onedio
Luis Suarez Chiellini'yi ısırdı
Uruguay'ın ve Liverpool'un süper yıldızı Luis Suarez, ikili mücadedelede İtalyan savunmacı Chiellini'nin omzunu ısırdı. Uruguaylı golcünün Chiellini'ye yaptığı bu hareket sonrası maçın içerisinde hakem oyunu devam ettirse de Suarez'in daha önceki 'ısırık' tecrübelerinde olduğu gibi büyük bir ceza alacağı gündemde.Uruguaylı Suarez'in 2014 Dünya Kupası'ndaki İtalya maçında Chiellini'ni ısırmasından dolayı 2 yıl ceza gelebilir.
Hangi Markasınız?
Yaşam felsefenizi hangi marka özetliyor? Bir marka oluşturacak olsaydınız bu hangisi olurdu? Ve daha bir sürü cevap.
Türkiye'nin En Genç Cumhurbaşkanı Adayının 7 Vaadi
Bilindiği gibi Türkiye Cumhuriyeti'nin 'reisi' olabilmek için belirli şartlar aranıyor. Bunların en başta geleni tabi ki 40 yaş zorunluluğu. Türkiye’nin 0-30 yaş arası nüfusu 2013 yılı rakamlarına göre 37.827.892. Seçilecek olası 40 yaş üzeri cumhurbaşkanına göre daha genç olan kırk yaş altı toplam nüfus ise 50.197.710. Yani potansiyel cumhurbaşkanı ülke nüfusunun yarısından fazlasından yaşlı. Peki yaşlılık bir ülkeyi yönetmek için yeterli mi? Bir toplumun yarısından fazlasının yaşam koşullarından, isteklerinden, hayallerinden, o ülkenin toplumunun yarısını anlayabilme yeteneğinden yoksun bir kişinin ülkeyi yönetebilmesi ne kadar mümkün? Yaşlanmak sadece yaş almakla mı alakalıdır? Yoksa yaşanmışlıklarla mı? Benim de içerisinde bulunmaktan gurur duyduğum 90 kuşağı ya da “batılıların” isimlendirmesiyle “y kuşağı” değil mi egemenlerin tahakkümüne başkaldırıp günlerce tüm ülkeyi ayağa kaldıran? En büyüğü 25 yaşında, en küçüğü daha 15 yaşında, 8 genç insan değil miydi özgürlük için hayatlarını feda eden? Ya da 2004 yılında, 12 yaşındayken 13 kurşunla vurulan Uğur Kaymaz? O da bu 90 kuşağından değil miydi? Yaşasaydı/yaşayabilseydi, büyüklerin kurşunlarından kurtulabilseydi o da çıkmaz mıydı sokağa Haziran Direnişinde? Şimdi nerede ne yaptığını bile bilemediğimiz 12 yaşında baklava çaldığı için 9 yıl ceza alan çocuklar zamanında ödememiş miydi ayakkabı kutularındaki milyon dolarların cezasını? 13 yaşındaki N.Ç. küçücük yaşına bakılmaksızın 26 tane “büyüğün” tecavüzüne uğramamış mıydı? Hatta daha da “büyük” adaletimiz “kızın rızası var” diyerek, mahkemede uslu durdu “iyi hal” diyerek ceza indirimi yapmamış mıydı tecavüzcülere? Evet abilerim/ablalarım, gördüğünüz gibi yıllardır bu ülkede siyaset biz gençlerin sırtından dönüyor. Devletin “güvenlik önlemleri” doğrultusunda “düşük yoğunlukta savaş”ta ölen asker de genç, gerilla da. Devlet “büyüklerimizin” siyasetleri doğrultusunda ölen de genç, öldüren de. Yukarıdaki olaylar son 10-15 yıl içerisinde gerçekleşmiş ve birçok benzeri halen gerçekleşen olaylar. Başımızdaki “büyükler” gitmeden de gerçekleşmeye devam edecekler. Biz siyaseti ne yazık ki büyüklerin çıkarları için ölerek, öldürerek, tecavüze uğrayarak, cezaevlerine atılarak öğrendik. Cezaevlerindeki tutuklu öğrencilerin sayısının 2000’i çoktan aştığı ve çocuk cezaevlerindeki tecavüz vakaları ise hepimizin malumu. Yok, artık bitti öyle gençliğin sırtından siyaset yapan “büyükler” devri. Bundan sonra onlar dinleyecek gençler karar verecekler kendi yaşamlarına. Büyüdükçe seçilen, seçildikçe “büyüyen” siyasetçiler yeter artık. En son ne zaman sokakta korumasız gezen bir başbakanı oldu bu ülkenin? En son ne zaman devletin sunduğu imkanları sonuna kadar kullanıp köşklerde oturan bir cumhurbaşkanı yerine kendi mütevazi evinde yaşayan, kendi yemeğini kendi pişiren bir cumhurbaşkanı oldu? Olmadı. Çünkü onlar büyük. Önemli insanlar. Önemli insanlar hizmet etmez, önemli insanlara hizmet edilir. Elbette hep o makamda kalmayacaklar, o yüzden biraz da emekliliğe “birikim” yapmak lazım. Bu yüzden bir de kendi “gençleri” vardır. Bu gençler 15 yaşında bardakta mısır şirketi kurabilir. Ya da 25 yaşında milyon dolarlık evler alabilir. Önemli olan “babacığının genci” olmak değil topluma faydalı bir genç olmak. Gençliğin sınıfsal aidiyeti –eğer kendisi işçi değilse- ailesinin sınıfına bağlıdır. Yani işçi anne-babanın çocuğu potansiyel işçidir. “Köşeyi dönme” hayalleriyle kandırılan, gözünü yükseklere dikip bulunduğu konumu görmeyen bir genç “büyüklerin” istediği gençtir. Kendi toplumsal sınıfının farkında olan gençlerin başına neler geldiği ise malum. Velhasılıkelam artık kendi sözümüzü söylemek büyüklerin kendi aralarında halktan kopuk bir şekilde belirledikleri cumhurbaşkanı adaylarına karşı özbeöz halkın çocuğu, büyüklerin siyasetinin birebir mağduru olarak cumhurbaşkanlığına adaylığımı koyuyorum. 23 yaşındayım. Bekarım. 17 yıldır profesyonel öğrenciyim. Ege Üniversitesi'ni terkettim. Halen İstanbul ve Anadolu üniversitelerinde öğrenciyim. Bu sene yine sınava girdim. Kısmet. Şimdilik kampanya sloganlarımdan bağzıları aşağıda #ÖğrenciCumhurbaşkanıAdayıCanAlaygut hastaginden takip edebilir, destek ve taleplerinizi iletebilirsiniz.
'Hacker'ı Aşağı Yukarı Tespit Ettik'
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, önceki gün Twitter hesabının nasıl ele geçirildiğini anlattı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, önceki gün Twitter hesabı hacklenmiş ve mesajlar atılmıştı. Ak Parti İl Başkanları Toplantısı’na gelişinde Melih Gökçek hesabının nasıl ele geçirildiğini anlattı. Gökçek, “Sabahleyin mesaj atıyordum, saat 6 sıralarıydı, daha yatmamıştım. iPad'imde böyle bir sıfırlanma oldu tereddüt ettim tekrar açtım kapattım. Yeniden mesaj attım gitti. Demek ki o sırada uğraşıyorlarmış. Arkasından sabahleyin kalktığımda baktım ki hacklenmiş. Ondan sonra gerekli girişimleri yaptık. Yaklaşık 8-9 saat sonra tekrar hesabı aldık. Yapan kişiyi aşağı yukarı tespit ettik.” dedi. 'UMARIM CEZASINI ÇEKER' Bu kişinin Türkiye’de mi olduğunun sorulması üzerine “Türkiye’de.” diye cevap veren Gökçek, 'O konuda da hem savcılığa hem de emniyete gerekli bilgileri verdik. İnşallah önümüzdeki günlerde bizim tespitlerimiz doğru çıkar ve bu işi yapan da cezasını çeker.” şeklinde konuştu. 'FAZLA TAKİPÇİM VAR' Neden kendisinin seçilmiş olabileceği konusunda ise Gökçek, “Öyle zannediyorum dikkat çekmek için. Sayın Başbakan ve Cumhurbaşkanı'ndan sonra en fazla takipçisi olan siyasetçi benim. Herhalde dikkat çekmek için bunu yaptı.” değerlendirmesinde bulundu. TWITTER'A TEŞEKKÜR ETTİ Gökçek, Twitter şirketine de yardımlarından dolayı teşekkür etti: 'Sayın Başbakan'ın Twitter konusunda sanal alemdeki yanlışlıklar üzerine bunu düzeltilmesini istemesi net olarak ortaya çıktı. Twitter yardımcı oldu, açıkça ifade edeyim. Onlara teşekkür ediyorum. Aynı olay ABD’de bir siyasetçinin başına gelseydi 5 dakikada halledilirdi.” Gökçek son olarak da “Sanki ben başka bir tweet hesabından onlara mesaj atmışım onlar da cevap vermiş gibi çıktı. Bunların aslı astarı yok. Ben kendi hesabımı, telefon numarasını vermek suretiyle belediyenin bunun haricinde hiçbir hesaba iltifat etmeyin dedim. Oradan da bir takım açıklamalar yaptım. Oradan da bir isim var herhalde o çıkacak.” ifadelerini kullandı. haberler.com
Rebul Eczanesi 120 Yıllık Yerinden Taşınıyor
Daha sinema bulunmamışken, telsiz icat edilmemiş, röntgen keşfedilmemiş, Wright Kardeşler henüz uçmamış ve Titanik batmamışken İstanbul'da var olan ve süregiden bir tarihi mekan daha kapanıyor. Rebul Eczanesi açıldığından bu yana 120 yıldır faaliyet gösterdiği yerden taşınıyor.Türkiye'de bir yandan muhafazakar kimliğine vurgu yapan bir iktidar iş başındayken, toplumda muhafazakarlığın arttığı yorumları yapılırken bir yandan da asırları devirmiş, İstanbul'un sembolü olmuş yerler bir bir yerlerini terk ediyor. 100 yıllık Saray Sineması, Emek Sineması, İnci Pastanesi, Robinson Crusoe Kitabevinin ardından İstiklal Caddesi'nin sembollerinden biri daha kentin hafızasına kazındığı yerden taşınıyor: Ürettiği lavanta kolonyasının müptelaları bulunan ve kurulduğu günden bu yana aynı yerde hizmet veren 120 yıllık Rebul Eczanesi. Meşelik Sokak'a taşınıyor 1895'te açılan Osmanlının yıkılışına, Cumhuriyetin kuruluşuna, iki dünya savaşına, 6-7 Eylül olayları da dahil onlarca-yüzlerce toplumsal olaya tanıklık eden, tüm bu süreçlerin iktisadi karmaşalarında ayakta kalmayı başaran Rebul Eczanesi, Rumeli Han'ın el değiştirmesiyle birlikte kapanmanın eşiğine geldi. Daha önce otel yapılacağı haberleri basına yansıyan Rumeli Han'ın satılmasıyla birlikte istenen kira bedelinin yüksekliği nedeniyle kapanmanın eşiğine gelen tarihi eczane çareyi taşınmakta bulundu. Eczane, Fransız Konsolosluğu'nun çaprazındaki Meşelik Sokak'ta bulunan Rebul 1895 Eczanesi'nde devam edecek. Sosyal medyada tepki Rebul Eczanesi'nin taşınma kararı almasıyla birlikte hafızalarına, hatıralarına zemin oluşturan kentin ve mekanların kaderine duyarlı İstanbullular da sosyal medyadan sesini yükseltmeye başladı. Rebul Eczanesiyle ilgili en çok vurgu yapılan ise, Rebul ile özdeşleşen lavanta kolonyasının dışında onun asırlık tarihine yapılan vurguydu. Rebul Eczanesi de zaten kendi internet sitesinde tarihini, 'Daha dünyada sinema, röntgen cihazı, Gilette, Kodak, naylon, bilgisayar yokken...' diye anlatmaya başlıyor. Dünya literatürüne geçen, Türkiye'nin kozmetik alanında patent sahibi olan, 52 ülkede ürünleri satılan, bugüne kadar bir okul gibi yüzlerce eczacıyı yetiştiren Rebul Eczanesi, Anadolu'da yol inşaatı yapan Fransız bir müteahhidin, eczacılık eğitimi alan oğlu Jean Cesar Reboul tarafından kurulmuş. Babasını ziyaret için geldiğinde İstanbul'a hayran kalan Reboul, o sırada yapımı yeni tamamlanan Rumeli Hanın altında 'Grande Pharmacie Parisienne' (Büyük Paris Eczanesi) adıyla eczaneyi açar. Osmanlı'dan günümüze kurulduğu yerde yaşamını sürdüren tek eczane olma özelliğini bugüne kadar sürdüren Rebul, lavanta kolonyasını da 1935'te üretmeye başlar. Hatta lavanta o dönemin en popüler erkek parfümü halini alır. Jean Cesar Reboul, 1939'da eczaneyi 1920'de burada stajyer olarak işe başlayan Kemal Müderrisoğlu'na devreder. Eczaneyi günümüzde Kemal Müderrisoğlu'nun oğlu Mehmet Müderrisoğlu işletiyor. Eczanenin taşınması, aslında bilindiği ve alışık olunduğu yerinde kapanması, İstanbullulalara da kapıya asılan ve dağıtılan ilan ile duyuruldu. Sosyal paylaşım sitesiTwitter'da fotoğrafı paylaşılan o duyuruda Rebul'un kapanıyor olması şöyle duyuruldu: 'Bu koca çınarı yakında inşaatı başlayacak olan AVM/Otel projesi için taşımak durumunda kalmaktayız. Rebul 1895 yılında hayatına Grand Pharmacie Parissienne olarak başladığında; -Sinema daha bulunmamıştı,-Marconi telsizi bulmamıştı,-Konrat röntgeni keşfetmemişti,-Kodak fotoğraf makinesi yoktu,-Wright kardeşler henüz ilk yaptıkları uçakla uçamamışlardı,-Titanik batmamıştı,-1897'de nüfusu 1 milyon 059 bin olan İstanbul, bugün 14 milyon 160 bin kişiye gelirken hizmet verdiğimiz nüfusun yüzde 92,5'u yoktu.' Beyoğlu ve çevresinde uzunca bir süredir tartışılan ve kent üzerine çalışma yapanların 'mutenalaşma' ya da 'soylulaşma' diye nitelediği süreçte tarihi yapıların el değiştirmesiyle beraber, artan emlak bedelleri muhitin eski sakinlerini taşınmaya ya da bir tür göçe zorluyor. Bununla beraber el değiştiren mekanların da işlevi, o güne dek alışıldığının ve kent kültürü içinde yer edindiğinin aksine yeni işlevler üstleniyor. Çoğu yapı da AVM ya da otele dönüştürülüyor. Bu nedenle kentin çehresinde ve kültürel yapısında meydana gelen değişim ve mali yönden güçsüz eski sakinlerin düştüğü durum ise tepkilere yol açıyor. Beyoğlu'nda yakın zamanda benzer şekilde çok sayıda tarihi yapı ve o yapılar içinde faaliyet gösteren Saray Sineması, Emek Sineması, İnci Pastanesi, Robinson Crusoe Kitabevi gibi işletmeler tüm dayanışma çabalarına rağmen kapanmak, taşınmak zorunda kaldı.CNN Türk
Elizabeth, 'Demir Taht'a Oturmadı
İngiltere Kraliçesi, Kuzey İrlanda ziyareti sırasında ünlü dizi Game of Thrones'un bazı sahnelerinin çekildiği stüdyoları da gezdi. Kraliçe, dizinin meşhur öğesi Demir Taht'a oturmadı. İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth Kuzey İrlanda'da Game of Thrones (Taht Oyunları) adlı popüler dizinin bazı sahnelerinin çekildiği Belfast stüdyolarını ziyaret etti. Ancak Kraliçe, dizinin hayranlarını hayal kırıklığına uğratarak Demir Taht’a oturmadı. Game of Thrones dizisi oyuncularından bazılarıyla da tanışan Kraliçe, Demir Taht’a sadece bakmakla yetindi. Senaryoya göre, yenilen kralların kılıçlarından yapılan tahta Kraliçe’nin oturmayışına üzülen dizi hayranları, sosyal medya üzerinden tepkilerini dile getirdi. Eski cezaevini de gezdi 2- Elizabeth, müzeye dönüştürülen eski Crumlin Road hapishanesine ise cezaevinin eski tutukluları olan Kuzey İrlanda yönetiminin Başbakanı Peter Robinson ile İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu’nun (IRA) eski liderlerinden Başbakan Yardımcısı Martin McGuinness ile birlikte gitti. Crumlin Road hapishanesi, Birleşik Krallık ve İrlanda arasında 1998 yılında imzalanan ‘Hayırlı Cuma’ anlaşmasıyla başlayan barış sürecinden önce ayrılıkçıların tutulduğu hapishane olarak da biliniyor. “Dünyanın bu tarz pozitif dönüşüm örneklerine çok ihtiyacı var” diyen Kraliçe, “Umuyorum ve inanıyorum ki Belfast bu sembollerden biri olmaya devam edecektir” dedi. Kraliçe ile IRA'nın eski liderlerinden McGuinness, İngiltere Kraliçesinin tahttaki 60. yılı kutlamaları çerçevesinde 2012 yılında Kuzey İrlanda'ya yaptığı ziyaret sırasında ilk kez el sıkışmıştı. Nisan ayındaysa McGuinness, İrlanda Cumhurbaşkanı Michael Higgins'in Londra ziyaretine eşlik etmiş ve Kraliçe'nin resmi konutu Windsor Kalesi'nde verdiği akşam yemeğine katılmıştı. Kaynak: Reuters ve AA
Reklam
Facebook'un Slingshot Uygulaması Artık Türkiye'den de İndirilebilir
Facebook’un kısa bir süre önce yayınladığı Slingshot uygulaması, artık Türkiye’den de indirilebiliyor. Snapchat uygulamasına rakip olan Facebook, Slingshot uygulamasını kısa bir süre önce yayınlamıştı ve sizlerle paylaşmıştık. İşlevi bakımından Snapchat’e benzeyen Slingshot, uygulama mağazalarından sadece ABD üzerindeki kullanıcılar tarafından indirilebiliyordu. Slingshot artık diğer ülkeler için de indirilebilir hale geldi. Uygulamayı kurduğunuzda tıpkı WhatsApp ve diğer mobil mesajlaşma uygulamalarında olduğu gibi telefon numaranızı yazarak gelen SMS ile doğrulama yapıyorsunuz. Doğrulama işleminin ardından uygulamayı kullanmaya başlıyorsunuz. Slingshot iOS uygulamasını buraya tıklayarak, Android uygulamasını ise buraya tıklayarak ücretsiz olarak indirebilirsiniz.WeBeyn.com
Reklam
Torba Yasa'dan Kişisel Bilgilerin Özel Şirketlere Satışı Çıktı
Soma faciasından yola çıkarak iş güvenliği ve taşeron sistemi düzenlemesi öngörülen ancak içine vergiden cinsel tacize kadar birçok madde sıkıştırılan Torba Yasa’ya eklenen son maddeyle yurttaşların kişisel bilgilerinin özel şirketlere satılmasının önü açıldı. Cumhuriyet’ten Çiğdem Toker’in köşesine taşıdığı iddiaya göre, hükümetin şu anda TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen Torba Kanun’a eklediği maddeyle devlet sigortası şemsiyesi altındaki bütün yurttaşların kişisel verileri özel şirketlere satılabilecek. Kanunda buna gerekçe olarak Sosyal Sigortalar Kurumu’na (SGK) gelir sağlamak gösterildi. Toker, maddeyi “ Böylece sağlık hizmetlerine önceki iktidarlara göre daha kolay erişimiyle övünülen vatandaşlar, aldıkları bu hizmetin bedelini mahrem bilgilerinin özelleştirilmesiyle ödeyecek. Şehir hastaneleri projesi vesilesiyle öve öve bitiremedikleri “KamuÖzel İşbirliği”nin ‘seçkin’ bir örneği ” diye yorumladı.Diken
Çözüm Süreci 7 Maddelik Paketle Yasalaşacak
Hükümetin çözüm süreci konusunda hazırladığı yeni paketin ne zaman yasalaşacağı belli oldu. Hükümet, HDP ve PKK lideri Abdullah Öcalan arasında sürdürülen çözüm süreci görüşmelerinde gelinen son nokta sonucunda 7 maddelik bir paket ortaya çıktı. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın onayıyla Meclis tatile girmeden önce yasalaştırılacak pakete göre, dağdan inen ve yönetici olmayan PKK’lıların rehabilitasyonu sağlanacak. Özellikle dağa kaçırılan ve silahlı çatışmaya girmeyen çocuklar sorumlu tutulmayacak. Hürriyet'ten Nuray Babacan'ın haberine göre, paketteki diğer önemli düzenleme ise eve dönüş hükümleri olacak. Dağdan inen PKK’lılardan yönetici olmayanlara rehabilitasyon olanakları sağlanacak. Hükümet temsilcileriyle, HDP ve Abdullah Öcalan arasında sürdürülen çözüm süreci görüşmelerinde gelinen son nokta ortaya çıktı. Geçen ayki görüşmelerden sonra TBMM’ye sevk edilmesi beklenen paketle ilgili farklı değerlendirmeler yapılmıştı. HDP’nin derhal istediği paket konusunda, hükümet kanadından ekim ayına kalabileceği yorumları gelmişti. Ancak son haftada artan çalışmaların ardından, 7 maddelik bir paketin hazırlıkları tamamlandı. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın onayıyla, TBMM tatile girmeden önce paketin yasalaştırılması kararlaştırıldı.Süreç aktörlerine koruma Pakette, çözüm süreciyle ilgili alınan kararların ilerde ‘suç’ kapsamına alınmaması için yeni görev tanımları yapıldı. Çözüm sürecinde ve terörle mücadelede alınan kararların sorumluları korunacak. İçişleri Bakanlığı’nın hazırladığı pakete göre, sürecin aktörlerinin ilerde suçlanması engellenecek. Siyasetçi, bürokrat ve askerlerin bu süreçte gerçekleştirdikleri görevin tanımı da yapıldı.Topluma kazandırma Pakette, yönetici olmayan PKK’lılardan dağdan inmek isteyenlerin eve dönüşünü kolaylaştıran ve rehabilitasyonunu sağlayan hükümler de bulunuyor. Özellikle çocukları dağa kaçırılan ailelerin kampanyalarından sonra silahlı çatışmaya katılmayan gençlerin eve dönmesi ve sorumlu tutulmamalarıyla ilgili hükümler yer alacak. Hasta mahkûmlarla ilgili olarak ise Adli Tıp Kurumu sürecinin hızlandırılması gibi maddelerin de pakette yer alacağı belirtiliyor. HDP’nin beklediği ‘Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartnamesi’ çerçevesindeki düzenlemelerin ise pakette yer almadığı vurgulandı.Tatil erteleniyor Meclis’in resmi olarak 1 Temmuz’da tatile girmesi gerekiyordu. Ancak çözüm sürecine ilişkin yasal düzenlemenin Meclis’ten çıkarılması isteği, tatilin ertelenmesini zorunlu kıldı. Bu nedenle Meclis, torba tasarı ve çözüm süreci paketi yasalaşıncaya kadar çalışmalarına devam edecek. Bunun da temmuz ortasını bulması bekleniyor.                T24
Reklam
Rosie Huntington-Whiteley'in Dünyanın En Güzel Kadını Olduğunun Kanıtı
Rosie Huntington-Whiteley 27 yaşında İngiliz model ve aktristir. 2006 yılından 2010 yılına kadar Victoria's Secret ile çalışmıştır. 2009 Elle Stil Ödülü'nü alarak 'Yılın Modeli' seçilmiştir.Vogue ve GQ gibi birçok derginin kapağında boy göstermiştir. Mayıs 2011'de Maxim dergisinin 'Hot 100' listesinde 1 numara seçilmiştir. FHM 'Dünyanın En Seksi Kadını 2011' listesinde de 1. seçilerek en çok aranan mankenler listesine girmiştir. Burberry ile olan çalışması ve Transformes serisinin 3. filmi  'Transformers: Dark of the Moon'da canlandırdığı Carly Spencer rolü ile tanınmıştır.  Agent Provocateur için kısa bir filmde rol almıştır. 2010 yılında Pirelli Takvimi için Terry Richardson'a çıplak poz vermiştir. 2010 yılından bu yana aktör Jason Statham ile birliktedir. Ayrıca kendine ait bir iç giyim markası vardır.Boyu: 1,75m Saç Rengi: Açık Kahve Göz Rengi: Mavi Ölçüleri: 86-63-89 Instagram Adresi: instagram.com/rosiehw Twitter Adresi: twitter.com/RosieHW
Beyninizi Gıdıklayacak 18 Eğlenceli Optik İllüzyon GİF'i
Optik illüzyonlar beyni kandırmanın eğlenceli bir biçimidir. Renk, ışık, desen gibi görseller kullanılarak oluşturulan görüntüler yanıltıcı olabilir. Beyninizi biraz gıdıklayacak eğlenceli Gif'lerimize bir göz atın.İyi eğlenceler dileriz...
Reklam
Batman Filmlerine Konu Olabilecek 10 Hikaye
Christopher Nolan’ın Batman serisi şüphesiz önceki bütün filmlerden daha kaliteli, akıcı ve gerilimliydi. Batman Begins ile Bruce Wayne’in zengin züppe biriyken nasıl olgunlaştığını, korkularını yenebildiğini, karanlığın üzerine gidebildiğini gördük. The Dark Knight’ta kendisine benzemeyen, hayatı ciddiye almayan, her şeyin “şakasına” bakan düşmanıyla olan imtihanını izlemiştik. The Dark Knight Rises ise serinin en çok şaşırtan filmiydi. Nolan’ın serinin son filmi adına Bane gibi bir karakteri seçmesi herkesi heyecanlandırmıştı. Çizgiromanlardan da bildiğimiz gibi, Bane vs. Batman mücadelesi her zaman epiktir. Filme bunu her ne kadar tamamını yansıtamamışlarsa da, Nolan’ın hakkını yememek lazım. Zira Dark Knight Rises, görüp görebileceğimiz en değişik Batman filmlerinden biri oldu. 2012′deki “The Dark Knight Rises”dan sonra Christopher Nolan’dan da bir daha yeni bir Batman projesi hakkında bir açıklama gelmedi. Bu tür projelere artık isteksiz olduğu söylenilen Nolan’dan bu yana, Batman filmi çıkacak mı çıkmayacak mı bilmiyorduk. Ta ki düne kadar.. Warner Bros.’un 2019 yılına “The Batman” adı altında bir film çıkartacağı haberini almıştık. Batman rolünde Ben Affleck’i izleyeceğimiz gibi yönetmen koltuğunda da Affleck’in olabileceği söylenmişti. WB. resmi bir duyuru yapmadı fakat 2019′daki Batman filmine kesin gözüyle bakılıyor. “The Batman” filmi için ne tür konu seçildiği açıklanmadı. Filmde hangi Batman düşmanını göreceğimiz de merak konusu. Ancak sonuçta “The Batman” de diğer yapımlar gibi çizgi romandan uyarlanacak. Biz de çizgiromanlardan yola çıkarak şimdiye kadar filmlerde kullanılmamış, fakat beyazperdeye uyarlanabilecek 10 yeni ikonik Batman hikayesini bir araya getirdik.Süper Karga
Reklam
Efsane Pilot Ayrton Senna'nın Teknoloji Sayesinde Pistlere Geri Dönüşü
Telemetry system; F1 yarışlarında motorun verilerini kaydetmeye yarayan sistemdir. Bu teknolojiyi Honda 1980 yılında kullanmaya başladı. F1'in Efsane pilotu Aryton Senna'nın 1989 yılında Japonya Grand Prix elemelerinde o pistteki dünyanın en hızlı turunu attı. Telemetry system ile kaydettikleri sürüş dataları halen Honda'nın elinde ve bu sayede bundan 25 yıl önceye bizi 1989 yılına götürüyorlar. Canlı yarış izliyormuş gibi.
Reklam