Recep İvedik 4 +35 Dakika Fragmanı Yayınlandı
Gişe rekorları kıran Recep İvedik 4, yeniden vizyona giriyor. Üstelik 35 dakika daha uzun versiyonuyla… Filme kullanılmayan sahneler eklenirken Şahan Gökbakar, Twitter hesabından yeni fragmanı paylaştı. 25 Temmuz ' da yeniden sinemaseverlerin karşısına çıkacak olan Gökbakar, Recep İvedik 4'ten 5 kuruş para alamadığını iddia etmişti. Gökbakar, 71 milyon 284 bin 958 TL hasılat elde eden filmden payına düşen 25 milyon lirayı vermediği için dağıtımcı Murat Akdilek hakkında icra takibi başlatmıştı. Filmin dağıtımını bu sefer Warner Bros yapacak.
Van Kertenkelesi Koruma Altına Alınıyor
Endemik türler arasında bulunan ve Van’ın Erciş ilçesinde yaşayan Van kertenkelesi koruma altına alınıyor. Bu yıl Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın öncelikli korunacaklar listesine giren Van kertenkelesi için Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından proje hazırlandı. Proje kapsamında iki uzman sürüngenci bölgeye giderek krtenkele yakalamaya çalıştı. Van’ın kedisi ve balığının ardından kertenkelesi de koruma altına alınıyor. Alman ve Rus bilim insanları tarafından 1994 yılında keşfedilen ve bir daha izine rastlanmayan kertenkeleler, bu yıl Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın öncelikli korunması gerekenler listesine girince, bakanlığa bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü proje hazırladı. Proje kapsamında 165 gün çalışma yapacak bilim insanları ilk olarak Van kertenkelelerini doğal alanlarında incelemeye başladı. KERTENKELE YAKALAMAK İÇİN BÜYÜK ÇABA GÖSTERDİLER Dünyada sadece Van’ın Erciş İlçesi’nde yaşayan Van kertenkeleleri araştırma projesinde sürüngen konusunda uzman olan adıyaman Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Mehmet Zülküf Yıldız ile Dr. Bahadır Akman görev aldı. Kertenkelelerin 1994 yılında görüldüğü Zilan bölgesine giden iki uzman sürüngenci, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Van Şube Müdürü Yunus Bakıcı eşliğinde kayalıklar arasında kertenkele yakalamaya çalıştı. Büyük uğraşlar sonrası yakaladıkları Van kertenkelelerini inceleyecek bilim insanlarının bilgileri doğrultusunda koruma eylem planı hazırlanacak.Alan çalışmasına katılan Van Doğa Koruma Milli Parklar Şube Müdürü Yunus Bakıcı, projenin alan ve literatür çalışması olmak üzere iki bölümde yürütüleceğini söyledi. Projenin korumaya yönelik planın hazırlanmasına rehberlik edeceğini belirten Bakacı, 'Türe ve yaşam alanlarına yönelik tehditler belirlenecek. Projenin sonunda kapsamlı bir çalıştay düzenlenecek. Türün korunmasına yönelik eylem planı masaya yatırılacak. Kertenkelelerin popülasyonu sürdürebilmesi için tedbirler görüşülecek' dedi.Osman BEKLEYEN/VAN, (DHA)
KPSS'ye Girecekler Dikkat
Öğretmenlik ve kamudaki A ve B grubu kadrolar için yapılan Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) 4 oturum şeklinde hafta sonu gerçekleştirilecek. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) gerçekleştirilecek sınav, 81 il merkezinde ve Lefkoşa'da cumartesi sabah ve öğleden sonra, pazar sabah ve öğleden sonra olmak üzere 4 oturumda yapılacak. Sınavın sabah oturumları 09.30'da, öğleden sonraki oturumları 14.00'de başlayacak. Tüm adayların, cumartesi sabah oturumuna girmesi ve genel yetenek, genel kültür testlerini cevaplaması gerekiyor. Öğretmen kadrolarına atanmak isteyenler, sınavın cumartesi öğleden sonra oturumuna ve alanlarına bağlı olarak da 20 Temmuz'da yapılacak Öğretmenlik Alan Bilgisi Testine (ÖABT) de katılacak. Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyenler de cumartesi sabah oturumuyla birlikte 18 Ekim'de yapılacak Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testine de (DHBT) katılması gerekiyor. Sınava giriş belgeleri adayların adreslerine gönderilmeyecek Her oturumda bir soru kitapçığı ve bir cevap kağıdı kullanılacak. Cumartesi sabah oturumunun süresi iki saat (120 dakika), öğleden sonra oturumunun süresi 100 dakika, pazar sabah ve öğleden sonra oturumlarının süresi ise 160 dakika olacak. Cumartesi sabah oturumunda genel yetenek ve genel kültürden 60'ar soru cumartesi öğleden sonra oturumunda eğitim bilimlerinden 80 soru yöneltilecek. Pazar sabah oturumunda ise adaylara hukuk, iktisat, işletme, maliye ve muhasebeden 30'ar soru sorulacak. Pazar öğleden sonra oturumunda da adaylara, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, ekonometri, istatistik, kamu yönetimi, uluslararası ilişkilerden 30'ar soru yöneltilecek. Adaylar sınava, ÖSYM'nin ''http://ais.osym.gov.tr'' internet adresinden, her oturum için ayrı ayrı edinecekleri sınava giriş belgeleri ve nüfus cüzdanı/pasaport ile girecekler. Sınava giriş belgeleri adayların adreslerine ayrıca gönderilmeyecek. Adayların sınava girecekleri binayı sınav gününden önce görmeleri yararlarına olacak. (AA)
Öğrencilere Staj İmkânı Veren Firmalar
Her geçen gün daha fazla öğrencinin mezun olduğu düşünüldüğünde öğrencilerin iş hayatına atılmadan evvel staj imkânı ile desteklenmesi, iş hakkında genel bilgi edinmeleri ve kendilerini geliştirebilmeleri adına faydalı olacaktır. Öğrencilere staj imkânı veren firmalar genel olarak mühendislik alanlarında ve sağlık sektöründe yer alan firmalardır.Staj yapılması zorunlu olan bölümlerde okuyan öğrencilerden yaklaşık olarak 20 iş günü staj yapmaları ve bunu staj yaptıkları kurumdan alacakları belgeler ile dosya haline getirmeleri istenmektedir. Bunu yanı sıra staj yapılması zorunlu olmayan bölümlerde, iş alanı olarak belirlenmiş sektörlerde gidip firma ile görüşülerek kabul edilmesi koşuluyla staj yapılabilmektedir. Bu sayede bireyler işin işleyişi ve genel prosedürü......
Bu Hafta Mizahın Gündeminde Neler Var?
Mizah dergileri bu hafta Şişecam grevine 'milli güvenlik gerekçesi' ile yappılan 2 aylık ertelemeyi, Ahmet Davutoğlu'nın 'Kriz kapımızda' açıklamasını ve Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı adaylığını kapağa taşıdı...
Reklam
Haziran Ayında En Az 141 İşçi Yaşamını Yitirdi...
Haziran ayında en az 141 işçi yaşamını yitirdi. İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre, 2014'ün ilk altı ayında ise en az 951 işçi öldü. İnşaat, tarım, taşımacılık ve maden işkolu yangın yeri... •Yeni Türkiye’nin ekonomisinin lokomotifi olan inşaatlarda işçi kıyımı sürüyor. Coğrafyamızın her hücresinde kent dokusunu ve ekolojik yaşamı gözetmeyen hızlı betonlaşma sonucu yarısı düşme nedenli olmak üzere 37 inşaat işçisi can verdi... •Yaz geldi, güvencesiz tarım emeği yollara düştü. 14’ü küçük çiftçi olmak üzere 29 tarım emekçisi can verdi... •Otobüs, minibüs, tır, tanker sürücüsü, moto kurye... Her gün yeni açmazlara yol açan ulaşım politikalarıyla, kuralsız çalıştırmanın egemen olmasıyla 16 taşımacılık işçisi can verdi... •Soma; Şırnak’ta, İstanbul’da, Karaman’da, Maraş’ta ve Karaman’da... Madenler ölüm kusuyor. Bu ay 10 maden işçisi can verdi... İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi' işkollarına değinirken yaşanan bazı iş cinayetlerine dikkat çekti:  Silikozis katliamı devam ediyor...  31 yaşındaki Fahrettin Fırat, 2000-2004 arası kot kumlama atölyesinde çalışırken silikozise yakalandı. Fahrettin kardeşimiz Hacettepe Üniversite Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Bingöl Karlıova Taşlıçay Köyü’nde arkadaşımız gibi onlarca silikozis hastası bulunuyor... Kuyudan sarkıtılan bidonla girilen Şırnak madenleri...  Soma Şırnak’ta devam ediyor. Musa Seven, Ahmet ve Emin Baysal, Selahattin Uçar ile İbrahim Sağnak bu ilkel madenlerde can verdi. Cudi Dağı eteklerinde 3500 madenci arkadaşımız sigortasız bir biçimde çalışıyorlar, aç kalmamak için. Bu ölüm kuyularında çalışan işçilerin tamamına yakını 1990’lı yıllarda devlet tarafından zorla köyleri boşaltılan yurttaşlarımız. 8 çocuklu Musa Seven’in cenazesinin bidonla çıkarıldığı Cudi’de demokrasi güçleri halkımıza acılar yaşatan bu koşulları değiştirmek zorunda... Seçimler geçti, belediyeler seyyar satıcı avında...  30 Mart seçimleri öncesi oy için halka yarananlar şimdi gerçek yüzlerini gösteriyorlar. İstanbul’un hemen her ilçesinde seyyar satıcılar yoğun baskılar yaşıyor. Seyyarlar için ekmek ölümün ucunda. 31 yaşındaki su satıcısı Mahmut Uuzn kardeşimiz İstanbul Beyoğlu Halıcıoğlu’nda polisin kovalaması sonucu girdiği metrobüs yolunda ezilerek can verdi... Güvenlik işçileri can güvenliği istiyor...  Önce 36 yaşındaki kardeşimiz Ali Uğur Şen Kartal’da bir alışveriş merkezindeki bankamatiği tamir ederken uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Güvenlik-Sen yaptığı açıklamada “Ali Uğur Şen’in kanı Denizbank A.Ş., Finansbank A.Ş. ve Türk Ekonomi Bankası A.Ş. ortaklığıyla kurulmuş Bantaş A.Ş.’nin üzerindedir. Bantaş A.Ş.’nin sadece 6 ay içerisinde 3 soyguna maruz kalması, yaşanmış ölüm ve darpların kaza olmadığını kanıtlar niteliktedir. Bankamatik tamirinde aracın içerisindeki şoförden başka Ali Uğur Şen’i koruyacak hiç bir personel bulundurulmayarak, risk analizleri yapılmadan, yeterli eğitimler verilmeden, yeterli ekipman temin edilmeden, gerekli güvenlik prosedürleri uygulanmayarak öldürülmesine göz yumulmuştur” dedi. Sonra Sabiha Gökçen Havaalanı’nda özel güvenlik görevlisi kardeşimiz Fatih Selim Aladağ mesai arkadaşlarını şirket aracıyla evlerine bıraktıktan sonra Pendik’te uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Güvenlik-İş yaptığı açıklamada “Güvenlik şirketinin devriye aracı servis aracı olarak kullanılıyor, ‘bu benim görevimin dışında, ben gece gidiyorum can güvenliğim yok’ diyor. ‘Ya yaparsın ya da çıkarsın’ diyorlar 10-15 gün önce. Şirket arkadaşımıza hem vardiya amirliği hem de servisçilik yaptırıyor. O saatte havalimanında vardiya amiri olarak bulunması gerekiyor” dedi. İstanbul, Bursa, Maraş ve Kocaeli... İş cinayetleri coğrafyamızın her bölgesinde... 13 ölüm İstanbul’da; 9’ar ölüm Bursa ve Kahramanmaraş’ta; 6 ölüm Kocaeli’nde; 5’er ölüm Edirne, Manisa, Samsun ve Şırnak’ta; 4’er ölüm Adıyaman, Ankara, Balıkesir, Karabük ve Konya’da; 3’er ölüm Adana, Antalya, Isparta, Karaman, Kayseri, Zonguldak ve Afganistan’da; 2’şer ölüm Aydın, Batman, Çorum, İzmir, Mardin, Muğla, Sakarya, Siirt, Şanlıurfa ve Trabzon’da; 1’er ölüm ise Bilecik, Bingöl, Bolu, Burdur, Çanakkale, Çankırı, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Hatay, Kırklareli, Kütahya, Malatya, Muş, Rize, Sinop, Tekirdağ, Tunceli, Yalova, Yozgat ve İran’da yaşandı... Yaşamını yitiren 141 işçi Raporda haziran ayında yaşamını yitiren işçilerin isimleri açıklandı: Ferhan Yazar, Gültekin Gencer, İbrahim Yılmaz, Hacı Mehmet Çiftçi, Şenol Nur, Hüseyin Şirin, Murat Hamarat, Murat Özer, İsmet Tülübaş, Ahmet Kozan, Aşkın Karataş, Mustafa Konanç, İhsan Tunç, Enver Balaban, Erkan Evren, Cemal Yorulmaz, Satılmış Kırca, Nurettin Aktaş, Safiye Peşmen, Mehmet Sıddık Tecirman, Sezai Atış, Barış Çiftçi, Ayşe Zehir, Ahmet Şengül, Taner Yaman, Hanife Coşkun, Şaban Akkoç, Archıl Gegıdze, Ali Özdemir, Ömer Özgün, Erdem Çelikmen, Süleyman Akay, Mustafa Yirik, Musa Seven, A.A., Ahmet Baysal, Emin Baysal, Selahattin Uçar, İbrahim Sağnak, Ali Çankay, Ömer Faruk Genç, Zekeriya Akkabak, Ayhan Arı, Muhammet Nur Belen, Halil İbrahim Dursun, Satılmış Mercan, Fahrettin Fırat, Özlem Yavuz, Rıdvan Sevinç, Ayhan Çetinkaya, Ali Osman Aksu, Murat Kendirli, Şehmuz Günel, Celalettin Özdemir, Ahmet Küçük, Hasan Demir, Fatih Kara, İbrahim Zabin, İsa Temizel, Mahmut Yılmaz, Mustafa Nallı, Muharrem Cıvak, Duray Oruç, Mehmet Ali Mestan, Mehmet Vapur, Hüsnü Akboğan, Ali Yılmaz, Adnan Karlıdağ, Mehmet Emin Çalhan, Sercan Ergün, Turan Çiçek, İsa Göktürk, Yusuf Öztürk, Mustafa ., Mehmet Yavaş, Mahmut Yücel, Selahaddin Uysal, Turan Kaya, İbrahim Öztürk, Naci Ayvalıoğlu, Baki Güneş, Lazgin Kezer, Aydın Erten, Şahin Akkoyun, Hasan Ateş, Murat Arkaya, Zülfü Yıldırım, Yılmaz Öztürk, Nurettin Koza, Hayrettin Kara, Mehmet Kormalı, Hasan Pala, Uğur Avcu, Musa Yiğit, Mehmet Ali Yaman, Fuat Taş, Ümit İnal, Halil Gül, Şükrü Ergin, Orhan Gönültaş, Zeki Şen, Ahmet Cömert, Ali Kıllı, Hıdır Teber, Mahmut Cem Kırılmaz, Ramazan Turan, Mustafa Açıkgöz, H.Ş., Aşır Ahmet, Ferdi Aydın, Doğan Gür, Mesut Altınay, Saadettin Çimen, Hüseyin Şen, Necati Uçtu, Hacı Arap Aktaş, Ahmet Keleşoğlu, Gürkan Kazel, Battal Ersoy, Bülent Han, Osman Okyay, Abdalla Hassan Abdalla Abdelbaky, Burak Yıldırmış, Şahabeddin Ökmen, Arzu Ayyıldız, Gizem Gürşah Doğa, Mesut Turan, Fatih Selim Aladağ, Ali Uğur Şen, Ahmet Maraşlı, Hacı Canan Coşkun, Mikdat Ataş, Hüseyin İmrag, İsmail Kuyzu, Ömer Kesim, Ahmet Çıldır, Mahmut Uzun, Mehmet Dinç, Samet Hasırcı, ve ismini öğrenemediğimiz iki işçiyi saygıyla anıyoruz!
Emrah Serbes Penguen Belgeseli Öneren CNNTürk Çalışanının Peşine Düştü!
Yazar Emrah Serbes dün gece konuk olduğu CNN Türk’ü ‘penguen çıkışıyla’ içeriden bombaladı. ‘Burada Laf Çok’ programına katılan Serbes, CNNTürk’ü seçme sebebinin 31 Mayıs 2013 gecesi penguen belgeseli yayınlayan çalışanla tanışmak olduğunu belirtti. Serbes canlı yayında şunları söyledi:  “Burada merak ettiğim bazı insanlar var. O merak ettiğim insanların başında da özellikle 31 mayıs 2013 gecesi elinde penguen belgeseliyle haber müdürünün odasına girip, ‘Müdürüm, böyle bir belgesel var acaba bunu mu taksak?’ diyen adam. Onu mesela çok merak ediyordum. Az evvel de dolaştım acaba kim diye. Birden milletin masasına çöküyorum, ‘Sen misin’ diyorum. ‘Abi valla ben değilim’ diyor. İşte o yüzden geldim. Söylemem gereken şeyler olur diye geldim. CNN Türk yayınını 31 Mayıs 2013 akşamı penguen belgeselini öneren arkadaşı bulmak tanışmak için kabul ettim.” Diken
Reklam
1 Günde 3 Kadın Cinayeti
Türkiye, güne 3 ayrı yerdeki kadın cinayetleriyle uyandı. İlk haber İstanbul Sancaktepe'den geldi. Ali Murat Kazankaya (43), kendisinden boşanmak isteyen eşi Sibel Kazankaya'yı (36) silahla öldürdükten sonra birkaç sokak ötede aracının içinde aynı silahla intihar etti. İzmir 'in Bornova ilçesindeki olayda ise 34 yaşındaki Ayhan Aslan, bir süre önce kendisiyle tartıştıktan sonra 5 çocuğu ile ağabeyinin yanına giden eşi, 27 yaşındaki Şadiye Aslan'ı barışmak için alıp eve götürdükten sonra tabancayla öldürdü. Son haber ise Adana 'dan: 2 ay önce kocasının 2. kattan atıp yaralanması nedeniyle koruma isteyen 34 yaşındaki Dilek Balsak, bu isteğini eşinin tehdidi ile iptal ettirmenin bedelini canı ile ödedi. Kayıplara karışan katil zanlısı eşi 38 yaşındaki İhsan Balsak akrabalarını arayıp cinayeti itiraf etti. EŞİNİ ÖLDÜRÜP İNTİHAR ETTİ Sancaktepe'de Ali Murat Kazankaya (43), kendisinden boşanmak isteyen eşi Sibel Kazankaya'yı (36) silahla öldürdükten sonra birkaç sokak ötede aracının içinde aynı silahla intihar etti. Olay, Sancaktepe'de saat 08.00 sıralarında meydana geldi. İşe gitmek için evinden çıkan Sibel Kazankaya, Ankara Caddesi'nde yürüyordu. Kazankaya'yı takip eden eşi Ali Murat Kazankaya, 34 GM 2731 plakalı aracını durdurup aşağı indi. Silahını elindeki montun içine saklayan Ali Murat Kazankaya arkadan yaklaştığı Sibel Kazankaya'nın boynuna sarıldı. Tabancayı eşinin ağzına dayayan Ali Murat Kazankaya bir el ateş etti. Sibel Kazankaya olduğu yere yığılırken Ali Murat Kazankaya aracına binip uzaklaştı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tüm müdahalelere rağmen Sibel Kazankaya'yı kurtaramadı. İNTİHAR ETTİ Polis plakası alınan aracı çevrede aramaya başladı. Bir saat süren aramanın ardından 34 GM 2731 plakalı araç birkaç sokak ötedeki Gelincik Sokak'ta bulundu. Katil zanlısı eş Ali Murat Kazankaya'nın aracın içinde eşini öldürdüğü tabancayla intihar ettiği belirlendi. Sibel Kazankaya ile Ali Murat Kazankaya'nın cenazeleri, yapılan incelemelerin ardından olay yerinden kaldırıldı. 15 yıllık evli Ali Murat Kazankaya ile Sibel Kazankaya'nın bir erkek çocuklarının olduğu, Ali Murat Kazankaya'nın elektrik işiyle uğraştığı öldürdüğü eşinin bir tekstil şirketinde çalıştığı öğrenildi. İkili arasında uzun süredir şiddetli geçimsizlik yaşandığı, bu yüzden Sibel Kazankaya'nın geçimsizlikten dolayı iki aydır eşinden ayrı yaşadığı öğrenildi. Sibel Kazankaya'nın eşinden boşanmayı istediği ancak Ali Murat Kazankaya'nın buna karşı çıktığı, en son dün çift arasında tartışma yaşandığı öne sürüldü. Olayla igili soruşturma devam ediyor. EŞİNİ ÖLDÜRDÜ, KAPININ ÖNÜNDE SİGARA İÇİP POLİSLERİN GELMESİNİ BEKLEDİ İzmir'in Bornova İlçesi'nde 34 yaşındaki Ayhan Aslan, bir süre önce kendisiyle tartıştıktan sonra 5 çocuğu ile ağabeyinin yanına giden eşi, 27 yaşındaki Şadiye Aslan'ı barışmak için alıp eve götürdükten sonra tabancayla öldürdü. Şadiye Aslan'ın henüz 14 yaşındayken Ayhan Aslan ile kaçarak evlendiği, çocuklarının da en küçüğünün 4 aylık en büyüğünün ise 9 yaşında olduğu belirlendi. Döküm fabrikasında işçi Ayhan Aslan, ailevi nedenlerden dolayı eşi Şadiye Aslan ile tartıştı. Tartışma üzerine, Şadiye Aslan ağabeyinden, gelip kendisini almasını istedi. 5 çocuğuyla ağabeyinin yanına sığınan Şadiye Aslan, barışmak için dün ağabeyinin evine gelen eşi Ayhan Aslan ile konuşup Altındağ Semti 4 bin 400'üncü Sokak'taki evlerine döndü. Aslan, bugün saat 05.00'te eşi Şadiye Aslan'ın sosyal paylaşım sitesindeki kişisel hesabı nedeniyle tartışmaya başladı. ÇOCUKLARININ GÖZÜ ÖNÜNDE KURŞUN YAĞDIRDI Tartışmanın büyümesi üzerine Ayhan Aslan, evdeki tabancayı alarak çocuklarının gözü önünde eşi Şadiye Aslan'a ateş etmeye başladı. Vücuduna isabet eden çok sayıda kurşunla ağır yaralanan kadın kanlar içinde yere yığılırken, eşi Ayhan Aslan, sokağa çıkıp sigara yaktıktan sonra kapının önünde polisin gelmesini bekledi. Silah sesleri üzerine çevredekilerin haber vermesi üzerine sevk edilen polis ve sağlık görevlileri, Şadiye Aslan'ın öldüğünü belirledi. Polis ekiplerine olayda kullandığı tabancayı verip teslim olan Aslan, gözaltına alınırken, ifadesinde, eşinin kendisini aldattığını öne sürerken, tartışmanın da bu nedenle çıktığını iddia etti. 'ÇOCUK GELİN' ÇIKTI Olay sırasında evde bulunan en küçüğü 4 aylık, en büyüğü 9 yaşında olan 5 çocuk yaşadıkları şoku uzun süre üzerlerinden atamadı. Talihsiz çocuklara komşuları sahip çıkarken, Şadiye Aslan'ın henüz 14 yaşındayken eşine kaçtığı ve 18 yaşına gelince de resmi nikah kıydırdıkları belirlendi. Polisin olayla ilgili başlattığı soruşturma sürüyor. KORUMA TALEBİNİ GERİ ÇEKTİRDİĞİ EŞİNİ ÖLDÜRDÜ Adana'da 2 ay önce eşi 38 yaşındaki İhsan Balsak tarafından 2'nci kattan atılıp yaralanması nedeniyle koruma isteyen 34 yaşındaki Dilek Balsak, bu isteğini eşinin tehdidi ile iptal ettirmenin bedelini canıyla ödedi. Genç kadın eşi tarafından otomobil içinde karnından tüfekle vurulup öldürüldü. Kaçan eş İhsan Balsak ise, iddiaya göre akrabalarını arayıp cinayeti itiraf etti. Bugün saat 06.30 sıralarında 01 AIC 33 plakalı otomobil, Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin önünde, refüjdeki ağaç ve tabelalara çarptı. Görgü tanıklarının anlattığına göre, kazanın ardından elindeki av tüfeğiyle otomobilden inen bir kişi kaçarak uzaklaştı. Otomobilin yanına koşanlar ve hastane polisi, ön koltukta 2 çocuk annesi Dilek Balsak'ı kanlar içinde buldu. Hemen Acil Servis'e götürülen genç kadının karnından av tüfeğiyle vurulduğu anlaşıldı. Ameliyata alınan Dilek Balsak kurtarılamadı. KOCANIN SUÇ DOSYASI KABARIK ÇIKTI Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, genç kadının eşi İhsan Balsak şüpheli olarak aranmaya başlandı. Düzenli bir işi olmayan İhsan Balsak'ın suç dosyası da kabarık çıktı. Uyuşturucu suçundan 10 yıl hapis yattığı belirlenen Balsak'ın yaralama ve ruhsatsız silah taşıma gibi suçlarlardan sabıkasının bulunduğu anlaşıldı. İhsan Balsak'ın 2 ay önce de eşi Dilek Balsak'ı oturdukları 2 katlı evin damından attığı, hafif yaralı kurtulan kadının olayla ilgili şikayetçi olduğu ve koruma talebinde bulunduğu anlaşıldı. Koruma ve panik butonu tahsis verilen genç kadının, eşinin ölüm tehditleri nedeniyle koruma kararı uygulanmadan dilekçe vererek vazgeçtiği de ortaya çıktı. 'KIZIM CEZAEVİNDE 10 YIL ONA BAKTI' Dilek Balsak'ın hastaneye gelen yakınları, damatları İhsan Balsak'ın kendilerini arayarak eşini vurduğunu söylediğini anlattı. Genç kadının hastaneye gelen annesi Hatice Çil de ölüm haberiyle yıkıldı. Damadının 10 yıl uyuşturucu suçundan hapis yattığını belirten Hatice Çil şöyle dedi. '10 sene hapiste yattı, kızım temizlik şirketinde çalışarak ona baktı. 10 sene kızımın parasını yedi. 2 ay önce de kızımı damdan attı. Kızım şikayetçi oldu, koruma verildi ancak damadım 'şikayetinden vazgeçmezsen seni, anneni, kardeşini öldürürüm' diye tehdit ettiği için şikayetini geri aldı. Kızım yanında ölüm tehditleri nedeniyle duruyordu. Sonunda öldürdü.' Genç kadının yakınları ise, dün akşam İhsan Balsak'ın eşini akrabalarına ziyarete götürdüğünü, cinayetin planlı olarak işlenmiş olabileceğini ileri sürdü. Polis, kaçan İhsan Balsak'ı yakalamak için çalışmasını sürdürüyor. (DHA)
Şizofreni Hastasını Coplayarak Öldürmek, 'Şüpheli Ölüm' Sayıldı
Tekirdağ’da, akıl hastanesine yatırılmaya direnen şizofreni hastası Ali Çelebi’yi coplarla kafasına vurarak ölümüne yol açtıkları iddia edilen polisler ilgili, aradan 11 ay geçtiği halde işlem yapılmadı. “Çelebi’nin kafasını polis aracının kaputuna ve yere vurarak kendisine zarar verdiği” yönünde düzenlenen olay tutanağı, şüpheli polislerin hazırladığı ortaya çıktı. İsmail Saymaz’ın Radikal'de yer alan haberine göre, savcılığın, şüpheli polislerin ifadeleri ışığında “şüpheli ölüm” iddiasıyla soruşturma yürüttüğü ve dosyanın aylardır Adli Tıp Kurumu’nda bekletildiği anlaşıldı. Tutanakta, Çelebi’nin, akrabaları tarafından getirilen iple bağlandığı savunularak, “Uyarmamıza rağmen bize hitaben ‘Siz karışmayın, Ali ipi senin iyiliğin için bağlıyoruz” dedikleri ileri sürüldü. Bu tutanağın, Ali Çelebi’nin başına vurarak ölümüne yol açan polislerce kaleme alındığı anlaşıldı. Çerkezköy Emniyeti’nce hazırlanan fezlekede iki ambulans görevlisi ve bir hemşire “şüpheli” olarak gösterilirken, Çelebi’yi darp eden polislerin ifadesi “bilgi veren” olarak alındı. Ayrıca dokuz polisin darp raporu aldığı anlaşıldı. Çelebi’nin ölümü hakkında, “şüpheli ölüm” ifadesi kullanıldı. Bu fezleke uyarınca savcılıkta ifadesi alınan polisler, Çelebi’in kafasını sert şekilde polis aracının ön kaputuna vurduğunu, kaçarken bir metre derinliğindeki garaj girişine yüzükoyun düştüğünü ve yakalandıktan sonra kafasını sert zemine vurduğunu, çırpınarak kafasını ve ayaklarını yere vurduğunu iddia etti. Tanıklar ve aile bireyleri ise polislerin bu iddiasını reddetti. 20 Ağustos’ta yapılan yüzleştirme işleminde tanıklar; Ömer Acar, Mehmet Türkmenoğlu, Yusuf Bozkurt Açıkel, Deniz Polat ve Ahmet Sarıkaya adlı polislerin Çelebi’yi darp ettiğini söyledi. Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişim Derneği (RUSİHAK) ve Çelebi ailesi adına dosyaya müdahil olan Avukat Özlem Özkan, soruşturma işlemlerinin bütünüyle sanıkların ifadeleri ve hazırlanan tutanaklar üzerinden yürütüldüğünü belirtiyor. Ruh sağlığı bozuk insanlara “kaybedilmiş insan” olarak bakıldığını belirten Özkan, “Onların hukuki hakları üzerinde inanılmaz bir ilgisizlik var. Ölümün üzerinden bir sene geçtiği halde hâlâ şüpheli ölüm olarak bakılıyor” şeklinde konuşuyor. Çelebi’nin etkisiz hale getirmek adına darp edildiğini ve iple bağlandığını vurgulayan Özkan, “Polisin haleti ruhiyesi, etkisiz hale getirip hastaneye kaldırma şeklinde. Hastalarla ilgili ne bir bilgilendirme, ne de insani müdahale var. Tamamen kendi bildikleri yöntemle hallediyorlar. Çelebi de devletin bu politikası sonunda öldü” diyor.Demokrat Haber
Trafikte Doğru Bilinen 14 Yanlış!
Ambulanslar, özellikle trafiğin yoğun olduğu saatlerde trafikteki uyanıklara hizmet vermektedir. Bir ambulans görürseniz hemen arkasına takılın ve ambulans ile kullandığınız araç arasına canınız pahasına da olsa kimseyi sokmayın. Böylece varmak istediğiniz yere 1,5 dakika daha erken varacaksınız. Bu son derece doğal, etik ve sürekli başvurulan bir yöntemdir.
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Başbakan Erdogan, adaylığını açıklarken, “Bu daha başlangıç” dedi. Onu destekleyenlerde coşkuyla aynı şeyi söylüyor. Acaba neyin başlangıcı?Erdogan ve AKP’lilere sorarsanız, Türkiye’de yeni bir çığır açılıyor, hizmetler alıp başını gidecek, Tükiye uçacak, önünde kimse duramayacak… Ama en önemlisi Erdogan cumhurbaşkanı seçildiğinde, ’100 yıllık bir parantez’ kapanacak. Gerçi bu parantezin 100 yıllık mı, 200 yıllık mı olduğu daha netleşilemedi ama AKP ve destekçilerinin ağzından düşürmediği bir ‘paratez’ konusu var ki üzerinde konuşulmaya değer. Bugünden geriye sayarsak 100 yıl öncesi I. Dünya Savaşı’na denk geliyor. Ama asıl kastedilen belli ki II. Abdülhamid’in düşmesi ve ardından Meşrutiyet’in ilanından kısa bir süre sonra İttihat ve Terakki’nin iktidara gelmesi. Dönüm noktası sayılan bu. ’100 yıllık parantez’ den, ‘siyasette ‘askeri vesayet geleneği’ kasdediliyorsa, biraz fazla genellemeci ama yine de anlamlı bir zaman dilimi söz konusu. AKP’nin en çok övündüğü başarısı askeri vesayete son vermek olarak takdim edildiği için, vesayetten demokratik siyasete geçişten söz ediliyor olsa gerekir. Tek problem, bu vesayet parantezinin ne öncesi ne de sonrasında demokratik siyasetten söz etmenin mümkün olmadığı gerçeği. Gerçi AKP’lilere sorarsanız, demokrasimizde hiç sorun yok, ama en iyisi onlara sormayıp genel demokrasi standartlarına bakmak.
Süper Dünya Aslında Süper Venüs mü?
Yaşanılabilir gezegenler listesine, 16 yıl ışık yılı uzaklıkta yeni bir gezegen eklendi. Ancak Gliese 832c'nin atmosferi insanoğlunun hayallerini suya düşürebilir. Kırmızı Cüce yıldızının yörüngesinde dönen yeni keşfedilmiş gezegen Gliese 832c’nin de tıpkı Dünya’nın Güneş ’ten aldığı miktarda enerji aldığı belirtiliyor. Bu özelliği sayesinde bugüne kadar keşfedilenler arasında dünyaya en çok benzeyen gezegen unvanını alan Gliese 832c, bilim dünyasında büyük heyecan yarattı. Avustralya’da faaliyet gösteren New South Wales Üniversitesi’nden Dr. Robert Wittenmyer’in liderliğindeki bir grup uluslararası gökbilimcinin keşfettiği “Süper Dünya” gezegenimizden sadece 16 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor. Gliese 832 isimli Kırmızı Cüce yıldızı, kütle ve çap olarak Güneş’in yarısı kadar ve Grus takımyıldızında bulunuyor. 2009 yılında da Gliese 832’nin yörüngesinde Jüpiter’e benzeyen soğuk bir gezegen bulunmuştu. Atmosferiyle ilgili bilinmezlik Ancak gezegenin tahmin edilenden çok daha sıcak olabileceği ve süper Dünya'dan çok Süper Venüs olabileceği belirtiliyor. Gliese 832C'nin atmosferinde henüz hangi kimyasalların olduğu bilinmiyor. Bu nedenle gezegenin su içerip içermediği bilgisi de mevcut değil. CNN TÜRK
Reklam
Gazetelerde Bugün | 3 Temmuz Perşembe
Hürriyet: Soma’da ‘defteri’ kitabına uydurmuşlar Milliyet: Polis uyarıya rağmen ateş etmiş  Sabah: Değişim tamam sıra dönüşümde Vatan: ‘Arap’ dağa kaçtı  Taraf: İnternete sansür donanımı Akşam: Real Madrid-Çırçırspor maçı gibi bir seçim  Cumhuriyet: Suriye düşürmedi Yeni Şafak: Savcı uçtu Star: Zengin ve özgür Türkiye  Evrensel: Madımak'ta acılar birleşti  Birgün: Hesabı sorulmadı, acısı hiç dinmedi Zaman: 'Hiç kimse hukukun üstünde değil'
Reklam
Türkiye Liglerinde Oynamaları Sakıncalı Olabilecek 15 Kulüp
Malumunuz, ülkemizde futbol icra edilmesi zor sporlardan biri. Birbirine zerrece tahammül edemeyen, kendine büyük diyen takımlar mı dersiniz, en ufak bir kararda isyanlar çıkaran holigan taraftar toplulukları mı dersiniz, her hafta maç sonları televizyonlara çıkan abuk subuk adamlar falan hepsi mevcut. Durum buyken ve halihazırda ortalık bunlarla bile karışıkken, bir de isimleri sebebiyle ülkemizde oynaması büyük tehlike yaratabilecek takımlar da yok değil. İşte onlardan bazıları
Türkiye'de Kutuplaşmanın Ulaştığı Tehlikeli Nokta
BİLGESAM araştırması etnik, dini ve siyasi ayrımcılık ve kutuplaşmanın tehlikeli düzeye ulaştığını ortaya koydu. Buna göre; 4 kişiden biri Alevi’yle, katılımcıların yüzde 22.7’si de bir Kürt’le evlenmek istemiyor. Her 10 kişiden birisinin Kürtler’le birlikte yaşamayı problem olarak görmesi ise dikkat çektiBil­ge Adam­lar Stra­te­jik Araş­tır­ma­lar Mer­ke­zi (BİL­GE­SAM) Tür­ki­ye'de Et­nik, Di­ni Ve Si­ya­si Ku­tup­laş­ma baş­lık­lı bir araş­tır­ma yap­tı. Dr. Sa­lih Ak­yü­rek ve Fat­ma Se­rap Koy­de­mi­r’­in yap­tı­ğı ça­lış­ma­da, 5 bin 39 ki­şi­ye in­ter­net üze­rin­den et­nik, di­n, si­ya­si ku­tup­laş­ma­yı ve ay­rım­cı­lı­ğı öl­çen 109 so­ru yö­nel­til­di. Bugün 'ün haberine göre Ma­yıs ve Ha­zi­ran 2014’te ya­pı­lan araş­tır­ma; ku­tup­laş­ma­nın bir­den faz­la grup ara­sın­da gö­rül­dü­ğü­nü ve son yıl­lar­da si­ya­si ku­tup­laş­ma­nın da et­ki­siy­le olduk­ça teh­li­ke­li dü­ze­ye ulaş­tı­ğı­nı or­ta­ya çı­kar­dı. KÜRT BAŞ­BA­KAN İS­TEN­Mİ­YOR An­ke­te ka­tı­lan­lar­dan yüz­de 34.4’ü bir Kür­t’­ün Tür­ki­ye­’de baş­ba­kan veya cum­hur­baş­ka­nı ol­ma­sın­dan ra­hat­sız­lık du­ya­ca­ğı­nı söy­le­di. Yüz­de 22.7 bir Kürt ile ev­li­lik yo­luy­la ak­ra­ba ol­ma­yı ve yüz­de 10.6’sı da bir Kürt ile bir­lik­te ya­şa­ma­yı prob­lem ola­rak gör­dü­ğü­nü ak­tar­dı. AYRIM­CI­LIK MAĞ­DU­RU­YUM Kürt­le­rin yüz­de 74.1’i geç­mi­şin­de et­nik kim­li­ği ne­de­niy­le ay­rım­cı­lı­ğa ma­ruz kal­dı­ğı­nı be­lir­tir­ken yüz­de 43.9’u da hâ­lâ ay­nı ay­rım­cı­lı­ğa ma­ruz kal­dı­ğı­nı be­yan et­ti. BİR­LİK­TE YA­ŞAMA HAYIR Her 10 ki­şi­den bi­ri­si­nin Kürt­ler­’le bir­lik­te ya­şa­ma­yı prob­lem ola­rak gör­dü­ğü ve Türk­le­r’in Kürt­le­r’e yö­ne­lik tep­ki­sel­li­ği­nin, Kürt­le­r’in Türk­le­r’e tep­ki­sel­li­ğin­den da­ha yük­sek ol­du­ğu be­lir­til­di. Or­ta­la­ma 5 Tür­k’­ten bi­ri­si­nin özel ve ka­mu­sal alan­da Kürt­le­r’e yö­ne­lik bir tep­ki­sel­lik bes­le­di­ği or­ta­ya ko­nul­du. Tür­ki­ye ge­ne­lin­in yüz­de 30.6’sı bir Ale­vi ile ev­li­lik yo­lu ile ak­ra­ba ol­ma­yı prob­lem ola­rak gö­rür­ken yüz­de 21’i bir Ale­vi'nin Tür­ki­ye'de baş­ba­kan ol­ma­sı­nı yüz­de 4.5’i ise bir Ale­vi ile Tür­ki­ye­’de bir­lik­te ya­şa­ma­yı prob­lem ola­rak gö­rü­yor. BA­ŞÖR­TÜ­SÜ PROB­LEM DEĞİL Tür­ki­ye ge­ne­li­nin yüz­de 15.3’ü ba­şör­tü­lü bir ai­le­nin Tür­ki­ye'de baş­ba­kan ve­ya cum­hur­baş­ka­nı ol­ma­sı­nı prob­lem ola­rak gö­rü­yor. Yüz­de 7.4’ü ba­şör­tü­lü bir ai­le ile ev­li­lik yo­luy­la ak­ra­ba ol­ma­yı is­te­mez­ken 3.2’si de ba­şör­tü­lü bir ai­ley­le bir­lik­te Tür­ki­ye­’de ya­şa­ma­yı prob­lem ola­rak gö­rü­yor. ÖTE­Kİ­LEŞ­TİR­ME SÖY­LE­Mİ Ül­ke­de­ki si­ya­si ku­tup­laş­ma­nın da en az di­ni ku­tup­laş­ma ka­dar yük­sek; hat­ta özel­lik­le AKP ve HDP seç­me­ni­ne yö­ne­lik tep­ki­nin di­ni ve et­nik ku­tup­laş­ma­dan çok da­ha faz­la ol­du­ğu belir­til­di. Si­ya­si te­mel­de ay­rım­cı­lık al­gı­sı­nın geç­mi­şe gö­re önem­li de­re­ce­de art­tı­ğı vur­gu­la­na­rak ar­tan si­ya­si ay­rım­cı­lık­ta, son dö­nem­de AK Par­ti­’nin ken­din­den ol­ma­ya­nı öte­ki­leş­ti­ren söy­lem­le­rinin et­ki­si­nin ol­du­ğu vur­gu­lan­dı. Tür­ki­ye­’de si­ya­si ku­tup­laş­ma­nın pek çok alan­da ay­rım­cı­lığa dö­nü­şe­rek teh­li­ke sin­yal­le­ri ver­di­ği­ne dik­kat çe­kil­di. Zaman
Komando Hareketleri İle Camiden Cep Telefonu Çaldı
Ankara'da bir camide ders çalıştığı esnada uykuya dalan vatandaşın cep telefonu, komando hareketleri yapan hırsız tarafından çalındı. Hırsızın cep telefonunu çalmak için cami içinde yaptığı 'pes' dedirten hareketleri kameraya yansıdı.
Reklam