onedio
Berberde Traş Olurken Eski Berberi Tarafından Vuruldu!
Dün akşam iftar öncesi Yeni Cami civarında bir berber dükkanına gelen Cem Demir, koltuğa oturup traş olmaya başladı. Cem Demir'in kavga ettikleri için araları açık olan önceki berberi Sinan U., iddiaya göre Cem Demir'i görünce dükkana girip tartışmaya başladı. Tartışma büyüyünce Sinan U. yanında bulunan tabancayı çekerek Cem Demir’in bacaklarına kurşun yağdırdı. Cem Demir sol bacağından 5, sağ bacağından 1 kurşunla yaralanırken Sinan U. kaçtı. Cem Demir, 112 acil sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Akyazı Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada yapılan müdahalenin ardından Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Cam Demir’in daha önce karıştığı bazı suçlardan poliste kaydının bulunduğu belirlenirken, polis Sinan U.'yu yakalamak için çalışma başlattı. Alaattin ONUR / AKYAZI(Sakarya), (DHA)
Independent: 'O Çocuklar Bir Gün Büyüyüp İsrail'e Geri Saldıracak'
Independent‘ın Gazze’de bulunan muhabiri, İsrail’in Gazze’ye kara operasyonunu başlatmadan önce uygulanan beş saatlik ateşkes sırasında konuştuğu Gazzelilerin görüşlerini aktarıyor. Filistin yönetiminden bir bakanla, İsrail’in Çarşamba günü Gazze’de bir sahile düzenlediği saldırıda yaralanan 11 yaşındaki çocuğu ziyarete giden Independent muhabiri, bakanın şu sözlerini aktarıyor: “İsrail küçük çocuklara saldırıyor, ama bu çocuk bir gün büyüyecek ve İsrail’e geri saldırmak isteyecek. İşte İsrail’in yarattığı şey bu”. Muhabir, saldırıda kardeşini ve kuzenini kaybeden 11 yaşındaki yaralı çocuğun İsraili hiç affetmeyeceğini söylediğini belirtiyor. Muhabirin “ileride sen de savaşmak istiyor musun?” sorusuna ise çocuk “Hayır, sadece babam gibi balıkçı olmak istiyorum. Hepsi bu” cevabını veriyor. Daily Telegraph da Hamas’ın siyasi lideri Halid Meşal ile yaptığı röportajda, Meşal’in “basit bir ateşkesi kabul etmeyeceklerini” yinelediğini yazıyor. İsrail’in kara operasyonu başlamadan önce yapılan röportajda Meşal, Gazze’deki ablukanın hafifletilmesinin Hamas için artık yeterli olmadığını, ablukanın tamamen kaldırılmasından başka bir seçeneğe razı gelmeyeceklerini söylüyor. Meşal, Mısır’ın hafta başında sunduğu ateşkes planını da medyadan duyduklarını, kimsenin kendilerine danışmadığını belirtiyor. Demokrat Haber
Ukrayna Hava Sahası Uçuşlara Kapatıldı
Ukrayna'da Malezya Havayolları'na ait yolcu uçağının düşürülmesinin ardından Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı (Eurocontrol), Doğu Ukrayna bölgesinin sivil uçuşlara kapattı. Pegasus Havayolları Kharkiv seferlerini iptal ederken, diğer havayolu şirketleri kapatılan hava sahasını kullanmayacak. Ukrayna'nın Donetsk yakınlarında düşürülen Malezya Havayolları'na ait Boeing 777-200 tipi yolcu uçağının düşürülmesinin ardından Eurocontrol, bölgenin uçuşlara kapatıldığını açıkladı. PEGASUS KHARKİV SEFERLERİ İPTAL Pegasus Havayolu tarafından yapılan açıklamada, “Ukrayna’da, Malezya Havayolları’na ait yolcu uçağının düşürülmesi sebebi ile Eurocontrol tarafından, Doğu Ukrayna bölgesi hava sahası sivil uçuşlara kapatılmıştır. Bu çerçevede, söz konusu hava sahasının içinde bulunan Kharkiv seferlerimiz, hava sahasının kapalı olmasından dolayı yapılacak ikinci bildirime kadar iptal edilmiştir.” ifadeleri kullanıldı. Onur Air tarafından yapılan açıklamada, 'Eurocontrol, Doğu Ukrayna bölgesi hava sahasını sivil uçuşlara kapattığından dolayı bölge üzerinden uçuşlar gerçekleştirilememektedir. Onur Air'in Doğu Ukrayna'daki şehirlere uçuşu bulunmadığından herhangi bir uçuş iptali söz konusu değildir.' denildi. Türk Hava Yolları yetkilileri ise uçuşlarında Ukrayna hava sahasının kullanılmayacağını belirtti. Cihan
Sıcaktan Uyuyamayanlara Çare 10 Yöntem
Sıcaklar... Yıl boyunca gelmesini hasretle bekleriz de, yaz olup geldiğinde 'Hof bu sıcaklarda da hiç uyunmuyo falan yani' dediğimizle kalırız. Zordur sıcaklarda uyuyabilmek. Delik deşik olur uykular. Sabah olana kadar kendinizle cebelleşip durursunuz. Ama artık bu dertler geride kaldı. Onedio ekibi -sıcaklarla ilgisi yok- sırf sizin için uyumadı bu içeriği hazırladı, kıymetinizi bilin. Sizi mışıl mışıl uyutacak önerilerimizle karşınızdayız. Şimdiden tatlı rüyalar.
Bir Kahvaltı Sofrasında Uğruna Kavga Çıkabilecek 15 Meret
Kahvaltı günün en önemli öğünü olarak lanse edilir. Neden? Çünkü en güzel gıdalar kahvaltıda soframıza teşrif eder de ondan. Kahvaltıda o gıdaları kaptın kaptın, kaptırırsan yiyen dikilir yemeyen yıkılır arkadaş. Size sofrada gördüğünüz an tüketmenizi tavsiye ettiğimiz gıdaları sunuyoruz, yoksa amansız bir savaşın ortasında kalabilirsiniz;
Reklam
Koşulsuz Sevgi: Evlat Edinilen Minik Bebek ve Yeni Ailesinin Yürek Isıtan 20 Fotoğrafı
Aile ve düğün fotoğrafçısı olan Kate T. Parker bu kes deklanşöre kız kardeşinin evlat edindiği minik bebek Sam için basmış. '' Karma '' isimli fotoğraf serisinde tüm aile bireyleri ailenin yeni üyesine adeta sıcak bir ''hoşgeldin'' demişler. Bu fotoğraf serisi bize koşulsuz sevginin ne olduğunu anlatıyor adeta.Bu tür olayların tüm ailelere (çocuğu olsun olmasın) örnek olması dileğiyle...
Kindle Unlimited: Amazon'dan Sınırsız E-Kitap ve Sesli Kitap Aboneliği
Son dönemde akıllı telefon çıkışı Fire Phone ile kendi yolunu çizmeye devam eden Amazon, bu e-ticaret ve dijital dünyada yeni bir uygulamaya başlamak üzere. Kindle Unlimited adlı yeni uygulama sınırsız e-kitap ve sesli kitap erişiminin yolunu açacak. Aylık 9.99 dolar karşılığında üye olunabilen abonelik 600 binden fazla başlığa ve binlerde sesli kitaba erişim sağlayacak. Amazon.com ziyaretçileri tarafından farkedilen ve siteden kaldırılan bu yeni uygulama görünüşe göre Amazon’u Scribd’e ve Oyster’a rakip yapacak. Daha önce dedikoduları çıkan Kindle Unlimited hakkında bir video da yakayan Gigaom, bu yeni hizmete Scribd’e ve Oyster’a kayıt olan Simon & Schuster ve HarperCollins yayınevlerinin dahil olabileceğine işaret ediyor. Google Glass’ın başındaki ismi transfer etmek gibi farklı açımlar yapan Amazon’un gerçekten kendi yolunu çizmekte ve yeni şeyler denemekte oldukça başarılı. webrazzi
Reklam
Dosya: 15 Soruda İsrail - Gazze Saldırısı
Birçok Filistinli, üzerlerine yağan bombaların dehşetiyle çocuklarını alıp sığınacak yer aradıkları günleri hafızalarından silemedikleri gibi, tarihin tekerrürden ibaret olduğu tezini kanıtlarcasına bu gün de başlarına gelen aynı trajediyi de asla unutmayacak. İsrail 'Hamas sivilleri hedef alıyor, biz ise sivillere olabilecek en az hasarı vermek için uğraşıyoruz' diyebilir. Ancak dünyanın her yerinde haberleri izleyenlerin gördüğü acı çeken Gazzeli masum sivillerin görüntüleri, İsrail'in bu iddiasının doğruluğu konusunda insanların daha net fikir sahibi olmalarına yardımcı oluyor. Ancak asıl sorun şu ki çözümün kolay bir yolu da yok gibi görünüyor.
İsrail'in Kara Harekatını Protesto Edenlere Polis Müdahalesi
İsrail'in Gazze'ye yönelik başlattığı kara harekatı İstanbul ve Ankara başta olmak üzre Türkiye'nin birçok kentinde protesto edildi. Ankara'daki eyleme AKP ve CHP'li vekiller de destek verdi. İstanbul'daki İsrail Konsolosluğu'na girmek isteyen gruba polis zaman zaman müdahale etti. Gerginlik sabah saatlerine kadar sürdü.İsrail'in Filistin'e yönelik kara harekatını protesto eden bir grup, İsrail'in Levent'teki Başkonsolosluğu önünde protesto gösterisinde bulundu, binanın camlarını kırdı, içeriye girmeye çalıştı. Çevik kuvvet ekipleri, eylem yapan gruba biber gazıyla müdahale etti. Ankara'da da çok sayıda kişi, İsrail Büyükelçisi'nin konutunu taş yağmuruna tuttu. Konutun camları kırılırken, bahçe duvarına ise Filistin bayrağı asıldı. İsrail'in Filistin'e yönelik kara harekatını protesto eden kalabalık, saat 01.30 sıralarında İsrail'in Levent'teki Başkonsolosluğu önünde toplandı. Ellerinde Filistin bayrakları bulunan grup, 'İstanbul'dan Gazze'ye direnişe selam', 'Katil İsrail Filistin'den defol', 'Vur vur Hamas vur, İsrail'e vur' şeklinde slogan atıp sık sık tekbir getirdi. Eylemciler slogan attıktan sonra Büyükdere Caddesi'ni yaklaşık 10 dakika trafiğe kapattı. Polis tarafından uyarılan kalabalık grup, caddeyi daha sonra tekrar trafiğe açtı. Bu sırada bir vatandaş da duvara sprey boya ile 'Soyun kurusun katil Yahudi' yazdı. Bazı vatandaşlar ise konsolosluğun önünde ateş yaktı. Binaya girmek istediler, polis müdahale etti Saat 02.30'da da kalabalığın içinden bir kaç kişi İsrail Başkonsolosluğu'nun bulunduğu binanın duvarına tırmandı; binanın camlarını kırdı. Bazı göstericiler de binanın dış kapısını kırarak içeri girmeye çalıştı. Bunun üzerine konsolosluk çevresinde önlem alan çevik kuvvet ekipleri, kalabalığa biber gazı, tazyikli su ve boyalı mermi ile müdahalede bulundu. Müdahale sonrası göstericilerden bir kaçı, polislerin bulunduğu alana taş attı. Gerginlik bir süre sonra da sona erdi. Polis 2'nci kez müdahale etti Müdahalenin ardından eylemciler slogan atıp eylemlerini sürdürmeye devam etti. Kalabalık grup, bir süre sonra yeniden konsolosluk binasına yürüyüp, binanın camlarına taş atmaya başladı. Bunun üzerine çevik kuvvet ekipleri göstericilere tekrar tazyikli su ve biber gazı ile müdahale etti. Gerginlik sabah saatlerine kadar sürdü. İsrail'in Gazze'ye karadan saldırısını protesto eden gruptan bazılarının, İsrail'in İstanbul Başkonsolosluğu'nun bulunduğu plazanın önünde bekleyişi sürüyor. Çevik Kuvvet polisleri Yapı Kredi Plaza etrafında güvenlik önlemlerini artırırken, gece yapılan protesto sırasında devrilen bariyerler belediye ve polis ekiplerince tekrar plaza etrafına yerleştirildi. Bahçe duvarlarına asılan Filistin bayrakları, duvarlara ve otobüs duraklarının üzerindeki reklam panolarına yazılan İsrail'i eleştiren içerikteki yazılar sabah saatlerinde ilgi çekici görüntülere neden oldu. Levent Büyükdere Caddesi'ndeki konsolosluğun bulunduğu plazanın önünde bekleyen yaklaşık 100 kişilik grup, dualar okuyarak protestolarını sürdürüyor. Ankara'daki eyleme vekillerden destek AK Parti'li birçok milletvekili ile CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, İsrail Büyükelçiliği konutunun önünde, İsrail'in Gazze'ye kara harekatını protesto etti. Milletvekilleri, İsrail'i kınamak için ortak bildiri hazırlanması kararı alınmasının ardından, Meclis'ten protokol yolunda bulunan İsrail Büyükelçiliği konutunun önüne geldi. Vatandaşların da katıldığı gösteride, gruba seslenen, AK Parti Çorum Milletvekili ve Türkiye-Filistin Dostluk Grubu Başkanı Murat Yıldırım, artık sabredecek zaman kalmadığını belirterek, hem çocuklar hem insanların katledildiğini söyledi. 'Ciğerimiz parçalanmaktadır, yüreklerimiz kan ağlamaktadır' diyen Yıldırım, Türk insanın şu anda televizyonlarının başında Gazze'deki insanlar için dua ettiklerini ve İsrail'i kınadıklarını kaydetti. Yıldırım, 'Artık İsrail sesimizi duymalıdır, sabrımızı taşırmamalıdır' dedi. Meclis adına bu açıklamayı yaptıklarını ifade eden Yıldırım, CHP'li milletvekillerinin de burada bulunduğunu belirtti. CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, masum olan Filistin halkının ve haklı davasının yanında olduklarını vurgulayarak, 'Ezilen Filistin halkı ile birlikteyiz. Onların acıları ve yaraları bizim acılarımız ve yaralarımızdır' diye konuştu. Konuşmaların ardından milletvekilleri yürüyerek konutun önünden ayrıldı. İki polis yaralandı Protesto gösterisine çok sayıda AK Parti'li milletvekili ile CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ve Manisa Milletvekili Özgür Özel ile vatandaşlar katıldı. Vatandaşlar İsrail aleyhine sloganlar attılar. Bu arada, gruptan konuta atılan taşlar nedeniyle iki polis yaralandı. Polisler ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Gruba, taş atılmaması yönünde uyarı yapıldı ancak kalabalık konuta taş atmaya devam etti. Zaman zaman Kur'an okunarak tekbir getirildi. Konutun giriş kapısının üzerine Filistin bayrağı asıldı. Bursa ve Adana'da protesto Bursa ve Adana'da, İsrail'in Gazze'ye saldırılarının ardından başlattığı kara harekatı protesto edildi. Bursa'da sabah namazının ardından Ulu Cami bahçesinde toplanan kalabalık, İsrail aleyhine slogan atarak, Orhangazi Parkı'na yürüdü. Polisin güvenlik önlemi aldığı eylem sırasında gruptakiler, 'Kahrolsun İsrail', 'Hamas'a selam direnişe devam', 'Biz Filistinliyiz' sloganları attı. Ardından parkta toplanan grup, dua etti. Grup adına açıklama yapan Anadolu Gençlik Derneği Bursa Şube Başkanı Hüseyin Altay, İsrail'in gece yarısı denizden karadan ve havadan Gazze'ye saldırdığını hatırlattı. Adana- Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Adana Şubesi tarafından organize edilen ve ABD Konsolosluğu önünde gerçekleştirilen eylemde katılımcılar, zaman zaman tekbir getirip, sloganlar attı. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının da destek verdiği eylemde bir kişinin Kur'an-ı Kerim okumasının ardında katılımcılar, sabah namazını konsolosluk önünde kıldı. Grup adına açıklama yapan AGD Şube Başkanı Abdulaziz Kıranşal, İslam birliğinin kurulması gerektiğini kaydetti. Grup, açıklamanın ardından dağıldı. İzmir İzmir'de bir grup, İsrail'in Gazze'ye karadan saldırısını protesto etti. Konak Meydanı'nda toplanan grup, tarihi Saat Kulesi'ne Türk ve Filistin bayrağı ile üzerinde, darbe karşıtı gösterilerin simgesi haline gelen 'Rabia işareti'nin bulunduğu afişi astı. Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu grup adına konuşan Tayfun Demir (23), 'İzmirli Müslümanlar olarak İsrail'in Gazze'ye kara harekatı başlattığını öğrenince evimizde duramadık. Arkadaş grubumuzla buraya dua etmeye, Gazze'ye destek vermeye geldik. Kardeşlerimizi meydanlara ve sokaklara davet ediyoruz' dedi. Grup, daha sonra dua etti, şiirler okudu ve tekbir getirdi. Konya : Konya'da Saadet Partili bir grup, İsrail'in Gazze'ye yönelik başlattığı kara operasyonunu protesto etti. Filistin bayraklarıyla Zafer Meydanı'nda toplanan grup, 'Kahrolsun İsrail', 'Müslüman uyuma kardeşine sahip çık' sloganları attı. 'Gazze direniyor', 'Gazze'ye İsrail saldırılarını durdurun', 'Bir Musa gelecek sizi bulacak' pankartları taşıyan eylemciler, tekbirler getirerek, İslam dünyasını harekete geçmeye çağırdı. Grup adına açıklama yapan Saadet Partisi İl Gençlik Kolları Başkanı Recep Turan, İsrail'in Gazze'de sivilleri katlettiğini söyledi. İsrail'in orantısız güç kullanarak masum sivilleri acımasızca öldürdüğünü dile getiren Turan, İsrail saldırıları karşısında tarafsız kalanları kınadıklarını bildirdi.CNN Türk
Gerçek Görüntüleri İki Boyutlu Tablo Gibi Gösteren 13 Yanıltıcı Çizim
Yaşamımızın her alanında ve her şekilde karşımıza çıkabilen, adeta yaşayan ve sürekli evrilen bir canlıdır sanat. Bu yüzden sanatın sınırlarını çizmek imkansızdır. Yetenekli sanatçı  Alexa Meade insanları ve ortamları beynimizi kandıracak şekilde boyayarak 2 boyutlu bir tabloymuş gibi göstermeyi başarıyor. Çizimlerin 3boyutlu gösterilmeye çalışılmasına çok defalar şahit olmuştuk fakat bunun tersi alışılagelmişin dışında bir olay. İyi eğlenceler dileriz...
Reklam
Reklam
Google'ın Akıllı Lensi Şeker Ölçümü Yapacak
Geçtiğimiz hafta ABD Patent ve Marka Ofisi, Google'ın akıllı lensinin yeni yönlerini ortaya çıkartan bir patent başvurusu yayınladı. Patentte 'Kontakt lens kullanılarak gözyaşı örneği toplama ve testi' geçiyor. Entegre glikoz testi yani şeker testi ile Google'ın zamanlaması daha iyi olamazdı. Kısa bir süre önce Google'ın akıllı lens teknolojisi lisansı için Alcon'la bir anlaşma yaptığı haberleri çıkmıştı. Apple ve Google şu anda ev ve sağlık pazarında büyük bir savaş içinde. Google önemli adımlar attı. Apple'ın bazı şirketlerle yakından ilgilendiği belirtiliyor. Google'ın son patenti aslında oldukça önemli. Dünyada birçok diyabet hastası var ve şeker ölçümü açısından akıllı lens önemli bir yardımcı olabilir. Lens şu anda halen geliştirme aşamasında ve ne zaman son tüketici için çıkacağı ise belirsiz.Teknokulis
Bilim İnsanları Ölme İhtimalini Tahmin Eden Kan Testi Keşfetti
Finlandiya merkezli Moleküler Tıp Enstitüsü uzmanlarından Bilimadamı Dr.Johannes Kettunen ve ekibi, kişinin 5 yıl içinde ölme ihtimalini tahmin eden bir kan testi keşfetti.Sağlıklı bir kişinin önümüzdeki 5 yıl içinde ölme ihtimali nedir ? Bilim insanları, basit bir kan testiyle artık bu soruyak yanıt verebilecekleri görüşünde. Finlandiya merkezli Moleküler Tıp Enstitüsü uzmanlarından Bilimadamı Dr.Johannes Kettunen ve ekibi, kişinin 5 yıl içinde ölme ihtimalini tahmin eden bir kan testi keşfetti. Araştırmacılar, kandaki 4 değerin belirleyici olduğunu söylüyor. Araştırmada, sağlık sorunu olmayan 17 bin kişinin kanlarındaki yüz farklı biyomoleküle bakıldı. Kişilerin sağlık durumları 5 yıl boyunca takip edildi. Takip süresince bu kişilerden yaklaşık 700′ükalp ve kanser de dahil çeşitli hastalıklar nedeniyle öldü. Ölenlerin hepsinde dört değerin benzer seviyede olduğu saptandı. Dört değere bakarak ölüp ölmeyeceği anlaşılabiliyor. Bu göstergeler albumin, alfa-1 asit glikoprotein, sitrat ve düşük yoğunluklu lipoprotein. Bilim insanları, bu dört değere bakarak insanların 5 yıl içinde ölüp ölmeyeceğinin anlaşılabileceğini söylüyor. Sağlıklı insanların 5 yıl içinde kanser, kalp gibi hastalıklara yakalanıp ölme riskini belirleyen ve bu nedenle de “ölüm testi”olarak tanımlanan kan testi, bilim dünyasını da ikiye böldü. Bazı bilimadamları Dr.Kettunen gibi sağlıklı bireylerin kendilerini öldürme riski yüksek olan hastalığa karşı tedbir alması için bir fırsat olarak değerlendirirken, bazı bilimadamları bilim dünyasının artık ölüm değil ölümsüzlük üzerinde çalıştığını bu nedenle de ölüm testinin beynin sınırlarını zorlayan bir çalışma olmadığı kanaatini taşıyor. Bu konuda Erzurum Teknik Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Bölüm Başkanı Doç.Dr.Hasan TÜRKEZ ise şunları söylüyor; Şu andaki testlerle ilerleyen yıllarda hangi hastalıklara yakalanacağınız zaten saptanıyor. Hatta doğuştan DNA testleriyle kişinin ilerleyen yaşlarında hangi hastalıklara yakalanacağı da saptanabilir. Tıpta bu etik olarak tartışılan bir konudur. Bireye, ’30 yaşında ölüm riskin var’ demenin bireye ne faydası olacaktır? Bilim dünyası şu anda insanların ne zaman öleceği değil ölümsüzlüğün keşfi üzerinde çalışıyor. Mesela “C-elegans” isimli solucanda, ölümsüzlük büyük ölçüde gerçekleşti. İnsan gibi komleks bir organizmada bu hala teori aşamasında. Bireye ne zaman öleceğinin söylenebiliyor olması beyin sınırlarını zorlayan bir test olmadığı gibi etik de değil. Zaten ölüm vakalarının başında birinci sırada kalp, ikinci sırada kanser hastalıkları geliyor. Bunların da zaten belirteçleri var. Doktorlar da bu belirteçlere bakıp, ‘Senin 6 ay ömrün kalmış’ diyebiliyor. Bu bilgiler ile birlikte tartışmalar “ölümü engelleyecek bir şey yapılamayacaksa, öleceğini daha önceden bilen bir kişinin bu bilgi ile hiçbir şey yapamayacak olması” konusunda düğümlenmekte.Teknoloji Oku
Reklam
CEO Fabrikası Üniversiteler
Tercihlerin yapıldığı bu dönemde üniversite ve kariyer bağlantısı da öne çıkıyor. Yeni bir araştırmanın sonuçları Türkiye’deki üst düzey yöneticilerin yüzde 14’ünün ODTÜ mezunu olduğunu gösteriyor. ODTÜ’yü, Boğaziçi ve İstanbul Teknik üniversitesi takip ediyor... Üniversite sınavına giren öğrencilerin tercihlerini yaptığı bugünlerde gözler en iyi eğitim veren kurumlara çevrildi. Üniversite tercihi, gençlerin iş dünyasındaki kariyerlerini de belirliyor. İnsan kaynakları danışmanlık firması Data Expert, 3 bin 850 üst düzey yönetici üzerinde yaptığı araştırma sonucunda Türkiye’nin en iyi firmalarındaki tepe yöneticilerinin hangi okullardan mezun olduğunu buldu. ODTÜ birinci sırada Araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye’deki üst düzey yöneticilerin yüzde 14’ü Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) mezunu. Listede ODTÜ’yü yüzde 12 oranla Boğaziçi Üniversitesi ve yüzde 10’la İstanbul Teknik Üniversitesi takip ediyor. ODTÜ ve İTÜ, özellikle mühendislik alanında verdikleri mezunlarla Türk İş dünyasına katkıda bulunurken, Boğaziçi Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunlarının başarısıyla dikkat çekiyor. Bu üç üniversiteden mezun yöneticilere her sektörün tepesinde rastlanıyor. Listede 4. ve 5. sırayı Marmara Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi paylaşıyor. Başarıları köklü eğitim geleneğine ve her yıl çok sayıda mezun vermelerine bağlanıyor. Marmara Üniversitesi özellikle İletişim ve Ekonomi, İktisat alanında verdiği mezunlarla dikkat çekiyor. Çoğu mühendis kökenli Araştırmaya göre vakıf üniversiteleri arasında ilk sırada bulunan bilkent Üniversitesi, hacettepe Üniversitesi’nin ardından 7. sırada yer alıyor. İlk 10’da yer alan diğer üniversiteler ise sırasıyla Yıldız Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi. Listedeki bu üniversitelerin özellikle İşletme, Endüstri Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği, İktisat, Uluslararası İlişkiler gibi bölümlerinin mezunlarının iş dünyasındaki yönetici pozisyonlarına daha hızlı ulaşabildiğini gözler önüne seriyor. Üst düzey yöneticilerin yaklaşık yüzde 50’sinin Mühendislik bölümlerinden mezun olması da araştırmanın diğer çarpıcı verileri arasında. Listede en çok yöneticinin yetiştiği bölüm İşletme görünüyor. Ancak bu durum daha çok bu bölümden mezun kişi sayısının yüksek olmasına bağlanıyor. Data Expert tarafından hazırlanan araştırma, mühendislik fakültesi mezunlarının şirketlerin yönetiminde her alanda yer alabildiğini de gösterdi. Yönetimden pazarlama, satış koltuklarına ve hatta insan kaynakları koltuklarına kadar her alanda mühendislerin bulunduğu göze çarpıyor. Üst düzey koltuklarda oturan yöneticilerin yüzde 46’sı mühendis. Kadınların hâlâ adı yok Araştırmaya göre, Türkiye’de yaklaşık 4.000 üst düzey koltukta oturan yöneticilerin neredeyse büyük çoğunluğu erkek. Hasan Altunkaya, “Bu konuda atılımlar sürse de Türk iş dünyasında model olabilecek, standart öngörüleri yıkabilecek politikalara ihtiyaç var” diyor. Diğer sonuçlara göre, üst düzey koltuklarda halen 45 üstü yaş aralığında olan yöneticilerin çoğunlukta olduğu görülse de yaşı 40-45 arasında olanların sayısı hiç de az değil. Altunkaya, özellikle aile şirketlerinin halen Türkiye’de büyük dilimi oluşturması, patron şirketi mantığının sürmesi ve uzun yıllar şirketlerinin başlarında olmasının yaş oranını yukarı çıkardığını vurguladı. Y jenerasyonu emin adımlarla hızlı geliyor... Araştırmaya göre Y jenerasyonu, X jenerasyonuna göre iş dünyası konusunda daha sakin. İş hayatına atılmakta acele etmiyorlar ve genelde üniversite, eğitim süresini uzatmayı hedefliyorlar. Fakat bu durum gerçek bir iş deneyimiyle çok geç karşılaşmalarından dolayı, adaptasyon sürecini zorlu bir yokuşa sürüyor. Hanife BaşMilliyet
Direksiyon Başında Kitap Okuyan Şoför: 'Herkesten Özür Dilerim'
Ümraniye - Taşdelen hattında direksiyon başında kitap okurken görüntülenen halk otobüsü şoförü Eyüp Berktaş, yaptığının yanlış olduğunu belirterek herkesten özür diledi. Berktaş, çekimi yapan kişinin de 'art niyetli olduğunu' iddia etti.  Görüntülerin medyada yer almasının ardından trafik ekipleri tarafından Alemdağ Polis Merkezi'ne götürülen sürücü Eyüp Berktaş'a seyir halindeyken cep telefonu ile konuştuğu ve kitap okuduğu için trafik cezası kesildi. Kendisini görüntüleyen kişinin şikayeti nedeniyle de ifadesi alınan Berktaş, polis merkezinden ayrılırken olayın nasıl yaşandığını anlattı. Ramazan nedeniyle fazla yolcunun olmadığı bir saatte son durağa yaklaştığı sırada cep telefonunun çaldığını söyleyen Berktaş, “Yaptım bir kabahat...Kırmızı ışıktan sonra cep telefonunu kapattım, istem dışı olarak sol konsoldaki kitabı aldım elime. Kitap elimde 1-2 dakika durdu, daha sonra yerine koydum. O arada bir arkadaş bizi gizlice görüntülemiş. Bu kişi olayı bu kadar tehlikeli görüyorsa beni uyarabilirdi.' şeklinde konuştu. Herkesten özür dilediğini belirten Berktaş, 'Yapmamam gereken bir hareketti. Bunu ben de kendime yakıştıramadım. Özel halk otobüslerini bu şekilde zora sokmak istemezdim, özür diliyorum hepsinden.” dedi. Kendisini görüntüleyen kişinin art niyetli olduğunu iddia eden Berktaş, “Bu kişi iyi niyetli biri olsaydı bana söyleyebilirdi ve bu iş buralara kadar gelmezdi. Şu anda bu kişi beni işimden etti. Hakkımda zaten gerekenler kanuni olarak yapılıyor, Allah hakkımızda hayırlısını nasip eylesin! Burada hep insanız, bizim de çok eksikliğimiz var. Sabahın köründe yaptık bir hata ama insanlar bu şekilde birbirlerinin açığını aramaması lazım. Birbirimizi uyarmamız lazım.” ifadelerini kullandı. Üniversite mezunu olduğunu ve 2001 yılından bu yana minibüs ve otobüs şoförlüğü yaptığını kaydeden Berktaş, İstanbul'da 4 yıldan bu yana halk otobüsü kullandığını belirtti. Bugüne kadar hiçbir trafik cezası yemediğini anlatan Berktaş, 'Elimden geldiği kadar yolcumuza İETT'nin istediği gibi hürmet ettiğime inanıyorum. Beni görüntüleyen arkadaş uyarsaydı bu konulara gelmezdik ve karakollara düşmezdik. Beni görüntüleyen kişi bu şekilde beni insanların canının hiçe saydığım gerekçesiyle medyaya rezil etti, oysa bana iki kelime söyleseydi ben özür dilerdim ve kitabı yerine koyardım.” diye konuştu.  Cihan
Microsoft 18 Bin Kişinin İşine Son Verecek
Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden Microsoft, gelecek bir yıl içerisinde 18 bin kişiyi işten çıkaracağını açıkladı. Yeni tasarruf önlemleriyle, şirketin 39 yıllık tarihinin en kapsamlı işten çıkarma planı devreye hayata geçirilecek.Perşembe günü tüm Microsoft çalışanlarına bir mail atan şirketin CEO'su Satya Nadella, 'İlk etapta 13 bin çalışanımızın işine son vereceğiz. İşten çıkarılacakların büyük kısmına en az 6 ay önceden haber vermeye çalışacağız' dedi. İşten çıkarmaların daha çok Nisan ayında satın alınan cep telefonu üreticisi Nokia'da gerçekleşeceği belirtildi. Microsoft yönetimi hissedarlarına Nokia'nın satın aldınmaını takip eden t18 ay içerisinde yılda 600 milyon dolar tasarruf yapma taahhüdünde bulunmuştu. Microsoft içerisindeki bazı departmanlarda işten çıkarmalar olsa da bazı departmanların büyümeye devam edeceğini ifade eden Nadella, 'Stratejik alanlarda işe alımlar sürecek' dedi. 5 Haziran itibariyle Microsoft'un çalışan sayısı 127 bin olarak açıklanmıştı. 18 bin kişinin işten çıkarılacak olması, şirkette iş gücünün yüzde 14 oranında azalacağı anlamına geliyor. Nadella'nın açıklamasında 'Bu kararları almak çok güç ancak bir o kadar da gerekli' deniyor. Açıklamada işten çıkarmaların gerekçesi ise, 'Çalışma sistemini basitleştirmek, hesap verebilir durumda olmak ve daha hızlı hareket edip çevik olmak için' sözleriyle ifade ediliyor. 'Bu kararları almak çok güç ancak bir o kadar da gerekli.' Şubat ayında Microsoft yönetiminin başına geçen Satya Nadella, şirketin vizyonunda değşikliklere gitmiş ve artık odak noktasının Microsoft'un geleneksel iş kolu olan yazılımdan, cep telefonu uygfulamaları ve internete kayacağını söylemişti. Microsoft yönetiminin işten çıkarmaların ardından Google ve Apple gibi rakiplerle daha rahat rekabet etmeyi amaçladığı belirtiliyor. Şirketin daha önceki büyük işten çıkarma operasyonu 2009 yılında, bir önceki CEO Steve Ballmer döneminde gerçekleşmiş ve Microsoft 5 bin 900 çalışanıyla yollarını ayırmıştı. İşten çıkarmalarla birlikte şirketin maliyetlerinin düşeceği beklentisi şirketin hisselerine pozitif yansıdı. Nadella'nın 18 bin kişinin işine son verileceğini açıklamasının ardından Microsoft hisseleri Wall Street'te yüzde 3'e yakın prim yaptı.BBC
Reklam