onedio
Kadınlar Gününde Kadınlardan Dayak Yiyen Adam
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Ankara'da bir grup kadın eylem yaptı. 'Hırsız Tayyip Erdoğan' sloganı atan kadınlara, bir erkek müdahale etmeye çalışınca olanlar oldu. Kadınların büyük tepki gösterdiği erkeği, kadınların elinden vatandaşlar kurtardı. 'Şiddetin bu türlüsü kabulümüzdür' dedirten bir video!
Güvenli Cep İçin 10 İpucu
Daha güvenli bir telefon için 10 ipucu! Cep telefonunuzu kilit ekranıyla korumanız her zaman yetmeyebilir! İşte yapabilecekleriniz... Telefonunuzda hassas bilgiler taşıyorsanız, onu cüzdanınız ve ev anahtarlarınız kadar iyi, hatta belki de daha iyi korumanız gerekebilir. Ancak çoğumuz, onları korumak için kilit ekranına parola koymaktan fazlasını yapmıyoruz. Önemli yazışmalarınızın, mesajlarınızın ve görüntülerin başkalarının eline geçmemesi için yapabileceğiniz şeyler var. Bir BlackPhone sahibi olmayı düşünmüyorsanız, işte akıllı telefonunuzu daha güvenli hale getirecek bazı ipuçları. 1. Yazılımları güncelleyin Hangi mobil işletim sistemini kullanırsanız kullanın, en son sürümünü kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Çoğu telefon, güncellemeleri otomatik olarak kontrol edebiliyor; bu seçeneğin etkin olduğundan emin olun. 2. Güvenli bir kilit ekranı kullanın Yüz ile kilit açma eğlenceli olsa da, bu çok güvenli bir yöntem değil. Desen ve pin kodları çok daha güvenliler, ancak daha da güvende olmak istiyorsanız harf ve rakamlardan oluşan alfanümerik bir parola kullanmalısınız. Parolanızı yanınızda bir başkasının görme ihtimaline karşın düzenli bir biçimde değiştirmek, iyi bir fikir olacaktır. 3. Bir antivirüs yükleyin Masaüstündeki kadar olmasa da, Android'li telefonlar zararlı uygulamalara karşı daha zayıflar. McAfee, AVG ve Lookout gibi uygulamalar, hem iOS hem de Android'li cihazlara ek güvenlik sağlıyorlar. 4. Güvenilmeyen kaynaklardan uygulama yüklemeyin App Store veya Google Play Store'da olmayan uygulamaları başka konumlardan yüklemek zevkli olabilir; ancak bu uygulamaların güvenlik sorunlarıyla gelme ihtimalleri daha yüksektir. Ne yaptığınızdan emin değilseniz, cihazınızı root'lamak veya jailbreak'lemek de önemli güvenlik açıkları doğurabilir. 5. Uygulamalarınızı kilitleyin Mesajlarınıza ve resimlerinize ek bir güvenlik katmanı eklemeniz gerekebilir. Aksi halde kilit ekranınızı geçen herkes, tüm verilerinize erişebilir. Bunun için 'vault' uygulamalarını kullanarak hassas dosyalarınızı ikinci bir kodla koruyabilirsiniz. 6. Misafir/çocuk modunu kullanın Android ve Windows'lu cihazlarda bulunan bu işlev, çocuklarınızın önemli verilere ulaşıp onlarla oynamasını engelleyecektir. 7. Konum ayarlarını etkinleştirin Cihazınız çalındığında veya kaybolduğunda onu bulabilmek için masaüstü PC'nizde Google Play'i açın ve önce Ayarlar simgesine, sonra 'Android Device Manager'a tıklayın. Buradan telefonunuzun konumunu bulabilir, onu uzaktan kilitleyebilir veya çaldırabilirsiniz. iPhone'da ise benzer işlev için Find My App uygulamasını kullanabilirsiniz. 8. Giyilebilir teknolojiyi kullanın Sonu SmartWatch 2 ve Galaxy Gear 2 gibi akıllı saatler, telefonunuzu yanınıza almadığınızda sizi uyarabiliyorlar. Telefon yeteri kadar yakındaysa onu çaldırmanız da mümkün. 9. SIM kilidi kullanın Hırsızların telefonunuzu kullanarak faturanızı şişirmesine engel olmak için SIM kartınız için bir PIN kodu ayarlayın. Bu sayede hırsız, SIM kartınızı başka bir telefona taksa bile onu kullanmadan önce PIN kodunu girmesi istenecektir. 10. Hassas dosyaları telefonunuzda taşımayın Çok önemli dosyalarınızı telefonunuzda taşımak yerine harici bir diskte taşıyabilirsiniz. HTC One, Galaxy S4 ve iPhone 5S gibi telefonlar, bir kablo yardımıyla harici USB disklere bağlanabiliyorlar.veteknoloji
Mercedes'in Muhteşem Teknolojisini 'Tavuk' Üstünden Anlatmak
Söz konusu sistemin adı Magic Body Control. Bu sistem w222 kodlu yeni mercedes s class kasası ile gelen yeni nesil active body control (abc) sistemi.Sistem, abc gibi darbeyi yedikten sonra içeriye hissettirmeme üzerine değil, darbe gelmeden önlem alma üzerine kurulmuş. Güneşliklerin önüne yerleştirilmiş bir çift kamera ile yolun 5m-15m mesafesindeki 1cm-2,5cm'e kadar küçük çukur ya da tümsekleri bile tarayan sistem, yol analizini yapıp, arabanın abc ünitesini besliyor. Bu sayede araç, lastiklerin ne kadar darbe alacağını hesaplayıp önlem alabiliyor. ayrıca sistem cruise control'ü de bilgiyle besliyor. Sonuçta araç çukur ya da tümseklerden kasasını dahi oynatmadan, tabiri caizse ütü masasında kayan ütü gibi geçiyor.Kaynak
Akıllı Futbol Topu!
Dünyanın ilk akıllı futbol topu: ŞAHİ.Türk mühendislerin geliştirdiği akıllı top ŞAHİ tanıtıldı. Yola çıktıkları ilk günden beri akıllı cihaz ve akıllı aksesuarlar alanında Türkiye’ye ilkleri getiren S.M.A.R.T Teknoloji, yaklaşık bir yıldır Türk mühendislerle birlikte gerçekleştirdiği dünyanın ilk akıllı futbol topu “ŞAHİ” ile futbol dünyasında yepyeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. Futbola ilgi duyan, takip eden, oynayan herkesin futbol becerisinin belli kriterler altında ölçebileceği, teste tabi tutabileceği ve geliştirmesini sağlayabilecek olan ŞAHİ, ayrıca beraberinde kullanılan özel bileklikleri sayesinde de vücudunuzla ilgili tüm bilgilere ulaşıp, kalp atışınızı, koştuğunuz mesafeyi ve topla oynama sürenizi ölçümleyebiliyor. Takım oyunlarında da bilekliklerle kurduğu iletişim sayesinde topla oynama sürelerinden, doğru pas yüzdelerine, kişisel, mevki ve takım bazlı verileri anlık edinerek, işleyip sunabiliyor. Dünyada ve ülkemizde futbolun daha iyi yerlere gelmesine öncülük edecek olan ŞAHİ, S.M.A.R.T Teknoloji tarafından geliştirilen sensör ve yazılım teknolojisi sayesinde sadece antrenmanlarda değil, aynı zamanda tek başınıza oynarken bile, geliştirilen modları sayesinde takım ve bireylerin performanslarının ölçümlenmesine, kendilerine hedefler belirleyerek antrenman yapmalarına imkan sağlamaktadır. ŞAHİ için özel olarak geliştirilen akıllı bileklikler sayesinde, ŞAHİ’nin hangi oyuncunun kontrolünde olduğu anlaşılabilecek, bu sayede oyuncular ve oyun alanı arasında kesintisiz bir iletişim ağı kurulması sağlanmış olacaktır. Ayrıca “Akıllı Saha” teknolojilerine uygun dizayn edilmiş ŞAHİ, gelişmiş sistemi sayesinde topun sahada bulunduğu yer ve yükseklikten saha ve kale çizgilerini geçip geçmediği, topa elin değip değmediği ile ilgili bilgileri de kolayca sunmaktadır. ŞAHİ gibi bir ürünü futbol severlerle buluşturmaktan dolayı oldukça gururlu olduklarını belirten S.M.A.R.T Teknoloji CEO’su İlker Torlak; Projenin başlangıç aşamasında, yakın çevremize ürünümüzün çok kısa özelliklerinden bahsettiğimizde pek çok kişi bize hangi yabancı spor markası tarafından yapıldığını sordu, ürünün tamamıyla Türk üretimi olduğunu söylediğimizde ise yüzlerindeki şaşkınlığı görmenizi isterdik” dedi. Projenin yurtdışından birçok fonun ilgisini çektiğini söyleyen Torlak; tamamen %100 yerli sermaye, yerli yazılım ve donanım mühendislerinin geliştirdiği bir ürün olduğunu belirterek, hiçbir şekilde yabancı bir firmayla bu projeyi geliştirmediklerini söyledi. Uluslararası alanda ses getirecek olan ŞAHİ, futbol alanında sadece ölçümler sunmakla kalmayacak, oyuncuların yeteneklerini geliştirmek için görevler vererek, verileri karşılaştıracak ve oyuncuların kişisel gelişimlerini birebir gözlemlemesini sağlayacak bir mekanizmaya sahiptir. Bu alanda dünyada başka bir örneği olmayan “ŞAHİ”, aynı zamanda Türkiye’de de sadece özellikleri bakımından değil, APPSESUAR (aplikasyonla çalışan aksesuarlar) olarak da geliştirilen ilk üründür. S.M.A.R.T Teknoloji olarak Türkiye’de “APPSESUAR” pazarının tek firması olduklarını belirten İlker Torlak; geliştirdiğimiz teknolojileri Dünya’ya ithal ederek de ülkemizi temsil etmenin gururunu yaşıyoruz” dedi. Las Vegas’da gerçekleşen CES 2014 fuarına da değinen İlker Torlak; Türkiye’de yazılım alanındaki gelişmeler bizim gibi teknoloji firmalarının projeleriyle dünyaca tanınan ürünlere dönüşebilir. ŞAHİ de bunun en büyük kanıtıdır. Bir iPhone veya bir iPad üretmeye ihtiyacımız yok, öyle bir akıllı aksesuar yaparız ki tüm dünyadaki bu cihazların sahipleri bizim bu ürünümüzü almak isteyebilirler. Günümüzdeki en büyük yatırımların bu alanlara yapılıyor olmasının temel nedeni de budur” dedi. CES 2015’de ŞAHİ ile Türkiye’yi gururla temsil edeceklerini belirten Torlak, teknolojinin hızla geliştiği dünyada farklılık yaratacak ürünleri ve projeleriyle uluslar arası arenada yer almaya devam edeceklerini” belirtti.veteknoloji
Ünlülerin Kadınlar Günü Mesajı
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü Twitter üzerinden kutlayan ünlüler.‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla’ Twitter kullanan birçok ünlü sima günün anlam ve önemine dair paylaşımlarda bulundu. CEM YILMAZ: ‘KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN BEYLER!’ Ünlü komedyen Cem Yılmaz Twitter hesabından ilginç bir şekilde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajını takipçileri ile paylaştı. Yılmaz, ‘Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun Beyler !!! (Nası ironim ?)’ notunu düştü MERYEM UZERLİ: ‘ADAM VE KADIN ARASINDA FARK YOK’ Muhteşem Yüzyıl'dan tükenmişlik sendromu nedeniyle ayrılan ve kısa bir süre önce anne olan Meryem Uzerli, sayfasından bir kadınlar günü mesajı paylaştı. Uzerli sayfasına ‘Dünya Kadınlar Günü... Tamam ama benim için her gün bir insanlık günü zaten. Sonuçta hepimiz ruhlarız ve gökyüzüne gidiyoruz ya da neye inanıyorsan. Burada, orada, her yerde benim için adam ve kadın arasında fark yok. Hepimiz aynıyız zaten. Ama belki bugün bize şunu hatırlatabilir: Bazı yerlerde kadın hakları içindaata demirer, bengü, ahmet hakan, özge ulusaoy, twitter, facebook ha fazla hareket etmemiz lazım. Hele ki bazı ülkelerde... Sevgiler size...' notunu düştü. İBRAHİM TATLISES: ‘KADINSIZ HAYAT ASLA’ Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Twitter'dan açıklamalar yaptı. Tatlıses, “Bütün annelerin, bacıların, sevgililerin, 'kadınların' bu muhteşem ve anlamlı günlerini yürekten kutluyorum.. Kadınsız hayat asla...!” ifadelerini kullandı. TARKAN: ‘KADINA ŞİDDETE HAYIR!’ Uzun bir zamandan beri Amerika’da yaşayan ünlü popçu Tarkan, Twitter hesabından paylaştığı Facebook uzantılı link ile uzun bir ‘Kadına Şiddete Hayır’ yazısı paylaştı. ATA DEMİRER: ‘NAZIM’IN KADINI’ Ünlü Komedyen Ata Demirer de Nazım Hikmet Ran’ın Kadınlar şiirinin yazılı olduğu bir görsel paylaştı. SILA: ‘KADINLAR GÜNÜ DEMEYELİM DE’ Farklı tarzı ve sesiyle kısa sürede müzik hayatında başarılı çalışmalara imza atan Sıla’nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı, ‘Kadınlar günü demeyelim de... Yine kutlayalım. Her gün’ şeklinde oldu. BENGÜ: ‘EŞ, ANNE, ABLA, KARDEŞ’ Şarkıcı Bengü’de ‘Eş, anne, abla, kardeş… Hayatımızın her alanındaki en değerlilerimiz. En başta annem olmak üzere tüm kadınlarımızın günü kutlu olsun’ diyerek anlamlı bir paylaşımda bulundu. GÜLBEN ERGEN: ‘BİR ÜLKENİN KADINI O ÜLKENİN GERÇEĞİDİR’ 'Kadınlar Günü’ne özel birçok paylaşımda bulunan Gülben Ergen, özellikle şiddet gören kadınlara dikkat çekti.' Ergen’in paylaşımları şöyle; ‘Dayaktan, aşağılanmaya, istismardan tecavüze, ensesten tacize her türlü ağır saldırının altında sessizliğe gömülen kadınlarımız var bizim...’ ‘Bir ülkenin kadını o ülkenin gerçeğidir...Ağlayan,ezilen,şiddet gören,baskı ve acı ile yaşayan kadınlarımız var bizim...’ ‘Hayatın tüm yükünü narin omuzlarında taşıyan,ailesinin ve toplumun ağır işçisi kadınlarımız...’ ‘Seçme ve seçime hakkını 76 yıl önce kavuşan kadınlarımız yaşamın her alanında bir vitrin malzemesi değildir...’ Twitter’daki paylaşımları ile dikkat çeken gazeteci Ahmet Hakan da ‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun’ tweetini paylaştı. Ünlü Manken Özge Ulusoy da ‘Dünya kadınlar günü kutlu olsun… Tüm canlıların eşit ve mutlu yaşaması dileğiyle’ paylaşımında bulundu.trthaber.com
Reklam
1950' den Günümüze Yerel Seçim Çalışmaları ve Sonuçları
1930 yılında başlayan çok partili yerel seçim heyecanını günümüze dek uzanan hikayesini 1950 yılından sonrasını sizlerle buluşturuyoruz. Seçim vaatleri, karalama kampanyaları, akılda kalan afişleri, yaratıcı reklam kampanyaları ve daha fazlasının yer aldığı seçim çalışmalarını ve sonuçlarını sizle paylaştık. Bu galeride sizlerle 1950, 1955, 1963, 1968, 1973, 1977, 1984, 1989, 1994, 1999, 2004, 2009 yıllarının seçim çalışmalarını ve nasıl sonuçlandığını hazırladık.
Erbakan: "Ne Sağcılar Gelsin, Ne Solcular"
Saadet Partisi Genel Başkan Baş danışmanı ve Merhum 54. Hükümet Başbakanı Necmettin Erbakan'ın oğlu Dr. Muhammet Ali Fatih Erbakan Saadet Partisi Bilecik belediye Başkan Adayı Mehmet Turgut'a destek vermek için Bilecik'e geldi. Saadet Partisi Genel Başkan Baş danışmanı ve Merhum 54. Hükümet Başbakanı Necmettin Erbakan'ın oğlu Dr. Muhammet Ali Fatih Erbakan Saadet Partisi Bilecik belediye Başkan Adayı Mehmet Turgut'a destek vermek için Bilecik'e geldi. Saat 14:00 sularında Müftülük Binası önüne gelen ve burada partililer tarafından karşılanan Erbakan, çarşı içerisinde esnaf ziyaretleri de yaparak, Bilecik şehitler Parkı Önüne geldi. Şehitler Parkı önünde konuşma yapan Erbakan Yerel seçimlerde Belediye Başkanlığı koltuğuna ' Elbette ki CHP elbette ki solcularda gelmesin fakat bu tahribatı yapan Ak Partinin mutlaka millet den gereken cevabı gereken dersi alması lazım ' derken konuşmalarına şöyle devam etti; ' ' Biz bunları anlattığımızda bizlere soruyorlar. Efendim doğru söylüyorsunuz ama bunlar gitsin de bunların yerine Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) mi gelsin. Solcular mı? gelsin. Bu soruyu soran kardeşlerimize ne cevap veriyoruz. Ey mübarek kardeşim, ey Müslüman kardeşim, sen bu sorunla şunu mu demek istiyorsun. Vatan toprakları şehit kanıyla alınmış, vatan topraklarını yabancılara, namaz kılmayanların satmasından sa, namaz kılanların satması daha iyimi demek istiyorsun. Anadolu’nun bağrına Gaziantep’e, Kahramanmaraş’a, şehit kanıyla sulanmış topraklara emperyalizmin patriot füzelerini kolej mezunlarına yerleştirmektense imam hatiplilerin yerleştirilmesi mi? Daha iyi diyorsun. 120 katrilyon, ayda 10 katrilyon, 1 saat de 5 trilyon lira faizi borç faizini yani haracı dış güçlere emperyalizme, siyonizme, namaz kılmayanların ödemesinden ise namaz kılanların ödemesi daha iyimi diyorsun. Elbette ki CHP elbette ki solcularda gelmesin fakat bu tahribatı yapan Ak Partinin mutlaka millet den gereken cevabı gereken dersi alması lazım. İşte bunun için 30 Mart’ta Belediye Başkanı’nı seçerken aynı zamanda burada kısaca özetlemeye çalıştığımız bu 12 senelik Cumhuriyet tarihinin en büyük tahribatına da dur demeniz ve gereken cevabı vermeniz gerekir. Osmanlının merkezinde yaşayan, Osmanlının torunları olan Bilecik’in Söğüt’ün evlatlarına bu yakışır, milli görüş yakışır, Saadet Partisi yakışır “ dedi. Erbakan konuşmalarının devamında; ' 30 Mart seçimleri yerel seçimler olduğunu ve Belediye Başkanlarının seçileceği seçimler' olduğu belirtirken, 'Bu seçimlerin bir diğer çok önemi daha vardır. Bu seçimlerde evet Belediye Başkanımızı seçeceğiz, yerel yönetimlerimizi belirleyeceğiz fakat aynı zamanda Bilecik’liler olarak ve tüm Türkiye’liler olarak ülkemize, milletimize ve Türkiye’nin ötesinde ki İslam alemine bir istikamet belirleyecek. Bu istikamet belirlenirken bugüne kadar iktidarda bulunanların yaptığı tahribatlar yaptıkları yanlış icraatlar göz önünde bulundurulmalıdır. Bunların onaylanıp onaylanmayacağına karar verilmelidir. 30 Mart da sadece yerel yöneticilerimizi değil aynı zamanda Ülkemize bir istikamet de belirleyeceğiz ' dedi.
Reklam
Sırrı Süreyya, 'Projeleriniz Nedir?' Sorusuna Öyle Bir Yanıt Verdi ki...
CNN Türk'te 'Baştan Sona' programına katılan HDP İstanbul adayı Sırrı Süreyya Önder, geceye verdiği cevapla damga vurdu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday olan Sırrı Süreyya Önder'in projeleriyle ilgili bir soruya verdiği yanıt gazetecileri gülme krizine soktu... İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na neden aday olduğunu anlatan Önder, gazeteciler Ruşen Çakır ile Elif Çakır'ın da sorularına yanıt verdi. Star Gazetesi yazarı Elif Çakır ve moderatör Akif Beki Önder'in seçim projelerine yönelik soru sorarak 'Seçilirseniz ne yapacaksınız? Adayları görüyoruz ellerinde dosyalarla dolaşıyorlar. Projelerini neler' diye sordular? ANANIZDAN PROJEYLE Mİ DOĞDUNUZ? Bunun üzerine Sırrı Süreyya Önder ' Nedir bu proje merakınız. Ananızdan projeyle mi doğdunuz' şeklindeki yanıtı verince gazeteciler kahkahaya boğuldu. Akif Beki Önder'in cevabı üzerine ' Artık eller havaya, artık diyecek başka söz yok diyerek' karşılık verdi.
Tamer Karadağlı Ciciş Esra'yla Görüntülendi
Kemerburgaz'da baş başa gözlerden uzak yemek yiyen ikilinin keyfinin yerinde olduğu gözlendi. Mekanda yaklaşık iki saat vakit geçiren Karadağlı ve Ersoy, görüntülendiklerini anlayınca adeta panik oldular. Tamer Karadağlı Ciciş Esra'yla görüntülendi Karadağlı masadan hemen kalkarken sinirli bir şekilde aracına yöneldi. Sorulan soruları duymamazlıktan gelen Karadağlı, aracını gazetecilerin üzerine sürdü. Esra Ersoy ise, bu sırada mekanı arka kapıdan terk ederek bindiği taksi ile hızla uzaklaştı.ensonhaber.com
Kadın Komandolardan Nefes Kesen Gösteri
Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı Dağcılık Timleri, Boğaziçi Köprüsü’nde Dünya Kadınlar Günü’nde nefes kesen bir gösteriye imza attı. 4’ü kadın astsubay olmak üzere 8 personel, köprüye Kadınlar Günü temalı pankart ve Türk bayrağı astı. Jandarmalar daha sonra köprüden denize halatla iniş yaptı. Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK) Dağcılık Timleri, Jandarma’nın 175. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Dünya Kadınlar Günü’ne özel bir etkinlik gerçekleştirdi. JÖAK dağcılık timlerince İstanbul Boğaziçi Köprüsü’nde Dünya Kadınlar Günü temalı pankart ve Türk Bayrağı asıldı. Daha sonra 4’ü kadın astsubay 8 personel, bayrağın ve pankartın iki yanından ikişerli gruplar halinde denize iniş yaptı. Denize inen jandarmalar Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı botlarla Ortaköy Vapur İskelesine çıkarıldı. Jandarma personeli, Ortaköy’de gösteriyi izleyen vatandaşlara da karanfiller dağıttı. Boğaz Köprüsü’ndeki gösteriye katılan Astsubay Yasemin Yalçıner Öngün “Biz jandarmada 4 aylık bir eğitimden geçtik JÖAK’ta. Günün anlamı çok önemliydi. Köprüden aşağı inerken herhangi bir korku yaşamadık” dedi. Astsubay Esma Agün ise, “Bunu bayanlar adına yapmış olduğum için gurur duyuyorum. Korkudan çok bizim için çok keyifli hale geldi. Korkudan çok zevk aldık. Günden güne kadına şiddetin arttığı dönemdeyiz. Tabii ki üzücü. Buna karşı sesimizi duyurmak istedik. ‘Şiddetsiz bir toplum, mutlu çocuklar’ diyerek şiddete karşı sessiz kalmamayı rica ediyoruz” diye konuştu.ensonhaber.com
Reklam
Drogba Adının Verildiği Bebekle Buluştu
Didier Drogba'dan esinlerek adı konulan Doruk Drogba isim babası olan Didier Drogba'yla buluştu.Galatasaray’ın Fildişili yıldızı Didier Drogba’dan esinlenerek adı konulan Doruk Drogba üç aylık oldu. Doruk Drogba isim babası olan Didier Drogba’yla buluştu. Bu buluşmayı Instagram hesabından paylaşan Drogba, Doruk için övgü dolu sözler sarf etti. Ailesi koyu bir Galatasaray taraftarı olan Doruk Drogba ise tüm tatlılığı ile isim babasının yanında şaşkın bakışlarla etrafı izledi. Türkiye’de pek sık rastlanmayan bu olay karşısında Drogba da şaşırdı. Fildişili yıldız Türkiye serüveninde bir çocuğa isim babası olmayı da başardı.ensonhaber.com
Dinka Halkının Günlük Yaşamını Gösteren 17 Büyüleyici Fotoğraf
Güney Sudan'da yaşayan Dinka halkının fotoğrafları Carol Beckwith ve Angela Fisher adlı fotoğrafçılar tarafından çekilmiştir.Dinkalar, Sudan'ın güneyinde, Nil havzasının orta kesimindeki bataklıklarla çevrili savan bölgesinde yaşarlar.  Bin ile otuz bin kişi arasında değişen, çok sayıda bağımsız grup oluştururlar. Bu gruplar bölge, dil ve kültür temelinde kümelere ayrılır. En çok bilinen gruplar Acarlar, Alibler, Borlar, Rekler ve Melvallardır.Başlıca uğraşları hayvancılık olan Dinkalar, ekimden nisana değin süren kurak mevsimde sığır sürülerini nehir kıyısındaki otlaklara götürürler. Yiyecek ürünlerinin, özellikle mısırın yetiştiği yağmurlu mevsimde, savan ormanlarındaki asıl yerleşimlerine geri dönerler.Dinkalar gururlu, bağımsız ve savaşçı bir halktır. Oğlanların çocukluktan erkekliğe geçişleri gelenekselleşmiş törenlerle kutlanır. Bu törenlerde aynı yaştaki çok sayıda oğlan, birlikte birçok güç sınamasından geçer. Daha sonra, süt sağma işini ömür boyu bırakarak çocukluktan ve erkeklerin hizmetkarı olmaktan çıktıklarını gösterirler.
Kendinizi İnternetten Silmek Mümkün mü?
İsminizi internette arattığınızda istemediğiniz fotoğraflarınız veya şahsî hayatınıza dair çok özel bilgiler mi çıkıyor? Bu durum, işvereninizin veya yakınlarınızın sizin hakkınızda olumsuz düşüncelere kapılmasına sebep olabilir. Ama hemen üzülmeyin, bunun da bir çaresi var. Biraz zor olsa da internetten kendinizi silip, hayatınızda yepyeni bir sayfa açmanız mümkün. FACEBOOK : Facebook, kullanıcılarına hesap dondurma imkânı sunuyor. Bu işlemi facebook.com/deactivate adresinden yapmak mümkün. Ama bu işlemin hesabınızı tamamen ortadan kaldırmadığını bilmelisiniz. Bu işlem sonunda Facebook hesabınızı sadece bir süreliğine askıya almış oluyor. Hesabınızı tamamen silmek için yapmanız gereken ise facebook.com/help/delete_account adresini ziyaret etmek. Bu sayfada hesabınızı silme onayını verdikten sonra Facebook’tan kaybolmuş oluyorsunuz. Eğer isterseniz bu silme işlemini yapmadan önce, Ayarlar sayfasından tüm Facebook tarihinizin bir kopyasını sabit diskinize indirebilirsiniz. TWITTER : Twitter’da hesabınızı kapatmak için yapmanız gereken “Ayarlar” sayfasından “hesabımı devre dışı bırak” bağlantısını takip etmek. Karşınıza çıkan sayfada silme işlemine onay verdikten sonra hesabınız devre dışı kalmış oluyor. Olur da fikir değiştirirsiniz diye Twitter, 30 gün boyunca kullanıcı verilerini saklıyor. Eğer 30 gün içerisinde Twitter’a giriş yaparsanız hesabınız tekrar etkinleştirilebilir. Bundan sonra tamamen Twitter’dan kaybolmuş oluyorsunuz. LINKEDIN : Ayarlar kısmındaki “hesabımı kapatın” seçeneğini takip edin. Karşınıza çıkan sayfada sistem, neden hesabınızı kapatmayı istediğinizi soruyor. Uygun cevabı verip onayladıktan sonra hesabınız silinmiş oluyor. GOOGLE+ : Google+ hesabınızı kapatmak için “Ayarlar” sayfasında yer alan “Google Profilimi Sil” seçeneğini kullanabilirsiniz. Buradan Google+ hesap bilgilerinizi tamamen ortadan kaldırabiliyorsunuz. Ama bu silme işleminden Google+ Pages ve YouTube hesabınızın da etkilendiğini not etmekte yarar var. Sahip olduğunuz sayfalar, yüklediğiniz YouTube videoları ve yaptığınız tüm yorumlar da siliniyor. Ayrıca başka online servislerin de kullandığı Google Profili de silinmiş oluyor. SOSYAL ARAÇLAR : Eğer sosyal medya hesaplarınızla ilişkili olarak HootSuite veya TweetDeck gibi üçüncü parti uygulamalar kullanıyorsanız, buralardaki hesaplarınızı silmeyi unutmayın. KİŞİSEL SAYFALARINIZI KAPATIN : Blog hesabınızı silin, gerçek isminizle üye olduğunuz forumlardan, e-posta gruplarından ve listelerden ayrılın. ARAMA MOTORLARINDAN İSMİNİZİ KALDIRIN : Her ne kadar isminizin arama motorlarından kaldırılması teoride mümkün olsa da, pratikte bu o kadar da kolay bir işlem değil. Özellikle de ismi internette yayılmış bir kişiyseniz bu oldukça zor. Google bunun için bazı politikalar geliştirmiş. Google’a başvuru yaparak internette yayınlanan kimlik numarası, kredi kartı, banka hesap numarası veya imzanızın resmi gibi bilgileri kaldırtabiliyorsunuz. Ama adres veya telefon bilgilerini kaldırmak mümkün değil. bit.ly/NWkKXx adresinden bu konu ile ilgili detaylı bilgi alabilirsiniz. SOSYAL MEDYA HESABINIZ SİLİNMEMEKTE ISRAR EDİYORSA : Bazı servisler hesabınızı silmek yerine, bir süreliğine pasif hale getirmekle yetinir. Üye kaybetmemek isteyen sosyal ağlar, bir süre sonra geri döneceğinizi düşünerek bunu yapar. Eğer hesabınızı silmemekte direnen bir sosyal ağa üye olmuşsanız, yapmanız gereken profilinizdeki şahsi bilgilerinizin tümünü silmek veya boş bırakmak olacak. Eğer sistem boş bırakmanıza izin vermiyorsa, o zaman da gerçek olmayan bilgiler vermeyi deneyebilirsiniz. Bunun için bazı servisler de var. justdelete.me sitesi yardımıyla internetteki onlarca sosyal ağ veya servisin hesap kapatmak için oluşturduğu sayfalara kolayca ulaşabilirsiniz. Sitede ayrıca kişisel bilgilerinizi silmenin ne kadar kolay veya zor olduğunu da görebilirsiniz. Zaman
Reklam
Türk Öğrencilerin Yurtdışı Eğitim Tercihleri Değişiyor
Yapılan aştırmalar neticesinde Türk öğrencilerin yurtdışı eğitim tercihleri değişiyor. Daha önce yoğun olarak Avrupa ve Amerika’da eğitim gören Türk öğrenciler artık bu tercihlerine Uzakdoğu’yu da ekliyor. Türk nüfusunun yoğun olarak bulunduğu Avrupa ülkeleri ilk sırada geliyor. Bunlardan İngiltere’de yaklaşık 32 bin Türk öğrenci eğitim görüyor. İngiltere’nin ardından Amerika 28 bin öğrenci ile 2. sırada bulunuyor. En çok Türk nüfusunun yaşadığı Almanya’da ise yaklaşık 12 bin Türk öğrenci öğrenim görüyor. MALEZYA’DA BİN TÜRK ÖĞRENCİ ÖĞRENİM GÖRÜYOR Son on yılda Dünya’nın ekonomi merkezinin doğuya kayması ve okulların çift dilli eğitim( Yerel dil ve İngilizce) vermesi ile beraber daha çok Türk öğrencisi tercihlerini Uzakdoğu ülkelerinden kullanmaya başladı. Bu ülkelerden Çin’de 2 bin, Malezya’da yaklaşık bin kişi öğrenim görüyor. Uzakdoğu’daki bu ülkelerin üniversitelerinin, Dünya en iyi üniversite sıralamasında yukarıya çıkmaya başlaması, Eğitim kalitelerinin yükselmesi ve cazip burs fırsatlar ile beraber bu okulları tercih eden Türk öğrencilerinin önümüzdeki dönemde artması bekleniyor.
En Çok Ev İşi Yapan Kadınlar Türkiye’de
OECD'nin Dünya Kadınlar Günü raporuna göre Türkiye’de kadınların çalışma hayatında adı yok. En çok ev işi yapan kadınlar Türkiye’de; kadınlar günde 377 dakikalarını ev işine ayırıyor Fransa’nın başkenti Paris merkezli Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde dünya kadınlarına ilişkin çarpıcı bir rapor yayınladı. Rapora göre 34 OECD ülkesi arasında, en çok ev işi yapan kadınlar Türkiye’de yaşıyor. Türkiyeli kadınlar günde 377 dakikalarını ev işine ayırırken, Türkiyeli erkeklerde bu süre 116 dakika ile sınırlı kaldı. 34 ülke içinde en fazla ev işi yapan erkekler günde 180 dakika ile Norveç’ten çıktı. Norveçli kadınlar da ev işine günde 210 dakika ayırıyor. Japon erkekleri ise günde sadece 62 dakika ile en az ev işi yapan erkekler olarak listenin en son sırasında yer aldı. Boş vakitleri yok Miliyet gazetesinde yer alan habere göre, raporda kadınların gün içinde kendilerine ayırabildikleri ‘boş vakit’ de incelendi. Türkiye bu listede 247 dakika ile sondan 6’ncı oldu. Türkiye’nin gerisinde kalan ülkeler Portekiz, Meksika, Japonya, Hindistan ve Çin olarak açıklandı. Gün içinde kendilerine en fazla zaman ayırabilen kadınlar ise 367 dakika ile Norveçliler. Öte yandan Türk erkekleri gün içerisinde kendilerine 279 dakikayı ayırabiliyor. Raporun bir diğer çarpıcı detayı Türkiye’deki kadınların maaşlı bir iş için ayırdıkları ortalama sürenin azlığı oldu. Ortalama alındığında Türkiye’deki kadınların bunun için ayırdıkları süre günde 124 dakika. Bu da Türkiye’nin listenin en sonunda yer almasına neden oluyor. Maaşlı bir iş için en fazla vakit harcayan kadınlar ise 291 dakika ile Çinliler. Türkiye’de erkeklerin bu konuda ayırdıkları süre ise 360 dakika. OECD rapor için 34 ülkeden 20 bin kişi ile görüştü. Eşitsizlikte 68’inci sıradayız BM Enformasyon Merkezi’nin (UNIC) rakamları, kadın-erkek eşitsizliğinin küresel bir sorun olduğunu gösteren çarpıcı veriler ortaya koyuyor. Her on kadından üçünün, bir tanıdığı tarafından fiziksel ve/veya cinsel şiddete maruz kaldığı bildirilirken, hala günde 800 kadının hamilelik ya da doğum sırasında önlenebilir sağlık sorunları nedeniyle yaşamını yitirdiği belirtiliyor. Küresel seviyede 20 ila 24 yaşındaki kadınların üçte birinin, yani yaklaşık 70 milyon kadının 18 yaşın altında evlendirildiğine dikkat çekilirken, köklü önlemler alınmaması halinde gelecek on yıl içinde çocuk gelin sayısının 150 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. BM’ye göre, aynı işi yapsalar bile kadınlar erkeklerden yüzde 17 ila yüzde 35 oranında daha az maaş alıyor. Türkiye, siyasi katılım, üreme sağlığı, eğitim ve iş gücüne katılımda toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini yansıtan 2012 Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’nde (TCEE) 187 ülke arasında 68’inci sırada yer alıyor. Parlamentolararası Birlik’in (IPU) ulusal parlamentolardaki kadın milletvekili sayısı konusundaki en son verilerine göre ise Türkiye, 548 üyeli meclisindeki 79 kadın milletvekiliyle 188 ülke arasında 92’inci sırada bulunuyor. T24
Reklam
İzmir'de de OHAL Kararı
İzmir’de de İl Emniyet Müdürlüğü’ne il genelinde fiili 'olağanüstü hal' (OHAL) anlamına gelen bir haftalık arama kararı verildiği ortaya çıktı Ankara ve Kadıköy'de olduğu gibi İzmir için de OHAL anlamına gelebilecek bir karar verildiği ortaya çıktı. İzmir'in Konak ve Çiğli İlçelerinde polise 4 Nisan'a kadar 24 saat boyunca her türlü arama yapma yetkisi verildiği ortaya çıktı. Fatih Yağmur 'un radikal.com.tr'de yer alan haberine göre, İzmir’in Çiğli İlçesi için verilen kararda her türlü umuma açık yer ve çevrelerde üst araması, araç araması ve özel eşyalar da dahil arama yapılması için karar verildiği ortaya çıktı. Çiğli Kaymakamı Mustafa Arı tarafından verilen arama kararında alışveriş merkezleri, terminaller ve yollar gibi her alanda arama yapılması açıkça ifade ediliyor. Verilen kararda Çiğli İlçesi için, “11 Şubat 2014 Salı Günü Saat 08.00’den 5 Nisan 2014 Saat 08.00’e kadar arama kararının geçerli olduğu belirtildi. İzmir 22. Sulh Ceza Mahkemesi’nin verdiği arama kararının gerekçesi olarak ise PKK’nın eylemlerini arttıracağı istihbaratlarının olduğu gösterildi. İzmir Konak için verilen arama kararında ise 4-9 Mart tarihleri arasında arama kararının geçerli olduğu belirtildi. Arama kararında kişilerin özel kağıtlarının ve eşyalarının da aranması ifadesinin yer alması dikkat çekti. Bu kararın gerekçesinde ise Taksim Gezi olaylarının engellenmesi ve '17 Aralık' operasyonu çerçevesinde yapılması muhtemel eylemler olduğu ifade edildiT24.
Efkan Ala'ya Ait Olduğu İddia Edilen Ses Kayıtları Yayınlandı
İçişleri Bakanı Efkan Ala ve İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok arasında geçtiği iddia edilen bir telefon görüşmesinin ses kaydı sızdırıldı.Youtube’daki ‘BAŞÇALAN’ hesabından yayınlanan ses kaydının, 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu sonrasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne getirilen Selami Altınok’la, söz konusu tarihte Başbakanlık Müsteşarı olan Efkan Ala arasında geçtiği iddia ediliyor. İddiaya göre Cumhuriyet Savcısı Celal Kara’nın İstihbarat Şube Müdürü Ahmet Arıbaş’ı ifadeye çağırması üzerine Efkan Ala’yı arayan Selami Altınok, ne yapması gerektiğini danışıyor. Efkan Ala’nın; “Hiçbir kere, ifade mifade yok kardeşim”, “Yazıyı çöpe at, tanımıyoruz de”, gibi ifadeleri üzerine alt rütbeli memurların sıkıntıya gireceğini söyleyen Altınok, başsavcıyla görüşmeyi öneriyor. Altınok’un fikrini benimseyen Efkan Ala ise, kendisinin de Adalet Bakanı’yla görüşeceğini belirttikten sonra Altınok’a; “De ki, ben gönderirim Emniyetten adamları, seni alır getiririm; burada çete kurdunuz diye” söylüyor. Altınok’a valiyi de aramasını söyleyen Efkan Ala, tereddüt etmemesini de tembihliyor. Zete
Haftanın Magazin Bombaları
Magazin dünyasının usta kalemi Sinan Özedincik, geçtiğimiz haftaya damga vuran olayları Sabah.com.tr'ye değerlendirdi. İşte ünlüler dünyasından son dedikodular, perde arkasında yatan olaylar... BU YAZ NİKÂH MASASINA OTURURLAR  Ünlü sunucu Defne Samyeli'yi, ilk kitabı 'Kısa Lafın Uzunu'nun tanıtım davetinde, kızları ve cemiyet hayatından yakın dostlarının yanı sıra bir yıldır birlikte olduğu sevgilisi Prof. Dr. Emre Alkin de yalnız bırakmadı. Samyeli ile yan yana poz veren Emre Alkin, kitap tanıtımını gölgede bırakacak bir açıklama yaptı ve Defne Samyeli ile nişanlandıklarını söyledi. İkisinin de başından birer evlilik geçen Emre Alkin ile Defne Samyeli, bu yaz evlenmeyi planlıyor. Emre Alkin'in, Samyeli'nin kitap tanıtım davetin, 'Emre'den prensesine' yazılı bir çiçek yolladığı öğrenildi. Samyeli bu kez aradığı mutluluğu buldu mu dersiniz? Çifti yazın nikâh masasında görür müyüz? Emre Bey centilmelik örneği göstermiş. Kendisi zaten çok kibar, kaliteli, düzgün bir insan. Defne Samyeli de bugüne kadar düzgün yaşantısıyla örnek bir insan. Bulunduğu sosyal ortamlarda da duruşuyla farklı bir yerdedir. Her ikisinin de başından bir evlilik geçti. Defne'nin adı boşandıktan sonra kimseyle anılmamıştı. Zaten çok prensipli bir insan. O yüzden bu ilişki muhtemelen evliliğe gider. Duyumlar düğünün bu yaz olacağı yönünde. Kesin olarak açıklanan bir tarih yok ama bu yaz nikâh masasına otururlarsa da sürpriz olmaz. 1-2 yıl flört edelim, sonra evlilik konusuna bakarız diyecek kişiler değiller. Aklı başında insanlar. Bu yüzden bir an önce evlilik tarihini belirleyecekler diye düşünüyorum. SEREN ARTIK LÜTFEN BİR ŞEYLER ÜRETSİN  Seren Serengil, geçtiğimiz yıl ayrıldığı işadamı sevgilisi Oğuz Aşıcı ile barıştı. Aşıcı; yakın dostlarını devreye sokarak sevgilisinin gönlünü yeniden kazandı. İşi gereği Dubai ile İstanbul arasında mekik dokuyan Aşıcı, sevgilisini de yanına alarak Dubai'ye gitti. Çiftin, barışmanın ardından gelecek planları yapmaya başladıkları ve evlilik için ailelerini ikna etmeye çalıştıkları öğrenildi. Çiftin ilişkisinde son durum nedir? Barışma iddiaları doğru mu? Düğün hazırlıkları başladı mı? Seren Serengil sürekli konuşuyor ama ortada bir fotoğraf yok. Ben 25 yıllık gazeteci olarak Seren Serengil haberlerinin yapılmamasından yanayım ancak yapılıyor, yapcak birşey de yok. Gündemde olmak için sürekli konuşuyor, bunu başarıyor da. Seren, Dubai'ye de takmış durumda. Oğuz Aşıcı'dan önce de eşleri, sevgilileriyle Dubai'ye sık sık gidiyordu. Sürekli Dubai yolcusu. Orada bir keramet var diye düşünüyorum. Dubai'de mutlu oluyor herhalde. Hayırlısı olsun diyelim. Ama sürekli ayrıldı, barıştı haberleri çok sıktı. Ortada görünen hiçbir şey de yok. Eskilere karşı saygım sonsuz ama Seren de artık bir şeyler üretsin gündemde kalmak istiyorsa. İnsanlar bir şey üretiyor ama Seren hiçbir şey üretmiyor. Hülya Avşar haberlerinden sıkıldık diye kızıyorlar bazı insanlar ama kadın sürekli bir iş peşinde. Boş durmuyor. Seren'le ilgili ise; evlendi, boşandı, ailesi istemiyor, ailesini ikna etti gibi haberler yapılıyor. Ben artık Seren Serengil'in bir şeyler üretmesini rica ediyorum. N'olur artık bir şeyler yapsın. Sosyal sorumluluk projelerinde yer alsın. O kadar boş zamanını düzgün şeylerle doldursun. İKONCAN EDA TARİHE KARIŞTI İddialı giyim tarzıyla tüm Türkiye'nin yakından tanıdığı bir isim olan Eda Taşpınar, eski günlerini mumla aratır oldu. Yaklaşık 1 aydır avukat Can Verdi ile birlikte olan sosyetik güzel, sevgilisinin giyim tarzına çabuk uyum sağladı. Verdi ile önceki akşam Bebek'teki Lucca isimli mekâna gelen Eda Taşpınar'ı görenler gözlerine inanamadı. Bir zamanlar gündüz saatlerinde bile boy gösterdiği Bebek'te kıyafetleri ve takılarıyla fırtınalar estiren sosyetik güzel, önceki akşamki bakımsız görüntüsüyle hayret uyandırdı. Kendisinden yaşça büyük sevgilisine ayak uyduran Eda Taşpınar'ın yüzü de ilk kez asıktı. Her zaman basın mensuplarına neşeli halleriyle poz veren sosyetik güzelin bu kez yüzünden düşen bin parçaydı. Eda Taşpınar'ın bu bakımsız ve mutsuz halini görenler, 'Eda'nın ikonu gitmiş, canı kalmış. Eski şıklığına geri dönmeli yoksa artık ona kimse ikoncan demeyecek' yorumu yaptı. Nurettin Hasman'dan sonra Bora Kozanoğlu'yla yaşadığı aşk sonrası herkes 'Sonunda kendi yaşına uygun birini buldu' yorumları yapıyordu. Çifti de herkes birbirine çok yakıştırıyordu. Kozanoğlu ile yollarını ayırdıktan sonra uzun bir süre hayatına kimseyi almayan Taşpınar, son seçimini yanlış mı yaptı? Yoksa Can Verdi'ye kör kütük âşık oldu da o yüzden mi kendini baştan aşağı değiştirdi? Değişimin nedeni yeni ilişkisidir. Can Verdi önemli bir avukat. O yüzden de yanında garip garip kıyafetler giyen biriyle dolaşmak istemiyordur. Adam ertesi gün önemli bir davaya girecek, sabahında gazetelerde boy boy fotoğrafları olunca güvenilirliği sarsılabilir. Birçok ünlü avukat tanıyorum. Bu konuda çok hassaslar. Çapkınlık yaptıkları gecenin sabahında önemli bir toplantıya, davaya girecek olanlar oluyor. Gazetelerde fotoğraflarını gördükleri zaman adamları ciddiye almıyorlar. Sonrasında ise, 'Siz haberleri çok rahat yapıyorsunuz. Biz de doğru şeyler yapmıyor olabiliriz ama bu gazeteye yansıdığı zaman bizim işimizi etkiliyor. Bu yüzden iş kaybettiğimiz oluyor' diyorlar. Can Verdi de avukat olarak olaya bu yönde bakıp, Eda'ya eğer bir ilişki yaşayacaklarsa kıyafetlerine dikkat etmesi gerektiğini söylemiş olabilir. Can Verdi, ne Bora Kozanoğlu'na ne de Nurettin Hasman'a benziyor. Adam bu tarz haberlerle gündeme gelmek istemez. Bir de artık Eda da olgunlaşıyor. Çocukça, saçma sapan hareketleri bıraktı. Çok da iyi yaptı. Birçok markanın yüzü oldu. Kendi markasını da üretti. Biraz da iş kadını kimliğine büründü. Eskisi gibi olsa kimse onu ciddiye almazdı. O da bunun farkında sanırım ve bu yüzden de kendini değiştiriyor. YILIN DÜĞÜNÜ KENAN İLE BEREN'İNKİ OLACAK  Oyuncu Özge Özpirinçci ile evliliğe giden ilişkisini sonlandırdıktan sonra sosyetik güzel Neslişah Alkoçlar'la aşk yaşamaya başlayan Engin Altan Düzyatan, yeniden evlilik hazırlıklarında. Geçtiğimiz hafta evlilikle ilgili, 'Önce büyüklerimizin görüşünü almamız lazım. Her şey nasip kısmet' diyen Düzyatan, damat olmak için düğmeye bastı. Alkoçlar'la aşk yaşamaya başladıktan sonra giyiminden başlayıp, gezdiği mekânlara kadar hayatını komple değiştiren oyuncu, hafta sonunu ailesinin bulunduğu İzmir'de geçirdi. Sevgilisiyle birlikte İzmir'de keyifli anlar geçiren oyuncu, burada Alkoçlar'a evlilik teklifi yaptı. Sürpriz karşısında şaşıran Alkoçlar'dan 'Evet' cevabını alan oyuncu, vakit kaybetmeden soluğu kuyumcuda aldı. Alsancak'taki bir kuyumcudan nişan yüzüklerini alan sevgililer, gece ise Alaçatı'da kutlama yaptı. Bu yaz evlenecek çiftlere böylece bir yenisi daha eklendi. Sizce yılın düğünü hangi çiftin olacak? Ben Engin Altan Düzyatan'la Neslişah Alkoçlar'ın bu yaz düğünü olacağına inanmıyorum. Daha çok erken. Belki eylül ayında olur ya da kışa kalır. Yazın olursa çok büyük bir sürpriz olur. Engin Altan evlilikle ilgili, 'Bu işler kısmet meselesi, bakalım' dedi. Ailelerin ve çiftin bu kadar iyi anlaşıyor olması, hemen imza atacakları anlamına gelmez. Bunlar çok hassas konular. Evlilik kararı çok iyi düşünülerek alınması gereken büyük bir karar. O yüzden de ben bu çiftin yazın evleneceğini düşünmüyorum. Yılın düğününe ise Kenan Doğulu ile Beren Saat imza atacak. Bomba bir düğün olacak. Uzun süre düğünün detayları konuşulacak. Onlardan sonra ise sıra Buse Terim-Volkan Bahçekapılı çiftinde. BU AŞK SİNEM'İN BAŞINI ÇOK AĞRITACAK  Muratcan Akdoğan ile aşk yaşadığı iddialarını ısrarla reddeden Sinem Kobal'ın, yalan söylediği ortaya çıktı. Çifte yakın kaynaklar bu aşkı doğruladı. Hatta haberi doğrulayan ve içine sindiremeyenlerden biri de, Sinem'in en yakın arkadaşı ve Muratcan'ın ablası Cansın Hacısoyu. Sinem ile Muratcan'ın yakın çevresinin anlattıklarına göre; 20 gün önce Cansın Hacısoyu, arkadaşlarının partisinde balkona çıkıyor ve kardeşi Muratcan ile Sinem'i çok samimi bir şekilde görüyor! 'Siz ne yapıyorsunuz!' diye çıkışan Hacısoyu, Sinem'den 'Çok sarhoşum' yanıtını alıyor. Ancak bu görüntüyü içine sindiremeyen abla, kardeşinin telefon görüşmelerini inceleyince; Sinem ile Muratcan'ın 89 kez konuştuklarını görüyor. Ondan sonra da ipler kopuyor zaten. Telefonda Sinem'le sıkı bir kavga edip köprüleri atan Cansın Hanım, Sinem'i hayatından çıkarıyor. Cansın Hanım, kardeşi Muratcan'a da 'Sen bunu nasıl yaparsın!' deyip kızmış ve onunla da ipleri koparmış. Haftaya damga vuran olay bu oldu. Sinem Kobal'ın aşk iddialarını yalanlaması anlaşılan Cansın Hanım'ı kızdırdı ve o da işin doğrusunu herkesin duymasını sağladı. Sizce bundan sonra neler olacak? Sinem Kobal, Muratcan Akdoğan ile ilişkisini sonlandıracak mı yoksa el ele ortaya çıkıp herkesi şaşırtacaklar mı? Muratcan Akdoğan, Sinem'den 4 yaş küçük. Henüz yaşı da küçük olduğundan çıkan haberler onu korkutacaktır. Hatta bence birileri kulağını da çekmiştir. Ailesi ona gönül koyabilir. Bu yüzden de tedirgin olur. Bu krizi nasıl yöneteceğini de bilmiyordur. Ablası da ona sırt çevirirse işi zor. Babası da bu ilişkiyi bitirmesini söylerse, onları el ele bile görmeden bu ilişkiye nokta konur. Aile arasında durum nedir bilemiyoruz. Oğullarını karşılarına alıp konuşacaklardır. Şu anda Sinem'le el ele basın karşısına çıkıp birlikteliklerini ilan edeceklerini sanmıyorum. Belki ileride. Sinem'e şu anda Arda Turan'ın arkadaşları da tepki gösteriyordur. Arda'yı sevdikleri kadar Sinem'i de seviyorlardı. İlişkileri bitmiş olsa da Sinem'e karşı bu sevgileri hiç değişmemişti. Türk toplumunda bu tarz şeyler çok çabuk kabullenilmiyor. Sancılı bir dönem yaşanacak. Bakalım bundan sonra nasıl bir yol izleyecekler.FULYA UGAN / Sabah.com.tr
Çin Seddi'nin Sonunu Hiç Merak Ettiniz mi?
Çin Seddi, Çin'in kuzeybatısı boyunca uzanır. Dünyanın en uzun savunma duvarıdır. Kalıntıları Po Hay körfezinde deniz kıyısında başlar. Pekin'in kuzeyinden geçerek batıya yönelir ve Huang-Ho nehrini ikiye bölerek güneybatıya uzanır. Gobi Çölü'nün güneyinden batıya yönelerek devam eder.
Reklam