Çocuğu Kapıyı Kilitleyince Balkonda Mahsur Kalan Kadını İtfaiye Kurtardı
ANTALYA (AA) - Antalya'da çamaşır asmak için çıktığı balkonda, 2 yaşındaki kızının kapıyı kilitlemesi sonucu mahsur kalan kadını itfaiye ekiplerince kurtarıldı.Muratpaşa ilçesi Çaybaşı Mahallesi'nde 5 katlı binanın 4'üncü katında yaşayan Sevgi Öztop, çamaşır asmak için balkona çıktı. Bu sırada 2 yaşındaki kızı Öykü, balkon kapısını kilitledi.Balkonda mahsur kalan kadın, çevredekilerden yardım istedi. Vatandaşların ihbarıyla eve gelen itfaiye ekipleri, sepetli yangın merdiveni ile mutfak kapısını açarak eve girdi. Bu sırada balkondaki kadın da çocuğuna seslenerek odadan çıkmaması yönünde sık sık uyarıda bulundu.Mutfak kapısının da kilitli olduğunu tespit eden itfaiye ekibi, tekrar sepete binerek kadının mahsur kaldığı balkona çıktı. Kapı, itfaiye ekibinin yaklaşık yarım saatlik çalışmasının ardından açıldı. Eve girerek çocuğuna sarılan Öztop, itfaiye ekiplerine teşekkür etti.
Tuzla'da 4 Metrelik Çukura Düşen Köpeği Zabıta Kurtardı
İSTANBUL (AA) - Tuzla Akfırat Mahallesi’ndeki ormanlık alanda kaçak define avcılarının kazdığı 4 metre derinliğindeki çukura düşen köpek, Tuzla Belediyesi Zabıta ekipleri tarafından kurtarıldı.Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Akfırat Mahallesi’nde bulunan ormanlık alanda kaçak arama yapan define avcıları, yaklaşık 4 metre derinliğindeki çukuru kapatmadan bıraktı. Tuzla Belediyesi Zabıta Ekipleri bölgede gerçekleştirdiği kontroller sırasında çukurda mahsur kalmış köpeği fark etti.Günlerce aç kalmışHızlı bir şekilde kurtarma çalışmalarına başlayan zabıta ekipleri, belediyeden getirdikleri iş makinasının kepçesiyle bir arkadaşlarını çukura indirerek köpeği çıkarmayı denedi.Ancak günlerce çukurda aç ve halsiz kalmış köpek, zabıta memurunun tüm çabalarına karşın korkup görevliye yaklaşmadı. Saatlerce yapılan mücadelenin ardından köpeğe yaklaşamayan ekipler, kepçe ile çukurun kenarından yol açma yöntemini denemeye karar verdi.Zabıtanın yönlendirmesiyle açılan yoldan tırmanarak kurtulan köpek, çukurdan çıkıp ormana döndü.Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı, saatlerce çalışarak köpeği kurtaran zabıta ekibini makamında ağırlayarak ödüllendirdi.Yazıcı, 'Yaptığınız çok güzel bir duyarlılık. Marifet iltifata tabidir. Bir köpeğin çukura düşmesi ve orada mahsur kalması, açlıktan ölecek duruma gelmesi... Çok önemli bir anda müdahale ettiniz. Sizlere tekrar teşekkür ediyoruz. Hayvanseverlik sadece sözde değil, hayvanlara ve tüm canlılara kıymet vermekle olur.' ifadelerini kullandı.
Antalya'da Lise Öğrencisinin Oltayla Kıyıdan Tuttuğu 42 Kilogramlık Balık Şaşırttı
ANTALYA (AA) - SÜLEYMAN ELÇİN - Antalya'da amatör balıkçılık yapan 18 yaşındaki lise öğrencisi Alperen Uslu'nun, oltayla kıyıdan tuttuğu 42 kilogramlık balık görenlerin ilgisini çekti.Manavgat ilçesinde avlanan Uslu'nun canlı yem sistemiyle attığı oltasına büyük bir balık vurdu. Uslu, çevredekilerin de desteğiyle balığı kıyıya çıkartmayı başardı. Balığının neredeyse boyu kadar olduğunu gören Uslu ve çevresindekiler şaşkınlık yaşadı. İki kişinin yardımıyla balıkçıya kadar taşıdığı balığın 42 kilogram olduğunu gören genç, büyük mutluluk yaşadı.Uslu, balıkla mücadelesini ve kıyıya çıkartma anını kamerasıyla kaydetti. Görüntülerde, gencin yaşadığı heyecan dolu anlar yer alıyor.'Hayalimdeki balığı yakalamanın mutluluğunu yaşıyorum'Alperen Uslu, AA muhabirine, 10 yaşından bu yana balıkçılığa merakının olduğunu söyledi. Liseye başladıktan sonra sürekli balıkçılıkla ilgili bilgi edindiğini aktaran Uslu, son dönemde de kıyıdan büyük balık tutmak için denemeler yaptığını dile getirdi.Yaklaşık 10 gün önce 24 kilogram ağırlığında bir balık tuttuğunu anlatan Uslu, bu balıkların daha büyük olduğunu bildiğini, hep 40 kilo üstü bir balık tutmanın hayalini kurduğunu kaydetti.Uslu, doğru yöntemi bulmak için hep araştırdığını belirterek şöyle konuştu:'Balığı yakaladığım gün erken saatlerde av yapacağım plaja geldim. Akşama kadar olta attık ancak bir tane bile balık tutamadık. Arkadaşlarım umutsuzluğa kapılıp, balık tutmayı bıraktı. Oltama 1 kilo ağırlığında bir yem takarak denize bıraktım. Sonrasında oltamda büyük bir balık olduğunu fark ettim. Öncesinde çalı sandım ancak balık olduğunu anlayınca çok heyecanlandım. Yaşadığım 1 saat 15 dakikalık mücadeleyi kazanarak balığı kıyıya çıkartmayı başardım. Bu kadar büyük olduğunu beklemiyordum. Balığın büyüklüğünü görünce ben de çevremdekiler de büyük şaşkınlık yaşadı. Hayalimdeki balığı yakalamanın mutluluğunu yaşıyorum.'Balığı parçalara ayırdığını ifade eden Uslu, 'Satsam 2 bin liradan fazla ederdi. Öğrenciyim ancak ben çevremdekilere dağıtmayı tercih ettim. Birazını da ailemle yedim. Kuyruğunu kurutup hatıra olarak saklayacağım.' dedi. 'Popülasyonu azalınca kıyıdan tutmak zorlaştı'Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu ise bilimsel adı 'Seriola dumerilii' olan Akya balığının Antalya'da 'kuzu balığı' olarak bilindiğini söyledi.Genç balıkçının kıyıdan bu kadar büyük bir balığı tutmasının kendisini de şaşırttığını vurgulayan Gökoğlu, 'Balık 50 metre derinliğe kadar yaşıyor. Önceden kıyıdan bu büyüklükte olmasa da yakalanırdı ancak popülasyonu azalınca kıyıdan tutmak zorlaştı. Bakanlığın aldığı tedbirler sayesinde balığın popülasyonu yeniden artmaya başladı.' ifadelerini kullandı.
Başkentte Sokaklar Sessizliğe Büründü
ANKARA (AA) - Sokağa çıkma kısıtlamasının ilk gününde Ankara sakin bir gün geçiriyor.İçişleri Bakanlığı genelgesi kapsamında ülke genelinde dün akşam saat 21.00'de başlayıp pazartesi saat 05.00'e kadar sürecek sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle Ankara'da cadde, meydan, sokaklar ile tarihi alanlarda sessizlik hakim oldu.Kısıtlama doğrultusunda ana caddeler başta olmak üzere, tüm noktalarda denetimlerini sürdüren polis ekipleri, araçlardaki kişilerin maske ve araç içi mesafe kurallarına uyup uymadığını ve izin belgelerini tek tek kontrol etti.Kısıtlamadan muaf olmadığı halde dışarda olduğu tespit edilenler hakkında adli ve idari işlem yapıldı.Yayaların alışveriş merkezlerinden ihtiyaçlarını temin ettiği, evcil hayvan sahiplerinin köpeklerinin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla dışarda oldukları ve kent genelinde sokağa çıkma kısıtlamasına büyük oranda uyulduğu görüldü.
Sbü, Suriye Çobanbey'de Tıp Fakültesi İle Yüksekokul Kurmak İçin Kolları Sıvıyor
İSTANBUL (AA) - Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, Suriye'nin kuzeyindeki Çobanbey beldesinde tıp fakültesi ve sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu kurulması için çalışmalara başladıklarını bildirdi.Prof. Dr. Erdöl, yaptığı yazılı açıklamada, Çobanbey'de SBÜ'ye bağlı tıp fakültesi ve sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu kurulmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından dolayı duyduğu memnuniyeti belirtti.Erdöl, bu kararın, 'kendisine uzanan kardeş eli ile güçlenen, kendine açılan yaralarla meşgulken artık yaralar sarmaya memur olan sağlık ve insanlık hadimi genç yarınların geciktirilmiş dünlerine atılan kutlu ve mukaddes bir adım' olduğunu kaydetti.Üniversitelerinin sağlık profesyonelleri yetiştirmek amacıyla 1903'te 2. Abdülhamid Han tarafından kurulan Mekteb-i Tıbbiyye-i Şahane'nin bugünkü imkanlarla daha ileriye taşınmasına müteveccih bir uygulama olduğunu aktaran Erdöl, yakın zamanda Somali, Sudan, Özbekistan ve Bangsomoro'da fakülte ile yüksekokullar açtıklarını ifade etti.Prof. Dr. Erdöl, Türkiye'nin hiçbir çıkar gözetmeden Suriye halklarının her zaman yanında olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:'Suriye'nin kuzeyindeki Çobanbey beldesinde tıp fakültesi ve sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu kurulması için kolları sıvadık. Suriyeli kardeşlerimizin sağlık eğitimi alanında ihtiyaç duydukları programları belirleyip yüksekokullarımızı açacağız. Sınırlarını kürre-i arz, bilim ve eğitim önderliğini de insanlığın tamamı olarak ifade eden Büyük Türkiye var olsun. Bilvesile, Resmi Gazetede yayımlanan SBÜ Çobanbey Tıp Fakültesi ve Meslek Yüksekokulu kararı için; Sayın Cumhurbaşkanımız, YÖK Başkanımız ve emeği geçen herkese teşekkür ve saygılarımı arz ediyorum. Suriyeli öğrencilerimiz Sayın Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın destek ve teveccühleriyle küllerinden doğan bu üniversitede, kuruluş misyonuna uygun olarak eğitim görmenin ömür boyu gururunu yaşayacaklardır. Üniversitemizin banisi 2. Abdülhamid Han’ı açtığı bu kapı ve kapılar için rahmet ve minnet ile yad ederken bunun bir başlangıç olduğunu ve ecdadımızın ardında attığımız ve dahi atacağımız adımların mütevazı ama elzem bir adımı olarak büyüyerek devam ettirme gayretinde olacağımızın bilinmesini isterim.Biz kollarımızı açmaya, karşılıksız sevmenin adresi olmaya devam edeceğiz. Susuz coğrafyalara su kuyusu açarak susuzlukları giderdiğimiz gibi ilim ve bilim yuvaları açtıkça da susamış dimağları hapsedildikleri kuyulardan çıkaracağız.'
Van'da Sağlığa Zararlı Olduğu Tespit Edilen Çok Miktarda Kilo Aldırıcı Ve Cinsel Uyarıcı Ürün Yakalandı
VAN (AA) - Van'da bir iş yerinde yurda yasa dışı yollardan getirildiği ve sağlığa zararlı olduğu tespit edilen çok miktarda kilo aldırıcı ve cinsel uyarıcı ürün ele geçirildi.İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, kent merkezi ve ilçelerinde haksız kazanç sağlamak amacıyla gümrük kaçağı ticareti yapan ve nakleden kişi ya da kişilerin deşifresine yönelik yürütülen çalışmalar devam ediyor.Bu kapsamda Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin İpekyolu ilçesinin Şerefiye Mahallesi'nde bulunan bir iş yerinde yaptığı aramada, gümrük kaçağı ve sağlığı zararlı olduğu tespit edilen 18 bin 820 adet kilo aldırıcı gıda takviyesi, 3 bin 758 cinsel uyarıcı gıda takviyesi, 238 cinsel uyarıcı ürün ve 201 kozmetik ürün ele geçirildi.Ele geçirilen kaçak ürünlerle ilgili şüpheli R.K. hakkında yasal işlem başlatıldı.
Reklam
İran Dışişleri Bakanı Zarif: "Nükleer Anlaşma Ülkemizde Seçim Malzemesi Haline Getirilmemelidir"
ANKARA (AA) - İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, ülkede 18 Haziran'da yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken nükleer anlaşmanın seçim malzemesi haline getirilmemesi gerektiğini söyledi. Zarif, Hemşehri gazetesine verdiği mülakatta, nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması ve ABD ile muhtemel müzakerelerle ilgili soruları yanıtladı.İran'da, ABD ile müzakereler konusunda görüş birliği oluşmadığını ifade eden Zarif, 'İran ile ABD arasında müzakere konusu ülkede mutabakata varılması ve ülkenin en üst düzeylerinde kararlaştırılması gereken bir konudur. Şu anda ülkede ABD ile müzakere konusunda bir görüş birliği yok ancak ABD'nin nükleer anlaşmaya dönmesi için de müzakereye ihtiyaç yoktur.' dedi. Buna rağmen ABD'nin nükleer anlaşmaya dönmesi halinde yeniden anlaşmanın taraflarından biri olarak İran ile diyaloğu geliştirebileceğine dikkati çeken Zarif, 'Biz her zaman o masadaydık ve bizim müzakere masasına dönmemiz gerekmiyor. ABD, müzakere masasına giriş için bir bilet almalıdır. O durumda 5+1'in bir parçası olacak ve kesinlikle bu çerçeve içerisinde diyalog olacaktır.' diye konuştu. İran'da 18 Haziran'da yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken nükleer anlaşmaya dönüş ve yaptırımların kaldırılması gibi konuların seçim malzemesi yapılmaması gerektiğini vurgulayan Zarif, şöyle devam etti:'İran devletinin nükleer anlaşma konusundaki siyaseti hükümetlerle bağlantılı değil ve bu siyaset ülkenin en üst düzeyinde alınmış kararlarla uygulanıyor. Ben her iki siyasi kanattaki (muhafazakar ve reformistler) tüm dostlarımızdan nükleer anlaşma konusunu seçim malzemesi haline getirmemelerini rica ediyorum. Bu konu halkın geçimi ve İran'ın haklarının tanınmasıyla ilgilidir. Elbette İran'ın hakları da tanınmıştır. Şu anda geriye kalan ise Trump döneminde bozulan halkın geçim konusu ve ekonomik savaşın durdurulması gerektiği konusudur ve bu konular bir iç tartışma meselesi değildir.'
Kerkük'ün Güneyinde Yapılan Operasyonda 6 Deaş Mensubu Yakalandı
KERKÜK (AA) - Irak'ın Kerkük kentinin güneyinde düzenlenen DEAŞ operasyonunda 6 teröristin yakalandığı belirtildi.Irak İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Kerkük'ün güneyindeki Havice ilçesi yakınlarında operasyon başlatıldığı belirtildi.Operasyonun Irak ordusu ve Federal Polis Gücü tarafından düzenlendiği ifade edilen açıklamada, bu kapsamda 6 DEAŞ mensubunun yakalandığı kaydedildi.Açıklamada, operasyonda terör örgütü DEAŞ mensuplarının kullandıkları 5 sığınağın da yok edildiği aktarıldı.Kerkük'ün güneyindeki Dakuk ilçesi yakınlarında da eş zamanlı operasyon başlatıldığı dile getirilen açıklamada, bölgede çok sayıda mühimmat ve silah ele geçirildiği belirtildi.Açıklamada, yapılan ilk soruşturma ve resmi işlemlerin ardından yakalananların mahkemeye sevk edildikleri bilgisi verildi.DEAŞ, Haziran 2014'te Musul, Salahaddin ve Enbar vilayetlerinin tamamını, Diyala ve Kerkük vilayetlerinin bir kısmını ele geçirmiş, söz konusu bölgeler yıllar içinde örgütten geri alınmıştı. Eski Irak Başbakanı Haydar el-İbadi, 9 Aralık 2017'de örgüte karşı zafer kazanıldığını duyurmuştu.Terör örgütü DEAŞ'ın bölgeden çıkarılması ve kentlerin geri alınmasının üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen örgütün özellikle Kerkük, Diyala, Musul, Salahaddin ve Enbar vilayetlerinin kırsal bölgelerindeki saldırıları devam ediyor.
Reklam
Mehmetçik, Dondurucu Soğuk Ve Kar Fırtınasına Rağmen Vatan Nöbetine Devam Ediyor
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Mehmetçiğin eksi 30 derecede ve 3 bin metre yükseklikteki geçici üs bölgesinde verdiği yaşam mücadelesini yansıtan görüntüleri paylaştı. MSB'nin sosyal medya hesaplarından, 'Kar fırtınası sırasında çekilmiş olan fedakarlığın, kahramanlığın, cesaretin ve mücadelenin görüntüleri.' mesajıyla paylaşılan videoda, vatan için eksi 30 derecede ve 3 bin metre yükseklikteki geçici bir üs bölgesinde nöbet tutan Mehmetçiğin yaşadığı zorlu anlar kaydedildi.Videoda, Mehmetçiğin kar fırtınasından dolayı birbirlerini güçlükle görmelerine rağmen mevzileri kürekle açmaya çalıştığı ve yıkılan bacayı onardıkları anların görüntüleri de yer aldı.
Türkçe Şarkılar Tunuslu Sanatçı Hargouf Tarafından Yorumlandı
İSTANBUL (AA) - Yunus Emre Enstitüsünün tüm dünyadaki merkezleri vasıtasıyla düzenlenen dijital kültür-sanat etkinlikleri kapsamında Türkçe şarkılar Tunuslu sanatçıların yorumlarıyla buluşuyor.Enstitünün Tunus merkezine ait sosyal medya hesapları üzerinden düzenlenen ve canlı olarak yayınlanan konserde, Tunuslu sanatçı Hargouf, Türkçe şarkıları perküsyonu ile seslendirdi.Tüm dünyaca bilinen şarkılara farklı bir yorum katan Hargouf, online konserde Türk sanatçılara ait şarkıları kendine has üslubuyla dinleyicilerin beğenisine sundu.Ajda Pekkan'dan Tarkan'a, Sezen Aksu'dan İbrahim Tatlıses'e kadar Türkiye'nin ünlü müzisyenlerine ait eserlerden oluşan konseri, Türkiye ve Tunus başta olmak üzere birçok ülkeden müzikseverler de izledi.
Tosb 4. Olağan Genel Kurulu
İSTANBUL (AA) - Otomotiv Tedarik Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (TOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Dudaroğlu, TOSB bünyesinde yatırımların birçok kolda sürdüğünü belirterek, 'Arsa yatırımı yapmak istemeyen, ülkemizde otomotiv sektörüne yatırım talebinde bulunan global sermayeli firmaların, yatırım yapmasının önünü açarak otomotiv sektörüne destek oluşturmayı hedefliyoruz.' dedi.Yapılan açıklamaya göre, TOSB’nin 4. Olağan Genel Kurul Toplantısı pandemi kurallarına uygun salon katılımı ve çevrim içi katılımla gerçekleştirildi. 2020 yılı faaliyetleri ve yatırımların masaya yatırıldığı toplantının açılış konuşmasını TOSB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Dudaroğlu yaptı. Açıklamada toplantıdaki konuşmasına yer verilen Dudaroğlu, zorlu bir yılı geride bıraktıklarını fakat bununla birlikte TOSB’un misyonunu gelecek kuşaklara aktarmaya kararlı olduklarını belirterek, 'Yıllık 1,7 milyar dolarlık ihracatımız, 2,5 milyar dolarlık ciromuz, 85 faal fabrikamız, 21 yabancı sermayemiz, 17 Ar-Ge ve 1 inovasyon merkezimiz, 36 startup projesi, Hatice Bayraktar Endüstri Meslek Lisesi ve anaokulumuz ile dünyada örnek olan OSB’lerden bir tanesiyiz. Otomotive hizmet veriyoruz ve uluslararası rekabetçilikteki en önemli gücümüz, bir OSB’ye sahip olmamızdır. Her dönem yönetimlere gelecek olan arkadaşlar bu misyonla OSB’mizi daha ileriye taşımak zorundalar. Otomotivciler olarak geçen yılı firmalarımıza göre değişkenlik addetmekle birlikte, yüzde 10-20 arasında bir kayıpla kapattık. 2021 yılının bütün firmalarımız için çok başarılı geçmesini diliyorum.' ifadelerini kullandı.'Otomotiv sektörüne destek oluşturmayı hedefliyoruz'TOSB bünyesinde yatırımların birçok kolda sürdüğünü aktaran Dudaroğlu, 'Arsa yatırımı yapmak istemeyen, ülkemizde otomotiv sektörüne yatırım talebinde bulunan global sermayeli firmaların, yatırım yapmasının önünü açarak otomotiv sektörüne destek oluşturmayı hedefliyoruz.' açıklamasında bulundu. Ayrıca bir veri merkezi de oluşturmak istediklerini belirten Dudaroğlu, TAYSAD Akademi-Otomotiv Teknoloji ve İnovasyon Merkezi Projesi ile de üye firma çalışanlarının uzmanlık/yetkinlik gelişimlerine destek olmayı ve yeni teknolojilerle buluşmalarını amaçladıklarını kaydetti.Eğitim ve sosyal faaliyetler ile geliştirme çalışmaları sürdüÖte yandan açıklama aktarılanlara göre, genel kurulda gerek 2019’da başlayan gerekse de 2020’de yeni eklenen çalışmalar da katılımcılara aktarıldı. Buna göre TOSB’da, 2019 yılı sonrasında yaklaşık 200 bin metrekare üretim alanı inşa edildi ve atıl binalar hayata geçirildi. Devletten alınan 1 milyon TL civarındaki destekle kurulan TOSB İnovasyon merkezine de 4 yeni birim daha katıldı. HES kodu uygulamasına geçildi ve tüm ortak alanlarda dezenfektasyon çalışmaları devam etti. Salgın döneminde her türlü bilgi iletişimi; güney kavşağına 1 ve kuzey kavşağına 2 adet yerleştirilen LED ekranla güvenli bir şekilde sürdü. TOSB ortak arıtma tesisinde atık suların geri kazanımı kapsamında yapılan çalışmalarla da yılda 52 bin 560 metreküplük su tasarrufu sağlandı. Ayrıca hazırlıkları tamamlanan ve TOSB profesyonellerine daha iyi hizmet sunmayı amaçlayan Performans Yönetim Sistemi’nin 2021 yılı itibarıyla başlatıldığı da açıklandı. Otonom araç parkurunda üye firmaların çalışmaları ve otonom konulu etkinlikler devam ettiAçıklamaya göre, TOSB içerisinde yer alan otonom araç parkurunda ise üye firmaların çalışmaları ve otonom konulu etkinlikler devam etti. Yine TOSB içerisinde bulunan elektrikli araç şarj istasyonu ise üyelerle birlikte dışarıdan gelenlerin kullanımına açık TOSB’un eğitim alanındaki çalışmaları 2020 yılında da sürdü. Sanayicinin dijital dönüşümüne teşvikini amaçlayan ve 3D modelleme çalışmalarına imkan tanıyan, tasarım ve eğitim atölye birimleri ile dijital dönüşüm ofisleri devreye alındı. 2020 yılında salgın sebebiyle çevrim içi gerçekleşen 61 eğitime 500’ün üzerinde kişi katılım sağladı. Çevrim içi olarak derslerin devam ettiği Gebze Teknik Üniversitesi’ndeki MBA programında, geçen yıl üçüncü dönem mezunları verildi. Hatice Bayraktar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi içerisinde yapılan iyileştirme ve geliştirmelerle de öğrencilerin pratik yapmasına imkan verecek olan atölye ve tezgahların sayıları artırıldı, kütüphane yenilenerek 1.000 adetlik kitap bağışı gerçekleşti.
Reklam
Mersin'de Karda Araçlarıyla Mahsur Kalan 16 Kişi Kurtarıldı
MERSİN (AA) - Mersin'in Erdemli ilçesinde, piknik yapmak için çıktıkları yaylada araçlarının kara saplanması sonucu mahsur kalan 16 kişi, belediye ekiplerinin 8 saatlik çalışmasıyla kurtarıldı.Alınan bilgiye göre, gezinti ve piknik yapmak için Hacıalan Yaylası'na çıkan 6 otomobil içerisindeki 9'u çocuk 16 kişi, bir süre sonra yolu kaybetti.Havanın kararması ve otomobillerinin kara saplanması sonucu mahsur kalanlar, telefonla durumu Erdemli Belediyesine bildirdi.Olay yerine giden Erdemli Belediyesi ekipleri, 8 saatlik çalışmayla kara saplanan 6 aracı ve 16 kişiyi kurtardı.Vatandaşların sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.
Gazipaşa-Alanya Havalimanı Tailwind'in İlk Tahran Uçuşunu Karşıladı
İSTANBUL (AA) – Gazipaşa-Alanya Havalimanı, Tailwind Havayolları'nın İran'ın başkenti Tahran'dan gerçekleştirdiği ilk uçuşu törenle karşıladı.TAV Havalimanları açıklamasına göre, TAV Havalimanları tarafından işletilen Gazipaşa-Alanya Havalimanı ile Tahran İmam Humeyni Havalimanı arasında karşılıklı uçuşlar Cuma günü gerçekleştirilen ilk seferle başladı. Tailwind Havayolları ilk etapta 12 Mart’a kadar Boeing 737-400 tipi uçaklarla karşılıklı altı sefer düzenleyecek. 2021’de havayollarının planlamalarına göre bugün itibarıYla Gazipaşa-Alanya Havalimanı’na 12 havayolunun 11 ülkedeki 18 destinasyona uçuş düzenlemesi bekleniyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen TAV Gazipaşa Genel Müdürü Ekrem Akgül, 'Bugün Tailwind Havayolları’nın Tahran’dan gerçekleştirdiği ilk uçuşu karşılamaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Pandemiye karşı tüm önlemlerimizi tam olarak alarak yolcularımıza hizmet vermeye devam ediyoruz. Bu süreçte birlikte hazırlandığımız Ulaştırma Bakanlığı’nın koordinasyonunda, DHMİ, SHGM başta olmak üzere havayollarımıza, tur operatörlerine, yerel yönetim ve STK’larla tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Önümüzdeki dönemde dış hat uçuşlarımızın artarak sürmesini ve dünyanın her yerinden misafirlerimizi karşılamayı umuyoruz.' ifadelerini kullandı.Açıklamada aktarılanlara göre, dünyanın önde gelen havalimanı işletmecileri arasında yer alan TAV Havalimanları, Türkiye’de Antalya, Ankara Esenboğa, İzmir Adnan Menderes, Milas Bodrum ve Gazipaşa Alanya havalimanlarını işletiyor. TAV yurt dışında ise Gürcistan’ın Tiflis ve Batum, Tunus’un Monastır ve Enfidha-Hammamet, Makedonya’nın Üsküp ile Ohrid, Suudi Arabistan’ın Medine ve Hırvatistan’ın Zagreb Havalimanı’nda faaliyet gösteriyor. Holding, duty free, yiyecek-içecek hizmetleri, yer hizmetleri, bilişim, güvenlik ve işletme hizmetleri gibi havalimanı operasyonunun diğer alanlarında da faaliyet gösteriyor. Bu çerçevede TAV Havalimanları, Letonya’nın Riga Havalimanı’nda da duty free, yiyecek içecek ve diğer ticari alanların işletmesini gerçekleştiriyor.
Reklam
Milli Eğitim Bakanı Selçuk, "Öğretmen Yazarlar Dizisi"Ni Başlattıklarını Duyurdu
ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Mehtap Teker adlı öğretmenin Kutup Yıldızı Masalları adlı kitabıyla 'Öğretmen Yazarlar Dizisi'ni başlattıklarını bildirdi.Selçuk, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, öğretmenlerin deneyim ve duygularının yansıması eserlerin, daha fazla kişiyle buluşmasını çok önemsediğini belirtti.Bakan Selçuk, 'Mehtap Teker öğretmenimizin Kutup Yıldızı Masalları ile 'Öğretmen Yazarlar Dizisi'ni başlattık. Bir okuyucu olarak yeni çalışmaları heyecanla bekliyorum.' ifadelerini kullandı.
Yabancıların İkamet İzni İşlemlerinde Yetkilendirilecek Aracı Kurumlara İlişkin Yönetmelik Resmi Gazete'de
ANKARA (AA) - 'Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu' kapsamında yapılacak ikamet izni başvurularıyla ilgili iş ve işlemleri yürütmek üzere yetkilendirilecek aracı kurumların çalışma usul ve esasları belirlendi.'İkamet İzni İşlemlerinin Yürütülmesine Dair Yetkili Aracı Kurumlar Yönetmeliği' Resmi Gazete'de yayımlandı.Yönetmelik, 6458 sayılı 'Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu' kapsamında yapılacak ikamet izni başvurularıyla ilgili iş ve işlemleri yürütmek üzere yetkilendirilecek aracı kurumların nitelikleri, yetkilendirilmesi, görev ve yükümlülükleri, denetlenmesi, hizmet bedeli, hizmet bedeli payının genel bütçeye aktarılması ile yetki belgesinin askıya alınması ve iptaline ilişkin usul ve esasları düzenliyor. Buna göre, İçişleri Bakanı gerek görmesi halinde bir ildeki veya birden fazla ildeki ya da bir ilin bölgelerindeki ikamet izni sayılarını göz önünde bulundurarak bu Yönetmelikte yer alan şartları taşımak kaydıyla yetki alanlarıyla sınırlı olmak üzere ikamet izni başvurularını alacak yetkili aracı kurum ya da kurumları belirleyecek.İçişleri Bakanlığınca çıkılan ilan üzerine yapılan başvuruların değerlendirilerek yetki verilecek aracı kurum ya da kurumların belirlenmesi, yetki belgesinin askıya alınması, yetki belgesinin iptal edilmesi, yetki belgesinin süresinin uzatılması, yetki alanlarının tespiti ve yetki belgesi verilecek aracı kurum sayısı gibi hususlara İçişleri Bakanı karar verecek.Belirtilen iş ve işlemlerin yürütülmesine ilişkin Göç İdaresi Genel Müdürlüğü bünyesinde uzmanlık komisyonu kurulabilecek.Uzmanlık komisyonunun üyelerini Göç İdaresi Genel Müdürü belirleyecek. İhtiyaç duyulması halinde ilgili kurumların temsilcileri bu komisyona davet edilebilecek.Yetki belgesi almak isteyen aracı kurumlarda, tüzel kişiliğin 'Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulmuş sermaye şirketi niteliğinde olması, 'Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'ndan kaynaklı yükümlülükleri yerine getirebilecek standartlara sahip olması, 5 milyon lira tutarında kesin ve süresiz banka teminat mektubunun İçişleri Bakanlığına ibraz edilmesi ya da tutarın nakit olarak Kamu Haznedarlığı Yönetmeliği kapsamında İçişleri Bakanlığınca açılacak banka hesabına yatırılması şartları aranacak.Ayrıca bu kurumların, İçişleri Bakanlığınca belirlenecek nitelikte elektronik yazılım ve donanım altyapısının sağlanacağının taahhüt etmesi, başvuru işlemlerinin gerçekleştirilmesi için tahsis edilmiş ve başvuru sahipleriyle görüşme yapılabilecek şartlara uygun fiziki bir mekanın sağlanacağının taahhüt etmesi, kurumun sahip, ortak veya çalışanlarının kamu düzeni veya kamu güvenliğine tehdit oluşturacak faaliyetlerde bulunmaması şartlarını taşıması gerekecek.Yetki belgesinin geçerlilik süresi, verildiği tarihten itibaren azami 3 yıl olacak.Yetki belgesi verilecek aracı kurumlar, bünyesinde sorumlu müdür, uzman personel, büro personeli ve özel güvenlik görevlisi istihdam etmek zorunda olacak.Kamu düzeni veya kamu güvenliği yönünden sakıncası olabileceği değerlendirilen kişiler, yetkili aracı kurumlarda çalıştırılamayacak. Bu kapsamda Göç İdaresi Genel Müdürlüğü gerekli araştırmaları yaptırabilecek.Yetkili aracı kurumların görevleriYetkili aracı kurumlar, yabancıların başvurularını alarak talebe ilişkin belgelerin tam ve eksiksiz teslim edilmesinden itibaren 7 iş günü içinde belgeleri il veya ilçe göç idaresi müdürlüğüne iletecek.Başvuru sahiplerini, sahip olduğu hak ve yükümlülükler ile başvuruyla ilgili iş ve işlemlerin süresi içinde yapılmasına ilişkin hususlarda bilgilendirecek olan yetkili aracı kurumlar, başvuru sahibi tarafından beyan edilen bilgilerin doğruluğunu ve teslim edilen belgelerin sahteciliğe konu olup olmadığını kontrol edecek.Aracı kurumlar, başvurusu onaylanan yabancıların, ikamet izni belgesini teslim alarak başvuru sahibine teslim edecek, Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün belirleyeceği konularda görev alanıyla ilgili istatistiki veriler tutup bunları düzenli olarak Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne iletecek.Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün görev alanına ilişkin başvuru sahiplerinin öneri ve taleplerini rapor halinde Genel Müdürlüğe sunacak olan aracı kurumlar, ilgili merciler ve Genel Müdürlüğün görev alanı ile ilgili talep ettiği bilgi ve belgeyi süresi içinde teslim edecek.Denetimİçişleri Bakanlığı veya Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, yetkili aracı kurumları mülkiye müfettişleri veya görevlendirilecek personel tarafından denetleyecek. Yetkili aracı kurumlar, denetim kapsamında istenen bilgi ve belgeleri derhal vermek ve incelemeye açmakla yükümlü olacak.Denetimde istenen bilgi ve belgeler, 7 iş günü içinde İçişleri Bakanlığına veya Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne sunulacak. Bu süre içinde sunulmaması halinde duruma ilişkin mazeret derhal bildirilecek. Herhalde bu süre 30 iş gününü aşamayacak. Denetimde, düzeltilebilir nitelikte bir husus tespit edilmesi halinde ilgili düzeltmelerin yapılabilmesi için yetkili aracı kuruma 30 iş günü süre verilecek.Yetki belgesinin askıya alınmasıYetki belgesi, alma şartlarından en az birinin kaybedilmesi veya alma şartlarının sağlanmadığının sonradan anlaşılması, sorumlu müdürün veya tek uzmanın istihdam edildiği hallerde bu uzmanın herhangi bir nedenle çalışmasının sona ermesi, aracı kurumlarda çalışan personelin herhangi bir nedenle çalışmasının sona ermesi durumunda yetkili aracı kurumların bildirimi veya durumun tespit edilmesi tarihinden itibaren 30 iş günü içinde yeni personel istihdam edilmemesi hallerinde derhal askıya alınacak.Ayrıca yetkili aracı kurumlarda çalışan personelin aranan şartlara sahip olmadığının tespit edilmesi ve İçişleri Bakanlığının bildirimi üzerine söz konusu personelin çalışma akdinin feshedilmemesi, yetki belgesi almak için beyan edilen hususlara ilişkin değişiklik olması ve bu değişikliğin yetkili aracı kurumlar tarafından değişiklik tarihinden itibaren 30 iş günü içinde bildirilmediğinin tespit edilmesi, yetkili aracı kurumlar tarafından ödenmesi gereken hizmet bedeli payının süresinde ödenmemesi veya eksik ödendiğinin tespit edilmesi ve yetki alanında olmayan başvuru sahibinin başvurusunun hileli yollarla alındığının tespit edilmesi hallerinde de yetki belgesinin derhal askıya alınması sağlanacak.İlgili mercilere sunulmak üzere başvuru sahipleri tarafından yetkili aracı kurumlara verilen belgelerin, süresinde teslim edilmemesi ya da sunulan belgelerdeki eksikliğin yetkili aracı kurumlardan kaynaklanan bir sebeple süresinde tamamlanmadığının tespiti halinde yetkili aracı kurumlara yetki belgesinin askıya alınacağına ilişkin yazılı olarak bildirim yapılacak. Bildirim tarihinden itibaren 30 iş günü içinde durumun düzeltilmemesi halinde yetki belgesi askıya alınacak.İçişleri Bakanlığı tarafından belirlenen hizmet bedelinden eksik ya da fazla bir hizmet bedeli alındığının tespit edilmesi halinde, yetkili aracı kurumların yetki belgesi askıya alınacak. Bu durumun tespitinden itibaren en geç bir hafta içinde başvuru sahibinden alınan fazla hizmet bedelinin kanuni faiziyle başvuru sahibine iadesi zorunlu olacak.Yetki belgesinin iptaliYapılan denetimde istenen bilgi ve belgeleri süresi içinde vermeyen, incelemeye açmayan veya denetim sonucunda düzeltilebilir nitelikte olmayan bir uygunsuzluk tespiti yapılan ya da süresi içinde gerekli düzeltmeleri yapmayan, yetki belgesi başvurusunda sahte bilgi ve belge ibraz ettiği sonradan anlaşılan yetkili aracı kurumların yetki belgesi iptal edilecek.Kamu düzeni veya güvenliğine tehdit oluşturacak faaliyette bulunduğu tespit edilen yetkili aracı kurumların yetki belgesi iptal olacak.Askıya almaya sebep olan eksikliklerin, askıya alma kararının tebliğ tarihinden itibaren 30 iş günü içinde yetkili aracı kurumlar tarafından giderilememesi halinde yetki belgesinin iptali gerçekleştirilecek.Yetkili aracı kurumlar tarafından ilgili mercilere verilen belgelerde sahteciliğin tespit edilmesi ve bu sahteciliğin yetkili aracı kurumlar tarafından gerekli özenin gösterilmemesi nedeniyle ortaya çıktığının belirlenmesi halinde yetki belgesi iptal edilecek.Başvuru sahipleri tarafından yetkili aracı kurumlara teslim edilen belgelerde sahteciliğin yetkili aracı kurumlarca gerçekleştirildiğinin tespit edilmesi durumunda yetki belgesi iptal edilip suç duyurusunda bulunulacak.Yetki belgesinin askıya alınması ile askıya alınması gereken hallerin bildirilmemesi durumlarının bir yıl içerisinde 3 kez gerçekleşmesi halinde yetki belgesi iptal olacak.Personele ilişkin sunulan gerçeğe aykırı bilgi ve belgelerin yetkili aracı kurumlarca gerekli özenin gösterilmemesi nedeniyle ortaya çıkması halinde yetki belgesi iptal edilecek. Gerçeğe aykırı beyan verilmesinde payı olan personel bir daha yetkili aracı kurumlarda görev alamayacak.Yetki belgesinin kiralanması veya devredilmesi ve yetkili aracı kurumlar tarafından yürütülecek iş ve işlemlerle ilgili olarak hizmet bedeli dışında başvuru sahiplerinden herhangi bir ücret veya menfaat talep edilmesi durumlarında yetki belgesi iptal edilecek.Yabancıların tüm bilgi ve belgelerinde gizlilik esas olacak. Bu Yönetmeliğin uygulanmasından sorumlu personel, görevleri sırasında edindikleri her tür bilgi, belge ve kişisel sırları görevleri sona ermiş olsa dahi yetkili kılınanlardan başkasına açıklayamayacak, kendilerinin veya üçüncü kişilerin yararına kullanamayacak.Yetkili aracı kurumlar tarafından başvuru sahiplerinden KDV ve aynı mahiyetteki vergiler hariç alınacak hizmet bedeli İçişleri Bakanı tarafından belirlenerek her yıl ocak ayında Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün resmi internet sitesinde yayımlanacak.
Reklam
Ev Ve Mutfak Eşyaları Sektörü, Latin Amerika'yı "Yeni Nesil Ticarette" Üs Belirledi
İSTANBUL (AA) - Geçen yılı 2,5 milyar dolar ihracatla kapatan ev ve mutfak eşyaları sektörü, 2021 ve sonrası için Latin Amerika çıkarması yapmaya hazırlanıyor. Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) açıklamasına göre, Türkiye’nin toplam ihracatına katkı veren ev ve mutfak eşyaları sektörü yeni dünya düzeninde sürdürülebilir ihracatı kalıcı kılmak için çalışmalarını başlattı. Sektör, mevcut pazarlardaki konumunu güçlendirirken, alternatif ihracat pazarlarını keşfetmeye devam ediyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen EVSİD Başkanı Burak Önder, 'Türkiye, ev ve mutfak eşyaları sektörü özelinde dünyanın en büyük 7’nci ihracatçısı konumunda. Hedefimiz sürdürülebilir ihracatı artırmak. Bu kapsamda Latin Amerika pazarı 2021 ve sonrası için kritik önem arz ediyor.' ifadelerini kullandı.'Hedef dünyada ilk 5'Sektör ihracatının 2015-2020 yılları arasında yüzde 14 arttığın dile getiren Önder, 'Üretim ve ihracat odaklı çalışan sektörümüzün hedefleri 2021 ve sonrası için daha büyük. Halen global ölçekte 7’nci büyük ihracatçı olan Türkiye’yi ilk etapta ilk 5’e sokmak için EVSİD tüm pazarlama unsurlarını kullanarak sürdürülebilir bir ihracat artışı hedefliyor. Bunun ilk adımı olarak da pandemi döneminde uluslararası fuarların bazılarının iptal edilmesi üzerine hızlı davranarak online B2B etkinliklerine ağırlık veriyoruz.' açıklamasında bulundu.'Latin Amerika’ya ihracat yüzde 61 arttı'Burak Önder, Latin Amerika pazarına ilişkin şunları kaydetti: 'İlk hedef olarak Latin Amerika ülkelerini seçmemizin altındaki ana gerekçe EVSİD tarafından bölge ülkelerine yönelik pandemi öncesinde gerçekleştirilen faaliyetler sonrası edinilen başarı...Latin Amerika ülkeleri, dünya ev ve mutfak eşyaları ithalatının yüzde 5’ini oluştururken Türkiye’nin sektör ihracatından aldığı pay sadece yüzde 1,8. Bununla birlikte son 5 yıllık dönemde gerçekleştirilen faaliyetler meyvesini vermeye de başlamış durumda. Sektör ihracatı 2015-2020 döneminde yüzde 14 büyürken Latin Amerika ülkelerine ihracatımız yüzde 61 arttı. Ülkeler bazında ele alırsak Panama’ya sektör ihracatımız son 5 yıllık dönemde yüzde 230, Kolombiya’ya yüzde 120, Ekvator’a ise yüzde 358 artmış durumda. Eski normalde yakaladığımız bu ivmeyi yeni dönemde dijital pazarlamanın da avantajlarını kullanarak sürdürmek istiyoruz.''Talepte artış olunca kontenjan artışına gidildi'EVSİD’in sanal ticaret heyetleri ve dijital pazarlama alanında ciddi tecrübe sahibi olduğu dile getiren Önder, 'Bu durum bizleri mutlu ediyor. 22-26 Şubat tarihlerinde Latin Amerika ülkeleri ile toplam 5 gün sürecek ikili iş görüşmeleri sonucunda yaklaşık 10 ülkeden potansiyel alıcılarla online ortamda görüşmeler gerçekleştireceğiz. Etkinlik için ilk etapta 20 firmalık bir kontenjan vardı ancak gelen yoğun talep karşısında bu sayıyı 25’e çıkarmak durumunda kaldık.' ifadelerini kullandı.
"Gravürlerde Eyüpsultan" Sergisi Sanatseverlerle Buluştu
İSTANBUL (AA) - 'Günümüz Fotoğraflarıyla Gravürlerde Eyüpsultan' sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu.Eyüpsultan Belediyesi Başkanlık Binası'ndaki fuaye alanındaki sergi açılışıyla birlikte aynı ismi taşıyan, gravür, fotoğraf ve metinlerin yer aldığı albüm de tanıtıldı.Açılışta konuşma yapan Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, İstanbul'un Doğu'nun da Batı'nın da merkezi, Eyüpsultan'ın da İstanbul'un merkezi olduğunu bu nedenle nitelikli işler yapmaya çalıştıklarını söyledi.Köken, eskiyle yeninin, teknolojiyle sanatın bir araya geldiği sergide ressam, gravür ve fotoğraf sanatçılarının çalışmalarının karşılaştırmalı olarak bir arada bulunduğunu anlattı.Her yıl farklı bir eser ve çalışmayı sanatseverlerle buluşturmak istediklerini, Eyüpsultan'ı geçmişten geleceğe taşırken mekanların gravür ve fotoğraflarla sunulduğu çalışmanın önemli bir arşiv oluşmasına büyük katkı sağlayacağını dile getiren Köken, şunları kaydetti:'Çünkü hepimiz gelip geçiciyiz, bizden sonrakiler de bunları bir üste daha çıkaracaklar. Bu gravürleri bulamasaydık bugün size sunamazdık. Sadece bugünkü fotoğraflarla idare ederdik. Ressamların 17. yüzyıldan itibaren Eyüpsultan tepelerinden ya da karşı tepeden bu tarafla ilgili gördüklerini ve bugünkü fotoğraflarını yan yana getirmiş olduk. Başka çalışmalarla da yine birlikte olacağız inşallah.'Salgın sürecinde, kurallar uyarak, içeriği zengin sergiler düzenlemeye çalıştıklarını ifade eden Köken, 'İçimizi ferahlatan şeylerin en güzeli de sanattır. 300 yıllık bir tarihi serüveni, eskiyle yeniyi sizlerin huzuruna getirmiş olduk. Bütün emeği geçen arkadaşlara teşekkür ediyorum. Gelecekte daha da güzel eserlerle sizlerin karşısında olacağız.' şeklinde konuştu.'Gravürlerin oryantalist tahayyülü yansıtıyor olmalarını göz ardı etmemek lazım'Sergiye onur konuğu olarak yazar Beşir Ayvazoğlu, serginin albüm kitabı için 'Oryantalizm, Gravür ve Eyüpsultan' başlıklı bir yazı kaleme aldığını belirterek, Eyüpsultan'ın Türk tarihi, kültürü ve dini hayatı bakımından önemli bir yere sahip olduğuna vurgu yaptı.Avrupalı ressamların, gravür sanatçılarının bütün İstanbul ve Eyüpsultan'ı resimledikleri çalışmaların, mekanların geçmişte nasıl bir görüntüye sahip olduğunun bugüne ulaştırılması bakımından kıymetli olduğunu ifade eden Ayvazoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Gravürlerin Doğu yani Şark ile ilgili oryantalist tahayyülü yansıtıyor olmalarını göz ardı etmemek lazımdır. Şark, haçlı seferlerinden hatta daha önceden itibaren Batı'yı büyüleyen, büyüledikçe muhayyilelerinde yeniden inşa ettikleri gerçekle bağlantısı az bir dünyadır. İstanbul, şarkın büyüleyici bir giriş kapısıydı özellikle Türk tarzı yaşantının hayatın moda olduğu 17,18 ve 19 yüzyıllarda seyyah ve ressamları son derece cezbettiğini biliyoruz.İstanbul'a gelen seyyahlar dönüşlerinde yakınlarına bir şeyler gösterebilmek için görüntüye ihtiyaç duyuyorlardı. Bu ihtiyacı hisseden sokak ressamları İstanbul resimleri çizmeye başladılar ki seyyahların ilk gittikleri yerlerden birinin Eyüpsultan olduğunu biliyoruz. Batı'nın şark tahayyülü buraya gelen bütün ressamların kafasında klişeler halinde mevcuttu. Yani oryantalist klişeler vardır. O klişelerdeki tahayyüle uygun olarak gördükleri manzaralarda değişiklikler yaparlardı. Bu sergiyi gezerken dikkatle bakarsanız gerçek görüntüyle oryantalistlerin gördükleri şey arasında bir takım farklar olduğunu göreceksiniz.'Gravürlerin ve şarkiyatçıların yazılı eserlerinin geçmiş hakkında önemli bilgi ve belgeler olmaları bakımından son derece büyük önem taşıdığının altını çizen Ayvazoğlu, 'Bunlara oryantalist tahayyülün karıştığını, dolayısıyla gerçekliği bütünüyle yansıtmadığını, onların bakış açısını yansıttığını bilerek bunlara bakıp öyle istifade etmekte fayda vardır.' değerlendirmesini yaptı.Eyüpsultan Belediyesi Strateji Geliştirme Müdürü İrfan Çalışan ise çalışmada Eyüp Sultan Araştırma Merkezi'nin (EYSAM) veri ve materyallerinden istifade edildiğini anımsatarak, sergi ve albüm kitabında emeği geçenlere teşekkür etti.Yaklaşık 2 yıllık bir ön çalışma sürecinin ardından kitabın ve serginin hazırlandığını belirten Çalışan, sergi için albümde yer alan 60'dan fazla gravürden bir kolaj yaptıklarını ifade etti.Kurdele kesilerek açılışı yapılan sergide kanunda Turgut Özüfler ile çelloda Murat Süngü'nün yer aldığı müzik dinletisi de sanatseverlerle buluştu.Daha sonra Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken ve katılımcılar Abdüsselam Ferşatoğlu eşliğinde sergiyi gezerek gravürlere ve güncel fotoğraflarına ilişkin bilgi aldı.Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanan 'Günümüz Fotoğraflarıyla Gravürlerde Eyüpsultan' (Eyupsultan in Gravures with Actual Photos) kitabında ilçenin farklı bölgelerini anlatan gravürler, çizilen tasvirlerin bugünkü fotoğraflarıyla birlikte yer alıyor.Deniz Köken'in takdim yazısıyla başlayan albümde Beşir Ayvazoğlu ve Ali Özcan'ın gravürlere ve Eyüpsultan'a dair yazıları ile şarkiyatçı seyyah ve sanatçılara ilişkin bilgiler de meraklılarının bilgisine sunuluyor.
Dağa Götürülecek Çocuk Ve Gençleri Evinde Gizleyen Aile Üyelerine 15 Yıla Kadar Hapis İstemi
DİYARBAKIR (AA) - Terör örgütü PKK'nın dağ kadrosuna götürülecek çocuk ve gençleri Mardin'in Nusaybin ilçesindeki evinde gizleyen ailenin 4 ferdi hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.İçişleri Bakanlığı koordinesinde jandarma ve emniyetin ikna çalışmaları sonucu PKK'dan kaçarak, güvenlik güçlerine teslim olan örgüt mensuplarının sayısı her geçen gün artıyor.Teslim olan bazı teröristlerin ifadeleri doğrultusunda Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında örgütün dağ kadrosuna götürülecek çocuk ve gençleri Nusaybin'deki evlerinde barındıran ev sahibi tutuklu Salih K, tutuksuz sanık eşi Selma K. ile 24 yaşındaki çocukları Ömer K. ve Menekşe K. hakkında hazırlanan iddianame 8. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.İddianamede, terör örgütü PKK/KCK'nın kuruluşu, yapılanması ve saldırıları hakkında detaylı bilgiye yer verildi.PKK'dan kaçarak güvenlik güçlerine teslim olan F.Ö'nün etkin pişmanlık hükümleri kapsamında dağa götürülme süreçleri ve teröristlere ilişkin bilgiler verdiği ifade edilen iddianamede, örgütten kaçan Y.Y'nin de dağa götürülmeden önce Nusaybin'de kaldıkları eve ilişkin bilgi verdiği, şüphelilere yönelik teşhiste bulunduğu belirtildi.'Uygun şartlar oluşunca sizi sınırdan Suriye'ye geçireceğiz'İddianamede, F.Ö'nün dağa götürülmeden önce kaldıkları eve ilişkin ifadesinde şunlar kaydedildi:'Bizi bu eve getiren kişi, 'Bu evde bir süre bekleyeceksiniz. Evdeki kişilere zorluk çıkarmayın. Uygun şartlar oluşunca sizi sınırdan Suriye'ye geçireceğiz.' diyerek gitti. Bu evde yeni katılım yapacak olanlarla 2 hafta kaldık. Beklediğimiz süre içerisinde evdeki kadın bizim bulunduğumuz çocuk odasına yemek yapıp getirmekteydi. Ancak odaya girdiğinde eşarbı ile yüzünü kapatıyordu. Evdeyken ara sıra şehir çalışmaları yürüten örgüt mensupları gelip, bir ihtiyacımız olup olmadığını soruyordu. Bize, 'Evden dışarıya çıkmayın. Camdan dahi bakmayın. İlk göndereceğimiz grup sizsiniz.' diyorlardı. Bu evde kaldığımız süre boyunca ailelerimizden bahsedip ağlıyorduk. Ben de odada bulunan bilgisayarda sosyal medya hesabımı açarak, aileme Nusaybin'de olduğumu ancak tam nerede olduğumu bilmediğimi belirterek, 'Beni kurtarın.' diye mesaj atmıştım.'Şüpheliler hakkında terör örgütü PKK/KCK bünyesinde faaliyet yürüttüğüne ilişkin açık tanık beyanının bulunduğu kaydedilen iddianamede, beyanların genel, soyut ve duyuma dayalı isnatlar olmadığı ve bizzat kişiye münhasır ifadeler olduğu kaydedildi.'Şüphelilerin 'cansız posta kutusu' görevi yürüttükleri anlaşılmıştır'İddianamede, şu değerlendirmelerde bulunuldu:'Şüphelilerin evi terör örgütüne katılım yapacak örgüt üyeleri tarafından 'güvenli ev' olarak kullanılmıştır. Özellikle Suriye'ye geçiş yapacak örgüt üyeleri Nusaybin'de şüphelilerin ikametinde konaklamıştır. Y.Y. ve bazı kişiler yaklaşık bir ay süre ile bu evde kaldıklarını beyan etmişlerdir. Her ne kadar şüpheliler ifadelerinde tanık beyanlarında geçen evin kendilerine ait olmadığını belirtmiş ise de yapılan araştırma ve uydu fotoğrafları incelendiğinde şüphelilerin ifadelerinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu belirlenmiştir. Şüphelilerin evinin terör örgütü tarafından sürekli 'güvenli ev' olarak kullanıldığı, örgüte katılım sağlayacakları evlerinde konaklattıkları, bir ay süreyle tüm ihtiyaçlarını giderdikleri, sınırı geçmeleri için diğer örgüt üyelerine teslim ettikleri tespit edilmiştir. Şüphelilerin eyleminin sürekli olduğu, söz konusu evin terör örgütü tarafından daimi kullanıldığı, eylemlerinin süreklilik, yoğunluk, çeşitlilik içerdiği, örgüt hiyerarşisinde yer alıp, verilen talimatı uygulayarak 'cansız posta kutusu' görevi yürüttükleri, örgütün amacı doğrultusunda bilerek ve isteyerek hareket ettikleri gerekçesiyle de üzerlerine atılı 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçunu işledikleri anlaşılmıştır.'İstenilen cezaİddianamede, Salih K, eşi Selma K. ile çocukları Ömer K. ve Menekşe K. hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 7 yıl 6 aydan 15'er yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Adıyaman'da 6 Kişinin Hayatını Kaybettiği Silahlı Kavgaya İlişkin 6 Şüpheli Gözaltına Alındı
ADIYAMAN (AA) - Adıyaman'ın Kahta ilçesinde iki aile arasında çıkan ve 6 kişinin öldüğü silahlı kavgaya ilişkin 6 şüpheli gözaltına alındı. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, dün Doluca köyü yakınlarında iki aile arasında çıkan; 6 kişinin öldüğü, 3 kişinin yaralandığı silahlı kavgaya ilişkin yaptığı soruşturma kapsamında 6 şüpheliyi gözaltına aldı.Sağlık kontrolünden ardından jandarmaya götürülen 6 zanlının işlemleri sürüyor.
Reklam