onedio
Anneden Acı İstek: Oğlum Hırsız, Tutuklayın
Konya'da 2 komşusunun evini soyan 17 yaşındaki genç, polisler tarafından yakalanınca annesi, 'Bu benim oğlum götürün cezaevine atın.' dedi. Konya'da iki komşusunun evini soyan 17 yaşındaki genç, polisler tarafından yakalanınca annesi, 'Bu benim oğlum götürün cezaevine atın. Tüm komşularımıza zarar verdi' diyerek çocuğuna tepkisini dile getirdi. KOMŞUSUNUN EVİNİ SOYDU Olay, merkez Karatay ilçesi Tatlıcak Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Konya Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsız Büro Amirliği ekipleri mahallede çalışma yaparken şüpheli bir aracı fark ederek aradı. Yapılan aramada aracın bagajında battaniyeye sarılı LCD televizyon çıktı. Aracı komşusundan emanet aldığını söyleyen şüpheli A.Ö.'nün (17), iki komşusunun evini soyduğu ortaya çıktı. 'ANNESİ OLMAZ OLAYDIM' Çalıntı mallarla yakalanan A.Ö.'ye mahalleli tepki gösterirken, anne Hanife G. de olay yerine geldi. Oğlunun daha önce birçok defa yakalandığını ve sürekli serbest kaldığını anlatan anne Hanife G., 'Bu benim oğlum götürün cezaevine atın. Tüm komşularımıza zarar verdi. Bu çocukta eroin, bali her şey var, şimdi de hırsızlık yapmış. Mahallenin tüm evlerini soyan bu çocuk, burada bir hırsız varsa o da bu. Ben annesiyim, annesi olmaz olaydım' dedi. 'SEN KİME BENZEDİN OĞLUM!' Hanife G., 1 yıl önce ölen kocasının uçan kuşun kalbini kırmadığını dile getirerek, 'Sen kime benzedin oğlum' diyerek tepki gösterdi. Daha önce 7 ayrı olaya karışan ve iki evden iki televizyon çalan şüpheli A.Ö., ifadesinin alınmasının ardından adliyeye sevk edilecek. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.Sondakika
Günlük Nesnelerle Yapılmış 25 Akıl Dolu İllüstrasyon
Sanatçı ve yaratıcı yönetmen Brock Davis, gündelik nesneleri kullanarak oluşturduğu illüstrasyon benzeri çalışmalarının fotoğraflarını instagram hesabı üzerinden yayınlıyor ve takipçi sayısı 110.000'i aşmış durumda. Brock Davis'in ilgilendiği sanat dalları grafik tasarım ve illüstrasyondan, ağır çekim animasyon ve fotoğrafçılığa kadar uzanıyor. İşte süper yaratıcı çalışmalarından 25 örnek...
Dünyanın En Güzel 10 Hissi
Bazı şeyler yaştan, kültürden, zenginlikten bağımsız olarak tüm insanların çok ama çok hoşuna gider.  Aklıma gelenleri listeledim, siz de aklınıza gelenleri ekleyin
Herkes Bir Çalışırken Ben On Çalışıyorum
İnternete Mahir İpek yazınca çıkan ilk ayrıntı halk ozanı İsmail İpek’in oğlu olduğu. Onun için oyunculuk macerasından önce müzikle dolu çocukluğunu konuşuyoruz, sıcak detaylar çıkıyor. Mesela en büyük keyfi Aşık Mahsuni’yi telefonla arayıp işletmekmiş. Babanız halk ozanı. Onun türkülerini dinleyerek mi büyüdünüz? Biraz öyle, biraz da yasaklarla, darbe döneminin baskılarıyla geçen bir çocukluğum oldu. Tuhaf tabii… O zamanlar hayat hep böyle gidecekmiş gibi geliyordu. Babam söylediği türküler, hayata bakışı ya da tercihlerinden dolayı dönemin darbeci zihniyeti tarafından pek hoş karşılanmıyordu. Sık sık başı belaya giriyordu. Gözaltıları, tutuklamalar... Çocukluğum bunların arasında geçti. Zaman zaman hapishane ziyaretlerine gidiyorduk. Dışarıda olduğu dönemlerde de pek karşılaşamıyorduk. Yurtdışı konserleri oluyordu. Sizi götürüyor muydu yanında? Hayır. O zamanlar halk ozanlığının çok kabul gördüğü, popüler olduğu dönemdi. Babam, Mahzuni Şerif, Nesimi Çimen, Selda o dönemin önde gelen ozanlarıydı. O yüzden yoğun bir trafik içinde yaşardı. Evimize hoş ziyaretler olurdu. Âşık Mahzuni gelip gidermiş, doğru mu? Tabii. O zamanlar cep telefonu yok ya, en büyük keyfim Mahsuni amcayı evden arayıp işletmekti. Rahmetli de her seferinde tongaya düşerdi. Telefon paranızı ödememişsiniz. Bu konuşmadan sonra telefonuz kesilecek, derdim. Delirirdi: ‘Ali’ye verdim, yatıracaktı, nasıl yatırmadı?’ Sonrasında ‘Ulan beni yine kandırdın, üçkâğıtçı!’ derdi. Müthiş keyifliydi... Her seferinde inanması beni daha da eğlendiriyordu. Ozanların gelip gittiği evde keyifli müzik ortamı vardır. Gecekondu mahallesinde oturuyorduk, Bedia Akartürk gibi popüler isimler uğrardı. Tek kanallı dönem… Cumhurbaşkanı gelince sokaklarda karşılama töreni olur ya, aynen öyleydi. İnsanlar onları görmeye gelirdi, ev kalabalık olurdu. Adeta konser havası esiyordu. Böyle bir ortamda neden müziğe yönelmediniz? Abim söyler çalar, bağlama-nota hocalığı yapar. Amerika’da yaşayan kız kardeşim muazzam bir sese sahip, öbür ablam da öyle. Küçük olarak kendimi hep kenara ittim. Babam sesimi yıllar sonra tiyatroda duydu, “Oğlum, sende de ses varmış. Niye böyle sakladın.” demişti. Çocukken kalabalığın içinde çok çabuk iletişim kurabilen biri değildim. Hâlâ da öyleyim. Bir ortamda pat diye kendi varlığımı ortaya koyamam. İlk tanıyanlar soğuk, soluk algılar, sonrasında öyle değilmişsin, derler. Kapalı Mahir nasıl açıldı, oyunculuğa yöneldi? O da ilginç. Lise yıllarında bir şey olmak gibi bir niyetim yoktu. Üniversiteye hazırlıklar başlamış, biri uluslararası ilişkiler, tıp okuyacağım diyordu. Hiçbiri beni çekmiyordu. Bir şeye yönelemedim, durdum. Okuldan soğumaya başladığım sıralarda edebiyat hocam, “6. sınıflar tiyatro yapacak. Erkek sayısı az. Sizin sınıftan var mı orada oynayacak.” dedi. Hiç oralı olmadım. Sınıftakiler bastırdı, hocam ısrar etti, gittim. İlk provada piyesin ilk cümlesini okurken işin keyfine vardım. O provadan ne istediği bilen biri olarak çıktım. Sonra tiyatro kurslarına gittim, hiçbir şey bilmediğimi anladım. Ankara ile doğunun harmanlanmış bir şivesi vardı bende. Onu düzelttim. Bir insan bir çalışıyorsa, ben on çalıştım. O günden itibaren hedeflediğim şeylerin büyük çoğunluğu oldu. Halk Oyuncuları tiyatrosunda ilk profesyonel oyunumu oynadım, Anadolu Sanat Merkezi’nde çalıştım. Ankara Sanat Tiyatrosu’na (AST) geçişiniz nasıl oldu? 1991’de Ayak Takımı’nı izlemiştim. Tiyatronun girişinde oyuncuların fotoğrafları vardı. Arkadaşlarıma demiştim ki, en geç bir yıl içinde benim de fotoğrafım burada olacak. Bir yıl sonra fotoğrafım orada vardı. Hep böyle hırslı mıydınız? Hırsı sevmem. Bu tip şeylerin çalışmayla olacağına inanan biriyim. Gerçekten çok çalıştım. AST’ye gidip ‘merhaba ben oyuncuyum’ deyince almıyorlar. Profesyonel tiyatro yapmama rağmen sıfıra döndüm, tiyatronun sınavlarına girdim, yeniden eğitim aldım. Kurs bitmeden beni oyuncu ekibine dâhil ettiler. Demet Akbağ ile Hükümet Kadın filminde Partiye yaslanmış tiyatro değiliz Türkiye’de politik tiyatro yapan ekiplerin sayısı neden bu kadar az? Son 30 yılda politik tiyatro yapan isimlere bakın, hep aynı isimler. Neden yeni isim çıkmıyor, bilemiyorum. Politik tiyatro deyince akla sağ-sol karşılaştırması, slogancı tiyatro algısı geliyor ama böyle bir durum yok. Bunlar politiktir ve politik tiyatro yapıyor diye ayırmak istemiyorum. Shakespeare de politiktir, bu politikadan ne anladığınızla ilgili bir şey. Macbeth’le bugünün dünyasına bir şey gönderebilirsin. Politik tiyatro yapmıyorum diyen bunu derken politika yapıyordur. Son dönemde revaçta olan ‘in your face’ akımıyla yapılan tiyatrolar da politik. Siyasi ile politiği ayırmak lazım. Biz siyasi değil, politik tiyatro yapıyoruz. Bir partinin arkasına yaslanmış, onun ideolojisini sahneye getirmiş bir tiyatro da değiliz. Kültür Bakanlığı tiyatrolara destek verirken ‘aileye uygunluk’ şartı getirdi. Ne dersiniz? Sanat, sonsuz özgürlüklerin içinde olmalı. Sanatı bu anlamda kısıtlarsanız, onu köreltir ve yok edersiniz. İpin ucu kaçırılmış şeyler yapılsın. İnsanları tahrik eden, olaylar çıkaracak şeyler yapılsın, demiyorum. Devlet yardımı insanların vergilerinden ayrılan fonlardan oluşuyor. Dünyanın her yerinde olan bir şey. Yaptığı tiyatroyu ya da içeriğini beğenmeyerek destek vermiyorum demek işi siyasallaştırır. Şu an ne kadar siyasi? AST olarak biz destek alamadık, 9. maddeden dolayı. Açtık, baktık. Tiyatroda süreklilik şartı var. 50 yıldır devam ediyoruz. Salonun olması zorunluluğu. 50 yıldır aynı salondayız. Personel bulundurma şartı var. Bizim de personellerimiz var. Bu maddeden dolayı yardım alamamak bizi çok şaşırttı, Türkiye’de sanatın geleceği adına üzüldüm. Bu hatanın önümüzdeki yıllarda düzeltileceğini umut ediyorum. Bu maddeden dolayı yardım alacak birkaç tiyatrodan biriyiz. 50. yılına giren tiyatromuz başka bir ülkede olsaydı, değil devlet desteği, koruma altına alınırdı. Ankara Sanat Tiyatrosu’nun Halktan Biri oyununda Dört gün İstanbul’da yaşıyorum, üç gün Ankara’da Bütün aileniz müzikle haşir neşir. Siz hangi enstrümanları çalabiliyorsunuz? Amatör düzeyde bağlama çalarım. Telli çalgıları ufaktan tıngırdatırım ama hiçbir zaman profesyonel seviyeye taşımadım. Kendi kendime çalar, söylerim. Babamın karşısında söyleyemem, utanırım. Birinizin çalıp birinizin söylediği olmadı mı hiç? Valla yapmadık. Birgün televizyon programına çıktık, söyle diye ısrar ettiler. Babamın parçalarını da söyleyemedim. Evdekiler çok iyi olduğu için ben de varım diyemedim. Kalkıp öyle bir ligde yarışmak doğru olmaz. Maraş doğumlusunuz. Maraş katliamının ailenize yansıması nasıl oldu? O zaman Ankara’daydık. 7-8 yaşlarındaydım. Çok hüzünlü bir dönem. Birçok akrabamız orada yaşıyordu, katliamın mağduru oldu. Etkisi evden uzun süre gitmedi. Hatırlıyorum, sağ kurtulanlardan evimize gelenler olmuştu. Kulak misafiri olduk, belli bir yaşa geldikten sonra olayın şiddetini anlamaya başlıyorsun. Hâlâ sorumluları tam olarak ortaya çıkarılmış değil. Aileden size miras kalan neler var? İsmail İpek’in oğlu olduğum için hep gurur duydum. Bende insani ilişkiler birinci dereceden akrabalıkla ilgili değildir. Bir insanı akrabam olduğu için sevmem. Annem, babam bile olsa. Babamı duruşuyla, özverisiyle, tavrıyla doğru bir adam olduğu için seviyorum. Bizi de doğruluk ve dürüstlük üzerine yetiştirdi. Eve dair alınacak kararlarda ‘böyle bir şey var, ne dersin?’ diye bana danıştığı çok olmuştur. Ekonomik durumumuz pek iyi değildi. Kız kardeşime mont alınacağı zaman toplantı yaptığımızı hatırlıyorum. Sizin çocuğunuzla olan ilişkiniz nasıl? Benziyor. Evde oğlum, annesi ve ben bütün kararları beraber alırız. Olumsuzsa ikna ederiz. Oğlum inanılmaz yaratıcı. Sanata çok düşkün. Resim çiziyor, filmler çekiyor, program indirip montajını yapıyor. 11 yaşında. İnanamıyorum. Aileniz Ankara’da mı, İstanbul’da mı? İstanbul’da yaşıyoruz. Haftada üç gün tiyatro için Ankara’ya gidiyorum. Anne-babam Ankara’da. Bazen onlarda kalıyorum, bazen AST’nin yönetimindeki arkadaşlarda. Ömrünüz yollarda mı geçecek böyle? AST’nin Ankara’da yaşaması gerekiyor. Orada doğdum, büyüdüm diyebilirim. Ustalarımızdan devraldık, bir şekilde yönetim kurulu üyeliği yapıyoruz. Biraz yorucu bir hayat ama tiyatronun içinde olmak, merdivenlerinden aşağı inip problemleriyle boğuşmak beni mutlu ediyor. Yıllardır İstanbul’dayım ama Ankara’ya karşı zaafım var. Bir kente aidiyet diyorsanız, orası Ankara’dır. AYHAN HÜLAGÜ
18 Farklı Ülkeden 18 Büyükanne Yemeği
İtalyan fotoğrafçı Gabriele Galimberti bir reklam fotoğrafçısı, 18 aylık couch-surfing serüveninde, ülke ülke gezip büyükannelerin yemeklerde kullandıkları gizli formüllerini öğrenip fotoğraflarını çekti.
Reklam
Türk Sinemasında Teknolojinin Nimetleri - Bölüm 1
Memo, Almanya'dan köyüne geri dönüşte, annesine de bir hediye getirir, ki bu da bir mikserdir. Önce tanıtımını yapar. Parçalarına ayırır. Tam da o sırada anası, 'Gırdın beee' diyerek üzülürken, 'Yok gız, bak, 2 parça' diyerek annesini rahatlatır.Bu mikser, meyve suyundan çorbaya kadar her şeyi yapabilir, ancak sadece Tarhana yapamaz. Çünkü mikserin kapağını kapatmamıştır Memo.1981 yapımı ve Kartal Tibet tarafından yönetilen filmde, Kemal Sunal, Şener Şen, Pembe Mutlu, Adile Naşit ve Ayşen Gruda gibi isimler rol alıyor.
Reklam
Amerikan Dizisine Türk Oyuncu!
Türk dizileri Asya, Avrupa ve Afrika'ya ihraç edilirken, oyuncular da gözlerini dünyanın her yerinden milyonlarca izleyiciye ulaşan Amerikan dizilerine dikti. Broadway'de aldığı rolle adından söz ettiren Esin Varan, en iyi televizyon dizisi dahil birçok Altın Küre'nin sahibi 'Homeland'de rol alacak. Varan, Showtime kanalının haftalık ortalama 4.4 milyon izleyicisi bulunan dizisinde Ortadoğulu bir mülteciyi canlandıran rolüyle birkaç hafta misafir oyuncu olarak ekranlarda boy gösterecek. AA muhabiri Tuğba Özgür Durmaz'a açıklama yapan Varan, uzun zamandır sahnenin yanı sıra ekranlarda da ye almak için uğraştığını belirtti. Dünyanın en çok izlenen dizilerinden Homeland'de seçmeleri kazandığı için çok mutlu olduğunu söyleyen Varan, Türkiye'de de izleyicisi bulunan dizideki çekimlerinin mart ayından itibaren başlayacağını bildirdi. Varan, Amerika'daki oyunculuk serüvenine ilişkin ise şunları dile getirdi: 'Orada kalmak çok zor. Bambaşka bir kültürde bu işi yapmak kolay değil ve insanlar bir süre orada yaşadıktan sonra Türkiye'ye dönünce işlerin çok daha kolay yürüyeceğini düşünüyorlar. Burada ünlü olmak ve çevre edinmek daha kolay. Orada ben gerçekten çok zorlandım, Amerikalı bir çabalıyorsa senin on çabalaman ve her zaman bir adım önde olman lazım. Sanırım insanlar uğraşmak istemiyorlar ya da umduklarını bulamıyorlar. Ama benim hedefim yurt dışında devamlılığı olan bir başarı elde edebilmek.' 'İşin mayası inanma' Varan, 'başarılı olabilmek için işin mayası kesinlikle inanma ve çabalamak' olduğunu da vurgulayarak, inanan kişinin daha çok çabaladığını ve başardığını söyledi. New York Theatre Academy'e girmek istediğinde '130 yıldır kimse girmemiş sen mi gireceksin' denildiğini aktaran Varan, 'Bana güvenen arkadaşlarım bile bu şüpheyi barındırıyordu ama ben bunları hiç düşünmedim. Ben neyi başarmayı istediğimi biliyordum. Hedeflerimle oraya gittim ve inandım' diye konuştu. Varan, yaklaşık on senedir tiyatroyla uğraştığını, Türkiye'de de bazı özel tiyatrolarda ve bir dizide küçük bir rol aldığını anlattı. Haber Türk
Hitler'den 18 Yağlı Boya Çalışması
Orta okul yıllarında derslerinde çok zorlanan Adolf Hitler, kendisini resime vermişti. İleride ressam olmayı kafasına koydu ve okulu bıraktı.17 yaşındaki Genç Adolf, ilk defa geldiği Viyana'dan çok etkilenir. Viyana sanat ve kültürün kalbidir. Operalar, baleler, konserler, tiyatrolar, resim galerileri...Etrafa hayran hayran bakınırken duvarda bir ilan görür; Viyana Güzel Sanatlar Akademisi resim bölümü seçmeleri.Kendisine ve sanatına güvenen Adolf hemen seçmelere kayıt olur. 1907 yılının ekim ayında yapılan seçmelerin ilk aşamasında, 110 kişi arasından seçilen 33 adaydan birisi olarak ikinci aşamaya girmeye hak kazanır.Ertesi gün yapılan ikinci aşamada, seçilen 10 öğrenci arasına giremeyince dünyası yıkılır. Büyük hayal kırıklığı ile akademi müdürünün odasına giden Adolf, neden seçilemediğini sorar. Çizgilerinin sert olduğu, resim yeteneğinin kısıtlı olduğu cevabını alır ama yine de pes etmez. Bir sene sonraki seçmelere başvuran Adolf bu sefer sınava dahi kabul edilmez.Bu dönemde maddi olarak da kötü durumda olan Adolf çok zor zamanlar geçirir. Parası bitince bir kilisenin evsizler barınağında yaşamaya başlarken bir taraftan da kar küreyerek, bavul taşıyarak hatta bazen dilenerek para kazanmaya çalışır. Sonrasında çizdiği resimleri turistlere satmayı akıl eden Adolf, bu dönemde resim yeteneğini biraz daha geliştirir.Son kez Sanat Akademisinde şansını denese de yine seçilemez. 5 yılı aşkın bir süre Viyana'da ressam olmak için çabalarken sefil bir yaşam süren Adolf, Viyana'dan ayrılırken ressamlık hayallerini de arkasında bırakmıştır.Adolf Hitler'in çizdiği resimlerine gelecek olursak, pek resimden anlamadığımı söyleyemem ama nacizane yorumum özellikle bina resimleri  ve perspektif algısı başarılı, insan resimleri ve canlı nesneler donuk geldi bana. Tabi bir bilen olsa da danışsak, psikolojik incelemelerini yaptırsak keşke.İşte Adolf Hitler'in çizdiği resimlerden birkaçı...
Reklam
Hakkınızdaki Sanal İzleri Sildirebilirsiniz
ABD' de bir Türk girişimi olarak kurulan, merkezleri Las Vegas ve New York'ta bulunan ' internetten içerik kaldırma ' şirketi Rubbit'in kurucu ortağı ve Türkiye ofisi sorumlusu Emre Teker ile görüştük. Teker bize, internette hakkınızda çıkan olumsuz bir içeriği, iftirayı ya da telif hakları size ait olan bir eseri Google'dan , diğer arama motorlarından veya sosyal paylaşım sitelerinden nasıl kaldırdıklarını anlattı. ABD'de 40'tan fazla eyalette konusunda uzmanlaşmış bilişim hukuku bürolarıyla ortak olarak çalışan Rubbit, bugün Amerikan Forbes'un ilk 500 şirketinden çoğuyla yıllık sözleşme ile çalışıyor. Neredeyse her eyalette ayrı hukuk bürolarıyla çalışmalarının nedeni ise tabii ki ABD'de eyaletten eyalete kanunların değişiyor olması. Türkiye ofisinde de hakkında internette çıkan olumsuz yazı, istemediği bir fotoğraf, karalama kampanyası ya da videonun çıkarılmasını isteyen ya da resim, film, müzik gibi telif haklarına tabi olan eser sahipleri Rubbit'e başvuruyor. İnternet siteleri dünyanın dört bir yanından yayın yapıyorlar. Çoğu server da ABD'de . Dolayısıyla internetten içerik kaldırma ile ilgili Türkiye'de alınacak bir mahkeme kararı, ABD'den yayın yapan bir siteyi bağlamıyor. Türk mahkemelerinin ancak com.tr uzantılı siteler üzerinde yaptırımı var maalesef. Hatta içeriği yayınlayan bir blog sahibi Türk mahkemelerinde suçlu bulunup ceza bile alsa, bu yayının blogdan kaldırılmasını garantilemiyor çünkü siteler Türk mahkeme kararlarını tanımıyor. Rubbit sadece ABD değil İngiltere, Almanya, Rusya, Çin gibi diğer hostinglere hizmet eden ülkelerde de çalışmalarını sürdürüyor. Şirket Google'ın beyaz listesinde Teker , ABD'ye taşıdıkları davaların sadece yüzde 10'unun mahkemeye kadar çıktığını, geri kalanın kolaylıkla, mahkeme öncesi anlaşma birimleri olarak iş yapan uzlaşma masalarında hallolduğunu anlatıyor. Rubbit'in Google'ın beyaz listesinde olduğunu yani güvenilir şirket olarak kabul edildiğini söyleyen Teker, uzun süredir de telif hakları ihlallerinde sadece bildirim yaparak Google'dan içerik kaldırma yetkileri olduğunu ifade ediyor. Alanında en büyüklerden biri olan şirketin 2014 planında ise Amerikan borsasına girmek ve yabancı ortaklık almak var. Rubbit telif hakkı ihlalleri saptama konusunda çok gelişmiş yazılımlara sahip. Biz Google'da sadece yazıyla arama yapabiliyoruz. Ama onlar fotoğraf, video ve ses kaydı araması da yapabiliyorlar. Bunun yanı sıra manuel takip yapan çalışanları da mevcut. İçerik kalkmazsa para ödemek yok Gelelim en merak edilen hususa. İçerik kaldırmak kaç para? Genellikle 500 dolar ile 2 bin dolar arası. Ancak içeriğin kaldırılacağı sayfanın çokluğuna ve içeriğin özelliğine göre bu rakam 10 bin doları bulabiliyor. Ancak şunu belirtmeliyiz ki, Rubbit şikayette bulunulan uygunsuz içeriği kaldırtmayı başaramazsa kesinlikle müşterisinden para talep etmiyor. Rubbit Türkiye ofisinin bir numaralı müşterileri, sizin de tahmin edebileceğiniz gibi, haklarında çokça olumsuz içeriğin bulunduğu ünlüler ve iş adamları. Hatta olumsuz içeriğin kim tarafından koyulduğu bile IP numarası üzerinden bulunabiliyor. Örneğin, kendisi ve ailesi hakkında birçok iftiranın yer aldığı bir blogdan şikayetçi olan iş adamının şikayetini değerlendirmeye alan ve hukuki işlem başlatan Rubbit , sonunda içeriğin Almanya'da bir kişi tarafından girildiğini ortaya çıkarmış. Bir keresinde de bir otomotiv şirketi hakkında tüm tüketici bloglarında yazılan olumsuz görüşlerin aynı IP adresinden girildiğini tespit etmişler. Adresin izini sürerek Fatih'te bir apartman dairesinde para karşılığı olumsuz içerik giren üç gençle karşılaşmışlar. Teker bu tür karalamaların genellikle rakip firmalar tarafından yaptırıldığını anlatıyor. Bunların yanı sıra 16-22 yaş grubu arasında eski sevgilinin uygunsuz fotoğraflarını yayınlama vakalarıyla da sıkça karşılaştıklarını belirtiyor. Gençleri güvendikleri kişilere bile uygunsuz fotoğraf vermemeleri konusunda uyarıyor. Bir de ' fake ' Facebook hesapları sorunu sık karşılaşılanlar arasında. Teker, başvurunun ilk haftasında linklerin kalkmaya başladığını ancak tüm içeriklerin kaldırılmasının üç ayı bulduğunu belirtiyor. Rubbit'e kimler başvuruyor? Eski sevgilisi tarafından anıları deşifre edilenler. Uygunsuz videosu ve fotoğrafları yayınlanan ünlüler. Ticari iftiraya uğrayan işadamları. Evlenmek ve aile kurmak isteyen ancak hoş olmayan geçmişini buna engel olarak görenler.
Esra Erol Bebeğini Kaybetti
Sabah saatlerinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Esra Erol, bebeğini kaybetti. Ekranların sevilen sunucusu Esra Erol sabah saatlerinde aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı.Ünlü sunucunun eşi Ali Özbir gazetecilerin Esra Erol'un sağlık durumuna ilişkin sorularını ' Bebek ile ilgili bir sıkıntı oldu. Sabah hastaneye gittik . Şimdi doktorlar ilgileniyor' diyerek yanıtlamıştı. 4 aylık hamile olan Esra Erol'un, akşam saatlerinde bebeğini kaybettiği öğrenildi. Esra Erol'un ise sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.Radikal
Elektrikli Araba Satışları Arttı
Dünya genelinde sadece elektrikle çalışan arabalara ilgi gün geçtikçe artıyor ama özellikle ABD’li kullanıcıların elektrikli arabalara duyduğu ilgi önemli ölçüde artmış görünüyor. Konuyla ilgili yakın zamanda düzenlenen araştırmalar gösteriyor ki ABD’li kullanıcılar, 2012 yılına oranla 2013 yılında yüzde 228.88 daha fazla elektrikli araba satın almış. Yine bu araştırma sonucunda anlaşılıyor ki, ABD’de 2013 yılında toplam 46,148 sadece elektrikli araba satılmış. Hem elektrik hem de yakıtla çalışan hibrid arabalardan ise 2013 yılında ABD’de 48,951 adet satılmış. Ancak seneden seneye yüzdelik artış göz önüne alındığında 2013 yılında yüzde 26.87′lik artış gösteren hibrid arabalar, sadece elektrikli çalışan arabaların gerisinde kalmış durumda.
Reklam
Vimeo'nun Engellenme Nedeni: Müstehcenlik
Popüler video servislerinden Vimeo‘ya erişim mahkeme kararıyla engellendi. Kısa süre önce Twitter’da konuşulmaya başlayan engellenme kararı dün gece saatlerinde uygulama geçirilmiş. Önce TTNET kullanıcılarının karşılaştığı uygulamaya konan engellenme kararı dün alınmış gibi görünüyor. İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nın 08.01.2014 tarihli 2014/23 D. İş ve / sayılı kararı ile engellenen video servisinin hangi video sebebiyle engellendiği ise henüz bilinmiyor. Webrazzi
Reklam
Türkiye'de Acilen Kapatılması Gereken 10 Site!
Bant Mag ekibi dün Vimeo’nun kapatılmasının ardından Türkiye sınırlarında acilen yasaklanması gereken diğer 10 web sitesini sıraladı. İşte o liste:  1- Retronaut - Yerlisi yapıldı, gereği kalmadı, kapat! 2- Wikipedia – Zaten okullarda da bu site kaynak olarak kabul edilmiyor, kapat! 3- Pitchforkmedia - Burdan haber çalıp, çırpmayan kalmadı, kapat! 4- Amazon – Yeni euro ve dolar kurlarımızdan sonra yurtdışından alışverişin gereği kalmamıştır, kapat! 5- WeTransfer - Kim bilir neler neler transfer ediyorlar yurtdışından yurtiçine, kapat! 6- YouTube - Zaten kapatmıştınız, yine kapatın! 7- IMDB - Türk filmlerine kasten düşük puan veren bu yanlı bir site. kapat! 8- BBC.CO.UK - Dış mihraklar taraflı haberleriyle yurdum insanının aklını çeliyor, kapat! 9- Twitter – Ooohhh, aklına esen istediğini yazacak efendim öyle mi?? Kapat kapat! 10- Facebook - Arkadaşlık teklifiymiş, fotoğrafını beğenmekmiş, dürtmekmiş… kapat! Bantmag
'Game Of Thrones'un Başlama Tarihi Belli Oldu
Dünyanın dört bir yanında milyonlarca hayranı olan 'Game of Thrones' dizisinin yeni sezon tarihi belli oldu. Yazar George R. R. Martin’in aynı adlı roman serisinden uyarlanan ve bir televizyon klasiği olarak kabul edilen dizinin merakla beklenen 4. sezonunun 6 Nisan’da başlayacağı açıklandı. Dizide üç sezon boyunca rol alan Peter Dinklage, Lena Headey, Emilia Clarke ve Kit Harington yeni sezonda da rol alacak. Hürriyet
Bu Sporcuları Ayakta Alkışlayacaksınız!
Sporun sadece bir oyun olduğunu bize hatırlatan, kaybederken bile kazanan, gerçek kazanan ve 'insan'ın sadece bir kelimeden ibaret olmadığını bize anlatan sporcuların bir derlemesi. İşte ayakta alkışlayacağınız 'insan'ların videosu:
Reklam