Türk Tarihinde Ağustos Ayında Gerçekleşmiş 12 Önemli Askeri Olay
26 Ağustos 1071 tarihinde, Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan ile Bizans İmparatoru IV. Romen Diyojen arasında gerçekleşen bir savaştır. Alp Arslan'ın zaferi ile sonuçlanan Malazgirt Muharebesi, 'Türklere Anadolu'nun kapılarında kesin zafer sağlayan son savaş' olarak bilinir.
Türkiyeli Yahudilerden Bildiri: 'İsrail'in Şiddet Politikalarına da Karşıyız Irkçılığa da!'
İsrail’in Gazze kara harekatının ardından Türkiye’de yaşayan Yahudilere karşı nefret söyleminin yükselmesine karşı, bir grup Yahudi kökenli yurttaş, İsrail’in politikalarından dolayı Türkiye Yahudi Cemaati’nin suçlanmasını ‘ırkçılık’ olarak nitelendiren bir bildiri yayınladı. Aralarında Prof. Cem Behar, İrvin Cemil Schick, Soli Özel, Roni Margulies ve Reyan Tuvi gibi aydınların bulunduğu 15 imzalı bildiride her İsrail saldırısında dile getirilen ‘Yahudi Cemaati niye ses çıkarmıyor?’ sorusuna da yanıt verildi. Yahudi Cemaati’nin yekpare bir bütün olmadığını, tek bir görüşten oluşmadığını aktaran aydınlar “Ama hepimiz, İsrail’in saldırganlığına, militarizmine, genişlemeciliğine ve Filistin halkına uyguladığı şiddet politikalarına karşıyız. Bunun da bilinmesini isteriz” diye yazdı. Bildiride Türkiye Yahudilerinin İsrail’in sorumlu olmadıkları uygulamalarından ötürü hesap vermek zorunda olmadıklarının da altı çizildi. ‘İsrail, Gazze ve Yahudi Cemaati’ başlıklı bildiri şöyle: “İsrail’in Gazze’ye saldırısı, Türkiye’de bir kez daha Türkiyeli Yahudi cemaatinden hesap sorma girişimlerine yol açtı. ‘Yahudi cemaati niye ses çıkarmıyor?’ soruları yine gündeme geldi. Türkiyeli Yahudilerin İsrail’in yaptıklarından sorumlu olduğunu iddia eden bir kampanya bile başlatıldı. Bu memleketin hiçbir vatandaşı, dünyanın başka yerlerinde gerçekleşen ve gerçekleşmesinde pay sahibi olmadığı olaylar hakkında hesap vermek, yorum yapmak, görüş bildirmek zorunda değildir. Dolayısıyla Yahudi cemaati de hiçbir konuda ses çıkarmaya mecbur değildir. Zaten yaklaşık 20 bin kişiden oluşan bir toplumun tek bir görüş bildirmesi mümkün olamaz. Hiçbir toplum yekpare bir bütün olmadığı gibi, Yahudi cemaati de değildir. İçinde her türlü görüşten her türlü insan vardır; tek bir görüş hâkim değildir. IŞİD’in vahşetinden, hareketin içinde bazı Türkler olduğu için bütün Türkiye halkı sorumlu tutulamayacağı gibi, İsrail’in yaptıklarından Türkiye Yahudi cemaati sorumlu tutulamaz. Bir devletin yaptıklarından bütün bir halkı sorumlu tutmak ırkçılıktır ve buna karşı olduğumuzun bilinmesini isteriz. Aşağıda imzası olan bizler, Türkiyeli Yahudi ailelerin çocuklarıyız. Gazze saldırısı hakkında görüş beyan etmek, başka herhangi bir Türkiye vatandaşına ne kadar düşerse bize de o kadar düşer, daha fazla değil. Bizler yine de, Yahudi kökenli olduğumuz için değil, insan olduğumuz için, İsrail devletinin Gazze’de yürüttüğü politikaya karşı olduğumuzu beyan ediyoruz. Her konuda hemfikir olmayabiliriz, bazılarımız İsrail’in politikalarının tümüne, bazılarımız bir kısmına karşıyız. Ama hepimiz, İsrail’in saldırganlığına, militarizmine, genişlemeciliğine ve Filistin halkına uyguladığı şiddet politikalarına karşıyız. Bunun da bilinmesini isteriz.” Bildiriyi imzalayanlar şöyle: Alp Allovi, Cem Behar, Karel Bensusan, Sandy İpeker Çağlıyor, Metin Damar, Metin Dekohen, Lara Fresko, İlker Geron, Melih Geron, Avi Haligua, Eli Haligua, Roni Margulies, Soli Özel, İrvin Cemil Schick, Reyan Tuvi.Diken
Kariyeri Tehlikede
Beşiktaş Yönetimi’nin transfer etmek için haftalardır uğraştığı Demba Ba’nın sol dizinden sakatlanması, akıllara “Kronik sakatlık” sorununu dile getirdi. Sol dizindeki kırık nedeniyle iki farklı bölgeden ameliyat olan Senegalli oyuncu, Arsenal maçındaki aşırı zorlanma nedeniyle yine sol dizinden sakatlandı. Bundan dolayı golcünün bir süre dinlendirilmesine karar verildi. Sezon öncesindeki sağlık kontrollerinde, kıkırdak problemine rağmen bunun önemli bir durum olmadığını belirten kulüp doktoru Ertuğrul Karanlık’ın sağlam raporu verdiği Demba Ba’nın, kariyerinin de tehlikede olduğu ortaya çıktı. Kronik sakatlığı nedeniyle Mersin İdman Yurdu maçında forma giyemeyecek olan Senegalli oyuncunun, ekstra antrenmanlar yaparak sol diz kaslarını güçlendirmemesi halinde, futbola beklenenden daha erken veda edebileceği iddia edildi. Çekince vardı Beşiktaş Başkanı da, iki ay önce bir televizyon kanalına, “Demba Ba’nın kronik sakatlığı var” diyerek çekincesini dile getirmişti.Milliyet
Filenin Sultanları Reklam Filmi
23 Eylül-12 Ekim 2014tarihleri arasında İtalya’da düzenlenecek FIVB Dünya Şampiyonası öncesi A Milli Bayan Voleybol Takımımızın ana sponsoru olan VakıfBank, Filenin Sultanları’na yeni bir reklam filmi çekti.
Seriye Bağlayan 2015 Başbakan Adayı
En son Cem Uzan ile bu vaadleri duyduk ama bu vatandışımızın vaadleri dudak uçuklatır hatta olayı dahada abartıp 40 yaşından sonra ABD'nin başkanlığına aday olacağını söylüyor. İzliyoruz...
Reklam
Reklam
Yeni Sezon Süleyman Seba Adına
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören bugün TFF'nin İstinye'de yer alan merkezinde yaptığı basın toplantısıyla 2014-2015 futbol sezonunun Süleyman Seba Sezonu olarak isimlendirildiğini duyurdu.Soma yararına Manisa'da oynanan TFF Süper Kupa'da yaşanan olayların ardından sorumlu Federasyon olarak açık ve kararlı bir tavır alındığını vurgulayan Demirören, devletin tam desteğiyle futbolu sportmenlik dışı davranışlardan arındırmak için gereken her şeyin yapılacağını belirtti.Başkan Demirören'in basın toplantısında Kulüpler Birliği Başkanı Göksel Gümüşdağ, TFF Birinci Başkanvekili Servet Yardımcı ve Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim de katıldı.DEMİRÖREN'İN YAPTIĞI KONUŞMANIN TAM METNİ ŞÖYLE:'Sezonun hemen öncesinde Manisa'da Süper Kupa Finali'nde, üstelik futbolun toplumsal sorumluluk, birlik ve dayanışma adına oynandığı bir ortamda yaşanan olaylar futbol camiasını derinden üzdü ve düşündürdü.Biz sorumlu Federasyon olarak, önlem alınmadığı takdirde Türk futbolunun saygınlığını tehdit edecek bu çirkin manzara karşısında açık ve kararlı bir tavır alıyor, Türk futbolunun tüm paydaşlarını bu tavrı desteklemeye çağırıyoruz.2014-2015 Futbol Sezonu ile birlikte Türk futbolunda artık yeni bir sayfa açıyoruz.Bundan böyle sahalarımızı savaş alanına çeviren sözde taraftarlar, demeçleriyle ekranlarımızı işgal eden kimi yöneticiler ve başkanlar, yorumlarıyla çirkinliklere çanak tutan bazı medya mensupları ve hırçınlıklarıyla şiddeti körükleyen bazı futbolcuların aramızda barınamayacağı bir süreci başlatıyoruz.Devletimizin ve Gençlik ve Spor Bakanlığımızın tam desteğiyle, futbol ortamını tüm çirkinliklerden ve sportmenlik dışı davranışlardan arındırmak için gereken her şeyi yapacağız.Şimdi, futbol camiasını oluşturan tüm unsurlara bazı hatırlatmalarda bulunmanın tam zamanı olduğunu düşünüyoruz:Eski kırgınlıkları gündemde tutarak futbol ortamını geren, sürekli kavga eden yöneticiler gelin daha güzel bir lig adına, bu kötü alışkanlıktan bir an önce vazgeçelim. Camianıza sahip çıkmak bahanesiyle verdiğiniz demeçlerin tüm Türkiye'ye zarar verdiğini artık anlayın. Maçlardan önce taraftarları galeyana getirecek gelişi güzel açıklamalar yapmadan lütfen bir değil üç kez düşünün.Sahada ter döken futbolcularımız, maçlardan sonra tüm kameralar size çevrilmişken, çoluk çocuk milyonlarca insana hitap ettiğinizin bilincinde olun, herhangi birisi gibi değil, örnek bir sporcu gibi davranın. Maç kaybedin, kupa kaybedin, para kaybedin ama asla kendinizi kaybetmeyin. Rakibiniz yenildiğinde kontrolsüzce sevinerek onu tahrik etmek yerine, kendinizi onun yerine koyun, üzüntüsüne saygı duyun.6259 Sayılı Yasa'nın yaptırımlarını zihninizden çıkarmayın. Hakimlerimiz, savcılarımız, emniyet güçlerimiz sizler kanun uygulayıcı olarak, lütfen bu yasayı etkili kılmak için gereğini yapın. Biz nasıl sportmenlik dışı hareketlerde bulunan futbolcularımıza ceza veriyorsak, lütfen siz de, onlara hakaret ve küfür edenlerin cezasını hakkıyla verin, adaleti sağlayın.Futbol sahalarını cehenneme çevirenlerin, sahaya girip futbolcuya tekme atacak kadar kendinden geçenlerin cezasını tam verin.Komik savunma cümlelerine itibar etmeyin, arka çıkanlara meydan vermeyin, iyi niyetinizin istismar edilmesine göz yummayın.Medya mensupları olarak reyting ya da tiraj uğruna doğruluğu kanıtlanmamış haberlere, kötü örneklere, tahrik edici demeçlere prim vermeyin, sayfalarınızda ekranlarınızda bunlara yer vermeyin.Gerçek bir futbol taraftarı olarak gönül verdiğiniz renklerden önce, barışın ve kardeşliğin, bizi insan yapan değerlerin taraftarı olun. Birlik ve beraberliği savunalım, 'ben' yerine her zaman 'biz' demeyi benimseyelim.Haksızlığa uğradığınızı düşündüğünüz anlarda, hak arama adına çizgiden çıkmayın, yeni haksızlıklara bizzat vesile olmayın. Yıldızları sayarken birbirinizi saymayı unutmayın, şampiyonluk mücadelesi verirken, asıl önemli olanın gönüllerin şampiyonu olmak olduğunu aklınızdan çıkarmayın.Federasyon olarak bütün bu hatırlatmalarla beraber, futbolumuzun saygınlığını korumak için gerekli tüm somut girişimleri yapacağımızı, bu konudaki tüm uygulamaların ve yaptırımların öncüsü, savunucusu ve takipçisi olacağımızı futbol kamuoyuna bir kez daha duyurmak istiyoruz.Bu sezon tüm etkinliğiyle yürürlüğe giren e-bilet ve Passolig sistemi bunların sözde kalmayacağının ilk kanıtı olacaktır.Bunların yanı sıra, bu konudaki kararlığımızı futbol camiasıyla paylaşmak, bu konuda duygu ve tavır birliği yaratmak için, 2014-2015 Futbol Sezonu'nu, hepimizi birleştiren sembol bir kişiliğe, futbolumuzun efsane ismi, rahmetli Süleyman Seba'ya adamaya karar verdik.Çünkü Süleyman Seba taraftarken diğer renklere saygısıyla, futbolcuyken meslektaşlarına karşı efendiliğiyle, yöneticiyken centilmenliğiyle, başkanken efendiliği, centilmenliği ve saygısıyla, ömrünün sonuna kadar da duruşuyla, hayatının her aşamasında futbolun saygınlığı konusunda hepimize örnek oldu. Vefatıyla da hepimize, tüm farklı renklerimize rağmen, futbolun en güzel değerleri etrafında bir araya gelebileceğimizi gösterdiği, 'biz' olabileceğimizi kanıtladığı için, bu sezona Süleyman Seba Sezonu adını verdik. Süleyman Seba Sezonu Yeni Türkiye ve futbolun gerçek dostlarına hayırlı olsun.Kişiler geçici, kurumlar kalıcıdır. Bunu hiçbir zaman unutmayalım.'DHA
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
İstanbul’da bir işadamı. Bir imar meselesi var. Ama bir türlü halledemiyor. Halledemezse, iflas edecek. Satın aldığı arazi imara kapalı. Ne yapsa açtıramıyor. İmara açma kararı SİT Komisyonu ’nda. Karar iki yıl boyunca çıkmıyor. İşadamı iflasın eşiğine geliyor. Adamın canına tak edince, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ’a ulaşmaya çalışıyor. Bu da olmuyor. Bunun üzerine bir başka yol deniyor. Eşi, Emine Erdoğan ’a gidiyor. Ve sorun çözülüyor. Yani izin çıkıyor.
Reklam
İDO'dan Sefer İptalleri
İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO), olumsuz hava koşulları nedeniyle bazı seferlerini iptal etti. İDO'nun internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, hızlı feribot ve dış hat deniz otobüslerinin iptal edilen seferleri şöyle: 07.00 Yenikapı - Bandırma Hızlı Feribot07.00 Esenköy - Çınarcık - Yenikapı - Bostancı Deniz Otobüsü 07.30 Armutlu-Armutlu TK-Yenikapı-Kadıköy Deniz Otobüsü 08.00 Avşa - Marmara / Yenikapı - Bostancı Deniz Otobüsü 08.30 Yenikapı - Bandırma Hızlı Feribot 09.45 Bandırma - Yenikapı Hızlı FeribotHT
Abdullah Gül: 'İfade Vereceğim'
Gül çevresine, eski Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’yi örnek göstererek, “Hukuk devleti budur, kimse imtiyazlı değildir, herkes gider ifade verir, suç var mı, yok mu diye karar verme yetkisi yargıya aittir” diye konuşuyor. Gül’ün cumhurbaşkanlığı devam ederken, Refah Partisi’yle ilgili ‘Kayıp trilyon’ davası gündeme geldi. Partiye yapılan hazine yardımı, partinin kapatılması üzerine soruşturma konusu olmuştu. Savcılık, olayla ilgili olmadığı için Abdullah Gül hakkında takipsiz kararı vermiş, Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den tam 5 defa ‘Şüpheli Abdullah Gül’ diye bahseden kararında, takipsizliği kaldırmıştı. İFADESİ ENGELLENDİ Konunun bu şekilde gündeme gelmesi üzerine Cumhurbaşkanı Gül, Nisan 2009’da Ankara Savcılığı’na Çankaya Köşkü’nden bir yetkiliyi göndererek söz konusu dava için ifade vereceğini, bunun için kendisine gün bildirilmesini istedi. Fakat hem savcılık hem Köşk hukukçuları, bunun ‘Cumhurbaşkanı’ için uygun olmayacağını bildirdiler. Cumhurbaşkanlarının devletin başı olduğu gibi, dokunulmazlıktan öteye sorumsuzluğa da sahip olduğunu hatırlattılar. Ayrıca Cumhurbaşkanı’nın Ankara Savcılığı’nda ifade vermeye gitmesi halinde, devlet hayatında olmaması gereken protokol sorunlarının ortaya çıkacağını anlattılar. Savcı da, Gül’ün ifadeye gelmesinin uygun olmayacağını bildirdi. Bunun üzerine Gül, görevi devam ettiği müddetçe ifadeye gitmekten vazgeçti. Gül, geçtiğimiz hafta kendisini ziyarete gelen konuklarına anılarını anlatırken, bu olaydan da bahsederek şunları söyledi: “Artık görevim bitiyor. Uygun bir zamanda avukatlarımı savcılığa göndereceğim, ifade vermek üzere gitmek için gün belirlenmesini isteyeceğim. Hukuk devleti budur, kimse imtiyazlı değildir, herkes gider ifade verir, suç var mı, yok mu diye karar verme yetkisi yargıya aittir.” Gül konuşmasında, ‘Kayıp trilyon’ davasına bakan Ağır Ceza Mahkemesi’nin, kendisi gibi ilgisiz bütün parti yetkilileri hakkında ve özellikle de Refah Partisi’nin bu konularla ilgili Genel Muhasibi hakkında bile beraat kararı verdiğini hatırlattı. ERBAKAN VE 68 RP YÖNETİCİSİ CEZA ALDI1998 yılında Anayasa Mahkemesi, Refah Partisi (RP) hakkında verdiği kapatma kararı kararının ardından, yöneticilerden ellerindeki Hazine yardımını devlete iade etmelerini istedi. Ancak RP, paranın örgütlere gönderilerek harcandığını ileri sürdü ve söz konusu Hazine yardımını iade etmedi. Müfettişlerin incelemelerinde paranın, sahte belgelerle harcanmış gibi gösterildiği tespit edildi. Bu nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aralarında RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan’ın da bulunduğu parti yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da dava açtı.Davada Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, Erbakan hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 4 ay hapis cezası verirken 68 RP yöneticisi 1 yıl ile 1 yıl 2 ay arası hapis cezası aldı. Yargıtay, bu kişiler hakkındaki kararı onadı. O dönem Dışişleri Bakanı olan Abdullah Gül’ün dosyası ise ayrıldı. Gül hakkındaki evrak tefrik edilip, dokunulmazlığı bulunduğu için işleme konulmadı. Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ise hakkındaki dosyanın akıbeti tartışıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Gül hakkında gönderilen bu dosyayla ilgili takipsizlik kararı verdi. Takipsizlik kararına Cahit Nalbantoğlu isimli vatandaş itiraz etti. İtirazı Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi karara bağladı ve Gül hakkındaki takipsizlik kararını kaldırdı. İtiraz üzerine verilen kararlar kesin nitelik taşıdığı için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Sincan Mahkemesi’nin kararının ‘kanun yararına bozulması’ istemiyle Yargıtay’a götürülmesi için Adalet Bakanlığı’na başvurdu. Bakanlık, istemi yerinde görerek söz konusu kararı ‘kanun yararına bozulması’ istemiyle Yargıtay’a götürdü. Başvuruyu değerlendiren Yargıtay 11’inci Ceza Dairesi de Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını kanun yararına bozdu. Daire, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararına itiraz eden Cahit Nalbantoğlu’nun itiraz hakkı bulunmadığına da hükmederek Sincan Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanı Gül’ün yargılanmasına yönelik verdiği kararı kaldırdı. DOSYA KAPANDI Davanın avukatlarında Şeref Malkoç, Yargıtay’ın kararından sonra Gül hakkındaki dosyanın kapandığını belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanımızla ilgili hukuki süreç tamamlanmıştır. Dolayısıyla bu dosyanın açılması diye bir şey söz konusu değildir. Hukuki süreç tamamlandı. Savcılık Gül’ün olayla ilgisi olmadığı için takipsizlik kararı verildi” açıklamasında bulundu.Hürriyet
Reklam
30 Ağustos'ta İlk Tören Anıtkabir'de Düzenlendi
30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü dolayısıyla Anıtkabir'de tören düzenlendi.ANKARA Tören, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Ali Babacan, Yalçın Akdoğan, Numan Kurtulmuş, yüksek yargı kurumu başkanları, bakanlar kurulu üyeleri, kuvvet komutanları ve diğer devlet erkanının Aslanlı Yol'dan yürüyüşüyle başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Atatürk'ün mozolesine, üzerinde ay yıldız motifleri bulunan çelenk bırakmasının ve saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, daha sonra Misak-ı Milli Kulesi'ne geçti. Erdoğan, burada Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladı ve deftere yazdığı metni okudu. Erdoğan, şunları kaydetti: ''Aziz Atatürk, büyük zaferin 92. yıl dönümünde bizlere miras olarak bıraktığın cumhuriyeti yine bizlere hedef olarak gösterdiğin muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmak için tüm gücümüzle çalışıyor, gayret gösteriyoruz. Milletimizin istiklaline ve istikbaline sahip çıkma iradesinin en önemli sembollerinden biri olan büyük zaferin kazanılmasında emeği geçen, başta zatı aliniz olmak üzere tüm komutanlarımızı, subaylarımızı, askerlerimizi, halkımızı minnetle anıyorum. Büyük zafer, milletimizin bin yıllık vatanı Anadolu'nun ebedi yurdumuz olduğunu tüm dünyaya bir kez daha göstermesi bakımından da ayrı bir öneme sahiptir. Kurtuluş Savaşımız boyunca dünyanın dört bir yanından dualarıyla ve verebildikleri her şeyle milletimize destek olan tüm kardeşlerimize de bu vesileyle bir kez daha şükranlarımı ifade ediyorum. Vatan topraklarının düşman işgalinden kurtarılması ve korunması uğrunda mücadele eden şehitlerimize ve gazilerimize milletim adına Allah'tan rahmet diliyorum. Ruhun şad olsun.' Muhabir: Zafer Fatih Beyaz-Sarp Özer
AKP'nin Kurduğu 5 Hükümette De Yer Alan Tek İsim: Ali Babacan
AKP'nin iktidara geldiği Kasım 2002'den bu yana kurulan bütün hükümetlerde sadece Ali Babacan yer bulurken, 43 isim bakanlık görevinden ayrıldı. İlk AKP hükümeti, '58. Cumhuriyet hükümeti', Abdullah Gül tarafından kuruldu. Daha sonra ise Recep Tayyip Erdoğan Başbakanlığında 59, 69 ve 61. Cumhuriyet hükümetleri kuruldu. Ahmet Davutoğlu, AKP'nin 5'inci, cumhuriyet tarihinin ise 62'inci hükümetini kurdu. Tüm bu beş AKP hükümetlerinde bakan olarak görev yapan tek bir isim var; o da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan. Radikal’de yer alan habere göre, Ali Babacan ilk olarak Gül hükümetinde Devlet Bakanı oldu. Ardından Erdoğan hükümetinde Dışişleri Bakanlığı yapan Babacan, daha sonra ise yine Devlet Bakanlığı'na kaydırıldı. Ardından da ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcılığı görevine getirildi. Diğer bakan kıdemli Bakan Atalay kabine dışı kaldı AKP'nin diğer bir 'kıdemli bakanı' olan, bundan Gül ve Erdoğan'ın tüm hükümetlerinde yer alan bir diğer isim, Beşir Atalay ise, Davutoğlu hükümetinde kabine dışı kaldı. AKP içerisinde Beşir hoca olarak bilinen Atay, çözüm sürecinin mimarlarından biriydi. 2002 yılından bu yana geçen süreçte AKP hükümetlerinde yer alıp ayrılan ise 43 isim bulunuyor. İşte o isimler : Abdullatif Şener, Abdulkadir Aksu, Ali Coşkun, Atilla Koç, Beşir Atalay, Binali Yıldırım, Cemil Çiçek, Egemen Bağış, Erdoğan Bayraktar, Erkan Mumcu, Ertuğrul Günay, Ertuğrul Yalçınbayır, Fatma Şahin, Faruk Nafiz Özak, Güldal Akşit, İdris Naim Şahin, İmdat Sütlüoğlu, Hayati Yazıcı, Hilmi Güler, Hüseyin Çelik, Kürşad Tüzmen, Kemal Unakıtan, Mehmet Aydın, Mehmet Ali Şahin, Muammer Güler, Murat Başesgioğlu, Mustafa Demir, Nazım Ekren, Nihat Ergün, Nimet Çubukçu (Baş), Osman Pepe, Ömer Dinçer, Recep Akdağ, Sadullah Ergin, Said Yazıcıoğlu, Sami Güçlü, Selma Aliye Kavaf, Suat Kılıç, Vecdi Gönül, Yaşar Yakış, Zafer Çağlayan ve Zeki Ergezen, Emrullah İşler.T24
G.Saray'dan Resmen Ayrıldı
Galatasaray'dan Kamerunlu defans oyuncusu Dany Nounkeu'nın yeni rotası İspanya oldu. İspanya La Liga ekiplerinden Granada, Galatasaray’dan Kamerunlu defans oyuncusu Dany Nounkeu ile sözleşme imzaladı. Galatasaray'da uzun süredir takımdan ayrılması beklenen Dany, kiralık olarak bir yıllığına Granada'da forma giyecek.AMK Spor
İlk 3 Puan Akhisar'ın
Spor Toto Süper Lig’de perde açıldı. Yeni sezonun ilk maçlarında Akhisar Belediyespor deplasmanda Balıkesirspor’u 2-1’lik skorla devirdi, Çaykur Rizespor ile Gençlerbirliği ise 1-1 berabere kaldıVe Spor Toto Süper Lig'de hasret bitti, 2014-2015 sezonu start aldı. Yeni sezonun ilk maçlarında Balıkesirspor ile Akhisar Belediyespor ve Çaykur Rizespor ile Gençlerbirliği karşı karşıya geldi. Akhisar Belediyespor, Atatürk Stadı'nda konuk olduğu ligin yeni ekiplerinden Balıkesir'i 2-1 mağlup etmeyi başardı. Akigo'ya galibiyeti getiren golleri 6. dakikada Ntibazonkiza ve 76. dakikada Mehmet Akyüz attı. Balıkesirspor'un tek golü 36. dakikada Alanzinho'dan geldi. Akhisar, bu galibiyetle 3 puana yükseldi ve ilk maçlar sonunda ligde zirveye oturdu. Süper Lig'de gecenin diğer maçında ise Çaykur Rizespor, evinde Gençlerbirliği'ni ağırladı. Yeni Rize Stadı'nda oynanan mücadele iki ekibin karşılıklı golleri ile 1-1 berabere sonuçlandı. Gençler, 31. dakikada Guido Kocer ile perdeyi açarken 62. dakikada Ümit Korkmaz skora dengeyi getirdi. Kalan dakikalarda başka gol olmazken Rize ile G.Birliği 1'er puanı paylaştı.Fotomaç
Reklam