Finlandiya Gündeminden 15 Manşet
Biz Türkiye'de IŞİD, Suriye, cumhurbaşkanlığı seçimleri, hakim savcı atamaları, paralel yapı, barış süreci, bayrak indirme, devamında görevden alınan polisler, Musul elçiliği baskını, şike, yeniden yargılama, balyoz, ergenekon, gezi olayları, ölümler, trafik kazaları, cinayetler, tecavüzler ve hatırlayamadığımız daha birçok gündem ile uğraşırken acaba Finlandiyalılar ne yapıyor diye merak ettik ve Finlandiya gazetelerinin manşetlerinden sizler için öne çıkan 15 haberi başlıklar halinde derledik.
Tarihi Koruda AVM İnşaatı Başladı
İstanbul'da Küçükçekmece Gölü’nün doğu kıyısında yer alan ve 1. derece doğal sit alanı olan Soğuksu Korusu’nun bitişiğindeki yeşil alana konut ve AVM yapmak üzere hafriyat çalışmaları başladı. 'Cennet Koru' adlı lüks rezidans projesi kapsamında bugün top sahası olarak kullanılan ve 3. derece doğal sit alanı olan araziye 13 katlı bloklar inşa edilecek. Keleşoğlu ve Eba İnşaat’ın yürüttüğü ‘Cennet Koru’ adı verilen lüks projede daire fiyatları 1 milyon 174 bin liraya kadar çıkıyor. Elif İnce 'nin Radikal'deki haberine göre, inşaat ile Küçükçekmece Gölü arasında kalan Soğuksu Korusu da belediye tarafından ‘macera parkı’ olarak düzenlenecek. Belediye Başkanı Temel Karadeniz’in duyurduğu düzenleme kapsamında tarihi koruya kafe-lokantalar, satış birimleri, gezinti treni, mini motokros alanı, seyir terası ve yapay gölet yapılması planlanıyor. Koru ve bitişiğindeki yeşil alanın imara açılması, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) yaklaşık bir sene önce hazırladığı ‘Soğuksu Mevkii I ve III. Derece Doğal Sit Alanı Koruma Amaçlı İmar Planı’yla mümkün oldu. Koru ve bitişiğindeki yeşil alana özel hazırlanan imar planı, 1. derece doğal sit olan korunun içine ‘günübirlik tesis ve rekreasyon alanı’ adı altında tesisler yapılmasının önünü açtı. Aynı imar planıyla korunun arkasındaki 3. derece doğal sit alanı da konut, sağlık tesisi ve dini tesis yapılacak şekilde imara açıldı. TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı Sami Yılmaztürk, projenin bir ‘kent suçu’ olduğunu belirterek ‘’Doğal SİT alanında mahalledeki mevcut yapılaşmadan daha yoğun ve imtiyazlı bir yapılaşma öngörülmektedir. Bu, koruma ilkesinin mantığına aykırıdır. Ayrıcalıklı imar hakkı verilerek getirilen yoğunluk, mahallenin zaten yetersiz sosyal donatı alanını daha da azaltmaktadır. İnşaat yapılmak istenen yer bölgenin bugüne kadar korunabilmiş tek yeşil alanıdır. İnşaat yüksekliği de çarpık bir yapılaşma ortaya çıkarmakta, mahalleyle göl arasına yaklaşık 13 katlı bir set çekmektedir” dedi. Korudaki ağaçların işaretlenmesi bölge sakinlerini huzursuz etti. Mahalle sakini Sezer Gedik, korunun 2000’li yıllara kadar bölge halkınca mesire yeri olarak kullanıldığını, yıllar içinde bakımsız bırakıldığını ve giderek tenhalaştığını anlattı. Gedik, “Bugün top sahası olarak kullanılan ve üzerine inşaat yapılmak istenen arsa, 99 depreminde insanların kaçtığı boş alandı. Çocukluğumda herkes burada piknik yapardı. Bu günlerde Küçükçekmece halkı piknik yapmak için Kayabaşı’na kadar gitmek zorunda. Burasını ağaçlandırıp halka açmak varken neden lüks inşaat yapılıyor? Koru da inşaatlara ön bahçe olarak düzenleniyor, artık burada da para harcamadan oturamayacağız demek” diye konuştu. Küçükçekmece Belediyesi, Radikal’in sorularına cevaben inşaat yapılacak arsanın özel mülkiyette olduğunu, arsa sahibinin buraya inşaat yapabilmek için sahibi olduğu koruyu devlete hibe ettiğini ve korudaki ağaçların kesilmeyeceğini öne sürdü. Belediyenin cevabı şöyle: ”İlgili alanın planı için tabiat varlıkları koruma kurulundan izin alınmış ve orada inşaat yapılabilmesi için, içinde ağaçların olduğu 40 dönümlük koru devlete terk edilmiştir. Arazi özel mülkiyet olduğundan ve esas korunması gereken 40 dönümlük arazi devlete terk edildiğinden ve ağaç olmayan bölüm için plan yapıldığından, belediyenin bir dahli söz konusu değildir. Bölgede bulunan ağaçlar 2007 yılında tescil edilmiş olup, kimlikli ağaçlardır, kesilmeleri söz konusu olmayıp, suç teşkil etmektedir.”Haber: Elif İnce | RadikalKaynak: T24
Çakma Ronaldinho Sahaya Daldı
Bizim Adanalı Ronaldo'muz varsa Brezilyalıların da çakma Ronaldinho'su var. Aradaki tezatlık Ronaldinho benzeri Messi hayranı. Messi için sahaya dalıyor ve elini sıkıyor. Futbolcularda bu benzerlik karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyor. İzliyoruz.
Reklam
'Türkiye'ye Şikeyi Sokan Galatasaray'dır'
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile Fenerbahçe Genel Sekreteri Mahmut Uslu, Abdi İpekçi Spor Salonu'nda oynanan Galatasaray Liv Hospital-Fenerbahçe Ülker maçında yaşanan tribün olayları sonrası basın toplantısı düzenledi. Derbide yaşanan olaylar ve küfürlerle ilgili televizyon görüntüleri izletildikten sonra Başkan Yıldırım konuştu: 'Basketbolda yaşananlar ile ilgili basın toplantısı düzenliyoruz. Oğuz Savaş'ın annesine Allah'tan rahmet diliyorum. Türk basketbolundaki gerçekleri ortaya koymak istiyoruz. Burada amacımız onlar bunu yaptı, biz bunu yaptık değil. Tamamen basketbolu seven, basketbolla ilgilenen bir seyirci topluluğu oluşturduk. Türkiye'de sorunun tek sebebi seyirci değil. Hakemlerin durumu, sporcuların durumu, yöneticilerin durumu ve basının sorumluluğunun altında toplamalıyız. Biraz önce arkadaşlar gösterdiler. '18 defa camiamıza ve sporcularımıza küfür edilmiştir' 18 defa küfür edilmiştir. Bu küfürler camiamıza, sporcularımıza edilmiştir. Galatasaraylı taraftarlar 'Şike, şike' diye bağırdılar. Bizde Ergin Ataman 'Doping yapsana' diye bağırıldığında ilk anons yapılmıştır. İsteğimiz bize uygulanan kuralların diğer takımlara da uygulanması. 16 bin kişi salona gelmiş. 4 bin kişi fazladan salona alıyorlar. Siz basket maçında 16 bin kişiyi kontrolsüz şekilde sahanın içine doldurulmuştur. Oyuncularımıza, yöneticilerimize küfürler edilmiştir. Savcıların suç duyurusunda bulunması lazım. Sorumluları savcının çözmesi lazım. Dünyanın en önemli antrenörünü getirdik. Hem Fenerbahçe'yi hem Milli Takım'ı çalıştırmak olmaz. Obradovic Fenerbahçe'yi seçti. Obradovic 'Basketbolu ileriye götürmeye geldim. Savaşmaya gelmedim. Bizim amacımız basketbolu sevdirmek' dedi. Bunları iyi düşünmek lazım. Ergin Ataman milli takım antrenörü artık. Galatasaray'ın antrenörü değil. Bütün oyuncuları kucaklaması lazım. Fenerbahçeli sporcuların yüzüne nasıl bakacak? Aklı başında olması gereken Ergin Ataman maalesef hadiselerin ortasında yer almıştır. 'Basketbol hakemleri miadını doldurmuştur' Basketbol hakemleri miadını doldurmuşlardır. Genç hakemler basketbolun içine girmesi gerekir. Rakibimizi iki maçta en iyi şekilde ağırladık. Hepimizin dürüst olması lazım, açık olması lazım. Bizim hedeflerimiz iyi oyuncular, iyi koçlar getirerek Avrupa'da başarılı olmak. Bu da belli oyunlarla olmaz. Basına çok önemli görevler düşüyor. 'Ergin Ataman bütün köşe yazarlarını arıyor' Lig TV'de yorum yaparken yorumcular tarafsız olmalı. Herkes kendi düşüncesini kendi görüşünü tarafsız anlatmalı. Maalesef böyle bir şey yok. Birisi hangi takımda oynamışsa onun hakkında yorum yapıyor. Bunlar yanlış. Biz şampiyon olacağız. Biz hocamıza ve bu takıma güveniyoruz. Ergin Ataman bütün köşe yazarlarını telefonla arıyor. Ama Obradovic kimseyi aramıyor, sadece görevini yapıyor. Maçın neticesinde Galatasaray yenmiştir, ama şu olaylar da olmuştur denilmelidir. Taraftarlar kötü şeyler yaptılar diyebilmelisiniz. Aksi halde istemediğimiz olaylar olur. Hep bunları durdurmaya çalışıyoruz. Küfürle mücadele ediyoruz. Diğer kulüplerin de mücadele etmesi lazım. 'Türkiye'ye şikeye sokan Galatasaray Kulübü'dür' 'Şike var' diye bağırıyorsunuz ama Türkiye'ye şikeyi sokan Galatasaray Kulübü'dür. 6-0'lar, 8-0'lar... Neler götürdüklerini, çantaların nereye gittiklerini Ahmet Çakar söylüyor, ben söylemiyorum. Beşiktaş'ın yabancı oyuncusunu ayarttıkları ortaya çıkmıştır. Şunu söylüyorum Fenerbahçe bu şike davasından aklanacaktır. Bize şikeyi öğretenlerin biraz utanması lazım.' Uslu: 'Savcılığa suç duyurusunda bulundum' Mahmut Uslu ise şöyle konuştu: 'Ben savcılığa bana yapılan küfürlerden dolayı savcılığa suç duyurusunda bulundum. Belki bir ders alınır, Galatasaray-Fenerbahçe Ülker maçında bunlar yapılmaz dedim, ama bunlar Avrupalı oldukları için bunlar el hareketlerini modernleştirerek çok ayıp şeyler yapıyorlar. Bu insanlar neden tekrar bir sorgulamaya çekilmez ben merak ediyorum. Yasa çok açık.' 'Rahmetli Metin Oktay rahatsız olmuştur' Daha sonra yeniden söz alan Yıldırım şöyle devam etti: 'Rahmetli Metin Oktay herhalde rahatsız olmuştur bu yapılan hareketler sonrası. Bu merdivenler bile dolu, bir yerlere girmiş demek ki. Bir belge göstereceğim. Tezgahı anlatmak için. Obradovic'e ceza vermemişler, benche vermişler. Teknik faulü coach'a vermek lazım. Şimdi teknik faulü kime çalarsınız soruyorum size basın? 4 tane yabancı soktu içeri oraya kim sorumlu orada. Koça çalacaksınız orada. Bence çalınma ihtimali var mı? Basın söylesin. Bence çalabilir misiniz? Rezalet, ama değerli basın bunu yazmıyor. Burada size görev düşüyor. Takip edin ve doğruları yazın. Kasti faul nedir? Bilerek düşünerek rakip oyuncuya bir hareket yapmaktır. Bu isteyerek yapılan bir harekettir. Arkadan bilerek yapılan faul de kastidir. (Ender Arslan ile McCalebb arasında yaşanan pozisyon izlettirildi) 8 dakika Fenerbahçe'nin aleyhine yapılan hareketler var. TBF 10 senede hakem yetiştirememiştir. Türkiye Basketbol Federasyonu koltuğuna tarafsız bir başkan oturmalıdır. Herkesi kucaklamalıdır. Bazı haksızlıklar var orada. Onu da yakında açıklayacağız. 'Ya tarafsız olsunlar ya da yayını bıraksınlar' Lig TV ailesinin hem futbolda hem basketbolda tarafsız olması lazım. Tarafsızlık ilkesi onların 1. ilkesi olması lazım. Tarafsız olamıyorlar, kalamıyorlar. Lig TV ben karar verdim, maçları yayınlıyorum diyemez. Ya tarafsız olsunlar, ya da yayını bıraksınlar. Herkes birbirine bir yerden bağlı. Bu bağlılık ortadan kalkmalı.''Skorboarda bir şey yazarsak bu 'Geçmiş olsun' olur' Galatasaray Antrenörünü görüyorsunuz. Aynı zamanda Milli Takım antrenörü. Tanjevic hem Fenerbahçe'yi hem de Milli Takımı çalıştırdı. Tanjevic'in taraftarları galeyana getiren bir hareketini gördünüz mü? O efendilik nerede burada yapılanlar nerede. Milli Takım antrenöründe önce ahlak olmalı. Fenerbahçe'nin istemediği kişiler de belki bir noktaya gelebilir, ama uzun yaşayamaz. Fenerbahçe camiası onu orada tutturmaz. Galatasaraylı olabilir, saygı gösteririz. Ergin Ataman, Fenerbahçe havlusu yerde, havluyu tekmeliyor. Bunun hesabını bir yerde sorarız. Gerekeni de yaparız. Fenerbahçe'den Milli Takım'a sporcu alacaksınız. Onlar size nasıl saygı gösterecekler? Başka şeyler söyleyeceğim de söylemek istemiyorum. Şampiyon olacağız. Eskiden Galatasaray'ı batıya açılan pencere olarak ayrıcalıklı olarak görüyorlardı. Biz onları her yerde yeniyoruz. Onlara karşı sportif anlamda önde gidiyoruz. Tribünlerde onlardan daha kaliteliyiz. Biz yine saygılı davranacağız. Skorboarda bir şey yazarsak 'geçmiş olsun' yazarız.'Skorer
Reklam
Hangi Dizi Dünyasına Aitsiniz?
etiket
Aslında hangi dizinin dünyasında, belki hangi dizi karakterleri ile bir arada yaşamanız gerektiğini hiç hayal ettiniz mi? İşte size bir fırsat!
Reklam
Ekranda 'Muhteşem' Devir Kapandı
Muhteşem Yüzyıl, 139. final bölümü ile ekranlara veda etti. Kanuni Sultan Süleyman'ın ölüm sahnesi izleyicileri ekrana kilitledi. Nefes kesen son bölümde, Bayezid’in ölümünden sonra hastalığı ilerleyen Kanuni Sultan Süleyman son seferine çıktı. Son zaferini kazanmayı bekleyen Süleyman, hastalığa yenik düştü. Süleyman'ın son etkileyici konuşmasının ardından fenlaşarak hayatını kaybettiği o anlar izleyiciyi ekranlara kilitledi. Süleyman'ın ölüm sahnesinde Pargalı İbrahim'in sesinin duyulması şaşırttı. Muhteşem Yüzyıl, nefesleri kesecek son bölümüyle ekranlara veda ediyor! Bayezıt’ın ölümünden sonra iyice karanlığa gömülen Süleyman’ın hastalığı ilerliyor. Selim ise yaşadığı acıyı içkiye sığınarak hafifletmeye çalışıyor! Defne oğlunu cellatlardan korumak için var gücüyle savaşıyor. Karşısında Nurbanu’yu görünce kaçışın olmadığını anlıyor. Anne oğul birbirine tutunarak ölüme yürüyor. İntikam ateşiyle yanan Mihrimah, Nurbanu’nun başına büyük bir bela açıyor. Gülfem olanların tüm sorumlusu olarak gördüğü Süleyman’ı öldürmeye çalışıyor! Ancak o gece karanlık bir sırla son buluyor! Yaşanan tüm acılardan sonra Selim tahtın yegane varisi olarak payitahta geliyor! Mihrimah, kardeş katili olarak gördüğü Selim’le tüm bağını koparıyor. MUHTEŞEM SÜLEYMAN ASLINDA NASIL ÖLDÜ? Gittikçe güçten düşen Süleyman ise halkın hakkındaki konuşmalarını duyunca deliye dönüyor. Ve Muhteşem Süleyman, tüm ihtişamıyla hayatının son seferine çıkıyor! Cihana hükmeden Sultan Süleyman son nefesini verirken, bir devir kapanıyor! Muhteşem Yüzyıl, hafızalara kazınacak final bölümüyle 11 Haziran Çarşamba akşamı Star’da Yaşanan tüm acıların ardından saraydaki bayram kutlaması hanedanı bir araya getirir. Eski ihtişamlı günlerin özlemini duyan Süleyman, ailesini kaybetmenin kederini yaşar. Bu buluşma sarayın karanlık sırlarını da gün yüzüne çıkaracaktır. Bayezıt’a yapılan zulmü hazmedemeyen Mihrimah, Selim’le tüm bağlarını koparır. Defne’nin ve oğlunun ölümünden sorumlu tuttuğu Nurbanu için de büyük bir sürprizi vardır. Selim ise kardeşinin ölümünden duyduğu acıyla içkiye sığınır. Tebdil halde çarşıya çıkan Süleyman, halkın kendisi hakkında söylediği sözleri duyunca çileden çıkar. Mihrimah’ın ve hekimlerin itirazlarına rağmen sefere çıkma kararı alır. Ölümünü bekledikleri Süleyman’ın tüm ihtişamıyla saraydan çıkışı tüm dünyayı şaşkına çevirir. Büyük bir umutla son zaferini kazanmayı bekleyen Süleyman’ın yorgun bedeni, hastalığa yenik düşer. Dünyayı dize getiren Muhteşem Süleyman son nefesini verirken, bir devir sona erer.
Bu Tabloda Boya Yok!
Californialı cam sanatçısı Loren Stump’ın “murrine” tekniğini kullanarak yaptığı çalışmalar görenleri büyülüyor Bu teknik, blok halindeki camın, enine kesit alındığında ortaya çıkan renkli desen ve resimlerle süslenmesi olarak tanımlanıyor. Stump’ın cam çubukları bir araya getirerek ürettiği blok kesildiğinde inanılmaz detaylarla bezenmiş bir sanat eseri ortaya çıkıyor. Eserin en önemli özelliği, son halinin ancak cam kesildikten sonra görülebilmesi. Sanatçı tekniğini otuz beş yılda o kadar geliştirmiş ki, şu anda cam blok üzerine portre ve resimleri bütün halinde döşeyebiliyor. Bugüne kadarki en büyük çalışması Leonardo da Vinci’nin “Kayalıklar Bakiresi” adlı tablosunu detaylı bir şekilde yorumladığı eseri, fakat küçük çaplı çalışmalarının da işçilikte ondan aşağı kalır yanı yok.Milliyet Sanat
Reklam
IŞİD'den Yeni Ses Kaydı: 'Savaş Daha Yeni Başladı'
IŞİD sözcüsü internette yeni bir ses kaydı yayınladı. Kayıtta militanlara 'Savaş daha yeni başladı, Bağdat'a ilerleyin' deniyor. 'İlerleyişinize devam edin, daha savaş başlamadı bile...' Bu mesaj, Musul'u ele geçirmesinin ardından bölgede bir numaralı tehdit haline gelen ırak şam islam devleti IŞİD'in sözcüsünden. İddiaya göre, ses Ebu Muhammed El Adnani'ye ait. IŞİD sözcüsü, militanlara direktif veriyor, 'Hedef başkent Bağdat' diyor: 'Özgürleştirmediğiniz tek bir toprak parçası bile kalmasın, Şiilerin sizin cesedinizi çiğnemeden o topraklara ayak basmalarına izin vermeyin. Halifenin Bağdatına ilerleyin. Şiiler pek çok yönden hayalkırıklığına uğradı, Allah onların size karşı zafer elde etmesini yasaklamıştır, onlar sadakatsizdir.' IŞİD Sözcüsü, ses kaydının ikinci bölümünde, Irak yönetimindekileri eleştiriyor, Kerbela ve Necefi de hedef gösteriyor: 'Kimse sizi daha fazla başkan ya da komutan olarak kabul edecek kadar aptal değil. Siz liderlik ve askeri yönetim hakkında ne bilirsiniz ki? Siz Irak'ı kontrol etmek gibi tarihi bir şansı kaybettiniz, Şiiler bu yüzden sizi hep lanetleyecek. Sizinle bizim aramızda hep bir denge var. Bu ağır, uzun bir denge. Ama bu denge Samarra ya da Bağdat değil, Kerbela ve Necef.' CNN TÜRK
Reklam
Beynin Nasıl Şuur Kazandığı Anlaşıldı
Bilim insanları, yeni bir araştırmanın sonucuna dayanarak narkoz etkisinden veya komadan çıkan beynin nasıl tekrar bilinç kazandığı sorusuna yanıt bulduklarına inanıyor. Araştırmada yer alan New York Weill Cornell Medikal Yüksel Okulu'ndan anestezi uzmanı Dr. Alex Proekt, 'İlaçlar beyni terk ettiği zaman oluşturdukları etkinin ortadan kalktığını ve narkoz sonrası bilincin geri geldiğini zannediyorduk. Ancak bu süreci yeterli anlayamadığımız ortaya çıktı' ifadesini kullandı. Bilim insanları, beynin faaliyet esnasında oluşturduğu izleri inceleyerek, bilinç kazanmaya doğru spesifik bir şekilde ilerlediğini düşünüyordu. Araştırmada, beynin bilinçliliğe doğru adım adım mı ilerlediği yoksa aynı anda birçok hale geçiş yapıp yapamadığı anlaşılmak istendi. Proekt ve meslektaşları, anestezi altındaki farelerin beynindeki belli bölgelerin elektriksel faaliyetini inceledi. Deneyde, fareler uyanıncaya kadar verilen anestezinin etkisi azaltıldı. Gözlemler, beynin tekrar bilinç kazanmak için birçok belli aşamadan geçtiğini gösterdi. Bilinç kazanma esnasında, beyindeki bazı basamaklar arasında net bir dönüşüm yaşandığı, beynin diğer haller arasında bağlantı kurmak için de bir nevi bağlantı merkezi oluşturduğu görüldü. Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan araştırmada, beynin bilinç kazanma sürecinde farklı 'güzergahlar' seçebileceği, ancak basamaklar arasında geçişi sağlayan merkezlerin ana rolü üstlendiği ifade edildi. Yeni tedaviler keşfedilebilir Bilim insanları, elde edilen yeni bulguların ileride komadaki insanlara yardım etmek için kullanılabileceğini belirtti. Proekt, 'komadaki ve baygın insanların beyninde uyku halinin periyotlara bağlı olarak elektriksel faaliyetler gerçekleştiğine değinerek, 'beynin koma ve genel anestezi altında bazen normal faaliyetlere dönmeyi başaramadığını' belirtti. Beynin şuur kazanmasını sağlayacak uyanma basamaklarını sonuçlandıramaması, bazen insanların uzun yıllar komada kalmasına neden olabiliyor. Bilim insanları, insanlara yardımcı olabilmek için ilk olarak farelerde gözlemlenen sürecin insanlarda da var olup olmadığını anlamak istiyor. Proekt, ileride şuursuzluğa neden olan halleri ortadan kaldıracak ve nihayetinde hastaları uyandıracak tedavinin geliştirilebileceğini belirtti. Hastaların sadece fiziksel değil, faaliyetleriyle de bilinç kazandıklarını ortaya koyabilmesi, bir gün insanların gerçekten nasıl bilinç kazandığına da net bir açıklama getirebilir. Livescience | Al Jazeera
Galatasaray'dan Üzücü Açıklama!
Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Özkan Olcay, Galatasaray Adası'nda gerçekleşen Haziran ayı Divan Toplantısı sonrasında, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Özkan Olcay, kulübün yeniden büyük finansal sorunlarla karşı karşıya kalmaması için kendisine çekidüzen vermesi gerektiğini belirtti. Olcay, Galatasaray Adası'nda düzenlenen Divan Kurulu'nun olağan haziran ayı toplantısının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. İtalyan teknik direktör Roberto Mancini ile yollarının ayrılmasını değerlendiren Olcay, Mancini ile güzel bir sezon geçirdiklerini belirterek, 'Mancini, hem istekleri üst düzeydeydi hem de beraber çalıştığı arkadaşlarıyla çalışma istediği nedeniyle Avrupa'da en üst düzey kulüplerin ödediği ücreti Galatasaray'dan alıyordu. Mancini'ye aldığı sonuçlardan dolayı teşekkür borcumuz olduğunu söylemek isterim' diye konuştu. Özkan Olcay, Galatasaray Kulübü'nün imkanlar ve kuralların çerçevesinde yeni bir rota çizmek zorunda olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: 'UEFA ve FIFA kuralları, Şampiyonlar Ligi'nde oynamanın ve orada başarılı olmanın yükümlülüklerini masamıza yatırdığımız zaman gördük ki; Galatasaray'ın yeniden büyük finansal sorunlarla karşı karşıya kalmaması için kendisine çekidüzen vermesi mecburiyeti ortaya çıktı. Bu gerçek, sezonun başlangıcında adımlarımızı hesaplı kitaplı atmak mecburiyetinde olduğumuzu, spontane olaylar karşısında heyecana kapılıp, 'şunu da yaparız, bunu da yaparız' demenin zamanının geçtiğini gördük. Mevcut elemanları en iyi şekilde değerlendirecek, yanlış transferleri en az hasarla giderecek şekilde bir çalışma yapacak, bundan sonra da Şampiyonlar Ligi'nde oynamanın getirdiği riskleri ve zorlukları bilerek, gücünün imkanları ve kuralların müsaade ettiği en uygun çizgide yeni bir rota çizmek zorundayız.' 'Lucescu ile Galatasaray'ın manevi bağı var' Mancini ile yolların ayrılmasının ardından yeni teknik direktör sorununun bir an önce çözüme ulaşması gerektiğini dile getiren Olcay, sarı-kırmızılı kulüple Mircea Lucescu'nun arasında manevi bağ olduğunu söyledi. Özkan Olcay, kaybedecek zamanlarının olmadığını aktararak, şöyle devam etti: 'Mancini'nin ayrıldığı kesinlik kazandığına göre Galatasaray, hiç vakit kaybetmeden teknik direktör sorununu bir sonuca bağlamak durumunda. Kamuoyunda bir sürü alternatiflerin tartışıldığını da biliyoruz. Lucescu ile Galatasaray'ın manevi bağı var. Daha önceki Lucescu döneminde Özhan Canaydın'ın yönetiminde görevliydim. Galatasaray'a çok güzel hizmetler vermiş, değerli ve deneyimli bir spor adamıdır. Mustafa Denizli'nin ismi dolaşıyor. Gelişen olayları birlikte yaşayacağız ama kaybedecek zamanımız olmadığına göre bu kararı en kısa sürede almak zorundayız.' UEFA Şampiyonlar Ligi'ne piyango çekmeye değil, maç kazanmaya gittiklerini vurgulayan sarı-kırmızılı kulübün ikinci başkanı, şöyle konuştu: 'Başkanımız, istisnai durumlarda istisnai çözümler üretebilen, risk alınması gerektiği zaman o riski gözünü kırpmadan alabilen bir yapıya sahip. Ben hesap kitap adamıyım. Risk almasını seviyorum ama hesabın sonuçlarına bakmadan bazı şeyleri olacakmış gibi kabul etmek mümkün değil. Tabi ki Galatasaray'ın elden çıkarmak zorunda olduğu bir hayli futbolcu var. Ara transfer dönemi geçirdik. O dönemde çok başarılı olduğumuzu da söyleyemem. Bu bakımdan yapabileceğimizin en iyisini yapmak ve Galatasaray'ı en iyi yere taşımak için imkanlarımızı sonuna kadar kullanacağız. Ancak UEFA ve FIFA'nın koyduğu kriterlere, finansal sınırlamalara uymak zorundayız. Şampiyonlar Ligi'ne katılan takımların aldığı paylar, Türkiye'deki maçlarda elde edilecek gelirlerle mukayese edilmeyecek kadar yüksek. UEFA'dan netice aldıkça gelirlerimizin artacağını biliyoruz. Piyango çekmeye değil, maç kazanmaya gideceğiz. Maç da futbolcularla kazanılabilir. Galatasaray, elinden gelenin en iyisini yapmak için akıllı bir tüccar gibi düşünüp taşınıp karar vermek durumundadır.' 'Hadise, Mancini ile değil, Galatasaray'ın kendisiyle ilgili' Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Özkan Olcay, Roberto Mancini'nin ağırlığını kullanarak oyuncu transferi konusunda baskı yaptığını anlatarak, 'Mancini, başarılı olabilmek için yalnızca iyi bir teknik direktörün yeterli olmadığını, sahada sonucun değerli ve becerikli futbolcularla alınabileceğini çok iyi biliyor. Kendi ağırlığını empoze ederken 'Ben, şu futbolcuları veya en az bu ayarda futbolcuları almanızı isterim' diye Galatasaray'a bastırmak gücüne sahipti. Fakat, Avrupa piyasasında gelişen durum, dünya futbolundaki yeni şartlar, herkesi ekonomik açıdan imkanları gözden geçirmeye yöneltti. Hadise, Mancini ile değil, Galatasaray'ın kendisiyle ilgili. Galatasaray, kendisine dönüp, doğru kararlar alacaktır. Buna inanıyorum' ifadelerini kullandı. Olcay, bir gazetecinin, 'Drogba ve Sneijder maliyetinde transfer beklenmeli mi ?' şeklindeki sorusuna, 'Futbol sürprizlere açık bir oyundur. Galatasaray, büyüklüğüne yakışan bir yerde olabilmek için elindeki imkanları, finansal kuralları çiğnemeden ve yeni cezalara muhatap olmadan önümüzdeki günlerde kritik kararlar almak zorunda kalacaktır' cevabını verdi.Star
IŞİD, Musul'da Türkiye Konsolosluğunu Bastı
Musul’un Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanları tarafından dün ele geçirilmesinin ardından şehirdeki Türk konsolosluğu bir grup militan tarafından ele geçirildi. Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz ile 14- 15 diplomat dahil 48 kişi rehin alındı. Kaçırılan personel arasında özel harekat polisleri de bulunuyor.
Reklam