onedio
Bursa'da Otomobillerden 40 Bin Liralık Akü Çalan Şüpheliler Yakalandı
BURSA (AA) - Bursa'da otomobillerden akü ve inşaatlardan malzeme çaldıkları iddia edilen 2 kişi yakalandı. Edinilen bilgiye göre, Osmangazi ilçesi İnönü Caddesi'nde devriye gezen bekçiler, el arabasıyla gezen 2 şahsa kimlik sordu. Kimliklerinin üzerilerinde olmadığını söyleyen şahısların hareketlerinden şüphelenen ekipler, el arabalarında arama yaptı. Yapılan aramada değeri 40 bin liralık 3 farklı araçtan alınmış akü, elektrikli matkap ve çok sayıda inşaat malzemesi bulundu. Doğukan K. ve Emre Y. isimli şüpheliler, yakalanarak gözaltına alınırken, Doğukan K'ıin aranması olduğu öğrenildi.
Pakistan, Sri Lanka'nın Kovid-19'Dan Ölen Müslümanların Defnedilmesine İzin Vermesinden Memnun
İSLAMABAD (AA) - Pakistan Başbakanı İmran Han, Sri Lanka’da hükümetin yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) hayatını kaybeden Müslümanların cenazelerinin defnedilmesine izin vermesini memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Han, Twitter’dan yaptığı açıklamada, Sri Lanka Başbakanı Mahinda Rajapaksa’nın dün Kovid-19’dan yaşamını yitiren Müslümanların cenazelerinin gömülmesine izin verileceğine yönelik açıklamasından memnuniyet duyduğunu belirtti. ​​​​​​​20 günlük bebeğin cenazesi yakıldıSri Lanka'da geçen sene mart ayında alınan kararın ardından aralarında 20 günlük bir bebeğin de olduğu 100'den fazla Müslüman'ın cesedi ailelerine teslim edilmeyerek yakılmıştı. Uygulamaya tepki gösteren Müslümanların açtığı dava, Aralık 2020'de Yüksek Mahkeme tarafından reddedilmişti. Halkın çoğunluğu Budist olan Sri Lanka'da nüfusun yaklaşık yüzde 9'unu Müslümanlar ve yüzde 7'sini Hristiyanlar oluşturuyor.
Kısıtlamanın Bitimine Dakikalar Kala Bisikletiyle Gezen Şahsa Cezai İşlem Uygulandı
BURSA (AA) - Bursa'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında sokağa çıkma kısıtlamasına uymayan şahsa idari para cezası kesildi. İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Kovid-19'la mücadele kapsamında sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle saat 21.00 itibarıyla kent genelinde denetimler yaptı.Merkez Yıldırım ilçesi Beyazıt Mahallesinde saat 04.30'da devriye gezen bekçi ekipleri, bisikletiyle gezen bir şahsa izin belgesini sordu.Belgesi olmadığı tespit edilen Huzeyfe T. isimli şahsın durumundan şüphelenen ekipler, şahsın üzerinde yaptığı aramada uyuşturucu madde buldu. Huzeyfe T. gözaltına alınırken, sokağa çıkma kısıtlamasını ihlalden de ceza yazılacağı öğrenildi.
Suudi Arabistan Son 24 Saatte Husilerin Bomba Yüklü 3 İha'sını Düşürdüğünü Duyurdu
RİYAD (AA) - Suudi Arabistan liderliğindeki Arap koalisyonu, son 24 saat içinde Husiler tarafından yollanan bomba yüklü 3 bomba yüklü insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğünü duyurdu. Suudi Arabistan resmi haber kanalının koalisyonun açıklamasından aktardığı bilgide, Husilerin son olarak ülkenin güneyindeki Hamis Muşayt bölgesine gönderdikleri bomba yüklü insansız hava aracının da düşürüldüğü belirtildi. Terörist Husi milislerinin 24 saat içinde üçüncü kez saldırı eyleminde bulunduğu belirtilen açıklamada, saldırıların sivilleri hedef aldığına dikkat çekildi. Öte yandan İran destekli Husiler dün yaptığı açıklamada, 4 insansız hava aracının Ebha Havalimanı'ndaki savaş uçaklarına karşı başarılı bir operasyon gerçekleştirdiğini duyurmuştu. Söz konusu olaya ilişkin koalisyon güçleri ise daha önce Husiler tarafından Suudi Arabistan'a fırlatılan 2 İHA'nın düşürüldüğünü açıklamıştı.
ABD Dışişleri Bakanı Blinken'dan Suudi Arabistan'a "Savunmasını Güçlendirme" Desteği
WASHINGTON (AA) - ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Suudi mevkidaşı Faysal bin Ferhan Al Suud arasındaki görüşmede, Yemen'deki son durum ile 'Riyad'ın savunmasının güçlendirilmesi' konularının ele alındığı bildirildi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Blinken ile Al Suud arasındaki telefon görüşmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.Açıklamaya göre Blinken, Husilerin Abha Havalimanı'nı hedef alan saldırısını kınarken, iki bakan 'Suudi Arabistan'a yapılan saldırılara karşı ülkenin savunmasının güçlendirilmesine' yönelik ortak çabaları ele aldı.görüşmede, Yemen'deki savaşın sona ermesi ve ülkede siyasi bir çözüme ulaşılabilmesi için atılabilecek diplomatik adımların da ele alındığı bildirilen açıklamada, ABD'nin yeni Yemen Özel Temsilcisi Tim Lenderking'in çabalarının destekleneceğine de vurgu yapıldı.Açıklamada, daha önce Suudi Arabistan'ın insan hakları karnesine ve Cemal Kaşıkçı cinayetinin sonuçlarına yakından bakacaklarını kaydeden Blinken'ın bu konuları gündeme getirip getirmediğine ilişkin bir değerlendirme yer almadı.ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Price de dünkü basın brifinginde, Suudi Arabistan'ın güneybatısındaki Abha Havalimanı'na düzenlenen saldırıyı kınamış ve ABD'nin, Suudi Arabistan'ı savunma vaadine bağlı olduğunu dile getirmişti.ABD Başkanı Joe Biden, 4 Şubat'ta yaptığı açıklamada, ülkesinin Yemen'deki savaşta Suudi Arabistan'a artık askeri destek sağlamayacağını duyurmuştu.Öte yandan Biden, dünkü bir açıklamasında, Suudi yönetiminin yaklaşık 3 yıldır hapiste olan kadın aktivist Luceyn el-Hezlul'u serbest bırakmasından memnuniyet duyduklarını belirtmişti.
Reklam
Biden, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping İle Görüşmesinde Pekin'le İlgili "Endişelerini" Dile Getirdi
WASHINGTON (AA) - Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşen ABD Başkanı Joe Biden'ın, Sincan'dan Hong Kong'a ve Pekin'in ekonomik uygulamalarına kadar birçok başlıkta 'endişelerini' dile getirdiği bildirildi. Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada, Biden ile Şi'nin bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği bildirildi.Açıklamaya göre Biden, Şi'ye, Amerikan halkının güvenlik ve refahını koruma ile İndo-Pasifik bölgesinde serbest ve açık kalmasını temin etme noktasındaki kararlılığını dile getirdi. Açıklamada, 'Başkan Biden, Pekin'in baskıcı ve adil olmayan ekonomi uygulamaları, Hong Kong'daki baskı, Sincan'daki insan hakları ihlalleri ve Tayvan dahil bölgede artan hak iddialarına ilişkin temel endişelerinin altını çizdi.' ifadeleri kullanıldı.Açıklamaya göre iki lider, yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele, küresel sağlık güvenliği, iklim değişikliği ve silahların yayılmasını önleme gibi konu başlıklarında karşılıklı olarak görüşlerini ortaya koydu.Biden'ın Çin'le ilişkilerde Amerikan halkının çıkarlarını gözeterek 'pratik ve sonuç odaklı' bir yaklaşım izleyeceği de açıklamada yer aldı.Biden yönetimi, Donald Trump yönetiminin aldığı 'Çin, Sincan'da Uygur Türklerine soykırım uyguluyor' yönündeki kararını aynen kabul ettiğini açıklamıştı.ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Çin'in Sincan, Hong Kong ve Tibet'teki insan hakları ihlallerini yakından takip edeceklerini, ayrıca Pekin'in küresel ekonomik sistem içinde adil olmayan uygulamalarına itiraz edeceklerini belirtmişti.ABD Başkanı Biden da dün Pentagon'a yaptığı ziyarette 'Çin Görev Gücü' altında yeni bir birim kurduklarını ve bu birimde Çin'in askeri adımlarını yakından izleyeceklerini duyurmuştu.
Suudi Arabistan'da Kadın Aktivist Nevf Abdulaziz De 3 Yıllık Tutukluluğun Ardından Serbest Bırakıldı
RİYAD (AA) - Suudi Arabistan'da Luceyn el-Hezlul'un ardından kadın aktivist Nevf Abdulaziz de 3 yıl süren tutukluğun ardından salıverildi. Luceyn'in kız kardeşleri Lina ve Alya el-Hezlul, Twitter hesaplarından paylaştıkları mesajlarında, Nevf Abdulaziz'in de 1001 gün sonra tahliye edildiğini ve evinde olduğunu duyurdu.Suudi Arabistanlı insan hakları savunucuları ve aktivistlerin oluşturduğu 'Düşünce Tutukluları' topluluğu ve yurtdışında faaliyet gösteren insan hakları örgütü Alqst da Luceyn'in serbest bırakıldığını duyurmasının ardından Nevf'in de tahliye edildiğini doğruladı. Sosyal medya platformu Twitter'daki aktivistler, Nevf Abdulaziz'in Suudi Arabistan'da en belirgin blog yazarlarından ve ülkedeki sivil hareketin önemli sembollerinden biri olduğunu kaydetti. Suudi makamlarının 15 Mayıs 2018'de Luceyn ve bazı kadın aktivistleri gözaltına almasının ardından tutuklananlarla dayanışmasını sürdüren Nevf Abdulaziz de savunduğu arkadaşlarının akıbetine maruz kalmıştı.Mayıs 2018'de gözaltına alınmıştıSuudi Arabistan'da Luceyn el-Hezlul'un da aralarında bulunduğu bazı kadın aktivistler, Mayıs 2018'de gözaltına alınmış, daha sonra Başsavcılık tarafından bazılarına 'ülke çıkarlarına zarar verme' suçlaması yöneltilmişti.Birleşmiş Milletler insan hakları uzmanları, Hezlul'un acilen serbest bırakılması ve kendisine yöneltilen 'asılsız' suçlamaların düşürülmesi çağrısında bulunmuştu.Suudi Arabistan merkezli 'Sabq' gazetesi, 28 Aralık'ta, Hezlul'un 'terörle mücadele kapsamında suç kabul edilen faaliyetlerde bulunmak, terörü finanse etmek ve dış desteklerle rejimi değiştirmeye çalışmak' suçundan 5 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldığını bildirmişti.Suudi Arabistanlı insan hakları savunucuları ve aktivistlerin oluşturduğu 'Düşünce Tutukluları' topluluğu ise Riyad Ceza Mahkemesinin, gözaltına alındığı gün başlangıç kabul edilerek Hezlul'a verilen cezanın yarı süresinin (2 yıl 10 ayının) durdurulmasına hükmettiğini aktarmıştı.Bazı insan hakları örgütleri, aktivist Hezlul'un tutuklu bulunduğu sürede işkenceye maruz kaldığını ileri sürmüş, Suudi Arabistan ise bu iddiaları reddetmişti.
Reklam
Trump'ın Senatodaki Azil Yargılamasının 2. Gününe Yeni Açıklanan Videolar Damga Vurdu
WASHINGTON (AA) - 6 Ocak'taki Kongre baskını nedeniyle eski ABD Başkanı Donald Trump'ın Senatodaki azil yargılamasına devam edilirken, baskının ne şekilde gerçekleştiğine ilişkin ilk kez gün yüzüne çıkan videolar kamuoyunda gündem oldu. Kongre baskınındaki rolü nedeniyle Demokratlar tarafından suçlanan ve ikinci kez azil istemiyle yargılanan ilk başkan olan Trump'ın Senatodaki azil yargılamasında 2. gün sona erdi.Temsilciler Meclisinden gelen ve iddia makamı olarak görev yapan Demokrat savcı vekiller yaklaşık 8 saat boyunca Trump aleyhindeki iddialarını ortaya koydu.Demokrat savcı vekillerin başkanı Jamie Raskin, Trump'ın 'Kongre baskınının baş sorumlusu' olduğunu savunurken, söz alan diğer savcı vekiller de Trump'ın seçim sonuçlarına ilişkin 'doğru olmayan' iddialarını tekrarlayarak kendi taraftarlarını kışkırttığını ileri sürdü.Kürsüye gelen Demokratlar kendi konularıyla ilgili daha önce yayınlanmamış çok sayıda videoyu ilk kez kamuoyuna açıklarken, dakika dakika baskının nasıl yaşandığını ortaya koymaya çalıştı.Mike Pence ile göstericiler arasında 30 metre varmışKongre binası içinden ve dışından çekilmiş çok sayıda video, göstericilerin binaya ne şekilde girdikleri, polisle nasıl karşı karşıya kaldıkları ve delege oylarının sayımını yapan senatörlere ne kadar yakın olduklarını ortaya koydu.Bir videoyu izleten Demokrat vekiller, bazı göstericilerin eski Başkan Yardımcısı Mike Pence ile beraberindeki senatörlere 30 metre kadar yakın oldukları ve Pence'in korumalar eşliğinde güvenli yere götürüldüğünü anlattı.Bir başka videoda ise Cumhuriyetçi Senatör Mitt Romney'nin bir polisin uyarısıyla göstericilerden son anda uzaklaştığı anlar kameraya yansıdı.Zaman zaman gergin anların da yaşandığı Senato Genel Kurulunda Trump ile 6 Ocak'ta bir telefon görüşmesi yaptığı ileri sürülen Cumhuriyetçi Senatör Mike Lee, Demokratların görüşme iddiasını yalanladı.Lee söz konusu bölümün kayıtlardan çıkarılmasını isterken, bu işlemin oylama gerektirip gerektirmediğine ilişkin yaşanan anlaşmazlık, Senato Genel Kurulunda kısa süreli karmaşaya neden oldu. İddiayı gündeme getiren Demokrat savcı vekilin, söz konusu iddiayı kayıtlarından çıkaracaklarını açıklamasıyla tansiyon düştü.Demokrat savcı vekiller sunumlarına devam edecekDemokrat savcı vekiller yerel saatle perşembe 12.00'de başlayacak 3. gün oturumunda 8 saat daha sunum yapacak. Ardından cuma ve cumartesi günü 8'er saatten Trump'ın avukatları da kendilerine ayrılan toplam 16 saat içinde tezlerini ortaya koyacak.Bu sürecin ardından tarafların varsa tanıklarını çağırmaları ve söz konusu tanıkların dinlenmelerine geçilecek. Trump'ın ifade vermeyeceği daha önce açıklanan davada henüz tanık olmadığı kaydediliyor. Cumhuriyetçiler kadar Demokratların da yargılamanın uzamaması için tanık çağırmamayı tercih edebilecekleri belirtiliyor.Söz konusu sunumların ardından senatörlere her iki tarafa da sorularını yöneltebilmeleri için 4 saat süre verilecek.Senatörlerin soru-cevap bölümünün ardından son tartışma bölümü ve ardından Trump'ın suçlu olup olmadığına karar verilecek oylamanın yapılması bekleniyor.100 sandalyeli Senatoda Trump'ın suçlu bulunabilmesi için en az 3'te 2 çoğunluğun (67 senatör) Trump aleyhinde oy vermesi gerekiyor. Demokratların ve Cumhuriyetçilerin 50'şer sandalyeye sahip olduğu mevcut Senato aritmetiğinde Trump'ın aklanmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor.1'i polis toplam 5 kişinin hayatını kaybettiği Kongre baskını konusunda Trump'ın 'isyana teşvik' ile suçlandığı azil maddesi, 14 Ocak günü Temsilciler Meclisinde kabul edilmişti.
Kendisini Terk Eden Kız Arkadaşını Bıçakladı
BURSA (AA) - Bursa'da eski sevgilisi tarafından bıçaklanan kadın yaralandı. Edinilen bilgilere göre, Merkez Osmangazi ilçesi Soğanlı Mahallesi Kara Sokak'ta oturan Aydan T. eski erkek arkadaşı Erdal K'dan bir süre önde ayrıldı.Aydan T'nin yanına giderek kendisiyle tekrar barışmak istediğini söyleyen Erdal K, olumsuz yanıt alınca bıçakla şahsa saldırdı. Aydan T'yi kolundan ve karnından bıçakla yaralayan Erdal K. olay yerinden kaçtı.Şahsın uzaklaştırmasının olduğu ve daha önceden de Aydan T'nin evine taşladığı öğrenildi.Erdal K'nin bulunması için çalışma başlatıldı.
Myanmar'da Eski Hükümetten Üst Düzey Bir İsim Daha Gözaltına Alındı
KUALA LUMPUR (AA) - Myanmar'da askeri darbenin ardından devrilen hükümetin kabine üyelerinden Kyaw Tint Swe gözaltına alındı.Gözaltında tutulan eski Dışişleri Bakanı ve ülkenin fiili lideri Suu Çii'nin partisi Ulusal Demokrasi Birliğinden (NLD) yapılan açıklamada, Suu Çii hükümetinde Devlet Konseyi Başkanlığına Bağlı Bakanlık görevinde bulunan Swe'nin, beraberindeki 4 kişiyle gece yarısı gözaltına alındığı bildirildi.Eski Bakan Swe'nin gözaltına alınmasına ilişkin askeri hükümetten bir açıklama yapılmadı.NLD'nin üst düzey isimlerinden milletvekili Win Htein da 5 Şubat'ta gözaltına alınmıştı.Myanmar'da askeri darbeMyanmar ordusu, kendisine yakın siyasi grupların 8 Kasım 2020 seçimlerinde hile yapıldığı iddialarını ortaya atması ve ülkede yükselen gerilimin ardından 1 Şubat'ta yönetime el koydu. Ordu, 1 yıllığına olağanüstü hal ilan ederken Dışişleri Bakanı ve ülkenin fiili lideri Aung San Suu Çii başta olmak üzere pek çok yetkili ve iktidar partisi yöneticisini gözaltına aldı. Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) başta olmak üzere uluslararası toplum darbeyi kınadı. Türkiye en sert tepki veren ülkelerin başında geldi. ABD Myanmar'a yaptırımları geri getirmeyi gündemine aldı. Halk, 6 Şubat'ta demokrasiye dönüş talebiyle gösterilere başlarken polis yer yer göstericilere müdahalelerde bulundu. Ordu, bazı kentlerde sıkıyönetim kararı aldı.
Reklam
Çekmeköy'de Polisten Kaçan Otomobildeki 2 Kişi Gözaltına Alındı
İSTANBUL (AA) - Çekmeköy'de polisin 'dur' ihtarına uymayarak kaçan ve Ümraniye'de yakalanan otomobildeki 2 kişi gözaltına alındı. Alınan bilgiye göre, sürücü M.B. hakimiyetindeki 34 BD 5714 plakalı otomobil, polisin 'dur' ihtarına uymayarak Şile Otoyolu Üsküdar yönüne doğru kaçmaya başladı.Ümraniye Çakmak Köprüsü üzerinde önlem alan polis ekipleri otomobili durdurarak sürücü M.B. ve yanında bulunan kadını gözaltına aldı.İki kişiye yeni tip koronavirüs tedbirlerini ihlal etmeleri nedeniyle toplamda 6 bin 300 lira para cezası uygulandı. Öte yandan 0,97 promil alkollü çıkan sürücüye 'ehliyetsiz araç kullanma' ve 'alkollü araç kullanma' suçlarından ceza kesileceği öğrenildi.Otomobil çekici yardımıyla yoldan kaldırıldı.
Cezayir'de Bir Yurtta Çıkan Yangında Bir Kız Öğrencinin Vefatının Ardından İkinci Yetkili De Görevden Alındı
CEZAYİR (AA) - Cezayir Yüksek Öğretim Bilimsel Araştırmalar Bakanlığı, geçen cumartesi bir öğrenci yurdunda çıkan yangın sonucu bir kız öğrencinin hayatını yitirmesinin ardından ikinci yetkiliyi görevden aldı. Yüksek Öğretim Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Üniversite Hizmetleri Ulusal Divanı Genel Müdürü Beşir Dervaz'ın görevden alındığını duyurdu. Dervaz, yangının ardından pazartesi günü öğrenci yurdu müdürünün de görevden alınmasıyla görevine son verilen ikinci yetkili oldu. Bakuş Nasira adlı 23 yaşındaki üniversite öğrencisi, kaldığı devlet yurdunda elektrik aksamı nedeniyle çıkan yangın sonucu yaşamını yitirmişti. Cezayir'de yüksek öğrenim gören 1 milyon 700 bin öğrencinin yaklaşık bir milyonu devlet öğrenci yurtlarında kalıyor.
Reklam
Pençe Kartal-2 Harekatı'nda Şehit Düşen Astsubay Kıdemli Çavuş Turhan'ın Ailesine Acı Haber Verildi
ANKARA (AA) - Irak'ın kuzeyindeki Gara bölgesinde başlatılan Pençe Kartal-2 Harekatı'nda teröristlerle çıkan çatışmada şehit düşen Astsubay Kıdemli Çavuş Harun Turhan'ın (29) Ankara'daki ailesine acı haber ulaştırıldı. Askeri yetkililer, sağlık ekipleriyle geldikleri Sincan'ın Maraşal Çakmak Mahallesi Şehit Ahmet Doğan Caddesi'nde yaşayan Mustafa ve Nuran Turhan çiftine oğullarının şehit olduğu haberini verdi.Bekar olduğu ve 2 kız kardeşinin bulunduğu belirtilen şehidin evine ve caddeye Türk bayrakları asıldı.Evin önünde belediye, sağlık, polis ve jandarma ekipleri de hazır bulundu.Şırnak'ta 23. Piyade Tümen Komutanlığında düzenlenen törenin ardından Ankara'ya getirilen şehidin cenazesinin, cuma namazının ardından toprağa verileceği bildirildi.
Mısırlı Muhalifler Aralarında Yeni Bir Birliğin Kuruluşunu İlan Edecek
İSTANBUL (AA) - Yurtdışında yaşayan Mısırlı muhaliflerin, 'Mısır Ulusal Güçler Birliği' adı altında rejim karşıtı yeni bir birlik oluşturdukları bildirildi. Muhaliflere yakın bir kaynağın AA muhabirine verdiği bilgiye göre, muhalifler birliğin kuruluş ilanını bugün İstanbul'da bir otelde yapacakları toplantıda duyuracak. Yeni birliğin ilanı toplantısına başta eski Mısır Cumhurbaşkanlığı adaylarından Eymen Nur, yurtdışından bazı muhalifler, Müslüman Kardeşler Cemaatinden temsilciler, liberaller ve bazı bağımsız şahsiyetler katılacak. Kaynak, eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in 25 Ocak devrimi sürecinde istifa ettiği 11 Şubat'tın yeni birliğin kuruluş ilanı tarihi olarak seçilmesinin, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin düşürülmesi taleplerine atıf olarak tespit edildiğine dikkati çekti. Muhaliflere ulusal şemsiye olacakKuruluş ilanı yapılacak Mısır Ulusal Güçler Birliği'nin Sisi'nin düşürülmesi talebinde birleşen yurtdışındaki şahsiyetler, siyasi teşkilatlar, akımlar, partiler ve oluşumlara ulusal şemsiye olacağını aktaran kaynak, birliğin Mısır'da yaşanan felaketin gerçeğine ilişkin konuların görüşülmesinde ilgili bölgesel ve uluslararası tüm kurumlarda temsil edilmesi ve bunun koordinesini yapmak durumunda olacağını kaydetti. Kaynak, birliğin hedefleri arasında 'Sisi'nin düşürülmesi, 25 Ocak devriminin tüm hedeflerinin gerçekleştirilmesi, tutukluların derhal serbest bırakılması ve adaletli bir geçiş döneminin sağlanması' olarak belirtti. Düzenlenecek duyuru programında birliğin çalışmalarını düzenleyecek 20 maddelik ilkeler belgesinin de yayınlanacağı kaydedildi.
Reklam
İsrail, Batı Şeria'da Hamas Liderlerinden Birini Gözaltına Aldı
Batı Şeria (AA) - İsrail ordusunun, işgal altındaki Batı Şeria'da Hamas Hareketi liderlerinden birini gözaltına aldığı belirtildi. Görgü tanıklarının AA muhabirine verdiği bilgiye göre, Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin yakınlarındaki Celkamus köyünde oturan Hamas'ın önemli liderlerinden Abdulbasıt el-Hac'ın (48) evine baskın düzenledi. Hac, İsrail askerleri tarafından evi teftiş edildikten sonra gözaltına alındı. Hayatının çeşitli dönemlerinin 16 yılını İsrail hapishanelerinde geçiren Abdulbasıt el-Hac, bir buçuk yıl önce serbest bırakılmıştı. Cenin'de bir gün önce de Hamas'ın lider kadrosundan Halid el-Hac (55) İsrail askerleri tarafından bir baskının ardından gözaltına alınmıştı. Konuya ilişkin İsrail yada Hamas'tan henüz bir açıklama yapılmadı.
Fransa'da Aşırı Sağcı Le Pen, Terör Propagandasından Mahkemeye Çıktı
PARİS (AA) - Fransa'da terör örgütü DEAŞ'a ait infaz görüntülerini Twitter hesabından paylaşması nedeniyle terör propagandasından hakkında soruşturma açılan aşırı sağcı muhalefet lideri Marine Le Pen hakim karşısına çıktı. Ulusal Birlik Partisi (RN) Başkanı Le Pen, Nanterre Ceza Mahkemesi'nde görülen yargılamasında propaganda yaparak nefret söylemi yasalarını ihlal etmekle suçlandı.Savcının, yayınladığı görüntülerle gençleri kışkırtabileceğini düşünüp düşünmediği sorusunu yönelttiği Le Pen, soruya görüntülerin şok edici olduğu ancak teröre teşvik etmeyeceği cevabını verdi.Kendisini örgüte yönelik görüntüleri yayınlayan tek kişi olmadığı gerekçesiyle savunan Le Pen, propaganda yaptığına yönelik suçlamaları ise reddetti.Dokunulmazlığı kaldırılmıştıFransız aşırı sağcı lider Marine Le Pen, 2015'te, partisi ile DEAŞ arasında paralellik kuran bir gazeteciye tepki olarak sosyal paylaşım sitesinde terör örgütünün yaptığı üç infazla ilgili fotoğraflar paylaşmıştı. Tepkilerin ardından infaza ilişkin paylaştığı bir fotoğrafı silen Le Pen, diğer ikisine ise dokunmamıştı.Paris Savcılığı, Mart 20018'de Le Pen'e soruşturma açmış ve 3 yıl hapis, 75 bin avro para cezası talep etmişti. Ardından, 2017'de Avrupa Parlamentosu (AP) ve Fransa Ulusal Meclisi Le Pen'in dokunulmazlığını kaldırmıştı.Soruşturmanın bir parçası olarak 'psikiyatrik testler yaptırması' istenen aşırı sağcı lider bu talebi reddetmişti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Brt'deki Canlı Yayında Soruları Yanıtladı (1):
LEFKOŞA/ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 'Kıbrıs'ta artık iki eşit devlet, iki eşit toplum temelinde iki ayrı devleti konuşabiliriz, bunu müzakere edebiliriz.' dedi. Oktay, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) devlet televizyonu Bayrak Radyo Televizyonunda (BRT) canlı yayın programına konuk olarak, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın KKTC'nin geleceğiyle ilgili yaptığı açıklamaya ilişkin, 'Cumhurbaşkanımız bugünkü konuşması tarihi bir konuşmaydı. Rum kesimi ve Yunanistan'da dahil, hem içeriye hem dışarıya bütün dünyaya netti. Bu konuda taraf olanlar veya taraf olmadığı halde taraf gibi davrananlara son derece net bir mesajdı. Bu ileride de hatırlanacaktır.' dedi.Türkiye'nin hiçbir zaman tehditle iş yapmaya gelmeyeceğini vurgulayan Oktay, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Çılgın Türkleri tanımadıysanız tanıyın artık' sözleriyle Türkiye'ye yönelik tehditlere asla taviz verilmeyeceğinin altını çizdi.Oktay, Kıbrıs meselesinde Türk milletinin her zaman yapıcı olduğunu belirterek, 'Ada'da barışın, refahın sağlanabileceği iki toplumun bir arada, eşit temelde, eşit haklarda yaşayabilecekleri bir çözüm olsun ve barış getirsin dedik, Türkiye bunu yapmıştır. Ancak bunun karşılığında karşı taraf hiç bir zaman iyi niyetle yaklaşmadığı için sonuç alınamamıştır.' dedi.2004'te Annan Planı referandumuna Kıbrıs Türk tarafının 'Evet', Rum tarafının ise 'Hayır' dediğini hatırlatan Oktay, çözüme destek verdiğini iddia eden Avrupa Birliği'nin (AB) bu süreçte Rum tarafını AB üyeliğine aldığını ve bununla kendi ilkelerini ve yasalarını çiğnediğini ifade etti. Oktay, Kıbrıs'ta uzun yıllar federal temelde bir çözüm arayışı olduğunu belirterek, şöyle devam etti:'Rum kesimi, hiçbir zaman ne elindeki gücü, kaynakları, hükümeti ve hiçbir şeyi Türk tarafıyla paylaşmak istemedi. Burada, Kıbrıs Türkü'nün asimilasyonuna dönük bir aldatmaca olduğunu görüyoruz. Neredeyse 50 yıla yakın bir görüşmeden bahsediyoruz. En son Crans Montana görüşmelerinde, Türkiye, 'Bu bizim görüşeceğimiz en son federe devlet konusudur.' demiştir. Bugün geldiğimiz noktada Cumhurbaşkanımızın söylediği son derece nettir. Biz, dediğimiz noktadayız, verdiğimiz sözleri yerine getirdik, karşılığında gördüğümüz bellidir. Bundan sonra duruşumuz nettir, federe devlet diye bir konu gündemde yoktur. BM öncülüğünde Kıbrıs konulu gayrıresmi 5+1 toplantı martta olabilir. Bu da Türkiye'nin önerisidir.' Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Yeni şeyler konuşmak lazım' sözlerini hatırlatan Oktay, yeni şeylerden kastedilen durumun hali hazırda Ada'da var olan iki toplum olduğunun altını çizdi.'Kıbrıs'ta iki ayrı devleti konuşabiliriz'Oktay, Kıbrıs'taki iki yapının birbiriyle konuşması gerektiğinin altını çizerek, 'Kıbrıs'ta iki eşit devlet, iki eşit toplum temelinde iki ayrı devleti konuşabiliriz, bunu müzakere edebiliriz. Bunun içinin nasıl doldurulacağını konuşabiliriz ama artık federe devlet geride kalmıştır.' dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, bu konuyla ilgili ABD'ye, AB'ye ve dünyaya da mesajını çok net verdiğini belirten Oktay, taraf olmamaları ve çözüme katkı sağlamak istiyorlarsa adil davranmaları gerektiğini vurguladığını hatırlattı.Oktay, 'AB ve diğer bazı ülkelerin dış politikaları, Rum kesimi ve Yunanistan tarafından ipotek ve tehdit altındadır. Kendi özgür iradeleriyle karar verememektedirler. Biz de bu ülkelere, 'Bu tehdidin ve ipoteğin altında barış görüşmeleri yapamazsınız, Türkiye ile ilişkileri götüremezsiniz.' diyoruz.' dedi.Tehditlere tarih boyunca boyun eğmediklerini söyleyen Oktay, Türkiye olarak ısrarla diplomatik ve barışçıl yolları sonuna kadar zorladıklarını ifade etti.'Doğu Akdeniz'deki sorunlar tüm açıklığıyla tartışılabilir'Oktay, şöyle devam etti:'Burada Türkiye olarak yaptığımız şeylerden biri, yeni açılımlardan birisi de Doğu Akdeniz Konferansı çağrısı olmuştur. AB de BM de buna sıcak bakmıştır. AB hatta sahiplenmek istemiştir. Biz de dedik ki 'Tabii buyurun, tek şartla; Rum kesimi, KKTC ile birlikte bu konferansa davetlidir. Birlikte gelirler ya da hiç gelemezler.' Ülkeler de zaten bölge içerisindeki ülkeler olur. Zaten garantör devletler var. Doğu Akdeniz'deki sorunlar tüm açıklığıyla tartışılabilir.'Doğu Akdeniz'de hidrokarbon kaynaklarının keşfedilmesiyle Kıbrıs'ın neredeyse tüm ülkelerin odak noktasına dönüşmeye başladığını belirten Oktay, bu kaynakların adil olarak paylaşılması gerektiğini ve Türkiye olarak hidrokarbon kaynakları çatışmanın değil barışın aracısı olabileceğini savunduklarını vurguladı.'İşgalci görmek istiyorlarsa aynaya baksınlar'Oktay, 'Doğu Akdeniz'de var olan kaynakların nasıl paylaşılacağıyla alakalı, adilane bir paylaşımın nasıl yapılabileceğiyle alakalı bir teklifimiz oldu. KKTC olarak yapılan bir teklifti. Bu teklifimiz de hala açıktır. Biz burada da bunu anlatmaya devam edeceğiz.'Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in dün Kıbrıs Rum kesimine gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Rum lider Nikos Anastasiadis ile Türkiye'ye karşı yaptığı açıklamalara tepki gösteren Oktay, 'Aslında onların aynaya bakarak konuştukları şeydir, işgalci görmek istiyorlarsa aynaya baksınlar. 1571'den 1878'e kadar aralıksız burayı yöneten bir toplumdan bahsediyoruz, Türk milletinden ve Türk toplumundan bahsediyoruz. Burada ev sahibi Türk milletidir ve Kıbrıs Türkü'dür, misafir olan ve işgal eden birileri varsa onların ta kendileridir.' dedi. Oktay, son zamanlarda ABD, Rusya ve Fransa'nın, Kıbrıs Rum kesimiyle askeri eğitim ve iş birliği adı altında anlaşma imzalamalarını da yakinen takip ettiklerini, AB'nin yaptığı hataların bu ülkeler tarafından da yapılmamasını da arzu ettiklerini söyledi.(Sürecek)
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Brt'deki Canlı Yayında Soruları Yanıtladı (2):
LEFKOŞA/ANKARA - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Türkiye'ye gelen yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılarını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) de iletmeye başladıklarını ve bunun devamının geleceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, KKTC devlet televizyonu Bayrak Radyo Televizyonunda (BRT) canlı yayın programına konuk olarak, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.Kapalı Maraş'ın açılım süreci konusunda kimsenin tepkisine göre hareket edemeyeceklerini belirten Oktay, yapılacak değerlendirmelerin ardından gereken adımları atacaklarını ve Kıbrıs Türkü'nün faydasına olan ne ise sonuna kadar destekleyeceklerini söyledi.1974'ten beri kendi toprağını iyi niyetle tutan bir devletin söz konusu olduğunu vurgulayan Oktay, yaklaşık 50 yıldır bekleyen bu devletin, 'artık yeter' dediğini ve birkaç neslin bu bölgenin açılmasını beklediğini dile getirdi.Oktay, 'Bu çocukların, gençlerin geleceğini seni beklemekle karartamam. Gazimağusa'yı düşünün, oradaki çocukların ve insanların Maraş'ın sahil kısmının açıldıktan sonra oradaki sahilde dolaşmalarını, sevincini düşünün. Bu mu daha iyi yoksa şehri farelerin dolaştığı terkedilmiş harabe bir şehir olarak daha da kötüye götürmek mi daha iyi?' ifadesini kullandı.Kapalı Maraş'ın açılması noktasında KKTC'nin kararını verdiğine ve Türkiye'nin de sonuna kadar bu kararın arkasında olduğuna dikkati çeken Oktay, sahil şeridinin artık açıldığını aktardı.'Bundan sonra ikici aşama gelecektir'Oktay, şunları kaydetti:'(Maraş'ın açılması konusunda) Bundan sonra ikinci aşama gelecektir. Taşınmaz Mal Komisyonu vardır. Herkesin hak ve hukukuna riayet edilerek bir çözüm yolu bulunacaktır. Başka ülke vatandaşı birisinin toprağı veya gayrimenkulü varsa yine Taşınmaz Mal Komisyonu aracılığıyla çözüme kavuşturulacaktır. Gelip orada kendi işletmesini fiilen işletebilecektir. Bir zamanlar dünyanın incisi olan bu bölgenin yeniden açılması bölgedeki tüm kesimlerin faydasına olacaktır.''Gerçek dışı taleplerle masaya gelinmemeli'Bölgenin tamamının açılmasıyla alakalı henüz bir takvimin olmadığını aktaran Oktay, açılımın devamının geleceğini ifade etti.Oktay, BM öncülüğünde yakın zamanda Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde, garantör devletlerin de katılımıyla düzenlenmesi planlanan Kıbrıs konulu 5+1 gayrıresmi toplantı ve diğer görüşmelerde, Kıbrıs Rum kesimi ve Yunanistan'ın Maraş'ın artık bir pazarlık konusu olduğu fikrini unutması gerektiğini vurguladı.Artık yeni şeyler söylemek gerektiğini dile getiren Oktay, 'Bu tür gerçek dışı taleplerle masaya gelinmemeli. Artık konuşulması gereken, var olan gerçekliğin yasal zemine oturtulmasıdır.' dedi.Oktay, KKTC'nin üzerinde hiçbir şekilde savunulamayacak ambargolar olduğuna işaret ederek, Kıbrıs Türkleri için en temel haklardan biri olan ulaşım hakkının dahi engellendiği bir dışlanmanın söz konusu olduğuna dikkati çekti.Birleşmiş Milletler'in (BM) Kıbrıs'taki hiçbir soruna çözüm üretemediğini ifade eden Oktay, 'BM'nin Maraş için kendi gözetiminde bir yönetim teklif edecek kredibilitesi yok. BM herhangi bir soruna çözüm bulabilmiş bir yapı değildir. Bu söylediğimiz, Maraş'ın ekonomiye kazandırılması, BM kararlarına da uygundur.' diye konuştu.Oktay, Türkiye'nin kapalı Maraş'la ilgili çalışmalarını Dışişleri Bakanlığı ve ilgili tüm birimler vasıtasıyla ciddiyetle sürdürdüğünü, bu konuda sağlam temellere dayanarak konuştuklarını ve KKTC ile istişare etiklerini vurguladı.'Yeni KKTC' söylemiOktay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dile getirdiği 'yeni KKTC' söylemine ilişkin, 'Yeni KKTC, her anlamda altyapısını tamamlamış, kendi ayakları üzerinde durabilecek bir üst yapıyı kurabilen, donanımlı gençleri ve iş insanlarıyla üreten, turizm potansiyelini diğer alanlara da taşıyan, kendi kendisine yeten ve her bir vatandaşının gururla 'ben buradayım' diyebileceği bir KKTC'dir görmektir. Bütün arzumuz da budur.' değerlendirmesinde bulundu.Geniş bir heyetle, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası birçok alanda planlama yapmak üzere KKTC'ye geldiklerini belirten Oktay, KKTC'nin dünyadaki rekabetten geri kalmasını istemediklerini ifade etti.Oktay, KKTC'de yıllar önce başlayan yol projelerinin hala bitmediğini ve bunun sebebinin ise kamulaştırmayla ilgili, sistem kaynak veya yasal değişiklik gerektirebilecek altyapılarla ilgili olduğuna işaret etti.KKTC'de yakın aralıklarla yapılan seçimlerin reformları ertelediğine işaret eden Oktay, bu aksaklıkların dışarıdan gelen yatırımcıyı da etkilediğini ve bu sorunların aşıldığı bir KKTC'yi görmek istediklerini belirtti.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Türkiye'de yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı başarılı bir mücadele verildiğini belirterek, Türkiye'nin aşı ile ilgili çalışmalara başlattığını ifade etti.Türkiye'nin sağlık alanındaki altyapısının çok güçlü olduğuna dikkati çeken Oktay, 'Salgın ve doğal afetlerle birlikte görüldü ki Türkiye'deki sağlık altyapısı muhteşem bir öngörüyle oluşturuldu. Sağlık alanında birden bire dünyadaki en avantajlı ülkelerden biri konumuna geldik. Bu konumumuz, bize sağlık ekipmanları, aşı ve ilaç konusunda çalışma konusunda özgüven aşıladı ve o çalışmalar başladı. Salgın bu anlamda bizim için bir salgına dönüştü.' dedi. 'Bizdeki hangi aşılama hangi çerçevede gidiyorsa bu KKTC'ye de yansıtılacaktır'Oktay, KKTC'nin de sağlık konusunda hiç kimseye muhtaç olmaması için çalışmalar yürüttüklerini vurguladı.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 'Türkiye'deki hava ambulansları dahil, tüm sağlık imkanları, buranın (KKTC) emrindedir. Hükümete 'Hastaları da taşıyabiliriz, Türkiye'nin sağlık altyapısı sizin de altyapınızdır.' dedik. Bize de söylenen, 'Normal hastaları değil ama yoğun bakımdakileri taşıdığınızda biz son derece rahatlarız.' oldu. Biz de onları taşıdık, gelmek isteyen her hastamızı aldık. Aşılama konusunda da, diğer Kovid-19 desteklerinde olduğu gibi KKTC'yi asla yalnız bırakmadık.' diye konuştu. Türkiye'nin KKTC'ye ekonomik desteklerin yanı sıra Kovid-19 desteklerinin sürekli devam ettiğini kaydeden Oktay, aşılama olayında da 'Türkiye'deki imkanlar, KKTC'nin de imkanlarıdır' anlayışında olduklarını ifade etti.Oktay, 'Bizdeki hangi aşılama hangi çerçevede gidiyorsa bu KKTC'ye de yansıtılacaktır. Türkiye'ye gelen aşıları biz KKTC'ye de iletmeye başladık, devamı da gelecektir. Bunu yarın da yine görüşüyoruz olacağız ve heyetler arası görüşmeden sonra bunu da açıklayacağız. Bu konuda hiç kimsenin bir endişeye kapılmasında gerek yok. Bizdeki imkanların sizin de imkanların olduğunu bilmenizi isteriz.' ifadesini kullandı.(Bitti)
Reklam