onedio
Ölmek için ısrar eden kız
Rusya'da, koşarak yolun karşısına geçmeye çalışan genç ve güzel bir kızın aracın altında kalmaktan son anda kurtulması ve ardından yaşananlar ilginç görüntülere sahne oldu. Rusya'da üzerinde mini şortu genç ve güzel bir kız, yol ayrımında, karşıya geçmek için hamle yaptı. Trafiği kontrol etmeden koşarak yola fırlayan genç kızı fark eden bir araç sürücüsü, bir yandan kornaya bastı, diğer yandan da frene bastı. Paniğe kapılıp hızla ilerleyen genç kız, sürücünün çabası sonucu sağ salim karşıya geçmeye başardı. Aracın hafif şekilde çarptığı kız
Kızı Prenses Olsun Diye 'Krallığını' İlan Eden Adam!
ABD'li bir baba, kızı prenses olmak istediği için Afrika'da küçük bir toprakta 'krallığını' ilan etti. Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı Jeremy Heaton, kendi yarattığı bayrakla Afrika'ya gitti ve bayrağını diktiği toprağın 'yeni Kuzey Sudan Krallığı'nı temsil ettiğini' söyledi. Heaton'ın bahsettiği alan, Mısır ile Sudan arasında kalan 800 kilometre karelik kurak bir çöl bölgesi. Her iki ülkeye de kendi krallığının tanınması talebiyle başvuran Heaton, henüz bir yanıt alamamış. Heaton'ın asıl amacıysa kızını prenses yapabilmek. Kızının prenses olmayı çok istediğini belirten baba, bunun için tüm şartları zorladığını söylüyor. Kızının yedinci yaş doğumgünü için 'Bir Tawil' adı verilen ve ne Mısır ne de Sudan tarafından sahiplenen çöl bölgesinde geziye çıkan Heaton, burada krallığını ilan ederek, kızı Emily'nin hayallerini gerçekleştirdiğini ileri sürüyor. Washington Post gazetesine konuşan baba, 'Bazen hiç yapmayacağınız şeyleri çocuklarınız için yapabiliyorsunuz' diyor. Üç çocuk babası Heaton, çocuklarına 'onlar için her şeyi yapabileceğini göstermek istediğini' ifade ediyor. Heaton, talebinin oldukça meşru olduğu konusunda iddialı. Hatta destek almak için Afrika Birliği'ne başvurmayı düşündüğünü söylüyor. Bugüne kadar tüm ülkelerin bir bayrağın dikilerek ilan edildiğini, ABD'nin bile böyle kurulduğunu vurgulayan baba, kendi ülkesinin farklı olduğunu belirtiyor. Çünkü Heaton, bu ülkeyi kızına duyduğu sevginin bir ifadesi olarak kuruyor. Aile bireyleri Emily'ye şimdiden 'Prenses Emily' olarak hitap ediyor. Emily sürekli kraliyet tacını takıyor ve prenses olmanın 'çok havalı' olduğunu söylüyor.BBC Türkçe
ASELSAN Mühendisinin Ölümünü Adli Tıp da Çözemedi
Otomobilinde, 2006'da ölü bulunan ASELSAN mühendisi Hüseyin Başbilen'in intihar mı ettiği, cinayete mi kurban gittiğine ilişkin rapor hazırlayan Adli Tıp Genel Kurulu üyeleri farklı görüşlere vardı. Çoğunluk, Başbilen'in ölümüne neden olan kesiklerin kendisince yapılmış olabileceği sonucuna varırken, bazı üyeler 'kesiklerin Başbilen tarafından oluşturulmalarının varit görülmediği', bir kısmı ise 'kendisi ya da başkasınca oluşturulup oluşturulmadığının tıbben ayrılamayacağı' gerekçeleriyle çoğunluk görüşüne muhalif kaldı. Başbilen'in ölümünü soruşturan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Adli Tıp İhtisas Kurulunun, ölümün 'intihar mı, cinayet mi' olduğuna ilişkin oy birliğiyle bir sonuca varamaması üzerine Adli Tıp Kurumu Kanunu uyarınca, Adli Tıp Genel Kurulundan 'kesin kanaat' bildirmesini istedi. Genel kurul, hazırladığı 46 sayfa raporu başsavcılığa gönderdi. Raporun sonuç kısmında, Başbilen'in zehirlenerek öldüğünün ve kesik vasıfta yaralanma dışında başka bir travmatik tesirle öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı kaydedildi. Başbilen'in vücudunda iki adet kesik vasıfta yara saptandığı aktarılan raporda, boyunda tarif edilen yaralanmanın cilt ve cilt altı dokularını içerdiği, büyük damar yaralanması bulunmadığından ölüm oluşturacak nitelikte olmadığı, sol el bileğinde tanımlanan yaralanmanın, müstakilen öldürücü nitelikte olduğu bildirildi. Kesiklerin, olay yerinde elde edilen maket bıçağı ile husullerinin mümkün olduğu kaydedilen raporda, ölümün, büyük damar kesisinden gelişen dış kanamadan meydana geldiği aktarıldı. Başbilen'in olay öncesi fiziksel açıdan sağlıklı olduğunun bildirildiği, majör depresyon tanısıyla tedavi gördüğünün anlaşıldığı, 4 Ağustos 2006'da işe gitmek üzere evinden ayrıldığı, bir gün sonra aracı içinde ölü bulunduğu kaydedilen raporda, intihar notu ile araç içerisinde bulunan maket bıçağı hatırlatıldı ve şunlara yer verildi: 'Olay yeri inceleme bulguları, cesedin bulunduğu ortam, bulunuş şekli, çürümeyle oluşabilecek düzeyde olan ve ölüm öncesi alkol alımına bağlı olması durumunda da kişinin savunmasını engelleyecek düzeyde olmayan etil alkol bulunduğu; uyutucu, uyuşturucu herhangi bir madde bulunmadığı, olay yeri görüntülerinin yapılan incelenmesinde kan lekelerinin lokalizasyonu ve dağılım şekli, otopsisinde tespit edilen kesik vasıfların lokalizasyonları, özellikleri ve ağırlıkları, kişinin vücudunda ölümüne müessir başkaca bir travmatik değişim ve toksik madde bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde; kesik vasıftaki yaraların bir başkası tarafından oluşturulduğunun delillerinin bulunmadığı, ölümüne neden olan kesik vasıftaki yaraların kişinin kendisi tarafından husullerinin mümkün olduğu oy çokluğuyla mütalaa olunur.' Rapordaki bu görüşe, 38 üyeden 17'si katıldı. Kalan üyeler ise farklı gerekçelerle bu görüşe muhalif kaldı. Muhalif görüşler Üyelerden 7'sinin muhalefet şerhinde, 'kemik ya da kıkırdakta aletin neden olduğu yaralanma varlığının cinayeti, yokluğunun ise daha ziyade intiharı düşündürmesi gerektiğinin tıbben bilindiği' belirtilerek, 'Cesette, boyun sol yanındaki kesi bölgesinde tiroit kıkırdak korpusunda kesilerin bulunması, eylemin, kişinin kendisi tarafından meydana getirilmesinden ziyade başkası tarafından oluşturulduğunu düşündürmektedir' denildi. Adli tıp literatüründe, 'tereddüt kesileri' bulunmayan intihar olgusunun bildirilmediğine işaret edilen şerhte, Başbilen'in bileğindeki tereddüt kesilerinin eşlik etmediği tek ve derin kesi ile boyunda tiroit sol korpusunda saptanan iki kesiyi oluşturan yaralanmaların, kişinin kendi eylemiyle oluşturulmalarının varit görülmediğine yer verildi. Başbilen'in gittiği psikiyatri uzmanının, 'majör depresyon' tanısı koymakla birlikte, intiharını beklemediği ifade edilen görüşte, Başbilen'in aracının kilit mekanizmasının özelliklerine dikkat çekildi ve aracın, Başbilen tarafından içeriden kilitlenebileceği gibi, 'kilitli hale de getirilebileceği' bildirildi. Başbilen'in ölümünün, kesici vasıfta alet yaralanmasına bağlı büyük damar kesilmesinden gelişen dış kanama sonucu meydana geldiği belirtilen görüşte, 'Cesedin durumu, aracın kilit mekanizmasının özellikleri, kişinin intihar etmesini gerektirecek yeterli tıbbi bilgi ve bulgu bulunmaması, otopsi raporunda tarif edilen kesik vasfındaki yaraların lokalizasyonları, kesik atardamarların anatomik ve fizyopatalojik özellikleri ile meydana gelen harabiyet birlikte değerlendirildiğinde, kendisi tarafından oluşturulmalarının varit görülmediğine dair oy çokluğuyla alınmış genel kurul kararına karşılık muhalefet şerhimizdir' ifadesi kullanıldı. Bazı üyeler ayrımın mümkün olmadığını savundu Muhalif 14 üye ise dosyadaki raporlara göre, ceset bulunduğunda tüm vücutta çürümenin ilerlediğini, dış muayenede çürüme nedeniyle yumuşak dokulara yönelik travmatik değişim bulunup bulunmadığının ayrımının yapılamadığına işaret etti. Çürümeye bağlı ciltte yaygın soyulmalar bulunduğu aktarılan ve herhangi bir etkili eylem sırasında meydana gelebilecek nitelikte sıyrık, ekimoz gibi yüzeysel travmatik değişikliklerin, çürümenin ilerlediği olgularda ayırt edilemeyebileceği bildirilen görüşte, 'kişinin olay sırasında başka kişi veya kişilerle fiziksel mücadeleye girip girmediğinin kesin olarak söylenemeyeceği' ifade edildi. Başbilen'in vücudundaki kesiklerden boyundakinin ölüme yol açacak nitelikte olmadığı, sol el bileğindekinin ise müstakilen ölüm meydana getirir nitelikte olduğu kaydedilen görüşte, 'Tarif edilen yaraların niteliği, lokalizasyonları dikkate alındığında, kişinin kendisi tarafından oluşturulabileceği gibi başkası tarafından da oluşturulabileceği, bu hususta tıbben tefrik yapılamayacağına dair muhalefet şerhimizdir' değerlendirmesine yer verildi. Başbilen, 4 Ağustos 2006'da sabah saatlerinde, otomobiliyle işine gitmek üzere evinden ayrılmış, ancak ASELSAN'a gitmediği anlaşılınca eşi tarafından aynı gün Yenimahalle Merkez Karakoluna kayıp başvurusunda bulunulmuştu. Başbilen, bir gün sonra akşam saatlerinde Ankara'nın Kavaklı köyü Aydıncık Mahallesi Mezarlık Üstü mevkisinde tarla içinde, park halindeki otomobilinde, boynu ve sol bileği kesilmiş şekilde ölü olarak bulunmuştu. Jandarma raporunda, otomobilin kapı ve bagajının kilitli olduğu, cesedinin boyun ve bilek kısmında kesikler bulunduğu kaydedilerek, otomobilde 'elveda' başlığıyla başlayan bir not ele geçirildiği kaydedilmişti. Cinayet iddiaları üzerine başlatılan soruşturma kapsamında rapor istenen İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesinin 5 üyesi olayın ''intihar'', 3'ü ise ''cinayet'' olduğu yönünde görüş bildirmişti. Başbilen, ölmeden önce Milli Tank Projesi Atış Kontrol Sistemi Projesinde görev yapıyordu. AA | Cumhuriyet
Hayatın Karanlık Tarafından 9 Etkileyici Belgesel
Şüphesiz belgeseller, kolaylıkla göremeyeceğimiz veya yalnızca sözel olarak ifade edilince tam manasına varamayacağımız olguları bize çok daha açık ve güçlü bir şekilde anlatabiliyor. Aşağıda yer alan 9 belgesel ise içinde yaşadığımız toplumların karanlık tarafı ile ilgili. Suç, suçlular ve bunun etkilerini apaçık ortaya koyan bu belgesellerin şok edici içeriği gözümüzü kapattığımız ama varolduğunu bildiğimiz bir gerçeği ortaya koyuyor: Kötülük var.
Yakın Zamanda Dünyayı Güzelleştirecek 11 Fıstık Gibi İcat
Dünyayı kurtarmak, insan ihtiyaçlarını çok daha ucuz, kaliteli ve kolay karşılamak için illa her seferinde bilimde çığır açacak bir buluş yapmak gerekmiyor. Bazen çok basit ve uygun çözümler milyonlarca insanın çok daha iyi koşullarda ve sağlıklı yaşamasına neden oluyor. Aşağıda yer alan 11 yeni teknoloji çok basit çözümlerle dünyayı çok daha güzel bir yer yapmaya aday.
Reklam
Sokak Köpeğinin Mucize Kurtuluşu
Hindistan'da istasyonda rayların üzerinde yürürken, trenin altında kalan sokak köpeği, şans eseri kazadan yara almadan kurtuldu. Hindistan'da sevimli bir sokak köpeği tren istasyonunda rayların üzerinde yürürken, karşı yönden düşük hızda lokomotif gelmeye başladı. Lokomotifi fark eden köpek, yönünü değiştirip lokomotifle aynı yöne doğru ilerlemeye başladı. Ancak lokomotif önünde giden köpeğe çarpıp altına aldı. Acı acı sesler çıkaran sevimli köpek, bir anda trenin altından kurtularak koşmaya başladı.
İncir Reçeli 2 Fragmanı
'Herkesin bir hikâyesi vardır...Kimi kâğıda kazır hikâyesini, kimi etine...Kâğıt yanınca, et gömülünce biter hikâye...' İçine kapanık Metin ve hayata cıvıl cıvıl bakan Duygu'nun hüzünlü aşk hikayesini konu alan ilk filmin ardından üç yıl sonra gelen ikinci yapımda yine Halil Sezai başrolde oynuyor...İncir Reçeli 2, Ekim'de sinemalarda!
Reklam
Kadıköy Sokak’ta Hayat Var!
Kadıköy Sokak Iletişim:Website:  Kadıköy SokakInstagram:  @kadikoysokakFacebook:  /sokakkadikoyKadıköy’ün insanı içine çeken sıcacık ortamını, yaşanmışlık dolu anıların canlandığı evlerini, bulutsuz, bavulsuz hatta umutsuzken çıkabileceğiniz bir yolculuğa benzetebileceğimiz sokaklarını bilirsiniz. Bazı yazarların ‘’Kadınları ve hayatı öğrendiğimiz Kadıköy Sokakları’’ diye imgelediği ve temelinde çok yönlü, bütünleştirici bir yapıya sahip olması nedeniyle oldukça dikkat çeken Kadıköy, bugünlerde farklı bir yaşanmışlık senfonisine tanık oluyor. Genel olarak eğlenmek için kendilerini açık alanlara atmış yalnız insanlardan ya da çoğunluk gruplarının üzerinden ilerleyen bu senfoni içerdiği ‘’ Siz de tanıdık yüzlere rastlayabilirsiniz!’’ sloganıyla farklı bir ortam yaratmayı amaçlıyor. Hayatın sizi çok sıradanlaştırdığını ve umutsuzlaştırdığını düşündüğünüz bir zaman diliminde, belki de yarın hatırlayamayacağınız bir tebessümünüze ortak olan bir grup insanın faaliyeti olarak tanımlanabilecek bu organizasyon, yaşamdan kolay kolay silinemeyecek anılar yaratabilmeyi umuyor. Aslında hobi olarak başlayan, kısa bir zamanda zarfında da Kadıköy Sokakları’nda bulunan birçok kişinin dikkatini çeken ve adeta bir fotoğraf sergisinden farksız olan bu faaliyetlerin arkasında oldukça genç ve güzel bir ‘’Kadıköy Sokak’’ ekibi yer alıyor.Ekibin ‘’Bu kadar samimi, kalabalık ve popüler bir ortamda insanlar kaynaşıp eğleniyor ve daha sonra kalkıp evlerine dağılıyorlar. Tamam, herkesin akıllı telefonları var. Kendi fotoğraflarını yayınlayabiliyorlar. Ama neden tek bir alanda tüm bu insanları görmeyelim ki? Bu yüzden ‘’Kadıköy Sokak’’ adı altında insanların fotoğraflarını çekip sosyal medyaya yüklemeye başladık. Bu fotoğraflarını çektiğimiz insanlarla hem tanışıp, sohbet etme fırsatı bulduk. Sosyal medyadan geri dönüş yaparak fotoğraflarını takip etmiş oldular ve diğer kişilere de bakarak onları da tanıyabilme fırsatı buldular. İnsanlar bunu sevdi. Çekim yapmadığımız günler bugün neden çekim olmadı diye geri dönenlerin olması bizi mutlu etti. Yaklaşık 4 haftalık bir dilimde iyi tepkiler aldık ve sloganımız olan “Siz de tanıdık yüzlere rastlayabilirsiniz!” bir an da ortaya çıkmış oldu’’ şeklinde tanımladığı ve başlangıcı 22 Mayıs’ı bulan bu etkinlik güzel şeyler ortaya çıktıkça, sokaklar büyüdükçe yeni fikirlere yelken açmayı hedefliyor. Mekânlarda da çekim yapmaya başlamak isteyen ekip yakın zamanda Kadıköy’de oldukça bütünleştirici bir etki yaratmayı amaç ediniyor. Bu kadar samimi bir ortamı, bir fotoğraf karesine dönüştürmek elbette ki zor bir iş değil, ama o an insanların hissettiklerini yansıtmak zor. Eğer etkili bir şekilde kullanılırsa bir fotoğraf gerçekten çok şey anlatabilir. Aşağıda yer alan bazı örnekler kimi zaman iyi bir dostluğu kimi zamansa aşkı anlatırken, sokaklar içinde aslında hiç de yalnız olmadığımızı vurguluyor. Cuma ve Cumartesi günleri yapılan çekimlere bazen siz de denk gelebilir ya da sosyal medya aracılığıyla fotoğraflara ulaşabilirsiniz. Anıl Basılı yazısıdır.
'RTE' Plakalı Serçe'yi 9 Bin Liraya Sattı
1988 model Serçe, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın isminin baş harflerini ve memleketi Rize'nin plaka numarasını taşıdığı için 9 bin liraya alıcı buldu. Özel bir firmada çalışan 44 yaşındaki Bekir Kılıç, arabanın 3 yıldır '06 RTE 53' plakasıyla beraber kendisinde olduğunu söyledi. Kılıç, plakanın eski model bir arabada olmasını istemediğini belirterek, bu yüzden arabayı satmaya karar verdiğini anlattı. Arabaya plakasından dolayı trafikte birçok kişinin sempati duyduğuna değinen Kılıç, 'İlana koydum ve çok yüksek meblağ yazdım. Ama ilan verdiğim yer, bunu kabul etmedi. Sembolik bir ücret yazdım, satışa düşer düşmez de arkadaşımız çıktı geldi. Pazarlığımızı yaptık, plakayı veriyorum ama araç da yanında hediye gitmiş oluyor' dedi. Galerici 36 yaşındaki Polat Fikret Örsçelik de Başbakan Erdoğan'a hayran olduğu için plakasından dolayı arabayı almaya karar verdiğini söyledi. Arabanın değerinin ortalama bin 500 ile 2 bin lira arasında olduğunu belirten Örsçelik, toplamda arabanın satışı için 9 bin lira verdiğini dile getirdi. Sadece plakaya 7 bin 500 lira para verdiğini vurgulayan Örsçelik, 'Tayyip Erdoğan'a karşı 1994 yılından itibaren aşırı bir sempatim var. Bu nedenle de '06 RTE 53' plakasını görür görmez arabayı almaya geldim' dedi. Arabanın çok eski olduğu için kullanılacak durumda olmadığını da kaydeden Örsçelik, şu an için plakayı başka bir arabaya takmayı düşünmediğini dile getirdi.Milliyet
Reklam
Mars'ta Demir Meteorit Bulundu
Mars keşif robotu Curiosity, demir meteroit içeren kaya tespit etti. NASA'nın fotoğrafını yayımladığı kayanın, geçmişte Kızıl Gezegen'de bulunan demir meteroitlere benzerlik gösterdiği belirtildi. Kızıl Gezegen'deki keşiflerini sürdüren altı tekerli nükleer araştırma laboratuvarı Curiosity, yolu üzerinde demir meteorit keşfetti. NASA, geçmişte ikiz keşif robotları Spirit ve Opportunity'nin keşfettiği kayalara benzerlik gösteren meteoritin yaklaşık 1.8 metre genişlik ve uzunluğa sahip olduğunu belirtti. NASA'nın yayımladığı fotoğrafta görülen büyük parçaya Lübnan adı verilirken, önünde yer alan küçük parça Lübnan B olarak adlandırıldı. Demir meteorite ait fotoğraf, Curiosity'nin ChemCam donanımında yer alan yüksek çözünürlüklü dairesel fotoğraflar çeken RMI (Uzak Mikro Görüntüleyici) cihazı ve MastCam kamerasıyla elde edilen görüntülerle oluşturuldu. NASA, metal kayanın yüzeyinde görülen oyukların, parlak ön yüzeyinde yaşanmış olan erozyondan kaynaklanmış olabileceğini belirtti. Bir diğer olasılık da, kayadaki oyukların bir zamanlar nadir bir meteorit türü olan palazitlerde bulunan olivin kristalleri bulundurmuş olması. Taş-demir yoğunluklu palazit göktaşlarının, bir asteroidin manto ile çekirdek sınırındaki bölgesinde oluştuğu düşünülüyor. Demir meteoritler Dünya'da da bulunsa, taş ağırlıklı meteoritlere kıyasla sayıları çok daha az. Mars'ta ise bugüne kadar keşfedilen az sayıda meteroit arasında demir meteroitler öne çıkıyor. Gökbilimciler, bu durumu demir meteoritlerin Mars'taki erozyona daha dirençli olmasıyla açıklıyor. ChemCam, Curiosity'nin 10 bilimsel donanımından bir tanesini oluşturuyor. Keşif robotu, MastCam'in yanı sıra numuneleri taramak için yüksek çözünürlüklü Mars El Lens Tarayıcısı (Mahli) kamerasına da sahip. Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Quentin Tarantino "Kayıt" Dedi
Ünlü yönetmen Quentin Tarantino nihayet The Hateful Eight'in çekimlerine başlıyor.Yapım süreci iyiden iyiye yılan hikayesine dönen ve sinema dünyasında son yılların dedikodu kazanı en harlı projeleri arasında yer alan The Hateful Eight'in çekimleri nihayet başlayacak!Daha önce filmin senaryosu internete sızdığı için projeden elini eteğini çektiğini söylemesine rağmen, senaryoyu 'canlı okuma' şeklinde meraklılarıyla buluşturanQuentin Tarantino, son olarak Cannes Film Festivali'nde de filmini meze yapmaktan da çekinmemişti!Müjdeli haber ise, bir radyo programında baklayı ağzında tutamayan Kurt Russell'dan geldi! Russell'a göre Tarantino, önümüzdeki yıl filmin çekimlerine başlamayı planlıyor!Filmin oyuncu kadrosundaysa Samuel L. Jackson, Kurt Russell, Zoe Bell, Tim Roth ve Michael Madsen gibi bir kısmı Tarantino'nun gediklileri listesindeki oyuncular yer alacak.Sabah
Reklam
Xiaomi İki Akıllı Telefon Daha Satışa Sunuyor
Mobil dünyasının parlayan yıldızı Xiaomi geçtiğimiz haftalarda aralarında Türkiye’nin de yer aldığı gelişmekte olan on yeni pazarda satış işlemine başlayacağı duyurdu. Çinli üretici ilk olarak Hindistan’da 2013 yılı amiral gemisi Mi3’ü bugün satışa çıkardı. 232$ fiyatla listelenen üst düzey akıllı telefonla birlikte, Hindistan’da satışa sunulacak diğer iki akıllı telefon hakkında da detaylar açıklandı. Buna göre Xiaomi kısa süre içerisinde milyonlar satan 5.5-inçlik dev telefonu Redmi Note ve orta düzey akıllı telefon Redmi 1S’i 22 Temmuz’dan itibaren yine Hindistan’da satışa çıkaracak. Redmi Note 166$, Redmi 1S ise 116$ fiyatla raflardaki yerini alacak. Xiaomi özellikle yılın son çeyreğinde belirlenen on ülkede MiPad tablet modeli de dahil olmak üzere birçok ürünle kullanıcılar karşısına çıkacak. Xiaomi’nin önümüzdeki hafta Hindistan’da satışa sunacağı Redmi Note ve Redmi 1S’in özelliklerine değinecek olursak; Redmi 1S’te 4.7-inç büyüklüğünde HD ekran yer alıyor. Snapdragon 400 işlemcisinde güç alan akıllı telefonun bellek kısmını 1GB RAM, 8GB dahili depolama ve hafıza kart desteği oluşturuyor. Telefonda ayrıca 8MP arka kamera, 2MP ön kamera, Android 4.3 Jelly Bean, çift SIM kart desteği ve 2.000mAh kapasiteli pil bulunuyor. Kullanıcıların yoğun ilgi göstermesini beklediğimi Redmi Note akıllı telefon modelinde ise 5.5-inç büyüklüğünde HD çözünürlüklü ekran, 8 çekirdekli MediaTek MT6592 işlemci Mali-450 GPU, 2GB RAM, 8GB dahili depolama, microSD kart desteği, 13MP arka kamera, Android 4.2.2 Jelly Bean tabanlı MIUI arayüz ve 3.200mAh kapasiteli pil bulunuyor.teknolojioku
1960'lı Yıllarda Yaşayan Çocukların Kabuslarının Canlandırıldığı 16 Sürreal Fotoğraf
Çoğumuzun hafızalarında görmüş olduğumuz bir rüyadan kalan ve belleğimizden silemediğimiz bir sahne vardır. Bu korkunç detaylara ilgi duyan Amerikalı fotoğrafçı Arthur Tress 60'lı ve 70'li yıllarda '' Rüya Koleksiyonu '' isimli bir fotoğraf serisi yürütmüş. Bu detaylar sokaklarda, okullarda ve bazı alışveriş merkezlerinde çocuklarla röportaj yapılarak elde edilmiş. İşte 60'lı yıllarda yaşayan çocukların rüyalarındaki ilginç detaylar...
İşte Microsoft'un En Çok Satan Akıllı Telefonu
Nokia’nın geçtiğimiz yıl şubat ayında lanse ettiği giriş seviyesi akıllı telefon Lumia 520’nin Windows Phone ekosisteminin en çok telefonu olduğu defalarca açıklandı, ancak ilk defa telefonun satış bilgisi kamuoyuyla paylaşıldı. 2013’ün sonuna kadar satılan Windows Phone işletim sistemli akıllı telefonların %30’unu oluşturan Lumia 520’nin bugüne kadar 12 milyondan fazla sattığı Microsoft tarafından açıklandı. Lumia 520’nin bu denli başarıl bir satış performansı elde etmesine neden olarak, kullanıcıların henüz Android ve iOS kadar popüler olmayan Windows Phone işletim sistemine bütçe dostu bir telefonla geçiş yapması gösteriliyor. Lumia 520’de 4-inç büyüklüğünde 480 x 800p çözünürlüklü ekran, 8GB dahili depolama, 64GB’ye kadar hafıza kart desteği, 512MB RAM, 5MP arka kamera, 1GHz’de çalışan çift çekirdekli Qualcomm işlemci ve 1.430mAh kapasiteli pil yer alıyor.teknolojioku
Reklam