'Türkiye'deki Suriyeliler Ülkelerine Geri Dönecek'
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan, 'Sen Akif'in o muhteşem eseri İstiklal Marşı'nı eğer bilmiyorsan ne babanın suçu var, ne Akif'in suçu var. Suç sende' dedi.Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Bu CHP’nin, bu MHP’nin, bu HDP’nin adayları benim halkımın karşısına hangi yüzle geliyorlar. Bunların hiçbirisi halkın cumhurbaşkanı seçmesini istemediler ki. Kardeşlerim bunlara sandıkta öyle bir tokat vurun ki bir daha bellerini doğrultamasınlar' dedi. Erdoğan, cumhurbaşkanı seçim kampanyası kapsamında Malatya Büyükşehir Belediyesi yanında düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti. Hasretle, muhabbetle selamladığı Malatyalıların düşmana korku, dostlara, kardeşlerine umut verdiğini dile getiren Erdoğan, “Allahına kurban Malatya. Malatya dimdik gururla Battalgazi’nin, Hamido’nun, Turgut Özal’ın hatırasına sahip çıkıyor” ifadesini kullandı. Başbakan Erdoğan, 6 Mart 2014'te Malatya’da bir miting düzenlediğini anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Malatya ne yaptı? Kendisine yakışanı yaptı. Malatya CHP’ye de MHP’ye de topuna birden ders verdi. Malatya, Pensilvanya çetesine, ihanet çetesine ders verdi. Yüzde 62 oy oranıyla Malatya, 30 Mart’ta bir kez daha AK Parti dedi.” Erdoğan, mitinge biraz geç geldiği ve vatandaşları sıcakta bekletiği için helallik istedi. Malatya'nın, 81 vilayet içinde Rize, Şanlıurfa ve Konya’dan sonra AK Parti’ye en çok oy veren dördüncü şehir olduğunu bildiren Erdoğan, 10 Ağustos cumhurbaşkanı seçiminde Malatya’dan birincilik beklediğini söyledi. Çok çalışılması halinde Malatya’nın birinciliği alacağına işaret eden Erdoğan, “Onların ablaları var, bizim ablalarımız 30 Mart’ta onlara dersi verdi, inanıyorum şimdi daha farklı ders verecek. Bir yarın var bir de cumartesi çalışacağız, derslerini vereceğiz. Onların abileri varmış, bizim abilerimiz burada, bizim abilerimiz daha güçlü, daha azimli, daha kararlı, evvelallah daha çok çalışıyoruz, pazar günü onlara gereken dersi veriyor muyuz, gençlerimiz veriyor muyuz” diye konuştu. Başbakan Erdoğan, 2007 halk oylamasında Malatya’dan yüzde 82, 2010 halk oylamasında ise yüzde 75 ‘evet’ oyu çıktığını hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnanıyorum ki 10 Ağustos’ta CHP’ye gönül vermiş kardeşlerimiz de bizi tercih edecek, MHP’ye gönül vermiş, diğer partilerden kardeşlerimiz de bizi tercih edecek. 10 Ağustos’ta rekora hazır mıyız, Malatya? Sandığa gidiyor muyuz Malatya? Yeni Türkiye’ye ‘evet’ mi, güçlü Türkiye’ye ‘evet’ mi, öncü Türkiye’ye ‘evet’ mi, milletin adayına ‘evet’ mi? Kim o aday?” Vatandaşların adını söylemesi üzerine de Erdoğan, “Sizin Allahınıza kurban, maşallah, süphanallah, barekaallah. Malatya’da bu iş tamam, Malatya kararını vermiş, verdiğiniz karar hayırlı olsun 10 Ağustos seçimi ülkemiz, milletimiz, Malatya için hayırlara vesile olsun” ifadelerini kullandı. 'Cumhurbaşkanlığında da statükonun değil milletin tarafını tuttu” Malatya’nın evladı Turgut Özal’ın, 1989'a kadar başbakan olarak ülkesine, milletine çok hayırlı hizmetlerde bulunduğunu ve 1989'da Türkiye’nin 8. Cumhurbaşkanı olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Görevi tamamlamasına ömrü vefa etmedi. 1993 yılının 17 Nisan günü ruhunu Rahman’a teslim etti, Allah ondan razı olsun, cennetiyle müşerref kılsın. Farklı bir başbakan, cumhurbaşkanıydı. Başbakanlıkta milletin hizmetkarıydı, cumhurbaşkanlığında da statükonun değil milletin tarafını tuttu” dedi. “CHP bize ne söylüyorsa merhum Özal’a da aynen onu söyledi' Erdoğan, o dönem muhalefetteki Süleyman Demirel ile SHP’nin, Özal’ın cumhurbaşkanı seçilmesine karşı çıktığını, onu seçtirmemek için ne gerekirse yaptığını ve dönemin SHP Genel Sekreteri Deniz Baykal’ın, Özal’a “diktatör, sivil diktatör, tek adam olma heveslisi. Özal’ı Çankaya’dan onursuzca dindiririz” dediğini anımsatarak, şunları kaydetti: “Bugün CHP bize ne söylüyorsa merhum Özal’a da aynen onu söyledi. Bugün CHP bize ne söylüyorsa merhum Menderes’e de aynen onu söylemiştir. 2007’de 10. Cumhurbaşkanının görev süresi dolunca Meclis’te hazırlıklarımıza başladık. Merhum Özal nasıl seçildiyse aynı şekilde seçim yaptık. Sayın Demirel, Sayın Sezer nasıl seçildiyse aynı şekilde seçim yaptık. Ama işte bu CHP zihniyeti, darbeci vesayet aşığı zihniyet karşımıza çıktı. ‘Size cumhurbaşkanı seçtirmeyiz’ dediler. 367 gibi bir garabeti öne sürdüler, arkalarına da mahkemeleri aldılar. Meclis’i yani milli iradeyi çiğnemek istediler. Biz ne yaptık? Hemen halka gittik, bir yandan genel seçim yaptık, yüzde 47 ile seçimi kazandık, güven oyu aldık. Bir yandan da hemen Anayasa’yı değiştirmek kararı verdik, yine halka gittik, bu referandumdan da yüzde 69 oy oranıyla çıktık. Ne vardı bu referandumda? Cumhurbaşkanını bundan böyle millet seçecek. Millet ne dedi? ‘Evet’ dedi. İşte şimdi yüzde 69’un bugün inşallah pazar günü ilk oylamasını yapıyoruz.' 'Demokrasinin tokadı farklıdır' 'Bu CHP’nin, bu MHP’nin, bu HDP’nin adayları benim halkımın karşısına hangi yüzle geliyorlar' diye soran Erdoğan, bu partilerin halkın cumhurbaşkanı seçmesini istemediğini söyledi. Erdoğan, 'Kardeşlerim bunlara sandıkta öyle bir tokat vurun ki bir daha bellerini doğrultamasınlar. Demokrasinin tokadı farklıdır, bunu inşallah gösterelim, bunu ortaya tam manasıyla inşallah koyalım” diye konuştu. '8 yıl İslam Konferansı'nın başına gönderdik, ne büyük yanlış yapmışız' Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, '8 yıl İslam Konferansı'nın başına gönderdik, ne büyük yanlış yapmışız. Ne yaptın orada? Suudi Arabistan gibi ülkeler zor kurtuldular. Bize ricada bulundular, cumhurbaşkanımıza ricada bulundular, bana ricada bulundular, Dışişleri Bakanıma ricada bulundular. Çıksın bunu da inkar etsin. Doğru, eder, eder. Çünkü çarkçı Kemal'in yanında yetişen o da çarkçı Ekmel olur' dedi. Tarihte ilk kez 10 Ağustos'ta sandık başına gidileceğini ve doğrudan cumhurbaşkanının seçileceğini kaydeden Erdoğan, eski tartışmalara son verileceğini, darbeci ve vesayetçi sistemin artık devre dışı bırakılacağını belirtti. Erdoğan, tehditle, silah zoruyla, korkutarak cumhurbaşkanı seçme dönemlerinin artık geride bırakıldığına işaret ederek, 'Sandığa gidiyor, bu ülkenin, Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı kim olacak? Onu bizzat millet olarak siz belirliyorsunuz' ifadesini kullandı. Erdoğan, mitinge katılanlara reklam filmini izleyip izlemediklerini sorduktan sonra şunları söyledi: 'Ne oluyor o reklam filminde? Millet sahibi olduğu o yıldızı, forsu ehline teslim ediyor. Cumhurbaşkanlığı forsundaki 16 yıldız, hem 16 Türk devletini, hem de o devletin sahibi olan milleti temsil ediyor. İşte 10 Ağustos'ta inşallah devlet ile millet kucaklaşıyor. Bu MHP ne yaptı biliyor musunuz? YSK'ya şikayette bulundu. Neden biliyor musunuz? Bu reklam filminde ezan varmış. Bu reklam filminde seccade varmış. Bu reklam filminde namaz kılan bir Anadolu kadını teyzemiz varmış ve 6'ya 4 oy çokluğu ile YSK bu reklam filmlerinin o bölümlerini çıkarma kararı verdi. Ne yapalım. Biz de yargı dedik. O kısımları çıkardık. Diğer kısmı ile yola devam ediyoruz. Bunlar ne yaparsa yapsın. İstiklal Marşı'ndan 'Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli / Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli' bunu çıkarmaya muktedirler mi? Mesele bitti. İstedikleri kadar bu yollara başvursunlar. Ne olacak.' Muhalefetin seçtiği adayın İstiklal Marşı'nı bilmediğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti: 'Ne diyor? Çanakkale şehitleri diyor. Vah vah vah. Mehmet Akif, merhum babasının arkadaşı olabilir. Fakat sen Akif'in muhteşem eseri, İstiklal Marşı'nı eğer bilmiyorsan, ne babanın suçu var, ne Akif'in suçu var. Suç sende. Profesörmüş. Profesör olsan ne yazar. Sen ki, Malatya'dan şu dersi alamamışsın. Malatya sana şimdi bir ders veriyor. Hazır mıyız? 'Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda / Canı cananı bütün varımı alsın da Hüda / Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.' Ey Ekmel, bak Malatya sana o dörtlüğü okudu. Fakat bu, Çanakkale Şehitlerinden değil ha. Bu İstiklal Marşı'nda.' Erdoğan İstiklal Marşı'ndan bihaber olana cumhurbaşkanlığı makamının teslim edilemeyeceğine vurgu yaparak, 'Benim MHP'ye gönül veren kardeşlerim. Eliniz bu adama nasıl gidecek de oy verecek. Benim CHP'ye gönül vermiş kardeşlerim. Eliniz nasıl gidip de bu adama oy verecek? Vermeyecekler değil mi? Vermeyecekler inşallah' dedi. Kendisinin sözlerinden dolayı MHP'li ve CHP'li kardeşlerinin gocunmayacaklarını belirten Erdoğan, 'Çünkü buradaki ortak payda farklı. Bunu iyi değerlendirmemiz lazım. Şimdi CHP ile MHP'nin yönetimi birleşti. Arada artık fark kalmadı. CHP de böyleydi, o da ezandan rahatsız oluyordu. Ezanın aslından rahatsız olup Türkçeleştiriyordu. Camilerden rahatsız olup cami yıkıyordu. Kur'an-ı Kerim'in öğretilmesinden rahatsız oluyordu. Başörtüsünden rahatsız oluyordu. İşte MHP yönetimi de artık aynı çizgiye geldi ama MHP tabanı bundan çok rahatsız. MHP tabanı partilerinin CHP'ye vagon yapılmasından rahatsız' diye konuştu. Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün MHP'ye talimatlar verdiğini söyleyerek, 'Ne diyor? 'Sokağa çıkın' diyor. 'MHP daha görünür olsun' diyor. 'Ortak adayla daha fazla görünün' diyor. Hale bak, CHP'nin genel müdürü MHP'ye talimatlar veriyor. Ey Bahçeli sana da yazıklar olsun. MHP'li kardeşlerime bu muameleyi layık gördüğün için sana da yazıklar olsun. Fakat ben biliyorum MHP'li kardeşlerim buna itiraz edecekler. Hem MHP'li hem de CHP'li kardeşlerim 10 Ağustos'ta partilerinin yönetimine gereken cevabı verecekler' ifadelerini kullandı. İstiklal Marşı'nı bilmeyene MHP'li ve CHP'lilerin kalkıp oy vermelerinin mümkün olmadığını kaydeden Erdoğan, İhsanoğlu'nun 'Şiirle uğraşmayalım. Daha ciddi meseleler var' sözlerini anımsattı. Erdoğan, 'Ey monşer, o sıradan bir şiir değil, İstiklal Marşı. O, bu milletin bağımsızlık marşı. Şiir deyip geçiştirmeye çalıştığın o mısralar, bu milletin gönlüne yazılmış kitabedir. Senin hayatında ciddi olarak yaptığın ne var?' diye sordu. Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu'nu 8 yıllığına İslam Konferansı Örgütü'nün başına göndermekle yanlış yaptıklarını ifade ederek, şunları kaydetti: 'Ne yaptın orada, ne? Suudi Arabistan gibi ülkeler zor kurtuldular. Bize ricada bulundular, Cumhurbaşkanımıza ricada bulundular, bana ricada bulundular, Dışişleri Bakanıma ricada bulundular. Kendisi defaatle... Çıksın bunu da inkar etsin. Doğru, eder, eder. Çarkçı Kemal'in yanında yetişen o da Çarkçı Ekmel olur. Suudi Arabistanlılar bize 'Söyleyin de istifa etsin, çekilsin. Şunu alın, yerine başka bir Türk'ü verin' dedi. Dedik ki, 'Seçimler geldi, almak mümkün değil.' Çok ısrar ettiler. Kendisi bizzat bana ne dedi biliyor musunuz? 'Siz benim arkamda durmuyorsunuz' dedi. 'Yav, istemiyorlar seni' dedik. 'İstenmediğin yerde neden duruyorsun' dedik. Bu kadar ısrarcı olma. Tabii koltuk bunlara tatlı, tatlı. Dolar da var. Kolay kolay bırakılır mı?' diye konuştu. 'Saygısızca yüzde 99'u Müslüman olan bu halka hakaret ediyorsun' Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir televizyon programında, 'Halkın ahlak reformuna ihtiyacı var' dediğini belirterek, 'Oradan da gazeteci kılıklı bir militan çıkmış, edepsiz bir kadın, 'Müslüman ülkede bunu beklemek zor değil mi' diyor. Haddini bil haddini. Eline vermişler bir kalem, gazete köşesinde yazıyorsun. Çıkarıyorlar seni işte bu malum Doğan grubunun televizyonuna, oradan da saygısızca yüzde 99'u Müslüman olan bu halka hakaret ediyorsun' dedi. Erdoğan, cumhurbaşkanı seçim kampanyası kapsamında Malatya Büyükşehir Belediyesi yanında düzenlenen mitingde, Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'na yönelik, 'Şimdi çıkmış, monşer aklıyla bize üslup dersi vermeye kalkıyor. Sen git üslup dersini önce Pensilvanya'daki o hocana ver. Ağzını açtığında bela okuyan, lanet okuyan Pensilvanya'daki hocana edep dersi ver' ifadelerini kullandı. 'Ey monşer, sen git önce ağzından çıkanı kulağı duymayan, edepten, terbiyeden nasibini almamış, milletin adayına edepsizce hakaret eden CHP genel müdürüne üslup dersi ver. Ey monşer, sen eğer üslup dersi vereceksen git, sabah akşam ağzından küfür saçılan MHP Genel Başkanına üslup dersi ver' diyen Erdoğan, bunların dengelerinin artık tamamen bozulduğunu söyledi. Pensilvanya'nın dengesinin bozulduğunu, ağzından çıkanı artık kulağının duymadığını dile getiren Erdoğan, 'Kendi ülkesine, kendi ülkesinin devletine, hükümetine, milletine en ağır bedduaları ediyor ama bir kez olsun Gazze diyemiyor, bir kez olsun İsrail diyemiyor. Diyemez, derse, efendileri ipini çeker' değerlendirmesinde bulundu. Erdoğan, 'Ramazanda ne diyorlardı? 'İtikafta' diyorlardı. İtikaftan çıkmış akla, izana, vicdana, edebe sığmayacak beddualar ediyor. İtikaftan çıkan beddua eder mi? Gelip Malatya'da değil de Pensilvanya'da niye itikafa giriyorsun? Gaziantep'te niye girmiyorsun da Pensilvanya'da giriyorsun? İstanbul'da niye değil de Pensilvanya? Bursa değil de niye Pensilvanya? Konya değil de niye Pensilvanya? Rabbim kimseye kıblesini şaşırtmasın. Rabbim kimseyi zelil etmesin' dedi. 'Şirazesi dağıldı' 'CHP genel müdürünün zaten şirazesi dağıldı, ne söylediğini bilmiyor. MHP Genel Başkanı zaten bildiğiniz gibi. Bunların ortak adayı monşerin de artık dengesi bozuldu, sigortalar arttı' ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti: 'Kılıçdaroğlu, önceki gün bir televizyona çıkmış 'AK Parti kitlesinin sorgulama yeteneği yok' diyor. 'Halkın ahlak reformuna ihtiyacı var' diyor. Oradan da gazeteci kılıklı bir militan çıkmış, edepsiz bir kadın, 'Müslüman ülkede bunu beklemek zor değil mi' diyor. Haddini bil haddini. Eline vermişler bir kalem, gazete köşesinde yazıyorsun. Çıkarıyorlar seni işte bu malum Doğan grubunun televizyonuna, oradan da saygısızca yüzde 99'u Müslüman olan bu halka hakaret ediyorsun. Karşılıklı oturmuşlar, hem seçmene hakaret ediyor hem Müslümanlara hakaret ediyorlar. Siz bu kafayla devam edin. 'Bidon kafalı' dediniz, 'göbeğini kaşıyan adam' dediniz, 'sorgulamayan kitle' diyorsunuz şimdi. 'Müslüman' diyerek aşağılamaya devam edin. Bu millet sizi bunun için hiçbir zaman iktidara getirmeyecek.' Erdoğan, 10 Ağustos'un Türkiye için büyük bir değişimin tarihi olacağını, eski Türkiye'nin kapılarının kapanacağını, yeni Türkiye'nin kapılarının ardına kadar açılacağını vurguladı. '10 Ağustos artık bu eski kafalı muhalefetin de kendisini yenileyeceği, yenilemek zorunda kalacağı bir tarih olacaktır' diyen Erdoğan, muhalefetin ürettiği kutuplaşmaları, korku siyasetini, ayrımcılığı, ırkçılığı, yaşam tarzları ve etnik kökenler üzerinden istismar siyasetini eski Türkiye'de bırakacaklarını dile getirdi. Türkü ile Kürtü ile Arapı ile Lazı ile Çerkezi ile Gürcüsü ile Romanı ile Pomakı ile Boşnakı ile yaratılanı yaratandan ötürü seveceklerini anlatan Erdoğan, 'Onun için tek millet, tek millet. Ve bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Tek bayrak. Üç, tek vatan, 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Batıda ne varsa doğuda da güneydoğuda da o olacak. Kuzeyde ne varsa güneyde de o olacak' diye konuştu. Vatanın üzerinde kimsenin operasyon yapamayacağına işaret eden Erdoğan, 'Yaptığı anda demir yumruğumuzu karşısında görürler. Dördüncüsü, tek devlet. Devlet içinde devlet yok. Paralel devlet, avucunu yalayacaksın. Ne dedik, 'İnlerine girilecek' Girilmeye başladı mı? Başladı. Yeterli mi? Değil. Durmak yok yola devam. Bunlara aynı şekilde gerekli olan dersi vereceğiz' ifadelerini kullandı. 'İşte hep böyle dimdik duracağız, izzetli duracağız' 'Burada, Malatya'da, kahraman diyarı, yiğitlerin, mert insanların şehri Malatya'da bir önemli hususa dikkatlerinizi çekiyorum' diyen Erdoğan, 7 Temmuz'da, bir ramazan günü, İsrail'in Gazze'ye karşı bir operasyon başlattığını hatırlattı. Ramazanın kendileri için çok acılı geçtiğini anlatan Erdoğan, Kadir Gecesi'ni kederli ihya ettiklerini, Ramazan Bayramı'nda katliamın devam ettiğini, bayramı buruk yaşadıklarını belirtti. Önceki gün başlayan ateşkese kadar Filistin'de, Gazze'de 2 bin kadar kişinin şehit edildiğini, 10 bine yakın kişinin yaralandığını, 350 binden fazla Gazzeli'nin evlerini terk etmek zorunda bırakıldığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti: 'Rabbim onlara da sabır versin, tahammül gücü versin. Bu tarafa geldiğimizde yanı başımızda, Suriye aynı şekilde ramazanı ve bayramı yine acılarla yaşadı. Yine yanı başımızda Irak, ramazanı ve bayramı kanlı geçirdi. Yaptığımız her mitingde, Türkiye'nin tek yürek olduğunu, Türkiye'nin tek yürek halinde dimdik Irak halkının, Suriyeli mazlumların, Gazzeli kardeşlerinin yanında durduğunu gördük. Erzurum, tek yürek halinde Müslüman kardeşlerinin yanında. Diyarbakır, tek yürek halinde Müslüman kardeşlerinin yanında. Şanlıurfa aynı şekilde, İstanbul aynı şekilde. Şimdi Gaziantep'e gidiyoruz. İnanıyorum ki orada da manzara muhteşem olacak. Yarın Kayseri, ardından Ankara, ertesi gün Konya. İnşallah manzara aynı şekilde olacak. 81 vilayet, tek yürek halinde mazlumların yanında duruyoruz.' Erdoğan, vatandaşlara 'Sizin şu dik duruşunuz inanın düşmana korku salıyor. Dostlarımızın, kardeşlerimizin yüreklerini ferahlatıyor. İşte hep böyle dimdik duracağız, izzetli duracağız. Şu Malatya'da, şu meydanda nasıl ki biz biriz, diriyiz, beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türkiye'yiz. Ebediyen Rabbim bizi bir ve beraber kılsın. Siz burada durduğunuz müddetçe inşallah Filistin'in bayrağı yere düşmeyecek. Siz burada böyle dimdik durduğunuz müddetçe inşallah İslam coğrafyasının umudu hiç sönmeyecek' diye seslendi. 'Gençlik bizim her şeyimiz' Toprağın ve bayrağın asla yerde sürünmeyeceğini ve hep birlikte sahip çıkacaklarını belirten Erdoğan, gençlerin üzerinde önemli bir görev olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, AK Parti'nin seçilme yaşını 30'dan 25'e indirdiklerini hatırlatarak, MHP'nin bir milletvekilinin sağa soluna iki tane genç aldığını belirterek, 'Meclise çoluk çocuğu mu göndereceğiz' diyor. Ben de diyorum ki, 'Gençlik bizim her şeyimiz'. Şimdi de 25 değil seçme seçilme yaşını 18'e indireceğiz. Niye? 10'u aşkın Avrupa Birliği üyesi ülkede oluyor da benim ülkemde niye olmasın? Biz ki; 21 yaşında bir karanlık çağı kapatıp, aydınlık çağı açan Fatih Sultan Mehmet'in torunlarıyız. Bizim gençlerimize bu saygısızlığı yapan MHP yönetimine gençler, pazar günü ders vermeye hazır mıyız? Onun için çok çalışacağız. Biz, umudumuz olan gençlikten çok şey bekliyoruz' diye konuştu. 'Kalbinizden buğz edeceksiniz' İsrail'in bütün dünyada mahalle baskısı oluşturduğuna ve şımarıkça hareket ettiğine değinen Erdoğan, İsrail'in hukuk, insan hakları tanımadığını ifade etti. Başbakan Erdoğan, televizyon ya da gazetenin, gazetecinin İsrail'in yaptığı soykırımı eleştirdiği zaman hemen linç edildiğini dile getirdi. İnsanların şehit olduğunu, bebeklerin masum bedelleri görüp, içlerinden isyan ettiklerini ama korkudan bu durumu dile getiremediklerini vurgulayan Erdoğan, 'Biz getiriyoruz, bu can bu tende oldukça getirmeye devam edeceğiz. 3 şey var ya elinizle düzelteceksiniz bir yanlışı gördüğünüz zaman ya dilinizle düzelteceksiniz ona da gücünüz yetmiyorsa evet, kalbinizden buğz edeceksiniz ki bu, imanın en zayıf derecesidir. Biz, bu 3'ünden bir tanesini yapalım, inancımızın gereği bu. Tarih boyunca bu millet, Hint Yarımadası'na zulüm var diye donanma gönderen bir millet. Öyle bir ecdadın torunlarıyız' değerlendirmesinde bulundu. 'Doğan Grubu, Radikal gazetesi isim veriyorum açık' Başbakan Erdoğan, Türkiye'de bir kısım medyanın, işverenlerin, sivil toplum örgütlerinin, siyasetçilerin üzerinde mahalle baskısı olduğuna dikkati çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Doğan Grubu, isim veriyorum açık. Radikal gazetesi ne diyor; 'İsrail saldırı altında'. Ey Doğan Grubu, İsrail mi saldırı altında Gazze mi saldırı altında. İsrail'den kaç kişi öldü bir say bakalım, fosfor bombalarını gönderen 500-600 ton bombayı Gazze'ye yağdıran kim? Tanklarla, toplarla Gazze'ye giren kim? Gazze yerle bir edildi, bu kadar insan öldürülüyor bunu sen hangi ruhla, vicdanla bu şekilde yazabiliyorsun, bu başlığı atabiliyorsun. Tayyip Erdoğan'a 'sert' diyenler bundan dolayı 'sert' diyor. Hakkı söyleyince sert oluyorsun, evet eğer bu sözlerim sertlikse sert olmaya devam edeceğim. Çünkü biz, Akif'in Asım'ın nesliyiz. 'Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum! Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim. Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim! Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım. Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım! Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu.' Biz buyuz ister beğenirler, ister beğenmezler. Biz, halkımızın beğenmesini, hakkın beğenmesini istiyoruz. Rabbim bizden razı olsun yeter.' 'Ya Ekmel, sen ne anlarsın ekonomiden?' Erdoğan, İsrail'in Gazze'de bir ayda 10 gazeteciyi katlettiğini, medya kuruluşların ofisleri, koordinatları verildiği halde hedef yapılıp bombalandığını kaydederek, şunları söyledi: 'Dünyadan bir tepki duydunuz mu? Uluslararası basın kuruluşlarından bir tepki duydunuz mu? Türkiye'de polis öldürmekten, bekçi öldürmekten, hırsızlıktan, terörden hükümlü kişileri, gazeteci olarak dünyaya gösteren o basın kuruluşlarından İsrail'e bir tek tepki duydunuz mu? Sabah, akşam Türkiye ile uğraştılar. 'Türkiye'de basın özgürlüğü yok' diye yaygara kopardılar. 'Türkiye'den fazla gazeteci tutuklu, 100'den fazla tutuklu' diye yalan söylediler. Filistin'de 10 gazeteci öldü, bu örgütten ses çıkmadı, çıkmıyor. CHP'nin genel müdürü de bu örgütün sözcülüğünü yapıyor. Gidiyor dünyaya kendi ülkesini şikayet ediyor. Şimdi Filistin'de 10 gazeteci öldürüldü, ey Kılıçdaroğlu söyle bakalım, tek kınama var mı, tek değerlendirme var mı? Ey Bahçeli söyle bakalım var mı? Bizim için kimin ne dediği önemli değil bizim ne dediğimiz, ne düşündüğümüz önemli. Hiç kimse bize gündem dayatamaz, hiç kimse benim ülkeme istikamet çizemez. Biz tarih boyunca hakkı söyledik, hakkın mücadelesini verdik. Şu anda da hakkı söylemeye, hak için mücadeleye devam edeceğiz. Eski Türkiye geride kaldı, boynunu büken, her şeye rıza gösteren, gündemi belirlenen, özür dileyen Türkiye geride kaldı.' Türkiye'nin ekonomide de güçlü bir devlet olduğuna işaret eden Erdoğan, milli gelirin 820 milyar dolar, devletin borçlanma faizinin yüzde 9,3, enflasyonun yüzde 9,1 olduğunu ve Merkez Bankasının kasasında da 133 milyar dolar olduğunu belirterek, 'Bu gerçekler ortada çıkmış Ekmel anlatıyor. Ya Ekmel, sen ne anlarsın ekonomiden? Diyor ki, 'Ben cumhurbaşkanı olursam yolla falan ben uğraşacak değilim ki' diyor' ifadelerini kullandı. 'Biz 12 senede 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık' Erdoğan, Malatya mitinginde yaptığı konuşmada, cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nun, 'Ben cumhurbaşkanı olursam yolla filan ben uğraşacak değilim ki' dediğini anımsatarak 'Eyvah. Monşer ya onların böyle bir derdi yok' ifadesini kullandı. Göreve geldikleri tarihe kadar 79 senede Türkiye'de 6 bin 100 kilometre yol yapıldığını kaydeden Erdoğan, 'Biz 12 senede 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık. Zaten fazla lafa hacet yok ki. Şurada Malatya Havalimanı'ndan şu şehre gelirken mevcut yol zaten... Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri' diye konuştu. Erdoğan, '(Malatya'yı büyükşehir yapacağız) dedik. Yaptık mı? Ahmet kardeşimi de tebrik ediyorum. Şu anda güzel bir performans gösteriyor. Maşallah havalimanından buraya gelirken yollar pırıl pırıl. İnşallah daha da güzel olacak. Modern bir şehir Malatya. Daha da güzel olacak' değerlendirmesinde bulundu. '10 Ağustos bizi daha da güçlü yapacak, Türkiye'nin gücüne güç katacak. 10 Ağustos 81 vilayetimizin, elbette Malatya'nın da gücüne güç katacak' diyen Erdoğan, şunları söyledi: '12 yılda Malatya'ya ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 9 katrilyon yatırım yaptık. Ulaştırma haberleşmede 2 katrilyon, toplu konutta bir katrilyon, eğitimde 700 trilyon, orman ve su işlerinde 930 trilyon, aile ve sosyal politikalarda 615 trilyon, tarım ve hayvancılıkta 450 trilyon, enerjide 345 trilyon yatırım yaptık. Sağlık alanında Türkiye'de ne kadar büyük işler başardığımızı biliyorsunuz. İstediğin hastaneye gidiyor musun? Eskiden ölümüzü rehine alıyorlardı, ölümüzü. Öyle mi? Artık böyle bir şey var mı? Bitti. Artık istediğimiz eczaneden ilacımızı alıyor muyuz? Ey Ekmel, bunlardan haberin var mı senin? Monşerlerin bu işlerden haberi olmaz.' 'Bunlara 3 tane koyun verin, kaybedip gelirler' CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, SSK Genel Müdürlüğü dönemine de değinen Erdoğan, 'Hali gördünüz değil mi? Bunlara 3 tane koyun verin, kaybedip gelirler' dedi. Gazeteci Savaş Ay'ın o dönemde hazırladığı programı anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti: 'Savaş Ay ne güzel yakalamış, Allah rahmet etsin. Ne diyor genel müdür? Sen yönetmiyor musun burayı? Ne bu hal?' diyor. Aman yarabbim sağlam gir, oradan hasta çıkarsın. Ama şimdi hastanelerimizin haline bak. Aynen öyle. Orada hala sırıtıyor bir de. Orada yavrunun sol kolunu kesmişler, 'Tabii ki bu iyi değil' diyor. 'İyi değil' diyor. Hale bak. Gözün yaşlansın ya bir kol gitti, 3 yaşında çocuk. Ruh yok, ruh. Biz sağlıkta yeni bir sayfa açtık. Seksen ilimiz gibi Malatya da bundan faydalandı. Malatya'yı sağlık tesisleriyle donattık. Hastanelerimizi modern teknolojiyle buluşturduk. Önce Malatya'ya 640 yataklı bölge hastanesini kazandırarak, sağlıkta bir merkez konumuna yükselttik. Tamam mı? Oldu mu? Bitmedi ama. Bu bölge hastanemize 2 ihtisas alanında 300 yataklı bir ek blok daha yapıyor, hastanemizi büyüterek bir şehir hastanesi haline getiriyoruz.' İktidara geldikleri döneme kadar Malatya'da 36 kilometrelik bölünmüş yol yapıldığını bildiren Erdoğan, 'Biz ne yaptık 12 yılda? 277 kilometre. Biz buyuz' diye konuştu. Malatya çevre yoluyla ilgili kamulaştırma ve altyapı çalışmalarının sürdüğünü aktaran Erdoğan, 'Anlatacak çok şeylerimiz var. Ama yoğun çalışıyoruz. O makama, bu kardeşinizi gönderirseniz, bilesiniz ki yarım kalan eserler tamamlanacaktır. Yeni eserlerle yeni projelerle biz hizmete devam edeceğiz. Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik' ifadesini kullandı. Yoksul çocuklara özel okul imkanı Malatya'dan tüm öğrencilere ve velilere bir müjdeyi açıklamak istediğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Biz daha önce çıkardığımız bir yasayla ihtiyaç sahibi öğrencilerimizin özel okullarda okumaları için destek imkanı getirmiştik. Bununla ilgili hazırlıklar tamamlandı. Anneler, babalar bu çok önemli. Çok önemli bu. 2014-2015 eğitim öğretim döneminden başlayarak ihtiyaç sahibi öğrencilerimize katkı verecek, özel okullarda okumalarını temin edeceğiz. Böylece hem özel okulları teşvik ediyoruz hem de yoksul çocukların da özel okul imkanından faydalanmalarını sağlıyoruz. Devlet olarak biz, bu yıl okul öncesi eğitimde 50 bin öğrenciye yıllık 2 bin 500 lira özel okul desteği vereceğiz. 50 bin öğrencimize yıllık 3 bin lira özel ilkokulda okuma desteği vereceğiz. 75 bin öğrencimize yıllık 3 bin 500 lira özel ortaokulda okuma desteği vereceğiz. Yine 75 bin öğrencimize özel lise için 3 bin 500 lira destek vereceğiz. Öğrencilerimiz için, velilerimiz için eğitimde başlattığımız bu yeni adımın da hayırlı olmasını diliyorum.' Erdoğan, 'Pazar'a kadar durmak yok. Yoğun çalışacağız, gayret edeceğiz. Sandıkları patlatmaya var mıyız? Maşallah. Gönlümdeki özel yerini, pazar günü de inanıyorum ki Malatya aynen koruyacak. İnşallah büyük yatırımlarla Malatyamızı daha farklı yere taşıyacağız' dedi. Başbakan Erdoğan, '2023 Türkiyesini hep beraber hazırlayacağız. Şundan hiçbir endişeniz olmasın: Biz bu yolu beraber yürüdük. 'Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece' dedik. Gideceğiz' diye konuştu. 'Çatı değil, çakı gibi aday' Mitinge, Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, İçişleri Bakanı Efkan Ala, AK Parti Genel Başkan Başdanışmanı Binali Yıldırım, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Güldal Akşit, Malatya ve çevre illerin AK Partili milletvekilleri ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır katıldı. Erdoğan, konuşmasının ardından eşi Emine Erdoğan ile vatandaşlara, üzerinde Erdoğan logosu bulunan tişörtlerden dağıttı. Miting alanındaki 'Çatı değil, çakı gibi aday' pankartı dikkati çekti. AA
Halkın Şeffaf Cumhurbaşkanı Olmak İçin Atılacak 10 Adım
Ağustos ayında ilk defa halk tarafından seçilecek. Adaylar yine ilk defa seçim kampanyalarını halktan topladıkları bağışlarla yürütecekler. Cumhurbaşkanı adaylarının kampanya finansmanlarını nasıl yürüttüğü halkın seçeceği ilk Cumhurbaşkanına güven duyulması için çok önemli.  Denge ve Denetleme Ağı olarak seçim yarışının adil, eşit ve hesap verebilir olması içim, Cumhurbaşkanı adaylarından aşağıdaki 10 adımı kampanyalarında gönüllü olarak uygulamaya çağırıyoruz.
Erdoğan'dan Gazeteciye: 'Haddini Bil Edepsiz Kadın'
Cumhurbaşkanı adayı Tayyip Erdoğan Malatya'da Müslümanlara hakaret ettiği iddiasıyla Taraf gazetesi yazarı Amberin Zaman'a yüklendiBaşbakan ve Cumhurbaşkanı adayı Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı seçimleri kapsamında Malatya'da konuştu. Erdoğan, Malatya'da düzenlediği mitingte AKP seçmeni için 'Müslüman bir ülkeden bunun tersini beklemek garip değil mi?' diyerek hem seçmeni, hem de Müslümanlar'ı dolaylı olarak aşağıladığı iddia edilen Taraf Gazetesi yazarı ve The Economist'in Türkiye temsilcisi Amberin Zaman 'a 'haddini bil edepsiz kadın' dedi. Başbakan Erdoğan, Amerin Zaman için şunları söyledi: 'Kılıçdaroğlu önceki gün bir televizyona çıkmış, AKP kitlesinin sorgulama yeteneği yok diyor. Halkın ahlak reformuna ihtiyacı var diyor. Orada da gazeteci kılıklı bir militan çıkmış. Edepsiz bir kadın.Müslüman ülkede bunu beklemek zor değil mi diyor. Haddini bil haddini. Haddini bil eline vermişler bir kalem, gazete köşesinde yazıyorsun. Çıkarıyorlar seni bir böyle, bu malum Doğan Grubu televizyonuna oradan da saygısızca yüzde 99'u Müslüman olan bu halka saygısızca hakaret ediyorsun. Karşılıklı oturmuşlar hem seçmene hakaret ediyor hem de müslümanlara hakaret ediyorlar. Siz bu kafayla devam edin.T24
Reklam
NBC: 'Tarantino Bana 'Kulübe Hoş Geldin!' Dedi'
'Kış Uykusu', Altın Palmiye kazandığı Cannes Film Festivali'ne ev sahipliği yapan Fransa'da dün vizyona girdi. Yönetmen Nuri Bilge Ceylan, Fransa gazetelerine verdiği röportajlarda, Altın Palmiye'nin henüz hayatını değiştirmediğini söyledi.Nuri Bilge Ceylan’a Cannes Film Festivali’nde büyük ödül Altın Palmiye’yi kazandıran ‘Kış Uykusu’, festivale ev sahipliği yapan Fransa’da dün gösterime girdi. Daha evvel ‘Koza’ adlı kısa metraj filmiyle adım attığı Cannes Film Festivali’nde, festivalin en uzun filmlerinden biriyle büyük ödülü alan yönetmen, 3 saat 20 dakikalık filmin gösterimi dolayısıyla Fransa’nın büyük gazetelerine söyleşiler verdi.Liberation gazetesine tam sayfa röportaj veren Türk sinemasının ünlü yönetmeni, ödülün kariyeri ve hayatında yarattığı etkiye dair soru üzerine; “Belki bir sonraki filmim daha hızlı ilerleyecek. Ama şimdilik hayatımda fazla bir değişiklik olmadı. Elbette film her yerde gösterime girecek ve bu benim daha da tanınmama yardımcı olacak. Ödül gecesindeki seramoniden sonra toplu fotoğraf çekiminde de ilk duyduğum cümle bu olmuştu. Quentin Tarantino bana ‘Kulübe hoş geldin! Ben Altın Palmiye aldığımda festival başkanı da bana aynı şeyi söylemişti’ demişti” sözleriyle yanıt verdi.‘HER KARAKTERDE BİRAZ BEN VARIM’“Buna benzer büyük ödüller almakta bir tehlike olduğunu söyleyebiliriz. Sanatçının bir yanını öldürebilir, çünkü bir sondur neticede. Ama diğer taraftan heyecanım sönmedi. Ben hayatı zor kaldıran biriyim ve sürekli olarak sanata ihtiyacım var. Benim sinema yapma ihtiyacım buradan geliyor. Yaşamakta zorlandığım zor şeylerden söz etmeye devam edeceğim. Sanki film yaparak kendi varlığımla pazarlık ediyorum. Kış Uykusu’nun her karakterinde biraz benden izler var. Ama elbette kendimi en çok Aydın’a yakın hissediyorum. Filmlerimde benden izler olduğu gibi, karakterlere insanların hiç sevmediğim yanlarını da koyuyorum.” HürriyetArzu Morin ÇAKIR
Vinç Devrildi, YHT Seferleri Durduruldu
Demiryoluna vinç ve konteynerlerin devrilmesi sonucu Ankara İstanbul Yüksek Hızlı Tren seferleri iptal edildi. Yüksek Hızlı Tren'in geçen hafta ilk seferinde elektrik arızası nedeniyle yolda kalmasının ardından bugün de Körfez İlçesi'nde bulunan bir konteyner limanında demiryoluna vinç ve konteynerlerin devrilmesi sonucu trenler geçemedi. TCDD'den yapılan açıklamada '200 tonluk vinç şiddetli fırtınanın etkisiyle devrildi bu nedenle hat geçicü süre tren trafiğine kapatıldı.' denildi. DEMİRYOLUNA VİNÇ DEVRİLDİ Saat 17.00 sıralarında Körfez İlçesi'nde bulunan bir konteyner limanında, şiddetli yağış ve fırtına sırasında vinç ve konteynerler demiryoluna devrildi. İstanbul'dan Ankara'ya gitmek üzere yola çıkan Yüksek Hızlı Tren hemen uyarıldı ve yolda durdu. YOLCULAR NAKLEDİLDİ Bu arada Ankara'ya gitmek üzere İzmit'teki Tren Garı'nda bekleyen yolcular, İstanbul'dan gelen tren geçiş yapamayınca otobüsle İzmit'ten Sakarya'nın Arifiye İlçesi'ndeki tren garına nakledilmeye başlandı. TCDD'DEN AÇIKLAMA Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü, Kocaeli'nin Körfez İlçesi'nde vinç ve konteynerlerin demiryoluna devrilmesi sonucu hızlı tren seferlerinin durdurulması ile ilgili bir açıklama yaptı. Yapılan yazılı açıklama şu ifadelere yer verildi: 'Bugün saat 17.05’te, Körfez İstasyonu yakınında, kilometre 71+50’de bulunan Marmara Tersanesine ait 200 tonluk vinç şiddetli fırtınanın etkisiyle devrilmiş ve vincin kolları demiryolu üzerine düşmüştür. Ayrıca hat üzerine fırtınadan dolayı ağaçların devrildiği ve konteynerlerin saçıldığı bilgisi alınmıştır. Şiddetli fırtınadan kaynaklanan bu olay nedeniyle hat geçici süre tren trafiğine kapatılmıştır. Olay nedeniyle, Arifiye’de bekleyen YHT yolcuları Kartal-Kadıköy metrosuna ulaşacak şekilde otobüsle; Ankara yönü trenlerin yolcuları ise yine otobüslerle Pendik’ten Arifiye’de hazır bekleyen YHT’lere aktarılacaktır. Vinç kaldırılana ve hatta enerji verilene kadar senaryo uygulanacaktır. Konuyla ilgili yolcularımıza ve kamuoyuna yönelik sürekli bilgilendirme yapılmaktadır.'Haberler
Reklam
İstanbul'da AVM'yi Su Bastı
Avcılar-Beylikdüzü yolu arasında bulunan Torium alışveriş merkezini yağmur vurdu. AVM'de bulunan kafelerin şemsiyeleri devrildi, vatandaşlar zor anlar yaşadı. Alışveriş merkezinin elektrikleri bir süre kesilirken, alt katı su bastı. Çalışanlar ve AVM'de bulunan müşteriler tahliye edilmeye başladı. Kaynak: Yeni Şafak
Reklam
Abromovic Dünyanın En Büyük Yelkenlisini Marmaris’te Yaptırıyor
Ülkemizi sık sık ziyaret eden, İngiliz futbol takımı Chelsea'nin de sahibi olan Rus işadamı Roman Abramoviç; 2010'da 495 milyon dolara 170 metrelik yat yaptırarak dünyanın en büyük yatına sahip olmuştu. Eclipse adlı bu yatıyla dünyanın dört bir yanındaki koylarda cirit atan Abramoviç'te 'büyüklük' takıntısı var galiba! Çünkü Abramoviç'in şimdi de dünyanın en büyük yelkenlisini yaptırdığını öğrendim. Üstelik Abramoviç'in sipariş ettiği dünyanın en büyük yelkenlisi, Marmaris Bozburun'daki bir tersanede, tamamen Bozburunlu ustalar tarafından yapılıyormuş. ADI 'DREAM SYMPHONY' OLACAK Richard Gere ve Johnny Depp gibi Hollywood yıldızları ile İngiltere Kraliyet ailesi üyelerine ahşap guletler yapan Bozburunlu ustalar, şimdi de Abramoviç için dünyanın en büyük yelkenlisini inşa ediyormuş. Bir yıldır büyük bir gizlilik içinde yapımı sürdürülen yelkenli tam 141 metre olacakmış. Bozburun'daki bir tersanenin kapalı bölümünde inşası devam eden yelkenlinin adının Dream Symphony olacağını da öğrendim. Abramoviç, şimdiye kadar bir kez gelip yelkenlisinin yapımı hakkında bilgi almış ama adamları her ay düzenli olarak gelip kontrol ediyormuş. Babadan kalma yöntemlerle milyon dolarlık ahşap guletlere imza atan Bozburunlu ustaların şöhreti, Dream Symphony ile zirveye ulaşacak gibi gözüküyor. SabahBÜLENT CANKURT
Samsung, Apple'a Yaklaştı
Çin pazarındaki liderliğini Xiaomi'ye kaptıran Güney Kore merkezli teknoloji devi Samsung, yayınlanan son analiz raporlarına göre ABD'deki payını bir nebze de olsa arttırmayı başardı. Bu yılın ikinci çeyrek kapsamında Samsung , ABD'de liderliğini sürdüren Apple'a biraz daha yaklaştı. comScore tarafından yayınlanan son verilere göre Samsung, ABD'deki pazar payını %27'den %28.6 oranına yükseltti. Böylece Samsung, bir çeyrekte akıllı telefon Pazar payını %1.6 oranında arttırmış oldu. Apple ise %41.4 olan aslan payını söz konusu çeyrekte % 42.1'e yükseltmeyi başardı. Apple'ın %0.7 gibi düşük bir artış yaşamasının nedeni olarak birçok kullanıcının iPhone 6'yı bekliyor oluşu gösterilebilir. Samsung'un ise ayında yeni nesil Note modelini tüketicilerin beğenisine sunması ile birlikte pazar payını biraz daha arttırması bekleniyor. Samsung'un bu çeyrekte satışlarını arttırmasında Galaxy S5 'in katkıları olduğu tahmin ediliyor. Öte yandan üçüncü, dördüncü ve beşinci sırada ise sırasıyla LG, Motorola ve HTC yer alıyor.teknolojioku
Semt Pazarı Sele Kapıldı
Tekirdağ'da aniden bastıran şiddetli yağmur nedeniyle halk pazarındaki tezgahlar yağmur sularına kapılarak denize doğru sürüklendi. Tekirdağ’da aniden bastıran ve yaklaşık yarım saat süren şiddetli yağmur nedeniyle cadde ile sokaklar kısa süre göle döndü. Halk pazarında bazı pazarcı tezgahlar yıkılırken, sulara kapılan 51 yaşındaki Hatice Hasanoğlu çevreden yetişenler tarafından kurtarıldı ve ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Malkara ve Şarköy’de de etkili olan yağmur nedeniyle çok sayıda işyerini su bastı. Atatürk Bulvarı’nda birçok araç nehre dönen yollarda mahsur kaldı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ekipleri, AFAD ve Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü Sualtı Grup Amirliği ekipleri harekete geçti. Belediye ekipleri suların dolduğu Cumhuriyet Meydanı, Ördekli Dere, Soğukkuyu ve Altınova mahallelerinde mazgalların kapaklarını açarak baskınları önlemeye çalıştı. Tekirdağ-Malkara karayolu yoğun sular nedeniyle trafiğe kapatıldı. Sahilde caddesinde bulunan birçok işyerini su bastı. SEL, SEMT PAZARINI DENİZE SÜRÜKLEDİ Perşembe günleri kurulan halk pazarındaki tezgahlar yoğun suların bayır aşağı inmesi nedeniyle zarar gördü. Bazı tezgahlar yağmur sularına kapılarak denize doğru sürüklendi. Pazaryerini savaş alanına çeviren yağmur suları maddi hasara sebep olurken, Pazar alışverişi yapmak isteyen 51 yaşında Hatice Hasanoğlu ise sulara kapılıp sürüklendi. Çevredekilerin yardımıyla kurtarılan Hasanoğlu, pazar girişinde bekletilen ambulansla hastaneye götürüldü. MALKARA’DA İŞYERLERİNİ SU BASTI Tekirdağ’ın Malkara İlçesi’nde etkili olan sağanak yağış nedeniyle bir çok işyerini su bastı. Çok sayıda araç yolda kalırken, ulaşımda güçlük çekti. Yağmura yolda yakalanan yurttaşlar ile araç sürücüleri isyan etti. Bazı araç sürücüleri araçlarını iterek sudan çıkarmaya çalışırken, bazıları da çekici vasıtasıyla yolda kalan araçlarını kurtarmaya çalıştı. Meteoroloji yetkilileri, aralıklarla yaklaşık 3 saat süren yağmurda metrekareye 71 kilo yağış düştüğünü açıkladı. ŞARKÖY’DE DE PLAJLAR BOŞALDI Tekirdağ'ın Şarköy İlçesi’nde sağanak yağışın etkisine girdi. Yoğun yağış nedeniyle birçok işyerini su basarken, tatil ilçesinin plajları yağmur nedeniyle boşaldı. Aralıklarla elektriklerin kesildiği Şarköy’de işyeri sahipleri, suları tahliye etmeye çalıştı. DHA/Birgün
Reklam
Beşiktaş, Bryan Ruiz'i Bitirdi
Şampiyonlar Ligi'nde play-off turuna kalan Beşiktaş, transferde Bryan Ruiz için hem Kosta Rikalı futbolcu hem de kulübüyle el sıkıştı. Ancak siyah beyazlılar bir iki gün Manuel Lanzini için gelecek yanıtı beklemeye geçti.Feyenord'u yenerek gözünü yarın çekilecek kuraya diken Beşiktaş, bir taraftan da transfer için temaslarını yoğunlaştırdı. Londra'da Bryan Ruiz için Fulham kulübüyle ve de Kosta Rikalı oyuncuyla masaya oturan futbol komitesi üyesi Erdal Torunoğulları'nın bu transfer için taraflarla el sıkıştığı ortaya çıktı. Ödeme planlarının bile belli olduğu, bu görüşme sonrası istanbul'a gelen Torunoğulları, başkan Fikret Orman'a kapsamlı bir rapor sundu. Torunoğullarına teşekkür eden Orman'ın ' Bir iki gün daha lanzini için bekleyelim, eğer olumlu yanıt gelmezse en geç Pazartesi ya da Salı günü Ruiz'i istanbul'a davet edelim ' şeklinde konuştu. Bu arada Feyenord'u eleyerek UEFA'dan 2.6 milyon Euro kazanan Beşiktaş bu parayı Gökhan Töre'nin transferinde kullanacak. Rubin Kazan'a 2.5 milyon Euro nakit ödeme yapacak olan Beşiktaş, bir iki gün içerisinde bu transferi sonuçlandırıp Gökhan'ı antrenmanlara çıkması için Nevzat Demir tesislerine davet edecek. Beşiktaş ayrıca Norveç'in Molde takımında oynayan Martin Linnes için de temaslarını yoğunlaştırırken bu futbolcunun yanı sıra Erdem Özgenç ve Sefa Yılmaz için de görüşmelerini sürdürüyor. Beşiktaş'lı yöneticilerin son olarak stoper mevkine bir takviye yapmayı planladıkları ve bu transferler tamamlandıktan sonra Tomas Sivok ve Filip Holosko'yu kiralık göndermeyi düşündükleri belirtildiBeşiktaş'ta kampı iyi değerlendirip son iki resmi maçta ilk 11 de oynayan Mustafa Pektemek, Kerim Frei ve Ersan Gülüm'e teşekkür eden teknik direktör Slaven Bilic, 'Sizi kutluyorum gerçekten çok iyi örnek oldunuz. Sizler gibi çok iyi performanslar gösteren İsmail Köybaşı ve Cenk Gönen de formayı alacak ve bize büyük katkılar sağlayacak' ifadeleri kullandı. LigTv
Reklam
Sincabı Tekmeleyeni Bulana Ödül
Hayvan hakları örgütü PETA, Büyük Kanyon’da bir sincabı uçurumdan aşağı tekmeleyerek düşüren kişiyi bulana 15 bin dolara kadar ödül vereceğini açıkladı. PETA, sincaba şiddet uygulayan kişinin tutuklanmasını istediğini belirtirken, olayın videosu sosyal medyada çok kısa sürede yayılmıştı. O Video İçin Tıklayınız!CBS’in haberine göre, Büyük Kanyon’dan yapılan açıklamada, yetkililerin, adamı bulmak için videonun yüklendiği YouTube’la işbirliği içerisinde oldukları belirtildi. Açıklamada, “Eğer yargılanır ve suçlu bulunursa, altı aya kadar hapis cezası alabilir ve 5 bin dolar ceza kesilir” ifadeleri kullanıldı. YouTube’un, kullanım koşullarını ihlal ettiği gerekçesiyle siteden kaldırdığı videonun başka sitelerde durduğunu söyleyen PETA yetkilileri, sincabı tekmeleyenin bulunması durumunda örgütle bağlantıya geçilmesini istedi.hukukihaber
Deniz Akkaya İfade Verdi!
Manken Deniz Akkaya, yasa dışı telefon dinlemeleri soruşturması kapsamında, emniyete gelerek mağdur sıfatıyla ifade verdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında 2008-2012'de yapılan yasa dışı telefon dinlemelerinde, manken Deniz Akkaya'nın da dinlendiği belirlendi. Soruşturma kapsamında emniyete çağrılan Akkaya'nın, mağdur sıfatıyla ifade verdiği öğrenildi. Emniyette ''paralel yapı'' iddialarına ilişkin yasa dışı telefon dinlemelerine yönelik iki gün önce İstanbul merkezli 14 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda, 32 emniyet mensubu gözaltına alınmıştı. Onlara finansal destek sağlıyor! AkşamDevrim TOSUNOĞLU
Reklam