Çanakkale Boğazı 13,5 Saat Sonra Gemi Geçişine Açıldı
ÇANAKKALE (AA) - Yoğun sis nedeniyle dün gece çift yönlü transit gemi geçişlerine kapatılan Çanakkale Boğazı, ulaşıma açıldı. Çanakkale bölgesinde etkisini artıran sis nedeniyle denizde görüş mesafesinin azalması üzerine dün gece saat 21.30'da boğaz, çift yönlü transit gemi geçişlerine kapatılmıştı. Bölgedeki yoğun sisin etkisini kaybetmesinin ardından Çanakkale Boğazı trafiği 13,5 saat sonra yeniden açılarak normale döndü.
Yatırımcılara Altın Fırsatlar - "Türkiye'de Yabancı Yatırımcıya Gelişmiş Ülkeler Düzeyinde Ortam Sağlanıyor"
ANKARA (AA) - MERVE ÖZLEM ÇAKIR - Rekabet Kurulu Başkanı Birol Küle, rekabet hukukunun uygulanması açısından Türkiye'de yabancı yatırımcıya gelişmiş ülkeler düzeyinde ortam sağlandığını bildirdi.Küle, AA muhabirine, Türkiye'nin genç ve dinamik nüfusu, kozmopolit kültürü, zengin doğal kaynakları, güçlü hukuki ve kurumsal altyapısıyla yatırımlar için eşsiz bir ortam sunduğunu söyledi. Herhangi bir yatırım kararı için dikkate alınan birincil unsurun 'belirlilik' olduğunu ifade eden Küle, yatırımcıların, özellikle risk alarak belli bir teknik bilgi veya avantajı kullanacakları zaman, optimal sonuçları engelleyecek belirsizliklerle, işlem maliyetleriyle karşılaşmak istemediklerini dile getirdi. Rekabet hukuku rejimlerinin bazı nüanslar dışında evrensel olduğuna dikkati çeken Küle, 'Liberal ekonomik sistem bugün üzerinde uzlaşılan bir sistem olduğundan ve bu sistemlerde ekonominin koordinasyonu tarafsız, teknokratik, verimlilik ve etkinlik esasına dayalı olarak bağımsız çalışan kurumlarca sağlandığından, marjinal birkaç istisna bölge haricinde tüm dünya aynı iktisadi prensiplere göre işlemektedir.' diye konuştu. Yatırımcıların yatırım kararlarını belirlerken rekabet hukuku kurallarını etkili şekilde uygulayan bir rekabet otoritesinin varlığının da dikkate alınan unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Küle, şu değerlendirmelerde bulundu:'Bu durum, ilgili ülkedeki kamu otoriteleri tarafından piyasalarda faaliyet gösteren tüm teşebbüslere eşit şartlar sunulacağı, yerel teşebbüslere ayrımcı davranılmayacağı yönünde yatırımcıya güven vermekte ve böylece ülkeye yabancı yatırımcıların girişine katkı sağlamaktadır. Biz Rekabet Kurumu olarak, ülkemizin kalkınması için ihtiyaç duyduğu doğrudan yabancı yatırımlar için uygun ortam yaratılması hususunda da üzerimize düşen görevi titizlikle gerçekleştirmekteyiz.''Rekabet hukukunda AB müktesebatına uyumumuz tam'​​​​​​​Küle, Türkiye'nin rekabet hukuku uygulamaları açısından diğer ülkelere göre bir eksiğinin bulunmadığını hatta AB müktesebatına uyumunun tam olduğunu, bu durumun AB ilerleme ve AB Türkiye raporlarında da tespit edildiğini anlattı. Son değişiklerle Türkiye'nin rekabet hukuku mevzuatının AB rekabet hukukuyla paralel hale geldiğine dikkati çeken Küle, Rekabet Kurulunun da kararlarını tam bağımsız aldığını söyledi. Küle, Türkiye'de rekabet hukuku uygulamalarının geliştirilmesine, tam modern halde sürekli güncellenmesine yönelik çalışmaların Rekabet Kurumunu uluslararası alanda da takdir toplayan ve deneyimlerine ihtiyaç duyulan bir rekabet otoritesi haline getirdiğini dile getirerek, 'Bu bağlamda rekabet hukukunun uygulanması açısından Türkiye'de yabancı yatırımcıya gelişmiş ülkeler düzeyinde bir ortam sağlanmaktadır.' ifadesini kullandı.Birol Küle, Türkiye'nin rekabet hukuku rejiminde diğer bazı ülkelerde olan kamu özel ayrımı dahi olmadığını, yerli yabancı ayrımı ya da kamu özel ayrımı yapılmadan bütün iktisadi aktörlere eşit şekilde uygulandığını ve bunun herhangi bir istisnası olmadığını belirtti.Birleşme ve devralma işlemlerindeki küresel ölçekteki işlem yoğunluğuna bakıldığında 2019'da Rekabet Kurumu tarafından incelenen 208 yoğunlaşma işleminin sadece 38'inde tarafların tamamının Türkiye çıkışlıyken, 115'inde tarafların tamamını yabancı ülke yasalarına göre kurulmuş şirketlerin oluşturduğunu kaydeden Küle, şöyle konuştu:'2019 yılında yabancı yatırımcılar tarafından 46 ayrı işlemde Türkiye kökenli şirketlere yatırım yapılması öngörüldü. Yabancı yatırımcılar arasında işlem bazında yapılan sıralamaya göre ilk sırada 6 işlem ile Japonya kökenli yatırımcılar bulunmaktadır. Hedef şirketin Türkiye kökenli olduğu bu işlemlerde 3 yabancı yatırımcı tarafından gerçekleştirileceği bildirilen yatırım tutarı ise yaklaşık 36 milyar 177 milyon liradır.'​​​​​​​- Yerel rekabet yoğunluğunda Türkiye tüm dünyada 6'ncı sıradaAB'nin her yıl Türkiye'nin 33 başlıktaki durumunu inceleyen 'Türkiye Raporu' yayımladığını anımsatan Küle, burada incelenen hususlardan birinin de rekabet hukuku olduğunu bildirdi. Küle, 2020 Türkiye Raporu'nda Rekabet Kurumu ve işleyişinin oldukça yeterli ve AB müktesebatıyla uyumlu olduğunun ifade edildiğini, kurumun bağımsız karar alma ve rekabet hukukunu uygulamada da yeterli kapasiteye sahip bulunduğunun belirtildiğini aktardı. Cornell Üniversitesi, INSEAD ve Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WPO) tarafından her yıl dünyadaki yenilikçilik (inovasyon) faaliyetleri ölçülerek 'Küresel Yenilikçilik Endeksi'nin yayımlandığını belirten Küle, söz konusu endekste ülkelerin kredi almanın kolaylığı, özel firmalara verilen yerel kredilerin GSMH'ye oranı gibi çeşitli kriterlere göre sıralandığını, endekste yer alan bir kriterin de 'yerel rekabetin yoğunluğu' olduğunu dile getirdi. Küle, 'Küresel Yenilikçilik Endeksi'ndeki 'yerel rekabetin yoğunluğu' kriterine göre 2019 yılında Türkiye tüm ülkeler arasında 6'ncı sıradadır. Bu durum ülkemiz ekonomisinin oldukça rekabetçi olduğunu ortaya koymaktadır.' ifadelerini kullandı. Dijital rekabette öne çıkanlarKüle, gelecek dönemde küresel ajandanın birinci maddesinin dijitalleşme ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını kaynaklı eşitsizlikler olacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti:'Dijital dünyanın giderek gelişmesi bu alandaki çalışmalarımızı da hızlandırdı. Kurumumuzun önümüzdeki dönemde takip edeceği yol haritasını belirlemek üzere geçen yıl başlattığımız 'Dijitalleşme ve Rekabet Politikası' çalışmamızı yakın tarihte sonuçlandırmayı planlıyoruz. Bu çalışma bize rekabet mevzuatımızı dijital ekonomi için revize ederek gerekirse reform yapma ihtiyacını ortaya koyacaktır. Çalışma kapsamında dünyanın muteber rekabet otoritelerinin dijitalleşme alanında hazırladıkları çalışmalar gözden geçirilerek ülkemizin ihtiyaçlarına göre politika dizayn edilmesi planlanmaktadır. Bu alanda yürüttüğümüz bir diğer sektör incelmesi de 'e-Pazaryeri Platformları Sektör İncelemesi' olup Google, Yemek Sepeti soruşturmalarımız dışında Çiçek Sepeti, Sahibinden, Nadir Kitap gibi devam eden soruşturmalarımızda dijital platformların rekabete zarar verip vermediğini inceliyoruz. Kurumumuz nezdinde 2021 yılı içinde halihazırda devam eden rekabet incelemeleri bakımından süreçler tamamlanacak ve nihai olarak Kurul tarafından karar verilecektir.'Bunun yanı sıra dijital pazarların sergilediği dinamik yapı da göz önünde bulundurularak ilgili pazarlardaki rekabet ihlallerine yönelik hızlı ve etkin şekilde müdahaleye devam edileceğini vurgulayan Küle, 'Bunların dışında gerek Türkiye'de gerekse yurt dışında merakla takip edilen Facebook soruşturması, Kurulun 11 Ocak 2021 tarihli kararıyla resen başlatılmış olup 2021 yılında dairemizin iş yoğunluğunun önemli bir parçasını oluşturacak rekabet hukuku ve veri ilişkisini esas almaktadır.' diye konuştu.
Lg'nin Robot Teknolojileri Ces 2021'De Görücüye Çıktı
İSTANBUL (AA) - LG GuideBot, ServeBot, ChefBot ve UV-C Robot liderliğindeki CLOi robot ailesi CES 2021'de otomobillere kaynak yapma ve satranç oynamanın ötesine geçen yetenekler sergiledi.LG açıklamasına göre, sadece birkaç yıl öncesine kadar, fabrikaların haricinde, günlük hayatta görülen robotlar bilim kurgu alanına giriyordu. Günümüzde ise robotlar hayatın tam da merkezinde yer almaya başladılar. Gelecekte, insanların sosyal mesafeyi koruyabilmesi adına, robot liderliğindeki hizmetlerin yaygınlaşmasının yeni dünya düzeninin bir parçası olması muhtemel görünüyor.Açıklamaya göre, bu kapsamda, CES 2021'de LG GuideBot, ServeBot, ChefBot ve UV-C Robot liderliğindeki CLOi robot ailesi, otomobillere kaynak yapma ve satranç oynamanın ötesine geçen yetenekler sergiledi. Bu yüksek teknolojili robotların, insandan insana etkileşime ihtiyaç duymadan, restoranlar, hastaneler ve ofis binaları gibi kamusal alanlarda insanlara yardımcı olacak şekilde konuşlandırılması amaçlanıyor.LG CLOi ServeBotAçıklamaya göre, LG CLOi ServeBot, ürünleri oteller, hastaneler ve restoranların içine kadar teslim edebilmek için çekmece ve raf olmak üzere iki faydalı türe sahip. Bu akıllı robot, ister ilaçları bir hastane katından diğerine nakletmek ister lüks bir İtalyan restoranında makarna tabaklarıyla masalarda gezinmek olsun, mümkün olan en verimli rotayı izleyerek malzemeleri doğru sırayla teslim etmek için aynı anda birden fazla talimat alabiliyor.LG CLOi ServeBot'lar, LG Sciencepark araştırma kampüsünde bulunan bir markette, yalnızca asansörlerle erişilebilen katlardaki çalışanlara atıştırmalıklar ve içecekler sunmak için çalışıyor. Teslim edilen ürünler, ancak robot hedefine ulaştığında açılabilen kilit altında güvende tutuluyor.LG CLOi ChefBot ve GuideBotLG CLOi ChefBo ise restoranlarda müşteriler için lezzetli erişte bazlı yemekler hazırlayabilen altı eksenli çok eklemli bir robot. LG CLOi GuideBot da havaalanları, alışveriş merkezleri ve sergi salonları gibi yerler için ulaşılabilir bir ‘danışma’ olarak tasarlandı. LG CLOi GuideBot, yararlı bilgiler içeren bir kılavuzun yanı sıra, insanların gittikleri yere kolayca ulaşmalarına yardımcı olmak için çeşitli bilgileri barındıran geniş bir dokunmatik ekrana sahip.LG CLOi UV-C RobotAçıklamadaki bilgilere göre, 1,6 metre uzunluğundaki LG CLOi UV (ultraviyole C) Robotu, CES 2021'de büyük ilgi gördü.Önünde ve arkasında büyük UV lambaları bulunan bu mobil hijyen makinesinin, 50 santimetre mesafe içinde kolon basilinin yüzde 99,9'unu dezenfekte ettiği kanıtlandı. Bu robot, insan hareket sensörü sayesinde, insan operatörlerinin ultraviyole ışığa maruziyetini en aza indirmek için mobil uygulama aracılığıyla çalıştırılabiliyor. LG’nin UV robotu, bu yılın sonlarına doğru ABD'de ilk kez kullanıma sunulacak.LG CLOi BaristaBotLG CLOi BaristaBot ise uzun süredir uygulanan sosyal mesafe kuralları karşısında, hem tüketicilere hem de işletme sahiplerine yardımcı olmak amacıyla Güney Kore'nin Seul kentindeki seçkin kafelerde uzmanlığını sunuyor. Her seferinde aynı lezzette kahve porsiyonu sunma becerisiyle tasarlanan bu süper şarjlı barista, lezzetli bir fincan kahve için çekirdek türleri, su sıcaklığı ve demleme sürelerinin yer aldığı geniş bir veri tabanı kullanıyor.
Tunceli Valisi Özkan "Eren-7 Mercan Munzur Operasyonu"Nun Yürütüldüğü Bölgede İncelemelerde Bulundu
TUNCELİ (AA) - Tunceli Valisi Mehmet Ali Özkan, 'Eren-7 Mercan Munzur Operasyonu'nun düzenlendiği alanlarda incelemelerde bulundu.Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Turgay Aras, İl Jandarma Komutanı Albay Durali Ceylan ve İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Halil Başer ile operasyonun yürütüldüğü bölgelere giden Vali Özkan, Ovacık ve Hozat ilçesi kırsalında güvenlik güçleriyle bir araya gelerek operasyonlar hakkında komutanlardan bilgi aldı.Jandarma ve polis özel hareket timlerine görevlerinde başarı dileyen Özkan, 'Allah, güvenlik güçlerimizin yar ve yardımcısı olsun.' dedi.Operasyona, İl Jandarma Komutanlığında görevli jandarma komando, jandarma özel harekat (JÖH) ile polis özel harekat (PÖH) ve güvenlik korucularının yer aldığı 59 operasyonel timden oluşan 1062 personel katılıyor.
Ankara Üniversitesinden "Edx" Ve "Coursera" Platformlarıyla Çevrim İçi Eğitim Anlaşması
ANKARA (AA) - Ankara Üniversitesi, öğrenci ve akademisyenlerin çevrim içi eğitim içeriklerinden faydalanması için 'edX' ve 'Coursera' platformlarıyla ikili anlaşmalar yaptı.Ankara Üniversitesinden yapılan açıklamaya göre, ikili anlaşmalarla 'edX' ve 'Coursera' platformlarındaki eğitim içerikleri öğrenci ve akademisyenlerin kullanımına sunulacak.Coursera platformundan alınan ve sertifikalandırılan çevrim içi eğitimlerden en fazla ikisi, Ankara Üniversitesi Senatosu'nun kararı gereği, alan dışı seçmeli dersler yerine sayılabilecek.Sertifika alan öğrencilerin, dilekçe ile bağlı bulundukları fakülte, enstitü veya yüksekokula başvurarak onay almaları durumunda, çevrim içi ortamdaki bu eğitimleri Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı tarafından transkriptlerine işlenebilecek.Bu çerçevede alınabilecek dersler arasında sanat ve beşeri bilimler, işletme, dil öğrenimi, bilgisayar bilimi, veri bilimi, kişisel gelişim, matematik ve mantık, sosyal bilimler, sağlık, doğa bilimi ve teknoloji gibi alanlar bulunuyor.'Bilgilere kolay ve hızlı erişmek önem kazanıyor'Bireylerin mesleki ve günlük yaşamlarında teknolojiyi etkin bir biçimde kullandıklarını belirten Ankara Üniversitesi Uzaktan Eğitim Koordinatörü Doç. Dr. Nevzat Özel, 'Bireylerin, gereksinim duydukları bilgilere kolay ve hızlı erişmeleri, bu bilgileri kullanmaları ve yapılandırarak yeni bilgi üretmeleri oldukça önem kazanıyor.' değerlendirmesinde bulundu.Özel, uzaktan eğitimin bireylere sunduğu imkanları şöyle sıraladı:'Bireyler, yaşadıkları yerlerde öğrenebiliyor ve farklı bir ortamda bulunan öğreticileriyle iletişim ve etkileşim kurabiliyor. Eğitim hizmeti, her yaş grubundakilere, diğer bir ifadeyle geniş kitlelere esnek bir yapıda sunulabiliyor. Bilgiye hızlı ve kolay erişilebiliyor. Öğrenim, bireysel ve bağımsız biçimde gerçekleşiyor. Zaman ve mekan sınırlaması olmadan eğitim alınabiliyor. Öğrenen bireyler, daha doğru ve nesnel bir biçimde değerlendirilebiliyor. Eğitimde fırsat eşitsizliği, eğitim kurumlarının yetersizliği, öğretim elemanı eksikliği gibi bazı eğitim sorunları ortadan kalkıyor. Bireyler ve kurumlar için eğitim maliyetleri asgari düzeylere iniyor.'
Elazığ'da Kaçak 100 Bin Makaron Ve 32 Cep Telefonu Ele Geçirildi
ELAZIĞ (AA) - Elazığ'da düzenlenen operasyonda, kaçak 100 bin makaron ile 32 kaçak cep telefonu ele geçirildi.İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kaçakçılık olaylarının önlenmesine yönelik çalışma başlattı. Çalışma kapsamında Elazığ'a kaçak ürünler getirileceği bilgisini alan ekipler, tespit edilen 2 aracı takibe aldı. Araçlardaki aramada, bandrolü bulunmayan 100 bin makaron ve 32 kaçak cep telefonu ele geçirildi.Olayla ilgili 2 şüpheli gözaltına alındı.
Reklam
Yurt Dışındaki Türk Gençleri Ytb'nin "Telve" Dergisinde Hikayelerini Kaleme Alıyor
ANKARA (AA) - SEFA ŞAHİN - Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından yurt dışındaki Türk vatandaşlarının ana dil konusundaki yeteneklerinin artırılması ve kültürel birikimlerinin ortaya çıkarılması için yayımlanan 'Telve' dergisiyle Türk diaspora düşüncesi ve edebiyatına yeni bir soluk getirildi.AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, YTB tarafından Mayıs 2020'de dil, düşünce ve edebiyat dergisi olma özelliğiyle yayım hayatına başlayan 'Telve' dergisinde, 'Şehirlerin Dili', 'Türkçe'nin Etrafında' ve 'Edebiyat Muhitleri' dosya konuları ele alındı.Yurt dışındaki Türk vatandaşlarının ana dil konusundaki yetkinliklerini ve ifade kabiliyetlerini artırmak, kültürel birikimlerini ortaya çıkarmak amacıyla yayımlanan dergi, Türk diaspora edebiyatı alanına yeni açılımlar kazandırmayı ve yurt dışında yaşayan vatandaşların kaleme aldığı Türkçe edebi eserlerin çeşitlenmesini teşvik ediyor.Yurt dışındaki Türk gençlerinin görev alabildiği bir okul olma özelliğini taşıyan dergi, gençlerin kendi sorunlarını, beklenti, heyecan, duygu ve hikayelerini Türkiye ve diaspora ile paylaşma imkanı sunuyor.'Türk diasporasının her alanda başarıyla mesafe kat etmesi herkes için önem taşıyor'YTB Başkanı Abdullah Eren, derginin ilk sayısında yer alan yazısında, bugün dünya genelinde 7 milyona ulaşmak üzere olan Türk diasporasının her alanda başarıyla mesafe kat etmesinin herkes için önem taşıdığını belirtti.Bu başarıların, Türk diasporasının güçlenmesine katkı sunduğu gibi ev sahibi ülkeler ve dünya kamuoyunun da yurt dışındaki Türk toplumuna bakışını etkilediğini aktaran Eren, böylece kimlik ve kültürünü koruyup anavatanla bağlarını sıkılaştıran diasporanın Türkiye'nin uluslararası bağlamdaki mevcudiyetini güçlendirdiğini vurguladı.Güçlü diasporanın olmazsa olmaz unsurlarından ilki ve en önemlisini ana dildeki hakimiyetin oluşturduğunun altını çizen Eren, şunları kaydetti:'Ana dillerini dört başı mamur biçimde idrak eden ve onu kendisini geliştirme ve ifade etme noktasında çok önemli bir enstrüman olarak kullanan diasporadaki gençlerimiz hem kendi toplumlarına hem ev sahibi ülkelere hem de anavatana faydalı, çok kıymetli işlere imza atmayı sürdürüyor. Kültür ve sanat alanlarında, bilhassa edebiyatta gelecek vadeden yurt dışındaki gençlerimizin büyük bir fedakarlıkla yayımladıkları Telve dergisi, diaspora yazınımızı güçlendirecek, aramızdaki sınırları kaldırarak bizi ve yurt dışındaki vatandaşlarımızı bir araya getirecektir. Öyle temenni ederim ki Telve, genç, güçlü ve donanımlı yazarların yetişmesinde başat rol oynasın ve kendi ekolünü oluşturarak edebiyat dünyamıza yeni bir soluk getirsin.'Editörlerden Elif Neslihan Güney de çalışma kapsamında Türk sanatçı ve yazar adaylarının yeteneklerinin gün yüzüne çıkarılmasının hedeflendiğini anlattı.Güney, 'Dergi yayımlama nedenlerimizden bir başkası da Türkçenin Avrupa'da iletişim, edebiyat ve sanat dili olarak önemli bir yer tutmasını sağlamaktır. Ülke kısıtlaması yapmadan Avrupa ülkeleri başta olmak üzere yurt dışında yaşayan Türklerin bulunduğu her ülke ve coğrafyaya hitap eden bir dergi olmayı düşünüyoruz. Böylelikle bu ülkelerde yaşayanların birbirleri arasında edebiyat, düşünce ve sanat aracılığıyla bir iletişim ve yakınlık kurmalarını istiyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.
Bursa Ve Çevre İllerde Sokağa Çıkma Kısıtlamasına Uyuluyor
BURSA (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında ülke genelinde hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle Bursa, Eskişehir ve çevre illerde sessizlik hakim oldu.Bursa'da vatandaşların yoğun bulunduğu meydan, cadde ve yollar, kısıtlama dolayısıyla boş kaldı.Polis ekipleri birçok noktada uygulama yaptı. Kısıtlamaya kent genelinde büyük ölçüde uyulduğu görüldü.Kentin en işlek yerlerinden olan Kent Meydanı, Cumhuriyet Caddesi ve Ulu Cami civarlarında sessizlik hakim oldu.EskişehirKentte normalde yaya ve araç trafiğinin yoğun olduğu caddeler ve sokaklar ile Porsuk Bulvarı kısıtlamayla sessizliğe büründü.Cadde ve sokaklarda sadece kısıtlamadan muaf çalışanlar bulunurken uygulama noktalarında ise polis ekipleri kontrol gerçekleştirdi.BalıkesirBalıkesir'de de başta Cumhuriyet Meydanı, Milli Kuvvetler, Anafartalar, Edremit ve Vasıf Çınar caddelerinde sessizlik hakim oldu. Polis ekipleri de kentin bazı noktalarında uygulama yaptı. ÇanakkaleÇanakkale'de de salgınla mücadele kapsamında devam eden sokağa çıkma kısıtlamasına uyulduğu gözlendi. Kent merkezindeki kavşaklarda önlem alan İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, belirlenen noktalarda denetimler yaptı.Kentte normalde işlek olan Çarşı Caddesi, Demircioğlu Caddesi ve Kordon Boyu'nda kısıtlamayla sessizlik hakim oldu.KütahyaKütahya'da kentin en yoğun bölgelerinden Zafer Meydanı, Cumhuriyet, Asım Gündüz ve Adnan Menderes caddeleri ile Atatürk Bulvarı sessizliğe büründü. Polis ekipleri önemli kavşaklarda denetimlerini sürdürüyor.YalovaYalova'da kısıtlama ile vatandaşların kalabalık olarak bulunduğu sahil bölümleri, parklar, meydan, cadde ve yollarda sessizlik hakim oldu. Polis ekipleri birçok noktada denetim yaparken kısıtlamaya uymayanlara da cezai işlem uygulandı.15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı ile Araştırma Kavşağı'nda oluşturulan noktalarda ise araçlar üzerinde inceleme yapan ekipler, kısıtlamaya uymayanlara yönelik işlem başlattı.
Reklam
Yalnızlığını Gidermek İçin Aldığı Kuşu İşi Oldu
İSTANBUL (AA) - HİKMET FARUK BAŞER - İstanbul'da yaşayan 41 yaşındaki Köksal Arslan, hobi amaçlı yetiştirmeye başladığı muhabbet kuşlarına 20 yıldan bu yana tutkuyla ve sevgiyle bakıyor.Yaklaşık 20 yıl önce petshopun önünden geçerken bir muhabbet kuşu alan Arslan'ın zamanla kuşlarla arasında sevgi bağı oluştu. Muhabbet kuşları için Sancaktepe'de babasından kendisine kalan arsaya kuş yetiştirilebileceği bina yaptıran Arslan, dışarıya çıktığında kuşları görebilmek için kamera sistemi kurdu.Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 20 yıl önce hobi amaçlı ve yalnızlığını gidermek için muhabbet kuşu aldığını, böylece kendisine bir arkadaş edindiğini söyledi. Zamanla kuşla arasında bir bağ oluştuğunu ifade eden Arslan, belli bir süre sonra hayvanlara ilgisinin daha da arttığını, muhabbet kuşu yetiştirmeye karar verdiğini anlattı.Arslan, babasından kendisine kalan arsada muhabbet kuşu yetiştirmek için iki katlı ev yaptığını dile getirerek, 'Muhabbet kuşlarına özel bir alan yaparak, profesyonel bir şekilde bakıp yetiştirmeye başladım. İlk muhabbet kuşumun ardından onlara büyük bir ilgim oluştu ve yetiştirmek istedim.' dedi.Muhabbet kuşu yetiştirmenin oldukça zor ve farklı olduğunu, sürekli onlarla ilgilenilmesi gerektiğini belirten Arslan, internetten araştırmalarla muhabbet kuşu üretimini öğrendiğini kaydetti.Arslan, suni döllenmeyle farklı ırkları renklendirmeye başladığını anlatarak, 'Şu anda 300 civarında muhabbet kuşum var ve hepsi farklı cinsten. Muhabbet kuşları benim çocuklarım gibi oldular. Hepsinin farklı karakteri var. Hepsinin ahlakını bilir, ona göre müdahale ederim. Beni tanırlar ve bana hiç kızmazlar. Onlara burada anne ve babalık yapıyorum. Onları görmeden duramıyorum. Bir yere gitmek zorunda kaldığımda onları görebilmek için kamera sistemi kurdum. Eşim de bana çok yardımcı oluyor. Ona üretim yerinin bir kısmını emanet ettim. Ömrüm el verdiğince bu işi yapmaya devam edeceğim.' dedi.'Pandemi döneminde muhabbet kuşlarına ilgi çok arttı'İnsanların yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle evlerinde daha çok zaman geçirdiğine, salgın döneminde muhabbet kuşlarına ilginin arttığına dikkati çeken Arslan, İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin farklı yerlerinden insanların kuş satın almak için kendisine ulaştığını bildirdi.Arslan, bazı kişilerin özel muhabbet kuşu aradığını, kendilerine ulaşanlara yardımcı olmaya çalıştıklarını belirtti. Pandemi döneminde evde kalan insanların arkadaş edinmek istediğini ifade eden Arslan, 'Pandemi döneminde muhabbet kuşlarına ilgi çok arttı. Evden çıkamayanlar bakımı kolay olan muhabbet kuşu satın alıp bakmaya başladı. Özellikle çocuklu aileler muhabbet kuşu almak istiyor. Aileler çocuklarının tabletle zaman geçirmesini istemiyorlar.' şeklinde konuştu.
Tatlı Su Balıkçılarının Kış Şartlarındaki Zorlu Mesaisi
KONYA (AA) - ABDULLAH COŞKUN - Konya'daki Beyşehir Gölü'ne kıyısı bulunan mahalledeki balıkçılar, kışın zorlu şartlarına aldırmadan sabahın ilk ışıklarıyla başladıkları mesailerini akşam saatlerine kadar sürdürüyor. Kentin batı kısmında yer alan ve 651 kilometrekare yüzölçümüyle Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olma özelliğini taşıyan Beyşehir Gölü, birçok balıkçıya da ekmek kapısı oluyor. Çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yapan gölde, başta sazan olmak üzere levrek, kadife, akbalık ve kerevit avcılığı yapılıyor. Beyşehir'in güneyinde yer alan ve göle kıyısı bulunan Çiftlik Mahallesi sakinleri de yıllardır geçimlerini gölden avlanarak sağlıyor. Balıkçılar 'en büyük' zorluğu kış aylarında yaşıyor. Soğuk hava ve lodos şartlarında avcılık yapmanın çilesini fazlasıyla hisseden balıkçılar, sabahın ilk ışıklarıyla başladıkları mesailerini geç saatlerde sonlandırıyor. Mahalledeki balıkçılar, kendi imkanlarıyla yaptıkları küçük limandan gölün uzak noktalarına kadar ağlarını serdikten sonra, avın bereketli geçmesini umut ediyor. Balıkçılar, boş zamanları limanın içerisine kendi imkanlarıyla yaptıkları çadırda geçiriyor. Çadırda, ısındıkları odun sobası üzerinde çay demleyerek muhabbet eden balıkçıların sohbeti de yine av üzerine oluyor. Gölde 1973'ten beri balıkçılık yapan 62 yaşındaki Hasan Er, balıkları sattıktan sonra günlük olarak aldığı parayla geçimini sağlıyor. Er, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 38 yıldır balıkçılıkla uğraştığını, mesleğin zorluklarını kışın daha çok hissettiklerini dile getirdi. 'Lodos olduğu zaman ağlarımızı toplamaya gidemiyoruz'Lodos ve soğuk havanın balık avını zorlaştırdığını belirten Er, 'Sabah 8-9 gibi mesaiye başlarız. Akşam 5-6 gibi döneriz. Günlük 10-150 TL'lik balık avladığımız da oluyor. Ama kışın her zaman balığa çıkamıyoruz. Avdan dönmemiz de uzun sürüyor. Geçen gün arkadaşımızın biri akşam 8'den sonra balıktan dönebildi. Rüzgar saatte 6-7 kilometre hızla estiğinde sıkıntı olmayabilir ama 10 ve üzerinde olursa, çıkamıyoruz. Bugün ağ attım, lodos olursa gidip ağlarımı toplayamayacağım ve öyle kalacak.' diye konuştu. Balıkçılığın zor olduğunu ve bazen tek başına yapamadığı için ailesiyle ava çıktığını söyleyen Er, 'Lodos varken bir kişi tekneyle tek başına ava gidemez. Bir kişi ağları atacak, diğeri tekneyi çekecek. Ben de zaman zaman ailemle ava gitmek zorunda kaldım. Geçmişte kayığın arkasında çocuğum için beşik bile kurmuştum. O şartlarda avlandık. Bu meslek fedakarlık istiyor.' ifadesini kullandı. 'Yaz-kış demeden ekmek parası için bu işi yapıyoruz'Mahallenin balıkçılarından İbrahim Erdoğan ise 8-10 kişinin her gün göle açılarak avlandığını söyledi.Erdoğan, yazın gece 3-4 gibi çıktıkları ava, kışın soğuk hava nedeniyle daha geç saatlerde çıkabildiklerini dile getirerek, şunları söyledi:'Bu işin en zor yanı soğuk hava. Göle açıldığınızda tutunacak tek bir ağaç dalınız bile yok. Kışın her zaman balığa çıkamıyoruz. Havanın durumuna göre hareket ediyoruz. Risk almamaya çalışıyoruz ama yine de bazen teknemizin bozulduğu ve gölde kaldığımız zamanlar oluyor. Tabii, gölde mahsur kalsak da balıkları ağlardan çıkarmak zorundayız. Bu sırada da elimiz ayağımız soğuktan donuyor. Avın zorluklarını yaşarken bir yandan da mesleği yaşatmaya çalışıyoruz. Yaz-kış demeden ekmek parası için bu işi yapıyoruz.'
Marmara Bölgesi'nde Ocak Ayındaki Yağışlar Yüzde 100'Ün Üzerinde Artış Gösterdi
İSTANBUL (AA) - HİKMET FARUK BAŞER - Marmara Bölgesi'nde ocak ayındaki yağışların uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 100'ün üzerinde arttığı ölçüldü.AA muhabirinin Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgilere göre, bölgedeki uzun yıllar ocak ayı yağış ortalaması 76,2 milimetre olarak ölçüldü. Geçen yılın ocak ayında da bölgeye 76,2 milimetre yağış düştü.Bu senenin aynı döneminde bölgede 160 milimetre yağış görüldü. Böylece, Marmara Bölgesi'nde yağışların geçen yılın ocak yağışlarına göre yüzde 100'den fazla arttığı hesaplandı.Ocak ayında yağışlar Marmara Bölgesi'nin tamamında artış gösterirken bölgede son 40 yılın en yüksek 2. ocak ayı yağışları görüldü.'Yağışların nedeni atmosferik nehir'İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Lütfi Şen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Marmara Bölgesi'nde ocak ayında yağışların arttığını söyledi. Bundan önce bölgede yağışların oldukça azaldığını belirten Şen, 'Ocak ayının başında Marmara Bölgesi'nde meydana gelen ve kuraklığın önemli oranda kırılmasında etkili olan yağışların nedeni atmosferik nehirle alakalı.' dedi.Şen, tropiklerin nemli ve sıcak havasını binlerce kilometredeki orta ve yukarı enlemlere taşıyan hızlı jet akımın atmosferik nehirler olduğunu bildirdi.Okyanus üzerinde oluşan tipik bir atmosferik nehrin Amazon'dan çok daha fazla su taşıyabileceğine dikkati çeken Prof. Dr. Şen, 'Ocak ayında Marmara Bölgesi'ni etkileyen atmosferik nehrin, Moritanya ve Senegal açıklarından Atlas Okyanusu üzerinden aldığı nemi Sahra Çölü ve Akdeniz ile Ege Denizi üzerinden bölgeye taşıyarak, şiddetli yağışların oluşmasına neden oldu.' diye konuştu.Şen, bu nehrin tropiklerden su çekebilecek uzunluğa ulaşmasının atmosferdeki dalgaların genliğinin artması ile ilgili olduğunu söyledi.Bu durumun, Arktik salınımın negatif fazda olduğu zamanlarda daha fazla gerçekleştiğini vurgulayan Şen, 'Geçtiğimiz senenin son aylarında arktik salınım pozitif fazda kaldı ve büyük dalgalar oluşmadığı için yeterli yağış oluşmadı. Ama ocak ayında güçlü negatif faz hakim oldu ve Marmara Bölgesi yüksek yağış aldı. Tahminler bu durumun yakın dönemde de devam edeceği yönünde.' değerlendirmesini yaptı.'Toprağın kuru olması sel ve taşkın olaylarına zemin hazırlar'Prof. Dr. Şen, genelde şiddetli kurak dönemleri takip eden dönemlerde şiddetli yağışların meydana geldiğini belirtti.İklimlerin sarkaçlarda olduğu gibi bir ekstremden diğerine salındığını anlatan Şen, 'Hem şiddetli yağış hem de toprağın kuru olması sel ve taşkın olaylarına zemin hazırlar. Bu nedenle böyle zamanlar için hazırlıklı olunması can ve mal kaybını azaltılması açısından önemlidir.' değerlendirmesinde bulundu.
Reklam
Azerbaycan'ın Haklı Davasını Dünyaya Anlatan Türk Akademisyene Ödül
ANKARA (AA) - SELMA KASAP - Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zakir Avşar, Azerbaycan Diaspora Komitesi Başkanlığınca, 2. Dağlık Karabağ Savaşı'nda ülkenin haklı davasını dünya kamuoyuna aktarma konusundaki çabaları dolayısıyla takdir beratı ile ödüllendirildi. Türk cumhuriyetleri üzerine akademik yayınları bulunan Prof. Dr. Avşar, ödüle ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı. 2. Dağlık Karabağ Savaşı esnasında Azerbaycan'a ait gerçekleri hem Türk hem de dünya medyasıyla paylaştığını aktaran Avşar, savaş sırasında Azerbaycan ve Türk dünyasından pek çok televizyon programına katılarak tarihi gerçekleri anlatmaya çalıştığını söyledi. Avşar, bunun yanında ABD ve Avrupa'da görev yapan akademisyenlere mektup yollayarak Azerbaycan'ın haklı davasındaki süreci dinamik tutmaya çalıştığını ifade etti. Azerbaycan devletinin dünyanın çeşitli yerlerinden 2. Dağlık Karabağ Savaşı'nı izlemek üzere giden tüm gazetecilere büyükelçiler kanalıyla teşekkür belgesi verdiğini aktaran Avşar, 'Türk cumhuriyetlerinin tarihi geçmişi konusunda araştırmalar yapan bir akademisyen olarak savaş sırasında biz de üzerimize düşeni yaptık. Aldığımız takdir beratı için Azerbaycan Diasporasına teşekkür ediyorum.' dedi. 'Azerbaycan'ın başarısında da Türkiye'nin ürettiği SİHA'lar büyük avantaj sağladı'Savaşla Ermenistan'ın 30 yıldan beri işgalci olarak bulunduğu Azerbaycan topraklarından çıkarıldığını aktaran Avşar, şöyle devam etti:'Dinamik bir nüfusa sahip Azerbaycan, güçlü bir devlet ve davasında çok haklı. Türkiye'nin de bu savaşta Azerbaycan'a maddi ve manevi destekleri oldu. 30 yıllık bir mesele, 44 gün süren savaşın ardından zafere ulaşıldı. Türkiye'nin savunma güvenlik konseptinde yaptığı devrim niteliğindeki gelişmeler, dünyada savunma sanayi konseptlerinin tamamını değiştirdi. Dünya artık bu yeni konseptlere göre, savunma sistemlerini organize ediyor. Azerbaycan'ın başarısında da Türkiye'nin ürettiği SİHA'lar büyük avantaj sağladı.'Avşar, sürecin bundan sonra nasıl işleyeceğine ilişkin soruyu yanıtlarken, 'Karabağ, yeniden kadim şehirler arasındaki yerini alacak. Orada yeniden modern ve güzel şehirler oluşturulacak. Bölgeye huzur ve refah gelecek.' diye konuştu.Ermenistan'ın barış sürecini iyi değerlendirdiği takdirde bölgedeki ülkelere entegre olarak, içinde bulunduğu yalnızlıktan kurtulabileceğine işaret eden Avşar, 'Ermenistan, kışkırtmalara ve boş hayallere kapılırsa yeniden izole olur. Küçük bir ülke olan Ermenistan nüfusunun üçte birinden fazlası zaten ülke dışında yaşıyor, bu ülkede işsizlik, açlık, sefalet var. Diasporanın bütün çabalarına rağmen savaşı sürdürecek güçleri kalmadı çünkü insan kaynakları yok.' değerlendirmesinde bulundu.Prof. Dr. Zakir Avşar, 'Karabağ savaşının başarısının arkasında Azerbaycan diplomasisinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Türk diplomasisinin çok büyük katkısı olmuştur. İki ülke cumhurbaşkanının hem kendi aralarındaki iyi ilişkiler hem de dünya liderleriyle yaptığı görüşmeler savaşın kazanılmasında etki sağlamıştır. Kuşkusuz harika işler başarılmıştır.' dedi.
Reklam
Diyarbakır Valisi Karaloğlu, Yetim Çocukları Ziyaret Etti
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu ve eşi Sevim Karaloğlu yetim çocukları ziyaret ederek onlara çeşitli hediyeler verdi. Vali Karaloğlu'nun eşi Sevim Karaloğlu tarafından daha önce Van, Bursa ve Antalya'da uygulanan ve yetim ailelerin ihtiyaçlarının tespiti, giderilmesi ile takiplerinin hedeflendiği proje, 'Diyarbakır Yetimlerine Sahip Çıkıyor' sloganıyla kentte de hayata geçirildi.Proje kapsamında daha önce farklı ailelere ziyarette bulunan Vali Karaloğlu ve eşi merkez Bağlar ilçesi Mevlana Halit Mahallesi'nde oturan Kaplan ailesinin evine misafir oldu.Çocuklarla oyun oynadıEşini geçen yıl kasım ayında kaybeden 3 çocuk annesi Şükran Kaplan ve çocuklarla sohbet eden Karaloğlu ve eşi, çocuklarla oyun oynadı, ailenin sorunlarını ve taleplerini dinledi.Çocuklara çeşitli hediyeler veren Karaloğlu çifti, yeni doğan Nisanur bebeğe de altın taktı.Vali Karaloğlu, sosyal medya hesabında, 'Bir kimse sırf Allah rızası için yetimin başını okşarsa elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap vardır. Hadisi Şerif. Yetimlerimiz bize yüce Allah'ın emanetleri. Yetimlerimize ulaşmaya devam edeceğiz.' ifadelerini kullandı.Projeyle iyiliğin çoğaltılması amaçlanıyorAile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde kurulan Öksüz, Yetim ve Gündüz Hizmetleri Daire Başkanlığının çalışmaları kapsamında Sevim Karaloğlu tarafından 16 Temmuz 2020'de yapılan toplantı ile çalışmalarına başlanan proje, birçok kurum ve kuruluşun iş birliğiyle yürütülüyor.Projede, yoksulluk ve eğitimsizliğin ortadan kaldırılması, önleyici çalışmalarla suç işleme ve suça yönelme oranlarının düşürülmesi, aile bağlarının güçlendirilmesi, yetim çocuklara eğitim hayatları boyunca destek olunarak yardımlaşmanın ve iyiliğin çoğaltılması amaçlanıyor.
Eskişehir'de Mühürlü Dernek Binasında Kumar Oynayan 38 Kişiye 119 Bin 700 Lira Ceza Kesildi
ESKİŞEHİR (AA) - Eskişehir'de daha önce mühürlenen dernek lokalinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerini ihlal ederek kumar oynadıkları belirlenen 38 kişiye, 119 bin 700 lira idari para cezası uygulandı.İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi bünyesinde tedbirlere ilişkin oluşturulan özel ekip, Arifiye Mahallesi İkieylül Caddesi'nde kumar oynatıldığı gerekçesiyle mühürlenen dernek binasına baskın yaptı.Sosyal mesafe kuralını ihlal ederek kumar oynadıkları görülen 38 kişiye, 'Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve Kabahatler Kanunu'na muhalefet'ten 119 bin 700 lira ceza verildi.Dernek sorumlusu hakkında ise 'kumar oynanması için yer ve imkan sağlamak' ile 'bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranmak' suçlarından adli işlem yapıldığı öğrenildi.Öte yandan polis ekipleri, dernek binasının zemin katında yaptığı arama ve kontrollerde, yer altına gizlenmiş kumar aletleri ve ekipmanları ele geçirdi.
Reklam
Afrika'da Kovid-19'Dan Ölenlerin Sayısı 94 Bini Aştı
İSTANBUL (AA) - Afrika kıtasında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 94 bini geçti. Kovid-19 verilerinin derlendiği 'Worldometers' internet sitesine göre, kıtada Kovid-19 vaka sayısı 3 milyon 662 bin 921'e yükseldi. İyileşenlerin sayısının 3 milyon 161 bin 353'e ulaştığı kıta genelinde ölenlerin sayısı 94 bin 298 oldu. Kıtada en fazla vaka Güney Afrika Cumhuriyeti, Fas, Tunus, Mısır ve Etiyopya'da tespit edildi. Küresel Aşı ve Aşılama Birliği (GAVI), dün, Kovid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı (COVAX) kapsamında, 2021 yılının ilk yarısında Afrika'nın neredeyse tüm ülkelerine Kovid-19 aşısı ulaştıracağını duyurmuştu.
Fırat Kalkanı Bölgesinde Çiftçilere Saldırı Düzenleyen 3 Terörist Etkisiz Hale Getirildi
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanlığı, Fırat Kalkanı bölgesinde zeytin toplayan çiftçilere saldırı düzenleyen 3 PKK/YPG'li teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi. Bakanlığın Twitter hesabından yapılan paylaşımda, şu ifadelere yer verildi:'Tel Rıfat bölgesindeki PKK/YPG'li teröristler, Fırat Kalkanı bölgesindeki Azez'de zeytin toplayan çiftçilere saldırı düzenledi. Çiftçilere ateş açıldığını gören kahraman komandolarımız anında karşılık vererek saldırıyı düzenleyen 3 PKK/YPG'li teröristi etkisiz hale getirdi.'
Çin'in Mars Keşif Uydusu Dünya'ya İlk Görüntüsünü Yolladı
ANKARA (AA) - Çin'in Mars'a yolladığı Tienvın-1 uydusu, dünyaya ilk görüntüsünü gönderdi.Çin Ulusal Uzay İdaresi (CNSA), uydunun Kızıl Gezegen'e 2,2 milyon kilometre mesafeden çektiği bir fotoğrafı yayınladı.Temmuz 2020'de bir gezginci keşif aracıyla fırlatılan uydu, 197 gündür Mars'a doğru yol alıyor.Yolculuğu içinde dördüncü yörünge düzeltme manevrasını dün yapan keşif aracının, Kızıl Gezegen'e mayısta ulaşması hedefleniyor. Uydu ve gezginci robottan oluşan Mars keşif görevi 'Tienvın-1', 23 Temmuz'da yola çıkmıştı.Çince 'göklerdeki hakikati aramak' anlamına gelen 'Tienvın' misyonu, adını milattan önce 4. yüzyılda yaşamış Çinli şair Çu Yuen'in dizelerinden alıyor.
Adana'da Bir Kafede Kovid-19 Tedbirlerini İhlal Eden 58 Kişiye Para Cezası Uygulandı, 182 Bin 700 Lira Ceza Kesildi
ADANA (AA) - Adana'nın merkez Seyhan ilçesindeki bir kafede, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerini ihlal eden 8'i kadın 58 kişiye 182 bin 700 lira ceza kesildi.İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Kuruköprü Mahallesi İnönü Caddesi'nde bir kafenin açık olduğu bilgisini aldı.Kafeye baskın düzenleyen ekipler, gerçekleştirdikleri denetimde iş yerinin açık olduğunu, içeridekilerin oyun oynadıklarını, sosyal mesafe ve maske kurallarına uymadıklarını belirledi.Tedbirleri ihlal ettikleri gerekçesiyle kahvehane sahibinin de aralarında olduğu 58 kişiye 182 bin 700 lira ceza uygulandı.
Reklam