katkıda bulunmayı sürdürdüğümüz için gururluyum.' bilgilerini veren Çolak, Baymak’ın sürdürülebilir büyümesini, dünyadaki gelişmeleri çok yakından takip ederek değişen iklimlendirme ihtiyaçlarına yönelik, yüksek verimli ve çevre dostu ürünlerle en hızlı şekilde cevap verebilme başarısına bağladığını aktardı.Çolak, '2020 yılında yüzde 100 müşteri memnuniyeti ilkemiz, yaygın satış sonrası hizmet ağımız, online teknik destek hizmetimizle karantina koşullarında da her zaman erişilebilir olarak sektörde lovemark (aşk markası) haline geldik.' ifadelerini kullandı.'İklimlendirme sektöründe örnek bir rol üstleniyoruz'Çolak, iklimlendirme sektörünün sürdürülebilirlik kavramıyla etkileşimi yüksek bir sektör olduğunu belirterek, Avrupa’da doğalgazdan elektriğe hızlı bir geçiş yaşanırken, konutlarda da hem ısıtma hem de soğutma ihtiyacının günümüzde ısı pompası gibi elektrikli ürünlerle sağlanmaya başladığını kaydetti.Isı pompasının düşük elektrik tüketimiyle yüksek enerji üretimi sağladığını belirten Çolak, 'Son yıllarda Türkiye’de de bu ürüne talep artıyor. Geçen yıl lokomotif ürünlerimizde adetsel bazda; kombide yüzde 8, klimada yüzde 6, panel radyatörde yüzde 10, termosifon ve termoboylerde yüzde 34, duvar tipi yoğuşmalı kazanda yüzde 4 büyüdük. Yüksek enerji verimliliği sayesinde geleceğin teknolojisi olarak görülen ısı pompasında ise yüzde 87 büyüme kaydettik ve sektörün ana markası olduk. Baymak olarak sürdürülebilirlik konusunda takındığımız kararlı ve sorumlu tutumla bir yandan farklı ürün gruplarında pazar payımızı artırırken, diğer yandan da iklimlendirme sektöründe örnek bir rol üstleniyoruz.' bilgilerini verdi.2020 yılında 149 yeni bayilikÇolak, Baymak olarak Türkiye’nin her noktasına yayılmış geniş bayi ve servis ağıyla müşterilerinin beklentileri için yerinde çözümler üretmeye, her noktada online ve offline kanallar aracılığıyla ulaşılabilir olmaya devam ettiklerini belirterek, '2020 yılında 149 yeni bayilik yapılanmamızı tamamladık. Marmara Bölgesi’nde 32, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 31, İç Anadolu’da 47, Karadeniz Bölgesi’nde 22 ve Ege Bölgesi’nde 17 yeni bayimiz tüketicilerimize Baymak kalitesini ulaştırmaya başladı. 2021 yılında da tüm bayilerimiz aracılığıyla her noktada aynı hizmet kalitesini tüketicilerimize ulaştırmaya devam edeceğiz.' ifadelerini kullandı.2021'de hedef yüzde 30 büyümeEnder Çolak, 2021 yılında yatırımlarına hız kesmeden devam edeceklerini belirterek, '2021 yılında kendimize yine büyük hedefler koyduk. Yatırımlarımıza devam ederek, bu dönemde kombi, klima, ısı pompası ve diğer ürünlerimizdeki istikrarlı büyümemizi sürdüreceğiz. Boyler ve termosifon hattımızı yenileme çalışmalarımız sürecek. Yine bu dönemde kombi hattımızdaki dijital dönüşümü de tamamlamayı hedefliyoruz. 2021 yılında kombi ve ısı pompası ürün gamımızı da genişleteceğiz. Bağlı olduğumuz BDR Thermea Group’un da kombi üretiminin daha büyük bir kısmını Türkiye’de gerçekleştirmeye başlayacağız. Tüm bu gelişmeler neticesinde 2021 yılında da yüzde 30 büyümeyi hedefliyoruz.' yorumunu yaptı.
Reklam
Üniversitelilerin "1,5 Adana Roket Takımı" 6 Kilometre Menzilli Roket Geliştirdi
ADANA (AA) - OZAN EFEOĞLU - Çukurova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencilerinin yaklaşık 3 sene önce kurduğu '1,5 Adana Roket Takımı' üyeleri, geliştirip deneme fırlatmasında başarılı sonuç aldıkları 6 kilometre menzilli roketle TEKNOFEST'e katılıp birincilik elde etmek istiyor.Elektrik-Elektronik ile Makine Mühendisliği bölümleri öğrencileri, uzaya roket gönderme hayallerini gerçekleştirebilmek adına 2018 yılında '1,5 Adana Roket Takımı'nı kurdu.Zamanla çalışmalarını derinleştiren ve Milli Teknoloji Hamlesinden esinlenen öğrenciler, üniversitedeki atölyelerinde 6 kilometre menzile ulaşan roket geliştirdi.Gençler, geliştirdikleri roketi gerekli izinleri aldıktan sonra Tuz Gölü'nde denedi ve başarılı sonuçlara ulaştı. Roketle, TEKNOFEST'e katılıp şampiyon olmayı hedefleyen genç mühendis adayları, çalışmalarını üniversite bünyesindeki atölyelerinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri çerçevesinde sürdürüyor.'Yüksek irtifa roketi yaptık'Makine Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi ve takım kaptanı Ali Kaya, AA muhabirine, Tuz Gölü'nde yapılan roket atışlarında başarılı sonuçlar aldıklarını söyledi.Takım ruhuyla çalışarak daha fazla başarı elde etmek istediklerini belirten Kaya, 'Bu roketlerin öncelikle tasarımını yaptık ve analizlere başladık, doğru sonuçlara ulaştıktan sonra üretimini tamamladık.' dedi.Kaya, ilk roket atışını 2019'da gerçekleştirdiklerini ifade ederek, '6 kilometre menzile ulaşabilen 3 metre boyunda yüksek irtifa roketi yaptık. Biz üretmeyi seven ve Milli Teknoloji Hamlesine destek veren gençleriz. Büyüklerimizden bize destek olmalarını istiyoruz.' diye konuştu.Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencisi ve takım üyesi Hüseyin Karaduman da roketlerinin, atmosfer araştırmalarına ve uydu çalışmalarına katkı sağlayabileceğini anlattı.Çalışmalarını daha da geliştirmeyi hedeflediklerini aktaran Karaduman, 'Ülkemizde uzay çalışmalarının hız kazanmasıyla birlikte genç Türk mühendislerin bu alanlara yönlenmesi ve Türk uzay araştırma sanayisinin geliştirilmesi için çalışıyoruz.' şeklinde konuştu.Karaduman, küçük yaşlardan itibaren roketlere ilgi duyduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:'Uydularımızı atmosfere gönderirken roketleri kullanıyoruz ve bizim yaptığımız model roketçilik bunun ilk aşaması oluyor. Model roketçilikte bu işin teknik detaylarını tam olarak öğrenip ileride süper güç roketlerine geçmek istiyoruz. İleride biz de kendi uydumuzu uzaya gönderecek roketler üretebiliriz, asıl amacımız bunu başarmaktır.'
Başkentte Terör Örgütü Deaş'a Yönelik Soruşturmada Gözaltına Alınan 10 Kişi Tutuklandı
ANKARA (AA) - Ankara merkezli 3 ilde, terör örgütü DEAŞ'a yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan yabancı uyruklu 10 şüpheli tutuklandı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının terör örgütü DEAŞ'a yönelik soruşturmasında gözaltına alınan yabancı uyruklu 10 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Adliyesi'ne getirildi.Soruşturmayı yürüten savcıya ifade verdikten sonra hakimliğe sevk edilen şüpheliler tutuklandı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Altındağ ilçesinde cesedi bulunan yabancı uyruklu bir kişinin ölümüyle ilgili başlattığı soruşturmada, olayın örgüt içi infaz olduğunu tespit etmesi üzerine terör örgütü DEAŞ mensubu 10 kişi hakkında 22 Ocak'ta gözaltı kararı çıkarmıştı.Tamamı gözaltına alınan şüphelilerin Altındağ'da bir evde öldürdükleri R.A.M'nin cesedini dikkati çekmemek için tekerlekli sandalyeyle evden çıkardıkları güvenlik kameralarına yansımıştı. Şüphelilerin ayrıca, Suriye ve Irak'taki çatışmalarda ölen DEAŞ'lıların yakınlarına 'kefele' adı altında para dağıttıkları belirlenmişti.
Galaxy Tab S7 Ve Galaxy Tab S7+ Tabletler İçin Yeni Güncelleme Yayınlandı
İSTANBUL (AA) - Samsung'un en son sürüm 'One UI 3' yazılım güncellemesiyle birlikte, Galaxy Tab S7 ve Galaxy Tab S7+ kullanıcıları tabletleriyle artık daha fazlasını yapabiliyor. Samsung açıklamasına göre, Galaxy Unpacked 2021 etkinliğinde duyurusunu yapılan güncellemeyle, söz konusu tabletlerin kullanıcıları yeni çıkan Galaxy S21 Serisi ve Galaxy Buds Pro ile bağlantılı deneyimlerinin kapsamını da genişletebiliyor.Artık Galaxy Tab S7 veya Galaxy Tab S7+ ile Galaxy S2 Serisi cihazlar arasında her zamankinden daha iyi bir biçimde geçiş yapmak mümkün oluyor. Örneğin, akıllı telefonda kopyalanan metin veya görseller, doğrudan Galaxy Tab S7 veya Galaxy Tab S7+ cihazlara veya tabletten kopyalayarak telefona yapıştırılabiliyor.Ayrıca cihazlar arasında Samsung İnternet 13.0 tarayıcısıyla kesintisiz bir gezinti deneyimi sağlanıyor ve Samsung Notlar ile daha hızlı otomatik senkronizasyon deneyimleniyor. Galaxy S21 cihazınızda gezinti yapmaya başladıktan sonra daha büyük bir ekrana geçmek istenildiğinde bu özellikten faydalanabiliyor. Galaxy S21 Serisi cihazında bir web sayfasını görüntüledikten sonra Galaxy Tab S7 veya Galaxy Tab S7+ cihazında 'Son Kullanılanlar' butonuna basmak yeterli oluyor. Menünün sağ alt köşesinde yer alan 'Samsung Internet' ikonuna basıldığında ise en son erişim sağlanan sayfa yükleniyor.İkinci ekranla daha fazlası yapılıyorAçıklamaya göre, uzaktan çalışıldığında veya kreatif bir işle uğraşıldığında bazen iki ekranı aynı anda kullanmak tek bir ekrandan daha iyi sonuçlar veriyor. Ekran alanını genişletmek için 'İkinci Ekran' özelliğini kullanarak, dizüstü bilgisayardan farklı modlarla Galaxy Tab S7 veya Galaxy Tab S7+ cihazınıza bağlanmak mümkün oluyor. Masaüstünü Genişletme modu, Windows bilgisayara bağlanmaya ve ekranların her birinde iki ayrı uygulama çalıştırmaya olanak sağlıyor. Çoğaltma modu ise tablette açık olan uygulama veya belgeleri, doğrudan dizüstü bilgisayarın ekranında paylaşmayı ve yapılan herhangi bir değişikliği doğrudan ve hemen dizüstü bilgisayara kaydetmeyi mümkün hale getiriyor. Galaxy ekosisteminde sorunsuz bağlantıAçıklamada aktarılanlar göre, cihazlar arasında daha rahat bir klavye deneyimi için artık 'Kablosuz Klavye Paylaşımı' özelliğini kullanarak Samsung Book Cover klavye, akıllı telefona bağlamak da mümkün hale getirildi. Bu klavyeyi tablete de bağlayarak iki cihaz arasında geçiş yapılabiliyor.Buna ek olarak Samsung Book Cover klavyenin dokunmatik yüzeyini kullanarak, tablette yapılan gibi akıllı telefonu klavyenin imleciyle denetleyip yönetebilme imkanı bulunuyor.Samsung ayrıca 'Otomatik Geçiş' özelliğiyle kablosuz kulaklık bağlantısını otomatik olarak cihazdan cihaza geçirerek, Galaxy Buds Pro’da dinlenen her şeyi tüm Galaxy cihazlarına aktarıyor. Galaxy Tab S7 veya Galaxy Tab S7+ cihazlarında youtube izlerken bir çağrı alındığında Galaxy Buds Pro kulaklıklar, otomatik olarak telefona geçiş yapıyor. Çağrı, kulaklıkların üzerine bir kez dokunarak ya da akıllı telefonun ekranındaki 'Çağrı' butonuna basarak yanıtlanabiliyor.
İran'da Sünni Beluçlara Yönelik İdamlarda Artış Gözlendiği İddia Ediliyor
İSTANBUL - (AA) - MUSTAFA MELİH AHISHALI - İran'da son dönemde, ülkenin güneydoğusunda yaşayan Sünni Beluçlara yönelik baskıların arttığı ve Beluç mahkumların adil bir yargılama olmaksızın idam edildiği öne sürülüyor.Bölgedeki insan hakları ihlallerini takip eden Beluç Aktivistleri Örgütü, son aylardaki idamların daha önce de birçok kez gerçekleştiği gibi hukuksuz olduğunu savunuyor.Merkezi İngiltere'de bulunan Beluç Aktivistleri Örgütü Başkanı Abdullah Arif, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede İran'daki Sünni Beluçlara yönelik idamların, ülkenin iç ve dış siyasetindeki gelişmelere göre şekillendiğini söyledi.Arif, 'İran'da Beluçlara uygulanan baskı ve idamlar ülkenin iç, bölge ve uluslararası siyasetine göre şekilleniyor. Biz, zaman zaman Tahran yönetiminin, 'intikam idamları' olarak adlandırılan uygulamasına şahit oluyoruz. Rejim muhalifi bir örgüt, silahlı bir eylem düzenlese, rejim bunun acısını hapishanede tutuklu onlarca suçsuz mahkumu idam ederek alabiliyor.' dedi. Tahran yönetimi ne zaman, Batılı ülkelerle siyasi ilişkilerini geliştirse, uluslararası anlaşmalar imzalayıp iyi ilişkiler kursa, yine Beluçistan bölgesinde idam ve baskıların arttığını savunan Arif, şöyle devam etti:'Böyle dönemlerde İran, ne kadar insan haklarını ihlal etse de Batılı ülkeler, kendi çıkarları için Tahran yönetiminin hukuksuz uygulamalarını görmezden geliyor. Her ne kadar Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kurumlar, zaman zaman İran’ın baskıcı uygulamalarını rapor etse de uluslararası bir siyasi irade, bu raporun arkasında kararlılıkla durmadığı için hiçbir yaptırım söz konusu olmuyor ve Tahran yönetimi de 'hukuk dışı' uygulamalarına son vermiyor.''Kurbanların aileleri seslerini çıkaramıyor'İran rejiminin Beluçlara yönelik son aylardaki baskılarına değinen Arif, '2019'da 11, 2020'de 16 Beluç idam edildi. Son aylarda bu rakam artış gösterdi. Son iki ayda (2020 Aralık ve 2021 Ocak ayları) 16 Beluç idam edildi. Haksız uygulanan idamlar karşısında kurbanların aileleri, maddi yetersizlik veya istihbarat birimlerinin baskıları nedeniyle seslerini çıkaramıyorlar.' değerlendirmesinde bulundu.Arif, 19 Aralık 2020 ile 28 Ocak 2021 tarihleri arasında idamı gerçekleştirilenleri ise şöyle sıraladı:'Behnam Rigi, Şuayb Rigi, Abdulbasıt Hışt, Hamid Mir Beluçzehi, Mehreban Berahuyi, Hudadad Nuhtani, İlyas Kalenderzehi, Hasan Dehvari, Ümid Mahmudzehi, Mecid Rigi, Cuma Zaruzehi, Hafız Abdulsettar Anşini, Abdurrauf Kebedani, Yunus Cemşidzehi, Şemseddin Bacizehi ve Cavid Dehkan Huld, rejim karşıtı silahlı örgüte üye olmak, emniyet güçlerine silahlı saldırı düzenlemek, uyuşturucu bulundurmak ve cinayet gibi çeşitli gerekçelerle idam edildi.''İdamlar kanuna uygun gerçekleştirilmedi' iddiasıSöz konusu idamlarla ilgili adli süreci eleştiren Arif, 'Daha önce defalarca olduğu gibi bu sefer de hukuk ayaklar altına alındı. İdamlar kanuna uygun gerçekleştirilmedi. İdam kararını mahkumlar, temyize götürmelerine rağmen temyiz mahkemesinin kararı beklenmeden idamlar yapıldı.' diye konuştu. İdam edilenlerin sorgu ve mahkeme süreçleri hakkında bilgi veren Arif, 'Bu kişilerden hiçbiri adil bir mahkemede şeffaf bir şekilde yargılanmadı. İfadeleri işkence altında alındı. Hasan Dehvari ve Cavid Dehkan Huld gibi bazıları, haklarında çıkarılan idam kararını temyiz mahkemesine taşımışlardı. Fakat temyiz mahkemesinin kararı beklenmeden idam edildiler.' dedi.'Yakının gelmezse seni idam ederiz' Hiçbir suçu olmayan bazı insanların, gözaltına alındıktan sonra idam edilmekten kurtulamadıklarını dile getiren Arif, şöyle devam etti:'Rejim muhalifi veya silahlı örgütle irtibatı olmayan insanlar, sırf akrabalarından biri yurt dışında silahlı örgüt üyesi diye idamla karşı karşıya kalabiliyor. Gözaltına alınan masum insanlar 'Yakının gelmezse seni idam ederiz' diye baskı altına alınıyor. İlyas Kalenderzehi ve Hasan Dehvari bu şekilde baskı altına alındı ve yakınlarının gelmemesi nedeniyle idam edildi. Geçtiğimiz günlerde, Emanullah Beluçi ve Abdurrahim Kuhi de aynı gerekçeyle tehdit edildiler.''Beluçlara adı konulmamış bir kanun uygulanıyor' İran yönetiminin Beluçlara yönelik hukuk dışı uygulamalarının temelinde 'mezhep ve ırk ayrımcılığı'nın yattığını öne süren Arif, 'Beluçlar en sert cezalara çarptırılıyor. Uyuşturucuyla ilgili idamların azaltılması için yeni kanun maddeleri yürürlüğe girdi. Buna göre, idam sayılarının azaltılması öngörüldü. Mehreban Berahuyi ve Hudadad Nuhtani yeni düzenlemeye göre hapis cezası almaları gerekirken idam edildiler. Beluçlara adı konulmamış ülke kanunlarından farklı bir kanun uygulanıyor.' görüşünü dile getirdi.Arif, İran İstatistik Kurumunun verilerine göre, Beluçistan bölgesinin ülkenin yoksulluk, ekonomi ve okuma yazma oranı yönünden en geri kalmış bölgesi olduğunu bu durumun da idam edilenlerin yakınlarının insan hakları örgütlerine ulaşamamasında etken rol oynadığını belirterek, 'Halk, hukuki ve vatandaşlık haklarını savunmakta rejim karşısında aciz kalıyor.' ifadesini kullandı. Son dönemlerde Sünni Beluçlara yönelik idamların artmasının arkasındaki nedenlerden birinin, ülkedeki ekonomik kriz nedeniyle olası sokak protestolarının önüne geçmek olduğuna işaret eden Arif sözlerini şöyle tamamladı:'Önümüzdeki günlerde halkın, ekonomik sebeplerle gösteri düzenlemesi kuvvetle muhtemel. Rejim bu tür hukuksuz idamlarla halka, bir ayaklanma halinde acımasızca davranacağı mesajını veriyor.'İran'ın Pakistan ve Afganistan sınırında yer alan Sistan-Beluçistan eyaletinde çoğunluğunu Sünnilerin oluşturduğu yaklaşık 3 milyon kişi yaşıyor.
Reklam