Hayvanlar Bazen Çok Zalim Olabiliyor!
Hayvanlar... Onlar, en yakın dostlarımız. Hatta çoğumuza göre insanlardan çok daha iyiler: saftırlar, bizi sevmelerinde çıkar yoktur. Ancak onların masumiyetlerine aldanmamak lazım. Karşınızda sahiplerine veya birbirlerine çok çektiren zalim ve bir o kadar da gaddar hayvanların videoları var (Kediler favorim). İzlerken sıvı tüketmemeniz tavsiye olunur :)
Geometriyi Yeniden Şekillendiren 15 İlginç Ev
Geometriyi ilk keşfedenler bugün insanoğlunun geldiği son noktayı görseler kendilerini pergellerler. Özellikle ev yapımında katledilen geometrinin, araştırmalarda okulda geometrisi zaten zayıf olan mühendisler tarafından yapıldığı ortaya çıktı. Kentsel dönüşüm rüzgarı esen ülkemizde birbirinden şekilsiz ve fizik kurallarına aykırı evler göz kamaştırıyor. Özellikle Karadeniz’in yamaç kesimleri ve balta girmemiş ormanlarında hızla büyüyen gayrimenkul sektörü her gün akıllara zarar yeni binalar dikiyor. Dünya üzerinde de bizim uşakların mühendislik dehasını aratmayan örnekler dolu. Gözlerinizi bozacak mükemmel yapılara son bir kez sağlam gözlerle bakın.
Sorunlar ve Çözümler
Sorunlar ve Çözümler      Hayatımızda pek uzak olmadığımız iki kavram. Biz onlardan kaçmaya çalışsakta onlar bizi istediği yerde buluyor. Bir gölge gibi bizi takip edip, bir fısıltı gibi sürekli beynimizi kavururlar. Kiminin sorunlara vereceği güzel bir cevabı var, kimisinin çözümü muğlâktır. Soruna çözüm veya sorunların farkında olmak büyük bir erdemliktir. Bunun yanında yaşantısında hiçbir sorun olmadığı düşünende az değil. Böyle insanlar aslında sorunun kendisi olduğunun farkındadır. Ama düşünmek onlara zor gelmektedir. Bu tür insanlara genelde dilediği ne varsa yerine getirilmiştir. Bazen de tamamen vurdumduymaz bir şekilde etrafından olan bitene karşı duyarsızca yaşarlar. Bunlar için olayların bir anlamı yok, kendini geliştirme gibi bir amaçları da hiç yoktur.        Tarihte yer edinmiş insanlar olaylara karşı duyarları olup, sorunlara çözüm yaratan kişilerdir.Sorun, geniş bir kavramdır. Bu kavramı küçültüp kendi yaşantımızla sınırladığımızda daha kaliteli yaşantıya adım atmamıza vesile olur. Sorunlarımızı zamanı geldiğinde çözmeliyiz. Onları üst üste yığdığımızda, daha sonra altından çıkamayabiliriz! Sorun; yaşantımızda bizi rahatsız eden ve çözülünce mutlu olmamızı sağlayan bir süreçtir. Çözüm; bir problemin ihtiyaca cevap verebilecek bir şekilde analiz edilmesidir. Sorunlar genelde kişiden kişiye, yaşa, sosyal statüye, yaşanılan bölge, eğitim durumu vb. Etkenlere göre değişiklik göstermektedir. Öğrencilerle yaptığım gözlemlerde genelde aşağıda sıralı sorunları onları rahatsız etmektedir. Öğrencilerin yaşları küçüldükçe hayal güçleri daha geniş oldukları için yaratıcı ve hayalperest olurlar. Sorunlar Çözümler Çanta taşıma zorluğu, Hava kirliliği, Trafik kazaları, Okulda kantin sırasında yaşanan kargaşalar, Yatakların çok yer kaplaması ve yatak düzenleme zorluğu, Yürürken yorulma, Ranzadan düşme, Evlerin sabit olması, Okulda kalemliklerden kalem çalınması, Engellilerin okulda yaşayabileceği sıkıntılar, Yoldaki kazı ve çukurlar, Deprem, Ağaçların kesilmesi, Kızların okula gönderilmemesi, Elbise katlama, Yerlere atılan çöpler vb. Uyuya kalma sorunu Otobüste ayakta gitme Kendi kendini temizleyen tahta Uçan araba Her yönden mermi atan tank Katlanır ve her ihtiyaca cevap veren şemsiye. Klavyeli tahta. Kendi kendine yazan kalem Konuşan kitap Bilgisayarlı sıralar Karşındakinin ne düşündüğünü okuma Uçan insan Isınan ayakkabı ve mont         Daha neler neler...   Burada önemli sorunu düşünmek! Maalesef günümüzde bazı insanlar düşünmeyi bilmiyorlar.Her zaman hazıra kondukları için ki bu onların hatası değil tabi. Toplumca hep tüketmeyi öğrenmişiz.Üretim olmayınca düşünme ihtiyacı da duymuyorlar. Aileden başlayıp okul hayatına kadar ve daha sonrası için hep birileri onlar için düşünmüştür. Ne yazık ki bu yüzden de kesinlikle düşünmeyi bilmiyorlar. Bu nedenle de sorunlar karşısında hep tepkisizler nasıl, neden, niçin, kim için v.s soruları sormuyorlar. Hani ilkokulda başlarız (5N 1K )Neden, Niçin, Nasıl, Nerede, Ne Zaman ve Kim için bunlar hep havada kalmış sanırım. Ki bizim insanlarımızda düşünemiyorlar. Bu nedenle de ilk önce nasıl düşünmeleri gerektiğini anlatmakla işe başlamalıyız. Bunu başardığımızda potansiyeli harekete geçirmiş oluruz ki oda kendiliğinden başarıyı ortaya çıkaracaktır.           Sorun ve çözüm ikilemi yıllardır yaşantımızda hep vardır. Hayat devam ettikçe hep var olacaktır. Onlar var oldukça insanlar yeni buluşlara yelken açacak.  Sorunlara çözüm buldukça, daha mutlu bir yaşam sağlayacaktır. Sorunlarınızın çözümsüz kalmaması dileğiyle… Saygılarımla.... Yahya KARAKURT Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni** Gelişen Beyin / Teknoloji Tasarım, Teknoloji ve Tasarım **Gelişimin adresi...
Yargıtay Şike Kararını Açıkladı: Aziz Yıldırım'ın Cezası Onandı
Şike davasında Yargıtay kararını açıkladı: Kısmen onandı, kısmen düştü, kısmen bozuldu. Yargıtay, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve Olgun Peker’in örgüt suçlarından cezası onandı. Öte yandan Aziz Yıldırım’ın birden fazla maçta şike ve teşvik primlerinden suçları onandı. Daha önce 1 yıl cezaevinde kalan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın 6 yıl 3 aylık hapis cezası Yargıtay tarafından onandı. Avukat Alpay Köse; Yargıtay’ın onama kararına göre; Aziz Yıldırım, yaklaşık 30 ay daha hapis yatacağını söyledi. Öte yandan Aziz Yıldırım’ın Fenebahçe Spor Kulübü Başkanlığı da düşecek. BERAAT EDEN İSİMLER SADİR ŞENER VE NEVZAT ŞAKAR’A BERAAT Şike soruşturmasında adı geçen Trabzonspor Başkanı Sadri Şener ile birlikte Asbaşkan Nevzat Şakar beraat etti. Mahkeme ayrıca davada adı geçen isimlerden Zeki Mazlum, Zafer Önder İpek, Göksel Gümüşdağ’la birlikte Hikmet Karaman’ın da beraatına karar verdi. BÜLENT UYGUN’A ÖRGÜTTEN BERAAT, ŞİKEDEN 11 AY 7 GÜN HAPİS Mahkeme, Bülent Uygun’un “Türkiye Profesyonel Süper Ligi’nde spor müsabakalarının sonucunu şike ve teşvik pirimi ile etkilemek amacıyla Aziz Yıldırım liderliğinde kurulan örgüte üye olmakö suçundan beraatine karar verdi. Uygun’un 9 Nisan 2011?de oynanan Eskişehir-Fenerbahçe maçında şike suçundan beraatine hükmeden Mahkeme, Uygun’u 22 Nisan 2011?de oynanan Eskişehir-Trabzon maçının sonucunu etkilemek amacıyla teşvik suçunu işlemek suçundan toplamda 11 ay 7 gün hapis ve 125 bin TL adli para cezası ile cezalandırdı. Uygun, parayı 10 eşit taksitte ödeyecek. UYGUN KULÜPLERDE GÖREV YAPAMAYACAK Uygun’un, spor kulüplerinin, federasyonların, bünyesinde sportif faaliyet icra eden tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapmaktan yasaklanmasına da karar verildi. Uygun, 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden de yasaklandı. Ancak mahkeme seyir yasağının, mahkeme kararının kesinleşmesi (Yargıtay’ın onaylaması) ile birlikte uygulanmasına hükmetti. EMENİKE İLE İLGİLİ KARAR VERİLMEDİ Futbolcu Emmanuel Emenike hakkında 8 Mayıs 2011 şike iddiasıyla dava açıldığını belirten Mahkeme, CMK’nın 10. maddesi uyarınca Emenike’nin dosyasının ayrılmasına hükmedildi. Bu durumda, Emenike ile ilgili dosya ayrılıp yeni bir dava üzerinden devam edecek. VEDERSON’A TEŞVİKTEN 5 AY Futbolcu Gökçek Vederson’un 17 Nisan 2011?de oynanan Trabzon-Bursa maçının sonucunu etkilemek için teşvik suçunu işlediğini belirten Mahkeme, Vederson’u 5 ay hapis ve 30 bin 3 yüz 20 YL adli para cezası ile cezalandırdı. Vederson’un, spor kulüplerinin, federasyonların, bünyesinde sportif faaliyet icra eden tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapmaktan yasaklanmasına da karar verildi. Vederson, 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden de yasaklandı. Ancak mahkeme seyir yasağının, mahkeme kararının kesinleşmesi (Yargıtay’ın onaylaması) ile birlikte uygulanmasına hükmetti GÜMÜŞDAĞ BERAAT ETTİ TFF Eski Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ hakkında Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütüne yardım etmek ve 1 Mayıs 2011?de oynanan FB-İBB maçında şike yapmak suçundan “yeterli ve her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıtlara ulaşılamadığı ve bu suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmamasıö nedeniyle beraat kararı verildi. AKIN’A 3 MAÇTA ŞİKEDEN 1 YIL 6 AY Teknik Direktör Hikmet Karaman, 21 Şubat 2011?de oynanan Manisa-Trabzonspor maçında teşvik suçundan beraat etti. Futbolcu İbrahim Akın, Süper Lig’de 1 Mayıs 2011?de oynanan Fenerbahçe- İBB, 15 Mayıs 2011?de oynanan Trabzon-İBB ile Türkiye Kupası finalinde oynanan Beşiktaş-İBB maçlarında şike yapmak suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 83 bin 320 TL adli para cezası ile cezalandırıldı. Akın’ın spor kulüplerinin, federasyonların, bünyesinde sportif faaliyet icra eden tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapmaktan yasaklanmasına da karar verildi. Akın, 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden de yasaklandı. Ancak mahkeme seyir yasağının, mahkeme kararının kesinleşmesi (Yargıtay’ın onaylaması) ile birlikte uygulanmasına hükmetti. YARGITAY'IN KARAR METNİ İÇİN TIKLAYIN AMK Spor
'Yolsuzluğa Karışsın Evlatlıktan Reddederim'
Başbakan Erdoğan, imam hatip okullarına destek verenleri anlatırken cemaate yüklenerek 'Ananas cumhuriyeti kuralım demediler.' dedi.Başbakan Erdoğan, İmam Hatip Liselerinin 100. Yıl Kuruluş Yıldönümü dolayısıylaBurhan Felek Spor Salonu'nda düzenlenen '100 YILLIK HİKAYE İMAM HATİP' etkinliğinde konuştu.Cemaate yönelik sert eleştirilerde bulunan Erdoğan 'Geceleri biz yurtta yatarken biz bakarken, Yusuf amcamız, üstü açılan öğrencilerin üstünü örterdi. Bunların hizmetleri unutulamaz. Bir başkası bakarsın, üstümüzü örterdi. Bunlar unutulamaz. Onları rahmetle anıyoruz. Bu milletin fertleri inanın sizin için gece gündüz dua ettiler. Sizin için millet için ülke için fedakarca mücadele ettiler. İktidar peşinde olmadılar, para peşinde hiç olmadılar, örgüt kuralım demediler. Paralel devlet kuralım demediler. Saadet zinciri oluşturalım demediler. Hükümetler kurup hükümetler yıkalım demediler. Uluslararası şebekelere maşalık yapalım demediler. Devlet içinde devlet olalım demediler. Ananas cumhuriyeti kuralım demediler' şeklinde konuştu.Erdoğan'ın açıklamasından satırbaşları;Sevgili genç evlatlarım, sizleri en kalbi duygularımla selamlaıyorum. Esselamü Aleyküm ve rahmetullah. ÖNDER'e teşekkür ediyorum. Üsküdar Belediye Başkanı'na teşekkür ediyorum. İmam-Hatipler'de kimlerin emeği varsa hepsine şükranlarımı sunuyorum.'BEDDUALARLA GELMEDİK'Biz beddularla değil dualarla geldik. Yolumuza da öyle devam edeceğiz. 1951 yılında Adnan Menderes'e Milli eğitim Bakanı Tevfik İleri'ye Allah'tan rahmet diliyorum. Saadettin Ökten'e şükranlarımı sunuyorum. Tüm İmam-Hatipli gönüllülere teşekkür ediyorum. Rabbim onlardan razı olsun.'3 KİŞİNİN AMEL DEFTERİ KAPANMAZ'Fahri Kainat efendimiz S.A.V buyuruyor 'Kişi öldükten sona amel defteri kapanır. 3 kişinin amel defteri kapanmaz. Sadakayı cariye verenler, Hayırlı evlat bırakanlar. Hayırlı amel işleyenler.' Ben inanıyorum ki; amel defterleri kapanmayacak.İnanıyorumm ki; imam-hatiplerden yetişen her iyi insan onların kabirlerini pür nur edecek. Sizlere layık olduğumuz için mutluyum. Kamuda başörtülü çalışmanın önünü açan çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.'HİÇBİR ZAMAN ÜMİTSİZLİĞE KAPILMADIK'30 Mart 2012 de kod numarası olarak 444 diyorum yani 4+4+4 düzenlemesini yasalaştırarak imam hatipler üzerindeki kara bulutları dağıtan TBMM'ye, Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyorum. Zor zulme uğradınız ama sabrettiniz hüzünlenmedik, hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmadık. Merhametlilerin en merhametlisinden ümidimizi kesmedik. Kaderin üzerinde kader vardır dedik.'VİRÜS GİBİ BÜNYEYİ İŞGAL EDENLERDEN OLMADIK'Direndik, mücadele ettik. Bir şey yapamadığımız zamanlarda seccademize sığındık. Biz sabırsızlardan olmadık, tahammülsüzlerden olmadık eline silah alanlardan olmadık. Yerin üstü varken siyaset varken yerin altını tercih edenlerden gizlenenlerden sinsi virüs gibi bünyeyi işgal edenlerden olmadık. Milletimize bağımızı irtibatımızı kopartmadık.Biz kendi öz yurdunda siyaset yolları açıkken, yerin üstünde güneşle yürümek varken, yerin altında tedbiri, takiyyeyi, kisveleri tercih edenlerden olmadık ve olmayacağız. Bizim mücadelemiz hak mücadelesidir. Adalet mücadelesidir. Milletin değerlerini yüceltme kutsallarını yaşatma mücadelesidir. Bizim mücadelemiz yeni ve büyük Türkiye mücadelesidir.'BİZE GELEN EMİR SON DERECE KESİNDİR'Haklı olduğumuz bir mücadelede şiddeti ve gayri meşru yolları tercih edip haktan kopamayız. Şahsi hırsları, zümrevi hırsları, güç ve iktidar gözü dönmüşlüğünü öne çıkarıp sıratı müstakimden sapmayız. Kaderi yok sayıp hedefe giden bir yolu meşru sayamayız. Allah'ın takdirini yok sayıp, menzile ulaşmak için her yöntemi mübah göremeyiz.Bize gelen emir son derece kesindir. Festakim kema ümirte. Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Ancak doğru olursan kazanırsın. Kalıba göre şekil alan, ilke ve çizgi ahlak ve edep tanımayan hiçbir mücadele zafer kazanamaz, menzile ulaşamaz.Milletten ve milletin öz değerlerinden vazgeçmeyeceğiz. Endülüs Sarayları'nda şunu görürsünüz; 'Allah'tan başka galip yoktur.''MÜSLÜMAN MÜSLÜMANA TUZAK KURAMAZ'Sizlerle beraber milletime ve dünyaya sesleniyorum Hangi makamda olursak olalım. Kibri yanımıza yaklaştırmadık yaklaştırmayacağız. Müslüman o kimsedir ki; onun dilinden ve elinden emindir. Müslüman müslümana tuzak kuramaz. Bırakın müslümanı başka bir insana da kuramaz. Bizler özellikle ubudiyet anlayışımızı gözden geçirmek zorundayız. Biz Allah'tan başka kimseye kul olmayız. Herkesin hatası vardır.'TAYYİP ERDOĞAN'IN DA HATASI VARDIR'Müslümanlar olarak, ubudiyet anlayışımızı gözden geçirmek zorundayız. Biz Allah'tan başka mabud tanımıyoruz bunu bileceğiz. Faniler bize mabud olamaz. Bileceğiz ki, bu insan kuldur bunun da yanlışları vardır. Cumhurbaşkanının da hatası vardır, Tayyip Erdoğan'ın da hatası vardır, Meclis Başkanı'nın da hatası vardır. Hiçbir insan layüsel değildir.'BURADA KENDİMİZİ HESABA ÇEKELİM'Sorgulanamaz değildir. Hepimiz sorgulanabiliriz. Kendimizi gözden geçirmeye mecburuz. Hesaba çekilmeden kendimizi hesaba çekmeye mecburuz. Unutmayalım ki bir hesap günü var. Orada hep hesaba çekileceğiz. O güne gelmeden burada kendimizi hesaba çekelim. Biz milletin emanetine göz dikenlere müsamaha göstermeyiz. Yetimin hakkına el uzatanlara hoşgörü göstermeyiz. Harama el uzatanlardan olmadık Allaha hamdolsun. Harama el uzatılmasına da göz yummayız. Bunun karşısında da sessiz kalmayız.'İMAM HATİP NESLİ İŞTE BUDUR'Sevgili hocamız Bekir Topaloğlu'nun bir hatırası var. İstanbul İmam Hatip okulu Vefa'da hizmet veriyordu. Ben orada imam hatipe hazırlık kursuna gittim. Matematik öğretmeni Rasim hoca öğrencileri topluyor. Öğretmenler kurulu olarak toplandık ve sizleri tebrik etmeye karar verdik diyorlar. Şu okul bahçesinin dışından bahçeye sarkan meyvelere günlerdir el sürmediniz. Her gün altında oynadığınız halde o elmalara dokunmadınız. Sizi bunun için tebrik ediyoruz diyor. İmam Hatip nesli işte budur.'EVLADIM YOLSUZLUĞA KARIŞSIN, ONU REDDEDERİM'Ben İmam Hatip okulunun bir öğrencisi ve mezunu olmaktan her zaman gurur duydum. Bu gururu bu şerefi son nefesime kadar onurla taşıyacağım. Yetmez, 4 çocuğum da elhamdulillah İmam Hatip'ten mezun oldular. İkisi Kartal, ikisi Kadıköy'den... Ben onlardan razıyım. Rabbim de razı olsun inşallah. Son zamanlarda evlatlarımla ilgili olarak ana muhalefetin yaptığı çamur atma propagandaları. Açık net söylüyorum, benim evlatlarımdan bir tanesi böyle bir şeye karışsın, bir saniye yanımda tutmak evlatlıktan reddederim. Bu kadar açık konuşuyorum. Kalkıp da mensubu olduğu vakıflarla ilgili çalışmalarından rahatsız olan bu anamuhalefet lideri önce kendisi aynaya baksın aynaya..Bunların geçmişi karanlık, genel müdürlük yaptığı zamanlarda bu millet bunların yolsuzluğu sebebiyle gidecek hastane bulamıyordu ilacını alamıyordu. Şimdi gerçekler ortada.'FATİH İLE FARKIMIZ BU'Oradaki iş adamlarımızın mallarına tedbir koymaya kalktılar. Hak tecelli etti bu tedbir kalktı. Niye? Bu iş yapılmasın, kredibilitesi sarsılsın. Şimdi üçüncü köprü yapılıyor. Şu anda kuleler 160 metreye ulaştı. Yahu bundan rahatsız oluyorlar be. bir üçüncü köprünün istanbul’a yapılmasından rahatsız oluyorlar. En önemli sorun trafik. Bunlar bittiği anda daha da rahatlayacağız. Marmaray bunları rahatsız etti. Marmaray 153 yıllık rüya. Suyun 62 metre derinliğinden Marmaray’ı yaptık. Fatih gemileri karadan yürüttü, biz de araçları denizlerin altından yürütüyoruz, farkımız bu. Nice hayırsever, nice yürekli gönül dostları sizin için hizmet ettiler. Allah onlardan rahat olsun.'ANANAS CUMHURİYETİ KURALIM DEMEDİLER'Geceleri biz yurtta yatarken biz bakarken, Yusuf amcamız, üstü açılan öğrencilerin üstünü örterdi. Bunların hizmetleri unutulamaz. Bir başkası bakarsın, üstümüzü örterdi. Bunlar unutulamaz. Onları rahmetle anıyoruz. Bu milletin fertleri inanın sizin için gece gündüz dua ettiler. Sizin için millet için ülke için fedakarca mücadele ettiler. İktidar peşinde olmadılar, para peşinde hiç olmadılar, örgüt kuralım demediler. Paralel devlet kuralım demediler. Saadet zinciri oluşturalım demediler. Hükümetler kurup hükümetler yıkalım demediler. Uluslararası şebekelere maşalık yapalım demediler. Devlet içinde devlet olalım demediler. Ananas cumhuriyeti kuralım demediler. Onların bir tek derdi vardı. Ülkenin milletin dertlerini, kutsallarını öğreten inançlı gençler yetiştiren imam hatip okulları ayakta dursun istediler. İsimsiz bir kahraman olarak geldiler.haberler.com
Marmara Üniversitesi'nde Satırlı Saldırı
Marmara Üniversitesi’nde sağ ve sol görüşlü öğrenciler arasında bir süredir yaşanan kavga bugün sokağa taştı. Kadıköy'ün en kalabalık caddesinde yürüyen bir öğrenci satır, bıçak ve demir sopalarla saldırıya uğradı. Yaralanan sol görüşlü öğrenci Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Olay yerinde gelen yaralı öğrencinin arkadaşları ile polis ekipleri arasında arbede yaşandı.İddialara göre Marmara Üniversitesi'nde günlerdir öğrenciler arasında yaşanan gerginlik sağ görüşlü bir öğrencinin dün dövülmesiyle zirveye çıktı. Bugün sabah saat 10.00 sıralarında Rasim Paşa Mahallesi, Söğütlüçeşme Caddesi üzerinde yürüyen Yavuz Ulaş isimli İktisat Fakültesi öğrencisi, 5 kişinin saldırısına uğradı. Ulaş'ı arkadan takip ettikleri öğrenilen kimliği belirsiz kişiler yanlarında getirdikleri satır, bıçak ve demir çubuklarla yaraladıktan sonra kaçtı. Vatandaşların haber vermesiyle olay yerine çok sayıda polis geldi. Kaçan zanlıların yakalanması için çevrede geniş çaplı inceleme başlatıldı. Bir süre yerde ambulans bekleyen yaralı öğrenciyi diğer arkadaşları sakinleştirmeye çalıştı.Gelen ambulans ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan Ulaş, acil serviste tedavi altına alındı. Yaralının hastaneye götürülmesinden sonra 10 kişilik grup ile polis ekipleri arasında kısa süreli arbede yaşandı. Yoldan geçen bir kişinin öğrencilere tepki göstermesiyle gerginlik büyüdü. Takviye ekiplerin gelmesinden sonra sol görüşlü öğrenciler olay yerinden ayrıldı. Olay sırasında kullanılan bir demir çubuk çevrede yapılan arama sonucunda bulundu.Kavgadan sonra üniversitenin Göztepe ve Haydarpaşa Kampüsü'nde geniş güvenlik önlemleri alındı. Kampüslere takviye polis ekipleri gönderildi. Öğrenciler dışında hiç kimsenin üniversiteye alınmadığı öğrenildi. Görgü tanıkları 4-5 kişilik bir grubun satır, bıçak ve demir çubuklarla Yavuz Ulaş'ın yaraladığını söyledi.Cumhuriyet
Reklam
16 Yaşındaki Tecavüz Mağduruna Kürtaj Engeli
Tecavüz sonucunda hamile kalan 16 yaşındaki anne adayının kürtaj başvurusunu mahkeme, “Anne yönünden sorun yaratmadığı ve başka bir zorunluluk hali olmadığı sürece gebeliği sonlandırmak ceninin yaşam hakkının ihlali sayılır” gerekçesiyle reddetti. 16 yaşındaki F.T.’nin kürtaj olmak istemiyle Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurmasına neden olan olaylar zinciri 4 ay önce başladı. Yolda yürürken bir tinercinin saldırısına uğradığını, kendisine koklatılan bir madde yüzünden bayıldığını, kendisine geldiğinde boş bir arazide olduğunu ve bir şey hatırlamadığını anlatan genç kız ilk başta bu olayı polise ve ailesine söylemedi. 4 aylık hamile Aradan 4 ay geçtikten sonra rahatsızlanan ve annesiyle hastaneye giden genç kızın burada yapılan muayenesi sonucunda 16 haftalık hamile olduğu ortaya çıktı. Genç kızın ailesi ailesi hemen bebeğin alınması için girişimlerde bulunduysa da hastane kürtajın yasal süresi olan 10 haftalık sürenin aşılmış olması nedeniyle savcılıktan izin alınmasını istedi. Savcı kürtaj talep etti Anadolu Cumhuriyet Savcılığı’na başvuran T.’nin ailesi 16 yaşındaki kızlarının cinsel istismar sonucu hamile kaldığını ve bebeği doğuracak ruh halinde olmadığından kürtaj izni verilmesini talep etti. Başvurunun acil olması nedeniyle başvuruyu inceleyen savcı gerekli kürtaj kararının verilmesi için dosyayı Sulh Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. ‘Ruh sağlığından önemli’ Gelen talebi değerlendiren Sulh Ceza Mahkemesi ise şok bir karara imza atarak kürtaj için izin vermedi. Mahkeme hakimi kararında, Anayasa’nın 17. ve 90. maddesi gereğince iç hukukun parçası olan İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 2. maddesinde düzenlenen yaşam hakkının korunmasının devletin görevi olması ve kararlarda kürtajın bir hak olarak tanımlanmaması, günümüzde ceninin yaşam hakkına sahip olduğu, anne yönünden sağlık sorunu yaratmadığı veya diğer bir zorunluluk hali olmadığı sürece gebeliği sonlandırmanın yaşam ihlali sayılacağını belirtti. ‘Hayatı tehdit ediyorsa...’ Kararda kürtajın yapılması için gereken şartlar ise şöyle sıralandı: “Nüfus planlanması kanuna göre gebelik annenin isteği üzerine 10. haftadan önce sonlandırılabilir. 10. haftadan sonra ise annenin hayatını tehdit etmesi ve doğacak çocuğun gelecek nesiller için ağır maluliyete neden olacağı hallerde raporla kürtaj yapılır. Ancak hekim bu kürtaj sonrası 24 saat içinde müdahale yapılan kadının kimliğini ve müdahale gerekçesini sağlık ve sosyal yardım müdürlükleri ile hükümet tabipliklerine bildirmek zorundadır.” Mahkeme ayrıca 7 gün içinde itirazın Asliye Ceza Mahkemesi’ne yapılmasını da tutanağa geçirdi. UZMANLAR KARARA NE DEDİ? Hukuka aykırı Baro Kadın Hakları Merkez Başkanı Hale Akgün: Böyle durumlarda kürtaj yapılmasında hiçbir engel yok. Mahkemenin kürtaja hayır demesi hukuka aykırıdır. Adli vakalarda doktor raporuyla da kürtaj gerçekleştirilebilir. 20. haftadan sonra adli vakalarda anne ve bebek sağlığı için kürtaj yapılabilir. Bu da psikolojik sağlık raporuyla gerçekleştirilebilir. Hayatı kararacak Van Kadın Derneği (VAKAD) Gönüllüsü Zozan Özgökçe: 16 yaşındaki bir kız çocuğunun anne olması mantıklı mı? Okulu, yaşamı, hayati tehlikesi ne durumda bunları soruşturmak gerekiyor. Binlerce kadın bu tür vakalarda hayatını kaybetti. Kızın hayatı berbat olacak. Mahkemenin verdiği karar yasal bir karar değil. Hukuka aykırıdır. Kürtaj yapılmalı Soyal Hizmet Uzmanları Dernek Başkanı Kahraman Eroğlu: Ailesi ve yetkililer çocuğa yardım etmeli. Yıllarca sosyal hizmet uzmanlığı yapmış biri olarak düşüncem, doğacak çocuk her türlü tehlikeyi beraberinde getirecektir. Aileye ve kız çocuğuna sıkıntı yaratacaktır. Bebeğin alınması hem 16 yaşındaki kız çocuğunu hem de ailesini sıkıntıdan kurtaracak. TCK’NIN 99’UNCU MADDESİ Yasa ‘Kürtaj yapılır’ diyor Savcı mahkemeden kürtaj izni isterken Türk Ceza Kanunu’nun 99. maddesinin 6. fıkrasından yola çıktı. kanun maddesinde, “Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması hâlinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının rızası olmak koşuluyla, gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak, bunun için gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi gerekir” deniyor. BÜLENT AYDOĞDU / VATAN İSTİHBARAT
Savaşma Seviş Konseptli Axe Reklamı
Yaptığı ilginç reklamlarla adından sıkça söz ettiren AXE firması Super Bowl için hazırladığı videoyla gündeme bomba gibi düştü. AXE deodorantlarının yeni ürünü Peace (Barış) için çekilen reklam videosunun başlığı ise “Savaşma Seviş”. #KissForPeace etiketiyle sosyal medyada en çok paylaşılanlar arasına giren video için AXE firması 250 bin dolarlık dijital reklam bütçesi ayırmış. Videoda Kuzey Kore, İran ve Rusya’dan kareler gelirken savaşın gereksiz olduğu ve asıl amacın sevişmek olduğunun teması işleniyor
Reklam
Hadise O Siteye Dava Açtı
İki reklam filmi için anlaştığı şirket tarafından sözleşmesinin haksız yere feshedildiğini öne süren ünlü şarkıcı Hadise, alacağının tahsili için dava açtı Şarkıcı Hadise, Trendyol markasının sahibi DSM Grup Danışmanlık İletişim ve Satış Ticaret AŞ.'ye reklam ve fotoğraf çekimlerinden 250 bin euronun (659 bin lira) tahsili için dava açtı. Dava dilekçesine göre; Hadise ile DSM arasında sözleşme imzalandı. Sözleşme kapsamında Hadise'nin reklam ve moda fotoğraf çekimleri, belli bir dönemde TV, radyo, sinema, outdoor, yazılı basın, mobil ve internet mecralarında reklam ve pazarlama faaliyetlerinde kullanılacaktı. İki uzun reklam filmi çekilecekti. 'AYKIRI DAVRANMADIM'DSM, sözleşme bedeli 500 bin euronun yarısını Hadise'ye ödedi. Kalan ücret ise ikinci reklam filminin çekiminden 4 gün önce ödenecekti. Hadise çekimlerin hepsine katıldı. DSM ise Hadise'ye ihtarname göndererek sözleşmeyi feshetti. Hadise'nin sözleşmeye uymadığını iddia eden DSM, sözleşmede yer alan cezai şart parası ile uğramış olduğu zararların tazminini istedi. Hadise de ihtarnameye cevabında sözleşmeye aykırı davranmadığını iddia etti. Yüzde 20 icra inkâr tazminatının yanı sıra icra takibinin devamına karar verilmesini istedi.Ali OktaySabah
Yaratıcılık Patlaması: 15 Harika Fotoğrafla 3 Boyutlu Kitap Projesi
Japon mimar ve sanatçı Yusuke Oono, bir sahneyi fotoğrafla ya da yazıyla anlatmak yerine kitabı üç boyutlu hale getirmeyi tercih etmiş. Figürleri sayfaları biçerek ortaya çıkaran sanatçı, 40 sayfalık defterlerin her bir sayfasında ayrı bir sahneyi canlandırmak suretiyle '360 derece kitap' projesini hayata geçirmiş. Sayfalar lazer kesici ile kesilmiş. Eğer kitabı tamamen açarsanız tüm sahneler net bir şekilde görünebiliyor ve sayfaları tek tek çevirerek hikayeye vakıf olabiliyorsunuz.  İşte bahsettiğimiz üç boyutlu kitaplar...
Gönlümüzün Kraliçesi; Siyah
Siyah, birçoğumuzun vazgeçilmez rengidir. Cool, sexy ve çekici... Ayakkabıdan çantaya, ojeden makyaja ilham veren siyah kadınlar karşınızda.
Reklam
Reklam
Reklam
Ekmeği Taze Tutmanın 5 Yolu
Ekmeğin dilimlenerek tüketilmesi bayatlamayı önlerEkmeğin yeterince soğuduktan sonra aşırı nem kaybına meydan verilmeden ambalaj yapılması ekmeğin küflenmemesi için buharlaştırılmaması dilimlenerek tüketilmesinin bayatlamayı geciktiriyorSoğuk ekmeğin de ‘bayat ekmek’ anlamına gelmez. Isıtıldığında tekrar yumuşaklığını ve lezzetini kazanacaktır.”Kuruyan ekmeği canlandırmak için bir tencereye az miktar su koyun ve kaynatın.Ekmek kesinlikle açıkta bırakılmamalıdır. Ekmek yeterince soğumadan torbaya konursa buhar nedeniyle küflenir.Ekmek tüketilirken, bazı kişiler kabuğunu sevdikleri için veya ekmek içi sıcakken hamur olduğundan önce ekmeğin kabuğunu koparıp yerler, bu durumda ekmek daha kolay bayatlar.Ekmeği bozulmadan buzdolabında saklayabiliriz. Böylece küflenmesini önlemiş oluruz. Ancak tazeliği doğal olarak azalacaktır. Bu ekmekler yine kızartılarak veya ısıtılarak rahatlıkla yenebilir.Eğer derin dondurucumuz varsa ekmeği -21 derecede taze olarak uzun süre saklayabiliriz.”
'Sansür Yok, Sayfa Engelleme Var'
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan Habertürk'te yeni internet düzenlemesiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte Elvan'ın konuşmasından satırbaşları: Mahkeme kararı alsanız bile o yayın halen devam edebilir. Bunu engelleyemiyorsunuz. Çalışmayan bir sistem var. bu sistemin bir anlamda rehabilite edilmesi gerekiyordu. Bu çalışmalar yeni başlatılmadı. Hatta bunu işte Gezi olaylarına, son olaylarla falan ilişkilendirmeye çalıştılar. Kesinlikle alakası yok. Aşağı yukarı bir yıl öncesinden başlamış çalışmalar. HERHANGİ BİR SANSÜR SÖZ KONUSU DEĞİL Herhangi bir sansür söz konusu değil. Bilakis kişinin haklarını koruyan bir düzenleme. Yeni uygulama neyi getiriyor? Bir kişisel haklar, hakların korunması ikincisi ise özel hayatın gizliliği. 4 SAAT İÇİNDE OLACAK Sizin kişi haklarınıza hakaret eden, hakkınızı çiğneyen, herhangi bir yazı, video söz konusu olduğunuz zaman, elbette yine içerik sağlayıcısına başvuruyorsunuz. Ama aynı anda iki gün beklemeden mahkemeye başvuruyorsunuz. Mahkeme hiçbir duruşma yapmadan 24 saat içerisinde kararı vermek zorunda. Diyelim ki mahkeme bu yayın içerik çıkarılmalıdır ve engellenmelidir diye karar verdi. ve bu mahkeme kararı, yasayla kuracağımız, erişim sağlayıcıları birliğine gidecek, tüm erişim sağlayıcıları üye olacak ve bu karar 4 saat içerisinde tüm erişim sağlayıcılarına bildirilecek ve uygulamaya geçilecek. Kişilik haklarına yönelik bir hafta beklemek yerine, mahkeme kararıyla siz 28 saat içerisinde o yayını engelliyorsunuz. İNTERNET SİTESİ KAPATILMAYACAK, SAYFAYA ERİŞİM ENGELLENECEK İnternet sitesini kapatmak gibi bir şey söz konusu değil. şu an mevcut sistem devam etseydi, internet sitenin kapatılması gerekiyordu. Sadece o sayfaya yönelik erişimi durdurma imkanı getiriyoruz. İllegal yöntemlerle çekim yapılmış olabilir ve sunulmuş olabilir. Bizati sizi ilgilendiren bir husus ise, bu kez şunu yapıyorsunuz. Doğrudan iletişim başkanlığına başvuruyorsunuz, TİB’e. TİB erişim sağlayıcıları birliğine diyor ki, evet bu özel hayatın gizliliğine ilişkin bir hadisedir, yayını engelleyin. Dört saat içinde engelliyor. Ancak mahkeme kararı 48 saat içerisinde verilmek zorunda. Yine mahkeme kararına bağlanıyor. Mahkeme kararı verildikten sonra, erişimin engellenmesine devam dendiği zaman devam edilecek. Tüm olaylarda mahkeme kararıyla ilişkilendirme söz konusu değil. Sansür söz konusu değil. Sadece video kayıtları mı? Ses kayıtlarını da içeriyor mu? Görüntü müdür ses kaydı mıdır böyle bir şey söz konusu değil. ama ilaveyle söz konusu olabilir. Sansür uygulanıyor ifadede bulunanlara söylüyorum bunu. Mevcut düzenlemede kalsaydık, mahkeme geçmişte bu yaşandı. YouTube kapatılsın dendi. Bu yaşandı. Şu an sadece URL dediğimiz, ilgili içeriğin bulunduğu sayfaya engelleme oluyor. Geçmişte engelleme yoktu, içeriğin çıkarılması vardı. Bunu da kontrol edemiyordunuz. Bu yasayla yargının bypass edildiği söylentileri var. Başbakanın emriyle erişim engellenecek deniyor. Bu AB sürecindeki Türkiye için AB’de bu uygulamalar var mı? Kesinlikle bu doğru değil. Kişilik haklarının ihlaliyle ilgili süreci anlattım. Süreleri kısaltıyoruz. Özel hayatın gizliliğine yönelik ise, bu aciliyet gerektiren bir husus. Sayın Baykal ile ilgili bir kaset yaşadık. Böyle bir durumda dört saat içinde engelleniyor. Geçici olarak yapılıyor bu, mahkeme de 48 saat içinde bu kararı veriyor. VERİLERİN HİÇBİRİ DEVLETTE SAKLANMAYACAK Gelelim AB’ye. Şunu da ifade edeyim. Verilerin saklanması hususu. En önemli konulardan biri şu. Bizimle ilgili tüm veriler… Verilerin saklanmasıyla ilgili eleştiri var. Devlet herkes hakkında her türlü veriye sahip olacak. Fişleme anlamına gelebilir yorumları var. Bu verilerin hiçbirisi devlette saklanmayacak hiçbirisi. Bunlar erişim ve içerik sağlayıcılarda bulunacak. Ne bulunacak? Bir IP numarası. Ne kadar bir süre konuşmuş olduğu, hangi tarihteolduğu. Bunlar olacak. İçerikle ilgili, konuşma olabilir, girmiş olduğunuz sitenin detayları olabilir. Bunlarla ilgili bir şey olmayacak. 6 ay ile 2 yıla kadar saklama zorunluluğu getiriyor. Biz tamamiyle burada AB’de ön görülen direktifi aldık. AB müktesebatı olarak iki husus var. Birincisi kişisel hakların ihlali. İkinci alanda zararlı içerik bölümü. Katalog suçlar dediğimiz. Müstehcenlik, fuhuş çocukların cinsel istismarı bu gibi konular. AB’deki uygulamalarla bizim uygulamalarımızı karşılaştırdığımızda AB uygulamalarının çok daha sert olduğunu görüyoruz. Birkaç örnek vereceğim. Şimdi örneğin Twitter veya Facebook’ta iftira suçuyla karşı karşıya kaldınız. Ne yapacaksınız Türkiye’de. Sayın başbakana hakaret ediliyor, bakanlarımıza, ailelerimize hakaretler yapılıyor. Benim ailemin çoluğumun çocuğumun telefon numaraları, küfürler. Hiçbir şey yapamıyorsunuz şu anda. Almanya’da iftira suçları hapis cezalarına tabi.. üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılıyor. Türkiye’ye böyle bir sistem getirebilir mi? Çalışmamız gerekiyor. Yer içerik sağlayıcılarıyla bir araya gelip konuşulabilir. İtalya örneğin. Hakaret suçu. Twitter’dan bir hakaret aldınız. Hapisle cezalandırıyor. Şimdi bizi AB eleştiriyor. AB kendi ülkelerindeki uygulamalara baksınlar lütfen. Bu yasal düzenleme özgürlüklerin önünde bir engel teşkil edecek yorumları? İngiltere’de altı aya kadar hapisle karşı karşıyasınız. Fransa’da hapisc ezası verilmiyor. 12 bin Euro’ya kadar para cezası. Finlandiya’da kraliyet ailesine yönelik hakaret söz konusu olduğunda, bir yıla kadar hapis cezası verilmesi söz konusu. ABD’de hakaret suçları 17 eyalette hapis cezası öngörülüyor. TİB’e verilen yetkiler. Nerede başlıyor, nerede bitiyor anlattınız ama yetkiler yerinde mi, fazla mı, eksik mi? Burada aslında TİB’e verlien herhangi bir yetki yok. Tek bir husus var. O da özel hayatın gizliliğine yönelik herhangi bir video yayını. Çıktığı anda erişim sağlayıcıları birliğine bunu engelleyin şeklinde bir talebi olacak ve bu engellenecek. Mahkeme kararı gelinceye kadar. Bunun dışında TİB’in herhangi bir yetkisi söz konusu değil. Mahkeme kararının uygulanmasını da erişim sağlayıcıları birliği yapacak. Tüm erişim sağlayıcıları bu birliğe üye olmak zorunda. Diğer önemli bir husus siber güvenlikle alakalı. Biz bu tasarıda siber güvenlikle ilgili maddeler koyduk. Siber güvenlik kurulunu yasalaştırıyoruz. Bununla ilgili eğitim faaliyetleri bu yönde çalışmalar olacak. Bu yönde de tabi oldukça deneyimli bir ekip oluşturulacak. Dinleme ve özel hayatın gizliliğini konuştuk. Sokaktaki insanın ben nerede izleniyorumç Vatandaş da izlendiğini gözlendiğini düşünüyor. Bu korkuyu, bakanlığınız nasıl kurtaracak? Siz de bu kaygıları yaşadığınız çok açık. Siz kendiniz için özel bir formülünüz var mı? Şunu ifade edeyim. Özel hayatın gizliliğine yönelik TCK’da da 4 yıl hapis cezaları da var. ama teknoloji o kadar gelişti ki, bizler de dinleniyoruzdur bilemiyorum. Birileri dinleyebilir, elbette bunu engellememiz, engellenmesi gerekiyor. Ama özellikle Türkiye’de bu kadar yaygın konuşulması da, temel nedenlerinden birisi yasal hakların daha da güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Tabi yasal yollarla yapılan dinlemeler için bir şey söylememiz söz konusu değil. illegal yollarla yapılan düzenlemeler dinlemelere yönelik de çok sert katı tedbirlerimizin olması gerektiğini düşünüyorum. Yasanın gündeme gelmesiyle birlikte, siyasi baskının artacağı, müdahaleci bir Türkiye imajının ortaya çıkacağı belirtiliyor? Kesinlikle katılmıyorum. Hangi alanda siyasi baskı yapılacak? Söyler misiniz bana lütfen? Her şeyi mahkeme kararına bağlamışız. Samimiyetimle şunu ifade ediyorum. bu arkadaşlarımızın bir çoğu gerçekten bu düzenlemeyle nelerin getirildiğine vakıf değiller. Plan ve bütçe komisyonunda şunu yaşadım ben. Muhalefetten çok büyük tepkiyle, sansür getiriyorsunuz, interneti kapatacaksınız söylemleriyle başladılar. Ama ben anlattıktan sonra o hava değişti. Bir çok arkadaşımız, bu doğru bir düzenleme, yapılmalıdır diye ifadeleri oldu bana. Siz kendinize dair özel bir formül... Daha önce Binali Yıldırım, ya özel şeyleri telefonla konuşmayın, yada telefonla konuşmayın değerlendirmesi yapmıştı. Tabi ben, hayret içerisinde kalıyorum. Bir insanın eşiyle yaptığı telefon konuşması, çocuklarıyla.. insanlar bu kadar düşmemeli. Çok üzücü bir durum. Ben gerçekten üzülüyorum. İnsanların evine girdiğinde acaba evimde bir kamera var mıdır, dinliyorlar mı kaygı içinde olması son derece üzücü bir şey. Bunlardan bizim kurtulmamız lazım. Ben de bilemiyorum. Benim de çoluğum çocuğum kendim dinleniyor olabilirim. Sizler de olabilirsiniz. Ama biz de açıkçası aile olarak konuşmalarımıza dikkat ediyoruz. İfadelerimize dikkat ediyoruz, dikkat etmek zorundayız.Gazeport
Sanatçılar, Ünlü Ressamların Tablolarını Canlandırdı
Türkiye’den 56 sanatçının 42 ünlü ressamın eserini canlandırdığı ‘Sanat Objesi Olarak Sanatçı’ sergisi, 17 Ocak Cuma günü CKM Sanat Galerisi’nde ziyarete açılıyor. Katılımcılar, Türk Eğitim Vakfı’na (TEV) bağış yaparak sergide yer alan fotoğraflara sahip olabilecekler. Türkiye’den 56 sanatçının gönüllü olarak yer aldığı ‘Sanat Objesi Olarak Sanatçı’ sergisi, bugün Pera Palas’ta yapılacak açılışın ardından, 17 Ocak Cuma günü Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi (CKM) Sanat Galerisi’nde ziyarete açılacak. Sergide ünlü sanatçıların 42 ünlü ressamın eserini canlandırdığı pozları yer alıyor. Küratör Nilgün Yüksel ve fotoğraf sanatçısı Niko Guido’nun, Yapı Kredi Private Banking sponsorluğunda hazırladıkları proje, sanat dalında öğrencilerin eğitim almasına aracı olacak. Katılımcılar, Türk Eğitim Vakfı’na (TEV) bağış yaparak sergide yer alan fotoğraflara sahip olabilecek. Hürriyet
Reklam