onedio
İsrail'e 115 Roketle Karşılık Verecekler
İslami Cihad Hareketi'nin askeri kanadı Kudüs Seriyyeleri, İsrail'e karşı 'kuşatmayı yarma' adı altında askeri operasyon başlatacaklarını açıkladı. GAZZE Abluka altındaki Gazze'yi günlerdir bombalayan İsrail'e karşı, Kudüs Seriyyeleri, Tel Aviv'in de aralarında bulunduğu bazı kentler ve hedeflere yönelik farklı tiplerde 115 roketin kullanılacağı bombardıman başlatılacağını duyurdu. Açıklamada, operasyonlar kapsamında Tel Aviv, Aşdod, Beersheva (Bi'r Seba), Askalan ve İsrail'in güneyindeki Gazze şeridi çevresinde yer alan yerleşim birimlerinin farklı tiplerde 115 roketle hedef alınacağı belirtildi. Açıklamada ayrıca söz konusu operasyonların İsrail'in Beyt Hanun, Şucaıyye ve Huzaa bölgelerine karadan başlattığı saldırılar ile İsrail'in sivilleri zorla evlerinden uzaklaştırması ve sivil katliamlara tepki olarak gerçekleştirileceği kaydedildi. Batı Şeria'da 12 Haziran'da kaybolan 3 Yahudi yerleşimcinin 18 gün sonra ölü bulunmasının ardından Filistinli genç Muhammed Ebu Hudayr 2 Temmuz'da kaçırılmış ve yakılarak öldürülmüştü. İsrail olayların ardından 7 Temmuz'da 'Koruyucu hat' adı altında Gazze'ye havadan, 17 Temmuz Perşembe akşamı da karadan saldırıya geçmişti. İsrail'in havadan, karadan ve denizden Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda 797 kişi hayatını kaybetti, 5 bin 130 kişi yaralandı. İsrail ordusu da Gazze'ye saldırı başlattığı günden bu yana 32 askerinin öldüğünü bildirmiş ancak Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları bu sayının 76 olduğunu duyurmuştu. Bu saldırılar sırasında 435 İsrailli sivilin de yaralandığı belirtilmişti. Muhabir: Moustafa Maged Haboosh-Ömer Erdem
İhsanoğlu'ndan 'Kürt Sorunu' Açıklaması
İhsanoğlu, yaptığı açıklamada, Kürt sorununun şeffaflıkla yürütülmesiyle milletin iradesinin sağlanacağını dile getirerek, 'mutabakatın sağlanması için birikimleri doğrultusunda değerlendirme yapacağını' söyledi. Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nun yaptığı açıklama şöyle; 'Kürt sorununun yüksek mutabakata dayanması ve şeffaflıkla yürütülmesi, milletin iradesinin yansıtılmasını sağlayacaktır. Ben de, bu yüksek mutabakatın sağlanması için anayasanın verdiği yetkiler çerçevesinde, birikimlerim doğrultusunda değerlendirme yapacağım. Mutlaka milletimizin hassasiyetlerini ve menfaatlerini dikkate alacağım. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.' https://twitter.com/profdrihsanoglu/status/492405786430038016https://twitter.com/profdrihsanoglu/status/492405979397365760https://twitter.com/profdrihsanoglu/status/492406140290871296ANKARA,(DHA)
Güneş Çok Sinirli! 'Bunu Unutmayacağım'
Bursaspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, Chikhura karşılaşmasının ardından açıklamalarda bulundu. Bursaspor, UEFA Avrupa Ligi 2. Ön Eleme Turu rövanş karşılaşmasında Gürcistan ekibi Chikhura Sachkhere'ye 90 dakikası ve uzatmaları golsüz sona eren mücadelede penaltı atışları sonunda 4-1 mağlup olarak Avrupa'ya veda etti. Gürcistan temsilcisi karşısında toplam 180 dakika gol bulamayan yeşil beyazlılar Civelli ve Şamil'le de penaltı atışlarından yararlanamadı. Bursaspor'un penaltı atışından tek golü ise Ozan Tufan'la geldi. GÜNEŞ: BUNU UNUTMAYACAĞIM Gürcü takımının teknik direktörü ve futbolcusu maç sonrası düzenlenen basın toplantısında Türk gazetecilerin sorularını yanıtlamadı. Ardından toplantı salonuna gelen ve Gürcü basın mensuplarının yoğun gürültüsünden rahatsız olan ve tepki gösteren Bursaspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, 'Benim basın toplantım sizin değil. Sakin olun. Öncelikle böyle bir misafirperverlik yapan bir takım beklemiyorduk. Futbol bu değil. Bir basın toplantısında olanları ve bugün olanları doğru bulmuyorum. Gözlemci olması gerekiyor. Dün de aynı şeyler yaşandı. Sahada futbol oynanır biri kazanır biri kaybeder ama burada kavgayı ve ayrıştırmayı ortaya koydu. Sizlere, takıma veya hocasına Bursa'da negatif bir şey mi oldu. Biz bunu haketmedik. İki maçın sonunda Chikhura kazandı. Oyun olarak üstünlüğümüzü skora yansıtamadık. Maç bitti. Bir başka turda başka sonuçlar alınabilir. Ama ben bunu unutmayacağım. Çok maç kaybettim, çok maç kazandım. Bu şekilde kazanmayı ve kaybetmeyi doğru bulmuyorum. Başarılar diliyorum.' Sporx
'Hitler Yorumumun Arkasındayım'
Başbakan Erdoğan CNN’e verdiği mülakatta İsrail samimiyse Türkiye’nin Hamas’ı ateşkese ikna edebileceğini belirtirken, bugünlerde geceleri bütün endişesinin “Filistin, Filistin, Filistin” olduğunu söyledi.Amerikan haber kanalı CNN, Türkiye’deki yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve Gazze’de yaşananları Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk ve Başbakan Erdoğan ile konuştu. Pamuk, Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilerek sembolik bir koltuğa geçeceğini söylerken Erdoğan ise bugünlerde geceleri bütün endişesinin “Filistin Filistin Filistin” olduğunu söyledi. Erdoğan’la olan mülakattan önce yayınlanan söyleşide, Pamuk, Türkiye’de başarılı bir seçim demokrasisi olduğunu ama demokrasinin istenen seviyeye gelmediğini belirtti. Pamuk, seküler hükümetlerin de en az Erdoğan Hükümeti kadar acımasız davrandıklarını söyledi. Nobel ödüllü yazar, yapılacak cumhurbaşkanlığı yarışında ise Erdoğan’ın seçileceğini ve böylelikle daha az icracı ve daha çok sembolik bir makama geçecek olan Erdoğan’ın yargıyı manipüle etme, gazetecilere baskı uygulama gücünün azalacağını savundu. Pamuk, hükümete mesajının ne olduğu sorusuna ise edebiyata karışmadıklarını ama yüksek yargıyı manipüle etmeye son verip gazetecilere baskı uygulamaktan vazgeçmeleri gerektiğini söyleyerek yanıt verdi. Pamuk’un ardından, CNN muhabiri Becky Anderson’ın, Erdoğan’la yaptığı özel söyleşiye geçildi. Erdoğan, şunları söyledi: Şaron'un dediğini unutmam Şaron’la Tel Aviv’de görüştüğümde, bana ‘En mutlu olduğum zamanlar, Filistin’de bir tankın üstünde olduğum zamanlardı’ dedi. Bunu asla unutamam. Elbette bu açık bir şekilde insanın insana hor görerek bakmasıydı. Şu anda Filistin’deki pozisyonumuz çok açık. Amerikalı dostlarımızla konuştuğumuzda, Sayın Bush olsun Sayın Obama olsun, her zaman İsrail ve Filistin şeklinde bölgede iki devletli bir yapıyı dile getirdiler. Filistin’le bunun için her zaman çalışmaya devam ettik. Yani ‘Siz İsrail’i kabul edin. İsrail de sizi kabul etsin.’ Ancak şu anda yaşanan resimde İsrail’in halen Batı tarafından savunulması, dünyanın suskun olması anlaşılamaz. O yüzden biz sessiz kalamayız. Sessiz de kalmayacağız. Hitler yorumumun arkasındayım Bu yorumlarımın (İsrail’i Hitlerle karşılaştırması) tamamen arkasındayım. Çünkü Hitler tarafından uygulanan Nazisizm, faşisizme bakarsanız, İsrail’in bugün Gazze’de yaptığının Hitler’in yaptıklarını aştığını görürsünüz. Hitlerin yaptığını onaylamıyoruz. Şu anda İsrail’in yaptığı zulmü, katliamı ve soykırımı da kabul etmiyoruz. İsrail bütünleşmeyi istemiyor Hamas ve El Fetih, iki devletli çözüm noktasında birleşti ve bir ulusal mutabakat hükümeti kurdu. Ama İsrail bu hükümetin ilerlemesini istemedi. Ayrılsınlar istedi. Bana bunu Sayın Abbas söyledi. Sayın Abbas bu çok net ve açık bir baskı dedi. İsrail, buradaki bir bütünleşmeden rahatsız oldu. Şimdiki saldırıların arkasında yatan sebeplerden biri de öncelikli olarak bu. Hamas'ı ikna edebiliriz Eğer İsrail ateşkeste gerçekten samimiyse, öncelikle 2012 ateşkesine dönmeli. 2012 çerçevesinde, bir defa Hamas ateşkesi başarmak için her şeye hazır. Saynı Abbas da hazır. Ama İsrail buna yanaşmıyor. Ve kan döküyor. Ban Ki-mun’la dün yaptığım görüşmede de söylediğim, İsrail ateşkeste samimiyse biz Hamas tarafını ikna edebiliriz. Şartlar konuşulmalı. Bu arada mesela bir haftalık geçici bir ateşkes yapılabilir. Sisi bir tirandır Şu anda bir defa Mısır’ın Filistin konusunda samimi bir yaklaşımı yok. Ama Mısır ateşkes ve barış sürecinde gerçekten samimi bir liderlik gösterirse bizim Türkiye olarak bunda bir liderlik gösterme gayretimiz olmaz. İsrail Filistin’deki işgal bölgelerini tutmaya devam ederse Türkiye buna karşı çıkmalıdır. Mısır da karşı çıkmalıdır. Mısır sadece Sisi demek değil. Mısır’da bir halk var ve biz Mısır halkının buna nasıl yaklaştığına bakıyoruz. Ben Sisi’yi bir demokrat olarak görmüyorum. Aynı zamanda şu anda bir tirandır. İsrail terörist devlet (Katar’ın bölgede terörü finanse ettiği yönündeki İsrail iddiaları konusunda) Birincisi İsrail’i kim finanse ediyor? İkincisi de İsrail, bugün yaptığı yolla terör üreten bir terörist devlettir. Katar’ın yapığı zulme karşı çıkıp insani yardıma ihtiyaç duyan kurbanların yanında durmaktır. Katar’ın Türkiye ile işbirliği de hep zulme karşı çıkan bir tarafta olmuş, kurbanlara insani yardım ulaştırmayı amaçlamıştır.Normalleşme sırasında oldu Ben tabii geceleri sürekli bir alarm halindeyim. Birincisi, ülkemde ayrılıkçı terörist örgütlere karşı yürütülen mücadelede herhangi bir yerden haber var mı, herhangi bir kayıp var mı diye. Ama bana şimdiki durumu soruyorsanız. Şimdi bütün endişem Filistin, Filistin Filistin. Çünkü bu katliam beni ciddi biçimde rahatsız ediyor ve özellikle son 10 gündür kaygılandırıyor. Niye derseniz. Çünkü bu olay bizim İsrail ile normalleşmeyi düşündüğümüz bir sırada ortaya çıktı.CNN Türk
Reklam
Duran Duran, Fan Kulübüne Dava Açtı
80′lerin ünlü grubu Duran Duran, 2010 yılında bir kontrat imzaladığı Chicago merkezli Worldwide Fan Clubs, Inc. ‘i mahkemeye verdi. Duran Duran ve söz konusu firma arasında imzalanan kontrata göre Duran Duran ürünlerinin satışından elde edilen gelirin %75′i gruba ödenecekti. Sözleşmenin gereğini yerine getirmediği belirtilen Worldwide Fun Clubs, Inc. hakkında mahkemeye başvuran Duran Duran üyeleri, kendilerine söz konusu ödemelerin yapılmadığını açıkladı. Worldwide Fun Clubs, Inc. isimli kuruluşa geçtiğimiz günlerde ulaşan basın mensupları konuyla ilgili yeterli bilgiyi alamazken, söz konusu firmayla çalışan diğer gruplardan böyle bir şikayetin gelmediği belirtildi.Bantmag
Bursaspor'dan Avrupa'ya Erken Veda
UEFA Avrupa Ligi 2. Ön Eleme Turu ikinci maçında Gürcistan ekibi Chikhura Sachkhere ile Bursaspor karşı karşıya geldi. Maçta normal süre ve uzatma devrelerinde gol sesi çıkmayınca penaltı atışlarına gidildi. Penaltı atışlarında seyircisinin de desteğini alan Chikhura, 4-1'lik skorla Bursaspor'u mağlup etti ve kupada yoluna devam etti. Mikheil Meskhi Stadı'nda oynanan ve hakem Tomasz Musial'in düdük çaldığı mücadelede ilk yarı takımların karşılıklı ataklarıyla geçildi. Tur için gole ihtiyacı olan Bursaspor'un daha baskın görüntü çizdiği dakikalar olsa da Yeşil-beyazlı ekip bu ataklardan sonuç çıkaramadı ve takımlar soyunma odasına 0-0 eşitlikle gitti. İkinci yarıya da gol bulma parolasıyla çıkan Şenol Güneş'in öğrencileri, Chikhura kalesini baskı altına almak için büyük uğral verdi. Savunma oyuncularıyla kale önünü iyi kapatan Gürcistan temsilcisi Bursaspor'a net bir gol pozisyonu vermedi. Maçta normal sürenin sonuna yaklaşılırken Bursaspor, rakip kalede net pozisyonlar yakaladı ancak kaleci Kvilitaia'yı geçemedi. Temsilcimiz, bulduğu pozisyonları cömertçe harcayınca mücadelede 90 dakikalık normal süre golsüz eşitlikle son bulmuş oldu. UZATMALAR DA SESSİZ Uzatma bölümünün ilk yarısında gol arayan Bursaspor, 94. dakikada başarılı oyuncusu Şener Özbayrak'ın ikinci sarı karttan gördüğü kırmızı kart sonrasında bocaladı. Oyun planını oturtmakta zorlanan Timsah, uzatma devresinde ilk yarıyı sessiz kapattı. İkinci yarıda da ev sahibinin penaltılara razı oyun anlayışı sonucunda oyun orta alanda kilitlendi. 10 kişi oynayan Bursaspor bu kilidi açmakta zorlanınza uzatma dakikaları da golsüz eşitlikle sona erdi. KARABULUT KADROYA ALINMADI Bursasporlu Aydın Karabulut isminin UEFA'ya bildirilen maç listesinde olmasına karşın rövanş mücadelesinde forma giyemedi. Tecrübeli futbolcunun dizinde ağrı oluştuğu ve bu nedenle karşılaşma öncesi Teknik Direktör Şenol Güneş tarafından kadrodan çıkartıldığı belirtildi. Aydın'la birlikte Tiflis'e götürülen Ertuğrul Ersoy da kadroda yer bulamayan futbolcular arasında yer aldı. ENES FORVETTE ÇIKTI Bursaspor Teknik Direktörü Şenol Güneş Belluschi ve Fernandao'nun yokluğunda kadroda değişikliğe gitti. Ecrübeli teknik adam Traore'yi Arjantinli futbolcunun yerine görevlendirdi. Fernandao'nun yerinde ise Enes Ünal forma giydi. Aydın Karabulut'un yerine Ferhat ilk 11'de başlarken Şamil de kendisine kadroda yer buldu. BURSASPOR TARAFTARI TİFLİS'E AKIN ETTİ Bursasporlu taraftarlar 30 saat süren yolculuğun ardından Tiflis'te tribündeki yerini aldı. Yeşil Beyazlılar 90 dakika boyunca susmadan takımlarını destekledi. Maçtan iki gün önce yola çıkan Bursaspor taraftarı karşılaşmanın başlamasına saatler kala Tiflis'e ulaştı. Taraftarlar gün boyu da Tiflis sokaklarını 'Bursaspor' tezahüratlarıyla inletti. Karşılaşma öncesi Mikheil Meskhi Stadyumu önünde toplanan Bursasporlu taraftarların Gürcistan taraftarlarıyla karşılaşmaması için polis yoğun güvenlik önlemi aldı. Sporx
Reklam
Taffarel Kalacak mı?
Galatasaray kaleci antrenörü Claudio Taffarel, Galatasaray'daki geleceği ile ilgili açıklamalarda bulundu. İşte Taffarel'in sözlerinden satır başları; 'Üçüncü farklı yerimizdeyiz. İlk günden itibaren fiziksel antrenmana çok önem vermemiz gerekiyor. Sezonun temelleri burada atılıyor. İtalyan antrenörler bu dönemleri iyi fiziksel antrenmanlarla geçirirler. Takımın taktik, teknik açıdan da gelişmesine çalışıyoruz ama öncelik fiziksel antrenmanlarda.' 'Prandelli ve ekibiyle 2001'de, Parma'da futbol oynarken çalışma şansım oldu. Aynı prensiplerle devam ediyorlar. Kendilerinden aldığım izlenim ve konuşmalar, İstanbul'u ve takımı çok sevdiklerini söylediler. Bu takım için önemli. Önemli olan futbolcu grubu tabii ki. Aile ortamı var, arkadaşlık ortamı var. Galatasaray bence Prandelli'yi getirerek doğru bir isim seçti. Prandelli'nin ciddiyeti ve aile ambiansıyla birlikte iyi bir sene geçireceğiz diye düşünüyorum.' 'İki kalecimiz de aramıza yeni katıldı. Muslera yorgun geldi. Fiziksel durumu zamana ihtiyaç duyuyor. Sinan daha hazır geldi. Muslera önemli bir kaleci ama onun yanında destekleyecek bir isim olması önemliydi. Sinan'ın transferi çok olumlu. İkisiyle beraber bugün çalışmalarımıza başladık.' 'Diğer önemli kalecilerimizi unutmamak gerekiyor. Eray'ın en çok ihtiyacı olan şey maç oynamak. Bence 1 sene başka bir takıma gidip düzenli oynamasını onu geliştirecektir. Burada forma şansı bulması kolay değil. Ancak, gidip maç tecrübesi yaşarsa Galatasaray'ın geleceği olacaktır. Şu ana kadar gelişimini en iyi şekilde tamamladı. Elimizde bir de Alperen var. Bizimle sezon boyunca antrenmanlara çıktı. Alperen de iyi yolda. İsmail ise daha çok genç. Onun pişmesi gerekiyor. Tüm kalecilerimiz iyi yolda. Galatasaray'ın kalesi emin ellerde.' 'Tabii ki Dunga'ya teşekkür ediyorum. Brezilya Federasyonu'na da teşekküre diyorum. Bana teklif geldi. Ben onlara Galatasaray'da çalışmaya devam etmek istiyorum dedim. Onlar da sorun olmaz dediler. Brezilya'da maç olduğu zaman gelmemi istediler. Prandelli ve Başkanımız ile konuştum, ikisi de olabileceğini söyledi. Taraftarlarımız emin olsun ki ben Galatasaray'da devam ediyorum. Diğer taraftan Milli takıma gitmek çok önemliydi. Bu sene her iki tecrübeyi birlikte götüreceğim.' Sporx
Kemal Kılıçdaroğlu: "Başbakan Kapatırsa Destek Veririz"
'Açık söylüyorum. Kürecik radar istasyonu devre dışı bırakılsın hep beraber savunuruz. 'Doğu yapmıştır hükümet' deriz.'</> KILIÇDAROĞLU: BAŞBAKAN KÜRECİK RADARINI KAPATSIN, DESTEK VERİRİZ CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Giresun'un CHP'li Belediye Başkanı Kerim Aksu'yu ziyaret etti. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, 'Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili önünüzde anket var mı?' şeklindeki soruyu yanıtlarken şunları söyledi: 'Elimizde somut bir anket yok. Zaman zaman gazetelerden okuyoruz. En son 10 gün önce bir anket ulaştı. Ekmeleddin Bey'in durumu çok iyi. Yukarıya doğru gidiyor çıtası. Gezdiği oranda, halkla kucaklaştığı oranda çok daha başarılı bir sonuç alacak. Sadece bizim parti değil, 9 parti Ekmeleddin Bey'e destek veriyor. Cumhuriyet tarihinde ilk kez, cumhurbaşkanlığı seçiminde ilk kez 9 parti bir araya gelerek bir adaya destek veriyor. Bu, o odaya duyulan güvenin sonucudur. Ekmeleddin Bey son derece değerli bir insan. Tüm siyasi partilere eşit mesafede olan bir insan. Hiç kimse Ekmeleddin Bey aleyhine olumsuz bir şey söylemiyor. Bir kişi hariç; o da Recep Tayyip Erdoğan. Dün yine kinden, öfkeden bahsetti. Oysa Ekmeleleddin Bey'in dilinde, gönlünde kin de öfke de yok. O güzel şeylerden bahsediyor. Huzurdan, barıştan bahsediyor. Bir arada yaşamaktan, kavgasız bir Türkiye'de yaşamaktan bahsediyor. Onun da bizim de arzumuz bu. Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacak kişinin kendi iç dünyasıyla barışık olması lazım. Erdoğan gibi olmaması lazım. Erdoğan girdiği her yeri kırıp döküyor. Hakaretin her türlüsünü yapıyor. Oysa Ekmeleddin bey bilim insanı. Toplumun her kesimi ona saygı duyuyor.ö Kılıçdaroğlu, 'Seçmenlerin tatil nedeniyle sandığa gitmemesi konusunda ne düşünüyorsunuz?' şeklindeki soruyu da şöyle yanıtladı: 'Sadece CHP'liler değil her vatandaşın sandığa gitmesini isterim. CHP'lilerin sandığa gitmesi konusunda hiçbir tereddüdüm yok. O makama layık olan birini seçmek zorundayız. Ahlakı temiz olan birinin o makama oturması lazım. Oraya oturacak olan Türkiye Cumhuriyeti'ni ve bayrağı temsil edecek. Bu kadar değerli ve önemli bir makam. İsteriz ve arzu ederiz ki, tüm yurttaşlarımız gidip oylarını kullansınlar.' GAZZE KONUSU Gazze'deki olaylarla ilgili bir soruyu da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: 'Gazze konusunda yapılacak iki üç şey var. Eğer gerçekten Gazze'de Filistinliler'in kanı akmasın, çocuklar ölmesin istiyorsanız yapacağınız birinci şey Kürecik radar istasyonunu devre dışı bırakmaktır. Nato malı falan da değildir. Sayın Erdoğan bu konuda açıkça yalan söylüyor. Zaten bir yalan abidesi kendisi. Söylediği her şey yalan. NATO bile 'burası bana ait değil' diyor. 'Hayır size aittir' diyor hala. 2014'ün sonunda devredilecek orası NATO'ya. İkinci olarak ticari ilişkilerimizi dondurmak zorundayız. Hükümetin çok net adımlar atması lazım. 'Lafla peynir gemisi yürümez' diye çok güzel bir laf var. Bağırıp çağırmakla dış politika olmaz. Kıbrıs'ta kan gövdeyi götürüyordu. Rahmetli Ecevit, tak diye çıkarmasını yaptı. Kesti olayı. Bu kadar açık. Orada insanlar ölüyor, çocuklar ölüyor, burada habire konuşuyor. Konuşmakla iş çözülseydi zaten çoktan çözülürdü, onun kadar konuşan yok. Öfkeyle çözülseydi zaten çoktan çözülürdü, onun kadar öfkelenen de yok. İş yapmak lazım iş. Başbakanlık makamı şikayet makamı değildir. Orada iş üreteceksiniz. Önlemi alacaksınız, gereğini yapacaksınız. Önlemini alır gereğini yaparsa biz de ona destek veririz. Açık söylüyorum. Kürecik radar istasyonu devre dışı bırakılsın hep beraber savunuruz. 'Doğu yapmıştır hükümet' deriz. Ama bunun için bir adamda yürek ve ülke sevgisi lazım. Bunlar yoksa Erdoğan bunu yapamaz. Mısır, İsrail ile Filistin arasında ateşkesin sağlanması konusunda önemli adımlar attı. Sayın Mahmut Abbas, 'Biz Mısır'dan böyle bir talepten bulunduk' dedi. Türkiye'den böyle bir talepte bulunmuyorlar, Mısır'dan bulunuyorlar. Mısır Dışişleri Bakanı diyor ki, 'Türkiye ve Katar ateşkese engel oluyor'. Daha bunun cevabını almadık Erdoğan'dan. Mısır Dışişleri Bakanı herhalde yalan söylemiyor. Mahmut Abbas da herhalde yalan söylemiyor. O zaman yalan söyleyen kim? Mısır Ortadoğu'nun kilit taşıdır. Gazze'ye gidecek yardımların Mısır üzerinden gitmesi en sağlıklı yoldur. Ama maalesef Kahire'de bizim büyükelçiliğimiz yoktur. Ortadoğu'da Türkiye ciddi bir açmazla karşı karşıya. Üç büyük başkentte Türkiye'nin büyükelçiliği yoktur. Ama Gazze'de Kızılay'ın bir yeri var. Kızılay'la da talep halindeyiz. Oradan ne tür talepler geliyorsa bizim belediyelerimiz Kızılay aracılığıyla yardımları Gazze'ye göndermeye hazırlar.' EMNİYET'TEKİ OPERASYON YORUMU Kılıçdaroğlu, Emniyet'teki operasyonla ilgili bir soruyu da şöyle yanıtladı: 'Bugün bir gazetede 'Vardiya bizde değişti' diye haber vardı. Hukuk herkese lazımdır, adalet herkese lazımdır. Bir polis müdürünün kollarının arkadan kelepçelenmesi doğru değildir. Adalet istiyorsak herkes için isteyeceğiz. Polislerin, müdürlerinin ellerine kelepçe vurularak gözaltına alınmalarını asla doğru bulmayız. Balyoz ve Ergenekon olayları sırasında sabahın köründe insanların evlerine baskın yapılarak gözaltına alınmalarını da doğru bulmadık. Aynı şeyi bu polisler için de düşünüyoruz. Sabahın köründe evine baskın yapıyorsunuz,. Ellerine kelepçe vuruyorsunuz. Çoluk, çocuk herkes orada. Onlar devlete kin besler sonra. Oysa onların kaçacak yeri yok. Davet ederseniz gelirler. Kaçan adam suçludur, onu da baştan söyleyeyim. Ama o ailelerin söylediği güzel bir şey var. 'Bizim evimizden ayakkabı kutusu ve içinden dolarlar çıkmadı' diye. Karşılıklı intikam alma operasyonudur bu. İntikamla adalet sağlanmaz. Yapılan bu tür operasyonların doğru olmadığına inanıyorum. Bir devlete yakışan operasyonlar değil.' GÜNEYDOĞU'DAKİ ŞEHİTLER Kılıçdaroğlu, Güneydoğu'daki 3 şehit ve İŞİD tehlikesi konusundaki bir soruyu da şöyle yanıtladı: 'İŞİD bir terör örgütü. İnsanları diri diri yere yatırıp kesen bir örgüte herhalde siz demokrasi örgütü demeyeceksiniz. Bir terör örgütü. Adalet yok, hukuk yok, tam bir vahşet var. Bütün dünya buna terör örgütü der. Ama bir kişi söyleyemiyor bunu; Recep Tayyip Erdoğan. Neden terör örgütü diyemiyor? Çünkü onların kullandığı silahı TIR'larla o gönderdi. Belgelerini bizim arkadaşlarımız yayınladı. Ortadoğu'da eğer kan akıyorsa, Müslüman Müslüman'ı öldürüyorsa, Recep Tayyip Erdoğan'ın elleri kanlıdır. O silahları o göndermiştir. Şimdi inkar edemez noktaya geldi artık. Güneydoğu'da barışın ve huzurun olmasını isteriz. Kendi ülkemiz ve hiçbir ülkede çatışma istemeyiz. Bunun koşulları nedir, neyi görüşüyorlar, biz bilmiyoruz. 17 madde halinde nelerin yapılması gerektiğini kamuoyuna açıkladık CHP olarak. Ama Erdoğan ve arkadaşları kapalı kapılar arkasında bu görüşmeleri yapıyorlar. Hangi ödünleri verecekler bilmiyoruz. Karadeniz halkının özellikle milliyetçi damarının çok güçlü olduğuna inanıyorum. Karadeniz halkına seslenmek istiyorum; Türk bayrağı kimin zamanında indirildi? Türk askerinin başına kimin zamanında çuval geçirildi? Çuval geçirildiği zaman ABD'yi proteste etti mi? Hayır? Musul konsolosluğundaki Türk bayrağı kimin zamanında indirildi? Hepsi Recep Tayyip Erdoğan zamanında oldu. Milliyetçiliği ayaklar altına alan kimdi? Kendi bayrağını indirten, konsolosluk görevlileri rehin alınan, İŞİD'e terör örgütü diyemeyen birini Karadenizli nasıl cumhurbaşkanı seçecek? Bayrakla, devletle, milletle sorunu var. Milliyetçilik vatanseverliktir. Bizim tavrımız çok net. Cumhurbaşkanlığı makamına oturacak kişinin temiz insan olmasını istiyoruz. Bayrağı her ortamda savunması lazım. Erdoğan hiçbir dönem savunmadı. Sıkıştığı zaman savundu. Hepimiz milliyetçiyiz. Ben de milliyetçiyim. Kendi ülkemi, ülkemin insanlarını seviyorum. Bayrağımı seviyorum. Ben her tünlü milliyetçiliği ayaklarımın altına almam. Kafatası milliyetçiliğini reddederim. Ama vatan sevgisi olarak tanımladığımız bir milliyetçiliği ben ayaklarımın altına almam.Alan kişiye de 'kusura bakma sen bu ülkede cumhurbaşkanlığı yapamazsın' derim. Bizim aradığımız budur.' Kılıçdaroğlu, son olarak; 'Ekmeleddin Bey cumhurbaşkanı seçilirse başbakan olarak kalacak Recep Tayyip Erdoğan'la çalışması konusunda sorun olur mu?' sorusunu da şöyle yanıtladı: 'Devletin işleyişi güzel olacak. Şu anda Ekmeleddin Bey'e halkın deyimiyle söyleyeyim, saldıran bir tek Recep Tayyip Erdoğan'dır. Kendisini aşağılamaya çalışan Recep Tayyip Erdoğan'dır. Ekmeleddin Bey son derece düzgün bir insan. Erdoğan aleyhine söylenmiş tek cümlesi bile yoktur. Çünkü onun devlete, ülkeye, bayrağa saygısı vardır. Devleti huzur içinde söylemek istiyor. Erdoğan yukarı çıkarsa asıl kriz o zaman çıkacak. Başbakan'a 'şunu yapma, bunu yapma' diyecek. Başbakan da 'ben kukla mıyım kardeşim, bana bunu söylüyorsun' diyecek. Ekmeleddin Bey, Başbakan'ın görevini yapacağını söylüyor. Ekmeleddin Bey kendi iç dünyasında barışık birisi. Ama Erdoğan değil.' Basın toplantısının ardından Giresun Belediye Başkanı Kerim Aksu, Kılıçdaroğlu'na ziyaretin anısına işlemeli vazo ve bir sepet fındık hediye etti. AK PARTİLİ BAŞKAN'DAN PLAKET Bu arada Karadeniz gezisi kapsamında daha önce Trabzon'un Beşikdüzü ilçesine uğrayan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na ilçenin Ak Partili Belediye Başkanı Orhan Bıçakçıoğlu tarafından plaket verildi. Beşikdüzü'ndeki konuşmasının ardından otobüsün önünde halkla sohbet eden Kılıçdaroğlu'nun yanına gelen Bıçakçıoğlu, CHP liderine ilçeyi ziyaretinin anısına bir plaket takdim etti. Ak Parti'den son seçimlerde Beşikdüzü belediye başkanı seçilen Orhan Bıçakçıoğlu, bir dönem MHP Trabzon milletvekilliği yapmıştı.Haber-Kamera: Ömür AVCI - Osman ŞİŞKO /GİRESUN,(DHA)
"Başbakan'a Yönelik İki Suikast Girişimini Önledik"
22 Temmuz Operasyonu kapsamında gözaltına alındıktan sonra bugün adliyeye sevk edilen şüpheli polislerden eski emniyet müdürü Halil Karakuzulu, ifadesinde, çalıştığı süre zarfında Başbakan'a yönelik iki ciddi suikast girişimini önlediklerini söylediği öğrenildi. 4 Temmuz 2014 tarihinde polislikten atıldığı öğrenilen 4. sınıf emniyet müdürü şüpheli Halil Karakuzulu'nun, poliste verdiği ifadede, Başbakan Erdoğan'a yönelik iki ciddi suikastı önlediklerini söylediği iddia edildi. 'BAŞBAKAN'A YÖNELİK İKİ CİDDİ SUİKASTI ÖNLEDİK' İDDİASI Birçok kişiyi usulsüz dinlemekle suçlanan Karakuzulu'ya son sözünün sorulması üzerine, çalıştığı süre boyunca aldığı ödüller ile ilgili bilgilerin soruşturma dosyasına konulmasını istediği belirtildi. Karakuzulu'nun, ardından, “Çalıştığım süre zarfında, illegal terör örgütlerine yönelik birçok başarılı operasyon ifa edilmiştir. Bunlar içerisinde sayın Başbakanımıza yönelik ciddi anlamda 2 suikast girişimi, yapılan üstün gayretli çalışmalar neticesinde engellenmiştir' dediği öne sürüldü. Karakuzulu'nun iddiasına göre, suikast girişimlerinden biri, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlunun düğünü sırasında önlendi. Yüksel KOÇ / İstanbul DHA
Reklam
PlayStation 4, 3. Boyuta Geçiyor
Blu-ray koleksiyonu yapmayı sevenlere müjde: Çok yakında 3D Blu-ray disklerinizi PlayStation 4 konsollarınızdan da izleyebileceksiniz. İşte detaylar. Sony'nin yeni nesil konsolunu sadece oyun değil, aynı zamanda bireğlence aracı olarak görenlerin PlayStation 4'ten iki beklentisi var: MP3 ve 3D Blu-ray desteği. Microsoft'un Xbox One için yaptığı duyuruya Fransız kalmayan Sony, önümüzdeki hafta yayınlanacak 1.75 yazılımgüncellemesinde PS4'e 3D Blu-ray desteğini getireceğini duyurdu. Xbox One için 3D güncellemesi Ağustos ayı içerisinde gelecek, Sony ise Temmuz sonuna 3D Blu-ray'i yetiştirerek rakibine küçük bir adım da olsafark atmak istiyor. Ancak Xbox'ın getirdiği akış güncellemeleri, ana ekrandagenişletilmiş arkadaşlar bölümü gibi özellikler Microsoft'un konsolunun eveğlence merkezi konumunu daha da sağlamlaştırıyor. Shift Delete
Reklam
Gazze'deki Sivil Ölümlere Batı Dünyasından İlk Ciddi Tepki İngiltere'den
İngiltere Dışişleri Bakanı Jacob Hammond, Batı kamuoyunun Gazze ile ilgili görüşünün Filistin lehine değişmeye başladığını ve endişelerin arttığını söylediİngiltere Dışişleri Bakanı Jacop Hammond İsrail ziyareti sırasında Sky News televizyonuna verdiği mülakatta, “Operasyon sürdükçe ve Gazze’de sivil kayıplar arttıkça Batı ülkelerindeki kamuoyunun endişeleri artıyor ve İsrail’e gittikçe daha az sempatiyle bakılmasına sebep oluyor” ifadelerini kullandı. Al Jazeera'da yer alan haberde Hammond, “İsrailli yetkililere, meşru bir şekilde kendilerini savunma haklarını yerine getirirken kayıpları en aza indirmeleri çağrısında bulunuyorum” dedi. İsrail’in Gazze’deki saldırıları başladığı günden bu yana Batı ülkeleri İsrail’e açıktan destek vererek, Tel Aviv’in meşru savunma hakkını kullandığını öne sürüyor. Batı ülkelerinden yapılan açıklamalarda İsrail’e hemen hemen hiç eleştiri yapılmazken Hamas kınanıyor. Gazze'de sivillere yönelik saldırısını aralıksız sürdüren İsrail ordusu son olarak Birleşmiş Milletler'e ait bir okulu vurdu. Saldırılardan kaçan sivillerin sığındığı okulda çoğu çocuk en az 15 kişi öldü, 120'den fazla kişi yaralandı. Gazze'de 7 Temmuz'da başlayan İsrail saldırılarında şimdiye kadar en az 774 Filistinli öldü, 5 bine yakın kişi yaralandı. Bölgede ateşkes sağlanması için diplomatik girişimler de sürüyor. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry , Gazze'de ateşkes konusunu görüşmek için dün Kahire’deydi. Burada Mısırlı mevkidaşı Sami Şükri ile bir araya gelen Kerry, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile telefonda görüşmüştü. Filistin haber ajansı WAFA'ya göre, görüşme sırasında Kerry ve Abbas herhangi bir ateşkes anlaşmasının Mısır'ın girişimiyle uyumlu olması gerektiği konusunda aynı görüşü paylaşmıştı. Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius ise salı günü, Gazze'deki şiddetin durması için İsrail ile Hamas arasında yaptığı ateşkes çağrısını yinelemişti.T24
Reklam
'Erdoğan'a Verdiğim Cemaat Listesinin Başında Ali Fuat Yılmazer Vardı'
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, görevi sırasında cemaat yapılanmasıyla ilgili Başbakan Erdoğan'a bir liste verdiğini ve bu listenin başında, şimdi gözaltında olan İstihbarattan Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer 'in olduğunu söyledi. Star Haber Genel Yayın Yönetmen i Nazlı Çelik' in sorularını yanıtlayan Başbuğ, Emniyet mensuplarına yönelik 'paralel yapı' operasyonu ile ilgili, 'Bu gözaltılar sadece 17 ve 25 Aralık süreciyle mi ilişkili kalacak?' diye sordu. Başbuğ, Yılmazer'in, 'Başbuğ'un tutuklanması talimatını Başbakan verdi' sözlerini ise 'İnanmıyorum' diyerek değerlendirdi. ''Paralel yapı'ya yönelik operasyonları izlerken neler hissettiniz?' sorusuna, 'Karmaşık duygular içindeyim' yanıtını veren Başbuğ’un, söyleşinin ilk bölümü şöyle: Türkiye ‘gözaltı dalgası’ deyimiyle Egenekon'da tanışmıştı. ‘Paralel yapı’ya yönelik operasyondaki gözaltıları gördüğünüzde ne hissettiniz? Samimi olarak söylemek gerekirse, karmaşık ve tuhaf duygular içindeyim. Neden derseniz, bir tarafta Ergenekon, Balyoz, Oda tv, Poyrazköy gibi davalarda önemli rol oynadıkları ifade edilen o günün polis şefleri gözaltında. Diğer taraftta, özellikle gözaltına alınma süreçlerinde yaşananlara bakarsanız, insanı tedirgin eden bir durum. İnsanı çok mutlu eden görüntüler değil. Tabi şunu da ifade etmek lazım, ‘efendim bu görüntüler daha önce de yaşandı’. Evet ama, daha önce yaşanan yanlışlıklar bugünün yanlışlıklarına mazeret olmamalı. Dolayısıyla ben gerçekten karmaşık düşünceler içindeyim. Hatırlarsınız, 7 Mart 2014 günü cezaevinden çıkarken, ‘Bizlere gerçekten büyük haksızlık, büyük zulüm yapıldı. Ama, bütün bunlara rağmen biz hiçbir zaman intikam ve kin duyguları içinde değiliz' demiştim. Ama bir isteğimiz var. TSK'ya karşı yapılan, yaşatılan bu komploların mutlaka planlayıcılarının, icracılarının ve destekleyicilerinin bulunup adalet karşısına çıkarılarak adil yargılanmasını istiyoruz. Bizim isteğimiz bu. Başbakan operasyonun genişleyebileceğini söyledi, bundan sonraki süreçle ilgili ne düşünüyorsunuz? Süreci takip ediyoruz. Aslında ilk sorunuzun devamı olarak bir noktaya değinmek isterim. Ben 6 Ocak 2012 günü tutuklanmıştım. Tutuklanmamdan önce benim hakkımda 4 Ocak 2012 tarihli bir tespit raporu hazırlanıyor. Bu raporu hazırlayan, şu anda gözaltına alınanlardan biri. Rapora bakıyoruz 41 sayfa. Sonra, savcının benimle ilgili hazırladığı iddianameye bakıyoruz, 39 sayfa. Bu da işin bir garip yönü. Yani hep söylendi ya, ‘polisler raporları hazırladılar’ diye. Tespit tutanaklarını hazırladılar ve bunlar adeta iddianameye dönüştü. Bu da bir noktada insanı gerçekten düşündürüyor. Sorunuzla devam edersek, salı günü gerçekten büyük boyutta emniyet güçlerine yönelik gözaltı olayları yaşadık ve devam da ediyor. Şimdi burada önemli olan soru bence şu: Salı günkü gözaltıların amacı ne? Acaba bu gözaltılar sadece 17 - 25 Aralık süreciyle mi ilişkili olacak ya da daha açık bir deyimiyle bu gözaltılar 17 - 25 Aralık süreciyle mi sınırlı kalacak. Bu tabiki doğru ve uygun yaklaşım olmaz. Ben böyle düşünüyorum. Bizim düşüncemiz, arzumuz ve isteğimiz, başta da ifade ettiğimiz gibi, bu gözaltına alınan emniyet mensuplarının büyük bölümünün silahlı kuvvetlere karşı yürütülen komplo davalarında rol aldığını görüyoruz... Siz bu mücadelenin neresindesiniz? Biz şunu istiyoruz. Silahlı kuvvetlere karşı işlenen komploların müsebbibleri de ortaya çıkartılsın ve yargılansın. Bu konuda atılacak adımların yanında oluruz. Gayet tabi buna karşı pozisyon almamız söz konusu değil. Yanında olmamız ve desteklememiz lazım, bunda hiç tereddüt yok. Bu soruşturmalar, 17 - 25 Aralık olaylarıyla sınırlı kalmamalı. Bu fevkalade yanlış olur. Bu arada yeri gelmişken, şunu söylemekte yarar var. Biz Türkiye'de her olayda olduğu gibi bu olayda da toplama bakıyoruz. Siyah beyaz gözlüğüyle bakılıyor. Artık siyah beyaz gözlüğüyle bakmaktan vazgeçmeliyiz. Ne demek mi istiyorum. Diyorum ki; önümüzdeki süreçte TSK'ya karşı yapılanların planlayıcıları, icracıları, destekleyicileri adalet karşına çıkarılsın. Bunun yanında, iddia edildiği gibi 17 -25 Aralık sürecinde de komplolar yapılmış ise, bu komplonun müsebbibleri de ortaya çıkarılsın, yargı karşısına çakırılsın. Ama bunun yanında, 17-25 Aralık sürecinde ileri sürelen ididalar da incelensin, bunlar da açıklığa kavuşturulsun. Dolayısıyla olaya bir bütün olarak bakmak lazım. Sadece kendi açınızdan baktığınız takdirde, siyah ya da beyaz görüyorsunuz. Anlatmak istediğim bu. TSK’ya yönelik yapılan tüm operasyonlarda ‘paralel yapı’ ya da cemaat hep dillendirildi. Siz ‘paralel yapı’yı ne zaman tehdit olarak gördünüz? ‘Paralel yapı’ demeyelim de cemaat diyelim açık olarak. MİT'in, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün istihbarat raporlarına baktığınız zaman, cemaatle ilgili bilgiler son yıllara kadar yer alıyordu. Biz bunları görüyorduk. Bu raporlarda yer aldığına göre risk ve tehdit olarak görülüyordu. Dolayısıyla bu durum yeni bir şey değil. Yıllarca görülen ve yaşanan bir durum. Ben hep şunun altını çizmek istiyorum. Milli ordu, TSK milli ordudur ve milli ordu niteliğine zarar verecek her türli risk ve tehditle mücadele etmek komutanların görevidir. Milli ordu dediğimiz zaman da, hep söylediğim gibi, ne etnik farklılıklar, ne mezhep farklılıkları olmamalıdır. Demek ki devlet cemaati risk olarak görmüş. Son yıllar hariç, MİT ve EGM raporlarına bakarsınız maddelerden biri cemaatle ilgilidir. Benim Genelkurmay Başkanlığı dönemimde üzerinde durduğum konu, milli ordudur. Milli orduda ne etnik ne de mezhepsel ayrımcılık vardır. Dışarıdan gelecek her türlü tehditlere karşı mücadale etmek komutanların görevidir. Bu nedenle, özellikle Genelkurmay Başkanı olarak 14 Nisan 2009'daki yıllık değerlendirme toplantısında cemaat konusuna açıkca değinmiştim. Genelkurmay Başkanılığı döneminde Başbakan ile yakın çalıştınız. ‘Paralel yapı’yla ilgili Başbakan ile paylaşımınız oldu mu? TSK'ya karşı yargı ve polis yoluyla yürütülen operasyonları yaşamaya başlayınca, bu operasyonun arkasında kimlerin olduğunu imkanlarımız dahilinde araştırmaya çalıştık. Çeşitli yerlerden aldığımız bilgiler, özellikle bu kompla operasyonunun arkasında emniyetteki bazı polis şeflerinin olduğunu gösteriyordu. Çeşitli kanallardan aldığımız bilgiler dahilinde, emniyetle ilgili bir liste hazırladık. Tabi düşünce ve endişelerimizi birkaç defa sayın Başbakan’la paylaştım. Ve bu polislerle ilgili kendisine bir liste verdik. Hatırladığım kadarıyla, bu listenin başında da, Ali Fuat Yılmazer var. Kendisi aldı, ilgileneceğini söyledi. Sonuç alamadık, gelişme olmadı. ‘Daha fazlası yapılabilirdi’ diyor musunuz? Evet yapılabilirdi. Bu polis şeflerinden bazıları Ahmet Şık ve Nedim Şener olayından sonra görevden alındı. Bunlar daha önce görevden alınabilirdi. Cezaevinden çıktıktan sonra Başbakan ile yüzyüze görüştünüz mü? Cezaevinden çıktığım akşam Sayın Başbakan beni aradı, telefonla görüşmemiz oldu. Bu görüşme esnasında, bir zaman diliminde benimle görüşmeyi azru ettiklerini söylediler. Ama bu görüşmenin gerçekleşmesi açısından karşı tataftan bir talep olmadı. Geriye dönüp baktığınızda, bir kırgınlık, kızgınlık var mı? Kimseye karşı kırgın olduğumu ifade edemem. Ancak, TSK komutanlığı yapmış biriyim. Dolayısıyla, TSK boyutuyla baktımda bizi rencide eden çok önemli konular var. Bunlardan bir tanesi, Genelkurmay Başkanı’na terör örgütü yeneticisi denmesi. Benim gibi yaptıkları çok ortada olan, sözleri ve davranışları herkes tarafından bilenen bir kişiye, darbeci denilmesi beni çok rahatsız ve rencide etti. İki sene Kara Kuvvetleri Komutanlığı, iki sene Genelkurmay Başkanlığı yaptım. Özellikle Genelkurmay Başkanlığı döneminde neredeyse her hafta Sayın Başbakan’la bir araya geldik. Bana ‘siyasiler arasında sizi en yakıyan tanıyan kimdir?’ diye sorulsa, Sayın Başbakan'ın tanımış olması gerekir derim. Ben 26 ay tutuklu kaldım, az bir süre değil. Sayın Başbakan, sizin tutuksuz yargılanmanız konusunda defalarca açıklama yaptı... Tutukluluk durumuma karşı net tavır aldı, bunda hiçbir tereddüttüm yok ancak bu tutukluluk 26 ay sürdü ve Sayın Başbakan bu süreçte, özellikle benim ve karargahımın darbeci olarak nitelenmesine karşı net bir tavır almadı. Burada da net bir tavır almasını beklerdim. Tutukluluk konusunu sordunuz, o konuya da açıklık getirmek lazım. Tutukluluğum polemik konusu yapıldı. Buna da bir açıklık getirelim. Ali Fuat Yılmazer'in açıklamaları oldu yakın bir zamanda. Ben 6 Ocak 10212 günü tutuklandım, cuma günü. Ben tutuklanacağımın haberini bir hafta önce aldım. Bir kaynak tarafından bilgi geldi, genellikle sağlıklı bilgilerdir ve doğru da çıktı. Bazı çevreler tutuklanmama bir hafta önce karar vermiş. Ali Fuat Yılmazer'in benim tutuklanmamla ilgili açıklamaları var, bunların üzerinde durulması gerektiğini düşünüyorum. Ali Fuat Yılmazer, ‘Başbuğ ile ilgili Başbakan atlimat verdi’ dedi. Yani tutuklama talimatını Başbakan’ın verdiğini söyledi... ‘Başsavcıvekili telaşlanarak bana geldi, böyle birşey var; benim ne yapmam lazım diye bana sordu. Dosya gereği neyse onu yapın dedim’ dedi. Bu konuşmalardaki ifadeler grçekten çok vahip. Bir gerçeği ortaya çıkarıyor. Yani savcı, tutuklama kararı verip vermeden önce gidip emniyet mensubuna soruyor. Siz şimdi bunu nereye oturtacaksınız. Gerçekten çok vahim. Polis müdürüne sorması üzerine daha fazla söylenecek birşey olacağını düşünemiyorum. HUKUK yerle bir edilmiş, daha ne konuşacağız, ne söyleyeceğiz... Başbakan Ali Fuat Yılmazer'in açıklamalarını hemen yalanladı. ‘A’dan z'ye kadar yalan’ dedi. Daha sonra bana getirenen bilgiler işığında Başbakan'ın benim tutuklanmama yönelik böyle talimat verdiğine de inanmıyorum. Bugün TSK’ya karşı komplaları daha iyi anladığınızı söyleyebilir misiniz? Kesinlikle. Komplodaki bazı köşe taşlarını dikkate sunmakta yarar var. Şöyle ifade etmeye çalışacağım. Tarihler yalan söylemez. tarihleri karşınıza koyun, olayları daha iyi anlıyorsunuz. Olayların içindeyken fark edemiyorsunuz. 9 Kasım 2002'de Şemdinli olayı var, Ergenekon'un ön prototipi. 2006 yılına geliyoruz, Cumhuriyet Gazetesi’ne el bombası. 3 sefer peşpeşe. Niye bu önlenemedi? 17 Mayıs'a geliyoruz, Danıştay cinayeti. Danıştay’ın hemen akabinde Atabeyler. Suiklast kime, Başbakan'a. 2007 önemli yıl; Hrant Dink olayı. Ben aynı kanaati taşıyorum, cinayetteki parde arkasının açıklığa kavuşturulması gerek. Sabri Uzun, dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı. ‘Bilgi, rapor bana iletilmedi’ diyerek Ali Fuat Yılmazer'i suçluyor... T24
Kızıl Gezegen Mars'ın En Detaylı Haritası Çizildi
ABD Jeoloji Araştırma Kurumu (USGS), kızıl gezegen Mars’ın bu zamana kadarki en detaylı haritasını çizdi.Bu zamana kadar hakkında elde edilen tüm bulgulardan yola çıkılarak hazırlanan , insanoğlunun Mars’a dair tüm bilgi birikiminin elle tutulur hale getirilmiş bir hali. Mars’ın yeryüzü şekillerinin yanı sıra, gezegenin ’nın Viking programından bu yana uğradığı değişimler de haritada gözler önüne seriliyor. Mars haritası, USGS’in sitesinden ücretsiz olarak indirilebiliyor. Haritada, özellikle keşif aracı Curiosity’nin incelediği yerlere dair birçok bilgi yer alıyor.Haber7
Hindistan'daki "Ölüm Oteli"nden 20 İnanılmaz Fotoğraf
etiket
Hindistan’ın kuzeydoğusundaki Varanasi, Hinduların yedi kutsal şehrinden biri. Ganj Nehri kıyısına kurulmuş şehre her yıl binlerce Hindu ölümü beklemek için geliyor. Ölümden sonra yakılarak Ganj’a bırakılacağını ümit edenler, ölüm-yaşam döngüsünden çıkarak nirvanaya ulaşacaklarına inanıyorlar. Sadece ölümü bekleyenlere hizmet sunan 'Kurtuluş Evi'!
Başbakan Erdoğan: 'Kimse Türkiye'ye İstikamet Çizemez'
Başbakan Erdoğan, '17 Aralık'ta yapamadıklarını monşer bir adayla başarmak istiyorlar. Kimse Türkiye'ye istikamet çizemez' dedi.ANKARA Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mersin Tevfik Sırrı Gür Stadı yanında düzenlenen mitingde konuşuyor. Başbakan Erdoğan, 'CHP, MHP, monşer adayları bizi sadece Arap halklarına destek vermekle, Türkmenlere destek vermemekle suçluyor. Bu monşer aday, çıkıyor, 'Türkiye Gazze'de hiçbir şey yapmıyor', 'Gazze'yi bırak Türkmenlere bak' diyor. Bir yandan İsrail zulmüne çanak tutuyor, bir yandan da tam partisi CHP, MHP gibi irkçılık yapıyor. Biz Türkmen kardeşlerimizi madden, manen destekledik desteklemeye devam ediyoruz. Türkmen kardeşlerimize desteği sürdürdük. TİKA, Kızılay, AFAD, THY, AA, TRT ile dünyanın her tarafına ulaştık' dedi. Başbakan Erdoğan, 'CHP ve MHP'nin monşer adayı kısa sürede partilerine uyum sağladı. Yalanlarının bini bir para. Bu monşerin yalan, iftiralarının peşine düşecek değilim, kendisini de zaten muhatap da almıyorum. Partisi CHP, MHP gibi ırkçılık yapıyor. 2 dönem genel sekreterlik yaptı, geride ismini bile bırakamadı. 17 Aralık'ta yapamadıklarını monşer bir adayla başarmak istiyorlar. Kimse Türkiye'ye istikamet çizemez. CHP'nin, MHP'nin, bu monşer adayın, Pensilvanya medyasının yalanlarına inanmayın. Bunlar, İsrail zulmünü örtmenin, perdelemenin peşindeler. İsrail oradan vuruyor, bunlar buradan vuruyor. Er ya da geç kazanan mazlumlar olacaktır'dedi. Başbakan Erdoğan, 'MHP'nin iktidarda olduğu dönemde CHP'nin yavrusuyla beraber dünyada yaptıkları yardım 45 milyon dolardı. Şimdi bizim yaptığımız ne biliyor musunuz, 3.5 milyar dolar. Neredeyse 1'e 9 artırdık' dedi. Başbakan Erdoğan, 'TİKA, Kızılay, AFAD, AA, TRT şartları zorlayarak Gazze'de faaliyet yapıyorlar. Bunu davul zurnayla yapmıyoruz' dedi. Başbakan Erdoğan, 'Başbakanı, bakanları dinleyenler, paralel devletin aktörleri ortaya çıkmaya başladı. Sonuna kadar devam edeceğiz' dedi. Başbakan Erdoğan, 'İsrail bu kafayla giderse kesinlikle uluslararası mahkemelerde yargılanacaktır. Bunu da göreceğiz. Bunun mücadelesini Türkiye olarak vereceğiz' dedi. Muhabir: Aylin SırıklıAA
Reklam