Antalya-Mersin Kara Yolunda Kontrollü Patlama Gerçekleştirildi
ANTALYA (AA) - Antalya-Mersin kara yolunda yamaçtan koparak yola düşen kayaların parçalanması için kontrollü patlama yapıldı. Antalya'nın Gazipaşa ilçesini, Mersin'in Anamur ilçesine bağlayan D-400 kara yoluna düşen kaya parçalarını kaldırmak için Karayolları ekipleri, çalışmalarını sürdürüyor.Yola düşen büyük kayanın parçalanması amacıyla dinamitle patlama yapıldı. Patlama sırasında jandarma ve polis ekipleri, güvenlik önlemi aldı. Kontrollü patlamanın ardından yola savrulan kaya parçalarının temizlenmesi amacıyla çalışma başlatıldı. Antalya-Mersin kara yolunda 31 Ocak'ta yamaçtan kopan kaya parçaları yola düşmüştü. Kaya parçaları nedeniyle kara yolu trafiğe kapanmış, Karayolları ekipleri bölgede çalışma başlatmıştı.
Ak Parti Myk Toplantısı Sona Erdi
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sona erdi.Parti genel merkezinde basına kapalı gerçekleştirilen toplantı 3 saat sürdü.
Çevre Ve Şehircilik Bakanı Kurum, Nallıhan'ı Ziyaret Etti:
ANKARA (AA) - Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Nallıhan ilçesindeki gençlere, 'Tapduk Emre'nin, Yunus Emre'nin torunları olarak size düşen çok önemli görevler var. Yunus Emre'nin hoşgörüsünü tüm dünyaya tüm Türkiye'ye yaymalısınız.' dedi.Kurum, Güdül ziyaretinin ardından Nallıhan'daki Çayırhan Göl Kenarı Rekreasyon Alanı'nda düzenlenen 'Temiz bir çevre için gençlik buluşması' etkinliğine katıldı.Gençlerin sorularını yanıtlayan Bakan Kurum, Sıfır Atık Projesi'nin bir tasarruf projesi olduğunu anlattı. Projenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde başlatıldığını anımsatan Kurum, şunları kaydetti:'Proje kapsamında, Türkiye'nin her tarafında değerlendirilebilir atıklarımızın toplanarak geri dönüşüme gönderilmesi noktasında bir çalışmamız var. Sıfır Atık Projesi'ni çok daha kapsamlı bir hale getirecek bir proje yürütüyoruz. Denizlerimizi, akarsularımızı koruyacak Sıfır Atık Mavi Projesi'ni yürütüyoruz.Çevre Ajansı'nı kurduk. Çevre Ajansı ile birlikte geri dönüşüm sistemimiz hızlanacak, depozito sistemi yaygınlaşacak. Şehir ve ülkemizdeki yeşil alanların, doğal alanların korunmasını hızlandıracak bir çok proje gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz, 2023 yılına kadar tüm ilçelerimizde, şehirlerimizde sıfır atık uygulamasını yaygınlaştırmaktır. Bu anlayışla da çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz.'Bakan Kurum, Sıfır Atık Projesi ile yıllık 100 bin kişiye istihdam sağlanacağını belirtti.İklim değişikliğinin etkilerine ilişkin de soruları yanıtlayan Bakan Kurum, Türkiye'de iklim değişikliğinin etkinlerini en aza indirmek için eylem planları hazırladıklarını anlattı.Karadeniz bölgesi eylem planı çerçevesinde sel ve taşkın riski olan binaların taşınma sürecinin yürütüldüğünü aktaran Kurum, eylem planlarıyla şehirleri güvenli hale getirmek için çalıştıklarını dile getirdi.Deprem konusunda da gençlerin sorularını yanıtlayan Kurum, gençlerin sağlam, alt yapısı olan binalarda, evlerde oturması için ailelerin riskli olduğu düşündükleri binaları, evleri için belediyelere müracaat etmesi gerektiğini anımsattı.Bakan Kurum, Türkiye'de acil dönüşmesi gereken konutlar için kısa zamanda adım attıklarını, atmaya da devam edeceklerini söyledi.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2021 yılını 'Yunus Emre' yılı ilan ettiğini anımsatan Kurum, 'Tapduk Emre'nin, Yunus Emre'nin torunları olarak size düşen çok önemli görevler var. Yunus Emre'nin hoşgörüsünü tüm dünyaya tüm Türkiye'ye yaymalısınız.' dedi.Bakan Kurum, konuşmasından ardından etkinlikte kurulan alanda ok attı, gençlerle birlikte bisiklete bindi.Daha sonra esnafı ziyaret eden Bakan Kurum, esnafın ve alanda bulunan vatandaşların sorunlarını dinledi.Bakan Kurum, Nallıhan Belediye Başkanlığını da ziyaret etti.
Fırat Kalkanı Bölgesinde Terör Saldırısı Önlendi
AZEZ (AA) - Suriye Milli Ordusuna (SMO) bağlı yerel güvenlik güçleri, Suriye'nin kuzeyindeki Azez ilçesinde bomba düzeneğini tespit ederek, terör saldırısını engelledi.SMO kaynaklarından alınan bilgiye göre, Kilis'in karşısındaki Suriye topraklarında yer alan Azez merkezindeki işlek bir caddede bomba düzeneği tespit edildi.Güvenlik güçleri, bomba düzeneğini etkisiz hale getirdi.Fırat Kalkanı bölgesindeki Azez ve Bab ilçelerinde 31 Ocak'ta terör örgütü YPG/PKK tarafından gerçekleştirilen terör saldırılarında 10 kişi hayatını kaybetmiş, 24 kişi yaralanmıştı.
Etiyopya 9 Milyon Doz Kovid-19 Aşısı Alacak
ADDİS ABABA (AA) - Afrika ülkelerinden Etiyopya'da hükümet, 2 ayda 9 milyon doz yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısı alacağını açıkladı. Sağlık Bakanı Lia Tadesse, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Kovid-19 ile mücadele kapsamında 'Maske yoksa hizmet yok' kampanyası başlattıklarını söyledi.Tadesse, 'Kovid-19 ile mücadele kapsamında gelecek iki ay içinde 9 milyon doz aşı almayı planlıyoruz.' dedi.İlk doz aşıları mart sonuna doğru almayı planladıklarını dile getiren Tadesse, 2021'in sonuna kadar 20 milyon doz Kovid-19 aşısı alacaklarını kaydetti.110 milyona yaklaşan nüfusuyla Etiyopya'da 142 bin 994 Kovid-19 vakası tespit edildi, 2 bin 156 kişi virüs nedeniyle hayatını kaybetti.
Reklam
İngiltere'de Facebook Hakkında Kişiler Verileri Korumadığı İddiasıyla Dava Açıldı
LONDRA (AA) - İngiltere'de bir milyondan fazla kullanıcının kişisel verilerini korumadığı gerekçesiyle sosyal medya şirketi Facebook hakkında dava açıldı. Telegraph gazetesinin haberine göre, Londra'daki davada Facebook'un kasım 2013-mayıs 2015 arasında kullanıcıların bilgilerine izinleri veya onayları olmadan üçüncü taraf bir uygulamanın erişmesine izin verdiği iddia edildi.O dönemki Facebook'un gizlilik ayarlarının, 'This is Your Digital Life' adlı uygulamanın yalnızca kullanıcıların bilgilerini değil, kişinin uygulamayla hiç etkileşimi olmamış Facebook arkadaşlarının bilgilerini de toplamasına olanak tanıdığı belirtildi.Uygulamanın ad, cinsiyet, konum, fotoğraflar ve beğenilen sayfalarla ilgili bilgilerin tamamını topladığı kaydedildi.Gazeteci Peter Jukes, davayı kendisi ile İngiltere ve Galler'deki yaklaşık bir milyon kullanıcı adına açtığını belirtti.Uygulamaya verilen erişimim izninin, bu bilgilerin firmalar tarafından kötüye kullanılmasına yol açtığını savunan Jukes, 'Facebook, kullanıcılarla ilgili özel verileri, rızaları ve hatta bilgileri olmadan üçüncü taraf bir uygulamaya açarak kendine olan güveni kötüye kullandı.' dedi.Davacıyı temsil eden Hausfeld Hukuk Bürosu ise Facebook'un yasal yükümlülüklerini ihlal ettiğini savundu. Facebook, 2019'da İngiltere'de kişisel verilerin siyasi kampanyalarda kötüye kullanılmasıyla ilgili bir soruşturmasının ardından 500 bin sterlin (4 milyon 877 bin TL) para cezası ödemeyi kabul etmişti. Facebook hakkında, 2018'de Cambridge Analytica adlı şirketin milyonlarca kullanıcının kişisel verilerini uygunsuz bir şekilde edinmesi nedeniyle çeşitli ülkelerde dava açılmıştı.Skandalın ortaya çıkması sonucu kapanan Cambridge Analytica, edindiği verileri İngiltere'de 2016 Brexit referandumunda ayrılık yanlısı seçmenleri hedeflemek için kullanmakla suçlanmıştı.
AB Yüksek Temsilcisi Borrell, İstifasını İsteyen Ap Milletvekillerine Karşı Kendini Savundu
BRÜKSEL (AA) - AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, geçen hafta Rusya'ya yaptığı ziyarette AB'nin çıkarlarını savunamadığı gerekçesiyle istifasını isteyen Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekillerine karşı ziyaretini savundu, Moskova'ya giderek risk aldığını, AB'nin Rusya ile ilişkilerde 'dönüm noktasında' olduğunu söyledi. Borrell, çoğu eski Sovyet ve Doğu Bloku ülkelerinden 70'ten fazla Avrupa Parlamentosu milletvekilinin Rusya ziyaretinde 'küçük düşürücü' gelişmelere karşı AB'nin çıkarlarını savunamadığı gerekçesiyle istifasını istemesinin ardından parlamento genel kurulunda ziyareti hakkında konuşma yaptı.AB ile Rusya'nın birçok konuda anlaşmazlık içinde olduğunu ancak stratejik ilişkilerin omurgasını oluşturan enerji gibi konular bulunduğunu vurgulayan Borrell, Rusya'nın Ukrayna politikası nedeniyle 2014'ten beri siyasi diyaloğun durma noktasında olduğunu hatırlattı.Borrell, son dönemde Rus muhalif Aleksey Navalnıy'ın zehirlenmesi ve tutuklanması sonrasında Moskova'yı ziyaret etmek, insan hakları, siyasi özgürlükler ve Navalnıy'ın serbest bırakılması meselesini Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile yüz yüze konuşmak istediğini söyledi.Lavrov ile görüşmesini 'hararetli' ve 'gergin' şeklinde nitelendiren Borrell, ayrıca, martta AB-Rusya ilişkilerinin ele alınacağı AB Liderler Zirvesi öncesinde Rusya'nın ilişkilerin kötü gidişini tersine çevirip yapıcı bir diyalog isteyip istemediğini sınamak için Moskova'ya gittiğini ifade etti.'Risk aldım'Rusya'nın bunu istemediğini aktaran Borrell, 'Bu ziyaret malum riskleri içeriyordu. Ben bu riskleri aldım.' dedi.Borrell, 'Lavrov'a Navalnıy ile görüşmek istediğimi söyledim ama bana mahkemede olduğunu, zaman kısıtlaması nedeniyle mümkün olmadığını söylediler. Halbuki o sırada Navalnıy mahkemenin önünde oturuyordu.' şeklinde konuştu. Borrell, ziyaretten daha endişeli döndüğünü dile getirerek, 'Rus hükümeti, endişe verici şekilde giderek daha otoriter bir hale geliyor. Sivil toplum ve ifade özgürlüğünün alanı daralıyor. Demokratik alternatiflerin ortaya çıkması için neredeyse hiç alan kalmıyor. Rus makamları, Navalnıy olayındaki gibi bu tür girişimleri yok etme konusunda acımasız olduklarını gösterdi.' diye konuştu.'Rusya ile dönüm noktasındayız'Rusya'nın Avrupa'dan bağını kopardığını, Avrupa'nın liberal demokratik sistemini kendisine varoluşsal tehdit gördüğünü savunun Borrell, 3 Avrupalı diplomatın Rusya'da istenmeyen kişi ilan edildiğini Lavrov ile toplantısının sonuna yaklaşılırken öğrendiğini, karardan geri dönmelerini istediğini ancak bunun mümkün olmadığını söyledi.Borrell, Rusya'nın jeostratejik seçimlerinden 'çok endişeli' olduğunu vurgulayarak, 'Rusya ile ilişkilerimizde bir dönüm noktasındayız. Yapacağımız seçimler bu yüzyılın uluslararası güç dinamiklerini belirlememize yol açacak.' dedi.Marttaki AB Liderler Zirvesinde Rusya'ya yaptırım kararı çıkabileceğini söyleyen Borrell, Rusya ile 'kalıcı bir karşı karşıya gelme' durumundan kaçınarak ve Rus halkına sırt çevirmeden sivil toplumla ilişkilerin sürmesi gerektiğini vurguladı.'Rusya bizi bölmek istedi ama başaramadı.' diyen Borrell, Rusya ile iletişim kanallarının açık tutmaktan yana olduğunu dile getirdi ve 'Dış politika, ofiste oturarak güvenli bir mesafeden yazılı açıklamalar yapmaya indirgenemez.' ifadesini kullandı.Borrell'in istifası istenmiştiAvrupa Parlamentosundaki 73 milletvekili, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e mektup yazarak, Borrell'in geçen haftaki Rusya ziyaretinde 'küçük düşürücü' gelişmeler karşısında AB'nin çıkarlarını savunamadığı için istifa etmesini istemişti.Milletvekilleri, Borrell'i ortak basın toplantısında Lavrov'un AB'ye yönelik eleştirilerine karşı çıkmamakla, 3 AB ülkesinin diplomatlarının 'istenmeyen kişi' ilan edilmeleri karşısında ziyaretini sonlandırarak kararlı bir sinyal vermemekle suçlamıştı.Mektupta, 'Sayın Borrell kendi rızasıyla istifa etmezse AB Komisyonu Başkanının harekete geçeceğine inanıyoruz.' ifadesine yer verilmişti.AB Komisyonu sözcüleri ise von der Leyen'in Borrell'e desteğinin tam olduğunu açıklamıştı.
Reklam
Libya İçişleri Bakanı Başağa: "Görevi Yeni Hükümete Devretmeye Hazırız"
TRABLUS (AA) - Libya İçişleri Bakanı Fethi Başağa, yeni seçilen geçici Ulusal Birlik Hükümeti'nin güvenoyu almasının ardından görevi teslim etmeye hazır olduklarını söyledi.Başağa, Bakanlık'ta düzenlediği basın toplantısında, Birleşmiş Milletler öncülüğündeki diyalog kapsamında seçilen yeni geçici yürütme otoritesi, ülkedeki barış süreci ve yolsuzluk sorunu hakkında bakanlık personeline hitap etti. Bakan Başağa BM öncülüğündeki Libya Siyasi Diyalog Forumu (LSDF) üyelerinin oylamasıyla seçilen, geçici Ulusal Birlik Hükümet, 'meclisten güvenoyu alana kadar görevine devam edeceklerini' kaydeden Başağa, 'Ardından görevi hemen yeni hükümete devretmeye hazırız.' dedi.Libyalı Bakan, Tobruk'taki Temsilciler Meclisi'nden güvenoyu almasının ardından Libya'yı 24 Aralık'ta yapılmasına karar verilen seçimlere kadar yönetecek yeni hükümete destek çağrısı yaparak, 'Herkesi, güvenoyu alması ve ülkeyi seçimlere götürebilmesi için yeni hükümeti desteklemeye çağırıyorum.' dedi.Libyalı Bakan, şöyle devam etti:'Başkanlık Konseyi Başkanı ve Hükümetin Başbakanı, Libyalıların seçimi neticesinde kazanmalarından ötürü tebrik ettim. Bu çok şeffaf bir seçimdi. BM'ye bu yüzden teşekkür ediyoruz. Bu diyalog kültürünün Libya'da hüküm sürmesini istiyoruz.'Bakan Başağa ayrıca, 'Ulusal barışın tesisi çerçevesinde, doğu bölgesi Sirenayka'yı ziyaret edeceğim.' dedi.Sirenayka, ülkedeki gayrimeşru güçlerin lideri Halife Hafter'in kontrolünde bulunurken, Başağa'nın burayı ziyaret edeceğini söylemesi salondaki Bakanlık personeli tarafından alkışlarla karşılandı.Libya'yı yıkıma uğratan şu anki 'en büyük düşmanının' yolsuzluk olduğuna da işaret eden Başağa, 'En büyük savaşımız her zaman yolsuzluğa karşı olacak.' dedi.BM öncülüğünde yürütülen Libya Siyasi Diyalog Forumu'nun 74 üyesinin 1-5 Şubat tarihlerinde İsviçre’de yaptığı oylama sonucunda, Libya’yı 24 Aralık’taki seçimlere kadar yönetecek olan, Başkanlık Konseyi ve Ulusal Birlik Hükümet'ten oluşan geçici yürütme otoritesi seçildi.LSDF'deki seçim sonucunda belirlenen yönetimin Başbakanlığına Abdülhamid Dibeybe seçilirken, yeni Başbakan'ın en geç 21 gün içinde (26 Şubat'a kadar) kabinesini oluşturması gerekiyor.Dibeybe'nin oluşturacağı kabine ve programını, güvenoyu almak için Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi'ne sunması gerekiyor. Temsilciler Meclisi'nin de aynı şekilde 21 gün içinde yani en geç 19 Mart'a kadar tüm hükümeti mecliste tek seferde güvenoyuna tabi tutması şartı koşuluyor.
Bm'ye, Sri Lanka'da Kovid-19'Dan Ölen Müslümanların Cesetlerinin Yakılmasının Durdurulması Çağrısı Yapıldı
LONDRA (AA) - İngiltere'nin en büyük Müslüman sivil toplum platformu Britanya Müslüman Konseyi (MCB), Birleşmiş Milletleri (BM), Sri Lanka'da yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) ölen Müslümanların cesetlerinin yakılması uygulamasını durdurmaya çağırdı.MCB'den yapılan açıklamada, Sri Lanka hükümetinin Kovid-19 nedeniyle ölenlerin yakılmasına ilişkin kararını devam ettirmesi nedeniyle BM İnsan Hakları Konseyi'ne şikayette bulunulduğu bildirildi.Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen MCB Genel Sekreteri Zara Muhammed, Sri Lanka hükümetinin cesetleri yakma kararından derin endişe duyduklarını ve 'böylesi adaletsiz ve ayrımcı' bir uygulamaya dünyanın hiçbir yerinde rastlanmadığını kaydetti.Muhammed, Sri Lanka hükümetinin bu kararı Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) tavsiyeleri doğrultusunda değiştirmesini beklediklerini ifade etti.MCB'nin avukatı Tayab Ali, Sri Lanka'da Müslümanların cesetlerinin zorla yakılmasının, din özgürlüğünün ve uluslararası hukukun açık ihlali anlamına geldiğini vurguladı.Ali, 'Sri Lanka makamları hiç bir gerekçe göstermeden DSÖ'nün tavsiyelerini ihlal etti. BM İnsan Hakları Komitesi'nin bu konu ile ilgili şikayetler üzerine, cesetlerin yakılmasının durdurulması için derhal harekete geçeceğini düşünüyoruz.' ifadesini kullandı.
Ak Parti Sözcüsü Çelik, Myk Toplantısı'na İlişkin Açıklamalarda Bulundu: (1)
ANKARA (AA) - AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 'Boğaziçi Üniversitesi, hepimizin göz bebeği bir üniversite, Türkiye'nin en büyük kazanımlardan bir tanesi. Dolayısıyla bundan sonrasında artık eğitim-öğretim hayatının orada sağlıklı bir şekilde işlemesine odaklanmak gerektiği herkesin en önemli hassasiyeti olmalıdır.' dedi.Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nde, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi. MYK toplantısında kongre süreci ve çalışmaların ele alındığını aktaran Çelik, ekonomi, teşkilat çalışmaları, iç ve dış politikalar konusunda değerlendirilmelerin yapıldığını belirtti.Çelik, çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eyleminin 526'ncı gününe girdiğini anımsatarak, şunları söyledi:'Bu eyleme katılan evlatlarına kavuşmak için bu eylemde bulunan annelerin yaklaşık olarak aile sayısı 200'ü buldu. Aynı şekilde 22 haftadır da Şırnak'taki anneler bu eylemleri vicdan nöbetini ortaya koyuyorlar. Bu vicdan eyleminde çocuklarına kavuşanların yaşadıkları mutluluktan büyük bir memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek istiyoruz.'Çelik, iç ve dış güvenlik operasyonlarının yoğun şekilde sürdüğüne işaret ederek, 'Türkiye, terörle en ilkeli mücadele eden ülkedir, terör örgütleri arasında hiçbir ayrım yapmadan. Maalesef müttefiklerimiz, halen bu ayrımı yapmak ve bunu sağa sola kabul ettirmek konusunda yanlış bir ısrar içindedirler. PKK ile bu mücadeleyi sürdürdüğümüz gibi aynı şekilde geçen haftalarda DEAŞ'a göz açtırmayan güvenlik güçlerimizin çok önemli operasyonları gerçekleştirildi. PKK'nın yanı sıra DEAŞ ile ilgili de önemli operasyonlar oldu.' ifadelerini kullandı.Boğaziçi Üniversitesindeki olaylara ilişkin Çelik, şunları kaydetti:'Çeşitli devletlerin açıklamalarını yakından takip ediyoruz. Bu açıklamalarda, Türkiye'nin egemenlik hakkına dönük olarak hiçbir şekilde kabul edemeyeceğimiz birtakım yaklaşımlar, birtakım cümleler söz konusu oluyor. Bunların hiç birini kabul etmediğimizi bir kere daha ifade ediyoruz. Genelde kendi ülkelerindeki olaylarla ilgili detaylı anlayış bekleyenler maalesef bizim ülkemizdeki olaylarla ilgili olarak son derece kaba saba standart açıklamaları yapmakla yetiniyorlar. Türkiye'de bu açıklamaların ifade ettiği gibisinden bir durum söz konusu değil.'Çelik, Türkiye'de eylemlerde olduğu gibi Boğaziçi Üniversitesi eylemlerinde de demokratik protesto hakkının kullanıldığını vurgulayarak, şunları söyledi:'Hatta sivil itaatsizlik hakkı kullanıldı fakat bir müddet sonra anayasanın, yasaların verdiği yetkiler çerçevesinde 'atanmış bir yöneticiyi biz yönetici olarak kabul etmiyoruz' ifadesinin ötesinde demokratik protesto hakkı ve sivil itaatsizlik hakkını da aşan bir biçimde fiziki engelleme, rektörlük binasını muhafaza altına alma ve üniversite yönetimini çalıştırmama gibi bir noktaya gelince eylemler, doğal olarak buna güvenlik güçlerinin müdahalesi söz konusu olacaktır. Daha önceki üniversitelerde hangi metotla rektör atanmışsa bu üniversiteye de aynı metotla rektör atandı. Daha önceki üniversitelerle ilgili eleştirileri olanların bunu karar mekanizmalarını iletmek için yapabilecekleri pek çok şey varken daha önceki konularda herhangi bir şekilde bunu bu şekilde bir eylem dizisi ile ortaya çıkmayanların bu sefer bu atama yasaldır ama meşru değildir gibi argüman üretmesi doğru bir şey değil.''Hepimizin göz bebeği'Boğaziçi Üniversitesi eylemlerinde, terörle iltisaklı bazı grupların eylemlerin içine girmesi gibi meselelere karşı son derece hassas olunması ve bu hassasiyetin korunması gerektiğini vurgulayan Çelik, şöyle konuştu:'Aksi halde hiç istemediğimiz birtakım durumlar ortaya çıkabilir. Nitekim güvenlik güçleri de bunu sağlamak için elinden gelen gayreti gösteriyor. Bu tip meselelerde herkesin sağduyu üretmesi gerekir. Yani öğrencilerin içerisine bu grupların sızması konusunda işte valilik açıklama yapıyor, kimler ne kadar süre içerisinde hangi eylemlere katılmış bunların iltisakları nedir, bu grupların durumları nedir gibisinden. Burada sağduyu meselesiyle hareket etmek zorunludur. Herkes demokratik protesto hakkını kullandı. Ondan sonra engelleme, işte kampüsün şu bölümünü işgal etme, rektörü dışarı çıkarmayız, rektöre hesap sorarız gibisinden yaklaşımlar demokratik protesto kavramı içine girmiyor. Boğaziçi Üniversitesi, hepimizin göz bebeği bir üniversite, Türkiye'nin en büyük kazanımlardan bir tanesi. Dolayısıyla bundan sonrasında artık eğitim-öğretim hayatının orada sağlıklı bir şekilde işlemesine odaklanmak gerektiği herkesin en önemli hassasiyeti olmalıdır.'Çelik, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye Twitter tarafından uygulanan sansüre ilişkin, şunları kaydetti: 'Daha önce de söylediğim gibi sosyal medya şirketleri, birer özgürlük mecrası olarak ortaya çıktılar ama şimdi kafalarına göre yargı kararı olmadan subjektif kararlarla keyfi kararlarla birer kamu otoritesi gibi davranıyorlar. Örneğin şu soruyu soralım, PKK/PYD yöneticilerinin hesaplarına resmi onay verirken, mavi tık verirken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yöneticileri niçin bundan mahrum bırakılıyor bunu neye göre yapıyorsunuz? Şimdi en son Diyarbakır annelerinin eylemlerini anlatan Twitter hesabı engellendi. Buradaki keyfi kararın arkasındaki ilkeler nedir? 'Buradaki keyfi karar değil' diyorsanız, bunun arkasındaki ilkeler nedir? Hiçbir şekilde böyle bir şey gözükmüyor.'Hollanda'daki aşırı sağcı siyasetçi Geert Wilders'ın en büyük nefret suçu üreticisi ve en büyük nefret siyaseti üreticisi olduğuna dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:'Peygamberimize, İslam'a ve Müslümanlara, göçmenlere dönük nefret suçunun direkt merkezine oturan tweetlerini niçin engellemiyorsunuz? Buna dönük bir engelleme niye gerçekleştirmiyorsunuz? Bütün bunları yaparken de hangi mahkeme kararı ya da hangi ilkeler bütününe göre hareket ediyorsunuz? Bu kararı verenler neye göre hareket etmiş oluyorlar bunların net bir şekilde bilinmesi lazım. Sosyal medyalar, bir özgürlükçü mekanizma olarak çıktı ama şimdi ulusal iradeleri aşan ulusal iradelerle kavga eden milli egemenlikle kavga eden, hukukla kavga eden birer mekanizmaya dönüşmeye başlıyor. Tabii bu arkasından bir dijital faşizm getirecektir bir dijital diktatörlük getirecektir. Artık yeni mücadele alanı, yeni kriz alanı siber alandır.'(Sürecek)
Reklam
Fransız Çiftçilerden "Yüksek Fiyattan Satış" Protestosu
PARİS (AA) - Fransa'daki çiftçiler, ülkenin uluslararası market zinciri Carrefour'u, şirketin kendilerinden düşük fiyata aldığı ürünleri yüksek fiyatlarla halka sattığı iddiasıyla protesto etti.Anger kentindeki Carrefour mağazasının önünde toplanan çiftçiler, kendilerine zarar veren Carrefour'un düşük fiyata satın alma politikasına tepki göstererek 'adil ücret' çağrısında bulundu. Gösterilerine devam eden çiftçiler mağazanın iç ve dışına saman ve gazete parçaları attı.Bazı çiftçilerin de protestoya traktör ve tarım makineleriyle katılarak mağazaya saman fırlatması dikkati çekti.Öte yandan, ocakta Kanadalı gıda şirketi Alimentation Couche-Tard, Fransa'nın uluslararası market zinciri Carrefour'u 20 milyar dolara satın almak için teklif vermişti. Fakat Fransa hükümetinin söz konusu satışa karşı çıkmasından sonra Carrefour devralma teklifini reddetmişti. Fransa Maliye Bakanı Bruno Le Maire, satışa karşı çıkarak, 'Gıda güvenliği pazarlık konusu olamaz. Pandemi durumunda bile tedarik zincirlerinin risk altında olmayacağını garanti etmek istiyorum.' ifadesini kullanmıştı.
Boğaziçi Üniversitesindeki Eylemler Devam Etti
İSTANBUL (AA) - Boğaziçi Üniversitesinde Prof. Dr. Melih Bulu'nun rektör atanmasının ardından başlayan protestolar bugün de devam etti.Üniversite yerleşkesinde saat 12.00'de başlayan protestolarda bir grup akademisyen rektörlük binasına arkalarını döndü. Akademisyenler alkışlarla protestolarını sürdürürken, öğrenciler de eylemlerde gözaltına alınarak tutuklanan ya da hakkında ev hapsi kararı verilen arkadaşlarına mektup yazdı.Bir grup öğrenci, Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcılığı görevine getirilen Prof. Dr. Naci İnci ile görüşerek taleplerini iletti.'Temsili fakülte açma töreni' adlı bir skeç sahneleyen öğrenciler, açıklamalarının ardından üniversiteden ayrıldı.Polisin üniversitesi çevresinde önlemleri devam ediyor.
ABD Yönetimi İsrail'in Golan'ı Kontrol Etmesini Destekliyor
WASHINGTON (AA) - ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, mevcut durumda İsrail'in Golan tepelerini kontrol etmesini desteklediklerini belirtti.CNN televizyonunda gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmede bulunan Blinken, 'Bu sorunun yasal boyutunu bir kenara bırakacak olursak, Suriye'de Esed iktidarda olduğu sürece, İran Suriye'de olduğu sürece Golan İsrail'in güvenliği için oldukça önemli. İran destekli milisler, Esed'in kendisi, tüm bunlar İsrail için önemli bir güvenlik tehdididir. Burada Golan'ın uygulamada İsrail tarafından kontrol edilmesi önemlidir.' dedi. İsrail egemenliğinin Golan üzerinde tanınmasına ilişkin yasa boyutunun başka bir konu olduğunu ifade eden Blinken, 'Suriye'de işler değişirse buna da ayrıca bakarız ancak şu anda o noktadan çok uzağız.' dedi. Eski ABD Başkanı Donald Trump, 25 Mart 2019'da Golan tepelerinde İsrail'in egemenliğini tanıyan bir Başkanlık İlanı yayınlamıştı.
Reklam
Mardin'de Sahte Para, Ruhsatsız Tabanca Ve Uyuşturucu Yakalandı
MARDİN (AA) - Mardin'in Artuklu ilçesinde düzenlenen operasyonlarda 400 adet sahte 50 dolarlık banknot, ruhsatsız tabanca ve uyuşturucu ele geçirildi.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından 2 kişinin yüklü miktarda sahte dolar bulundurduğunun tespit edilmesi üzerine çalışma başlatıldı.Jandarma ekipleri, şüphelilerin içinde bulunduğu aracı takibe alarak Kuyulu Mahallesi'nde durdurdu.Araçta yapılan aramada bagaj kısmına gizlenmiş 400 adet sahte 50 dolarlık banknot ele geçirildi, araçtaki E.A. ve Ş.Ç. gözaltına alındı. Akıncı uygulama noktasında ise durdurulan araçta yapılan aramada 3 gram kokain, 2 sentetik hap, ruhsatsız tabanca ve 25 fişek ele geçirildi, araçta bulunan A.D. yakalandı.Zanlıların jandarmadaki işlemleri sürüyor.
Reklam
İsrail Güçleri Batı Şeria'nın Güneyinde Bir Köye Baskın Düzenledi
RAMALLAH (AA) - İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın güneyinde bir köye baskın düzenledi, Filistinli bir çocuk gözaltına alındı, biri çocuk da gaz bombasıyla yaralandı. Takku Belediye Müdürü Teysir Ebu Mufrih AA muhabirine yaptığı açıklamada, işgal askerlerinin Beytullahim kentinin doğusundaki Takku köyünün kuzey ve doğu girişini kapatarak, giriş çıkışları engellediğini belirtti. Askeri güçlerin öğle saatlerinde köyün ara sokaklarında konuşlandırıldığını, evlere baskın düzenlediklerini, İsrail ordusunun daha sonra köye daha fazla kuvvet gönderdiğini ifade eden Ebu Mufrih, Filistinlilere karşı plastik mermi ve gaz bombası kullanan İsrail askerlerine, köy gençlerinin taşlarla karşılık verdiğini söyledi. Olaylar sırasında onlarca Filistinlinin gazdan etkilendiğini kaydeden Ebu Mufrih, İsrail askerlerinin 17 yaşındaki bir çocuğu gözaltına aldığı ve gaz bombası başına isabet eden bir çocuğun yaralandığını aktardı.
80 İngiliz Parlamenter, Hükümetten Doğu Kudüs'teki Filistinli Ailelerin Zorla Tahliyesini Durdurmasını İstedi
LONDRA (AA) - İngiltere'de 80'den fazla parlamenter, İngiliz Dışişleri Bakanı Dominic Raab'a bir mektup yazarak hükümetin, Doğu Kudüs'teki Filistinlilerin zorla tahliye edilmeleri ve evlerine el konulmasını önlemek için her türlü çabayı göstermesini istedi. Mektupta, İsrail yerleşimci gruplarının, Doğu Kudüs'teki yüzlerce Filistinlinin evlerinin kontrolünü ele geçirme girişimlerinin son zamanlarda hızlandığına dikkat çekildi. Bu girişimlerin başarılı olması durumunda yüzlerce Filistinli ailenin zorla ve kitlesel olarak tahliye edilecekleri ve mülklerinin ellerinden alınacağı uyarısında bulunulan mektupta, işgal altındaki bir nüfusun zorla tahliyesinin, Cenevre Sözleşmesi'ne aykırı olduğu vurgulandı.Meselenin hukuki değil, siyasi olduğu ifade edilen mektupta, 'İsrailli yerleşimcilerin yanı sıra hükümet ve belediye yetkilileri de şehrin demografisini kontrol etmek istediklerini açıkça dile getiriyor. İşgalci gücün, Kudüs'ün karakterini, statüsünü veya demografik yapısını değiştirmeye yönelik her türlü eylemi, uluslararası hukuka göre yasa dışıdır.' ifadesine yer verildi.Bu adaletsizliği durdurmanın İsrail devletinin gücü dahlinde olduğu ifade edilen mektupta, İngiltere'nin, Cenevre Sözleşmesi'ne taraf devlet olarak elinden geleni yapması gerektiği belirtildi.Mektupta 'İngiliz hükümeti İsrail hükümetini, işgal altındaki Doğu Kudüs'teki ailelerin evlerinden zorla tahliye edilmesini durdurmaya çağırmalı.' ifadesi kullanıldı.Mektupta, İsrail'e baskı için diplomatik temasların azaltılması ve yerleşim yerlerinde yetiştirilen ürünlerinin ticaretinin yasaklanması dahil çeşitli önlemlerin dikkate alınması da istendi.
İran, Belçika'nın Tahran Büyükelçisini Bakanlığa Çağırarak Hapse Mahkum Edilen Diplomatının Bırakılmasını İstedi
ANKARA (AA) - İran, Fransa'da bombalı saldırı planlamak suçlamasıyla İranlı bir diplomata 20 yıl hapis cezası veren Belçika'nın Tahran Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığına çağırdı ve diplomatının serbest bırakılmasını istedi.İran Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Belçika'nın Tahran Büyükelçisi Veronique Petit, Belçika mahkemesinin İranlı diplomat hakkında verdiği karara itiraz için bakanlığa çağrıldı. İranlı diplomatın 'yargılanma ve mahkumiyet sürecinin 1961 tarihli Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesinin hükümlerine aykırı olduğu ve meşruiyetten yoksun olduğuna' dair itirazların Belçika Büyükelçisi'ne iletildiği kaydedildi. Esedullah Esedi'nin mahkumiyetiyle sonuçlanan sürecin, İran'da terör örgütü kabul edilen Halkın Mücahitleri Örgütü'nün bir komplosu olduğu öne sürülerek Belçika hükümetinden İranlı diplomatı en kısa sürede serbest bırakmasının istendiği ifade edildi. İran'ın yazılı itiraz notasının Belçika Büyükelçisi'ne iletildiği aktarıldı. Belçika'da bir mahkeme, 4 Şubat'ta, İran'ın Avusturya'da görevli diplomatı Esedi ile 3 kişiyi, Tahran yönetimine muhalif Halkın Mücahitleri Örgütü'nün 2018'de Fransa'da yaptığı toplantıya yönelik terör saldırısı planlamaktan 20 yıl hapse mahkum etmişti.
Konya'da Devrilen Traktörün Sürücüsü Öldü
KONYA (AA) - Konya'nın Akşehir ilçesinde devrilen traktörün altında kalan sürücü yaşamını yitirdi.Salim Baygın (51) yönetimindeki 42 D 6173 plakalı traktör, Gedil Mahallesi Bağlar Altı mevkisinde devrildi.Traktörün altında kalan Baygın, olay yerinde hayatını kaybetti. Baygın'ın cesedi yapılan incelemenin ardından morga kaldırıldı.
Reklam