onedio
Demirtaş: 'Cumhurbaşkanı Olursam Allah Erdoğan'a Yardım Etsin'
HDP’nin Cumhubaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, Köşk yolundaki kampanya çalışmalarını açıkladı.Seçim çalışmalarını açıklayan Cumhurbaşkanı adayı ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş , Berkin Elvan 'ın annesini alkışlatarak, 'Ne mutlu onlara ki çocukları katledildiğinde, Gezi'de dağda cezaevinde çocukları katledildiğinde intikam naraları atmadı bu anneler' dedi. Demirtaş, cumhurbaşkanlığı seçiminde izleyeceği yol haritası ve kampanya boyunca sürdüreceği çalışmalara ilişkin, Şişli Kent Kültür Merkezinde basın toplantısı yapıyor. Toplantı Yaşar Kemal ve Adalet Ağaoğlu 'ndan gelen mesajların okunması ile başladı. Selahattin Demirtaş'ın seçim sloganı 'Bir Cumhurbaşkanı Düşünün' başlığını taşıyor. Demirtaş'ın konuşmasından satır başları şöyle: Türkiye'nin siyasi atmosferinin bu kadar kaotik olduğu bir ortamda ısrarla ve inatla söylememiz gereken barışa ve kardeşliğe dair ne varsa söylemek için buradayım. Cumhurbaşkanı ilk kez halk tarafından seçiliyor. Demokratik bir seçim demedik demeyeceğim. Halk tarafından seçiliyor olması tek başına yetmiyor. Halkın önüne yeteri kadar seçeneklerin çıkmış olması gerekirdi. Herşeyden önce cumhurbaşkanlığı aday belirleme süreçleri maalesef ki demokratik olmadı. Anayasa uzlaşma komisyonuna sunduğumuz teklifte halkın da kendi insiyatifiyle istediği kişiyi aday gösterebilmeli demiştik. Sadece parlamentonun veya 20 milletvekilinin tekeliyle aday gösterilme süreci demokratik değildir. Bu bir kez daha seçimin parlamento tarafından onaylanması anlamına gelir. Adayları da asillerin seçmesi gerekirdi vekillerin değil. Kadın aday olmaması da büyük bir talihsizliktir. Kadın özgürlüğünü bu seçim kampanyasına yansıtmaya çalışacağız. 'Bütün bu antidemokratik seçimler içerisinde... AKP'nin adayını bir kişi belirledi. Çatı aday ise daha demokratikti. İki kişi belirledi onu da. En azından bu antidemokratik ortamda, bizler kendi adaylık sürecimizi mümkün olduğunca ortaklaştırmaya nasıl bir cumhurbaşkanı istiyoruz tartışması üzerinden isme doğru gittik. Biz önce ismi belirleyip o ismi bir şok şeklinde PR yaparak aday belirleme süreci yaşamadık. 10 binlerce kadının erkeğin gencin layıkıyla temsiliyeti yerine getirebileceği bir ortamda görev bana verildi. 10 binlerce kişi aday olamadığımız için bu görev bende somutlaştı. Benim adayım şu ilkelere uygun olsun diyen kim varsa hepsinin ortak haklarını savunacağım. Yarışın kendisi de antidemokratik. Hazineden yardım alanlar var almayanlar var. Bizi destekleyen partiler hazineden yardım almıyor. Diğer partiler yani diğer adayları destekleyen partiler hazineden yardım alarak bu kampanyayı yürütüyor. Bizler Türkiye'nin emekçilerin yoksulları ezilenleri ALevileri emekçileri yok sayılmış emekçileri olarak hazineden destek almadık ama hazine gibi gönüllerinizle bu kampanyayı yürüteceğinizi bildiğimiz için bir halk kampanyası olarak kampanyamızı yürüteceğiz. Bizim için bu çok daha kıymetli çok daha değerlidir. Devlet yardımı da yok valinin kaymakamın imkanları da bizim elimizde değil. Bunların hepsi seçim yarışının antidemokratik bir şekilde işleyeceğinin göstergesidir. Biz 3 aday olarak elbette ki bütün Türkiye coğrafyasının ve halklarının ortak taleplerini temsil etme iddiasıyla ortaya çıktık. Ama söylemler eylemler verilen mesajlar hiç de bütün Türkiye'yi kapsayacak şekilde ilerlemiyor. Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası mı yoksa parti grup toplantıları mı yapılıyor belli değil: Ötekileştiren bir dil üzerinden kampanya yürütülüyor. Bu dilin siyaseten bir karşılığı olduğu için şu anda düşündüğü tek şey bu yüzde 50'yi konsolide etmek tutabilmek. Allah'ın yarattığı diğer kesimler. Başbakan bunu çok idrak edemiyor. Zannediyor ki Allah sadece AKP'ye oy verenleri yaratmış, geri kalanları o yaratmamış gibi davranıyor. Kurduğu dil eşitlik dili değil. Biz bütün bu kampanya süresince birazdan size sunacağımız yeni yaşam belgemizle il il Türkiye'yi dolaşıp bu ilkeleri hatırlatacağız. Bunlar zaten sokakta yüreğimizde var olan ilkelerdir. Kardeşliğimiz vardı onu yeniden canlandırabiliriz hissiyatını yaşatmaya çalışacağız. Bizler meydanlarda ve alanlarda acılı anneleri onların taziyesinin yarattığı öfkeyi yuhalatacak bir dilden kaçınacağız. 7'den 70'e küçükten büyüğüe herkesin cumhurbaşkanı olacağız. Bu salonda bugün acısı meydanlarda yuhalatılmış bir anayı müsadenizle alkışlatmak istiyorum. Berkin Elvan'ın annesini müsaadenizle alkışlatmak istiyorum. Ne mutlu onlara ki çocukları katledildiğinde, Gezi'de dağda cezaevinde çocukları katledildiğinde intikam naraları atmadı bu anneler. Her zaman kardeşlik barış mesajı verdiler. Bizler acıları yarıştırmayan. Ortaklaştıran bu dili siyasete hakim kılabilirsek rehberimiz de bu olacaktır. ''Ekmel Bey’in gönderdiği 1000 TL’yi kenara koyarsak' Ekmel Bey’in bize gönderdiği 1000 TL’yi bir kenara bırakırsak kampanyamıza halkın her kesiminden bize oy versin vermesin bize ilgi olduğunu görüyoruz. Devlet yardımları da yok. Söylemler tüm Türkiye’yi kapsayacak şekilde değil. Daha önce de meydanlarda herhalde bu dilin siyaseten bir karşılığı olduğunu eve yüzde 50’ye yakın eksimi tuttuğu için tek istediği bunu konsolide etmek. Zannediyor ki Allah sadece AKP’ye oy verenleri yaratmış, diğerlerini yaratmamış diye düşünüyor herhalde. Biz meydanlarda acılı anneleri yuhalatacak bir dilden kaçınacağız. Herkesin ezilmiş kimliği ile cumhurbaşkanı olmaya çalışacağız. Berkin Elvan’ın annesini bu salonda alkışlatmak istiyorum. Ne mutlu onlara ki eşi Hrant öldürüldüğünde, Gezi’de çocukları katledildiğinde intikam naraları atmadılar bu anneler. Acıları yarıştırmayan bu dili siyasete hakim kılabilirsek rehberimiz bu olacaktır. Yeni yaşam çağrısı Çağrımız yeni yaşam çağrısı. Çağrımız Türkiye’deki tüm halkların birbiri ile özgürce yepyeni bir yaşam inşa etmeleridir. Hayalini kurduğumuz cumhurbaşkanı sokakta halkla birlikte olacaktır. Yeni yaşam etnik, dinsel, cinsel, sınıfsal ayrımcılığın karşısında sesi duyulmayanın yanında yeşerecektir.Türkiye artık yol ayrımında. Ya devlet otoritesini daha da pekiştirecektir, ya da radikal demokratik değişimi tercih edecek. Bu seçimlerde 3 aday ama 2 çizgi yarışıyoruz. Bizim çizgimiz neo-liberal düzen içinde tekçi, mezhepçi bir tercihe zorlanmayı reddeden çizgidir. Devletin küçüldüğü, yurttaşın büyüdüğü bir sistemi hedefliyoruz. Devlet tek bir kişiyle artık yönetilmeyecek. Cumhur meclisleri ile halkın doğrudan yönetime katılmasının önünü açacağız. Çiftçi, emekli meclisleri olacak. MGK gibi vesayetçi bir yapı ile değil demokratik kurullarla yönetilecek. 'Tetikçilik son bulacak' Devlet Denetleme değil Halk Denetleme Kurulu olacak. Kürt sorununun çözümü Türkiye’nin demokratikleşmesi ile eşzamanlı yürüyecek bir süreçtir. Bunu sağlayacak irade vardır bizlerde. Her türlü tekçilik son bulacak. Devletin anayasası döneminden halkların anayasası dönemine geçiş olacak. Mevcut anayasanın başyazarları kısa bir dönem önce müebbete mahkum oldu. Devletin kutsandığı, halkalrın yok sayıldığı bu anayasanın topyekun değiştirilmesi artık ertelenemez bir sorundur. Herkesin sosyal hayatını özgürce yaşamasının önü açılmalıdır. Anadilinde ibadet hakkı tanınmalı. Diyanet kaldırılmalı. Nefret suçlar içeren ayrımcı söylemler temizlenmeli ve bunlara cezai yaptırımlar getirilmeli 'Yaşam hakkı sadece insanlar için değil' Bergama köylülerinin siyanürlü altın madenlerine direnmesinden bugüne doğa katliamları ülke gündeminden düşmüyor. Deresinin üzerine HES yapımına direndiği için jandarmadan dayak yiyen Karadenizli kadın yaşam alanalrı tehdit edilen köylüler… Karnımızı doyuran toprak, su ve bu dünyayı paylaştığımız diğer türler. Yaşam hakkı sadece insanlar için geçerli değildir. Tüm canlıların yaşam hakkını savunmak temel ilkelerimizden olacaktır.   'Zorunlu din dersleri kaldırılmalı' Zorunlu din dersleri kaldırılmalı. Bireylerin din eğitimleri taleplerine uygun olarak kendisinin seçmesi sağlanmalıdır. Eğitim sınav merkezi olmaktan çıkarılmalı, YÖK kaldırılmalıdır. Her gün en az 5 kadının sokakta katledilmesine tanık oluyoruz.  Yeni yaşam ancak kadınların öncülüğünde örgütlenebilir.  Farklı kimliklerin ve inançların birbirleri içinde erimeden bir arada yaşayacağı anlayış temelini oluşturuyor. Soruları olan varsa rahatlıkla sorabilir. Kızmayacağız, bağırmayacağız, azarlamayacağızSoru-cevap - İhsanoğlu miting yapamayacak. Başbakan 31 ilde yapacak. Paralel devlet yapılanmasına yönelik ne düşünüyorsunuz? - KCK davalarında tutuklu olanlar tahliye edildi. KCK’da paralel devlet yapılanmasının operasyonu olabilir mi? Demirtaş: Adayların nasıl kampanya yürüteceği kendi bileceği iş. Türkiye’de derin devlet olgusu hep olageldi. AKP’nin paralel demesi abesle iştigal. Evrenin her hangi bir yerinde kesişen iki çizgiye paralel denmez. Bıraksınlar biz her ikisine paralel diyelim ama AKP paralel diyemez. Hukuk dışına çıkmış suç işlemiş kim olursa olsun cemaa ya da parti mensubu olur kesinlikle hesap sorulması lazım. Bir kişi cemaat sempatizanı diye suçlanamaz. Suç işleyip işlemediğine bakılacak. Cemaati suç olarak tanımak hukukdışışık olur. KCK operasyonları sırasında AKP ve cemaat b,irlikte yönetiyordu iktidarı. O günlerde henüz öküz ölmemiş, ortaklık bozulmamıştı. - Bayağı iddialı vaatleriniz var. En iyi hükümet en az hükmedendir dediniz. Bunu sizinle olmayan hükümetle nasıl sürdürürsünüz? - İkinci tura kalırsa ne tutum belirleyeceksiniz? - Seçilirseniz Erdoğan’la nasıl çalışacaksınız? Demirtaş: Tek bir kişi çıkıp ben bütün bunları yapacağım diyorsa asıl aldatmaca oradadır. Ben sizlerin mesajını taşımakla görevli hissediyorum kendimi. Bu mücadele süreç işidir. Bunları cumhurbaşkanı yapsın diye önermiyoruz. Yeni yaşamı birlikte inşa edeceğiz. Bir tek kişinin bunları yaptığı sisteme demokrasi denmiyor. İkinci turla ilgili diğer adaylara da sormak lazım. İkinci tur için onlardan biri ya beni destekleyecek ya da boykot yapacaklar. Ben tavrımı net olarak ifade ettim. Beni destekleyen hiç kimse ikinci turda bunu destekle diye oy vermiyor. Kediler trafoya girmez ve hile yapılmaz da ikinci tura gidemezsek çekilmeyeceğiz kimse lehine. Üstüne bir de koltuk kazanırsak ona da yok demeyeceğiz. Ben kazanır da cumhurbaşkanı olur ve Başbakan da Erdoğan olursa Allah ona yardım etsin. Demokrasiye, çoğulculuğa alışacak. Öyle toplantılarda ‘kalk gidiyoruz’ diyemeyecek. - Bağlama sloganı fikri size mi ait? - Bağlamadan başka bir enstrüman çalamıyor musunuz - Fotoğraflardan biri Tanrıkulu’nun mekanında mı çekildi? Demirtaş: Yan tarafında.. Mekan desteği yok. Çay parasını nerede verirsen oturabiliyorsun. Sadece bağlama çalabiliyorum. Halkın umutlarını, geleceğini çalmıyorum.  - Kampanyanızda Gezi vurgusu çok ön planda. İkinci turda destek vermezseniz kimseye bunun Erdoğan’ın lehine olacağı söyleniyor. İki aday arasında bir fark yok mu sizce? Demirtaş: Adaylığımı bir televizyon kanalında açıklamadım. Açıklamayı yapana kadar bir ay boyunca o çevrelerde toplantı yapılmıştı. 2. Turda Ekmel Bey’i ya da Tayyip Bey’i destekleyeceğimiz kararımız yok. Bize oy verenler ilkelere oy veriyor. 2 aday da bu ilkelerin kenarından bile geçmiyor. 2 aday da bu ilkeleri hiçbir şekilde savunabilecek bir çizgiyi temsil etmiyor. Tayyip Bey'e karşı herhangi bir adayı desteklemek diye bir ilke olamaz. Tayyip olmasın her kim olursa olsun adayını ilkesel olarak yanlış buluyorum. Tayyip Bey olmasın biz olalım. BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon tüm dünya liderlerini Eylül’de New York’ta iklim değişikliğine karşı tedbir almak için çağrıda bulundu. Toplantı tarihi cumhurbaşkanı seçiminden bir ay sonra? Demirtaş: Ben onu programa aldım zaten. Toplantıya gidebilirsem bu anlattıklarımızı tüm dünya liderleri arasında en cesurca savunabilecek Türkiye’den giden cumhurbaşkanı olur - Çankaya kalıcı barış açısından stratejik önem taşıyor dediniz? Demirtaş: Barış sürecinin içeriğine dair bugün burada anlattıklarım. Bunların Çankaya’ya taşınması barış sürecinin kalıcı adımı olur. Biz barış derken başka bir şey söylüyoruz kendileri barış derken başka bir şey kast ediyor - Kadına geniş yer veren açıklama sizden geldi. 2. Turdaki tavrınıza dair yaptığınız açıklamalar kafamda net bir yere oturmadı. Toplumun diğer kesimlerini nasıl kucaklayacaksınız?  Demirtaş: Ben kadın hakları ve özgürlüğü konusunda eş başkanlık modeli başta olmak üzere kadın arkadaşlarımız kendi direnişleriyle başroldedir. 2. Turda ne yapacağımız bizim kesinlikle 2. Tura kalmayacağımız algısına yöneliktir ki yanlıştır. 2. Tur 15 gündür. Bunlar orada 5 yıl ne yapacak? Ben 15 gün ikinci turda olacağım da sizin oy verecekleriniz 5 yıl Çankaya’da olacak. Demirtaş’ın Çankaya’da koltuğa oturması bu ilkeleri kazandık anlamına gelmez.'Yüzde 50+1 yeter' - Anketlerde isminiz pek ön planda değil. Hedefiniz nedir? - Batı’dan oy alabilecek misiniz? - Türk Bayrağı ile poz verir misiniz cumhurbaşkanı olduğunuzda? Demirtaş: Mütevazi bir adayım. Yüzde 50+1 alayım yeter diyorum. Hedefim o. Bayrak siyaseti de Türkiye’de bizim ucuz bir şekilde yapacağımız siyaset değil. Cumhurbaşkanı olursam olmasam da bayrağın layık olduğu şekilde tüm toplumu temsil edeceğini söylüyorum. Bayrak bir çok suçu ve günahı örtmek içinde kullanıldı. Bayrağı en büyük hakareti de onlar yaptı. Biz hiçbir zaman hakaret etmedik. Bayraklara, renklere saygı duyduk. Asıl hakareti yapanlar milliyetçi, bayrak sevdalısı olanlar ilan edildiler. Düzeltilmesi bunun da ben cumhurbaşkanı olunca daha kolay olur. Bayrak bizden yana değil onlardan yana tehdit altındadır. - Erdoğan’ın politikası gösteriyor ki cumhurbaşkanlığı seçimi rejimi de değiştirecek? Demirtaş: Rejimi biz değiştirelim dediğim için adayım yoksa rejim değişmesin dediğim için değil.'Vicdani ret hakkını savunuyorum' Askerlik yapmak istemeyen erkekler için ne yaparsınız? Demirtaş: Vicdani ret hakkını savunurum. Zorunlu askerliğin kaldırılması gerektiğini savunuyorum.  T24
Erdoğan: 'Ey Amerika, Ne Oldu?'
Parti grubunda İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına değinen Başbakan Erdoğan 'Çocuk katilleri de sessiz duranlar da bunun bedelini öderler ve ödeyeceklerdir' dedi. Partisinin grup toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan, Soma'da yaşamını yitiren maden işçilerinin ailelerine yönelik yapılan düzenlemeler hakkında bilgiler vererek sözlerine başladı. Soma'daki madenci aileleri için toplanan yardım miktarını da açıklayan Erdoğan 'Bugün bu kararımızı sizlerle paylaşmak istiyorum. Nakit yardım hesaplarında toplanan 46,5 milyon lirayı hayatını kaybeden 301 işçimizin ailelerine 154’bin 450’şer lira olarak paylaştırıyoruz. Yani yakınlarını kaybeden her bir aileye 154 bin 450 lira ödeme yapacağız. Ailelerine kendi barınma ihtiyaçları için, sabit gelir kaynağı oluşturmak üzere, toplam 2’şer adet konut yaptırılacak. Camisi, okulu, parkı bulunan siteler şeklinde tasarlanıyor. Konutlar Doğuş holging tarafından inşa edilirken, Gaziantep sanayi odası TOKİ tarafından yapılacak' dedi. İSRAİL'E ÇOK SERT MESAJLAR İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları hakkında ser açıklamalarda bulunan Erdoğan 'Bizim dışımızda bir tek ülke çıkıp buna dur diyemiyor. Hiçbir zulüm ebedi değildir. Zalim er ya da geç zulmünün bedelini ödemiştir. Filistin'de 1948'den beri devam eden sistemli zulüm ve soykırım girişimi emin olun hesapsız kalmayacak. Bedeli er ya da geç ödenecek. O çocukların melekleri ağlatan feyatları karşılıksız kalmayacak. Çocuk katilleri de sessiz duranlar da bunun bedelini öderler ve ödeyeceklerdir' ifadelerini kullandı. Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları; Bu yıl da çok önemli yasalar için Meclis’i açık tutmaya devam ediyoruz. Geçen hafta terörün sonlandırılmasına dair kanunu çıkararak çözüm süreci yolunda ileri bir safhaya geçtik. İnşallah bu hafta ve önümüzdeki hafta yoğun şekilde çalışarak Ramazan Bayramı öncesinde kanun tasarısını çıkaracak ardında Meclisi tatile çıkarmış olacağız. Soma’da hayatını kaybeden 301 madencimizin yakını için getirilen düzenlemedir. SGK'YA OLAN HER TÜRLÜ BORÇLARINI SİLİYORUZ Soma’da elim maden kazasının ardından devletimiz imkanlarını seferber etti. Milletimiz örnek bir dayanışma sergiledi. Şu an itibariyle 301 madencimizden 234’ünün yakınlarına aylık Bağlama işlemleri SGK tarafından tamamlanmış durumda. 67 madencimizin yakınları mevcut yasadand olayı bundan yararlanamıyordu, şimdi aylık Bağlama imkanı getiriyoruz. Bu tasarıyla madenci şehitlerimizin SGK’ya olan her türlü borçlarını siliyoruz. Ölüm aylığı için gerekli olan 5 yıl sigortalılık ve 900 gün prim ödeme şartını kaldırıyoruz. Anne ve babalar için muhtaçlık kriterini de kaldırıyoruz. Şehit madencilerinin bir yakınının kamuda istihdamını sağlıyoruz. Kazanın meydana geldiği işletmede şehit olan 301 madencimizin 630 yakınına ve o işletmenin sigortalısı oplan 2640 madencimize 6 ay boyunca net ücretleri kadar ücret, bu hafta içinde İŞKUR tarafından ödenmeye başlanacak. MADENCİLERİMİZ İÇİN EMEKLİLİK YAŞI 50 Eynes Atabacası ve Işıklar Maden işçilerinde çalışan madencilerimize üç ay boyunca işletmenin ödeyemediği işleri İŞKUR tarafından ödenecektir. Bu tasarıyla madende çalışan kardeşlerimiz için önemli düzenlemeler getiriyoruz. Madencilerimize asgari ücretin iki katından az ücret ödenemeyecek. Yer altında çalışmadıkları resmi tatil, hafta tatili, izin ile yıpranma payı veriyoruz. Madencilerimiz için 55 olan emeklilik yaşını 50’ye düşürüyoruz. Böylece madencilerimiz yıpranmayla birlikte 43 yaşında emekli olabilme imkanına kavuşuyor. MADEN İŞÇİLERİNE FAZLA ÇALIŞMA YAPTIRILIRSA.. Maden işçilerimize fazla çalışma yapılamayacak. Fazla çalışma yaptırılırsa mesai ücretleri yüzde yüz artırılarak ödenecek. Yıllık ücretli izin sürelerini de 4’er gün artırıyoruz. Milletçe hepimizi hüzne boğan 301 işçi kardeşimizin hayatını kaybettiği Soma maden faciasının üzerinden iki ay gibi bir süre geçti. İnsanımızın hayır severliği sayesinde yardım hesabında toplanan miktar 46,5 milyon liraya ulaşmış bulunuyor. Nakdi yardımlar içerisinde 16,8 milyon liralık yardım miktarıyla en büyük katkıyı yapan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne teşekkür ediyorum. Birer konut bağışlayan Doğuş holging’e, ikinci bir konut bağışlayan Gaziantep organize sanayi odasına teşekkür ediyorum. bu madenci kardeşlerimiz 434 evlat bıraktılar. Eğitim çağıdna olan, yeni doğanlar da dahil 389 çocuğumuz ve gencimiz bulunuyor. Eğitim hayatları boyunca burs sağlama vaadinde bulunan vakıflara teşekkür etmek istiyorum. SOMA'LI AİLELERE 154 BİN 450'ŞER LİRA... Yardımların nasıl değerlendirileceği konusunu da dün karara bağladık. Bugün bu kararımızı sizlerle paylaşmak istiyorum. Nakit yardım hesaplarında toplanan 46,5 milyon lirayı. Hayatını kaybeden 301 işçimizin ailelerine 154’bin 450’şer lira olarak paylaştırıyoruz. Yani yakınlarını kaybeden her bir aileye 154 bin 450 lira ödeme yapacağız. Ailelerine kendi barınma ihtiyaçları için, sabit gelir kaynağı oluşturmak üzere, toplam 2’şer adet konut yaptırılacak. Camisi, okulu, parkı bulunan siteler şeklinde tasarlanıyor. Konutlar Doğuş holging tarafından inşa edilirken, Gaziantep sanayi odası TOKİ tarafından yapılacak. Eğitim hayatları boyunca MEB koordinasyonunda vakıf ve derneklerimiz tarafından burs sağlanacak. Gençlik ve spor bakanlığımız, bu çocuklarımıza burs ve yurt konusunda öncelik tanıyacak. Yardım kampanyamızı sonlandırdığımızı ifade etmek istiyorum. SOMALI AİLELER İÇİN TOPLANAN YARDIM MİKTARI Yardımların nasıl değerlendirileceği konusunu da dün karara bağladık. Bugün bu kararımızı sizlerle paylaşmak istiyorum. Nakit yardım hesaplarında toplanan 46,5 milyon lirayı hayatını kaybeden 301 işçimizin ailelerine 154’bin 450’şer lira olarak paylaştırıyoruz. Yani yakınlarını kaybeden her bir aileye 154 bin 450 lira ödeme yapacağız. Ailelerine kendi barınma ihtiyaçları için, sabit gelir kaynağı oluşturmak üzere, toplam 2’şer adet konut yaptırılacak. Camisi, okulu, parkı bulunan siteler şeklinde tasarlanıyor. Konutlar Doğuş holging tarafından inşa edilirken, Gaziantep sanayi odası TOKİ tarafından yapılacak. Eğitim hayatları boyunca MEB koordinasyonunda vakıf ve derneklerimiz tarafından burs sağlanacak. Gençlik ve spor bakanlığımız, bu çocuklarımıza burs ve yurt konusunda öncelik tanıyacak. Yardım kampanyamızı sonlandırdığımızı ifade etmek istiyorum. BİZ MONŞERLİKTEN GELMEDİK Çok değerli misafirler Meclis ve hükümet çalışmalarımız devam ederken, cumhurbaşkanlığı için mitinglerimizi de sürdürüyoruz. Diğer adaylardan biri, bizim iftarlarımız çok lüks şekilde yapılıyor gibi bir iftira. Çünkü kılavuzu karga olanın malum hali. İşte Bursa’da çok lüks iftar yapılmış gibi. Bizim iftarlarımızı görmek istiyorsan, şöyle bir araştırırsın sorarsın. Siyaset biraz öyle duyma haberlerle olmuyor. Biz bu işlere çok alışmışız. Biz monşerlikten gelmedik, bizim böyle bir halkımız var. bunları öğreneceksin. Biz hayatı böyle yaşadık, böyle yaşıyoruz, böyle yaşamaktan da hiçbir zaman kaçınmadık. Bu tür doğru olmayan ifadeleri kullanmak, şu anda teşebbüs ettiğin o yolculuğa yakışmaz. O noktada dürüst olmak ideal olanıdır. EŞİT ŞARTLARDA BİR YARIŞIN İÇİNDE DEĞİLİZ Bayrama kadar her gün bir miting, bayramın ardından her gün iki mitingle bu süreci tamamlamış olacağız. Yaz sıcağına rağmen, ramazan olmasına rağmen, halkımızın mitinglere büyük katılım sağladıklarını görüyoruz. Biz şu ana kadar yedi ilimizde miting yaptık. İftarlara iştirak ettik. Muhalefet partileri ve adaylar, cumhurbaşkanlığı seçiminde şartların eşit olmadığını ifade ediyorlar. Doğrudur, diğer adaylarla eşit şartlarda bir yarışın içinde değiliz. Bütün muhalefet Ak Parti karşıtlığında bir araya geldiler, bize karşı saf tutmuş durumdalar. CHP-MHP, diğer irili ufaklı partiler, malum medya kuruluşları, onların yazarları, kimi iş çevreleri, bütün imkanlarıyla karşımızdaki adaylara tam destek veriyorlar. Pensilvanya şebekesi bu adayların arkasında duruyor. Bazı uluslararası çevreler de elbette bu adayları destekliyorlar. Yani iki adayla değil, geniş bir bloğa karşı biz bu yarışı sürdürüyoruz. Gerçekten de eşit bir yarışın içinde değiliz. 2010’da halk oylamasında aynen bu blok karşımızdaydı, ama yüzde 58 oy oranıyla bu kirli ittifakı boşa çıkardık. 30 Mart’ta da yüzde 45,5 oy oranıyla bu kirli bloğun Türkiye için bir şey ifade etmediğini ortaya koyduk. KASETLERİ YAYINLAYAN PENSİLVANYA'DIR MHP'nin kasetlerini yayınlayan bu Pensilvanya'dır. MHP'lileri dinleyen bu Pensilvanya'dır. 30 Mart'ta MHp seçmeni Pensilvanya ile iş tutan yönetimine gereken dersi verdi. Ama Bahçeli ders almadı. Sabah akşam edebe ahlaka sığmayacak hakaretler yaptı. Ağzını istediği kadar bozsun. Ben MHP'ye gönül vermiş kardeşime soruyorum. Bahçeli'nin bu üslubu MHP'ye gönül vermiş kardeşlerimizi yansıtıyor olabilir mi;? Bahçeli'deki bu hırçınlık zılletin örtülmesi için sergileniyor. MHP'ye gönül vermiş kardeşlerim buna prim vermeyecektir. Buna inanıyorum. SANAT HİÇ KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİLDİR Biz vizyon belgesi toplantısına toplumun her kesiminden insanı davet ettik. Bir sanatçının bu toplantıya katılmasından daha tabi bir şey olabilir mi? Sanatçılarımız rahat olsunlar. Sanat hiç kimsenin tekelinde değildir. İSRAİL'İN YAPTIKLARI İZAH EDİLEMEZ Ramazan'a acı hadiselerle girdik. Irak'ta süren kavga can alıyor. Libya aynı şekilde, Mısır aynı şekilde. Filistin'de İsrail'in şu son günlerde yaptıkları hiçbir şeyle izah edilemez. İsrail terör estiriyor. Bu bireysel terörün ötesine geçti. Bir terör devleti anlayışıyla bunu yapıyor. Her Ramazan'da yaptığı gibi Gazze'ye ölüm yağdırdı. Mısır'ın girişimiyle bir ateşkes kararı güya onaylandı. 2012'de de bir karar verilmişti. Temenni ederim ki bu ateşkes sağlanır. Elbetteki ateşkes girişimi olumlu ve değerlidir. Ancak Ortadoğu'nun kirli siyasetinde bir kez daha Filistinli masum çocuğun kanı kullanıldı. 200 Gazzeli şehit oldu 2000 Gazzeli yaralandı. Gazzeliler önceki Ramazanlarda olduğu gibi maalesef oruçlarını şehadetle açtılar. İftar ve Sahur sofralarında masum insanlar acımasızca katledildi. Filistin'de Gazze'de yaşanan katliamın en acı boyutlarından biri insanlığın sessiz kalmasıdır. Maalesef Filistin'de çocukların havadan yağan bombalarla katledilmesi insanlık için bir anlam ifade etmiyor. ÇOCUK KATİLLERİ BUNUN BEDELİ ÖDER Artık insanlık seyretmeyi de bıraktı. Sırtını döndü. İsrail son derece şımarık bir biçimde, bugünkü gazetelerde gördünüz, tanklar ölüm kusuyor onlar ise halay çekiyor. Bu nasıl insanlık. Uluslararası hukuku çiğneyerek insani değerleri ayaklar altına alarak bölgede devlet terörü estiriyor. Bizim dışımızda bir tek ülke çıkıp buna dur diyemiyor. Hiçbir zulüm ebedi değildir. Zalim er ya da geç zulmünün bedelini ödemiştir. Filistin'de 1948'den beri devam eden sistemli zulüm ve soykırım girişimi emin olun hesapsız kalmayacak. Bedeli er ya da geç ödenecek. O çocukların melekleri ağlatan feryatları karşılıksız kalmayacak. Çocuk katilleri de sessiz duranlar da bunun bedelini öderler ve ödeyeceklerdir. BU ZİHNİYETİN HİTLER ZİHNİYETİNDEN FARKI NE? Bir kaç gün önce İsrail'de bir kadın çıktı. Dedi ki... Filistinlilerin hepsi bizim düşmanınız. Kanı bizim elimizde olmalı. Buna öldürülen teröristlerin anneleri de dahil: Anneler de öldürülmelidir... Bunu söyleyen bir kadın milletvekili. Paralemento üyesi. Bu zihniyetin Hitler'in zihniyetinden ne farkı var? Buna benzer sözler Filistinli anneler için değil başkaları için söylenseydi dünya ayağa kalkmaz mıydı bunu görün. Irkçılık faşizm ayrımcılık Filistinli annelere yönelikse dünya bunu umursamıyor. Avrupa neden susuyor. Batıya sesleniyourm daha ne kadar destek vereceksiniz. İslam dünyasına sesleniyorum kardeşleriniz alçakça öldürülürken daha ne kadar tepkisiz kalacaksınız. Dünya bu devlet terörüne daha ne kadar tepkisiz kalacak. Filistin'de küresel adalet ve vicdan ölüyor. İnsanlık can çekişiyor. Susan bu zulmüm ortağıdır. Zulme rıza gösteren zulmün ortağıdır. Biz susmadık ve susmayacağız. Bizim sesimizi yükseltmemizden rahatsız olanlar var. İçerde de rahatsız olanlar var. Ana muhalefet de rahatsız yavru muhalefet de rahatsız. CHP GENEL MÜDÜRÜ İSRAİL'İN YANINDA DURDU Suriye'de sığınmacılardan dolayı Kahramanmaraş'ta yapılan eylemler bu ülkenin evladına yakışan eylemler değil. Adana'da yapılanlar bu milletin evladına yakışan eylemler değildir. Bu millet ensar olmayı kabul etmiştir. Ama bunu yapanlar ne yazık ki nasipsiz tiplerdir. Ama biz onlara da insanlık öğretmeye devam edeceğiz. Mavi Marmara konusunda CHP'nin genel müdürü kendi şehitlerinin değil İsrail'in yanında durdu. Pensilvanya ile CHP genel müdürü tam bir fikir birliği içindedir. ECDADIN HATIRASINA SAYGI YOK Biz ne zaman Tel Aviv'e eleştiri getirsek cevabını CHP genel müdüründen alıyoruz. En son monşer adayları da bu meselelerde tarafsız olmak gerektiğini Suriyeliliere kapıyı açmamak gerektiğini söyleyerek yeni efendisinin gözüne girmeye çalıştı. Bunların vicdanı kurumuş. Tarih şuuru medeniyet bilinci yok. Ecdadın hatırasına saygı yok. Biz ruzi mahşerde gerekeni yaptım diyebilmenin huzuru içinde olmak istiyoruz. NANKÖRLÜK YAPANLARDAN OLMAYACAĞIZFilistin için adalet mücaelesi veren Yavuz Sultan Selim ve Abdülhamid'e kadar hiç kimsenin önünde yüzümüz kızarmasın istiyoruz. Son nefesimize kadar Filistin davasını savunmaya Filistin'in insanca hayat mücadelesini savunmaya devam edeceğiz. Biz dengelere değil Allah'a inanan bir milletiz. Dengeler adına susup tarihine ecdadına nankörlük yapanlardan olmayacağız.Sayın Halid Meşal, Mahmud Abbas, BM Genel sekreteri Ban Kimum, Fransız cumhurbaşkanı, Katar emiri ve İran cumhurbaşkanı ile görüşmeler yaptım. Türkiye'nin tavrını ilettik. Dışişleri bakanımız sürekli irtibatlarını devam ettiriyor. Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.DİLE KOLAY 400 TON BOMBA YAĞDIRIYORİsrail halkına sesleniyorum. Devletlerinin hükümetlerinin bu zulmüne artık itiraz etsinler. İsrail halkı bahanlerin ne kadar gerçek dışı olduğunu saldırıların ne kadar orantısız olduğunu görsün artık. Hamas bomba attı. Kaç kişi öldü? Ölen yok. Nasıl oluyor bu iş? Ama siz iki yüz kişiyi öldürdünüz. 1000'e yakın yaralı var. Tamamen Gazze'yi yerle yeksan hale getirdiniz. Dile kolay 400 ton bomba yağdırıyor. Şu anda 500 ton olmuştur. Böyle bir politikayla İsrail halkı hiçbir zaman güvene kavuşamaz. İsrail halkı bilsin ki Filistin'de çocuklar katledildikçe ilişikilerimizin normalleşmesi asla mümkün değildir. Biz Mavi Marmara için önce özür dedik. Özür dilediler. Tazminat dedik belli bir yere geldiler. Üçüncü madde Filistin'e ambargonun kaldırılmasıydı. Tam imzalayacakken aynı oyunu yaptılar. Olmert zamanında da yapmışlardı. Orada da yine Suriye-İsrail sıkıntısında arabulucu idik. Bir kaç kelimeye takıldık. 2-3 gün ara verildi ve Gazze'yi bombaladılar. Şimdi yine Batı Şeria'da yaşanan olayı Gazze'ye getirdiler. Batı Şeria bahaneydi. Ateşkes yetmez, Gazze'ye uygunlanan insanlık dışı ambargonun kaldırılmasını istiyoruz. Filistin'in bağımsız olmasına izin verilmedikçe İsrail güvende olmayacaktır.EY AMERİKA...Ey Amerika sen bize hep iki devletli çözüm dedin. Hep bunu söyledin ne oldu? Şu anda aynı ifadeler kullanılıyor. Ama uygulama yok maalesef. Çocuk katledenlere karşı etkili biçimde ses çıkartılmalı.Filistinlik kardeşlerim asla yalnız değilsiniz, asla yalnız olmayacaksınız. İnsani yardımlar konusunda Filistin'deki gayretlerimizi sürdürüyoruz. Bütün şartları zorlayarak mümkün olan her şekilde yanınzda olmaya devam edeceğiz. Kanı durdurmak için yaraları sarmak için Filistin davasını savunmak için yanınızda olmaya devam edeceğiz.Biz Kudüs'te yok bilmem ne ödülü takmak için bu mücadeleyi vermiyoruz. Bizim mücadelemiz sadece Allah rızasını tahsil içindir. 77 milyon dualarımızla yanınızda olmaya devam edeceğiz. Allah Filistin ve tüm mazlumların yardımcısı olsun.haberler.com
Şans Oyunları Oynamayı Bırakmanız İçin 20 İbretlik Sebep
Bir şehir efsanesini çökertiyoruz sevgili okuyucularımız. 'Para var huzur var'diye bir şey yok. Para beladır, para illettir, para perişanlıktır. Zengin olma hayallerini bırakın ve fakirliğinizin kıymetini bilin. Hayır başımıza güneş geçmedi. Hayır delirmedik. Hayır Tibet'e de gitmiyoruz, sadece tecrübelerden faydalanıyoruz buyrunuz;
Dünya Kupası'nın Altın Eldivenleri
Almanya'nın şampiyonluğuyla tamamlanan 2014 FIFA Dünya Kupası, kalecilerin ortaya koyduğu üst düzey performanslarla akıllarda yer etti.Turnuva sonunda 'Altın Eldiven' ödülüne layık görülen Alman Manuel Neuer başta olmak üzere, özellikle Amerika kıtası temsilcilerinin kalecileri, sergiledikleri performansla ön plana çıktı. ABD'den Tim Howard, Meksika'dan Guillermo Ochoa, Kosta Rika'dan Keylor Navas, Şili'den Claudio Bravo ve Kolombiya'dan David Ospina ile Uruguay'ın Galatasaraylı file bekçisi Fernando Muslera gibi kendilerini kulüp takımlarında kanıtlamış birçok başarılı eldiven, Dünya Kupası'nda bu kez ülkeleri adına önemli performanslar ortaya koydu. Brezilya 2014'te bir kez daha yetiştirdiği kalecilerle göze çarpan Amerika kıtası, geçmiş yıllarda Türkiye'de forma giyen Claudio Taffarel, Oscar Cordoba ve Aly Faryd Mondragon'un yanı sıra, Rene Higuita, Sergio Goycochea, Jose Luis Chilavert, Dida ve Rogerio Ceni gibi isimleri dünya futboluna armağan etti. 'Panzerler'in kalesi Neuer ile emin ellerde Almanya Milli Takımı'nın Dünya Kupası şampiyonluğunda pay sahibi olan başlıca isimler arasında, Manuel Neuer yer aldı. 'Panzerler'in kalesini emanet ettiği 28 yaşındaki file bekçisi, tipik kaleci özelliklerinin yanı sıra, ceza alanının dışında topla bir libero misali oynamasıyla oyunun geriden kurulması anlamında da takımına önemli bir katkı sağladı. Neuer, 18 gol atıp 4 gol yiyen Almanya Milli Takımı ile 2014 FIFA Dünya Kupası'nın en başarılı kalecisi seçilerek, 'Altın Eldiven' ödülüne layık görüldü. Kupanın unutulmazı Tim Howard Dünya Kupası'nın adından en fazla söz ettiren ismi, ABD'nin file bekçisi Tim Howard oldu. Başarılı performansıyla sosyal medyada da birçok ilginç paylaşımın kaynağı olan Howard, takımının Belçika ile oynadığı ikinci tur maçında 16 kurtarışa imza atarak Dünya Kupası tarihine geçti. 35 yaşındaki file bekçisinin kalesini koruduğu ve ikinci turda elenen ABD, turnuvada 5 gol atıp, 6 gol yedi. 'Örümcek adam' Guillermo Ochoa Meksikalı Guillermo Ochoa, Dünya Kupası'nda performansıyla en fazla dikkati çeken isimler arasına girdi. Grup aşamasında yalnızca 1 gol yiyen ve Meksika'nın kalesini başarıyla koruyan 28 yaşındaki file bekçisi, yaptığı kurtarışlarla taraflı tarafsız tüm futbolseverlerin beğenisini topladı. Ochoa, grup karşılaşmasında Hırvat oyuncu Ivan Perisic'in golüne engel olamazken, ikinci turda ise takımının Hollanda'ya 2-1'lik skorla elenmesini önleyemedi. 'Portakallar' karşısında son anlara kadar kurtarışlarıyla rakip takıma gol izni tanımayan Ochoa, son dakikalarda birisi penaltıdan olmak üzere kalesinde iki gol gördü. Başarılı kaleci, turnuvada oynadığı 4 maçta 3 gol yedi. Kosta Rika'da Navas etkisi Kupanın sürpriz takımlarından Kosta Rika'da elde edilen çeyrek final başarısında en önemli pay, kuşkusuz kaleci Keylor Navas'a ait. Kosta Rika'nın 27 yaşındaki file bekçisi, yaptığı olağanüstü kurtarışlarla Dünya Kupası'nın adından söz edilen kalecileri arasına girdi. Navas, forma giydiği 5 maçta kalesinde yalnızca 2 gol gördü ve turnuvanın en az gol yiyen kalecisi oldu. Kolombiya'nın kalesi Ospina ile güvende Kolombiya Milli Takımı kalecisi David Ospina, Dünya Kupası'nda çeyrek finalde elenen ülkesinin kalesinde oynadığı 5 maçta 4 gol gördü. C Grubu'nda mücadele eden Kolombiya'nın Fildişi Sahili ve Japonya maçlarında birer gol yiyen 25 yaşındaki kaleci, 2-0 kazanılan ikinci tur maçında ise Uruguay'a karşı kalesini kapadı. Güney Amerika'nın futbol dünyasına kazandırdığı önemli kalecilerden biri de Aly Faryd Mondragon. Bir dönem Galatasaray'da da forma giyen ve turnuvada Ospina'nın yedekliğini üstlenen Mondragon, Brezilya'daki Dünya Kupası'nda tarihe geçti. Emektar kaleci, Japonya karşılaşmasında Ospina'nın yerine oyuna dahil olarak 43 yaş 3 gün ile Dünya Kupası tarihinde forma giyen en yaşlı futbolcu unvanını, Kamerunlu Roger Milla'nın elinden aldı. Şili'nin kalesi Bravo'ya emanet Yeni sezon için İspanyol devi Barcelona ile anlaşan Şilili kaleci Claudio Bravo, Dünya Kupası'ndaki performansıyla ön plana çıktı. Turnuvaya ikinci turda Brezilya'ya yenilerek elenen Şili'de oynanan 4 maçta da sahaya çıkan Bravo, bu karşılaşmalarda kalesinde 4 gol gördü. 31 yaşındaki file bekçisi, aynı zamanda kaptanlığını yaptığı Şili Milli Takımı'na tecrübesiyle liderlik etti. Julio Cesar'ın acı vedası Turnuvayı hayal kırıklığıyla kapatan Brezilya'nın en talihsiz ismi, kaleci Julio Cesar olarak göze çarptı. Evsahibi takımın tecrübeli file bekçisi, özellikle ikinci turda Şili'yi eledikleri maçta kurtardığı penaltılarla takımını çeyrek finale taşıdı. Ancak yarı finalde 7-1'lik tarihi Almanya yenilgisinde kariyerinin en kötü maçlarından birini yaşayan Julio Cesar, üçüncülük maçında alınan 3-0'lık Hollanda mağlubiyetinin ardından milli takım formasına şanssız bir şekilde veda etti. Yarı finale kadar sergilediği performansla güven veren ve yalnızca 4 gol yiyen 34 yaşındaki kaleci, turnuva sonunda kalesinde 14 gol gördü. Courtois güven verdi Belçika Milli Takımı'nın yakaladığı altın jenerasyonun temel parçalarından biri kaleci Thibaut Courtois. İspanya'da Atletico Madrid'in yaşadığı tarihi sezonda pay sahibi olan Courtois, Dünya Kupası'nda çeyrek finalde Arjantin'e boyun eğen Belçika'nın kalesinde yine güven verdi. 22 yaşındaki file bekçisi oynadığı 6 karşılaşmada 3 gol yedi. Muslera'lı Uruguay ikinci turda takıldı Uruguay Milli Takımı'nın kalesini başarıyla koruyan Fernando Muslera, Brezilya 2014'te takımıyla gruptan çıkma başarısı gösterdi. Muslera, ikinci tura yükselen Uruguay ile her zamanki performansının bir adım uzağında kalsa da yeteneğiyle Güney Amerika'nın çıkardığı başarılı kalecilerin arasında yer alıyor. 28 yaşındaki Galatasaraylı kaleci, turnuvada 4 maçta 6 gol yedi.
Sınır Hattında IŞİD Önlemi
IŞİD, Suriye'nin sınıra yakın Telabyad ve Carablus ilçelerini ele geçirmesinin ardından, PKK’nın bu ülkedeki uzantısı PYD kontrolündeki Kobani ilçesine yöneldi. IŞİD militanlarının Halep’in Kobani ilçesine ulaşmak için Türkiye sınırındaki köylerde PYD güçleriyle çatışmaya başlaması üzerine, Suriye sınırındaki Gaziantep ve Şanlıurfa’da önlemler artırıldı.IŞİD militanlarının Halep'in Kobani ilçesine ulaşmak için Türkiye sınırındaki köylerde PYD güçleriyle çatışmaya başlaması üzerine, Suriye sınırındaki Gaziantep ve Şanlıurfa'da önlemler artırıldı. Sınır hattında zırhlı araçlarla önlemler alınırken, kritik noktalara takviye birlikler gönderildi. Hakim tepelere zırhlı araçlar ve hava savunma sistemleri konuşlandırılırken, eli tetikte görev yapan asker, termal kameralar ile de sınırı 24 saat izliyor. İç karışıklığın sürdüğü Suriye'de, Özgür Suriye Ordusu militanları 3 yıl önce rejim güçleriyle çatışmaya başladı. Muhalifler, savaşın ikinci yılında Türkiye sınırına yöneldi ve aylar süren çatışma sonrası Hatay'dan Mardin'e kadar uzanan sınır hattındaki kapıların kontrolünü ele geçirdi. İç savaşın ikinci yılının sonunda kendi içinde bölünen muhalifler, El Nusra ve PKK'nın Suriye'deki uzantısı olan PYD arasında sınır kapılarının ve bulundukları bölgelerin kontrolünü ele geçirmek için çatışmaya başladı. 2013 yılında ortaya çıkan El Kaide bağlantılı IŞİD militanları, Suriye'de tüm gruplar ile çatışmaya başladı. Kısa sürede etkili olan IŞİD, geçen yılın sonuna doğru militan sayısını iyice artırdı ve Suriye'nin en büyük kentlerinden Rakka'yı ele geçirdi. Aynı zamanda zengin petrol kuyularının bulunduğu Rakka'yı ele geçiren IŞİD, bu kenti karargah olarak kullanmaya başladı. TÜRKİYE SINIRINA YÖNELDİLER IŞİD militanları; Rakka'yı ele geçirmesinin ardından Türkiye sınırına yöneldi ve şiddetli çatışmaların ardından geçen ocak ayında Şanlıurfa'nın Akçakale İlçesi'nin karşısındaki Telabyad ile Gaziantep'in Karkamış İlçesi'nin karşısındaki Carablus ilçelerinin kontrolünü ele geçirdi. Önemli iki sınır kapısının bulunduğu ilçeleri ele geçiren IŞİD güçleri, daha sonra Kilis'teki Öncüpınar İlçesi'nin karşısındaki Suriye'nin Azez ilçesine yöneldi ancak burada başarılı olamadı. Azez'den çekilen IŞİD militanları bu bölgeye yakın bir noktada Türkmen nüfusun yoğun olarak yaşadığı Çobanbey beldesini ele geçirdi. 2 SINIR KAPISI KAPATILDI IŞİD militanlarının Telabyad ve Carablus'ta kontrolü ele geçirmesi üzerine Türkiye, geçen 6 Ocak'ta Şanlıurfa'nın Akçakale, 17 Ocak'ta ise Gaziantep'in Karkamış ilçelerindeki sınır kapılarını geçişlere kapattı. Halen kapalı olan sınır kapılarında; acil durumlarda yaralı kabulü yapılırken, ülkelerine dönmek isteyen Suriyelilere izin veriliyor. IŞİD'İN HEDEFİ KOBANİ Türkiye sınırına yerleşmeyi hedefleyen IŞİD militanları, sınır hattının önemli bölümünde hakimiyeti sağlamak için kontrolü elinde bulundurduğu Carablus ile Telabyad arasında kalan Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinin karşısındaki PKK'nın bu ülkedeki uzantısı PYD yönetimindeki Arapça adı Ayn-El Arap olan ve Kobani olarak bilinen ilçeye yöneldi. IŞİD militanları 10 gün önce Carablus bölgesinden yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki Kobani'ye doğru güzergah üzerindeki köylerde çatışarak ilerlemeye başladı. Türkiye sınırına yakın noktalarda yaşanan ve halen süren çatışmalarda bazı köylerin kontrolü IŞİD'e geçti. Öte yandan IŞİD güçlerinin Kobani'ye yönelik saldırı başlatması ile kullandığı sosyal medya hesaplarından 19 Temmuz tarihi ile PYD'yi tehdit eden mesajlar yayınladı. IŞİD'in seçtiği 19 Temmuz tarihinin sebebinin ise, PYD'nin silahlı kanadı olarak kurulan YPG'nin 19 Temmuz 2012'de Kobani'de hakimiyetini ele geçirmesinden kaynaklandığı ve yıldönümünde buna son vermek için saldırıyı başlattığı iddia edildi. SINIRDA ALARM VERİLDİ, KRİTİK NOKTALARA TAKVİYE YAPILDI Kobani'yi ele geçirmek isteyen IŞİD'in, Türkiye sınırına noktalarda başlattığı ve halen süren çatışmaların ardından Türk Silahlı Kuvvetleri alarm durumuna geçti. Çatışmaların sürmesi ve şiddetlenebileceği yönündeki bilgiler üzerine sınır hattında önlemler artırıldı. Gaziantep'in Karkamış ile Şanlıurfa'nın Suruç ilçeleri arasındaki güzergahta çatışmaların yoğun olarak yaşandığı bölgelere takviye birlikler gönderildi ve kritik noktalara zırhlı araç ve asker görevlendirmesi yapıldı. NÖBETÇİ VE DEVRİYE SAYILARI ARTIRILDI Yaşanan sıcak gelişmelerin ardından sınır hattında asker devriye sayısını artırdı. 24 saat boyunca zırhlı araçlarla devriye görevi yapılırken, sınır hattında nöbetçi kulübelerinin sayısı 2'den 3'e yükseltildi ve olası durumlara karşı güçlendirildi. Kulübelerde 2 saatte bir değişimi yapılan askerler eli tetikte yaptıkları nöbet görevi sırasında dürbünle de Suriye tarafını izleyerek gelişmeleri takip ediyor. SURİYE 24 SAAT İZLENİYOR Sınır hattında zırhlı araçların konuşlu olduğu karakollarda da tedbirler artırıldı. Karakollarda ve hakim tepelerde tank, obüs, zırhlı araçların yanı sıra hava savunma radarları da konuşlandırıldı. Karakollarda, kritik görülen noktalarda ve Suriye'yi gören hakim tepelerde askerler termal kameralar ile sınırın karşı tarafını 24 saat boyunca izleyerek gelişmeleri anlık olarak üstlerine bildiriyor. ONLARCA TANK SINIRDA BEKLİYOR IŞİD tehdidi altındaki Kobani'nin hemen karşısında bulunan Şanlıurfa'nın Suruç İlçesi'nin Mürşitpınar Köyü'nde de güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Suriye'deki olayların başlamasının ardından Mürşitpınar Köyü'ndeki 2'nci Hudut Tabur Komutanlığı'na bağlı 6'ncı Bölük Komutanlığı bahçesinde halen onlarca tankın beklediği görüldü. KAÇAK GEÇİŞ VE KAÇAKÇILIĞA HENDEKLİ ÖNLEM Sınır hattında IŞİD ile PYD militanlarının çatışmasını yakından takip eden asker, bir yandan da kaçakçılık ve kaçak geçişlere karşı mücadele veriyor. Son zamanlarda Suriye tarafından gelen ve ateş açarak çatışan grupların da ortaya çıkması üzerine asker, önlem amacıyla sınır hattında bazı bölgelere hendek kazdı. Hatay'dan Mardin'e kadar uzanan sınır hattında askerin riskli ve kritik olarak belirlediği bölgelere 1 ile 20 kilometreyi bulan 2 metre genişliğinde bazı bölgelerde 2,5 kimi yerlerde ise 4 metre derinliğinde kazdırılan hendekler ile kaçakçılığın ve kaçak geçişler önleniyor. KOBANİ NÜFUSU 4 KATINI AŞTI IŞİD'in Telabyad ile Carablus arasında kaldığı için kendisine hedef olarak belirlediği Suriye'nin Halep kentine bağlı Kobani ilçesinde de endişeli bir bekleyiş var. Şanlıurfa'nın Suruç İlçesi'nin karşısında olan ve Suriye'de olaylar başlamadan önce nüfusu 100 bin civarındaki Kobani'de, nüfusun savaşla birlikte 400 bini aştığı bildirildi. Yoğun olarak Kürt nüfusun yaşadığı ve iç karışıklığın başlamasının ardından PYD'nin kontrolüne geçen Kobani'ye, çatışmaların yaşandığı iç kesimlerden Kürtlerin yanı sıra Arap ve Türkmenlerin de göç ettiği belirtildi. Aynı zamanda PYD eş başkanı Salih Müslim'in de memleketi olan Kobani'de, IŞİD güçlerinin saldırısına karşı önlemler alındığı, silahlı grupların ilçe dışında yapılan mevzilere yerleştirildiği bildirildi. YENİ GÖÇ DALGASI ENDİŞESİ Kobani'de PYD'nin sivil halkı da silahlandırdığı ileri sürülürken, ilçeyi tehdit eden IŞİD güçlerinin buraya ulaşması ve çatışmaya başlaması Türkiye'ye yeni bir göç dalgasının başlama ihtimalini de gündeme getirdi. Yerel kaynaklar, olası bir çatışma durumunda on binlerce insanın birkaç yüz metre uzaklıktaki Türkiye'ye sığınmak için Kobani'den kaçmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Öte yandan, geçen yıl geçici olarak askeri amaçlı olarak açılan ancak 2 ay önce geçici gümrük bölgesi ilan edilerek polisin görevlendirildiği Mürşitpınar Sınır Kapısı'ndan halen haftanın 2 günü insani yardım ile ülkelerine dönmek isteyen Suriyelilerin geçişine izin veriliyor. HDP SINIRDA ÇADIR KURDU Öte yandan IŞİD ile PYD arasında çatışmaların yoğun olarak yaşandığı bölgelerden Şanlıurfa'nın Birecik İlçesi'nin Ziyaret Mahallesi yakınlarında Suriyeli Kürtlere destek için çadır kuruldu. Geçen hafta sınır hattına kurulan çadırı; çeşitli kentlerden gelen HDP ve BDP üyeleri ziyaret ederek destek oluyor. Suriyeli Kürtlere destek için kurulan çadırı ziyarete gelen bazı kişiler ise zaman zaman sınırı aşarak Suriye tarafına geçerek PYD'ye katılıyor. Bu gelişme üzerine çadırın bulunduğu sınır hattında da askerler zırhlı araçlarla Suriye'ye geçişi engellemek için önlemlerini artırdı. Hasan KIRMIZITAŞ- Ahmet Hamdi ÇİÇEK, Ömer ŞULUL- GAZİANTEP- DHA
İstanbul Modern'e Galataport ‘Makyajı’
Türkiye’nin ilk modern sanat müzesi olan İstanbul Modern’in, Galataport projesi kapsamında yıkılıp yeniden yapılacağı, yeni binanın altına kat otoparkı, terasına da restoran inşa edileceği öne sürüldü. Buna göre, müze üç yıl sürecek inşaat sırasında, beş yıldızlı otel yapılması düşünülen Karaköy’deki Paket Postanesi’ne taşınacak. radikal.com.tr’den Müge Akgün’ün haberine göre, Galataport ihalesini geçen yıl 702 milyon dolarlık en yüksek teklifle alan Doğuş Holding, Serdar Bilgili ve hükümete yakın işadamlarından Ethem Sancak’ın işbirliğiyle, Karaköy Rıhtımı’ndan Mimar Sinan Üniversitesi’ne uzanan alanda inşa edilecek proje için Amerikalı bir mimarlık firmasıyla konuşuyor. Buna göre, proje kapsamında İstanbul Modern de ‘yenilecek’. Müzenin inşaat sürecinde, yine Galataport sınırlarında yer alan ve müze binasından önce yenilenerek beş yıldızlı otele dönüştürülmesi planlanan Paket Postanesi’ne taşınacağı belirtiliyor. Akgün, ” Hatta eğer abartılı bir dedikodu değilse İstanbul Modern’in yerine yapılacak yeni müze binasının altına altı katlı otopark olacak ve teras katı da Doğuş Grubu tarafından restoran olarak kullanılacakmış ” diye yazdı. İstanbul 2 No’lu Koruma Kurulu, İstanbul Modern’le ilgili son kararını “ 4 numaralı antrepoda yer alan İstanbul Modern’in yerinde kalması, 5 no’lu antreponun da Resim ve Heykel Müzesi olması ” doğrultusunda vermişti. İstanbul Modern’in yöneticisi Oya Eczacıbaşı da, Akgün’le röportajında bu söylentiyi yalanlamamış, “ Bölgedeki dönüşümde İstanbul Modern’in müze olarak varlığının ve işlevinin büyümesi için gerekli olan her koşulu gözden geçiriyoruz. Bu aynı zamanda büyük bir sinerji, dönüşüm ve işbirlikleri doğuruyor. Şu ana kadar her zaman böyle ilerledik, bundan sonra da böyle olacağına inanıyorum ” demişti. Diken
Reklam
Hamile Kadınlar İntihar Girişiminde Bulundu
MANİSA'nın Salihli İlçesi'nde, kocaları işşiz kalan hamile iki kadın, otelin 6'ncı katına çıkıp üzerlerine benzin dökerek intihar etmek istedi. Yaklaşık 2 saat boyunca intihardan vazgeçirilmeye çalışan hamile kadınları Belediye Başkanı ikna edip, otelin penceresinden indirtti.Salihli'de özel bir şirket tarafından işletilen otoparklarda çalışırken, otoparkların belediye bünyesinde işletilmesine karar verilmesi sonucu işsiz kalan Salıh H., ile Halil İ.K,'nın hamile olan eşleri, bir otelin 6'ncı katına çıkarak intihar etmek istedi. Üzerlerine benzin döken 1.5 aylık hamile Hamide Hoşnalc. (33) ile 2.5 aylık hamile Tuğba K.'ıin (21) atlama ihtimaline karşı Salihli Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü aşağıda hava yastığı açarak önlem alırken, olay yerinde sağlık ekipleri de hazır bekletildi. Yaklaşık 2 saat sonra Salihli Belediye Başkanı Zeki Kayda'nın ikna etmesi sonucu Hamide H., ile Tuğba K., intihardan vazgeçti. İntihardan vazgeçen ve sinir krizi geçiren iki kadın olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Salihli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Hastanede tedaviye alınan hamile iki kadının sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Kadınların intihardan vazgeçmelerinin ardından açıklama yapan Belediye Başkanı Zeki Başkan Kayda 'Salihli'de bazı otoparklar daha önce şirketler aracılığı ile işletiliyordu. Ancak ihalede yaşanan bazı sıkıntılar nedeniyle bu ihale iptal edildi ve otoparkları Salihli Belediyesi işletmeye başladı. Bunun sonucunda ise bazı arkadaşlarımız işsiz kaldı. İşsiz kalan arkadaşlarımızın bazılarını bir süre sonra yeniden işe alacağız. Ancak işsizlik bir gerçek. Ve Salihli Belediyesi'nin işsiz olan herkesi işe alması da mümkün değil' dedi. Ekrem ÇAĞLAR/SALİHLİ (Manisa), (DHA)
Reklam
Sadece Age Of Empires 2 Oynayanların Bildiği 15 Gerçek
etiket
Şimdi birisi çıkıııp ohoooo 'Age Of Empires 2 mi kaldı?' diyebilir, ama olsun tüm saldırılara karşı kurdum kaleyi bekliyorum.Age Of Empires II bir dönemin gençliğini çürüten oyun, bazılarımızın hala hayatının bir parçası. YAPARIIIM, EFENDİM bu sesleri duymak için saatlerce internet kafelerde, evde bilgisayar başında vakit geçirenlere sevgilerle.
İşte Beşiktaş'ın 2014-15 Sezonu Formaları
Siyah Beyazlı taraftarların merakla beklediği 2013-2014 sezonu formaları sporcini.com'da yayınlandı. Beşiktaş yeni sezonda 3 farklı formayla mücadele verecek İşte Beşiktaş'ın yeni sezonda giyeceği formalar... Cumhuriyet
Reklam
Sesle Emoji Girmek Artık Mümkün!
Güncellenen Google Klavye uygulaması, artık sesinizle bunları girmenize de izin veriyor! Bir süre önce Android'in uygulama mağazasına izinsiz olarak yüklenen Android L klavyesi, Google Play Store'a geri dönmedi. Ama bunun yerine, bu hafta güncellenen Google Klavye uygulamasındaki yeni özellikleri deneyebilirsiniz. Google Klavye artık daha çok giriş dili destekliyor. Bunların arasında, Latin Amerikan İspanyolcası, ve Hint İngilizcesi de var. Sesli giriş yapma simgesi de, klavyenin altından üst kısmına taşınmış, bu sayede yanlışlıkla basılma ihtimali daha düşük hale gelmiş. En ilginç yeni özellik ise, Google Klavye'de emoji 'leri sesli girişle yazabilmeniz. Şu an için 'smiley face' ve 'sad face' gibi en çok kullanılan emoji'lerle sınırlı olsa da, çok yakında bunun artırılması planlanıyor. Ayrıca henüz sesle girilen emoji'ler yazı tabanlı ve küçük sevimli ikonlara dönüşmüyorlar.Chip
Bakanlıklar Bonzai'ye Karşı Birleşti
Son dönemde yaygınlaşan sentetik uyuşturucu Bonzai'yle mücadele için 5 bakan 3 saat süren bir toplantı yaptı. Sağlık Bakanlığı koordinatörlüğünde Uyuşturucu ile Mücadale Üst Kurulu oluşturuldu. Sağlık Bakanlığı'ndaki toplantıda İçişleri Bakanı Efkan Ala, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç Bonzai ile mücadele için bir araya geldi. Toplantı yaklaşık üç saat sürdü. Toplantının ardından Sağlık Bakanlığı bir açıklama yaptı. Sağlık Bakanlığı bünyesinde Uyuşturucuyla Mücadele Üst Kurulu oluşturulduğu duyuruldu. Toplantıda 'Son günlerde kamuoyu gündeminde geniş yer işgal eden uyuşturucuya karşı alınacak tedbirler ve izlenecek yol haritası ele alındığını' belirtildi. Uyuşturucu ile mücadelenin adli, idari, hukuki, psikolojik, narkotik ve sosyolojik boyutları da Üst Kurul’daki Bakanlıkların eş güdümüyle takip edilecek. Erdoğan açıklama yapmıştı Başbakan Tayyip Erdoğan geçtiğimiz haftalarda Yeşilay toplantısında yaptığı konuşmada Bonzai ile kararlılıkla mücadele edeceklerini açıklamıştı: 'Konu sadece sigara değil, aynı zamanda alkol, bunu bir kenara koyamazsınız. Şimdi bir de bonzai denilen bir şey daha çıktı. Daha ucuz ve çok daha yaygın. Bir neslin Allah muhafaza gidişi söz konusu, yok oluşu söz konusu. Bütün bunlara karşı bir mücadelenin bizim milli bir meselemiz olduğuna inanıyorum. Manevi bir meselemiz olduğuna inanıyorum. Kimsenin tereddüdü olmasın. Tüm zararlı maddelerle olduğu gibi uyuşturucuyla da etkin mücadelemizi sürdüreceğiz.' Uyuşturucu tedavisine gelenlerin çoğu bonzai kullanıyor İlk kez 2002’de Almanya ve İspanya’nın ardından Avustralya’da görülen bonzai, Türkiye’de ilk defa 2011’de fark edilerek yasa kapsamına alındı. İstatistiklere göre dünya genelinde en çok bonzai yakalayan ülke Türkiye. Çocuk ve Ergen Madde Bağımlıları Tedavi Merkezi'nin verilerine göre (ÇEMATEM) 2011 yılında uyuşturucu bağımlılığı sebebiyle tedaviye gelenlerin yüzde 15, 2012’de yüzde 40, 2013’te yüzde 75'i bonzai kullanıyor. Kalp krizine sebep oluyor Bonzai içildikten sonra iki, üç saat içinde etkisini gösteriyor. Nane, kekik kokusu veriyor. Genç yaşta kalp krizlerini tetikliyor. Ayrıca kalp ritmi bozukluğu, kan basıncının artması ve böbrek yetmezliği gibi semptomlara yol açıyor. Bonzai kullanıcılarında ağız kuruluğu, çok sıvı tüketimi, aşırı şekerli madde tüketimi, kilo kaybı, paranoya, halisünasyon, endişe, kaygı çok fazla görülen belirtiler arasında. Al Jazeera ve Anadolu Ajansı
Reklam
Antalya'da Sevgilisini Parçalayarak Öldüren Adamdan Hırsızlık İsyanı
ANTALYA’da bir otel odasında öldürüp parçaladığı sevgilisi 37 yaşındaki Esma Ekinci’nin cesedini bavulla taşırken yakalanan 47 yaşındaki Galip Özdemir, hırsızlıkla da suçlanması üzerine 'Cinayetten ağırlaştırılmış müebbet verin, ancak hırsızlıktan 1 gün hapsin bile kaydıma geçmesine tahammül edemem' dedi. İzmir’den Antalya’ya gelerek barlarda garson olarak çalışan Esma Ekinci, geçen yıl şehir merkezinde bindiği minibüsün şoförü evli 3 çocuk babası Galip Özdemir ile görüşmeye başladı. 3 ay boyunca görüşmeye devam eden Galip Özdemir ile Ekinci arasında, geçen 26 Aralık’ta kaldıkları otel odasında kavga çıktı. Ekinci’yi yastıkla boğan Galip Özdemir, nefes almadığını fark ettiği kadını odanın küvetine taşıdı. Daha sonra bir mağazadan ekmek bıçağı alan Özdemir, ardından başka bir mağazadan da iki bavul aldı. Otele dönüp küvette Ekinci’nin cesedini parçalara ayıran Galip Özdemir, kadının eşyasını bir bavula, cesedi ise diğer bavula yerleştirdi. ELLERİ ORMANA GÖMDÜ Taksiyle oteldan ayrılan Galip Özdemir, ormanlık alan yakınında bavullarla birlikte taksiden indi. Bileklerinden kestiği elleri ormanlık alana gömen Özdemir, kadının cesedinin bulunduğu bavulla jandarma ekibine yakalandı. Ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle tutuklu yargılanan Galip Özdemir, 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Duruşmada Özdemir tarafından öldürülen Esma Ekinci’nin yakınlarının avukatları, cinayeti kimin işlediğinin sabit olduğunu, sanığın olayın ardından Ekinci’nin cüzdanını da aldığını, bu nedenle hırsızlıktan da cezalandırılmasını istedi. ’ÇOCUKLARIM HAKİM VE SAVCI OLACAK’ Ekinci’nin avukatının 'Sanık burada sadece cinayet olayıyla ilgili ifade verdi. Hırsızlık konusunda savunma yapmadı' sözlerine sinirlenen Galip Özdemir, şöyle dedi: 'Terbiyesizlik etmesinler. Ben hırsızlık filan yapmadım. Çantasını almamla ilgili söylüyorlar bunu. Ben öldürdüm onu ve defnetmeye gidiyordum. Otel odasında hiçbir eşyasını bırakmak istemedim. O nedenle çantası, ne varsa topladım. Hırsızlık amacıyla yapmadım. Cinayetten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verin, ancak hırsızlıktan 1 gün hapsin bile kaydıma geçmesine tahammül edemem. Çocuklarım hakim ve savcı olacak. Onlara bir zararım olmasın. Rahmetliyi Allah’ın huzurunda rencide etmek istemiyorum. Öldü gitti, ama bütün ihtiyaçlarını ben karşılıyordum. 450 lira babasından kalan emekli maşı vardı. Hatta öldürdüğüm gün de onun maaş alma günüydü. Ben parasını yiyecek olsam, maaşını çektirir öyle öldürürdüm.' AKIL HASTANESİNE SEVKİNİ ÖNCE İSTEMEDİ Mahkeme Başkanı Nihat Altuğ, Galip Özdemir’in Manisa Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi’ne sevkine karar verdi. Kararı duyunca yerinden kalkan Özdemir, 'Gerek yok. Benim bir sıkıntım yok. Eşimden iki ay kadar önce ayrıldım, başka sıkıntım yok' dedi. Hakim Altuğ ise 'Burada herkes akıl hastanesine sevk edilmek ister. Biz seni gönderiyoruz, sen ise itiraz ediyorsun. Bırak biz bakalım, içimizde şüphe kalmasın' dedi. Bunun üzerine Özdemir, 'Tamam o zaman sıkıntı yok' karşılığını verdi. Duruşma, 8 Eylül tarihine ertelendi. Jandarmaların arasında cezaevine götürülmek üzere duruşma salonundan çıkartılan Galip Özdemir, avukatı Yadigar Gedik Toy’a dönerek, 'Yadigar hanım, ne o küs müyüz. Hiç selam dahi vermiyorsunuz' dedi. Avukat Toy ise 'Geleceğim yanına' diye karşılık verdi.Teslime TOSUN / ANTALYA, (DHA)
Vizyon Toplantısı'ndaki Hangi Ünlü Ne Kadar Tepki Gördü?
Günlerdir, Cumhurbaşkanı Adayı Tayyip Erdoğan’ın Vizyon Toplantısı’na katılan ünlülere tepki yağıyor. Gonzo Insight konuyu araştırdı, kimin ne düzeyde tepki gördüğünü ölçtü. İşte bulgular…Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Vizyon Toplantısı” adını verdiği ve cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda uygulayacağı politika ve tutumları anlattığı kapalı salon buluşmasına, spor ve eğlence dünyasından ünlüler de katıldı. Bu haberin medyada yer bulmasıyla birlikte, Tayyip Erdoğan’a muhalif olan Twitter kullanıcıları ünlü isimlere karşı sert tepkilerde bulundu. Tepkiler özellikle toplantının yapıldığı gün ve ertesi gün o kadar yoğunlaştı ki, toplantıya katılan ünlülerin bir kısmı konuyla ilgili açıklama yapma ihtiyacı hissetti. Twitter mesajlarını baz alarak, sosyal algı araştırmaları yapan Gonzo Insight, ZETE için hangi ünlünün ne kadar tepki gördüğü ve ünlülerin hangi gerekçelerle eleştirildiğini açıklayan bir araştırma hazırladı. İşlenen veriler ve ortaya çıkan bulgular 11-12 Temmuz 2014 tarihlerinde, Twitter üzerinde konuyla ilgili atılan Türkçe tweet’leri kapsamaktadır. Gonzo Insight Bulguları: 1- Eğlence dünyasının ünlüleri, spor dünyasının ünlüleriyle kıyaslandığında daha büyük bir reaksiyonla karşı karşıya kaldı. 2- Eğlence dünyasından toplantıya katılanlar için en çok tepki alan isim Hande Yener oldu. 11.589 farklı kullanıcının attığı mesajların içinde en çok tekrar eden tweet, Zaytung tarafından dolaşıma sokuldu. Hande Yener’in Gezi eylemlerine katıldığını gösteren fotoğraf da Twitter kullanıcıları tarafından yoğun bir şekilde paylaşıldı. 3- Eğlence dünyası ünlüleri arasında ikinci en yoğun protesto Orhan Gencebay’a geldi. Orhan Gencebay hakkında yazılan 9.318 tweet’in kelime bulutunda en çok öne çıkan kelime grupları “yazıklar olsun” ve “kula kulluk edene” oldu. 4- Eğlence dünyasında en çok tepki gören ve alaya alınan diğer isim Ece Erken hakkında atılan tweet hacminin bu denli yüksek olmasının nedeni, toplu fotoğraf çekimi sırasında selfie çekmesi oldu. 5- Bazı medya kuruluşları toplantıya katılan ünlüler arasında en çok tepki gören şarkıcının Bülent Ersoy olduğu yönünde haber yayınladı. Oysa Ersoy’un aldığı tepkiler eğlence dünyası içinde dördüncü sırada yer alıyor. Spor Dünyası’ndan Galatasaray Başkanı Ünal Aysal ve Beşiktaş Başkanı Fikret Orman da Ersoy’dan daha büyük bir tepki gördü. 6- Ünal Aysal ve Fikret Orman’ın toplantıya katılması, kendi taraftarları tarafından yoğun olarak eleştirildi. Fenerbahçe taraftarları başkanları Aziz Yıldırım’ın toplantıya katılmamasını olumlu yorumladı. 7- Basketbol dünyasından iki isim; Hidayet Türkoğlu ve Ömer Onan tepkileri üzerine çekti. Hidayet Türkoğlu, Spor Dünyası ilk 5 listesinde yer alan tek basketbolcu oldu.Zete
Reklam
THY Uçağı Hindistan Jetlerini Alarma Geçirdi
Türk Hava Yolları'nın TK 66 sefer sayılı İstanbul-Singapur seferini yapan Boeing 777-300 tipi uçağı ile yine Boeing 777-300 tipi TK 68 sefer sayılı İstanbul-Bangkok uçağının Hindistan hava sahasında aynı koda sahip olması, jetlerin havalanmasına neden oldu.Edinilen bilgiye göre, Hindistan hava sahasını kullanan iki THY uçağının aynı transponder (hava araçlarında bulunan konum ve tanımlama yayınlayan elektronik cihaz) kodunu kullanması üzerine Hindistan Hava Kuvvetleri alarma geçti. Hindistan Hava Kuvvetleri 'a ait 2 adet MiG-21 Bison savaş uçağı, başkent Yeni Delhi'ye 600 kilometre uzaklıktaki Jodhpur'daki hava üssünden THY uçağına doğru havalandı. Yeni Delhi'ye doğru seyreden THY uçağının pilotunun, gerekli bilgileri kendileri ile iletişime geçen askeri jetlerin pilotlarına teyit etmesinin ardından uçuş bilgileri düzeltildi. Bunun üzerine yolcu uçağının yoluna devam etmesine karar verildi. Aynı tip Boeing 777 tipi uçağın birinin 35 bin feet'te, diğerinin de 37 bin feet'te olduğu ve konuyla ilgili olarak Hindistan ve Türkiye Sivil Havacılık otoritelerinin bilgilendirildiği öğrenildi. THY'DEN AÇIKLAMA Akşam saatlerinde de THY Basın Müşavirliği'nden konuya ilişkin açıklama yapıldı. Yazılı açıklamada şöyle denildi: “Pazar günü Türkiye saatiyle 05:46'da THY 66 İstanbul- Singapur uçağımız Pakistan hava sahasından Hindistan hava sahasına girdiği sırada, bölgedeki telsiz sistem sıkıntıları nedeniyle Hindistan hava trafik hizmet sağlayıcısı ile temas kuramamıştır. THY 66 Singapur uçağı ile THY 68 Bangkok uçağı trafiklerinin Mode A kodlarının Pakistan hava trafik merkezi tarafından aynı verilmesi sonucu, havada 2 uçak aynı kodla Hindistan Hava Kuvvetleri tarafından tespit edilmiştir ve arkadaki uçağın tanımlaması yapılamadığından, Hindistan uçağın kimlik bilgisini Hindistan Hava Trafik Hizmet Sağlayıcısı'na sormuştur. Ancak verilen bilgiyi teyit etmek istemişlerdir. Hindistan Hava Trafik Hizmet Sağlayıcısı, uçağa, öndeki THY 68 Bangkok uçağı vasıtasıyla ulaşmaya çalışmıştır. Bunu başarmışlar, ancak uçağın kodu değişmemiştir. Daha sonraki deneme ile THY 66 Singapur uçağının kodu değiştirilmiştir. 06:04'te Hindistan Hava Trafik Hizmet Sağlayıcısı THY 66 Singapur uçağımızla hem radar hem de VHF teması kurmuştur. Bu geçen zaman zarfında Hindistan Hava Kuvvetleri, uçağın yabancı bir uçak olması ihtimaline karşı uçağımızı görsel olarak tanımlamak için girişime başlamış olup, 06:09 ila 06:10 arasında uçağımız görsel olarak tespit edilmiştir. Konunun asıl nedeni, Pakistan Hava Trafik Hizmet Sağlayıcısı'nın 2 uçağımıza da yanlışlıkla aynı Mode A kodunu tahsis etmesi ve bölgede telsiz temasının güçlükle kurulabilmesidir. “ Murat ÇAKIR / İstanbul DHA
Reklam