Kanıtlar İntiharı Gösteriyor
Willams'ın ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten Marin Bölgesi Polis Şefliği'nden yapılan açıklamada tüm kanıtların ünlü oyuncunun kendisini kemerle asarak intihar ettiğini gösterdiğini söyledi. Yerel polisin raporuna göre Williams, önce bileklerini kesmiş, ancak beklediği sonucu alamayınca kemerle kendisini giyinme kabine asmış. Yapılacak olan kan testleri sonrası Williams'ın o esnada herhangi bir uyuşturucu veya ilaç etkisinde olup olmadığı anlaşılacak.  Sonuçların 2 ila 6 hafta arasında netleşmesi bekleniyor.
'Devir Teslim Sonrası Dönmesine Mâni Yok'
Yaşanan Gül odaklı tartışmalar nedeniyle gündemin birinci sırasına oturan Köşk resepsiyonu gerçekleşti. Gül’ün veda resepsiyonunda Erdoğan soruları yanıtladı. Erdoğan, “Ayın 27’sinde kongremizi yapacağız. Abdullah Bey’in dönmesine, devir teslimden sonra hiçbir mâni hal yok” dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin 12. Cumhurbaşkanı seçildiği pazar gününden bu yana Cumhurbaşkanı Abdullah Gül odaklı tartışmalar nedeniyle gözlerin çevrildiği Çankaya Köşkü’ndeki resepsiyon dün akşam gerçekleşti. Gül ile Erdoğan’ı son 48 saatte yaşanan sıcak gelişmelerden sonra ilk kez buluşturan, Gül’ün veda resepsiyonunda, ikili ve eşleri samimi görüntüler verdiler. Resepsiyona, Başbakan Erdoğan’ın gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlar damga vurdu. Erdoğan, “Allah nasip ederse ayın 27’sinde olağanüstü kongremizi yapacağız ve kongre ile birlikte bundan sonraki normal kongreye, büyük kongreye kadar partimizin yönetim değişikliği olmuyor. Sadece genel başkan. Abdullah Beyin partiye dönmesine, şu devir teslimden sonra hiçbir mâni hiçbir hal yok. Şu anda bu şey değil. Siyasette biliyorsunuz, boşluk asla kabul etmez. İlk iş bu doğabilecek boşlukları ortadan kaldırmaktır. Atılacak adım zaten sadece buna yöneliktir. Bir de tabii partinin başında ayrı bir kişi, başbakanlıkta ayrı bir kişi bu yanlış bir olaydır” dedi. Görev süresi 28 Ağustos’ta bitecek olan Gül, dün devlet erkanına yönelik “veda resepsiyonu” verdi. Resepsiyonun başında Başbakan Tayyip Erdoğan ve eşinin gelmesini bekledikten sonra kürsüye çıkarak kısa bir veda konuşması yapan Gül, Erdoğan’a “seçilmiş cumhurbaşkanı” şeklinde hitap ederek, başarılar diledi. Gül, Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ı da kutladı. Mini zirve Her zamanki Köşk resepsiyonlarından farklı bir formatta gerçekleşen davette Hayrünnisa Gül ve Emine Erdoğan, salonun bir bölümüne yerleştirilen koltuklarda yanyana oturarak ikili sohbet ettiler. Resepsiyon sırasında gazetecilerle siyasi gündeme ilişkin herhangi bir diyaloğa girmeyen Gül, beklentilerin aksine davet bitiminde de basın mensuplarıyla biraraya gelmedi. Resepsiyonun bitiminde, Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ve eşleri, Gül’ün daveti üzerine Köşk’te 1 saat süreyle biraraya geldiler. Söz konusu görüşme sıcak gündem maddeleri nedeniyle büyük merak uyandırdı. Erdoğan, sınırı çizdi Başkentte, Ak Parti kongresinin devir teslim töreninden önce, 27 Ağustos’ta yapılacağının açıklanmasının hemen ardından “ara formül” kulisleri gündeme geldi. Dün Ankara’da sabah saatlerinden itibaren Ak Parti MKYK’da, kongrenin Gül’ün görev süresi dolmadan yapılması kararının yaratacağı olası etkiler tartışıldı. Kulislerde, Gül’ün devir teslim sonrasında partiye döneceği, kurulacak yeni hükümetin performansına göre, Haziran 2015’teki seçim öncesi ikinci bir kongre yapılarak genel başkanlık koltuğuna oturabileceği konuşuluyordu. Eş zamanlı olarak başbakanlık koltuğuna da oturabilmesi için Bayburt’taki tek vekilin istifa ederek, ara seçim yapılmasını sağlayabileceği ifade ediliyordu. Çankaya’dan gelen hava da bu formüle kapıların açık tutulduğu şeklindeydi. Neşeli geçen, “ayrışma yok” görüntüsünün verildiği resepsiyonda, Erdoğan, ilk olarak kongre tarihi ile ilgili soruları yanıtlayarak, şunları söyledi: “Hüseyin Bey, parti sözcüsü olarak bizim adımıza konuşmayı yaptı. Allah nasip ederse ayın 27’sinde olağanüstü kongremizi yapacağız ve kongre ile birlikte bundan sonraki normal kongreye, büyük kongreye kadar partimizin yönetim değişikliği olmuyor. Sadece genel başkan. Zaten tek maddelik bir gündemle toplanacak. O da genel başkan seçimidir. Sadece genel başkan seçimidir, yapılacak. Gündem budur.” Erdoğan’ın bu sözleri, Ak Parti’nin olağan kongresinin 2015 genel seçiminden sonra Eylül 2015’te gerçekleşeceği hesaba katıldığında, parti yönetiminde bundan sonraki değişikliğin en erken bu tarihte olabileceği şeklinde yorumlandı. Erdoğan’ın çizdiği çerçeve, Gül’ün yeni bir olağanüstü kongreyle genel başkanlık koltuğuna oturmaması halinde 2015 Eylül’ünde yapılacak olağan kongreye kadar beklemek zorunda kalacağı yorumlarına yol açtı. Erdoğan, “Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, partiye dönmek istediğini söyledi. Şu anda çok mümkün görünmüyor. 2015 seçimlerinden önce bir olağan kongreniz gerçekleşip orada genel olarak gelir mi? Nasıl bir siyasi resim çiziyorsunuz” sorusuna “Abdullah Beyin partiye dönmesine, şu devir teslimden sonra hiçbir mani hiçbir hal yok” yanıtını verdi. “Ama genel başkan olamayacak” denilmesi üzerine Erdoğan, şunları söyledi: “Şu anda bu şey değil. Siyasette biliyorsunuz, boşluk asla kabul etmez. İlk iş bu doğabilecek boşlukları ortadan kaldırmaktır. Atılacak adım zaten sadece buna yöneliktir. Bir de tabii partinin başında ayrı bir kişi, başbakanlıkta ayrı bir kişi bu yanlış bir olaydır. Yanlış bir süreçtir. Onun için biraz da gelecek noktasında inanıyorum ki gelecek noktasında partide de taşlar yerine çok daha iyi oturacaktır. Abdullah Beyin, partisine, partimize artık, bundan sonra, dönmesinden daha doğal, daha tabii hiçbir şey olamaz. Böyle bir adımı atması da doğaldır.” SERPİL ÇEVİKCAN | Milliyet
Sony, Düşük Özellikli Ancak Büyük Ekranlı Bir Telefon Hazırlıyor
6.4-inç büyüklüğünde ekrana sahip Xperia Z Ultra ile geçtiğimiz yıl büyük ekranlı telefonlar kategorisine giriş yapan Sony, dev ekranlı telefonla beklediğinin çok altında satış elde edebildi. Sony şimdi aynı kategori için bu defa giriş seviyesi bir telefonu kullanıcılara sunmanın hesabını yapıyor. Kriter testinde D2203 model numarasına sahip yeni bir Xperia telefon ortaya çıktı. Sahip olduğu özellikler itibariyle giriş/orta düzeyde konumlandırılan D2203’ün en dikkat çeken özelliği ise kuşkusuz 6.1-inç büyüklüğündeki ekranı görünüyor. 6.1-inç büyüklüğündeki ekran 854 x 480p çözünürlüğünde ve inç başına sadece 160ppi piksek yoğunluk sunuyor. Telefonun arka bölümünde 5MP çözünürlüklü bir kamera, ön kısmında ise VGA kameraya yer veriliyor. Sony D2203’ün işlemci tarafını 1.2GHz hızında çalışan dört çekirdekli Snapdragon 400 ve Adreno 305 grafik birimi oluşturuyor. 1GB RAM, 4GB dahili depolama (artırılabildiği tahmin ediliyor), Android 4.4.2 KitKat işletim sistemi, Bluetooth, GPS, NFC, ve tabii ki Wi-Fi telefonda yer alacak diğer özellikler olacak. Sony’nin büyük ekranlı telefonu ne zaman duyuracağı henüz bilinmiyor. kaynak: xperiablog
Köpeğin Rüzgarla İmtihanı
ABD'nin Arizona eyaletinde sahibiyle yolculuk yaptığı aracın açılan tavanından başını uzatan Weimaraner cinsi köpeğin aldığı yüz şekli, ilginç görüntülere sahne oldu. Arizona'da otomobille yolculuk yapan kişi, birlikte yolculuk yaptığı sıcaktan bunalan köpeklerini rahat ettirmek amacıyla aracın tavanını açtı. Hayvanlardan Weimaraner cinsi köpek, başını tavandan yukarıya doğru çıkarıp aracın gidiş yönüne doğru bakmaya başladı. Ancak güçlü rüzgar, sevimli köpeğin yüzünü şekilden şekile soktu. Yanakları gerilen, tuhaf bir görüntü alan köpek, rüzgara bakmakta zorlandı. Bu ilginç anları an be an kaydetmeyi başaran sahibi, görüntüleri, video paylaşım sitesi Yotubu'de yayınladı.
Gazetelerde Bugün | 13 Ağustos Çarşamba
Hürriyet: E-postamınıza polis girmiş Milliyet: Sınırları çizdi Sabah: Devir teslim sonrası gelsin Vatan: Kongreye kadar değişmezTaraf: Tren kavgası Birgün: Yalan yere yemine gidip, çarpılmayın!Akşam: Çözüm sürecinin garantisi Cumhuriyet: Pişmanım Zaman: Başbakanlık tartışmasıYeni Şafak: Başbakanlık kriterleriEvrensel: Bir gün bile sadede vatandaş olamıyor Star: Yeni başbakanın önceliği paralel mücadele ve çözüm 
Reklam
Süper Kupa Real Madrid'in!
Şampiyonlar Ligi şampiyonu Real Madrid, Avrupa Ligi şampiyonu Sevilla'yı Ronaldo'nun iki golüyle yenerek Süper Kupa'nın sahibi oldu. Şampiyonlar Ligi şampiyonu Real Madrid ile UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Sevilla'nın Cardiff'te karşılaştığı Süper Kupa maçında gülen taraf 2-0'lık skorla Real Madrid oldu. Karşılaşmaya hızlı ve daha istekli başlayan taraf Real Madrid oldu. Oyuncu kalitesi ve gücüyle oyunda üstünlük kuran Real Madrid ilk golü yıldız futbolcusu Ronaldo ile buldu. Maçın 30. dakikasında sol kanattan çabuk çıkan Real Madrid'de yıldız futbolcu Bale harika bir orta yaptı. Uzak direkte kendini unutturan Ronaldo, gelen ortaya sert bir vuruş çıkardı ve kaleci Beto'yu avladı. Real Madrid bu golle Süper Kupa'da 1-0 öne geçti. Kalesinde gördüğü ilk golden sonra oyundan düşen rakibi Sevilla karşısında baskısını arttıran Real Madrid, Ronaldo ve Bale ile kanatları etkili kullanmaya başladı. Real Madrid defansta boş alan bırakan Sevilla yarı sahasına oyunu tamamen yerleştirmesine rağmen kaleci Beto'yu geçemedi ve ilk yarı 1-0'lık skorla tamamlandı. Maçın ikinci yarısında fırtına gibi başlayan taraf yine Real Madrid oldu. Santradan tam 4 dakika sonra sahneye çıkan isim Ronaldo oldu. Sahasından hızlı çıkan Real Madrid'de Kroos ile paslaşan Ronaldo bir anda kaleciyle karşı karşıya kaldı. Sol çaprazdan sert bir şut çıkaran Ronaldo'nun şutuna kaleci Beto müdahele etse bile gole engel olamadı ve Real Madrid 2-0 öne geçti. İkinci yarının hemen başında kalesinde gördüğü golden sonra oyun disiplininden iyice kopan Sevilla'da teknik direktör Unia Emery'nin yaptığı oyunda yaptığı müdaheleler etkili olmadı ve Real Madrid sahadan 2-0 galip ayrıldı. Karşılaşmadan notlar Galler'in başkenti Cardiff'te oynanan maçta, UEFA Avrupa Şampiyonlar Ligi'nin son şampiyonu Real Madrid, yeni transferlerinin yer aldığı kadrosuyla görücüye çıktı. Madrid ekibinin İtalyan teknik direktörü Carlo Ancelotti, Bayern Münih'ten transfer edilen Toni Kroos ile Monaco'dan kadroya dahil edilen Kolombiyalı James Rodriguez'e Sevilla karşısında ilk onbirde şans verdi. Dünya Kupası'nda 400 dakika forma giyen 23 yaşındaki Rodriguez, 6 gol atıp, 2 asist yaparken, kupanın en golcü ismi olmuştu. 24 yaşındaki orta saha oyuncusu Kroos ise 7-1 kazandıkları tarihi yarı final maçında Brezilya'ya 2 gol atma başarısını göstermişti. Ancelotti, 2014 Brezilya Dünya Kupası'nda yıldızı parlayan takımın diğer transferi Kosta Rikalı kaleci Keylor Navas'ı ise yedek soyundurdu. İtalyan teknik adam, kaleci tercihini 2000 ve 2002 yıllarında da Real Madrid'in UEFA Süper Kupa maçlarında görev yapan İspanyol file bekçisi Casillas'dan yana kullandı. Real Madrid'in 24 Mayıs'ta Portekiz'in başkenti Lizbon'da oynanan ve 4-1 kazandığı Şampiyonlar Ligi finalindeki ilk onbirinde yer alan Varane ve Khedira, Sevilla karşısındaki kadroda yer bulamadı. 'Los Galacticos'da, cezalı olan Xabi Alonso, Süper Kupa maçında forma giyemedi. Sevilla cephesi Sevilla Teknik Direktörü Unai Emery de yeni transferlerle takviye ettiği kadrosuyla Real Madrid karşısında galibiyet aradı. İspanyol teknik adam, takıma transfer döneminde katılan Krychowiak, Suarez ve Vidal'ı ilk onbirde sahaya sürerken, Barbosa ile Liverpool'dan kiralanan Aspas yedek kulübesinde görev bekledi. İspanyol ekibinde, Benfica ile oynanan UEFA Avrupa Ligi finali kadrosundan farklı olarak Barcelona'ya giden Rakitic, Moreno ve Mbia kadroda yer almazken, Portekiz ekibine karşı forma giyen Reyes Sevilla karşısında yedek kulübesinde oturdu. Moreno kadroda yer almadı İngiltere Premier Lig ekiplerinden Liverpool'a transferi gündemde olan Sevillalı futbolcu Alberto Moreno için İngiliz ekibinin 12 milyon sterlinlik transfer ücretini kabul ettiği ve bunun ardından İspanyol sol bekin 18 kişilik kadrodan çıkarıldığı iddia edildi. Sevilla Teknik Direktörü Emery, dün düzenlediği basın toplantısında 22 yaşındaki futbolcunun transferiyle ilgili soruya, 'Bilmiyorum. Yarın bizimle birlikte olacak' yanıtını vermişti. Bale, evinde coşkuyla karşılandı İki İspanyol ekibinin de ikinci kez müzesine götürmek istediği UEFA Süper Kupa maçının Cardiff'te oynanması Madrid ekibinin yıldız futbolcusu Gareth Bale için karşılaşmayı daha da özel kıldı. Cardiff'te 1989 yılında doğan Bale, dün maçın oynanacağı stada gelişinde Galli futbolseverler tarafından coşkuyla karşılanmıştı. Futbol kariyerine Southampton'da başlayan Bale, 2007-2013 yıllarında Tottenham Hotspur'da forma giydi ve geçen sezon öncesinde 85 milyon sterlinlik rekor transfer bedeliyle Madrid ekibine gitti. Galler Milli Takımı'nın bugüne kadar 44 kez formasını giyen Bale, Cardiff City Stadı'nda 4 kez rakip fileleri havalandırdı. Futbolseverler şöleni kaçırmadı 33 bin kişilik Cardiff City Stadı, karşılaşmanın başlamasına kısa süre kala tamamen doldu. İki İspanyol ekibinin mücadele ettiği maçı İspanya'dan gelenn çok sayıda futbolsever de tribünden takip etti. Karşılaşmayı UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik ve Manchester United'ın eski teknik direktörü Alex Ferguson da tribünden izledi. Bu arada mücadelenin başlamasına kısa bir süre kala kale arkasında alev alan reklam panosuna görevliler müdahale etti ve panoyu değiştirdi. Eurosport
‘Bu Arkadaşları Partiye Getirmekle Hata Etmişim’
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, kendisini istifaya çağıran ulusalcı milletvekillerine sert çıktı. Altı milletvekilinin de cumhurbaşkanlığı seçimleri boyunca çalışmadığı halde seçim sonuçlarını eleştirdiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Bu arkadaşlarımı siyasete taşımakla hata etmişim” dedi. CHP’de Emine Ülker Tarhan ’ın sözcülüğünü yaptığı altı milletvekilinin, basın toplantısı düzenleyerek istifasını istediği CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ’ndan çok sert yanıt geldi. Kılıçdaroğlu muhaliflerin çıkışına ilişkin şu Cumhuriyet'ten Utku Çakırözer'e şu değerlendirmeleri yaptı: ‘AKP’den bile daha aleyhte çalıştılar’ Partinizden 6 milletvekilinin bugün yaptığı çıkışı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu arkadaşlarımıza sormak isterim: Acaba Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde seçim bölgelerine gidip çalıştılar mı? Örneğin ben Eskişehir’e gittim, Ekmel Bey de gitti. O grupta yer alan Eskişehir milletvekili ( Süheyl Batum’u kastederek) neredeydi? Niye orada değildi? Hem çalışmayacaksın hem de eleştireceksin. CHP’yi bu eski hastalıktan kurtarmak lazım. Bunu yapmak konusunda kararlıyım. ‘AKP’deki çatlağı gölgeliyorlar’ Hatta bu arkadaşlarımız partili olduklarını unutup, kendi partilerinin çıkardığı adayın aleyhine AKP’den bile daha fazla propaganda yaptılar. Ekmel Bey seçimlerde başarısız olsun diye her türlü çabayı gösterdiler. Şimdi de yine aynı şekilde AKP’nin içinde Erdoğan ile Gül arasındaki büyük çatlağı gölgelemek için bu tartışmalara zemin hazırlanıyor. Hiç çalışmayan arkadaşlarımız böyle bir günde kalkıp basın toplantısı yapıyorlar. ‘Beni onlar getirmedi’ İlk talepleri istifa etmeniz... Beni o göreve onlar getirmedi ki taleplerini yerine getireyim. Aralarında hukukçular olmasına rağmen bu basit gerçeği bile anlamaktan uzaklar. ‘Toplasınlar imzayı görelim’ İkinci talepleri de kurultay toplanması. - Kendilerine açık çağrıda bulunuyorum: Tüzüğümüzde kurultayın nasıl toplanacağı yazılı. Güçleri yetiyorsa kurultay için gerekli imzayı toplayıp karşıma çıkarlar. Getirsinler imzaları, derhal kurultayı toplayayım. Görelim bakalım ne kadar destekçileri varmış partide. ‘Partiye getirmekle hata yapmışım’ Kurultay için gerekli imzaları bulabilirler mi? Zannetmiyorum. CHP’nin tabanı bu çıkışlarından rahatsız. Burada üzülerek ifade edeyim ki, bu arkadaşlarımın çoğunu siyasete taşıyan benim. Eğer bir hata aranacaksa bunları getiren kişi olarak bende aranması lazım. Bu vekillere yönelik parti yönetiminin bir tavrı olacak mı? CHP’de disiplinin sağlanması için ne gerekiyorsa yapmaya kararlıyım. Bu kadarını söylemekle yetineyim. ‘Samimi olsalar dinlerdim’ Parti içinden gelen eleştirilere bu tepki sert değil mi? Ben parti içi demokrasiye inanan, eleştiriye saygı duyan biriyim. Eğer bu arkadaşlarım şunu yapsalar saygı duyardım: Ekmel Bey’in kampanyası için çalışıp, çaba harcayıp sonrasında dönüp parti yetkili organlarında “Biz saygı duyduk. Çalıştık, çabaladık. Ama bu kararınız yanlıştı” deselerdi o zaman saygı duyardım. Hatta gelip benimle samimi konuşsalar, belki ben kendim kurultay çağrısı yapardım. Birilerinin arzusuyla eleştiri yapmak olmaz. ‘İnce çalıştı, eleştirmek hakkı’ Grup Başkanvekiliniz Muharrem İnce’nin eleştirileri için de tepkiniz aynı mı?  Hayır. O ayrı. Sayın İnce için şunu söyleyebilirim: Yiğidi öldür hakkını ver! O diğerleri gibi değil. Ekmel Bey’in adaylığını o da savunmuyordu. Ancak resmi olarak adayımız olduğu an “Beni üç ilde görevlendirin gidip çalışacağım” dedi ve nitekim gitti çalıştı da. Dolayısıyla onun yaptığı eleştirilere saygı duyarım. O konuda tek söyleyebileceğim şu: Sayın İnce Grup Başkanvekili olarak benim vekilimdir. Kamuoyuna dönük eleştiri yapma hakkı yok. Keşke gelip bu eleştirilerini yetkili organlarımızda yapsaydı. Zaten biz bu tür değerlendirmeleri, özeleştirileri yapıyoruz parti organlarımızda. Size yönelik muhalefet büyür mü? Yeterli imzaya ulaşırlar mı? - Bilemiyorum. Ben hiçbir zaman parti içi meselelerle ilgili milletvekillerine “şöyle yap, böyle yap” telkininde bulunmadım. Bulunmayı da doğru bulmam. ‘Süreçte hatamız yok’ Size yönelik eleştiriler Köşk adayının kimliği ve belirleme süreciyle ilgili. Bu eleştiriler karşısında “Şunu da yanlış, eksik yapmışız” dediğiniz bir husus var mı? Hayır yok. Samimi olarak bir yanlışımız olmadığını düşünüyorum. Ancak partimizin yetkili organlarında biz bu sonuçları değerlendirip başarısızlığın nedenleri üzerinde duracağız tabii ki. “Neden adayın kimliği parti yönetimi ile paylaşılmadı” deniyor?  Bu bir parti teşkilatına yapılacak seçim değil. Cumhurbaşkanlığı seçimi. Eleştirenler bugüne kadar yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine baksınlar. Mesela Ahmet Necdet Sezer ismi nasıl belirlendi? Liderler isim açıklandıktan sonra mı bir araya geldi? Hayır, bir araya gelip ismi belirlediler ve açıkladılar. ‘Ekmel Bey ‘muhafazakâr’ değil’ Ekmel Bey için “Muhafazakâr elitist” değerlendirmesine katılıyor musunuz? - Muhafazakârlık nedir? Bunun tartışılması lazım. Bana göre “değişime karşı olmak” tır muhafazakârlık. Ekmeleddin Bey Türkiye’de hangi değişime karşı çıktı ki? Her inançlı, dindar insan muhafazakâr demek değildir. ‘Tıpış tıpış’ sözünde haklıydım Sandığa gitmeyen seçmenlere yönelik eleştirileriniz ve “Tıpış tıpış sandığa gidecekler” sözlerinize de tepkiler var. O sözden pişman mısınız? Oyunu kullanan seçmene, hangi adaya verirse versin saygılıyım. Ancak sandığa gitmeyenleri eleştirme hakkım var. Eğer ülkeye karşı kendini sorumlu hissediyorsan sandığa gideceksin. Ben o ‘tıpış tıpış’ sözünü de tek bir aday için söylemedim. “Çocuklarımıza karşı sorumluluğumuz varsa tıpış tıpış sandığa gideceksin” dedim. Orada şu parti ya da bu parti diye telkinde bulunmadım. Sandığa gideceksiniz, oyunuzu kullanacaksınız. Ülkenin kaderi belirleniyor, “Ben sandığa gitmeyeceğim” demek olmaz. Gördünüz işte. Sandığa gidilseydi bugün farklı sonuç çıkacaktı.Utku Çakırözer | Cumhuriyet
Reklam
Farkındalık Projesi İçin Herkesin Ortasında Bebeğini Emziren 21 Anne
Fotoğrafçı ve 4 çocuk annesi olan Leilani Rogers  ''Kamu Emzirme Bilinçlendirme Projesi'' isimli bir çalışma başlattı. Dünya Emzirme Haftası sebebiyle ABD, İrlanda ve Kanada'da bazı fotoğrafçılarla birlikte kamusal alanlarda bebeklerini emziren anneleri fotoğrafladı. Bir fotoğrafçı ve emziren bir anne olan Kayla Gonzales bu çalışmanın dünya çapında bir harekete dönüşmesinden çok mutlu olduğunu ve çekilen fotoğrafların ne şartta, nerede ve ne şekilde olursa olsun anneleri çocukları beslemeleri konusunda cesaretlendireceğine inandığını söylüyor.  Ayrıca Gonzales, bebekleri beslemenin ayıp bir şey olmadığını ve toplumun buna alışması ve yadırgamaması gerektiğini de söylüyor. Gonzales'e göre, emzirmek teşhir etmek değil sadece aç bir bebeğin karnını doyurmak olarak görülmelidir. Bu konudaki tartışmalar devam ederken, kamusal alanlarda bebeklerini emziren annelerin fotoğraflarına bakabilir ve kendi görüşünüzü ortaya koyabilirsiniz.
21 Eylül'de Yeni Bir Leonard Cohen Albümü Geliyor
Son olarak 2012′de Old Ideas adlı bir albüm yayınlayan efsanevi müzisyen Leonard Cohen, tamamı yeni şarkılardan oluşan Populer Problems adlı bir albüm yayınlamaya hazırlanıyor. Hem de 80. yaş günü olan 21 Eylül’de.Bantmag
Reklam
12 Dev Adam, İspanya'yı Geçemedi!
2014 FIBA Dünya Kupası'na hazırlanan A Milli Erkekler Basketbol Takım, üçüncü hazırlık maçında İspanya ile karşı karşıya geldi. 12 Dev Adam, İspanya karşısında 77 - 55'lik skorla yenildi. 1- Çeyrek: 20 -14İlk Yarı: 39 - 243- Çeyrek: 56 - 40Maç Sonucu: 77 -55İlk hazırlık maçında Belçika'ya 74-70 mağlup olan Milli Takımımız, ikinci hazırlık karşılaşmasında da Kanada'ya 72 - 66 mağlup olmuştu. Sporx
Ban Ki-moon: 'İsrail'in, Masum Hayatların Kaybı İçin Hesap Vermesini Bekliyorum'
BM Genel Sekreteri Ban, 'İsrail'in Gazze saldırılarının sonucunda, 'masum hayatların kaybı için hesap verilmesini bekliyorum'' dedi.Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Genel Merkezde basın toplantısı düzenleyerek, İsrail'in Gazze saldırılarında neden olunan yıkım, Mısır'daki ateşkes müzakereleri ve Irak'taki siyasi kriz gibi güncel uluslararası konulardaki görüşlerini dile getirdi.İsrail'in Gazze'de neden olduğu ağır bilançoyla ilgili bilgi veren Genel Sekreter Ban, ''İnsani ihtiyaçların karşılanması için düşmanlıkların durmasını kullanmak zorundayız. Ölü sayısı ve yıkım şaşırtıcı'' dedi. Genel Sekreter Ban, yaklaşık 2 bin Filistinlinin öldüğünü ve 459'u çocuk olmak üzere ölenlerin yaklaşık yüzde 75'inin sivillerin oluşturduğunu hatırlatırken, daha önceki 2 Gazze krizinde öldürülenlerin toplamından daha fazla çocuğun öldürüldüğünü bildirdi. Ban, konuşmasına şöyle devam etti: ''300 binden fazla kişi hala UNRWA okullarında, devlet ve özel okullar ile diğer kamu tesislerinde veya ailelerin yanında ağırlanıyorlar. Evi yıkılan veya ciddi derecede zarar gören en az 100 bin kişi var. Gazzeli hanelerin evlerinde çok az suyu var veya hiç bulunmuyor. Hastanelerin afetle mücadele etmeleri gerekirken, kendileri afet bölgelerinde bulunmaktalar. Yeni öğretim döneminin iki haftadan az bir süre sonra başlaması planlanıyor ancak binaların büyük bir bölümü hazır değil veya mevcut halleriyle tamamen güvensizler.'' Genel Sekreter Ban, konuşmasında, BM'nin bölgesel ve uluslararası aktörler ile yeniden inşa konusunda çalışacağını belirterek, ''çatışmanın altında yatan nedenlerin ele alınmasının önemine' değindi. Hesap verilmesini bekliyorum 'İsrail'in görevinin vatandaşlarını Hamas'ın füze saldırılarından korumak olmasının tartışmasız'' olduğunu belirten Ban, aynı zamanda, İsrail'in 'savaşın İsrail'in açıklık ve orantılılık ilkelerine saygı konusunda ciddi soru işaretlerini arttırdığını' kaydetti. Ban, 'Militan faaliyetin, binlerce masum sivilin hayatını ve güvenliğini tehlikeye atmayı haklı çıkarmayacağını' ifade etti. Sivilleri barındıran BM tesislerinin tekrarlanarak bombalanmasının soruşturulması için çağrıda bulunduğunu anımsatan Ban, 'Masum yaşamların kaybı ve oluşan hasar için hesap verilmesini bekliyorum'' dedi. Bunun son şans olduğunu düşünüyorum Genel Sekreter Ban, Gazze'de ateşkes sağlanmasıyla ilgili şunları söyledi: ''Bu, neredeyse son şans. Sınırlı zamanları var. 72 saatlik insani ateşkes yarın sona erecek. Hiç vakit kaybetmeden tarafların kalıcı ve sürdürülebilir bir ateşkesi kabul etmek zorundalar. Sonra, söylediğim gibi yeniden inşa için hazırız. Söylediğim gibi yarın itibarıyla ateşkesin sağlanıp sağlanamayacağı garanti değil. Onlar savaşlarına devam mı edecekler? uluslararası toplum donör konferansı için yeniden acil toplanacak. Şimdi yeniden inşa edeceğiz. Onlar tekrar yıkacaklar mı? Çarşamba günü Genel Kurul'da söylemiştim 'biz inşa ediyoruz ve onlar yıkıyor, biz inşa ediyoruz ve onlar yıkıyor.' Bunun son bir şans olduğunu düşünüyorum.'' BMGK üyeleri insan hakları konusunu istişare ediyor BMGK'nın, insan hakları ihlali konusunu ele alacağını belirten Genel Sekreter Ban, anladığım kadarıyla insan hakları konusunun ele alınması için ''Konsey üyelerinin arasında bazı istişareler oluyor'' dedi. Ban, konuşmasında şunları kaydetti: ''Kahire'deki müzakerelerde kalıcı ateşkes üzerinde anlaşılması, aynı zamanda BMGK için de önemli. Ardından, 2009 yılında kabul edilen 1860 karar tasarısında yaptığı gibi, taraflara ve bölgenin taraflarına ve uluslararası toplumun sürecin kalıcı olmasına destek sağlayacak, geniş ve sürdürülebilir taslak BMGK tarafından güçlü bir şekilde desteklenip, onaylanacak.'' Irak'ta ordu siyasetin dışında kalmalı Uluslararası toplumdan Irak'taki sivillere daha fazla yardımda bulunmalarını istediği basın toplantısında, Irak'taki siyasi krizde, ''güvenlik güçleri, siyasi sürece katılmamalıdır'' diyen BM Genel Sekreteri Ban, ordunun siyasetin dışında kalmaları konusunda uyarıda bulundu. Irak'ta Yezidilerin ve Sicar Dağındaki bulunan diğer halkın durumunun ''özellikle üzücü'' olduğunu ifade eden ve dağdaki durumun ise korkunç olduğunu bildiren Genel Sekreter Ban, Irak'taki masum insanların korunmasını sağlamak için daha fazlasını yapmak gerektiğini kaydetti. Basın toplantısında ölümcül Ebola salgını konusunda da değinen Genel Sekreter Ban, Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, hastalıktan ölenlerin sayısının bini geçtiğini hatırlatarak, Ebola'dan korkulmaması gerektiğini ve hastalığın ''bilgi, kaynak, eylem ve irade'' ile önlenebileceğini ifade etti. AA
Reklam
TÜBİTAK, Ali İsmail Korkmaz Davasında "Delil Karartma" Tespit Etti
Eskişehir'de, Ali İsmail Korkmaz adlı gencin Gezi Parkı gösterilerinde polisler ve sivillerce dövülerek öldürülmesine ilişkin aylardır beklenen TÜBİTAK raporu dosyaya girdi. Raporda polisin otel çalışanlarına 'Kameraları kapatın, hatta daha önceki saate gel, on dakika öncesine' dediği tespit edildiRadikal gazetesinden İsmail Saymaz'ın haberine göre TÜBİTAK, Ali İsmail Korkmaz'ın dövülerek öldürülmesi olayında 'delil karartma' tespit etti. TÜBİTAK, Korkmaz Davası’na gönderdiği 36 sayfalık raporda, otele giren Engin’le otel çalışanları arasında diyalogları açığa çıkardı. Engin’le çalışanlar arasındaki ses kaydı bire bir rapora konuldu. Ses kaydında, Engin’in güvenlik kamerasının kapatılmasını ve hatta geriye dönük olarak silinmesini istedikleri anlaşıldı. O diyaloglar şöyle: “Saat 00.16,31’de Beşik Otel isimli iş yerine elinde cop olan bir şahsın girdiği, kameralar kayıt yapıyor mu diye sorduğu, otel çalışanlarının ‘Kameralar kayıt yapıyor efendim’ dediği, otele giren şahsın ‘Onları kapatabilirsiniz’ dediği, otel çalışanlarının ‘Kapatalım mı’ diye sorduğu, otele giren bu şahsın ‘Kapatabilirsiniz, kapat’ dediği, ‘Hatta daha önceki saate gel, on dakika öncesine’ dediği…” ‘DÖVÜLEN ALİ İSMAİL OLABİLİR’ Raporda ayrıca, görüntülerde darp edilen kişinin Ali İsmail Korkmaz olabileceği ifade edilerek, şöyle denildi: “Beşik Otel kamerasında 3 Haziran 2013 tarihinde 00.15,40 ve 00.15,41’de görüntülenen iki şahıs ile olay yerine yakın iş yerlerinden Tekno Market kamerasında 3 Haziran 2013 tarihinde 01.28,19’da görüntülenen iki şahıs arasında benzerlikler olduğu değerlendirilmiştir. Beşik Otel kamerasında görüntülenen iki şahıstan birisi (arkada bulunan şahıs) Beşik Otel önünde darp edilmiştir. Harman Ekmek Fırını ve Beşik Otel kamerası arasındaki saat zaman farkı dikkate alındığında, darp edilen şahsın darp sonrası Harman Ekmek Fırını kamera saati ile yaklaşık olarak 23.57,28 saatinde Harman Ekmek Fırını’na doğru koşarak kaçtığı görülmektedir. Harman Ekmek Fırını kamera saati ile 23.57,50 ve 23.59,05 arasında darp edilen şahıs ile bu şahsın aynı şahıs olabileceği değerlendirilmiştir.” TÜBİTAK, Korkmaz’ın dövüldüğü sokağa bakan Beşik Otel’e giren, Korkmaz Davası’nda sanık olarak yargılanan polis Hüseyin Engin ile otel çalışanlarının arasındaki delil karartma diyalogunu rapora koydu. Korkmaz’ın dövüldüğü sokağa bakan Beşik Otel’e ait görüntülerde 20 dakikalık kaybın olduğu tespit edilmişti.Haberartıbir
'Şeytan Diyor ki Çıkart Şu Ayakkabıyı Fırlat!'
TBMM Genel Kurulu'nda söz alarak kürsüye çıkan CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, ayağındaki topukla ayakkabısını dokunarak; 'Şeytan diyor ki, çıkart şu ayakkabıyı, fırlat. Ama bir ayakkabıma bakıyorum bir size bakıyorum. Değmez diyorum' dedi. Bu sözlere AK Partili milletvekilleri tepki gösterdi.TBMM Genel Kurulu'nda söz alan CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, kadına yönelik şiddet ile ilgili bir konuşma yaptı. Burada AK Partili milletvekillerini eleştiren Nazlıaka; 'Kadının bedeni üzerinden yürüttüğünüz siyaset nedeniyle gelmiş olduğunuz noktada kadınların ne giydiği, ne yediği, ne renk ruj sürdüğü, hamile kadınların sokakta dolaşıp dolaşamayacağı, kadınların kahkaha atmasını isteksizlik olup olmadığını ve hatta bugün yapılan bir açıklamaya göre kadın ve erkeğin horon tepip tepmemesi bile tartışılır hale geldi. Kızlı erkekli eğitim görmek bile tartışılır hale geldi. Bunların sorumlusu sizsiziniz siz. Hani günde 3 kadınımız öldürülüyor ya, hani kadına yönelik şiddette yüzde bin 400 artış var ya. İşte o katilleri cesaretlendirenler, kadına nerede nasıl davranması gerektiğini dite edenlerdir. Bakmayın öyle. Sizlerden bahsediyorum. Sizlersiniz o katilleri cesaretlendiren' dedi. Konuşmasında sağ eliyle topuklu ayakkabısını tutan Nazlıaka; 'Şeytan diyor ki, çıkart şu ayakkabıyı, fırlat. Ama bir ayakkabıma bakıyorum bir size bakıyorum. Değmez diyorum açıkcası. Evet değmez' dedi. Nazlıaka'nın bu sözlerine AK parti Grup Başkanvekili Belma Satır kınadığını söyledi ve tepki gösterdi. Konuşmasının ardından CHP sıralarına yerine geçen Nazlıaka, partisinin kadın milletvekilleriyle ayakkabısını tutarak kürsüdeki konuşmasıyla ilgili sohbet etti. DHA
Reklam
'İnancımı, Güvenimi, Umudumu Muhafaza Ederek Ayrılıyorum'
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül görevinden, Türkiye’ye olan inancını, güvenini ve umudunu muhafaza ederek ayrıldığını söyledi.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 28 Ağustos’ta görev süresinin sona erecek olması dolayısıyla Çankaya Köşkü’nde veda resepsiyonu verdi. Resepsiyonda konuşma yapan Gül, cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan için 'Artık sayın başbakana seçilmiş cumhurbaşkanı diye hitap edeceğiz.' ifadesini kullandı. Gül, konuşmasına 'Geçen Pazar günü yapılan seçimlerde 12. Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ı tebrik ediyorum.' diye başladı. Gül, 'Görevimden Türkiye’nin geleceğine olan inancımı, güvenimi, umudumu muhafaza ederek ayrılıyorum.' şeklinde konuştu. Zaman
Bağışıklık Sistemimizi Gösteren 16 İnanılmaz Fotoğraf
İnsan vücudu ve içerisindeki bütün sistemler inanılmaz bir şeydir. Bu sistemlerden birisi de bağışıklık sistemidir. Bağışıklık sistemi, patojen olarak bilinen ve vücudumuzda hastalığa sebebiyet veren mikropların tespit edebilmesi ve etkisiz hale getirilmesinden sorumludur.  28 yıl evvel, National Geographic Magazine 'Our Immune System: The Wars Within' adıyla bir makale yayımladı. Fotoğrafları Boehringer Ingelheim firmasından Lennart Nilsson tarafından çekilen Peter Jaret tarafından yazılan makale 1986'da National Geographic Magazine dergisinin Haziran sayısına basılmıştır. Nisan 2013'te, Reddit kullanıcısı 'spukkingfaceship' , bu makalenin fotoğraflarını Imgur sitesinde bulmuş ve gün yüzüne çıkarmıştır.  Aşağıda bu fotoğrafları ve altlarında ise açıklamalarını bulabilirsiniz.
Reklam