Samsun'da Hamsi Tezgahlarda Kilogramı 20 Liradan Satılıyor
SAMSUN (AA) - Samsun'da kısmi durdurma kararının kalkmasının ardından yeniden avlanmaya başlanan hamsi, tezgahlarda kilogramı 20 liradan alıcı buluyor. Hamsilerin boy ve verimliliğinde iyileşme sağlanması amacıyla uygulanan bir aylık kısmi av yasağının sona ermesiyle denize açılan balıkçılar, avladıkları hamsileri tezgahlara getirdi.Tarihi Saathane Meydanı'nda balıkçılık yapan Onurcan Köse, AA muhabirine, hamsinin kilogramını 20 liradan sattıklarını söyledi. Vatandaşların hasretle beklediği taze hamsiye ilginin yoğun olduğunu dile getiren Köse, 'Vatandaşlar hamsiyi daha fazla alıyor. 30 günlük aradan sonra hamsinin boyu da uzadı. Sabahtan bu yana gelen müşterilerimiz ilk olarak hamsiyi soruyor.' diye konuştu. Tezgahlarda mezgit ve barbun kilogramı 15, istavrit 25, somon 30, sargan 35, alabalık ise 25 liradan satışa sunuluyor.
Samsun'da Hamsi Tezgahlarda Kilogramı 20 Liradan Satılıyor
SAMSUN (AA) - Samsun'da kısmi durdurma kararının kalkmasının ardından yeniden avlanmaya başlanan hamsi, tezgahlarda kilogramı 20 liradan alıcı buluyor. Hamsilerin boy ve verimliliğinde iyileşme sağlanması amacıyla uygulanan bir aylık kısmi av yasağının sona ermesiyle denize açılan balıkçılar, avladıkları hamsileri tezgahlara getirdi.Tarihi Saathane Meydanı'nda balıkçılık yapan Onurcan Köse, AA muhabirine, hamsinin kilogramını 20 liradan sattıklarını söyledi. Vatandaşların hasretle beklediği taze hamsiye ilginin yoğun olduğunu dile getiren Köse, 'Vatandaşlar hamsiyi daha fazla alıyor. 30 günlük aradan sonra hamsinin boyu da uzadı. Sabahtan bu yana gelen müşterilerimiz ilk olarak hamsiyi soruyor.' diye konuştu. Tezgahlarda mezgit ve barbun kilogramı 15, istavrit 25, somon 30, sargan 35, alabalık ise 25 liradan satışa sunuluyor.
Grafikli-Libya'daki Yeni Yönetimi Yıl Sonundaki Seçimlere Kadar Zorlu Bir Maraton Bekliyor
ANKARA (AA) - ENES CANLI - Uzun süredir istikrarsızlıkla boğuşan Libya, 5 Şubat Cuma günü Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde İsviçre'de düzenlenen Libya Siyasi Diyalog Forumundaki (LSDF) oylama neticesinde ülkeyi geçiş döneminde yönetecek yeni kadroya kavuştu. Ancak, ülkede açılan bu yeni sayfada, çiçeği burnundaki yeni ekibi 24 Aralık'ta yapılması planlanan seçimlere hazırlık kapsamında maratona benzer yoğun bir çalışma temposu bekliyor. Libya, son yıllardaki çatışmalı ve çalkantılı tablosunu sonlandırmak için uluslararası toplumun da çabalarıyla 2020 sonlarında bir ateşkes ve siyasi diyalog dönemine girdi. Libya için kurulan çeşitli müzakere masaları son meyvesini İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen forumun son gününde 5 Şubat'ta verdi. BM tarafından Libya'nın içindeki farklı bölgelerden ve aidiyetlerden seçilen 74 kişilik LSDF, dört aday listesinden iki tur oylamada ülkeyi seçimlere taşıyacak geçiş yönetimini belirledi. 'Tartışmalı' kabul edilen isimlerin yerine daha az tanınmış yeni yüzler tercih edildiİkinci turdaki oylamada LSDF üyeleri arasında, Libya içinde bugüne kadar siyasetin en ön sırasında yer alan ve bu nedenle de 'tartışmalı' kabul edilen isimlerin yerine daha az tanınmış yeni yüzlerle yola devam edilmesi görüşü hakim geldi. Başbakanlık için Abdulhamid Dibeybe, Başkanlık Konseyi Başkanlığı için Muhammed el-Menfi, Başkanlık Konseyi üyelikleri için de Musa el-Koni ve Abdullah el-Lafi, ikinci turda 74 üyeden 39'unun oyunu alarak ülkenin geçiş yönetiminde yer alan isimler oldu. Libya içindeki aktörler ve uluslararası toplum tarafından memnuniyetle karşılanan yeni yönetimi, 10 ay gibi kısa bir sürede ülkeyi seçimlere taşımak için yoğun bir icraat dönemi bekliyor.Başkanlık Konseyi ve Ulusal Birlik Hükümetinin yetkileriBaşkanlık Konseyinin yetkilerinin başında Libya Ordusu Başkomutanlığını üstlenmek ve ordunun üst düzey mensuplarını ve İstihbarat Kurumu Başkanı'nı atamak geliyor. Ayrıca, Libya'daki yabancı ülke misyon temsilcilikleri ve temsilcilerini akredite etmek, Temsilciler Meclisi, Milli Savunma ve Güvenlik Konseyine danışmak şartıyla olağanüstü hal ilan etmek, savaş ve barış kararı almak gibi yetkileri bulunuyor.Ancak bu sisteme göre, Cumhurbaşkanı'na benzer konumundaki Başkanlık Konseyi Başkanı, karar alma süreçlerinde tek başına yetkili olamıyor. Tüm kararların, Başkan dahil Başkanlık Konseyinin üç üyesinin oy birliği ile alınması gerekiyor. Kuvvetler ayrılığı amaçlı bu kurala aykırı olarak alınan tüm kararlar hükümsüz sayılıyor.Başkan'ın yetkileri ise Başkanlık Konseyinin çalışmalarını denetlemek, toplantılarına başkanlık etmek, toplantı tutanaklarına göre kararnamelerini imzalamak ve dış ilişkilerde devleti temsil etmekle sınırlı tutuluyor. Hükümet içindeki Dışişleri ve Savunma bakanlarının Başkanlık Konseyi ile istişare içinde atanması gerekiyor. Yol haritasına göre, Başkanlık Konseyinin ülke içindeki sosyal barışı tesis etmek için 'genel af, geçiş dönemi adaleti' gibi başlıklar üzerine çalışacak olan Ulusal Uzlaşı Komisyonu Başkanı ve üyelerini de bir an önce ataması gerekiyor.Devletin yüksek idari organı Ulusal Birlik Hükümetinin (Başbakan) yetki ve sorumlulukları arasında ise seçimlerin planlanan tarihlerde yapılmasını sağlamak, seçimlere kadar olan geçiş sürecini sonlandırmak, bunun için gerekli yasa tasarılarını hazırlamak, bakanları görevlendirmek ve Bakanlar Kurulunun aldığı kararları onaylamak bulunuyor. Yol haritasında ayrıca Bakanlar Kurulunun dağılımında ülke içindeki tüm etnik ve bölgesel aidiyetlerin gözetilmesi, hükümetin veya bakan yardımcılarının en az yüzde 30'unun kadınlardan oluşması yönünde bir madde de yer alıyor. Hükümetin kurulmasındaki işleyiş LSDF'deki seçim sonucunda Başbakan olarak belirlenen Abdulhamid Dibeybe'nin en geç 21 gün içinde yani 26 Şubat'a kadar kabinesini oluşturması gerekiyor. Dibeybe'nin oluşturacağı hükümet listesini ve programını Tobruk merkezli Temsilciler Meclisine (TM) sunması öngörülüyor. TM'nin de aynı şekilde 21 gün içinde yani en geç 19 Mart'a kadar tüm hükümeti mecliste tek seferde güvenoyuna tabi tutması şartı koşuluyor. BM'nin yol haritası, Libya özelinde benzer süreçlerde olduğu gibi TM içindeki çekişmelerden ötürü kabine listelerinin güvenoyu alamaması ihtimaline karşı hükümetin son olarak LSDF'de görüşülmesini öngörüyor.Yol haritasına göre, hükümetin güvenoyu almasının ardından yeni Başbakan'ın kabinesi, Başkanlık Konseyi ve Başkan'ın yetkileri başlıyor ve öncelikli görevleri de ülkeyi seçimlere götürmek olarak öngörülüyor.Libya'da seçimlere kadar askıda bekleyen pek çok dosya varLibya için siyasi süreç adına her şeyin yolunda gitmesi halinde 24 Aralık'ta seçimlere gidilmesi BM'nin yol haritasının köşe taşını teşkil ediyor. Ancak seçimlere gidilecek Anayasa ve seçim kanunu konusu uzun tartışmaları da beraberinde getirdiği için 21 Aralık 2020'de LSDF'de bir Yasa Komitesi kuruldu. Komite, ülkedeki Tobruk Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi ile seçimlerin yasal zemininin oluşturulması ve Anayasa taslağı üzerinde çalışıyor. BM'nin Libya'da daha önce önüne çıkan engellerden edindiği tecrübeler dolayısıyla, bu yol haritasında, 'Yasal metinlerin kullanılarak sürecin yavaşlatılmasına müsaade edilmeyeceği' ifadesi bulunuyor. Libya içinde farklı başlıklarda kurulan müzakere masaları da aynı şekilde görüşmelerine ve çalışmalarına devam ediyor. Askeri alanda kurulan ve iki taraftan da beşer temsilci bulunması nedeniyle 5+5 Ortak Askeri Komitesi şeklinde isimlendirilen müzakere masasının uzlaşıları ise henüz sahada hayata geçirilemedi. Askeri Komitenin uzun süre önce üzerinde anlaşmasına rağmen, ülkenin kuzeyi boyunca uzanan sahil yolu ve özellikle Misrata-Sirte hattı henüz sivil trafiğe açılamadı. 5+5 Komitesi yetkilileri yeni yönetimin seçilmesinin ardından yaptıkları açıklamada 15 gün içinde yolun açılacağını paylaşmasına rağmen, öncelikle ülkenin doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter saflarında yer alan Rus özel güvenlik şirketi Wagner'e mensup paralı askerlerin döşediği mayınların temizlenmesi gerektiğine dikkati çekiliyor. Aynı şekilde, Hafter'in ülkenin doğusunda paralel bir yönetim oluşturma çabası sırasında oluşturduğu sözde Merkez Bankası, sözde Ulusal Petrol Şirketi gibi devlet kurumlarının yeniden tek çatı altında toplanması yönündeki müzakereler de ülkenin ekonomideki önemli müzakere başlıkları arasında yer alıyor.
Grafikli-Libya'daki Yeni Yönetimi Yıl Sonundaki Seçimlere Kadar Zorlu Bir Maraton Bekliyor
ANKARA (AA) - ENES CANLI - Uzun süredir istikrarsızlıkla boğuşan Libya, 5 Şubat Cuma günü Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde İsviçre'de düzenlenen Libya Siyasi Diyalog Forumundaki (LSDF) oylama neticesinde ülkeyi geçiş döneminde yönetecek yeni kadroya kavuştu. Ancak, ülkede açılan bu yeni sayfada, çiçeği burnundaki yeni ekibi 24 Aralık'ta yapılması planlanan seçimlere hazırlık kapsamında maratona benzer yoğun bir çalışma temposu bekliyor. Libya, son yıllardaki çatışmalı ve çalkantılı tablosunu sonlandırmak için uluslararası toplumun da çabalarıyla 2020 sonlarında bir ateşkes ve siyasi diyalog dönemine girdi. Libya için kurulan çeşitli müzakere masaları son meyvesini İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen forumun son gününde 5 Şubat'ta verdi. BM tarafından Libya'nın içindeki farklı bölgelerden ve aidiyetlerden seçilen 74 kişilik LSDF, dört aday listesinden iki tur oylamada ülkeyi seçimlere taşıyacak geçiş yönetimini belirledi. 'Tartışmalı' kabul edilen isimlerin yerine daha az tanınmış yeni yüzler tercih edildiİkinci turdaki oylamada LSDF üyeleri arasında, Libya içinde bugüne kadar siyasetin en ön sırasında yer alan ve bu nedenle de 'tartışmalı' kabul edilen isimlerin yerine daha az tanınmış yeni yüzlerle yola devam edilmesi görüşü hakim geldi. Başbakanlık için Abdulhamid Dibeybe, Başkanlık Konseyi Başkanlığı için Muhammed el-Menfi, Başkanlık Konseyi üyelikleri için de Musa el-Koni ve Abdullah el-Lafi, ikinci turda 74 üyeden 39'unun oyunu alarak ülkenin geçiş yönetiminde yer alan isimler oldu. Libya içindeki aktörler ve uluslararası toplum tarafından memnuniyetle karşılanan yeni yönetimi, 10 ay gibi kısa bir sürede ülkeyi seçimlere taşımak için yoğun bir icraat dönemi bekliyor.Başkanlık Konseyi ve Ulusal Birlik Hükümetinin yetkileriBaşkanlık Konseyinin yetkilerinin başında Libya Ordusu Başkomutanlığını üstlenmek ve ordunun üst düzey mensuplarını ve İstihbarat Kurumu Başkanı'nı atamak geliyor. Ayrıca, Libya'daki yabancı ülke misyon temsilcilikleri ve temsilcilerini akredite etmek, Temsilciler Meclisi, Milli Savunma ve Güvenlik Konseyine danışmak şartıyla olağanüstü hal ilan etmek, savaş ve barış kararı almak gibi yetkileri bulunuyor.Ancak bu sisteme göre, Cumhurbaşkanı'na benzer konumundaki Başkanlık Konseyi Başkanı, karar alma süreçlerinde tek başına yetkili olamıyor. Tüm kararların, Başkan dahil Başkanlık Konseyinin üç üyesinin oy birliği ile alınması gerekiyor. Kuvvetler ayrılığı amaçlı bu kurala aykırı olarak alınan tüm kararlar hükümsüz sayılıyor.Başkan'ın yetkileri ise Başkanlık Konseyinin çalışmalarını denetlemek, toplantılarına başkanlık etmek, toplantı tutanaklarına göre kararnamelerini imzalamak ve dış ilişkilerde devleti temsil etmekle sınırlı tutuluyor. Hükümet içindeki Dışişleri ve Savunma bakanlarının Başkanlık Konseyi ile istişare içinde atanması gerekiyor. Yol haritasına göre, Başkanlık Konseyinin ülke içindeki sosyal barışı tesis etmek için 'genel af, geçiş dönemi adaleti' gibi başlıklar üzerine çalışacak olan Ulusal Uzlaşı Komisyonu Başkanı ve üyelerini de bir an önce ataması gerekiyor.Devletin yüksek idari organı Ulusal Birlik Hükümetinin (Başbakan) yetki ve sorumlulukları arasında ise seçimlerin planlanan tarihlerde yapılmasını sağlamak, seçimlere kadar olan geçiş sürecini sonlandırmak, bunun için gerekli yasa tasarılarını hazırlamak, bakanları görevlendirmek ve Bakanlar Kurulunun aldığı kararları onaylamak bulunuyor. Yol haritasında ayrıca Bakanlar Kurulunun dağılımında ülke içindeki tüm etnik ve bölgesel aidiyetlerin gözetilmesi, hükümetin veya bakan yardımcılarının en az yüzde 30'unun kadınlardan oluşması yönünde bir madde de yer alıyor. Hükümetin kurulmasındaki işleyiş LSDF'deki seçim sonucunda Başbakan olarak belirlenen Abdulhamid Dibeybe'nin en geç 21 gün içinde yani 26 Şubat'a kadar kabinesini oluşturması gerekiyor. Dibeybe'nin oluşturacağı hükümet listesini ve programını Tobruk merkezli Temsilciler Meclisine (TM) sunması öngörülüyor. TM'nin de aynı şekilde 21 gün içinde yani en geç 19 Mart'a kadar tüm hükümeti mecliste tek seferde güvenoyuna tabi tutması şartı koşuluyor. BM'nin yol haritası, Libya özelinde benzer süreçlerde olduğu gibi TM içindeki çekişmelerden ötürü kabine listelerinin güvenoyu alamaması ihtimaline karşı hükümetin son olarak LSDF'de görüşülmesini öngörüyor.Yol haritasına göre, hükümetin güvenoyu almasının ardından yeni Başbakan'ın kabinesi, Başkanlık Konseyi ve Başkan'ın yetkileri başlıyor ve öncelikli görevleri de ülkeyi seçimlere götürmek olarak öngörülüyor.Libya'da seçimlere kadar askıda bekleyen pek çok dosya varLibya için siyasi süreç adına her şeyin yolunda gitmesi halinde 24 Aralık'ta seçimlere gidilmesi BM'nin yol haritasının köşe taşını teşkil ediyor. Ancak seçimlere gidilecek Anayasa ve seçim kanunu konusu uzun tartışmaları da beraberinde getirdiği için 21 Aralık 2020'de LSDF'de bir Yasa Komitesi kuruldu. Komite, ülkedeki Tobruk Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi ile seçimlerin yasal zemininin oluşturulması ve Anayasa taslağı üzerinde çalışıyor. BM'nin Libya'da daha önce önüne çıkan engellerden edindiği tecrübeler dolayısıyla, bu yol haritasında, 'Yasal metinlerin kullanılarak sürecin yavaşlatılmasına müsaade edilmeyeceği' ifadesi bulunuyor. Libya içinde farklı başlıklarda kurulan müzakere masaları da aynı şekilde görüşmelerine ve çalışmalarına devam ediyor. Askeri alanda kurulan ve iki taraftan da beşer temsilci bulunması nedeniyle 5+5 Ortak Askeri Komitesi şeklinde isimlendirilen müzakere masasının uzlaşıları ise henüz sahada hayata geçirilemedi. Askeri Komitenin uzun süre önce üzerinde anlaşmasına rağmen, ülkenin kuzeyi boyunca uzanan sahil yolu ve özellikle Misrata-Sirte hattı henüz sivil trafiğe açılamadı. 5+5 Komitesi yetkilileri yeni yönetimin seçilmesinin ardından yaptıkları açıklamada 15 gün içinde yolun açılacağını paylaşmasına rağmen, öncelikle ülkenin doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter saflarında yer alan Rus özel güvenlik şirketi Wagner'e mensup paralı askerlerin döşediği mayınların temizlenmesi gerektiğine dikkati çekiliyor. Aynı şekilde, Hafter'in ülkenin doğusunda paralel bir yönetim oluşturma çabası sırasında oluşturduğu sözde Merkez Bankası, sözde Ulusal Petrol Şirketi gibi devlet kurumlarının yeniden tek çatı altında toplanması yönündeki müzakereler de ülkenin ekonomideki önemli müzakere başlıkları arasında yer alıyor.
İçişleri Bakan Yardımcısı Çataklı'dan, Hdp Eş Genel Başkanı Buldan'ın "Cizre" Paylaşımına Tepki:
ANKARA (AA) - İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan'ın Twitter'dan yaptığı 'Cizre' paylaşımına, 'Biraz utanmanız olsa, bu ülkeye ve Kürt kardeşlerimize saygınız olsa böyle bir paylaşımınız olmazdı.' ifadesiyle tepki gösterdi.Sosyal medya hesabından Buldan'a yanıt veren Çataklı, 'Biraz utanmanız olsa, bu ülkeye ve Kürt kardeşlerimize saygınız olsa böyle bir paylaşımınız olmazdı. Siz yaktınız, yıktınız, Sayın Cumhurbaşkanımız yaptı. Bir not daha: Bu yeni kampanya talimatını nereden aldığınızı yakında açıklayacağız!' ifadelerini kullandı.Çataklı, paylaşımında Cizre'de yapılan yeni konutların yer aldığı fotoğraflara da yer verdi.
Reklam
İçişleri Bakan Yardımcısı Çataklı'dan, Hdp Eş Genel Başkanı Buldan'ın "Cizre" Paylaşımına Tepki:
ANKARA (AA) - İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan'ın Twitter'dan yaptığı 'Cizre' paylaşımına, 'Biraz utanmanız olsa, bu ülkeye ve Kürt kardeşlerimize saygınız olsa böyle bir paylaşımınız olmazdı.' ifadesiyle tepki gösterdi.Sosyal medya hesabından Buldan'a yanıt veren Çataklı, 'Biraz utanmanız olsa, bu ülkeye ve Kürt kardeşlerimize saygınız olsa böyle bir paylaşımınız olmazdı. Siz yaktınız, yıktınız, Sayın Cumhurbaşkanımız yaptı. Bir not daha: Bu yeni kampanya talimatını nereden aldığınızı yakında açıklayacağız!' ifadelerini kullandı.Çataklı, paylaşımında Cizre'de yapılan yeni konutların yer aldığı fotoğraflara da yer verdi.
Türkiye-Libya İş Konseyi Başkanı Karanfil, Yeni Libya Başbakan'ı Dibeybe'nin Ticari İlişkilere Katkısından Ümitli:
TRABLUS (AA) - MÜCAHİT AYDEMİR - Libya'nın yeni seçilen Başbakanı Abdulhamid Dibeybe'yi uzun yıllardır tanıyan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Libya İş Konseyi Başkanı Murtaza Karanfil, yeni Başbakan'ın kuracağı hükümetin Libya’da istikrarın yolunu aydınlatan ciddi adımlardan birisi olacağını söyledi.Karanfil, Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde kurulan ve 24 Aralık 2021'de yapılması planlanan seçimlere kadar ülkeyi yönetecek geçici yönetimin Başbakanlığına Abdulhamid Dibeybe'nin seçilmesinin yansımalarını ve Libya-Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin seyrini AA muhabirine değerlendirdi.Libyalı Başbakan'ın uzun yıllardan beri Türkiye ile iyi ilişkisi olduğunu belirten Karanfil, şöyle devam etti:'Dibeyde, Libya’nın gelişmesinde katkısı bulunan bir iş insanı olarak görülüyor. Bu açıdan özellikle Doğu ve Batı arasında bir müşterek hükümetin kurulması, Libya’da istikrarın yolunu aydınlatan ciddi adımlardan birisi olacak.'İş temasları kapsamında başkent Trablus'ta bulunan Karanfil, aynı zamanda Dibeybe 5 Şubat'ta Başbakan seçildiğinde onunla özel konutunda bir arada olan ve yeni Başbakan'ı ilk tebrik edenlerden biriydi.Dibeybe yönetiminde Libya’nın geleceği için 24 Aralık seçimlerine kadar istikrarlı bir gidişat öngördüklerini kaydeden Karanfil, 'Kendisini ve ailesini şahsen uzun yıllardan beri tanıyorum ve Türkiye ile iyi ilişkileri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ufku açık bir iş insanı olması bizi sevindiriyor.' diye konuştu.'Yeni yönetimle birlikte Libya’ya ihracatımız hızla artacak'Karanfil, yeni geçici yönetimle ilgili başta Türkiye, ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere Orta Doğu ve Afrika ülkelerinden olumlu tepkiler ve memnuniyet belirten yazılı açıklamalar geldiğine işaret etti.'Yeni geçici yönetim üzerinde uzlaşı sağlanmasıyla 2021’den oldukça umutluyuz.' diyen Türkiye-Libya İş Konseyi Başkanı, 'Libya’ya olan ihracatın hızla artacağını ve iki ülke arasındaki güçlü bağı daha da ileriye taşıyarak 2021’i çok daha iyi rakamlarla kapatacağımızı düşünüyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.Karanfil, sözlerini şöyle sürdürdü:'İhracat konusunda önümüzdeki yıllarda 10 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşabilir, ayrıca Libya üzerinden Afrika pazarındaki etkinliğimizi de daha fazla artırabiliriz. Libya’nın Afrika’ya açılan kapı olması için yapacağımız destek, Libya’da ekonomiyi hareketlendireceği için Libyalı iş insanları tarafından da memnuniyetle karşılanacaktır.'Karanfil, Türkiye ve Libya arasında son dönemde ikili siyasi ilişkilerde yaşanan olumlu gelişmelerin, Türk iş insanlarının bölgeye olan ticaretini yeniden hareketlendirdiğini ve 2020 yılında Türkiye'nin Libya’ya 1,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini aktardı.Vize uygulamaları yeniden değerlendirilmeliKaranfil, gelecek dönemde siyasi ilişkilerin gelişmesi ile birlikte ticari ilişkilerde yaşanması muhtemel sürece Türk iş insanlarının hazırlıklı olması için iki ülke arasındaki mevcut vize uygulamalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyor.Karanfil, 'Vize uygulamalarında iki ülke vatandaşlarına sağlanacak kolaylıklar hem ticaret hem de yatırım ilişkilerinde Türk şirketlerini güçlü ve avantajlı bir konuma getirecek.' diye konuştu.İki ülke arasında serbest ticaret anlaşması yapılmasının ticareti artıracak önemli bir unsur olduğunu vurgulayan Karanfil, şunları kaydetti:'Bu sayede yıllık ticaret hacmini kısa vadede 5 milyar dolar, uzun vadede ise 10 milyar dolar seviyelerine çıkartmak hedefi doğrultusunda Libya devleti ile Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzalanmasında fayda olacağını düşünüyoruz. Her iki ülke arasında STA yapılması, bu anlamıyla son derece önemli bir rol üstlenecek.'Türkiye-Libya İş Konseyi Başkanı ayrıca, Libya ile ticari faaliyetlerin, proje ve yatırımların koruyucu anlaşmalarla güvence altına alınmasının Türk yatırımcılar için büyük önem taşıdığına dikkati çekti.'Libya, Afrika’ya ticaretin lojistik üssü olabilir'DEİK Türkiye-Libya İş Konseyi olarak ilk yurt dışı lojistik merkezlerinden birisini Libya'da açmak için kolları sıvadıklarını kaydeden Karanfil, konuyla ilgili altyapı çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdüklerini dile getirdi.Karanfil, söz konusu lojistik merkezinin avantajlarını ise şöyle anlattı:'Türkiye’den Libya’ya ürünler, deniz yolu aracılığıyla üç günde ulaşıyor. Bu doğrultuda Libya’dan Afrika’nın içine doğru açılacak güvenli bir ticaret yolu, ürünlerin iç kısımlara teslimini 1-2 haftaya indirecek. Deniz mutabakat anlaşması yaptığımız Libya'da kurulacak lojistik merkezde aynı zamanda e-ticarete imkan veren showroomların da bulunması Afrika kıtasına yaptığımız ihracata orta vadede 10 milyar dolarlık katkı sağlayabilir.Afrika kıtasına Libya'dan kara yolu ve hava yoluyla ulaşım kolay şekilde gerçekleştiriliyor. Ürünler buradaki lojistik merkezden 53 Afrika ülkesine ve 1 milyarlık nüfusa çok kolay ulaştırılabilir. Tüm bu gelişmelerin ışığında Libya, Afrika’ya ürün ticaretinin önemli lojistik üssü olabilir.'
Reklam
Türkiye-Libya İş Konseyi Başkanı Karanfil, Yeni Libya Başbakan'ı Dibeybe'nin Ticari İlişkilere Katkısından Ümitli:
TRABLUS (AA) - MÜCAHİT AYDEMİR - Libya'nın yeni seçilen Başbakanı Abdulhamid Dibeybe'yi uzun yıllardır tanıyan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Libya İş Konseyi Başkanı Murtaza Karanfil, yeni Başbakan'ın kuracağı hükümetin Libya’da istikrarın yolunu aydınlatan ciddi adımlardan birisi olacağını söyledi.Karanfil, Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde kurulan ve 24 Aralık 2021'de yapılması planlanan seçimlere kadar ülkeyi yönetecek geçici yönetimin Başbakanlığına Abdulhamid Dibeybe'nin seçilmesinin yansımalarını ve Libya-Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin seyrini AA muhabirine değerlendirdi.Libyalı Başbakan'ın uzun yıllardan beri Türkiye ile iyi ilişkisi olduğunu belirten Karanfil, şöyle devam etti:'Dibeyde, Libya’nın gelişmesinde katkısı bulunan bir iş insanı olarak görülüyor. Bu açıdan özellikle Doğu ve Batı arasında bir müşterek hükümetin kurulması, Libya’da istikrarın yolunu aydınlatan ciddi adımlardan birisi olacak.'İş temasları kapsamında başkent Trablus'ta bulunan Karanfil, aynı zamanda Dibeybe 5 Şubat'ta Başbakan seçildiğinde onunla özel konutunda bir arada olan ve yeni Başbakan'ı ilk tebrik edenlerden biriydi.Dibeybe yönetiminde Libya’nın geleceği için 24 Aralık seçimlerine kadar istikrarlı bir gidişat öngördüklerini kaydeden Karanfil, 'Kendisini ve ailesini şahsen uzun yıllardan beri tanıyorum ve Türkiye ile iyi ilişkileri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ufku açık bir iş insanı olması bizi sevindiriyor.' diye konuştu.'Yeni yönetimle birlikte Libya’ya ihracatımız hızla artacak'Karanfil, yeni geçici yönetimle ilgili başta Türkiye, ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere Orta Doğu ve Afrika ülkelerinden olumlu tepkiler ve memnuniyet belirten yazılı açıklamalar geldiğine işaret etti.'Yeni geçici yönetim üzerinde uzlaşı sağlanmasıyla 2021’den oldukça umutluyuz.' diyen Türkiye-Libya İş Konseyi Başkanı, 'Libya’ya olan ihracatın hızla artacağını ve iki ülke arasındaki güçlü bağı daha da ileriye taşıyarak 2021’i çok daha iyi rakamlarla kapatacağımızı düşünüyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.Karanfil, sözlerini şöyle sürdürdü:'İhracat konusunda önümüzdeki yıllarda 10 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşabilir, ayrıca Libya üzerinden Afrika pazarındaki etkinliğimizi de daha fazla artırabiliriz. Libya’nın Afrika’ya açılan kapı olması için yapacağımız destek, Libya’da ekonomiyi hareketlendireceği için Libyalı iş insanları tarafından da memnuniyetle karşılanacaktır.'Karanfil, Türkiye ve Libya arasında son dönemde ikili siyasi ilişkilerde yaşanan olumlu gelişmelerin, Türk iş insanlarının bölgeye olan ticaretini yeniden hareketlendirdiğini ve 2020 yılında Türkiye'nin Libya’ya 1,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini aktardı.Vize uygulamaları yeniden değerlendirilmeliKaranfil, gelecek dönemde siyasi ilişkilerin gelişmesi ile birlikte ticari ilişkilerde yaşanması muhtemel sürece Türk iş insanlarının hazırlıklı olması için iki ülke arasındaki mevcut vize uygulamalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyor.Karanfil, 'Vize uygulamalarında iki ülke vatandaşlarına sağlanacak kolaylıklar hem ticaret hem de yatırım ilişkilerinde Türk şirketlerini güçlü ve avantajlı bir konuma getirecek.' diye konuştu.İki ülke arasında serbest ticaret anlaşması yapılmasının ticareti artıracak önemli bir unsur olduğunu vurgulayan Karanfil, şunları kaydetti:'Bu sayede yıllık ticaret hacmini kısa vadede 5 milyar dolar, uzun vadede ise 10 milyar dolar seviyelerine çıkartmak hedefi doğrultusunda Libya devleti ile Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzalanmasında fayda olacağını düşünüyoruz. Her iki ülke arasında STA yapılması, bu anlamıyla son derece önemli bir rol üstlenecek.'Türkiye-Libya İş Konseyi Başkanı ayrıca, Libya ile ticari faaliyetlerin, proje ve yatırımların koruyucu anlaşmalarla güvence altına alınmasının Türk yatırımcılar için büyük önem taşıdığına dikkati çekti.'Libya, Afrika’ya ticaretin lojistik üssü olabilir'DEİK Türkiye-Libya İş Konseyi olarak ilk yurt dışı lojistik merkezlerinden birisini Libya'da açmak için kolları sıvadıklarını kaydeden Karanfil, konuyla ilgili altyapı çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdüklerini dile getirdi.Karanfil, söz konusu lojistik merkezinin avantajlarını ise şöyle anlattı:'Türkiye’den Libya’ya ürünler, deniz yolu aracılığıyla üç günde ulaşıyor. Bu doğrultuda Libya’dan Afrika’nın içine doğru açılacak güvenli bir ticaret yolu, ürünlerin iç kısımlara teslimini 1-2 haftaya indirecek. Deniz mutabakat anlaşması yaptığımız Libya'da kurulacak lojistik merkezde aynı zamanda e-ticarete imkan veren showroomların da bulunması Afrika kıtasına yaptığımız ihracata orta vadede 10 milyar dolarlık katkı sağlayabilir.Afrika kıtasına Libya'dan kara yolu ve hava yoluyla ulaşım kolay şekilde gerçekleştiriliyor. Ürünler buradaki lojistik merkezden 53 Afrika ülkesine ve 1 milyarlık nüfusa çok kolay ulaştırılabilir. Tüm bu gelişmelerin ışığında Libya, Afrika’ya ürün ticaretinin önemli lojistik üssü olabilir.'
Fırıncının Karısı Konusu Nedir? Fırıncının Karısı Filmi Oyuncu Kadrosunda Kimler Var?
2019'da yayına giren Fırıncının Karısı filmi yönetmen koltuğunda Murat Onbul otururken, senaryosu ise Murat Taşkent'in kaleminden çıkma. Bu akşam Kanal D ekranlarında izleyicisiyle buluşacak olan komedi filmi Fırıncının Karısı başrolünde Büşra Pekin ve Alper Kul gibi değerli oyuncular yer alıyor. Peki Fırıncının Karısı konusu nedir? Fırıncının Karısı filmi oyuncu kadrosunda kimler var? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Vodafone Ceo Club Toplantısı
İSTANBUL (AA) - Sabancı Holding Üst Yöneticisi (CEO) Cenk Alper, holdingin kompozit alanında faaliyet gösteren şirketi Kordsa'nın 2021 planlarına ilişkin, 'Amerika'da son 3 yılda 4 satın alma yapmıştık uzay ve havacılık sanayisinde. Bugün SpaceX'te bile Kordsa malzemeleri var. Şimdi bunu Avrupa'ya taşımak istiyoruz. Bu işi havacılığın ötesine taşımak, genişletmek istiyoruz. Bizim için çok önemli.' dedi.Alper, Capital ve Ekonomist dergileri öncülüğünde, Vodafone Business sponsorluğunda gerçekleştirilen CEO Club Online Summit'te yaptığı konuşmada, Sabancı Holding'in son 5 yıl içinde yaptığı dijital yatırımların, grubu Kovid-19 salgınının etkilerine karşı koruduğunu söyledi.Sabancı Holding'in 60 binden fazla çalışanıyla 14 ülkede 40 milyondan fazla müşteriye hizmet ettiğini bildiren Alper, salgının gölgesinde geçen 2020'de şirketler için en önemli göstergenin nakit yönetimi olduğunu, burada da iyi bir performans sergilediklerini kaydetti.Faizlerin düştüğü bir dönemde tüm şirketlerinin borçlarını yeniden yapılandırdığını aktaran Alper, '2020'nin 9 aylık sonuçlarına baktığımızda, ciroda büyüme, net karımızda da yüzde 37'lik büyüme sağladık.' dedi.Enerji ve diğer sektörlerde yaptıkları yatırımlarla çalışmalarını 2020 boyunca sürdürdüklerini ifade eden Alper, holding şirketlerinin tamamında dijitale yaptıkları yatırımların karşılığını aldıklarını söyledi.Topluluk olarak 2020'de hiç frene basmadıklarını belirten Alper, 'Geçen sene bütün sektörlerimizde 3,5 milyar TL'lik bir yatırımı gerçekleştirdik.' dedi. 'Sürdürülebilirlik, tüm ana iş kollarında odağımız olacak'Cenk Alper, bu sene 5 yıllık planları yaparken topluluk vaadini yeniden tanımladıklarını ifade ederek, 'Yeni topluluk vaadimiz 'sürdürülebilir bir yaşam için öncü girişimlerle Türkiye ile dünyayı birleştiririz' oldu. 2021 yılında sürdürülebilirlik, tüm ana iş kollarında odağımız olacak. Bunun yanında Türkiye'den yurt dışına ama yurt dışından da yeni teknolojileri Türkiye'ye getirmek gibi bir misyonu üstleniyoruz.' diye konuştu.Sabancı Holding'in faaliyet gösterdiği sektörlerde ilk 3'te yer almak istediğini, bunu yapmak için tüm şirketlere yatırımların ne alanlara yapılacağını gösteren stratejik bir yön verdiklerini ifade eden Alper, şöyle devam etti: '5 tane stratejik yönlenmemiz var. Bir tanesi, müşterilerimize kapsamlı müşteri deneyimi sunmak, özellikle dijitalin etkisiyle bunu geliştirebilmek. İkincisi çevik, küresel bir ayak izi... Daha hızlı, daha küçük ama daha aktif fabrikalarımızın, iş modellerimizin olması lazım. Sürdürülebilirliğe öncülük etmek, dijital ve malzeme teknolojilerine yatırım yapmak... Çünkü arkamızda özellikle mühendislik alanında çok sağlam bir üniversitemiz var. Bunun Kordsa'yla örneğini biliyoruz, Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi... Son olarak da çok kapsamlı bir 'insan ve işin geleceği' çalışması yapıyoruz. İşin geleceğine uyum da yeni yatırım alanlarımızdan bir tanesi olacak. Bu yönlenmeyle her iş kolumuzda öncelikle ana işimizi geliştirme, sonrasında da komşuluk alanlarında büyümeyi hedefliyoruz.''Türkiye'nin şarj altyapısı konusunda önemli bir rol almak istiyoruz'Sabancı Holding CEO'su Alper, enerji sektöründe rüzgar ve güneş enerjisi gibi sürdürülebilir üretim tesislerine ağırlık vereceklerini belirterek, 'Önümüzde 560 megavatlık yeni bir lisans var. Bu lisansı hayata geçirmenin adımlarını atıyor olacağız. Dağıtım kısmında akıllı şebekeler, dağıtık üretim tesisleri gibi işlere odaklanacağız. Özellikle yaptığımız startup yatırımıyla Türkiye'nin şarj altyapısı konusunda önemli bir rol almak istiyoruz.' diye konuştu.Holdingin çimento sektöründe faaliyet gösteren Çimsa'sı için İspanya'dan bir satın alma yaptıklarını hatırlatan Alper, Texas'ta da bir üretim tesisini devreye aldıklarını söyledi. Alper, 'Beyaz çimentoda globalleşerek tüm dünyaya liderlik yapabileceğimiz bir alana evrilmek istiyoruz.' dedi.'Topluluğumuzu 2 kat daha büyütmüş olacağız'Cenk Alper, Kordsa'nın kompozit alanında havacılık-otomotiv ile lastik alanında otomotive bağlı faaliyet gösterdiğini, bu sektörlerde dünyada yaşanan yavaşlamayı iş ve bölgesel pazar çeşitlemesiyle aşmayı başardıklarını söyledi. Alper, Kordsa'nın 2021 planlarına ilişkin, 'Kompozit malzemeleri işinde Amerika'da son 3 yılda 4 satın alma yapmıştık uzay ve havacılık sanayisinde. Bugün SpaceX'te bile Kordsa malzemeleri var. Şimdi bunu Avrupa'ya taşımak istiyoruz. Bu işi havacılığın ötesine taşımak, genişletmek istiyoruz. Bizim için çok önemli.' ifadelerini kullandı.Finans sektöründe ise dijitalleşme çözümlerini artırarak müşteri memnuniyetini perçinlemek istediklerini dile getiren Alper, 'Olabildiğince fazla sürecimizi dijitale doğru döndürmek için çabalayacağız. Hem Akbank hem sigorta şirketlerimiz, süreçlerini dijitale taşımak için çok ciddi yatırımlar yapıyor olacak.' dedi. Alper, 2021'in, 5 yıllık planlarının iz düşümü olacağını belirterek, 'Biz ilk defa yatırımcılarımıza 5 yıllık hedeflerimizi verdik. Önümüzdeki 5 yılda da topluluğumuzu 2 kat daha büyütmüş olacağız. İlk yıl da bunun pandemi içerisindeki test yılı olacak diyebilirim.' diye konuştu.'2020'nin ikinci yarısı, bizim için bir toparlanma dönemi oldu'Anadolu Grubu CEO'su Hurşit Zorlu da 2020'nin ilk çeyreğinin oldukça iyi başladığını, ikinci çeyreğin Kovid-19 salgınının etkisiyle çok sancılı geçtiğini, üçüncü çeyrekten başlayarak bir toparlanma yaşandığını ifade ederek, 'Grup olarak 2020 yılını tüm olumsuzluklara rağmen beklentilerimiz dahilinde bir büyümeyle kapattık.' dedi.Grubun faaliyet gösterdiği tüm segmentlerde iş sürekliliği için gerekli önlemlerin alındığını belirten Zorlu, son yıllarda yerel para ile borçlanma ve hedge konusuna verdikleri önemin karşılığını almaya başladıklarını söyledi.Zorlu, '2019 yılını 52 milyar liralık bir ciroyla kapatmıştık, 2020 yılının ilk 9 ayında konsolide holding ciromuz yüzde 19'luk artışla 46 milyara geldi. FAVÖK rakamımız yüzde 14'lük artışla 6 milyar seviyesine geldi. Özellikle yılın ikinci yarısı, faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde ve sektörlerde dengeli bir performans göstermemiz sonucu bizim için bir toparlanma dönemi oldu.' dedi.'Coca-Cola tarafında yeni bir ülke üzerinde çalışmalarımız devam ediyor'Hurşit Zorlu, 2021'in ilk yarısında salgın kaynaklı belirsizliklerin yaşanmasını beklediklerini, temkinli bir yıl yaşanacağını ifade etti.Grup olarak 2021 yılında temkinli olmayı sürdüreceklerini aktaran Zorlu, şunları kaydetti:'Zorunlu olmayan yatırımları daha uzun zamana yayan bir yaklaşım ile ilerlemeyi planlıyoruz. Tabii toplum açısından kritik olan başta sağlık, perakende, özellikle tarım, içecek gibi hizmet alanlarımızda bu kritik süreçte müşterilerimize kesintisiz olarak en iyi hizmeti sunmak için gerekli altyapı çalışmaları ve yatırımlarımızı da yapıyoruz. Bunlardan imtina etmiyoruz. Hatta bu süreçte kritik operasyonlarımız için ekstra işe alım da yapıyoruz. 2019 istihdamımızla 2020 istihdamımızda, 2020 daha yüksek. Özellikle Migros tarafında önemli istihdam artışları sağladık.Uzun vadede ağırlıklı olarak tüketici ürünleri sektöründe yurt içi ve dışında güçlü büyüme potansiyeli gördüğümüz yeni yatırım fırsatlarını da her zaman olduğu gibi değerlendirmeye devam ediyoruz. Bu tip ortamlar yeni fırsatlar yaratabiliyor. Özellikle Coca-Cola tarafında yeni bir ülke üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Bu açıdan bir ayağımız frende, bir ayağımız gazda giden bir 2021 olacak diyebilirim.'
Reklam
Vodafone Ceo Club Toplantısı
İSTANBUL (AA) - Sabancı Holding Üst Yöneticisi (CEO) Cenk Alper, holdingin kompozit alanında faaliyet gösteren şirketi Kordsa'nın 2021 planlarına ilişkin, 'Amerika'da son 3 yılda 4 satın alma yapmıştık uzay ve havacılık sanayisinde. Bugün SpaceX'te bile Kordsa malzemeleri var. Şimdi bunu Avrupa'ya taşımak istiyoruz. Bu işi havacılığın ötesine taşımak, genişletmek istiyoruz. Bizim için çok önemli.' dedi.Alper, Capital ve Ekonomist dergileri öncülüğünde, Vodafone Business sponsorluğunda gerçekleştirilen CEO Club Online Summit'te yaptığı konuşmada, Sabancı Holding'in son 5 yıl içinde yaptığı dijital yatırımların, grubu Kovid-19 salgınının etkilerine karşı koruduğunu söyledi.Sabancı Holding'in 60 binden fazla çalışanıyla 14 ülkede 40 milyondan fazla müşteriye hizmet ettiğini bildiren Alper, salgının gölgesinde geçen 2020'de şirketler için en önemli göstergenin nakit yönetimi olduğunu, burada da iyi bir performans sergilediklerini kaydetti.Faizlerin düştüğü bir dönemde tüm şirketlerinin borçlarını yeniden yapılandırdığını aktaran Alper, '2020'nin 9 aylık sonuçlarına baktığımızda, ciroda büyüme, net karımızda da yüzde 37'lik büyüme sağladık.' dedi.Enerji ve diğer sektörlerde yaptıkları yatırımlarla çalışmalarını 2020 boyunca sürdürdüklerini ifade eden Alper, holding şirketlerinin tamamında dijitale yaptıkları yatırımların karşılığını aldıklarını söyledi.Topluluk olarak 2020'de hiç frene basmadıklarını belirten Alper, 'Geçen sene bütün sektörlerimizde 3,5 milyar TL'lik bir yatırımı gerçekleştirdik.' dedi. 'Sürdürülebilirlik, tüm ana iş kollarında odağımız olacak'Cenk Alper, bu sene 5 yıllık planları yaparken topluluk vaadini yeniden tanımladıklarını ifade ederek, 'Yeni topluluk vaadimiz 'sürdürülebilir bir yaşam için öncü girişimlerle Türkiye ile dünyayı birleştiririz' oldu. 2021 yılında sürdürülebilirlik, tüm ana iş kollarında odağımız olacak. Bunun yanında Türkiye'den yurt dışına ama yurt dışından da yeni teknolojileri Türkiye'ye getirmek gibi bir misyonu üstleniyoruz.' diye konuştu.Sabancı Holding'in faaliyet gösterdiği sektörlerde ilk 3'te yer almak istediğini, bunu yapmak için tüm şirketlere yatırımların ne alanlara yapılacağını gösteren stratejik bir yön verdiklerini ifade eden Alper, şöyle devam etti: '5 tane stratejik yönlenmemiz var. Bir tanesi, müşterilerimize kapsamlı müşteri deneyimi sunmak, özellikle dijitalin etkisiyle bunu geliştirebilmek. İkincisi çevik, küresel bir ayak izi... Daha hızlı, daha küçük ama daha aktif fabrikalarımızın, iş modellerimizin olması lazım. Sürdürülebilirliğe öncülük etmek, dijital ve malzeme teknolojilerine yatırım yapmak... Çünkü arkamızda özellikle mühendislik alanında çok sağlam bir üniversitemiz var. Bunun Kordsa'yla örneğini biliyoruz, Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi... Son olarak da çok kapsamlı bir 'insan ve işin geleceği' çalışması yapıyoruz. İşin geleceğine uyum da yeni yatırım alanlarımızdan bir tanesi olacak. Bu yönlenmeyle her iş kolumuzda öncelikle ana işimizi geliştirme, sonrasında da komşuluk alanlarında büyümeyi hedefliyoruz.''Türkiye'nin şarj altyapısı konusunda önemli bir rol almak istiyoruz'Sabancı Holding CEO'su Alper, enerji sektöründe rüzgar ve güneş enerjisi gibi sürdürülebilir üretim tesislerine ağırlık vereceklerini belirterek, 'Önümüzde 560 megavatlık yeni bir lisans var. Bu lisansı hayata geçirmenin adımlarını atıyor olacağız. Dağıtım kısmında akıllı şebekeler, dağıtık üretim tesisleri gibi işlere odaklanacağız. Özellikle yaptığımız startup yatırımıyla Türkiye'nin şarj altyapısı konusunda önemli bir rol almak istiyoruz.' diye konuştu.Holdingin çimento sektöründe faaliyet gösteren Çimsa'sı için İspanya'dan bir satın alma yaptıklarını hatırlatan Alper, Texas'ta da bir üretim tesisini devreye aldıklarını söyledi. Alper, 'Beyaz çimentoda globalleşerek tüm dünyaya liderlik yapabileceğimiz bir alana evrilmek istiyoruz.' dedi.'Topluluğumuzu 2 kat daha büyütmüş olacağız'Cenk Alper, Kordsa'nın kompozit alanında havacılık-otomotiv ile lastik alanında otomotive bağlı faaliyet gösterdiğini, bu sektörlerde dünyada yaşanan yavaşlamayı iş ve bölgesel pazar çeşitlemesiyle aşmayı başardıklarını söyledi. Alper, Kordsa'nın 2021 planlarına ilişkin, 'Kompozit malzemeleri işinde Amerika'da son 3 yılda 4 satın alma yapmıştık uzay ve havacılık sanayisinde. Bugün SpaceX'te bile Kordsa malzemeleri var. Şimdi bunu Avrupa'ya taşımak istiyoruz. Bu işi havacılığın ötesine taşımak, genişletmek istiyoruz. Bizim için çok önemli.' ifadelerini kullandı.Finans sektöründe ise dijitalleşme çözümlerini artırarak müşteri memnuniyetini perçinlemek istediklerini dile getiren Alper, 'Olabildiğince fazla sürecimizi dijitale doğru döndürmek için çabalayacağız. Hem Akbank hem sigorta şirketlerimiz, süreçlerini dijitale taşımak için çok ciddi yatırımlar yapıyor olacak.' dedi. Alper, 2021'in, 5 yıllık planlarının iz düşümü olacağını belirterek, 'Biz ilk defa yatırımcılarımıza 5 yıllık hedeflerimizi verdik. Önümüzdeki 5 yılda da topluluğumuzu 2 kat daha büyütmüş olacağız. İlk yıl da bunun pandemi içerisindeki test yılı olacak diyebilirim.' diye konuştu.'2020'nin ikinci yarısı, bizim için bir toparlanma dönemi oldu'Anadolu Grubu CEO'su Hurşit Zorlu da 2020'nin ilk çeyreğinin oldukça iyi başladığını, ikinci çeyreğin Kovid-19 salgınının etkisiyle çok sancılı geçtiğini, üçüncü çeyrekten başlayarak bir toparlanma yaşandığını ifade ederek, 'Grup olarak 2020 yılını tüm olumsuzluklara rağmen beklentilerimiz dahilinde bir büyümeyle kapattık.' dedi.Grubun faaliyet gösterdiği tüm segmentlerde iş sürekliliği için gerekli önlemlerin alındığını belirten Zorlu, son yıllarda yerel para ile borçlanma ve hedge konusuna verdikleri önemin karşılığını almaya başladıklarını söyledi.Zorlu, '2019 yılını 52 milyar liralık bir ciroyla kapatmıştık, 2020 yılının ilk 9 ayında konsolide holding ciromuz yüzde 19'luk artışla 46 milyara geldi. FAVÖK rakamımız yüzde 14'lük artışla 6 milyar seviyesine geldi. Özellikle yılın ikinci yarısı, faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde ve sektörlerde dengeli bir performans göstermemiz sonucu bizim için bir toparlanma dönemi oldu.' dedi.'Coca-Cola tarafında yeni bir ülke üzerinde çalışmalarımız devam ediyor'Hurşit Zorlu, 2021'in ilk yarısında salgın kaynaklı belirsizliklerin yaşanmasını beklediklerini, temkinli bir yıl yaşanacağını ifade etti.Grup olarak 2021 yılında temkinli olmayı sürdüreceklerini aktaran Zorlu, şunları kaydetti:'Zorunlu olmayan yatırımları daha uzun zamana yayan bir yaklaşım ile ilerlemeyi planlıyoruz. Tabii toplum açısından kritik olan başta sağlık, perakende, özellikle tarım, içecek gibi hizmet alanlarımızda bu kritik süreçte müşterilerimize kesintisiz olarak en iyi hizmeti sunmak için gerekli altyapı çalışmaları ve yatırımlarımızı da yapıyoruz. Bunlardan imtina etmiyoruz. Hatta bu süreçte kritik operasyonlarımız için ekstra işe alım da yapıyoruz. 2019 istihdamımızla 2020 istihdamımızda, 2020 daha yüksek. Özellikle Migros tarafında önemli istihdam artışları sağladık.Uzun vadede ağırlıklı olarak tüketici ürünleri sektöründe yurt içi ve dışında güçlü büyüme potansiyeli gördüğümüz yeni yatırım fırsatlarını da her zaman olduğu gibi değerlendirmeye devam ediyoruz. Bu tip ortamlar yeni fırsatlar yaratabiliyor. Özellikle Coca-Cola tarafında yeni bir ülke üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Bu açıdan bir ayağımız frende, bir ayağımız gazda giden bir 2021 olacak diyebilirim.'
Marmaris'te Kovid-19 Tedbirleri Ve Trafik Kurallarına Uymayan 95 Kişiye Ceza Kesildi
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Marmaris ilçesinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine ve trafik kurallarına uymadığı belirlenen 95 kişiye 99 bin 445 lira ceza uygulandı.İl Jandarma Komutanlığına bağlı 52 ekip, 393 personelin katılımıyla Kovid-19 denetimi yaptı.İl Emniyet Müdürlüğü ve Marmaris Sahil Güvenlik Güney Ege Grup Komutanlığı ekiplerinin de destek verdiği denetimlerde, Kovid-19 tedbirlerine ve trafik kurallarına uymayan 95 kişiye 99 bin 445 lira ceza kesildi.Uygulamada, 47 araç trafikten men edildi, aranan 17 şüpheli yakalandı.Ekipler, maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uyulması konusunda uyarıda bulundu.
Marmaris'te Kovid-19 Tedbirleri Ve Trafik Kurallarına Uymayan 95 Kişiye Ceza Kesildi
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Marmaris ilçesinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine ve trafik kurallarına uymadığı belirlenen 95 kişiye 99 bin 445 lira ceza uygulandı.İl Jandarma Komutanlığına bağlı 52 ekip, 393 personelin katılımıyla Kovid-19 denetimi yaptı.İl Emniyet Müdürlüğü ve Marmaris Sahil Güvenlik Güney Ege Grup Komutanlığı ekiplerinin de destek verdiği denetimlerde, Kovid-19 tedbirlerine ve trafik kurallarına uymayan 95 kişiye 99 bin 445 lira ceza kesildi.Uygulamada, 47 araç trafikten men edildi, aranan 17 şüpheli yakalandı.Ekipler, maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uyulması konusunda uyarıda bulundu.
Reklam
Mardin'de PKK'lı Teröristlerin Tahrip Ettiği Köprülerin Yerine Yenileri Yapılacak
MARDİN (AA) - Mardin'in Nusaybin ilçesinde PKK'lı teröristlerin saldırıları sonucu tahrip olan iki köprünün yerine yenilerinin yapılması için çalışma başlatıldı.Kaymakamlıktan yapılan açıklamaya göre, Çağ Çağ Deresi üzerindeki, Abdulkadir Paşa ve Fırat mahallelerini Devrim Mahallesi'ne bağlayan iki köprü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yaptırılacak.Belediye ekiplerince yıkım çalışmalarının tamamlanmasının ardından, ihaleyi kazanan firma, yeni köprülerin yapımına başlayacak.
Mardin'de PKK'lı Teröristlerin Tahrip Ettiği Köprülerin Yerine Yenileri Yapılacak
MARDİN (AA) - Mardin'in Nusaybin ilçesinde PKK'lı teröristlerin saldırıları sonucu tahrip olan iki köprünün yerine yenilerinin yapılması için çalışma başlatıldı.Kaymakamlıktan yapılan açıklamaya göre, Çağ Çağ Deresi üzerindeki, Abdulkadir Paşa ve Fırat mahallelerini Devrim Mahallesi'ne bağlayan iki köprü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yaptırılacak.Belediye ekiplerince yıkım çalışmalarının tamamlanmasının ardından, ihaleyi kazanan firma, yeni köprülerin yapımına başlayacak.
Reklam
Tügva Tarafından Boğaziçi Üniversitesi Önünde Kabe Fotoğrafının Yere Serilmesine Tepki Gösterildi
ANKARA (AA) - Türkiye Gençlik Vakfı Ankara Temsilciliği üyeleri, Boğaziçi Üniversitesi önünde Kabe fotoğrafının yere serilmesine tepki gösterdi.Vakıf üyeleri, öğle namazı öncesi Hacı Bayram Camii önünde bir araya geldi.TÜGVA Ankara Temsilcisi Metehan Hacımustafaoğlu, yaptığı konuşmada, Boğaziçi Üniversitesi önünde Kabe fotoğrafının yere serilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. 28 Şubat sürecinde ve sonrasında benzer saldırılara maruz kalındığını ifade eden Hacımustafaoğlu, şunları kaydetti:'Biz Müslümanların kıblesi olan Kabe-i Muazzama'nın böylesine menfur bir sapkınlık alametiyle tahkir edilmesi imkan dahilinde değildir. Her fırsatta düşünce, fikir ve inanç özgürlüğünden bahseden güruh, bu hakaretin karşısında duran öğrencilere yönelik fişleme kampanyası başlatarak, cesaretin, saygının ve hoşgörünün sefaletini yaşamaktadır. Bu tahkir edici davranışın karşısında elif gibi dimdik duran kardeşlerimizin yanında olduğumuzu alenen ifade ederken, İslam'a ve Müslümanlara kin besleyen herkesin karşısında olduğumuzu da beyan ediyoruz.'Hacımustafaoğlu, eylemlerin terör örgütlerince milletin huzurunu bozmak için organize edildiğini değerlendirerek, 'Sözde eylemlerde, çeşitli terör örgütleri ile ilişkili olan sözde öğrencilerin, ülke huzurunu kaçırmak, milli birlik ve beraberliği bozmak ve kaos ortamının fitilini ateşlemek adına vazifelendirildiklerine daha fazla kanıt gerekmemektedir. Haddi ve hududu aşan hakaretlere boyun eğmeyecek, inananların, inkar edenlerce fişlenmesine sessiz kalmayacağız.' dedi.
Muharrem İnce Bugün İstifa Ediyor: 'CHP Artık Tabeladan İbarettir, Yeni Bir Yola Çıkıyorum'
Düzenlediği basın toplantısıyla hem iktidarı hem muhalefeti eleştiren Muharrem İnce, bugün e-Devlet üzerinden CHP'den istifa edeceğini açıkladı. 'CHP artık bir tabeladan ibarettir' diyen İnce, 'Bu iktidardan da muhalefetten de ülkeye hayır gelmez' ifadelerini kullandı. Yeni bir yola çıktıklarını ve hedeflerinin 'yüzde 50+1 olduğunu' belirten İnce ittifak sorusu ile ilgili olarak ise 'İkinci tura Erdoğan karşısında sen kalırsan seni de destekleyeceğiz' dedi.
Reklam