İstanbul'da Kedileri Öldüren Kişi Serbest Bırakıldı
Fatih'te geçen gün, 2 yavru kediyi acımasızca öldüren 27 yaşındaki Derya Koçak, Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği'ndeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Aksaray Şehit Vedat Ulusoy Polis Merkezi'ne getirildi. Koçak'ın gözaltında bulunduğu polis merkezinin önüne gelen bazı sivil toplum örgütü üyeleri burada basın açıklaması yaptı. Grup adına açıklama yapan Onur Dalar, olayın takipçisi olacaklarını belirterek, 'Bu olayın benzerlerinin yaşanmasına engel olacağız. Olaya sebep olan söz konusu şahsın cezalandırılması ve rehabilite edilmesi için hukuki olan bütün yolları deneyeceğiz' dedi. Basın açıklamasının ardından grup sessiz bir şekilde dağıldı. Ardında kedilerin ölümüne sebep olan Derya Koçak ise akli dengesi yerinde olmadığı gerekçesiyle serbest bırakılarak ailesine teslim edildi. Annesi ile polis merkezinden çıkan Derya Koçak'a bazı hayvan severler tepki gösterdi. Koçak, polis aracına bindirilerek uzaklaştırıldı. Hayvan severler, Koçak'ın serbest bırakılmasına tepki gösterdi. DHA
İstatistiksel Olarak Köpek Balıklarından Daha Ölümcül Olan 11 Sıradan Nesne
Köpek balıkları genel olarak insan katili olarak bilinirler. Fakat ABD'de ortalama iki yılda bir ölümlü köpek balığı saldırısı yaşanmaktadır. Eğer Dünya Kupası için Brezilya'ya gittiyseniz Luiz Suarez tarafından ısırılma ihtimaliniz bir köpek balığı tarafından ısırılma ihtimalinizden daha yüksektir :) Köpek balıklarından kat kat fazla insanın hayatına mal olan 11 gündelik nesne karşınızda...
Operet Sahnesi'nin Kapatılmasına Mimarlar Odası'ndan Tepki
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Operet Sahnesi’ni kapatmasına, “kültür yapıları insanla yaşar”diyerek tepki gösterdi.Bakanlığın keyfi karar aldığını söyleyen Candan, şöyle konuştu: “Bütün kültür yapılarının yaşatılarak korunması önemlidir. Operet Sahnesi Ankara’nın yaşayan kültür mekanıdır. 1927-1930 yılları arasında Namazgah tepesinde Arif Hikmet Koyunluoğlu tarafından tasarlanmıştır, halkevi binasıolarak kentlilerle uzun yıllar buluşmuştur. Kültür Bakanlığı’na tarihi dokuya verilen zararın uzmanlar tarafından rapor edilip edilmediğini resmi yazıile sorduk. Konunun uzmanı kişilerce hazırlanmış raporların tarafımıza iletilmesini istedik. “Tarihi dokuya zarar” şeklinde bir karar bakanlık tarafından sanata düşmanca takınılan tavrın bahanesinden başka bir şey olamaz. Böyle bir doku zararı varsa ancak uzmanlar tarafından karar verilir ve gerekiyorsa güçlendirmesi yapılır. Tarihi mekanlar kapatılarak değil, restore edilerek, kültürel mirasa sahip çıkma fikri toplumla buluşturularak,korunur. Mekan, o mekanı yaşattığınızda yaşar, mekan insanla yaşar.” Candan Ankara’nın kültürel mekanlarının ve kültürel mirasının yok edilmek istendiğine dikkat çekerek, şöyle devam etti: “Halka açacağız söyleminin arkasına gizlenerek, korunması gereken sit alanlarını, kültürel mekanlarıacımasızca ranta açan zihniyet halka ait bir değeri halka kapatamaz. Böyle bir tutum kabul edilemez. Tarihi yapı diyerek halka kapatılan yapıörneği dünya üzerinde yok. Kültür Bakanlığı’nın görevi yapıyı ve tarihi ve kültürel mekanları korumaktır , halka kapatmak değil.” ZETE
Türkiye Kupası'nda Program Belli Oldu
Federasyondan yapılan açıklamaya göre, 3 Eylül Çarşamba günü ön eleme turu maçlarıyla başlayacak kupa mücadelesi, 3 Haziran 2015'te Bursa'da yapılacak final maçıyla tamamlanacak. Ön eleme turundan sonra 1, 2 ve 3. tur mücadeleleri yapılacak kupada, 3 Aralık 2014-4 Şubat 2015 tarihleri arasında grup maçları oynanacak. 11 Şubat 2015'te, son 16 takımın yer aldığı eleme turu, 4 Mart ve 8 Nisan 2015 tarihlerinde çeyrek final, 29 Nisan ve 20 Mayıs 2015 tarihlerinde de yarı final karşılaşmaları gerçekleşecek. Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa, geçen ay yapılan ihale sonucuna göre, 3 sezon boyunca Turkuvaz Medya Grubu'na ait televizyon kanallarından yayınlanacak.cumhuriyet
'Hasan Ferit Gedik'in Kanlı Gömleği Nerede?'
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, İstanbul Gülsuyu Mahallesi’nde mahalle halkının yürüyüşünde çetelerin açtığı ateş sonucu vurularak hayatını kaybeden Hasan Ferit Gedik’le ilgili ayrıntıları Meclis gündemine taşıdı. Hasan Gedik’in yoğun bakımdayken odasına giren iki kişinin gömleğini ve iç çamaşırlarını yok ettiğine dikkat çeken Aygün, İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya, “ Hasan Ferit Gedik’in kanlı gömleği nerededir” diye sordu. CHP’li Hüseyin Aygün’ün İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın yanıtlaması istemiyle Hasan Ferit Gedik’le ilgili soru önergesi şöyle: “29.09.2013 tarihinde mahalle halkının düzenlediği yürüyüşe çeteler tarafından açılan ateş sonucu Hasan Ferit Gedik hayatını kaybetmiş ve yaralananlar olmuştur. Aynı gün Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Gedik’in yaşamını kaybettiğinin bildirilmesinin ardından, yoğun bakıma ‘teknisyen kılığında’ sivil polis olduğu düşünülen iki şahsın girdiği kamuoyunca bilinmektedir. Odaya giren iki şahıs Hasan Ferit’in tutulduğu yoğun bakıma girerek gömleğini ve iç çamaşırlarını yok etmişlerdir. Yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen Hasan Ferit’in gömleği ve gömleği yok edenler bulunamamıştır. Hasan Ferit Gedik’in kanlı gömleği nerededir? Hasan Ferit Gedik’in hayatını kaybettikten sonra odaya giren iki kişi kimdir? Kimlikleri tespit edilmiş midir? Gömlek ve iç çamaşırı alanlar polis mi çete üyeleri mi? Polis oldukları iddiası doğru mudur? Eğer iki kişi polis ise neden odaya girmişlerdir? Odaya girme yetkisini kimden almışlardır? Bu iki kişi, hangi görevle ve ihtiyaç doğrultusunda söz konusu odaya girmiştir? Neden polis kimliği ile değil de teknisyen olduklarını söyleyerek girmeye çalışmışlardır? Ellerinde poşet ile girme gerekçeleri nedir? Delilleri karartmak için mi odaya girmişlerdir? ZETE
Doğal SİT Alanlarında HES Yapımına İzin Verilmeyecek
Özgün ekosistem, yapısına sahip ve endemik türlerin üreme ve beslenme ve göç yollarını içeren doğal alanlarda hidroelektrik santralı (HES) yapımına izin verilmeyecek. Doğal SİT alanlarında planlanan HES projelerinin gerçekleştirilmesine yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bölge komisyonlarına gelen başvuruların değerlendirilmesinde uyulacak ilke kararı Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Karara göre, ekolojik temelli bilimsel araştırma raporu sonucunda; bölgesel, ulusal veya dünya ölçeğinde olağanüstü ekosistemleri/türleri bulunduran, özgün ekosistem yapısına sahip, doğal alanların ekolojik bütünlüğünü sağlayan ve besin zinciri içinde yer alan kritik türleri barındıran doğal SİT alanlarında HES yapımına izin verilmeyecek. Aynı rapor sonucunda; küresel ve ulusal ölçekte dar yayılımlı, kritik, nesli tehdit ve tehlike altında endemik tür veya türlerin üreme ve beslenme, yaşama ve göç yolu alanlarını içeren veya jeolojik ve jeomorfolojik açıdan istisnai özellikte olan doğal sit alanlarında HES yapımına izin verilmeyecek. Doğal sit alanlarında yeniden değerlendirme yapılıncaya kadar, bu özellikleri bünyesinde barındırmayan birinci, ikinci ve üçüncü doğal sit alanlarında tarımsal su ihtiyaçların dikkate alınması ve biyolojik çeşitliliğin devamının teminat altına alınması şartıyla buralarda HES yapımı taleplerine izin verilebilecek. Ancak kesin korunacak hassas alanlarda HES projelerine gerçekleştirilemeyecek. DHA
Economist: 'Başbakanlık İçin En Yüksek İhtimal Davutoğlu'
İngiliz The Economist dergisi Başbakan Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aldığı yüzde 52′lik sonucun Anayasa’yı değiştirecek çoğunluğu sağlayamayacağına dikkat çekerek, “Abdullah Gül, şapkasını ringe attı, Erdoğan’ın Fransız tarzı güçlü başkanlık planı bozulabilir” diye yazdı. Dergi, bu ayın sonunda yapılacak kongrede partinin başına Ahmet Davutoğlu'nun getirileceği değerlendirmesini yaptı. Türkiye’de pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili ayrıntılı bir makaleye yer veren The Economist, Tayyip erdoğan’ın aldığı yüzde 52′lik sonucun Türkiye’nin sallantıdaki demokrasisinin geleceğinde derin bir etki yaratacağını öne sürdü. Tayyip Erdoğan’ın 12 yıllık iktidarında 9′uncu kez seçimleri kazanarak ülkenin ilk defa doğrudan seçilen cumhurbaşkanı olduğu ifade edilen yazıda Erdoğan’ın balkon konuşmasında söylediği “yeni çağın başlangıcı” sözleri; ülkeyi Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nden yönetmeye niyetli olduğunun sinyali diye yorumlandı. Erdoğan’ın tüm vatandaşları etnik kimliklerine veya inançlarına bakmaksızın kucaklama sözünün Erdoğan karşıtları tarafından ”Geçmişte de benzer sözler vermişti” diyerek eleştirildiğini yazan The Economist, “Erdoğan seçim kampanyaları sırasında kutuplaştırır bir tonda Alevi kökenli ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile Zaza kökenli Kürt rakibi Selahattin Demirtaş’ı hedef almıştı” diye yazıyor. Seçimlere katılım oranının 30 Mart’da yapılan yerel seçimlere göre oldukça düşük olduğuna dikkat çeken makalede, CHP’li seçmenler arasındaki duyarsızlığın ve Milliyetçiler arasında AKP’ye kitlesel kaymanın Erdoğan’ın zaferini perçinleştirdiğine dikkat çekiliyor; CHP ve MHP’nin ortak adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun yüzde 38 oy ile etkilemeyi başaramadığı yorumu yapılıyor. Erdoğan’ın bir sonraki adımının 27 Ağustos’ta yapılacak AKP kongresinde varisini belirlemek olacağını ve bunun kendisine tam bir kontrol sağlayacağını yazan Economist, en yüksek ihtimalli adayın Erdoğan’ın liderliğine meydan okumayacak, İslami referansları olan ve partinin temelini bir arada tutma yeteneği olan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu olduğu vurguluyor. Yazıda şöyle deniliyor: ” Ancak bu planlar Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü üzebilir. AKP’nin kurucularından Gül, Erdoğan’ın ana rakiplerinden biri. Bu, Erdoğan’ın konuşmalarından birinde Gül’ün adını anmamasında sergilenmiş oldu. Gül, veda resepsiyonunda AKP’ye geri dönmeyi planladığını söyledi. Eski Dışişleri Bakanı Gül, tertemiz bir saygınlığa sahip..” Selahattin Demirtaş’ın HDP’sinin Kürtlerin, solcuların, liberallerin, dindar Müslümanların, Alevilerin ve Hristiyanların bir karışımı olduğunu ve İstanbul ve İzmir’de parti oylarını ikiye katlayarak ulusal bazda oyların yüzde 9.8′ini aldığına dikkat çekilen yazı şöyle noktalanıyor: “AKP, Erdoğan’a ihtiyacı olan ayrıcalıklı güç için anayasal değişiklikleri yapmaya imkan verecek yeterli çoğunluğu sağlayamayacak. Kürtlerin bu değişimleri ve siyasi imtiyazları büyük oranda desteklemesi bekleniyor. Şimdi Gül, şapkasını ringe attı, Erdoğan’ın Fransız tarzı güçlü başkanlık planı bozulabilir.” Gonca YAĞCI/DHA