onedio
Uçakta Saati 22 TL'ye İnternet Dönemi
Türk Hava Yolları, TTNET ile yaptığı anlaşmayla, nisan ayından itibaren uzun menzil uçaklarında kablosuz internet hizmetini başlatıyor. Türkiye’nin lider internet şirketi TTNET ile dünyada en fazla ülkeye uçan hava yolu şirketi olan Türk Hava Yolları önemli bir işbirliğine imza atı. TTNET ve Türk Hava Yolları, THY uçaklarında wi-fi internet hizmeti vermek için anlaştı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Kurul Başkanı Tayfun Acarer, Türk Hava Yolları Genel Müdürü Doç. Dr. Temel Kotil ve TTNET Genel Müdürü Abdullah Orkun Kaya’nın katılımlarıyla Türk Hava Yolları’nın ev sahipliğinde gerçekleşen basın töreniyle, Türk Hava Yolları ve TTNET arasında işbirliği anlaşması imzalandı. Anlaşma ile TTNET, Türk Hava Yolları filosunun internet erişimi bulunan uçaklarında sunulan WiFi hizmetinin internet servis sağlayıcısı ve Türk Hava Yolları’nın marka ortağı oldu. İlk etapta uluslararası uçuş yapan 12 adet 777 uçağında hizmete başlayacak olan wi-fi internet hizmeti ilerleyen süreçte 80 adet THY uçağında hizmete sunulacak. 'GÜCÜMÜZE GÜÇ KATACAĞIZ' Türk Hava Yolları Genel Müdürü Doç. Dr. Temel Kotil, 'Küresel havacılık platformundaki etkin pozisyonunu faaliyete geçirdiği yenilikler ve bu bağlamda gerçekleştirdiği teşrikimesailerle pekiştiren Türk Hava Yolları, bugün, yine alanında etkin bir ortak ile yeni bir iş birliğine imza atıyor. İlk etapta, önümüzdeki Nisan ayı itibariyle, 12 adet Boeing 777-300 ER tipi uçağımızda hâlihazırda mevcut bulunan WiFi internet hizmeti, siparişini verdiğimiz ve yakın gelecekte filomuza katılacak geniş gövdeli uçaklarımızla birlikte TTNET tarafından sağlanacak. Bunun yanı sıra TTNET ile geniş kapsamlı bir marka ortaklığına da adım attığımız için ayrıca mutluyuz. Bu anlaşmayla TTNET ile markalaşmayı sağlıyoruz. İnşallah bu projeyle de gücümüze güç katacağız.' dedi. 'THY İLE BİRLİKTE KANATLANIYORUZ' TTNET Genel Müdürü Abdullah Orkun Kaya ise yaptığı konuşmada, 2013 yılının kısa bir değerlendirmesini yaparak, 2013’te belirledikleri tüm hedeflere ulaştıklarını, ilkler dolu bir yılı, 4-4’lük bir performans ile zirvede kapattıklarını paylaştı. Wifi servisinin katma değerli servisler içinde ayrı ve önemli bir yeri olduğunu vurgulayan Kaya, 'Yeni bir servisin müjdesini vermek için buraya geldik. THY ile birlikte kanatlanıyoruz ve göklere uçuyoruz. 2013'te TTNEt son 5 yılın en büyük rakamlarına ulaştı ve 321 bin aboneye ulaştı. Ana işimiz olan wi-fi'nin ayrı bir yeri var. 2012'de bu 500 bin tablet satılmıştı, 2013'te bu rakam dörde katlandı ve 8 milyona ulaştı. THY ile bugün imzalayacağımız anlaşmayla 12 uçakta wi-fi bağlantımız olacak. İşbirliğimizin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum' 'BU PROJE GERÇEKTEN İHTİYAÇTI' Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Kurul Başkanı Dr. Tayfun Acarer, imza töreninde yaptığı konuşmada, TTNET ve THY İşbirliği anlaşması için, 'İnternet artık günlük yaşamımızın her alanında vazgeçilmez bir şekilde yer almakta ve son yıllarda geniş bant erişim abone sayısı hızlı bir şekilde artmakta. İnternet artık alimizin bir ferdi oldu. Data trafiği çok arttı ve dikkat çekmek istiyorum, işletmelerin data harcamaları daha çok artıyor. Datanın payı sesi geçti.' dedi. TTNET'in ciddi bir büyüme elde ettiğini belirten Acarer sözlerini şu şekilde sürdürdü, 'THY'yi zaten anlatmama gerek yok, kendilerinde çok memnunuz. Bu konuda THY kendine yakışanı yaptı. Bu proje gerçekten de ihtiyaçtı. Bugün burada olmamızın gerekçesi olan TTNET ile Türk Hava Yolları arasında imzalanan işbirliği anlaşmasının hayırlı olmasını diliyorum, tebrik ediyorum.' İNTERNET ÜCRETLİ Mİ OLACAK?  Proje şuanda test aşamasında olacak. TTNET wi-fi fly paketinde iki tarife var. Saatlik ücret 9.99 dolar, 24 saatlik paket ise 14.99 dolar. Uydu üzerinden uçaklara internet sağlanacak. 50 mbit'e kadar uçak içerisinde hız sağlamak mümkün. 9.99 doların kârı uydu sistemine gidiyor. THY'nin bu sistemde kârı çok az. HAVA GÜVENLİĞİ TEHDİDİ VAR MI? Bu sistem diğer sistemlere göre çok farklı sistem ve sertifakalı. Dolayısıyla güvenlik açısından bir sıkıntı söz konusu değil. KOTA SINIRI VAR MI? Sadece süre sınırı var ve 1 saat ya da 24 saatlik paketleri alınabiliyor. İnternet Haber
Güneşi Beklerken'in Oyuncusu Dünyaca Ünlü Dizide
Bol ödüllü dizi Homeland’in İstanbul çekimlerinde, 'Güneşi Beklerken' dizisinin başrol oyuncusu da rol alacak. 'Altın Küre'de 'En iyi televizyon dizisi' dahil birçok ödülün sahibi olan Homeland’de Esin Varan’ın ardından bir Türk oyuncu daha katılıyor. Dünyanın en çok izlenen dizilerinden Homeland’de, ‘Güneşi Beklerken’le tanınan genç oyuncu Kerem Bürsin de rol alacak. Başrollerini Claire Danes ve Damian Lewis’in paylaştığı dizinin İstanbul’daki çekimlerinin ise yakın bir zamanda başlaması planlanıyor. (İHA)
Kız Kardeşine Tecavüz Eden İmama 18 Yıl İstendi
ERZURUM’da kız kardeşi 23 yaşındaki H.B.’ye tecavüz ettikleri iddiasıyla tutuklu yargılanan Kars’ın bir köyünde imam, 29 yaşındaki A.B. ile erkek kardeşi, 27 yaşındaki M.B. hakkında Erzurum 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde 10.5 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası istendi. A.B., ifadesinde kardeşiyle birçok kez ’birlikte olduğunu’ ancak onun da ses çıkarmadığını söyledi. Merkez Yakutiye İlçesi’nde oturan H.B., polise başvurarak iki ağabeyinin kendisine tecavüz ettiğini ileri sürdü. Annesini 7, babasını 1 yıl önce kaybettiğini belirten H.B., birlikte kaldığı ağabeyi M.B.’nin de kendisine tecavüz etmeye başlamasına tepki gösterdi. Diyanet İşleri Başkanlığı kadrosunda Kars’ın bir köyünde imam olan ağabeyi A.B.’nin de daha önce kendisine defalarca tecavüz ettiğini öne süren H.B., şöyle dedi: 'İlk tecavüzü ağabeyim A.B., geçtiğimiz Ağustos ayında yaptı. Ağabeyim evde kimse olmadığı sırada tecavüz etti ve bunu kimseye söylememe konusunda uyardı. Olayları ablam R.’ye anlattım. Kimseye söylemememi aksi halde ağabeyimin işinden olacağını söyledi. Ağabeyimin tecavüzünden hamile kaldım, Ankara’ya götürdü kürtaj oldum. Daha sonra da küçük ağabeyim M.B., tecavüz etti. Hastanede tanıştığım E.P.’nin de tecavüzüne uğradım. Ağabeyim M.B. babam öldükten sonra bana şiddet uygulayınca Kadın Sığınma Evi’ne yerleştirildim. Burada N.U. adlı kadın ile tanıştım. Benim zor durumda olduğumu görerek erkeklerle birlikte olmam karşılığında çok para kazanacağımı söyledi. İstemediğim halde N.Ç. ile birlikle olmamı istedi. Kabul etmeyince N.Ç. de tecavüz etti.' Şikayet üzerine yakalanan ve sevk edildiği 2’nci Sulh Ceza Mahkemesi’nde 2.5 yıldan bu yana eşinden ayrı yaşadığını anlatan imam A.B., suçlamaları kabul etti. Kız kardeşi ile birlikte olurken zor kullanmadığını söyleyen A.B., 'H., öz kız kardeşim olur. Kendisiyle birlikte oldum. Ancak, bana karşı koymadı. Birçok kez birlikte olduk. Hamile kalınca Ankara’ya götürdüm. Çocuğu aldırdıktan sonra bir kez daha birlikte oldum' dedi. Diğer erkek kardeş M.B. de, suçlamaları kabul etti. Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkarılan imam A.B. ile kardeşi M.B. ve para karşılığı ilişkiye girdiklerini öne süren 42 yaşındaki N.Ç. ve 54 yaşındaki E.P., 11 Kasım, 33 yaşındaki N.U. ise 26 Kasım tarihinde tutuklandı. Kardeşler dışşındaki diğer 3 şüpheli tutuksuz yargılanmak üzere dün tahliye edildi. İmam, erkek kardeşi ve diğer 3 kişi hakkında hazırlanan iddaname 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İki kardeş A.B. ve M.B., hakkında ’nitelikli cinsel saldırı’ suçundan 10.5 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası istendi. Cumhuriyet Savcısı N.Ç. ve E.P.’nin yine ’nitelikli cinsel saldırı’ suçundan 7-12 yıl, kadın sanık N.U.’nun da ’Nitelikli cinsel saldırıya yardım etmek’ suçundan 3.5-6 yıl hapis ile cezalandırılmasını istedi. Sanıklar önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkarılacak. Hümeyra PARDELİ/ERZURUM, (DHA)
JK Rowling'ten Sahte İsimle Yeni Roman
Harry Potter' serisi ile dünya çapında tanınan yazar JK Rowling, takma isimle yeni bir roman yayınlayacak Genç bir büyücünün maceralarının anlatıldığı 'Harry Potter' serisi ile dünya çapında tanınan yazar JK Rowling'in, geçtiğimiz yıl açığa çıkarılan takma ismi Robert Galbraith ile bir polisiye roman daha yayınlayacağı ortaya çıktı. Rowling, geçtiğimiz yıl aynı sahte isimle 'The Cuckoo’s Calling' romanını yayımlamış ancak yazarın gerçek kimliği basına sızdırılarak Robert Galbraith'in aslında JK Rowling olduğu ortaya çıkmıştı. 48 yaşındaki İngiliz yazar ismini sızdıran yayınevi yetkilisine dava açmış ve kazanmıştı. Yazar yeni romanında da ilk sahte isimli romanında olduğu gibi özel dedektif Cormoran Strike ve asistanı Robin Ellacott'un maceralarını konu alıyor. İkili yeni romanda, Owen Quine adlı bir yazarı öldüren bir katilin izini sürecek. Romanın yayımcıları Little, Brown Book Group tarafından basına dağıtılan sinopsiste kitabın konusu, 'Owen Quine'in eşi, ilk başta kocasının kayboluşunu sıradan bir olay olarak düşünür. Kocasının birkaç gün kafa dinlemek için daha önceleri de yaptığı gibi bir yere tatile gittiğine inanır. Bu yüzden Strike'ı tutar ve kocasını eve geri getirmesini ister. Ama Strike'ın araştırması işin aslının, yazarın eşinin sandığından çok daha farklı olduğunu gösterir. Quine'in tuhaf bir şekilde vahşice öldürülmesinin ardından Strike daha önce hiç karşılaşmadığı bir katil tipini yakalamak için zamanla yarışmaya başlar' diye açıklandı. 'The Silkworm' adını taşıyan kitap, İngiltere'de 19 Haziran, ABD'de ise 24 Haziran tarihinde yayınlanacak. Milliyet Sanat
Hz. Fatıma’nın Sandukasını Hangi Hakla Irak’a Veriyorsunuz, Kime Sordunuz?
Bizlere “emanet” edilen ve 1300 yıldır korunan kutsal bir eşyayı nasıl olur da “miras” gibi istediğinize verebiliyorsunuz? 3. Köprüye verdiğiniz Yavuz Sultan Selim ismini de değiştirecek misiniz? Personel alımında aday memurları fişlemenizin gerekçesi nedir? Kırmızı fişlerde yer aldığı biçimiyle “Kürt asıllı”, “Alevi” “babasının adı Ali Haydar” veya “ulusalcı” olmak kamu çalışanı olmaya engel midir? CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Hz. Muhammed’in kızı, Hz. Ali’nin eşi Hz. Fatıma’nın 1300 yıldır kutsal emanetler arasında korunan sandukasının hükümet tarafından Irak’a hediye edilecek olmasının peşine düştü. Umut Oran Başbakan Erdoğan’a, “Hz. Fatıma’nın sandukasını hangi hakla Irak’a veriyorsunuz, kime sordunuz? Adı üstünde bizlere ‘emanet’ edilen ve 1300 yıldır korunan kutsal bir eşyayı nasıl olur da ‘miras’ gibi istediğinize verebiliyorsunuz? Irak’la ilişkileri iyileştirmek adına 3. Köprüye verdiğiniz Yavuz Sultan Selim ismini de değiştirecek misiniz? Personel alımında aday memurları fişlemenizin gerekçesi nedir? Kırmızı fişlerde yer aldığı biçimiyle ‘Kürt asıllı’, ‘Alevi’, ‘babasının adı Ali Haydar’ veya ‘ulusalcı’ olmak kamu çalışanı olmaya engel midir?” diye sordu. CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın Başbakan Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi vererek Müslümanlar ve Alevilerle ilgili 2 önemli gelişmeyi gündeme getirdi. Umut Oran’ın, Erdoğan’a yönelttiği soru önergesi şöyle: Hz. Muhammed’in kızı ve Hz. Ali’nin eşi Hz. Fatıma’ya ait Topkapı Sarayı’nda bulunan sandukanın, Kerbela’daki İmam Hüseyin Müzesi’ne gönderileceği açıklandı. Topkapı Sarayı’ndaki Has Oda’da bulunan Mukaddes Emanetler Dairesi’nde 16’ncı yüzyıldan 20’nci yüzyılın ilk yarısına kadar toplanan Kutsal Emanetler arasında yer alan sandukanın, Irak’la hükümetiniz döneminde gerilen ilişkilerin yumuşaması amacıyla bu ülkeye göndereceğiniz belirtilmektedir. Ayrıca kamuya memur alımları sırasında yapılan mülakatlar için hükümetiniz tarafından “listeler” düzenlendiği, bu listelerde adayların “kırmızı, yeşil ve mavi” renklerle sınıflandırıldığı, kırmızı listelerde yer alarak fişlenen adayların kamuya memur olarak alınmadığı kamuoyuna yansımıştır. Bu kapsamda, Kime sordunuz Alevilerden görüş aldınız mı? Hz. Fatıma’ya ait sandukayı Irak’a hediye etmeden önce Türkiye’deki Alevilerin görüşünü aldınız mı? Aleviler ve Hz. Muhammed’in kızı olması dolayısıyla tüm Müslümanlar için kutsal bir isim olan Hz. Fatıma’nın eşyalarını hangi hakla başka bir ülkeye hediye ediyorsunuz? Emaneti miras gibi nasıl verirsiniz? Adı üstünde bizlere “emanet” edilen ve 1300 yıldır korunan kutsal bir eşyayı nasıl olur da “miras” gibi istediğinize verebiliyorsunuz? 3. Küprünün adını da değiştirecek misiniz? Irak’la ilişkileri iyileştirmek adına 3. Köprüye verdiğiniz Yavuz Sultan Selim ismini de değiştirecek misiniz? Memur alımlarında anayasa ve mevzuata aykırı bir şekilde liste düzenlenmesi talimatını siz mi verdiniz, bu emir kime aittir, bu listeler hangi birim tarafından hazırlanmaktadır? Kırmızı, mavi, yeşil fişleme  İlk aşamada KPSS’ye giren, sonra da sözlü sınava alınan adayların eşitlikçi, adil ve tarafsız bir tutumla değerlendirilmesi gerekirken, kırmızı, mavi, yeşil renklerle işaretlenerek daha sözlü sınav bile yapılmadan memuriyete alınmaması yönündeki uygulama hangi tarihten itibaren uygulanmaktadır? Peki Alevi ve Kürt olanlar neden fişleniyor  Ulusal basında yer alan bir listeye göre bir şahıs “Kürt asıllı Muşlu olması”, bir başkası “Gaziosmanpaşa’da oturan bir Alevi vatandaşımız olması”, bir diğeri “babasının adının Ali Haydar olması”, bir başkası ise “ulusalcı olması” gerekçesiyle kırmızı listeye alınmış ve memuriyetten men edilmiştir. Vatandaşları etnik tabiyetlerine ve siyasal inanışlarına göre ayrımcılığa maruz bırakan bu uygulamaya karşı Başbakanlık tarafından adli veya idari soruşturma başlatılmış mıdır, bu soruşturmanın sonucu ne olmuştur? Alevi ve Kürt olanlar memur olamaz mı? Kırmızı fişlerde yer aldığı biçimiyle “Kürt asıllı”, “Alevi” “babasının adı Ali Haydar” veya “ulusalcı” olmak kamu çalışanı olmaya engel midir? Söz konusu fişleri kim düzenledi, isim ve görevleri nedir? Bu fişleri düzenleyen kamu görevlilerine herhangi bir idari ceza verildi mi? Kamu memuriyetine alımlarında etnik köken, dini veya siyasal inanışa bağlı ayrımcılık yapılmasının önüne geçmek için hükümetiniz tarafından alınan önlemler nelerdir? Nerede kaldı Ayrımcılıkla Mücadele Kurulu? Bu fişleme uygulaması, tam da kurulması düşünülen Ayrımcılıkla Mücadele Kurulu’nun görev alanına girmiyor mu? 11 yıllık iktidarınız döneminde kamu bürokrasisinde bu tür ayrımcılığa niçin halen son verilebilmiş değil?
Apple 3. Kez Dünyanın En Değerli Markası Oldu
Brand Finance Global 500 araştırmasına göre listede yer alan 500 markanın değeri 756 milyar dolar artışla 4 trilyon 367,1 milyar dolara yükselirken, Apple, 104,7 milyar dolarlık marka değeri ile 3. kez dünyanın en değerli markası oldu. AA muhabirinin uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance'in 2014 yılı Global 500 araştırmasından derlediği bilgilere göre, Apple bu yıl 104,7 milyar dolarlık marka değeri ile 3. kez dünyanın en değerli markası oldu. Bu yıl marka değerini geçen yıla göre yüzde 19,9 oranında artırarak bir yılda marka değerini 17,4 milyar daha yükselten Apple, en yakın takipçisine 25,9 milyar dolar fark attı. En değerli marka sıralamasında Samsung 78,8 milyar dolarlık marka değeri ile Apple'ın ardından ikinci sırada yer aldı. Bu markayı 68,6 milyar dolarla Google, 62,8 milyar dolarla Microsoft, 53,5 milyar dolarla Verizon ve 52,5 milyar dolarla General Electric izledi. Brand Finance'in Global 500 listesinde en değerli 20 marka incelendiğinde, ABD'nin 11, Almanya'nın 3, İngiltere'nin 2, Hollanda'nın, Güney Kore'nin, Hong Kong'un ve Japonya'nın birer markası bulunuyor. Bu yıl en değerli 20 markanın değeri geçen yıla göre yüzde 25,6 oranında artarak 716,4 milyar dolardan 900,1 milyar dolara yükseldi. Brand Finance'in Global 500 araştırmasına göre en değerli 500 şirketin marka değeri bu yıl 2013 yılına göre yüzde 20,9 oranında artarak 3 trilyon 611,7 milyon dolardan 4 trilyon 367,1 milyar dolara yükseldi. ABD'nin en değerli markalarının değeri 1,9 trilyon doları aştı En değerli 500 marka listesinde de 189 markası ile en fazla markaya sahip ülke ABD olurken, ABD'li markaların değeri bu yıl geçen yıla göre yüzde 18,2 oranında artarak 1 trilyon 614,6 milyar dolardan 1 trilyon 908,6 milyar dolara ulaştı. Japonya 42 markası ve 376,7 milyar dolarlık marka değeri ile ABD'nin ardından ikinci sırada yer alırken, Japonya'yı 32 marka ve 324 milyar dolarlık marka değeri ile Almanya, 37 marka ve 266 milyar dolarlık marka değeri ile Fransa izledi. Bu yıl marka değerini 2013 yılına göre en fazla artıran ülke ise yüzde 159,5 ile Avusturya olurken, bu ülkeyi 146,7 ile Şili, yüzde 142,4 ile Suudi Arabistan takip etti. Aynı dönemde marka değeri en fazla düşen ülke yüzde 56,2 ile Meksika oldu. Meksika'yı yüzde 36,9 ile Brezilya, yüzde 21,5 ile Singapur ve yüzde 12,1 ile Hindistan takip etti. Bankacılık sektörü markaları zirvede Brand Finance Global 500 listesinde yer alan markaların sektörlere göre dağılımı incelendiğinde ise bankacılık sektörünün, 71 marka ve 633,1 milyar dolarlık marka değeriyle listenin ilk sırasında yer aldığı görüldü. Bankacılık sektörüne bu yıl 7 yeni marka dahil olurken, sektör markalarının değeri geçen yıla göre 51,7 milyar dolar artış gösterdi. Bankacılık sektörünü 44 marka ve 615,8 milyar dolarlık marka değeri ile teknoloji sektörü izledi. Bu sektörü 47 marka ve 500,1 milyar dolarlık marka değeri ile teknoloji, 50 marka ve 408,9 milyar dolarlık marka değeri ile perakende sektörü takip etti. Konuyla ilgili AA muhabirine değerlendirmede bulunan Brand Finance Türkiye Direktörü Muhterem İlgüner, Brand Finance Global 500 listesine Türkiye'den hiçbir markanın giremediği belirterek, 'Ülkemizin en önemli sorunu değer yaratamamaktır. Hem kamu sektörünün hem de özel sektörün bu konuya gereken önemi verip, özeni göstermesi halinde, sektörlerimiz sadece sayısal değil, değer bazında da gelişecek ve bu olumlu gelişmenin sonuçları mutlaka dış ticaret tablomuza yansıyacaktır' dedi. 2013 ve 2014 yılları itibariyle dünyanın en değerli 20 marka sıralaması şöyle (milyar dolar): Sıra 2014 Sıra 2013 Marka Ülke Marka Değeri 2014 Marka Değeri 2013 1 1 Apple ABD 104,7 87,3 2 2 Samsung G. Kore 78,8 58,8 3 3 Google ABD 68,6 52,1 4 4 Microsoft ABD. 62,8 45,5 5 10 Verizon ABD. 53,5 30,7 6 7 General Electric ABD. 52,5 37,2 7 11 AT and T ABD. 45,4 30,4 8 8 Amazon ABD. 45,2 36,8 9 5 Walmart ABD. 44,8 42,3 10 6 IBM ABD. 41,5 37,7 11 15 Toyota Japonya 34,9 26,0 12 9 Coca Cola ABD. 33,7 34,2 13 20 China Mobile Hong Kong 31,8 23,3 14 n/a T-Mobile Almanya 30,6 21,5 15 14 Wells Fargo ABD 30,2 26,0 16 13 Vodafone İngiltere 29,6 27,0 17 21 BMW Almanya 29,0 23,2 18 12 Shell Hollanda 28,6 29,8 19 17 Volkswagen Almanya 27,1 23,7 20 22 HSBC İngiltere 26,9 22,9 2013 ve 2014 yılları itibariyle Brand Finance Global500 listesinde yer alan ülkeler, marka sayılarına ve toplam değerlere göre şöyle (Milyar dolar): Ülke Toplam Marka Değeri - 2014 Toplam Marka Değeri - 2013 Marka Sayısı - 2014 Marka Sayısı - 2013 ABD 1.908,6 1.614,6 189 186 Japonya 376,7 338,7 42 49 Almanya 324,0 247,0 32 33 Fransa 266,0 212,5 37 31 İngiltere 262,1 218,4 35 32 Çin 229,0 185,3 27 26 G. Kore 152,0 132,8 12 14 İsviçre 120,8 97,3 19 19 Hollanda 112,0 93,8 12 11 Kanada 75,4 74,0 13 14 İspanya 76,2 70,6 10 10 Brezilya 37,8 59,9 5 9 Italya 57,2 51,3 8 8 İsveç 54,8 50,5 7 8 Rusya 42,2 46,4 8 8 Avustralya 50,3 43,9 8 8 Hong Kong 69,9 41,5 7 4 Hindistan 35,7 40,6 5 6 Meksika 7,8 17,8 2 4 Norveç 15,8 16,5 3 3 Malezya 9,2 9,9 1 2 Singapur 7,3 9,3 2 3 BAE 8,9 7,3 2 2 Danimarka 10,2 7,0 3 2 G. Afrika 5,4 5,2 1 1 Lüksemburg 4,8 3,8 1 1 Avusturya 9,6 3,7 2 1 S. Arabistan 8,0 3,3 2 1 Tayvan 3,8 3,0 1 1 Şili 7,4 3,0 2 1 Portekiz 3,1 2,8 1 1 Tayland 3,7 2,6 1 1 2013 ve 2014 yılları itibariyle en değerli 500 markanın sektörlere göre dağılımı şöyle (Milyar dolar): Sektör Toplam Marka Değeri - 2014 Toplam Marka Değeri - 2013 Marka Sayısı - 2014 Marka Sayısı - 2013 Banka 633,1 581,4 71 64 Teknoloji 615,8 488,7 44 43 Telekomünikasyon 500,1 385,0 47 46 Perakende 408,9 338,9 50 50 Grup 313,1 257,9 16 18 CNN Türk
Reklam
Reklam
Osmaniye'de Tanımlanamayan Hayvan İskeleti Bulundu
Odunlukta bulundu, kimse esrarını çözemedi.Osmaniye kent merkezindeki bir evin odunluğunda bulunan, kafa tası evcil hayvanlara benzemeyen, yırtıcı dişlere sahip ve ön ayakları olmayan 55 santimetre boyundaki iskelet, vatandaşları korkuttu. Hayvan iskeletini evinin odunluğunda bulan Adile Karataş iskeletin önce kediye ait olduğunu sandığını ancak büyüklüğü ve yapısı nedeniyle korku yaşadığını söyledi. Karaboyunlu Mahallesi'ndeki evinin odunluğuna yakacak almak için girdiği esnada fıstık kabukları arasında bulduğu iskeletin yeğenleri tarafından yetkililere götürüldüğünü belirten Karataş, 'Ne olduğunu bilmediğimiz hayvan iskeleti için endişelendik. Olayı komşularımız da öğrendi. Evlerimizden çıktığımızda tedirginlik yaşıyoruz. Çocuklarımız da oyun oynarken korkuyor' dedi. Mahalledeki vatandaşlar da tedirginliklerini dile getirerek, 'Burası dağ değil, ormanlık alan değil, şehrin içinde bir mahalle. Bu hayvan buraya nereden geldi, odunluğa nasıl girdi, bilmiyoruz. Ön ayakları bulunmadığı ve yırtıcı dişleri olması nedeniyle korkuyoruz. Evlerimizin avlusunda bile dolaşmaya çekiniyoruz. Yetkililerden, içimizi rahatlatacak açıklama yapılmasını bekliyoruz' diye konuştu. İskeleti inceleyen veteriner hekim Ali Laçinbala, iskeletin ön ayaklarının olmaması, kafa tasının büyüklüğü ve diş yapısı nedeniyle insanların endişe duymakta haklı olabileceğini belirtti. Laçinbala, 'Hayvan iskeletinin ön bacaklarının olmaması normal değil. Bu hayvan ya genetik bozukluğa sahip ya da ön ayakları başka hayvan tarafından koparılmış. İskelet, karpal kemiklerinin uzun olmasından dolayı kesinlikle kedi ve köpeğe ait değil. Başka hayvanlar tarafından parçalanmış ve buraya getirilmiş olabileceğini düşüyorum. Hayvanın türünün belirlenmesi için üniversitedeki hocalarımıza fotoğraflarını gönderdim' diye konuştu. İskeletinin fotoğraflarını inceleyen Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kadir Aslan da iskeletin üzerinde yağ dokusu bulunduğunu, bağ ve dokuları henüz çürümediği için söz konusu hayvanın 6 ay ya da bir yıl içinde ölmüş olabileceğini kaydetti. İskeletin ön bacaklarının olmaması hakkında yorumda bulunamayacağını ifade eden Aslan, sırt bölgesine, omurga yapısına ve kaburgalarının kısa olmasına bakılarak iskeletin sansargiller familyasından gelinciğe ait olduğunu söyleyebileceğini aktardı. Bu tür hayvanların şehir merkezlerinde görülmesinin sıra dışı olduğuna dikkat çeken Aslan, sözlerini şöyle tamamladı: 'Hayvanın ön ayaklarının bulunmaması ve kent merkezinde ortaya çıkması düşündürücü. İlk incelemeler, sansargiller familyasından olduğunu gösteriyor. Dişleri ve kafatası yapısı, onun bir etçil hayvan olduğunu gösteriyor, yaban kedisi de olabilir. Muhtemelen yabani ortamında aç kalarak kent merkezine inmiş ve burada diğer hayvanlar tarafından öldürülmüş olabilir. İnsanların iddia ettiği gibi fosil ya da dinozor olması mümkün değil.'veteknoloji
İstanbul Metrosunda Game of Thrones Müziği Çalmak
Bizim de sokak şarkıcılarımız var dedirten bir video. Taksim metrosunda Game of Thrones'un harika jenerik müziğini başarılı bir biçimde yorumlayan bu sokak sanatçılarını kutluyoruz. Ancak buna en ironik yorumu alkışlarlayaşıyorum'un bir kullanıcısı yapmış:
Reklam
Tamamen Gerçek Olan Dünyanın En Sürrealist Manzarasını Mutlaka Görmelisiniz!
Bu, asla bir photoshop hilesi değil; tamamıyla gerçek. Namibya'nın kızıl kumlu çölleriyle deve dikeni ya da zürafa dikeni olarak Türkçeye çevrilebilecek, orijinal adı ise Vachellia erioloba olan bir bitki kontrast oluşturmuş ve ortaya gerçeküstü bir gerçek fotoğraf çıkmış. Fotoğrafı Frans Lanting çekmiş.
12 İdam Mahkumu ve Son Yemekleri
Fotoğrafçı Henry Hargreaves, 'No Seconds' adlı çalışmasında Amerika'da idama mahkum edilen 12 kişinin talep ettikleri son yemekleri kendisi canlandırıp fotoğraflamış. 'Hepimiz yemek yiyoruz ve hepimiz öleceğiz' İşte mahkumlar ve son istekleri...İnsan düşünmeden edemiyor, son yemeğiniz olacağını bilseniz ne isterdiniz? Yorumlarda paylaşın!
Reklam
Eşcinsel Olmak Nerelerde Yasak?
Milyonlarca insan eşcinsel ilişkiyi yasadışı sayan ve eşcinsel oldukları için insanları yargılayan yerlerde yaşamaya devam ediyor. Beş ülkede ve iki ülkenin de bazı bölgelerinde eşcinselliğe hala idam cezası veriliyor. Kimilerinde de cinsel tercihi nedeniyle insanlar hapis ve benzeri cezalara çarptırılıyor.BBC Türkçe'de yayımlanan habere göre , eşcinselliğin yasal olduğu kimi yerlerde de bu bireylere farklı davranılıyor, örneğin evliliğe yasak getiriliyor ya da eşcinsel ilişki için reşit olma yaşı farklı. Soçi Kış Olimpiyatları'nın evsahibi Rusya'da geçen sene, 18 yaşından küçüklere 'geleneksel olmayan' cinselliğe özendirmeyi yasaklayan bir kanun geçirmişti.O halde eşcinsellik nerede yasak? Hangi ülkeler eşcinsel evliliğe izin veriyor? Öğrenmek için aşağıdaki, BM üyesi ülkeleri gösteren haritaya bakın.Veriler hakkında bilgi notu: Harita, BM üyesi ülkelerdeki eşcinsellerin yasal statüsüne genel bir bakışı gösteriyor. Birbiriyle çelişen kategorilere dahil olan ülke de haritaya yansıyor. Yasaların eyaletler arasında farklılık gösterdiği ülkeler de cihazınızdaki metinde belirtiliyor. Harita ve lejant yalnızca yasal statüyü gösteriyor ve günlük deneyimleri yansıtmıyor. Ayrımcılık karşıtı yasaların geçerli olduğu yerlerde eşcinseller devlet yetkilileri ve toplumun daha geniş bir kısmından baskı görmeye devam ediyor.Eşcinselliğin suç kapsamından çıkarılmasıSon 200 yıl içinde, giderek daha fazla ülke eşcinsel evlilikleri suç kapsamına aldı. 1789'daki Fransız Devrimi'nden sonraki dönemde bu süreç, özellikle 1960'lar ve 1970'lerde ivme kazandı.Fakat bazı ülkeler tam tersi yönde ilerliyor, yeni ceza kanunlarını yürürlüğe sokuyor ve mevcut cezaları güçlendiliyor. Hindistan geçen yıl, eşcinsel sekse ceza uygulayan sömürge döneminde kalma 153 yıllık yasayı yeniden yürürlüğe soktu. Eşcinsel ilişkinin yasak olduğu Nijerya, yakın bir dönemde eşcinsel evlilikleri, eşcinsel grupları ve kamuya açık yerlerde eşcinsel ilişkiyi yasadışı ilan etti.Kış Olimpiyatlarına ev sahipliği yapan Rusya da geçen Haziran'da, 18 yaşından küçüklere eşcinsellik hakkında bilgi vermeyi cezalandıran tartışmalı bir yasa çıkardı.Eşcinselliğin hukuki statüsü: 1789-2014Başlangıç noktası olarak kabul edilen 1789'da eşcinsellik 126 ülkede yasadışıydı.Çeçenistan dışındaNot: Eski sömürge ülkeleri, mümkün olan yerlerde şu anki adlarıyla geçmektedir.Kaynak ve daha fazla bilgi için: ve
Reklam
Angelina Jolie'nin Yeni Filminden İlk Fragman
Angelina Jolie’nin İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonlar tarafından rehin alınan atlet Louis Zamperini’nin hikayesini anlattığı yeni filmi Unbroken‘dan ilk fragman Sochi Olimpiyatlarında gösterilen bir reklamla yayınlandı. Jolie’nin yönetmenliğini üstlendiği üçüncü film olan Unbroken‘a katkıda bulunanlar arasında Coen Kardeşler, William Nicholson ve Richard LaGravenese gibi önemli isimler yer alıyor.Bantmag
Dünden Bugüne En Güzel Oscar Elbiseleri
Her sene merakla beklediğimiz ve gerek makyajları gerek saç modelleri gerekse elbiseleri olsun benzemeye çalıştığımız ünlülerden her yıl en dikkat çekenleri ve en güzelleri. Geçmişe baktıkça modanın kendini sürekli tekrar ettiğini de görüyoruz.
Amasya'nın Boraboy Gölü Tabiat Parkı İlan Edildi
Amasya'nın Taşova ilçesinde denizden bin metre yüksekte bulunan heyelan seddi göllerinden Boraboy Gölü, tabiat parkı ilan edildi AMASYA (AA) - Amasya'nın Taşova ilçesinde denizden bin metre yüksekte bulunan Boraboy Gölü, tabiat parkı ilan edildi. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 11. Bölge Müdürü Emin Karaman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mesire yeri olan Boraboy Gölü'nün bakanlık oluruyla tabiat parkı olarak ilan edildiğini söyledi. Tabiat parkının büyüklüğünün 259 hektar olduğunu, sahanın bir kısmının devlet ormanı, çok az bir kısmının ise ziraat arazisi olduğunu belirten Karaman, şöyle devam etti: 'Boraboy Gölü, Türkiye’nin sayılı heyelan seddi göllerinden biri. Yaklaşık 4 hektarlık bir alan kaplamakta olup, en derin yeri 11 metredir. Seddinin taşkınlar nedeniyle yarılmasını önlemek için üzerine sonradan betondan bir bent yapılmıştır. Tabiat parkı alanının en yüksek noktası bin 383 metre ile Kaleboynu Tepesi'dir. Boraboy Gölü’nün yüksekliği ise bin 50 metre olup, tabiat Parkı’nın ortalama yüksekliği 1215 metredir.' Alanın kuzey yamaçlarında ağırlıklı olarak doğu kayını, karaçam, sarıçam, saçlı meşe ve endemik meşe bulunduğuna işaret eden Karaman, şöyle konuştu: 'Alanın güney yamaçlarında ise orman bitki örtüsünün yerini lokal olarak karışık çalı toplulukları alır. Orman kesimi ve aşırı otlatma sonucu ortaya çıkan antropojenik etki ile ova ve yüksek dağ stepleri olarak açık zirve sırtlarında yastık formundaki bitkilerden oluşan geniş bir step ekosistemi mevcuttur. Tabiat parkı alanı içindeki Boraboy Gölü'nün kuzeyi piknik yapmaya elverişli, az meyilli, halkın dinlenme ve eğlenmesine imkan sağlayacak büyüklükte olup, hali hazırda piknik alanı olarak kullanılmaktadır.' Gölün ve çevresinin doğa yürüyüşü, doğa sporları, motokros gezileri, jip safari, foto safari gibi ekoturizm faaliyetleri yapılabilecek peyzaj özelliklerine sahip olduğunu vurgulayan Karaman, saha içindeki tepeler, sarp kayalıkların eşsiz manzara güzelliği sunduğunu ve kar sularının birikmesiyle oluşan doğal gölcükler bulunduğunu anlattı. Her mevsim fotoğraf çekmeye elverişli manzara güzelliğine ve özelliğine sahip alanları olan Boraboy Gölü'nün, yaban hayatı zenginliğine de sahip olduğuna işaret eden Karaman, yaz aylarında sıkça ziyaret edilen gölün, kış aylarında ise buz tuttuğunu ve ayrı bir güzellik sunduğunu sözlerine ekledi.Memleket.com.tr
Reklam