'Ne Olacak Söyle Gitsin'
Savcı Zekeriya Öz, Twitter hesabından Mevlana'ya ait 'Bazen diyorum ki 'ne olacak söyle gitsin', sonra diyorum, söyleyince ne olacak, sus bitsin' sözlerini paylaştıT24İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili olduğu dönemde nezaret ettiği 17 Aralık yolsuzluk operasyonu sonrası hükümete yakın medyanın hakkında birçok iddia ortaya attığı Bakırköy Başsavcıvekili Zekeriya Öz , dün şahsi Twitter hesabından Mevlana’ya ait bir sözü paylaştı. Öz, Mevlana’nın “Bazen diyorum ki; ‘ne olacak söyle gitsin’ sonra diyorum; ‘söyleyince ne olacak, sus bitsin’” şeklindeki sözünü paylaştı.
İstifa Edenler de İşsizlik Maaşı Alacak
İşsizlik aylığı ile alakalı yanlış malum bir doğru ortaya çıktı. İş yerinden istifa edenler, kıdem tazminatı ve işsizlik aylığı alabilecek.İşsizlik aylığı ile alakalı yanlış malum bir doğru ortaya çıktı. İş yerinden haklı bir sebeple istifa ettiyseniz, ihbar hariç kıdem tazminatı ve işsizlik aylığı alabiliyorsunuz. Konuyu köşesine taşıyan Sabah yazarı Faruk Erdem, istifa edenlerin de bu maaştan yararlanabileceğini yazdı. İş yerinden haklı bir sebeple istifa ettiyseniz, kıdem tazminatı ve işsizlik aylığı sizin de hakkınız.İşte Erdem'in yazısındaki alakalı kısımHER ÇALIŞANIN İŞSİZLİK MAAŞI HAKKI VAR Her çalışanın işsizlik aylığı hakkı var. Zira sigorta primleri yatırılırken bu kapsamda ücretlerimizden kesinti yapılıyor. Bu kesintiler de brüt maaşımızdan yüzde 1 sigortalı, yüzde 2 işveren ve yüzde 1 devlet payıyla gerçekleşiyor.HAKLI FESİH ÖNEMLİ Fakat işsizlik aylığı almanın bir takım koşulları var. Birinci ve en önemli şart; kendi istek ve kusuru dışında işini kaybetmiş olmak. Yani Türkçesi işten çıkartılmak... Bunun istisnasını başlıkta belirttim, onu aşağıda anlatacağım. İşten çıkmadan evvelki 120 gün prim ödeyip çalışmak da gerekiyor. Bununla beraber son 3 yıl içinde en az 600 gün müddetle işsizlik sigortası primi Ödemiş olmak. Yani sigortalı olarak çalışmış olma koşulu da var. Gelelim istifa mevzusuna... İşsizlik aylığı alacak olanların içine kendi isteği ile ayrılanları da katıyoruz. Zira çalışma yaşamında 'haklı fesih' diye bir kavram var. Siz iş yerinden haklı bir sebeple ayrılmışsanız, ihbar hariç kıdem tazminatı ve işsizlik aylığı alabiliyorsunuz.HANGİ DURUMLARI SEBEP GÖSTEREBİLİRSİNİZ? Haklı feshe, işverenin ahlak ve iyi niyet hallerine uymayan davranışları sebep gösterilebilir. İş yerinin el değiştirmesi veya başkasına geçmesi, kapanması, işin veya iş yerinin niteliğinin değişmesi nedenleriyle işten çıkarılmış olmak da işsizlik maaşını gerektirir. Yeniden işverenin işçinin hakkını ödememesi, maaşını noksan göstermesi gibi durumlarda da haklı fesih devreye girer ve istifa halinde işsizlik aylığı alınır.NE KADAR MAAŞ ALABİLİRSİNİZ? İşsizlik aylığı son 4 ayda (120 gün) alınan brüt fiyatın vasatisinin yüzde 40'ıdır. Yani 1.000 lira brüt ücreti olan bir çalışanın alacağı işsizlik aylığı 400 liradır. Bundan küçük bir miktar damga vergisi kesintisi de var. Her aylığın yüzde 40'ını işsizlik aylığı olarak almak da olası değil. Yani brüt aylığı 5 bin lira olan birisi 2 bin lira işsizlik aylığı alamıyor. Burada hudut o seneki minimum fiyatın yüzde 80'i olarak belirleniyor. Yani bu yıl için alınacak en yüksek işsizlik aylığı 856 lira 80 kuruş oluyor. İşsizlik aylığı sigortalının durumuna göre 6 ila 10 ay arasında ödeniyor. Bu da sizin yatırdığınız prim gününe göre belirleniyor. 600 gün prim ödeyen 6 ay, 900 gün ödeyen 8 ay, bin 80 gün ödeyen 10 ay maaş alıyor.DİKKAT! 30 GÜN ÖNEMLİİspatlayabileceğiniz zorunlu haller dışında işten ayrıldıktan sonra, 30 gün içinde çıkış belgelerinizle en yakın İŞKUR'a başvurmanız gerekiyor. Eğer bu süreyi geçirirseniz geçen zaman kadar alacağınız aylığın süresi de azalacaktır. Bunun için 30 günü geçirmemeye bakın.BUNU SAKIN YAPMAYIN! İşsizlik aylığı alırken, çalışmak olası değil. Kayıtlı veyahut kayıtsız çalışırsanız bunu gizlemeyin. Eğer bu tespit edilirse işsizlik maaşınız kesilir. O süre içinde aldığınız paralar da sizden faiziyle geri tahsil edilir. İşverenle anlaşıp çift maaş almaya kalkanları duyuyoruz. Bu, kanunen de suçtur.
Sigara İçmek, Yaşam Süresini 10 Yıl Kısaltıyor
Zararları içilen miktara bağlı olarak artan sigara nedeniyle, her yıl ortalama 100 bin insan hayatını kaybediyorT24Sigara bağımlılığı, akciğer, ağız, boğaz, mide, pankreas gibi çok sayıda kanserin en önemli nedeni olarak yaşam süresini 10 yıl azaltıyor.Geçtiğimiz yüzyılda dünyada yaklaşık 100 milyon kişi sigaraya bağlı nedenlerle yaşamını yitirdi. Araştırmacıların tahmini; içme oranları böyle devam ederse bulunduğumuz yüzyılda aynı nedenden 1 milyar ölüm olacağı yönünde.Tülay Karabağ ’ın ntvmsnbc.com’da yer alan haberine göre, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü nedeniyle sigaranın zararlarına dikkat çeken İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tunçalp Demir , ülkemizde ise sigara karşıtı çalışmalar hız kazanmış olsa da; yaklaşık her 3 kişiden birinin sigara içtiğini ve her yıl 100 binden fazla insanın sigaraya kurban verildiğini söylüyor.Sigaranın vücuttaki ilk etkileri damarlar üzerinde oluyor, bunden de tüm organlar etkileniyor. Etki ilk sigara içimiyle başlıyor. Prof. Demir, uzun dönemde hücrelerin genetik yapısını bozan sigaranın vücuttaki seyri hakkında şunları aktarıyor: “Başta akciğer olmak üzere, ağız, boğaz, dil, yemek borusu, mide, pankreas, mesane gibi birçok kanserin oluşumuna yol açar. Ayrıca solunum sisteminin savunma mekanizmasını bozar, enfeksiyonlara, solunum kapasitesinde azalmaya ve KOAH'a neden olur.'Cinsel fonksiyonları da bozuyorSigara içenlerde akciğer kanseri ve KOAH, içmeyenlere oranla 20 kat fazla görülüyor. Sigara hem kadınlarda hem de erkeklerde cinsel fonksiyonları da olumsuz etkiliyor ve kısırlığın önemli nedenleri arasında gösteriliyor.Sigaranın bağımlılık yapıcı etkisinden sorumlu olan ise nikotin. Nikotinin beyindeki nucleus accumbens bölgesindeki keyif merkezini uyararak dopamin salgılattığını kaydeden Demir, “Nikotin, alınmadığında yani sigara bırakıldığında ‘yoksunluk belirtileri’ görülür. Bunlar; şiddetli sigara içme arzusu, sinirlilik, huzursuzluk, gerginlik, mutsuz hissetme, konsantrasyonda azalma, iştah artışı şeklindedir ve sigarayı bırakmayı zorlaştıran en önemli etkenlerdir” diye konuşuyor.“Sigarayı bırakmak zordur ama imkansız değildir” diyen Demir’in bu süreçte izlenecek yol hakkındaki önerileri şöyle: “Kendi kendinize bırakmayı denediğinizde zorlanıyorsanız, bir hekime danışarak etkinliği kanıtlanmış tıbbi tedavi yöntemlerinden yararlanabilirsiniz. Bu sürece dair şüpheleriniz olabilir ancak yılmayın, aynı kararlılık ile devam edin. Her deneme, bırakmaya giden yoldaki bir adımdır. Bir sigara yakmak istediğinizde sigara bırakma nedeninizi hatırlayın, çocuklarınızı, sevdiklerinizi veya sigarasız hayatın keyifli yönlerini düşünün.”Sigarayı bırakmak için 3 önemli adım1. Doktorunuza danışın.2. Sigarayı bırakma günü belirleyin.3. Sigara bırakma tedavilerinden yararlanın: Doktorunuzun önereceği tedaviler özellikle yoksunluk belirtilerini azaltarak sigarayı bırakmanıza yardımcı olabilir ve bırakma sürecini kolaylaştırabilir. Tedavide kullanılan ilaçlar da genellikle sigara gibi beyindeki keyif merkezleri üzerinden etkilerini gösterir.Zarar, içilen miktarla doğru orantılıSigaranın bırakılmasının ardından vücuttaki etkilerinin belirli bir süre sonra ortadan kalktığına yönelik bir kanı var. Bu bağlamda; sigara bırakıldıktan sonra vücuttaki etkileri ne kadar sürede tamamen yok oluyor? Demir'in cevabı: “Zararlı etkiler içilen sigara miktarı ile doğru orantılıdır. İçilen sigara miktarı da paketin yıl ile çarpılmasıyla hesaplanır. Özetle; içilen sigara miktarı ne kadar azsa, bıraktıktan sonra zararlı etkilerinin kaybolması o kadar kısa sürede olur.”Sigaranın ömrü 10 yıl azalttığını söyleyen Prof. Demir, “Yaşamınızı uzatacak en önemli etkenin sigara içmemek, içiyorsak da bırakmak olduğunu bilmeliyiz. Sigarayı ne kadar erken bırakırsak, yaşam süremizin o kadar çok uzayacağını da unutmayalım” diyor.
Türk Bilim Adamı Yeni Böcek Türleri Tespit Etti
MSKÜ Fethiye Ali Sıtkı Mefharet Koçman Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Memiş Kesdek tarafından Muğla'da 2 yeni böcek türü tespit edildi.Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Fethiye Ali Sıtkı Mefharet Koçman Meslek Yüksekokulu Çevre Koruma Teknolojileri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Memiş Kesdek, Muğla'da bulunan iki yeni böcek türüne bölgenin isminden esinlenerek 'Archicarabus wiedemanni sekiensis' ve 'Procrustes coriacus muglaensis' adını verdiklerini bildirdi. Kesdek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tespit edilen böcek türlerinden birinin Seydikemer ilçesine bağlı Seki beldesinde, diğerinin ise il merkezinde tespit edildiğini anlattı. Yaptığı çalışmayla yeni böcek türlerinin bilim dünyasına kazandırıldığını ifade eden Kesdek, böceklerin ait olduğu grubun isminin Yunanca Carabidae olan boynuzlu böcek' anlamına geldiğini, İngilizce'sinin 'Ground Beetles', Türkçe'de de 'toprak böcekleri' veya 'yer böcekleri' olarak adlandırıldığını söyledi. Kesdek, bugüne kadar yaptığı araştırmalarda Türkiye'de Carabidae familyasına ait ve daha önce tanımlanmış çok sayıda türü makale olarak yayınladıklarını belirterek, 'Bunlardan 2'si dünya için ilk defa bilim dünyasına kazandırıldı. Dünyada ilk kez tespit edilen bu 2 böcek ve özellikleri, Fransa'da bilim dergisi 'Coléoptéres' Dr. Thierry Deuve' katkılarıyla dünyaya duyuruldu. Keşfedilen böceklere bulundukları yerlerin isimleri 'Archicarabus wiedemanni sekiensis' ve 'Procrustes coriacus muglaensis' verildi' dedi. Yabancı bilim adamları ülkemizdeki türleri yurt dışına taşıyor iddiası Kesdek, Türkiye'de böcek gruplarında özellikle yerli araştırmacılar tarafından yapılan faunistik ve sistematik çalışmaların sayısının çok az olduğunun altını çizerek, şunları söyledi: 'Sınırlı olan bu çalışmalar ise daha çok yabancı araştırıcılar tarafından yapılmış, çok sayıda yeni türler tanımlanmıştır. Özellikle turistik amaçla ülkemize gelen pek çok yabancı bilim adam, turistik gezintileri veya yürüyüşleri bahane ederek farklı bölgelerden veya lokalitelerinden birçok canlı türü ülkelerine götürmekte ve yeni olarak kaydetmektedir. Yeni buldukları böceklere veya hayvanlara telaffuz edemeyeceğimiz isimler vermektedirler. Hatta üzülerek belirteyim ki Doğu Anadolu'dan buldukları böceklere 'ermenicus', Karadeniz bölgesinden buldukları yeni türe ise 'ponticus' gibi isimler verdikleri görülmektedir. Bunlar bizi üzmektedir.” Yrd. Doç. Dr. Kesdek, yürütülen çalışmalarda vatandaşların da kendilerine destek vermelerini istedi.AA
Dünyanın En Eski Ayak İzleri Bulundu
İngiltere'nin doğusundaki Norfolk kıyılarında bulunan ayak izlerinin 800 bin yıl öncesine ait olduğu belirlendi. İlginç keşif bilim adamlarını heyecanlandırırken, söz konusu kalıntının Afrika haricinde dünyanın en eski ayak izleri olduğu belirtildi.Happisburgh kıyılarında bulunan ayak izleri, bilinen en eski insan varlığının Kuzey Avrupa'da olduğuna ilişkin doğrudan kanıtları oluşturuyor.Bilim dergisi Plos One'da yayımlanan keşfin gelgitin ardından denizin çekilmesi sonucu mayısta gerçekleştiği, kıyıdaki kumların arındırılması ile bir dizi oyuğun ortaya çıkarıldığı belirtiliyor. Keşif ekibinden Dr. Nick Ashton, ayak izlerini erken dönem insanlarına dair bilinen temel bilgileri yeniden yazılmasına neden olabileceğini belirtiyor.Türkiye
Çocuk Gelinler Anlattı: İşte Yaşanmış Çarpıcı Hikayeler
Van’ın Çatak İlçesi’nden 2,5 yıl önce Siirt’in Pervari İlçesi Yapraktepe Köyü’ne “berdel” usulüyle gelin giden 14 yaşındaki Kader Erten’in silahla öldürülmesi gözleri yine çocuk gelinlere çevirdi. İşte çok çarpıcı yaşanmış örnekler... ABD’de Cleveland’da bir şiddeti önleme merkezinde 3 yıl çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönüş yapan Adli Tıp Kurumu Eski Başkanı Prof. Dr. Oğuz Polat ve ekip arkadaşları Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Araştırma Görevlisi Sabahat Ölçer ile öğretim görevlisi Begüm Kocamaz, Van’ın farklı mahallelerinde yaşayan çocuk gelinleri araştırdı. Akşam'ın haberine göre 57 günde tamamlanan çalışma sonucunda çocuk gelinlerin hikayeleri derlendi. Polat, hikayelerin ilerleyen günlerde kitaplaştırılacağını söylüyor. İşte kimlikleri gizli tutulan o çocuk gelin öyküleri: “Köyde yaşadık, büyüdük. Akraba evliliği yaptım. Kayınvalidem de halamdı. Anneannemle kaldığım zaman eşimle tanışmıştık. Daha doğrusu bir ağabey kardeştik. Eşim benden on, on bir yaş büyüktü. Anneannemin yanında fazla kalamadım. Çok sıkılıyordum ve ailemi özlüyordum. Üç yıl kaldıktan sonra beni annemlerin yanına geri gönderdi. Halam bayramın ilk günü bize geldi. O zaman küçüğüm, dışarıda oynuyordum. Sonra gitti. Sonraki gün tekrar geldi. Yanında başkaları da vardı. Ama bu defa beni istemeye gelmişlerdi. İşte verdiler, düğün olacak. Hemen nişan oldu. Nişandan sonra sürekli ağlamaya başladım.” “Düğünümüz oldu. Beni baba evinden alıp köye götürdüler. Kaynanam, halam olduğu için kimse benimle birlikte gelmemişti. Akşam oldu. Ne yapacağımı bilmiyordum. Korkuyordum. İlk gecem çok kötüydü. Şu an hatırlıyorum da. Eşim daha yanıma gelmeden önce titremeye başladım, bayıldım. Kolonya falan verdiler. Beni ayılttıktan sonra eşim geldi odaya. Bana, “Gel seninle evcilik oyunu oynayalım” dedi. Bu cümleyi hayatım boyunca unutmayacağım. Annemi, babamı hiç affedemiyorum gerçekten. Yani çocuk ya bilmez diye “Gel oyun oynayalım” dedi, anlamadım. Şimdi aklıma geliyor hiçbir şey diyememişim.” Bir başka çocuk gelin: Çocukluğumda, diğer çocuklar gibi oynamaya gitmedim. Üstüme böyle güzel bir kıyafet giymedim. Köydeydik. İşte koyuna, sürüye, tarlaya. Oraya buraya git, onun için çocukluğumu hiç yaşamadım. Küçüktüm, amcamın oğlunu sevdiğimde. O zamanlar o ortaokula gidiyordu. Ben de on üç yaşındaydım. Evlerimiz yakındı beraber oyunlar oynardık. Nişanlandığımda 13 yaşındaydım. O gece gerdeğe girecektik aşırı korktum. Hiç kimse de anlatmamıştı. Daha yeni adet olmuştum. Çok korktum, titreme oldu bende. Ağladım sabaha kadar. Kanamam olduğu zaman, çarşafı aldılar. Sağdıç elinde tabancayla havaya bir el ateş attı. Ondan da çok korktum. Babamlar duydu. O zaman korkunun yanına bir de utanma eklenmişti. İlk başlarda eşimle anlaşamıyorduk. Ağlıyordum. Sonra alıştım.” VAN'DA KÜÇÜK YAŞTA EVLİLİK ORANI %41.9 Prof. Dr. Oğuz Polat çocuk gelinler için şunları söyledi: Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da küçük yaşta evlendirilmeye bağlı olarak çocukların fizyolojik yaşlarından çok önce başka bir statüye sürüklenmeleri büyük problem yaratıyor. Van’ın resmini çekmek daha sonra yapacağımız çalışmalar için son derece önemliydi. Bölgedeki çocuk gelin oranı yaklaşık yüzde 41,9 civarında. Çok açık söyleyeyim ben böylesine bir oranı beklemiyordum. 14 yaşında evlendirilen bir başka çocuk gelin ise eşinin çok nazını çektiğini söyleyerek hikayesini anlatıyor: Çocukluğumu yaşamadım. Ben çok okumak istedim, derslerim çok iyiydi. Ortaokul döneminde babam okutmak istemedi. Okuyamamak benim için en büyük ezikliktir, eksikliktir. Evleneceğimi ilk duyduğumda şaşırdım. Ekim ayında düğün hazırlıklarına başlandı. Geceyi dayımın evinde geçirdim. Burada banyom yapıldı. Daha sonra alıp, konvoy eşliğinde köye götürdüler.O gece gerdek gecesine girdik. Gerdeğe dair kimse bilgi vermemişti ama eşim çok anlayışlıydı. Evlendikten birkaç ay sonra hamile kaldım. On yedi yaşında ilk çocuğumu doğurdum ama çok zor geldi. Küçüksün, uykun geliyor o çocuğa nasıl bakacaksın. Bir iki saat bakardım, başlardım ağlamaya. Eşim kalkardı, o bakardı, anlayışlıydı.Akşam
Reklam
Star: İnternet Yasasına Karşı Çıkanlar Porno Lobisi!
Hükümete yakınlığıyla bilinen Star gazetesinde, internet düzenlemesine karşı çıkanların porno lobisi olduğu iddia edildi T24 Star gazetesinde yer alan bir haberde, sansür tartışmalarının gölgesinde yasalaşan internet düzenlemesine karşı çıkıp Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 'e bu yasanın veto edin çağrısı yapanların 'porno lobisi' olduğu öne sürüldü. CHP'nin ve TÜSİAD'ın da bu lobinin bir parçası olduğunu savunan Star gazetesinin 'Porno lobisi baskı yapıyor' başlıklı haberinde şu ifadeler yer aldı: 'Yeni internet yasasını veto için Cumhurbaşkanı’na çağrı yapanların, 2011’de çocukların porno sitelere girişini engelleyen ‘güvenli internet’ uygulamasına da tepki gösteren çevreler olması dikkat çekiyor. Kampanyada ilk sırayı ise CHP ve TÜSİAD alıyor. Yeni internet yasası, özel hayatı ve kişilik hakları ihlal edilen kişilere, haklarındaki yayınları engelleme kolaylığı getiriyor; TİB Başkanı’na da sadece bu konuda ve ‘yargı yolu’ açık olmak üzere ‘acil müdahale’ imkânı veriyor. Ancak buna rağmen, yasaya karşı Cumhurbaşkanı’nı göreve çağıran açıklamalar, ‘kişilerin uygunsuz görüntülerinin veya bireysel haklarını ihlal eden verilerin yayınlanmasına izin verin’ çağrısı anlamına geliyor. Yasanın çıkmaması halinde, herkesin gizlice çekilen veya bir şekilde elde edilen uygunsuz görüntülerinin engellenmesi ancak ‘yargı süreci’ beklenerek sağlanabilecek, bu süreçte kişilerin görüntüleri izlenmeye, hakları ihlal edilmeye devam edilebilecek. Köşk'e 'görev' çağrısı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, siyasi muhalefet ve ‘paralel muhalefet’ tarafından birçok konuda ‘göreve çağrılması’na rağmen, özellikle ‘paralel yapılanma’ konusunda başından beri net tavır sergilediğine işaret edilirken, ‘sansür’ iddialarının da bu çevreler tarafından dile getirildiğine dikkat çekiliyor. Cumhurbaşkanı’na çağrı kampanyasının öncülüğünü de 2011’de başlatılan ve çocukların porno sitelere girişini engelleyen ‘güvenli internet’ uygulamasına ‘sansür’ diye tepki gösteren CHP, TÜSİAD ve Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü yaptı. İnsan Hakları İzleme Örgütü, AGİT Basın Özgürlüğü Temsilcisi ile ABD Dışişleri Sözcüsü, AB Genişleme Sorumlusu’ndan alınan demeçlerde hangi maddelerin ‘sansür’ ve ‘yasak’ getirdiği belirtilmedi. Basın Enstitüsü Derneği ise “kişilik hakkı veya özel hayatının gizliliği ihlal edilen kişiler de erişim engellemesi talep edebilecektir” endişesini (!) dile getirdi.'
Reklam
Sultan Abdülhamit'in Torunları İstanbul'u İstiyor
Sultan Abdülhamit’in torunları, aralarında Kabataş Meydanı, Galatasaray Adası ve Veliefendi’nin de olduğu onlarca değerli mülk ve arazinin kendilerine miras kaldığı iddiasıyla hukuk mücadelesi başlattı. Osmanlı İmparatorluğu’nun 34’üncü padişahı Sultan Abdülhamit’in torunları, dedelerinden miras kaldığını öne sürdükleri onlarca değerli mülk ve arazi için hukuk mücadelesi başlattı. Talep edilen yerlerin toplam değeri ise milyar dolarla ifade ediliyor. Öyle ki, bu yerler arasında Kabataş Meydanı, Galatasaray Adası, Dolmabahçe’de bostan bile var. 250 akraba dava açıyor Miras için 2010 yılında veraset, yani akraba ispatlığı davası açıldı. Osmanlı arşivinden çıkan belgelere göre aralarında Türkiye, Lübnan, Suriye İngiltere, hatta Meksika’dan isimlerin olduğu 250 kişilik bir varis listesi oluşturuldu. Bu 250 akraba için mahkeme geçen Aralık’ta yapılan duruşmada, kararını 27 Mart 2014’te açıklayacağını söyledi. Eğer İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi, verasetleri kabul ederse miras davasının önü açılacak. ‘Yerlerin parasını verin’ Abdülhamit’in bir kısım varisinin vekilliğini üstlenen Akkuş Hukuk Bürosu’ndan avukat Meral Akkuş ile Mehmet Erkan Akkuş, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Mahkeme davacı kişilerin Abdülhamit’in varisleri olup olmadığı yönünde karar verecek. Varislerin Şehzade Mehmet Selim’e kadar veraset belgeleri alınmış durumda. Son halka Abdülhamit. Mahkeme tarafından veraset belgesi çıkması durumunda miras pay oranları da ortaya çıkacak. Söz konusu yerlerin bire bir iadesi mümkün değil. Varisler kendi miras payları oranında maddi karşılık talep ediyor. Anlaşma yapılamaması durumunda AİHM’e kadar gidecekler.” Venizelos’un torunları almıştı Benzer bir emsal karar Yunan Kralı Venizelos’un ailesi için çıkmıştı. Venizelos’un malları kamulaştırılınca mirasçıları tıpkı Abdülhamit’in torunları gibi miras talep etti. Yunan hükümeti ödeme yapmayınca konu AİHM’e gitti ve 18 milyon dolarlık ödeme tablosu çıkarıldı. Venizelos’un varisleri bu parayı Yunan hükümetinden tahsil etti. GALATASARAY ADASI’NI DA İSTİYORLARMimar Balyan’dan Osmanlı’ya kalmıştı Osmanlı maliyesinin 1875 yılında iflas etmesiyle borç ödemeleri durduruldu. Birçok ünlü eser yapan dönemin mimarlarından Sarkis Balyan’a alacaklarının karşılığında Kuruçeşme’deki ünlü Galatasaray Adası verildi. Balyan’ın vefatının ardından adaya kimse sahip çıkmayınca Osmanlı vergi borçları ödenmediği gerekçesiyle el koydu. Ada 1914 yılında Türkiye’nin ilk denizcilik işletmesi olan Şirket-i Hayriye’ye kiralandı, 1957’te Galatasaray Kulübü’ne 150 bin TL’ye satıldı. 2006’dan beri de Suada adıyla eğlence yeri olarak hizmet veriyor. YASA NE DİYOR?‘Cumhuriyet’ten sonra kamulaştırıldı’ Varislerin avukatı Meral Akkuş: “1924 tarihli 431 sayılı yasa padişah mallarıyla ilgili talepte bulunulmasına engel. Sultan Abdülhamit, 1918 yılında vefat etti. Ancak Abdülhamit’e ait mal varlıkları 1924 yılında kamulaştırıldı. Yani Cumhuriyet ilan edildikten 1 yıl sonra. Şayet kamulaştırma Cumhuriyet’ten önce yapılsaydı varisler hak iddia edemezdi. Yani miras varislerin mülkiyetine geçer.” İŞTE İSTENEN MÜLKLERİN SADECE BAZILARI Galatasaray Adası Sultanhamam’daki İzmirli Hanı İstanbul Gedikpaşa’daki tiyatro arsası Eyüp Kopçageçidi’ndeki 21 dönüm tarla Eyüp’te 18 dönümlük Bahariye Kışlası Kağıthane’de 20 dönüm arazi Bakırköy’de 70 dönüm arazi Bakırköy Veliefendi çayırı Dolmabahçe’de 30 dönüm bostan Beşiktaş Serencebey’de 2 dönüm bağ, Ihlamur’da 3 dönüm arsa İstanbul Horhor’da konak ve 5 dönüm arsası Arnavutköy Akıntı Burnu’nda gazino ve müştemilatı Ortaköy’de Dalyan mahallesi ve Ali Saip Paşa Yalısı ile müştemilatı Paşabahçe İrcirli Köyü’nde 40 dönüm arazi ve şişe fabrikası Beykoz’da 40 dönüm bostan, üç bahçe, 6 tarla, 2 çayır, 3 arsa, 1 bağ, 1 dükkan ve yalısıyla Tokat çiftliği, Yalnız Servi çiftliği. Beykoz’da Abraham Paşa’dan alınan 38 dönüm arazi ve üzerindeki müştemilat Şişli’de İzzet Paşa çiftliği Çatalca ve Çekmece’de; Filifos çiftliği, Kaparya çiftliği, Safra çiftliği, Kılıçali Sağır çiftliği, Silivri çiftliği, Bosna çiftliği, Sazlı Bosna çiftliği, Haraççı çiftliği, Papas Bergos çiftliği, İzzettin çiftliği, Tozalak çiftliği ve Yahya Bey Kışlası. Vatan
"Filmi Bir Karesinden Tanırım" Diyen Film Canavarlarına Özel Test
Yıllarca eş dost arasında Atilla Dorsay gibi takılıp kah 'yönetmen, çok ekspresyonist bir tutum sergilemiş Cansu, ben daha çok Sürrealistik seviyorum...' dedin. Kah 'o filmi beğenmedim, şu filmin çekim teknikleri iyi değil, İran sinemasına ba-yı-lı-yo-rum' dedin. Her ismini duyduğun filme 'hııı, izlemiştim onu' dedin. Evet bu işte iyisin... kabul, ama artık senin de sınanma vaktin geldi! Bir filmi sadece ve sadece bir karesinden tanıyabilir misin? 'Çocuk oyuncağı' diyorsan bu test tam sana göre. Mısırları patlat başlıyoruz!
Reklam
Cehenneme Açılan Kapı: 43 Yıldır Yanan İlginç Kratere Yakından Bakalım
Türkmenistan, Darweze, Karakum Çölünde bulunan bu ilginç krater tam 43 yıldır bu şekilde yanıyor. Görenleri hayrete düşüren bu manzara tam olarak bir doğa olayı sayılmaz.Bölgedeki doğalgaz  rezervi 1971 yılında Sovyet bilim adamları tarafından keşfedilmiş. Tam bu noktanın delinmesine karar verilmiş ve bu alan sondaj sırasında çökmüş. Sondaj sırasındaki kazadan sonra kocaman bir krater açılmış ve etrafa gaz sızmaya başlamış. Bilim adamları tehlikeli metan gazının etkilerini azaltmak için buranın yakılmasına karar vermişler.Onlar buranın en fazla 2-3 gün içinde söneceğini düşünmüşlerdi. Aradan tam 43 yıl geçti fakat alev hala parlaklığını koruyor. Bölge şu an turistik amaçla kullanılmaya başlanmış.İşte harika fotoğraf ve videosuyla 'Cehenneme Açılan Kapı'...
Reklam
Opera Yapan Galatasaraylıya Tokat Atan Kadın
Şiddete hayır ama böylesine evet dedirten bir videoyla karşı karşıyayız. Kendinin opera yaptığını sanan vasıfsız taraftar, (tuttuğu takımından tamamen ayrı olarak söylüyorum bunu) insanları rahatsız etmeye ant içmiş gibi bağırıyor. Kadınsa bunun cevabını tüm zerafetiyle veriyor. Küfür İçerir!
Doğa Katliamı: Ölen Albatrosların Midelerinden Çıkanlara Bakın!
Bu tüyler ürpertici görüntüler Pasifik Okyanusu'nda Midway Adası olarak adlandırılan bölgede fotoğrafçı Chris Jordan tarafından fotoğraflanmış. Adından da anlaşılacağı gibi, Midway Adası, Kuzey Amerika ve Asya arasındaki bölgenin tam ortasında.Bu adada bulunan yavru albatroslar okyanus akıntılarıyla gelen zehirleyici plastiklerle besleniyor. İşte bu kirliliğin sonuçları...
Reklam
Lenovo, En İnce Akıllı Telefonuyla Pramit Şov Yaptı
Lenovo, 2013 yılının sonlarında Vibe X adında Android akıllı telefonunu tanıtmıştı. Vibe X, şuanda şirketin en ince yüksek özelliklere sahip akıllı telefonu. Cihaz, 144 x 74 x 6.9 mm ölçülerinde ve sadece 121 gram ağırlığında. Lenovo Vibe X’in inceliğine dikkat çekmek için farklı bir yönteme başvurdu. Şirket Vibe X ile katlı bir pramit oluşturarak resmi Twitter hesabından paylaştı. Vibe X her pazarda mevcut değil ve 420 dolar fiyat etiketi ile Çin, Hindistan ve Rusya gibi pazarlarda satın alınabilir. Cihaz, bir 5-inç Full HD (1080 x 1920) ekran, 1.5GHz dört çekirdekli MediaTek MT6589T işlemci, 13MP arka kamera, 5MP ön kamera, 2GB RAM, 16GB dahili hafıza, Android 4.2 Jelly Bean ve 2.000 mAh pil gibi özelliklere sahip. Geçtiğimiz günlerde Motorola’yı satın alan Lenovo’nun, akıllı telefon pazarında daha aktif rol oynaması bekleniyor.Teknolojioku
EDM DÜNYASININ EN ÜNLÜ İSİMLERİ ELECTROPOL İLE İSTANBUL’DA!
Ξlectropol | Istanbul 2014 elektronik dans müziğinin en başarılı isimlerini İstanbul’da hayranlarıyla buluşturuyor; dünyaca ünlü festivallerin ana sahne DJ’leri 4000 kişilik dev Maslak Arena Festival Çadırı’nda konuk ediliyor.  SABIRSIZLIKLA BEKLENEN LINE-UP AÇIKLANDI! Büyük ses getiren Ξlectropol line-up’ında şimdiye kadar açıklanan isimler arasında JUICY M, FIREBEATZ, HARD ROCK SOFA, UMMET OZCAN, DUBVISION, R3HAB ve SHOWTEK yer alıyor. Yakın zamanda Beatport’un Top 10 listesine 2. Sıradan giriş yapan aynı zamanda Tomorrowland, Electric Zoo gibi festivallerde yer alan FIREBEATZ, yaptığı remixler ve setup başında canlı performanslarıyla adından çokça söz ettiren JUICY M ile birlikte Ξlectropol’ün ilk etkinliğinde 21 Şubat Cuma günü hayranlarıyla buluşuyor. Etkinlik serisinin sonraki tarihleri 14 Mart, 5 Nisan, 2 Mayıs, 15 Haziran olarak açıklandı.
Reklam