Türkiye En 'Sefil' 13'üncü Ülke!
ABD’li ekonomist Steve Hanke’nin hazırladığı Dünya Sefalet Raporu ‘na göre Türkiye, 89 ülke arasında 13′üncü oldu. Bu sonuçta yüksek faiz oranları önemli payı var. Enflasyon, işsizlik, yüksek faiz oranları ve ekonomisi gelişmeyen ülkelerin sıralandığı listede Venezuela , özellikle tüketici fiyatları nedeniyle açık ara 1′inciliği elde ederken İran da aynı sebeplerle 2′inci sırada yer aldı. Sırbistan ise yüksek işsizlik oranı nedeniyle listede 3′üncü sırada. ‘En sefil’ 13′üncü ülke olan Türkiye , 4′üncü Jamaika ve 9′uncu Brezilya ‘yla birlikte yüksek faiz oranlarından muzdarip. Öte yandan enflasyon ve işsizlik oranının da bu tabloda payı büyük. Radikal gazetesinden Güven Sak, köşesinde raporu değerlendirirken şu yorumu yaptı: “Hanke 13’üncülüğümüzü özellikle faize borçlu olduğumuzu da söylüyor. Yeter mi? Yetmez. Neden bu ülkede faiz yüksektir? İkinci olarak bakarsanız, Türkiye’de enflasyon oranı başka ülkelerle kıyaslandığında tahammül edilmez ölçüde yüksek. Merkez Bankası enflasyonla mücadele etmeyi unuttuğu için enflasyon ve dolayısıyla faiz bu kadar yüksek. Üçüncüsü, işsizlik oranı yaklaşık on yıldır yüzde 10’lara takılıp kalmıştır. O kadar istihdam teşviği bir işe yaramamıştır. Milyonlarca insana istihdam sağlamanıza rağmen işsizlik oranı aşağıya doğru kımıldamıyorsa, ortada bir yanlış var demektir. Dördüncüsü, endeksteki bütün bu bozuk değerleri kişi başına milli gelir büyümesi bile kapatamamaktadır. Türkiye, dünyanın 13’üncü kötü yönetilen ülkesidir.” Sak ayrıca yüksek enflasyon oranlarının 1990′lardaki duruma benzediğini belirterek, “Şimdi çok daha zor bir sıçramayı gerçekeştirmek istiyoruz. Bugün yüzde 8 enflasyon kanımızı emiyor. Enerjimizi israf ediyor. Faizleri yüksek tutuyor. Türkiye’nin bir numaralı problemi yüksek enflasyondur” diye yazdı.diken.com.tr
Charlize Theron: “Tecavüze Uğramış Gibi Hissediyorum”
Oscar’lı Oyuncu Charlize Theron’un, Sky News kanalındaki bir söyleşinde medyanın özel hayatına ihlal etmesinden duygudu rahatsızlığı anlatırken “tecavüze uğramış hissediyorum” ifadesini kullanması büyük tepki gördü. Charlize Theron sosyal medyada sert eleştirilere maruz kalırken pek çok kullanıcı Theron’un bu ifadesini tecavüz madurlarına saygısızlık olarak değerlendirdi. Twitter’da “Tecavüz ile medyanın özel hayatını ihlal etmesinin ne alakası var? İki yüzlü, iğrenç kadın” şekilde sert eleştiriler yapıldı. Tecavüz madurlarına yardım derneği Rape Crisis ise açıklamaların uygunsuz olduğunu söyledi. Dernek, “Ünlü insanların tecavüz kelimesini bambaşka konuları anlatırken metafor olarak kullanmaları bizi her zaman hayalkırıklığına uğratıyor” dedi. Sky News muhabirinin, “Google’da isminiz arandığında çıkanlar kariyerinizden çok özel hayatınız ile ilgili. Bu sizi rahatsız ediyor mu?” sorusuna “Tecavüze uğramış gibi hissediyorum” diyerek cevap veren Charlize Theron, “Bazı insanlar bundan keyif alıyor olabilir. Ama oğlum ve özel hayatım gibi benim için kutsal olan şeyleri korumaya çalışıyorum.” dedi. Theron Google’daki özel hayatı ile ilgili haberleri kastederek “O küçük karanlık odada yaşamaktan daha sağlıklıdır.” dedi. dipnot.tv
Dünyanın En Komik Penaltısı
Afganistan ve Maldivler arasında oynanan dostluk maçında kullanılan penaltı herkesi şaşırttı. Futbolcu penaltı vuruşu için topa doğru yöneldiğinde ayakları birbirine takılıyor ve bir anda kendisini yerde buluyor.
Reklam
Nihat Doğan Break Dans Yaparsa
Alişan ve Çağla ŞİKEL in sunduğu Her Şey Dahil programında Nihat DOĞAN BREAK DANSI yaparak izleyicileri bir kez daha şaşırtmayı başardı.
Reklam
Google'da 'Unutulma Hakkı' Kullanıma Hazır
Kişisel bilgilerin gizliliği konusunda Google’dan yeni bir adım geldi. Avrupa Adalet Divanı’nın verdiği karara uyan Google, artık kullanıcıların kendi haklarındaki bir içeriğin Google’dan silinmesine imkan tanıyacak. Google’da sizin hakkınızda istemediğiniz bir içeriğin yer alması sizi rahatsız ediyorsa artık şuradaki başvuru formunu doldurarak o içeriğin Google’dan kaldırılmasını talep edebilirsiniz. Söz konusu formda kim olduğunuzu, ülkenizi ve Google’dan kaldırmak istediğiniz bağlantıyı ve nedenini belirtmeniz yeterli. Bu araç Avrupa Adalet Divanı’nın kişisel bilgilerin korunması konusunda 2 hafta önce aldığı karar nedeniyle geliştirildi. Bir İspanyol avukatın Google’dan kaldırmak istediği içerik için açtığı dava Avrupa Adalet Divanı’na taşınmıştı. Google da bu karara uyacağını açıklamıştı. Şunun altını çizelim ki Google, içeriğin yayınlandığı siteye herhangi bir müdahalede bulunmayacak. Sadece bu ilgisiz ve yanlış bilgilerin yayınladığı içeriği arama sonuçlarında göstermeyecek. Google bunu yaparken de mümkün olduğunca dikkatli davranacak. Günümüzde kişisel bilgiler oldukça şeffaflaşsa da bu aracın bazı sorunları ortadan kaldırma şansı var. Avrupa Birliği’nin önümüzdeki dönemde Google ve servislerine karşı hangi yeni kararları alacağını da merak etmiyor değiliz. WEBRAZZİ
Harvard Üniversitesi Birincisi 'Türk Dahi'
22 yaşındaki Türk Levent Alpöge, dünyanın en önemli okullarından biri olarak kabul edilen Harvard Üniversitesi’ni 4 üzerinden 4 not ortalaması alarak ‘Valedectorian’ derecesiyle mezun oldu. Alpöge çalışmalarını Cambridge’ta devam ettirecek Dünyanın en prestijli okullarından Harvard Üniversitesi’nde 2014 yılı birincisi Türk genci Levent Alpöge (22) oldu. Alpöge, hem matematik ve fizik lisans bölümlerinden, hem de aynı anda fizik yüksek lisans derecesi elde etti. Başarılı genç, 4 üzerinden 4 not ortalaması ile “Tüm Üniversite Birincisi” (Valedectorian) olarak dün mezun oldu. Başarılarla dolu bir eğitim hayatına sahip olan Alpöge, 2010’da henüz lise son sınıfı öğrencisiyken ABD çapında adayların katılımı ile gerçekleşen Intel Bilim Yetenekleri Yarışması’nda ABD Başkanı Barack Obama ve senatörler tarafından kutlanan 40 genç finalist arasına girdi. Bunun sonucunda, “Ivy League” olarak ve akademik mükemmelliği ile tanınmış ABD’nin 8 en iyi üniversitesi tarafından kabul edildi. Sayısız ödülü var Alpöge, Harvard’ın matematik bölümünü seçti. Sayısız prestijli ödülü ve bursu bulunan Alpöge; American Mathematical Monthly, Journal of Combinatorial Theory, Journal of Number Theory, International Mathematics Research Notices dergilerine yazılar yazıyor; Harvard College Mathematics Review dergisinin de editörluğünü üstleniyor. Alpöge, çalışmalarını önümüzdeki yıl Winston Churchill bursu ile İngiltere’deki prestijli Cambridge Üniversitesi’nde sürdürecek. Daha sonraki yıl yine 8 Ivy League okullarından gelen doktora kabullerinin içinden Princeton’ı seçerek eğitimine devam edecek.Alpöge ailesi ile birlikte New York eyaletinin Long Island bölgesinde yaşıyor. Akademik başarılarının yanı sıra maratonlara katılan Alpöge koyu bir Beşiktaş hayranı. Milliyet
Avrupa'nın En Obez Kadınları Türkiye'deymiş...
ABD’deki bir araştırma raporu dünyadaki obez ve aşırı kiloluların sayısının 2.1 milyara ulaştığını ortaya koydu. Türk kadınları ise yüzde 34.1 oranla obezitede Avrupa rekoru kırdı ABD’de yayımlanan yeni bir rapor ile, dünyanın neredeyse üçte birinin obez veya aşırı kilolu olduğu ortaya çıktı. Dünya çapındaki obez ve aşırı kiloluların sayısı 2,1 milyara ulaştı. Washington’daki sağlık Ölçübilim ve Değerlendirme Enstitüsü’nün (IHME) liderliğinde yapılan ve sonuçları Lancet dergisinde yayımlanan araştırma, Avrupa’da en fazla obez kadının Türkiye’de yaşadığını da ortaya koydu. Rapora göre dünya nüfusunun yüzde 30’u artık aşırı kilolu ve obezlerden oluşuyor. 188 ülkenin dahil edildiği araştırmada, Türkiye’de 20 yaş üstü kadınlarda aşırı kiloluların oranı yüzde 65,8 olarak ölçülürken, 20 yaş üstü erkeklerde ise bu oran yüzde 63,8 oldu. Ayrıca Türkiye’deki obez oranının kadınlarda yüzde 34,1’le Avrupa’nın en yüksek seviyesine ulaştığı belirtildi. Türk erkeklerinde ise obezite oranının yüzde 20,1 olduğu belirtiliyor. Libya, Kuveyt, Mısır ve Suudi arabistan gibi ülkelerdeki kadınların obezlik konusunda tüm dünya sıralamasında en önde olması dikkat çekti. ABD fark attı Obezite oranı nüfusa oranlandığında, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin listenin başında yer aldığı görüldü. Bununla beraber, ABD, dünyadaki tüm aşırı kilolu insanların yüzde 13’üne ev sahipliği yaparak bu konuda lider oldu. Araştırma ayrıca, gelişmekte olan ülkelerde obez kadınların sayısının erkeklerden, gelişmiş ülkelerde ise obez erkeklerin sayısının kadınlardan daha fazla olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, obez kişilerin sayısının, 1980’de 875 milyon olduğunu hatırlattı. Uzmanlar, obez ve aşırı kilolu sayısındaki artışı, “modernleşmenin getirdiği hareketsizliğe” bağladı. Araştırma çerçevesinde, 1700’ün üzerinde çalışmanın verileri incelenirken, dünyada hiçbir ülkede obez ve aşırı kilolu kişilerin sayısının gerilemediği görüldü. Bill ve Melinda Gates Vakfı tarafından finanse edilen çalışma sonucunda, dünyadaki 671 milyon obezin yarısından fazlasının ABD, Çin, Hindistan, Rusya, Brezilya, Meksika, Mısır, Almanya, Pakistan ve Endonezya’da yaşadığı ortaya kondu. Yüzde 25’e kadar normal kilolu Vücut Kütle indeksinin bulunması için kilo, boyun kendisi ile çarpılması (karesinin alınması) sonucu elde edilen sayıya bölünüyor. Çıkan sayı 20 ila 25 arasındaysa normal kilolu, 25’in üzerindeyse aşırı kilolu, 30’un üzerindeyse obez olarak kabul ediliyor.Milliyet
Reklam
Reklam
Başbakan'a Duyduğu Sevgiyi Abartan 34 Kişi
etiket
Tayyip Erdoğan her gittiği yerde muhakkak ki bir pankart, afiş, mizansen ile karşılanıyor. Kimi o kadar ileri gidiyor ki, söyleyen 'başbakanımız Allah'ın sıfatlarına sahiptir' diyecek kadar şaşırabiliyor. İşte aşkla, ustalıkla, padişahlık ve devrimcilikle yoğrulmuş Tayyip Erdoğan pankartları, sözleri, hediyeleri...
Ateistler: Mezarlık Tahsis Edilmeli, Krematoryumlar Açılmalı
Ateizm Derneği, belediyelerden ateistler için mezarlık yeri tahsis edilmesini, isteyenler için krematoryumlar açılması gerektiğini istedi. Ateizm Derneği, “Türkiye’de İnanç Özgürlüğü Kapsamında Görüş ve Önerilerimiz” başlıklı rapor hazırladı. Ateizm Derneği, Ceza Kanunun 216. Maddesinin değiştirilmesi, zorunlu din dersleri, yasal statü, cenaze defin işlemeleri konusunda önerileri var. Dernek, belediyelerden mezarlık yeri tahsis edilmesini istedi. Uygar Gültekin ’in Agos’taki haberine göre, Türkiye’de ilk kez dernek çatısı altında örgütlenen ateistler, ilk kez ateistlerin karşılaştığı sorunları ve çözüm önerilerini yüksek sesle dile getirdi. Ateizm Derneği, Ceza Kanunun 216. Maddesinin değiştirilmesi, zorunlu din dersleri, yasal statü, cenaze defin işlemeleri konusunda önerileri var. Dernek, belediyelerden mezarlık yeri tahsis edilmesini istedi. Ateizm Derneği tarafından hazırlanan raporun önemli başlıklarından biri Ceza Kanun 216. Maddesine ilişkin. Maddenin 3. Bendinde yer alan “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” ifadesinin muğlak bir suç tanımı olduğuna dikkat çekiyor. Maddenin uygulanmasında ‘kamu barışının bozulması’ şartının dikkate alınmadığı belirtilen raporda, gayrimüslim ve ateistlerin aleyhine kararlar çıktığı belirtildi. Yasanın bu haliyle kalmasının İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’ndan ağır tazminat cezalarına neden olacağı uyarısında bulunuldu. Rapor yasanın inançsızları da kapsayacak şekilde demokratikleşmesi gerektiği belirtilen raporda bu konuda iş birliğine hazır olunduğu çağrısında bulunuldu. Raporda, zorunlu din dersleri uygulamasında gayri Müslimlerden ve Alevilerden çok daha fazla mağduriyet yaşandığı belirtildi. Raporda, “Bir Hıristiyan ya da bir Musevi, mensup olduğu dinin deşifre olmasını kabul ettiği takdirde zorunlu din dersinden muaf tutulabilirken, bir ateistin -deşifre olmayı göze alsa bile- zorunlu din dersinden muaf tutulması maalesef mümkün olmamaktadır. Zorunlu din dersi konusunda ailelerin kararına güvenilmeli, çocuklarının din dersinden muaf tutulması konusunda öğrenci velisinin okul yönetimine sözlü beyanı yeterli hale gelmelidir. Bu durumda hem azınlık ailelerin dini inancı açıklamaları zorunlu tutulmayacak, hem de hangi dinden olursa olsun çocuklarının zorunlu din dersinden muaf tutulmasını talep eden ailelerin isteği göz ardı edilmemiş olacaktır. Çocuklarının geleceğine, alacakları dini eğitime karar vermek, devletin değil, ailelerin tasarrufuna bırakılmalıdır” önerisinde bulunuldu. Rapor, atesitlerin yasal statüsü konusundaki sorunlara da dikkat çekiyor; “Bilindiği gibi din ve inanç, genetik aktarımla, biyolojik olarak nesilden nesile geçen bir özellik değildir. 0 (sıfır) yaşındaki bir bebeğin salt ailesinin dininden dolayı, x bir dine mensup olduğunu varsayan devlet, taraf olduğu BM çocuk hakları sözleşmesini ihlal etmektedir. Çocukta doğuştan var olmayan bir inancın, çocuğun kimliğindeki din hanesine yazılması, çocuğun yasal statüsünü tanımlamakta ve kendi dini tercihlerini seçmesini yavaşlatmakta ya da engellemektedir. Buna ek olarak deist, agnostik ya da ateist bireylerin de felsefi hayat görüşleri yasalar tarafından tanınmamakta, hiçbir yasal statüleri olmadığı için de gerek eğitim hayatında, gerek iş hayatında ve sosyal yaşamda, gerekse defin işlemlerinde mağdur edilmektedir” Yasal statü konusunda öneriler şöyle; Kişilerin doğuştan x bir dine mensup olduğunu varsayan anlayış değişmeli, T.C nüfus cüzdanlarındaki din hanesi, çocuklar reşit olana kadar boş bırakılmalıdır. 18 yaşını doldurmuş her yurttaş, istediğinde ya da gerek gördüğünde bireysel başvurusunu yaparak din hanesine istediği dini/mezhebi ya da inancı yazdırabilmelidir. Devlet sadece azınlık vakıfları ve dernekleriyle değil, Ateizm Derneği, İnanç Özgürlüğü Girişimi gibi STK'larla da müzakere etmeli, mevcut yasal düzenlemelerin demokratikleştirilmesi ile ilgili uluslararası ateist/seküler kurumlarla işbirliği yapmalıdır. Dinsizliği ve/veya Ateizmi bir tür aşağılama aracı olarak kullanılmasına, inançsızlara karşı nefret suçu işlenmesine yönelik gerekli yasal düzenlemeler ivedilikle yapılmalı, bu tür nefret suçu işleyenlere karşı yasal işlem başlatılmalı ve caydırıcı hukuki yaptırımlar düzenlemelidir. Diyanet İşleri Başkanlığı dindarlar ve dinsizler arasındaki ayrımcılığı besleyecek açıklamalardan kaçınmalı, örneğin ramazanda oruç tutmayan ailelerin toplumsal linç kampanyasına maruz kalmasına karşı hoşgörüyü teşvik eden açıklamalar yapmalıdır. Dinsiz/Ateist olduğunu açıklamış olan bireylere karşı hakaret, basın yoluyla hedef gösterme, iş hayatında ya da okulda ayrımcılık yapan ve bunu teşvik eden kişilerle ilgili yasal düzenleme yapılmalıdır. Rapor ayrıca cenaze ve defin işleri konusunda da önerileri var. Belediyelerin dinsizlere ve ateistler için mezarlık alanı oluşturması önerisinde bulunuldu. Defin işlemleri konusunda raporun önerileri şöyle; Dinsiz ve ateist (non-teist) bireylerin ölümlerinden sonra bedenleriyle ne yapılacağı konusunda öncelikle kendi vasiyetleri esas alınmalıdır. Sadece dinsiz ve ateistler için değil, toplumun her kesimi için organ ve kadavra bağışını teşvik edici kampanyalar düzenlenmelidir. Türkiye’nin hemen her bölgesinde aktif krematoryumlar açılmalı, öldükten sonra yakılmak isteyen bireylerin vasiyetleri kendi istekleri doğrultusunda yerine getirilmelidir. Küllerinin mezarlıkta muhafaza edilmesini ya da ailelerine teslim edilmesini isteyen bireylerin taleplerinin yerine getirilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Mezarlık tahsisi işi, din ve inanç özgürlüğü kapsamında, devletin tarafsızlık ve çoğulculuğu gözetme sorumluluğunu esasına göre yapılmalıdır.T24
Reklam
Çocukluğu Kabusa Çeviren 17 Ebeveyn Uyarısı
Ebeveynler çocuklarının iyiliği için onları uyarırken bazen işin dozunu kaçırabiliyor. 'Aman ayağını çarpmasın' diye uyarırken öyle şeyler söyleniyor ki çocuk ileride psikopat olabiliyor.
Mercedes Yeni Reklamı İçin Süper Mario'yu Aldı
Mercedes-Benz yeni reklamı için başrolü Super Mario’ya verdi. Nostalji fırtınası esen reklamın detayları haberimizde. Mercedes-Benz için çekilen yeni reklamda GLA modeline uygun olarak 8-bit Super Mario başrole seçildi. İlk olarak oyunda Mercedes’e binen kahraman, videonun sonlarına doğru gerçek olarak Mercedes GLA’dan iniyor. Bundan yaklaşık 10 – 12 sene önce prensesi kurtarmak için hepimizin kahramanı olarak Super Mario, bu sefer Mercedes-Benz’in yeni GLA modeli için reklamında rol aldı. Prensesi kurtarmak için GLA tek başına yetmediği gibi, otomobilin konforu ile havalanan Mario, bu gerçeği sonradan fark ediyor. “BAŞ ROLDE MARİO” Mercedes-Benz’in yeni modeli duyurulduktan sonra sosyal medyada büyük beğeni toplamaya başladı. Bundan yaklaşık 2 ay önce Aviva Sigorta’nın yapmış olduğu Street Fighter karakteri ile aracı dövmesi çok beğeni almıştı. Pchocasi
Breaking Bad Film mi Oluyor?
Yokluğu hala boğazımızda bir düğüm olan Breaking Bad’in en yetkilisi ağabeysi Bryan Cranston, dizinin film olma olasılığı üzerine konuştu. Walter White a.k.a. Heisenberg a.k.a. Bryan Cranston, CNN’e verdiği röportajda “Hiçbir zaman büyük konuşmamak gerek. Büyük lokma ye ama büyük söz konuşma.” dedi. “Ama Walter White öldü? O zaman nasıl Breaking Bad film olacak?” diye sorulması üzerine Bryan Cranston, “Sonuçta kimse Walter White’ın cenazesini görmedi. O yüzden kesin konuşulmasını istemem, zaman gösterecek.” dedi. Breaking Bad’de adaletin temsilcisi olarak gönlümüzü kazanan Saul Goodman’ın hayatından uyarlanacak dizi Better Call Saul’a konuk oyuncu olarak katılmayı çok istediğini söyleyen Cranston, böylece bir Emmy ödülünü daha garantilemiş oldu.Play Tuşu
Vodafone Arena Canlı Yayında!
Beşiktaş'ın yeni mabedi ve Türkiye'nin ilk akıllı stadyumu olacak Vodafone Arena’nın inşaatından canlı yayın başladı.Beşiktaş Jimnastik Kulübü ile Türk spor tarihinin en büyük sponsorluk anlaşmasına imza atan Vodafone Türkiye, yapımı devam eden Vodafone Arena’nın inşaat çalışmalarını canlı olarak yayınlamaya başladı. İnşaat çalışmaları Vodafone Arena ve Vodafone Arena | İzlesene.com adreslerinden 7 gün 24 saat canlı olarak, herhangi bir üyelik kaydına gerek olmadan izlenebilecek. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ender Buruk, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: 'İstanbul’un kalbinde yükselen Vodafone Arena’nın başta Vodafone aboneleri ve Beşiktaş taraftarları olmak üzere tüm Türkiye’yi yakından ilgilendiren önemli bir proje olduğuna inanıyoruz. Bir iş ortaklığından öte bir gönül ortaklığını simgeleyen bu projeyi mümkün olduğunca geniş bir kitleyle buluşturabilmek için elimizdeki tüm olanakları seferber ediyoruz. Bu doğrultuda, inşaattan Vodafone Arena canlı yayın fikrimizi hayata geçirdik. Özellikle Beşiktaşlı taraftarların heyecanla bekledikleri Vodafone Arena’nın inşaatının dileyen herkes tarafından anlık olarak görüntülenebilmesini ve son durumun takip edilebilmesini hedefliyoruz. Vodafone’un canlı yayın uygulamasıyla, tüm Türkiye’nin, temelinde 21 bini aşkın taraftar mesajının gömülü olduğu, Türkiye’nin ilk akıllı stadyumu olacak Vodafone Arena’nın, efsanevi Beşiktaş ruhuyla yükselişine günbegün tanıklık edecek olmasından büyük heyecan duyuyoruz.' Hem spor hem yaşam alanı Vodafone Türkiye ile Beşiktaş Jimnastik Kulübü arasında 20 Ağustos 2013’te imzalanan 15 yıllık sponsorluk anlaşmasıyla Vodafone Arena adını alacak çok amaçlı kompleks, İstanbul’un futbol, müzik, kültür-sanat, moda, eğlence ve diğer spor etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Toplam sponsorluk değeri 145 milyon doları bulan Vodafone Arena, dünyada örnek gösterilen yeni stadyumlarda hayata geçirilen zengin içerikli dijital ekran çözümleri ile genişbant mobil ve Wi-Fi ağıyla donatılacak.Kompleks aynı zamanda eğlence merkezi, konser arenası, yaşam alanı ve moda merkezi olarak da kullanılacak. Beşiktaş Müzesi ve Kartal Yuvası stattaki yerlerini yenileyerek korurken, en son mobil teknolojilerin sunulacağı Vodafone Cep Merkezi de taraftar ve ziyaretçilere benzersiz bir teknoloji deneyimi yaşatacak.Şampiy10
Reklam