İsrail Askerleri Batı Şeria'da Filistinlilere Ait İki Evi Yıktı
KUDÜS (AA) - İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın Ürdün Vadisi bölgesinde Filistinlilere ait iki evi 'ruhsatsız' olduğu iddiasıyla yıktı.Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Yahudi Yerleşim Birimleri ve Ayrım Duvarı İle Mücadele Heyetinde Araştırmacı İbrahim Ebu Haşim, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail askerlerinin Ürdün Vadisi’ndeki Yarza köyüne buldozerlerle baskın düzenlediğini belirtti.İsrail güçlerinin beldede Filistinlilere ait iki evi yıktığını kaydeden Ebu Haşim, Tel Aviv makamlarının söz konusu yeri 'C bölgesi' olarak değerlendirdiğini ifade etti.Ebu Haşim ayrıca İsrail güçlerinin Ramallah’ın El-Muğir beldesinde çok sayıda meskene su sağlayan bir kuyuyu da aynı nedenle tahrip ettiğini söyledi.Ürdün Vadisi Yahudi Yerleşim Birimleri Dosyası Sorumlusu Mutez Bişarat da AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin Yarza'da iki evi yıkmasıyla 13 kişilik iki ailenin evsiz kaldığını belirtti.Bişarat, İsrail askerlerinin köyde iki araca da el koyduğunu aktardı.İsrail her yıl onlarca Filistinliyi evsiz bırakıyorİsrail, 1967'de işgal ettiği Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da Filistinlilere ait ev ve yapıları çeşitli gerekçelerle yıkıyor.Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995'te imzalanan 'İkinci Oslo Anlaşması' çerçevesinde işgal altındaki Batı Şeria 'A', 'B' ve 'C' bölgelerine ayrılmıştı.Yüzde 18'i kapsayan 'A bölgesi'nin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin'e, yüzde 21'lik 'B bölgesi'nin idari yönetimi Filistin'e, güvenliği ise İsrail'e devredilirken, yüzde 61'ini kapsayan 'C bölgesi'nin idare ve güvenliği İsrail'e bırakılmıştı.Yerel kaynaklar, sadece 2020’de Filistinlilere ait 729 ev ve iş yerinin 'ruhsatsız' olduğu veya 'C bölgesi'nde inşa edildiği gerekçesiyle İsrail güçlerince yıkıldığını belirtiyor.
Afganistan'da Taliban Saldırısında 2 Güvenlik Görevlisi Öldü
KABİL (AA) - Taliban militanlarının, Afganistan'ın batısında bulunan Gor vilayetindeki polis karakola düzenlediği silahlı saldırıda 2 güvenlik görevlisi hayatını kaybetti.Gor Valisi Nur Muhammed Kohneverd, basına yaptığı açıklamada, militanların, Gor'un Haristan bölgesindeki polis karakoluna silahlı saldırı düzenlediğini söyledi.Saldırıda 2 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiğini ifade eden Kohneverd, saldırının ardından çıkan çatışmada militanların da kayıp verdiğini belirtti.Görgü tanıkları ise saldırıda 4 güvenlik görevlisinin öldüğünü iddia etti.Taliban'dan henüz saldırıyla ilgili bir açıklama yapılmadı.
Eskişehir'de Akraba Ziyareti Sonrası 3 Aileden 9 Kişinin Kovid-19 Testleri Pozitif Çıktı
ESKİŞEHİR (AA) - Eskişehir'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testleri pozitif çıkan 9 kişinin temas içinde olduğu 7 ev karantinaya alındı.Odunpazarı ilçesi Gündoğdu Mahallesi'nde 3 aileye mensup bazı kişilere, İstanbul'dan kendilerini ziyarete gelen akrabalarının ayrılmasının ardından görülen belirtiler nedeniyle hastanede test yapıldı.Yunus Emre Devlet Hastanesinde uygulanan testleri pozitif çıkan 9 kişi, tedavi altına alındı.İlçe Sağlık Müdürlüğü filyasyon ekiplerince yapılan araştırmada, hastalığa yakalanan bireylerin, ailelerindeki 17 kişiyle temaslı olduğu tespit edildi.Odunpazarı Kaymakamı Turgay Hakan Bilgin başkanlığında toplanan İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulu, temaslıların yaşadığı 7 evin 10 günlüğüne karantinaya alınmasını kararlaştırdı.Bu süreçte söz konusu kişilerin ihtiyaçları Odunpazarı Kaymakamlığınca koordine edilen Vefa Sosyal Destek Grupları tarafından karşılanacak.
Kelkit Çayı'ndaki Adacıkta Mahsur Kalan Köpeği İtfaiye Kurtardı
TOKAT (AA) - Tokat'ın Erbaa ilçesinde Kelkit Çayı'nın ortasındaki adacıkta mahsur kalan köpek, itfaiye ekiplerince kıyıya çıkarıldı.Çaya balık tutmak için gelen vatandaşlar, suyun ortasında oluşan adacıkta mahsur kalan sokak köpeğini fark etti.Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye gelen Erbaa Belediyesi İtfaiye ekipleri, botla köpeğin mahsur kaldığı adacığa ulaştı. Soğuk ve yorgunluktan bitkin bulunan köpek, ekipler tarafından kıyıya çıkarıldı.Erbaa Belediyesi Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi'nde bakıma alınan köpeğin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Göz Hastalarına "Akıllı Mercek" Uyarısı
İSTANBUL (AA) - Bezmialem Vakıf Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Koytak, bazı sağlık kurumları ve hekimlerin çok odaklı merceklere pazarlanacak bir ürün gözüyle bakıp toplumun göz sağlığını tehlikeye attığını ifade etti.Koytak yaptığı yazılı açıklamada, 'akıllı mercek' olarak tanıtılan çok odaklı göz içi merceğinin, 1970'lerden bu yana katarakt ameliyatlarında göz içine yerleştirdikleri yapay merceklerin güncel bir modeli olduğunu belirtti. Çok odaklı merceklerin standart (tek odaklı) merceklerden farkının sadece uzakta değil, yakın ve ara mesafelerde de gözlüksüz görüş sağlama iddiası olduğuna işaret eden Koytak, 'Ne var ki, görüş kalitesi standart merceklerin sağladığı görüş kalitesini yakalayabilmiş ya da doğal merceğimizi başarıyla taklit edebilmiş çok odaklı mercek tasarımına henüz ulaşılabilmiş değildir. Bazı sağlık kurumları ve hekimler çok odaklı merceklere pazarlanacak bir ürün gözüyle bakıp toplumun göz sağlığını tehlikeye atabilmektedir.' ifadelerini kullandı.Koytak, çok odaklı merceklerin detaylı bir hasta değerlendirmesi sonrasında, hastanın mevcut ve gelecekte yaşaması muhtemel sağlık sorunları da dikkate alınarak, kişinin yaşam tarzı ve beklentileri değerlendirildikten sonra ve en önemlisi, hasta işlemin olumlu ve olumsuz tüm yönleriyle ilgili yeterince bilgilendirildikten sonra önerilmesi gerektiğini vurguladı.Prof. Dr. Arif Koytak, akıllı mercek ile ilgili dikkat edilmesi gereken konularla ilgili şunları kaydetti:'Bu merceklerin kullanıldığı hastaların neredeyse tamamında, değişen oranlarda, disfotopsi dediğimiz rahatsız edici ışık oyunları gözlenmektedir ve bu olası şikayetler konusunda hastalar önceden uyarılmalıdır. Çok odaklı mercekler kontrast hassasiyetini ve düşük ışıklı ortamlarda görüş yeteneğini standart merceklere oranla daha fazla bozmaktadır. Hassas ve detaylı görme becerisi gerektiren uğraşları olan kişilerin bu yan etkiler nedeniyle çok odaklı merceklerden uzak durması gerekir. Çok odaklı merceklerin katarakt dışında göz problemleri olan, özellikle sarı nokta hastalığı, diyabetik retinopati gibi retina hastalıkları olan kişilerde kesinlikle uygulanmaması gerekir. Bunlar retina hastalığı bulunan kişilerin görüş kalitesini olumsuz etkilemektedir. Çok odaklı merceklerin göz içine yerleştirilmesi cerrahi bir işlemdir ve bu ameliyatın da kendine ait riskleri ve komplikasyonları vardır.'
Doktorunu Öldürdüğü Gerekçesiyle Yargılanan Hasta Müebbet Hapis Cezasına Çarptırıldı
İSTANBUL (AA) - Bahçelievler'deki özel hastanede çalışan Psikiyatri Uzmanı Dr. Fikret Hacıosman'ı silahla vurarak öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan sanık Serhat Tunçdemir'in 'tasarlayarak öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar verildi.Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Serhat Tunçdemir ile tarafların avukatları katıldı.Duruşmada, maktul Fikret Hacıosman'ın eşi Perihan Mutlu Hacıosman ile İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü avukatı ve İstanbul Tabip Odası temsilcileri de hazır bulundu.Katılan Perihan Mutlu Hacıosman, 'Sanığın cezalandırılmasını talep ediyorum.' dedi.Tutuklu sanık Serhat Tunçdemir, daha önceki savunmalarını tekrar ettiğini söyledi.Mahkeme heyeti, sanık Serhat Tunçdemir'i 'tasarlayarak öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanığın 'geçmişini, sosyal ilişkilerini, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışlarını, duruşmada gözlenen tutum ve davranışlarını' lehine takdiri indirim sebebi sayan mahkeme, cezayı müebbet hapse indirdi. Sanık Tunçdemir'i 'ruhsatsız silah taşıma' suçundan 10 ay hapis cezasına mahkum eden mahkeme, sanığın bu suçunun hükmünün açıklanmasını geriye bıraktı.Mahkeme, ayrıca sanığın tutukluluğunun devamına karar verdi.Duruşma sonrasında açıklama yapan İstanbul Tabip Odası Temsilcisi Güray Kılıç, 'Hem Dr. Fikret Hacıosman hem de kaybettiğimiz diğer meslektaşlarımızın anısına sahip çıkacağız. Cinayetlere kadar uzanan ve giderek yaygınlaşan sağlıkta şiddeti ortadan kaldırmak için mücadeleyi tüm kararlılıkla sürdüreceğiz.' dedi.İddianamedenBakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, olay tarihinde 18 yaşında olan lise öğrencisi sanık Tunçdemir'in, Bahçelievler'de özel bir hastanede çalışan Psikiyatri Uzmanı Fikret Hacıosman'a 2018'de 4 kere muayene olarak, psikiyatri desteği aldığı belirtilmişti.İddianamede, obsesif kompulsif bozukluk ve psikotik belirtili ağır depresif nöbet tanısıyla tedavisi yapılan sanığın 'tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması istenmişti.
Reklam
Mersin'de Girit Göçmeni Kadınların Yaptığı Ekmeğe Talep Artıyor
MERSİN (AA) - Girit göçmeni kadınlar ekşi mayalı ekmek yapma geleneğini sürdürüyor.İhsaniye Mahallesi'nde yaşayan kadınlar, Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak'ın desteğiyle kurulan fırınlarda kültürlerine özgü ekmeği imal ediyor.Gültak da siparişleri yetişmek için yoğun şekilde çalışan kadınları ziyaret etti.Kadınlarla ekmek pişiren ve çalışmaları hakkında bilgi alan Gültak, gazetecilere yaptığı açıklamada, gelen talep üzerine mahallede 5 fırın yaptıklarını belirterek, 'Kadınlarımız burada günlük ekmek çıkarıyor. Bu fırınlar sayesinde, kültür ve örfün gençlere aktarılmasını hem de kadınların bir şeyler üretip evleri için kazanç elde etmesini sağladık. Köyü iyi tanıtıp agro turizmine katkı sağladığımıza da inanıyorum.' dedi.Ekmek yapan kadınlardan Medine Yalçın ise ekmeğin yapımının zahmetli olduğunu dile getirerek, 'Hazır hale gelmesi 6-7 saati buluyor. Kadınlar olarak bu kültürümüzü yaşatmaya çalışıyoruz. Satışlarımız artıyor.' dedi.İhsaniye Mahallesi muhtarı Yücel Şen de ekmeği Mersin ve Adana'da birçok yere gönderdiklerini ifade etti.
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov "Yatırım Ortamının İyileştirilmesi" İçin Hızlı Karar Alınmasını İstedi
BİŞKEK (AA) - Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, hükümete yatırımcıların desteklenmesi, korunması ile yatırım ortamının iyileştirilmesi için hızlı karar alma talimatı verdi.Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Caparov, bir hafta önce Başbakanlık görevine getirilen Ulukbek Maripov'u makamında kabul etti.Görüşmede, ekonomideki durgunluğa karşı önlemler, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele tedbirleri, ülkenin orta vadeli kalkınmasının kilit alanları ile ekonomideki yapısal reformlar ele alındı.Ülke ekonomisinin son derece zor bir durumda olduğunu belirten Caparov, hükümete özel girişimcilerin ve yatırımcıların desteklenmesi, korunması ile yatırım ortamının iyileştirilmesi için hızlı karar alınması yönünde talimat verdi.Caparov, iş çevrelerinin devletin kurumlarına güvenini artırmak ve ekonominin desteklenmesi için hükümetin, kapsamlı bir krizle mücadele eylem planını acilen kabul etmesi gerektiğinin altını çizdi.
Reklam
Osmaniye'de Tefecilik Yaptığı İleri Sürülen 2 Şüpheli Gözaltına Alındı
OSMANİYE (AA) - Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde tefecilik yaptığı ileri sürülen 2 zanlı yakalandı.İl ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, M.G. ve A.G'nin tefecilik yapığı ihbarı üzerine çalışma başlattı.Operasyonla M.G. ve A.G'yi gözaltına alan ekipler, zanlıların adreslerinde 110 bin 300 liralık makbuz, 85 bin 800 liralık borç senetleri, alacaklı listesi, boş senetler ve ruhsatsız tabanca ele geçirdi.Şüpheliler, jandarma karakoluna götürüldü.
Kadem Yönetim Kurulu Başkanı Gümrükçüoğlu, "Pandemi Psikolojisinde Aile" Panelinde Konuştu:
KONYA (AA) - Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu, 'Kısıtlama, kapanma gibi yeni davranışlar, hayatı sığdırmanın zor olduğu küçük evlerde hep birlikte yaşandı. Bütün bu değişimler aile içi ilişkilerimizi, rol ve sorumluluklarımızı, evi kullanma alışkanlıklarımızı yeni normale göre düzenlemeyi elzem hale getirdi.' dedi.Gümrükçüoğlu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'un açılış konuşmasını yaptığı, KADEM ve Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) iş birliğinde düzenlenen 'Pandemi Psikolojisinde Aile' konulu çevrim içi panelde konuştu. KADEM olarak toplumsal cinsiyet adaletini savunarak, kadının sosyal, siyasi ve ekonomik hayatta temsilini güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Gümrükçüoğlu, 'Derneğimiz kurulduğu günden bu yana hem kadın hakları hem de aileyi ilgilendiren konularda, sahici ve kalıcı çözümler üretmekte, adaletli bir söylem oluşturmaya gayret etmektedir.' diye konuştu.Gümrükçüoğlu, temsilcilik sayılarının 50'ye ulaştığını, KADEM'in temsil edildiği şehirlerde kadınların yereldeki ihtiyaçlarını ve beklentilerini yakından takip etme imkanı bulduklarını bildirdi.'Beden ve ruh sağlığına dair endişelere maalesef gelecek kaygısı da eşlik ediyor'Tüm dünyada etkili olan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının herkes gibi kadınların toplumsal hayatında da değişim ve dönüşümlere yol açtığına değinen Gümrükçüoğlu, şunları kaydetti:'Tüm dünya küresel bir salgınla mücadele ediyor. Bu süreç bize dünyanın sadece salgına karşı değil, salgınla mücadele konusunda da bağışıklığı olmadığını gösterdi. Yeni normal olarak adlandırılan bu dönemde alınan önlemler, kısıtlamalar ve yeni uygulamalar, bireysel ve toplumsal anlamda pek çok değişimi ve değişime bağlı sorunları da beraberinde getirdi. Öyle ki hayatlarımız bir hafta sonrasını dahi planlayamayacağımız bir belirsizlikle sürüyor. İş, okul ve sosyal hayatımızı ancak teknolojinin imkanları dahilinde idame ettirebiliyoruz. Beden ve ruh sağlığına dair endişelere maalesef gelecek kaygısı da eşlik ediyor.'Gümrükçüoğlu, salgın döneminin yeni düzeninden ve tüm değişimlerinden en fazla etkilenen kurumun aile kurumu olduğuna dikkati çekerek, okul, iş ve günlük hayatın bölünmüş alanlarının evlere taşınmasıyla insanlarda zaman ve mekan algısının da aşındığını söyledi.'Kadınların sorunları da yeni bir boyut kazandı'Dışarıdaki hayatı evden yönetme zorunluluğunun, evin olağan biçimini ve evle kurulan ilişkinin mahremiyetini de değiştirdiğine işaret eden Gümrükçüoğlu, şunları kaydetti:'Kısıtlama, kapanma gibi yeni davranışlar, hayatı sığdırmanın zor olduğu küçük evlerde hep birlikte yaşandı. Bütün bu değişimler aile içi ilişkilerimizi, rol ve sorumluluklarımızı, evi kullanma alışkanlıklarımızı yeni normale göre düzenlemeyi elzem hale getirdi. Bizler sorunları tespit ederek çözüm yolları aramak, kadın literatürüne kendi söylemlerimizle katkı sağlamak ve mevcut eksiklikleri gidermek zorundayız. Çünkü bugün yaşadığımız salgın gibi yeni süreçlerin etkilediği ve değiştirdiği dünyada, kadınların sorunları da yeni bir boyut kazandı. Bugünkü panelimizde salgının aile üzerindeki psikolojik, sosyolojik, ekonomik ve küresel boyuttaki etkilerine yakından bakma imkanı bulacağız. Panelimizden çıkacak görüş ve önerilerin, ailenin yeni normallerine dair yeni strateji ve uygulamaların oluşumuna da katkı sağlamasını arzu ediyoruz.'Gümrükçüoğlu, panele katılan Bakan Selçuk'a ve ev sahipliği yapan KADEM Konya Temsilciliğiyle Necmettin Erbakan Üniversitesi'ne teşekkür etti.Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu da panelde yaptığı konuşmada, salgınların tarihsel sürecin hemen her aşamasında görüldüğünü ve toplumları birçok açıdan etkilediğini belirtti.Kovid-19'un da başladığı günden bu yana toplumsal hayatta farklı etkilere neden olduğunu, özellikle ev yaşamını değiştirdiğini dile getiren Zorlu, şöyle konuştu:'Bu süreçte insanlar evlerinde daha fazla zaman geçirmeye başlamıştır. Daha önce belki biraz otel gibi kullanılan evler, artık gerçekten her açıdan fonksiyonel hale gelen bir yuva haline dönüşmüştür. Bu süreç içerisinde insanlar evlerinde daha fazla zaman geçirmeye başlamış, bugünler 7'den 70'e tüm bireylerin alışkanlıklarında ve aile ilişkilerinde değişime neden olmuştur. Tüm aile halkının 24 saat birlikte yaşama gerekliliği ortaya çıkmıştır. Aile üyeleri her zamankine göre daha az ve kapalı bir alanda yaşamaya başlamıştır. Bu durumun, yeni bir uyum süreci olarak fırsata dönüştürülmesi, hem ebeveynler hem de çocuklar açısından farkındalıkların arttırılması gerekmektedir.' diye konuştu. KADEM Konya Temsilcisi Aytül Dağ da programa ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, hayırlara vesile olmasını diledi.
Kars Ve Ağrı'da Soğuk Hava Nedeniyle Ağaçlar Kırağıyla Kaplandı
KARS/AĞRI (AA) - Kars ve Ağrı'da soğuk hava etkisini sürdürüyor.Kars'ta soğuk nedeniyle bina çatılarında buz sarkıtları oluştu, araç camları kırağı ile kaplandı.Belediye ekipleri, soğuktan buz tutan kaldırımlarda buz kırma çalışması yaparken, bazı vatandaşlar da araçlarını üzerine battaniye ve halı örterek soğuktan korumaya çalıştı.Kentin Sarıkamış ilçesinde ise vatandaşlar, soğuk hava nedeniyle camları kırağı tutan araçlarını temizlerken, bazı vatandaşlar da ilçede soğuktan etkilenen sokak hayvanlarına yem bıraktı.Karla kaplı olan ilçede beyaz örtü üstünde yiyecek arayan tilkiler olduğu da gözlendi.İlçedeki derelerde de buzların çözüldüğü bazı kısımlarda ördeklerin yüzdüğü anlar görüntülendi.Doğu Anadolu Bölgesi'nde sıfırın altında 18 derece ile gece en soğuk hava ısısı ölçülen Ağrı'da da soğuk hava yüzünden kırağı tutan ağaçlar güzel görüntüler ortaya çıkardı.
Reklam
İstanbul Aydın Üniversitesi 18 Akademik Personel Alacak!
İstanbul Aydın Üniversitesi boş bulunan kadrolarına 18 akademik personel alımı gerçekleştireceğini duyurdu. Akademik personel alımı ile ilgili ilan Basın İlan Kurumu ilan portalı ilan.gov.tr internet sitesinde yayınlandı. İşte İstanbul Aydın Üniversitesi akademik personel alımı ile ilgili tüm detaylar...
Güney Afrika Cumhuriyeti, Astrazeneca'nın Kovid-19 Aşısının Kullanımını Durdurdu
İSTANBUL (AA) - Güney Afrika Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Zweli Mkhize, Oxford Üniversitesi ve AstraZeneca'nın birlikte geliştirdiği yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı aşısının kullanımını geçici olarak durdurduklarını belirtti. Mkhize, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, 'AstraZeneca aşısının nasıl kullanılacağı konusunda bilim insanlarının rehberliğini beklemeliyiz.' dedi. Söz konusu karar, aşının Güney Afrika Cumhuriyeti'nde görülen mutasyonlu Kovid-19 türüne karşı daha az etkili olduğunun ortaya çıkması sonrası alındı.AstraZeneca'dan yapılan açıklamada, aşının, temel olarak B.1.351 adı verilen Güney Afrika mutasyonundan kaynaklanan hafif hastalığa karşı sınırlı etki gösterdiği bilgisi paylaşılmıştı.Afrika kıtasında en fazla Kovid-19 vakası Güney Afrika Cumhuriyeti'nde kaydedildi. Ülkede 1 milyon 476 bin 135 kişide Kovid-19 tespit edilirken, 46 bin 290 kişi salgın nedeniyle hayatını kaybetti.
Reklam
Sosyal Koruma Kalkanı İle Vatandaşlara Aktarılan Kaynak 49 Milyar Liraya Yaklaştı
ANKARA (AA) - Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Sosyal Koruma Kalkanı kapsamında vatandaşlara aktarılan toplam kaynağın 49 milyar liraya yaklaştığını bildirdi.Bakan Selçuk, Kadın ve Demokrasi Derneğince (KADEM) çevrim içi düzenlenen 'Pandemi Psikolojisinde Aile Paneli'nde, Türkiye'nin Kovid-19 salgını sürecini en az zararla atlatabilmesi için sağlıktan eğitime, istihdamdan sosyal yardımlara varıncaya kadar kapsamlı tedbirler aldıklarını söyledi.Salgının beden sağlığının yanında belirsizlik ve kaygılar nedeniyle bireylerin psikolojisini de etkilediğini, bunun 'salgın psikoloji' denilen travmatik durum oluşturduğunu belirten Selçuk, şöyle konuştu:'Bu konuda hem ulusal hem de uluslararası alandaki araştırma ve anketler bize bireylerin ve toplumların esenlik ve iyi hissediş hallerindeki değişimler konusunda da çeşitli bilgiler sunuyor. Anketlerin çoğunda, huzursuzluğun arttığı, uyku kalitesinin bozulduğu, gündelik işlerin yapılamaz hale gelindiği, virüs kapma duygusunun yaşandığı ve bireylerin yaşamlarında kontrol duygusunu kaybettiği yönünde veriler var. Toplumda geniş çaplı bir afet olarak da ele alabileceğimiz bu salgının travmatik etkilerinin kalıcı sorunlara meydan vermemesi için hep beraber gayret etmeliyiz. Toplum psikolojisini güçlü tutacak bir sorumluluk şuuruyla hareket etmeliyiz.''Aile yapımız, salgınla başa çıkmada da büyük bir güç kaynağı oldu'Salgının toplumun bütün kesimlerini tedirgin etmekle beraber, dezavantajlı ve kırılgan nitelikli gruplar üzerinde daha yoğun ve ağır etkilere sahip olduğunu anlatan Selçuk, 'Bu kırılgan gruplar da bir anlamda salgın psikolojisinin fay hatlarını oluşturuyor. Kadınlarımız, çocuklarımız, engellilerimiz, yaşlılarımız ve bu süreçte iş arayanlarımız başta olmak üzere bütün dezavantajlı gruplarımızı sosyal koruma altına almak durumundayız.' dedi.Bakan Selçuk, hükümet ve bakanlık olarak bütün dezavantajlı grupları koruma altına almayı hedefleyen bütüncül yaklaşımlarla tedbirler almaya önem verdiklerini ifade ederek, şöyle devam etti:'Bu aşamada toplumsal yapımızın ve dinamiklerimizin gücü ayrı bir öneme sahip. Aile kurumunun sosyal ve psikolojik işlevi de bütün boyutlarıyla bu süreçte ortaya çıktı. TÜİK'in Yaşam Memnuniyeti istatistiklerine göre, nüfusumuzun yüzde 74'ü kendilerini en çok ailelerinin yanında mutlu hissettiklerini ifade ediyor. Dolayısıyla salgının yol açtığı bütün olumsuzluklara rağmen, aile kurumu toplumun taşıyıcı direklerinden biri olmayı sürdürüyor. Biz bütün çalışmalarda da bunu görüyoruz. Sağlam aile yapımız, salgınla başa çıkma konusunda da bizim için büyük bir güç kaynağı oldu. Salgın süreci aile değerlerimizin önemini bir kez daha hatırlattı.'GSS kapsamındaki Kovid-19 ödemeleri 6,5 milyara ulaştıBakanlık olarak salgın sürecinde aile odaklı çalışmalar yürüttüklerini ve toplumun bütün kesimlerini koruyan adımlar attıklarını vurgulayan Selçuk, şunları kaydetti:'Sosyal devlet anlayışımızın gereği olarak sosyal kalkınmayı gerçekleştirmeyi ve sosyal refahı da artırmayı amaçlıyoruz. Biz sosyal devleti her zaman toplumsal yardımlaşma ve dayanışmanın kurumsal bir ifadesi olarak görüyoruz. Son 18 yılda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde devletimiz, gerçek anlamda bir sosyal devlet haline geldi. Nihai hedefimiz, mutlu birey, uyumlu aile ve müreffeh toplum. Dolayısıyla salgın sürecinde de bütün hizmetlerimizi çalışma hayatı, sosyal hizmetler, sosyal yardım ve sosyal güvenlik başlıkları altında toparladık. Bu alanda da salgınla mücadelemizi devam ettirdik. Temel hedefimiz istihdamı, çalışanlarımızı ve işverenlerimizi korumak olduğu için kısa çalışma ödeneği, fesih kısıtı, nakdi ücret desteği, normalleşme desteği gibi etkin uygulamalarımızla hem çalışanlarımızı hem de ailelerini korumaya çalıştık. Bu noktada doğrudan sunduğumuz desteğin toplam tutarı 40 milyar lirayı aştı. Yine vatandaşlarımıza sosyal güvenlik uygulamalarımızla destek olmaya çalıştık. Bu süreç aslında bize Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemimizin ne kadar önemli olduğunu da gösterdi. Bugün hiçbir vatandaşımız sağlık hizmeti alamayacağı endişesi taşımıyor. Kovid-19 kapsamındaki test, tedavi ve aşılama hizmetleri vatandaşlarımız için güven oluşturdu. GSS kapsamındaki bütün Kovid-19 ödemelerimiz 6,5 milyara ulaşmış durumda.' Tüm il ve ilçelerindeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları aracılığıyla bütün vatandaşlara destek olmaya devam ettiklerini belirten Selçuk, 'Salgın dönemindeki sosyal destek programıyla biner lira olarak verdiğimiz toplam 6,4 milyar lirayla, aylık periyodik ödemelerle desteklediğimiz vakıflarımızla ve 'Biz Bize Yeteriz Türkiyem' kampanyasındaki desteklerimizle bütün ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya çalıştık. Sosyal Koruma Kalkanımızla aktardığımız kaynağın toplam tutarı bugün itibarıyla 49 milyar liraya yaklaştı. Bütün bu desteklerimizin yanı sıra eğitim faaliyetlerimiz ve psikososyal destek hizmetlerimizle de vatandaşlarımızın yanında olmayı sürdürdük.' diye konuştu.
Ordu'da Yumurta Üretimi Artıyor
ORDU (AA) - Ordu Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, ilde serbest sistem ve organik yumurta üretimi yapan işletmelerde bulunan yaklaşık 115 bin tavuktan günlük 101 bin adet yumurtanın üretildiğini belirtti. Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ordu'da fındık üreticilerine ek gelir sağlanması amacıyla Serbest Sistem ve Organik Yumurta Tavukçuluğu ile ilgili çalışmaların ilk olarak 2014 yılında başladığını söyledi. 2014 yılında 'Doğu Karadeniz Bölgesinde Serbest Sistem Yumurta Tavukçuluğunun Yaygınlaştırılması Projesi' kapsamında ilk yıl 38 adet işletme kurulduğu bilgisini veren Yılmaz, 'Projenin ikinci yılında işletme sayısı 72'ye ulaşmıştır. Bu işletmelerden bir kısmı 2016 yılında organik yumurta tavukçuluğuna geçiş yapmış ve halen 34 işletmemizde organik üretim devam etmektedir.' diye konuştu. Projenin başlangıcından bugüne kadar Tarım ve Orman Bakanlığı, Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve DOKAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının sağladığı kaynaklarla üreticilere verilen desteğin sürekli arttığını vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:'İşletme sayısı 127'ye ulaşmıştır. Projenin sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi amacıyla ilk olarak Ordu Yumurta Üreticileri Birliği kurulmuş, daha sonra yem ve yarka maliyetinin düşürülmesi amacıyla Yem Fabrikası ve Yarka Üretim Tesisi, ayrıca üretilen yumurtaların paketlenmesi amacıyla da Yumurta Paketleme Tesisi DOKAP Bölge Kalkınma İdaresi kaynaklarıyla kurulmuş ve üreticilerimizin hizmetine sunulmuştur. Bugün bu tesisler kiralanmak suretiyle Ordu Yumurta Üreticileri Birliği tarafından işletilmektedir.' '115 bin tavuktan günlük 101 bin adet yumurta üretiliyor'Yılmaz, il genelindeki yumurta üretim miktarına ilişkin bilgi verirken, 'İlimizde, serbest sistem ve organik yumurta üretimi yapan işletmelerimizde bulunan yaklaşık 115 bin tavuktan günlük 101 bin adet yumurta üretilmekte olup, üreticiler yumurtalarını hem kendi imkânlarıyla hem de birlik üzerinden il içi ve il dışına pazarlayarak tüketicilerimizle buluşturmaktadır.' dedi. Kemal Yılmaz, Ordu'da üretilen yumurtaların kısa süre içinde birlik tarafından Dubai'ye ihracatının sağlanacağını dile getirerek, bunun son derece önemli bir gelişme olduğunu ifade etti. Yılmaz, Ordu'da yumurta sektörünün ilin ekonomisine yıllık 30 milyon lira katkı sağlayan bir sektör haline geldiğini kaydetti.
Reklam
Şırnak'ta Uyuşturucu Ve Kaçakçılık Operasyonlarında 49 Kişi Gözaltına Alındı
ŞIRNAK (AA) - Şırnak'ta bir haftada düzenlenen uyuşturucu ve kaçakçılık operasyonlarında 49 şüpheli yakalandı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü ve Habur Kara Hudut Kapısı Şube Müdürlüğünce terörün finans kaynaklarından kaçakçılık ve uyuşturucuyla mücadele kapsamında çalışmalar gerçekleştirildi.Bir haftada düzenlenen operasyonlarda 49 zanlı gözaltına alındı.Operasyonlar kapsamındaki aramada, tabanca, şarjör, 6 fişek, 5,7 gram esrar, 83,40 gram eroin, 21,55 gram metamfetamin, uyuşturucu aparatı ile kaçak 295 paket sigara, 300 paket elektronik sigara, 52 kilogram tütün, 55 cep telefonu ve 40 cep telefonu aksesuarı ele geçirildi.Emniyetteki işlemlerin ardından adli mercilere sevk edilen şüpheliler, adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
Kovid-19 Sürecinde Bilgisayar Başında Sıkılan Çocuklar Atık Eşyalarla "Ağaç Ev" Yaptı
KAYSERİ (AA) - ERGÜN HAKTANIYAN - Kayseri'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde bilgisayar başında sıkılan bir grup çocuk, mahallelinin de desteğiyle kurumuş bir ağacın üstüne tahta ve atık malzeme kullanarak ağaç ev inşa etti.Caferbey Mahallesi'nde, Kovid-19 salgını nedeniyle dışarıya çıkışları kısıtlanan bir grup çocuk, kendilerine farklı oyun alanı oluşturmak için kurumuş bir ağacın dallarına kulübe yapmaya karar verdi.Mahalledeki büyüklerinden de destek alan çocuklar palet, tahta, atık karton ve poşetleri kullanarak, 'ağaç ev' ismini verdikleri oyun alanı kurdu.Çocuklardan 16 yaşındaki Efe Aşık, AA muhabirine, evde oturup dijital oyunlar oynamaktan sıkılan arkadaşlarıyla yeni bir şeyler yapmaya karar verdiklerini söyledi.Bunun için mahalledeki boş arazide kuruyan bir ağacı seçtiklerini anlatan Aşık, 'Beraber toplanıp bir şeyler yapmaya karar verdik. Mahallemizdeki ağabeylerimiz de bize yardım etti. Palet verdiler, ağaç evi beraber yaptık. İki haftalık sürede tamamladık.' diye konuştu.Yaptıkları evin harcadıkları enerjiye değdiğini belirten Aşık, salgın tedbirleri kapsamında uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasını da dikkate alarak, ağaç evde 13.00-16.00 saatlerinde dönüşümlü vakit geçirdiklerini kaydetti.Şahin Tosun ise farklı bir şeyler yapmanın kendilerini mutlu ettiğini belirterek, 'Telefon, tabletten sıkıldık, farklılık olsun istedik. Arkadaşlar arasında eğlenceli bir şeyler yapalım istedik. Yoldan geçenler bakıyor, büyüğü de küçüğü de ağaç eve çıkmak istiyor, bazılarını misafir ediyoruz.' dedi. Yusuf Gelve de yaptıkları evin kendilerine yeni ve farklı oyun alanı imkanı sunduğunu söyledi.
Tarım Ve Orman Bakanı Pakdemirli, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi'ni Ziyaret Etti:
AYDIN (AA) - Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 'Gençlerimizin veya geleceğe yönelik ideali olanların adresi sokaklar değil siyasi partilerdir.' dedi.Aydın'ın Koçarlı ilçesinde merhum Başbakan Adnan Menderes'in doğup büyüdüğü Çakırbeyli Mahallesi'nde yaptırılan Adnan Menderes Demokrasi Müzesi'ni ziyaret eden Bakan Pakdemirli, çıkışta gazetecilere yaptığı açıklamada, müzede hazırlıkların son aşamaya geldiğini hatırlattı.Rahmetli Adnan Menderes'in katledilmesinin hiç unutulmaması gerektiğini anlatan Pakdemirli, Türkiye'nin demokrasi tarihinde ders alınması gereken birçok olayın olduğuna işaret etti.27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz'un unutulmaması gerektiğini aktaran Pakdemirli, 'Bunların hepsinden mutlaka ve mutlaka ders çıkarmamız lazım. Bunları devletin bakanı olarak değil, demokrasiye inanmış ve özümsemiş bir ailenin ferdi, bir babanın oğlu olarak da söylüyorum.' değerlendirmesinde bulundu. Babası Ekrem Pakdemirli'nin, merhum Adnan Menderes'in oğlu Aydın Menderes'in, kolejden atıldığı dönemde veliliğini üstlendiğini hatırlatan Bakan Pakdemirli, şöyle devam etti:'Ortaokul ve lise bitirme sınavlarında dışarıdan bitirmesini sağlamıştı. O gün darbenin ağırlığının hissedildiği, Demokrat Partililerin 'düşükler' diye çağrıldığı bir dönemde bunu yaşamak çok çok kolay değil. Ancak idealist gençler bunu yapabiliyordu. Allah rahmet eylesin, babamız da bu idealizmle beraber Menderes ailesinin yanında yer alabilmişti. Nasıl ki 15 Temmuz'da herkes meşru iktidarın yanında yer aldıysa, o dönemde de idealist genç Adnan Menderes ve ailesinin yanında yer alabilmişti. Berin hanımın da hediye ettiği bir gümüş şekerlik var. Bu gümüş şekerlik annemin en kıymetli hatıralarından bir tanesi. İnşallah bu müze açılır açılmaz onu da aile olarak buraya hediye edeceğiz.'Demokrasiye herkesin sahip çıkması gerektiğini vurgulayan Pakdemirli, sözlerini şöyle tamamladı:'Elbette bugün de yaşadığımız olaylara bakacak olursak, Boğaziçi'nde de gençlerimiz çıktı, bir şeyler söyledi. Elbette herkesin konuşmaya, bir şeyler söylemeye, fikrini beyan etmeye hakkı vardır ama bunların kanun ve nizamlar çerçevesinde olması gerekir. Özellikle bu tarz toplumsal olaylarda, provokasyon başladığı zaman, terör örgütleri bu işlerin içine girdiği zaman, gençlerimizin ailelerinin gençlerimizi bu olayların içerisinden çekmeleri lazım. Gençlerimizin veya geleceğe yönelik ideali olanların adresi sokaklar değil, siyasi partilerdir. Fikri, iddiası olan, ben bazı işleri daha iyi yaparım diyenlerin, gönlüne en yakın partiye üye olması, buralarda plan proje üretmesi, vatandaşın sevgisini kazanması ve ondan sonrasında da iktidara gelip, dediklerini yapmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Demokratik söylemlerin adresinin sokaklar değil, siyasi partiler olduğunu ve ülkeye ve geleceğe dair hevesleri olan gençlerimizin de mutlaka siyasi partilerde yer alması gerektiğini düşünüyorum.'
Konya'da Aracıyla Seyir Halindeyken Silahlı Saldırıya Uğrayan Kişi Hayatını Kaybetti
KONYA (AA) - Konya'da aracıyla seyir halindeyken silahlı saldırıya uğrayan kişi yaşamını yitirdi.Alınan bilgiye göre, 42 SD 708 plakalı aracıyla merkez Meram ilçesi Karakurt Caddesi'nde ilerleyen Kamil Başaralı (46), henüz kimliği belirlenemeyen şüpheli ya da şüphelilerin silahlı saldırısına uğradı.İhbar üzerine olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri, boynundan vurulan Başaralı'nın hayatını kaybettiğini belirledi.Olay yeri inceleme ekipleri, bölgede çok sayıda boş kovan buldu. Buzdolabı tamirciliği ve hurdacılık yaptığı öğrenilen Başaralı'nın cesedi, incelemenin ardından morga gönderildi.Görgü tanığı Ömer Ö, basın mensuplarına, silah sesleri duyduktan sonra dükkanından dışarı çıktığını, polis ve sağlık ekiplerine haber verdiğini söyledi.Polis, kaçan şüpheli ya da şüphelilerin yakalanmasını için çalışma başlattı.
Reklam